Sağlık Bilimleri \ 1-7
Aliye Mavili, Altay İltan Aktürk, Burak Doğangün, Cafer Fırat, Can Çalıcı, Cansu Abacı Yıldız, Cengiz Özbesler, Didem Yücel, Fulya Giray Sözen, Gül Alpar, Hakan Baydur, Hatice Nuhoğlu, Hüseyin Yıldız, İrem Akduman, İshak Aydemir, M. Burak Gönültaş, Meral Öztürk, Murat Yıldız, Neylan Ziyalar, Oğuzhan Zengin, Önder Beter, Özgür Altındağ, Sara Evli, Semra Saruç, Serap Daşbaş, Şeyda Yıldırım, Ural Nadir, Veda Bilican Gökkaya, Vehbi Ünal Adalet hizmeti gibi önemli bir gereksinimi yerine getirmeye/karşılamaya çalışan adalet mekanizması, muhteviyatı itibarı ile zor ve örseleyici süreçleri içermektedir. Bu nedenle bu hizmetin yerine getirilmesinin yanı sıra, aynı zamanda bu süreçte birtakım dezavantajlı durumları nedeni ile örselenen/incinen/savunmasız bireylerin güçlendirilmesi de bir o kadar önemli ve gereklidir. İşte burada bireyi merkeze alan ve güç koşullara karşı onu güçlendirmeyi amaç edinen Sosyal Hizmet, yaklaşımı ve müdahale disiplini ile belki de en önemli hizmetlerden birini yerine getirmektedir. Dünyada ve ülkemizde çocuk mahkemeleri ile gelişen ve her geçen gün önemini artıran adalet sisteminde sosyal hizmet, Adli Sosyal Hizmet, değişen ve evrilen ceza adalet anlayışı ile birlikte hizmet alanını da genişletmektedir. Bunlardan biri de çok çeşitli konularda (çocuk suçluluğu, boşanma davaları, evlat edinme, denetimli serbestlik, rehabilitasyon vs.) sosyal hizmet bakışını içeren bilirkişiliğe başvurulmasıdır. Bu kitabın çıkış noktası, Adli Sosyal Hizmet alanına bir nebze de olsa dikkati çekebilmektir. Ele aldığı konular, hem temel hem de güncel gereksinimler bazlıdır. Yani sadece adalet mekanizması süreci içerisinde sosyal hizmet yaklaşımını ele almamakta, aynı zamanda adli sürece doğru yönelen potansiyellere de değinmektedir. Ayrıca adli makamlara yardımcı roller üstlenebilecek psikoloji, çocuk gelişimi, hukuk, adli bilimler ve psikolojik danışmanlık ve rehberlik gibi disiplinlerin formasyonlarına adli süreçler ve yaklaşımlar konularında katkı sağlaması beklenmektedir.
“… Adli sosyal hizmet uzmanı; faili, hükümlüyü, suça sürüklenen çocuğu, mağduru, risk altındaki kişiyi adli makamlara en etkin şekilde (çevresi içinde birey anlayışı, bireyin özerkliği, içinde bulunduğu dezavantajlı durumların ortaya konması vs.) anlatan ve durumlarına göre en uygun tedbir ve yaklaşımı öneren rolü ile “bilirkişi”; aracı, ara bulucu, bilgilendirici, rehberlik edici, köprü kurucu, takip edici rolü ile adli mekanizmanın soğukluğuna karşı bireyi “güçlendirici”; risk altındaki kişi ve çocukların bir suçun faili ya da mağduru olmalarını engelleyecek tedbirlerin alınması ve uygulanmasında ise “önleyici” rol ve görevlere sahiptir diyebiliriz…”
A. Murat Köseoğlu Afetler dünyada her yıl binlerce insan hayatının sonlanmasına, ciddi şekilde yaralanmalarına ve önemli oranlarda ekonomik hasarlara yol açmaktadır. İnsanoğlu elindeki teknolojik gelişmelere rağmen afetler konusunda hala çaresiz ve zor durumlarda kalabilmektedir. Bu nedenle afetler önemli oranda fiziki ve psikolojik zararlara yol açmaya devam etmektedir. Afetlerin kayıpsız veya en az seviyede kayıpla atlatılması için afete hazırlık, afet yönetimi ve afete müdahale çok büyük önem taşımaktadır. Afetler ister doğal isterse insan kaynaklı olsun, ulusal veya uluslararası yardım faaliyetlerinin hedefi felaketler yüzünden oluşan acıları dindirmek, kayıpları azaltmak ve her felaketzedeye insani değerlere uygun bir yaşam düzeyi sağlamaktır.
Bu kitabın öncelikle afet yönetimi ve insani yardıma ilgi duyan her kesimden okuyucunun, kamu, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarında çalışan planlamacı, uygulayıcı ve yöneticilerin, bu alanlarda topluma yardımcı olmak isteyen gönüllülerin ve söz konusu alanlara ilgi duyan araştırmacı ile öğrencilerin başvuru kaynağı olarak ilgisini çekeceği değerlendirilmektedir. Ayrıca jeolojik yapısı, topografyası ve iklim özellikleri nedeniyle doğal afetlerle, siyasi coğrafyası nedeniyle de uluslararası siyasi krizlerle sık sık karşılaşan ülkemizin afet yönetimi ve insani yardım faaliyetleri gelişimine katkıda bulunacağını düşünülmektedir.
June E. Downing, Amy Hanreddy, Kathryn D. Peckham-Hardin Eğitimciler ve terapistler ağır ve çoklu yetersizliği olan öğrenciler için etkili iletişimi nasıl destekleyebilirler? Günümüzün en iyi araştırmaları ve stratejileri bu güvenilir ders kitabının ve öğretim rehberinin üçüncü basımında yer almaktadır. Günümüzün ve geleceğin eğitim uzmanları, iletişim becerilerini değerlendirmekten akranları ve yetişkinleri müdahaleye katmaya kadar, tüm yaşlardaki öğrenciler için iletişimi desteklemenin bütün süreçlerine yönelik en güncel bilgileri ve kullanışlı yönlendirmeleri elde edecektir. Önemli bir ders kitabı ve profesyonel bir kaynak olarak bu kapsamlı kitap eğitimcilere, paraprofesyonellere, dil ve konuşma terapistlerine ve okuldaki diğer görevlilere her öğrencinin iletişim kurma hakkını desteklemede yardımcı olacaktır.
KAPSANAN KONULAR: İletişim değerlendirmesi, müdahale stratejileri, becerileri öğretmek için doğal fırsatları belirleme, alternatif ve destekli iletişim sistemleri (ADİS), iş birlikçi öğretim, problem davranış, işlevsel iletişim öğretimi, okuma yazma öğretimi, yorumda bulunmadan dikkati çekmeye kadar basit talep etmenin ötesinde birçok farklı becerinin öğretimi.
Oktay SARI - Fatih KARA “Aile Hekimliği Tanı ve Tedavi ” birinci basamak sağlık hizmetleriyle ilgilenen başta aile hekimliği akademisyenleri, uzmanları, asistanları ve aile hekimliği uygulaması çerçevesinde hizmet vermekte olan hekimler olmak üzere, toplum sağlığı ile ilgilenen tüm hekimlere ve tıp fakültelerinde eğitim gören geleceğin hekimlerine yönelik olarak hazırlanmış geniş kapsamlı ve özgün bir başvuru kaynağı niteliğindedir.
Frank M. DATTILIO - Arthur E. JONGSMA, Jr., Wıley Bu kitap “Aile” ile çalışan psikiyatristler, doktorlar, psikologlar, psikolojik danışmanlar, rehber öğretmenler, sosyal hizmet uzmanları, hemşireler, sosyologlar ve genel anlamda Aile Terapisti Uzmanları ile bu alanlarda eğitime devam eden öğrencilerinin ihtiyaç duyduğu bir kaynaktır.
Yapılandırılmış, kanıta dayalı terapi planları ile tedavi sürecini açıklar, kolaylaştırır ve hızlandırarak birçok üstünlük sağlar.
Böylelikle danışanlarla daha etkili ve istenen niteliklerde zaman geçirilmiş olur.

Aile Terapisi Tedavi Planlayıcısı İkinci Baskısı;
Deneysel açıdan destekli kanıta dayalı terapi girişimlerini ön planda tutmaktadır.
-Çocuk, Ergen ve Ebeveyn Çatışmaları,
-Depresyon,
-Suiistimal,
-Bağımlılık,
-Kayınpeder-Kayınvalide Müdahaleri,
-Aldatma,
-Ensest,
-Cinsel Eğilim Çatışmaları,
-Ölüm ve Aileden Ayrılmalar ve
-Aile içinde görülebilecek 40 farklı problemi konu edinmiştir.

1000’in üzerinde terapi amaç ve girişim örnekleri ile kendi terapi seansınızı yapılandırmanızı sağlayacak imkanlar sunmaktadır.

Konuların sistematik bir şekilde sunulması danışmanlık seanslarınızı raporlaştırmanızı kolaylaştıracaktır.

Ayrıca kendi deneyim ve gözlemlerinizi de ekleme imkanı sunmaktadır.

Şahin Kesici, Abdullah Mert, Esra İlgün, Çağla Girgin Büyükbayraktar Bu kitapta; aile terapisinde önemli bir yere sahip olan müdahale teknikleri yer almaktadır.
Kitapta, Adler, Davranışçı, Bowen, Yapısal, Satir’in Yaşantısal, Deneyimsel, Stratejik, Çözüm–Odaklı, İmago, Sanat ve Ortak Aile Danışmanlığı teknikleri yer almaktadır. Söz konusu her bir kuram ile ilgili olarak teknikler vaka örnekleri ile birlikte açıklanmıştır.
Kitapta, aile terapisi alanında kullanılan çok sayıda teknik bulunmaktadır. Bu teknikler, her kuram içinde, tanımlanmış terapötik hedefleri gerçekleştirmeye yönelik bir dizi müdahale içerecek şekilde oluşturulmuştur. Teknikler, bir terapistin becerilerini arttıran güzel araçlardır. Ama tekniklerin aile terapisinde bir araç olduğu unutulmamalıdır. Çünkü teknikler, onları kullanan kişinin becerisi kadar iyidir. Teknikler sadece ailenin kurallarını, motivasyonunu, umutlarını ya da korkularını anlamamızı sağlar (Worden, 2013).
Bu kitabın, ülkemizde ailelerle çalışan ve ailelere danışma hizmeti veren aile terapistleri için çok önemli olan müdahale teknikleri gibi önemli bir ihtiyacı karşılayacağı düşünülmektedir.
Rudi Dallos - Ros Draper, Mcgrewhill Bu kitap sistemik ve aile terapisi alanı tarihinde, yirminci yüzyılın başlarından yirmi birinci yüzyılın ilk on yılına kadar olan süreci kapsamaktadır.
Kitap, okuyucular için aile kavramı ve aile yaşamındaki tarihsel ve kültürlerarası değişimden başlayarak; alanın doğuşu, gelişimi, değişimi, problemin kişiyle ilgili olduğu görüşünden uzaklaşarak kişiler arası/etkileşimsel görüşe geçişi ve alandaki kuram, uygulama ve araştırmalarla ilgili değişimleri aktarmaktadır. Buna ek olarak, bölüm 1, 2, 3, ve 5. bölümlerin sonlarında yer alan beceri kılavuzları ile hem terapistlerin eğitiminde, hem de danışanlarla terapide kullanılabilecek, pratikte yararlı beceri ve tekniklere yer vermektedir. Alanda çalışan uzmanlar, eğiticiler ve kursiyerler için giderek önemi artan formülasyon konusuna da değinerek, vaka çalışmalarıyla birlikte sistematik düşüncenin çeşitli problem ve durumlara nasıl uygulanacağını göstermektedir. Son olarak kitap; konuya özel okuma listeleri ile de alandaki önemli kaynaklara ulaşmayı kolaylaştırıcı bir fırsat sağlamakta, keşif formatları olarak adlandırılan bölümle de terapide ilk ve son oturum gibi konularla ilgili uygulama rehberleri sunmaktadır.
Kitabın 3. basımdan çevirisinin gözden geçirilmiş yeni basımında dil sadeleştirilmiş böylelikle kitabın anlaşılması kolaylaştırılmıştır.
Bu kitabın Türkiye'de aile terapisi alanında çalışan uzmanlar, eğiticiler, kursiyerler ve ayrıca araştırmacılar için, uzun süredir hissedilen önemli bir Türkçe kaynak ihtiyacını karşılayacağı umulmaktadır.
Rukiye Yenibaş Ailede Çocuğun İstismarı ve Umutsuzluk kitabı, aile içinde istismar ile umutsuzluk düzeyi arasındaki ilişkiyi göstererek, ergenlerdeki depresyon ve intiharın nedenlerinin sorgulanmasına katkıda bulunacak, bunların önlenmesine ve sağaltımına ışık tutacak bilgileri ortaya koymayı amaçlamaktadır. Kitapta çocukistismarı kavramı; Aile içi çocuk istismarı, Çocuk istismarı türleri, Aile içi şiddet ve çocuk istismarı, çocuk istismarını açıklamaya yönelik modeller, Çocuk istismarının göstergeleri, Dünyada ve Türkiye’de istismar, umutsuzluk, Ergenlik döneminde istismar ve umutsuzluk, Önleme ve tedavi başlıkları altında incelenmiştir. Çalışma; halkı bilinçlendirilerek farkında olunan ya da olunmayan istismarın önüne geçmek, istismarın hiç oluşmamasını sağlamak isteyen herkese yol gösterici olacaktır.
İbrahim Ethem Özgüven Prof. Dr. İbrahim İthem Özgüven'in bu kitabı aile kavramını çok geniş bir şekilde ele almaktadır. Aile kavramının işleyişi ve içeriğini anlatmaktadır. Konu ile ilgili son yıllarda yapılmış araştırma ve yayınlara da yer veren bu kitaptan, alanla ilgili tüm meslek sahipleri ve öğrenciler,  yeni evlenecek ve evlenmiş çiftler ve ele aldığı temel konularıyla insan ilişkilerini geliştirmek isteyen herkes yararlanabilir.
McGraw-Hill Psikoloji alanında en güncel bilimsel bilgileri okuyucuya sunmayı hedefleyen bu kitap, her biri kendi alanında ve çeviri konusunda uzman olan psikologlar tarafından Türkçeye kazandırılmıştır.
Aklımın Aklı: PSİKOLOJİ kitabı; psikoloji biliminin temel konularını yalın, açık, net ve kolay anlaşılır şekilde okuyucuya aktarmasının yanı sıra renkli içeriği ile de son derece ilgi çekicidir. Okuyucu, kitabı ilk incelediği andan itibaren kitabın gerçek dünyadan örneklerle zenginleştirildiğini ve baştan sona etkileşimsel ve dinamik öğrenme yöntemlerinin etkin şekilde kullanıldığını fark edecektir. Kitapta içerik ve biçim dengesinin korunmasına özel bir duyarlılık gösterilmiştir.
Öğrenme alışkanlıklarının günümüzde değişmiş olması nedeniyle Aklımın Aklı: PSİKOLOJİ kitabında, "Ne?", "Neden?" "Nasıl?" ve "Ne zaman?" sorularına etkileyici şekilde yanıt verme hedeflenmiştir. Aynı zamanda, merakı, düşünmeyi ve yaratıcılığı destekleyen yeni öğretim yöntemlerinin kullanılmış olması özellikle öğrenciler için yararlı olacaktır. Öğrencilerin derse hazırlanma, derse katılma ve ders sonrası gözden geçirme etkinliklerinde kendi akıllarına bu kitabı eşlikçi kılmaları kitabın yapısı gereği kaçınılmaz görünmektedir.
Okuyucunun merak düzeyini yüksek tutmasının ötesinde onun kendi iç dünyasında ve sosyal çevresinde olup bitenleri anlamlandırmasını hedefleyen Aklımın Aklı: PSİKOLOJİ kitabının, satışa çıktığı tüm ülkelerde olduğu gibi, ülkemizde de psikoloji alanının en temel kaynaklarından biri olacağına inanıyorum.
Doç. Dr. Mithat Durak
Bahar Odabaş Özgür Kas kontraksiyonu sırasında laktat oluşumu ilk olarak 1907’ de tanımlanmıştır. Daha sonra kan laktat konsantrasyon artışı ile respiratuar gaz değişimi arasındaki olası ilişki 1924’ te tanımlanmıştır. O günden sonra birçok yayın egzersizin aerobik ve anaerobik glikolisise dayalı mekanizmalarını açıklamıştır. 1964’ te Wasserman ve McLlroy baskın olarak oksidatiften anaerobik yola geçişi ifade eden Anaerobik Eşik terimini ortaya koymuşlardır. Takip eden yıllarda AE, dayanıklılık performansı, yorgunluk ve respiratuar gaz değişimi arasındaki ilişkiler ortaya konmuş ve bu parametreler spor bilimleri için hayati önem kazanmıştır.
Oğuz Aslan ÖZEN, Ahmet KAVAKLI, İlter KUŞ, Murat ÖGETÜRK, Birsen ÖZYURT, Ahmet SONGUR, İsmail ZARARSIZ, Serdar ÇOLAKOĞLU, Evren KÖSE, Sedat MEYDAN, Hıdır PEKMEZ, Ufuk TAŞ, Hilal IRMAK SAPMAZ, Aslı ÖZDEM TÜRKOĞLU, Mustafa SARSILMAZ “Anatomi” kitabının içeriğinde, konular sistemlere göre taksim edilerek, hem ön sayfalarda yer alan “içindekiler” bölümünde hem de arka sayfalarda yer alan “dizin” kısmında, bilgiye kolay ulaşılabilecek düzenlemeler yapılmıştır. Bazı klinik durumların tarifleri ve soru örnekleriyle içerik daha da zenginleştirilmek suretiyle okuyucunun ilgisi çekilmeye çalışılmıştır. Öğrencinin ilgisini artırmanın yanı sıra, çevresindeki arkadaşlarından aile fertlerine kadar pek çok kimsenin kendi vücutlarını tanımalarına fırsat tanımak için, konular mümkün olduğu kadar detaydan ve terminoloji ağırlığından uzak tutulmuştur.
Elaine N. Marieb, Katja Hoehn Her basım ile hedefimiz güçlü ama basit: Anatomi ve Fizyoloji'yi hem eğitimciler hem de öğrenciler için bütünleşik, doğru ve birbiriyle bağlantılı hale getirmek
Beşinci basım, daha önceki dört basımın niteliklerinin güçlü yönleri üzerine temellendirilen, metin ve görsellerde yapılan değişiklikler ile muazzam bir revizyon sunuyor.
Beşinci basımda yapılan değişikliklerin hepsi, bugünün öğrencilerinin ihtiyaçlarına göre ayarlanmıştır, kitaptaki anahtar kavramları öğrenmeyi onlar için mümkün olduğunca kolay hale getirmeyi amaçlıyoruz.
Anahtar kavramlar, bu derslerin materyal miktarının çok fazla olmasından dolayı önemlidir.
Genişletilmiş görsel program. Tekrarlayan isteklere cevap olarak dokuz yeni odak şekli sunuyoruz.
Öğrenmeyi arttırmak amacıyla birçok yeni fotoğraf
– histoloji, kadavra ve diğerleri – bu basım için titizlikle seçildi.

Beşinci basıma genel olarak baktığınızda, dinamik, üç boyutlu ve gerçeğe uygun görseller, kullanışlı dramatik görüntüler ve perspektifler ile canlı, doygun renkler üzerine kurulduğunu görebilirsiniz.
Geliştirilmiş metin sunumu. Dördüncü basımda başlatılan ve öğrencilerin anahtar kavramlar üzerine odaklanmasını sağlayan yeni metin özellikleri beşinci basımda korunmuş ve genişletilmiştir. Bu basımda, öğrencilerin öğrenmesi hedeflenenler, bölüm boyunca başlıklarda görülebilirken bölümlerin sonuna bazı yeni Kendinizi Değerlendirin soruları eklenmiştir.
Janyce G. Dyer Anatomi ve Fizyolojinin yeni basımı temel bilgilerin kolay öğrenilmesini sağlar, öğrenmeyi daha cazip hale getirir. Kitap içerisinde şu konuları bulabilirsiniz:
• Üreme, kimyasal organizasyon ve hücre bölünmesi konularında olduğu gibi, temel kavramların net bir şekilde açıklaması.
• Vücut sistemlerinin ve organlarının tüm ayrıntıları.
• Beslenme, vücut sıvıları, elektrolitler, üreme ve laktasyon hakkında yardımcı bilgiler.
• Konularla ilgili pratik sorular ve çözümleri.
Yardımcı hatırlatma notları ile öğrenmek daha kolay.
• Yakından bak: Anatomik yapılara yakından bir görünüm sağlar.
• Vücut dükkanı: Vücut sistemlerinin ve organların uyumlu şekilde çalışmasını öğretir.
• Şimdi anladım: Karmaşık fonksiyonların anlatıldığı fizyoloji daha kolay anlaşılır hale getirilmiştir.
• Yaşlı hikayesi: Yaşlanmanın vücut anatomisi ve fonksiyonları üzerindeki etkileri anlatılmıştır.
Bu yeni basımda anatomi ve fizyolojiyi kolay okumak, eğlenceli şekilde anlamak gibi avantajlı özellikleri vardır. Bu basım şu konuları içerir:
• Bilgilerinizi oyunlarla kontrol edebilirsiniz.
• Alternatif şekilde hazırlanmış sorular, pratik yapabilecek ilave bölümlerde hazırlanmıştır.
• Eğlenceli şekilde hazırlanmış yeni şekiller bulabilirsiniz.
Abdurrahman AKTÜMSEK Bu kitap, biyoloji öğrencilerinin Anatomi ve Fizyoloji veya İnsan Biyolojisi dersini daha iyi anlamaları ve öğrencilere bir kaynak oluşturması amacı ile hazırlanmıştır. Kitabı oluştururken bilgilerin kısa ve yeterli olmasına özen gösterilmiştir. Her bir sistemle ilgili yaygın olarak görülen hastalıklar hakkında da bilgi verilmiştir. Kitaptaki bilgiler; çok sayıda şekil, fotoğraf ve tablolar ile desteklenmiştir.
Bu eser; Fen, Fen-Edebiyat ve Eğitim Fakültesi Biyoloji Bölümü öğrencilerinin yanı sıra Anatomi ve Fizyoloji dersini alan diğer fakülte veya yüksekokul öğrencilerine de yararlı olabilecek seviyede hazırlanmıştır.
Ümit DENİZ, Ömer Rıfkı ÖNDER Erken çocukluk eğitiminde, en temel ve zorunlu olan hizmet, sağlıktır. Birey ve toplum sağlığı ve gelişimini en iyi seviyelere çıkartmak, erken çocukluk yıllarında sunulan sağlık ve eğitim hizmetleri ile gerçekleşebilir.
Birçok çocuğa aynı anda ulaşma şansı olan, erken çocukluk eğitimi ile ilgilenen tüm profesyonel ve diğer ekip üyeleri, çocukların sağlığını koruma ve geliştirme görev ve sorumluluklarının bilincindedirler. Öğretmenlerin bu sorumluluklarının hem insani hem de mesleki nedenleri vardır. Bu nedenlerle bu kitap, öğretmenlerin, erken çocukluk eğitiminde gerekli olan sağlığı koruma ve sürdürme bilgi ve becerilerini kazanmalarına yardımcı olacak baş kaynak niteliğinde hazırlanmıştır.
Kitapta, anne çocuk sağlığının önemi, kadın ve erkek üreme sistemi anatomi ve fizyolojisi, doğum, yenidoğan, bebek ve çocuk bakımı, enfeksiyon hastalıkları, paraziter enfeksiyonlar, bağışıklama, beslenme, büyüme ve gelişme, aile planlaması, cinsel yolla bulaşan hastalıklar ve ilk yardım konularına anlaşılır bir dille yer verilmiştir.
Catherine Watson Genna, BS, IBCLC Anne Sütü Alan Bebeklerde Emme Becerilerini Destekleme kitabı, yeni doğum yapmış anneler ve bebekleri ile çalışan sağlık personelleri için temel bir kaynaktır. Bir beceri yaklaşımının kullanıldığı bu kitap; anatomik bozukluklar, gelişimsel solunum problemleri, prematürite veya hafif düzeyde nörolojik bozuklukları olan bebekler ile normal emme işlevine odaklanmaktadır. Bu basım, yeni fotoğraf ve şekillerle güncellenmiş ve revize edilmiş “emzirmeyi destekleme: manuel terapi” isimli bir bölüm de içermektedir. Uluslararası platformda tanınan “IBCLC” tarafından yazılan ve multidisipliner olarak tasarlanan kitap; sağlık çalışanlarının tüm üyelerine, bebeklere başarılı emme ve beslenme konusunda yardım etmeleri için gerekli olan hem araştırmaya dayalı bilgileri hem de klinik stratejileri bir bütün hâlinde sunmaktadır.
Ruth C. McGillis BINDLER, Jane W. BALL, Marcia L. LONDON, Michele R. DAVIDSON, Pearson Bu kitap “Clinical Skills Manual for Maternal&Child Nursing Care” kitabının “Anne ve Çocuk Hemşireliği Klinik Uygulama Becerileri Kitabı” ismi ile Türkçeye çevirisi ve uyarlamasıdır. Anne ve Çocuk Hemşireliği Klinik Uygulama Becerileri Kitabı, doğum ve kadın hastalıkları hemşireliği ve çocuk sağlığı ve hastalıkları hemşireliği alanlarında ders kitaplarının yanında klinik uygulama alanlarındaki becerilere rehberlik edecek bir kitaptır. Sizlere sunduğumuz bu kitap zengin görselliği ve adım adım girişimleri, sade ve açıkça ifade etmesi sayesinde hemşirelerin yanı sıra öğrenci hemşirelerin de kolaylıkla anlayabilecekleri özelliktedir.
Kitapta konular kolay anlaşılabilir bir akış düzeninde sunulmuştur. Kitabın giriş bölümü koruyucu yöntemlerle başlamış olup anne sağlığı ile devam etmiş ve çocuk sağlığının tüm alanlarını kapsayacak şekilde sonlandırılmıştır. Kitapta yer alan her bölüm çok sayıda tablo, şekil ve fotoğrafla desteklenmiş, önemli noktalara dikkat çekmek açısından “kutucuklar” oluşturulmuştur. Klinik uygulama becerileri işlem sırasına uygun bir şekilde adım adım yazılmış ve uygulamalar esnasında karşılaşılabilecek her türlü sorun için açıklama yapılmıştır.
Kitabın içeriği; Koruyucu Yöntemler, Kadın Sağlığı ve Doğum Öncesi Bakım, Doğum Eylemi, Doğum Sonu Dönem, Yenidoğan, Bilgilendirilmiş Onam, Pozisyon Verme ve Sabitleme Tedavileri, Transport, Fiziksel Değerlendirme, Örnek Toplama, İlaç Uygulamaları ve İrrigasyon, İntravenöz Girişimler, Ağrının Değerlendirilmesi ve Yönetimi, Nörolojik Değerlendirme ve Bakım, Kardiyorespiratuar Bakım, Beslenme, Boşaltım, Deri ve Kas-İskelet Sistemi Bakımı gibi ana başlıklarla pratikte uygulanan tüm girişimleri kapsamaktadır.
Elinizdeki kitap, alanında uzman akademisyenlerin yoğun çabaları sonucu ortaya çıkmıştır. Kitap, ilgili alanlardaki hemşirelere ve hemşirelik öğrencilerine katkı sağlayacak mükemmel bir referanstır.
İsmail Tufan İnsan antik çağ'dan beri yaşlanmasına ve yaşlılığına ilgi duymuştur. İlgisini tutumlarına, düşüncelerine ve davranışlarına yansıtmış, atasözlerinde, felsefelerinde, edebiyatında yaşlanma ve yaşlılıkla ilgili duygu ve düşüncelerini dile getirmiştir. Değişik kültürlerin yaşlanma ve yaşlılık hakkında eskiden olduğu gibi bugün de duygu, düşünce ve davranışları arasında farklılıklar vardır. Fakat modern toplumun insanı bunların farkında olmayıp, yaşlanma ve yaşlılık hakkında kendi düşüncelerinin en geçerli ve en doğru olduğuna inanmaktadır. Ancak yaşam süresinin uzaması yaşlanma ve yaşlılığı daha iyi tanıma ihtiyacını beraberinde getirmiştir. Prof. Dr. İsmail tufan, bu kitabında geçmişten, güncel ve değişik farklı kültürlerden verdiği örneklerle yaşlanma ve yaşlılığın değişik simalarını tanıtmaktadır.
Hasan Hüseyin Yıldırım, Türkan Yıldırım Günümüzde ulaştığı merhaleye bir genişleme ve derinleşme süreci sonucunda ulaşan Avrupa Birliği (AB), 1950'lerde temellerinin atılmasından bu yana yetkilerinin ve çalışmalarının kapsamını, sağlık ve sağlık politikaları dahil sosyal politika alanlarını da kapsayacak biçimde gittikçe artan bir ivmeyle yaygınlaştırmaya ve derinleştirmeye devam etmektedir. Özünde ekonomik entegrasyon merkezli bir bütünleşme süreci yaşayan AB, özellikle "yayılma etkisi" ile sosyal sektörleri de etkiler ve kapsar duruma gelmiştir. Üye ve aday ülkelerin sağlık ve sağlık politikalarını, AB'nin dinamiklerinden muaf tutması mümkün değildir. Sağlık sektörü ülkelerin gerek adaylık, gerek katılım müzakereleri ve gerekse katılım süreci ile birlikte, doğrudan ve dolaylı olarak etkilendiği ve uyumlaşma ve yakınlaşma göstermesi gereken alanlardan birisidir.
Zeynep Güldem ÖKEM, Mustafa CAN Nüfusun yaşlanması, uzun süreli bakım hizmetlerinin planlanması ihtiyacını doğurmuştur. Sağlık ve sosyal hizmetlerin ağırlıkla kamu tarafından karşılandığı birçok Avrupa ülkesi ve bazı gelişmiş ülkelerde, yaşlanmayla ortaya çıkan sağlık ve bakım ihtiyacının karşılanması, sosyal güvenlik sistemi içerisinde sağlık bakımının yanında “uzun süreli bakım” sistemi olarak ele alınmaktadır.
Uzun süreli bakım sisteminin planlanması, kaynak ihtiyacının belirlenmesi ve finansmanının sağlanması için farklı kamu programlarının, farklı sektörlerin ve özel girişimlerin koordineli bir şekilde yapılandırıldığı yeni yaklaşımların oluşturulmasına yönelik çalışmalara ihtiyaç vardır.
Ülkemizde son yıllarda yaşlılara yönelik sosyal politikalarla ilgili çalışmalar yoğunluk kazanmıştır. Bu kapsamda farklı ülkelerin deneyimlerinin karşılaştırmalı olarak gözden geçirilmesine ihtiyaç duyulmaktadır. Bu çalışmada; başarılı ülke örneklerinden Almanya, Belçika, Danimarka ve Hollanda'nın uzun süreli bakım sistemlerinin Türkçe çevirileri yer almaktadır.
Bu yayının temel amacı, Avrupa Birliği ülkelerinin uzun süreli bakım sistemlerinde uyguladığı farklı organizasyon yapıları, hizmet sunumu ve finansman yöntemleri ile ortaya çıkan deneyimleri aktarmak ve Türkiye'de uzun süreli bakım sisteminin oluşturulması çalışmalarına ışık tutmaktır.
Pir Ali Kaya Bu çalışmada eşitlik kavramı üzerinde durulmuş ve eşitlik ilkesinin İş Hukuku’ndaki yeri Avrupa Birliği ve Türk İş Hukuku’ndaki uygulamasıyla somutlaştırılmaya çalışılmıştır. Çalışmada eşitlik ilkesi üç bölüm altında etraflıca ele alınmıştır. İlk bölüm; Eşitlik İlkesi ile İlgili Kavramsal Çerçeve başlığı altında eşitlik kavramı ve kavramla adalet, ahlak, özgürlük ve siyaset ilişkilerinin yanı sıra uluslar arası belgelerde eşitlik ilkesinin incelemesi yapılmıştır. İkinci bölümde Avrupa Birliği İş Hukuku’nda Eşitlik İlkesi başlığı altında eşitlik kavramının Avrupa Birliğindeki yeri ve uygulama örnekleri verilmiştir. Üçüncü ve son bölümde ise Türk İş Hukuku’nda Eşitlik İlkesinin Yeri başlığı altında iç hukuktaki dayanakları ve yapılan düzenlemeleri ile uygulamalarına yer verilmiştir.

Türkan Yıldırım Günümüzde sağlık mal ve hizmetlerinin üretimi ve tüketimi modern sağlık sistemleri
aracılığıyla olmaktadır. Bir sağlık sisteminin temel amacı; hastalıkları
tedavi etmek, nüfusun sağlığını korumak ve geliştirmektedir. Yeterli sayı ve nitelikte
sağlık insan gücü kapasitesine sahip olmak sağlık sistemlerinin amaçlarına erişmesinde temel araçlardan birisidir. Ancak ülkelerin çoğu, sağlık insan gücünün eksikliği ve dengesiz dağılımı ile ilgili problemlerle karşı karşıyadır. Sağlık insan gücüne ilişkin bu problemler; son yıllarda sağlık çalışanlarının uluslararası serbest dolaşımı veya göçü ile birlikte daha da kritik bir hal almakta ve önem kazanmaktadır. Bu bağlamda başta Avrupa Birliği (AB), Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) ve Dünya Bankası (DB) olmak üzere uluslararası kuruluşlar ve bireysel ülkeler sağlık çalışanlarının göçü üzerinde ciddi çalışmalar yapmaya başlamışlardır. Bu bağlamda, doğası gereği “serbest dolaşım” olgusu üzerine kurulu olan AB’nin özel bir konumu ve yeri vardır.
Türkan Yıldırım, Hasan Hüseyin Yıldırım Günümüzde eriştiği merhaleye bir genişleme ve derinleşme süreci sonucunda ulaşan
Avrupa Birliği (AB), 1950'lerde temellerinin atılmasından bu yana yetkilerinin kapsamını,
sağlık ve sağlık politikaları dahil sosyal politika alanlarını da kapsayacak biçimde
gittikçe artan bir ivmeyle genişletmeye devam etmektedir. Özünde ekonomik
entegrasyon merkezli bir bütünleşme süreci yaşayan AB, özellikle "yayılma etkisi"
ile sosyal sektörleri de etkiler ve kapsar duruma gelmiştir. Üye ve aday ülkelerin
diğer alanlara ek olarak sağlık ve sağlık politikalarını, AB'nin dinamiklerinden muaf
tutması mümkün değildir. Sağlık sektörü ülkelerin gerek adaylık, gerek katılım müzakereleri ve gerekse de katılım süreci ile birlikte, doğrudan ve dolaylı olarak etkilendiği ve uyumlaşma ve yakınlaşma göstermesi gereken alanlardan birisidir.
Hülya YELTEPE ERCAN Bağımlılık bir beyin hastalığıdır ve tedavisi, hasta için olduğu kadar ailesi ve yakınları için de oldukça zor ve sabır isteyen bir süreçtir. Süreç içerisindeki en ufak hata beraberinde nüks riskini getirir. Nüks, bütün çabaların boşa gitmesi ve en başa dönülmesi demektir. Bu sebeple, bağımlılık tedavisi sadece hastanın bağımlılık yapan maddeden arınmasını değil aynı zamanda onun maddesiz bir yaşama hazırlanmasını ve bu yaşam karşısındaki endişe, kaygı, korku ve çaresizliğiyle başa çıkabilme becerilerinin öğretilmesini de hedeflemelidir.
Egzersizin madde bağımlılığı tedavisine dâhil edilmesi fikrinin temelini, egzersiz bağımlılığının bu pozitif yapısı ile sıklıkla bağımlılıkla birlikte görülen ve nüks riskini artıran kaygı ve depresyonun iyileştirilmesindeki rolü oluşturur. Bağımlılıklar bazen birbirleri ile yer değiştirebilmektedir. Pozitif bir bağımlılık olarak görülen egzersiz bağımlılığının, alkol ve madde bağımlılığı tedavisine eklenmesi ile benzer mekanizmalara sahip olan bu bağımlılıkların yer değiştirebileceği düşünülmektedir.
Bu kitabın amacı, bağımlılık ve tedavisi hakkında ayrıntılı bilgiler vermek, egzersizin bağımlılığı iyileştirici bir etkisi olduğu konusunda iddialarda bulunmak ve okuyucuyu bu konuda yönlendirmek değildir. Bu kitabın amacı, zor bir süreç olan bağımlılık tedavisine ek olarak uygulanabilecek ve hastaların maddesiz yaşama geçişlerini kolaylaştırmaya, kaygı, depresyon ve düşük yaşam kalitesi gibi sorunlar sebebiyle ortaya çıkan nüks riskini azaltmaya yardım edecek bir ek terapi seçeneği olarak egzersizin yararlarından bahsetmektir.
Carlo C. DiClemente, The Guilford Press Siz ya da çevrenizdeki insanlar:
Sigara içiyor musunuz?
Alkol veya başka maddeleri kullanıyor musunuz?
Bağımlı mısınız? Bağımlılık riskiniz var mı ya da bağımlılığın hangi aşamasına doğru gidiyorsunuz?
Kumar bağımlılığı için de bağımlılık sürecindeki aşamalar geçerli mi?
Bırakmayı mı düşünüyorsunuz?
Bırakma sürecinde hangi aşamadasınız?
Tüm bu soruların cevabını bu kitapta bulacaksınız.
Dr. DiClemente, Dr. James Prochaska ile birlikte 20 yıllık bir çalışmanın sonunda davranış değişikliğinin Transteorik Modeli’ni (TTM) geliştirmiştir.
Bu kitap, bağımlılığa gidiş ve bağımlıktan dönüş sürecinde neler yaşandığını, bu süreçlerde döngünün nasıl değişebileceğini gösteren çok değerli bir eser.
Tüm çocukların, gençlerin ve yetişkinlerin bağımlılıktan korunmasını, sağlıklı ve güzel bir yaşam sürdürmesini dilerim...
Sabri Kaya Savaşlar, yoksulluk, aile içi sorunlar, anne babanın biri ya da ikisinin yokluğu, ihmal ya da istismar gibi pek çok nedenlere bağlı olarak aile bakımından mahrum kalan ve korumaya ihtiyaç duyan çocuk ve gençler, toplumsal uyumda ve sosyal ilişkiler geliştirmede önemli zorluk çeken bir grubu oluşturur. Korunma ve bakıma muhtaç olan bu çocuk ve gençler devlete ait çocuk yuvaları, yetiştirme yurtları, sevgi evleri ya da çocuk siteleri şeklinde örgütlenmiş yatılı bakım kurumlarında bakım, koruma ve gözetim altına alınır. Bakım kurumlarında kalan çocuk ve gençlerin sosyalleşmesi (toplumsallaşması) aile yokluğundan dolayı ilk olarak bakım altında bulunduğu kurumlar içinde başlar ve toplumsal rollerini bu yapı içinde öğrenirler.
Birçok araştırmada sosyal faktörlerin yanı sıra spor ve boş zamanları değerlendirme etkinliklerinin çocuk ve gençlerin kişilik gelişiminin ve sosyalleşmesinin belirleyici etkilerinin olduğu vurgulanmaktadır. Özellikle korunma ve bakım altındaki çocuk ve gençlerin kişilik gelişimi ve sosyalleşmesinde bu etkinin daha da belirleyici olduğu açık ve net bir şekilde yapılan bu araştırmada ortaya çıkmıştır. Bu kitabın alanda bu konuya değinen kapsamlı ilk çalışma olarak alana katkı vermesi, bakım kurumlarındaki sosyal çalışmacılara, eğitimcilere, yöneticilere, spor ve rekreasyon liderlerine kaynak oluşturması temel amacını taşımaktadır.

Eric W. Baker Başta Diş Hekimlği öğrencileri olmak üzere tüm hekimler için çok faydalı Olan Baş ve Boyun Anatomi Atlası nitelikli bir atlasdır. Öğrencilik hayatında tüm öğrencilerin faydalı olacak bir eserdir. Tüm tıp öğreticileri ve klinik diş hekimleri, insan yüzünün topografik ve anatomik ilişkisinin ciddi şekilde komplike olduğu konusunda aynı fikirdedir. Bu atlas okuyucusunun yüz anatomisini derinlemesine bire bir katmanlarını incelemesine imkan sağlar. Avantajı ise ayrıntılı ilüstürasyonlarla bu katmanların iskeletten yüzün dış kısmına kadar anlatılmasıdır iskelet şablonlarında CT scan kullanılmıştır. Fasial bölgesinin iç katmanlarında MRI ile resmedilmiştir. Damar yapısı angiografik olarak resmedilmiştir. Canlı model üzerinde de örneklenmiştir. Sonuçlar yine 3D olarak görselleştirilmiştir. Anatomik detaylar, kan damarları ve sinirlerin yapısı, ilişkileri, detaylı şekilde gösterilmektedir. Önemli noktalar, anatomik yapı üzerinde de vurgulanmaktadır. Tıp eğitimi almış hekim, diş hekimi ve diğer sağlık çalışanları için olağan üstü görselliği ile tam olarak bir başvuru kitabıdır.
Sharon Perkins RN - Stefan Korn - Scott Lancaster - Eric Mooij Babalığın harika dünyasına hoş geldiniz! Bu heyecan verici bir andır ama bir parça ürkütücü de olabilir. Neyse ki neşe kaynağınız olacak miniğinizin sağlam bir koruyucusu ve bakıcısı olmak için ihtiyacınız olan her şeyi bu kitapta bulabilirsiniz. Baba olmak bir maceradır ve bu kitap bu macerayı en iyisi kılmanıza katkıda bulunacaktır.
Sharon Perkins, RN ağırlıklı olarak anne-çocuk sağlığı alanında 30 yıllık deneyime sahip lisanslı bir hemşire ve beş çocuğun da annesidir.
Stefan Korn bir baba ve Yeni Zelanda'da yaşayan bir internet girişimcisidir.
Scott Lancaster Kızına tam zamanlı olarak bakmıştır ve tam zamanlı ev babalığı konusunda deneyimlidir.
Eric Mooij dört çocuk babasıdır ve bir IT/proje yönetimi profesyonelidir.
Kitabı açın ve
• Evinizi bebek güvenli kılmayı
• İş-yaşam dengesini kurmayı
• Bebeğinizin ihtiyaçlarını planlamayı
• Ev babası olmayı
• Büyük derslerin aktarılmasını
• Çocuğunuzla bağlar kurmayı
• Çocuğunuzun gelişimine yardımcı olmayı
• İhtiyaç olduğunda yardım alabilmeyi inceleyin
Neslihan KULOĞLU TÜRKER Sevgili anne-babalar! Bu kitabı en fazla uyaran sağlanması gereken dönemde, en az uyaran sağlanmasından duyduğum kaygı ile yazdım. Beyin hücrelerinin ve bağlantılarının gelişiminin, bebeğin çevresel farkındalığını, her yaş dönemindeki becerilerini, hayata karşı duruşunu etkileyeceği, mutlu olmanın ne kadar kolay olduğu bilinci ile yapılabilecek pek çok şey olduğunu vurgulamaya çalıştım. Bazı özel notlarla, beynin görme-işitme-motor gelişim gibi alanlarında bir sorun varsa bu dönemde belirlenmesi ve uygun girişimlerin başlamasının son derece önemli olduğunu belirtmeye çalıştım. Kitabımda yazdıklarım, yapabilecekleriniz için birer örnek niteliğindedir. Daha çok okuyarak, araştırarak, gözleyerek, yaratıcılığınızı kullanarak bebeğinizin gelişimini daha fazla destekleyebilirsiniz. 1 yaşından sonra bebeğinizin becerileri daha hızlı artacak ve sizi sürekli şaşırtan özellikler sergileyecektir. İleride “keşke” dememek için ilk 12 ayda elinizden gelenin en fazlasını yapmalısınız. Ancak ne yaparsanız yapın öncelikli hedefiniz bebeğinizle birlikte mutlu zaman geçirmek olmalıdır. Gülün, güldürün. Eğlenin, eğlendirin. Yaşamda minicik bir bebekle oyun oynamaktan, birlikte zaman geçirmekten, tepkilerini izlemekten daha keyifli ne olabilir ki…
Laura E. Berk, Pearson Bebekler ve Çocuklar: Doğum Öncesinden Orta Çocukluğa kitabı; yaşamdan örneklerle, açık ve öyküleştirilmiş etkileyici anlatımıyla çocuk gelişimine ışık tutmaktadır. Kitap çocuk gelişimi ile ilgili güncel bilgileri net, tutarlı ve bilimsel yaklaşım içerisinde okuyucusuna sunmaktadır.
Çocukların gelişim dönemleri çerçevesinde fiziksel, bilişsel ve sosyal/duygusal gelişim alanlarının birbirleriyle olan etkileşimini özgün ve doyurucu bir tarzla ele almıştır. Çocuk gelişimindeki kuramsal, kültürel, bireysel ve toplumsal çeşitlilikler örnekleriyle ortaya konulmuş ve bu çoğulcu bakış açıları karşılaştırmalı bir şekilde tartışılmıştır. Ayrıca, çocuk gelişimi ile ilgilenen öğrenciler, araştırmacılar, akademisyenler ve anne-babalar kendi yaşantılarıyla okudukları arasında ilişkiler kurarak çocuk gelişimi ile ilgili yararlı bilgileri öğrenme fırsatına bu kitapla sahip olacaklardır.
Bebekler ve Çocuklar: Doğum Öncesinden Orta Çocukluğa, çocuk gelişimi alanında yazılmış geniş kapsamlı ve dünyada en çok okunan sayılı kitaplardan biridir.
Robert Madigan “Belleğin işleyişine ilgi duyan, becerilerini geliştirme ve sınırlılıklarını aşma konusunda neler yapılabileceğini öğrenmek isteyenler hiç zaman kaybetmeden bu kitabı almalı. Dr. Madigan hem herkesin kolayca anlayıp keyif alabileceği hem de bilimsel bir altyapıya sahip olan bu kitabı yazmakla birbirinden çok farklı yönleri olan bir yapıta imza atmıştır.
Robert A. Bjork, PhD. Kaliforniya Üniversitesi, Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi ve Araştırmacı

“Akıllı telefonlarla ve taşınabilir cihazlarla veri alışverişi yapılan bir çağda bellek konusunu önemsemeli miyiz? Evet, kesinlikle! Dr. Madigan kitap boyunca günümüz teknolojisini ele almakta ve hızla gelişen teknoloji karşısında neden zihinsel becerilerimizin gelişmesi gerektiğini bize göstermektedir. Yaşadığımız bellek yanılmalarından 'belleğim zayıf' diyerek belleğimizi sorumlu tutuyoruz; ama aslında bellek sorunları, belleğimizi doğru biçimde kullanmıyor olmamızdan kaynaklanıyor.”
Catherine Fritz, PhD. Northampton Üniversitesi, Psikoloji Bölümü, Birleşik Krallık

“Bu kitap, güncel bilimsel araştırmaları, bellek ustalarının kuşaktan kuşağa aktardıkları iç görüleri ve belleğinizi geliştirmenize yardımcı olacak son derece güçlü teknikleri eşsiz bir biçimde bir araya getirmiştir.”
Peter Morris, PhD. Lancaster Üniversitesi, Psikoloji Bölümü (Emeritus), Birleşik Krallık

Yeni tanıdığınız insanların adlarını anımsamak ister misiniz? Ya doğum günlerinin, yapılması gereken önemli işlerin, internetteki kullanıcı şifrelerinizin aklınızdan uçup gitmemesini? Bellek sanatları, bilginin bellekte tutularak kullanılmasını sağlayacak becerileri geliştirmek üzere uygulanabilir, kanıtlanmış yöntemler sunmaktadır. Dr. Robert Madigan, bellek sanatları alanında uzmanlaşmış bir psikologdur. Her gün kolayca uygulanabilecek yöntemler kullanarak belleğinizi çalıştırabilirsiniz; bu, tıpkı egzersiz yapmak amacıyla asansöre binmek yerine merdivenlerden çıkmaya benzer. Bu yöntemler belleğinizin güçlenmesi için oldukça önemlidir. İşte bu nedenle bilimsel bir temel üstüne kurulmuş olan bu kitap size yardımcı olabilir. Dr. Madigan okuyucularına belleğin işleyişi konusunda bilgi vermekte, utanç verici bellek yanılmaları yaşanmaması için zihinsel becerilerin geliştirilerek yüzlerin, randevuların, olguların, rakamların, listelerin ve daha birçok şeyin anımsanmasını sağlayacak yaratıcı anımsatıcılar ve gözde canlandırma teknikleri sunmaktadır. Beyninize sahip çıkın; bu kitap size yol gösterecektir.
BİLİMSEL STRATEJİLERİN ZİHİNSEL BECERİLERİNİZİ NASIL KESKİNLEŞTİRECEĞİNİ KEŞFEDİN
Kısa adlar, ilklemeler, öyküler ve uyaklar kullanarak her şeyi anımsayabilirsiniz.
Otomatik pilottan kurtulun, bir daha asla anahtarlarınızı, cüzdanınızı ya da telefonunuzu yanlış yere koymayın.
Dikkat dağınıklığının, konsantrasyon kaybının ve kaygıların belleğinizi olumsuz yönde etkilemesine izin vermeyin.
Yaşlanmanın unutkanlığa neden yol açması gerekmediğini öğrenin.
Partilerde, toplantılarda ve rastlantısal karşılaşmalarda sizi utandıracak unutkanlıkları önleyin.
Aliye Mavili Bütün toplumlarda olduğu gibi, ülkemizde de değişen, dönüşen aileye daha yakından bakmanın önemli olduğu düşünülmüştür. Çalışmanın bazı bölümleri daha önceki çalışmalarımdan yapılan derlemelerden oluşmaktadır.
Birinci bölümde aile, sosyolojik ve psikolojik kuramlar açısından incelenmiştir. İkinci bölümde evlilik ve aileye ilk adım olarak evlilikte iletişim ve çatışma durumları ele alınmıştır.
Çalışmanın üçüncü bölümünde, aile danışması ve aileyle profesyonel çalışma aşamaları ve örnekler üzerinde durulmuştur. Bu bölümün sonuna aile danışmanlığı eğitimi ve etik konusu eklenmiştir.
Son bölümdeki tartışma ve son sözde ise, bireyselleşme ve aile içinde yaşamanın tarafımdan benimsenen usul ve tarzına ilişkin ele alışlarım yer almıştır.
Barbara Sher Benlik saygısı oyunları çocuklara duygusal, sosyal, fiziksel ve zihinsel olarak kendileri olabilmenin muhteşem bir şey olduğunu göstermektedir. Benlik Saygısı Oyunlarındaki eğlenceli ve özenle tasarlanmış etkinlikleri paylaşarak, çocuğunuzun olumlu duygularını destekleyebilir ve öğrenmeleri için kalıcı bir temel oluşturabilirsiniz.
Bir anne, öğretmen ve oyun terapisti olan Barbara Sher tarafından otuz yıllık deneyim ile geliştirilen 300 adet benlik saygısı oluşturan bu fikir koleksiyonu, bir ön hazırlık ya da materyal gerektirmez. Siz ve aileniz hemen hemen her yerde oyuncu sayısı önemli olmaksızın istediğiniz sayıda kişiyle bu oyunları oynayabilirsiniz. Öyleyse haydi gelin, rahatlayın ve eğlenceyi keşfedin.

ÖZEL BÖLÜMLER :
Güçlü yanlarınızı ve yeteneklerinizi bilmek
Günlük duygularınızı ve tepkilerinizi ifade etmek
Benzersiz olmaktan keyif almak-herkes gibi!
Arkadaşlık yoluyla ilişkiler geliştirmek ve başkalarına güvenmek
Vücudunuzun ve duyularınızın farkına vararak özgüven geliştirmek
Hikmet Yaşar - Suat Melek Kitapta, besinler ve beslenme ile ilgili bilgiler, herkesin anlayacağı ve uygulayabileceği bir tarzda sunulmaktadır. Besin bilimi, temel besin maddeleri, günlük ihtiyaçlar, besin kaynakları ve tamamlayıcılar konularına yer verilmiştir. Bununla birlikte besin kaynakları kısmında onlarca sebze, meyve ve reçine detaylı olarak incelenmiş, bezin değerleri verilmiş ve faydaları sıralanmıştır. Toplumda ağızdan ağıza yayılan ve yetersiz olan bilgiler yerine, bilimsel kaynaklara ve gerçek uygulamalara dayanan anlatımlara yer verilmiştir.
A. Gülden Pekcan, Aliye Özenoğlu, Çağatay İnam Karahan, Erhan Akarçay, Funda Şensoy, H. Hüsrev Hatemi, Metin Saip Sürücüoğlu, Muhittin Tayfur, Polat Tuncer, Selahattin Dönmez, Türkan Kutluay Merdol Beslenme ve Diyetetiğin Sağlık Bilimleri ile ilişkisi ve sağlık üzerine etkileri iyi bilinmesine rağmen, Sosyal Bilimler ve insan psikolojisi ile ilişkisi çok iyi bilinmemektedir. Bu düşünceden yola çıkarak, bu alandaki eksikliği gidermek ve Beslenme ve Diyetetik alanına yeni bir boyut kazandırmak amacıyla ortaya çıkmış olan bu kitap, alanındaki ilk kitap olma özelliği taşımaktadır.
Beslenme ve Diyetetiğin sağlık dışı disiplinler ile ilişkisini inceleyen bu ilk kitap Toplum ve Kültür Sorunu Olarak Beslenme; Tarihsel Süreçler ve Beslenme; Diyetisyenlik ve Meslek Etiği; Beslenme ve Sağlık Politikaları; Beslenme, Sanat ve Diyetisyen; Sanatın McDonaldlaşması; Beslenmenin Sosyolojisi; Beslenme Psikiyatrisi; Örgütlerde İnsan Kaynakları Yönetimi ve Beslenme; Turizm ve Beslenme; Beslenme ve Medya olmak üzere toplam 11 bölümden oluşmuştur. Bölümlerde sunulan bilgiler okuyucuya önemli bilimsel katkılar sağlaması yanında, özellikle bazı bölümler sürükleyici bir roman tadında ve keyifle okunacak niteliktedir. Bu özelliği ile beslenmenin bir Bilim ve Sanat olduğunu da doğrulamaktadır.
“Beslenme ve Diyetetiğin Psikososyal Boyutu” adını verdiğimiz bu kitap; başta diyetisyenlere, Beslenme ve Diyetetik Bölümü öğrencilerine, ayrıca Beslenme ve Diyetetiğin ilişkili olduğu Sosyal Bilimler alanı mensuplarına yol gösterici, disiplinleri kaynaştıran yeni çalışmalara ışık tutacak bir kaynak eser niteliğindedir.
Alev Önder, Duygu Şallı, Güner Vatansever. Resimler: Merve Yılmaz Özden Bilmeceler, çocukların eğlenerek öğrenmelerini sağlayan önemli eğitim araçlarından biridir. Çünkü bilmeceler ile bir yandan çocukların çok yönlü düşünme, değerlendirme, hızlı ve doğru karar verme gibi zihinsel becerileri desteklenirken diğer yandan da kelime dağarcıklarının artması, düşüncelerini doğru ve düzgün ifade edebilmeleri gibi dil becerilerinin gelişimine destek sağlanabilmektedir. Bu beceriler ile ilgili olarak çalışılırken grup içinde çocuğun aktif katılımı gerektiği için sosyalleşme ve iletişim becerilerinin de gelişmesi söz konusudur.
Bu görüşlere dayanarak “Bilmecelerle Kavram Eğitimi” isimli kitapta okul öncesi dönem çocuklarının zihinsel, dil ve sosyal gelişimlerini destekleyerek okul öncesi eğitim programında yer alan kavramları eğlenerek öğrenmelerini sağlayacak bilmecelere yer verilmiştir. Her bilmecenin sonrasında, öğretilen kavramla ilişkili çalışma sayfalarıyla çocuğun kavramı tekrar etmesini sağlamak amaçlanmıştır.
Hazırlanan çalışma sayfaları aynı zamanda ilkokula hazırlık programında yer alan kazanımlar doğrultusunda çocukların el-göz koordinasyonlarını, görsel algılarını ve dikkat becerilerini geliştirecek şekilde tasarlanmış olup bu becerileri desteklemeye yönelik zengin örneklere sahiptir.
Emily Morgan Bu büyüleyici kitap, gece gökyüzüne her baktıklarında çocuklarınızla olacak. Ayrıntılı fotoğraflar ve ilgi çekici açıklamalar sayesinde çocuklar, Ay'ın neden bazen ince bir ışık parçası gibi bazen de bembeyaz bir top gibi göründüğünü, ışığını nereden kazandığını ve bilim insanları tarafından bundan binlerce yıl sonra herhangi bir tarihte bile nasıl şekilde görünebileceğinin tahmin edilebilir olduğunu öğrenecek, Ay'ın gizemli dünyasını keşfedecekler. Bir Dahaki Sefer Ay'ı Gördüğünde, Ay'ın değişen şeklinin altında yatan bilimsel gerçekleri anlamak ve gerek çocuklar gerekse yetişkinler için unutulmaz bir akşam gezintisi yaşamak için güzel bir yol olacaktır.
Bir Dahaki Sefer …. Gördüğünde seri kitapları NSTA Kids tarafından çocuklarda merak duygusunu uyandırmayı amaçlar. Bu kitaplar, ilkokul çağındaki çocukların, örümcek ağları, güneş batımı, ateş böcekleri, deniz kabukları ve buna benzer günlük olguların büyüsünü keşfetmeleri için onlara ilham verecektir. Aynı zamanda buna yardımcı olacak çeşitli aktiviteler NSTA'nın internet sayfasında ücretsiz olarak erişime uygundur.
Aktiviteler özellikle bir öğretmenle, ebeveynle ya da bir arkadaşla deneyimlenecek şekilde tasarlanmıştır. Bir Dahaki Sefere …. Gördüğünde kitapları size, doğada dikkat çekici bir şey bulmak için çok uzaklara gitmenize gerek olmadığını da hatırlatır.
Emily Morgan Bu kitap deniz kabuklarının arkasındaki inanılmaz hikayeyi anlatıyor; Nasıl oluştukları, yumuşakçalar tarafından korunmak ve kamufle olmak için nasıl kullanıldıkları ve hatta yumuşakçaların hayatları hakkında nasıl ipuçları barındırdıkları gibi bilgileri sizlerle paylaşıyor. Bir Dahaki Sefer Deniz Kabuğu Gördüğünde kitabından ilham alan genç okuyucular, deniz kabuklarının kökenlerinin yumuşakçalar tarafından oluştuğunu keşfettiklerinde onları daha da dikkat çekici buluyorlar.
Bir Dahaki Sefer …. Gördüğünde seri kitapları NSTA Kids tarafından çocuklarda merak duygusunu uyandırmayı amaçlar. Bu kitaplar, ilkokul çağındaki çocukların deniz kabukları, günbatımı ve buna benzer günlük olguların büyüsünü keşfetmeleri için onlara ilham verecektir. Aynı zamanda buna yardımcı olacak çeşitli aktiviteler NSTA'nın internet sayfasında ücretsiz olarak erişime uygundur.
Aktiviteler özellikle bir öğretmenle, ebeveynle ya da bir arkadaşla deneyimlenecek şekilde tasarlanmıştır. Bir Dahaki Sefere …. Gördüğünde kitapları size, doğada dikkat çekici bir şey bulmak için çok uzaklara gitmenize gerek olmadığını da hatırlatır.
İsmail Kocaçalışkan, Nüket Akalın Bingöl Kitap sade ve anlaşılır bir anlatımla üç bölüm olarak hazırlanmıştır. İlk bölümde genel istatistik bilgileri verildikten sonra grafik çizimi, standart sapma ve hata, korelasyon ve regresyon testleri, “t” testi, Khi-kare testi, deneme planları, varyans analizi ve “F” testi, LSD, Dunnet, Duncan, SNK ve Tukey gibi çoklu karşılaştırma testleri örneklerle anlatılmıştır. İkinci bölümde, kolayca ulaşılabilen Excel ve ileri istatistik hesaplamalar için yazılmış JMP programı üzerinden ilk bölümde anlatılan testlerin bilgisayar uygulamaları ekran gösterimli olarak sunulmuştur. Üçüncü bölümde ise tez ve makale yazım kuralları ve bununla ilgili bazı önemli noktaları verilmiştir. Kitabın biyoistatistik bilgisine ihtiyaç duyan herkese faydalı olacağı kanaatindeyiz. Özellikle biyoloji ve biyoloji temeline dayanan tıp, eczacılık, veterinerlik gibi sağlık bilimleri ile ziraat, ormancılık ve biyomühendislik alanlarındaki öğrenci ve araştırmacılara tavsiye edilir.
David Hames - Nigel Hooper - Yusuf Tutar - Hikmet Geçkil - Mehmet Karataş Oldukça geniş kapsamlı olan biyokimya kitapları yerine konuları daha pratik şekilde sunmayı amaçlayan bu kitabın Türkçeye çevrilmesi ile lisans öğrencilerinin ve biyokimyayı yan dal olarak alan öğrenci ve araştırmacıların temel biyokimya konularını detaylarda kaybolmadan öğrenmeleri hedeflenmiştir. Kitap, özellikle sağlık ve doğa bilimlerinin lisans seviyesindeki öğrencileri için uygun bir başvuru kaynağı niteliğindedir.
Her ünite başında verilen anahtar notlar konunun özetini anlatmakta ve ilgili konular ile diğer ünitelerde üzerinde durulması gerekli alt başlıklara kolaylıkla geçilmektedir. Biyokimya eğitiminde kullanıcı dostu bu yöntemle karmaşık biyokimyasal ilişkilerin sindirilmesi kolaylaşmaktadır.
Kitabın üniteleri, bu konuda araştırma yapan ve alanında yetkin öğretim üyelerince Türkçeye çevrilmiştir.

Fevzi KÖKSAL, Ahmet KÖROĞLU Bu kitabın amacı canlı sistemlerin fizikteki bazı kavramlarla bağlantısını kurmaktır.Kitaptaki metinler temel fizik konularını izlemektedir.Buna göre, problemler de katı mekaniği,akışkanlar mekaniği, termodinamik,
ses,elektrik ,optik,atom ve çkirdek friziği konularını içermektedir.Kitabın, problemlerin çözümleriyle okuyuculara daha yararlı olacağını düşünüyoruz.Problemlerin bazılarının çözümlerini bundan sonraki baskılarda daha ayrıntılı yazacağımızı umuyoruz.
Lawrence F. Lowery İki arkadaş bir meşe ağacının karşısında durup düşünürlerse ne olur? Çevrelerindeki dünyanın, mevsim değişimlerinin ve sincap yuvalarının farkına varmaya başlarlar. Meşe palamutları hakkında bilgi sahibi olmak için kullandıkları kitaptan ve yaratıcılıklarından ilham alarak resim yaparlar ve şiir yazarlar. Tek yaptıkları durup etraflarına bakmaktır. Bunun sonucunda, ağaçlarının yapısı ve özellikleri gibi yeni şeyler keşfederler. Bizim Kendi Ağacımız sıcak ve masalsı bir yaz günü gibi içinizi ısıtacak ve okuyuculara doğada kendilerine özgü yeri bulmak için ilham kaynağı olacaktır.
Bizim Kendi Ağacımız, Nedenini Merak Ediyorum serisinin bir parçasıdır. 3-8 yaş grubundaki çocukların meraklarını gidermek ve onları, hevesli birer okuyucu olmaları için teşvik eder. Bu kitaplar seslerin, hayvanların, bitkilerin, canlılar bilimi ve doğa olaylarının mucizevi yanlarını araştırır. Her bir ciltte, Ebeveyn/Öğretmen el kitabıyla birlikte düzenlenmiş etkinlikler bulunur. Nedenini Merak Ediyorum serisi ödüllü bir fen eğitimcisi tarafından yazılmış ve NSTA baskının bir bölümü olan NSTA Kids tarafından yayımlanmıştır.
Bülent Şen Birbirini severek evlenen, birlikte yaşlanmayı hayal eden ve çocuk sahibi olduktan sonra istenmeyen birçok yaşantı sonrası kendi aralarındaki sorunları çözemeyip, belki de aile danışmanlığı hizmeti aldıktan sonra boşanmaya karar veren çiftlerin; boşanmanın olumsuz süreçlerini yaşarken, mahkeme ortamında şartların daha da zorlaştırıldığı durumlarda birbirlerine ve çocuklarına daha fazla zarar vermemeleri, boşanmanın her iki taraf içinde daha adil koşullarla, daha kısa zamanda, daha ekonomik olabileceği, boşanma sonrası her iki tarafın ve ailelerinin dost olarak kalabileceği, çocukların her iki ebeveyni de düzenli olarak görebilecekleri ve destek alabilecekleri, tarafsız bir üçüncü kişinin gözetiminde ortak kararlar alarak boşanma sürecini tamamlamalarının hem çiftlere ve çocuklara hem de topluma olumlu anlamda katkı sağlayabileceği düşünülmektedir.
Kitapta, hem yurt içi hem de yurt dışı literatür ve uygulamalar tarafsız bir gözle okurlara sunulmaya çalışılmış ve boşanma arabuluculuğu hakkında çalışmalar yapacak, araştırmacılara; akademisyenlere; hukuk, sosyal hizmet, psikoloji, psikolojik danışmanlık, sosyoloji, çocuk gelişim, okul öncesi eğitim, aile ve tüketici bilimleri öğrenci ve uygulamacılarına; aile danışmanlarına; aile mahkemesi hakim ve uzmanlarına; Yargıtay 2. Hukuk Dairesi üyelerine; bu konuda kanun çalışmaları yapacak uzmanlara; ilgili kurum ve kuruluşların yöneticilerine ve boşanma arabuluculuğu konusunu merak eden okuyuculara ve anlaşmalı olarak boşanmak isteyen çiftlere temel bilgiler verilmeye çalışılmıştır.
Kitabın sonunda; Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından çıkarılan Yönerge esaslarında 450 saat eğitim alıp Aile Danışmanlığı sertifikasına sahip Aile Danışmanları ve Arabuluculuk Kanunu kapsamında arabuluculuk eğitimi almış Hukukçuların birlikte çalışarak diğer ülkelere de örnek olabilecek, Boşanma Arabuluculuğu konusunda disiplinlerarası ve bütüncül çalışmalara imza atmaları arzusu dile getirilmiştir.
Nicola Thomas, Wiley Böbrek Hastalıklarında Hemşirelik Bakımı kitabı nefroloji alanında çalışan hemşirelerin ve hemşirelik eğitimi alan öğrencilerin, diyetisyen ve diğer bakım ekibi üyelerinin yararlanabileceği kapsamlı ve kanıt temelli çalışmalara dayanarak hazırlanmış bir kitaptır. Dördüncü basımdan çevirisi yapılan bu kitapta böbrek hastalıklarının evreleri, önlenmesi, erken ve geç dönem bakımı, diyalizdeki hastanın bakımı, böbrek nakli ve beslenme ile ilgili konulara yer verilmiştir. Erişkin hastanın yanı sıra çocukluk ve adölesan dönemine ilişkin bakım konularına da değinilmiştir.
Louis E. Boone & David E. Kurtz, Wıley Modern anlamda doğuşundan bugüne kadar işletmecilik alanında oldukça önemli değişimler yaşandı ve günümüzde de bu alan çok önemli bir bilim dalı hâline geldi. Önceki yıllarda yazılan kitapların içeriği ile bu kitabın içeriği karşılaştırıldığında aradaki fark daha net bir biçimde görülebilmektedir.
İşletmecilik, gelişen teknolojinin de yardımıyla oldukça farklı bir hâl almıştır. Artık işletmecilik yapabilmek için
bir binaya veya çok fazla personele sahip olmanız gerekmemektedir. Sanal ortamlar işletmecilere bu tip imkânları fazlasıyla sağlamaktadır. Kitapta, bu konuyla ilgili olarak pek çok örnek olay çalışması verilmiştir.
Kitap, günümüz işletmecilerine ve işletme öğrencilerine yol gösterici bir rehber niteliğinde olup pek çok güncel konuyu ele almaktadır.
Asiye Ayben Çelik, Aysun Kapucugil İkiz, Bengü Sevil Oflaç, Canan Muter Şengül, Duygu Seçkin Halaç, Evrim Mayatürk Akyol, H. Şebnem Seçer, Hatice Özkoç, K. Övgü Çakmak Otluoğlu, Nazlı Ayşe Ayyıldız Ünnü, Olca Sürgevil Dalkılıç, Pelin Tuaç Çalışan anne olmak ne demek? Anne olmak ve annelik sorumluluklarını yerine getirmek, çalışan olmak ve çalışma yaşamının gerekliliklerini karşılamak… Bu iki kimlik boyutu birbirinden ayrı mı düşünülmeli, yoksa bütünleştirilebilir mi? Kimdir çalışan anneler? Nasıl çalışıyorlar? Nasıl annelik yapıyorlar? Nelere ihtiyaç duyuyorlar? Annelikleriyle çalışma yaşamını nasıl bütünleştiriyorlar, bir kimlik olarak anneliklerinden ve/veya çalışan rollerinden hangisine sahip çıkıyorlar? Çalışma yaşamında ayrımcılığa uğruyor mu anneler? İşletmelerde, kurumlarda çalışan anneler için destek mekanizmaları var mı? İnsan kaynakları politikaları aracılığıyla çalışan annelere neler sunulabilir, onların karşılaştıkları zorluklara nasıl destek olunabilir? Çalışan annelerin sahip oldukları yasal haklar neler? Türkiye ve dünya istatistikleri, çalışan annelerle ilgili hangi çarpıcı gerçekleri sunuyor ve hangi gerçekler rakamlara dökülmüyor? Yönetim bilimleri alanı kadınları ve/veya anneleri dikkate alıyor mu, yoksa onlarsız bir bilim mi inşa ediyor? Annelikleriyle birlikte, çalışma yaşamında yer almaktan vazgeçen anneler, potansiyellerini yeni girişimler kurma yolunda nasıl kullanıyor? Peki anneler yaratıcılık potansiyellerini hangi alanlarda, nasıl ve ne şekilde kullanıyor? Yeni nesillerin yaratıcılıklarına nasıl katkı veriyor?
Annelik aslında, inşa edilen bir olgu mu? Anneliğin doğasına ve gerektirdiklerine ilişkin sorgulamalar ve annelerden beklentiler sürekli değişirken ortaya çıkan annelik endüstrisi, sunduğu birçok ürün ve hizmet ile aslında anneleri bir kısır döngü içerisinde bırakıyor olabilir mi? Anneler bu kısır döngüyü kendilerini ifade ederek aşabilirler mi? Mükemmel anne var mı? Annelik savaşları da ne? Blogların dünyasında annelik nasıl bir hâle bürünüyor? Anneler kendilerini ifade edecekleri platformlarda annelikleriyle, toplumun anneliklerine ilişkin dayatmalarıyla, tüketim alışkanlıklarıyla, politik koşullarla ilgili seslerini nasıl duyuruyorlar? Annelerin mücadelesi kimlerle? Anneler çalışma yaşamında mobbinge uğruyor mu? Annelik ve hamileliğe en kutsal gözle baktığını iddia eden insanlar, çalışma yaşamı söz konusu olduğunda farklı kılıklara mı bürünüyorlar? Anneler kendi öykülerinde neler anlatıyor? Annelik ve çalışan anne kavramlarına ne gibi anlamlar atfediyorlar? Anneler özel ve çalışma yaşamlarında nelere ihtiyaç duyuyorlar? Kurumlarda ne gibi uygulamalar görmek istiyorlar? Peki neler farklı
olabilir? ...
…ve biz daha iyiye ulaşmak için neleri değiştirebiliriz?
Tüm bu sorular bizi bu kitapta buluşturdu. Değiştirmeye önce farkındalık yaratarak başlayabileceğimize inandık. Kitabın her sayfasında, bu sorulara bilimsel veri ve bilgiler ışığında anlayan, sorgulayan, açıklayan ve bazen de eleştiren tarzlarla cevaplar bulmaya çalıştık.
Kendisine benzer soruları ve daha fazlasını soran ve sorduklarına
yanıt arayan tüm okuyuculara faydalı olması dileklerimizle…
Ş. Didem KAYA, Muammer ZERENLER Çalışma hayatında yaşanan değişim ve bununla birlikte çalışma hayatında kullanılmaya başlayan psikolojik sermaye, örgüt bazında uygulanması gereken yöntemlere gereksinim duymaktadır. Bireylerin bu gereksinimlerinin giderilmesi durumunda çalışma hayatlarında ve mesleklerinde nasıl daha normal, daha mutlu, daha başarılı ve daha umutlu olabileceklerini belirlemeleri de kolay olmaktadır. Çalışma ve mesleki hayatlarında mutlu ve iyimser olan bireylerin mesleki bağlılıklarının güçlü olacağı muhtemeldir. Mesleki yaşamlarının hem geçmişinden memlun hem de geleceğinden umutlu olan bireylerin hedeflerini daha iyi tayin edecekleri, kariyer fırsatlarını değerlendirecekleri, mesleki faaliyetlere katılacakları ve bu doğrultuda kariyer planlamalarını daha etkin yapacakları düşünülmektedir.
Çalışma hayatında bireylerin psikolojik sermayeleri nasıl yönetilir? Örgüt çalışanlarının mesleki bağlılıkları nasıl arttırılır? Bunların kariyer planlamasına yansıması nasıl olur? gibi pek çok soruya cevap bulabileceğiniz bu kitabın, bahsedilen konularla ilgilenen öğrencilere, yöneticilere, çalışanlara ve akademisyenlere yol gösterici olması amaçlanmıştır.
Olca SÜRGEVİL DALKILIÇ Her dönemde “çağımızın hastalığı” şeklinde dillerde olan “tükenmişlik sendromu”; günlük yaşamın içinde ve özellikle çalışma hayatında hemen herkesin kendisini içinde bulabileceği bir sorundur. Çoğu zaman iş hayatına büyük hayallerle ve ideallerle başlayan ve başarılı bireylerin; bir süre sonra farklı sebeplerle kendilerini duygusal açıdan yıpranmış hissetmeleri, daha önce duyarlı oldukları iş çevrelerine karşı ilgilerini kaybederek duyarsızlaşmaları ve kişisel başarı duygularında azalma hissetmeleri şeklinde belirtilerle tükenmişliği rapor ettikleri görülmektedir. Bu durum, onların performanslarının düşmesine, yaptıkları işe ve beraber çalıştıkları insanlara karşı saygılarını yitirmelerine, işlerine ve çalıştıkları yerlere karşı bağlılıklarını kaybetmelerine sebep olmaktadır.
Bireylerin psikolojileri, sosyal çevreleri ve hatta fiziksel sağlıkları üzerinde yıkıcı etkileri olan tükenmişlik; aynı zamanda işletme yöneticileri ve çalışanları açısından önemli bir işgücü kaybı yaratmaktadır. Bu nedenle üzerinde önemle durulması gereken, alınabilecek önlemlerin ve çözüm yollarının sadece bireylere bırakılamayacağı bir konu olarak düşünülmelidir.