Turizm - Seyahat - Gastronomi \ 1-3
Burak Düz, Burçin Boz, Bükre Aslan, Canan Tannsever, Çelebi, Çinuçen OKAT, Ercan Güler, Erkan Sezgin, Kürşad Sayın, Mehmet Emre Güler, Melih Özçalık, Nil Sonuç, Özge Çalhan, Özgür Sanbaş, Özlem Kışlalı, Pınar Işıldar, Piliz Dalkılıç Yılmaz, Selin İşevcan Ertamay, Serkan Çelik, Sevinç Güler Özçalık, Simge Kömürcü, Sonay Kaygalak, Uysal Yenipınar “Çok Gezenti “Şehirler ve İnsanlar” kitabımın ön sözünde de belirtmiştim; seyahat konusunda beni “uyandıran”; 2000'lerin başında St. Petersburg-Moskova arasında Volga üzerinde yol aldığım teknedeki, günlerce gördüklerinden şikâyet eden yaşlı hanımefendi olmuştu: “Volga'nın suyu çamurlu.” dedi, “Rus yemekleri fazla hamurlu.” dedi. Bunları dedi ama bir türlü gördüğünü “Zaten onlar orada var olanlar.” diye değerlendirip hanesine katmayı denemedi. Üzüldüm açıkçası. Seyahat için harcadığı zamanın ve parasının boşa gittiğini düşündüm. Seyahat denen şeyin amacının; gördüğüm ne varsa bilgilerime, benliğime, böylece karakterime katmak ve iyi-kötü ne görürsem göreyim onlardan farklı bir ben yaratmak olduğunu kavradım. O seyahati takip eden ve bugüne kadar gelen tüm seyahatlerimi böyle değerlendirmeye, yaşamaya ve bu bakış açısıyla anlatmaya başladım.
Bakmak bir saniye,
Görmek, hissettiklerin kadar sürer bence.”

Burak Akkul

Bu kitap sizleri bulunduğunuz mekândan alıp dünyanın farklı coğrafyalarındaki kentlere doğru sanal bir yolculuğa çıkarmak için yazılmıştır. Bu yolculuk, Türkiye'ye yakın coğrafyaların yanı sıra Fas, Güney Kore, Mısır, Hindistan, Tayland, Japonya gibi egzotik olarak görülen ülkelere olacaktır. Bu amaçla yurtdışında ziyaret edilen üç kent, iki bölüm hâlinde, farklı yazarlar tarafından kaleme alınmıştır. İlk başlık altında kentlerin coğrafi konumu, siyasi tarihi ve turizmi gibi genel bilgilere yer verilirken ikinci başlık gezi noktalarına ve deneyimlere ayrılmıştır. Destinasyona yönelik kısa öneri ve uyarılarla yazılar tamamlanmıştır. Birer gezi yazısı olarak kaleme alınan yazılarda açıklayıcı, öyküleyici ve betimleyici anlatım yollarına başvurulmuştur. Bu kitapta; şehirlerin tarihini, mimarisini, meydanlarını, el sanatlarını, mutfağını keşfedecek ve insanlarıyla tanışacaksınız. Bu seyahatlerin hepsi tarihin farklı takvim yapraklarında gezilerini kaleme alan yazarlar tarafından gerçekleştirildi. Adımları geçmişte kaldı ama seyyahların zihinlerinde bu yolculuklar birer kare, ses, tat, anı olarak yaşamaya devam ediyor. Eminiz ki sizler de daha ilk satırlarda kentlerin büyüsüne kapılıp onları görmek isteyeceksiniz. Bakalım 68 rotadan en çok hangisini beğeneceksiniz?
Ali İhsan Uygun, Altan Demirel, Demet Erol, Eda Koçak, Emrullah Erul, Fatih Çavuşoğlu, Güney Çetinkaya, Kadir Faik Küçüktopuzlu, Mehmet Halit Akın, Nuran Akşit Aşık, Özge Büyük, Sezer Karasakal, Simge Kömürcü Sarıbaş, Ümit Gaberli, Yaşar Mert Demiral, Yenal Yağmur, Yunus Topsakal 2019 yılı sonlarına doğru Çin'in Hubei bölgesinin başkenti Vuhan'da ortaya çıkan ve tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 pandemisinin yarattığı kısıtlayıcı ortam, insanların hem açık hem de kapalı alanlardaki faaliyetlere katılımını neredeyse imkânsız hâle getirmiştir. İnsanlık için uzun sayılabilecek bir süredir sosyal faaliyetlerin durma noktasına gelmesi sorunu, geliştirilen aşıların olumlu sonuç vermesi ile büyük ölçüde aşılmıştır. İnsanların uzun süre aynı kapalı ortamda tek başlarına veya aileleriyle vakit geçirmek zorunda kalmaları, açık veya kapalı alan faaliyetlerine zaten var olan ilgiyi daha da arttırmıştır. Bu eserin amacı, alan yazındaki açık ve kapalı alan rekreasyonuna yönelik kapsamlı ve nitelikli eser boşluğunu doldurmaktır. Bu çalışmanın, farklı bakış açıları kazandırarak açık ve kapalı alan rekreasyonu konusunda bilgi sahibi olmak isteyen tüm unsurlara yardımcı ve alan yazına yeni bir pencere açmada öncü olmasını dileriz.
Döndü Can, Erdal Elmas, Hacer Çetin, Halil Sözlü, Latif Bolat, Naci Ünal, Nuri Gündoğdu, Osman Erkan Özaydın, Serpil Yalım Kaya, Sultan Eren, Sümeyye Erbaş, Uysal Yenipınar “Cennet de cehennem de senin içinde.” Amin Maalouf
İpek Yolu, yaklaşık 2000 yıl boyunca dünyanın dört bir yanındaki ulusları birbirine bağlayan ulaşım ve kültürel iletişim ağı olmuştur. Yaklaşık 6400 km’lik güzergâha sahip İpek Yolu’nda, Çin’den Anadolu’ya bir deve kervanı ancak bir buçuk yılda ulaşabilmektedir. İpek Yolu, günümüzde ticaret, turizm alanlarında yapılan yeni yatırımlarla tarihî ismiyle canlandırılmaya başlanmıştır. Türkiye coğrafi olarak tarihî İpek Yolu’nun tam ortasında yer aldığından o dönemde “Orta Kuşak” veya “Doğu Akdeniz Bölgesi” olarak isimlendirilmiştir. Mersin ili de İpek Yolu dönemine ait limanı, baharat, kahve, çay gibi içecekleri ile İpek Yolu’nun somut ve somut olmayan mirasına sahiptir. Mersin ilinin sahip olduğu söz konusu mirası ele alan bu kitap, geleceğin turizm türü hakkında farkındalık yaratmayı amaçlamaktadır. Mersin ilinin az bilinen bir yönünü, Binbir Gece Masalları’na konu olan İpek Yolu dönemini keşfedeceksiniz. Kitap bölümleri, bilimsel verilere dayalı olarak hazırlanmış olsa da okurken Amin Maalouf’un “Doğu’nun Limanları” romanı tadını alacaksınız. Kitabın Mersin ilinin Turizm geleceğine katkı sunması dileğiyle...
Filiz Arslan Temel bir ihtiyaç olan içecek, bu ihtiyacın ötesinde sosyal ve kültürel etkilere sahip önem taşımaktadır. Dünyadaki yeni trendler ve insanların popüler içecekleri tüketme isteği farklı alkolsüz içecekler, kahve sektörü, barista mesleği ve bu yönde yenilikçi girişimleri ön plana çıkarmaktadır. Bir baristanın sadece kahve hazırlama ile görevli olmadığı bunun yanında servis öncesi ve sonrası birçok görevi de yerine getirmesi gerektiği kapsamında bu kitap hazırlanmıştır. Hazırlanan bu kitapta; çeşitli sıcak ve soğuk alkolsüz içecekler, kahve, çay, geleneksel Türk içecekleri ve barista mesleği ile ilgili bilgiler sunularak yiyecek-içecek sektörü, girişimciler, öğrenciler ve içecekle ilgilenen herkes için farklı bir bakış açısı verilmeye çalışılmıştır.
Somer Sivrioğlu, David Dale “Türk halkı iyi yemek yeme tutkusuna sahiptir. Kahvaltı yaparken akşam yemeğini planlar.”
Anadolu, Türk mutfak kültürünün, Osmanlı İmparatorluğu’nun büyük ziyafetlerinden İstanbul’un baharatlı atıştırmalıklarının olduğu sokak tezgâhlarına, Doğu’nun destansı kahvaltılarından Ege kıyılarının deniz ürünleriyle yapılmış mezelerine uzanan 140 geleneksel ve modern tarifle, Türk şef Somer Sivrioğlu ve mutfak uzmanı David Dale’in açıklamaları ve yeniden tasarlamaları ile zengin görsel örnekler eşliğinde keşfidir. Ardında ritüeller, mitler, hicivler ve halkın birikimi yatan 3.000 yıllık Anadolu mutfağı ve modern Türk konukseverliğinin kahramanları ortaya çıkarılıyor. Anadolu, güzel tarif fotoğraflarının yanında İstanbul ve Türkiye’deki özel ve seçkin yerlerin çekimlerini barındırıyor.
Akif Gökçe, Ali Turan Bayram, Aybüke Özsoy, Ayşe Arslan, Canan Tanrısever, Caner Ünal, Ceyda Sevcan Sargın, Dilara Eylül Koç, Ezgi Kırıcı Tekeli, Gizem Çapar, Gizem Erçolak, Gökhan Köksal, Gözde Oğuzbalaban, Grant Altay Taşkın, Gül Erkol Bayram, Hande Akyurt Kurnaz, Hüseyin Pamukçu, Lale Yılmaz, Meltem Altınay Özdemir, Nalan Albuz, Nuray Tetik Dinç, Nurgül Çalışkan, Onur Aykaç, Özge Güdü Demirbulat, Özlem Güzel, Savaş Yıldız, Seçkin Eser, Seda Yetimoğlu, Serap Akdu, Sinan Gökdemir, Sonay Kaygalak Çelebi, Tolga Fahri Çakmak, Uğur Akdu, Uğur Ceylan, Vedat Acar, Yakup Erdoğan, Yiğitcan Şenbahar, Zeynep Çokal Çivi yazılı belgelerin gün yüzüne çıkmaya başladığı günden beri efsaneler, destanlar, ilahiler, ağıtlar, aşk şiirleri, atasözleri gibi birçok edebiyat eseri günümüze kadar ulaşmıştır. Asya ile Avrupa arasında köprü görevi yapan Anadolu, doğudan batıya, batıdan doğuya doğru akın eden kavimlerin saldırılarına uğramış, pek çok medeniyet sonlanırken pek çok medeniyetin can evi olmuştur. Birçok saldırı ve yıkıma uğrasa da yüzyıllar boyu canlanan devletler, kültürlerinden şu veya bu şekilde izler bırakmışlardır. Bazı gelenekler de yazılı ve sözlü olarak günümüze kadar aktarılarak gelmiştir. Bugüne ulaşan en önemli belgeler, Sümer yazılı belgelerinin edebî metinleridir. Sümerlilerin hayal güçlerini, kâinata bakışlarını, gündelik yaşamlarını, inanışlarını yansıtır. Bu metinler, kahramanlarının serüvenlerini dile getiren destanlar, geçirilen felaketleri anlatan ağıtlar, törenlerde tanrıları, mabetleri, kralları öven ilahiler, tanrıların öykülerine ait efsaneler, tartışmalar, atasözleri ve deyimler, hayvan masalları, okullarla ilgili hikâyelerden oluşurlar.
Bu kitapta, Sümerlilerden günümüze pek çok esintiyle karşılaştığınız gibi, sonraki medeniyetlerin bu coğrafyanın sözlü geleneğine nasıl da etki ettiğine şahit olacaksınız...
Ne demiş bir Sümer atasözü: “Biliyorsun, niye öğretmiyorsun?”.
Bu kitap tam olarak bu öğüdü tutmuş... Çoğu sözlü olarak aktarılarak günümüze ulaşan efsaneleri bir araya getiren ve yazılı hâle getirerek nesilden nesile, medeniyetten medeniyete aktarılmasını sağlayacak önemli bir vazifeyi büyük bir başarı ile yerine getirmiştir.
MUAZZEZ İLMİYE ÇIĞ
Sümerolog/Yazar
Ahmet Vatan, Alper Kurnaz, Altan Çelik, Ayşen Acun Köksalanlar, Canan Tanrısever, Caner Ünal, Esra Çam, Ezgi Kırıcı Tekeli, Funda Ön, Gökçe Emeç, Gökhan Köksal, Gözde Oğuzbalaban, Gül Nihan Güven Yeşildağ, Hande Akyurt Kurnaz, Hüseyin Aksoy, Kaplan Uğurlu, Lale Yılmaz, Medet Yolal, Mustafa Duman, Nagihan Baysal, Nermin Ayaz, Nilgün Demirel, Nuray Tetik Dinç, Özge Güdü Demirbulat, Özlem Güzel, Seda Yetimoğlu, Sevgül Çilingir Cesur, Sinan Gökdemir, Sinan Kurt, Sonay Kaygalak Çelebi, Tolga Fahri Çakmak, Yağmur Alkır, Zeynep Çokal Anadolu toprakları, jeopolitik konumu gereği birçok medeniyete ev sahipliği yaparken mit, efsane, kutlama, gelenek görenek, örf ve âdetlerin bir araya geldiği kültürel zenginliğe sahip bir coğrafya hâline gelmiştir. Nesilden nesile aktarılan bu ögeler, halk kültürünü oluştururken aynı coğrafyada yaşayan toplumları da bir araya getiren bir güç olmuştur. Geçmişten geleceğe aktarılan bir özelliği olması bağlamında kültür, uluslararası platformda ayrıştırıcı ve farklılaştırıcı bir unsur olarak tanımlanırken ülkelerin sahip olduğu inanışlar ve ritüeller, halk kültürünün örüntülerini oluşturmuş ve somut olmayan kültürel miras alanları olarak tanımlanmıştır. UNESCO tarafından Somut Olmayan Kültürel Miras (SOKÜM) kapsamında ele alınan alanlarda “toplumsal uygulamalar” kapsamında ele alınan inanışlar ve ritüellerin bir araya getirilmesini amaçlayan “Anadolu Halk Kültüründe İnanış ve Ritüeller: Teoriden Pratiğe Kökenleri ve Yansımaları” isimli bu kitap ile geçmişten geleceğe köprü gibi uzanacak olan Anadolu halk kültürü mirasına bir iz bırakılmak istenmiştir. Nereden geldiğini ve neden yaptığımızı bilmediğimiz bazı ritüellerin ve kökeninde yatan inanışların toplandığı bu kitap, Anadolu’nun halk kültüründe yatan inanışları ve ritüellerini kültür meraklılarına sunuyor.
Hep var ol Anadolu…
Ahmet Vatan, Ali Türker, Arzu Balıkoğlu, Ayşe Arslan, Aytuğ Arslan, Azade Özlem Çalık, Canan Tanrısever, Caner Ünal, Cenk Murat Koçoğlu, Ceyda Sevcan Sargın, Dilara Eylül Koç, Duygu Yetgin Akgün, Ezgi Kırıcı Tekeli, Funda Ön Esen, Gizem Erçolak, Gökhan Köksal, Gözde Oğuzbalaban, Gülsel Çiftci, Hande Akyurt Kurnaz, Hasret Ulusoy Yıldırım, İlker Şahin, Kaplan Uğurlu, Medet Yolal, Nalan Albuz, Nermin Ayaz, Nilgün Demirel, Nuray Tetik Dinç, Özge Güdü Demirbulat, Özlem Güzel, Özlem Köroğlu, Samet Çevik, Savaş Yıldız, Seda Yetimoğlu, Sedat Bornovalı, Selda Özgün, Sonay Kaygalak Çelebi, Talha Babacan, Tolga Fahri Çakmak, Uğur Ceylan, Uysal Yenipınar, Yakup Erdoğan, Yurdanur Yumuk, Zekiye Nur Akyürekli Gerek antik çağ medeniyetlerinin Anadolu'da gelişmesi gerekse Hıristiyanlığın ilk dönemlerinde havarilerin ve Hz. İsa’ya inananların Anadolu’yu güvenli topraklar olarak görmesi; yeniçağda ise Yahudilerin bulundukları yerlerde karşılaştıkları baskıcı/yok edici yaklaşımlardan kaçarak Anadolu topraklarına sığınmış olmaları ve yine Türklerin kendi dinlerine ait eserleri yapmaları, üzerinde yaşadığımız bu toprakların farklı bölgelerinde kiliselerin, sinagogların ve camilerin inşa edilmesine neden olmuştur. Anadolu toprakları, sadece somut kültürel mirasın izlerini taşımakla kalmamış, efsanelere ve fenomenlere de ev sahipliği yapmıştır. Dahası birçok önemli din lideri, eren, aziz ve havarilerin de yolu bu topraklardan geçmiştir. Bu bağlamda Anadolu coğrafyası özellikle semavi dinler açısından önem kazanmıştır. Bu topraklarda yer alan kutsal mekânlar, hac merkezleri ve önemli şahsiyetlere ait izler, turistleri bu topraklara çekerken Anadolu da inanç turizmi açısından vazgeçilmez bir destinasyon hâline gelmiştir.
Anadolu’nun inanç değerleri belki bir kitaba sığmayacak kadar zengin olmakla birlikte Anadolu topraklarında öne çıkan dini yapıları, dini fenomenler ve efsaneleri, önemli kişilerin izleri ve dini mekânları bir araya getirme düşüncesiyle ortaya çıkan bu kitap, okurlarını ve araştırmacıları adı geçen mekanlara tanıklık etmek ve kişilerin izlerini takip etmek için arayışla ve aşkla yollara düşürecek bir eser olmuştur.
Rauf ARIKAN Anketler, sosyal konularda bilgi toplamak için yapılır. Konu ne olursa olsun, bilginin kaynağı ve anketin muhatabı bireylerdir. Bilgi toplamanın anketler dışında da başka yolları mevcuttur: Deney, gözlem, kütüphane çalışması, örnek olay incelemesi vb. gibi. Ancak, kısa zamanda, güncel, az masraflı ve amaca uygun veriler toplayabilmek için çoğu zaman anket yöntemine başvurmaktan başka çare olmayabilir. Geleneksel anketlerde çok sayıda denek adı verilen bireyle görüşülür ve sınırlı sayıda soru sorulur. Derinlemesine anketkerde denek az sayıda olur, fakat daha çok zaman alan ayrıntılı sorular sorulur ve görüşler alınır. Sorulan sorular bazen tamamen test şeklinde olur. Bazen de hem test, hem de yorum soruları bir arada sorulur.
Anket yoluyla elde edilen bilgiler, fen bilimlerindeki ölçmeler gibi doğru olmaz, az veya çok hata içerir. Çünkü, algıları, tutumları, davranışları veya becerileri tam olarak ölçecek araçlarımız yoktur. Sayılan bu hususlar, bireylere, zamana ve mekana göre değişkendir. Öğrencinin başarı ve yeteneğini, fertlerin beğeni ve tepkilerini, beklentilerini, toplumun hoşgörü düzeyini veya nefretini, insan haklarının düzeyini, adil rekabeti, piyasanın şeffaflığını, fakirliğin derecesini, hastadaki ağrının şiddetini, depremin derecesini ölçmek terazide domates tartmak gibi değildir.
Anket yoluyla hatası az olan veriler elde etmek için , geçerli ve güvenirli bilgiler toplamak gerekir. Bunun için de iyi ölçme araçları geliştirmek ve çok sayıda denekle anket yapmak ve en uygun anket tekniğini; yüz yüze görüşme, posta yoluyla bilgi isteme, telefonla bilgi alma, internet ortamından yararlanma gibi tekniklerden birini seçmek gerekir. Bulguları genelliyebilmek için de işe olasılık (probabilite) dahil edilmelidir. Yani, denekleri olasılıklı olarak örnekleme yoluyla seçmelidir. Araştırdığımız topluluğa tam sayım yapılabilecekse, örneklemeye gerek kalmaz.
Günümüzde kamu kurumları, üniversiteler, firmalar, bankalar, siyasi partiler, elçilikler, dernekler, ulusal ve uluslararası araştırma şirketleri çeşitli amaçlarla tekrar tekrar anket yapmaktadırlar. Hatası en az ve başarılı bir anket gerçekleştirebilmenin belki de ilk şartı, en uygun bir anket formu düzenleyebilmektir: Anket formunun tasarımı, soru sayısı, soru sırası ve soru tipi uygun anket formunun temel göstergeleridir. Bu kitapçığın amacı da bu göstergeleri inşa etmektir. Toplanan verileri, tablolar, grafikler, betimsel veya nedensel istatistiklerle analiz ederek, anket çalışmamızı başarılı bir rapora, makaleye veya teze dönüştürerek amacımıza ulaşmış oluruz. Halen, Gazi Üniversitesi İİBF Uluslararası Ticaret Bölümü Başkanı olan Prof. Dr. Rauf Arıkan, yurt içi ve yurt dışı değişik Üniversiteler ve kurumlardaki deneyim ve birikimini ANKETLER VE ANKET SORULARI adlı bu yeni kitapçıkta değerli öğrencilerin ve araştırıcıların dikkatine sunmaktadır.
Adem Öğüt - Hasan Güleş - Ali Çetinkaya Çalışmada, turizm işletmelerinde yönetim süreci bağlamında stratejik, taktik ve operasyonel düzeyler enformatik bir bakış açısıyla analiz edilmektedir. Bunun yanında turizm işletmeleri kapsamında odaklanılan konaklama ve seyahat işletmelerinde yönetim süreci ve örgütlenme sorunları bilişim teknolojileri çerçevesinden irdelenmeye çalışılmaktadır. Dolayısıyla kitap, turizm sektörünün temelleri sayılan konaklama ve seyahat işletmelerinde yönetim sürecini sistem ve durumsallık yaklaşımları çerçevesinde enformatik bir bakış açısıyla inceleyen tümleşik bir araştırma niteliği taşımaktadır. Akademik çevre, sektör yöneticileri ve öğrenciler açısından yararlı bir başvuru eseri olması düşünülerek hazırlanmıştır.
Ahmet Atasoy Bozyazı, Mersin’e bağlı ilçelerden biridir. Yörede geniş yer kaplayan Toros dağları kıyıdan itibaren birden yükselmektedir. Alp-Himalaya dağlık sistemin bir parçası olan Toros dağları genellikle kalkerli yapılardan oluşmaktadır. Yoğun tektonik hareketlerin etkisinden dolayı kalkerli yapılar çoğunlukla kırıklı ve çatlaklı bir yapı sistemine sahiptir. Kalkerli formasyonların yer yer 1000 m’ye ulaştığı bu yörede Dinar karstının çok güzel örnekleri gelişmiştir. Yeraltı ve yerüstü karst sisteminin yoğunlaştığı bu yörede ilginç yer yer şekilleri bulunmaktadır. Turistik potansiyeli bulunan bu şekiller arasında mağara, kanyon vadi, yer altı nehri, polye, uvala, çıkmaz vadi, doğal köprü gibi şekillerdir. Bozyazı’da tektonik hareketlerle oluşan ilginç şekiller de vardır. Özellikle naplı yapılar yörenin gizemini arttırmaktadır. İkisi Alanya biri de Bozkır’da olmak üç ayrı naplı yapı görülmektedir. Alanya ve Bozkır’dan dağların sürüklenerek Bozyazı’ya kadar gelmiş olması bilimsel bir mucizeyi oluşturmaktadır. Yine Bozyazı çevresinde dünyanın en eski kara parçası olan Godwana’ya ait parçalarının bulunması Bozyazı’ya sıra dışı bir özellik katmaktadır. Bozyazı denizaltı topografyası açısından da ilginç özelliklere sahiptir. Özellikle derine doğru katlar şeklinde görülen mağara katmanlarının her biri deniz canlılarına ev sahipliği yapmaktadır.
Önder Yayla Canlıların doğumlarından ölümlerine kadar geçen süre içerisinde belki de en çok enerji ve zaman harcadıkları konuların başında beslenme gelmektedir. Beslenme, canlıların varlıklarını devam ettirebilmeleri için bir zorunluluktur. Ah biz insanlar! Her şeyde olduğu gibi bunu da kendimizce eğlenceli bir hâle getirmeyi başarmışız. Esasında her sabah kalkınca yüz yıkamaktan farklı olmayan bir eylemi, lezzet denen bir olguyla keyifli hâle getirmişiz. Her gün sadece karnımızı doyurmak için yemek yediğimizi düşünsenize! Hayat çok sıkıcı olmaz mıydı? Biz insanlar hepçiliz ama her şeyi de yemeyiz. Damak tadımıza uygun olmayan gıdaları mücbir hâller dışında tüketmemeyi kendimize prensip edinmişiz. Belki de bu durum, beslenme konusunda biz insanları diğer canlılardan ayıran en temel özelliğimizdir. Biz yediklerimizin lezzetini önemseriz. Bütün gıdaları daha lezzetli hâle getirmek için uğraşırız; bazen uğraşmak yetmez, buna ömrümüzü bile adayabiliriz. Ancak ne yaparsak yapalım, günün sonunda her toplumun lezzet algısını yaşadıkları coğrafya şekillendirmektedir. Yani, fiziki ve beşerî coğrafya için belirlenen sınırlar aynı zamanda bizim lezzet anlayışımızın da sınırlarıdır. İşte bu kitap, Türkiye'de yaşayan insanların lezzet anlayışlarının sınırlarını bize göstermektedir. Bilimsel yöntemlerle belirlenen Türkiye'nin lezzet bölgeleri, haritalar ile görselleştirilmiştir.
Bu lezzetli(!) keşifte yolunuzu kaybetmemeniz dileğiyle…
Atila Hazar Bu eserin amacı; mesleki ve genel turizm eğitimi alanlara, turizm bilincini ve mesleki alan derslerine hazırlayıcı temel ve genel bilgileri kazandırmaktır. Bu amaç doğrultusunda eserin hedef kitlesi, turizm eğitimi alan üniversite öğrencileridir. Eser, Genel Turizm, Turizme Giriş, Temel Turizm Terminolojisi gibi aynı içerikli derslerde, ders kitabı olarak kullanılmak üzere hazırlanmıştır.
Eser içeriğinin oluşturulmasında; turizm sektöründeki çağdaş değişimler ve gereklilikler, sektör ihtiyaçları, yenilenen mevzuatlar, yazarın 30 yılı aşkın sektörel ve akademik deneyimleri ile yurt içi ve yurt dışı gözlemleri dikkate alınmıştır. Yerli ve yabancı literatür taraması ile ikinci el verilerden yararlanılmıştır.
Bölümler sonunda, öğrenmeyi pekiştirici, kolaylaştırıcı ve ilgi çekici tartışma konuları ile okuma parçalarına yer verilmiştir. Öğrencilerdeki bilgi ve beceriye yönelik davranış değişikliklerini etkin şekilde ölçmeye yönelik, klasik sınavlardan çok farklı olarak cazibe ve faydalılık özelliklerine sahip değerlendirme soruları eklenmiştir.
Eserin içeriği on üç ana bölümden oluşturulmuştur. Bu bölümler sırasıyla; temel kavramlar, insanları turizme yönelten nedenler, turistik varlıklar, turizmin işlevleri, turizm çeşitleri, turizm işletmeleri, turizm personeli, turizmde reklam tanıtım ve propaganda, animasyon hizmetleri, turizm eğitimi, turizmde ulaştırma, turizm politikası, küresel turizm etiği başlıkları altında hazırlanmıştır.
Özgün niteliklere sahip eser, dersler için çok uygun ve yararlı, öğrenmeyi kolaylaştırıcı, davranış değişikliğini en iyi şekilde sağlayıcı bir nitelik taşımaktadır.
Louis E. Boone & David E. Kurtz, Wıley Modern anlamda doğuşundan bugüne kadar işletmecilik alanında oldukça önemli değişimler yaşandı ve günümüzde de bu alan çok önemli bir bilim dalı hâline geldi. Önceki yıllarda yazılan kitapların içeriği ile bu kitabın içeriği karşılaştırıldığında aradaki fark daha net bir biçimde görülebilmektedir.
İşletmecilik, gelişen teknolojinin de yardımıyla oldukça farklı bir hâl almıştır. Artık işletmecilik yapabilmek için
bir binaya veya çok fazla personele sahip olmanız gerekmemektedir. Sanal ortamlar işletmecilere bu tip imkânları fazlasıyla sağlamaktadır. Kitapta, bu konuyla ilgili olarak pek çok örnek olay çalışması verilmiştir.
Kitap, günümüz işletmecilerine ve işletme öğrencilerine yol gösterici bir rehber niteliğinde olup pek çok güncel konuyu ele almaktadır.
Salih GÜNEY Davranış Bilimleri, kendilerini tanımak, sergilenen tutum ve davranışların nedenlerini anlamak, insan ilişkileri alanında kişisel gelişimlerini tamamlamak isteyen herkesin yararlanacağı bir kitaptır. Kitap, 19 üniteden oluşmaktadır. 1 ve 2. ünitelerde davranış bilimlerinin gelişimi ve temel kavramları, 3, 4, 5 ve 6. ünitelerde kültür, kültürel değişme, sosyal etki ve uyma davranışı, sosyal yapı, sosyal ilişki ve sosyal kurumlar üzerinde durulmuştur. 7 ve 8. ünitelerde öğrenme ve algılama, 9. ünitede sosyal gruplar, 10 ve 11. ünitelerde duygusal zekâ , kişilik ve benlik konuları detaylı olarak açıklanmıştır.
12. ünitede tutum ve ön yargı, 13, 14 ve 15. ünitelerde bireysel iletişim, uyum sorunları ve savunma mekanizmaları, davranış bozuklukları, 16, 17 ve 18. ünitelerde stresle başa çıkma yöntemleri, motivasyon ve liderlik, 19. ünitede ise zaman yönetimi konuları üzerinde detaylı bir şekilde durulmuştur.
Güncel örneklerle zenginleştirilmiş ünitelerde, okuyan herkesin kolayca anlayabileceği sade bir dil kullanılmıştır.
Gülizar Akkuş Benzersiz deneyimler, günümüz dünyasında gittikçe tek tipleşen turizm destinasyonlarının rekabette öne çıkmasını sağlayacak yegâne unsurlardan biridir. Turistin destinasyonda yaşadığı deneyim ne kadar unutulmaz olur ya da ne kadar sık hatırlanırsa o derece vazgeçilmez bir hâl alacaktır. Bu durum sürekli aynı destinasyonda tatil yapma fikrinin sıkıcılığını ortadan kaldıracaktır. Aksi takdirde her destinasyonun turistin bir kez uğradığı ya da uğrayıp geçtiği bir nokta hâline gelmesi kaçınılmazdır. Bu kitapta, hem turist beklentileri hem de destinasyonların ve turizm işletmelerinin etkin yönetimi açısından deneyimlerin önemi ve nasıl tasarlanması gerektiği üzerinde durulmuştur. Ayrıca deneyimlerin yarattığı bu çarpıcı değişimin artık “deneyimsel turizm” olarak adlandırılmayı hak eden yeni bir turizm türünü ortaya çıkardığından akademik bulgular ışığında bahsedilmiştir. Henüz Türkiye'de kullanılmamakla birlikte ilk kez Amerika'da gündeme gelen ve deneyim ekonomisi kavramı ile temelleri atılan deneyimsel turizmin gelecekte uzay turizmi gibi küresel turizmi etkileyecek on kilit konudan biri olduğu kabul edilmektedir. Bu gerekçelerle hazırlanan kitabın, başta turizm olmak üzere sosyal bilimler alanındaki tüm araştırmacılara ve deneyimsel turizm uygulamalarını adapte etmek isteyen sektör temsilcilerine katkı sunması temennisiyle...
Aydın Ünal, Füsun Esenkal Çözeli, Gizem Özgürel, Gülay Çakır, Mehmet Sedat İpar, Onur Çelen, Sinan Baran Bayar Dünya genelinde modern anlamda turizm sektörü özellikle II. Dünya Savaşı'ndan günümüze kadar küresel ve teknolojik gelişmelerle birlikte hızlı bir gelişim kaydetmiştir. Türkiye'de ise bu gelişmelere 1982 yılında yürürlüğe giren 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu ayrıca ivme kazandırmıştır. 1950'li yıllarda dünya genelinde seyahat eden kişi sayısı 25 milyon civarında iken 2019 yılı sonu itibarıyla bu sayı 1,4 milyar kişiye yükselmiş durumdadır. Son birkaç yıllık süreçte Türkiye'nin özellikle jeopolitik konumundan dolayı yaşadığı sıkıntılar, iç ve dış terör saldırıları ve sınır ülkelerde yaşanan siyasal istikrarsızlıklar gibi nedenlerle 2007 yılında ulaştığı seviyelere kadar gerileyen Türkiye'ye 2019 yılı sonu itibarıyla 53 milyon civarında turist varışı gerçekleşmiştir. Diğer taraftan dünya ölçeğinde 1,7 trilyon dolar seviyesinde gelirin sağlandığı turizm pazarlarında ülkeler ve turizm destinasyonları arasında yoğun bir rekabet yaşanmaktadır. Turizmin sosyokültürel, çevresel, politik, ekonomik ve diğer birçok olumlu etkisinden faydalanmak isteyen ülkeler ve turizm destinasyonları bu rekabet ortamında var olabilmek, mevcut pazar paylarını arttırabilmek, hizmet kalitelerinin seviyelerini yükseltebilmek ve turist memnuniyetini sağlayabilmek için çeşitli planlama, üretim, yönetim ve pazarlama stratejileri ve yaklaşımları benimsemektedirler. Ancak turizm sektörünün kendine özgü yapısı, sürekli değişen turist beklentileri, yeni trendlerin ve destinasyonların pazara çabuk hâkim olması yani pazarın ve destinasyonların dinamikliği ülkelerin ve destinasyonların pazarlama süreçlerini yakından etkilemektedir.
Bu eserde destinasyon kavramı, destinasyon pazarlama karması, destinasyon pazarlamasında turist davranışı, destinasyon pazarlamasında karar verme süreci, destinasyon pazarlamasında turist memnuniyeti ve hizmet kalitesi gibi konular detaylandırılmıştır. Eserin literatüre, akademisyenlere, kıymetli öğrencilere ve diğer tüm okuyucularına katkı ve fayda sağlamasını temenni ederiz.
Özge Kılıçarslan, Gözdegül Başer, Abdullah Akgün, Yunus Topsakal, Nedim Yüzbaşıoğlu, Murat Çuhadar, Yenal Yağmur, Erhan Babaç, Özgür Sarıbaş, Özkan Erdem, Yener Oğan, Çağla Çavuşoğlu Mckenzie, Pınar Işıldar, Burcu Kıvılcım, Buğcan Güvenol, Simge Kömürcü, Eniser Atabay, Özay Emre Yıldız, Caner Ünal, Mehmet Bahar, Emrullah Cansu, Altan Demirel, Rahman Temizkan, Selçuk Yücesoy Günümüzde her alanda meydana gelen değişim ve gelişmeler, turistlerin istek ve ihtiyaçlarında değişikliğe yol açmıştır. Turizm olgusunun büyük oranda gerçekleştiği destinasyonların da bu değişikliklere ayak uydurmaları bir zorunluluk hâline gelmiştir. Geleneksel turizm ürünlerinin yanı sıra yeni ürün/hizmetlerin geliştirilmesi, destinasyonların başarısı için oldukça önem arz etmektedir. Bu durum, bu kitabın ortaya çıkmasındaki temel motivasyon olmuştur. Kitapta, alanında uzman yazarların kaleme aldığı 19 bölüm bulunmaktadır. Teknolojik unsurlardan gastronomiye, sürdürülebilirlikten turlara kadar geniş bir yelpazede birçok yeni yaklaşımın ele alındığı bu eserin temel amacı; araştırmacılara, karar vericilere, öğrencilere ve bu konuya ilgi duyan kişilere destinasyon yönetimine ilişkin farklı bir perspektif kazandırmaktır. Bu yönüyle turizm literatürüne önemli bir katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
Vedat M. İNCE Turizm dünyasında yaygın olarak kullanılan ortak yabancı dillerden birisi de Almancadır. Bu nedenle, ülkemizde turizm sektöründe Almanca bilmek bir ayrıcalık konumundadır. Bu kitap, turizm sektöründe çalışacak kişilerin Almancayı daha verimli kullanabilmesi amacıyla hazırlanmıştır. 12 üniteden oluşan bu kitap, A1 yani “Anfänger” düzeyinden başlamaktadır. Konular, sektörün beklentilerine hitap ettiği gibi İKMEP (İnsan Kaynaklarının Mesleki Eğitim Yoluyla Geliştirilmesi Projesi) içeriklerini de kapsamaktadır.
Muğla Üniversitesi Milas Sıtkı Koçman MYO'daki 10 yıllık ders deneyimlerimize göre şekillendirdiğimiz bu kitabın en önemli özellikleri şunlardır:
1. Ağırlık noktasını konuşma kalıpları, kelime hazinesi ve temel diyaloglar oluşturmaktadır.
2. Görselleri hem sınıf içinde hem sınıf dışındaki faaliyetlerde öğretim elemanına ve öğrencilere yardımcı olacak ve yükünü hafifletecek niteliktedir.
3. Konu anlatımları ve yönergeler Türkçe açıklamalarla birlikte verilmiştir.
4. Kelime hazinesi, Almanca konuşan bir turist karşısında ihtiyacı karşılayacak zenginliktedir.
5. Dil bilgisinin ağır konuları yerine daha temel konulara yer verilmiş, detaya girilmemiştir.
Turizm branşında eğitim veren fakülte, meslek okulu ve meslek yüksekokullarındaki Almanca derslerinde kullanılabilecek olan bu ders kitabıyla amacımız, öğrencilerimize ihtiyaç duyacakları konuşma kalıpları, kelime hazinesi ve dil bilgisi becerilerini kazandırmaktır.
Bir başka amacımız da yabancı dil öğrenmenin bir kabus değil, ehil eğitimciler, istekli öğrenciler ve uygun ders kitabıyla bir eğlence olabildiğini göstermektir.
Abdullah Ülkü, Ahmet Erdem, Ekrem Çelikiz, Günay Erol, Hande Uyar Oğuz, Levent Selman Göktaş, Mahmut Barakazı, Mehmet Cançelik, Mehmet Fatih Kayran, Merve Aycan, Ömer Saraç, Övgü Açıksözlü, Sabahat Ceylin Şanlı Kayran, Seyit Ahmet Solmaz Dijital bir dönüşümün yaşandığı ve içerisinde bulunduğumuz zaman diliminde, turizm işletmeleri ve destinasyonlar yenilikçi bir yönetim anlayışına sahip olamıyorlarsa gelecekte muhtemelen bazı zorluklarla karşılaşacaklardır. Geleneksel pazarlama yöntemlerinin önceki dönemlerde olduğu kadar günümüzde geçerli olmadığı bilinmektedir. Artık her şey değişti. İşletmeler ve destinasyonlar ayakta kalabilmek için dijitalleşmek zorunda. Turistler birçok dijital imkâna sahip. Akıllı telefonlar, tabletler, bulut teknolojileri vb. günümüzde vazgeçilmez bir hâl aldı. Bu dijital imkânlar ve teknolojik cihazlar turistlerin seyahat/tatil öncesi ve sonrası davranışlarını da etkilemekte. Turizm işletmeleri ve destinasyonlar sadece seyahat/tatil öncesi ve sonrasını değil seyahatin/tatilin yapıldığı anları da turistleri kazanmak ve sadık bir müşteri hâline getirmek için dijitalleşme çabalarına dâhil etmek zorunda. Turistleri, işletmede ya da destinasyonda kaldığı süre boyunca izlemek, turistlerin edindiği deneyimleri anlamak ve bunların dijital ortamlarda olumlu bir şekilde aktarılmasını sağlamak giderek önem kazanmıştır.
Dijital Dönüşüm ve Turizm isimli eserimizde, teknolojinin gelişimi ve dijitalleşmenin turizm işletmeleri ve destinasyonlar açısından gerekliliği ele alınmıştır. Dijital dönüşümün turizmde faaliyet gösteren işletme türleri, turist rehberleri ve destinasyonlar üzerindeki etkileri, destinasyonlarda kullanılabilecek dijital imkânlar ve turizmde dijital dönüşüm süreci 12 bölümden oluşan eserimizde anlatılmıştır.
Aybüke Çalışkan, Erdoğan Kaya, Gonca Babadağ, Hakan Çalışkan, Hakan Sezerel, Halide Geranaz, Hatice Özgün, Işın Erdoğan, Merve Özgür Göde, Nazlı Gökçe ve, Sema Ekincek, Semra Günay Aktaş, Setenay Sipahi, Sevcan Saribaş, Şenol Erten, Tolga Eldurmaz, Tuğçe Özoğul Balyalı, Uğur Elmacı “Nitelikli yemek yeme bilimi ve sanatı” olarak tanımlanan gastronomi, sağlık bilimlerinden teknolojiye, fen bilimlerinden beşerî ve sosyal bilimlere kadar pek çok farklı disiplinle ilişkisi olan bir bilim dalıdır. Bu alanın uygulayıcılarının da gastronomi ile ilişkili olarak doğa, bilim, sanat, kültür ve teknoloji gibi birçok alanda bilgili ve yetkin olması beklenmektedir.
Bu kitapta gastronominin disiplinlerarası yönü ele alınmaktadır. Kitap, temel olarak geleceğin şef adaylarının gastronomi ile ilişkili olan disiplinleri tanımalarını; doğa, bilim, sanat, kültür ve yemek arasındaki bağlantıyı kurabilmelerini amaçlamaktadır. Bu bağlantının kurulabilmesi için alanında uzman eğitmenler ile birlikte deney, bilimsel gezi, saha çalışması, yaratıcı drama ve sanat uygulamaları içeren etkinlikler tasarlanmış ve bilimsel temelleri ile açıklanmıştır.
Gastronominin disiplinlerarası yönünün anlaşılabilmesi için yaparak ve yaşayarak öğrenmeyi sağlayan yenilikçi öğrenme uygulamalarının sunulması büyük önem taşımaktadır. Kitabın; gastronomi alanındaki eğitmenler, araştırmacılar ve öğrencilerin yanı sıra gastronomiye ilgi duyan tüm okuyuculara katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
Ben Fincham ‘Refah konusundaki tartışmalar çoğu kez ahlakçı ben bilirimciliğe sürüklenir. Çokça ihmal edilen eğlence kavramının bu yüksek kavrayışlı analiziyse bir hoş geldin yanıtı sunar. Vakitlice, hoş bir kışkırtma.’
—Joe Hallgarten, Kraliyet Sanat, İmalat ve Ticaret Cemiyeti, İngiltere
‘Bu, “eğlence sosyolojisini” net bir biçimde telaffuz etmeye yönelen ilk kitap niteliğindedir [...] o, şu ana kadar sosyal hayatın görmezden gelinen bu alanına dair içtenlikle hayranlık uyandırıcı ve yenilikçi bir anlayış getirmiştir. Ayrıca eğlencenin yaşamlarımızda oynadığı merkezî rolü teslim etme ve önceden önemsizleştirilmiş olan bu olguya dair sosyolojik bir kavrayış geliştirme amacı bakımından açıkça başarılı olmuştur.’
—Ruth Woodfield, St. Andrews Üniversitesi, İngiltere
‘Fincham’ın analizi keşifsel olmakla beraber analitiktir de; kuramsal anlayışları, ampirik olarak zengin örneklerle ustalıkla bir araya getirmiştir.’
—Susie Scott, Sussex Üniversitesi, İngiltere
Eğlence nedir? Mutluluk veya zevkten hangi bakımdan farklıdır? Eğlendiğimizde eğlendiğimizi nasıl anlarız? Bu kitap, sorgulamadan kabul edilen bu toplumsal olgunun kapsamlı olarak sosyolojik açıklamasını yapmak bakımından bir ilktir. Fincham; çocukluktaki eğlence anılarımız, yetişkin olarak yaptığımız eğlence, işte sesi boğulmuş eğlence deneyimlerimiz ve yaşanmış eğlence deneyimlerimiz gibi konuları irdeler. İlk elden hikâyelerin yanı sıra eğlenceyi yorumlamak için yeni bir yaklaşımın kullanılması suretiyle, eğlencenin ciddiyetsiz veya önemsiz fakat aynı zamanda da mutlu yaşam için zaruri olarak görülmesi paradoksu ortaya koyulur. Kontrol, sınırı aşma ve eğlencede toplumsal ilişkilerin önceliği konularını ele alan Eğlence Sosyolojisi, nasıl eğlenmek istediğimiz ve yaptığımız eğlenceyi kimin belirlediği hususunda tartışma açmak niyetindedir.
Vedat Martin İNCE Günümüzde, dünyada yaygın olarak kullanılan ortak yabancı dillerden birisi de Almancadır. Türkiye’ye her yıl milyonlarca Alman veya yabancı dili Almanca olan turist gelmektedir. Bu nedenle, ülkemizde Almanca bilmek bir ayrıcalık konumundadır; ancak buna rağmen bu ihtiyacın karşılanabileceği eğitim kurumlarında, yerli imkânlar ile üretilmiş eğitim malzemesi yok denecek kadar az ve olanlar da temel iletişim amacıyla kullanılmasını öğretmek açısından çok yetersizdir. İşte bu nedenle “Eisberg” adlı kitap hazırlanmıştır.
1. Kitabın ağırlık noktasını konuşma kalıpları, kelime hazinesi ve temel diyaloglar oluşturmaktadır. Bunların yanında dil bilgisi de ihmal edilmemiştir.
2. Görsel malzemeler hem sınıf içinde hem sınıf dışındaki faaliyetlerde öğretim elemanlarına ve öğrencilere yardımcı olacak ve onların yükünü hafifletecektir.
3. Konu anlatımları ve yönergeler, Türkçe açıklamalarla birlikte verilmiştir.
4. Kelime hazinesi, temel ihtiyacı karşılayacak kelimelerden oluşmaktadır.
5. Dil bilgisinin ağır konuları yerine, daha temel konulara yer verilmiş; detaya girilmemiştir.
Kurban Ünlüönen - Ahmet Tayfun Ekonomi kitabının hazırlık aşamasında; mesleki ve teknik eğitimin karakteristik özellikleri ile meslek yüksekokullarının öğrenci profili göz önüne alınarak planlama yapılmıştır. Bölüm başlıkları; ekonomi ile ilgili düşünceler ve temel kavramlar, bütün toplumların ortak ekonomik problemleri, talep, arz, piyasa ve piyasada fiyat oluşumu, devletin fiyatlara müdahalesi, tüketici dengesi, üretim ve üretici dengesi, firma dengesi, millî gelir, istihdam ve işsizlik, gelir dağılımı, para ve banka, dış ticaret, büyüme ve kalkınma konularını kapsamaktadır. Çalışma, meslek yüksekokulu öğrencilerinin yanı sıra fakültelerde de benzer derslerde kullanılabilecek içeriktedir.
William Boyes, Michael Melvin Gündelik yaşamımızın her anında ve her alanında aldığımız kararlar ile bu kararların yansıması olan davranışlar, farkında olsak da olmasak da ekonomi biliminin temel ilkesini oluşturan fayda-maliyet analizine dayanmaktadır. Her birimiz birer ekonomik karar birimi olarak, ekonominin işleyişinden etkilenmekte ve davranışlarımızla ekonomiye aynı zamanda yön vermekteyiz. Dolayısıyla, yaşadığımız dünyayı algılayabilmemiz ve davranışlarımızı uygun biçimde güncelleyebilmemiz için, ekonominin işleyişini doğru biçimde anlamamız gerekmektedir. Günümüzde küreselleşme olgusunun hız kazanmasıyla birlikte, ekonomilerin işleyişi ulusal sınırların ötesine geçmiş ve makroekonomik politika analizlerinin uluslararası bağlantılar kurulmaksızın yapılması büyük ölçüde olanaksız hâle gelmiştir. Bu bağlamda, ekonomik karar birimlerinin (hanehalkları, firmalar, devlet ve dış dünya) mikro düzeyde aldıkları kararların makroekonomik büyüklükleri belirleme sürecinin de uluslararası etkiler dikkate alınarak, global bir anlayışla açıklanması gerçek yaşamı daha iyi anlamamız açısından bir zorunluluğa dönüşmüştür. William Boyes ile Michael Melvin'in Ekonominin Temelleri başlığıylaTürkçe iktisat yazınına kazandırılan Fundamentals of Economics isimli kitabı, bir bilim dalı olarak ekonomiyi veya iktisatı öğrenmeye yeni başlayan öğrencilere, global bir dünyada yaşanan güncel gelişmeleri algılamalarını sağlayacak temel bilgilerin ve analiz yöntemlerinin öğretilmesini amaçlamaktadır. Kitapta, karmaşık görünen teorik konular gerçek yaşamdan verilen güncel örnekler yardımıyla somutlaştırılmakta ve bu şekilde, öğrencilerin iktisatı gündelik yaşamlarının bir parçası olarak algılayabilme ve anlama yeteneklerinin geliştirilmesi sağlanmaktadır.
Kitap dört kısımdan oluşmaktadır. Birinci kısımda, piyasa ekonomisinin temel kavramları tanıtılmakta ve etkin bir kaynak dağıtım mekanizması olarak piyasa ekonomisinin işleyişi, temel iki unsur olan, arz ve talep analizi çerçevesinde açıklanmaktadır. Kitabın ikinci kısmında, firma, tüketici ve devlet olmak üzere üç temel ekonomik karar biriminin davranışlarını belirleyen ve değiştiren faktörler açıklanarak, makroekonominin mikroekonomik temelleri ortaya konulmaktadır. Üçüncü kısımda, ilk olarak uluslararası (dış) ticarete açık bir ekonomide makroekonomik performansın temel göstergeleri olan üretim, fiyatların genel düzeyi ve ödemeler dengesine ilişkin ölçümler açıklanmakta; makroekonomik nihai hedeflerden sapma durumlarını ifade eden enflasyon ve işsizlik problemleri analiz edilmekte ve mikro iktisadi kararların bütüncül sonuçlarını temsil eden toplam arz-toplam talep analizi ayrıntılı olarak incelenmektedir. Bu kısımda ayrıca, maliye ve para politikalarının temel nitelikleri açıklanmaktadır. Dördüncü ve son kısımda, dışa açık bir ekonomide para politikası belirlenme ve uygulanma süreçleri, makroekonomik politikaların enflasyon-üretim ilişkisine etkileri ile uluslararası ticaret politikaları incelenmekte ve küreselleşme tartışmaları finansal krizler çerçevesinde ortaya konulmaktadır.
Makroekonominin mikro temellerinin kolaylaştırıcı yöntemlerle ve somut örneklerle açıklandığı Ekonominin Temelleri isimli kitabın ayırt edici bir diğer özelliği, her bölümde öğrencilerin öğrendiklerini sınama ve pekiştirme amacına yönelik olarak hazırlanmış küçük sınavların yer almasıdır. Bu şekilde, öğrencilerin bir sonraki konuya sağlam bilgilerle geçiş yapmaları amaçlanmaktadır.
Bradley R. Schiller, Karen Gebhardt “Sonsuz İstekler, Sınırlı Kaynaklar …”
Sınırlı kaynaklar ile en iyiyi elde etme çabası insanlığın varoluşundan itibaren çözülmesi beklenen temel bir soru(n)dur. Bu arayışa verilen tüm yanıtlar iktisadi sorunu oluşturmaktadır.
Bu kitap, iktisadi sorunun merkezinde yer alan “Ne?”, “Nasıl?”, “Kim için?” sorularına cevap arayarak başlamakta, temel mikroekonomi ve makroekonomi konularının günümüz örnekleriyle, okuyucuların teori ve gerçek arasındaki bağlantıyı doğru kavramalarını amaçlamaktadır. Konu anlatımlarının grafikler, görseller ve yan bilgi notları ile zenginleştirilmesi hedeflenmiştir. Her bölüm sonunda Tartışma Soruları ve Problemler başlıkları altında okuyucunun gerek bilgiye gerekse konuya hâkimiyeti sınanmaktadır. Yine her bölüm sonunda Özet ve Hatırlanması Gereken Terimler başlığı altında okuyucuda konunun tekrarı ve kalıcılığı amaçlanmıştır.
Cengiz Demir, Aydın Çevirgen Bu çalışmada, ekoturizmin sürdürülebilir bir yapıda geliştirilmesi gereği vurgulanarak, konular çevrenin ekonomik, ekolojik ve sosyo-kültürel boyutlarını kapsayan bütünsel bir yaklaşım içinde ele alınmıştır. Ekoturizmin prensiplerinin ortaya konulması, planlanması ve yönetiminde rehberlik edecek temel bilgilerin verilmesi, bu çalışmanın amacını oluşturmaktadır. Kitapta, koruma alanlarında turizm ve rekreasyon faaliyetlerinin prensipleri ve sürdürülebilirliği, ekoturizmin diğer turizm türleri ile ilişkisi ve çevre etkileşimi gibi konuların yanı sıra ekoturizmin yapısı, pazarı, planlanması ele alınmış; ayrıca ekoturizmle ilgili düzenlemelere yer verilmiştir. Bu kitabın, ekoturizmle ilgilenen araştırmacılara, öğrencilere, akademisyenlere, sektördeki işletme ve yöneticilere faydalı olacağına inanıyoruz.
Adem Ademoğlu, Ali Kemal Kemer, Ayhan Dağdeviren, Duygu Kırmızıkuşak, Elif Zeynep Özer, Fazıl Kaya, Fuat Bayram, Handan Özçelik Bozkurt, Mehmet Kabacık, Osman Çavuş, Ömür Alyakut, S. Seda Kamber Taş, Sedat Taş, Sibel Ayyıldız, Şaban Kargiglioğlu, Zümrüt H. Demirel Gastronomi ve mutfak sanatları alanına duyulan ilgi, son yıllarda oldukça artmıştır. Ön lisans, lisans ve lisansüstü programların, düzenlenen yarışmaların, festivallerin, bilimsel etkinliklerin ve televizyon yarışma programlarının sayısı her geçen gün artmaya devam etmektedir. Bu gelişmeler ekseninde endüstriyel mutfaklara yönelik kavramlara ve uygulamalara yer veren bu kitap, yenilikçi içeriğiyle gerek yiyecek içecek ile ilgili alanlardaki öğrencilerin nitelikli bir eğitim almalarına katkı sağlamak için gerekse alana merakı olanların bilimsel ve profesyonel bilgi edinmesine katkıda bulunmak için alanında uzman bir ekip tarafından hazırlanmıştır.
Mutfağın Tanımı ve Tarihsel Gelişimi, Mutfakta Kullanılan Terimler, Mutfak Planlaması ve Kurulum, Yiyecek İçecek Endüstrisinde Yer Alan Başlıca Mutfaklar, Mutfağın Bölümleri ve Çalışma Alanları, Yiyecek İçecek Endüstrisinde İnsan Kaynakları Yönetimi, Yiyecek İçecek İşletmelerinde Mutfak Organizasyonu, Mutfak Çalışanlarının Görev ve Nitelikleri, Mutfakta Kullanılan Ekipman ve Araç-Gereçler, Mutfakta Yönetim, Mutfakta Hijyen, Sanitasyon ve Gıda Güvenliği, Mutfakta Maliyet Kontrolü, Mutfakla İlgili Konuk Şikâyetleri ve Çözüm Önerileri, Mutfakta Atık Yönetimi ve Geri Dönüşüm, Yiyecek İçecek Endüstrisinde Bilgi ve İletişim Teknolojileri.
Merve Baş Küreselleşmenin doğal bir sonucu olarak turizmi herkes için erişilebilir bir düzeye getirme gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Bu çalışmada, konuya ilişkin önemli hususlar göz önünde bulundurularak engelli turizmi konusu; erişilebilirlik, ulusal ve uluslararası yasal düzenlemeler, istatistikler, uygulama örnekleri, üçüncü yaş turizmi, sağlık turizmi ve ilgili konular ile birlikte değerlendirilmiştir. Kitabın temel yazılış amacı sadece engelli turizminin bugünkü durumuna ilişkin bilgi vermek değil, aynı zamanda hem yasal düzenlemeler hem de uygulama örnekleri ile konunun gelişiminin nasıl sağlanacağı sorusuna yanıt bulmaya çalışmaktır. Bu amaca uygun olarak, geleceğe yönelik tahminlere ve örnek olay incelemesine de kitap içinde yer verilmiştir. Bu çalışmanın içerdiği ayrıntılı ve önem taşıyan bilgiler nedeniyle sektör çalışanlarına, akademik çalışmalara, kamu kurumlarına, erişilebilirliğe ve ilgili konulara ilişkin proje yöneten birimlere ve kişilere, konuya ilgi duyan ve çalışma yapmak isteyen herkese faydalı olacağı inancındayım.
Alper Kurnaz, Alperen Kök, Erinç Tozlu Özhan, Fatih Ercan, Hande Akyurt Kurnaz, Hasan Köşker, Makbule Civelek, Mehmet Sedat İpar, Melahat Avşar, Savaş Artuğer, Taner Dalgın Dünya genelinde farklı sosyo-ekonomik sınıflardan çok sayıda kişinin katıldığı turizm endüstrisinin gelişimi açısından turistik ürün ve hizmetlerin erişilebilirliği önemli bir husustur. Erişilebilir turizm, sunulan turistik ürün ve hizmetlerden herkesin eşit bir şekilde yararlanabilmesi esasına dayalı bir kavram olarak ortaya çıkmaktadır. Engellilik, yaşlılık, hamilelik, vb. nedenlerle seyahat ve turizm faaliyetlerine katılamayan kişilerin sunulan hizmetlere erişimlerinin sağlanması turizm talebini ve elde edilen geliri artırmada kilit bir faktör olarak değerlendirilebilir. Gelişen teknoloji, günümüzde insan hayatının birçok alanında kişilere çeşitli avantajlar sunmakta, yaşamlarını kolaylaştırmaktadır. Emek yoğun özelliğe sahip turizm endüstrisinde de çağın gerektirdiği şekilde teknolojiye uyum gerçekleşmekte, kişilerin istek ve beklentilerine uygun ürün ve hizmetler üretmede son teknolojilerden faydalanıldığı görülmektedir. Turizmde erişilebilirliğin artırılmasında yararlanılabilecek teknolojilerin araştırılması ve erişilebilir turizmde yardımcı teknolojilerin rolünün ortaya konması bu kitabın odak noktasını oluşturmaktadır. Kitap toplam sekiz bölümden oluşmaktadır. Her bölüm farklı araştırmacılar tarafından ele alınmıştır. Kitabın ilgili akademisyenler, profesyoneller, öğrenciler için önemli bir yol gösterici ve kaynak olması temennisiyle…
Azim Şimşek, Birol Kılıç, Cem Okan Özer, Ezgi Demir Özer, Gülden Başyiğit Kılıç, Hakan Özer Et Bilimi ve Gastronomisi kitabında; kaliteli ve uygun etin özellikleri, seçimi, işlenmesi, hazırlanması, farklı tekniklerle pişirilmesi, muhafazası ve etin sağlık üzerine etkilerine dair bilgiler, et ve gastronomi bilimi harmanlanarak yalın bir anlatım ile sunulmuştur. Kitapta ;etin bileşimi ve yapısı, et kalitesine etki eden faktörler, etin mikrobiyolojik özellikleri, karkasın kısımları ve parçalanması, et ürünlerinin üretim yöntemleri, etin tüketim için hazırlanması, marine edilmesi, olgunlaştırılması, farklı tekniklerle pişirilmesi ve etin sağlık üzerine etkileri konularına yer verilmiştir.
Kitap, başta et ve et ürünleri konusunda bilinçlenmek ve uzmanlaşmak isteyenler olmak üzere gıda mühendisliği ve gastronomi ve mutfak sanatları eğitimi alanlar, et ve et ürünleri üretimi, pişirilmesi ve hazırlanması ile ilgilenenler ve konu ile ilgili araştırma ve geliştirme faaliyetinde bulunan okuyuculara yönelik olarak hazırlanmıştır.
Marcia Millon Cornett Troy A. Adair, Jr. John Nofsinger, McGrawHill Okuyucunun finansa karşı ilgisini artırmaya yönelik olan bu kitapta konular oldukça basit, güncel ve teknolojik bir şekilde kaleme alınmıştır.
Kitabın hedef kitlesi öncelikli olarak ön lisans, lisans ve yüksek lisans seviyesindeki öğrencilerdir. Bununla birlikte, her meslek sahibinin ve her düzeydeki yöneticinin daha etkin karar almasında yardımcı olacak ve okuyucunun finansal bilgi düzeyinin artıracak bilgiler de kitabın içinde yer almaktadır.
Bu kitabı diğerlerinden ayıran en önemli özelliklerinden bir kaçı; karmaşık konuların pratik örnekleri verilerek anlaşılabilir hale getirilmesi, güncel terminoloji ve özellikle güncel teknolojinin kullanılması sayılabilir.
Teorik bilgilerin dışında pratik bilgilerinin de artırabilmesi için Matematik Antrenörü, Bakış Açıları, İş Uygulamaları, Etkileşimli Örnekler, Kısa Sınav bölümlerinin eklenmesi kitaba zengin bir içerik kazandırmasının yanı sıra anlaşılabilirliliğini de artırmıştır. Bölüm sonlarında yer alan oldukça fazla ve farklı soru çeşitleri ve cevapları ile kitap, diğer finans kitaplarından önemli derecede farklılaşmaktadır.
Konuyla ilgili çalışma yapan herkese faydalı olması dileklerimizle.
Yener Oğan, Fügen Durlu Özkaya Artvin yöresi, doğal ve kültürel kaynaklar açısından eşi benzeri olmayan bir zenginliğe sahiptir. Bu kapsamda öncelikle gastronomi ile ilgili temel kavramlar ve Artvin hakkında genel bilgilere yer verilmektedir. Bu temel kavramlar ve genel bilgiler ışığında Artvin yöresinin gastronomisi değerlendirilmektedir. Son olarak Artvin ilinin mutfak kültürü, yöresel ve tarımsal ürünleri, coğrafi işaretli ürünleri, yöreye özgü yemekleri ve bazı yöresel yemek reçetelerine yer verilmektedir.
Alaattin Başoda, Aykut Şimşek, Enes Güleç, Evren Kıran, Göksu Demirel, Gülizar Akkuş, İsmail Kızılırmak , Mehmet Can, Menekşe Cömert, Rıdvan Solmaz, Salih Yıldız, Selda Yordam, Yusuf Bayraktar, Zühal Aksakallı Bayraktar Günümüz dünyasında özellikle hizmet sektörünü derinden etkileyen deneyim ekonomisi kavramı sayesinde standartlaştırılmış hizmet sunumu yerini kişiye özelleştirilmiş sunumlara yani deneyimlere bırakmıştır. Artık destinasyonlar ya da işletmeler hizmetten ziyade deneyim satmanın ne kadar önemli olduğunu tartışmakta ve yeniçağa adapte olmaya çalışmaktadır. Çünkü deneyimler mal ve hizmet sunumu arasındaki fiyat farkından çok daha yüksek bir katma değer yaratmaktadır. Bununla birlikte turistler de standart turistik ürün yerine sıradan ya da alışılmadık deneyimsel faaliyetlere yönelmeye başlamıştır.
Yeme içme aktiviteleri, gastronomi turizmi kapsamında önemli bir değer hâline gelirken deneyimlerle desteklenen gastronomi turizmi faaliyetleri gastronomi deneyimleri olarak sınıflandırılır. Bu deneyim türü, turistlerin yiyecekleri tatmak için bir destinasyona gitmesi ile sınırlı değildir. Destinasyona giden turistlerin, yöresel yiyecekler ile birlikte yöre halkının yaşam tarzını, mutfak kültürünü, yemek yeme alışkanlıklarını da anlamasını sağlayan birtakım deneyimsel faaliyetlerin turizm aktivitesine eklenmesi ile ortaya çıkar. Bu kitapta gastronomi deneyiminde önemli yer tutan bu etkinliklerin bütüncül bir şekilde ele alındığı gastronomi rotaları ve festivallerine değinilmiştir.
Kitap deneyimsel açıdan ele alınan iki kavramsal bölüm ile sekizi gastronomi rotası, dördü festivaller olmak üzere toplam on dört bölümden oluşmaktadır. Kitap, gastronomi lisans ve lisansüstü eğitiminde kaynak olarak kullanılabilecek nitelikte tasarlanması yanı sıra turizm işletmeciliği alanında deneyimsel turizm uygulamalarını anlama ve uygulama açısından sektör temsilcilerine de yol göstermeyi amaçlamaktadır.
İsa Yayla Türkiye ekonomisinin lokomotif sektörlerinden biri olan turizmin gelişimi ve düzenlenmesi konusunda hukuki düzenlemeler büyük önem taşımaktadır. Bu kapsamda Cumhuriyet tarihi boyunca temelde turizm faaliyetlerinin sağlıklı bir zeminde ve planlı bir şekilde yürütülmesini amaçlayan farklı seviyelerde pek çok hukuki düzenleme yapılmıştır. Turizm mevzuatını bütüncül bir yaklaşımla ele alan bu kitapta, 1930'lu yıllardan itibaren turizm mevzuatına yönelik T.C. Anayasası, turizm sektörünü doğrudan ve dolaylı olarak şekillendiren kanunlar, Bakanlar Kurulu kararları, Cumhurbaşkanı kararnameleri ve yönetmelikler gibi çeşitli düzenlemelere yer verilmiştir. Bu kapsamda mevzuat türleri ilk yayımlandığı hâllerine ve yapılan değişikliklere göre turizm sektörü özelinde ele alınmıştır. Zamanla gerçekleşen değişiklikler kronolojik olarak verilen mevzuat bileşenlerindeki gelişimin daha net gözlenmesi amacıyla karşılaştırmalı bir yöntemle yorumlanmıştır.
Kitapta, hem güncel turizm mevzuatı ve değişiklikleri hem de yürürlükten kaldırılmış olan turizme yönelik mevzuat işlenmiştir. Dolayısıyla meri ve mülga olmak üzere 18 kanun, 3 kanun hükmünde kararname, 2 Cumhurbaşkanlığı kararı/kararnamesi ve 93 yönetmelik mevzuat silsilesine göre verilmiştir. Sayıca fazla oluşu nedeniyle yönetmelikler, okuyucuya kolaylık sağlamak amacıyla yayımlandığı dönemdeki turizmden sorumlu bakanlık başlığı altında toplanmıştır.
Mevzuattaki boşluklar ve yeniden düzenlenmesinde ihtiyaç görülen alanlar tespit edilerek kamu otoritelerine çeşitli tavsiyelerde bulunulmuştur. Bu bağlamda çalışma, bürokrasi ve sektör temsilcileri ile akademisyenler ve araştırmacılar başta olmak üzere tüm turizm paydaşlarının yararlanabileceği kapsamlı bir kaynak niteliği taşımaktadır.
Arslan Zafer Gürler Bu kitap, ekonomi bilimine ilgi duyan ön lisans ve lisans düzeyindeki öğrenciler için hazırlanmıştır. Bir ara yılı kapsayacak ekonominin temel konuları, 14 ünitede en yalın anlatımla aktarılmaya çalışılmıştır. Konuların kuramsal yapılarının içine gerçek yaşamdan kısa örnekler ve görseller yerleştirilerek okuyucunun hafızasında kuramla gerçek yaşamın dinamiklerinin örtüştürülmesi sağlanmaya çalışılmıştır. Mikroekonominin içeriğinde olan mal ve faktör piyasaları ilk dokuz ünitede işlenmiştir. Diğer üniteler ise millî gelir, istihdam, para ve para olaylarına ayrılmıştır.
Aslı Aksoy, Aslı Zuluğ, Çiğdem Yıldırım Maviş, Demet Taş, Emine Olum, Halime Pehlivanoğlu, İlkay Yılmaz, İrem Özay Aratıcıoğlu, Keriman Hande Ersöz, Murat Ay, Murat Doğan, Murat Emrah Maviş, Mustafa Yaman, Şeyda Bostancı, Uğur Keleş, Yaman Gökçek Gıda Mühendisliğine Giriş kitabı; gıda bilimi ve mühendis­liğinin temel kavramlarının ve uygulamalarının ana özelliklerini açıklamaktadır. Kitabımız kısaca; sağlıklı ve güvenli gıdaların en iyi kalite ve verimlilikte üretimi için gerekli olan temel bilgileri sunmaktadır. Konularının gıda bilimi ve mühendisli­ğinin temel bilgilerini içermesinin yanında gıda mühendislerinin, gastronomi uzmanlarının, diyetisyenlerin, gıda teknikerlerinin ve aşçıların çalışma alanları ile ilgili olmasıyla bir başucu kitabı niteliğindedir. Ayrıca Gıda Mühendisliği, Gıda Teknolojisi, Beslenme ve Diyetetik, Gastronomi ve Aşçılık Bölümleri için önemli bir ders kaynağı olacaktır.
Norman M. SCARBOROUGH, Pearson Bu kitap, girişimci olarak yeni bir işe başlayan ya da girişimci olup işlerini sistemli ve stratejik olarak büyütmek isteyen kişilere girişimciliğin tüm yönlerini kapsayan pratik bir rehberdir. Özellikle 21. yüzyılda girişimciliğin kaçınılmaz gerekliliği olan fırsatlarınhızlı olarak geliştirilip, karlı şirketlere dönüşmesinde gerekli olan stratejiyi sistemli olarak okuyucuları adım adım yönlendirmektedir. Başarılı bir işletme oluşturmak için gerekli tüm prosedürler bu kitapta mevcutdur:
Düzgün yasal altyapıyı,
İş modelleri ve planları,
Organizasyon modelleri,
Pazarlama stratejileri,
Güçlü finansal alt yapı,
Fikri Sınai Mülki Haklar
Patentleme ve Lisanslama
Müşteri ihtiyaç analizleri ve müşteri memnuniyeti.
Günümüzde piyasaları büyüten küçük işletme ve girişimcilerin haberleriyle dolu. Girişimcilik özellikle de küçük işletmelerin girişimcilik hareketi küresel ekonomide büyük bir güç haline geldi. Dünya çapında politika yapıcılar artık küçük ama dinamik girişimcilerin, ekonomik gelişme ve refahın artmasında oynadıkları önemli rolden haberdarlar. Yaratıcı, müşteri odaklı, yeni ürün ve hizmetler sunan,kendilerini başarılı olmaya adamış, dinamik, kararlı kadın ve erkek girişimcilerin ellerinde yeni bir girişimcilikten söz edilmekte. İste bu kitap, bu yeni girişimcilik için okuyuculara yol haritası vermekte. Girişimciliğin öğretilebilecek önemli sırlarını vererek, empati yoluyla küçük değerlerden nasıl fark yaratabileceğine vurgu yapmaktadır. Ayrıca kitap sosyal inovasyon ve sosyal girişimcilik ile ekonomik refah sağlamanın ötesinde dünyayı daha yaşanılası bir yer haline getirmedeki sistemi de sunmaktadır. Kitabın en önemli vurgusu ise bu yeni girişimcilik ruhuna sahip olanların daha kolay bir şekilde pek çok insanın yaşam standartlarını artırma becerisini kanıtlayan sosyo-ekonomik-kültürel-çevresel devrime liderlik etme üzerine kurgulanmıştır. Küçük işletmelerin yönetiminde ve/ya girişimcilik derslerinde bu kitabı kullanarak yaşadığımız toplumda ya da dünya çapında kısa-orta-uzun süreli olumlu değişiklikler meydana getirmek mümkün olacaktır. Sosyo-ekonomik-kültürel-çevresel değişim ve dönüşüme katkı sağlayan bu kitap ile iş başarısı ve finansal zenginlik elde etmek ve yeni girişimcilerden olmak için düşünme şeklini değiştiren ve stratejik hedefleri koyarak gerçekleştirmeyi sağlamak kolay olacaktır.
Danna Korn Buğday alerjiniz, glüten duyarlılığınız, çölyak hastalığınız, otistik bir çocuğunuz varsa ya da sadece buğday, arpa ve çavdardan arınmış bir diyetin avantajlarından yararlanmak istiyorsanız, bu kılavuz tam size göre. Glüten ile ilişkili tıbbi sorunlarınıza ilişkin güvenilir ve yetkin açıklamalar alacak; glütensiz yaşam biçimine geçiş süreciniz için güvenilir bir rehber bulacaksınız - ve bunu seveceksiniz!
• Glütensizleşin. Glütensiz yaşama ilişkin kim, neden, niçin, nasıl sorularının cevaplarını (ve glütensiz yaşam tarzının sayısız tıbbi yararlarını) bulun.
• Noktaları birbirine bağlayın. Glüten, otizm ve davranış bozuklukları arasındaki büyüleyici bağlantıları keşfedin.
• Glüten dilini konuşun. Etiket şifrelerini nasıl çözeceğinizi ve yiyecek alışverişinde nelere dikkat edeceğinizi öğrenin.
• Besleyici (ve enfes) hâle getirin. Cazip mezelerden, çarpıcı garnitürlere kadar her şeyi içeren ailenizin bayılacağı glütensiz yemek tariflerini uygulayın.
• Dışarıda yemek yiyin. Dışarda ya da seyahatte yemek yerken glütensiz diyetinize bağlı kalmak için pratik ipuçlarını öğrenin.
Kitabı açın ve
• Bakış açınızı yiyeceklere nasıl uyarlayabileceğinizi
• Otizm, davranışlar ve glüten arasındaki bağlantıyı
• İyi karbonhidratlara karşı kötü karbonhidratları
• Tam tahıllar hakkındaki gerçekleri
• Glütensiz gıda alışverişinizi nasıl yapacağınızı
• Günün her öğünü için sağlıklı ve lezzetli yemek tariflerini
• Yemek pişirme püf noktaları ve tekniklerini
• Mutlu, sağlıklı glütensiz çocuk yetiştirme ipuçlarını öğrenin.
Hakan Sezerel,Uğur Akdu Kitle turizmine hizmet eden “deniz, kum ve güneş” temalı tatil anlayışının geçerliliği ve tercih edeni her zaman çok olsa da 'yeni' ve 'farklı' olana da her zaman ihtiyaç duyulmaktadır. Rutinden sıkılan, ‘yeni’yi ve ‘farklı’yı arayan turistlerin bu arayışları, destinasyon yöneticilerini de ürün çeşitlendirmeye, kendilerini rakiplerinden farklı kılmaya mecbur bırakmıştır.
Bazen tesadüf, bazen keşif duygusu bazen de sadece moda olması, yeni bir turistik ürünü cazip hale getirebilmektedir. Kitle turizminin alternatifi bu yönelimlerin özel ilgi, kişisel ihtiyaçlar, beklentiler ve isteklerle doğru orantılı olduğu söylenebilir. Bu durum da aslında 'her insan profiline farklı bir turizm türü' potansiyelini açığa çıkarır. Kabul gören, talep edilen ve çeşitli pazarlama ve satış stratejileriyle desteklenerek insanların tercihlerine sunulan bu özel ilgiler de zamanla bir turizm türü olarak karşımıza çıkmaktadır.
Bu kitap, günümüz turizm faaliyetlerinde ortaya çıkan bu farklı ve yeni yönelimleri on iki farklı yazarın özgün bakış açılarıyla incelemektedir. Akıcı ve anlaşılır bir üslup ve içerikle turizm akademisine, sektöre ve turizme ilgi duyan herkese hitap eden kitap, okuyuculara hem akademik bir bakış açısı kazandıracak hem de güncel turizm eğilimleri hakkında önemli bir bilgi kaynağı olacaktır.
Hande Akyurt Kurnaz, Burhan Kılıç Hüzün Turizmi….
Yanından geçilirken, çoğu zaman dikkati çekmeyen, tarihin gizemli sayfaları arasında kalmış, tozlanmış, gün yüzüne çıkarılmayı bekleyen ve turizmin farklı bir yüzü aslında. İnsanların sadece eğlenme amaçlı değil geçmişi hatırlama, ölümü yâd etme, atalarını ziyaret etme, korku duygularını yaşama gibi seyahat motivasyonlarından doğan özel ilgi turizmi türlerinden biri hüzün turizmi. Dünyada çeşitli örnekleri olduğu kadar Türkiye'de de birçok merkezi bulunmaktadır. Çıkılan bu yolda oluşan kitabın amacı Türkiye'de potansiyel hüzün turizmi destinasyonlarını belirlemek ve tanıtmaktır.
Kitap temel olarak üç bölümden oluşmuştur. İlk iki bölümde hüzün turizminin tanımı ve çeşitleri anlatılmış olup üçüncü bölümde ise Türkiye'de yer alan hüzün turizmi merkezlerine iller açısından yer verilmiştir. Kısa bilgilerle farkındalık yaratılmaya çalışılmış olup yeni merkezler ortaya çıktıkça eklemeler yapılacaktır.
Meraklısına iyi bir rehber olacağı temennisiyle…
Salih GÜNEY Tüm işletmeler için vazgeçilmez unsur insandır. Bu nedenle çalışanların seçimine, işe yerleştirilmesine, eğitimine, terfi ettirilmesine, değerlendirilmesine ve emekliliğine önem veren işletmeler iş yaşamında her zaman başarılı olmuştur.
İnsan kaynakları yönetimi kitabı, personelin işe alımından emekli edilinceye kadar geçen süreçlerde başarılı olmak isteyen kişi ya da kurumların başvuracakları bir kaynak niteliğindedir.
R. Wayne Mondy, Judy Bandy Mondy İnsan Kaynakları Yönetimi (İKY), işletmelerde; planlama, seçme ve yerleştirme, eğitim ve geliştirme, performans değerleme, ücret ve diğer ödemeler yönetimi, kariyer yönetimi, iş ve işveren ilişkileri, sendikalarla ilişkiler, sağlık ve güvenlik konuları, yasalara uygunluğun gözetilmesi, iş analizi, stratejik planlama, işgücü çeşitliliği gibi çeşitli konularda stratejiler oluşturan ve uygulayan bir işlevdir.
İKY, hızla değişen teknolojiye paralel olarak her geçen gün kendini yenilemektedir. Dolayısıyla İKY ile ilgili tüm konuları, güncel gelişmeleri, yasal gereklilikler ile uluslararası İKY’yi de ele alan, kavramsal bilgilerin yanında çeşitli araştırma sonuçları ve örnek olaylara da yer veren bu eser, akademik çalışmalara ve İKY alanındaki uygulamalara katkı sağlamayı amaçlamaktadır.
Kitabı benzer kitaplardan ayıran özelliği, İKY ile ilgili konuları kuramsal, araştırma odaklı ve uygulamalı olarak ele almış olmasıdır. Bu doğrultuda, on dört bölümden oluşan kitapta, her bölüm sonrasında yer verilen bölüm özeti, konuyla ilgili anahtar kavramlar, tartışma soruları, okuyuculara bilgilerini ölçme olanağı sunan test soruları, örnek olaylar, bölüm kaynakçası ve İKY ile ilgili web sayfaları konuların özümsenmesine destek olmaktadır.
David A. DeCenzo, Stephen P. Robbins, Susan L. Verhulst Kapak resmindeki yelkenlinin kaptanı, tahmin edilemez bir iş ortamındaki herhangi bir örgütün yüz yüze geldiği hedeflerin ve zorlukların birçoğunun aynısıyla karşılaşmaktadır. Örgütler zorluklarla karşılaştıkları zaman, ortamdaki değişikliklere çabuk tepki veren ve başarı stratejileri geliştiren iyi eğitimli uzmanlara güvenirler. İnsan Kaynakları Yönetimi (İKY), stratejiyi etkili bir biçimde sürdürmek için gereken becerilere sahip kişileri seçmekten ve eğitmekten sorumludur. İnsan Kaynakları Yönetiminin Temelleri, örgütün her seviyesinden çalışan için işe alma, eğitim, motivasyon, çalışanları elde tutma, güvenlik ve yasal çevre gibi İnsan Kaynakları Yönetimi (İKY) unsurlarını anlamayı sağlamak amacıyla kaleme alınmıştır.
O.C. Ferrell - Geoffrey A. Hirt - Linda Ferrell, McGrawHill Alanın temel kavramlarını verirken girişimcilikten, işletme yönetimine, iş etiğinden, yönetimin doğasına, örgüt kültürü ve yapısına, sosyal ağlardan, pazarlama ve finansal sistemlere kadar birçok konuya değinen bu kapsamlı kitap, 16 bölümden ve 6 ana kısımdan oluşuyor. İlk kısımda, 'değişen dünyada işletme' kapsamında okuyucular temel ekonomik bilgileri, iş etiğinin önemini ve küresel ticareti ilgilendiren üç önemli bölüm bulacaklar. İki bölümden oluşan ikinci kısım, iş kurmak ve büyütmek isteyenlerin yararlanacağı önemli bilgiler içeriyor. Yönetimin temelleri, örgüt teorisi temelleri, üretim ve işlemler yönetimi üçüncü kısımda yer alıyor. İnsan kaynakları ile ilgili iki bölüm ve pazarlama alanını irdeleyen üç bölüm dördüncü ve beşinci kısımların konularını oluşturuyor ve son olarak altıncı kısım; finans, muhasebe ve sermaye piyasaları konularına değinirken okuyuculara güncel bilgiler aktarıyor.
Her bölümün sonunda yer alan kariyer öğütleri ile öğrencileri ayrıca işletme alanında değişik kariyer imkânları ile de tanıştırmayı amaçlayan İŞLETME, özellikle 4. basımında çeşitli yenilikler eklenerek ve güncellemeler yapılarak örnekler ve yeni uygulamalar ile daha da zenginleştirilmiştir.
Muammer Doğan Trabzon Lisesinden mezun olduktan sonra lisans öğrenimini Ankara Üniversitesinde, master ve doktora öğrenimlerini de ABD’de tamamlamıştır. Türkiye’ye dönüşünde 1975 yılında Ege Üniversitesi, İktisadi ve Ticari Bilimler Fakültesi Üretim Bölümünde Dr. Asistan olarak göreve başlayan Muammer Doğan, 1981 yılında “İşletme Ekonomisi” bilim dalında “Doçent” ve 1989 yılında “Üretim Yönetimi ve Pazarlama” Anabilim Dalında “Profesör” olmuştur. 1975 yılından itibaren EÜ ve DEÜ’nün çeşitli birimlerinde lisans, yüksek lisans ve doktora düzeylerinde İşletmecilik, İşletme Ekonomisi ve Yönetimi, Üretim Yönetimi ve İşletmelerde Karar Verme Teknikleri derslerini vermiştir. 1987-1988 ve 1997-1998 yıllarında iki kez kazandığı Fulbright burslarıyla ABD, University of Florida’da 2 yıl süreli misafir profesör olarak akademik çalışmalarını sürdürmüştür.
Doğan’ın “İşletmelerde Karar Verme Teknikleri” ve ilk baskısı 1982 yılında gerçekleşen “İşletme Ekonomisi ve Yönetimi” adlı tek adla yayınlanmış iki kitabı “Reklamcılığın Türkiye’nin Ekonomik Gelişmesi ve Verimlilik Üzerindeki Etkileri” ve “Türkiye’de Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler ve Uygulanan Ekonomik, Mali ve Sosyal Politikaların Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler Açısından Değerlendirilmesi: Sorunlar ve Çözüm Önerileri” adlı iki adet ortak eseri, değişik bilimsel dergi ve yayınlarda çıkmış birçok makale, araştırma ve inceleme yayınları bulunmaktadır.
Prof. Dr. Muammer Doğan, Dokuz Eylül Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinde 1989-1998 ve 2001-2004 yılları arasında İşletme Bölüm Başkanlığı, 1990-1996 yılları arasında Dekan Yardımcılığı görevlerini üstlenmiştir. Hâlen İşletme Bölümünde Öğretim Üyeliği görevini yürüten Muammer Doğan evli ve 2 çocuk babasıdır.
İşletme Ekonomisi ve Yönetimi adlı bu eserde kuruluşundan işleyişine kadar işletmecilik kapsamına giren tüm konular, yeni bir yaklaşımla, özellikle 2000'li yıllarda gerek literatürdeki gelişmeler gerekse iş dünyasındaki yeni uygulamalar dikkatle değerlendirilerek hazırlanmıştır. Eserde çağdaş işletmecilik alanında uluslararası nitelik kazanmış en son kavramlar, bilgiler, ilkeler, teknikler ve stratejiler sistematik bir şekilde incelenmiştir. Özellikle işletmeciliğin temel konuları ve kavramları, işletmenin kurulması faaliyetleri, yönetim, üretim, pazarlama ve finans fonksiyonları ayrıntılı olarak ele alınmıştır.
Eser, programlarında işletme, işletme ekonomisi, işletme yönetimi, yönetim ve organizasyon, üretim, pazarlama ve finansman gibi derslerin yer aldığı İktisadi ve İdari Bilimler Fakülteleri, İşletme ve Mühendislik Fakülteleri ve Meslek Yüksekokulları öğrencilerine yönelik bir referans kaynağı niteliğindedir.
Gülay Budak, Gönül Budak Faaliyet alanı ve ölçek (büyüklük) farkı gözetmeksizin tüm işletmeler ve kurumlar açısından yönetim olgusu, evrensel bir nitelik taşımaktadır. Yönetim olgusunun önemi, örgütlerin amaçlarına ulaşmalarını sağlayacak konuları kapsamasından gelmektedir. Kuşkusuz, yöneticinin etkinliği, bilimsel bir içeriğe sahip konularda bilimsel bilgi ve tecrübeye sahip olmaya devam ettikçe artmaktadır. Böylece yöneticiler, örgütün kıt kaynaklarını, etkili ve verimli bir biçimde kullanarak örgütü hedeflerine ulaştırmaktadır.
Yöneticilik mesleğinin en zor yanı, “insanı yönetmek”tir. Beklentileri, gereksinmeleri ve yetkinlikleri sürekli olarak değişen insan, giderek daha da karmaşıklaşan bir kaynak olarak yöneticileri farklı yönetim arayışlarına yöneltmektedir.
Yönetim, oldukça hızlı değişen ve gelişen bir bilim alanıdır. Bir yandan yeni kavramlar, teknikler, modeller ve kuramlar yönetim alanına kazandırılırken diğer yandan bir dönem doğruluğu ve geçerliliği savunulan birçok kuram eleştirilere uğrayarak devre dışı kalabilmekte ya da dönüşüme uğrayabilmektedir.
İşletme Yönetimi kitabımız, işletmecilik dalında eğitim gören lisans, yüksek lisans ve doktora programlarındaki öğrencilerin, aynı zamanda, iş dünyasının değişik kademelerinde görev yapan yöneticilerin ve yönetici adaylarının bilgi birikimlerine katkı sağlayacak birçok güncel konuyu kapsamaktadır.
Akyay Uygur, Azize Hassan Bu kitap; başta kariyer kavramı olmak üzere kariyer yönetimi, planlaması, geliştirme ve özgeçmiş yazma konularında ayrıntılı ve kapsamlı bir yayın olma özelliği taşımaktadır. Kariyer, bir örgütte ya da profesyonel hiyerarşide ilerleme anlamına gelmektedir. Bu ilerleme sürekli olarak bilgi, deneyim ve yetenek kazanılması ile gerçekleşmektedir. Bununla birlikte kariyer bireyin ailesini, boş zaman uğraşlarını ve toplumsal etkinliklerini de kapsamaktadır. Kariyer seçiminde sosyal geçmiş, kişilik gelişimi, bireysel beklentiler ve toplumsal etkiler önemlidir. Kariyer basamaklarının gelişiminde kariyer haritaları, kariyer merkezleri, iş zenginleştirme, kariyer danışmanlığı, eğitim ve geliştirme programları yer almaktadır. İş ve özel yaşam açısından çok önemli bir nitelik taşıyan kariyer konusundaki bu eser; kamuoyu, akademisyenler ve öğrencilerin ilgi, araştırma ve çalışmalarına sunulmaktadır.
Ahmet Köroğlu, Ali Türker, Ayşen Acun Köksalanlar, Azade Özlem Çalık, Canan Tanrısever, Caner Ünal, Cevdet Avcıkurt, Funda Ön Esen, Gökhan Köksal, Gözde Oğuzbalaban, Gülbin Aytekin İnce, Hande Akyurt Kurnaz, Hasret Ulusoy Yıldırım, İlker Şahin, Nalan Albuz, Nermin Ayaz, Nuray Tetik Dinç, Özlem Güzel, Özlem Köroğlu, Serkan Türkmen, Sonay Kaygalak Çelebi, Uğur Ceylan, Uysal Yenipınar, Zafer Öter Turist rehberliği mesleği, misafirlerin ilk karşılandığı ve son uğurlandığı ana kadar sürekli onlarla vakit geçirilen, misafir memnuniyetinin ve motivasyonunun ön planda tutulduğu, misafire unutulmaz deneyimler sunmayı amaçlayarak tatil deneyimini oluşturan, farklı kültürler arasında köprüler inşa eden, ülkenin sahip olduğu çok kıymetli zenginliklerin tanıtılmasında değer sağlayan, ülkeye, yöreye, yerel halka, insana, çevreye, doğaya, misafire, sanata, kültüre ve topluma karşı sorumluluğu yüksek bir meslektir. Turist rehberleri sahnedeki turizm aktörleri olarak mesleklerini ilmek ilmek bir sanat gibi işlemekte, mesleklerini aşkla, tutkuyla ve büyük özveriyle yapmaktadırlar.
Bu mesleği aşkla yapan turist rehberlerine ve yapacak turist rehberi adaylarına ithafen yazılan kitabımız; önlisans, lisans ve lisansüstü düzeyde turizm rehberliği eğitimi alan öğrencilere, araştırmacılara, akademisyenlere, ülkemizin tanıtım elçileri olan turist rehberlerine, turist rehberliği meslek kuruluşlarına, turizm sektöründeki uygulayıcılara, alanla ilgili araştırma yürüten diğer kişi, kurum ve kuruluşlara fayda sağlaması, ışık tutması ve yol göstermesi amacıyla Türkiye'nin dört bir tarafında farklı üniversitelerde görev yapan çok değerli yirmi dört yazarın bir araya gelerek oluşumuna katkı sağladığı özverili bir çalışmanın sonucudur.
Aslıhan Gözdem Kaya SİZ DE
• Yemeklerden sonra şişkinlik, hazımsızlık, gaz gibi problemler yaşıyor,
• Duygusal olarak kendinizi buzdolabı karşısında buluyor,
• Kabızlık ve ishal gibi bağırsak problemleriyle uğraşıyor,
• Uykuya dalmada veya aralıksız uyumada güçlük çekiyor,
• Sivilce, egzama, döküntü gibi cilt sıkıntıları yaşıyor,
• Sabahları yorgun ve dinlenmemiş uyanıyor,
• Kas ve eklem ağrıları yaşıyor,
• Yemek yedikten sonra yorgun hissediyor,
• Tatlı, tuzlu gibi bazı besinlere aşeriyor,
• Mutsuz ve enerjinizi düşük hissediyorsanız
• Veya doktorunuz öneriyor ise

ELİMİNASYON DİYETİne
ihtiyaç duyuyor olabilirsiniz.

Bu kitap, eliminasyon sürecinde sizlere, geçebileceğiniz aşamalar hakkında rehberlik yaparken bu dönemde neyi, ne ile birlikte ve nasıl yiyeceğinize dair eliminasyona uygun, lezzetli ve besleyici tarifler sunarak bir yol arkadaşı olacaktır.
Aynı zamanda sağlıkla yaş almak ve sürdürülebilir sağlıklı bir hayata adım atmak isteyenler için nereden ve nasıl başlayacaklarına dair bilgiler paylaşmaktadır.
Kendimiz, en kıymetlimiz. Oksijen maskesini önce kendimize takacağız. Kendimize iyi geleceğiz.
Eliminasyon dönemi bu oksijen maskesini takmaya başladığımız, kendimize özen gösterip kendimizle daha çok ilgilendiğimiz özel bir dönem.
O zaman kendinize iyi gelmeye hazır mısınız?

ÇÜNKÜ…
BİR TABAK DEĞİŞİR,
BİR İNSAN DEĞİŞİR.
BİR İNSAN DEĞİŞİR,
BİR AİLE DEĞİŞİR.