Yönetim - İnsan Kaynakları \ 1-1
Aslan ŞENDOĞDU Bankacı olmayı mı düşünüyorsunuz? Ya da Bankacılık sektöründe çalışan olarak iş performansınızı artırmak mı istiyorsunuz? Elinizdeki kitabı okuyarak mevcut bilgi dağarcığınızı daha da geliştirebilirsiniz. Siz de iş hayatının yoğunluğunu, Thomas Edison'un dediği gibi “Hayatımda bir gün bile çalışmak zorunda kalmadım, her şey eğlenceydi” şeklinde, keyifli bir yolculuk olarak duyumsayabilirsiniz.
Asuman ÖZDEMİR Sosyal bir varlık olan insan, her şart ve koşulda toplanma ihtiyacı duymuştur. Bu iletişimin sağlandığı en iyi yoldur. Yönetimin en temel süreçlerinden biri olan toplantılar, belli sonuçlara ulaşmak için iki veya daha fazla insanın arasındaki bilgi, görüş ve fikir alışverişi olarak tanımlanır. Toplantılar, ortaya çıkan sorunu çözmek, ihtiyaç duyulan uzmanlık bilgisine ulaşmak, herhangi bir konuda ilgilileri bilgilendirmek, toplu karar almak, sorumluluğu anonimleştirmek veya çalışanların moralini yükseltmek gibi çeşitli nedenlerle düzenlenir. Ancak bir toplantıda yaşanan en yoğun duygular: huzursuzluk, aşırı can sıkıntısı, bıkkınlık ve "ben neden burdayım", "bir an önce bitse de gitsek" düşüncesidir. Ancak, örgütlerin belirleyecekleri ilkelere bağlı olarak oluşturdukları toplantı kültürleri, verimli toplantılar için ilk adım olacaktır.

Verimli, başarılı toplantılar için, bilgi ve deneyimlerin paylaşıldığı bu çalışma; yönetici, çalışan, öğretici, öğrenenler için önemli bir kaynak olacaktır.
Nuran ÖZTÜRK BAŞPINAR Örnek Olay Analizi Büro Yönetimi ve Yönetici Asistanlığı Programında belki de en önemli derstir. Gerçek iş yaşamında karşılaşılan veya karşılaşılması muhtemel sorunlar, programda dört yarıyıl boyunca alınan diğer tüm derslerdeki teorik bilgiler yardımı ile bu derste ele alınır, incelenir ve çözüm yolları önerilir. Örneklerle hangi durumda, nasıl davranmanın, konuyu nasıl ele almanın en iyi yaklaşım olduğu pekiştirilmeye çalışılır.
Bu kitaptaki örnek olaylar Büro Yönetimi ve Yönetici Asistanlığı konusunda mesleki eğitim alanların öğrendikleri kuramsal bilgileri gerçek iş yaşamından alınan örnek kesitler üzerinde tartışarak pekiştirme yapabilmelerini, eğitimleri boyunca edindikleri bilgiler üzerinde düşünmelerini, yorum yapmalarını sağlamak için hazırlanmıştır. Bunun yanı sıra çeşitli örgütlerde Büro Yönetimi ve Yönetici Asistanlığı alanında yaşananları gözler önüne sererek, öğrencilerin bu konuda düşünmelerini, tartışmalarını ve kendilerince çözümler üretmelerini, eldeki bilgilere dayanarak çözüm önerileri üretmelerini, bunları farklı düşünen kişilere karşı savunmalarını ve gerektiğinde başkalarının düşüncelerinden de yararlanarak yeni düşünceler oluşturmalarını sağlamak ve büro çalışanlarının yaptıkları hataları belirleyerek, tartışmak ve çözüm yolları geliştirmek amacıyla kaleme alınmıştır.
Mevlüt TÜRK Yeşil pazarlama uygulamalarında, “ürünlerin çevreci özelliklerini abartarak pazarlamak” yerine (yeşil boyama), çevreci bir anlayışın bütünüyle benimsenerek uygulanması; tüketicilerde çevre bilincini geliştirici çabalara önem verilmesi; orta ve uzun vadede yeşil ürün talebinin büyümesine katkı sağlayacak ve firmalar da bundan yarar sağlayacaklardır. Diğer taraftan, toplumda bu şekilde çevre bilincinin gelişmesiyle, toplum hem kamunun hem de özel sektörün uygulamalarının denetçisi olacaktır. Yani örgütlü ve tepkili bir toplum olma yolunda daha hızlı mesafe alınması mümkün olacaktır. Yasaların uygulanması, kamu görevlilerinin ve denetçilerinin tutumuna ve insafına bırakılmamış olacak, sorunu içselleştiren bireyler ve toplum bu konudaki tepkilerini hemen ortaya koyacaktır. Çevreyi koruma ve geliştirme düşüncesi bir hayat tarzı haline gelecek ve tüketicilerin çevreyi kirletici davranışları da azalacaktır. Öte yandan, kirletenler karşılarında, yasalardan ve kamu görevlilerinden önce toplumu göreceklerdir. Ayrıca, “kirleten öder” kuralı çerçevesinde yapılan bazı pervasızlıkların da önüne geçilebilecektir. Tüketicinin satın alma davranışı ve oy kullanma hakkı sebebiyle, genel ve yerel yönetimlere ve firmalara karşı kullanabileceği çok önemli bir yaptırım gücü vardır. Bu gücün farkına varan herkes, onun çevresini kirletmemeye özen gösterecektir.
Bu çalışmada; çevrenin korunması ve geliştirilmesinde, sadece yasal düzenlemelerin ve kamu gücüne dayalı bir koruma anlayışının yeterli olmadığının; bunların yanı sıra toplumda çevre bilincinin geliştirilmesinin ve bu bağlamda da işletmelerin çevreye karşı sosyal sorumluluk bilinci ile hareket etmelerinin; ayrıca, pazarlama faaliyet ve uygulamalarında çevreci pazarlama anlayışı yoluyla, tüketicilerde çevre bilincinin gelişmesine katkı sağlamalarının önemi ve gerekliliği vurgulanmıştır.
Selim Coşkun - Hakan Dulkadiroğlu Performans yönetimi, kamu sektörü ve özel sektörün vazgeçemediği önemli bir insan kaynakları uygulamasıdır. İyi kurgulanmış ve işleyen bir performans yönetim sistemi; çalışanlar ve memurların liyakatlerine göre atanmasına, motivasyonları ile iş tatminlerinin artmasına ve yetiştirilmelerine imkan sağlayacaktır. Performans yönetim sistemini başarılı bir şekilde uygulayan kurumlar da daha başarılı bir şekilde hedeflerine ulaşabileceklerdir.
Kurumlar, performansın önemi ve faydaları konusunda genellikle hemfikir olmakla birlikte kurumlarda iyi bir performans yönetim sisteminin nasıl kurulacağı konusunda yeterince yol gösterici kaynak bulunmamaktadır. Elinizdeki bu kitap, özellikle performans yönetim sistemi kurmak isteyen kamu kurumlarının ihtiyacını karşılamak üzere, yazarlarının teorik ve pratik bilgilerini harmanlayarak hazırladığı bir çalışmadır.
Gazanfer ERBAŞLAR Elinizdeki kitap, İnsan Kaynakları Yönetimi, Endüstri/Örgüt Psikolojisi ve Örgütsel Davranış disiplinleri çerçevesinde bireylerin, iş yaşamlarına özgü davranış örüntülerini incelemek, bu örüntüleri tanıtmak ve sorunlara çözüm önerileri üretebilmek amacıyla hazırlanmıştır.
Altı bölümden oluşan bu çalışmamın, bir iş yasamı olan ya da aktif olarak iş yaşamında yer almaya hazırlanan herkese yararlı olacağına ve onların kişisel gelişimine katkı sağlayacağına inanıyorum.
Ancak çalışmamın, yalnızca bir ders kitabı olarak değil, İnsan Kaynakları Yönetimi alanında uzman ya da yönetici olarak çalışan profesyonellerin iş ortamlarındaki uygulamalarında yararlanabilecekleri kitap olma amacını da taşıdığını söylemeliyim.
Nizamettin Doğar Strateji geliştirme ve stratejik planlama, devleti de kapsayan hemen her kurum için orta ve uzun vadeli hedefleri gerçekleştirme yolunda bir zorunluluktur. Stratejik yönetimin ana görevi dikkate alındığında, devletlerin de kurumlarıyla birlikte hedeflerini belirlemesi ve belirlenen hedeflere ulaşmak için stratejik yönetim enstrümanlarından istifade etmesi gereği ortaya çıkmaktadır. Buradan hareketle kitap, algının bir stratejik yönetim ve planlama enstrümanı olduğu kabulünden yola çıkarak tasarlanmıştır. Bu ise çalışmanın yönetim bilimi ile sınırlı kalmayarak, tarih, uluslararası ilişkiler ve strateji gibi diğer disiplinlerle de işbirliği sonucunu doğurmuştur.
Kitapta önce tarihsel süreç incelenerek Türkiye'nin Arnavutluk'taki algısının temelleri irdelenmekte ve mevcut algının altyapısı sorgulanmaktadır. Müteakiben Milli Güç unsurları perspektifiyle yapılan saha çalışması verileri üzerinden mevcut algı tespit edilmektedir. Son olarak da stratejik yönetim gözlüğüyle geleceğe yönelik çözüm önerileri sunulmaktadır.
Kitap, sınırlı sayıda araştırmanın bulunduğu Arnavutluk özelinde yaptığı saha çalışması ve sunduğu bilgilerle, “Türkiye'nin nasıl görüldüğü” konusunda planlamacılara önemli veriler sunmaktadır.
Hüseyin ERTUĞRUL, Murat TURPÇU Bu eser, tüm iktisadi ve idari bilimler fakültelerinde ve meslek yüksekokullarında, Temel Hukuk / Genel Hukuk Bilgisi dersleri için öngörülen esaslara göre hazırlanmıştır.
Bununla birlikte, özellikle kamu yönetimi, iktisat, muhasebe, işletme, dış ticaret, halkla ilişkiler, pazarlama gibi bölümlerde okutulan Ticaret Hukuku, Borçlar Hukuku, Ceza Hukuku, İş Hukuku, Ticari İşletme Hukuku, Kıymetli Evrak Hukuku konuları bu kitap kapsamındadır.
Nuran Öztürk Başpınar - Nuray Keskin Tarih boyunca yapılagelen toplantılar kişilerin bir araya gelerek belli konularda görüşmelerine olanak vermiştir. Toplantılar, katılımcıların bir sorunun çözümü için katkıda bulunmasına ve politikalar önermesine olanak sağlar.
Toplantılar yöneticilerin en etkin yöneltme aracı ve yönetim biliminin temel taşıdır. Yapılan araştırmalar iş yaşamında çalışanların kariyerleri geliştikçe daha çok toplantıya katıldığını göstermektedir. Buna göre bazı yöneticiler günlük çalışma saatlerinin onda dokuzunu toplantılarda geçirmektedir. Bu nedenle etkin ve verimli bir toplantı düzenlemenin ilkeleri mutlaka öğrenilmelidir. Üstelik diğer toplantı türlerinin yanı sıra kriz değerlendirme toplantıları yönetimde ayrı bir yere ve öneme sahiptir. Çünkü krizi aşmak için gerçekleştirilecek toplantılarda kullanılacak bilgi ve iletişim teknolojisi araçları, örgütlerin karşılaştıkları krizleri fırsata dönüştürebilmelerinde önemli bir rol oynar.
Başarılı toplantı yönetimi ilkelerinin benimsenmesini hedefleyen bu eser, gerçek iş yaşamı izleriyle dolu örnek olayları içermekte ve öğrenilenleri pekiştirme fırsatı da sunmaktadır.
Sadık Kartal İnsanlar sosyal birer varlık olarak bildiklerini birbirleriyle paylaşma, ortak karar alma, plan yapma, fikir alışverişinde bulunma gibi çok değişik amaçlarla bir araya gelirler. Toplanmak örgütlerde daha çok hissedilen bir durumdur. Toplantı demokratik değer ve kurallara uygun davranışlara önem vermenin ve sergilemenin zeminini de sunar. Katılanların ortak bilgi, deneyim, yargı ve fikirleri toplantılarda oluşur. Sonuçta katılımcılar kendilerine değer verildiğini düşünürler ve üzerlerine düşen görevleri daha iyi yaparlar.
Toplantılar yöneticinin kullandığı bir yönetme aracı ve yönetimin temel ögelerinden birisidir de. Toplanmanın bir organizatörü, planlayıcısı, yönlendiricisi ve katılımcıları vardır. Bu kitabın amacı daha çok iş yerlerinde, resmî/özel kurumlarda yapılan toplantıların nasıl olması gerektiği ile ilgili toplantı yöneticisine kılavuzluk yapmaktır.
Hüseyin ERTUĞRUL - Murat TURPÇU Bu eser, hukuk fakültelerinden hukuk eğitimi veren meslek yüksekokullarına kadar geniş bir yelpaze içerisinde, hukuk derslerinde kaynak kitap özelliğine sahip olup temel kanun özelliği taşıyan başta anayasamızı ve yedi temel kanunumuzu ihtiva etmektedir.
Akyay Uygur 5. baskısı yapılan kitabımız, yönetim ve organizasyon konularında çalışma yapan akademisyenlerin, öğrencilerin ve araştırmacıların yararlanacağı şekilde, ayrıntılı ve titizlikle hazırlanmıştır. Temel konulardan başlayarak yönetim biliminin ulaştığı ve üzerinde durduğu son konulara kadar geniş bir yelpaze kitabın konularını oluşturmaktadır. Kitabın birinci bölümünde yönetim ilkeleri, ikinci bölümünde yönetim fonksiyonları ve üçüncü bölümünde ise çağdaş yönetim yaklaşımları üzerinde durulmuştur.
Kitabımızın içeriğiyle ilgilenen okuyuculara faydalı olmasını diliyorum.
Fatma ATIGAN Bu kitap, işletme eğitimi veren fakülte ve yüksekokul öğrencilerine yararlı olması amacıyla hazırlanmıştır. Altı bölümden meydana gelen kitapta, yönetim biliminin doğuşu ve tarihi gelişimi anlatıldıktan sonra temel fonksiyonlar olarak nitelenen, plan-lama, örgütleme, yöneltme, eşgüdüm, denetleme ve karar verme üzerine ayrıntılı bilgi sunulmaktadır. Ayrıca yönetim bilimindeki yeni yaklaşımlardan sistem yaklaşımı, durumsallık yaklaşımı, z teorisi, toplam kalite yönetimi, çatışma yönetimi, kriz yönetimi, zaman yönetimi ve stratejik yönetim konularına da yer verilmektedir. Kitabın son bölümünde yönetim biliminin güncel konuları olan istisnalarla yönetim, benchmarketing (kıyaslama), öğrenen organizasyon, reengineering (değişim mühendisliği-süreç yenileme), outsourcing (dış kaynaklardan yararlanma), kısıt (darboğaz) teorisi, altı sigma yönetim sistemi söz konusu edilmiştir.
Kitaptaki konular, tablo ve şekiller yanında, yaşanmış örnek olaylarla desteklenmiş; çalışma boyunca akıcı bir yazım tarzının oluşmasına ve test sorularıyla öğrenmenin pekiştirilmesine dikkat edilmiştir.
İnsanlık tarihi kadar eskilere uzandığını gördüğümüz yönetim kavramının, modern çağımızdaki ilkeler doğrultusunda okuyucu ile buluşturulması amaçlanmıştır.