Eğitim Psikolojisi \ 1-4
Leman Pınar Tosun Dijital sosyal ağların kişiler arası iletişiminde giderek artan bir rolü var. Bu ortam sayesinde kendimizi ne zaman istersek kolaylıkla başkalarına açabiliyoruz, kendimizi onlara dilediğimiz yönlerimizle sunabiliyoruz. İzini kaybettiğimiz arkadaşlarımızla yeniden bağ kurabiliyoruz, sosyal destek ve acil bilgi istediğimizde bazen buna en kolay ve hızlı şekilde sosyal ağlardan ulaşabiliyoruz. Öte yandan, sosyal ağlarla ilgili göz ardı edilemeyecek pek çok şikayet vardır. İddia edilir ki sosyal ağlar mahremiyetimize zarar verir ve güvenlik problemleri yaratır, kendimizi başkalarına sahte benliklerimizle aslında olmadığımız biri gibi sunmamıza sebep olur, kişiler arasındaki güven ve samimiyetin gelişemeyeceği bir ortam yaratır, depresyon ve mutsuzluk getirir... Şikayet listesi böylece uzayıp gidiyor. Kısacası, gündelik hayatımızda "iyi ki varsın sosyal medya!" nidalarını da, "olmaz olsun sosyal medya" nidalarını da sık sık duyarız.
Bu kitap, sosyal ağların bize getirdikleri ve bizden götürdükleri ile ilgili tüm bu heyecanlı tartışmaları sakin ve soğukkanlı bir zemine çekebilecek bilgileri ve görüşleri sunmak için yazıldı. Sosyal psikoloji bilimi, sosyal ağlardaki insan davranışlarını anlamada bir rehber olarak seçildi. Bu bilim, yakın bir zamana kadar genellikle yüz yüze ortamlarda yeşeren ama artık dijital ortamlarda da yeşerip sürdürülmesi pekala mümkün olan insan ilişkilerini çözümlemek için çeşitli bakış açıları sunmaktadır. Sosyal ağlardaki insan davranışlarının sosyal psikolojik bir bakış açısıyla ele alındığı çalışmaların derlendiği bu kitap, umuyorum ki okuyucuların konuyla ilgili görüşlerinin genişlemesine, anlayışlarının derinleşmesine katkı sağlayacaktır.
Binnur Yeşilyaprak "Eğitimde Rehberlik Hizmetleri" kitabı; hangi eğitim kademesinde görev alına alsın, öğrencilerin kişisel, eğitsel ve mesleki gelişimine yardımcı olacak öğretmenlerin ve öğretmen adaylarının sorumlulukları konusunda gerekli bilgi ve becerileri kazandırabilmek amacı ile hazırlanmıştır.
Kitap, öğretmenlik programını izleyenler için temel bir "ders kitabı", öğretmenlik mesleğini sürdürenler için "uygulama el kitabı", Psikolojik Danışma ve Rehberlik personeli ve adayları için "yardımcı kitap" olarak planlanmıştır. Buna göre kitapta, öğrencilerin gelişim ve uyumlarına, kendilerini gerçekleştirmelerine nasıl yardımcı olunabileceği somut olarak açıklanmaya çalışılarak, her koşul ve her ortamda gerçekleştirilebilecek hedef davranırlar ve bunlara uygun etkinliklere yer verilmiştir.
Öğrencinin eğitim sürecinde her yönüyle tüm olarak gelişebilmesi için kişisel, eğitsel ve mesleki rehberlik alanlarında verilmesi gereken hizmetler okulöncesi eğitim, ilköğretim ve ortaöğretim kademelerinde uygulamaya dönük örneklerle birlikte sunulmuştur.
Rezvan Ameli "En son ne zaman bir üzümü, bir kirazı bir ısırık elmayı çok yavaş çiğnediniz ve gerçekten tadını aldınız ve kokusunu algıladınız? Elbiselerinizin kumaşının cildinizde bıraktığı hissi algılamak için ne sıklıkta zaman ayırıyorsunuz? Hiç yünün, pamuğun ve ipeğin hissettirdiği duygunun bilincine vardınız mı? Hiç tüm dikkatinizi tek bir nefes alıp vermeye odakladınız mı ve bunu başlangıcından sonuna kadar dikkatlice takip ettiniz mi?
Farkındalık, mevcut anı bilinçli bir akıl ve şefkatli, açık ve sevgi dolu bir kalp ile algılamaktır.
Hepimiz her bir anda gövdemizde, aklımızda ve kalbimizde nelerin olup bittiğini bilecek kapasitedeyiz ve algıladığımızı kabul etme ve bununla dost olma kapasitesine sahibiz. Farkındalık bize deneyimlerimize tam olarak katılımcı olma ve hayatı sansürsüz yaşamak için gerekli olan tüm araçları sunabilir."
McGraw-Hill Psikoloji alanında en güncel bilimsel bilgileri okuyucuya sunmayı hedefleyen bu kitap, her biri kendi alanında ve çeviri konusunda uzman olan psikologlar tarafından Türkçeye kazandırılmıştır.
Aklımın Aklı: PSİKOLOJİ kitabı; psikoloji biliminin temel konularını yalın, açık, net ve kolay anlaşılır şekilde okuyucuya aktarmasının yanı sıra renkli içeriği ile de son derece ilgi çekicidir. Okuyucu, kitabı ilk incelediği andan itibaren kitabın gerçek dünyadan örneklerle zenginleştirildiğini ve baştan sona etkileşimsel ve dinamik öğrenme yöntemlerinin etkin şekilde kullanıldığını fark edecektir. Kitapta içerik ve biçim dengesinin korunmasına özel bir duyarlılık gösterilmiştir.
Öğrenme alışkanlıklarının günümüzde değişmiş olması nedeniyle Aklımın Aklı: PSİKOLOJİ kitabında, "Ne?", "Neden?" "Nasıl?" ve "Ne zaman?" sorularına etkileyici şekilde yanıt verme hedeflenmiştir. Aynı zamanda, merakı, düşünmeyi ve yaratıcılığı destekleyen yeni öğretim yöntemlerinin kullanılmış olması özellikle öğrenciler için yararlı olacaktır. Öğrencilerin derse hazırlanma, derse katılma ve ders sonrası gözden geçirme etkinliklerinde kendi akıllarına bu kitabı eşlikçi kılmaları kitabın yapısı gereği kaçınılmaz görünmektedir.
Okuyucunun merak düzeyini yüksek tutmasının ötesinde onun kendi iç dünyasında ve sosyal çevresinde olup bitenleri anlamlandırmasını hedefleyen Aklımın Aklı: PSİKOLOJİ kitabının, satışa çıktığı tüm ülkelerde olduğu gibi, ülkemizde de psikoloji alanının en temel kaynaklarından biri olacağına inanıyorum.
Doç. Dr. Mithat Durak
Wayne C. Booth - Gregory G. Colomb - Joseph M. Williams “…yanlış fikirler hatta tehlikeli olanlar yayılıyor çünkü çok fazla insan; çok fazla fikri, çok az kanıtla kabul ediyor.”
Nitelik göreceli bir kavram olmasına rağmen nitelikli bilimsel araştırmayı, kısaca yaşamın herhangi bir bölümünde toplum yararına kullanılacak öneme sahip bir bilgiyi üretmek şeklinde tanımlayabiliriz. Nitelikli toplumların, sayıca az olsalar bile, büyük kalabalıklardan çok daha büyük işler başardıklarını tarihten biliyoruz. Bu, aynı zamanda çokluğu yani niceliği, niteliğin önüne yerleştiren toplumların da her zaman geri kalmaya mahkûm olduğu anlamına gelmektedir.
Nitelikli araştırmanın temel felsefesinin anlatıldığı bu kitapta, başkalarının araştırmalarını nasıl değerlendireceğimiz, kendi araştırmamızı nasıl nitelikli hâle getireceğimiz ve kaliteli bir raporu/makaleyi nasıl hazırlayacağımız konularında bize yol gösterilmektedir. Bazen akademik unvanlara sahip kişilerin bile ulusal televizyon kanallarında oldukça rahat bir şekilde son derece zayıf iddialarda bulunabildiğini gördüğümüzde sağlam bir argümanın sahip olması gereken beş bileşen konusunda bu kitapta verilen tavsiyenin ne kadar gerekli olduğu fark edilmektedir:
“…okurlarınız adına kendi kendinize sormanız gereken sorular:
1. İddiam nedir?
2. Hangi nedenler iddiamı desteklemektedir?
3. Hangi kanıtlar nedenlerimi desteklemektedir?
4. Alternatifleri/yan etkileri/itirazları kabul ediyor muyum ve nasıl cevaplıyorum?
5. Nedenlerimin iddiamla ilgisini hangi prensip oluşturmaktadır?”
Laura E. Berk, Pearson Bebekler ve Çocuklar: Doğum Öncesinden Orta Çocukluğa kitabı; yaşamdan örneklerle, açık ve öyküleştirilmiş etkileyici anlatımıyla çocuk gelişimine ışık tutmaktadır. Kitap çocuk gelişimi ile ilgili güncel bilgileri net, tutarlı ve bilimsel yaklaşım içerisinde okuyucusuna sunmaktadır.
Çocukların gelişim dönemleri çerçevesinde fiziksel, bilişsel ve sosyal/duygusal gelişim alanlarının birbirleriyle olan etkileşimini özgün ve doyurucu bir tarzla ele almıştır. Çocuk gelişimindeki kuramsal, kültürel, bireysel ve toplumsal çeşitlilikler örnekleriyle ortaya konulmuş ve bu çoğulcu bakış açıları karşılaştırmalı bir şekilde tartışılmıştır. Ayrıca, çocuk gelişimi ile ilgilenen öğrenciler, araştırmacılar, akademisyenler ve anne-babalar kendi yaşantılarıyla okudukları arasında ilişkiler kurarak çocuk gelişimi ile ilgili yararlı bilgileri öğrenme fırsatına bu kitapla sahip olacaklardır.
Bebekler ve Çocuklar: Doğum Öncesinden Orta Çocukluğa, çocuk gelişimi alanında yazılmış geniş kapsamlı ve dünyada en çok okunan sayılı kitaplardan biridir.
Robert Madigan “Belleğin işleyişine ilgi duyan, becerilerini geliştirme ve sınırlılıklarını aşma konusunda neler yapılabileceğini öğrenmek isteyenler hiç zaman kaybetmeden bu kitabı almalı. Dr. Madigan hem herkesin kolayca anlayıp keyif alabileceği hem de bilimsel bir altyapıya sahip olan bu kitabı yazmakla birbirinden çok farklı yönleri olan bir yapıta imza atmıştır.
Robert A. Bjork, PhD. Kaliforniya Üniversitesi, Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi ve Araştırmacı

“Akıllı telefonlarla ve taşınabilir cihazlarla veri alışverişi yapılan bir çağda bellek konusunu önemsemeli miyiz? Evet, kesinlikle! Dr. Madigan kitap boyunca günümüz teknolojisini ele almakta ve hızla gelişen teknoloji karşısında neden zihinsel becerilerimizin gelişmesi gerektiğini bize göstermektedir. Yaşadığımız bellek yanılmalarından 'belleğim zayıf' diyerek belleğimizi sorumlu tutuyoruz; ama aslında bellek sorunları, belleğimizi doğru biçimde kullanmıyor olmamızdan kaynaklanıyor.”
Catherine Fritz, PhD. Northampton Üniversitesi, Psikoloji Bölümü, Birleşik Krallık

“Bu kitap, güncel bilimsel araştırmaları, bellek ustalarının kuşaktan kuşağa aktardıkları iç görüleri ve belleğinizi geliştirmenize yardımcı olacak son derece güçlü teknikleri eşsiz bir biçimde bir araya getirmiştir.”
Peter Morris, PhD. Lancaster Üniversitesi, Psikoloji Bölümü (Emeritus), Birleşik Krallık

Yeni tanıdığınız insanların adlarını anımsamak ister misiniz? Ya doğum günlerinin, yapılması gereken önemli işlerin, internetteki kullanıcı şifrelerinizin aklınızdan uçup gitmemesini? Bellek sanatları, bilginin bellekte tutularak kullanılmasını sağlayacak becerileri geliştirmek üzere uygulanabilir, kanıtlanmış yöntemler sunmaktadır. Dr. Robert Madigan, bellek sanatları alanında uzmanlaşmış bir psikologdur. Her gün kolayca uygulanabilecek yöntemler kullanarak belleğinizi çalıştırabilirsiniz; bu, tıpkı egzersiz yapmak amacıyla asansöre binmek yerine merdivenlerden çıkmaya benzer. Bu yöntemler belleğinizin güçlenmesi için oldukça önemlidir. İşte bu nedenle bilimsel bir temel üstüne kurulmuş olan bu kitap size yardımcı olabilir. Dr. Madigan okuyucularına belleğin işleyişi konusunda bilgi vermekte, utanç verici bellek yanılmaları yaşanmaması için zihinsel becerilerin geliştirilerek yüzlerin, randevuların, olguların, rakamların, listelerin ve daha birçok şeyin anımsanmasını sağlayacak yaratıcı anımsatıcılar ve gözde canlandırma teknikleri sunmaktadır. Beyninize sahip çıkın; bu kitap size yol gösterecektir.
BİLİMSEL STRATEJİLERİN ZİHİNSEL BECERİLERİNİZİ NASIL KESKİNLEŞTİRECEĞİNİ KEŞFEDİN
Kısa adlar, ilklemeler, öyküler ve uyaklar kullanarak her şeyi anımsayabilirsiniz.
Otomatik pilottan kurtulun, bir daha asla anahtarlarınızı, cüzdanınızı ya da telefonunuzu yanlış yere koymayın.
Dikkat dağınıklığının, konsantrasyon kaybının ve kaygıların belleğinizi olumsuz yönde etkilemesine izin vermeyin.
Yaşlanmanın unutkanlığa neden yol açması gerekmediğini öğrenin.
Partilerde, toplantılarda ve rastlantısal karşılaşmalarda sizi utandıracak unutkanlıkları önleyin.
Rüya TURNA Ben Bana Güveniyorum, seçme sınavlarında büyük heyecanlar yaşayan ve bunun etkisiyle duygusal dengeleri bozulan gençleri düşünerek, roman şeklinde yazılmış bir kitaptır.
Kitapta sınav kaygısı ile boğuşan bir grup öğrencinin, bir psikolojik danışmanın liderliğinde, kendilerine güvenlerini geliştirmelerinin öyküsü anlatılıyor. Yaşanan yoğun kaygı bazı öğrencilerde ders çalışmayı engellerken, bazı öğrencilerde kendisine ya da çevresine zarar verme şeklinde ortaya çıkmaktadır. Kitapta bu gruba katılan öğrenciler, kendi yoğun kaygıları ile baş etmeyi öğrenmektedir.
Barbara Sher Benlik saygısı oyunları çocuklara duygusal, sosyal, fiziksel ve zihinsel olarak kendileri olabilmenin muhteşem bir şey olduğunu göstermektedir. Benlik Saygısı Oyunlarındaki eğlenceli ve özenle tasarlanmış etkinlikleri paylaşarak, çocuğunuzun olumlu duygularını destekleyebilir ve öğrenmeleri için kalıcı bir temel oluşturabilirsiniz.
Bir anne, öğretmen ve oyun terapisti olan Barbara Sher tarafından otuz yıllık deneyim ile geliştirilen 300 adet benlik saygısı oluşturan bu fikir koleksiyonu, bir ön hazırlık ya da materyal gerektirmez. Siz ve aileniz hemen hemen her yerde oyuncu sayısı önemli olmaksızın istediğiniz sayıda kişiyle bu oyunları oynayabilirsiniz. Öyleyse haydi gelin, rahatlayın ve eğlenceyi keşfedin.

ÖZEL BÖLÜMLER :
Güçlü yanlarınızı ve yeteneklerinizi bilmek
Günlük duygularınızı ve tepkilerinizi ifade etmek
Benzersiz olmaktan keyif almak-herkes gibi!
Arkadaşlık yoluyla ilişkiler geliştirmek ve başkalarına güvenmek
Vücudunuzun ve duyularınızın farkına vararak özgüven geliştirmek
Tracy Packiam Alloway Beyninizin becerisini sınayın ve birinci sınıf zihinsel çevikliğe ulaşın
Beyin vücudunuzun en önemli kasıdır ve düzenli egzersizle onun performansını artırabilir ve onu yaşla bağlantılı kötüleşmeye karşı güçlendirebilirsiniz. Bu rehber, gerek doğru yiyecekleri seçerek gerekse piyano çalarak beyninizi ve hafızanızı en iyi biçiminde tutmak için bilmeniz gereken her şeyi sunmaktadır. Bulmacalardan ve egzersizlerden en iyi günlük alışkanlıklara ve uzun vadeli zihinsel formda olma tekniklerine kadar bu kitap, zihinsel çevikliğinizi artırmanıza ve hafıza kaybını azaltmanıza olanak sağlamaktadır. Dolayısıyla, silkinip o örümcek ağlarından kurutulun ve vakit kaybetmeden beyninizi zinde ve sağlıklı hale getirin!
• Devam etmek istediğiniz gibi başlayın – beyin eğitiminin temelleriyle uğraşmaya başlayın ve sizin için nasıl işe yaramasını sağlayacağınızı keşfedin
• Zihninizi jilet gibi keskin tutun – hafızanızı geliştirin ve o sinir bozucu ‘dilimin ucunda’ olgusundan kurtulun
• Mutlu düşüncelere sahip olun – zihninizi mutlu ve sağlıklı tutmak için uzman tavsiyelerine uyun
• Yeni baştan başlayın – yeni beyin dostu beslenme ve hayat tarzı seçeneklerine alışın
• Oyunlar başlasın – zekâ oyunları, egzersizleri ve bulmacalarının bir özetine müptela olun

Kitabı açın ve şunları bulun:
• Kurgunun arkasındaki gerçekler
• Çocuklar ve 50 yaşın üzerindekiler için zihinsel zindelik egzersizleri
• Alışveriş listenizi ezberlemenin, yüzlerin isimlerini hatırlamanın, yol tariflerini hatırlamanın yolları
• Başarınızı nasıl görselleştirebilirsiniz
• Sosyalleşmek neden önemlidir
• Stres ve kaygıyla baş etmek için teknikler
• Beslenme ve ‘beyin besinleri’ hakkında tavsiyeler
• Kelime bulma bulmacaları, sudoku bulmacaları ve daha fazlası
Ahmet Akın - Ramazan Abacı “Bilginin bilgisi” veya “düşünme üzerine düşünme” olarak ele alınan biliş ötesi kavramı gelişim, eğitim ve öğrenme psikolojisi alanlarında son zamanlarda yürütülen araştırmalarda belki de en aktif biçimde incelenen araştırma alanlarından birisidir. Son 30 yıl boyunca biliş ötesi, bilişsel-gelişimsel araştırmaların önemli alanlarından biri olmuştur. Biliş ötesine yönelen bu özel ilginin nedeni onun biliş ve duygu arasında bir arabirim olmasından ve öğrenmede başarıya ulaşmak için gerekli olan öz-düzenlemede temel bir rol oynamasından kaynaklanmaktadır. Ayrıca biliş ötesinin öğrenme çıktılarında ilerleme sağlaması ve öğrenmeyle ilgili bilişsel teorilere ilginin artması, biliş ötesi kavramının yoğun biçimde araştırılmasını sağlamıştır.
Biliş ötesi alanıyla ilişkili teorik ve deneysel araştırmalara yönelik ilgi ülkemizde de son zamanlarda yoğun biçimde artmaktadır. Bu nedenle bu yapıyı farklı teorisyenlerin bakış açılarından ele alan ve biliş ötesinin gelişimi, önemi ve biliş ötesi beceri ve stratejileri tanımlayan eserin önemli bir boşluk dolduracağına inanılmaktadır.
Judith S. BECK, The Guılford Press “BİLİŞSEL DAVRANIŞÇI TERAPİ” kitabını, alanda çalışan psikologlara, psikiyatristlere, bu alanlarda çalışan öğretim üyelerine, psikoloji ve psikiyatri öğrencilerine sunmaktan kıvanç duyuyoruz.
BİLİŞSEL DAVRANIŞÇI TERAPİ ruhsal hastalıkların tedavisinde en çok kullanılan ve en işlevsel olan terapi yöntemlerinden biridir. Bu kitapta, yalnız teori değil, aynı zamanda uygulamalı olarak tekniklerin nasıl kullanılacağının bilgisi de sunulmaktadır. Alanda çalışanların bu kitabı okumaları, okuduklarını meslektaşları ile tartışmaları, kitabı okuduktan sonra kitapta uygulamalı olarak sunulan teknikleri önce kendi biliş ve davranışlarını değiştirmek için kullanmaları, sonra tedavi ettikleri danışanların biliş ve davranışlarını değiştirmek için kullanmaları önerilmektedir. Bu konuda deneyimli olmayan terapistlerin bu teknikleri kullanırken süpervizyon almaları, meslektaşları ile teknikleri ve terapi sürecini tartışmaları; mesleki bilgi ve becerilerinin gelişmesine, mesleki yetkinlik kazanmalarına ve danışanlarına daha yararlı olmalarına katkı sağlayacaktır.
Roger H. BRUNING, Gregory J. SCHRAW, Monica M. NORBY, Pearson Bu kitap eğitim bilimleri, eğitim programları ve öğretimi ve eğitim psikolojisi alanlarında önemli bir yer tutan bilişsel ve öğretimsel yaklaşımlarla ilişkili birçok kavramı içine almaktadır. Lisans ve lisansüstü düzeyde kullanılabilecek bu kitap ile öğrenme, öğretme ve zihinsel süreçlerle ilgili yaklaşımların daha net bir şekilde anlaşılmasını beklemekteyiz. Bu kitap ayrıca öğretmenler için değerli bir kaynaktır. Sade ve kolay anlaşılır bir Türkçe ile ifade edilen bölümlerden en üst düzeyde istifade edilmesi düşünülmüştür. “Bilişsel Psikoloji ve Öğretim” kitabının gözden geçirilip, en son yapılan araştırma bulgularıyla desteklenmiş Beşinci Basımı’nın Türkçe'ye çevrilerek hem Türk diline hem de kültürüne uyarlanması ile alandaki çağdaş bakış açılarının anlaşılmasına büyük oranda katkı sağlaması planlanmıştır. Bu kitap, Amerika Birleşik Devletleri'nde en iyi satan akademik kitaplar listesinde ilk sıralarda bulunmaktadır. Birinci Kısım’da bilişsel psikolojinin temelleri, İkinci Kısım’da inançlar ve motivasyon kavramlarıyla ilişkili araştırmalar, Üçüncü Kısım’da öğretme, öğrenme süreçlerinde bilişsel süreçlere dayalı araştırmalar, Dördüncü Kısım’da ise sınıf içerisinde bilişsel gelişimin arttırılmasına yönelik araştırma bulguları ve sonuçlarına yer verilmiştir.
Biliş ve öğretime derinlemesine bir yolculuk yapmak isteyen herkese bu kitabı öneriyoruz.
Ayşen BAKİOĞLU Eğitimcilerin, ülke kalkınmasında son derece önemli olan düşünen, oluşturan, çözüm üreten, dünya standartları ile daha fazla karşılaşacak ve rekabet edecek olan insanı yetiştirirken, çağdaş ölçütlerdeki sınıf yönetimi stratejilerini dikkate alması ve oluşturmak için imkânları seferber etmesi kaçınılmazdır. Bu çalışma, Eğitim Fakültelerinin lisans, tezli ve tezsiz yüksek lisans programlarında, öğretmenlerin hizmet içi eğitim programlarında, bireysel ve profesyonel gelişimlerinde kullanılmak üzere hazırlanmıştır. Kitabın, öğretmen adaylarına, üniversite öğretim elemanlarına, öğretmen lisesi öğrenci ve öğretmenlerine, rehber danışmanlara, hizmet içi eğitim öğretim elemanlarına, okul yöneticilerine ve politika belirleyicilere yararlı olacağını ümit etmekteyiz. Kitap, sınıf yönetiminde gerekli olan çağdaş ölçütler dikkate alınarak oluşturulmuştur.
Joseph P. FOLG ER, Marshall Scott POOL E, Randall K. STUTMAN Çatışma konusundaki çalışmaları güncelleyerek ve bugüne kadar yapılanları harmanlayarak sunan bu kitap, ayrıca uygulamaya giriş kitabı olarak da pratik bilgiler vermektedir. Elinizdeki kitabın yalnızca iletişim uzmanları için değil herkesin yararlanacağı bir kaynak olduğu görülmektedir. Belki de kitabın en genel ve temel mesajı; çatışma yaşanmasının kaçınılacak bir şey olmaması, üstelik problemlerin üstünün örtülmesinin sakıncalı olması, çatışmanın da bir çözüme doğru ilerlemek için gerekliliğidir. Yapıcı bir biçimde yönetildiği takdirde belki de çözülemeyecek bir sorun bile olmayacaktır. Bu mesajın bizim kültürümüz bakımından çarpıcı olması söz konusudur ama üzerinde düşünerek değerlendirmekte de yarar vardır. Bizler acaba hiçbir çatışma olmasın diye mi büyütüldük? Hiç çatışmadan yaşayabiliyor muyuz? Bu mümkün mü? Çatışıyorsak neden adını açıkça koyarak, oturup bunu birlikte çözmeye yönelmeyelim?
Mehmet Sürmeli Allah'ın bize verdiği en büyük nimetlerden biri çocuklarımızdır. Bu nimetin büyüklüğüne oranla imtihan edildiğimiz de bir gerçektir. Bu imtihan süreci henüz onlar dünyaya gelmeden eş seçimiyle başlamakta ve dünyaya geldikten sonra da devam etmektedir. İmtihanı başarıyla sonuçlandırabilmek için onların her anlarıyla bir yöntem dahilinde ilgilenmek zorundayız. Eğer bu ilgi bir an bile kaybolacak olursa çocukların yaşadıkları çevre / sokak onları istediği gibi yetiştirebilmektedir. Bu anlamda “sokak çocuğu” deyimi, eğitiminden anne-babanın elini çektiği metruk çocuklar için kullanılan bir ifadedir. Gerekli eğitim ve öğretim verilmediği zaman köşklerde ve sırça saraylarda yetişen çocuklar dahi niteliksel anlamda “sokak çocuğu” olabilir. Yeryüzüne halife olarak yaratılan bir varlık sokağa terk edilemeyecek kadar değerlidir. Şayet bu önemli varlığın değeri bilinmeyecek olursa başına gelecek olumsuzluklar onu insaniyet konumundan düşürerek değersiz hâle getirebilir. Kur'an “eşref-i mahlûkat” olarak yaratılan bu varlığın emanete liyakat durumunu koruyabilmesi için onun eğitimi ile ilgili çok önemli hükümler koymuş ve Peygamber Efendimiz de hem kendi çocuklarını, hem de sahabenin çocuklarını ideal anlamda yetiştirerek bizlere örnek olmuştur. Bu davranışıyla insanın değerine hem atıfta bulunmuş, hem de iyi yetiştirerek kıymetini daha da artırmıştır.
Fatma Gül CİRHİNLİOĞLU Elinizdeki bu kitapta, genel olarak çocuğun doğumundan altı yaşının sonuna kadar olan dönemdeki büyüme ve gelişimi ele alınmıştır. Çocuğun fiziksel büyüme ve gelişiminin yanı sıra özellikle dil, motor, bilişsel ve kişilik gelişimi, kişisel, sosyal ve duygusal gelişimi ve cinsel kimlik gelişimi incelenmiştir.
Gelişim süreçleri çocuğu yaş dönemlerine göre sınıflandırarak anlatılmıştır. Çocuklar ilk yıllarında çok hızlı geliştiklerinden, bu dönem aylara bölünerek incelenmiştir. Her bir dönem için çocuğun gelişimini desteklemek amacıyla bazı etkinlik önerileri de sunulmuştur.
Çocuğun sağlıklı kişilik gelişimi, fiziksel ve zihinsel gelişimi kadar önemlidir. Bunun için çocuğun kişilik gelişimi sürecinde uygun aile tutumlarının neler olduğu vurgulanmıştır.
İlk çocukluk döneminde uyku, tuvalet eğitimi ve beslenme gibi temel alışkanlıkları kazandırma konularında karşılaşılan sorunlara çözüm önerileri sunulmuştur. Okul öncesi eğitime başlama, oyun davranışları ve oyuncak seçimi, uyum ve davranış problemleri gibi çoğu anne babanın zorlandığı konularda çeşitli pratik çözümler geliştirilmiştir. Anne baba ölümü, boşanma gibi durumların çocuk üzerindeki etkileri ve ortaya çıkabilecek sorunlar irdelenmiş ve bazı başetme yolları gösterilmiştir. Ayrıca zekâ, zekâ gerilikleri ve nedenleri, zekâ geriliğini önleme ve zekâ testleri hakkında bilgi verilmiştir.
Bebek ve çocukların en üst düzeyde sağlıklı bir şekilde büyüme ve gelişmeleri için nasıl beslenmeleri gerektiği üzerinde de durulmaya çalışılmıştır.
Her anne babanın rahatça anlayabilmesi için sade, basit ve özel terimlerden arınmış bir dil kullanılmıştır. Bunun yanı sıra bilimsel bilgilerin dikkatlice derlenmesine ve sistemli bir şekilde anlatılmasına da özen gösterilmiştir.
A. Zeynep Kılıç, Aslıhan Aykara, Aslıhan Burcu Öztürk, Ercüment Erbay, Filiz Bilge, Gökhan Topçu, Hakan Acar, Işık Tüzün, Kasım Karataş, Nilüfer Koçtürk, Sedat Yağcıoğlu, Umut Yanardağ, Yasemin Çakırer Özservet Çocuk Hakları Sözleşmesinin 12. maddesinde taraf devletlerin, “görüşlerini oluşturma yeteneğine sahip çocuğun kendini ilgilendiren her konuda görüşlerini serbestçe ifade etme hakkını; bu görüşlere çocuğun yaşı ve olgunluk derecesine uygun olarak, gereken özen gösterilmek suretiyle” tanıyacağı ifade edilmektedir.
Doç. Dr. Ercüment Erbay’ın editörlüğünde gerçekleştirilen bu kitap, çocuk hakları bağlamında önemli bir alt boyut olan “çocuk katılımı” konusunu farklı boyutlarıyla ele almıştır. Sadece çocuk hakları ve çocuk katılımı literatürüne değil, aynı anda çocuk katılımı özelinde derslere, uygulayıcılara ve politikalara etki etme potansiyeline sahiptir.
Çocuk katılımını konu alan kitap, farklı yazarların bölümlerinden oluşmuştur. Kitaba katkı veren yazarlar, çocuk katılımının farklı boyutlarını bütüncül bir yaklaşımla ele almışlardır.
Bu kitap, çocuk hakları ve çocuk katılımı alanında çalışan araştırmacı ve uygulamacılara önemli katkılar sağlayacaktır.
Tarık Solmuş İşte 300 çizgi film üzerinden normalinden anormaline, yararlısından zararlısına çizgi filmler…
Hangi çizgi filmler bir çocuğun zihinsel, duygusal, sosyal, ahlaki / vicdan, dil ya da cinsel kimlik gelişimine nasıl katkıda bulunur?
Sözel ya da sayısal zekâsını geliştirir?
Olaylar arasında bağ kurabilmesini, sorun çözme becerisini ve yaratıcılığını arttırır?
Hayal gücünün gelişmesini sağlar?
Kendine daha çok saygı ve güven duymasına ya da değer vermesine hizmet eder?
Kelime haznesini güçlendirerek kendisini daha doğru ve uygun bir biçimde ifade edebilmesini sağlar?
Sorumluluk bilinciyle başkalarının değerlerine, haklarına, ihtiyaçlarına saygı duyabilmesini ve onlarla empati kurabilmesini sağlar?
Ve hangi çizgi filmler bir çocuk için risklidir, zararlıdır, sakıncalıdır?
Öfke patlamalarını ya da suç işleme eğilimini tetikleyebilir?
İnsanlara, hayvanlara ya da eşyalara zarar vermeye yönlendirebilir?
Gece korkularına, kâbuslara ya da okuldan kaçmaya yol açabilir?
Arthur E. JONGSMA, Jr. L. Mark PETERSON, William P. MCINNIS, Timothy J. BRUCE, Wıley Çocuk Psikoterapisi Tedavi Planlayıcısı; deneysel açıdan destekli kanıta dayalı terapi girişimlerini ön planda tutmaktadır.
Akademik Başarısızlık,
Bağlanma Bozukluğu,
Cinsiyet kimlik Bozukluğu,
Karşıt Olma Bozukluğu,
Uyku Bozukluğu,
Ebeveynlik,
Okula Gitmeyi Redetme,
Sosyal fobi,
Özgül Fobi,
Değişen Hayat Olayları ve çocuklarda görülebilecek 35 farklı problemi konu almıştır.

Kitap, yapılandırılmış, kanıta dayalı terapi planları ile tedavi sürecini açıklar, kolaylaştırır ve hızlandırarak birçok üstünlük sağlar. 1000'in üzerinde terapi amaç ve girişim özellikleri ile kendi terapi seansınızı yapılandırmanızı sağlayacak imkanlar sunmaktadır. Konuların sistematik şekilde sunulması danışmanlık seanslarınızı raporlaştırmanızı kolaylaştıracaktır. Böylelikle danışanlarla daha etkili ve istenen niteliklerde zaman geçirilmiş olacaktır. Yeni listelenen DSM-5/ICD-10 tanı önerileri de eklenmiştir. Ayrıca kendi deneyim ve gözlemlerinizi de ekleme imkanı sunmaktadır.

Bu kitap “Çocuk” ile çalışan psikiyatristler, doktorlar, psikologlar, psikolojik danışmanlar ve pedegoglar ile bu alanlarda eğitime devam eden öğrencilerin ihtiyaç duyduğu bir kaynaktır.
Fatih Kılıçarslan İçinde yaşadığımız toplumda sağlık, eğitim, sosyal hizmetler uygulamalarında çocuk ve aileyi odağa alan insan merkezli terapötik yaklaşımların önemi giderek artmaktadır. Bu öneme haiz bir çalışmanın ürünü olan eserde; Aile yaşam döngüsü, oluşum süreci, ruhsal gelişim dönemleri, çocuğun gelişim sürecinde beyin, gelişimi olumsuz etkileyen faktörler, ana baba çocuk ilişkisi aile içi ilişkilerde çatışma, aile içi şiddet ve çocuk istismarı, çocuklarda madde bağımlılığı, çocuğun ruh sağlığı sorunlarında terapötik yaklaşım, çocuk ve aile sorunlarında terapiyle tedavi, ailelerle terapötik sürecin bölümleri ve çocukla drama ve oyun terapisi bölümlerine yer verilmiştir. Çocuk ve Aile Sorunlarının Terapi ile Tedavisi kitabı profesyonel meslek yaşamını sürdüren doktor, psikolog, psikolog danışman, sosyal hizmet uzmanı, çocuk gelişimi ve özel eğitim uzmanları bu bölümlerde okuyan öğrenciler ile çocukları geleceğe, hayata hazırlayan ana ve babalara yönelik hazırlanmıştır.
Betül AYDIN Bebeklik, çocukluk ve ergenlik yılları bilişsel, sosyal ve motor gelişiminin yoğun olduğu dönemlerdir.
Bu kitap, söz konusu dönemleri gelişimsel açıdan ele alarak bireyin bio-psiko-sosyal gelişimindeki temel ve kritik noktaları vurgulamaktadır.
Anne baba ve çocuk etkileşimi, çocuk istismarı, çocuğun sosyal gelişimi ve ahlak gelişimi ayrıntılı olarak incelenmektedir.
Ergenlik ve genel gelişim özelliklerinin yanı sıra ergenlik yıllarında yaşanabilen sorunları temelden etkileyecek hususlar üzerinde durulmuştur. Ergenlikte öfke ve başa çıkma süresi ile depresif duygulanım, depresyon ve intihar olgusu ile ilgili püf noktalarına temas edilmiştir.
Ayrıca, ailelere bu yaşam dönemlerindeki çocukları ile nitelikli iletişim ve birlikteliği yeşertici öneriler sunulmuştur.
Vance L. AUSTIN, Daniel T. SCIARRA, Pearson Bu kitap; duygusal ve davranışsal bozukluklara sahip öğrenciler hakkında bilgi sahibi olmak isteyen sınıf öğretmenleri, özel eğitim öğretmenleri ve alanda çalışan uzmanlar için hazırlanmış giriş niteliğinde bir uygulama kitabıdır.
Her bir bozukluğun nedeni, tanımlanması, güncel araştırmalar ışığında verilmeye çalışılmış ve okul ortamındaki pratik uygulamalarla da anlatım zenginleştirilmiştir. Bunlara ek olarak belirli bir bozukluğun tüm yönlerine ilişkin temel yaklaşımla birlikte bilimsel olarak geliştirilmiş müdahale yöntemleri de verilmeye çalışılmıştır.
Bu kitabın alanda yeni çalışmaya başlayan öğretmenler kadar güncel verilerle desteklenen tanı koyma ve müdahale stratejilerine önem vermesi nedeniyle alanda uzun süredir çalışmakta olan öğretmenlere ve uzmanlara da yararlı olacağını düşünmekteyiz.
Eric J. Green Çocuk ve aile psikoterapisti Eric J. Green, kendi Jungcu oyun terapisi modelini açıklamak için yıllar süren klinik deneyimlerinden yararlanmaktadır. Bu kitapta yer verdiği empatik teknikler istismar, doğal afetler ve kayıplar nedeniyle travma yaşayan çocukların yanı sıra, dikkat eksikliği ve otizm tanıları olan çocukların da tedavisinde etkili bir şekilde kullanılabilir.
Green’in Jungcu oyun terapisi modelinin en önemli hedefi; çocukların ve ergenlerin, psikolojik olarak sağlıklı bireyler olarak yetişmelerine yardım etmektir. Green, terapistlerin çocukları kum oyunu, spontan çizimler ve diğer dışa vurumcu sanat tekniklerine nasıl katacaklarını açıklamaktadır. Terapistler, çocuğu yargılamadan gözlemleyerek sıcak ve psikolojik olarak güvenli bir atmosfer yaratabilir, çocukların dürtülerini düzenlemelerini öğrenmelerine ve duygusal dengelerini yeniden kazanmalarına yardımcı olabilir.
Okul danışmanları, oyun terapistleri ve pratisyen hekimlerin yanı sıra, yüksek lisans ve doktora öğrencileri için de hazırlanan bu kitap, “derin psikoloji”nin teorik temellerini ele almakta ve Green’in Jungcu oyun terapisi uygulamalarını gösteren anlaşılması kolay vaka örneklerini vurgulamaktadır.

“İlk kez, çocuklar ve ergenlerle Jungcu oyun terapisini ele alan bir kitap var elimizde. Açık ve kapsamlı bu kılavuz kitabını, Jungcu analitik yaklaşımla ilgilenen herkes okumalı. Şiddetle tavsiye ediyorum.”
CHARLES E. SCHAEFER
Oyun Terapisi Birliği kurucu ortağı ve emekli öğretim üyesi
“Bu kitap, Jungcu düşünce ilkelerini ve tekniklerini birleştirmeyi hedefleyen ruh sağlığı uzmanları için Jungcu oyun terapisinde çocukların tepkilerini gösteren klinik örnekleri tarihî ve teorik anlatımla bütünleştirmektedir.”
JOHN W. SEYMOUR- DR. LMFT. RPT-S.
Minnesota Eyalet Üniversitesi
“Green, terapistlerin semboller aracılığıyla çocukların iç dünyalarını anlamalarına yardımcı olmaktadır. İlişkiler üzerindeki yöntemi ve vurgusu, günümüz teknolojisinin ‘sorunu gider’ zihniyetini karşılamakta ve duygusal iyileşmeye doğru yönlendirmektedir: temel insani bağlar ve yaşamlarımızdaki kutsal alanın tanınması.”
HARRIET FRIEDMAN.
Jungcu Analist. C. G. Los Angeles Jung Enstitüsü ve Sandplay: Past, Present and Future adlı kitabın yazarı
Nancy Davis Hepimizin yaşamı bir öykü…
Doğumumuzdan önce başlayan ve adımız unutulana dek anlatılan bir öykünün kahramanlarıyız hepimiz. Her kahramanın zor zamanları olur. Bazen o zor zamanlardan birinin veya bir şeyin desteğiyle çıkarız. Dinlediğimiz öyküler de, o öykülerdeki kahramanlar da bizim yolumuzu açan, görmediğimiz çıkışı gösteren zor zamanlarımızı kolay eden desteklerdir.
Ruh sağlığı alanında çalışıyorsanız bu kitabı terapi materyallerinizden biri olarak düşünmenizi ve danışanlarınızdan esirgememenizi diliyoruz.
Her öykü ihtiyacı olan kalbe, her kalpte ihtiyacı olan mutlu sona ulaşması dileğiyle…
İyi okumalar.
George W. Burns, Wiley Öyküler; yaşamlarımızı zenginleştiren, algılarımızı ve dünya ile etkileşimimizi şekillendiren bir güce sahiptir. Aynı şekilde, öykülerin eğitimde, danışmanlıkta ve terapideki etkileri de yadsınamaz. Genç bireylere becerilerini, değerlerini geliştirmenin yollarının yanı sıra mutlu bir yaşamın ipuçlarını da sunar. Eğitimde, ebeveynlikte, terapide ve danışmanlıkta metaforlarla iletişim kurmanın değerini araştıran George Burns, yaşamın güçlükleri ile daha iyi başa çıkabilmek ve iyi bir birey olmanın yollarını göstermek adına öğrencileriniz ve hastalarınız için uyarlayabileceğiniz öyküler sunmaktadır. Yazar, aynı zamanda çocuğun ilgisini çekecek öyküleri nasıl anlatacağınızı, bu öyküleri metaforlarla nasıl zenginleştireceğinizi ve öykü fikirlerini nasıl oluşturacağınızın da ipuçlarını vermektedir.
Terapide metafor kullanma, uygulayıcıların merakını uyandırırken bir yandan da endişelere neden olan bir olgudur. Deneyimli ve yetenekli psikoterapistler, kullandıkları iyileştirici hikâyeler ile daha etkili olmaktadır. Ancak uygulayıcılar arasında tedirginliğe yol açan en önemli şey, öyküleme becerilerini nasıl elde edeceklerini bilmemektir. Bu anlamda George Burns, profesyonel öyküleme tekniklerinin gizemini, kurallarını ve küçük hilelerini okurlarla paylaşmaktadır.
Yazarla birlikte çıkılan bu yolculukta okur; metaforu dengeleme, iyi terapi teknikleri ve deneysel deneyimlerin yanı sıra öykülerin terapötik olarak etkili bir şekilde nasıl kullanılacağını da göstermektedir. Bu eşsiz öyküleme teknikleri oyun, resim, müzik ve drama terapilerinin yanı sıra çözüm odaklı, bilişsel davranışsal yaklaşımlara da uyarlanabilmektedir.
E. Mark CUMMINGS , Patrick DAVIES, The Guılford Press Evlilik çatışmasının, çocuklar üzerindeki etkilerini çok yönlü olarak ele alan bu kitap, okuyucuya konuyla ilgili birçok bilimsel çalışma sonucu da sunuyor. Kitap boyunca; ebeveynler arasında yaşanan çatışmanın çocuklar tarafından nasıl algılandığı, çatışma çözümünün ve farklı çözüm biçimlerinin çocukları nasıl etkilediği, çocukların çatışmaya dâhil olmalarının sonuçları ve çocukların tepkilerinde yaş ve cinsiyete göre bir değişiklik olup olmadığı gibi birçok konunun detaylı açıklaması sunuluyor. İlgili alanda çalışan uzmanlar ve öğrenciler kadar ebeveynlerin de ilgiyle okuyacağını umduğum bu eserin, herkes için yararlı olmasını dilerim.
Robert C. Pianta İnsanın en önemli gelişimsel özelliklerinden biri, etkileşimler yoluyla nitelikli kişilerarası ilişkiler kurması ve bunları sürdürmesidir. Bu bağlamda, günümüzde, erken çocukluk döneminde kurulan ilk ilişkilerin önemi giderek daha fazla vurgulanmaya başlanmış ve sosyal gelişim alanında dikkat çeken temel çalışma konularından birisi haline gelmiştir. Bu kitap, çocuğun yıllar boyunca devam eden gelişim sürecinin şekillenmesine önemli katkılar sağlayan öğretmenlerin, öğrencileriyle kurdukları ilişkileri nasıl geliştirebileceklerine yönelik temel bakış açılarını ve yaklaşımları ele almakta, olgular bağlamında bu yaklaşımları incelemekte ve ilişkilerin zenginleştirilmesi için etkili teknikler sunmaktadır.
Michael A. SOUTHAM-GEROW, The Guıldford Press “Duyguların Bilimi” bilim dünyasında büyük bir ivmeyle gelişmektedir ve çalışmalar her geçen gün yaygınlaşmaktadır. Ancak bu alanda hâlen teorik anlamda giderilmesi gereken birçok eksilikler bulunmaktadır. Bu durum uygulama alanını da etkilemektedir. Bu kitabı değerli kılan en önemli şeyler: Michael A. Southam-Gerow'un duygu düzenlemesi konusundaki yıllar süren araştırmalarına ve klinik alandaki uygulama tecrübelerine dayanan çok değerli özümlenmiş çözüm odaklı bilgilerin okuyucuya sunulmasıdır.
Davranışçı, bilişsel ve duygusal terapötik yöntemlerin “duygular” konusundaki özgül uygulamasını okuyucuya ayrıntılı bir şekilde açıklayan bu kitap, çocuk ve ergenlerle çalışanlara çok değerli katkılar sağlayacaktır. Kitapta, duygu biliminin buluşları ile temel alınarak oluşturulan pratik tedavi teknikleri sunulmaktadır. Michael A. Southam-Gerow'un hazırlamış olduğu bu değerli kitabın uygulama alanında bir kılavuz olarak önümüze koyduğu modellerden psikolog, psikolojik danışman, pedagog, psikiyatrist ve sosyal hizmet uzmanlarının, çocuk ve ergenlerle çalışan profesyonellerin çok yararlanacağına inanıyorum.
Roger A. Hart Günümüzde insanların doğa ile ilişkileri dünyanın karşılaştığı en büyük sorundur ve dünyanın her yerinde genç insanlar çevresel eyleme çok büyük ilgi göstermektedir. Birçok ülke hem yurttaşların çevreyi yönetmesindeki rolü üzerinde, hem de çocukların kendilerinin ve toplumlarının geleceklerini şekillendirmeyle ilgili hakları ve sorumlulukları üzerinde köklü bir yeniden değerlendirme yapmaktadır.
Çevre eğitimiyle ilgili dünyadaki en büyük otoritelerden biri tarafından yazılmış olan bu kitap, eğer katılımları ciddi bir biçimde ele alınır ve onların gelişen kapasiteleri ve biricik güçleri dikkate alınarak planlanırsa, çocukların sürdürülebilir kalkınmada çok değerli ve uzun süren bir rol oynayabileceklerini göstermektedir. Doğrudan katılım yoluyla çocuklar gerçek bir demokrasi anlayışı ve kendilerine ait bir yeterlik ve sorumluluk duygusu geliştirebilirler. Fiziksel çevrenin planlanması, tasarımı, izlenmesi ve yönetimi çocukların katılımı açısından ideal bir alandır çünkü çocukların çevreye olan bağlılıkları çok güçlüdür.
Kitap; eğitimciler, planlamacılar ve çevreciler için çocukların katılımıyla ilgili kuram ve uygulamaları ve bunun demokrasi ve sürdürülebilir toplumlar için önemini anlatmaktadır. Çocukların toplumlarını etkileyen konulardaki sorunları tanımladıkları ve aktif biçimde eleştirel ve düşünsel katılımcılar olarak yer aldıkları gerçek katılıma vurgu yapmaktadır. “Çevre” çok geniş biçimde yorumlanmaktadır; örneğin, konut planları yapma ya da oyun parklarını tasarımlama gibi konuları içermektedir. Ayrıntılı örnek olay incelemeleri hem Kuzey'den, hem de Güney'den kent ve kırsaldaki yoksul ve orta sınıf toplumlarından örnekler sunmaktadır. Öğretmenler, grup kolaylaştırıcıları ve toplum liderleri içinse çevre projelerinde genç insanları içermede örgütleme ilkeleri, başarılı modeller, pratik teknikler ile kaynakları sunmaktadır.
Nida Temiz Değerli Anneler, Babalar, Eşler, Veliler ve Adayları, KİMİM? Serisinin ikinci kitabı olan bu kitap SİZin için! Serinin ilk kitabı okullarda ve sınıflarda kendini gerçekleştirirken, bu kitapta evlerinizde kendini gerçekleştirecektir. Bu kitapla, kendinizi ve tüm aile üyelerinizi (eşinizi, çocuklarınızı, annenizi, babanızı, komşularınızı, akrabalarınızı …) çoklu zekâları boyutundan tanıyabileceksiniz ve aşağıdaki sorular ve benzerlerinin cevaplarını bulabileceksiniz. Çoklu Zekâ Kuramı nedir? Çoklu Zekâlar nelerdir? Baskın özellikleri nelerdir? Kendimizin ve başkalarının çoklu zekâları hakkında nasıl bilgi edinilir? Çoklu Zekâ Kuramını bilmemin bana ve aileme katkıları nasıl olur? Çoklu Zekâ Kuramı ile evde ve ailemde neler yapabilirim? Çoklu Zekâlarımızı nasıl geliştirebilirim? Evde, ailemle kaliteli ve eğlenceli zaman nasıl geçirebilirim? Evde, ailemde, çocuklarımda karşılaştığım problemleri çoklu zekâları işe koşarak nasıl çözebilirim? Veliyim, çocuğumu nasıl ders çalıştırabilirim? Çoklu Zekâ Kuramı ile çocuklarımın eğitim öğretimine nasıl katkıda bulunabilirim?
Nida Temiz Bu kitap, okuma sürecinde ve sonunda Çoklu Zekâ Kuramı'nı özümsemiş ve hayat felsefesi olarak benimsemiş “yapabilirim-yapacağım, öğrenebilirim-öğreneceğim, yaptım ve öğrendim” sözlerini söyleyen öğrencilere sahip, kendisi de “yapabilirsin-yaparsın, öğrenebilirsin-öğrenirsin, yaptın ve öğrendin” diyen bireyler ve yeteneklerini açığa çıkarma ve geliştirme ortamı bulamamış tüm çocuklar için hazırlanmıştır.
Kitap, dört ana bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde beynin yapısı, geçmişten günümüze zekâ anlayışları, beyin, zekâ ve eğitim-öğretim ilişkisi ele alınmaktadır. İkinci bölümde, bilişsel bir kuram olan çoklu zekâların tanımından başlayarak, nasıl belirleneceğine ve geliştirileceğine değinilmiştir. Ayrıca bu bölümde aday zekâlar ve kuram hakkındaki eleştiriler de ele alınmaktadır. Üçüncü bölümde, Çoklu Zekâ Kuramı’nın eğitim-öğretim sürecine yansımaları, dersi planlama ve uygulama, etkinlik hazırlama, sınıf yönetimi, öğretmen-veli iletişimi, ölçme-değerlendirme, problem yaşayan öğrencilere çözümler, özel ders, tatil boyutları ile açıklanmıştır. Son bölümde ise Çoklu Zekâ Kuramı yansımalı ilköğretimden üniversiteye uygulamalı ders planı örnekleri verilmiştir.
Pelin DÜNDAR Kaliteli, zamanında ve uygun maliyetli sonuçlar elde edebilmenin yolu bütünün onu oluşturan parçalardan daha fazla anlam yüklü ve bir o kadar da değerli olduğunu idrak etmekten geçmektedir.
Bütünü temsil eden sinerji; nefes aldığımız her nokta da keza doğanın her kesitinde mevcuttur. Dikkatli yapılan gözlemlemeler, bileşenlerin, parçaların, unsurların hatta ve hatta canlıların birbirlerinden aldıkları güçle çok daha büyük oluşumlara zemin hazırlayabildikleri gerçeğini göstermektedir.
Çözümlerin Ortak Şifresi: Sinerji ismini verdiğim bu kitap; altı çizilen rasyonel gerçekliğe dikkatleri çekmek ve pek çok soruna çözüm getirme noktasında da sinerji olgusunun adeta ortak bir şifre vazifesi gördüğü gerçeğini, seçilen farklı konulara bağlı kavramlar ve örnekler paralelinde irdelemek gerekçesiyle yazılmıştır.
Belirlenen konuya ilişkin sinerji hususunda hassasiyet gösterilmesi gereken bazı noktalar da değişmekte hiç şüphesiz. Ancak bunları öğrenmek veya anımsamak için sayfaları çevirmek gerekmekte…
Barry H. KANTOWITZ, Henry L. ROEDIGER III, David G. ELMES, Wadsworth Bu kitap, Deneysel Psikolojinin önemli isimlerinden olan; Barry H. Kantowitz, Henry L. Roediger III ve David G. Elmes'in “Deneysel Psikoloji” başlıklı kitabının, 9. Baskısının çevirisidir. Deneysel Psikoloji terimi, kendi içinde iki temel anlamı birlikte barındırmaktadır. Kavram, öncelikle bilimsel psikolojinin, çoğunlukla temel bilim düzeyinde araştırmalar yapan; Öğrenme, Dikkat, Algı, Bellek gibi çeşitli alt uzmanlık alanlarını kapsayan, oldukça geniş ve çoğu kez disiplinler arası bir alanın genel bir ismi niteliğindedir. Kavramın ikinci genel anlamı ise “Deneyin” psikoloji araştırmalarına uygulanmasına yönelik “Yöntem” terimine karşılık gelir. Günümüzde sadece bilişsel psikoloji alanında değil sosyal psikoloji, gelişim psikolojisi, endüstri psikolojisi, trafik psikolojisi, hatta klinik psikoloji gibi psikolojinin hemen her alanında deneysel yöntem kullanılmaktadır.
Yelpaze bu kadar genişken deneysel psikolojide bir ders kitabı yazmak da o kadar zordur. Bu konudaki iddialı bir kitap yazabilmek, deneysel psikolojinin alt uzmanlık alanlarının hemen tümüne hâkim olabilmeyi gerektirdiği kadar, yöntem ve istatistiğin de doğrudan uzmanı olmayı zorunlu kılmaktadır. Bu büyük güçlük nedeniyle, günümüzde ya sadece araştırma yöntemlerini kapsayan ya da deneysel psikolojinin belirli bir uzmanlığını içerik olarak ele alan türdeki kitapların yazılması tercih edilmektedir. Elinizdeki kitabı diğerlerinden ayıran en önemli fark da bu konudaki felsefesidir: Deneysel Psikolojiyi, terimin gerçek ifadesinde olduğu gibi, yöntem ve içerik olarak birleştirerek, deneysel psikolojiye bütüncül bir yaklaşımla ele alabiliyor olmak. Bu nedenle kitap, psikoloji öğrencileri için temel bir ders kitabıdır, deneyin psikoloji alanlarına uygulanmasına yönelik entelektüel ve eleştirel bakış açısını gerektiren, yöntemi, bağlamları içinde ele alan keyifli örnekler barındırmaktadır.
Kitabın, psikoloji araştırmacıları ve öğrencileri için alanın sırlarının keşfinde, güvenilir bir yol arkadaşı olması dileklerimizle…
Figen Karaceylan Çakmakcı Nöropsikiyatrik bir hastalık olan “Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu” (DEHB) çoğu öğretmenin zihninde bazı sahneler oluşturur. Bu sahneler öğretmenin yaşadığı yetersizlik ve çaresizlik duygusu ile birleştiği zaman kâbusa dönüşebilir. Sırasında oturamayan Emre, okuması ve yazması bir türlü düzelmeyen Aslı, sınıf yerine hayal âleminde dolaşıp her şeyi unutabilen Gamze, parmak kaldırmayı bir türlü öğrenemeyen Ali, teneffüslerde arkadaşlarına sürekli zarar veren Ömer ve dahası…
Neredeyse her sınıfta örnektekilere benzer özellikler gösteren en az beş öğrenci bulunmaktadır. Ancak toplumca benimsenmiş bazı yanlış yargılar nedeniyle “zor öğrenciler” olarak etiketlenen bu çocuklarla, sınıfın düzenini bozmadan nasıl iletişime geçileceği birçok öğretmen için aşılması gereken ancak sonuçları pek de belli olmayan güç bir engel gibidir.
Bu kitapla birlikte herkes tarafından duyulan ancak sıklıkla yanlış anlamalara ve önyargılara neden olan DEHB ve öğrenme ilişkisi hakkında öğretmenlerimize doğru bilgiler ve işe yarar ipuçları vererek, hem DEHB olan çocukların anlaşılmasını sağlamak hem de öğretmenlerin etkili sınıf yönetimini güçlendirmek amaçlanmıştır.
James Morrison DSM-5 2013 yılı Mayısı’nda yayımlandı.
DSM-5'i Kolaylaştıran Klinisyenler İçin Tanı Rehberi 2014 yılında yayımlandı.
Psikiyatristlere, psikologlara, psikolojik danışmanlara ve bu alanlardaki tüm öğrencilere yönelik hazırlanan bu kitapta; DSM-5'teki bilgileri daha kolay anlayabilmek, yorumlayabilmek, analiz edebilmek ve tanı koyabilmek; DSM-5'te ruhsal hastalıklarla ilgili sunulan bilgilerin anlaşılmasını kolaylaştırmak için, ICD-10, DSM-IV-TR, gerektiğinde daha önce yayımlanan DSM'lerdeki bilgilere atıfta bulunulmaktadır.
VAKALAR EŞLİĞİNDE tanıların nasıl yapıldığı, eştanıların nasıl konulduğu, ilgisi olmayan tanıların nasıl elendiği DSM-5 kriterlerine göre anlatılmaktadır. Bu kitap, PSİKİYATRİ VE PSİKOLOJİ alanlarında çalışan profesyoneller ve bu alanlarda eğitim alan öğrencilerin TANI KOYARKEN sıklıkla başvuracakları ve yanlarından hiç ayırmayacakları, yönlerini bulmalarını sağlayan
DEĞERLİ KILAVUZ olacaktır.
Hasan Bacanlı Duyuşsal Davranış Eğitimi içerisinde, öncelikle duyuş, eğitim ve duyuşsal eğitim konuları ele alınmış ve belli başlı duyuşsal eğitim yaklaşımları gözden geçirilmiştir. Ayrıca eğitim programları içerisinde duyuşun yeri ve içinde duyuşa yer vermek durumunda olan danışma, sosyal bilgiler ve sosyal beceri eğitimi gibi eğitim pratikleri yer almıştır. Birinci kısım, Dünya Bankası II. Endüstriyel Eğitimi Geliştirme Projesi çerçevesinde Ohio State Üniversitesi, Columbus, Ohio’da yazar tarafından hazırlanmış olan proje raporunun Türkçe çevirisidir. İkinci kısım, eğitimde hedeflerin belirlenmesine ve duyuşsal alanda geliştirilmiş olan taksonomilere ayrılmıştır. Üçüncü kısım, öğretim yöntemlerini ele almaktadır. Çalışmanın son kısmında bazı duyuşsal eğitim programı örnekleri verilmiştir. Çalışma bu alanda çalışma gösteren akademisyenlere ve eğitim alan öğrencilere faydalı olacaktır.
Gül ŞENDİL Ebeveynler arasında yaşanan çatışmaların çocuklar için hangi durumlarda zarar verici ya da faydalı olacağı, cevaplanması gereken önemli bir sorudur. Bu alanda yapılan çalışmalar oldukça fazla bilgi birikimine yol açmıştır. Bu bilgiler ışığında, artık çocukların ebeveynler arasında yaşanan çatışmalardan sadece doğrudan değil dolaylı yollardan da etkilendiğini biliyoruz. Örneğin, evlilik çatışması ebeveyn uygulamalarını, ebeveyn çocuk bağlanmasını etkileyebilir ve bu durum çocuğun hem uyumunu hem de gelişimsel sonuçlarını etkileyebilir. Yine birbirleriyle anlaşamayan eşler bazen çocuklarını kendi taraflarına çekmek isteyebilir ki bu durum çocuğu, diğer ebeveynini karşısına alma riskiyle karşı karşıya getirebilir. Araştırma sonuçlarının ortaya koyduğu bir başka bilgi de, çocukların çatışmadan nasıl etkileneceğinin, çatışmayı algılama biçimiyle ilişkili olduğudur. Bu noktada, aklımıza, çocukların çatışma algısı yaşa, cinsiyete, mizaca ya da önceki çatışma tecrübelerine göre değişir mi gibi birçok soru gelir.
Ali Arslan, Besime Arzu Akıncı, Canan Tunç Şahin, Cevat Eker, Cevdet Epçaçan, Elif Akdemir, Emre Ünlü, İlker Kösterelioğlu, Kerim Karabacak, Selda Polat Hüsrevşahi, Seyithan Demirdağ Eğitim Bilimine Giriş kitabı, ekip çalışması ve özverili çalışma neticesinde ortaya çıkmış bir kitaptır. Özellikle eğitim fakültelerinde eğitim bilimine giriş dersi öğretimi için yazılmıştır. Kitap, öğretmen adaylarına öğretmenlik mesleğine ilişkin genel bir bakış açısı geliştirmek, öğretmenlik mesleğinin özelliklerini tanıtmak, öğretmenlik mesleği ile farklı alanlar arasındaki karşılıklı ilişkiyi kurabilmelerini sağlayabilmek amacıyla yazılmıştır.
Kitap, toplam on bir bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde eğitime ilişkin temel kavramlar ve bu kavramlar arasındaki ilişkiler ele alınmıştır. İkinci bölümde öğretmenlik mesleğinin özellikleri ile millî eğitim sistemimiz incelenmiştir. Üçüncü bölümde dünyada ve Türk toplumunda eğitimin nasıl bir gelişim izlediği ortaya konulmuştur. Dördüncü bölümde eğitimi etkileyen felsefi yaklaşımlar ve bu etki neticesinde ortaya çıkan eğitim akımları ele alınmıştır. Beşinci bölümde eğitimin toplum ve toplumsal kurumlarla ilişkisi ele alınmıştır. Altıncı bölümde psikoloji akımlarının eğitime ilişkin görüşleri ve bu görüşler neticesinde ortaya çıkan etkili öğretmenlik becerileri açıklanmıştır. Yedinci bölümde eğitimde bilimsel çalışma yöntemlerinin neler olduğu ve çalışmaların nasıl rapor edilebileceği ele alınmıştır. Sekizinci bölümde eğitimin ekonomik yönü incelenirken dokuzuncu bölümde eğitimin hukuki ve politik yönü incelenmiştir. Onuncu bölümde teknolojik gelişmelerin eğitime yansımaları ele alınmıştır. Son bölüm olan on birinci bölümde ise eğitim alanında en son ortaya çıkan yaklaşımlar hakkında tanıtıcı bilgiler sunulmuştur.
Nel Noddings Nel Noddings’in Eğitim Felsefesi, Teaching Philosophy tarafından “alandaki en iyi giriş eseri” olarak ilan edilmiştir ve Educational Theory tarafından “eğitim felsefesinde klasik bir metin” olarak değerlendirilmiştir. Felsefe ve eğitim tarihi içerisindeki en temel isimlerden günümüzdeki teorisyenlere kadar uzanan süreçte eğitimsel düşüncenin gelişim serüvenini felsefi tartışmalar içerisinde ele alan önemli bir kitaptır. Bununla beraber, alandaki en güncel konuların titiz bir felsefi tartışmasını sunmasıyla da oldukça önemlidir. Yalnızca eğitim öğrencileri için değil, ayni zamanda tüm eğitim araştırmacıları ve politikacıları açısından temel bir kaynak niteliğindedir.


“Nel Noddings hem klasik hem de çağdaş eğitim filozoflarının kompleks düşünceleri hakkında açık ve anlaşılır bir şekilde yazar… Eğitim felsefesinin zengin içeriği hakkında bundan daha ideal bir giriş kitabi düşünmek zordur.”
Richard J. Bernstein

“Kesinlikle mükemmel ve ihtiyaca cevap veren bir katkı.”
Lynda Stone

“Eğitim felsefesinin ne olduğuna dair canlı ve çekici bir analiz.”
Mary Anne Raywid
Ayşen BAKİOĞLU, Halil EKŞİ, Orhan AKINOĞLU, Müge AKBAĞ, Süleyman AVCI, Azize Nilgün CANEL, Seval ERDEN, Faruk LEVENT, Mustafa OTRAR, Ayşin SATAN, Makbule KALI SOYER, Semai TUZCUOĞLU, Müge YÜKSEL, Meral SERT AĞIR, Ahmet KATILMIŞ, Tuncay AKINCI, Dilek PEKİNCE Eğitim Psikolojisi kitabı öğretmenlere sınıf içindeki aktivitelerinde öğrencilerini tanıyabilmelerine, gelişim özelliklerini görebilmelerine, farklılıklarını anlayabilmelerine, düşünme stillerinin fark edebilmelerine, problem çözebilmelerine, ilişkilerini düzene koymalarına, bireyi, öğrenme ve öğretme boyutlarıyla anlamlandırabilmelerine yardımcı olacak şekilde teori-uygulama dengelenmek suretiyle tasarlanmıştır. Kitabın sadece öğretmenlere değil, okulda öğrenci davranışlarını anlamlandırmaya çalışan yönetim ekibine, rehber danışmanlara, eğitim politikası üretenlere, çocukları büyürken davranışlarını, özelliklerini anlamaya çalışan ebeveynlere katkı sunması beklenmektedir. Kitap üç ana kısımdan oluşmaktadır; (1) Öğrenciler, (2) Öğrenme - Motivasyon ve (3) Öğretim. Öğrenciler Kısmı’nda; bilişsel gelişim, duygusal ve sosyal gelişim bağlamında kişilik gelişimi, ahlak gelişimi ve eğitimi, gelişim dönemleri ve görevleri, bireysel farklılıklar incelenmiştir. Öğrenme-Motivasyon Kısmı’nda; öğrenmede davranışçı, bilişsel yaklaşım; bilgiyi işleme modeli, sosyal bilişsel teori, derslere öğrenci merkezli yaklaşım, motivasyon, özel eğitime muhtaç öğrencilerin öğrenmesi yer almaktadır. Öğretim Kısmı’nda ise etkili öğrenme ortamı düzenlemek, etkili öğrenme-öğretme ortamı, okulda zorbaca yaklaşımlar ve iş birliği ile müdahale edilmesi, öğretim yöntemleri vurgulanmaktadır.
Bölümler arası referans verilerek konunun açılımlarına işaret edilmeye dikkat edilmiş, bölüm metinlerinin aralarına yeri geldiğinde düşünme ve tartışmaya yol açacak sorular, bölüm sonlarına çoktan seçmeli, değerlendirme soruları yerleştirilmiştir. Teori ve uygulama kısımları birbirini tamamlayacak şekilde yeri geldiğince vakalara, örnek olaylara, diyaloglara ve çizimlere yer verilmiştir. Çocuğun ve öğrencinin dünyayı, hayatı, çevreyi, öğrenmelerini anlamlandırma çabalarının ve ona destek ve yardım ilişkilerinin daha iyi anlaşılması sağlanmıştır. Kitap, teori ve araştırma temelli altyapı vermesi, uygulama içinden ilginç vakalar sunması, okunmasının kolay olması, sorularla düşünmeye yol açması, çağdaş-güncel gelişmeleri içermesi, çeşitli pencerelerden olaylara yaklaşması açısından yararlı bir hizmet sunmayı hedeflemektedir.
İbrahim Ethem Başaran Kitapta, eğitim psikolojisinin bilimlerle ve planlı öğretimle ilişkisi, öğretmenin öğrencileri tanımak için kullanabileceği yöntemler, öğrencinin gelişmesi, öğrenme ortamının oluşturulması ve okulda öğrenme süreci ile ilgili konular yer almaktadır. Giriş bölümünde Eğitim Psikolojisinin bilimlerle ve planlı öğretimle ilişkisi; öğretmenin öğrencileri tanımak için kullanabileceği yöntemler kısaca tanıtılmıştır. Birinci bölümde öğrencinin gelişmesine ilişkin sekiz bölüm yer alırken, ikinci bölümde öğrenme ortamının oluşturulmasına ait bilgiler yer almıştır. Üçüncü bölümde ise okulda öğrenme sürecine ilişkin altı bölüm bulunmaktadır. Kitapta sunulan bilgiler özenle seçilmiş, ayrıca öğretmenlerin, anne-babaların ve eğitim uzmanlarının uygulamalarını kolaylaştıracak biçimde düzenlenmiştir. Her ünitenin sonuna başka kaynaklara da bakmak isteyen okuyucular için her bölümle ilişkisi olan yayınlardan seçilmiş bir okuma listesi konulmuştur. Çalışma, anne baba ve eğitimle ilgilenen uzman, akademisyen, öğrenci herkesin ihtiyaç duyacağı niteliktedir.
Ziya SELÇUK Eğitim psikolojisi, öğretmenlik mesleğinin kavramsal temelleri bakımından son derece önemli bir derstir. Bu derste edinilen kuramsal bilgiler öğretmen adaylarının kurgulayacağı zihinsel modellere temel teşkil edecektir. Geliştirilen modeller ise meslek hayatında gerçekleştirilecek uygulama stratejilerinin ana kaynağını oluşturacaktır. Bu nedenle öğretmen adaylarının kitapta geçen kavram, terim, ilke ve stratejileri şimdiden yaşantısal bir yaklaşımla tecrübe etmeleri oldukça mühimdir. Bu ders, bir sınav mecburiyetinin nesnesi olarak algılanırsa potansiyel yeteneklerin beceriye dönüşmesi imkânı doğmayacaktır. Kitabımın, tüm öğrencilerime yani meslektaşlarıma şimdiden yararlı olması dileğiyle...
John W. Santrock John Santrock’un Eğitim Psikolojisi kitabı, kuramsal bilgilerin araştırma bulgularıyla desteklenmesinin yanı sıra öğretmen hikâyeleri, vaka sunumları ve okurların her bir bölümdeki konuya ilişkin öz değerlendirmelerini yapmalarını sağlayacak şekilde oldukça kapsamlı olarak hazırlanmıştır.
Bu kitabın sadece öğrencilerin eğitim psikolojisine ilişkin yeni bilgiler öğrenmesine değil aynı zamanda eğitimcilerin var olan bilgilerini zenginleştirmesine ve bazı konulara ilişkin yeni bir bakış açısı kazanmalarına katkı sağlayacağına inanıyoruz.
Betül AYDIN, Müge AKBAĞ, Semai TUZCUOĞLU, Levent YAYCI, Meral AĞIR Döllenmeden ölüme kadar süregelen gelişim serüveninin, bebeklik ve ergenlik dönemi eğitim yıllarını da kapsadığından büyük önem içermektedir. Son çocukluk ve ergenlik çağındaki bireylerle meşgul olacak meslekler grubu ve ebeveynlerin bu çağları bilimsel bir bakış açısı ile inceleyebileceği, onları daha net görüp anlayabilecekleri, yardımcı bir kitap hazırlamaya gayret ettik.
Yaşamın bu gizemli yolculuğuna rehberlik edeceği umudunu taşıyoruz. Gençlerimize, öğretmen adaylarımıza ve ebeveynlere öğrenmenin temel ilkelerini de sunuyoruz.
Abdullah Sürücü, Ali Eryılmaz, Binnaz Kıran Esen, Birol Alver, Cengiz Şahin, Davut Aydın, Ertuğrul Usta, Gökmen Arslan, Güldener Albayrak, Habib Hamurcu, Hacı Ömer Beydoğan, Halük Ünsal, Hatice Kumcağız, Hüseyin Şimşek, Kemal Baytemir, Kemal Öztemel, Mücahit Dilekmen, Özgen Korkmaz, Recep Çakır, Refik Balay, Remziye Ceylan, Rezzan Gündoğdu, Rüştü Yeşil, Zeynep Karataş Eğitim Psikolojisi eğitim ile psikolojinin birleştiği alanı ifade eden ve psikoloji bulgularının bireyin eğitiminde nasıl kullanılacağını araştıran bir psikoloji dalıdır. Bu bakımdan eğitim psikolojisi bulgularından öğretmenlerden anne-babalara kadar herkes yararlanmalıdır. Kitabımız, üniversitelerimizin eğitim fakültelerinde ders veren öğretim üyelerinin ortak çalışmasının bir ürünüdür. Yirmi iki bölüm hâlinde düzenlenen kitap, üniversitelerin farklı fakülte, yüksekokul ve meslek yüksekokulları ile pedagojik formasyon eğitimi sertifika programlarında öğrenim gören öğrencilerin teorik ve uygulamaya yönelik gereksinimlerini karşılamak amacıyla yalın ve anlaşılabilir bir dil ve uygulanabilir bir içerikle “ders kitabı” ve “kaynak kitap” olarak hazırlanmıştır. İnsan eğiten kim olursa olsun, bu kitabı okusun diyoruz.
Ramazan Arı Bu kitabın hedef kitlesi öncelikle öğretmen adayları, öğretmenler ve eğitim psikolojisine ilgi duyan kişilerdir. Kitap hazırlanırken “eğitim işinin, bilimsel bilgiye dayalı profesyonelce yapılması gereken bir meslek olduğu” prensibiyle hareket edilmiştir. Bu bağlamda, yazarın ne anlatmak istediğinden çok, okuyucunun nasıl anlayacağı dikkate alınmıştır. Bu nedenle kitap, “gelişim” ve “öğrenme” olmak üzere iki bölüm olarak tasarlanmıştır. Kitabın gelişimle ilgili bölümü hazırlanırken, kuram temelli anlayış yerine çocuk ve ergenin gelişim dönemlerini temel alan bir yaklaşım benimsenmiştir. XI. Konu ve sonrası, “güdülenme” ve “sınıf yönetimi”ne ayrılmıştır. Güdülenme ve sınıf yönetimi konuları ayrıntılı olarak ele alınarak uygulayıcıya rehberlik edilmiştir. Bu yolla kitaba bir bütünlük kazandırmak amaçlanmıştır.