Sosyal Bilgiler Öğretmenliği GÜNCEL YAYIN KATALOĞU 6.06.2020
Sosyal Bilgiler Öğretmenliği \ 1-2
Ahmet OĞUZ, Bayram UĞUZ, Serkan ELBAY, Abadurrahim CESUR, Sevim ÇAKICI, Ahmet Turan YILDIRIM, Hilal ÇİÇEK, Tuncay SERT, Tuba YAMAN, Tuğçe Gamze IŞÇİ, İlkay MARANGOZ, Tuğçe SEZER, Mine KÖKSEL, Hülya ŞENOL, Sultan CANBAZ, Gülşah ŞEKER, Mükremin ÇAKMAK, Münevver ŞAHAN, Kübra UZUNDAĞ, Semra YILMAZ, Öznur ÇUBUK, Nagihan EVCİ, Esma KOR, Tuğba YURTERİ, Seda PASİNLİ Sosyal Bilgiler Öğretmenliği Alan Sınavı'na yönelik hazırlanan bu kitapta, sosyal bilgilerin temelleri, felsefe, günümüz dünya sorunları; bilim, teknoloji ve sosyal değişme; iletişim ve insan ilişkileri, sosyoloji, sosyal proje geliştirme, ekonomi, sanat ve estetik, arkeoloji, antropoloji, sosyal psikoloji, siyaset bilimi dersleriyle ilgili tüm konular ayrıntılı ve özgün bir şekilde ele alınmıştır.
Her ders; özgün konu anlatımlarıyla sunulmuş ve metin içinde önemli olan yerler özel olarak vurgulanmıştır. Dikkat edilmesi gereken hususlar "Uyarı" ikonu ile belirtilmiştir. Ayrıca kilit bilgiler sunmak için "Önemli", "Ek Bilgi" ve "Not" şeklinde ikonlar verilerek okuyucuya yol gösterilmiştir. Son olarak sınavda çıkması muhtemel konular "Tahmini Sınav Sorusu" olarak belirtilmiştir.
1. Sosyal Bilgilerin Temelleri
2. Felsefe
3. Günümüz Dünya Sorunları
4. Bilim, Teknoloji ve Sosyal Değişme
5. İletişim ve İnsan İlişkileri
6. Sosyoloji
7. Sosyal Proje Geliştirme
8. Ekonomi
9. Sanat ve Estetik
10. Arkeoloji
11. Antropoloji
12. Sosyal Psikoloji
13. Siyaset Bilimi
Nuri Yavuz Anadolu beyliklerinin, beylik ettikleri bölgelerde nasıl ortaya çıkmış olduklarını ve ne gibi faaliyetlerde bulunduklarını bu eserde görebileceksiniz.
Selçukluların Anadolu'yu fethettikleri sırada ve daha sonra Sultan Melikşah zamanında ve Cengiz Han'ın istilasını müteakip Anadolu'ya çeşitli tarihlerde yerleşen Oğuz yani Türkmen boylarının bir kısmı görülen lüzum üzerine Bizans ve Çukurova sınırlarına yerleştirilmişlerdir. Bu boylar uçlarda muhafız olarak Anadolu Selçuklularının batı ve Çukurova sınırlarını emniyet altına almışlardır. Anadolu Selçuklu Devleti'nin 1243 Kösedağ mağlubiyetinden sonra, Anadolu Selçuklu Devleti ani bir zaafa uğramış ve İlhanlılara vergi vermeye mecbur kalmıştır. Anadolu Selçuklu Devleti'nin bağımsızlığını kaybetmesi, uçta bulunan ve özellikle sınırlara yerleştirilmiş olan bazı Türkmen beyleri Anadolu idaresinin gerçekte Moğolların Anadolu valilerine geçtiğini ve Selçuklu sultanlarının gözden düştüklerini görmeleri üzerine yavaş yavaş devletleriyle münasebetlerini kesmeye başladılar.
Bu beylikler Germiyanoğulları, Eşrefoğulları, Hamidoğulları ve Menteşeoğulları beylikleridir. Çukurova'daki (Kilikya) küçük Ermeni Krallığı sınırına iskân edilen Karamanoğulları da buraları Ermenilere karşı savunmuştur. Kuzey Anadolu'da isimleri beyliklerine alem olan Süleyman Pervane ve Şemseddin Yaman Candar'ın beylikleri hizmetlerine karşılık Selçuklular ve İlhanlılar tarafından malikane tarzında kendilerine verilen yerlerde yani Sinop ve Kastamonu çevresinde kurulmuş ve faaliyet göstermişlerdir.
İlk zamanlarda Germiyan Beyliği'ne bağlı iken sonradan bağımsız olan ve Bizanslılardan Batı Anadolu'yu alarak beylik kuran Aydınoğulları, Saruhanoğulları ve Karesioğulları küçük fakat mevki ve durumları siyasetteki rolleri itibariyle önemli olan beyliklerdir.
Orta Anadolu'daki Eretna Beyliği ise İlhanlıların Anadolu'daki valiliğinin İlhanlılardan sonra bir devlet şeklinde ortaya çıkmasıdır. Doğu Anadolu'da XIV. yüzyıl sonlarında varlıklarını hissettiren Karakoyunlu ve Akkoyunlu devletleri de Timurluların istilasını müteakip, İran, Horasan, Irak-ı Arap, Irak-ı Acem ile Azerbaycan ve Anadolu'da birbiri ardına muazzam iki imparatorluk kuran Oğuz boylarıdır. Güneydoğu Anadolu'da XIV. yüzyıl ortalarında meydana çıkan Dulkadiroğulları ve Ramazanoğulları beylik kurmak suretiyle Kuzey Suriye'ye hâkim olan ve faaliyet gösteren iki Türk beyliğidir.
Salih YILMAZ, Yaşar BAYTAL, Sayim TÜRKMAN Kuşkusuz Atatürk ve Cumhuriyet tarihi ve inkılap tarihi ile ilgili çok sayıda yayın mevcuttur. Ancak Cumhuriyet tarihini kronolojik bir sıra ve detaylı anlatım tarzıyla ele alan yayın sayısı oldukça azdır. Bu kitap ile belgelere dayalı biçimde Türkiye Cumhuriyeti'nin siyasi ve sosyokültürel tarihini bütün yönüyle inceleme imkânına sahip olabilirsiniz. Eserde Türkiye'de demokrasinin doğuşu, gelişimi ve Türk demokrasisinde meydana gelen aksamalarla ilgili bilgilere kolayca ulaşabileceğiniz gibi Türk modernleşme ve Batılılaşma tarihini de bulmanız mümkündür. Ayrıca Türkiye'nin sosyal ve kültürel tarihini özellikle eğitim tarihini bu eserden öğrenebilirsiniz. Türkiye Cumhuriyeti tarihindeki eğitim politikalarına dair bilgiler ve diğer toplumsal olayların tarihî bilgisi detaylı olarak anlatılmıştır. Kısaca, bu eser toplumun tüm kesimlerine hitap eden akademik düzeyde ancak yalın bir dille yazılmış başucu kitabıdır.
Kitabın içeriği hazırlanırken sadece üniversitelerdeki T.C. inkılap tarihi ve tarih bölümlerinin programları değil; aynı zamanda hukuk fakültesi, iktisadi ve idari bilimler fakültesi (uluslararası ilişkiler, kamu yönetimi gibi bölümler) ders prog­ramları ve MEB ile YÖK'ün T.C. inkılap tarihi dersleri konusunda yaptığı en son program düzenlemeleri de dikkate alınmıştır. Buna bağlı olarak elinizdeki kitap; üniversitelerde başta Atatürk ilkeleri ve inkılap tarihi dersi olmak üzere, Türk demokrasi tarihi, Batılılaşma tarihi, Türkiye tarihi, Tür­kiye Cumhuriyeti tarihi gibi derslerde de yardımcı ders kitabı olarak kullanılabilir.
Bu kitap, Başbakanlık Devlet Personel Başkanlığı, MEB ve YÖK'ün yaptığı sınav programları doğrultusunda (KPSS, ALES, DGS, Polis MYO, Askerî Okullar, MEB Müdür ve Müdür Yardımcılığı, İhtisas Sınavları, Yurtdışı Görevlendirme) en son güncellenmesi yapılmış iyi bir bilgi kaynağıdır.
Ersin Güngördü Coğrafya’nın bir bütün halinde yeryüzünün tamamını kapsayan tetkik alanı çok geniş ve tetkik konusu teşkil eden olaylar çok çeşitli ve karmaşıktır. Gerçekte bu olaylar sadece coğrafya değil Meteoroloji, Jeoloji, Hidroloji, Botanik, Zooloji, Antropoloji, Etnoloji, Sosyoloji, Tarih gibi birçok ilimlerle de meşgul olmakta ve sağlıklı analizler için inter-disipliner yaklaşımları gerekli kılmaktadır. Bu çalışma böyle bir anlayışla hazırlanmış; Coğrafya nedir?, Dünya’da ve Türkiye’de Coğrafya’nın önemi, Coğrafya’da öğretim ve yöntem, Coğrafya öğretiminde konuların öğretilmesinde yapılması gereken işler, Orta dereceli okullarda coğrafya öğretiminin amaçları, Yurt sevgisi verilmede coğrafya, Yurt savunmasında coğrafya, Ülke yönetiminde coğrafya, Öğretim ilkeleri, Öğretim teknikleri, Öğretimde çağdaş yaklaşımlar, Öğretim disiplinleri, Eğitim Programlarında bir öğretim disiplini olarak coğrafya, Coğrafya öğretiminin tarihçesi, Coğrafi düşüncenin temelleri, Coğrafya’da yöntem seçimini etkileyen faktörler, Öğretim seviyesine göre Coğrafya öğretimi; planlama, ders kitapları ve öğrenim sorunları, Okul uygulamaları, Ölçme ve değerlendirme, Dersin yönetimi bölümlerinden oluşmaktadır.


Çalışma, Eğitim Fakültelerinde coğrafya eğitimi için özel öğretim yöntemlerine yönelik, uygulamaya ağırlık veren bir yaklaşım ile öğretmen adayları ve öğretmenler için kaynak niteliğinde bir ders kitabı olarak hazırlanmıştır.
Sefer Ada, Z. Nurdan Baysal, Senem Seda Şahenk Erkan Her birey bir çevrenin içinde doğmaktadır. Çevre, çok genel anlamı ile içinde yaşadığımız ortamı ifade etmektedir. İnsanın içinde doğduğu, yaşadığı, varlığını ve özelliğini fiziksel olarak algıladığı bu ortam fiziksel çevredir. Zaman içerisinde gerçekleştirilen insan çabaları bu bilgileri bir sistematiğe kavuşturmuş ve çevre bilimi denilen disipliner alanı oluşturmuştur. Çevre bilimi, canlıların birbiri ve fizikojeokimyasal çevreyle ilişkilerini ve etkileşimlerini konu edinmiştir.
İnsan bilgi ve kültür birikimine dayalı olarak, doğal çevresinde bulduğu yeraltı ve yerüstü zenginliklerini kullanarak yapay bir çevre oluşturmuştur ve bunu kullanmaya devam etmektedir. Bilindiği gibi çevredeki çeşitli faktör, değer ve öğelerin oluşumu binlerce yıllık bir birikim ve değişim sonucu ortaya çıkmaktadır. İnsanların değişik yollarla çevreye müdahale ettikleri zaman mevcut doğal denge bozulmakta ve bunun sonucunda telafisi kısa zamanda mümkün olmayan kirlilikler oluşmaktadır. Çevreyi etkileyebilecek birçok insan davranışı, içinde bulunduğu kültür tarafından yeniden üretilebildiğinden, söz konusu yeniden üretmeye ve çevreye verilen zarara karşı koyabilecek etkili bir yol olarak eğitimden yararlanılabilir.
Yaşadığımız Dünya göz göre göre daha fazla kirlenmektedir. Yaşadığımız dönemde çevreyle ilgili sorunların kaynağı bir tek faktörden değil birçok nedene bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. Sorunun çözümü ise oldukça zor görünmektedir. Çevrenin doğal hâli ile korunması geldiğimiz noktada derin düşünmeye gereksinim doğurmaktadır. Oldukça zorlu olan bu süreçte kendimize sormamız gereken “Ben bu sorunun çözümü için ne yapabilirim?” sorusudur. Sorun çok büyük olsa da her birey kendi açısından bu soruya verilebilecek birçok cevap oluşturabilecektir. Bu kitap bizim sorumlu yazarlar olarak bu soruya verdiğimiz cevaplardan sadece birisinin ürünüdür. Kitap, yazarların çevre ile ilgili duyarlılıklarından hareketle kaleme alınmıştır ve çevrenin korunması için bilgi sağlamanın yanında bilinç oluşturmak da umulmaktadır.
Bu amaçla bu kitapta; çevre ile ilgili temel kavramlar, değişkenler, eğitim türü ve basamaklarına göre çevre eğitimi, ders kitaplarında çevre eğitimi ilk konulardır. Ayrıca kitapta; çevre ile ilgili yasal temellere, çeşitli konu ve sorunlara, ulusal ve uluslararası kuruluşlara, çeşitli proje ve etkinliklere, özel/önemli günlere ve çevre konusunda yapılan makale ve lisansüstü tez özetlerinden örneklere yer verilmiştir.
Mevlüt TÜRK Yeşil pazarlama uygulamalarında, “ürünlerin çevreci özelliklerini abartarak pazarlamak” yerine (yeşil boyama), çevreci bir anlayışın bütünüyle benimsenerek uygulanması; tüketicilerde çevre bilincini geliştirici çabalara önem verilmesi; orta ve uzun vadede yeşil ürün talebinin büyümesine katkı sağlayacak ve firmalar da bundan yarar sağlayacaklardır. Diğer taraftan, toplumda bu şekilde çevre bilincinin gelişmesiyle, toplum hem kamunun hem de özel sektörün uygulamalarının denetçisi olacaktır. Yani örgütlü ve tepkili bir toplum olma yolunda daha hızlı mesafe alınması mümkün olacaktır. Yasaların uygulanması, kamu görevlilerinin ve denetçilerinin tutumuna ve insafına bırakılmamış olacak, sorunu içselleştiren bireyler ve toplum bu konudaki tepkilerini hemen ortaya koyacaktır. Çevreyi koruma ve geliştirme düşüncesi bir hayat tarzı haline gelecek ve tüketicilerin çevreyi kirletici davranışları da azalacaktır. Öte yandan, kirletenler karşılarında, yasalardan ve kamu görevlilerinden önce toplumu göreceklerdir. Ayrıca, “kirleten öder” kuralı çerçevesinde yapılan bazı pervasızlıkların da önüne geçilebilecektir. Tüketicinin satın alma davranışı ve oy kullanma hakkı sebebiyle, genel ve yerel yönetimlere ve firmalara karşı kullanabileceği çok önemli bir yaptırım gücü vardır. Bu gücün farkına varan herkes, onun çevresini kirletmemeye özen gösterecektir.
Bu çalışmada; çevrenin korunması ve geliştirilmesinde, sadece yasal düzenlemelerin ve kamu gücüne dayalı bir koruma anlayışının yeterli olmadığının; bunların yanı sıra toplumda çevre bilincinin geliştirilmesinin ve bu bağlamda da işletmelerin çevreye karşı sosyal sorumluluk bilinci ile hareket etmelerinin; ayrıca, pazarlama faaliyet ve uygulamalarında çevreci pazarlama anlayışı yoluyla, tüketicilerde çevre bilincinin gelişmesine katkı sağlamalarının önemi ve gerekliliği vurgulanmıştır.
Rıfat Miser İnsan yaşamının temeli öğrenmedir; insan, yaşadıklarından öğrenir, öğrendikleriyle yaşar. Bu nedenle, hangi konuyu ele alıyor olursa olsun, insanın öğrenmesine yönelik bütün eğitim programları önemli, gerekli ve değerlidir. Ancak çevre eğitimi programları bunun da ötesinde, yaşamsaldır.
Çevre eğitimi, insanın doğal çevresiyle uyum içinde yaşamayı öğrenmesini konu edinir. Bunu bilmemesi, becerememesi kendisi dâhil tüm canlıların yaşamını yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bırakmaktadır; nesli tükenen türler bu tehlikenin habercisidir.
Çevre eğitimi, insanların çevreye ilişkin bilgi ve anlayışının gelişmesinde, çevreye yönelik sorumluluk hissi ve tutumlarının oluşmasında gerçekten anlamlı bir rol oynar fakat çevre eğitiminin etkisinin olması gerektiği kadar başat veya başarılı olduğunu söylemek olası değildir. Bunun nedenlerinden biri çevre eğitimi programlarının henüz çevreci düşünme ve eylem üzerinde istenilen ölçüde etkili olabilecek yetkinlikte olmamasıdır. Bu nedenle, ‘çevre eğitiminin etkisinin nasıl artırılabileceği,’ üzerinde önemle durulması gereken bir konudur.
Kitabın ülkemizde çevre eğitimine yönelik kuramsal çalışmalara ve çevre eğitimi uygulamalarına katkı sağlayacağı; ülkemizde çevre eğitimi alanının gelişimine yönelik çabalara temel olacağı umulmaktadır.
Kemal GÖRMEZ Bir bilgenin “Tabiatın insanoğlundan intikamı” diye tanımladığı ekolojik sorunlar, bugün insanoğlunun karşılaştığı temel sorunlar arasındadır.
20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren insanlığı tehdit eden sorunlardan biri hâline gelen çevre sorunları, kökü çok eskilere uzanmasına rağmen, genelde Sanayi Devrimi’nin sonucunda hissedilir hâle gelmiştir. O zamandan bu yana da sürekli artarak büyük boyutlara ulaşmıştır. Son yıllarda geliştirilen tedbirlere rağmen henüz pek çok insan gelecekten ümitli değildir. Önceleri sadece kirlenme olarak algılanan ve gün geçtikçe toplumsal hayatın bütün alanlarını kapsayan bu sorun üzerinde tartışma ve araştırmalar gittikçe yoğunlaşmaktadır.
Bu kitap, esas olarak öğrencilerin ekoloji ve çevre sorunları ile ilgili kaynak ihtiyacını karşılamak amacıyla yazılmıştır.
Barbaros Yalçın, Mehmet Ak, Mehmet Kavaklı, Şahin Kesici Bağımlılık, her geçen gün büyüyen bir canavar gibi yaşamlarımızı etkilemekte. Bizim ailede olmaz, diyebilen yok. Bağımlılık türleri nelerdir? Sigara, alkol, madde ve internet bağımlılığı nasıl gelişir? Aile içini kontrol etseniz de okul, yurt, mahalle, arkadaşlar, kısaca çevreyi kontrol edebilmek güç. Önlenebilir mi? Evet. Nasıl? Çocuklarımızı nasıl koruyacağız, bize düşen görevler ne? İşte bunlar, birçok ebeveynin cevap aradığı sorular. Peki ebeveynler ne yapacaklar? Ne yapmayacaklar? Anne-babaların işte bu sorularına cevap oluşturabilecek, kriz durumlarında ebeveynlere rehberlik edebilecek bir eser ortaya koymaya çalıştık. Mesleki pratiğinde madde bağımlısı bireylerle çalışan farklı kulvardaki uzmanların madde bağımlılarına yönelik bir projede yollarının kesişmesi ile bu kitap fikri doğdu. Proje sürecince birçok madde bağımlısı ve ailesi ile görüşmeler yapıldı. İnternet bağımlısı bireylere destek sağlandı. Bilişsel davranışçı temelli grup ve bireysel terapi seansları yapıldı. Edinilen tecrübeler, bilimsel yayınların ve eserlerin incelenmesi ile süzgeçten geçirilerek, anlaşılır bir dille, rehberlik gayesi ile kitaplaştırıldı. Elinizde tuttuğunuz bu kitabın temel amacı, anne, baba ya da diğer aile bireylerinin sergilediği tutum ve davranışların çocuk ve gençlerin dünyasında şekillenen kendilik ve dış dünya algısı üzerindeki etkilerini ve bunların bağımlılık potansiyelini nasıl artırdığını ve bu süreçteki somut olayları ortaya koyarak siz anne ve babaların farkındalığını artırmaktır.
Sultanberk Halmatov-Medera Halmatov Son zamanlarda çocuklara yönelik işlenen suçlarda artış olduğu bir gerçektir. Kazaya veya ihmale bağlı çocuk ölümleri hakkında medyada sık sık haberler yer almaktadır. Bu haberler incelendiğinde birçoğunun önlenebilir olduğu görülmektedir. Bugün çocuklar daha önce hiçbir zaman maruz kalmadıkları kadar tehlikelerle karşı karşıya kalmaktadırlar.
Çocuklar, güvenlik bakımından yetişkinlere göre her anlamda daha savunmasız durumdadırlar. Bu nedenle, çocukların güvenliğinin sağlanması için çocuklara bu konuda eğitim verilmesi önemlidir. Çocukların küçük yaşlarda bazı tehlikelere karşı bilinçlendirilmesinin ve olası tehlikelerden uzak durma becerilerinin kazandırılmasının birçok çocuk ölümünün önüne geçmeye yardımcı olacağı düşünülmektedir.
Kitapta velilere ve öğretmenlere yönelik önemli bilgiler bulunmaktadır. Ayrıca 6-11 yaş çocukların gelişim özelliklerine göre geliştirilmiş ders programları mevcuttur. Programın nihai amacı;
çocuğu olası tehlikeler konusunda bilinçlendirmek,
tehlikeleri önceden tahmin edebilmeyi,
tehlikelerden uzaklaşmayı,
tehlike anında uygun davranışları sergileyebilmeyi öğretmektir.
Peter Haugen Dünya tarihinde kişisel rehberiniz şimdi güncellendi!
Dünya tarihine dair daha fazla bilginiz olmasını mı istiyorsunuz, bu özlü rehber dünyayı bugünkü haline getiren tüm önemli oyuncuları ve olayları ayrıntılarıyla açık bir biçimde izah ediyor. İnsanlık tarihinin bütününü ele alan bu kapsamlı kaynak, yirmi birinci yüzyıldaki dünyanın nasıl vücuda geldiği hususunda size bir fikir vererek, dinden bilime, oradan sanata ve savaşa kadar her alandaki önemli gelişmelere ışık tutuyor.
Geçmişle bağlantı kurmaya başlayın Neandertaller ile karşılaşır, Homer’e yönelir, Atlantis’i yükseltir ve Firavunları mumyayla korurken çağlara ad verin.
Sayılarla güç kazanın eski medeniyetlerden bugünün küresel topluluğuna kadar gelen büyümenin izlerini sürün ve toplumları başarıya veya başarısızlığa götüren faktörleri keşfedin.
Düşüncenin etkisini keşfedin dinin çıkışı, felsefenin kökleri, bilimin gelişimi ve hislerimiz ve inançlarımızın bizi nasıl sürekli olarak yeniden tanımladığını anlamaya çalışın.

Savaşın küresel sonuçlarını anlayın Grekler ve Romalılar ile ata binerek, süvarilerle birlikte silahlanarak, hendek kazarak, insanların modern savaşlar başlatmada tuttukları yolları izleyin.
Önderler ve düzeni sarsanlarla; büyük liderler, cesur devrimciler, acımasız titanlar ve adı duyulmamış kahramanlarla tanışın.
Yirmi birinci yüzyılın önemli olaylarını; 11 Eylül ile Afganistan ve Irak savaşları, iklim değişikliği, Katrina Kasırgası ve Çin, Hindistan ve Brezilya’nın ekonomik yükselişini inceleyin.
Kitabı açın ve
• Tarihin detaylı bir değerlendirmesini
• Dünya dinlerinin gelişimini
• İncil’den Haklar Bildirisi’ne kadar başlıca tarihi belgelerin değerlendirmesini
• Yazının ve resmin icadını
• Dünyayı kökten değiştiren bilimsel gelişmeleri
• Dünyayı değiştiren insanların ve dünyanın değiştirdiği insanların özlü biyografilerini
• Dünya geçmişindeki unutulmaz on tarihi inceleyin.
İrfan Çağlar - Sabiha Kılıç İletişim; sosyal evrende ilişkiler sisteminin temel bağlantı köprülerinden birisi ve belki de en önemlisidir. İletişim sayesinde insanlar kendi duygu ve düşüncelerini ifade edebildikleri gibi, öteki konumunda bulunanların da duygu ve düşüncelerini anlayabilmektedirler.
İnsanların ilişki dünyalarındaki ortak bağlantı aracı olan iletişimin etkinleştirilmesi, ortak yaşam alanını daha da anlamlı hâle getirecektir. Bağlantı işlevinin kuvveden fiile dönüşmesine katkı sağlamayı amaçlayan bu çalışma; kavramların tanımlanması, iletişim modellerinin anlaşılması, iletişim sürecinin daha iyi algılanması, iletişimde bilgi teknolojilerinin rolünün kavranması gibi değişik boyutları içermektedir.
İletişimin temel işlevleri; bilgilendirme, denetleme, yönlendirme, bilgi ve becerileri iletme, eğitme, duyguları dile getirme, toplumsal ilişki kurma, sorun çözüp kaygıları azaltma, eğlendirme, uyarma ve gerekli rolleri üstlenme olarak sıralanabilir.
İletişim, kişiler arası duygu ve düşünce alışverişine dayanan kültürel bir süreçtir.
Akif Akkuş Genel Fiziki Coğrafya isimli bu kitap, üniversitelerimizin Coğrafya bölümlerine, Sosyal Bilgiler ve Sınıf Öğretmenliği Anabilim Dallarına devam etmekte olan öğrencilerin istifade edeceği kaynak ve yardımcı ders kitabı olarak hazırlanmıştır. Coğrafyanın en temel konuları olan Fiziki Coğrafya, detaya kaçılmadan ele alınmış ve kolay kavramaya yönelik olarak takdim edilmiştir. Kitapta konular; matematik coğrafya, harita bilgisi atmosfer ve iklim, jeomorfoloji, hidroğrafya, toprak coğrafyası ve bitki coğrafyası başlıklı yedi bölüm altında verilmiştir. Çalışma, genel hatlarıyla anlatılan konular, anlamayı kolaylaştırıcı ve artırıcı olacak biçimde kullanılan şekillerin yardımıyla herkesin anlayabileceği bir düzeye çekilmiştir. Çalışmanın ilgili bölümlerde okuyan öğrencilere faydalı olacağı düşünülmektedir.
Rüştü Ilgar Bu kitapta ülkemiz ve dünya genelindeki benzer eserlerde kullanılan ana temalara sadık kalınmıştır. Eser hazırlanırken çok sayıda ülkede işlenen benzer içerikli Genel Fiziki Coğrafya derslerine uyum gözetilmiştir. Çünkü ECTS Label ve ders içeriklerine bağlı denklik için, Ects kapsamınca 8 bölümden oluşan ve 16 haftaya yayılabilecek en fazla 60 krediden 2 veya 3 kredilik bir derse uyarlanmıştır. Bu eser bir ders kitabı, aynı zamanda başvuru kitabı veya tercih edilmiş bir Genel Fiziki Coğrafya veya Yer Bilimleri kitabına yardımcı kitap olarak hazırlanmıştır. Verilerin güncel olmasına özen gösterilmiştir. Genel Fiziki Coğrafya ve Yer Bilimleri temalı bu eser başta Coğrafya olmak üzere Sosyal Bilgiler, Fen Bilgisi, Biyoloji, Jeoloji, Sınıf Öğretmenliği bölümlerine ders kitabı olarak katkı sunması, ayrıca doçentlik, kamu personeli vb. sınavlara hazırlanma sürecine de bir destek niteliğinde olması hedeflenmiştir. Eserde anlaşılması güç karmaşık konular sadeleştirilmeye çalışılmış gereksiz verbalizmden kaçınılmıştır. Konu bütünlüğüne sadık kalınıp daha kolay bilgiye erişileceği düşüncesiyle, renkli baskı ve çift sütün şeklinde sayfa tasarımına gidilmiştir.
Şuana kadar yayınlanmış çok sayıdaki Fiziki Coğrafyaya ait eseler incelenmeye alınmış “Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu” ile ilgili uluslararası mevzuat kapsamında "Kullanım Koşulları" dahilinde uygulamalara ve içeriklere, bilgilere, telif haklarına tabi çalışmalara, maddi ve fikri mülkiyet haklarına saygılı olacak biçimde alıntı yapılarak bu eser neşredilmiştir.

Ahsen Yüksek, Atilla Karataş, Hasan Özdemir, Hülya Caner, Hüseyin Turoğlu, Nurten Günal, T. Ahmet Ertek, Zahide Acar Deniz Coğrafya kavramının genel çerçevesi içerisinde bir “ortam” tanımı yapmak gerekirse canlı ve cansız varlıkların bir arada bulunduğu, birbirleriyle enerji ve madde alışverişi şeklinde iletişim hâlinde olduğu ortamlar ve bu ortamların yeryüzü üzerindeki dağılışı akla gelmelidir.
İnsan - ortam ya da insan – çevre etkileşiminde temel çıkış noktasının ne olması gerektiği konusu bugün bile bir tartışma konusudur. Çünkü insanoğlu, günümüzde etkisi giderek artan bir şekilde bulunduğu ortamın fiziki özelliklerini kendi çıkarları doğrultusunda değiştirebilmektedir. Yerleşim alanlarının açılması için gerektiğinde tepeler, akarsu vadileri yok edilebilmekte ya da doğal yüzey örtüsü kaldırılarak (ormanların kesilmesi, barajlar yapılarak büyük su kütlelerinin oluşturulması gibi) yeryüzü – atmosfer arasındaki enerji alışverişini, dolayısıyla lokal iklimleri değiştirilmektedirler.
İnsan her ne kadar lokal alanlarda yüzeyi değiştirerek bazı çevresel değişimlere neden olsa da yine de yerleşmenin ve insan faaliyetlerinin sınırını belirleyen unsurlar fiziki coğrafya unsurlarıdır. Okyanus ve denizler gibi büyük su kütleleri, dağların belli bir seviyeden sonraki üst kesimleri (coğrafi enleme bağlı olarak değişebilmektedir), çöl alanları temel sınırlayıcı faktörler olmakla birlikte akarsu ve deniz kenarları ile verimli ovaların bulunduğu alanlar genel çekim merkezleri olmuştur.
Coğrafya bu kavramlar üzerinden kendi ekollerini geliştirmiştir. 1850'li yıllarda ortaya çıkan akımda yer alan coğrafyacılar, insan faaliyetlerini fiziki coğrafya unsurlarının etkilediği, başka bir ifade ile insanı fiziki çevrenin ya da ortamın şekillendirdiği yorumuna dayalı olarak “çevreci determinizm”i geliştirmişlerdir. Buna karşılık daha sonraki yıllarda ise ortamın insana sunduğu imkânların nasıl kullanılacağını yine insanların belirleyebileceğinin savunulduğu “possibilizm” yorumu geliştirilmiştir.
Bu kitapta bu tartışmaların temelinde olan ortam, mekân ya da yeryüzü diye tanımladığımız ve dünyamızı oluşturan tüm temel bileşenlerin, dağların, ovaların, platoların, okyanuslar ve denizlerin ve kuşkusuz atmosferin genel yapısı ve özellikleri ile onların birbirleriyle olan etkileşimleri ele alınmış, açık ve anlaşılır bir dille yazılmıştır.
Ali Ekber Gülersoy, Atilla Karataş, Hilmi Demirkaya, Mehmet Akif Ceylan, Mustafa Girgin, Mustafa Sağdıç, Selahi Coşkun, Süleyman Elmacı Genel Fiziki Coğrafya, üniversitelerin sosyal bilgiler, coğrafya ve sınıf öğretmenliği programları ile coğrafya bölümü öğrencilerine yönelik bir ders kitabı olarak hazırlanmıştır. Kitabın kapsamı Yükseköğretim Kurulu tarafından kabul edilen Genel Fiziki Coğrafya dersinin müfredat programına uygun şekilde düzenlenmiştir. Ayrıca kitap içeriğinin belirlenmesinde coğrafyanın kendine özgü bilim sistematiği de dikkate alınmıştır. Tüm bilimlerin sentezi ve anası olarak nitelenen coğrafya bilimi, fiziki ve beşeri coğrafya olmak üzere iki ana bilim dalından oluşmaktadır. Dolayısıyla bu kitap, coğrafyanın doğrudan mekân (yeryüzü) ile ilgili temel konularını kapsamakta, yaşadığımız dünyanın doğal yapısını ve etkileşimlerini daha yakından tanımamıza katkı sağlamaktadır.
Kitap, sekiz bölüme ve çok sayıda alt başlığa ayrılmıştır. Birinci bölümde coğrafyanın tanımı, konusu, gelişimi ve bilim kimliği kazanma süreçleri; ikinci bölümde Evren, Güneş Sistemi ve Dünya; üçüncü bölümde yeryüzünün şekillenmesi, bu süreçte etkili olan faktörler ve başlıca topografyalar; dördüncü bölümde iklim bilimi, Dünya atmosferi ve iklim sistemi konuları üzerinde durulmuştur. Beşinci bölümde sular coğrafyası, yeraltı ve yerüstü sularının dağılışı, özellikleri ve etkileri; altıncı bölümde toprağın oluşumu, çeşitleri, dağılışı ve toprak sorunları; yedinci bölümde bitkilerin sınıflandırılması yetişme ortamlarının şartları ve yeryüzünde dağılışları ele alınmıştır. Sekizinci ve son bölümde ise harita bilgisinin çeşitli konularına oldukça ayrıntılı düzeyde; haritalar, grafikler, diyagramlar ve coğrafi bilgi sistemleri bağlamında temas edilmiştir.
Kitapta işlenen konular sade ve anlaşılır bir dille anlatılmıştır. Konuların daha iyi anlaşılması bakımından okuma parçası, not, uyarı vb.nin yanı sıra çok sayıda şekil, harita, fotoğraf, grafik, tablo gibi görsel malzemenin verilmesine de gayret edilmiştir.
Adem BELDAĞ, Alper YONTAR. Ayşe MENTİŞ TAŞ, Elif ALADAĞ, Halil İbrahim SAĞLAM, Handan DEVECİ, Mehmet GÜLTEKİN, Şengül S. ANAGÜN, Tuba ÇENGELCİ KÖSE, Z. Nurdan BAYSAL, Zeynep KILIÇ Çocuklara iyi bir vatandaş olmak için gerekli temel bilgi, beceri, davranış ve alışkanlıkları kazandırarak onu milli ahlak anlayışına uygun olarak yetiştirmeyi amaçlayan ilköğretimde, çocukları bu amaca ulaştırmada yararlanılan derslerden biri kuşkusuz Hayat Bilgisidir.
Hayat Bilgisi, toplu öğretim yaklaşımına dayalı olarak oluşturulmuş, çocuklara yaşamla ilgili temel beceri ve alışkanlıklar kazandıran, çocukların kendilerini ve çevresini tanımasına yardım eden ve çocuğun çok yönlü gelişmesini sağlayan bir yaşam dersidir. Daha yalın bir anlatımla Hayat Bilgisi dersi, çocuğun kendisine, ailesine, çevresindeki diğer insanlara, yasalara ve devlete karşı temel görev ve sorumluluklarının neler olduğunu öğreterek topluma etkili biçimde uyum sağlamasını, onların kendilerini tanımalarını ve kişisel olarak kendilerini geliştirmelerini öngörmektedir. Öte yandan Hayat Bilgisi, bir yandan mihver ders olarak diğer derslerin kendisi etrafında ve ekseninde işlenmesine katkıda bulunurken, diğer yandan Fen Bilimleri ve Sosyal Bilgiler derslerine temel oluşturmaktadır.
Hayat bilgisi dersinde öğrencinin içinde yaşadığı toplumla uyum içinde olmasını sağlayıcı bilgi, beceri ve tutumlar kazanması ve kendi kişisel niteliklerini geliştirmesi için öğretmenlerin,Hayat Bilgisi öğretimi konusunda iyi yetişmiş olmaları gerekmektedir. Bu kapsamda öğretmenlerin istekli olması, planlı çalışması, öğrenme ortamını iyi düzenlemesi ve öğrenilenleri uygun yöntem ve tekniklerle değerlendirmesi gerekmektedir. Ayrıca, öğretmenin öğrenci özelliklerini iyi tanıması, çevre koşullarını ve okulun eğitsel olanaklarını iyi bilmesi beklenmektedir.
Hayat Bilgisi Öğretimi adını verdiğimiz kitabımızda, hayat bilgisi öğretimiyle ilgili temel bilgi ve becerilere yer verilmiştir. Kitapta sözü edilen konular kapsamlı bir biçimde ele alınmış; kuramsal bilgilerin uygulamaya dönüştürülebilmesi için konular olabildiğince örneklendirilerek verilmiştir. Amacımız hayat bilgisi öğretimini tüm boyutları ile sizlere tanıtmak ve edinilen bilgileri uygulamaya dönüştürmenize katkı sağlamaktadır.
Kitabın, öğretmenlere,öğretmen adaylarına ve alanda akademik çalışma yapanlara katkıda bulunacağını ümit ediyoruz.
Cavit Binbaşıoğlu Hayat bilgisi dersi, toplu öğretim adı verilen bir öğretim sisteminin temelinde / merkezinde yer alır. Bu dersin amacı öğrencinin çevresine etkin ve başarılı uyumunu sağlamak, öğrenciye bilgiden çok, eğitimsel davranışlar kazandırmaktır. Hayat Bilgisi Öğretimi, hayat bilgisi dersinin bu amaca ulaşması için eğitimcilere yol gösteriyor. İlköğretimde hayat bilgisi dersinin klasik uygulamalarına alternatif proje planları örnekleyen kitap aktif öğrenmenin çocuk düşüncesine uygunluğunu kanıtlayan bilimsel deliller de sunuyor. Ders için önerdiği öğretim yöntemleriyle aktif öğrenmeye imkân tanıyan sınıf ortamları oluşturmayı kolaylaştırıyor. Hayat bilgisi dersi öğrencilerine bir misyon sunan kitap hayat bilgisi dersinin öğretimi için öğrenci, okul, çevre üçgeninde tüm unsurların kullanımı kolaylaştıracak ilkeler ışığında on bölümde incelenmiştir. Hayat Bilgisi’nin içerikleri, öğretim ilkeleri, öğretim yöntemleri, proje ve planlar gibi öğreticinin her yönden faydalanabileceği bir kaynaktır.
Nazmi Özçelik Bu çalışma, eğitim fakültelerinin sosyal bilgiler öğretmenliği anabilim dallarında önceleri “İlk Çağ Tarihi ve Uygarlıkları” şimdi ise “Eski Çağ Tarihi ve Uygarlığı” dersi müfredatı esas alınarak yardımcı ders kitabı olarak hazırlanmıştır. Ancak tarih bölümlerindeki “Eski Anadolu Tarihi”, “Eski Yunan Tarihi”, “Önasya Tarih ve Uygarlıkları”, “Roma Tarihi” gibi dersler için de yine yardımcı ders kitabı olarak kullanılabilecektir.
Bu kitapta ele alınan konular ana hatları ile şunlardır: tarih biliminin tanımı, konusu, niteliği ve yöntemi; İlk Çağ tarihinde yer ve zaman, İlk Çağ tarihinin temelleri ve İlk Çağ tarihinde yardımcı bilimler; tarih öncesi devreler; İlk Çağ'da Önasya ve Akdeniz çevresinde gelişen uygarlıklar: Mezopotamya tarih ve uygarlıkları (Sümer, Akad, Babil, Asur); Anadolu tarih ve uygarlıkları (Asur Ticaret Kolonileri Çağı, Hititler, Urartular, Frigler, Lidyalılar); İran tarih ve uygarlığı (Medler ve Persler); Suriye-Filistin tarih ve uygarlıkları (Fenikeliler, İbraniler); İlk Çağ'da Mısır tarihi ve uygarlığı; Ege ve Yunan tarihi ve uygarlıkları (Girit ve Aka dönemi, Dor göçleri, Yunan klasik çağı, Yunan düşünce ve sanatı, Büyük İskender ve Helenizm Çağı); Roma tarih ve uygarlığı (krallık dönemi, cumhuriyet dönemi, imparatorluk dönemi, Roma uygarlığının ana hatları); İlk Çağ'da Uzak Doğu tarihi ve uygarlıkları (Çin, Hindistan).
Ersin Güngördü Hayat Bilgisi dersi, çocuğun çeşitli nedenlerle gelişmesine yardım eder, mevcut bilgilerini tamamlamaya, sistemleştirmeye ve yeni bilgi ve beceriler kazandırmaya geniş imkân ve fırsatlar hazırlar. Onun içindir ki bu dersin İlköğretimin birinci kademesinde önemli bir yeri vardır. Kitapta, İlköğretimde okulların 1.2.3. sınıflarında okutulan Hayat Bilgisi dersi ile 4.5.6.7. sınıflarında okutulan Sosyal Bilgiler dersinin öğretiminde uygulanacak metot ve teknikler ile kullanılacak araç ve gereçlerin neler olduğu yer almaktadır. Bu çalışmanın, ilköğretim kademesindeki tüm öğretmen ve öğrencilere faydalı olacağına inanıyoruz.
Yaşar BEDİRHAN Binlerce yıllık uzun bir geçmişe sahip olan ve dünyanın dört bir yanına dağılarak çeşitli isimler altında birçok imparatorluk ve devlet kuran Türk milletinin köklü bir tarihi ve bu tarih etrafında oluşturduğu zengin bir kültürü vardır. Bu kültür ve medeniyetin oluşmasına zemin teşkil eden, tarih boyunca birçok sosyal ve siyasi gelişmelere sahne olan yer hiç şüphesiz ki, dünya Türklüğünün mukaddes anayurdu Türkistan’dır. İlk çağlardan beri birçok kültür ve medeniyetlere beşiklik etmiş olan Türkistan’ın, Türk dünyasının müşterek kültür ve medeniyetinin gelişmesinde ve evrensel bir hüviyete kavuşmasında da ayrı bir yeri ve ehemmiyeti vardır.
Bugüne kadar İslam öncesi Türk tarihi ve kültürü üzerine yerli ve yabancı bilim adamları tarafından birçok araştırma ve inceleme yapılmış, ciltler dolusu kitaplar ve binlerce sayfalık makaleler yazılmıştır. Bizim bu çalışmamız, yüzlerce kaynak eser, araştırma ve makaleler taranarak mümkün olduğu kadar bilimsel kriterlere uygun bir şekilde hazırlanmaya çalışılmıştır. İslam öncesi döneme ait Türk tarih ve kültüründe söz sahibi olan tarih otoritelerinin kitaplarında dağınık bir şekilde yer alan Türk tarihi ve kültürüne ait muhtelif konuları bir araya getirmeye ve okuyucuya derli toplu sunmaya çalıştık.
Ali Ahmetbeyoğlu, Altay Tayfun Özcan, Erhan Aktaş, Hayrettin İhsan Erkoç, Hikmet Demirci, Konuralp Ercilasun, Murat Öztürk, Mustafa Kalkan, Münevver Ebru Zeren, Osman Karatay, Osman Karatay, Tilla Deniz Baykuzu, Üçler Bulduk Dört bin yıllık Türk tarihinin önemli bir safhasını teşkil eden İslam öncesi Türk tarihi günümüzde sürekli artan bir ilgiye mazhar olmaktadır. Bunu hem akademik hem de popüler açıdan rahatlıkla iddia etmek mümkündür. Evlerin adresleri olduğu gibi insanların da adresleri vardır ve bu adresleri atalarıdır. Diğer uluslar gibi Türk ulusu da nereden geldiğini, atalarının kimler olduğunu hep merak etmiş, bu nedenden ötürü bu konuya eğilen eserlere de ciddi bir ilgi oluşmuştur. Bu ilgiyi geleceğin öğretmenleri olacak üniversite öğrencilerinin de duymamaları mümkün değildir. Bu çalışma, hem doğru bilgiyi vermek hem de ilgilenenleri doğru kaynaklara yönlendirmek amacıyla yapılmıştır. Dönemi ele alan literatürde, isim ve terimlerin yazılışı ve okunuşu konusunda tam bir birliktelik olmasa da bu tartışma ve karmaşa en aza indirilmeye gayret edildi. Zevkle okunması dileğiyle…
Ali AKTAN Kitabın konusu, İslam dininin doğuş ve yayılış tarihidir. Hz. Peygamber, getirmiş olduğu dinin bütün Arap Yarımadası'na yayıldığını görme mutluluğuna erişmiştir. Onun vefatını izleyen yüz yıl içerisinde ise İslam devleti, tek merkezden idare edilen en büyük siyasi sınırlarına ulaşmıştır.
Kitabın giriş bölümünde, İslam tarihinin temel kaynakları tanıtıldıktan sonra, İslam öncesi Arap tarihi hakkında özlü bilgiler verilmiştir. Birinci ve ikinci bölümler, Hz. Peygamber'in hayatına ayrılmıştır. Bu bölümlerdeki ana başlıklar belirlenirken klasik siyer kitaplarında olduğu gibi kronoloji değil, konu bütünlüğü esas alınmıştır. Dört Halife Dönemi ve Emevîler ise ayrı birer bölüm olarak düzenlenmiştir. Türklerin kitleler hâlinde İslam'a girdikleri Abbasîler Dönemi'ne ise bu çalışmada yer verilmemiştir. Esasen tarih bölümü öğrencileri için hazırlanmış olan böyle bir eserde buna gerek görülmemiştir. Çünkü “İlk Müslüman Türk Devletleri Tarihi” gibi bazı derslerde, Türk tarihiyle ilgili olduğu ölçüde Abbasîlerden de söz edilmektedir.
Bu kitaptaki bilgiler, ilk defa burada ortaya atılmış değildir. Temel kaynakların yanı sıra, bu konuda yerli ve yabancı birçok araştırmacının yazdığı eserlerde daha fazlasını bulmak mümkündür. Bununla birlikte çok geniş bir zaman ve mekânı ilgilendiren bu bilgilerin tamamı belli bir hacim içinde sunulmuştur. Verilen bilgilerle yetinmek istemeyenler, dipnotlarda ve kaynakçada isimleri verilen eserlerden başlayarak başka kaynaklara da başvurabilirler. Bu kitap, bir ders kitabı olarak tasarlanıp hazırlanmış olmasına karşın, ele aldığı konu bakımından her kesimden okuyucuya hitap edecek mahiyettedir.
Adnan Demircan İslâm Medeniyeti insanlık tarihinin en büyük ve etkili medeniyetlerinden biridir. İnsanlığın sahip olduğu birikim ve kazanımların ortaya çıkışında İslâm Medeniyeti’nin önemli payı vardır. Bilindiği gibi bilgi ve hikmet insanlığın ortak malıdır. Müslümanlar da dünyanın en önemli medeniyetlerinden birisini kurdukları dönemde bilgi ve hikmetin korunmasına ve gelişmesine önemli katkılarda bulunmuşlardır.
Allah’ın son elçisi Hz. Muhammed’in (s.a.v.) Mekke’de Hira Mağarası’ndan başlattığı medeniyet yürüyüşü günümüze kadar devam etmekte İslâm, insanlık için önemini korumaktadır. Bu sebeple geçmişte İslâm Medeniyeti’ne mensup milletlerin ve kurdukları devletlerin tarihini öğrenmek bugünü anlamak için önem arz etmektedir.
İslâm’ın doğduğu coğrafyadan ve dönemden başlayarak Osmanlılar dönemine kadar yaklaşık yedi asırlık dönemin ele alındığı kitapta hem siyasî tarih hem de medeniyet ve kültür tarihi açısından önemli olaylar ve olgular ele alınmıştır.
Siyasî ve bölgesel durum dikkate alınarak yapılan tasnifte siyasî tarihi ele alınan her dönemin sonunda medeniyet tarihi; toplum, siyaset, yönetim, adalet, ekonomi, maliye, eğitim, ilim ve kültür, mimari ve sanat, din gibi belli başlı konular çerçevesinde değerlendirilmiştir. Böylece İslâm Tarihi’nin sadece hanedanlar tarihinden ve savaşlardan ibaret olmadığı sosyal hayat, ilim ve kültür açısından da önemli gelişmelerin yaşandığı vurgulanmıştır.
Lisa Gezon, Conrad Kottak, McGraw-Hill KÜLTÜR, insanlık tarihinden, günümüzde küreselleşmenin ve iklim değişikliğinin toplum üzerindeki etkilerine; kimliklerimizin oluşum ve ifade ediliş şekillerine; ritüel ve törenlerin anlamlarına; iktidar ve güç ilişkilerine; geçim kaynaklarımızdan yaşam biçimlerimize kadar insan yaşamının toplumsal dinamiklerini bütüncül bir yaklaşım ve geniş bir yelpaze içinde analiz ediyor. Günümüzde antropoloji bilim dalının bakış açısını örnekleriyle sunuyor. Aynı zamanda, ele aldığı konularla iş dünyasının, güvenlik sektörünün, siyaset bilimi ve uluslararası ilişkilerin, tıp ve sağlık dünyasının; edebiyat, tarih, ekonomi ve coğrafya meraklılarının, kısaca kendisini ve dünyayı merak eden düşünürlerin ilgi duyacağı, heyecan verici bir kaynak. Kültür, balığın içinde yaşadığı su gibidir: bizi sarmalar, içinde yaşarız ve çoğu zaman farkında olmayız. KÜLTÜR çevrenizdeki dünyayı fark ettirecek.
Mehmet Zeki Aydın Sevgili Öğretmenler;
Değer Sandığı Okulda Değerler Eğitimi Materyalleri adını verdiğimiz seri çalışmamız, öğrencilerinize değerleri zevkle ve ilgiyle öğretebileceğiniz çeşitli uygulamalara sahiptir.
Bu set, eğitimcilerimize ilgi ve yeteneklerine göre etkinlik seçme imkânı sağlamaktadır. Ayrıca sette, eğitimcilerimizin, öğrencilerine fotokopi vererek uygulayabileceği birçok etkinlik yer almaktadır. Bu etkinlikleri, Drama, Yaşayarak Öğrenme, Klüp Etkinlikleri, Öykü, Kavram Açıklaması, Beyin Fırtınası, Röportaj Yapma, Gezi Gözlem, Materyal Üretme, Meslekler ve Değerler, Yaratıcı Yazma Etkinlikleri, Metafor, İstasyon, Jigsaw, Bilmece Bulmaca, Fıkra, Film Tavsiye /Yorum lama, Eğitsel Oyun, Örnek Olay, Şarkı, Şiir, Poster /Afiş, Proje Hazırlama, Resim Yorumlama, Karagöz ve Hacivat, Geleneklerimizde Değerlerimiz, Tekerleme, Mânilerde Atasözü ve Deyimlerde Değerler, Kitap Tavsiyeleri, Mevlana'dan, Nükte ve Örnek Kişilik olarak sıralayabiliriz.
Bu seri çalışma ile farkında olduğumuz ya da farkına varmadan uyguladığımız değer kalıplarını öğrencilerinize, size sunduğumuz materyal ve yöntemlerle öğrettiğinizde, onların farkındalıklarını arttıracak problem çözebilen, alternatif öneriler sunabilen, erdemli bireyler hâline gelmelerine yardımcı olacaksınız.
Çalışmamızda, öğrencilerin değer bilincini test etmelerine yardımcı olacak Ölçme Değerlendirme testleri yer almakta ayrıca eğitimde önemli bir payı olan ailelerin, eğitimin içine çekilmesini böylece öğrencilerin öğrendiği bilgileri evde de uygulayabilmesini amaçlayan Veli Mektubu ve Aile Katılımı bölümleri de bulunmaktadır.
Mehmet Zeki AYDIN Değer Sandığı Okulda Değerler Eğitimi Materyalleri adını verdiğimiz seri çalışmamızda öğrencilerinize değerleri zevkle ve ilgiyle öğretebileceğiniz çeşitli başlıklar var.
Farkında olduğumuz ya da farkına varmadan uyguladığımız değer kalıplarını, size sunduğumuz bu materyal ve yöntemlerle öğrettiğinizde, öğrencilerimizin farkındalıklarını arttıracak, problem çözebilen, alternatif öneriler sunabilen, erdemli bireyler haline gelmelerine yardımcı olabileceksiniz.
Bu kitaplarımızda öğrencilerinize fotokopi vererek uygulayabileceğiniz birçok etkinlik bulacaksınız.
Eğitimcilerimize kendi ilgi ve yeteneklerine etkinlik çeşidi seçme imkânı sağlayan setimizde çeşitli başlıklar var. Bunları; Drama, Yaşayarak Öğrenme, Kulüp Etkinlikleri, Öykü, Kavram Açıklaması, Beyin Fırtınası, Röportaj Yapma, Gezi Gözlem, Materyal Üretme, Meslekler ve Değerler, Yaratıcı Yazma Etkinlikleri, Metafor, İstasyon, Jigsaw, Bilmece Bulmaca, Fıkra, Film Tavsiye/Yorumlama, Eğitsel Oyun, Örnek Olay, Şarkı, Şiir, Poster/Afiş, Proje Hazırlama, Resim Yorumlama, Karagöz ve Hacivat, Geleneklerimizde Değerlerimiz, Tekerleme, Mânilerde, Atasözü ve Deyimlerde Değerler, Kitap Tavsiyeleri, Mevlana’dan, Nükte ve Örnek Kişilik olarak sıralayabiliriz.
Ayrıca, Ölçme Değerlendirme testlerinin yanında Veli Mektubu ve Aile Katılımı bölümleri de yer almaktadır.
Mehmet Zeki AYDIN Değerler Sandığı Okulda Değerler Eğitimi Materyalleri adını verdiğimiz seri çalışmamızda NAZİK OLMAK (NEZAKET) değerini öğretebileceğiniz çeşitli başlıklar var. Bu başlıkları kullanarak erdemli ve değerlerine saygılı bir nesil yetiştirmek sizlerin elinde. Farkında olduğumuz ya da farkına varmadan uyguladığımız değer kalıplarını, size sunduğumuz bu materyal ve yöntemlerle öğrettiğinizde, öğrencilerinizin farkındalıklarını artıracak; problem çözebilen, alternatif öneriler sunabilen, erdemli bireyler haline gelmelerine yardımcı olabileceksiniz. Öğrencilerimizin konuyu daha iyi kavrayabilmesi ve içselleştirebilmesi için Drama, Yaşayarak Öğrenme, Kulüp Etkinlikleri, Öykü, Kavram Açıklaması, Beyin Fırtınası, Röportaj Yapma, Gezi Gözlem, Materyal Üretme, Meslekler ve Değerler, Yaratıcı Yazma Etkinlikleri bulunmaktadır. Bu yöntemlerle düşünerek, rolünü oynayarak, gözlemleyerek ve yaşayarak öğrettiğimiz değerin önemini ve gerekliliğini anlayabilecekler. Yüzyıllardır bu değerleri taşıyan bir toplum olduğumuzu, köklerimizin değerlerle sulandığını ise Geleneklerimizde Değerlerimiz, Tekerleme, Mânilerde Değerler, Atasözü ve Deyimlerde Değerler, Mevlana'dan ve Örnek Kişilik başlıklarıyla gösterebileceksiniz. Öğrenilen değerimizi eğlenerek pekiştirmek için Bilmece Bulmaca, Fıkra, Film Tavsiye/Yorumlama, Eğitsel Oyun, Örnek Olay, Şarkı, Şiir, Poster/Afiş, Proje Hazırlama, Kitap Tavsiyeleri ve Etkinlikler bölümlerini kullanabileceksiniz. Ölçme Değerlendirme bölümümüz ile öğrencilerimiz, içlerine yerleşen değer bilincini test edebileceklerdir. Hepimizin bildiği gibi eğitimde başarı okuldaki tek taraflı bir çaba ile gerçekleşemez. Bu yüzden çalışmamıza Veli Mektubu ve Aile Katılımını da ekledik. Bu şekilde aileleri de verdiğimiz eğitimin içine çekerek, öğrettiğimiz bilgileri evlerinde de yaşamalarını sağlayabileceğiz.
Carol Seefeldt, Sharon Castle , Renee C. F alconer- Pearson Bu kitap; bugünün ve geleceğin öğretmenlerinin, okul öncesi ve ilköğretimin ilk yıllarındaki çocuklara sosyal bilgiler eğitimi konusunda güvenle rehberlik edebilmeleri için yazılmıştır. Ülkemizde okul öncesi dönemde; sosyal bilgiler eğitiminin içinde yer alan tarih, coğrafya, ekonomi, vatandaşlık bilgisi, küresel ve toplumsal bazı konular ihmal edilmektedir. Bunun yanı sıra bu konuların öğretimine, okul öncesi dönem çocuklarına eğitim vermeleri için yetiştirilen öğretmen adaylarının öğretim programlarında da yer verilmemektedir. Bu bağlamda bu kitabın, alandaki bu eksikliği gidermek için önemli bir kaynak olacağı düşünülmektedir.
Kitapta; öğretmenlerin sosyal bilgilerde küçük çocuklar için kullanabileceği çok sayıda gelişime uygun etkinlik, görüş ve öneri yer almaktadır. Bu etkinlikler, Ulusal Sosyal Bilgiler Eğitimi Konseyi'nin (NCSS) on teması ve Küçük Çocukların Eğitimi Birliği'nin (NAEYC) standartları çerçevesinde sınırlandırılmıştır. Bunların dışında kitapta; bilim, sanat, okuma-yazma ve matematik de dâhil olmak üzere, programdaki diğer alanlara sosyal bilgileri entegre edecek ilginç ve mantıklı yollara da yer verilmiştir
Yaşar Bedirhan "Orta Çağ: karanlıklar çağı!”
Orta Çağ denilince aklımıza ilk gelen karanlıklar çağıdır. Bununla, Batı’nın yaşamış olduğu belli bir dönemi kastediyorsak bir ölçüde doğru değerlendirmiş oluruz. Hele karanlık, Doğu'daki Orta Çağ için asla söz konusu olamaz. Orta Çağ’da Asya medeniyeti Rönesans Çağı’nı yaşar. Öte yandan İslamiyet’in doğuşu ile insanlık tarihinin göz kamaştırıcı olaylarından birine şahit oluruz. Bununla birlikte VII. yüzyıldan başlayarak İslam medeniyetinin insanlık ufkuna bir güneş gibi doğuşu ve çağlar ötesini kucaklayacak şekilde yükselişi ve yayılışı, birçok milletin bu uygarlık içine dâhil olması ve geniş coğrafi sahalarda büyük medeniyetler meydana getirmesi; insanlık tarihinin altın harflerle kaydettiği bir devirdir. Batı’da sosyal, siyasî, dinî, iktisadî ve kültürel manada bir kaos ortamı yaşanırken, Doğu’da akıl ve bilimin saltanatını sürdürdüğü bir çağdır bu çağ.
Doğu’da sosyal, siyasal, kültürel ve sanatsal alanda meydana gelen birikimler Batı’da köklü dönüşüm ve değişimlerin temelini oluşturacaktır.
Okuyunca farkeceksiniz.
Hasan Karaköse Öğrencilere önce ders notu olarak okutulan ve sonra basımı yapılan bu kitap, alanında ilk eser olması nedeni ile büyük ilgi görmüştür. Kitabın ilk basımı 2002 tarihinde yapılmış ve şu anda ise sekizinci basımı yapılmıştır. Kitap, Hristiyan Tarihi, Roma Tarihi, İslam Tarihi, Bizans Tarihi ve Türk İslam Tarihi konularında ders kitabı olma yanında bilimsel müracaat eseri olarak da kullanılabilme özelliğine sahiptir. Aynı zamanda kitabımız, siyasi tarih incelemesi yanında dönemlerin kültür tarihi ile ilgili olarak da önemli bilgiler içermektedir.
Zekeriya BÜLBÜL Kitap hazırlanırken lisede tarih öğretmenliği yapacak olan öğretmen adayları dikkate alınmıştır. Tarih sadece siyasi olayların okutulduğu bir ders değildir. İncelemeye çalıştığımız devletin sosyal ve ekonomik yapısını da tanımamız gerekmektedir. Zaferleri kazanan ordunun arkasında mutlaka güçlü bir ekonomi bulunmaktadır. İyi bir teşkilatlanma olmadan herhangi bir konuda başarılı olmak söz konusu değildir. Bu düşünceden hareketle, kitapta Osmanlı devlet teşkilatını tanıtmaya çalıştık. Önce, devletinde idare merkezi olan saraylar, sarayda yaşayan, sarayın sahibi olan insanlar ve onlara hizmet edenler hakkında bilgiler verdik. Padişahı, devlet başkanı olarak her yönüyle tanıttık. Daha sonraki bölümlerde, Divan-ı Hümayun'a (merkezi teşkilat) yer verdik. Ayrıca, Taşra teşkilatının yapılanması, askeri teşkilat, mali teşkilat, toprak idaresi, adalet teşkilatı hakkında da bilgiler verdik. Verilen bu bilgiler, Osmanlı Devleti'ni daha iyi tanımak isteyen okuyucular için yararlı bir kaynak olacaktır.
nobel ÖABT - Sosyal Bilgiler - 5 Çözümlü Deneme Fasikül 50'şer Soru -Optik Form İlaveli-
Komisyon ÖABT Sosyal Bilgiler Öğretmenliği - Öğretmenlik Alan Bilgisi - 5 Deneme
Komisyon 2013 yılı itibarıyla Millî Eğitim Bakanlığı, öğretmen adayları için Öğretmenlik Alan Bilgisi Testi’ni de KPSS’ye eklemiştir. Bu yeni sınav sistemi, geleceğimize ışık tutan değerli öğretmenlerimiz için yeni bir heyecan olmuştur.
Uzman yayın ekibimizin katkılarıyla ÖABT’de sorulan soruların içeriğine dayanılarak hazırlanan bu kitabın, Sosyal Bilgiler Öğretmeni adaylarına iyi bir destek olacağına inanıyoruz.
Kitabımızda ayrıntılı konu anlatımlarına yer verilmiştir.

• Eski Çağ Tarihi ve Uygarlığı, Yeni ve Yakın Çağ Tarihi
• İslam Öncesi Türk Tarihi ve Kültürü, Osmanlı Tarihi ve Uygarlığı
• Orta Çağ Tarihi
• Türkiye Cumhuriyeti Tarihi I, Türkiye Cumhuriyeti Tarihi II, Günümüz Dünya Sorunları
• Çağdaş Dünya Tarihi
• Genel Beşerî ve Ekonomik Coğrafya, Genel Fiziki Coğrafya, Ülkeler Coğrafyası, Türkiye Beşerî ve Ekonomik Coğrafyası,
• Siyasi Coğrafya, Türkiye Fiziki Coğrafyası
• Siyaset Bilimine Giriş, Temel Hukuk
• Demokrasi ve İnsan Hakları, Sosyal Bilgilerin Temelleri
• Vatandaşlık Bilgisi
• Arkeoloji
• Antropoloji
• Felsefe
• Ekonomi
• Bilim, Teknoloji ve Sosyal Değişme
• Sosyal Proje Geliştirme
• Özel Öğretim Yöntemleri I, Özel Öğretim Yöntemleri II
• Sosyal Bilgiler Ders Kitabı İncelemeleri
• Drama
Asiye Günel, Aydın Kızılaslan, Betül Okcu, Cahit Şahin, Cüneyt Çapraz, Çiğdem Akkanat, Derya Boçkay, Hüseyin Mertol, Nisa Gökden Kaya, Onur E. Kocaöz, Pınar Özel, S. Levent Zorluoğlu, Yahya Çıkılı Özel eğitim kapsamına giren her bireyin bilgi seviyelerinin arttırılması ve eğitim-öğretimden maksimum düzeyde faydalanması açısından öğretimde uyarlamalar yapılması oldukça önemlidir. Ayrıca öğretimi gerçekleştirecek öğretmenlerin özel eğitim kapsamına giren öğrencilerin kim olduğu, nasıl öğrendikleri ve öğretimde nasıl uyarlamalar yapılması gerektiği hakkında geniş kapsamlı bilgi sahibi olması gerekmektedir. Okuyacağınız kitapta; özel eğitim kapsamına giren öğrenciler hakkında detaylı bilgiye ulaşabilecek, ayrıca “Bu öğrencilere fen ve sosyal bilgiler nasıl öğretilir?” sorusuna cevap bulabileceksiniz.
Edam Eğitim Danışmanlığı ve Araştırmaları Merkezi tarafından geliştirilen Karakter Okulu Programı; öğrencilerde, sorumluluklarını taşıyabilecekleri makul seçimler yapabilmelerine imkan sağlayacak bilgi, beceri ve yeteneklerin geliştirilmesini hedefl emektedir. Karakter Okulu Programının önemli bir öğesi olan, Perese Karakter Okulu Öğretmen Kitapları; hem sınıf içinde ve okul genelinde uygulanabilecek, hem de aileyi ve çevreyi sürece dahil ederek öğretmen rehberliğinde uygulanacak olan birtakım etkinlik önerilerini kapsayan bir seridir. Serinin her bir kitabında; Yardımseverlik, Adalet, Özgüven, Liderlik, Dostluk, Doğruluk, Sabır, Saygı ve Özdenetim değerleri işlenmiştir.
Hasan Karaköse İbni Haldun, siyasi güç haline gelen her toplum için iktidarın kaçınılmaz olduğunu şöyle ifade eder: “İktidar sahibi, topraklarını genişletmek isteyince başka toplumları hâkimiyeti altına almaya çalışır. Bunun sonunda devlet ve mülk denilen toplumsal varlık ortay çıkar. Toplum olarak yaşamak güce bağlıdır, gücün arkasından hâkimiyet gelir. Güç arttıkça hâkimiyet daha fazla genişler. Bu durum, zaman ve şartlara göre devam edebilir. Fakat her şeyin bir sonu olduğu gibi hâkimiyet ve güç de zamanla yok olur. Her şey bir sona, her son yeni bir başlangıca doğru gider. İnsanlık tarihi işte bu güç ve hâkimiyetin mücadelesidir. Fakat bu mücadeleyi yapan insanoğlu; hep güzeli, mutluluğu, rahat ortamı bulabilmek için uğraşmıştır. Kitabımız bu yolu kavrama ihtiyacı duyan meraklılara ve öğrencilere faydalı olacak niteliktedir.
Ayça KARTAL, Ayşegül ALAZ ŞEYİHOĞLU, Cemal AKÜZÜM, Elvan YALÇINKAYA, Erol KOÇOĞLU, Nilgün DAĞ, Özlem ULU KALIN, Ramazan SEVER, Salih USLU, Soner ALADAĞ, Vedat AKTEPE, Zeynep BAŞCI NAMLI Bu kitap, sosyal bilgiler öğretimi konusunu, kuramsal ve uygulamalı bir biçimde ele almayı amaçlamaktadır. Sosyal bilgiler eğitimi, çok boyutlu bir biçimde ele alınmaya çalışılmıştır. Bununla birlikte son yıllarda eğitim alanında ortaya çıkan çağdaş ve yeni yaklaşımlar bu kitaba yansıtılmak istenmiştir. Kitapta sosyal bilgiler ile ilgili temel kavramlara, sosyal bilgiler eğitiminin tarihçesine, sosyal bilgilerdeki temel disiplinler ve çalışma alanlarına, sosyal bilgilerde okuryazarlığa, sosyal bilgiler öğretim programına, yöntem ve tekniklerine, öğretim materyallerine, beceri, değer, demokrasi ve insan hakları eğitimine, sosyal bilgilerde ölçme ve değerlenme konusuna yer verilmiştir.
Sınıf ve sosyal bilgiler öğretmenlerinin, sosyal bilgiler öğretimi ile ilgili dersleri yürüten akademisyenlerin ve dersleri alan öğretmen adaylarının kullanabileceği çok sayıda materyali ve etkinlik örneklerini de kapsamaktadır. Kitabın ortaya çıkmasında çeşitli üniversitelerde görev yapmakta olan birçok akademisyenin katkısı ve desteği olmuştur. Kitaba yazılarıyla katkı sağlayan tüm akademisyenlere teşekkürü bir borç biliyoruz. “Sosyal Bilgiler Öğretimi” adlı eserimizin, sosyal bilgiler camiası başta olmak üzere bütün eğitim camiasına katkı sağlamasını ümit ediyoruz.
Selçuk Beşir DEMİR Geçen senelerde birçok sınav sorusunu yakalayan yazar, bu eserin ÖABT Sosyal Bilgiler Öğretmenliği Alan Sınavı'nda öğretmen adaylarının başarılarına başarı katacağına gönülden inanmaktadır.
ÖABT Sosyal Bilgiler Öğretmenliği Alan Sınavı'na yönelik hazırlanan bu kitapta, alan eğitimi kabul edilen tüm konular ayrıntılı ve özgün bir şekilde ele alınmıştır. Beceri öğretiminden kavram öğretimine kadar her türlü konu en ince detayına kadar püf noktalarıyla sunulmuştur.
Her konu bir ünite altında özgün konu anlatımlarıyla sunulmuş ve metin içinde önemli olan yerler özel olarak vurgulanmıştır. Dikkat edilmesi gereken hususlar “Uyarı” ikonu ile belirtilmiştir. Ayrıca kilit bilgiler sunmak için “Önemli”,“Ek Bilgi”ve “Not” şeklinde ikonlar verilerek okuyucuya yol gösterilmiştir. Son olarak sınavda çıkması muhtemel konular “Tahmini Sınav Sorusu” olarak belirtilmiştir.
Hüseyin Öztürk Bu kitap, eğitim fakülteleri sosyal bilgiler öğretmenliği ve sosyoloji dersini alan eğitim fakülteisi öğrencileri için halihazırdaki kavram kargaşasına bir ölçüde yardımcı bir kaynak olarak düşünülmüştür.
Uğur Özgöker - Erdoğan Mert Doğrudan demokrasinin, nüfusun artışı ve coğrafi genişlemeler dolayısıyla teknik olarak imkânsızlaştığı, çözüm olarak temsili demokrasiye geçildiği bilinmektedir. Ancak temsili demokrasi, halkın yönetime katkısını çok ciddi oranda kısıtlamaktadır. Fakat sanayi çağını da aşarak bilgi çağına ulaşmış olan dünyamızın özellikle bilgisayar ve internet teknolojilerindeki gelişmelerle “global bir köy”e dönüştüğü sıkça dillendirilir olmuştur.
Malların ve hizmetlerin serbestçe dolaşması, ticari faaliyetlerin sınırları aşarak dünyayı globalleştirmesi, modern dünya vatandaşları için bir gurur vesilesi olmuştur. Aynı şekilde bilginin de sınır tanımaksızın dünyayı köyleştirmesi de bir gurur vesilesi olmaktadır. Şu hâlde, herhangi bir köyde doğrudan demokrasinin uygulanabileceğine kimse itiraz etmediğine göre, dünya isimli köyde de doğrudan demokrasinin muteber kılınmasının zamanı gelmiştir. Elbette “Antik Yunan doğrudan demokrasisi”nin şekil şartlarını yerine getirmek mümkün değildir, şart da değildir. İnsanları bir arenaya toplamak, onların belli sürelerde konuşma yapmalarını sağlamak, onlara bu toplantılara katılmalarını teşvik etmek için ücret vermek gibi zamana özgü uygulamaların yapılması amaçlanmıyor. Günümüz bilgisayar ve internet teknolojisi ile bundan çok daha sağlıklı bir model kurularak doğrudan demokrasinin temel şartları sağlanabilir. Teknolojinin insan hayatını kolaylaştırma işlevini yerine getirdiği için sürekli geliştiğini kabul edersek, yönetim sistemleri üzerinde uygulanacak tekniklerin de verim alındıkça geliştirileceğini, teknikler geliştikçe yönetim sistemlerinin de paralel olarak gelişeceğini öngörmek zor değildir.
Dünyada çok küçük bir azınlık dışında doğrudan demokrasiyi tecrübe eden bulunmadığı için “Doğrudan demokrasi nedir, temsili demokrasiye göre artısı nedir?” sorusunu herkesin anlayacağı örneklerle cevaplamak ve bu kavramı somutlaştırmak gerekir: Temsili demokrasi, tuttuğunuz takımın maçını televizyondan izlemek gibidir. Bir oyuncu değişikliğiyle takımınızın kolayca galip geleceğini düşünüp oturduğunuz yerden haykırabilirsiniz. Sizi hiç kimse duymaz. Çok büyük uğraşılar sonunda ve uzun bir zaman sonra fikrinizi teknik direktöre iletmeniz mümkün olabilir belki ancak artık zaten söyleyeceklerinizin anlamı kalmamıştır zira maç bitmiş, iş işten geçmiştir. Doğrudan demokrasi; maçı sahadan, yedek kulübesinden hatta teknik direktörün yanından izlemek gibidir. Önerinizi teknik direktöre anında iletebilirsiniz. Sizi dinlemezse o anda tüm seyircilerin katıldığı bir oylama isteyebilir, önerinizi stat hoparlöründen anons edebilir, oylamada çoğunluk fikrinizi desteklerse teknik direktörün istediğiniz oyuncu değişikliğini yapmasını sağlayabilirsiniz.
Arslan Bayram, Dilek Yıldırım Bilgen, Gökhan Uyanık, H. Eren Suna, İlhan İlter, Muhammet Özdemir, Olcay Özdemir, Selda Polat Hüsrevşahi, Seyithan Demirdağ, Yasemin Kalaycı Türk Bu kitapta, Türk eğitim sistemi farklı yönleri ile ele alınarak açıklandıktan sonra okul yönetimi ve ilgili süreçlere odaklanılmıştır. Kitapta ayrıca okuyucuların okul yönetimini daha iyi anlamalarını sağlamak için okulları ilgilendiren mevzuatlar ilgili eklerde gösterilmiştir. Kitabın; öğretmen adaylarına, yüksek lisans ve doktora öğrencilerine, öğretmenlere ve okul liderlerine yararlı olması hedeflenmiştir.
Ayşen Bakioğlu Eğitim yönetimi, toplumun hemen hemen her kesimini ilgilendirmekte olup bulunduğu toplumdan etkilenmekte ve aynı zamanda toplumu da etkilemektedir. Günümüzde yaşanan hızlı değişimler, eğitimi ve eğitim örgütlerini de değişmeye zorlamaktadır. Bu durum, eğitim yönetiminin de değişimlere ayak uyduracak bir yapıda olmasını gerektirmektedir. Gerek toplumun gerekse bireyin eğitim ihtiyacını ve talebini karşılamak için eğitim örgütlerinin çağdaş yönetim yaklaşımları ve bilimsel bilgiler ışığında yönetilmesi önemlidir. Bu kitapta eğitim yöneticisi, okul yöneticisi, okul yönetici yardımcısı, zümre başkanı, rehber öğretmen, sınıf ve branş öğretmenlerine okul ve sınıf yönetiminde gereken anlayış, bilgi, beceriler sunularak ülkemiz eğitim sisteminin güncel boyutları irdelenmektedir.
Kitapta; eğitim yönetiminin teori ve uygulama alanları, eğitim yönetimi modelleri, eğitim yönetiminin temel felsefesi ve değerleri, eğitim yönetiminin politika alanları ve okula dayalı eğitim yönetimi anlayışı hakkında temel kavramlar ve bakış açıları tanıtılmıştır.
Sürekli öğrenen, araştıran ve inceleyen, daha iyi öğretim gerçekleştirmeyi ve öğrencilerinin daha iyi öğrenmesini amaçlayan eğitim yöneticisi ve öğretmenler, hem Türk eğitim sistemini geliştirmeye ilişkin fikirler üretecek hem de okullarındaki öğrencilerinin yetenek ve ilgilerinin en üst noktasına çıkmalarını sağlayabileceklerdir.
Bu kitabın; eğitim yöneticisi ve öğretmenlerin kendi gelişim süreçleri üzerine daha derin düşünceler üretmelerine ve profesyonel gelişim ihtiyaçlarına cevap vermelerine katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
Ahmet Kanlıdere, Ahmet Yüksel, Ali Ahmetbeyoğlu, Emine Dingeç, Emine Erdoğan Özünlü, Erkan Göksu, Haşim Şahin, Kürşat Yıldırım, Muallâ Uydu Yücel, Müslüme Melis Çeliktaş, Ömer Soner Hunkan, Serkan Yazıcı Takriben MÖ 2500 yıllarından 20. yüzyılın başına kadar uzanan geniş yelpazede Türk Tarihi ve Kültürü'nü “etrafını câmi, ağyarını mani” bir şekilde ele almaya çalıştığımız bu kitap, hem lisans öğrencileri için hem de konuya ilgi duyan ve temel düzeyde bilgi edinmek isteyenler için hazırlanmıştır. Türklerin kökeni ve ilk yaşam alanlarından tarihte kurdukları ilk devlete, İslam ile tanışmalarından ilk Müslüman Türk devletlerine, Anadolu'da filizlenen Türk varlığından üç kıtaya hükmeden Osmanlı Devleti'ne kadar Türk tarihinin dönüm noktaları ile bu siyasi yapılara ait devlet teşkilatı ve kültür hayatını, alanın uzmanı hocaların kaleminden okuyacaksınız…
Füsun Baykal, Güven Şahin ve , İsmet Akova, Mehmet Akif Ceylan, Mehmet Bayartan, Mesut Doğan, Mustafa Kahraman, Muzaffer Bakırcı, Nuran Taşlıgil, Özlem Sertkaya Doğan, Selma Akay Ertürk, Süheyla Balcı Akova, Süheyla Üçışık Erbilen Türkiye gibi dinamik bir ülkenin hemen her alanda kısa sürede hızlı bir değişim ve de dönüşüm içinde olması, araştırmacıların da bu hıza ayak uydurmasını gerektirmektedir. Gerek araştırmanın kendisi gerekse araştırma sonuçlarının kamuoyuyla paylaşılması ancak bu değişime paralel hareketle mümkündür. Coğrafya’nın araştırma konuları içerisinde Beşeri ve İktisadi Coğrafya’'nın tüm alt başlıkları en değişken konuları kapsamaktadır. Nüfus, enerji, tarım, madenler ve siyasi gelişmeler gibi çoğu husus kısa sürede büyük değişimler gösterebilmektedir. Bu da söz konusu alanlarda araştırma yapanların sürekli güncelin peşinde olmasını gerektirmektedir. Günceli takip ederken de geçmişte olan durumla bağlantı kurularak kronolojik gelişimin izahı ayrıca önem arz etmektedir. Türkiye’nin bu anlamda her türlü beşeri ve iktisadi hususta irdelenmesi ülkenin mevcut durumu ve geleceğe yönelik yapılması gerekenler noktasında temel bilgileri sağlamaktadır. Bu çalışma da bir nevi Türkiye’nin fotoğrafını öğrencilere ve araştırmacılara sunmaktadır.
“Türkiye Beşeri ve İktisadi Coğrafyası” başlığıyla ortaya konulan bu eser geniş bir akademisyen kitlesi ile uzun soluklu bir sürecin sonunda ortaya konmuş, en güncel verilerle hazırlanmıştır. Eserde toplam 12 bölüm bulunmakta olup Türkiye Nüfus Coğrafyası, Türkiye Yerleşme Coğrafyası, Türkiye Tarihi Coğrafyası, Türkiye İdari Coğrafyası, Türkiye’nin Siyasi Coğrafyası, Türkiye’'nin Tarım Coğrafyası, Türkiye’nin Sanayi Coğrafyası, Türkiye Turizm Coğrafyası, Türkiye Enerji Coğrafyası, Türkiye’nin Maden Coğrafyası, Türkiye’nin Ulaşım Coğrafyası ve Türkiye’nin Ticaret Coğrafyası konularını içermektedir. Çalışma ortaya konarken üniversitelerin Coğrafya Bölümleri ile Ortaöğretim Sosyal Bilimler ve Türkçe Eğitimi Bölümleri öğrencilerine Türkiye Beşeri ve İktisadi Coğrafyası kapsamında verilmesi gereken temel hususlar göz önüne alınarak hareket edilmiştir. Bununla birlikte çalışmanın kapsamı düşünüldüğünde Türkiye iktisadi hayatıyla alakalı araştırma yapanlara ve konuyla alakalı diğer akademik birimlere referans niteliğinde olabileceğini de belirtmek isteriz.

Ahmet Ertek, Ali Meydan, Ali Yiğit, Arife Karadağ, Cemalettin Şahin, Hamza Akengin, İrfan Kaygalak, Levent Uncu, Meryem Hayır Kanat, Mustafa Sağdıç, Mutlu Yılmaz, Nuriye Garipağaoğlu, Selma Akay Ertürk, Yüksel Güçlü Türkiye Coğrafyası ve Jeopolitiği kitabında, Türkiye coğrafyası hakkındaki bütün konular güncel veriler ışığında, araştırılarak bir araya getirilmiştir. Derleme ve orijinal bilgilerin birlikte yer aldığı kitap, özellikle eğitim fakülteleri için kaynak kitap olarak tasarlanmıştır. Ayrıca kapsamının genişliği nedeniyle coğrafya bölümlerinde okutulan Türkiye fiziki ve beşerî coğrafyası derslerinde de kaynak olarak kullanılabilir. Ders kitabı olmasının yanı sıra, Türkiye coğrafyası hakkında bilgi sahibi olmak isteyen herkese hitap eden bir içeriğe sahiptir.
Kitapta; Türkiye'nin arazisinin oluşumundan iklimine, bitki örtüsünden akarsuyuna, toprağından doğal afetlerine kadar fiziki coğrafya konuları basit ve yalın bir dille anlatılmıştır. Bu fiziki koşullarda gelişen nüfus ve yerleşme özellikleri güncel veriler ile işlendikten sonra; ülke ekonomisini oluşturan tarım, madenler ve enerji kaynakları, sanayi, ulaşım, turizm ve ticaret konuları neden sonuç ilişkisiyle açıklanmış ve Türkiye'de görülen doğal ortam sorunları ele alınmıştır.
Nâfi Atuf Kansu Nafi Atuf Kansu'nun Türkiye Maarif Tarihi adlı eseri, genç Cumhuriyet kadrolarının en çok önemsediği, ülkenin maarif meselesiyle ilgilidir. Eser, günümüzde de yaşanan birçok eğitimsel sorununun tarihsel kökenlerini göz önüne sermiş ve devralınan bakiyenin aslında çok da yeterli ol(a)madığı gerçeğini de bizlere göstermiştir.
Unutulmamalı ki tarih ders alanlar için asla tekerrür etmez. Eğitim tarihi de alınacak dersler ile doludur.
Mehmet GÜRDAL Uygarlıklar köprüsü soylu Anadolu toprakları; 10 bin yıldır 15 farklı medeniyete yurt olmuş ve bu coğrafya üzerinde, geçmişte yaşamış olan insanların meydana getirdiği eşsiz antik kentlere ve Türk-İslam sanat eserlerine sahne olmuştur.
İki bölüm ve on kesimden oluşan bu eserde, Anadolu'nun ''Prehistoryası'', ''Tarihi Çağları ve Uygarlıkları'' yanı sıra, Türkiye'nin bölgeler itibarıyla 81 ilin ''Turizm Varlıkları ve Özellikleri''ni; doğal, tarihi, kültürel, arkeolojik, mitolojik ve turistik açıdan akademik bir disiplin içinde ayrıntılı bir şekilde araştırmak, bölgesel haritalar ve toplam 113 adet renkli resim ile görsel olarak konuları her okur için daha da anlaşılır hâle getirmek başlıca amacımız olmuştur.
Ayrıca bu eser, Eğitim Fakültelerimizin ''Coğrafya Bölümleri''nin müfredat programlarına uygun olarak hazırlanmış ve önemli bir ihtiyacı karşılamayı amaçlamıştır.
Okurların talepleri üzerine genişletilmiş ikinci basımını gerçekleştirdiğimiz bu eserin; ülkemizde turizm eğitimi veren ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencilerine, akademisyenlere, profesyonel turist rehberlerine, tur operatörlerine, seyahat acentelerine, Türkiye'yi gezip-görmek isteyen yerli ve yabancı ziyaretçilere ve ülkemizin ''Turizm Pazarlaması''nda etkin tanıtımına yararlı olmasını içtenlikle diliyorum.
Ersin Güngördü İlk kez 1994 yılında yayımladığım “Türkiye'nin Beşeri ve Ekonomik Coğrafyası” isimli bu eser; 1997, 2001 ve 2006 yıllarında gözden geçirilerek tekrar basılmış ve 2011 yılında artan ihtiyaç ve taleplere uygun bir şekilde geliştirilmiştir.
Eserin I. Bölümünde genel olarak Türkiye'de nüfusun dağılışı, dağılışın nedenleri ve sonuçları, nüfusun yapısı, nüfus hareketleri, nüfus yoğunlukları; II. Bölümünde “Yerleşme Coğrafyası” başlığı altında coğrafi ortam içersinde yerleşme-insan ilişkileri, kır ve şehir yerleşmeleri; III. Bölümünde ise; doğal ortam-insan ilişkisi sonucu ortaya çıkan ekonomik faaliyetler “Ekonomik Coğrafya” başlığı altında ele alınmış ve insan coğrafyası, zirai coğrafya, hayvan coğrafyası, maden coğrafyası, enerji coğrafyası, sanayi coğrafyası, ticaret coğrafyası, ulaşım coğrafyası ve turizm coğrafyasına yer verilmiştir.
2011 yılında basımını gerçekleştirmiş olduğum bu eserde Türkiye'nin nüfus, yerleşme (kır-şehir), ziraat, hayvan, maden, enerji, sanayi, ticaret, ulaşım ve turizm coğrafyası konularına yer verilmiştir. Her konuyla ilgili renkli dağılış haritaları, resim, şekil ve tablolar konmuştur.
Bunun yanında, bu kitabın benim için manevi önemi Sabah Gazetesi'nin de en çok okunan kitaplar listesinde yer almasıdır. Sabah Gazetesi 2 Mayıs 2006 tarihindeki Pazar Sabah Eki baskısında Ersin Güngördü'nün Türkiye'nin Beşeri ve Ekonomik Coğrafyası kitabının çok okunan ve satılan kitaplar listesinde olduğunu yayımlamıştır.
Türkiye'nin Beşeri ve Ekonomik potansiyelini tanıtan bu eserin öğrenciler ve diğer okuyucular için büyük fayda sağlayacağını ummaktayım.