Uluslararası İlişkiler \ 2-12
Metin Aksoy Alman vakıfları, Almanya'nın siyasi değerlerinin ve kültürünün diğer ülkelerde yayılmasını sağlayarak Almanya'nın yumuşak gücüne de katkıda bulunmaktadır. Alman ulusal çıkarları etrafında programlarını yürüten vakıflar, bulundukları ülkelerin politikalarıyla çıkar çatışması yaşanmasına sebep olabilmektedirler. Vakıflara yönelik yürüttükleri ...
Devamını Göster
Ayşe Çiçek Türkiye’den Almanya’ya iş gücü göçünün üzerinden altmış bir yıl geçmiş fakat birinci kuşak göçmenlerin göç deneyimi kuşaklar boyu etkisini sürdürmüştür. Konuyla ilgili literatürde, genellikle Almanya’da doğup büyüyen kuşaklar, önceki kuşaklar gibi “uyum kabiliyeti olmayan” bireyler olarak sınıflandırılmıştır. Üçüncü kuşağın gündelik yaşam den...
Devamını Göster
Sadettin Kılıç Bir toplum düşünün!
Dilini, dinini, kültürünü bilmediği, kimliğine yabancı, etnik yapısı farklı bir ülkeye, ekonomik motivasyonlu, en fazla 2-3 yıl kalma koşuluyla, ailesini bile yanına almadan “misafir işçi” olarak bir valizle gidiyorlar. Kendi ülkesinde şehir kültürü yaşamadığı hâlde, eğitim ve meslek tecrübesi sınırlı olmasına rağmen, ...
Devamını Göster
Zeynep Özmen 2020 yılında %76,6'lık kadın istihdam oranıyla (20-64 yaş) Almanya, iş gücü piyasasına eşit katılım konusunda AB ülkeleri arasında en üst sıralarda yer almaktadır (AB-27 ortalaması %66,9). Bununla birlikte kadın ve erkeklerin istihdam biçimlerindeki önemli farklılıklar; “tipik” kadın ve erkek işleri, kadınların üst düzey yönetimde yetersiz ...
Devamını Göster
Murat Yorulmaz ABD - Rusya Federasyonu İlişkilerinde Güvenlik İkilemi (2001-2012), Amerika Birleşik Devletleri ve Rusya Federasyonu ilişkilerindeki güvenlik ikilemini örnek olaylar ve eleştirel güvenlik yaklaşımı bağlamında analiz etmektedir. İki devlet arasında güvenlik ikilemine sebep olan etmenler eleştirel güvenlik anlayışının temel argümanları olan...
Devamını Göster
Alpay Özalan Kristof Kolomb, bir kâşif miydi yoksa gözünü altın ve hazine hırsı bürümüş bir korsan mıydı?
Bartolomé de Las Casas; Kolomb'un seyir defterlerine yazmadığı, sakladığı hangi sırları açıklamıştı?
Kızılderililer, 1492 yılından önce nasıl bir hayat yaşıyorlardı? Gerçekten “vahşi” miydiler?
Aztek İmparatoru II. Montezuma, İnka İmparatoru Atahua...
Devamını Göster
Fatih Demir Bu kitap, Amerikan siyasetinin, devlet yönetiminin ve siyasal kültürünün temel unsurlarını tanıtıyor ve bu unsurların bugün aldıkları şekle nasıl dönüştüğünü vurguluyor. Amerikan siyasetinin çeşitli bölümlerine tarihsel-kurumsal bir yaklaşım kullanarak Amerikan siyasi sisteminin devam eden bir çalışma olduğunu, on sekizinci yüzyıl anayasal ç...
Devamını Göster
Fatih Bayezit Devletler arası ittifaklar, geniş bir politik stratejinin parçasıdır ve genel itibariyle dünya jeopolitiğinin asri temayülünü yansıtmaktadır. Bu yönüyle, modern dünyaya ait devletler sistemini yapılandırmaya ve dönüştürmeye yardımcı olan araçlardır. İttifaklar, İkinci Dünya Savaşı’nın ardından dünya siyasetinde tarihte eşi görülmemiş düzey...
Devamını Göster
Seyhan Sarıca Kelle “Dünya, uzun süredir hegemon devletlerin güdümünde dönüyor. Bugünün dünyasında hegemon devlet olan ABD, yüz yıla yakın süredir bu konumda bulunuyor. Seyhan Sarıca Kelle, bu çok önemli kitabında ABD'nin hegemonik konumunu yalnızca siyasal yönleriyle değil aynı zamanda ekonomik etkileriyle de inceliyor. Böylece günümüz dünyasının hegem...
Devamını Göster
Beşir Mustafayev Anadolu ve Kafkas coğrafyalarda güç sahibi olmak isteyen emperyalist devletler başta Osmanlı olmak üzere Türklerin egemenliğini parçalamak istiyorlardı. Parçalanmayı gerçekleştirmenin en uygun yollarından biri de buralarda yaşayan gayrimüslimlerle ilgilenmekti. Bu ilgiyle ırkçılık tohumları aşılanan Ermeniler, dış güçlerin destek ve kış...
Devamını Göster
Bülent Koçoğlu, Halil Apaydın, Haris Macić, İlbey Dölek, Mehmet Ali Kirman, Oya Çetintaş, Ozaj Suliman, Rıfat Atay, Serdar Saygılı, Şeref Göküş, Yalçın Çetin Her kitap, bir fikir temelinden yola çıkılarak yazılır. Her kitabın gideceği, gitmek istediği bir düşünce limanı vardır. Bu kitabın düşünce kaynağı ve limanı Aliya İzzetbegoviç’tir. Kitabın mottosu...
Devamını Göster
Abdulgani Bozkurt, Abdullah Aydın, Ahmet Ayhan Koyuncu, Ahmet Recai Tekin, Enver Arpa, Göktuğ Sönmez, Güner Özkan, Hakkı Uygur, Kadir Temiz, Levent Yiğittepe, M. Cüneyt Özşahin, Mesut Özcan, Metin Aksoy, Murad Duzcu, Murat Çemrek, Öner Buçukcu, Orhan Battır, Zehra Korkmaz Kökdere İlk yıllarındaki iyimserliği koruyan bir adlandırma ile Arap Baharı, Ortad...
Devamını Göster
Bülent Karaatlı Tarih boyunca tüm dünyanın dikkatini üzerine çeken Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgesi, “Arap Baharı” olarak adlandırılan sürecin başlamasıyla birlikte uluslararası arenada en fazla tartışılan gündem maddelerinden birisi olarak yer almaya başlamıştır. “Arap Baharı” olarak anılan Kuzey Afrika ve Orta Doğu’daki olaylar, Tunus’ta başlamış, mü...
Devamını Göster
Hande Ortay Bu araştırmada Tunus'un “Arap Baharı” öncesinde ve sırasında kadınların halk hareketine etkilerinin ne yönde ve nasıl olduğu, “Arap Baharı” sonrasında kadınların kazanımlarının neler olduğunun incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada betimsel tarama ve betimsel analiz yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, erişilen ve katılmayı ...
Devamını Göster
Serkan Yenal Değişen zaman kendi savaş tarzını da beraberinde getirmiştir. Savaşın gerçekleştiği ortam, savaşan sayısı, savaşan gruplar ve silahlar zaman içerisinden değişikliğe uğramıştır. Zaman içerisinde savaşlar; milyonlara varan kişinin ölümüyle sonuçlanan, devlet kuran, devlet yıkan, bir tek bombayla on binlerce kişiyi öldürebilen bir boyuta ulaşm...
Devamını Göster
Sait Yılmaz On dokuzuncu yüzyılda Asya'daki Batı emperyalizminin hikâyesi ve Asya ülkelerinin reaksiyonlarının geçirdiği aşamalar ve Atatürk'ün bu süreçlerden nasıl etkilendiği bu çalışmanın ana konusudur. İngilizlerin Asya ve Osmanlı'da yarattığı tahribatın kökleri ve bugüne uzantısı, üzerinde az çalışılan ve hâlâ yeterince keşfedilmemiş bir konu olmay...
Devamını Göster
Ayşen Aysun Kızıl Dünyanın stratejik ve ekonomik merkezi Asya-Pasifik bölgesine doğru kaymaya başladıkça bölgedeki büyük güç mücadelesi de uluslararası politikanın gündemine oturmuş ve Batı perspektifinde Çin’in yükselen gücünün yarattığı tehdit algısı, tüm araştırmalara konu olmuştur. Bu bağlamda bölgenin iki kilit aktörü olan Çin ve Japonya ilişkileri...
Devamını Göster
Yusuf Çınar Asya ülkelerinde iktidar mücadelelerinin temel kaynağı, ülkelerin bağımsızlığa giden süreçte girift bir tarihsel arka plana sahip olmalarından kaynaklanmaktadır. Askeri darbeler, Asya’da son zamanlarda ortaya çıkan yeni bir fenomen değildir. Yaklaşık 70 yıldır bağımsız olan Asya ülkelerinin neredeyse tamamı belirli aralıklarla askeri darbele...
Devamını Göster
Eylül Beyza Ateş Çiftçi İnişli çıkışlı bir tarihsel sürece sahip olan Rusya-Çin ilişkileri üzerine çalışmak, Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonraki süreçte daha büyük önem arz etmiştir. Bu süreçte iki ülke arası ilişkilere pek çok karşılıklı bağımlılık olgusu şekil vermeye başlamıştır. Kuşkusuz bunda; tek kutuplu olarak şekillenen yeni dünya düzeni...
Devamını Göster
Orhan Gafarlı XIX. yüzyılda Birleşik Krallık, Çarlık Rusyası, Almanya ve Fransa arasında Osmanlı İmparatorluğu, İran, Orta Asya ve Uzak Doğu ülkelerinin topraklarını elde etmek amacıyla başlamış ve uzun yıllar sürmüş jeopolitik bir mücadele yaşanmıştır. Çarlık Rusyası, 1907 tarihinde Orta Asya, Güney Kafkasya ve Doğu Avrupa'da hâkimiyet alanı oluşturmuş...
Devamını Göster
Reha YILMAZ, Galip ÇAĞ , Mehmet Akif OKUR , Hatice YAZGAN , Sedat DEMİRCİ Avrasya insanlık tarihi süresince büyük mücadelelerin alanı olmuştur. Tarihe yön veren birçok olay burada yaşanmış, birçok şahıs burada yaşamış ve “Avrasya’ya sahip olan dünyaya sahip olur.” düşüncesi bugünde geçerliliğini koruyagelmiştir.
Avrasya politikaları teorilerle şekillend...
Devamını Göster
Hasan Ali Karasar - Hasan Kanbolat Avrasya coğrafyasında stratejik düşünce kültürü Mezopotamya, Anadolu, Eski Yunan, Çin, Hint, İran, Moğol, Türk, Rus medeniyetlerinin etkileri ile çok köklü bir geçmişe sahiptir. Ortak özellikleri, belki de, hemen hepsinde “emperyal” bir tarihin izlerinin bulunmasıdır. İkinci bir ortak özellik ise stratejik düşüncenin ...
Devamını Göster
Ayşe Gülce Uygun, Barış Sevinçli, Büşra Yılmaz, Cemre Pekcan, Cengiz Dinç, Cihan Günyel, Filiz Değer, Hakan Kıyıcı, Hatice Yazgan, Kamber Güler, Kyryll Sturmak, Mehmet Çağatay Abuşoğlu, Mehmet Emir, Merve Suna Özel Özcan, Murat Çemrek, Oğuzhan Mutluer, Samet Zenginoğlu Avrupa 2023 başlığını taşıyan bu kitapta, alanında uzman akademisyenler tarafından Av...
Devamını Göster
Akif Ziya Bayrak, Aslıhan Yeniçeri Altıntaş, Ayşe Dilek Öğretir Özçelik, Bekir Karataş, Cengiz Dinç, Emrah Utku Gökçe, Fatma Pınar Eşsiz, Gürhan Ünal, Hasan Sekman, Haydar Efe, Nimet Varlık, Oğuzhan Mutluer, Önder Dilek, Samet Zenginoğlu, Seda Bayrakdar, Serpil Bardakçı Tosun, Sevim Budak, Sezai Özçelik, Şerife Özkan Nesimioğlu, Yiğit Çolak, Zeynep Erhan Bulut ...
Devamını Göster
Zeynep Ceylin Ecer Altı genişleme süreci geçiren ve günümüzde 27 üyeli büyük bir birlik hâline gelen AB'de her genişleme dalgasıyla topluluk içerisinde belirginleşen bölgeler arasındaki gelişme düzeyi farkı Birlik tarafından ekonomik, sosyal, fiziki yönden koordine edilmeye çalışılmış ve sürdürülebilir küresel rekabete dayalı dengeli bir kalkınma için f...
Devamını Göster
İrfan Kalaycı Türkiye- AB ilişkilerini farklı açılardan yorumlayan on bölüm altında toplamda yirmi yedi makalenin yer aldığı bu eser, Türkiye’de konu ile ilgilenen tüm çevrelerin takdirini alacaktır. Çünkü yazıların tamamı özgün ve Türkiye- AB ilişkilerine farklı açılardan ışık tutacak niteliktedir. Kitaptaki bölümler; giriş dersleri, ekonomi dersleri I...
Devamını Göster
M. Hakan Keskin Bu kitap daha önce Seçkin Yayınevi tarafından iki baskı yapmış kitabın güncellenmiş 3. baskısı. AB El kitabı, AB'nin bütünleşmesini bir diğer ifade ile derinleşmesini anlatan bir kitap. Diğerlerinden farklı; ilk farkı, iki dilli olması. Aynı sayfanın bir tarafı İngilizce, diğer tarafı Türkçe. Bu sayede, İngilizce programlarda verilen der...
Devamını Göster
Cihan Dura, Hayriye Atik, Cüneyt Dumrul Bu kitap Avrupa Birliği'ni, Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) arasındaki, başta Gümrük Birliği olmak üzere ekonomik ilişkileri, tarihsel süreçleri ve yapıları ulaşmış oldukları son durum itibariyle incelemektedir.
Çalışmanın ilk amacı; olabildiğince Ortodoks yaklaşımdan sıyrılarak, üniversitelerimizin iktisat, işle...
Devamını Göster
Ayşegül Bostan Bu kitap Avrupa Birliği Parlamentosunda Suriyeli sığınmacılar konulu oturumları veri seti olarak ele almış ve bu veri setlerini eleştirel söylem analizinin kollarından biri olan söylemsel-tarihsel yaklaşımla incelemiştir. Bu çalışmanın amacı Avrupalı parlamenterlerin Suriyeli sığınmacılara yönelik algısını ortaya çıkarmaktadır. Bu kitap, ...
Devamını Göster
Uğur Burç Yıldız 2008 yılında başlayan dünya finans krizinin en önemli etkilerinden biri de Avrupa Birliği’nin bazı ülkelerindeki ayrılıkçı hareketleri güçlendirmiş olmasıdır. İspanya’da Katalonya ve Bask bölgeleri, Britanya’da Kuzey İrlanda ve İskoçya, Belçika’da Flaman Bölgesi ve İtalya'da Kuzey İtalya bağımsızlık taleplerinin en güçlü olduğu yerlerdi...
Devamını Göster
Oğuz Kaymakçı AB üzerine notlarda AB’nin tarihsel perspektif içindeki gelişimi, diğer ülkelerle ilişkileri, EURO ve AGÜ’lerin yanı sıra Türkiye başlığı altında; ekonomik, mali ve politik gelişmeler çizgisinde karşılıklı ilişkilere yer verilmiştir. Çalışma, “Küresel Bir Aktör Olarak Avrupa Birliği” ve “Küreselleşme Sürecinde Türkiye- AB İlişkileri” başlı...
Devamını Göster
Ahmet Taner Göksu Avrupa Birliği, İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesinin ardından Avrupa kıtasında barış ve huzuru temin etmek, siyasi ve ekonomik açıdan daha güçlü bir Avrupa oluşturma hedefine giden yolda önemli bir mihenk taşıdır. Özellikle Soğuk Savaş döneminin sona ermesiyle birlikte ortaya çıkan yeni jeopolitik sistem, AB ve benzeri uluslararası ö...
Devamını Göster
Ali Ayata, Murat Ercan Avrupa Birliği ve Türkiye ilişkileri konusunda pek çok kitap yayımlanmış ve her yıl yenileri literatüre eklenmektedir. Ama araştırmalarda ihmal edilen konu Avrupa Birliği’nin hangi teori üzerine kurulduğu ve nasıl gelişip şekilleneceği üzerine yeterince incelenmemesi, daha kötüsü akademik ilginin zayıflığıdır. Yapılan araştırmalar...
Devamını Göster
Kadriye Gül Yücel Çalışma hayatının en tartışmalı konularından biri olan asgari ücret, özünde ekonomik bir kavram olmakla birlikte, her ulusun politik, hukuki ve felsefi algısının bir ürünü olması nedeniyle farklı veçhelerden ele alınması gereken bir olgudur. Sosyal refah devletinin toplumsal adaleti sağlaması bakımından önemli bir sosyal politika aracı...
Devamını Göster
Mehlika Özlem Ultan Yasa dışı göç konusu, Avrupa Birliği ve Türkiye gündeminde geniş bir yer kaplamaktadır. Yapılan göçlerin engellenmesi aşamasında izlenen politikalar da çeşitlilik göstermektedir. Bu çalışma, konuya Avrupa Birliği'nin bakış açısıyla bakarken; uygulamada İspanya, İtalya ve Yunanistan olmak üzere üç Akdeniz ülkesinin denizden gelen yasa...
Devamını Göster
Uğur Özgöker, Onur Gürel Çalışma, 2011 yılında baş gösteren Suriye İç Savaşı sonrası Avrupa Birliği (AB)'nin düzensiz göç ile terörizm gibi kritik sorunlarla mücadelede benimsediği yönetim stratejilerini ve politikalarını, zirve sonuç bildirgeleri, programlar ve yıllık raporlar aracılığıyla analiz etmektedir. Ayrıca AB Kolluk Kuvvetleri İşbirliği Ajansı...
Devamını Göster
Serkan Küçükdoğru Türkiye, AB ile yüzyıllar boyu süregelen komşuluk ilişkisi içerisinde tüm hassasiyeti ile davranarak önemli bir müttefik konumuna gelmiştir. Türkiye'nin AB'ye üyeliği sonucunda karşılıklı yararlar sağlanacağı aşikârdır. Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne üyeliği sürecinde, tüm alanlarda ilişkilerin gelişmesi için öncelikle "İçişleri ve Adal...
Devamını Göster
Uğur Burç YILDIZ Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne (AB) aday ülke ilan edildiği 1999 yılındaki tarihi Helsinki Zirvesi sonrasında, AB alanında çeşitli üniversitelerde birçok yüksek lisans ve doktora programı açılmıştır. Bu alanda lisansüstü öğrenim gören akademisyen adaylarının en önemli çalışma alanlarından biri, AB’nin dış ilişkileri olmuştur. Yine aynı y...
Devamını Göster
Mehmet Emir Göç ve güvenlik bağlamında icra edilen bu çalışma, Avrupa Birliği kurumsal yapısı ve üye devletlerin Libya ile olan ilişkilerine odaklanmaktadır. Libya'nın odağa alınarak yapılan bu araştırmanın ortaya çıkardığı sonuçlar, Avrupa Birliği üyesi devletlerin bu devlete bakış açılarındaki farklılıkları göz önüne sermektedir. Dolayısıyla Birlik üy...
Devamını Göster
Ali Samir Merdan Soğuk Savaş sonrası dönemde dinamik bir yapı benimseyen Avrupa Birliği, zengin doğal kaynaklara ve stratejik öneme sahip Kafkas ülkeleriyle ilişkilerini geliştirmeye başlamıştır. Avrupa Birliği; öncelikle TACIS Programı adı altında bu ülkelere mali yardımlarda bulunmuş, daha sonra İpek Yolu’nun Yeniden Canlandırılma Politikası ile Enerj...
Devamını Göster
Bayram Sinkaya, Bilge Şahin, Ekin Oyan Altuntaş, İlhan Sağsen, İshak Turan, Kamer Kasım , Kamuran Reçber, Marziye Memmedli, Mehmet Arif Türkdoğan, Mehmet Dalar, Özkan Gökcan, Samet Yılmaz, Zelal Başak Yariş Avrupa Birliği'nin değişik coğrafya, bölge ve konularla ilgili dış politikasını analiz eden bu kitap, benzerlerinden farklı ve dikkat çekici bir per...
Devamını Göster
Arif Köktaş Avrupa Birliğinde İşçilerin Serbest Dolaşım Hakkı ve Türk Vatandaşlarının Durumu adlı kitap, aynı adla tamamlanan yazarın doktora çalışmasına ve AB üyesi devletlerde yaşayan Türk vatandaşlarının serbest dolaşım hakları konusundaki çalışmalarına dayanmaktadır. Kitapta genel olarak; AB’nin kurumsal yapısı, Hukuku ve Türkiye ilişkileri ele alın...
Devamını Göster
Mesut Hakkı Caşın, Uğur Özgöker, Halil Çolak Avrupa’da yaşanan iki dünya savaşı Avrupa ve tüm dünya devletlerine önemli dersler öğretmiştir. Barış ve güvenlik içinde yaşamak tüm dünya insanlığı için bir gereklilik olmuştur. Uluslararası sistemdeki en başarılı entegrasyon örneği olarak kabul edilen Avrupa Birliği (AB), kuruluşundan günümüze kadar kurumsa...
Devamını Göster
Haşim Türker İkinci Dünya Savaşı sonrasında Avrupa’nın iktisadi, siyasi ve askeri anlamdaki bütünleşme gayretleri ancak Soğuk Savaş sonrasında ivme kazanabilmiştir. Soğuk Savaş’ın sona ermesi ile ABD’nin tek başına dünya düzenini belirleyen dev bir güç olarak ortaya çıkması, AB’nin çok taraflı bir dünya oluşturma gayreti içine girmesine ve Avrupa bütünl...
Devamını Göster
Ayşegül Gökalp Kutlu, Ender Akyol, Erkan Duymaz, Gül Ceylan Tok, Hürol Çankaya, Itır Aladağ Görentaş, Jülide Gül Erdem, Mehmet Arı 1949'daki kuruluşundan günümüze Avrupa Konseyi, bölgesel düzeyde insan haklarının korunmasının en ileri örneklerinden birini vermektedir. Bu çerçevede 1959'da Konsey bünyesinde bir Komisyon ve Divan olarak göreve başlayan Av...
Devamını Göster
Zeki Öztürk Avrupa Konseyi, İkinci Dünya Savaşı sonrası sonrası Avrupa'da barışın kalıcı olarak sağlanması ve demokrasi, insan hakları, hukukun üstünlüğü ilkelerine bağlı kalınarak demokratik güvenliğin inşa edilmesi amacıyla kurulmuş en köklü uluslararası bir organizasyondur. Avrupa Birliği ile sürekli karıştırılan, ülkemizde ve Avrupa'da yeterince bil...
Devamını Göster
John M. Hobson John M. Hobson, tarih boyunca çoğu uluslararası teorinin Avrupa merkezciliğin çeşitli biçimlerine gömülü olduğunu iddia etmektedir. Uluslararası teori, devletler arası ilişkilere dair değerden arınmış ve evrenselci teoriler üretmek yerine Batı medeniyetini dünya siyasetinin öznesi ve ideal normatif referansı olarak kutlayan ve savunan ana...
Devamını Göster
İrfan Kalaycı Dr. İrfan Kalaycı, bu çalışmasında, günümüze dek hep tartışılmış olan Türkiye'nin Avrupalı mı yoksa Orta Doğulu bir ülke mi olduğu sorusuna ekonomi-politik bir yaklaşımla yanıt aramaktadır.
Kitapta, Türkiye için “iki elbiseli” ülke tanımlaması yapılarak Türkiye'nin Avrupalılaşma süreci geçmişten geleceğe ayrıntılı olarak ve tarafsız bir g...
Devamını Göster
Kadim Ülker 15 Mayıs 1964 tarihinde imzalanan Türkiye-Avusturya İş Gücü Anlaşması, iki ülke arasındaki iş birliğini güçlendirirken binlerce insanın hayatında derin izler bırakmıştır. Bu anlaşmayla Avusturya-Türk toplumu gurbet yolculuğuna başlayarak Avusturya'nın kalkınmasında etkili olmuş ve ülkemizle Avusturya arasında daimî bir köprü kurmuştur.
Pasap...
Devamını Göster
Cenker Korhan Demir “Bu kitap, eski bir hikâyenin yeni yüzünü okuyucularına sunuyor. Hikâye gerçekten eski; çünkü benzer sorunları ve baş etme yollarını Romalı generallerden, Kızılderililerle uğraşan uzun bıçaklı Hafif Süvari Alayı mensubu subaylara, Kuzey Afrika'da görevli Fransız komutan/valilerden, Zulu savaşlarındaki "centilmen" İngiliz subaylarına ...
Devamını Göster