Coğrafya \ 1-2
M. Mustafa ÖNAL Ölçme Bilgisi - Arazi Ölçmeleri - Topoğrafya, yapı ile ilgili her türlü projelere esas olacak şekilde kadastro çalışmaları, imar planları ve inşaat uygulamalarında geniş bir şekilde uygulanmaktadır.
Hazırlanan bu kitap büyük bir kitleye hitap edecek şekilde hem bir öğrenci ders kitabı hem de uygulama yapacaklara yardımcı kitap olarak düşünülmüştür. Özellikle Ölçme Bilgisi dersini okuyan her seviyedeki teknik okulların ve teknisyen seviyesindeki elemanların konuları rahatlıkla anlayabilmesi amacıyla açıklamaların mümkün olduğunca basit ve açık olmasına gerekli özen gösterilmiştir. Konularla ilgili yeterli sayısal örnekler verilmiştir.
Kitapta anlatılan konuların rahatlıkla anlaşılmasını tüm okuyuculara faydalı olmasını ümit ediyorum.
Eric Chaisson, Steve McMillan Astronomi, keşifleri ve araştırmalarıyla altın çağını yaşıyor. Yeni teknolojilerden ve kuramsal kavrayışlardan güç aldıkça evreni araştırmak daha önce hiç olmadığı kadar heyecan verici bir hâle geldi. Bu kitapta, günümüz astronomisinde bilinen gerçekler, gelişen fikirler ve öncü keşifler özenle seçilerek sunuluyor. Samanyolu'nda yıldızların oluşumu, evrenin en erken döneminden başlayarak gökadaların evrilmesi, uzayın derinliklerinde Güneş'e çok benzer yıldızların etrafında dolanan yeni gezegenler, tüm gizemli özellikleriyle kara delikler, evrenin hemen her yerinde saklı ve anlaşılması zor karanlık madde gibi başlıca konular uzak kozmik dünyaların gerektirdiği özenle anlatılıyor.
Astronomi: Bir Bakışta Evren kitabının hem sunumu görkemli hem de anlatımı öğrenmeyi teşvik edici ve kolay anlaşılabilir niteliktedir. Her konunun içeriği iki sayfayı geçmeyecek şekilde düzenlendiğinden ortaya çıkan kitap fazla kalın değildir. Bu modüler yaklaşım resimleri ve yazıları, görsel olarak çekici, kısa ama öz ve bilimsel olarak hatasız, âdeta bir dergi düzeniyle birleştirmektedir. Ortaya çıkan eser 21. yüzyıl astronomisinin özünü güzelce ve kolaylıkla öğretilebilir bir şekilde aktarabiliyor. Bilimin nasıl yapıldığı, evrenin nasıl işlediği ve astronomların bildiklerini nasıl öğrendikleri özenle açıklanıyor. Hem bilimsel araştırmanın temelindeki ilkelere hem de keşif sürecine dikkat çekiliyor.
Ön kapaktaki baloncukların her biri, sol altta hâlâ evrende yaşamın olduğunu bildiğimiz tek yer olan büyüleyici Dünya'dan başlayarak harika astronomi sahneleri içermektedir. Orta baloncuklarda, sırasıyla, şiddetli Güneş püskürtülerini ve Kartal Bulutsusu'ndaki yıldız oluşum bölgelerinin renkli yıldızlararası bulutları gösteriyor. Bunlardan ötede, milyonlarca ışıkyılı uzakta, milyarlarca yıldızdan meydana gelmiş Anten adlı bir çift gökadanın parçalanışı sergileniyor. Ön kapağın en tepesindeki baloncukta ise gerçekten uzak ve adları henüz konmamış gökadalar çok uzaktan ve çok geçmişten ışıldıyor.
Stephen P. Maran Gece gökyüzünü keşfedin.
Bir kırmızı dev ile bir beyaz cüce arasındaki farkı biliyor musunuz? Bu kolay anlaşılır rehber ile asteroidlerden karadeliklere kadar evrende büyük bir tura çıkacak, gece gökyüzüne nasıl bakacağınızı öğrenecek ve evrendeki muhteşem olayların gizemini yakalayacaksınız. Eğer ne aradığınızı bilirseniz gezegenleri, bulutsuları, yıldızları ve yıldız kümelerini, Samanyolu'nu, uzak galaksileri; bazen de bir kuyrukluyıldız, aurora veya patlayan bir yıldızı görebilirsiniz.

• Astronomi dünyasının kapılarını aralayın. Astronominin yalnızca profesyonellere değil, amatörlere de hitap eden bir etkinlik olduğunun farkına varın.
• Gökyüzünün gizemini keşfedin. Dürbünleri ve en gelişmişinden en basit düzeyde olanına kadar teleskopları kullanarak gökyüzünü nasıl gözleyeceğinizi öğrenin.
• Gezegenler, Yer, Güneş ve Ay… Gezegenler, Yer, Güneş ve Ay hakkında bildiklerinizden çok daha fazlasını keşfedin.
• Asteroidler, meteorlar, meteoroidler, galaksiler, karadelikler ve kuazarların çekimine kapılın. Evrenin sırlarını öğrenmeye ve Büyük Patlama'yı yeniden yaşamaya hazır olun.

Kitabı açın ve
• Gökyüzü gözlem etkinlikleri,
• Gökyüzünü gözlemek için gereken araçlar,
• Göktaşı yağmurları, asteroidler ve kuyrukluyıldızlar,
• Plüton ve gezegenler,
• Güneş, Ay ve tutulmalar,
• Yer dışı akıllı yaşam araştırmaları,
• Karadelikler ve Büyük Patlama hakkında bilgiler edinin.

İbrahim Öztuğ Bildirici Harita mühendisliği öğretim planında bulunan bilgisayar destekli harita yapımı dersinde kullanılmak üzere hazırlanmıştır. Bilgisayar destekli harita yapımı coğrafi bilgi sistemi alt yapısı üzerine bilgisayar destekli harita çizim ve tasarım konusunda temel bilgiler edindirmek mesleki yazılım kullanma becerisi kazanmak olarak belirlenmiştir.
Ömer Saya - Emrullah Güney Bitki Coğrafyası I, özellikle coğrafya, biyoloji, sosyal bilgiler, ilköğretim sınıf öğretmen adaylarının gereksinimi düşünülerek hazırlanmış bir ders kitabıdır. Ancak bu kitaptan, Ziraat, Orman ve Çevre Mühendisliği Fakülteleri, Biyoloji ve Peyzaj Mimarlığı Bölümü öğrencilerinin de yararlanması mümkündür. Liselerde görevli coğrafya ve biyoloji öğretmenleri de kitabı kullanabilecektir. Kitap toplam altı bölüm olup konular öz-özet olarak işlenmiş, böylece bir yarıyıl içinde tüm konuların izlenmesi ve bitirilmesi gözetilmiştir. Her bölümün sonuna kitabı daha çekici duruma getiren ilginç okuma parçaları eklenmiştir. Dizinin ikinci kitabı olan “Bitki Coğrafyası II. Türkiye Bitki Coğrafyası” da hazırlanmaktadır. Böylece bir “set” ortaya çıkacak; Dünya genelinde ve Türkiye özelinde bitki coğrafyası konuları bütünüyle yayımlanmış olacaktır. Vejetasyon Coğrafyası, Flora adı altında birçok yayın olmakla birlikte, Bitki Coğrafyası I, konuları ele alışıyla seçkin bir kitap olma özelliği göstermektedir.
C. Barry Cox, Peter D. Moore, Richard J. Ladle Bu kitap, bugün yerkürede gördüğümüz yaşam örüntülerinin dünyanın iki büyük mühendisi tarafından nasıl oluşturulduğunu ortaya koyar: Bunlardan jeolojik mühendisler - levha tektoniği - yerküre üzerindeki yaşamın koşullarını değiştirmiş, biyolojik mühendisler - evrim - ise bu değişikliklere reaksiyon olarak yeni yaşamsal örüntüleri ve yeni yaşam formları oluşturarak yanıt vermiştir. Bu kitap, biyocoğrafik araştırmaların üç alanını kapsayan tek ders kitabı olmayı sürdürmektedir: kıtasal biyocoğrafya, ada biyocoğrafyası ve denizel biyocoğrafya.
40 yıldan daha fazla bir süre içinde sekiz başarılı basımı sayesinde, Biyocoğrafya: Ekolojik ve Evrimsel Bir Yaklaşım kitabı, konuları anlamak için gerekli olan ve çeşitli bilimsel disiplinlerin kapsamlı ve ayrıntılı araştırmalarını sağlamıştır. Bu ders kitabı, güncel araştırma tartışmalarıyla zenginleştirilmiş ve geliştirilmiştir. Bu nedenle temel biyolojide ve tarihsel biyocoğrafyada sağlam bir alt yapıya sahip olması nedeniyle övgüyü hak etmiştir.
Bu temel üzerine inşa edilen dokuzuncu basım, moleküler araştırma metotların yükselişi gibi son gelişmeleri içermekte ve dünyanın biyocoğrafya konusundaki anlayışımızı değiştiren araştırma ve tartışmaların detaylı bir keşfini sunmaktadır. Mevcut bölümleri güncellemesinin yanında, türlerin dağılışı üzerine veri toplamak ve birleştirmek için yeni teknikleri tartışan Richard Ladle tarafından yazılan koruma biyocoğrafyası üzerine yeni bir bölüm vardır.
ÖNCEKİ BASKILAR HAKKINDA DÜŞÜNCELER
“Öğrencilerin çekici ve erişilebilir olan birçok disiplini kavraması için belirli bir deneyim ve isteklilik arzusu gerektiren bir konuyu hazırlamalarından dolayı yazarları bir kez daha tebrik ediyorum… bu kitap öğrenciler için vazgeçilmez bir ders kitabı olmayı sürdürecektir”.
Dr. Malcolm Greenwood, Loughborough Üniversitesi, İngiltere.

“Bu kitap biyocoğrafya biliminin geniş bir özetidir fakat detaylarla doludur… yeni referansları ve güncel gelişmeleri içermektedir. Denizel sistemler de dâhil olmak üzere çoğu büyük biyomları dengeli bir şekilde kapsaması gerçekten takdire şayandır”. Profesör George Robinson, Albany Suny, Amerika.
“Biyocoğrafyanın son baskısı biyocoğrafyanın geçmişinin ve ilgili bilimlerin ve biyocoğrafyadaki en son gelişmelerin nasıl sonuçlandığına mükemmel bir bakış açısı sunar”. Blumea, Haziran 2005.
“Biyocoğrafya üzerine mükemmel bir başlangıç kitabı… açık ve düzgün bir şekilde yazılmış, çok iyi yapılandırılmış ve etkili bir şekilde resimlenmiştir… bir kez daha söylemek gerekirse yazarlar klasik metinlerini çok başarılı bir şekilde canlandırmışlar ve bu kitabın gelecek yıllarda çok satan bir kitap olacağından eminim”. Martin Kent (Plymouth Üniversitesi).
Ersin Güngördü Coğrafi mekân; yeryüzünde coğrafi şartlara bağlı olarak oluşan, birbirine benzemeyen, fiziki, beşeri, ekonomik olay ve özellikler ile birbirinden ayrılan sahalardır. Coğrafi mekânların doğru algılanıp avantaj ve dezavantajlarının ortaya konması ise, coğrafi algı sayesinde oluşur.
Mekânların avantajlarını, bu avantajların ülke insanının refah ve mutluluğuna sağlayacağı katkının derecesini göz önüne alarak o yeri planlamak ve kalkınma programlarına katmak coğrafyacının temel hedefidir. Bu mekânların dezavantajlarını da avantajlı duruma sokmak yine coğrafyacının işi olmalıdır.
Onun içindir ki coğrafyacı; bilgi, tecrübe, bilimsel düşünce, fiziki, beşeri ve ekonomik coğrafya kültürü ile bu işi en iyi yaparak ülke kalkınmasına hizmet eden kişidir. Coğrafyacı, neden, niçin, nerede sorularına cevap verebildiği için bu işin üstesinden gelmektedir.
Bir ülke için mekânı bilmek, tanımak, ondan yararlanmak, üretimi artırmak ve milli gelire katkıda bulunmak önemli bir faaliyettir. Bu kitap yukarıda belirtilen faaliyetlere cevap bulmak amacı ile hazırlanmıştır.
Ersin Güngördü Coğrafya’nın bir bütün halinde yeryüzünün tamamını kapsayan tetkik alanı çok geniş ve tetkik konusu teşkil eden olaylar çok çeşitli ve karmaşıktır. Gerçekte bu olaylar sadece coğrafya değil Meteoroloji, Jeoloji, Hidroloji, Botanik, Zooloji, Antropoloji, Etnoloji, Sosyoloji, Tarih gibi birçok ilimlerle de meşgul olmakta ve sağlıklı analizler için inter-disipliner yaklaşımları gerekli kılmaktadır. Bu çalışma böyle bir anlayışla hazırlanmış; Coğrafya nedir?, Dünya’da ve Türkiye’de Coğrafya’nın önemi, Coğrafya’da öğretim ve yöntem, Coğrafya öğretiminde konuların öğretilmesinde yapılması gereken işler, Orta dereceli okullarda coğrafya öğretiminin amaçları, Yurt sevgisi verilmede coğrafya, Yurt savunmasında coğrafya, Ülke yönetiminde coğrafya, Öğretim ilkeleri, Öğretim teknikleri, Öğretimde çağdaş yaklaşımlar, Öğretim disiplinleri, Eğitim Programlarında bir öğretim disiplini olarak coğrafya, Coğrafya öğretiminin tarihçesi, Coğrafi düşüncenin temelleri, Coğrafya’da yöntem seçimini etkileyen faktörler, Öğretim seviyesine göre Coğrafya öğretimi; planlama, ders kitapları ve öğrenim sorunları, Okul uygulamaları, Ölçme ve değerlendirme, Dersin yönetimi bölümlerinden oluşmaktadır.


Çalışma, Eğitim Fakültelerinde coğrafya eğitimi için özel öğretim yöntemlerine yönelik, uygulamaya ağırlık veren bir yaklaşım ile öğretmen adayları ve öğretmenler için kaynak niteliğinde bir ders kitabı olarak hazırlanmıştır.
Mevlüt TÜRK Yeşil pazarlama uygulamalarında, “ürünlerin çevreci özelliklerini abartarak pazarlamak” yerine (yeşil boyama), çevreci bir anlayışın bütünüyle benimsenerek uygulanması; tüketicilerde çevre bilincini geliştirici çabalara önem verilmesi; orta ve uzun vadede yeşil ürün talebinin büyümesine katkı sağlayacak ve firmalar da bundan yarar sağlayacaklardır. Diğer taraftan, toplumda bu şekilde çevre bilincinin gelişmesiyle, toplum hem kamunun hem de özel sektörün uygulamalarının denetçisi olacaktır. Yani örgütlü ve tepkili bir toplum olma yolunda daha hızlı mesafe alınması mümkün olacaktır. Yasaların uygulanması, kamu görevlilerinin ve denetçilerinin tutumuna ve insafına bırakılmamış olacak, sorunu içselleştiren bireyler ve toplum bu konudaki tepkilerini hemen ortaya koyacaktır. Çevreyi koruma ve geliştirme düşüncesi bir hayat tarzı haline gelecek ve tüketicilerin çevreyi kirletici davranışları da azalacaktır. Öte yandan, kirletenler karşılarında, yasalardan ve kamu görevlilerinden önce toplumu göreceklerdir. Ayrıca, “kirleten öder” kuralı çerçevesinde yapılan bazı pervasızlıkların da önüne geçilebilecektir. Tüketicinin satın alma davranışı ve oy kullanma hakkı sebebiyle, genel ve yerel yönetimlere ve firmalara karşı kullanabileceği çok önemli bir yaptırım gücü vardır. Bu gücün farkına varan herkes, onun çevresini kirletmemeye özen gösterecektir.
Bu çalışmada; çevrenin korunması ve geliştirilmesinde, sadece yasal düzenlemelerin ve kamu gücüne dayalı bir koruma anlayışının yeterli olmadığının; bunların yanı sıra toplumda çevre bilincinin geliştirilmesinin ve bu bağlamda da işletmelerin çevreye karşı sosyal sorumluluk bilinci ile hareket etmelerinin; ayrıca, pazarlama faaliyet ve uygulamalarında çevreci pazarlama anlayışı yoluyla, tüketicilerde çevre bilincinin gelişmesine katkı sağlamalarının önemi ve gerekliliği vurgulanmıştır.
Özer Çınar Gelişen teknoloji, endüstrileşme ve nüfus artışı ile birlikte bu denge sürekli bozularak çevre kirliliğinin önemli boyutlarda artmasına neden olmaktadır. Çevre kirliliğinin en büyük nedenlerinden bazıları ülkelerin gelişmelerine dayalı kalkınmanın temel unsurlarını oluşturan tarım, sanayi, ulaşım, turizm ve enerji sektörleridir. Dünyada olduğu gibi Türkiye'de de çevre kirliliği sorunları, toplumun yeterli duyarlılık göstermemesi nedeniyle her geçen gün artmaktadır. Çevre kirliliğinden kaynaklanan sorunların çözümü yine dengeyi bozmada başrol oynayan insanların alacağı önlemler ile mümkün olacaktır. Bu sorunların tanımlanması ve sorunların kontrolü konusundaki çalışmalara mütevazı bir katkı sağlamak üzere hazırlanan bu eser 5 ana bölümden oluşmaktadır. Bu bölümler; su kirliliği, toprak kirliliği, katı ve tehlikeli atıklar, hava kirliliği ve küresel ısınma ve iklim değişikliği olarak sıralanmıştır. Her bölümde, sorunlar hakkında detaylı bilgi verildikten sonra bu sorunların çözümüne yönelik metotlar tartışılmıştır.
P. Aarne VESILIND - Susan M. MORGAN - Lauren G. HEINE Çevre mühendisliği, disiplinler arası bir bilim ve mühendislik dalıdır. Bu yüzden çevre mühendisliğinin içinde barındırdığı sorular ve problemler oldukça karmaşık görülebilir. Ancak, başlıca kimya, biyoloji ve inşaat bilimlerinden yararlanan çevre mühendisliğinin esas olarak hangi konularla ilgilendiği anlaşıldığında ilgili soru ve problemlerin çok da fazla karmaşık olmadığı görülecektir. Çevre mühendisliğini ilgilendiren başlıca konular Çevre Mühendisliğine Giriş kitabında yer almaktadır. Çevre mühendisliği ile ilgili sorunların anlaşılması ve uygun çözüm önerilerinin sunulabilmesi için konuların iyi anlaşılmış olması ve çözüme yönelik yapılacak mühendislik hesaplamalarının doğru ve güvenilir olması gerekir.
Çevre Mühendisliğine Giriş kitabı için yardımcı eğitim materyali olarak hazırlanan bu kitapta, ana kitap içinde yer alan tartışma sorularının cevapları ve problemlerin çözümleri yer almaktadır. Kitap gerek eğitim gerekse uygulamada çalışan mühendisler için son derece yararlı olabilecek örnekler sunmaktadır. Birçok çevre sorununun mühendislik çözümü gerektirdiği dikkate alındığında bu örneklerin değeri daha iyi anlaşılacaktır.
Kemal GÖRMEZ Bir bilgenin “Tabiatın insanoğlundan intikamı” diye tanımladığı ekolojik sorunlar, bugün insanoğlunun karşılaştığı temel sorunlar arasındadır.
20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren insanlığı tehdit eden sorunlardan biri hâline gelen çevre sorunları, kökü çok eskilere uzanmasına rağmen, genelde Sanayi Devrimi’nin sonucunda hissedilir hâle gelmiştir. O zamandan bu yana da sürekli artarak büyük boyutlara ulaşmıştır. Son yıllarda geliştirilen tedbirlere rağmen henüz pek çok insan gelecekten ümitli değildir. Önceleri sadece kirlenme olarak algılanan ve gün geçtikçe toplumsal hayatın bütün alanlarını kapsayan bu sorun üzerinde tartışma ve araştırmalar gittikçe yoğunlaşmaktadır.
Bu kitap, esas olarak öğrencilerin ekoloji ve çevre sorunları ile ilgili kaynak ihtiyacını karşılamak amacıyla yazılmıştır.
Emrullah Güney Coğrafyadan siyasal bilimlere, biyolojiden hukuka birçok bilim dalının ilgilendiği multidisipliner bir inceleme konusu olan çevre sorunları ile ilgili kitabımız, özellikle öğretmen adaylarının bu konudaki derslerinde kullanmaları için hazırlanmıştır. Bu kitaptan, coğrafya, sosyal bilgiler, Türkçe, biyoloji, sınıf öğretmeni olmak için öğrenimlerini sürdüren gençler, bu konuda ders veren öğretim elemanları ile tarım ve orman mühendisliği alanlarında yetişen öğrenciler yararlanabilir. Genel anlamda tüm dünyada yaşanan çevreyle ilgili ortak sorunlar Türkiye merkezli bir bakış açısıyla, Türkiye’deki çevre sorunlarının kapsamlı olarak ele alındığı ve incelendiği bir yapı dâhilinde verilmiştir. Çalışmanın tüm okuyuculara yararlı olacağına inanıyoruz.
Oğuz Özdemir, Mehmet Erdoğan, Naim Uzun, Yasin Eren, Rasim Önder, Ahmet Özsoy, İbrahim Üçgül, Ufuk Elibüyük, Aysel Aydın Kocaeren, M. Yunus Pamukoğlu Gün geçtikçe kirlenen ve nüfusu artan dünyamızda en önemli sorunlardan biri çevresel sorunlardır. Bu sorunlara çözümler üretmek günümüz dünyasında kaçınılmaz hale gelmiştir. Özellikle son yıllarda çevreyle ilgili devlet politikalarında ve teknolojik gelişmelerde, enerji sektöründeki çevreyi kirleten faktörlerin önüne geçebilmek için temiz ve yeşil enerji olarak bilinen "yenilenebilir enerji"ye yönelim söz konusudur.Bu alanda yeni teknolojiler ve ürünler kullanıl maktadır. Rüzgâr türbinleri, güneş panelleri vb. gibi...
Devlet politikaları ve teknolojik gelişmelerin yanında eğitim alanında da bireylerin küçük yaşlardan itibaren özellikle insan kaynaklı çevre kirlenmelerinin önüne geçebilmek için bilinçlendirilmesi gerekmektedir. Çevre eğitimi okul öncesi dönemden başlayarak yükseköğretim dönemi dâhil ve hatta hayat boyu devam etmesi gereken bir eğitimdir. Bu kitapta bu amaçla yükseköğretimseviyesindeki öğrencilere çevre bilincinin aktarılması hedeflenmektedir.
Genel olarak çevreyle ilgili yapılması gerekenler, çevreyle ilgili teknolojik atilımlar, eğitim penceresinden çevre bilincinin aktarılması, enerji ve türleri ile birlikte üretimi ve tüketimi konusunda merak edilenlerin okuyuculara sunulması amacıyla bu kitap hazırlanmıştır. Çevre ve enerji hakkında detaylı bilgiler içeren bu kitabın; özellikle üniversitelerde öğrenim gören öğrencilere yararlı olacağı, çevre konularını içeren dersler için bir kaynakve akademik çalışmalar yapan lisansüstü öğrenciler için ise iyi bir rehber olacağı düşünülmektedir.
Çevreyle ilgili hazırlanan bu kitapla öğrenim gören bireylerin edindikleri bilgileri çevreleriyle (aile, arkadaş, eğitim ortamı ve sosyal paylaşım alanlarıjpaylaşmaları ve bütün olarak toplumun çevre ve enerji kaynakları konusunda bilinçlenmesinin yaygınlaştırılması hedeflenmektedir.
Pan American Health Organization İnsanlar için fiziksel, ekonomik ve sosyal kayıplara yol açan afetler; doğal, teknolojik veya insan yapısı kökenli olaylardır. Çağlar boyunca toplumların en önemli problemlerinden birisi olarak normal yaşamı ve insan faaliyetlerini durdurarak veya kesintiye uğratarak toplulukları etkilemiştir.
Ülkemizin jeolojik, topografik yapısı ve iklim özellikleri doğal afetlerin çok sık yaşanmasına neden olmaktadır. Özellikle, önemli bir deprem kuşağı üzerinde bulunmamız, gelişen bilim ve teknolojiye rağmen birçok tahribat ve zarara yol açmaktadır.
Afetler önemli bir halk sağlığı sorunudur çünkü sadece yiyecek, su, ilaç yokluğuna değil; sıcak, soğuk, kanserojen kimyasal maddelere, ruhsal etkilere maruz kalmaya neden olabildikleri için insan sağlığını olumsuz olarak etkilemektedir.
Bu kitabın afet konusunda çalışanlara yararlı bir kaynak kitap olması dileği ile herkese afetsiz bir yaşam diliyorum.
İsmet Akova İnsanın bütün ihtiyaçlarının karşılanmasında ve onun daha yüksek bir yaşam düzeyine ulaştırılmasında enerji, kendisine en çok gereksinme duyulan madde özelliğini taşımaktadır. Ekonomik açıdan bakıldığında enerjinin, tüm üretim sistemlerinin işleyişinde temel girdi olarak değerlendirildiği görülmektedir. Bu önemi nedeniyle enerji, tarih boyunca insanın bütün ekonomik faaliyetlerinde çeşitli kaynaklardan sağlanarak kullanılmış, bilinçli veya tesadüfi olarak elde edilmiş olmasına bakılmaksızın, insanlık tarihinin her döneminde enerji kaynakları dikkatleri daima üzerinde toplamıştır.
İnsanoğlu kendisi için gerekli olan enerjiyi, farklı zamanlarda, değişik kaynaklardan sağlama olanağını daima bulmuş ve bilinen yaşam süresi içinde, enerji yetmezliği gibi herhangi bir sorunla karşılaşmadan, faaliyetlerini sürdürmede birçok farklı kaynakdan yararlanmıştır. Kömür, petrol ve doğalgaz gibi kaynaklar ihtiyaç duyulan enerjinin temin edilmesinde ağırlıklı olarak kullanılmakta ve bu maddelerden yararlanma, rezervleri tükenene kadar devam edecek gibi görünmesine rağmen, insanlığın artan enerji talebinin karşılanabilmesi için de alternative enerji kaynakları arayışı devam etmektedir. İçinde yaşadığımız çağdaki çalışmalar, her maddenin bünyesinde potansiyel olarak bulunan enerjinin irdelenmesine yönelik olmayıp, günün teknolojik ve ekonomik şartlarına uygun olarak, çeşitli maddelerden nasıl elde edilebileceği noktasında yoğunluk kazanmaktadır.
Günümüzde enerjinin taşıdığı büyük önem nedeniyle, enerji kaynaklarına sahip olmak, sahip olmak mümkün değilse bile, enerji üreten ülkeler ile enerji tüketen ülkeler arasında gerçekleşen uluslararası ticaretinde söz sahibi olabilmek için, açık veya gizli bir mücadele içine girilmesi; enerji savaşlarının yaşanmış olması, anlaşmalar veya anlaşmazlıkların ortaya çıkmış olması enerjinin önemini açıkça ortaya koymaktadır.
Gelişmiş ülkelerin gelişmişlik düzeylerini koruyabilmeleri, gelişmekte olan ülkelerin ise gelişme isteklerinde başarılı olabilmeleri, enerjiye olan taleplerinin karşılanmasıyla mümkün olacağının düşünülmesi, günümüzde olduğu gibi gelecekte de onun aranan bir madde olmasını sağlamaya devam edecektir.
Theo Koupelis Ana dalı bilim olmayanlar da göz önünde bulundurularak tasarlanmış olan Evreni Anlama Serüveni, Yedinci Baskı, astronomiye kapsamlı ve anlaşılabilir bir giriş sunmakta, öğrencileri Güneş sisteminden ötesine doğru heyecan verici bir yolculuğa çıkarmaktadır. Yazar, bu hızlı gelişen alandaki son gelişmeleri de dikkate alarak, astronomideki tarihi ve modern teorileri açıklamakta ve bilimin nasıl işlediğini açık bir dille ortaya koymaktadır. Yazarın öğrenci dostu yazım şekli ve temiz açıklamaları, öğrencilere önce Güneş sistemimizi ardından yıldızlar ve uzak galaksileri tanıtmaktadır. Pedagojik açıklamalar öğrencilere kritik düşünme ve temel sebep sonuç ilişkileri kurma konularında da motive etmektedir.


Yedinci Baskıda Yeni ya da Önemli Özellikler

 Her bölüme kritik düşünme ve problem çözme üzerine yeni alıştırmalar konmuştur.
 Anlaşılmayı arttırmak ve daha net olmak için matematiksel kısımlara örnek hesaplamalar konmuştur.
 Astronomideki son gelişmeler dikkate alınarak tüm kitapta yeni kısımlar eklenmiş var olan bazı kısımlar genişletilmiştir.


Öğrenci kaynakları

Starlinks isimli bir web sitesi http://physicalscience.jbpub.com/starlinks/7e konular ile ilgili, çalışma testleri, keşif linkleri, anime edilmiş kartlar, online terimler sözlüğü, bölümlerin ana konu başlıkları, astronomi olaylar takvimi ve takımyıldızlar rehberi gibi bölümler içermektedir. Bu web sitesi ayrıca Türkçeye çevirilmemiş olsa da konuyla ilgilenenler için önemli bir kaynak sunmaktadır.

Öğretim Görevlisi Kaynakları (Türkçeye Çevirilmemiştir)

 PowerPoint Ders Slide'ları
 PowerPoint Görüntü Bankası
 Test Bankası
 Öğretim Görevlisinin kılavuzu
 Animasyonlar ve daha fazlası
Rüştü Ilgar Bu kitapta ülkemiz ve dünya genelindeki benzer eserlerde kullanılan ana temalara sadık kalınmıştır. Eser hazırlanırken çok sayıda ülkede işlenen benzer içerikli Genel Fiziki Coğrafya derslerine uyum gözetilmiştir. Çünkü ECTS Label ve ders içeriklerine bağlı denklik için, Ects kapsamınca 8 bölümden oluşan ve 16 haftaya yayılabilecek en fazla 60 krediden 2 veya 3 kredilik bir derse uyarlanmıştır. Bu eser bir ders kitabı, aynı zamanda başvuru kitabı veya tercih edilmiş bir Genel Fiziki Coğrafya veya Yer Bilimleri kitabına yardımcı kitap olarak hazırlanmıştır. Verilerin güncel olmasına özen gösterilmiştir. Genel Fiziki Coğrafya ve Yer Bilimleri temalı bu eser başta Coğrafya olmak üzere Sosyal Bilgiler, Fen Bilgisi, Biyoloji, Jeoloji, Sınıf Öğretmenliği bölümlerine ders kitabı olarak katkı sunması, ayrıca doçentlik, kamu personeli vb. sınavlara hazırlanma sürecine de bir destek niteliğinde olması hedeflenmiştir. Eserde anlaşılması güç karmaşık konular sadeleştirilmeye çalışılmış gereksiz verbalizmden kaçınılmıştır. Konu bütünlüğüne sadık kalınıp daha kolay bilgiye erişileceği düşüncesiyle, renkli baskı ve çift sütün şeklinde sayfa tasarımına gidilmiştir.
Şuana kadar yayınlanmış çok sayıdaki Fiziki Coğrafyaya ait eseler incelenmeye alınmış “Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu” ile ilgili uluslararası mevzuat kapsamında "Kullanım Koşulları" dahilinde uygulamalara ve içeriklere, bilgilere, telif haklarına tabi çalışmalara, maddi ve fikri mülkiyet haklarına saygılı olacak biçimde alıntı yapılarak bu eser neşredilmiştir.

Akif Akkuş Genel Fiziki Coğrafya isimli bu kitap, üniversitelerimizin Coğrafya bölümlerine, Sosyal Bilgiler ve Sınıf Öğretmenliği Anabilim Dallarına devam etmekte olan öğrencilerin istifade edeceği kaynak ve yardımcı ders kitabı olarak hazırlanmıştır. Coğrafyanın en temel konuları olan Fiziki Coğrafya, detaya kaçılmadan ele alınmış ve kolay kavramaya yönelik olarak takdim edilmiştir. Kitapta konular; matematik coğrafya, harita bilgisi atmosfer ve iklim, jeomorfoloji, hidroğrafya, toprak coğrafyası ve bitki coğrafyası başlıklı yedi bölüm altında verilmiştir. Çalışma, genel hatlarıyla anlatılan konular, anlamayı kolaylaştırıcı ve artırıcı olacak biçimde kullanılan şekillerin yardımıyla herkesin anlayabileceği bir düzeye çekilmiştir. Çalışmanın ilgili bölümlerde okuyan öğrencilere faydalı olacağı düşünülmektedir.
Lutgens Tarbuck Tasa, Pearson Evren'in başlangıcından günümüze dek geçen zaman dilimi içinde Dünya'mızın geçirmiş olduğu tüm aşamaları, Dünya sistem ve alt sistemlerinin fiziksel ve kimyasal özelliklerini açıklayan Genel Jeoloji Temel Kavramlar kitabı, jeoloji, jeofizik ve maden gibi yerbilimlerinin farklı disiplinlerinin yanı sıra malzeme, inşaat ve çevre gibi bilim dalları için de temel kaynak niteliğindedir. Jeoloji bir doğa bilimi olarak matematik, fizik, kimya ve biyolojinin etkileşiminden doğmuştur. Yer’in bileşimini, yapısını, topolojisini, gelişme süreçlerini ve tarihçesini inceleyen jeologlar, bu temel bilimlerin ilke ve kanunlarını kullanıyorlar. Yerküremiz, aralarında sürekli etkileşim ve iletişim olan jeosfer, hidrosfer, atmosfer ve biyosfer alt sistemlerin bütününden oluşur. Dünya’mızda meydana gelen iç ve dış olaylar bu alt sistemlerin etkileşimi ve sürekli bir döngünün sonucunda meydana gelirler. Sıklıkla çevre ve yaşamsal sorunlara neden olan sel, çığ, deprem, heyelan, volkanik patlamalar gibi olağan doğa olayları okuyucunun konuyu kavraması için görsel ve kolay anlaşılır şekil ve fotoğraflarla ve çok yalın bir dille anlatılıyor.
Bu kitap, Yerküre’yi jeolojinin temel kavramlarına odaklanarak inceliyor ve jeolojinin alt disiplinlerinin ana konularını ilgi çekici örneklerle açıklıyor. Ayrıca, Yeryüzü’nü şekillendiren iç ve dış süreçleri sistem kavramı içinde alarak birçok alt sistemin birbiriyle nasıl bir etkileşim içinde olduğunu gösteriyor. Geçmişte mitlere, dogmalara dayanan jeolojinin günümüzde kinematik bir teori olan Levha Tektoniği'ne uzanan gelişimi sonucunda, sismik ve yanardağ etkinlikleri, dağ oluşum süreçlerinin nedenleri ve Yeryüzü’nde dağılımlarının nasıl açıklandığı jeoloji haritaları, blok diyagramlar ve şekiller ile gösteriliyor. Bu eser, doğayı seven ve yerküremizdeki doğal olayları kavramak ve anlamak isteyenlere eşsiz bir kaynak oluşturacaktır.
Bilim adamlarının bitmek tükenmek bilmeyen çabaları sonucunda sahip olduğumuz mavi gezegeni şekillendiren süreçlerin nasıl ortaya konulduğu kitabın tümünde bir bütün olarak ele alınıyor. Kitap, Yerküre’nin tüm alt sistemlerini, olayların gelişim ve çevresel etkilerini güncel şekil ve fotoğraflarla tamamlayan özgün ve bilimsel nitelikte hazırlanmıştır. Yerbilimleri ile uğraşan, araştıran ve ilgi duyan geniş bir okuyucu kitlesi için eşsiz bir kaynak kitap olarak bu eserin önemli bir eksikliği gidereceği kuşkusuzdur. İçinde yaşadığımız mavi gezegenimizi daha iyi anlamak, korumak ve onunla birlikte uyum içinde yaşamayı öğrenmek için bu temel başvuru kitabı, ilgilenenlerin yararlanmasına sunuluyor.
Emrullah GÜNEY Biz çevre, ortam diyoruz.Kafkasya'nın Türk bölgelerinde "etraf mühit" diyorlar.

Biz , çevrenin, ortamın korunması diyoruz. Azerbaycan'da "etraf mühitinmühafizesi" deniliyor. Hep gündemde olan bir konudur "ortam"... Sağlık, beslenme, eğitim , güvenlik düşüncesinin hemen ardından gelir.Özellikle 1970'li yıllarda önem kazandı ortam düğümleri, çözüm yolları. Biz de Fırat Üniversitesi'nde 1980'lerde başladık çevre konularıyla ilgilenmeğe...Ve Dicle Üniversitesi'nde sürdürdük...
İçtiğimiz su, soluduğumuz hava, bizi besleyen ve giydiren toprak...Nelerle karşı karşıya? Sağlıksız kentleşme nedir,ses kirlenmesi, radyasyon... Floranın, faunanın korunması neden gerekli olmanın da ötesinde zorunludur? Doğal ortam kadar, tarihsel çevreyi korumak da bize düzen bir görev değil midir?

Genel Ortam Kirlenmesi adlı bu mütevazı eserde, dünya genelinde ve Türkiye özelinde çevre sorunları irdelenmiştir. Bu alanda kitabımız ilk eser değildir, elbet son eser de olmayacaktır. Liselerde görevli coğrafya öğretmenleri; ortaokul ve ilkokullarda ders veren sosyal bilgiler öğretmenleri kitabımızdan yararlanabilecektir. Asıl kitle, elbet, üniversitelerimizde görevli coğrafya, biyoloji, tarım, orman, çevre, peyzaj mimarlığı, mühendisliği, şehir ve bölge planlama alanında öğrenci yetiştiren fakültelerdeki meslektaşlarımızdır. Kitabımızı, Türkiye dışında Makedonya, Kıbrıs, Gagauz Türk Bölgesi, Suriye, Azerbaycan, İran, Orta Asya Türk devletleri, Irak üniversitelerinde de ders kitabı olarak değerlendirilebilecek, aydın insanlar da okuyabilecektir. Yararlı olması durumunda, sevincimiz, kıvancımız artacaktır...
Muzaffer Kahveci, Ferruh Yıldız 2001 yılından bugüne kadar dokuzuncu basımına ulaşmış olan bu kitap artık sadece harita (geomatik/jeodezi-fotogrametri) mühendisliği alanında değil, coğrafya, hassas tarım, çevre mühendisliği, inşaat mühendisliği ve havacılık gibi daha birçok alanda temel başvuru eseri olarak kullanılmaktadır. Diğer taraftan dünyada uydularla konum belirleme sistemleri konusunda yıllardır iki aktör olarak sadece ABD ve Rusya faaliyet gösterirken, günümüzde artık bu alanda da aktör ülke sayısı artmıştır. Konum belirleme uyduları konusu bu teknolojiye ve sisteme sahip ülkelerin bir anlamda ekonomik, askerî ve politik gücünün de bir göstergesi hâline gelmiştir. Bu nedenle; konum belirleme uydu sistemleri alanında söz sahibi olmak, ABD ve Rusya tekelinden kurtulmak (askerî, politik ve ekonomik bağlamda) ve 2020 yılına kadar tüm dünyada yaklaşık 200 milyar dolarlık bir ticaret hacmi yaratacağı öngörülen bu pastadan pay alabilmek için Avrupa Birliği (Galileo), Çin (BeiDou/Compass), Japonya (QZSS) ve Hindistan (IRNSS/GAGAN) kendi uydu sistemlerini gerçekleştirme yolunda önemli aşamalar kaydetmişlerdir. Tüm bunlara ilave olarak; uydulardan elde edilen konum ve görüntü bilgilerinin (ör., Google Earth) birlikte kullanımı, bu verilerin ulusal ve uluslararası alanlardaki önemini daha da artırmış, bunun sonucunda anılan verilerin elde edilmesi ve kullanılması idari ve hukuki sorunları da beraberinde getirmeye başlamıştır. Başka bir ifadeyle, coğrafi bilgi teknolojilerine (GNSS, CBS, uydu görüntüleri, İHA vb.) ilişkin ulusal ve uluslararası mevzuat ve sorumluluklar da artık gündemdeki önemli konular hâlini almıştır.
Kitabın bu baskısında, uydu sistemlerine farklı ülkelerin de katılmasıyla gündemimize giren GNSS kavramına yönelik ayrıntılı bilgiler verilmekte; GPS, GLONASS, GALILEO, QZSS, COMPASS ve IRNSS (GAGAN) uydu sistemleri hakkında son gelişmeler ilave bilgi, tablo ve şekillerle anlatılmakta ve en sonda yer alan terimler sözlüğü ile de okuyucunun kitabı akıcı şekilde okuyabilmesi amaçlanmaktadır. Türkiye’de en kısa sürede bir Ulusal Uzay Merkezinin faaliyete geçirilmesi ve konum belirleme uyduları çalışmalarına bir an önce başlanması önemlidir. Çünkü günümüzde bilgiye sahip olma ve bunu etkili bir şekilde kullanma ülkelerin gelişmişlik ve güç seviyelerinin en önemli göstergelerinden birisi hâline gelmiştir.
Hakkı Yazıcı Türkiye’nin Coğrafi bölgelere ayrıldığı 1941 yılı’ndan günümüze, coğrafya literatüründeki ülkemiz bölgelerine ait kitap ve doküman eksikliği henüz yeterince giderilememiştir. Bu eksikliği gidermek adına ayrıntıdan kaçınılarak, en yeni bilgi ve rakamsal değerlerin kullanılmaya çalışıldığı bu eserin, önemli bir boşluğu dolduracağı kanaatindeyiz. Çalışma, eksikliği kapatması yönüyle birlikte, İç Anadolu Bölgesi ile ilgili fiziki ve beşeri özellikleri, ekonomik coğrafya özellikleriyle birleştirmekte okuyucularına kapsamlı bir bakış açısı sunmaktadır. Bununla birlikte eserde bölgenin çevre sorunlarına yer verilmiş, bunların farkında olunuşluğu artırarak giderilmesini sağlamaya yönelik olarak sorunlar sınıflandırılarak verilmiştir. Çalışma, yalnızca öğrencilere değil bölgeyi tanımak isteyen herkese faydalı olacaktır.
Nail Ünsal İnşaat Mühendisleri için Jeoloji kitabı, 1991 yılından bu yana Gazi Üniversitesi Mühendislik-Mimarlık Fakültesi İnşaat Mühendisliği bölümünde okuttuğum dersleri kapsamaktadır.
Jeolojinin uygulama alanında hızlı bir gelişme göstermesi, kita­bımızın bu ikinci baskısında yeni konuları işleme ve öğretme imkanı vermiştir. Jeoloji verilerinin İnşaat Mühendisliğinin Geoteknik, Deprem Mühendisliği ve Hidrolik anabilim dallarının farklı alanlarında kulla­nılmasının yaygınlaşması, jeolojinin önceki yıllara göre daha da hızlı gelişmesini sağlamıştır. Çağımızda gelişmiş ülkeler jeoloji bilimine gerekli önemi vermekte, buna bağlı olarak her türlü petrol, maden ve yeraltı suyu gibi servetlerini en iyi şekilde kullanmakta, bunun yanında üzerinde yaşadığı yeryüzeyini çok iyi tanıması sayesinde deprem, heyelan ve volkanlar gibi doğal afetlerden de en az zararla kurtulmayı başarmaktadır. Ülkemizin aktif bir fay hattında olmasından dolayı, jeoloji biliminin çok daha iyi şekilde öğretilmesi gerekmektedir. Bu baskının son bölümlerinde özellikle mühendislik işlerine, jeolojik olayların etkisi açısından değerlendirilmesine yer verilmiştir.
Kitabımızın inşaat ve jeoloji mühendisliğinde araştırıcı, uygulayıcı olarak çalışan elemanlara ve özellikle geoteknik anabilim dalında yetişmek isteyen öğrencilere yararlı olduğunu görmek, bize ulaşılmaz zevk ve mutluluk verecektir.
Richard John HUGGETT - Routledge Bu kitap, ülkemizde uzun zamandır ihtiyaç duyulan güncel bir temel jeomorfoloji kitabı eksikliğini giderebilmek amacıyla, son yıllarda uluslararası alanda öne çıkan birkaç jeomorfoloji kitabından biri olan ve jeomorfolojiye ilişkin tüm konuları, gelişmeleri ve tartışmaları sistematik olarak ele alan, Richard John HUGGETT'ın Fundamentals of Geomorphology kitabının son (3.) basımının çevirisidir. Kitap içerik olarak, jeomorfolojinin doğasını, yeryüzü süreçlerini ve şekillerini, yeryüzünde farklı zaman dilimlerinde meydana gelen değişimleri ele almaktadır. Aynı zamanda kitapta araziler, jeomorfik süreçler ve insan etkileşimi üzerinde de durulmaktadır. Her bir konunun ele alınışında jeomorfik materyaller, süreçler ve bu süreçlerle ortaya çıkan şekiller birlikte değerlendirilmiştir. Kitap aynı zamanda jeomorfoloji alanındaki önemli konular ve tartışmalar üzerine de uyarıcı ve yeni bir bakış açısı sağlamaktadır.
Kitapta “Yerşekilleri ve Arazilere Giriş”, “Yapı”, “Süreç ve Şekil” ana başlıkları altında toplam 15 bölüm ve iki ek yer almaktadır. Bu bölümler sırasıyla şunlardır: “Jeomorfoloji Nedir?”, “Süreç ve Yerşekline Giriş”, “Tarihsel Jeomorfolojiye Giriş”, “Jeomorfik Sistem”, “Levha Tektoniği ve İlişkili Yapısal Yerşekilleri”, “Volkanlar Çarpma Kraterleri Kıvrımlar ve Faylar”, “Ayrışma ve Arazi Şekilleri”, “Yamaçlar”, “Flüvyal Araziler”, “Glasyal ve Glasyoflüvyal Araziler”, “Periglasyal Araziler”, “Eoliyen Araziler”, “Kıyı Arazileri”, “Karst Arazileri ve Arazi Evrimi: Uzun Dönemli Jeomorfoloji”. Ek 1'de Jeolojik Zaman Çizelgesi, Ek 2'de ise Yaşlandırma Yöntemleri teknikleri ele alınmıştır. Yalın bir dille yazılmış olan kitap, lisans öğrencileri temel alınarak hazırlanmıştır. Her bir bölümde konunun önemini gözler önüne seren genel bir giriş, konu anlatımı, okuma parçası, bölüm özeti, deneme soruları ve konuyla ilgili okunabilecek kaynaklar yer almaktadır. Konu anlatımları ayrıca çizelgelerle desteklenmiştir. Ayrıca kitabın sonunda anahtar kelimelerden oluşan geniş bir sözlük ve zengin bir kaynakça da bulunmaktadır. Metin içerisine her bir konuya uygun olarak seçilmiş ve tamamı renkli olan 200'ün üzerinde fotoğraf ve şekil, okuyuculara önemli bir anlama kolaylığı sağlamaktadır.
Bu özellikleri ile dikkate alındığında, Jeomorfolojinin Temelleri isimli bu kitap, coğrafya disiplininin (fiziki coğrafyanın) temel araştırma alanlarından biri olan jeomorfoloji ile ilgili derslere temel bir kaynak olmasının ötesinde, coğrafya öğretmenleri ve jeoloji başta olmak üzere jeomorfolojiye ilgi duyan diğer disiplinler için de temel bir başvuru eseri niteliğindedir.
Kadir Seyhan, Nuri Başusta

Kıyısal ekosistem 10 milin altında balıkçılık aktivitesinin yoğun olarak gerçekleştiği verimli bir bölgedir. Bu nedenle bu bölgenin karakteristik özellikleri, burada yaşayan canlı organizmaların biyo-ekolojisi kadar önem arz etmektedir. Dolayısıyla hem ekosistemi hem de insanoğlunun hedef kitlesini yani canlı kaynakları ve avlanmalarını konu edinen Kıyısal Ekosistem adlı bu kitabın lisans ve yüksek lisans öğrencilerinin ihtiyaçlarını karşılayabilecek nitelikle olduğuna inanmaktayız. Özellikle kültür balıkçılığının kıyısal ekosistemde meydana getireceği etkileri konu alan bölümü ile kitap, okuyucunun dikkatini çevresel değerlendirmeye odaklamayı amaç edinerek farklı bir tarz ortaya koymaktadır. Ayrıca coğrafi bilgi sistemleri, balıkçılık meteorolojisi ve kıyı alanları yönetimi gibi konulara da değinilerek, çalışma kapsamlı hale getirilmiştir. Son yıllarda özellikle deniz bilimleri, canlı kaynaklar, onların biyolojisi ve popülasyon dinamikleri ile ilgili yapıtlar hızla Türkçeye kazandırılmakta ve okuyucunun ihtiyacı bir nebze olsun giderilmektedir. Bu anlamda önemli bir mesafe alındığına da inanmaktayız. Bu kitabın da alanında bir boşluğu dolduracağına inancımız tamdır.

Komisyon Soru bankamız, KPSS alanında oldukça deneyimli bir ekip tarafından hazırlandı. Kitap hazırlanmadan önce; geçmiş yıllarda çıkan sorular analiz edildi, ÖSYM’nin bu sınav formatı için belirlediği konular incelendi, yıllar içerisinde yaptığı değişiklikler not edildi ve sonuçta elinizdeki eser meydana geldi.
Bireysel öğrenme tekniklerine uygun olarak hazırlanan kitabımızdaki sınav konuları kendi içerisinde ara başlıklara ayrıldı ve testler 15 ila 20’şer soru olarak hazırlandı.
Soruların kolaylık ve zorluk derecesi ise tamamen ÖSYM formatına göre belirlendi.
Ersin Güngördü

Liselerde coğrafya dersinin öğretilmesine yönelik, özel öğretim ders kitabı niteliği taşıyan bu eserde coğrafya dersi programı, öğretim yöntemleri ve örnek ders işlenişleri yer almaktadır. Eserin hazırlanışında; liselerde okutulan coğrafya derslerine ait üniteler, hedefler ve bu hedeflere uygun davranışlar, öğrenme-öğretme etkinlikleri, kullanılacak araç ve gereçler ileölçme ve değerlendirmeye deyer verilmiştir. Kitapta yer alan bölümler; Coğrafyanın konusu ve bölümleri, Türkiye'nin coğrafi bölgelerine giriş, Türkiye coğrafyası ve Türkiye'nin beşeri ve ekonomik coğrafyası şeklindedir.


Çalışma, Coğrafya'yı öğrenecek eğitimfakültesi öğrencilerine ve Coğrafya'yı öğretecek öğretmenleradaylarınave öğretmenlere faydalı olacak bir eserdir.

Steven A. Ackerman, John A. Knox “Meteoroloji: Atmosferimizi Anlamak”, diğer bir deyişle havayı, hava ve atmosfer olaylarını, iklimi ve atmosferik çevremizi anlamak adlı ve amaçlı bu kitap, meteoroloji konusunda lisans eğitimi alanlar ve anabilim dalı meteoroloji olmamasına rağmen temel meteoroloji, klimatoloji ve atmosferik çevre dersi alması gerekenler için hazırlanmış temel bir kitaptır. Kitap; gerçek dünya örnekleri, uygulamaları ve merak uyandırıcı anlatımıyla öğrencilere hitap etmektedir. Bu kitap, atmosferi nasıl gözleriz ve elde ettiğimiz bilgilerle atmosferik olayları nasıl açıklarız konusuna vurgu yapmaktadır. İlk bölümlerde hava olaylarının oluşumu ile birlikte basınç, sıcaklık, nem, bulut, yağış gibi temel değişkenler ele alınmış, meteoroloji haritaları ve gözlemlerine yönelik pratik bilgiler verilmiştir. Kitabın diğer bölümlerinde atmosfer-okyanus etkileşimi, şiddetli hava olayları ve küresel iklim değişikliği gibi temel, güncel hava ve iklim konuları üzerinde durulmuştur.
Sonuç olarak bu kitap ülkemizde uçak ve uzay bilimlerinden, coğrafya, çevre, ziraat/tarım, su ürünleri, orman, afet ve acil durum, denizcilik, havacılık, sivil havacılık ve yerbilimleri fakültelerine kadar, temel meteoroloji, atmosfer, atmosferik çevre ve iklim konularını öğrenmesi gereken tüm lisans öğrencilerine hitap eden ve konunun uzmanlarınca hazırlanıp Türkçeye çevrilmiş bir kaynaktır. Aynı zamanda bu kitap, ülkemizde sayıları her geçen gün artan havayı anlamak ve kendi hava tahminini yapmak isteyen meraklı, gönüllü ya da amatör meteorologlar, pilot, yelkenci, planörcü, yamaç paraşütçüsü, denizci, dalgıç, dağcı, mağaracılar ve çevreciler için de iyi bir kaynaktır.
Meteorolojiye ve/veya Klimatolojiye Giriş dersleri için kullanılabilecek bu kitap, ülkemizde TÜBA Türkçe Bilim Terimleri Sözlüğüne uygun olarak hazırlanmış ilk kaynaklardan biridir. Ayrıca İnternet uygulamalarına yönlendirmesiyle öğrencilerin dünyaya açılması, sayısız bilgi kaynağından yararlanabilmesi ve öğrenmeye teşvik etmesi bakımından da benzerlerinden farklıdır. Bu kitap pedagojik yönü ile de bir çok ödüle layık görülmüştür.
Mücahit KARAOĞLU Günlük hayatımızın ayrılmaz bir parçası olan meteoroloji günlük hava tahminlerinden iklim olaylarına, ulaştırmadan bayındırlığa, sağlıktan tarıma, şehircilikten adalete kadar tüm hizmet birimleri ile doğrudan ilgilidir. Ulaştırma hizmetlerinin zamanında ve güvenli bir şekilde yapılması, şehircilik ve tarımda doğru planlamaların yapılması ve kaynak israfının önlenmesi, sağlık ve adalette etkili hizmetlerin verilebilmesi için meteorolojik çalışmalar çok önemlidir ve bu önem giderek daha iyi anlaşılmaya başlanmıştır. Meteorolojik destek alınmadan yapılan faaliyetlerde mutlaka bir eksiklik ve aksaklık ortaya çıkacaktır.
Günlük hayatımızda bu derece etkili olan meteoroloji sadece meteoroloji terimi ile bu hizmetleri kapsayamaz ve yapamaz. Hizmet verdiği birimlere göre kendisi de pek çok alt birimlere ayrılmıştır. İklim bilimini ifade eden klimatoloji coğrafyanın bir alt dalı olup meteoroloji bünyesinde de hizmet vermektedir ve uzun yıllar meteorolojik verilerini iklim bilgilerine dönüştürür. Zirai meteoroloji en doğru ve ekonomik tarımın yapılması için uğraş verir ve hem meteorolojik hem de klimatolojik verilerden yararlanır.
Üniversitelerimiz bünyesindeki ziraat fakültelerinin büyük bir bölümünde hâlâ meteoroloji ve/veya klimatoloji (iklim bilgisi) dersleri okutulmaktadır. Bu elbette yanlış değildir ama eksiktir. Tarım sektöründe görev alacak bir ziraat mühendisi meteoroloji ve iklim parametrelerini sadece soyut bir ifade olarak değil, aynı zamanda bunları nasıl kullanıp uygulayacağını da bilmelidir.
Bu amaca hizmet etmek gayesi ile hazırlanan bu kitapta meteoroloji, klimatoloji ve zirai meteorolojinin anlamı, önemi, çalışma alanı, birbiri ile ilişkileri anlatılarak tanıtılmaya gayret edilmiştir. Belli bölümlerin sonunda tamamlama sorularıyla konunun daha iyi anlaşılması amaçlanmıştır. Kitapta geçen bazı terimlerin daha iyi anlaşılması ve meteorolojide kullanılan bazı terimlerin anlaşılmasına yardımcı olmak amacıyla son kısma sözlük ve kolay kullanım için kitabın sonuna indeks konulmuştur. Başta, geleceğimiz olan öğrencilerimize ve diğer kullanıcılara faydalı olmasını dilerim.
Tufan Karaaslan İlkçağlardan 21. Yüzyıla Ortadoğu önemli bir medeniyet ve kültür merkezi olmanın yanında pek çok sıcak savaşa sahne olmaya devam etmektedir. Bu çekişmelerin odak noktalarını ise bazen din mücadeleleri, bazen mezhep mücadeleleri, bazen ekonomik paylaşım zorlukları, bazen de kültür ve “hayat sahası” çekişmesi oluşturmaktadır.21. yüzyılın başlarında bu mücadeleler canlı olarak yaşanmaktadır. Bu nedenlerden dolayı Orta Doğu denen bölgenin çok kısa tarihi geçmişi, bugünkü devlet sınırlarının nasıl oluştuğu, bunlarla ilgili sorunlar, bölge ülkelerin kısa fiziki beşeri ekonomik coğrafya özellikleri kitapta tanıtılmaya çalışılmıştır. Kitabın bölge üzerine çalışan araştırmacılara, öğrencilere, bölgede yaşayan kişilere yararlı olacağı düşünülerek hazırlanmıştır.
K. Mert ÇUBUKÇU Bu kitabın yazılış nedeni; başta planlama ve coğrafya olmak üzere mekansal bilimler olarak tanımlanabilecek alanlarda yaygınlıkla kullanılan klasik istatistik ve mekansal istatistik yöntemlerinin yalın bir dil ve dört işlem ile sınırlı aritmetik bilgisi ile okuyucuya sunulmasıdır. Kitap yazılırken 80'i aşkın yabancı kaynaktan yararlanılmış ve her teknik son derece sade bir dille anlatılmıştır. Anlatılan tekniklerin uygulamada rahatlıkla kullanılabilmesine yönelik olarak, kitap kapsamındaki her yöntem hiçbir basamak atlanmadan çözülmüş sayısal örneklerle desteklenmiştir. Bu örneklerin çözümü için hiçbir özel bilgisayar yazılımı gerekmemektedir.

Kitabın hedef kitlesinin bir bölümünü başta planlama ve coğrafya olmak üzere mekansal bilimlerde öğrenim gören lisans ve lisansüstü düzeydeki öğrenciler oluşturmaktadır. Kitaptaki örneklerin tamamı “mekan” odaklıdır ve hedef kitlenin ilgi alanına uygun olarak kurgulanmıştır. Ayrıca, mekansal analizlerin işlendiği sosyal, fen ve beşeri bilimlerde okutulan dersler için de bu kitap, potansiyel kaynak kitap niteliğindedir. Kitabın yazımında kullanılan sade dil ve hiçbir basamak atlanmadan aktarılan sayısal örnekler sayesinde bu kitap, üniversiten yıllar önce mezun olmuş, kamu ve özel sektörde mekânsal ve istatistiksel analizler üreten uygulamacılar için de aranan ve özlenen bir başvuru kitabı olacaktır.

Kitap, klasik istatistik yöntemlerinin mekânsal analizlere yönelik olarak yeniden ele alındığı alan olan “mekansal istatistik” açısından da Türkiye'de bir ilk olma özelliğini taşımaktadır. Kitapta aktarılan “mekansal istatistik” yöntemlerinin tamamına yakını coğrafi bilgi sistemlerine yönelik yazılımların standart parçaları haline gelmişse de, bu yöntemlerin anlatıldığı Türkçe bir kitap yayımlanmamıştır. Dolayısıyla, bu kitap bu alanda sıklıkla kullanılan yöntemleri, kullanıcıları için bir “kara kutu” olmaktan çıkartma gayesini de taşımaktadır.
Ahmet Erdal OSMANLIOĞLU Gelişen toplumlarda yaygın ve etkili olarak faydalanılan nükleer uygulamalar, nükleer enerjiyi toplumsal gelişme sürecinin bir parçası haline getirmiştir. Bu düzeyde kullanılan bir kaynağın insan ve çevresi ile etkileşimi yeterince bilinmemektedir. Bu çerçevede ortaya çıkan bu kitap sadece nükleer enerji mühendislerinin veya nükleer fizikçilerin değil, nükleer tıp ve nükleer uygulamalar yapan mühendislerin faydalanacağı bir kaynak niteliğindedir. Çevre Bilimleri ve Mühendisliği alanında ise özellikle eksikliği duyulan nükleer ve radyoaktif atıklar konusundaki kaynak arayışlarına cevap verebilecek niteliktedir.
Uygulamalarla da desteklenen bu kitap, konu hakkında doğru bilgiye ulaşmak isteyen okuyucular, nükleer alanla ilgili ders alan öğrenciler, bilimsel çalışma yürüten akademisyenler ve aynı zamanda fiilen bu alanda çalışanlar için de oldukça faydalı bilgiler içermektedir.
Bu kitabın teorik ve pratik anlamda içeriğini oluşturan bilgiler nükleer alanın toplumu ve çevreyi ilgilendiren en önemli konusu olan “Radyoaktif Atık Yönetimi” nin anlaşılmasını sağlayacaktır.
Angela L. Coe Doğadaki saha çalışmalarında, Yerkabuğu şekillerini, fiziksel ve kimyasal özelliklerini ve çalışma yöntemlerini açıklayan ve inceleyen Saha Jeolojisi Çalışma Yöntemleri kitabı, jeoloji, jeofizik ve maden gibi yerbilimlerinin farklı disiplinlerinin yanı sıra malzeme, maden, inşaat, çevre ve coğrafya gibi bilim dalları için de temel kaynak niteliğindedir. Yerküremiz, aralarında sürekli etkileşim ve iletişim olan jeosfer, hidrosfer, atmosfer ve biyosfer alt sistemlerin bütününden oluşur. Dünya'mızda meydana gelen iç ve dış olaylar bu alt sistemlerin etkileşimi ve sürekli bir döngünün sonucunda meydana gelirler. Sıklıkla çevresel ve yaşamsal sorunlara neden olan sel, çığ, deprem, heyelan, volkanik patlamalar gibi olağan doğa olaylarının sahada gözlenmesi, görsel ve kolay anlaşılır olarak şekil ve fotoğraflar ile sergilenmesi önemlidir. Saha çalışmaları; volkanik püskürmelerin tahmini, sedimanter kayaçlar içerisindeki geçmiş iklim değişikliği kayıtlarının dönemlerini anlamak, dağ oluşum süreçlerinin anlamını çözmek veya mineral kaynaklarının yerini bulmak için Yerküre süreçlerini anlamamıza önemli katkı sağlayacaktır.
Yerkabuğu'nu oluşturan temel kayaç grupları, oluşum koşulları ve dağılımları farklı fiziksel ve kimyasal özellikler sunarlar. Jeolojinin temel konularından biri olan ve yerkürenin kabuk kesimini oluşturan magmatik, metamorfik ve sedimanter kayaları inceleyen kayaç bilimi fizik, kimya ve matematik gibi temel bilimleri kullanarak kayaçların oluşum koşullarını açıklar. Kayaç grupları, kendilerine özgü deformasyon yapıları ve petrografik dokuları ile diğer gruplardan kolayca ayırt edilebilir. Bu kayaçlar; Yerküre'de dağ oluşumu, deformasyon, başkalaşım ve yapısal jeoloji konularını anlamakta anahtar rol oynarlar. Bütün bu olayların sahada gözlenmesi ve değişik aletler ile birbirleri olan ilişkilerinin saha teknikleri ile saptanması son derece önemlidir. Kitap, Yeryüzü şekilleri ve olaylarının gelişim ve çevresel etkilerini güncel şekil ve fotoğraflarla destekleyerek özgün ve bilimsel nitelikte hazırlanmıştır. Bu kitap, Yerküre'yi jeolojinin temel kavramlarına odaklanarak incelemekte ve jeolojinin ana konularını çalışılmış örneklerle açıklamaktadır. Levha Tektoniği teorisi ile sismik olaylar ve yanardağ etkinlikleri, dağ oluşumu ve dağılımları gibi jeolojik süreçler günümüzde jeoloji haritaları, blok diyagramlar şekiller ile açıklanır. Bu kitap, bütün bu jeolojik olaylar sonucunda meydana gelen yeryüzü şekilleri verilerinin derlenmesi, ölçülmesi, haritalanması ve blok diyagramlarının nasıl yapıldığını anlatmaktadır.
Saha Jeolojisi Çalışma Yöntemleri kitabı; içinde yaşadığımız gezegenimizi daha iyi anlamak ve onunla birlikte uyum içinde yaşamayı öğrenmek için temel başvuru kitabı olarak, ilgilenenlerin yararlanmasına sunulmuştur. Yerbilimleriyle uğraşan, araştıran ve doğayı sevenlere eşsiz bir kaynak niteliğindedir.
Colin FLINT, Peter J. TAYLOR, Pearson Çok hızlı değişen günümüz dünyasında süreklilik ve süreksizlikleri anlaşılır kılmak, sağlam bir odak noktası ile birlikte esneklik de gerektiriyor. ColinFlint ve Peter J. Taylor entelektüel açıklık, titizlik ve vizyonlarıyla bu entelektüel gerekliliği karşılayacak bir metin ortaya koyuyorlar. Flint ve Taylor, küresel düzeyde deneyimlediğimiz değişimleri dünya-sistemleri çerçevesinde bir teorik bağlama yerleştirerek, politik şiddetten terörizme, çevre felaketlerinden emperyalizme, ekonomik eşitsizliklerden dışlayıcı ve köktenci milliyetçi ve dini politikalara, toplumsal cinsiyetten kentlerin küresel politikalara etkisine kadar çok sayıda sorunu doğrudan ele alıyor ve bizlere farklı bir bakış açısı kazandırıyor. Siyasi Coğrafya: Dünya-ekonomisi, Ulus-devlet ve Yerellik, başta uluslararası ilişkiler, siyaset bilimi, siyasi coğrafya ve ilişkili alanlarda çalışanlar ve öğrenciler olmak üzere dünya politikasının işleyişini geleneksel ve alışılmış bakış açılarından farklı bir tarihsel ve coğrafi çerçevede anlamlandırmaya çalışan herkese temel bir metin sunmaktadır.
Abdullah UĞUR, Alpaslan ALİAĞAOĞLU Şehirler, bünyelerinde barındırdıkları yoğun nüfusla birlikte merkezi konumları ile ürettikleri mal ve hizmetlerin çeşitli olması nedeniyle çevresindeki nüfusu da kendilerine bağlayarak, dünyadaki nüfusun çok büyük bir bölümünü doğrudan ya da dolaylı olarak etkilerler. Bu nedenle şehirler, doğası gereği kompleks ve hızla değişen bir yapıya sahiptirler. Bu yüzden şehirlerin planlanması zor, sorunları da fazla ve çeşitli olmaktadır. 1990’lardan itibaren gittikçe etkisini artıran küreselleşme de şehirlerin bu yapısını daha da karmaşık hâle getirmiştir.
Şehirlerin sorunlarının çözümü ve sağlıklı bir şehir gelişiminin sağlanması ancak şehirlerin çok yönlü olarak analiz edilmesiyle mümkündür. Eldeki bu çalışma, uzun bir geçmişe ve hızlı bir değişime sahip olan şehri ve bunu konu alan şehir coğrafyası konularını güncellemeyi ve şehirlerin çok yönlü olarak analiz edilmesine katkı sağlamayı amaçlamaktadır.
Fahri APAYDIN Günümüz dünya ekonomi sisteminde şehirlerin üstlendiği misyon daha da gelişmekte ve ülkelerin kalkınmasında şehirlere önemli görevler yüklenmektedir. Buna bağlı olarak ülkelerin önde gelen şehirleri arasında, turizmden ve ulusal ve uluslararası yatırımlardan daha fazla pay alma konusunda yoğun bir rekabet yaşanmaktadır. Bu rekabet daha fazla kaynak elde etme, başka yerlerdeki iş yerlerinin şehirlere taşınması, daha fazla yatırım çekme, daha fazla ziyaretçi çekme ve hatta daha fazla yerleşimci çekme alanlarında yoğun olarak görülmektedir. Bu yoğun rekabet ve insanların, paranın ve ürünlerin ülkeler ve şehirler arasında serbestçe dolaşabilmesi, şehirleri daha cazip yerleşim birimleri haline getirerek yukarıda sayılan unsurların gerçekleştirilmesinin yanında, yerli halkın şehirden ayrılmaması için tatmin ve mutlu edilmesini zorunlu kılmaktadır. Bu bağlamda şehir yöneticilerinin, şehre değer katmada önemli rolü olan pazarlama ilke ve yöntemlerinden daha fazla yararlandıkları görülmektedir.
Bu kitap, pazarlama biliminin geliştirdiği ilkelerin ve yöntemlerin şehir pazarlamasında ve şehirlerin markalaştırılmasında nasıl uygulanabileceğini incelemektedir. Bu amaçlinsanların bir şehre yatırım, şehri ziyaret etme ya da yerleşme kararı alırken geçirdikleri karar verme süreçleri incelenmektedir. Kitapta ayrıca şehirlerin pazarlanmasında uygulanabilecek stratejik pazarlama planlamasına değinilmektedir. Buna ilave olarak şehrin stratejik imaj yönetiminin nasıl etkin bir şekilde yapılabileceği de analiz edilmektedir. Kitapta ayrıca, şehirlerin insanlarla kurdukları iletişim biçimleri, iletişimde kullandıkları araçlar ve bunların planlanması anlatılmaktadır. Dünya ekonomilerinde yaşanan değişiklikler şehirler için yeni fırsatlar doğururken bir taraftan da tehditler yaratmaktadır. Şehirlerin yönetiminde etkili olan kişilerin rekabetçi bir ortamda ortaya çıkan yeni fırsatları ve tehditleri nasıl yönetebilecekleri de kitapta analiz edilmektedir. Bir hizmet endüstrisi olan turizmin şehirlerin pazarlanmasında önemli bir yeri bulunmaktadır. Bu nedenle kitapta aynı zamanda turizmle ilgili gelişmekte olan bazı trendlere ve gelişmelere de değinilmektedir. Şehirlerin markalaşmasına ve pazarlanmasına şehirlerde düzenlenen kültürel faaliyetlerin nasıl katkıda bulunduğu ve bazı şehirlilik kavramları ve onların şehir pazarlamasındaki rolleri de kitapta incelenen konular arasındadır.
Cevat İnal, Ali Erdi, Ferruh Yıldız Ülkemizde değişik amaçlar için farklı ölçeklerde haritalar üretilmektedir. Bu haritalar yeryüzüne dayalı her türlü projelendirme ve uygulamalarda değişik meslek elemanları tarafından kullanılmaktadır. Harita sektörünün haricindeki teknik elemanların, kullandıkları bu haritaların üretilmesi ile ilgili teknik esasları ve uygulama projelerini kendilerinin yapabilmeleri için, konu ile basit ölçme tekniklerini bilmeleri ve uygulayabilmeleri gerekir. Bu eser, özellikle harita sektörünün dışındaki inşaat, mimarlık, şehir ve bölge planlama, jeoloji, maden, çevre, ziraat gibi sektörlerde çalışan teknik elemanların topografya ile ilgili problemlerinde bir başvuru kaynağı olabilecek nitelikte hazırlanmıştır. Bunun yanında,
harita-kadastro sektörünün topografik ölçmelerle ilgili temel konularına da eserde yer verilmiştir.
Cengiz Demir, Aydın Çevirgen Bu çalışmada, turizm ve rekreasyon faaliyetlerinin çevreye olumlu etkiler bırakabilmesi için yapılması gerekenler, sürdürülebilir gelişme yaklaşımıyla ele alınmıştır. Yani, bize atalarımızdan kalan çevre mirasının korunup geliştirilerek gelecek nesillere aktarılması, kitaptaki bölümlerin özünü oluşturmaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde boş zaman, rekreasyon ve turizm arasındaki ilişki, doğal alanların sınıflandırılması ve milli parkların bu sınıflandırma içindeki yeri ve önemi ele alınmıştır. İkinci bölümde, turizm endüstrisinde gelişme eğilimleri ve çevre yönetimi konularına yer verilmiştir. Üçüncü bölümde, sürdürülebilir gelişme ve turizm arasındaki ilişki incelenmiştir. Son bölümde ise turizm ve çevre etkileşimi konuları ele alınmıştır. Bu kitap, turizm ve çevre eğitimi alan öğrencilere, akademisyenlere ve çevreye duyarlı sektör çalışanlarına yararlı olacak bir çalışmadır.
Ömer SAYA - Emrullah GÜNEY Coğrafya, botanik, sınıf öğretmenliği dallarında öğrenim gören üniversitelilerin ve lise
öğretmenlerinin gereksinimleri dikkate alınarak hazırlanan bu yayın, dizinin ikinci kitabıdır.
Ülkemiz bitki örtüsü, büyük bir özgünlük, korunması gereken bir varsıllık sergiler. İzmir'den Iğdır'a; Anamur'dan Sinop'a; Kırklareli'nden Hakkari'ye; Datça'dan Hopa'ya yapılacak bir yolculuk bize bu konuda fikir verebilir. Maki ve garig topluluklarından bozkır bitkilerine; kızılçam ormanlarından tuzlu bataklıklara değin, Avrasya'nın tüm bitki örtüsü, yükselti basamaklarına göre çeşitli ağaçlar, otlar, çalılar, göz önüne serilir.
Türkiyemiz relikt (kalıntı) ve endemik (yerli, yalnız oraya özgü) bitkiler açısından da üstün özelliklere sahiptir.
Ancak, turizmde ortaya çıkan gelişmeler, kentleşme, konut sitelerinin çoğalması, çayların
susuzlaşması, akarsuların akmaz olması, her koya HES yapma isteği, barajlar ve ortaya çıkan yapay göller, sanayi tesislerinin büyümesi, ulaşımın kolaylaşması için özellikle kara yollarının genişletilmesi zorunluluğu, orman ve anız yangınları, her ile havalimanı yapma isteği, kıyılarda liman ve petrol damıtmevleri, depolar...doğal bitki örtüsüne zarar vermekte; sonuçta birçok bitki ortadan çekilmektedir.
Toprak aşınımı (su ve rüzgâr erozyonu), ilkel ve yanlış tarım yöntemleri, verimsiz ve baskıcı hayvan yetiştirme çalışmaları ve bunlara bağlı olarak ilerleyen bitkisizleşme, doğal ortam yozlaşması da gündemdeki yerini koruyan sorunlardandır.
Kitapta, her bölüme okuma parçaları eklenmiştir. Özenle seçilen bu bölümler okuma isteğini
artıracak, konunun daha iyi öğrenilmesini sağlayacaktır.
Ahmet Ertek, Ali Meydan, Ali Yiğit, Arife Karadağ, Cemalettin Şahin, Hamza Akengin, İrfan Kaygalak, Levent Uncu, Meryem Hayır Kanat, Mustafa Sağdıç, Mutlu Yılmaz, Nuriye Garipağaoğlu, Selma Akay Ertürk, Yüksel Güçlü Türkiye Coğrafyası ve Jeopolitiği kitabında, Türkiye coğrafyası hakkındaki bütün konular güncel veriler ışığında, araştırılarak bir araya getirilmiştir. Derleme ve orijinal bilgilerin birlikte yer aldığı kitap, özellikle eğitim fakülteleri için kaynak kitap olarak tasarlanmıştır. Ayrıca kapsamının genişliği nedeniyle coğrafya bölümlerinde okutulan Türkiye fiziki ve beşerî coğrafyası derslerinde de kaynak olarak kullanılabilir. Ders kitabı olmasının yanı sıra, Türkiye coğrafyası hakkında bilgi sahibi olmak isteyen herkese hitap eden bir içeriğe sahiptir.
Kitapta; Türkiye'nin arazisinin oluşumundan iklimine, bitki örtüsünden akarsuyuna, toprağından doğal afetlerine kadar fiziki coğrafya konuları basit ve yalın bir dille anlatılmıştır. Bu fiziki koşullarda gelişen nüfus ve yerleşme özellikleri güncel veriler ile işlendikten sonra; ülke ekonomisini oluşturan tarım, madenler ve enerji kaynakları, sanayi, ulaşım, turizm ve ticaret konuları neden sonuç ilişkisiyle açıklanmış ve Türkiye'de görülen doğal ortam sorunları ele alınmıştır.
Emrullah Güney, Umut Güney Trakya'dan Nairi'ye, Karya'dan Pontos'a, Paflagonya'dan Pamfilya'ya, Misya'dan Kilikya'ya Anadolu'nun antik dönem bölgeleri... Ve içerde yer alanlar: Frigya, Galatya, Kapadokya...
Türkiyemizin geniş coğrafyasında her biri ayrı özelliklere sahip alanları bilmek, tanımak gerekiyor. Bu bölgelerde, Yunanistan'dan daha çok antik kent yer alıyor; İtalya'dan daha çok Roma beldesi bulunuyor. Agoralar, su kemerleri, yollar, tiyatrolar, tapınaklar... Dünyanın ilk plan üzerine kurulmuş beldeleriyle birer ürbanizasyon harikası bunlar. Yıkıntıları bile görkemli nice beldeler...
Tarihsel olaylar coğrafi mekânlarda ortaya çıktığı için bu kitaba "Türkiye Coğrafyasının Uygarlıkları" adı verildi. Yarımadalarımızda (Trakya ve Anadolu) yaşamanın bizler için özel bir anlamı vardır. Çünkü Asya'nın Ege Denizi'ne doğru sokulan yarımadası ile Avrupa'nın Asya'ya doğru uzanan yarımadası sıradan yereyler değildir. Daha doğru bir tanımla bu yarımadalar; birer kıta uzantısı değil, başlıbaşına birer anakaradır. Bu toprakları yurt olarak benimsemek, geçmişi bilmekle, kadim uygarlıkları tanımakla olanaklıdır.
Öğrencimize, öğretmenimize, turist rehberine, aydınımıza yararlı olması dileğimizdir.
Emrullah Güney Coğrafyadan siyasal bilimlere, biyolojiden hukuka birçok bilim dalının ilgilendiği multidisipliner bir inceleme konusu olan çevre sorunları ile ilgili kitabımız, özellikle öğretmen adayları için hazırlanmıştır. Bu kitaptan, coğrafya, sosyal bilgiler, Türkçe, biyoloji, sınıf öğretmeni olmak için öğrenimlerini sürdüren gençler, bu konuda ders veren öğretim elemanları ile tarım ve orman mühendisliği alanlarında yetişen öğrenciler yararlanabilir. Türkiye’deki çevre sorunlarının kapsamlı olarak ele alındığı ve incelendiği bu çalışmanın tüm okuyuculara yararlı olacağına inanıyoruz.
Mehmet GÜRDAL Uygarlıklar köprüsü soylu Anadolu toprakları; 10 bin yıldır 15 farklı medeniyete yurt olmuş ve bu coğrafya üzerinde, geçmişte yaşamış olan insanların meydana getirdiği eşsiz antik kentlere ve Türk-İslam sanat eserlerine sahne olmuştur.
İki bölüm ve on kesimden oluşan bu eserde, Anadolu'nun ''Prehistoryası'', ''Tarihi Çağları ve Uygarlıkları'' yanı sıra, Türkiye'nin bölgeler itibarıyla 81 ilin ''Turizm Varlıkları ve Özellikleri''ni; doğal, tarihi, kültürel, arkeolojik, mitolojik ve turistik açıdan akademik bir disiplin içinde ayrıntılı bir şekilde araştırmak, bölgesel haritalar ve toplam 113 adet renkli resim ile görsel olarak konuları her okur için daha da anlaşılır hâle getirmek başlıca amacımız olmuştur.
Ayrıca bu eser, Eğitim Fakültelerimizin ''Coğrafya Bölümleri''nin müfredat programlarına uygun olarak hazırlanmış ve önemli bir ihtiyacı karşılamayı amaçlamıştır.
Okurların talepleri üzerine genişletilmiş ikinci basımını gerçekleştirdiğimiz bu eserin; ülkemizde turizm eğitimi veren ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencilerine, akademisyenlere, profesyonel turist rehberlerine, tur operatörlerine, seyahat acentelerine, Türkiye'yi gezip-görmek isteyen yerli ve yabancı ziyaretçilere ve ülkemizin ''Turizm Pazarlaması''nda etkin tanıtımına yararlı olmasını içtenlikle diliyorum.
Ersin Güngördü İlk kez 1994 yılında yayımladığım “Türkiye'nin Beşeri ve Ekonomik Coğrafyası” isimli bu eser; 1997, 2001 ve 2006 yıllarında gözden geçirilerek tekrar basılmış ve 2011 yılında artan ihtiyaç ve taleplere uygun bir şekilde geliştirilmiştir.
Eserin I. Bölümünde genel olarak Türkiye'de nüfusun dağılışı, dağılışın nedenleri ve sonuçları, nüfusun yapısı, nüfus hareketleri, nüfus yoğunlukları; II. Bölümünde “Yerleşme Coğrafyası” başlığı altında coğrafi ortam içersinde yerleşme-insan ilişkileri, kır ve şehir yerleşmeleri; III. Bölümünde ise; doğal ortam-insan ilişkisi sonucu ortaya çıkan ekonomik faaliyetler “Ekonomik Coğrafya” başlığı altında ele alınmış ve insan coğrafyası, zirai coğrafya, hayvan coğrafyası, maden coğrafyası, enerji coğrafyası, sanayi coğrafyası, ticaret coğrafyası, ulaşım coğrafyası ve turizm coğrafyasına yer verilmiştir.
2011 yılında basımını gerçekleştirmiş olduğum bu eserde Türkiye'nin nüfus, yerleşme (kır-şehir), ziraat, hayvan, maden, enerji, sanayi, ticaret, ulaşım ve turizm coğrafyası konularına yer verilmiştir. Her konuyla ilgili renkli dağılış haritaları, resim, şekil ve tablolar konmuştur.
Bunun yanında, bu kitabın benim için manevi önemi Sabah Gazetesi'nin de en çok okunan kitaplar listesinde yer almasıdır. Sabah Gazetesi 2 Mayıs 2006 tarihindeki Pazar Sabah Eki baskısında Ersin Güngördü'nün Türkiye'nin Beşeri ve Ekonomik Coğrafyası kitabının çok okunan ve satılan kitaplar listesinde olduğunu yayımlamıştır.
Türkiye'nin Beşeri ve Ekonomik potansiyelini tanıtan bu eserin öğrenciler ve diğer okuyucular için büyük fayda sağlayacağını ummaktayım.
Ersin Güngördü Bu eserin amacı; Turizm potansiyeli zengin olan ülkemizi Turizm Coğrafyası yönünde ele alıp tanımaktır. Çünkü Turizm faaliyetlerinde esas olan ülkemizdeki potansiyelin varlığını yani turist zenginliğini ortaya koymaktır. Ülkemizin turizm potansiyeli, iç ve dış kuvvetlerin (doğadaki) karşılıklı etkileşimi sonucu meydana gelmiştir. Beşeri potansiyel ise antik çağlardan beri yurdumuzda kurulan medeniyetlerin kültürel izleridir. Gerek doğal gerekse beşeri potansiyel bu dersin okutulduğu fakülteler ve yüksekokullarda öğrencilere Türkiye’nin Turizm coğrafyası dersi öğretilmek suretiyle gerçekleştirilmektedir. Bu maksatla bu kitabın Türkiye’nin tanıtılmasına az da olsa yardımcı olacağı düşünülmektedir.
Muammer Tuna Çevre sosyolojisi, sosyoloji bölümlerinde genellikle seçmeli ders olarak yaygın şekilde okutulmaktadır. Buna karşın Çevre sosyolojisinin sosyoloji disiplini içerisinde yaygın olarak kabul gördüğünü söylemek zordur. Bu alanda yer alan kişiler genellikle sonradan bu alanı seçmiş kişilerdir. Dolayısıyla çevre sosyolojisi alanında Türkçe yayınların sınırlı olduğunu söylemek abartı olmaz. Bu çalışma, işte bu noktadan hareketle, çevre sosyolojisi alanında bir kaynak kitap olması amacıyla hazırlanmıştır. Çalışmada bir yandan çevre sosyolojisinin teorik ve tarihsel temellerine değinilirken, diğer yandan bir çevre sosyolojisi araştırması olarak Türkiye’de çevreye ilişkin toplumsal eğilimler araştırılmış ve bu çalışma kapsamı içerisinde bulgular tartışmaya açılmıştır.
Emrullah GÜNEY Komşu Ülkeler Coğrafyası...Tamamı ya da bir bölümü Osmanlı Devleti'nin sınırları içinde kalan ülkeler...
Sınırdaş ya da sınır ötesi...Moldova'dan Kuveyt'e; Arnavut diyarından Azerbaycan'a... Tarihsel, toplumsal, ekonomik, siyasal bağlantılarımızın olduğu ülkeler.
Kitabımız başta Türkiye üniversitelerinde değerlendirilecek elbette. Sayıları 200'e yakın...Kıbrıs, Makedonya, Moldova-GagauzKomrat, İran Tebriz, Irak Kerkük, Suriye Bayır Bucak, Azerbaycan... Edebiyat - Eğitim fakülteleri yanında İktisadi ve İdari Bilimler fakültelerinde de ders kitabı olarak kullanılacak.
Bilgiler güncellendi, okuma parçaları özenle seçildi ve ortaya bu kitap çıktı.Yararlı olmasını diliyoruz...
Esen DURMUŞ, Ali YİĞİT Her ne kadar günümüzde azalmış olsa da çok eskiden beri nüfusun ve milli gelirin büyük bir bölümünün tarıma bağlı bulunduğu ülkemizde, hedeflerin saptanması ve gerçekleşmesinde tarımsal potansiyelin belirlenmesinin çok önemli bir yeri olduğu kuşkusuzdur. Tarımsal ürünlerin en iyi yetiştirme koşulu gösterdiği alanlarda ekilmesi, birim alandan daha fazla gelir elde edilmesi, ekonomik yöntemlerin ortaya konması ve dolayısıyla üretimle ilgili planlamaların daha sağlıklı yapılması gerekmektedir. Bunu yapabilmek için tarımsal bölgelerin yanında, bölge içinde ortaya çıkan lokal ünitelerin özelliklerinin de iyi açıklanması gerekmektedir. Tarımsal potansiyelin belirlenmesi ise bu alanların niteliklerinin tüm özelliklerinin ortaya konması ile mümkündür. Tarım alanlarının dağılışının özellikle topografya ile ilgili olduğunu, bu alanlarda yetişen ürünlerin çeşit ve miktarındaki değişikliklerinde iklim, hidrografya ve toprak özelliklerine bağımlılık gösterdiğini söyleyebiliriz. Bölge içinde yer yer meydana gelen topografik farklılıklar yani ovalık alanlar, havza tabanları, depresyonlar ve yükseltinin azaldığı yerde iklimin elverişliliği birçok farklı bölüm ve yörelerin oluşmasını sağlamıştır.

Bu amaçtan hareketle bir yöre ayrımı gerçekleştirmeye çalışılmıştır. Yöre ayrımında bitkisel üretim kriter olarak alınmıştır. Bitkisel üretimin seçilmesindeki amaç; ürünlerin toprak, iklim, hidrografya ve yeryüzü şekilleri gibi doğal özelliklerin yanında nüfus, yerleşme ve ekonomik aktivite gibi beşeri özelliklerin sonuçlarını en iyi şekilde yansıtmalarıdır. Ülkemizde yetiştirilen tarım ürünlerinin yetişme koşulları ayrıntılı bir şekilde incelemiştir. Bu ürünlerin anlansal dağılışları, ilçeler bazında tespit edilip Türkiye'de tarım yörelerinin belirlenmesi konusunda bir deneme yapmak amaçlanmıştır.üü

Fuat İNCE Evren nasıl doğdu? Nasıl gelişti? Nötron yıldızı nedir? Kara delik nedir? Kara madde nedir? Kara enerji nedir? Evreni nasıl bir son bekliyor?
Hafta neden 7 gündür? Antik Çağ’da Dünya'nın çapı nasıl ölçüldü? İslam bilimcilerin gökbilime katkıları neler olmuştur? Einsten'ın müthiş buluşları yanında hangi yanılmaları oldu?
Uydular neler yapar, neler yapamaz? Uydular evimizin içini görülebilir mi, bizi dinleyebilir mi? Uydular adres bulmamızı nasıl sağlıyor?
Uzay hukuku nedir? Uzay politikaları nedir? Uzay savaşları ne demektir? Gidişat ne yönde? Türkiye uzay konusunda neler yaptı, yapamadı?
Elinizdeki kitapta, yukardaki sorulara ve benzerlerine ilginç ve bilimsel yanıtlar bulacaksınız.
Uzay, ezelden beri insanlığı meşgul eden bir konu olmuştur ve olmaya da devam edecektir. Uzay konusunda birçok dilde kitaplar yazılmışsa da uzay bilimleri tarihini, günümüz uzay teknolojilerini, hukukunu ve politikalarını tek bir kapak altında ele alan bir kitap ne Türkçe ne de yabancı bir dilde bulunmaktadır. Hurafelerin başıboş dolaştığı bir alanda, bu kitap bilimsel, teknolojik ve politik gelişmeleri, herkesin anlayacağı bir dille anlatmaktadır.