Hukuk \ 1-2
Şeref İba, Rauf Bozkurt Bu kitabın kapsamı çerçevesinde belirlenen 100 soruya verilen 100 cevapta, bilimsel kurallara bağlı kalındı; ancak salt akademik bir yaklaşım sergilenmedi. Parlamentoyla ilgili herkese hitap etmesi planlanan bu kitabın, olabildiğince yalın ve akıcı bir dille kaleme alınması amaçlanmıştır. Bu yüzden, parlamento hukukuyla ilgili tarihsel, kuramsal ve kavramsal sorular açıklanırken bile, işleyiş ve uygulamalar göz önünde tutulmuştur. İlgili tüm kaynaklar, Anayasa Mahkemesi kararları ve uygulamalara ilişkin TBMM tutanakları kaynakçada ayrı ayrı gösterilmiştir.
Zafar Iqbal Bu kitap adaletle; denge, uyum ve barışın yeniden tesis edilmesine yönelik bir toplumsal düzenin taslak planıyla ilgilidir. Tarihsel olarak bu soruyu aydınlatan iki düşünce okulu, dini okul ve seküler okul kitaptaki tartışmanın zemini oluşturmaktadır. Kitapta dini okulun ana çerçevesi İslam tarafından çizilirken, seküler okul bu konudaki entelektüel tartışmanın yönünü belirlemede en etkili olduğu düşünülen adaletle ilgili eski ve çağdaş seçilmiş görüşlerle temsil edilmektedir.
Yazar, Batılı ve İslamî perspektifleri türetmek için kullanılan sezgisel yöntemleri atlayıp meselenin temeline, yani bu gibi düşünce akışlarındaki siyasi, iktisadi ve sosyal organizasyon için ileri sürülen ilkelere odaklanmıştır. Bu çeşitli ilkeler eleştirel bir biçimde incelendikten sonra dini ve seküler görüşler arasındaki bir karşılaştırma, İslamî konumun objektif bir değerlendirmesi için zemin hazırlanır. Bu değerlendirme ile yazar adalet konusundaki rakip perspektiflerin artıları ve eksileri üzerine derinlemesine, nüfuz edici ve zaman zaman nefes kesen argümanlarının zirvesini teşkil eder.
Max M. Houck - Jay A. Siegel, Elsevier Adli Bilimlerin Temeli, adli bilimlerin farklı alanları ile ilgili güncel bilgileri ve gelişmeleri kapsayacak şekilde hazırlanmıştır. Kitap adli bilimlerin temelini oluşturan biyoloji, kimya ve fizik bilimleri öncülüğündeki temel disiplinlere genel bir bakış sağlar. Adli Bilimlerin Temeli, gerçek olgulardan yola çıkarak, adli bilim akademisyenlerinin nasıl öğrettiklerinden çok, adli bilimcilerin nasıl çalıştıklarına odaklanır. Transfer deliller aracılığı ile insanlar, yerler ve cisimler arasındaki ilişkileri ve ele geçirilen fiziksel delillerin adalet sistemindeki yeri gibi adli bilimler için önemli ilkeleri açıklamaktadır. Suç, yakın tarihin bir parçasıdır – deliller bu hikâyeyi anlatır. Günümüzde adli bilimlerde önde gelen iki uzman tarafından yazılan Adli Bilimlerin Temeli, alana gerçekten eşsiz ve heyecan veren bir bakış açısı ile yaklaşır.
ANA ÖZELLİKLER
• Alanda karşılaşılan delilleri ve anahtar kavramları gösteren 250'den fazla canlı, renkli resim
• Anahtar terimleri içeren basit ünite organizasyonu, internet kaynaklarını, adli bilimlerdeki tarihi olay ve kişileri, laboratuvar analizlerindeki pratik sorunları ve “Meraklıları İçin” başlıklarını vurgulayan çok sayıda özellik kutusu
• Kitabın adli bilim eğitmen ve öğrencileri için paha biçilmez bir kaynak olmasını sağlayan net bir yazım tarzı ve bölüm sonrası sorular
Zuhal GERÇEK Son zamanlarda televizyon programlarında yer alan polisiye dizilerin etkisiyle, halkın adli bilimlere olan ilgisi artmıştır. Bilim insanlarının yetiştirilmesinde önemli bir görev üstlenen akademisyenlerin bu ilgiyi, geçici bir yönelim olarak değil, bilimin temel ilkelerinin ve kritik düşünme tekniklerinin kavratılması için bir avantaj olarak ele almaları gerekmektedir.
Adli bilimler kanuni sistem için gerekli olan soruların yanıtlanması amacıyla, bilimin geniş yelpazesinin uygulanmasıdır. Adli terimi, mahkemeden önce anlamına gelen Latince forēnsis kelimesinden türetilmiştir. Günümüzde adli bilimler terimi 'kanuni' ya da 'mahkemelerle ilgili' anlamında kullanılmaktadır.
Adli kimya, bilim ve kanunun kesişim noktasıdır. Bilim ve yargı sitemi, doğrunun peşindedir. Tüm davalar mahkemeye taşınmamakla beraber eğer mahkeme kararı alınırsa, yargı için adli kimyacının vereceği bilgi çok önemlidir.
Dünya genelindeki akademik programlardaki artış, adli bilime olan ilginin global olarak hızla yükseldiğini göstermektedir. Günümüzde adli bilimler, biyoterörizmden patlayıcılara, dünyadaki önemli olayların aydınlatılmasında hayati rol oynamaktadır.
Yapılan araştırmaların ışığında kimya lisans derecesine sahip kişilerin adli kimya alanındaki işlerde tercih edildikleri görülmektedir.
Bu kitap, adli kimya alanında çalışan kimyacıların kullandıkları temel tekniklerin teorisini ve pratik uygulama örneklerini içermektedir.
Salih Yaşar ÖZDEN Adli Psikiyatri, adli tıbbın alt dalıdır. Akıl hastalığı, zekâ geriliği veya geçici olarak alkol ve uyuşturucu madde etkisinde olanlar, çocuklar, sağır ve dilsizler, alkol ve narkotik maddeleri kullananların kanuni ehliyetleri ve ceza sorumlulukları adli psikiyatrinin meşgul olduğu konulardır.
Bu kitabın, Türk Medeni Kanunu'nun kabulünün dördüncü yılında, Türk Ceza Kanunu'nun kabulünün yaklaşık onsekizinci ayında yazılması da, ayrı bir özelliğini oluşturmaktadır. Bize göre temel özelliği ise, hem psikiyatri hem de adli tıp akademisyeni tarafından yazılan ilk, ülkemizde yazılan ikinci kaynak ve başvuru kitabı olmasıdır. Böyle bir kitabı yazmak benim için meslek hayatımın en büyük şerefi olmuştur. Adli psikiyatri yakın bir gelecekte bağımsız uzmanlık dalı olacak ve tıpkı adli tıpta olduğu gibi, büyük bir gelişim geçirecektir.
Kitapta hastalıkların teşhis kriterlerinde kullanılan Amerikan Psikiyatri Birliğinin teşhis kriterlerideğişmiş 2013 yılında DSM-4 TR yerine DSM-5 çıkmıştır.Kitabımızda da psikiyatrik hastalıkların teşhiskriterlerinde DSM-5 teşhis kriterleri kullanılarak psikiyatrik hastalıkların teşhis kriterleri güncellenmiştir.
Bu kitap, bir başvuru kitabı ve kaynak eser olarak, konu ile ilgili psikiyatrlar, asistanlar, tıp öğrencileri, adli tıp uzman ve asistanlarıyla, konu ile ilgili hukukçuların yararlanmama sunulmuştur. Faydalı olabildiysek ne mutlu bize.
Mazlum Çöpür “Adli Psikiyatri ve Hukuk” kitabının içeriğinde, adli psikiyatri ile ilgili önemli konular bulunmaktadır. Adli psikiyatri alanı tüm dünya ülkelerinde ve ülkemizde yeni gelişen bir alan olduğu için hukuk ve psikiyatri alanlarını entegre eden kaynaklarla ilgili eksikler bulunmaktadır. Bu kitap psikiyatrist ve psikologlar için meslek hayatlarında sıklıkla karşılaştıkları adli psikiyatri konuları ile ilgili bir başvuru kitabı olarak hazırlanmıştır.
Adli psikiyatri alanındaki tüm konular; suç mağdurlarının haklarının korunması, sanıkların yaptıkları fiillerin doğru değerlendirilmesi toplumun güvenliği açısından büyük önem arz etmektedir. Yasa gereği psikiyatrist ve psikologlar bilirkişi olarak tayin edilebilmekte sanık ve mağdurlarla ilgili değerlendirmeleri yapmakla yükümlü kılınmaktadır.
“Adli Psikiyatri ve Hukuk” kitabı bilirkişi olarak atanacak psikiyatrist, psikolog, asistan ve adli tıp uzmanlarının başvurabileceği temel bilgileri içermektedir.
David Lester, Ekin Emiral Coşkun, Emek Yüce Zeyrek Rios, Emre Şenol Durak, HATİCE Demir Baş, Hilal Eyüpoğlu, Mehmet Şakiroğlu, Mithat Durak, Öznur Öncül, Sevgi Güney, T. ASLI Akdaş Mitrani, Tuğba Tunç Ergin Adli psikologlar, adli sistemde bilirkişiliğine başvurulan uzmanlardandır. Psikolojinin ve hukukun kesişme noktasındaki adli psikoloji psiko-yasal sorunların çözümünde bilimsel veri üretmeyi, verileri genelgeçer kurallara dönüştürmeyi, geliştirilen kuramlar çerçevesinde yasal sistemi bilgilendirmeyi ve yasal süreçlerin bireyin ve toplumun yaşamını koruyacak şekilde dizayn edilmesi için politika geliştiricilere destek sağlamayı amaçlar. Bu bağlamda adli psikologlar, uygulamada yasal mercilerle işbirliği çerçevesinde uzmanlık görüşünü sunma ile kendilerini sorumlu görürler.
Bu kitap, Üç kitaptan oluşan bir serinin ilki olan “Adli Psikoloji” kitabı; Adli Psikoloji, Suç ve Psikoloji, Suçlu Profili, Adli Psikolojide Etik kısımlarından oluşmaktadır. Adli psikolojinin bir bilim olarak tarihsel süreçteki yolculuğu, dünyada ve Türkiye'de adli psikoloji uygulamaları, adli psikolojinin diğer disiplinlerle ilişkisi, suç ve suç türleri, suç ve psikopatoloji arasındaki ilişki, suçlu profilleme, intihar bombacılarının suç profili, adli psikologlar için etik ilkeler ve adli psikologların görev ve sorumlulukları gibi pek çok konuda adli psikoloji alanına ilişkin farklı boyutlara dikkat çekilmiştir. Adli psikologlara, psikologlara, adli alanla ilgilenen uzmanlara ve uygulayıcılara rehber olacak şekilde konular zengin vaka örnekleri ve etkileşimsel olarak aktarılmıştır.
Dilek Çelik, Erol Yıldırım, Gül Alpar, Gülsen Erden, Işıl Çoklar, Mehmet Bayhan Üge, Nilay Pekel Uludağlı, Sevgi Güney Psikoloji bilimi geliştirmiş olduğu kuramların uygulama alanındaki yansımalarını, özellikle klinik ve uygulamalı psikoloji alanlarında gözlem, görüşme ve psikolojik değerlendirmeler ile ortaya koyar. Adli-psikolojik süreçlerde bu uygulama araçlarının daha da önemli olduğunu söylemek doğru olacaktır. Bu kitapta; adli psikoloji uygulamalarının psikolojinin diğer alanlarındaki uygulamalar ile benzer ve farklı yönleri ele alınmakta, adli psikolojideki gözlem, görüşme ve değerlendirmede boyutları detaylandırılmakta, adli psikoloğun sahip olması gereken asgari beceriler ve bu becerilerin geliştirilmesi için fırsatlar ile adli psikolojik değerlendirmenin zorlu yolları, değerlendirmeye özgü beceriler ve vaka örnekleriyle beraber açıklanmaktadır.
Bu kitap adli psikoloji alanında üç serilik kitapların ikincisidir. Adli süreçlerde suçlu, mağdur, mahkum ve diğer taraflara ilişkin “Adli Psikolojide Gözlem Görüşme ve Psikolojik Değerlendirme” kitabında “Adli Süreçlerde Gözlem ve Görüşme” ve “Adli Süreçlerde Psikolojik Değerlendirme” şeklinde ayrı ayrı incelenmiştir. Adli psikologlara, psikologlara, adli alanla ilgilenen uzmanlara ve uygulayıcılara rehber olacak şekilde konular zengin vaka örnekleri ve etkileşimsel olarak aktarılmıştır.
Aygül Nalbant, Birgül Haznederoğlu, Çiğdem Ünlü Çeber, Duygu Altın, Ebru Tezcan, Emre Şenol Durak, Fulya Giray Sözen, Gül Alpar, Gülsen Erden, İsmail Altan Tülü, Mehmet Bayhan Üge, Mithat Durak, Nilüfer Koçtürk, T. Aslı Akdaş Mitrani, Tuğba Görgülü, Zeynep Deniz Yöndem Genelgeçer doğruları olan hukuk, suçun soruşturulmasında ve kovuşturulmasında ve suçlunun yeniden topluma kazandırılmasında psikoloji biliminin ışığından yaralanmak zorundadır. Adli psikoloji, hukuk alanına bilgi sunma ve gerçeğin tespitinde hukuka yardım etme ve suçlunun topluma yeniden kazandırılması bağlamında hem bilimsel hem de uygulamalı çalışmalar yürütmektedir. Suçlu, mağdur, tanık, hükümlü ve yasal sistemdeki diğer taraflar adli psikolojinin ilgi alanındadır. Suçun soruşturulması, kovuşturulması, onanması ve çekilmesi süreçlerinde adli psikolojinin ne kadar büyük bir çalışma zenginliğine sahip olduğunu düşünmeden edemeyiz. Bu zenginlik psiko-yasal uzmanlığın da kendi içinde dinamikleri olduğunu hatırlatır niteliktedir.
Bu kitap serilerinden üçüncüsü olan “Adli Psikolojide Psikolojik Tedavi ve Rehabilitasyon” kitabında, yasal sistemle yolları kesişen yetişkin ve çocuklar birbirinden ayrı özellikler barındırdığı için “Adli Süreçlerdeki Yetişkinlerde Psikolojik Tedavi ve Rehabilitasyon”, “Adli Süreçlerdeki Çocuklarda Psikolojik Tedavi ve Rehabilitasyon” kısımlarında psikologlara, adli psikologlara, adli alanla ilgilenen uzmanlara ve uygulayıcılara rehber olacak şekilde konular zengin vaka örnekleri ve etkileşimsel olarak aktarılmıştır. Kitapta yetişkin ve çocuklarla psikolojik tedavi ve rehabilitasyon dışında ayrıca adli alanda görülen vakaların farklılığı üzerine düşünebilmemizi sağlamak için “Adli Psikolojide İlginç Vakalar” kısmı bulunmaktadır.
Marc J. Ackerman Adli Psikolojik Değerlendirmenin Temelleri adlı bu kitap, nöropsikolojik değerlendirme araçları da dâhil olmak üzere, adli psikolojik değerlendirmelerde psikologlar tarafından en sık kullanılan değerlendirme araçlarını güvenle uygulamak, puanlamak ve yorumlamak için ihtiyaç duyduğunuz tüm bilgi ve becerileri hızlı ve kolay anlaşılacak bir şekilde edinmenizi sağlayacak bir kaynaktır. Ayrıca, bu kaynak adli süreçlerde boşanma, çocukların velayeti, kişisel yaralanma, suça sürüklenen çocuklar, cinsel istismar, madde kötüye kullanımı ve risk değerlendirmesi konuları yanı sıra, rıza olmadan hastaneye yatış, cezai ehliyeti değerlendirme alanları üzerine bilgilerin yer aldığı bir rehber niteliğindedir.
Amerikan Psikologlar Derneği tarafından yayınlanan en yeni etik ilkeler ve standartlar da dâhil olmak üzere yeniden güncellenmiş şekli ile Türkçeye çevrilmiş olan bu kitap, hem adli süreçlerde görev alan psikologlar tarafından hem de psikoloji öğrencileri başvurulabilecek her zaman başvurulabilecek eşsiz bir Türkçe kaynaktır.
Aliye Mavili, Altay İltan Aktürk, Burak Doğangün, Cafer Fırat, Can Çalıcı, Cansu Abacı Yıldız, Cengiz Özbesler, Didem Yücel, Fulya Giray Sözen, Gül Alpar, Hakan Baydur, Hatice Nuhoğlu, Hüseyin Yıldız, İrem Akduman, İshak Aydemir, M. Burak Gönültaş, Meral Öztürk, Murat Yıldız, Neylan Ziyalar, Oğuzhan Zengin, Önder Beter, Özgür Altındağ, Sara Evli, Semra Saruç, Serap Daşbaş, Şeyda Yıldırım, Ural Nadir, Veda Bilican Gökkaya, Vehbi Ünal Adalet hizmeti gibi önemli bir gereksinimi yerine getirmeye/karşılamaya çalışan adalet mekanizması, muhteviyatı itibarı ile zor ve örseleyici süreçleri içermektedir. Bu nedenle bu hizmetin yerine getirilmesinin yanı sıra, aynı zamanda bu süreçte birtakım dezavantajlı durumları nedeni ile örselenen/incinen/savunmasız bireylerin güçlendirilmesi de bir o kadar önemli ve gereklidir. İşte burada bireyi merkeze alan ve güç koşullara karşı onu güçlendirmeyi amaç edinen Sosyal Hizmet, yaklaşımı ve müdahale disiplini ile belki de en önemli hizmetlerden birini yerine getirmektedir. Dünyada ve ülkemizde çocuk mahkemeleri ile gelişen ve her geçen gün önemini artıran adalet sisteminde sosyal hizmet, Adli Sosyal Hizmet, değişen ve evrilen ceza adalet anlayışı ile birlikte hizmet alanını da genişletmektedir. Bunlardan biri de çok çeşitli konularda (çocuk suçluluğu, boşanma davaları, evlat edinme, denetimli serbestlik, rehabilitasyon vs.) sosyal hizmet bakışını içeren bilirkişiliğe başvurulmasıdır. Bu kitabın çıkış noktası, Adli Sosyal Hizmet alanına bir nebze de olsa dikkati çekebilmektir. Ele aldığı konular, hem temel hem de güncel gereksinimler bazlıdır. Yani sadece adalet mekanizması süreci içerisinde sosyal hizmet yaklaşımını ele almamakta, aynı zamanda adli sürece doğru yönelen potansiyellere de değinmektedir. Ayrıca adli makamlara yardımcı roller üstlenebilecek psikoloji, çocuk gelişimi, hukuk, adli bilimler ve psikolojik danışmanlık ve rehberlik gibi disiplinlerin formasyonlarına adli süreçler ve yaklaşımlar konularında katkı sağlaması beklenmektedir.
“… Adli sosyal hizmet uzmanı; faili, hükümlüyü, suça sürüklenen çocuğu, mağduru, risk altındaki kişiyi adli makamlara en etkin şekilde (çevresi içinde birey anlayışı, bireyin özerkliği, içinde bulunduğu dezavantajlı durumların ortaya konması vs.) anlatan ve durumlarına göre en uygun tedbir ve yaklaşımı öneren rolü ile “bilirkişi”; aracı, ara bulucu, bilgilendirici, rehberlik edici, köprü kurucu, takip edici rolü ile adli mekanizmanın soğukluğuna karşı bireyi “güçlendirici”; risk altındaki kişi ve çocukların bir suçun faili ya da mağduru olmalarını engelleyecek tedbirlerin alınması ve uygulanmasında ise “önleyici” rol ve görevlere sahiptir diyebiliriz…”
Ömer Türker Klasik dünyada üretilmiş insan tasavvurlarının modern dönemdeki dönüşümünün en önemli sonuçlarından biri, insanın kendisine ilişkin beklenti ve umutlarını değiştirmesidir. Bu durum pek çok alanda olduğu gibi ahlâk alanında hem soru hiyerarşisini etkilemiş hem de yeni bir takım soruların sorulmasını gerektirmiştir. Bu bağlamda bilhassa son yarım yüzyılda insanın ahlâklı olmasının gerekçesi sorgulanır hâle gelmiş ve bir kısım akımlar, ahlâkı tamamen vicdanî bir durum olarak değerlendirmeye başlamıştır.
Ahlâk tamamıyla bireyin vicdanıyla alakalı bir olgu olarak anlaşıldığı sürece bireyler arasındaki ilişki veya ahlâkın dışa bakan yönü, ahlâktan ziyade siyasetin bir sorunu olarak ele alınmak durumundadır. Bu takdirde ahlâksızlık kapsamında değerlendirilecek durumlar, hukukun alanına girdiği sürece bir müeyyideden bahsedilebilir. Fakat bu sonuç, esas itibariyle belirli bir insan ve toplum tasavvurunun uzantısı veya kaçınılmaz neticesi olduğundan farklı insan ve toplum tasavvurları açısından ele alınmayı gerektirir. Elinizdeki kitapta ahlâk ve müeyyide ilişkisini sorgulamak amacıyla 2015 yılı içerisinde İslam Ahlâk Düşüncesi Projesi içerisinde gerçekleştirilen “Ahlâkî Müeyyide Üzerine Konuşmalar” serisinde yapılan konferansların metinlerini bulacaksınız.
Christopher W. Moore Güncelleştirilmiş, Arabuluculuk Yazın Klasiği
Neredeyse 30 yıldan bu yana anlaşmazlık çözümü uygulayıcıları, üniversite öğretim elemanları ve öğrenciler alandaki en kapsamlı rehber olarak Arabuluculuk Süreci'ne başvurmaktadır. Arabuluculuk üzerine yazılmış en kapsamlı kitap olarak bu metin, anlaşmazlık çözümünün herhangi bir alanında—aile, toplum, istihdam, iş dünyası, çevre, kamu politikaları, çok-kültürlü veya uluslararası—çalışan yeni ve deneyimli anlaşmazlık çözüm uygulayıcıları için biçilmiş kaftandır. Bu kitap, uzmanlar için bir rehberdir ve dördüncü basım, alandaki gelişmelere ayak uyduracak şekilde genişletilmiş ve yenilenmiştir. Bu basım, arabuluculukta mükemmelliği sağlayacak ve anlaşmazlık yaşayanların kalıcı anlaşmalara varmalarına ve ilişkilerini sürdürmelerine yardımcı olacak yeni kaynaklar içermektedir.
• Arabuluculuk hizmeti sunma konusunda daha fazla bilgi ve en güncel yaklaşımlar
• Hem yaygın hem de özgün sorunlar için doğru stratejiyi seçme konusunda kapsamlı rehberlik
• Her türlü anlaşmazlıkla ilgili güncellenmiş yeni vakalar
• Gelişmekte olan kültürler arası ve uluslararası arabuluculuk alanı ve uygulamaları hakkında daha fazla bilgi
Robert A. Barauch Bush, Joseph P. Folger Toplumsal etkileşimin olduğu her yerde, anlaşmazlıkların olması doğal ve kaçınılmazdır. Kişiler, gruplar ve toplumlar arası anlaşmazlıklar; doğru bir biçimde yönetildiğinde gelişimin, ilerlemenin, dönüşümün, barışın ve bütünleşmenin hem enerji kaynağı hem de motoru olabilmektedir. Ancak, anlaşmazlıklar yanlış ve yıkıcı yaklaşımlarla yönetildiğinde ise; yıkımın, şiddetin, zulmün ve acının kaynağına dönüşmektedir.
Anlaşmazlıkları ortadan kaldırmak, farklılığı ortadan kaldırmaktır. Doğa ve insanlık, farklılığı ve çokluğu kabul etmeyi ve anlamayı gerektirir. Farklılığı ortadan kaldırmaya çalışmak yerine; onu anlamaya ve nasıl yöneteceğimizi keşfetmeye başladığımızda, yolumuz anlaşmazlıklarımızı nasıl yöneteceğimizden geçmektedir. Anlaşmazlıkları nasıl yöneteceğimiz üzerine odaklandığımızda, karşımıza en temel yaklaşım ve paradigma olan "dönüşümsel arabuluculuk" çıkmaktadır. Dönüşümsel arabuluculuğun alanyazına en önemli katkısı, anlaşmazlık çözüm sürecinin toplumsal değerlerden ve kültürden bağımsız olmadığı, ideolojimizin ve inanç tarzımızın anlaşmazlıklara ilişkin değerlendirmelerimizi, tutumlarımızı ve anlaşmazlıklarımızı ele alış tarzımızı etkilediği düşüncesidir. Yine, dönüşümsel arabuluculuğun en ayırt edici özelliği, anlaşmazlıkları yönetim sürecinin, kişileri dönüştürebileceğine, geliştirebileceğine ve güçlendirebileceğine yönelik yapıcı ve olumlu duruşudur.
Bush ve P. Folger tarafından geliştirilen "dönüşümsel arabuluculuk modeli" ülkemizde, her sene mahkemelere taşınan yüz binlerce anlaşmazlığı, çekişmeyi ve ayrışmayı yüz yüze müzakere ederek yapıcı ve barışçıl olarak çözme kapasitesini güçlendirmek için bir fırsat ve araç olacaktır. Cezalandırıcı adalet anlayışından, onarıcı adalet anlayışına dönme çabalarına ışık tutacaktır.
Bu eser, içerdiği alternatif paradigma çerçevesinde hukuk sistemimize yeni giren arabuluculuk modelinin doğru ve amacına uygun kullanılması için de referans olacak anlamlı ve önemli bir eserdir. Buna ek olarak, anlaşmazlık çözümü üzerine çalışan hukukçulara, psikologlara, psikolojik danışmanlara, eğitimcilere, psikiyatristlere ve sosyal çalışmacılara hem kuramsal anlamda hem de somut anlaşmazlıkların ve çatışmaların yapıcı ve barışçıl yönetimi konusunda yol gösterecek temel bir başvuru kaynağı olacaktır.
Özlem Alikılıç Kitap, arabuluculuk uygulamalarına, iletişim disiplini çerçevesinden bakılmasını sağlayan, arabuluculuk yapan ve yapacak olanlara bir rehber olmakla birlikte; çatışmaların barışa dönüştürülmesi, arabuluculukta iletişim sürecinin yönetimi ve etkili iletişim çözümleri hususunda bir araç olması için hazırlanmıştır. Etkili iletişim yönetimlerini kullanarak nasıl daha başarılı arabuluculuk süreci yönetilir konusuna vurgu yapan bir çalışmadır. Bununla birlikte bu çalışma, Türkiye’de arabuluculuk sertifika eğitimlerindeki deneyimlerden, uygulamalı vaka çalışmalarından, avukatların ihtiyaçlarından ve mesleki deneyimlerinden yola çıkılarak hazırlanmıştır. Mevcut çalışma, arabulucular için bir iletişim rehberi olmakla birlikte, arabuluculuk ile ilgili tüm hususları içeren bir değerlendirme değildir. Keza bu çalışma, sadece arabulucular için değil, uzlaştırmacılar, avukatlar için de birer iletişim öğretisi geliştirmeyi amaçlamıştır. O yüzden hukuk alanında boşluğu ve önemi hissedilen, sözlü ve sözsüz iletişim alanlarını geliştirmeye yöneliktir.
Yukarıda da değinildiği gibi, bu sürece genel iletişim alanından ve özellikle de kişiler arası iletişim çerçevesinden bakılarak; “rıza üretimi, ikna yönetimi, iş birliğinin sağlanması için gerekli olan etkili iletişim becerileri, sözlü iletişim, sözsüz iletişim, çatışma iletişimi, müzakere yöntemleri, mekik diplomasisi, arabuluculuk sürecinde uygulanacak iletişim yöntemleri, iletişimde güç dengesizliği durumlarında mücadele yöntemleri” gibi ileri iletişim çözümleri aktarılmaya çalışılmıştır. Bu çalışma hukuk uyuşmazlıklarıyla ilgili çözüm süreçlerine doğrudan katkı sağlayacak iletişim çözümlerini barındırmaktadır. Kitap, daha ziyade arabuluculuğa duyulan profesyonel bir ihtiyaca, bu bağlamda giderek kalabalıklaşan yeni bir meslek ve disiplin alanı olan arabuluculuk için gerekli iletişim donanımına ve tamamlayıcılığa duyulan gereksinime yönelik hazırlanmış olup arabuluculuk iletişimi konusunda gerekli olan bilimsel kaynak oluşumuna katkı sağlamayı amaçlamaktadır.
Sabahattin Nal Son yıllarda, özellikle 90'lı yılların ortalarından bu yana, dünyanın birçok bölgesinde azınlıklara ilişkin sorunlar yaşanmaktadır. Buna bağlı olarak da bu sorunlar, uluslararası örgütler meşgul etmektedir. Aynı sorunun, Türkiye özelinde, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin önüne gelen davalar ve Avrupa birliği il ilişkiler bağlamında gündeme geldiği görülmektedir.
Şahin Akıncı Borçlar hukuku genel hükümler örnek olaylar borçlar hukuku özel hükümler tüketici hukuku örnek olaylar ve çözümleri
Pir Ali Kaya - Nejat Güneri Çalışma Mevzuatı Külliyatı; çalışma hukukuna kaynaklık eden yazılı kaynaklardan oluşmaktadır. Çalışmada, normların hiyerarşisi ve hukuk değeri dikkat alınarak; çalışma hukukunun kaynağını oluşturan iş yasaları, kanun hükmünde kararnameler, tüzükler, yönetmelikler ve tebliğler belli bir tasnif çerçevesinde hazırlanmıştır. Temel iş kanunlarının tamamı gerekçeli olarak ele alınmıştır. Özellikle yasaların kabul süreci ve kabul edildiği tarihin değer yargılarını anlama adına, gerekçeler bütün ekleri ile birlikte değerlendirilmeye çalışılmıştır. Bu çalışmada çalışma hukukunun referans kaynakları bir araya getirilirken, ancak batı hukuku sistemlerinde görebildiğimiz “mevzuat birliği” yoluyla çalışma kodu hüviyetinde bir eser ortaya konmak istenmiştir. Dolayısıyla çalışmanın çalışma hukuku alanındaki araştırmacıların, uygulayıcıların ve yorumlayıcıların başvurabileceği bir referans kaynak olmasına dikkat edilmiştir.
Clemens Bartollas, Frank Schmalleger Yaşı yasal limitlerin altındaki bireylerin suçlu davranışları olarak en geniş şekilde tanımlanabilecek “çocuk suçluluğu fenomeni”, ülkemiz açısından oldukça dikkate değer bir noktaya gelmektedir. Suça karışan çocuklardaki artış kadar, hakkında yasal takibata başlanan ve mahkeme süreçlerine geçiş yapan çocukların oranları ise önümüzdeki yıllara bağlı olarak korkutucu boyutlara doğru ilerlemektedir. Bu durum çocuk suçluluğunu çok boyutlu olarak ele almayı gerektirmektedir ve bu sorunu yaklaşım, müdahale ve en önemlisi de önleme açılarından en rasyonel şekilde ele almayı kaçınılmaz kılmaktadır.
Ülkemizin geleceği olan çocukları her türlü suçlu ortamlardan uzak tutmak ve suçluluğa adım atmalarına neden olan faktörleri tespit ederek müdahale etmek başta devlet mekanizması olmak üzere her kesimin temel görevlerinden biridir. Ülkemizdeki çocuk suçluluğuna bakış konusunda belli bir duyarlılığın olduğu söylenebilir; ancak çocuk suçluluğu literatürü ve çalışmaları ne yazık ki istenen boyutlarda değildir. Bu anlamda elinizdeki bu kitabın, özellikle çocuk suçluluğu literatürü açısından önemli bir boşluğu dolduracağı düşünülmektedir. Bu kitabın diğer önemli bir katkısı ise çocuk suçluluğunu pek çok alandan ele alan çalışma ve araştırmalara ek olarak bu fenomeni kriminolojik boyutu ile de değerlendirme fırsatını sağlayacak olmasıdır. Kriminolojik teori ve yaklaşımları kapsamlı bir şekilde ele alan bu kitabın, çocuğun suçlu davranışının daha iyi anlaşılmasında katkılar sunacağı aşikârdır. Bunun yanı sıra sadece çocuk suçluluğunun anlaşılmasını değil aynı zamanda çocuk adalet sürecini, ıslah, rehabilitasyon ve topluma kazandırma gibi çok önemli konuları da ele almaktadır. Ayrıca, suç ve sapma ile ilgili literatürde oldukça eksikliğini gördüğümüz ampirik çalışmalara da teorik bir alt yapı oluşturacaktır. Böylece kendi toplumumuz ve sosyal dinamiklerimizi içeren teorik çalışmalara ihtiyacımız olduğu gerçeğine de bir başlangıç noktası olarak hizmet edeceği düşünülmektedir.
Yayınlandığı ülkede 9. Baskıya ulaşmış olan ve alanında uzman akademisyenler tarafından dilimize çevrilerek “Çocuk Suçluluğu” adı verilen bu kitabın, çocuk suçluluğu alanına hem akademik hem de pratik boyutta katkı sunacağı kanaatindeyiz. Ayrıca bu kitap; hukuk, adli bilimler, sosyal hizmet, psikoloji, sosyoloji, eğitim bilimleri, çocuk gelişimi, psikolojik danışmanlık ve rehberlik gibi alanların lisans ve lisans üstü eğitimlerinde kullanılabilecek ve çocuk suçluluğu ile ilgili çalışan her kesim için bir başucu kitabı olacaktır.
Sabri Orman İnsan davranışlarında ve onların ahlâki olarak değerlendirilmesinde sosyal olana öncelik verilmesi veya sosyalin öncelenmesi gerekliliğini esas alan çalışma, Gazâlî düşüncesinin daha önce hiç gündeme gelmemiş bir yönüne ayna tutuyor. Bu durum, ahlâki değerler sisteminde geçişsiz olanlara kıyasla geçişli faziletlerin daha makbul; geçişli reziletlerin ise yine geçişsiz olanlara kıyasla daha menfur görülmesi şeklinde ifade edilebilir. Çalışmada ayrıca Orman, Gazâlî’nin hukuk ve ahlâka dair son derece dikkate değer iki ayrı yaklaşımını sosyal adalet perspektifine veya sosyal adalet meselesini bu iki yaklaşım perspektifine yerleştirmeye çalışıyor. Bunlardan birisi, farz-ı kifâye yaklaşımı, diğeri de mesâlih ve makâsidu’ş-şerîa yaklaşım veya teorileridir. Risale, bu iki yaklaşımın birer sosyal veya kolektif sorumluluk/ yükümlülük referansı olarak kullanılabileceğinin gösterilmiş olması açısından önemlidir.
Kudret Güven Hukuk tanımı yapmak gerekirse, kısaca, toplumu düzenleyen ve devletin yaptırım gücünü belirleyen yasaların bütünü olarak ele alınabilir. Türk hukukunun genel prensipleri olarak tanımlanan çerçevenin ışığı altında; hukukun kaynağı ve içeriği, özel hukuk, ticari hukuk, halk hukuku, suç, arazi hukuku, uluslararası hukuk, çevre hukuku ve işçi hukuku konuları ayrıntılı bir biçimde işlenmiştir.
Sıddık B. Yarman, İnci Zaim Gökbay, Şebnem Özdemir Hayata Bir Çocuk Bir Çocuğa Hayat projesi çocuk ve ergenlerde riskli davranışların tespiti ve önlenmesine yönelik tasarlanan matematiksel karar verme modeli ile çalışan bir programın önleyici atölyelerinin yapıldığı saha çalışmasıdır. Karar verme modellerine dayanarak, multidisipliner çalışma ürünü olarak gerçekleştirilen matematiksel model; güvenirlik çalışması yapılmış ölçme ve değerlendirme, Bisis altyapısına uygun çalışan riskli davranışların tespit edilmesiyle uzmana yönlendirilmesinde araç olarak kullanılabilecek mobil bir uygulamadır. Proje Yürütücüsü Prof. Dr. Sıddık Yarman, Yürütücü Yardımcısı ve Genel Koordinatörü Yrd. Doç. Dr. İnci Zaim Gökbay'dır. Bu kitap, mobil uygulama tasarımı öncesinde gerçekleştirilen multidisipliner bir çalışmanın konu ile ilgili çalışanlar için başucu niteliğinde çıktısıdır.
Kısmet Erkiner Türkiye doping hakkında ne bireysel ne de kurumsal düzeyde yeterince bilgiye sahip değildir. Doğal olarak dopingle mücadele konusunda politikaları oluşmamış, gerekli kurumsal yapılanmaları tamamlanmamış, bu konuda savunma yapacak hukukçuları yeterince bilgi ile donatılmamış durumdadır. Dopingle mücadelenin bir uzmanlık konusu olduğunu bilmek; teşkilatlanmasının, kovuşturmasının ve savunmasının uzmanlık istediğini görmek, hukukçuları bu yönde eğitmek gerekmektedir. Bu kapsamda hazırlanan ve dopingin hukuki boyutunun işlendiği bu eserde Uluslararası Spor Tahkim Mahkemesinden elde edilen bilgi ve belgelerden yararlanılarak hem ifade edilen eğitimdeki bilgi eksikliği giderilmeye hem de ileriki yıllarda karşılaşılabilecek olaylarla mücadeleye ışık tutmaya çalışılmıştır.
R. Wayne Mondy, Judy Bandy Mondy İnsan Kaynakları Yönetimi (İKY), işletmelerde; planlama, seçme ve yerleştirme, eğitim ve geliştirme, performans değerleme, ücret ve diğer ödemeler yönetimi, kariyer yönetimi, iş ve işveren ilişkileri, sendikalarla ilişkiler, sağlık ve güvenlik konuları, yasalara uygunluğun gözetilmesi, iş analizi, stratejik planlama, işgücü çeşitliliği gibi çeşitli konularda stratejiler oluşturan ve uygulayan bir işlevdir.
İKY, hızla değişen teknolojiye paralel olarak her geçen gün kendini yenilemektedir. Dolayısıyla İKY ile ilgili tüm konuları, güncel gelişmeleri, yasal gereklilikler ile uluslararası İKY’yi de ele alan, kavramsal bilgilerin yanında çeşitli araştırma sonuçları ve örnek olaylara da yer veren bu eser, akademik çalışmalara ve İKY alanındaki uygulamalara katkı sağlamayı amaçlamaktadır.
Kitabı benzer kitaplardan ayıran özelliği, İKY ile ilgili konuları kuramsal, araştırma odaklı ve uygulamalı olarak ele almış olmasıdır. Bu doğrultuda, on dört bölümden oluşan kitapta, her bölüm sonrasında yer verilen bölüm özeti, konuyla ilgili anahtar kavramlar, tartışma soruları, okuyuculara bilgilerini ölçme olanağı sunan test soruları, örnek olaylar, bölüm kaynakçası ve İKY ile ilgili web sayfaları konuların özümsenmesine destek olmaktadır.
Süleyman Akdemir İnsanlık Anayasası Kavramı

DR. SÜLEYMAN AKDEMİR


İnsanlık tarihinde göçebe döneminin örf hukukunu, tarım döneminde Roma hukukunda magistraların geliştirdiği “formulalar” ile İslam hukukunda ticaretin de etkisiyle müçtehitlerin akit serbestliğini esas alan “içtihatlar” izlemiştir. Sanayi dönemi ve bilgi çağı sorunları tarım dönemi sorunlarından farklı seyretmesine rağmen cevaplar devlet merkeziyetçiliği içinde tarım döneminin kural ve yöntemleri ile aranmakta, hemen her çözüm devletten beklenmektedir. Günümüzde hukuk bolluğu içinde çözüm azlığı hatta yokluğu süreci yaşanmaktadır.

Bu eseri diğerlerinden ayıran yön, çağımıza ilişkin çözümleri yeni anlayışlarla bulmaya yönelik bir başlangıç ve farkındalık oluşturma girişimi olarak özetlenebilir. Yazar, çağdaş sorunların çözümüne ve gelecek uygarlık ile hukuk düzeninin oluşmasına bir başlangıç olarak “İnsanlık Anayasası Kavramı”nı ele almış, tanımlamış ve insanlığı sanayi dönemi ile bilgi çağı hukuk düzenine taşıyacak temel ilkelerle bu konudaki yöntemleri geliştirmeyi amaçlamıştır. İnsanı ve özellikle de insanlığı merkeze alması olaylara hem bakış şeklini hem de yöntemini farklı kılmıştır.
Kerim Anadolu Dört bölümden oluşan kitapta; iş güvencesi vasıtalarından kıdem tazminatına, iş kanunları kapsamında bulunma, kıdemin başlangıcı ve sonu, kıdem tazminatı hükümlerine aykırı davranışın sonuçları konularına yer verilmiştir...
Pir Ali Kaya Çalışma ilişkileri alanı çok dinamik olduğundan, işçi-işveren arasındaki hukuki husumetlerin yoğun yaşandığı bir zemindir. Bu nedenle alandaki yargı süreci ve yargı kararları oldukça önemlidir. Bu durumun bilincinde olarak çalışmada, temel iş yasası olarak kabul edilen 4857 Sayılı İş Yasası, yorumunu kolaylaştırmak maksadıyla gerekçeli ve içtihatlı olarak ele alınmış, 2821 sayılı Sendikalar Yasası ile 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Yasasının uygulanmasında sorun teşkil eden maddeleri ile ilgili olmak üzere kapsamlı bir içtihada da yer verilmiştir. Kitap, iş yasaları uygulayıcı ve yorumlayıcılarına yasa kullanım kolaylığı sağlayacak şekilde düzenlenmiştir.
Kenan Ören Bu kitap, İş ve Sosyal Güvenlik alanında yapılan en son değişiklikler ile güncelleşmiş haliyle hazırlanmış ve örnek olaylarla desteklenmiş bir kitaptır. İşçinin gerek bireysel ve gerekse toplu iş ilişkileri ve bu ilişkilerden kaynaklanan uyuşmazlıkların ve hak ihlâllerinin halli için gerekli kanunlar, örnek uygulamalar ve bazı Yargıtay kararlarıyla takviye edilmiş bu kitap, sadece işçiler için değil aynı zamanda onlarla ilintili tüm toplum için gerekli olan önemli bilgileri içermektedir. Bu bağlamda işçinin ihbar ve kıdem tazminatı, iş güvencesi çerçevesinde işe iade davası, işsizlik sigortası gibi hayatî önem taşıyan faktörler örnek uygulamalarla birlikte sunulmaya çalışılmıştır. Şurası iyi bilinmelidir ki, bir “İş Sözleşmesi (Hizmet Akdi)” ile çalışan ve “işçi” statüsü taşıyan her bireyin bu kitaptan alacağı ve faydalanacağı çok önemli dersler bulunmaktadır. Diğer taraftan, her bir İşçinin, bilhassa iş sözleşmesinin sona erdirilmesinden kaynaklanan haklarını elde edebilmesi için, öncelikle bu haklardan hakkıyla haberdar olması gerekmektedir. İşte bu kitap, işçinin gerek iş hukuku bağlamında ve gerekse sosyal güvenlik bağlamında mevcut olan haklarını ayrıntılarıyla takdim eden etkin bir kitap haline getirilmeye çalışılmış bir kitaptır.
Yasin Ulusoy Kamulaştırmasız el atma kitabı; Yargıtay kararları ışığında Kamulaştırmasız el atma davaları; müdahalenin metni, Tazminat, Ecrimisil ve Bedel Davaları; Anayasa Mahkemesi, Uyuşmazlık Mahkemesi, Yargıtay’ın Örnek yargı kararları ile Kamulaştırma Kanunu ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile ilgili mevzuatları içermektedir.
Halil Kalabalık Kısa İdare Hukuku
Kudret Güven Kitapta, Tıbbi açıdan uygulamakta etik değerlerden başka engel bulunmayan ötanazi konusunda bir an evvel bir anayasa çerçeve çizmek zarüretine Değinilmiştir. Taslak bu konudaki tartışmaların sınırını tespit açısından da yararlı olacağı düşünülerek konuya Türkiye gerçekleri ve kültürel ögeler de göz önüne alınarak kapsam oluşturmya çalışmaktadır.
Sevil Yıldız Basın Kanunu
Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu
Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanun
Sinema Filmlerinin Değerlendirilmesi ve Sınıflandırılması ile Desteklenmesi Hakkında Kanun
Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanun
Türkiye Radyo ve Televizyon Kanunu
Matbaalar Kanunu
İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun
İlgili Yönetmelikler
Ahmet Eker, Arif Akgül, Ekrem Muş, Ercan Balcıoğlu, Ercan Sünger, Fatih Irmak, Fatih Tombul, Halil İbrahim Bahar, Hasan Büker, Hüseyin Akdoğan, İbrahim Meşe, İsmail Dinçer Güneş, Kazım Seyhan, Kübra Gültekin, M. Alper Sözer, M. Alper Sözer, M. Hakan Hekim, M. Salih Elmas, Mehmet Arıcan, Mehmet Kul, Murat Özkan, Mustafa Bülent Halıcıoğlu, Nadir Koçak, Nurullah Altun, Oğuzhan Ömer Demir, Sevgi Güney, Vedat Kargın, Yaşar Erjem 1962 yılında İngiltere’de çocuk suçluluğu üzerine doktora çalışmamı tamamlayıp dönmüştüm. O sıralar Sağlık Bakanlığı bünyesinde yeni kurulan dört yıllık yüksek eğitim veren Sosyal Hizmetler Akademisinde öğretim üyeliği yapmaya başladım. Söz konusu kurumda Türkiye’de öğrencilere ilk kez Ulucanlar Hapishanesi ve Keçiören Çocuk Islah Evine haftada iki gün uygulama eğitimi başlattım. O dönem Türkiye’de suç alanında akademik çalışma yok denecek kadar azdı. Şimdiyse, elinizdeki Kriminoloji kitabı gibi kapsamlı bir bilimsel içeriğe sahip eserleri görmek, Türkiye’de suç biliminin geleceği adına beni heyecanlandırmaktadır.
Prof. Dr. Birsen Gökçe
Sosyoloji Derneği Kurucu ve Onursal Başkanı
Doğa bilimleri doğanın işleyiş ve dönüşüm yasalarını; sosyal bilimler ise insan toplumlarının işleyiş, değişim ve dönüşüm yasalarını keşfetmek üzere örgütlenmiştir. Sosyal yaşamı düzenleyen kurallardan cezai sorumluluk ve yaptırımı olanlar, özellikle sosyal bilimlerin gelişimi ile birlikte, “kriminoloji” denen bir multi-disipliner bilim dalının ortaya çıkmasını sağlamıştır. İşte, elinizdeki kitabın editör ve yazarlarının, Türkiye’de önemli ölçüde eksikliği hissedilen kriminoloji disiplininin literatürünü zenginleştirmek ve ilgili konulara yeni ve farklı bakış açıları kazandırmak üzere çok değerli bir işi başarmış olduklarını söylemek gerekir.
Prof. Dr. Ali Çağlar
Hacettepe Üniversitesi
Disiplinler arası bir bilim dalı olan kriminolojiyi kapsamlı bir şekilde ele alan bu kitap, okuyucuya sunduğu çağdaş ve klasik kriminoloji teorilerini günlük hayatta karşılaşılan gerçek suç türlerine uyarlayarak nazari yaklaşımların pratik yansımalarını güncel veriler ışığında açıklamaktadır. Bu kitap, dolgun ve kapsamlı içeriğiyle, suç biliminin kapısını aralamak isteyen meraklıların ve öğrencilerin vazgeçilmezi olmaya adaydır.
Doç. Dr. Osman Dolu
Gaziosmanpaşa Üniversitesi
Komisyon Değerli okurlarımız,

Aşağıda tanıtımını yaptığımız soru bankamızdaki cevap anahtarında sehven yapılan yanlışlıktan dolayı özür dileriz. Yanlış cevap anahtarının düzeltilmiş hâline buradan ulaşabilirsiniz. Anlayışınız için teşekkür ederiz.

TEST 3
1. C - 2. A - 3. B - 4. D - 5. B
6. D - 7. D - 8. C - 9. D - 10. D
11. C - 12. B - 13. E - 14. D - 15. E


Soru bankamız, KPSS alanında oldukça deneyimli bir ekip tarafından hazırlandı. Kitap hazırlanmadan önce; geçmiş yıllarda çıkan sorular analiz edildi, ÖSYM’nin bu sınav formatı için belirlediği konular incelendi, yıllar içerisinde yaptığı değişiklikler not edildi ve sonuçta elinizdeki eser meydana geldi.
Bireysel öğrenme tekniklerine uygun olarak hazırlanan kitabımızdaki sınav konuları kendi içerisinde ara başlıklara ayrıldı ve testler 15 ila 20’şer soru olarak hazırlandı.
Soruların kolaylık ve zorluk derecesi ise tamamen ÖSYM formatına göre belirlendi.
Sevil YILDIZ Toplumsal ve bireysel amaçlara ulaşmak için kitle iletişim faaliyetlerinin hukuk sınırları içinde gerçekleştirilmesi hayati önem taşımaktadır. Bu nedenle iletişim faaliyetlerinin sağlıklı yürütülmesi, bu faaliyetlerin düzenlenmesi, sınırlarının ve uyulması gereken kuralların ve yasakların belirlenmesi gerekmektedir.
Hukuk sistemimizdeki düzenlemeler incelendiğinde kitle iletişim araçlarının çeşitlerine göre ayrı ayrı düzenlemeler yapma yolunun seçildiği görülebilmektedir. Anayasal düzenlemeler yanı sıra kanunlardaki düzenlemelerin tek tek incelenmesi ve her bir kitle iletişim aracının bağlı olduğu kuralların ortaya çıkarılması gerekmektedir.
Sempozyum MİLLÎ ANAYASA ŞÛRASI
‘ ‘Bürokratik Anayasadan Demokratik ve Adil Anayasaya ”
Tebliğler ve Teklifler
21 -22 Ekim 2011 / Ankara
Mehmet Ünal Orman Hukuku’nun üç temel konusu bulunmaktadır. Bunlar inceleme konularıyla beraber; Ormanlar üzerindeki yetki ve bunu hukuki niteliği (Maddi Orman Hukuku), Orman sınırlarının belirlenmesi; Kadastro (Şekli Orman Hukuku), Orman varlığına karşı işlenen suçlar (Orman Ceza Hukuku)dır. Konular parantez içerisindeki başlıkları ve açıklayıcı içerikleriyle üç bölüm altında işlenmiştir. Bu biçimiyle eser bir taraftan öğrencilerin, diğer taraftan uygulayıcıların yararlanabileceği bir çalışma haline getirilmiştir.
Ramazan Cengiz Derdiman Kolluk, yetkilerinin yerine getirirken temel hak ve hürriyetle aykırı davranmamalıdır; diğer bir ifadeyle, kanunlarla verilen yetkilerinin dışına çıkılmamalıdır. Hukuka bağlı devletlerde temel hak ve hürriyetlerin sınırı ile kamu düzeninin korunması gerekleri arasında makul bir denge kurulmalı ve kolluğa kanunla yetki verilirken de bu ölçütlere uygun davranılmalıdır. Bu çerçevede kolluk faaliyetleri iki yönlü faaliyetler olup yetkiyi hukuka uygun kullanması bakımından kolluk görevlisine itina görevi yüklemekte, buna karşılık kolluk hizmetlerinden yararlananlara veya kolluk müdahalesi ile muhatap olanlara da kolluk yetkilerinin kanunlara uygun kullanılmasını talep edebilme imkânı vermektedir.
Mevzuattaki en son değişikliklere göre yeniden yazılan bu kitap, polislik ve yetkileri bakımından genel bilgilere; kişi hakları karşısındaki görev ve yetkilerine ve polisi ilgilendiren mevzuata da yer vermektedir. Çalışma, yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılabileceği gibi, hem kolluk görevlilerine hem de kolluk faaliyetleri ile muhatap olabilecek herkese, kolluk görev ve yetkilerine ilişkin bilgiler vermeyi hedeflemektedir. Herkesi ilgilendiren bu kitabın okurlara yararlı olması dileğiyle.
Mehmet Akçaal Sözleşme sonrası sorumluluk ve bu bağlamda sonraya etki eden yükümlülük kavramları son zamanlarda ortaya çıkan tartışılmaya başlanan yabancı hukuk sistemlerinin yani sıra Türk hukukuna giren kavramlardır konu son derce teoriktir ancak çok önemli pratik sonuçlarda bulunmaktadır
E. Selcen Darçın, Hamza Saraçoğlu, İbrahım Çakır, Murat Alkan, Murat Darçın, Murat Madenüs, Rifat Serav İlhan, Yusuf Küçükbaşol Bu kitap, kriminoloji ile suçla ilgili perspektifler ve fikirler arasındaki boşluğu kapatmaktadır. Biyolojik, psikolojik ve sosyolojik faktörlerin suç sebeplendirmede, suçu önleme ve azaltmada nasıl uygulanabileceğine dair yaklaşımlar sunar. Kriminoloji öğrenmek isteyenler; suç kavramını ve çeşitli suç ve kriminoloji teorilerini anlamalıdır. Suçun azaltılması için uygun politikayı düzenlemek veya varolan politikayı değişen senaryoya göre geliştirmek için, politika yapıcılar bu teorilerin yardımıyla durumu analiz etmelidir. Bu kitap, suç sebeplendirme yaklaşımlarının analitik bir özeti olarak tasarlanmıştır. Kriminolojik teorilerin nasıl oluşturulduğunu ve teorisyenlerin fikirlerinin genel teorik çerçeveye nasıl katkıda bulunduğunu gösterir. Okuyucuya kriminoloji teorisine ilişkin kapsamlı bir genel bakış sunar. Kriminoloji teorisine güncel bir giriş sağlayan bu kitabın birincil amacı, hem lisans hem de lisansüstü öğrencilere, suç ve suç kuramlarının nispeten kısa ama kapsamlı bir perspektifini sunmaktır. Bazı kitaplar yalnızca bir veya birkaç teorik perspektife odaklanır ve böylece suç teorisinin zengin çok disiplinli niteliğini gözardı eder. Örneğin, birçok kriminoloji kitabı yalnızca sosyolojik teorileri ortaya koyar veya diğer teorileri saptırır. Suç Sebeplendirme Yaklaşımları, çeşitli önemli kriminolojik teorileri tartışan kitaplardan biridir. Belli başlı tüm suç teorilerini ele alan, kapsamlı ve disiplinler arası bir yaklaşım sunan bu kitap, okuyucularına suç kuramlarını anlamak için yeterli bir yol gösterecektir.
Nurgün OKTİK, Osman SÜMER, Gökhan GÖKULU, Şükrü BİLGİÇ, Halime ÜNAL, Cem Şafak ÇUKUR, Özgür SARI, Şahin TORUN, Manuel KNOLL, Ayşegül SİLİ, Cenk ÖZDAĞ, Hümeyra DOĞAN, Güncel ÖNKAL,Ahu TUNÇEL Suç her yerde ve anlaşılmaya çalışılmakta; ceza uygulamaları ise halen tartışılmakta ve ortak bir vicdan yaratılmaya çalışılmaktadır. Çok yönlü ve pek çok etmene bağlı olan suç olgusu ve suçun tanımı ile birlikte değişen ceza uygulamalarını anlamak, analiz etmek için, disiplinler arası bir yaklaşıma ihtiyaç duyulmaktadır. Suçun sosyolojisini ve cezanın felsefesini ele alan bu kitapta; felsefeci, sosyolog, hukukçu olan çeşitli akademisyenlerin farklı bakış açıları farklı konularla yer almaktadır. Bu kitap, yalnız sosyoloji ve felsefe bölümlerinde değil, hukuk fakültelerinde de hem lisans hem de lisansüstü zorunlu ve seçmeli derslerde okutulabilecek ve bu alanlarda araştırma yapanlara kaynak teşkil edebilecek niteliktedir.
Burçak Özkan, Güncel Önkal, H. Nermin Çelen, Halil İbrahim Bahar, Halime Ünal, Hümeyra Doğan, Narin Bağdatlı Vural, Nurgün Oktik, Özgür Sarı, Tülin Günşen İçli, Verda İrtiş Suç ve cezanın sosyolojik ve felsefi boyutlarının farklı disiplinlerce incelendiği birinci kitabın ardından bu ikinci kitapta, suç ve ceza alanında gerçekleştirilen araştırmalarla alana daha derinden bakılması amaçlanmaktadır.
Kitapta yer alan bölümlerdeki araştırmalar, bir projeden ya da yazarın belli bir metodoloji ile hareket ettiği çalışmalarından bir özet olarak değerlendirilmelidir. Günümüzde, hukuk disiplini dışında suç ve ceza olgularına yönelik bilimsel bakış açılarına duyulan ihtiyaç hâlen devam etmektedir. Disiplinler arası yaklaşımla ele alınan suç ve ceza olguları, ülkemizde hâlâ şekillenmekte ve tartışılmakta olan ceza pratiklerini ve uygulamalarını da yönlendirecektir. Suçun toplumsal düzeyde artan etkisi, suça yönelik toplumsal korkuların yoğunlaşarak devam etmesi hem ülkesel hem de küresel boyutta terör olaylarının artması, risk toplumunda yaşamanın getirdiği belirsizlikler, önleyici politikaların ve etkin ceza-infaz pratiklerinin nasıl olması gerektiği konusunda çok yönlü bir bakış açısı ihtiyacını doğurmaktadır. Bu kitaptaki çalışmaların sözü edilen ihtiyaca bir nebze de olsa cevap vermesi umuduyla.
Adem Özer, Ayşe Füsun Arsava, Fatma Taşdemir, Gökhan Albayrak, Hakan Taşdemir, Mehmet Ciğer, Mehmet Dalar, Nilgün Eliküçük, Saadat Rustemova Demirci, Umut Kedikli Suriye, Çatışma ve Uluslararası Hukuk adlı editöryal çalışma, 2011'de Arap Baharı sürecinin bir sonucu olarak Suriye'de başlayan ve hâlen devam etmekte olan, birçok devletin ve devlet dışı silahlı aktörün karıştığı karma nitelikteki çatışmaları ve sorunları uluslararası hukuk disiplini açısından teorik ve pratik analizlerle kapsamlı bir biçimde incelemektedir.
Suriye sorununu, uluslararası hukuk perspektifinden değerlendirme ihtiyacını gidermek amacı ile kaleme alınan bu çalışma; IŞİD ve diğer devlet dışı aktörlerin ve de Suriye yönetiminin eylemlerinden kaynaklanan sorunlar, Suriye'deki çatışmaya müdahil olan devletler ile diğer devletler arasındaki uyuşmazlıklar, Birleşmiş Milletler'in Suriye krizindeki tutumu ve yerinden edilmiş kişiler sorunu hakkında okuyucuya başka bir kaynaktan kolaylıkla edinemeyeceği bilgi ve analizleri sunmaktadır.
Adem Solak İnsanoğlu büyük adam olmak için heveslerle doludur; fakat bir gün anlar ki, sadece küçük bir adamdır. Mutlu olmak için heveslerle doludur; fakat bir gün anlar ki sadece mutsuzdur. Mükemmel olmak için büyük hevesler taşır; fakat bir gün anlar ki sadece kusurlarla doludur. İnsanlar tarafından sevilen ve sayılan bir kişi olmak için devamlı didinir; fakat bir gün anlar ki, kusurlarından dolayı sadece insanların hor görmesiyle karşı karşıyadır.

İşte dışına çıkmaya imkan bulamadığı bu utanç duygusu; o anda güçlü bir adaletsizlik ve yıkma hırsı yaratır. Çünkü bu durumda o, kendisini kusurlarından dolayı mahkûm eden ve bunun suçunu sadece kendisine yükleyen gerçeğe karşı bitmez tükenmez bir nefrete bürünmüştür.
Pascal
Hüseyin ERTUĞRUL, Murat TURPÇU Bu eser, tüm iktisadi ve idari bilimler fakültelerinde ve meslek yüksekokullarında, Temel Hukuk / Genel Hukuk Bilgisi dersleri için öngörülen esaslara göre hazırlanmıştır.
Bununla birlikte, özellikle kamu yönetimi, iktisat, muhasebe, işletme, dış ticaret, halkla ilişkiler, pazarlama gibi bölümlerde okutulan Ticaret Hukuku, Borçlar Hukuku, Ceza Hukuku, İş Hukuku, Ticari İşletme Hukuku, Kıymetli Evrak Hukuku konuları bu kitap kapsamındadır.
Mustafa Avcı Hukuk tarihinin konusu hukuk tarihinin amacı hukuk tarihinin önemi Türk adı Türkiye ifadesi devletin yapısı ve işleyişi ilk Müslüman Türk devletleri İslam hukukunun kaynakları Osmanlıda örfi hukuk İslam hukukunda devletin yapısı ve işleyişi Osmanlı devlet teşkilatı Osmanlı halkı ceza hukuku yaptırımlar ceza özel hükümler kişiler hukuku aile hukuku borçlar boşanma miras hukuku mülkiyet arazi borçlar hukuku şirketler hukuku Tanzimat döneminde hukuki gelişmeler işlenmiştir hukuk fakültelerinde ders kitabı olarak okutulmaktadır.