Tarih Öğretmenliği \ 1-1
Mehmet Yalçın Değerli adaylar,
KPSS (Kamu Personeli Seçme Sınavı), her sene eklenen yeni adaylarla birlikte bizler için aşılması güç bir engel olarak durmaktadır. Bu yolda hareket eden ve ideası olan bütün adaylar için uygun yayın desteğinin önemi daha da ön plana çıkmaktadır.
Kamu Personeli Seçme Sınavı'nda Genel Kültür alanında 27 tarih sorusu sorulmaktadır. Soruların konu dağılımına bakıldığında Genel Türk Tarihi'nden 3 soru, Osmanlı Tarihi'nden 9 soru, İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersinden 12 soru, Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi'nden ise 3 soru geldiği görülmektedir. Bu kaynak, MEB ders kitapları ve ÖSYM'nin sınav müfredatına uygun olarak hazırlanmıştır. Tarihin Analizi isimli kaynağımızın özgün ve akademik bir konu anlatımına sahip olmasını ve sınava hazırlık sürecindeki adayların sınav sırasında sürpriz yorumlar ve bilgiler içeren sorularla karşılaşmamasını sağlamak için titizlikle vücuda getirip başarınıza katkı sunmayı amaçladık.
Kitabın hazırlanmasında göz önünde bulundurulan temel koşullar;
• MEB kitapları dikkate alınarak müfredat temelli bir bilgiye sahip olunmasını sağlamak,
• ÖSYM'nin soru mantığı incelenerek soru çözümündeki sıkıntıyı gidermek,
• Bilgileri tablo hâline getirerek öğrenmeyi kolaylaştırmak ve tablo yorumlama becerisi kazandırmak,
• Madde analizi yaparak bilginin uzun süre kalıcılığını sağlamak ve yorum sorularının çözümünü kolaylaştırmak,
• ÖSYM'nin sorabileceği noktaları belirterek çalışmanın verimliliğini sağlamak,
• Karıştırılan bilgileri sayfanın sağ sütununda belirterek karışıklığı gidermek.
Tarih ve Vatandaşlık bilgilerinin kalıcılığını sağlamak ve genel tekrar için adayların bizden istediği soru cevaptan oluşan “SON ATAK” adlı kitabı da siz değerli adaylarımız için hazırladık.
Hak ettiğiniz tüm güzellikler, ömrünüz boyunca hep bir adım ötenizde olsun. Başarılar hep sizinle olsun…
Yılmaz Yıldız Bu kitap, fakülte ve yüksekokullar için kabul edilen Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Ders Programına uygun, anlaşılır ve sade bir dil kullanılarak kaleme alınmış, konular öz ve kısa olarak hazırlanmıştır. Kitap, üniversite ve yüksekokullarda yasa gereği 2 yarıyıl, toplamda 60 saat sürecek bir ders planına göre hazırlanmıştır. Kitap, bu dersi alan öğrencilere derslerinde faydalı olmasının yanında kurum sınavlarına hazırlanan adaylar için sınavlarda çıkan soruların doğru ve tam cevaplanmasına da yardımcı olacaktır.
İÇİNDEKİLER

I. Bölüm GENEL TANIMLAR
I- ATATÜRK İLKELERİ VE İNKILAP TARİHİ DERSİNİN AMAÇLARI
II- TARİHİN TANIMI VE DİĞER İLİMLERLE İLİŞKİLERİ
A- Tarihin Tanımları
B- Diğer İlimlerle İlişkiler
III- İNKILAP VE BENZERİ KAVRAMLAR
A- İnkılabın İlkesi
B- İnkılabın Bölümleri
IV- İNKILAP VE İSYANIN KARŞILAŞTIRILMASI
V- TÜRK İNKILABININ ÖZELLİĞİ
VI- ATATÜRK'E GÖRE İNKILAP
VII- FRANSIZ İHTİLALİ (14 TEMMUZ 1789)
A- Fransız İhtilali'nin Sebepleri
B- Fransız İhtilali’nin Dönemleri
C- Fransız İhtilali’nin Sonuçları
D- 1789 Fransız İhtilali'nin (İnkılabının) Osmanlı Devleti'ne Etkileri
VIII- 1830 FRANSIZ İHTİLALİ’NİN SEBEPLERİ (30 TEMMUZ 1830)
IX- 1848 İHTİLALİ (23.2.1848)
X- OSMANLI İMPARATORLUĞU'NUN JEOPOLİTİK DURUMU
XI- OSMANLI DEVLETİ'NİN YAPISI
XII- OSMANLI DEVLETİ'NİN ÇÖKÜŞ SEBEPLERİ
A- İç Sebepler
B- Dış Sebepler
XIII- OSMANLI DEVLETİ'Nİ KURTARMA GAYRETLERİ
A- Tanzimat’tan Önce Yapılan Islahatlar
B- Tanzimat Dönemi Islahatları
C- Tanzimat'ın İlanından Sonra Yapılan Islahatlar
II. Bölüm SAVAŞLAR VE SONRASI SİYASİ GELİŞMELER
I- TRABLUSGARP SAVAŞI (1911-1912)
II- BALKAN SAVAŞI (1912-1913)
A- Savaşın Sebepleri
B- I.Balkan Savaşı (1912-1913)
C- II. Balkan Savaşı (1913)
III- I. DÜNYA SAVAŞI (1914-1918)
A- Savaşın Genel Sebepleri
B- Osmanlı Devleti’nin I. Dünya Savaşına Girme Sebepleri
C- I. Dünya Savaşı’nın Başlaması ve Gelişmesi
D- I. Dünya Savaşı’nda Cepheler
IV- MONDROS MÜTAREKESİ (30 Ekim 1918)
A- Mondros Mütarekesi'nin Önemli Maddeleri
B- Mondros Mütarekesi’nin Önemi
V- I. DÜNYA SAVAŞINA SON VEREN ANTLAŞMALAR
A- Versay Antlaşması (28 Haziran 1919)
B- Sen Germen ve Triyanon Antlaşması (10 Eylül 1919)
C- Nöyyi Antlaşması (27 Kasım 1919)
D- Sevr Antlaşması (10 Ağustos 1920)
VI- OSMANLI İMPARATORLUĞU’NUN PAYLAŞILMASI VE ANADOLU’NUN
İŞGALİ
A- İstanbul'un İşgali
B- Diğer Topraklarımızın İşgali
C- Wilson Prensipleri
VII- ZARARLI ve YARARLI CEMİYETLER
A- Azınlıkların Kurduğu Zararlı Cemiyetler
B- Türklerin Kurduğu Milli Varlığa ve Türklüğe Zararlı Cemiyetler
C- Millî Varlığa ve Türklüğe Yararlı Cemiyetler
VIII- MUSTAFA KEMAL'İN İSTANBUL'A GELİŞİ VE DURUMA BAKIŞI 52
IX- MUSTAFA KEMAL'İN KİŞİLİĞİ 53
X- PADİŞAH VE OSMANLI DEVLETİ’NİN DURUMA BAKIŞI
XI- MUSTAFA KEMAL'İN SAMSUN'A ÇIKIŞI
A- Amasya Genelgesi (22 Haziran 1919)
XII- ERZURUM KONGRESİ (23 Temmuz - 5 Ağustos 1919)
A- Kongre Öncesi
B- Erzurum Kongresi'nin Açılışı ve Kararları
C- Kongrede Alınan Kararlar
D- Kongrenin Önemi
XIII- SİVAS KONGRESİ (4-11 Eylül 1919)
A- Mustafa Kemal'in Sivas'a Gelişi ve Kongre Hazırlıkları
B- Sivas Kongresi’nde Alınan Kararlar
C-Sivas Kongresi’nin Önemi
D- Damat Ferit Paşa'nın İstifası
XIV- ALİ RIZA PAŞA KABİNESİ VE AMASYA BULUŞMASI
A- Amasya Buluşması (20-22 Ekim 1919)
B- Amasya Görüşmesi’nin (Mülakatının) Bazı Maddeleri
C- Son Osmanlı Meclis-i Mebusanının Toplanması
D- Misakımillî (Millî Yemin) (28 Ocak 1920)
E- Misakımillî'nin Önemi
F- İstanbul'un Resmen İşgali
G-Temsil Heyetinin Ankara'ya Gelmesi (27 Aralık 1919)
H- İstanbul'un İşgaline (16 Mart 1920) Karşı Mustafa Kemal'in Tepkisi
XV- TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİNİN AÇILMASI (23 Nisan 1920)
A- Üyelerin Toplantıya Çağırılması
B- Meclisin Açılışı
C- TBMM’nin Özellikleri
XVI- İÇ AYAKLANMALAR
A- Sebepleri
B- Ankara Hükümetine Karşı Tepkiler
C- Ayaklanmalar
XVII- KUVAYIMİLLİYE (MİLLİ KUVVETLER), MÜDAFAA-İ HUKUK VE HEYETİ
MİLLİYE CEMİYETLERİ
A- Batı ve Güney Anadolu’da Kurulan Cepheler
B- Güney Cepheleri
XVIII- BALIKESİR VE ALAŞEHİR KONGRELERİ
XIX- ERMENİ MESELESİ VE GÜMRÜ ANTLAŞMASI
XX- GÜRCİSTAN İLE BARIŞ

III.Bölüm KURTULUŞ SAVAŞI VE SİYASİ GELİŞMELER
I- I. İNÖNÜ SAVAŞI (6-10 Ocak 1921)
A- Sebepleri
B- Safhaları
C- Sonuçları
D- Savaşın Önemi
II- LONDRA KONFERANSI (21 Şubat - 11Mart 1921)
A- Konferansa Davet
B- Konferansın Açılışı
III- II. İNÖNÜ SAVAŞI (23 Mart - 1 Nisan 1921)
A- Sebepleri
B- Safhaları
C- Sonuçları
IV- İSTİKLAL MARŞI'NIN TBMM TARAFINDAN KABULÜ
V- SOVYETLER'LE SİYASİ İLİŞKİLER VE MOSKOVA ANTLAŞMASI
(16 Mart 1921)
A- TBMM’nin Girişimi
B- Maddeleri
VI- SAKARYA MEYDAN MUHAREBESİ (23 Ağustos-13 Eylül 1921)
A- Ordunun Sakarya'nın Doğusuna Çekilmesi
B- Geri Çekilmeye Karşı TBMM’nin Tepkisi
C- Savaşın Cereyanı
D- Sonuçları
VII- KARS ANTLAŞMASI (13 Ekim 1921)
VIII- ANKARA ANTLAŞMASI (20 Ekim 1921)
IX- İTİLAF DEVLETLERİNİN BARIŞ TEKLİFİ
X- KESİN BARIŞ İÇİN SEVR ANTLAŞMASI’NDA YAPILAN İKİNCİ DEĞİŞİKLİK
TEKLİFLERİ (26 Mart 1922)
XI- BÜYÜK TAARRUZ (26 Ağustos-9 Eylül 1922)
A- Taarruz Hazırlıkları
B- Taarruz Öncesi Muhalefet
C- Taarruz Planı
D- Taarruzun Başlaması
E- Başkumandan Meydan Muharebesi
XII- MUDANYA MÜTAREKESİ (3-11 Ekim 1922)
A- Mütareke'yi Hazırlayan Olaylar
B- Konferansta Alınan Kararlar
C- Mütarekenin Önemi
XIII- LOZAN KONFERANSI VE BARIŞI
A- Konferansın Hazırlık Dönemi
B- Konferansa Katılan Devletler
C- Görüşmelerin Gelişmesi
D- Lozan Antlaşması’nın Maddeleri
XIV- SALTANATIN KALDIRILMASI (1 Kasım 1922)
A- Sebepleri
B- Saltanatın Kaldırılmasına Dair Kanunun Kabulü
C- Saltanatın Kaldırılmasının Sonucu
XV- ANKARA'NIN BAŞKENT OLMASI (13 Ekim 1923)
XVI - CUMHURİYET'İN İLANI (29 Ekim 1923)
A- Cumhuriyet'in İlanından Önceki Durum
B- Cumhuriyet'in İlanı Nasıl Gerçekleşti
C- Cumhuriyet’in İlanına Tepkiler
XVII- TÜRK MİLLİ MÜCADELESİ VE GENEL KARAKTERİ
XVIII- HALİFELİĞİN KALDIRILMASI VE İNKILAPLAR
A- Halifeliğin Anlamı
B- Halifelik Nasıl Kaldırıldı? (3 Mart 1924)
XIX- ŞER'İYE VE EVKAF VEKÂLETİNİN KALDIRILMASI (3 Mart 1924)
XX- TEVHİD'İ TEDRİSAT KANUNU'NUN KABULÜ (3 MART 1924)
XXI- ANAYASA'DA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER VE ANAYASA'NIN
LAİKLEŞTİRİLMESİ
XXII- TÜRK MEDENİ KANUNU’NUN YAYIMLANMASI (17 Şubat 1926) ve
YÜRÜRLÜĞE GİRMESİ (6 Ekim 1926)
A- Türk Medeni Kanunu'nun Kabul Aşaması
B- Medeni Kanun’un Önemi
XXIII- PARTİLER VE ÇOK PARTİLİ DÖNEME GEÇİŞ
A- Cumhuriyet Halk Partisi
B- Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası ve Şeyh Sait İsyanı
C- Serbest Cumhuriyet Fırkası
XXIV- İZMİR SUİKASTI (16 Haziran 1926)
XXV- MENEMEN OLAYI (23 Aralık 1930)
XXVI- HUKUK ALANINDA YAPILAN İNKILAP
A- Eski Hukuk
B- Yeni Hukuk
XXVII-KIYAFET İNKILABI (25 Kasım 1925)
XXVIII-TARİKATLARIN VE MEDRESELERİN KALDIRILMASI (30 Kasım 1925)
XXIX- YENİ TÜRK RAKAMLARININ VE HARFLERİNİN KABULÜ (20 Mayıs 1928 –
1 Kasım 1928)
XXX- MİLLETLERARARASI SAAT VE TAKVİMİN KABULÜ (26 Aralık 1925),
PAZAR TATİLİNİN KABULÜ (1935)
XXXI- DİĞER İNKILAPLAR
A- Yeni Tarih Anlayışı Alanında Yapılan Çalışmalar
B- Dil Alanında Yapılan Çalışmalar
C- Güzel Sanatlar Alanındaki Anlayışın Değişmesi
D- Türk Kadınının Siyasi Haklarını Kazanması
E- Ölçülerde ve Tartılarda Değişiklik (1931)
F- Soyadı Alma Mecburiyeti (21 Haziran 1934)
G- Milli Ekonominin Kurulması ve İzmir İktisat Kongresi (17 Şubat - 4 Mart 1923)
H- Tarım Alanında Yapılan Çalışmalar


XXXII-TÜRK SANAYİİNİN GELİŞMESİ İÇİN ALINAN TEDBİRLER
A- Cumhuriyet Dönemi’nde Endüstrinin Gelişmesi İçin Alınan Tedbirler
B- Endüstrileşmek İçin Tespit Edilen Çalışma Programı

IV. Bölüm ATATÜRK İLKELERİNE GENEL BAKIŞ
A- Atatürk İlkeleri
B- Bütünleyici İlkeler (Yardımcı İlkeler)
a- Milli Egemenlik
b- Milli Birlik, Beraberlik ve Ülke Bütünlüğü
c- Özgürlük ve Bağımsızlık
d- Yurtta Sulh, Cihanda Sulh
e- Akılcılık ve Bilimcilik
f- Çağdaşlaşma ve Batılılaşma
g- İnsan ve İnsanlık Sevgisi

V. Bölüm TÜRKİYE İLE KOMŞULARI ARASINDAKİ SİYASİ GELİŞMELER
A- Atatürk'ün Dış Siyaseti
B- Irak Sınırı ve Musul Sorunu’nun Çözümü (5 Haziran 1926)
C- Türkiye - Yunanistan Azınlık Antlaşması (10 Haziran 1930)
D- Balkan Antantı (9 Şubat 1934)
E- Montreux (Montrö) Sözleşmesi (20 Temmuz 1936)
F- Sadabat Paktı (8 Temmuz 1937)
G- Hatay'ın Anavatan'a Bağlanması
H- İkinci Dünya Savaşı
I. İkinci Dünya Savaşı Sonrası Türkiye

BİBLİYOGRAFYA 199
İsmail Özçelik - Nuri Yavuz Yakın tarihimizin öğretilmesinin, millî bilinci uyandıracak ve ayakta tutacak çalışmalar arasında önemli bir yeri bulunmaktadır. Türk tarihinin önemli bir bölümünü oluşturan modernleşme gayretleri ile ilgili konuları bilmek, bu döneme nereden ve nasıl gelindiğini anlamak, günümüzü kavramak açısından gereklidir.
XX. yüzyılın ilk yarısında Türk milleti verdiği mücadele ile işgalci devletleri ülkesinden kovduğu gibi, Mustafa Kemal'in önderliğinde, yeni bir toplum olma yolunda ileri ve önemli adımlar atmıştır. Bunun birinci safhası silahlı bir millî mücadeledir ki, bu mücadele, bütün imkânsızlıklara rağmen büyük bir gayret ve fedakârlıkla yürütülerek başarıya ulaştırılmıştır. Bu başarıda Türk milletinin bütün fertlerinin, Mustafa Kemal'in önderliğinde gayreti, alın teri ve kanı bulunmaktadır.
Bir lider olarak Atatürk'ü tanıyabilmek, O'nun sinesinden çıktığı Türk milletinin başarılarının kaynaklarını anlamak bakımından da gereklidir. Toplumların dünü, bugünü ve yarını, birlikte bir bütün teşkil eder. Tarih bilinci, bu bütünün yardımıyla oluşur. Millet fertlerinin ve özellikle gençlerin millî bilinç sahibi olmaları, millî birlik ve beraberliğe ulaşmaları açısından son derece önemlidir.
Atatürkçülüğü öğrenmek, aynı zamanda milliyetçi bir çağdaşlaşma sisteminin anlamını kavrayabilmek demektir. Mustafa Kemal Atatürk, çağdaşlaşmayı sağlayabilmenin, ancak bilimin önderliğinde yapılacak çalışmalara bağlı olduğuna inanmış ve bu inancı geniş kitlelere duyurarak onların da benimsemelerini sağlamıştır.
Gençlerimiz, Atatürkçü düşünceden hareket ederek günümüz dünyası içinde Türk milletinin saygın ve ileri bir seviyeye ulaşması için gerekli gayreti göstereceklerdir. Bu temel bilincin oluşmasında, konu ile ilgili bilgileri gençlere kazandıracak bu eserin büyük önemi olacağı kanaatindeyiz.
Seán Lang Kıtanın kökenlerinden günümüze, Avrupa’nın zengin tarihine bir bakış
İster deneyimli bir tarih meraklısı ister yolun başında bir çaylak olun, Avrupa Tarihi For Dummies tutku, güç ve entrikayla dolu bir kıtanın tarihi için mükemmel bir rehberdir. Bildiğimiz Avrupa’yı meydana getirmiş olan felaketler, zaferler, güç mücadeleleri ve siyasetin içinde, Roma dönemi kalıntılarından ve Rönesans’tan dünya savaşlarına ve Eurovision’a uzanan büyüleyici bir seyahat yapın. Geçmişi tekrar canlandırmak için gerçeklerle ve hikayelerle dolu olan bu kitap Avrupa ve onun 21. yüzyıldaki dönüşümü hakkında güncellenmiş bilgiler sunuyor. Avrupa Tarihi For Dummies gerçeklerle eğlenceyi bir araya getirip geçmişi yeniden canlandırıyor.

• Başlangıçta. Kıtanın kökenlerine bir bakış, ilk Avrupalılar ve Taş Devri’nde Avrupa.
• Kadim tarih. Yunan şehir devletlerini keşfedin ve Roma İmparatorluğu’nun çalkantılı günleri hakkında bilgi sahibi olun.
• Tünelin sonundaki ışık. Karanlık Çağlardan Kutsal Roma İmparatorluğu’nun, papaların ve Haçlıların Orta Çağ Avrupa’sına bir gezinti yapın.
• Yeni fikirler ve yeni dünyalar. Osmanlı İmparatorluğu, Reformasyon, Rönesans ve Yeni Dünya.
• En tepeye yükseliş. Avrupa’nın Sanayi Devrimi’ne öncülük edişini, kontrolünü ve hakimiyetini dünyaya yaymasını izleyin.
• Paramparça. Devrimler ve dünya savaşları kıtayı lime lime ediyor.

Kitabı açın ve
• Taş Devri’nden
• Bilgi Çağı’na uzanan kapsamı
• Kontrolden çıkmış Yunan ve Romalıları
• Kaleler, şövalyeler ve Kara Ölüm’ü
• Reformasyon ve neden olduğu kargaşayı
• Tabii ki, Napolyon’u
• Fransız Devrimi ve milliyetçiliğin yükselişini
• Avrupa ve imparatorlukları
• İki dünya savaşı ve Rusya’da devrim çağını inceleyin.
Abdrasul İsakov, Ahmet Kanlıdere, Dinçer Koç, Erhan Aktaş, Giray Saynur Derman, Güljanat Kurmangalıyeva Ercilasun, İlyas Kemaloğlu, Konuralp Ercilasun, Mehmet Demiryürek, Murat Özkan, Nuri Kavak, Ömer Metin, Ramin Sadıgov, Sadık Müfit Bilge, Şenay Yanar Türk Dünyası, geçmişte olduğu gibi günümüzde de ilgi duyulan, dikkate alınması gereken ve ehemmiyetini koruyan bir gerçeklik olarak dünya gündeminde önemli bir yer teşkil etmektedir. Dünyanın ulaşım, enerji ve ticaret koridorunun merkezinde yer alarak uzunca bir süredir özellikle küresel güçlerin ilgi odağında olmuştur. Türk Dünyası'nı oluşturan topluluk ve halkların 19. yüzyıl ile 20. yüzyıl boyunca büyük bir bölümü esaret altında kalmıştır; hatta bugün bir kısmı hâlâ bağımsız bir hayat sürememekte, bununla birlikte millî ve dinî değerlerine sahip çıkarak öz kimliğini korumaktadır. Bu çerçevede biz de 4000 yıllık Türk tarihimizi ortaya koyan serimizin “Çağdaş Türk Dünyası” başlığını taşıyan bu üçüncü kitabıyla takriben 1850'lerden 2020'ye kadar Türkistan, Sibirya, İdil-Ural, Kırım, Kafkasya, İran, Balkanlar, Orta Doğu ve Kıbrıs'taki Türk varlığını incelediğimiz gibi Türkiye'nin yanı sıra dünyada söz sahibi ülkelerin Türk Dünyası'na yönelik siyasetlerini ve bu dünyayı nasıl algıladıklarını da ortaya koymaya çalıştık.
Kitap, özellikle üniversite öğrencilerine yönelik olarak hazırlansa da konuya ilgi duyan, temel düzeyde bilgi sahibi olmak isteyen ve dünya güç merkezlerinin Türk Dünyası'na yönelik yaklaşımlarını öğrenmek isteyenlerin de istifade edebileceği bir eser oldu. Faydalı olması dileğiyle…
Seyithan Altaş Öğrenim çağımızın her döneminde genel bir tarih dersi olarak gördüğünüz “Atatürk İlkeleri ve Devrim Tarihi” dersi Türk devrimini hazırlayan gelişmelerden oluşmaktadır. Ancak bu genel bir tarih anlayışı dışında daha da geniş bir mana ifade etmektedir. Çünkü Türk devrimi, emperyalizme ve onun içerideki işbirlikçilerine karşı verilmiş bir mücadele olduğu kadar bir çağdaşlaşma hareketidir. Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde gerçekleştirilen bu hareket Doğu halkları arasında olduğu kadar Batıda da en geniş yankıları ve övgüleri almıştır. Bağımsızlık savaşının kazanılmasıyla Türk devrimini tamamlayan çağdaşlaşma hareketleri ile de bir toplumun kaderi feodal bir yapıdan ileri, çağdaş bir yapıya doğru geliştirilmiştir.
“Atatürk İlkeleri ve Devrim Tarihi” dersinin amacı, geleceğimizin güvencesi olan gençlerimizin her bakımdan gelişmelerini sağlamak, Türk çağdaşlaşma devriminin çeşitli aşamalarını dün, bugün ve yarın anlayışı içinde kavramak, daha da ileriye götürmelerini sağlamak olacaktır. Geçmişte yaşananların geleceğe sağlam bir temel olacağı bilincine bu dersle ulaşacağız. Umarım bu kitabın bu bilince ve sağlam bir düşünce yapısına sahip olmak bakımından Türk gençlerine katkısı olur.
Seyithan Altaş Öğrenim çağımızın her döneminde genel bir tarih dersi olarak gördüğünüz “Atatürk İlkeleri ve Devrim Tarihi” dersi Türk devrimini hazırlayan gelişmelerden oluşmaktadır. Ancak bu genel bir tarih anlayışı dışında daha da geniş bir mana ifade etmektedir. Çünkü Türk devrimi, emperyalizme ve onun içerideki işbirlikçilerine karşı verilmiş bir mücadele olduğu kadar bir çağdaşlaşma hareketidir. Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde gerçekleştirilen bu hareket Doğu halkları arasında olduğu kadar Batıda da en geniş yankıları ve övgüleri almıştır. Bağımsızlık savaşının kazanılmasıyla Türk devrimini tamamlayan çağdaşlaşma hareketleri ile de bir toplumun kaderi feodal bir yapıdan ileri, çağdaş bir yapıya doğru geliştirilmiştir.
“Atatürk İlkeleri ve Devrim Tarihi” dersinin amacı, geleceğimizin güvencesi olan gençlerimizin her bakımdan gelişmelerini sağlamak, Türk çağdaşlaşma devriminin çeşitli aşamalarını dün, bugün ve yarın anlayışı içinde kavramak, daha da ileriye götürmelerini sağlamak olacaktır. Geçmişte yaşananların geleceğe sağlam bir temel olacağı bilincine bu dersle ulaşacağız. Umarım bu kitabın bu bilince ve sağlam bir düşünce yapısına sahip olmak bakımından Türk gençlerine katkısı olur.
Peter Haugen Dünya tarihinde kişisel rehberiniz şimdi güncellendi!
Dünya tarihine dair daha fazla bilginiz olmasını mı istiyorsunuz, bu özlü rehber dünyayı bugünkü haline getiren tüm önemli oyuncuları ve olayları ayrıntılarıyla açık bir biçimde izah ediyor. İnsanlık tarihinin bütününü ele alan bu kapsamlı kaynak, yirmi birinci yüzyıldaki dünyanın nasıl vücuda geldiği hususunda size bir fikir vererek, dinden bilime, oradan sanata ve savaşa kadar her alandaki önemli gelişmelere ışık tutuyor.
Geçmişle bağlantı kurmaya başlayın Neandertaller ile karşılaşır, Homer’e yönelir, Atlantis’i yükseltir ve Firavunları mumyayla korurken çağlara ad verin.
Sayılarla güç kazanın eski medeniyetlerden bugünün küresel topluluğuna kadar gelen büyümenin izlerini sürün ve toplumları başarıya veya başarısızlığa götüren faktörleri keşfedin.
Düşüncenin etkisini keşfedin dinin çıkışı, felsefenin kökleri, bilimin gelişimi ve hislerimiz ve inançlarımızın bizi nasıl sürekli olarak yeniden tanımladığını anlamaya çalışın.

Savaşın küresel sonuçlarını anlayın Grekler ve Romalılar ile ata binerek, süvarilerle birlikte silahlanarak, hendek kazarak, insanların modern savaşlar başlatmada tuttukları yolları izleyin.
Önderler ve düzeni sarsanlarla; büyük liderler, cesur devrimciler, acımasız titanlar ve adı duyulmamış kahramanlarla tanışın.
Yirmi birinci yüzyılın önemli olaylarını; 11 Eylül ile Afganistan ve Irak savaşları, iklim değişikliği, Katrina Kasırgası ve Çin, Hindistan ve Brezilya’nın ekonomik yükselişini inceleyin.
Kitabı açın ve
• Tarihin detaylı bir değerlendirmesini
• Dünya dinlerinin gelişimini
• İncil’den Haklar Bildirisi’ne kadar başlıca tarihi belgelerin değerlendirmesini
• Yazının ve resmin icadını
• Dünyayı kökten değiştiren bilimsel gelişmeleri
• Dünyayı değiştiren insanların ve dünyanın değiştirdiği insanların özlü biyografilerini
• Dünya geçmişindeki unutulmaz on tarihi inceleyin.
Mustafa Gündüz Hafızası, tarihinde saklanan bilimin sıhhat derecesini yöntemi belirler. Tarih, bilimler hiyerarşisindeki mevziini kuvvetlendirmek için tarihyazımına, ürettiği verilerden daha çok önem verir. Eğitim, tarih ve sosyolojinin kesiştiği kavşakta anlam bulan eğitim tarihi, dünyada olduğu kadar Türkiye’de de bakir sahalardan biridir. Çok az topluma nasip olan özgün kurum, tecrübe ve eserlere sahip olmasına karşın, biriken sorunlar karşısında çözümsüzlük ve çaresizlik girdabında bunalan eğitim sisteminin temel krizlerinden biri, tarihine duyarsızlığıdır.
Eğitim Tarihinin Peşinde, Türkiye’de eğitim tarihçiliğinin tarihine yönelik özgün bir birikim sunarken, bu çok disiplinli sahanın avantajlarına, sınırlılıklarına ve temel meselelerine ışık tutarak, eğitimin tarihi, sosyal ve kültürel temelleriyle ilgilenenlere rehber olmayı denemektedir.
Bilimin katalizör güçlerinden biri, hasbi tenkittir. Eleştirisiz ortamda uzmanlıktan, ilmî derinlikten, yenilik cesaretinden ve meslekî etikten bahsetmek güçtür. Alanıyla ilgili tarihî birikim yanında, kitapların güvenirlik derecesini, niteliğini, zayıf ve güçlü yönlerini tefrik edip, kaynaklar arasında sınıflamalar yapabilmek her bilim adamından beklenen bir vasıftır. Bilimsel araştırmalarda yaratıcılığın filizlenmesi söz konusu yetkinlikte içkindir. Bu realiteye istinaden, elinizdeki kitap eğitimin tarihi, sosyal ve kültürel temellerine ilişkin güncel kitaplar üzerine serinkanlı ve uzun değerlendirmeler de sunmaktadır.
Nihat Yazılıtaş Bilinen en eski gezgin Yunanlı tarihçi, coğrafyacı ve filozof olan Strabon (MÖ 64-MS 24)'dur. Strabon'dan sonra günümüze kadar çok sayıda gezgin dünyayı dolaşmış ve gezip gördükleri yerleri seyahatnamelerinde anlatmışlardır. Bu eserlerinde, gittikleri yerlerin coğrafyasından, orada yaşayan insanların hayat tarzlarından, kültürlerinden, medeni durumlarından, inançlarından, mimari yapılardan, ticari hayattan, oralarda anlatılan olağanüstü olaylardan, hikâyelerden, efsanelerden ve daha birçok şeyden bahsetmişlerdir. Bu bağlamda seyahatnameler, tarihi açıdan özellikle de kültür tarihi açısından son derece önemli kaynaklardır.
Her gezgin, seyahatine, içinde yetiştiği kültür çevresinin ona yüklediği kendi inançları ve kabulleri ile yola çıkar. Gördüklerini de buna göre değerlendirir. Bundan dolayı bu çalışmada seyahatnameler belirlenirken farklı kültür ve inanç çevrelerine mensup seyyahları seçilmeye gayret edilmiştir. Böylece, Irak'tan Sünni Müslüman İbn Fazlan (IX. yy.), İran'dan Şiî Müslüman Nâsır-ı Husrev (XI. yy.), İspanya'dan Yahudi Benjamin ve Alman Yahudisi Petachia (XII. yy.), yine İspanya'dan Sünni Müslüman el-Gırnâtî (XII. yy.), İtalya'dan Hristiyan Marco Polo (XIII. yy.), Fransa'dan Hristiyan misyoner Wilhelm Von Rubruk (XIII. yy.), Fas'tan Sünni Müslüman İbn Battûta (XIV. yy.) ve son olarak da Almanya'dan Hristiyan Johannes Schiltberger (XIV-XV. yy.) bu çalışmaya dâhil edilmiştir. Böylece kendi zamanlarında Ortaçağların bilinen üç kıtasını gezen ve farklı inanç ve kültür çevrelerinden gelen bu gezginlerin gözünden, bu coğrafyalarda yaşanan, kimileri gerçek ama çoğunluğu gerçek olamayacak kadar olağanüstü olan fantastik hikâyeleri bir araya getirerek okuyucuya sunduk. Okuyucular bu fantastik hikâyeleri okumaya başladıklarında günümüzde popülerliği artmış olan fantastik hikâyelerin, romanların, dizilerin ve filmlerin konularıyla bu fantastik hikâyeler arasındaki benzerlikleri, yani bu modern çalışmalara Ortaçağ anlatılarının nasıl kaynak etmiş olduğunu da göreceklerdir.
Keith D. Dickson O en muhteşem nesle şekil vermiş savaşı keşfedin! II. Dünya Savaşı yirminci yüzyıldaki anlaşmazlıkların en yıkıcısıydı. Peki, bu savaş nasıl ve neden oldu? Büyüleyici anekdotlar, ilginç ek bilgi kutuları ve Efsane 10'lar listeleri ile dolu olan bu kaynak, savaşa neden olan meseleler hakkında sizi bilgilendirirken Pearl Harbor'dan Yahudi Soykırımı'na, D-Günü'nden Hiroşima'ya kadar her şey ve daha fazlası hakkında işin aslını anlatıyor.
• Bir liderin fikirlerinin bir ülkenin kaderini nasıl çizdiğini öğrenin! Hitler'in komutanları ile ilişkisi ve yanlışa sürüklenişi hakkında bilgi sahibi olun.
• Bir buluşun insanlık tarihine nasıl kara bir leke çaldığını görün! Atom bombasının keşfini ve bunun insanlık tarihi için nasıl kötüye kullanıldığını okuyun.
• Bir kıtanın sınırlarını yeniden çizin! Savaş süreci ve sonrasında Avrupa'da el değiştiren şehir ve bölgelerde gezinin.
• Toplumların savaş karşısındaki mücadelesini izleyin! Doğrudan savaşın içinde olmayan insanların savaştan nasıl etkilenip nereden nereye sürüklendiğini görün ve bunun günümüz toplumlarına yansımalarını takip edin.
• Üç kıtanın bir savaşın çevresinde bir araya gelmesine şahitlik edin! Savaşın büyük resmine bakarak sadece karada değil, denizde ve havada da gerçekleşen çatışmaları gözlemleyin.
Kitabı açın ve
• Savaşın kökenini ve amaçlarını,
• Diktatörlerin yükselişini,
• Mihver ve Müttefik Devletlerin kimler olduğunu ve ittifakların kuruluşunu,
• Faşizm ve Nazizm kavramlarını,
• Normandiya Çıkarması'nın detaylarını,
• Avrupa'daki güç dengelerinin değişimini öğrenin.
Abdül Halim Varol, Cevdet Yakupoğlu, Ergin Ögcem, Erhan Ateş, Halil İbrahim Gökbörü, Kemal Taşcı, Mehmet Vural, Mustafa Hizmetli, Mustafa Uyar, Özgür Tokan, Özkan Dayı, Seyfullah Kara, Tunay Karakök İlk Türk-İslam Devletleri Tarihi kitabı, Orta Çağ Müslüman ve Türk devletlerinin tarihini konu edinen yeni ve özgün bir çalışmadır. Kitap, kronolojik bakımdan geniş bir tarihi dönemi kapsamaktadır. Bu süreçte İslamiyetin zuhuru, Türklerin İslam dinini kabulü, Müslüman Türk devletlerinin kuruluşu ve İslam dünyasındaki hâkimiyetleri; ayrıca bu devletlerin teşkilat, kültür ve medeniyet mevzuları işlenmiştir. Böylece bir yandan İslam tarihi içinde gelişen siyasi, sosyal ve kültürel mevzular; bir yandan da ilk Müslüman Türk devletlerinin siyaset, teşkilat, kültür ve medeniyet konuları ele alınmıştır. Kitaptaki konular, özgün bir yaklaşım ve akademik bir üslup içinde kaleme alınmıştır. Alanında uzman çok sayıda akademisyenin katkısıyla hazırlanan İlk Türk-İslam Devletleri Tarihi kitabı, üniversiteler için de ders kitabı niteliğindedir.
Cengiz Dönmez, Kubilay Yazıcı

Ülkemizde T.C. İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük konuları, İlköğretimden – Yükseköğretime kadar bütün eğitim kurumlarında öğretilmektedir. Ancak bu ders ve konuların öğretimi geçekleştirilirken, dünyadaki benzer nitelikli ders ve konuların öğretimi sırasında benimsenmiş, çağdaş yöntemi teknik ve stratejilerin kullanılmadığı görülmektedir. Özellikle Atatürkçülük konularında, programlarda değer boyutunun dikkate alınmamış olması sebebiyle, istenilen sonuçların tam olarak alınması mümkün olamamaktadır. Bu durumu ortadan kaldırmaya yönelik, bazı teşebbüslerde bulunulmuş olsa da, şimdiye kadar, çözüm önerilerini de içeren, ciddî bilimsel ve akademik çalışmalar yapılmamıştır.İşte bu kitap, T.C. İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük konularının eğitim-öğretiminde mevcut sorunların ortadan kaldırılarak, daha olumlu sonuçların alınmasına yardımcı olmak amacıyla hazırlanmıştır. Başta öğretmen adayları, öğretmenler ve akademisyenler olmak üzere, ilgili tüm kesimlere sorunlarla birlikte çözüm önerileri de sunan bu kitap, alanındaki ilk çalışma niteliğindedir.T.C. İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük konularının öğretiminde; kavramla birlikte konuların değer ve beceri boyutunun da göz önünde bulundurularak, uygun yöntem, teknik ve stratejilerle, uygun araç-gereçlerin nasıl kullanılması gerektiğine dair geniş bilgilerin yer aldığı kitap, bu konuların öğretiminde istenilen hedeflere ulaşılmasına büyük katkı sağlayacaktır.



Ali Ahmetbeyoğlu, Altay Tayfun Özcan, Erhan Aktaş, Hayrettin İhsan Erkoç, Hikmet Demirci, Konuralp Ercilasun, Murat Öztürk, Mustafa Kalkan, Münevver Ebru Zeren, Osman Karatay, Osman Karatay, Tilla Deniz Baykuzu, Üçler Bulduk Dört bin yıllık Türk tarihinin önemli bir safhasını teşkil eden İslam öncesi Türk tarihi günümüzde sürekli artan bir ilgiye mazhar olmaktadır. Bunu hem akademik hem de popüler açıdan rahatlıkla iddia etmek mümkündür. Evlerin adresleri olduğu gibi insanların da adresleri vardır ve bu adresleri atalarıdır. Diğer uluslar gibi Türk ulusu da nereden geldiğini, atalarının kimler olduğunu hep merak etmiş, bu nedenden ötürü bu konuya eğilen eserlere de ciddi bir ilgi oluşmuştur. Bu ilgiyi geleceğin öğretmenleri olacak üniversite öğrencilerinin de duymamaları mümkün değildir. Bu çalışma, hem doğru bilgiyi vermek hem de ilgilenenleri doğru kaynaklara yönlendirmek amacıyla yapılmıştır. Dönemi ele alan literatürde, isim ve terimlerin yazılışı ve okunuşu konusunda tam bir birliktelik olmasa da bu tartışma ve karmaşa en aza indirilmeye gayret edildi. Zevkle okunması dileğiyle…
Ali AKTAN Kitabın konusu, İslam dininin doğuş ve yayılış tarihidir. Hz. Peygamber, getirmiş olduğu dinin bütün Arap Yarımadası'na yayıldığını görme mutluluğuna erişmiştir. Onun vefatını izleyen yüz yıl içerisinde ise İslam devleti, tek merkezden idare edilen en büyük siyasi sınırlarına ulaşmıştır.
Kitabın giriş bölümünde, İslam tarihinin temel kaynakları tanıtıldıktan sonra, İslam öncesi Arap tarihi hakkında özlü bilgiler verilmiştir. Birinci ve ikinci bölümler, Hz. Peygamber'in hayatına ayrılmıştır. Bu bölümlerdeki ana başlıklar belirlenirken klasik siyer kitaplarında olduğu gibi kronoloji değil, konu bütünlüğü esas alınmıştır. Dört Halife Dönemi ve Emevîler ise ayrı birer bölüm olarak düzenlenmiştir. Türklerin kitleler hâlinde İslam'a girdikleri Abbasîler Dönemi'ne ise bu çalışmada yer verilmemiştir. Esasen tarih bölümü öğrencileri için hazırlanmış olan böyle bir eserde buna gerek görülmemiştir. Çünkü “İlk Müslüman Türk Devletleri Tarihi” gibi bazı derslerde, Türk tarihiyle ilgili olduğu ölçüde Abbasîlerden de söz edilmektedir.
Bu kitaptaki bilgiler, ilk defa burada ortaya atılmış değildir. Temel kaynakların yanı sıra, bu konuda yerli ve yabancı birçok araştırmacının yazdığı eserlerde daha fazlasını bulmak mümkündür. Bununla birlikte çok geniş bir zaman ve mekânı ilgilendiren bu bilgilerin tamamı belli bir hacim içinde sunulmuştur. Verilen bilgilerle yetinmek istemeyenler, dipnotlarda ve kaynakçada isimleri verilen eserlerden başlayarak başka kaynaklara da başvurabilirler. Bu kitap, bir ders kitabı olarak tasarlanıp hazırlanmış olmasına karşın, ele aldığı konu bakımından her kesimden okuyucuya hitap edecek mahiyettedir.
Adnan Demircan İslâm Medeniyeti insanlık tarihinin en büyük ve etkili medeniyetlerinden biridir. İnsanlığın sahip olduğu birikim ve kazanımların ortaya çıkışında İslâm Medeniyeti’nin önemli payı vardır. Bilindiği gibi bilgi ve hikmet insanlığın ortak malıdır. Müslümanlar da dünyanın en önemli medeniyetlerinden birisini kurdukları dönemde bilgi ve hikmetin korunmasına ve gelişmesine önemli katkılarda bulunmuşlardır.
Allah’ın son elçisi Hz. Muhammed’in (s.a.v.) Mekke’de Hira Mağarası’ndan başlattığı medeniyet yürüyüşü günümüze kadar devam etmekte İslâm, insanlık için önemini korumaktadır. Bu sebeple geçmişte İslâm Medeniyeti’ne mensup milletlerin ve kurdukları devletlerin tarihini öğrenmek bugünü anlamak için önem arz etmektedir.
İslâm’ın doğduğu coğrafyadan ve dönemden başlayarak Osmanlılar dönemine kadar yaklaşık yedi asırlık dönemin ele alındığı kitapta hem siyasî tarih hem de medeniyet ve kültür tarihi açısından önemli olaylar ve olgular ele alınmıştır.
Siyasî ve bölgesel durum dikkate alınarak yapılan tasnifte siyasî tarihi ele alınan her dönemin sonunda medeniyet tarihi; toplum, siyaset, yönetim, adalet, ekonomi, maliye, eğitim, ilim ve kültür, mimari ve sanat, din gibi belli başlı konular çerçevesinde değerlendirilmiştir. Böylece İslâm Tarihi’nin sadece hanedanlar tarihinden ve savaşlardan ibaret olmadığı sosyal hayat, ilim ve kültür açısından da önemli gelişmelerin yaşandığı vurgulanmıştır.
Ramin Sadıgov 1917'de Rusya'da iki devrim meydana geldi. İlkinde, üç yüz yıllık Romanov hanedanı devrilerek Çar Nikola tahttan indirildi. İkincisinde, iktidara geçen Geçici Hükûmet, Bolşevikler tarafından silahlı isyanla uzaklaştırıldı.
Bolşeviklerin iktidarı ele geçirmeleri, Rus toplumunu devrimci sol ideoloji yandaşları ve eski rejim taraftarları diye ikiye böldü. Dahası Bolşeviklerin dayatmacı, baskıcı, tek parti diktatörlüğüne dayalı siyasetleri toplumdaki ayrışmayı daha da derinleştirdi. Sonuçta, ülke 1917-1920 yılları arasında İç Savaş'a sahne oldu.
İç Savaş, Rusya'nın başkente yakın merkez şehirleri dışında hemen hemen bütün bölgelerinde yaşandı. Çatışmalar ülkeyi ekonomik, toplumsal, kültürel ve siyasal bir çöküntüye uğrattı. Savaşın kazananı Bolşevikler, kaybedeni ise Rus halkı oldu. Zira halk dünya savaşından sonra iç mücadele yıllarında daha da yıprandı ve Sovyet yönetimi altında yaşamak istemeyen milyonlar ülkeden ayrıldı. Savaştan zaferle ayrılan Bolşevikler ise geride kalanlarla yeni bir toplum ve kendi ideolojilerine dayalı bir ülke tesis ettiler.
Komisyon Devlet Memuru olmak isteyen Değerli Adaylar,

Kamu Personeli Seçme Sınavında “Genel Kültür” başlığı altında 60 soru sorulmaktadır. Bu soruların 27’si Tarihten, 18’i Coğrafyadan, 9’u vatandaşlıktan,6’sı ise Güncel Bilgilerden gelmektedir.
Tarihteki 27 sorunun konu dağılımı şöyledir:
• İslamiyet Öncesi Türk Tarihi
• Türk – İslam Tarihi
• Osmanlı Tarihi
• Osmanlı Yenileşme ve Demokratikleşme Hareketleri
• Avrupa’da Yaşanan Gelişmeler ve Bu Gelişmelerin Türk-İslam Dünyasına Etkileri
• XX. Yüzyılda Osmanlı Devleti
• Kurtuluş Savaşı’nın Hazırlık Dönemi
• Kurtuluş Savaşı Muharebeler ve Antlaşmalar Dönemi
• Atatürk ilke ve İnkılapları
• Atatürk Dönemi Türk Dış Politikası
• Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi
Değerli Adaylar,
Konu anlatımı kitabımız KPSS alanında oldukça deneyimli bir ekip tarafından hazırlandı. Kitap hazırlanmadan önce geçmiş yıllarda çıkan sorular analiz edildi, ÖSYM’nin bu sınav formatı için belirlediği konular incelendi, yıllar içerisinde yaptığı değişiklikler not edildi ve sonuçta elinizdeki bu eser meydana geldi.
Kitabımızdaki sınav konuları kolay, anlaşılır ve sade bir şekilde anlatıldı. Çözümlü sorular, önemli ara notlar ve konu kavrama testleri ile konuların kolayca öğrenilmesi amaçlandı. Gerisi size kaldı…
Başarı dileklerimizle…
Komisyon Soru bankalarımız, KPSS alanında oldukça deneyimli bir ekip tarafından hazırlandı. Kitaplar hazırlanmadan önce geçmiş yıllarda çıkan sorular analiz edildi, ÖSYM’nin bu sınav formatı için belirlediği konular incelendi, yıllar içerisinde yaptığı değişiklikler not edildi ve sonuçta bu eserler meydana geldi.
Bireysel öğrenme tekniklerine uygun olarak hazırlanan kitaplarımızdaki sınav konuları kendi içerisinde ara başlıklara ayrıldı ve testler 15 ila 20’şer soru olarak hazırlandı.
Soruların kolaylık ve zorluk derecesi ise tamamen ÖSYM formatına göre belirlendi.
Mehmet Yalçın Değerli adaylar,
KPSS (Kamu Personeli Seçme Sınavı), her sene eklenen yeni adaylarla birlikte bizler için aşılması güç bir engel olarak durmaktadır. Bu yolda hareket eden ve ideası olan bütün adaylar için uygun yayın desteğinin önemi daha da ön plana çıkmaktadır.
Bu kaynak, MEB ders kitapları ve ÖSYM'nin sınav müfredatına uygun olarak hazırlanmıştır. Son Atak isimli kaynağımızın özgün ve akademik bir konu anlatımına sahip olmasını ve sınava hazırlık sürecindeki adayların sınav sırasında sürpriz yorumlar ve bilgiler içeren sorularla karşılaşmamasını sağlamak için titizlikle vücuda getirip başarınıza katkı sunmayı amaçladık.
• Kitabın hazırlanmasında göz önünde bulundurulan temel koşullar;
• MEB kitapları dikkate alınarak müfredat temelli bir bilgiye sahip olunmasını sağlamak,
• ÖSYM'nin soru mantığı incelenerek soru çözümündeki sıkıntıyı gidermek,
• Bilgiyi soru cevap şeklinde özetleyerek hatırda tutmayı sağlayıp kalıcılığı sağlamak,
• Her sorunun altına cevap için boşluk bırakarak okumanın yanında yazarak da çalışmayı sağlayıp öğrenmeyi öğretmeyi sağlamak,
• Okuyarak çalışmak isteyenler için her sayfanın altında ilgili soruların cevapları da verilerek öğrenmeyi sıkıcılıktan kurtarmak,
• ÖSYM'nin sorabileceği noktaları belirterek çalışmanın verimliliğini sağlamak.
Hak ettiğiniz tüm güzellikler, ömrünüz boyunca hep bir adım ötenizde olsun. Başarılar.hep sizinle olsun…
Halil İbrahim Erol XIX. yüzyıl Mısır'daki tarihyazımı; Abdurrahman el-Cebertî, Abdullah eş-Şarkâvî, İsmail el-Haşşâb, Ahmed er-Recebî, Nikola et-Türk ve eserleri üzerinden İncelenmektedir. Türkçe literatürde ilk olma özelliğine sahip olan bu eser, Arapça ana kaynakların yanı sıra İngilizce ve kısmen Fransızca literatürdeki ilgili araştırmaları ele almaktadır. Eser, Osmanlı tarihyazımında son dönem tarihçiliğinin mukayesesine imkân sağlaması itibarıyla ayrı bir öneme sahiptir. Bu açıdan tarihyazımı, tarih düşüncesi ve usulü hususlarında ilgiye değer oranda sahadan örnekler sunmaktadır. Eserde; Memlükler, Vehhâbiler, Ezher uleması, Mısır toplumu, Fransız işgali sürecinde halka dağıtılan Müslüman Fransız imajının propagandasının yer aldığı bildiriler, Kavalalı Mehmed Ali Paşa ve dönemi öne çıkan konular arasındadır.
Bayram Akça, Behçet Kemal Yeşilbursa, Ercan Haytoğlu, Hakan Uzun, Haluk Selvi, İhsan Erdem Sofracı, İhsan Güneş, Seher Akça, Sezen Karabulut, Umut Karabulut, Üyesi Birgül Bozkurt 1920, Türk bağımsızlık mücadelesinin örgütlü ve kurumsal bir yapıya kavuştuğu, yeni Türk Devleti'nin temellerinin atıldığı yıl olarak tarihe geçmiştir. Bu nedenle yalnız Türkiye'nin değil çevre coğrafyaların da şekillendiği tarihi bir sürecin başlangıcına işaret eder. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Osmanlı Devleti'nin yıkılması sonucu kurulmuş ve Osmanlı'dan Cumhuriyet'e uzanan tarihsel bir boyut ortaya çıkmıştır. 1920 yılı birçok açıdan bu geçişin yaşandığı köprü görevini görmektedir. Bir yandan Türkiye Büyük Millet Meclisi gibi yeni devletin temellerinin atıldığı kurumlar ortaya çıkmış, diğer yandan ise varlığı devam eden Osmanlı Devleti kurumları nedeniyle ikili bir yapı ortaya çıkmıştır.
Millî Mücadele ‘1920’ başlıklı çalışmamız, Millî Mücadele hareketine dair olayların yanı sıra İstanbul'daki Osmanlı kurumlarının tarihlerine de ışık tutmaktadır. Ayrıca Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası olaylara da yer vermekte ve Millî Mücadele dönemi Türkiye'sini birçok boyutuyla ele alan tarihsel bir panorama sunmaktadır.
Birgül Bozkurt, Birten Çelik, Ercan Haytoğlu, Fevzi Demir, Hasan Yürek, İbrahim Bozkurt, Kemal Arı, Olcay Özkaya Dumanlı, Sezen Karabulut, Temuçin Faik Ertan, Umut Karabulut, Volkan Payaslı Birinci Dünya Savaşı’nın galipleri olan İtilaf Devletleri ile, 30 Ekim 1918’de imzalanan Mondros Mütarekesi sonrası Anadolu’da başlayan işgaller, hukuksuzluklar ve haksızlıklar, bir milleti var olma çabasıyla örgütlenmeye yöneltmiştir. Bu bağlamda Milli Mücadele, çeşitli zorluk ve yetersizliklere rağmen ülkenin işgaline ve parçalanmasına sessiz kalınmadığını gösteren, Anadolu’da verilen topyekûn bir direnişin adı olmuştur. İşgallere karşı yerel düzeydeki direniş, adım adım Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde ve daha sonra Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde birleşerek ulusal düzeyde verilen mücadeleye dönüşmüştür.
Bu kitap, Millî Mücadele dediğimiz tarihsel sürecin 1919'daki gelişmelerine odaklanarak hazırlanmıştır. 1919’u birbirinden farklı konu ve bakış açılarıyla değerlendiren on üç çalışmanın yazarlarının ortak amacı, Millî Mücadele’nin 100. Yıldönümünde mesleğimizdeki tarihsel dönüm noktalarına özgü bir geleneği devam ettirmek ve ulusal ortak hafızamıza akademik bir yayınla katkıda bulunmaktır.
Stephen Batchelor Beşinci yüzyıldan on altıncı yüzyıla
1000 yıllık korkunç bir tarihi bir çırpıda öğrenin

Kıtlık, veba ve halka açık idam nedeniyle Orta Çağ pek çok insan için iyi bir zaman sayılmazdı, fakat Şarlman, Fatih William ve V. Henry gibi kahraman hükümdarlar sayesinde hareketli bir çağ oldu. Gerçeklerle dolu olan bu kitap, yoksul köylülerden gösterişli hükümdarlara kadar bu dönemde yaşayan insanları yakından tanımanıza yardımcı olacak. Orta Çağ Tarihi For Dummies, Karanlık Çağlar’dan Rönesans’a uzanıp bu ikisinin arasındaki çalkantıları anlatarak
Orta Çağ’ı sizin için kolaylaştırıyor.

• Kara Ölüm! Britanya ve Avrupa’yı kasıp kavuran ve milyonlarca insanın canını alan ölümcül salgını ele alıyor.
• Kutsal Roma İmparatorluğu karşılık veriyor! İmparatorluğun konumunu korumak için nasıl savaştığını anlayın.
• Dağılmak! Doğudan güçlü orduların, kuzeyden işgalcilerin gelişine ve dini bölünmelerin dramatik sonuçlarına şahitlik edin.
• Kutsal Topraklar için yola düşmek! On birinci ve on dördüncü yüzyıllar arasında Haçlı Seferine katılmanın bu kadar popüler, seferlerin nihai sonuçlarının ise bu kadar başarısız olmasının nedenlerini açığa çıkarın.
• Orta Çağ dünyasında yaşamak! Bu dönemde yaşamış keşişlerin ve monarkların, köylülerin ve papaların, seyyahların ve tüccarların hayatlarını anlayın.
• Çatışmalarda, muharebelerde ve savaşlarda mücadele etmek! Roma İmparatorluğu'nun yıkılışından Güllerin Savaşı’na, Orta Çağ’ı şekillendirmiş sıkıntılara bir bakış.

Kitabı açın ve
• Köylülerin neden ayaklandığını,
• Chaucer’in Canterbury Masalları’nı yazmak için nereden ilham aldığını,
• Hangi dini grupların iktidar için mücadele ettiğini,
• Magna Carta’nın bugünkü hukuk sistemimizi nasıl şekillendirdiğini,
• Neden Vikinglerin Amerika’ya Kolomb’dan önce ulaşmış olabileceğini,
• Orta Çağ’daki en iyi ve en kötü hükümdarların kısa biyografilerini,
• Jeanne d’Arc’ın ismini nasıl duyurduğunu,
• Günümüze kalmış Orta Çağ kalelerinin muhteşem ve ürkütücü tarihlerini inceleyin.
Hasan Karaköse Öğrencilere önce ders notu olarak okutulan ve sonra basımı yapılan bu kitap, alanında ilk eser olması nedeni ile büyük ilgi görmüştür. Kitabın ilk basımı 2002 tarihinde yapılmış ve şu anda ise sekizinci basımı yapılmıştır. Kitap, Hristiyan Tarihi, Roma Tarihi, İslam Tarihi, Bizans Tarihi ve Türk İslam Tarihi konularında ders kitabı olma yanında bilimsel müracaat eseri olarak da kullanılabilme özelliğine sahiptir. Aynı zamanda kitabımız, siyasi tarih incelemesi yanında dönemlerin kültür tarihi ile ilgili olarak da önemli bilgiler içermektedir.
Hasan Karaköse Avrupa devletlerinin, başta Suriye olmak üzere diğer Arap bölgelerinde eğitim ve misyonerlik faaliyetleri ile yürüttükleri gizli, yıkıcı, sinsi faaliyetleri, bu devletlerin Orta Doğu’da siyasi güçlerinin artmasına yol açtı. XIX. yüzyılda Fransızların Katolikler içinde, Amerikalıların Protestanlar arasında, Rusların Ortadokslar ile başlattıkları gizli çalışmaların yanı sıra, İngilizlerin de Hicaz Bölgesi olmak üzere Arabistan topraklarında yıkıcı faaliyetleri, Orta Doğu’nun önemli kısımlarını fitne ve fesat yuvası hâline dönüştürdü.
Birinci Dünya Savaşı Orta Doğu’nun en güçlü devleti olan Osmanlı Devleti’nin sonunu getirmiş ve bölgede sömürgeci Batı devletlerinin istekleri doğrultusunda yeni bir düzenin kurulmasına zemin hazırlamıştır. Savaş sonrası yürürlüğe konan manda rejimi Osmanlı Devleti’nden koparılan yerlerin yönetiminde sömürgeci devletlerin isteklerini resmîleştirmiştir. Avrupa’nın bölgeye nüfuzunun artması, Hıristiyan azınlıkları himayeci sıfatı ile kendi çıkarlarına alet etmesi ve milliyetçilik düşüncesinin bölgeye yerleşmesi ile bölge, istikrarsız bir döneme girmiştir Bu istikrarsızlık kanlı bir biçimde günümüze kadar gelmiştir. Fransa, Katoliklere; Rusya, Ortodokslara; İngiltere ise Dürzîlere ve Araplara destek vererek Orta Doğu’nun geleceğini biçimlendirme siyasetini sürdürmüşlerdir. Daha sonraları Amerika ve İsrail'in buraya yerleşmesi ile boyutu daha da genişleyen güç gösterilerini ve hesaplaşmaları bugün tüm dünya sadece seyretmektedir. Bu kitapta on dokuzuncu yüzyılın sonu ve yirminci yüzyılın başlarında Orta Doğu’da büyük güçlerin rekabetini, hesaplaşmalarını ve bölgeyi nasıl bölüştüklerini göreceksiniz.
Zekeriya Bülbül Kitap hazırlanırken lisede tarih öğretmenliği yapacak olan öğretmen adayları dikkate alınmıştır. Tarih sadece siyasi olayların okutulduğu bir ders değildir. İncelemeye çalıştığımız devletin sosyal ve ekonomik yapısını da tanımamız gerekmektedir. Zaferleri kazanan ordunun arkasında mutlaka güçlü bir ekonomi bulunmaktadır. İyi bir teşkilatlanma olmadan herhangi bir konuda başarılı olmak söz konusu değildir. Bu düşünceden hareketle kitapta, Osmanlı devlet teşkilatını tanıtmaya çalıştık. Önce, devletinde idare merkezi olan saraylar, sarayda yaşayan, sarayın sahibi olan insanlar ve onlara hizmet edenler hakkında bilgiler verdik. Padişahı, devlet başkanı olarak her yönüyle tanıttık. Daha sonraki bölümlerde, Divan-ı Hümayun'a (merkezi teşkilat) yer verdik. Ayrıca, taşra teşkilatının yapılanması, askerî teşkilat, mali teşkilat, toprak idaresi, adalet teşkilatı hakkında da bilgiler verdik. Verilen bu bilgiler, Osmanlı Devleti'ni daha iyi tanımak isteyen okuyucular için yararlı bir kaynak olacaktır.
Mustafa Can, Nejla Günay, Ramazan Erhan Güllü, S. Gül Akyılmaz, Tuğba Eray Biber Osmanlılar, eski dünya kıtaları olarak bilinen bir coğrafyada, dünyanın en uzun ömürlü devletlerinden birini kurup yönetmek suretiyle üç kıtada birlik ve bütünlüğünü korumayı başardı. Bu başarıyı sadece askerî güce dayandırmak yanlış bir yaklaşım olacaktır. Çünkü Osmanlı Devleti askerî gücünü kaybettikten sonra da yaklaşık üç asır daha varlığını koruyabildi. O hâlde bunu anlayabilmek için “Osmanlılar günümüzde kargaşanın hâkim olduğu Ortadoğu, Balkanlar ve Kafkasya'da huzur ve refahı nasıl sağlamıştı?” sorusunun cevabını aramak gerekmektedir. Böylece günümüzde farklı kültür ve inanca sahip toplumların birbirleriyle ilişkilerinin iyileştirilmesinin ve barışın nasıl sağlanacağının ipuçlarını bulmak mümkün olabilecektir.
Osmanlı Devleti, farklı köken, inanç ve kültürel özellikler taşıyan halkının inanç ve değerlerine müdahale edip engellemek yerine onları uyum içinde yönetmek hassasiyetini gösterdi. Toplumun karşılıklı saygı çerçevesinde bir arada yaşamasıyla huzur ve barışın sağlanması devletin en önemli amacı oldu. Bu sebeple “Osmanlı Millet Sistemi” adı verilen bir yönetim modeli geliştirerek farklı dinleri, onların temsilciliğini yapması amacıyla yeni tesis ettiği dinî kurum ve liderleri nezdinde muhatap kabul etti. Osmanlı Devleti, Ortodoks Hristiyan halkını ve özellikle Balkanlar’daki diğer Hristiyan unsurları Fener Rum Patrikhanesi'ne; Ermeni halkını Ermeni Patrikhanesi'ne ve Yahudi halkını Hahambaşı olarak anılan dinî lidere bağlayıp onlar aracılığıyla yönetti. Buna göre her cemaatin lideri, cemaatinin ödemesi gereken vergiyi toplayıp hazineye teslim etmek ve devletin koyduğu kanunlara cemaat mensuplarının uymasını temin etmekle yükümlü kılınmıştı. Buna karşılık devlet, cemaatleri kendi iç düzenlerinde serbest bırakarak onların dinî ve kültürel hayatlarına müdahale etmemişti.
Komisyon ÖABT Tarih Öğretmenliği - Öğretmenlik Alan Bilgisi - 5 Deneme
Komisyon 2013 yılı itibarıyla Millî Eğitim Bakanlığı, öğretmen adayları için Öğretmenlik Alan Bilgisi Testi’ni de KPSS’ye eklemiştir. Bu yeni sınav sistemi, geleceğimize ışık tutan değerli öğretmenlerimiz için yeni bir heyecan olmuştur.
Uzman yayın ekibimizin katkılarıyla ÖABT’de sorulan soruların içeriğine dayanılarak hazırlanan bu kitabın, Tarih Öğretmeni adaylarına iyi bir destek olacağına inanıyoruz.
Kitabımızda özet konu anlatımlarına, çözümlü testlere ve konu testlerine yer verilmiştir.
• Tarih Metodu
• Eski Çağ Tarihi ve Uygarlığı
• İslamiyet Öncesi Türk Tarihi ve Kültürü
• Orta Çağ İslam Tarihi, Orta Çağ Türk - İslam Tarihi
• Orta, Yakın ve Yeni Çağ Avrupa Tarihi
• Osmanlı Tarihi ve Uygarlığı
• Türkiye Cumhuriyeti Tarihi - I
• Türkiye Cumhuriyeti Tarihi - II
• Özel Öğretim Yöntemleri I - II
Mehmet Ziya Sanayi Tarihi (Tarih-i Sanayi) “İhtifalci” Mehmed Ziya Bey’in kaleme aldığı sanayinin doğuşunu, antik medeniyetlerden önce İslâm medeniyetine, oradan da Batı medeniyetine geçiş macerasını bir Osmanlı aydının gözlemiyle anlatan, Osmanlı Devleti’nin sanayi ve teknoloji tarihini merak edip öğrenmek isteyen herkesin kütüphanesinde bulundurması gereken bir başvuru kitabı. Mehmet Ziya Bey, yaşadığı dönemde İstanbul'da zor şartlar altındaki halkın moralini düzeltmek, kendine güvenini artırmak için Türk tarihinin önemli olayları veya kişileri için birçok ihtifaller düzenlemiştir.
Yaşar BEDİRHAN Hiçbir millet kurmuş olduğu medeniyeti, yalnızca kendi siyasi ve coğrafi hudutları içinde yaşatmak istemez. Her topluluğun mukadderatında, mevcut ve gelecek milletlerin nâm ve hesabına deruhte edilmiş müşterek bir hisse vardır.
Selçuklu sultanları için, insanlığın eski medeniyet merkezlerinden biri olan Kafkasların Türklüğe açılması, gelişigüzel ve maksatsız bir istilacılık hareketi değildi. Belki iyi planlanmış ve hesap edilmiş bir millî-dînî planın kutsiyet ve cihat damgası taşıyan şuurlu neticesiydi.
Onun içindir ki, İmparatorluğun ilk büyük sultanları Orta Asya bozkırlarından akan Müslüman Oğuz boylarını, bazen büyük kumandanlar idaresinde bazen de bizzat kendi komutaları altında, Kafkasları ele geçirmek için yönlendirmişlerdi.
Abdulkadir Macit Bu kitap, XVI. asırdan günümüze kadar geçen sürede Maveraünnehir’in hâkimiyetini Özbekler üstlendiğinden dolayı bugünün bölgesel olaylarının veya problemlerinin teşhis ve çözümü için XVI. asır Şeybânîler sürecinin sağlıklı tahlil edilmesi gerektiğini iddia etmekte ve bu maksatla bu asrın siyasî, askerî, idari ve iktisadî yapısını gün yüzüne çıkarmaktadır.
XVI. asrın ilk yıllarında İslam dünyası haritasının doğu tarafında hayat bulan yeni devletlerden birisi olan Şeybânî Özbek Hanlığı, XV. asrın ortalarında Altınordu Cuci (Coçi) ulusunun Özbek adını alan Türk-Moğol boylarının bir kısmının Cuci’nin beşinci oğlu Şeybân (Şîbân) soyundan olan Ebu’l-Hayr Han öncülüğünde Deşt-i Kıpçak’tan (Kıpçak bozkırı) göç ederek hızlı bir fetih politikasıyla hareket eden Özbekler tarafından Timurlu İmparatorluğunun bakiyesi olan Maveraünnehir toprakları üzerinde tesis edilmiştir. O kadar ki Şeybânîler, yaklaşık bir asır Maveraünnehir, Hârizm, Fergana ve çevresinde hüküm sürmüştür. Şeybânî hanları mezkûr asır boyunca bir taraftan hanedan içi bitmek bilmeyen taht mücadeleleri ile uğraşmışlar, diğer taraftan ise Safevîler, Kazaklar ve Bâbürlülere karşı sürekli savaş halinde olmuşlardır. Şüphesiz bu mücadele Şeybânîleri siyasi ve idari olarak zayıflatmıştır. Bu zayıflamayı, iktisadi olarak, doğu-batı istikametinde Maveraünnehir şehirlerinden seyreden kara ticaret yollarının eski önemini yitirip coğrafi keşiflerin de etkisiyle okyanus ticaretinin ve kuzey-güney yönündeki şehirlerin ön plana çıkması ile bölgedeki ırmaklarının mecralarını değiştirmesi hızlandırmıştır. İşte, bütün bunlar, XVI. asrın sonunda Şeybânî Özbek Hanlığı’nın bütün haşmetine rağmen tarih sahnesinden çekilmesini beraberinde getirmiştir.

Mehmet Ali TAN Elinizdeki kitap ÖSYM ve MEB müfredatına uygun olarak hazırlanmıştır. Konular uzun uzun anlatım metodu yerine kısaltılarak ve maddeleştirilerek verilmiştir. Böylece zamandan kazanmanız hedeflenmiştir. Akrostiş yöntemi ve anahtar kelimeler verilerek hatırlatma aktivitesi kuvvetlendirilmiştir. Tablolar ve “Bakmadan Geçmeyin” uygulamaları ile konuların önemi vurgulanmış ve öğrenmenin sürekliliği sağlanmıştır. ÖSYM tarafından yapılacak sınavın tüm konularını kapsaması için geniş bir tarih süreci titizlikle taranarak kitap zenginleştirilmiştir.
İsmail Özçelik Bu kitap; Edebiyat, Fen-Edebiyat, Dil ve Tarih Coğrafya Fakülteleri Tarih Bölümü öğrencilerinin Tarih ile ilgili araştırmaları yanında özellikle “Tarih Metodolojisi” veya “Tarih Araştırma Teknikleri” gibi adlarla anılan derslerde kendilerine yol göstermek ve yardımcı olmak amacıyla hazırlanmıştır. Kitaptan “Tarih Lisans” öğrencileri gibi, “Yüksek Lisans” ve “Doktora” öğrencileri de hazırlayacakları bilimsel araştırmalarda ve derslerde büyük ölçüde yararlanabileceklerdir.
Dursun Dilek Bu yapıt, özelikle üniversite öğrencilerinin tarih konularına yönelik öğrenme ve düşünce gelişimi hakkında yapılan tartışmaları eleştirel bir bakış açısıyla incelemektedir. Sosyal bilimler içinde tarih, belki de en çok kendi amaçları dışında öğretilen bir alan olarak karşımıza çıkmaktadır. Alan dışı amaçlara yönelik bir öğretim anlayışının sonucunda gerçekleşen bir öğrenme, tarihsellikten uzaktır. Tarihsel öğrenmenin gerçekleşmesi ve tarih düşüncesinin gelişmesi, öğrencilerin tarihçilerin çalışma yöntemlerini kullanarak ulaştıkları entelektüel aşamalardır.


Geleceği araştıran ve sorgulayan bireyleri yetiştirmek için tarih öğretimine geleneksel eğitimin sunduğu sosyal amaçlara yaklaşmak yerine, tarihin “doğruyu arama etkinliği”ne yönelik olan amaçlarıyla başlama düşüncesi bu incelemenin ana fikrini oluşturmaktadır. Bu açıdan bakıldığında tarih ve sosyal bilgiler derslerinde öğretmenlerin, öğrencilerin tarihsel öğrenmeye dair yeteneklerini keşfetmelerine yardımcı olacağı düşünülmektedir.
Ahmet Kanlıdere, Ahmet Yüksel, Ali Ahmetbeyoğlu, Emine Dingeç, Emine Erdoğan Özünlü, Erkan Göksu, Haşim Şahin, Kürşat Yıldırım, Muallâ Uydu Yücel, Müslüme Melis Çeliktaş, Ömer Soner Hunkan, Serkan Yazıcı Takriben MÖ 2500 yıllarından 20. yüzyılın başına kadar uzanan geniş yelpazede Türk Tarihi ve Kültürü'nü “etrafını câmi, ağyarını mani” bir şekilde ele almaya çalıştığımız bu kitap, hem lisans öğrencileri için hem de konuya ilgi duyan ve temel düzeyde bilgi edinmek isteyenler için hazırlanmıştır. Türklerin kökeni ve ilk yaşam alanlarından tarihte kurdukları ilk devlete, İslam ile tanışmalarından ilk Müslüman Türk devletlerine, Anadolu'da filizlenen Türk varlığından üç kıtaya hükmeden Osmanlı Devleti'ne kadar Türk tarihinin dönüm noktaları ile bu siyasi yapılara ait devlet teşkilatı ve kültür hayatını, alanın uzmanı hocaların kaleminden okuyacaksınız…
Seyithan Altaş İnsan aklı ve çabasıyla binlerce yıllık serüvenini sürdürmekte; ortaya koyduğu değerlerle dünü olduğu gibi bugünü de şekillendirmeye devam etmektedir. Geçmişi araştırmak tarih biliminin bir zorunluluğu, bir görevi olsa da bundan daha önemlisi tarihi yaratan insanın bugüne kadar ortaya koyduklarının kendi yaşantısını nasıl ve ne yönde değiştirdiğidir. İnsan binlerce, milyonlarca yıl önce mağara kovuklarında yaşarken, bugün lüks apartmanlarda yaşamaktadır ve uzayda yaşamayı düşlemektedir.
İnsanın dünya sınırlarını aşarak uzayın derinliklerine el attığı, aya ayak bastığı, yeni gezegenlerde hayatı aradığı bugün; gözlerimizi geriye çevirince, yeryüzünde uygarlığın nasıl başlayıp nasıl geliştiğinin hikâyesi daha da merak konusu olmaktadır. Kendisine kerpiçten ev, kenevirden elbise yaparak, yiyeceklerini pişirmek için ateş yakarak uygarlık yolunda ilk adımlarını atan insanlar, elbette ki bir gün bizim bugün eriştiğimiz seviyeye geleceklerini düşünemezlerdi. Bugün bizim de bundan milyonlarca yıl önce insanların nelere, nerelere ulaşabileceklerini düşünemediğimiz gibi...
Cafer Güler, Çağla Demirdüzen, Hamiyet Sezer Feyzioğlu, Lemi Atalay, Melis Çeliktaş, Merve Cemile Sönmez, Selda Kılıç, Yasemin Zahide Erol, Zeynep Gül Erel Çalan Yakın Çağ Dünya Tarihi adlı bu eser zaman zaman daha önceye de gitmekle beraber, esas olarak 1789 tarihinden I. Dünya Savaşı'nın çıkışına kadarki süreci kapsamaktadır. Bilindiği gibi bu zaman aralığı, üzerinde yaşadığımız dünyanın tarihinde günümüzü de etkileyen önemli olayların olduğu bir dönemdir. Bu çerçevede; Sanayi Devrimi ile başlayan Avrupa’daki gelişmeler, Amerika, Afrika, Asya ve Uzak Doğu’daki değişim, incelemeye alınan konular arasındadır.
18. yüzyılda başlayan Sanayi Devrimi bu dönemde gelişerek etkilerini artıracaktır. Yine siyasi olaylar açısından, Fransız Devrimi, 1830-1848 İhtilalleri, devletlere yön veren dönemin olaylarıdır. Keşiflerle başlamış olan sömürgecilik faaliyetleri 19. yüzyılda değişiklik gösterip büyüdüğünde, dünya karalarının çoğunluğu ve buralarda yaşayan insanlar, başta İngiltere olmak üzere Fransa, Almanya, İtalya gibi devletlerin nüfuzu altına girecektir. Bu yüzyılda, Almanya ve İtalya, birliklerini tamamlayarak dünya siyaset sahnesine çıkacak, aynı zaman içerisinde Rusya, Japonya, İran, Güney Amerika ve Çin’de de gelişmeler yaşanacaktır. ABD güçlü bir devlet olarak büyük devletler arasında söz sahibi olmaya başlayacaktır. Hindistan, dünya siyaseti açısından İngiltere’nin politikalarına yön veren önemli bir konumdadır. Yüzyılın bitişi sonrasında yani 20. yüzyıl başlarında da dünya tarihinin dönüm noktası olaylarından Birinci Dünya Savaşı patlak verecektir.