Turizm - Seyahat - Gastronomi \ 1-3
Burak Düz, Burçin Boz, Bükre Aslan, Canan Tannsever, Çelebi, Çinuçen OKAT, Ercan Güler, Erkan Sezgin, Kürşad Sayın, Mehmet Emre Güler, Melih Özçalık, Nil Sonuç, Özge Çalhan, Özgür Sanbaş, Özlem Kışlalı, Pınar Işıldar, Piliz Dalkılıç Yılmaz, Selin İşevcan Ertamay, Serkan Çelik, Sevinç Güler Özçalık, Simge Kömürcü, Sonay Kaygalak, Uysal Yenipınar “Çok Gezenti “Şehirler ve İnsanlar” kitabımın ön sözünde de belirtmiştim; seyahat konusunda beni “uyandıran”; 2000'lerin başında St. Petersburg-Moskova arasında Volga üzerinde yol aldığım teknedeki, günlerce gördüklerinden şikâyet eden yaşlı hanımefendi olmuştu: “Volga'nın suyu çamurlu.” dedi, “Rus yemekleri fazla hamurlu.” dedi. Bunları dedi ama bir türlü gördüğünü “Zaten onlar orada var olanlar.” diye değerlendirip hanesine katmayı denemedi. Üzüldüm açıkçası. Seyahat için harcadığı zamanın ve parasının boşa gittiğini düşündüm. Seyahat denen şeyin amacının; gördüğüm ne varsa bilgilerime, benliğime, böylece karakterime katmak ve iyi-kötü ne görürsem göreyim onlardan farklı bir ben yaratmak olduğunu kavradım. O seyahati takip eden ve bugüne kadar gelen tüm seyahatlerimi böyle değerlendirmeye, yaşamaya ve bu bakış açısıyla anlatmaya başladım.
Bakmak bir saniye,
Görmek, hissettiklerin kadar sürer bence.”

Burak Akkul

Bu kitap sizleri bulunduğunuz mekândan alıp dünyanın farklı coğrafyalarındaki kentlere doğru sanal bir yolculuğa çıkarmak için yazılmıştır. Bu yolculuk, Türkiye'ye yakın coğrafyaların yanı sıra Fas, Güney Kore, Mısır, Hindistan, Tayland, Japonya gibi egzotik olarak görülen ülkelere olacaktır. Bu amaçla yurtdışında ziyaret edilen üç kent, iki bölüm hâlinde, farklı yazarlar tarafından kaleme alınmıştır. İlk başlık altında kentlerin coğrafi konumu, siyasi tarihi ve turizmi gibi genel bilgilere yer verilirken ikinci başlık gezi noktalarına ve deneyimlere ayrılmıştır. Destinasyona yönelik kısa öneri ve uyarılarla yazılar tamamlanmıştır. Birer gezi yazısı olarak kaleme alınan yazılarda açıklayıcı, öyküleyici ve betimleyici anlatım yollarına başvurulmuştur. Bu kitapta; şehirlerin tarihini, mimarisini, meydanlarını, el sanatlarını, mutfağını keşfedecek ve insanlarıyla tanışacaksınız. Bu seyahatlerin hepsi tarihin farklı takvim yapraklarında gezilerini kaleme alan yazarlar tarafından gerçekleştirildi. Adımları geçmişte kaldı ama seyyahların zihinlerinde bu yolculuklar birer kare, ses, tat, anı olarak yaşamaya devam ediyor. Eminiz ki sizler de daha ilk satırlarda kentlerin büyüsüne kapılıp onları görmek isteyeceksiniz. Bakalım 68 rotadan en çok hangisini beğeneceksiniz?
Döndü Can, Erdal Elmas, Hacer Çetin, Halil Sözlü, Latif Bolat, Naci Ünal, Nuri Gündoğdu, Osman Erkan Özaydın, Serpil Yalım Kaya, Sultan Eren, Sümeyye Erbaş, Uysal Yenipınar “Cennet de cehennem de senin içinde.” Amin Maalouf
İpek Yolu, yaklaşık 2000 yıl boyunca dünyanın dört bir yanındaki ulusları birbirine bağlayan ulaşım ve kültürel iletişim ağı olmuştur. Yaklaşık 6400 km’lik güzergâha sahip İpek Yolu’nda, Çin’den Anadolu’ya bir deve kervanı ancak bir buçuk yılda ulaşabilmektedir. İpek Yolu, günümüzde ticaret, turizm alanlarında yapılan yeni yatırımlarla tarihî ismiyle canlandırılmaya başlanmıştır. Türkiye coğrafi olarak tarihî İpek Yolu’nun tam ortasında yer aldığından o dönemde “Orta Kuşak” veya “Doğu Akdeniz Bölgesi” olarak isimlendirilmiştir. Mersin ili de İpek Yolu dönemine ait limanı, baharat, kahve, çay gibi içecekleri ile İpek Yolu’nun somut ve somut olmayan mirasına sahiptir. Mersin ilinin sahip olduğu söz konusu mirası ele alan bu kitap, geleceğin turizm türü hakkında farkındalık yaratmayı amaçlamaktadır. Mersin ilinin az bilinen bir yönünü, Binbir Gece Masalları’na konu olan İpek Yolu dönemini keşfedeceksiniz. Kitap bölümleri, bilimsel verilere dayalı olarak hazırlanmış olsa da okurken Amin Maalouf’un “Doğu’nun Limanları” romanı tadını alacaksınız. Kitabın Mersin ilinin Turizm geleceğine katkı sunması dileğiyle...
Filiz Arslan Temel bir ihtiyaç olan içecek, bu ihtiyacın ötesinde sosyal ve kültürel etkilere sahip önem taşımaktadır. Dünyadaki yeni trendler ve insanların popüler içecekleri tüketme isteği farklı alkolsüz içecekler, kahve sektörü, barista mesleği ve bu yönde yenilikçi girişimleri ön plana çıkarmaktadır. Bir baristanın sadece kahve hazırlama ile görevli olmadığı bunun yanında servis öncesi ve sonrası birçok görevi de yerine getirmesi gerektiği kapsamında bu kitap hazırlanmıştır. Hazırlanan bu kitapta; çeşitli sıcak ve soğuk alkolsüz içecekler, kahve, çay, geleneksel Türk içecekleri ve barista mesleği ile ilgili bilgiler sunularak yiyecek-içecek sektörü, girişimciler, öğrenciler ve içecekle ilgilenen herkes için farklı bir bakış açısı verilmeye çalışılmıştır.
Somer Sivrioğlu, David Dale “Türk halkı iyi yemek yeme tutkusuna sahiptir. Kahvaltı yaparken akşam yemeğini planlar.”
Anadolu, Türk mutfak kültürünün, Osmanlı İmparatorluğu’nun büyük ziyafetlerinden İstanbul’un baharatlı atıştırmalıklarının olduğu sokak tezgâhlarına, Doğu’nun destansı kahvaltılarından Ege kıyılarının deniz ürünleriyle yapılmış mezelerine uzanan 140 geleneksel ve modern tarifle, Türk şef Somer Sivrioğlu ve mutfak uzmanı David Dale’in açıklamaları ve yeniden tasarlamaları ile zengin görsel örnekler eşliğinde keşfidir. Ardında ritüeller, mitler, hicivler ve halkın birikimi yatan 3.000 yıllık Anadolu mutfağı ve modern Türk konukseverliğinin kahramanları ortaya çıkarılıyor. Anadolu, güzel tarif fotoğraflarının yanında İstanbul ve Türkiye’deki özel ve seçkin yerlerin çekimlerini barındırıyor.
Ahmet Vatan, Alper Kurnaz, Altan Çelik, Ayşen Acun Köksalanlar, Canan Tanrısever, Caner Ünal, Esra Çam, Ezgi Kırıcı Tekeli, Funda Ön, Gökçe Emeç, Gökhan Köksal, Gözde Oğuzbalaban, Gül Nihan Güven Yeşildağ, Hande Akyurt Kurnaz, Hüseyin Aksoy, Kaplan Uğurlu, Lale Yılmaz, Medet Yolal, Mustafa Duman, Nagihan Baysal, Nermin Ayaz, Nilgün Demirel, Nuray Tetik Dinç, Özge Güdü Demirbulat, Özlem Güzel, Seda Yetimoğlu, Sevgül Çilingir Cesur, Sinan Gökdemir, Sinan Kurt, Sonay Kaygalak Çelebi, Tolga Fahri Çakmak, Yağmur Alkır, Zeynep Çokal Anadolu toprakları, jeopolitik konumu gereği birçok medeniyete ev sahipliği yaparken mit, efsane, kutlama, gelenek görenek, örf ve âdetlerin bir araya geldiği kültürel zenginliğe sahip bir coğrafya hâline gelmiştir. Nesilden nesile aktarılan bu ögeler, halk kültürünü oluştururken aynı coğrafyada yaşayan toplumları da bir araya getiren bir güç olmuştur. Geçmişten geleceğe aktarılan bir özelliği olması bağlamında kültür, uluslararası platformda ayrıştırıcı ve farklılaştırıcı bir unsur olarak tanımlanırken ülkelerin sahip olduğu inanışlar ve ritüeller, halk kültürünün örüntülerini oluşturmuş ve somut olmayan kültürel miras alanları olarak tanımlanmıştır. UNESCO tarafından Somut Olmayan Kültürel Miras (SOKÜM) kapsamında ele alınan alanlarda “toplumsal uygulamalar” kapsamında ele alınan inanışlar ve ritüellerin bir araya getirilmesini amaçlayan “Anadolu Halk Kültüründe İnanış ve Ritüeller: Teoriden Pratiğe Kökenleri ve Yansımaları” isimli bu kitap ile geçmişten geleceğe köprü gibi uzanacak olan Anadolu halk kültürü mirasına bir iz bırakılmak istenmiştir. Nereden geldiğini ve neden yaptığımızı bilmediğimiz bazı ritüellerin ve kökeninde yatan inanışların toplandığı bu kitap, Anadolu’nun halk kültüründe yatan inanışları ve ritüellerini kültür meraklılarına sunuyor.
Hep var ol Anadolu…
Ahmet Vatan, Ali Türker, Arzu Balıkoğlu, Ayşe Arslan, Aytuğ Arslan, Azade Özlem Çalık, Canan Tanrısever, Caner Ünal, Cenk Murat Koçoğlu, Ceyda Sevcan Sargın, Dilara Eylül Koç, Duygu Yetgin Akgün, Ezgi Kırıcı Tekeli, Funda Ön Esen, Gizem Erçolak, Gökhan Köksal, Gözde Oğuzbalaban, Gülsel Çiftci, Hande Akyurt Kurnaz, Hasret Ulusoy Yıldırım, İlker Şahin, Kaplan Uğurlu, Medet Yolal, Nalan Albuz, Nermin Ayaz, Nilgün Demirel, Nuray Tetik Dinç, Özge Güdü Demirbulat, Özlem Güzel, Özlem Köroğlu, Samet Çevik, Savaş Yıldız, Seda Yetimoğlu, Sedat Bornovalı, Selda Özgün, Sonay Kaygalak Çelebi, Talha Babacan, Tolga Fahri Çakmak, Uğur Ceylan, Uysal Yenipınar, Yakup Erdoğan, Yurdanur Yumuk, Zekiye Nur Akyürekli Gerek antik çağ medeniyetlerinin Anadolu'da gelişmesi gerekse Hıristiyanlığın ilk dönemlerinde havarilerin ve Hz. İsa’ya inananların Anadolu’yu güvenli topraklar olarak görmesi; yeniçağda ise Yahudilerin bulundukları yerlerde karşılaştıkları baskıcı/yok edici yaklaşımlardan kaçarak Anadolu topraklarına sığınmış olmaları ve yine Türklerin kendi dinlerine ait eserleri yapmaları, üzerinde yaşadığımız bu toprakların farklı bölgelerinde kiliselerin, sinagogların ve camilerin inşa edilmesine neden olmuştur. Anadolu toprakları, sadece somut kültürel mirasın izlerini taşımakla kalmamış, efsanelere ve fenomenlere de ev sahipliği yapmıştır. Dahası birçok önemli din lideri, eren, aziz ve havarilerin de yolu bu topraklardan geçmiştir. Bu bağlamda Anadolu coğrafyası özellikle semavi dinler açısından önem kazanmıştır. Bu topraklarda yer alan kutsal mekânlar, hac merkezleri ve önemli şahsiyetlere ait izler, turistleri bu topraklara çekerken Anadolu da inanç turizmi açısından vazgeçilmez bir destinasyon hâline gelmiştir.
Anadolu’nun inanç değerleri belki bir kitaba sığmayacak kadar zengin olmakla birlikte Anadolu topraklarında öne çıkan dini yapıları, dini fenomenler ve efsaneleri, önemli kişilerin izleri ve dini mekânları bir araya getirme düşüncesiyle ortaya çıkan bu kitap, okurlarını ve araştırmacıları adı geçen mekanlara tanıklık etmek ve kişilerin izlerini takip etmek için arayışla ve aşkla yollara düşürecek bir eser olmuştur.
Rauf ARIKAN Anketler, sosyal konularda bilgi toplamak için yapılır. Konu ne olursa olsun, bilginin kaynağı ve anketin muhatabı bireylerdir. Bilgi toplamanın anketler dışında da başka yolları mevcuttur: Deney, gözlem, kütüphane çalışması, örnek olay incelemesi vb. gibi. Ancak, kısa zamanda, güncel, az masraflı ve amaca uygun veriler toplayabilmek için çoğu zaman anket yöntemine başvurmaktan başka çare olmayabilir. Geleneksel anketlerde çok sayıda denek adı verilen bireyle görüşülür ve sınırlı sayıda soru sorulur. Derinlemesine anketkerde denek az sayıda olur, fakat daha çok zaman alan ayrıntılı sorular sorulur ve görüşler alınır. Sorulan sorular bazen tamamen test şeklinde olur. Bazen de hem test, hem de yorum soruları bir arada sorulur.
Anket yoluyla elde edilen bilgiler, fen bilimlerindeki ölçmeler gibi doğru olmaz, az veya çok hata içerir. Çünkü, algıları, tutumları, davranışları veya becerileri tam olarak ölçecek araçlarımız yoktur. Sayılan bu hususlar, bireylere, zamana ve mekana göre değişkendir. Öğrencinin başarı ve yeteneğini, fertlerin beğeni ve tepkilerini, beklentilerini, toplumun hoşgörü düzeyini veya nefretini, insan haklarının düzeyini, adil rekabeti, piyasanın şeffaflığını, fakirliğin derecesini, hastadaki ağrının şiddetini, depremin derecesini ölçmek terazide domates tartmak gibi değildir.
Anket yoluyla hatası az olan veriler elde etmek için , geçerli ve güvenirli bilgiler toplamak gerekir. Bunun için de iyi ölçme araçları geliştirmek ve çok sayıda denekle anket yapmak ve en uygun anket tekniğini; yüz yüze görüşme, posta yoluyla bilgi isteme, telefonla bilgi alma, internet ortamından yararlanma gibi tekniklerden birini seçmek gerekir. Bulguları genelliyebilmek için de işe olasılık (probabilite) dahil edilmelidir. Yani, denekleri olasılıklı olarak örnekleme yoluyla seçmelidir. Araştırdığımız topluluğa tam sayım yapılabilecekse, örneklemeye gerek kalmaz.
Günümüzde kamu kurumları, üniversiteler, firmalar, bankalar, siyasi partiler, elçilikler, dernekler, ulusal ve uluslararası araştırma şirketleri çeşitli amaçlarla tekrar tekrar anket yapmaktadırlar. Hatası en az ve başarılı bir anket gerçekleştirebilmenin belki de ilk şartı, en uygun bir anket formu düzenleyebilmektir: Anket formunun tasarımı, soru sayısı, soru sırası ve soru tipi uygun anket formunun temel göstergeleridir. Bu kitapçığın amacı da bu göstergeleri inşa etmektir. Toplanan verileri, tablolar, grafikler, betimsel veya nedensel istatistiklerle analiz ederek, anket çalışmamızı başarılı bir rapora, makaleye veya teze dönüştürerek amacımıza ulaşmış oluruz. Halen, Gazi Üniversitesi İİBF Uluslararası Ticaret Bölümü Başkanı olan Prof. Dr. Rauf Arıkan, yurt içi ve yurt dışı değişik Üniversiteler ve kurumlardaki deneyim ve birikimini ANKETLER VE ANKET SORULARI adlı bu yeni kitapçıkta değerli öğrencilerin ve araştırıcıların dikkatine sunmaktadır.
Adem Öğüt - Hasan Güleş - Ali Çetinkaya Çalışmada, turizm işletmelerinde yönetim süreci bağlamında stratejik, taktik ve operasyonel düzeyler enformatik bir bakış açısıyla analiz edilmektedir. Bunun yanında turizm işletmeleri kapsamında odaklanılan konaklama ve seyahat işletmelerinde yönetim süreci ve örgütlenme sorunları bilişim teknolojileri çerçevesinden irdelenmeye çalışılmaktadır. Dolayısıyla kitap, turizm sektörünün temelleri sayılan konaklama ve seyahat işletmelerinde yönetim sürecini sistem ve durumsallık yaklaşımları çerçevesinde enformatik bir bakış açısıyla inceleyen tümleşik bir araştırma niteliği taşımaktadır. Akademik çevre, sektör yöneticileri ve öğrenciler açısından yararlı bir başvuru eseri olması düşünülerek hazırlanmıştır.
Atila Hazar Bu eserin amacı; mesleki ve genel turizm eğitimi alanlara, turizm bilincini ve mesleki alan derslerine hazırlayıcı temel ve genel bilgileri kazandırmaktır. Bu amaç doğrultusunda eserin hedef kitlesi, turizm eğitimi alan üniversite öğrencileridir. Eser, Genel Turizm, Turizme Giriş, Temel Turizm Terminolojisi gibi aynı içerikli derslerde, ders kitabı olarak kullanılmak üzere hazırlanmıştır.
Eser içeriğinin oluşturulmasında; turizm sektöründeki çağdaş değişimler ve gereklilikler, sektör ihtiyaçları, yenilenen mevzuatlar, yazarın 30 yılı aşkın sektörel ve akademik deneyimleri ile yurt içi ve yurt dışı gözlemleri dikkate alınmıştır. Yerli ve yabancı literatür taraması ile ikinci el verilerden yararlanılmıştır.
Bölümler sonunda, öğrenmeyi pekiştirici, kolaylaştırıcı ve ilgi çekici tartışma konuları ile okuma parçalarına yer verilmiştir. Öğrencilerdeki bilgi ve beceriye yönelik davranış değişikliklerini etkin şekilde ölçmeye yönelik, klasik sınavlardan çok farklı olarak cazibe ve faydalılık özelliklerine sahip değerlendirme soruları eklenmiştir.
Eserin içeriği on üç ana bölümden oluşturulmuştur. Bu bölümler sırasıyla; temel kavramlar, insanları turizme yönelten nedenler, turistik varlıklar, turizmin işlevleri, turizm çeşitleri, turizm işletmeleri, turizm personeli, turizmde reklam tanıtım ve propaganda, animasyon hizmetleri, turizm eğitimi, turizmde ulaştırma, turizm politikası, küresel turizm etiği başlıkları altında hazırlanmıştır.
Özgün niteliklere sahip eser, dersler için çok uygun ve yararlı, öğrenmeyi kolaylaştırıcı, davranış değişikliğini en iyi şekilde sağlayıcı bir nitelik taşımaktadır.
Louis E. Boone & David E. Kurtz, Wıley Modern anlamda doğuşundan bugüne kadar işletmecilik alanında oldukça önemli değişimler yaşandı ve günümüzde de bu alan çok önemli bir bilim dalı hâline geldi. Önceki yıllarda yazılan kitapların içeriği ile bu kitabın içeriği karşılaştırıldığında aradaki fark daha net bir biçimde görülebilmektedir.
İşletmecilik, gelişen teknolojinin de yardımıyla oldukça farklı bir hâl almıştır. Artık işletmecilik yapabilmek için
bir binaya veya çok fazla personele sahip olmanız gerekmemektedir. Sanal ortamlar işletmecilere bu tip imkânları fazlasıyla sağlamaktadır. Kitapta, bu konuyla ilgili olarak pek çok örnek olay çalışması verilmiştir.
Kitap, günümüz işletmecilerine ve işletme öğrencilerine yol gösterici bir rehber niteliğinde olup pek çok güncel konuyu ele almaktadır.
Salih GÜNEY Davranış Bilimleri, kendilerini tanımak, sergilenen tutum ve davranışların nedenlerini anlamak, insan ilişkileri alanında kişisel gelişimlerini tamamlamak isteyen herkesin yararlanacağı bir kitaptır. Kitap, 19 üniteden oluşmaktadır. 1 ve 2. ünitelerde davranış bilimlerinin gelişimi ve temel kavramları, 3, 4, 5 ve 6. ünitelerde kültür, kültürel değişme, sosyal etki ve uyma davranışı, sosyal yapı, sosyal ilişki ve sosyal kurumlar üzerinde durulmuştur. 7 ve 8. ünitelerde öğrenme ve algılama, 9. ünitede sosyal gruplar, 10 ve 11. ünitelerde duygusal zekâ , kişilik ve benlik konuları detaylı olarak açıklanmıştır.
12. ünitede tutum ve ön yargı, 13, 14 ve 15. ünitelerde bireysel iletişim, uyum sorunları ve savunma mekanizmaları, davranış bozuklukları, 16, 17 ve 18. ünitelerde stresle başa çıkma yöntemleri, motivasyon ve liderlik, 19. ünitede ise zaman yönetimi konuları üzerinde detaylı bir şekilde durulmuştur.
Güncel örneklerle zenginleştirilmiş ünitelerde, okuyan herkesin kolayca anlayabileceği sade bir dil kullanılmıştır.
Gülizar Akkuş Benzersiz deneyimler, günümüz dünyasında gittikçe tek tipleşen turizm destinasyonlarının rekabette öne çıkmasını sağlayacak yegâne unsurlardan biridir. Turistin destinasyonda yaşadığı deneyim ne kadar unutulmaz olur ya da ne kadar sık hatırlanırsa o derece vazgeçilmez bir hâl alacaktır. Bu durum sürekli aynı destinasyonda tatil yapma fikrinin sıkıcılığını ortadan kaldıracaktır. Aksi takdirde her destinasyonun turistin bir kez uğradığı ya da uğrayıp geçtiği bir nokta hâline gelmesi kaçınılmazdır. Bu kitapta, hem turist beklentileri hem de destinasyonların ve turizm işletmelerinin etkin yönetimi açısından deneyimlerin önemi ve nasıl tasarlanması gerektiği üzerinde durulmuştur. Ayrıca deneyimlerin yarattığı bu çarpıcı değişimin artık “deneyimsel turizm” olarak adlandırılmayı hak eden yeni bir turizm türünü ortaya çıkardığından akademik bulgular ışığında bahsedilmiştir. Henüz Türkiye'de kullanılmamakla birlikte ilk kez Amerika'da gündeme gelen ve deneyim ekonomisi kavramı ile temelleri atılan deneyimsel turizmin gelecekte uzay turizmi gibi küresel turizmi etkileyecek on kilit konudan biri olduğu kabul edilmektedir. Bu gerekçelerle hazırlanan kitabın, başta turizm olmak üzere sosyal bilimler alanındaki tüm araştırmacılara ve deneyimsel turizm uygulamalarını adapte etmek isteyen sektör temsilcilerine katkı sunması temennisiyle...
Aydın Ünal, Füsun Esenkal Çözeli, Gizem Özgürel, Gülay Çakır, Mehmet Sedat İpar, Onur Çelen, Sinan Baran Bayar Dünya genelinde modern anlamda turizm sektörü özellikle II. Dünya Savaşı'ndan günümüze kadar küresel ve teknolojik gelişmelerle birlikte hızlı bir gelişim kaydetmiştir. Türkiye'de ise bu gelişmelere 1982 yılında yürürlüğe giren 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu ayrıca ivme kazandırmıştır. 1950'li yıllarda dünya genelinde seyahat eden kişi sayısı 25 milyon civarında iken 2019 yılı sonu itibarıyla bu sayı 1,4 milyar kişiye yükselmiş durumdadır. Son birkaç yıllık süreçte Türkiye'nin özellikle jeopolitik konumundan dolayı yaşadığı sıkıntılar, iç ve dış terör saldırıları ve sınır ülkelerde yaşanan siyasal istikrarsızlıklar gibi nedenlerle 2007 yılında ulaştığı seviyelere kadar gerileyen Türkiye'ye 2019 yılı sonu itibarıyla 53 milyon civarında turist varışı gerçekleşmiştir. Diğer taraftan dünya ölçeğinde 1,7 trilyon dolar seviyesinde gelirin sağlandığı turizm pazarlarında ülkeler ve turizm destinasyonları arasında yoğun bir rekabet yaşanmaktadır. Turizmin sosyokültürel, çevresel, politik, ekonomik ve diğer birçok olumlu etkisinden faydalanmak isteyen ülkeler ve turizm destinasyonları bu rekabet ortamında var olabilmek, mevcut pazar paylarını arttırabilmek, hizmet kalitelerinin seviyelerini yükseltebilmek ve turist memnuniyetini sağlayabilmek için çeşitli planlama, üretim, yönetim ve pazarlama stratejileri ve yaklaşımları benimsemektedirler. Ancak turizm sektörünün kendine özgü yapısı, sürekli değişen turist beklentileri, yeni trendlerin ve destinasyonların pazara çabuk hâkim olması yani pazarın ve destinasyonların dinamikliği ülkelerin ve destinasyonların pazarlama süreçlerini yakından etkilemektedir.
Bu eserde destinasyon kavramı, destinasyon pazarlama karması, destinasyon pazarlamasında turist davranışı, destinasyon pazarlamasında karar verme süreci, destinasyon pazarlamasında turist memnuniyeti ve hizmet kalitesi gibi konular detaylandırılmıştır. Eserin literatüre, akademisyenlere, kıymetli öğrencilere ve diğer tüm okuyucularına katkı ve fayda sağlamasını temenni ederiz.
Vedat M. İNCE Turizm dünyasında yaygın olarak kullanılan ortak yabancı dillerden birisi de Almancadır. Bu nedenle, ülkemizde turizm sektöründe Almanca bilmek bir ayrıcalık konumundadır. Bu kitap, turizm sektöründe çalışacak kişilerin Almancayı daha verimli kullanabilmesi amacıyla hazırlanmıştır. 12 üniteden oluşan bu kitap, A1 yani “Anfänger” düzeyinden başlamaktadır. Konular, sektörün beklentilerine hitap ettiği gibi İKMEP (İnsan Kaynaklarının Mesleki Eğitim Yoluyla Geliştirilmesi Projesi) içeriklerini de kapsamaktadır.
Muğla Üniversitesi Milas Sıtkı Koçman MYO'daki 10 yıllık ders deneyimlerimize göre şekillendirdiğimiz bu kitabın en önemli özellikleri şunlardır:
1. Ağırlık noktasını konuşma kalıpları, kelime hazinesi ve temel diyaloglar oluşturmaktadır.
2. Görselleri hem sınıf içinde hem sınıf dışındaki faaliyetlerde öğretim elemanına ve öğrencilere yardımcı olacak ve yükünü hafifletecek niteliktedir.
3. Konu anlatımları ve yönergeler Türkçe açıklamalarla birlikte verilmiştir.
4. Kelime hazinesi, Almanca konuşan bir turist karşısında ihtiyacı karşılayacak zenginliktedir.
5. Dil bilgisinin ağır konuları yerine daha temel konulara yer verilmiş, detaya girilmemiştir.
Turizm branşında eğitim veren fakülte, meslek okulu ve meslek yüksekokullarındaki Almanca derslerinde kullanılabilecek olan bu ders kitabıyla amacımız, öğrencilerimize ihtiyaç duyacakları konuşma kalıpları, kelime hazinesi ve dil bilgisi becerilerini kazandırmaktır.
Bir başka amacımız da yabancı dil öğrenmenin bir kabus değil, ehil eğitimciler, istekli öğrenciler ve uygun ders kitabıyla bir eğlence olabildiğini göstermektir.
Abdullah Ülkü, Ahmet Erdem, Ekrem Çelikiz, Günay Erol, Hande Uyar Oğuz, Levent Selman Göktaş, Mahmut Barakazı, Mehmet Cançelik, Mehmet Fatih Kayran, Merve Aycan, Ömer Saraç, Övgü Açıksözlü, Sabahat Ceylin Şanlı Kayran, Seyit Ahmet Solmaz Dijital bir dönüşümün yaşandığı ve içerisinde bulunduğumuz zaman diliminde, turizm işletmeleri ve destinasyonlar yenilikçi bir yönetim anlayışına sahip olamıyorlarsa gelecekte muhtemelen bazı zorluklarla karşılaşacaklardır. Geleneksel pazarlama yöntemlerinin önceki dönemlerde olduğu kadar günümüzde geçerli olmadığı bilinmektedir. Artık her şey değişti. İşletmeler ve destinasyonlar ayakta kalabilmek için dijitalleşmek zorunda. Turistler birçok dijital imkâna sahip. Akıllı telefonlar, tabletler, bulut teknolojileri vb. günümüzde vazgeçilmez bir hâl aldı. Bu dijital imkânlar ve teknolojik cihazlar turistlerin seyahat/tatil öncesi ve sonrası davranışlarını da etkilemekte. Turizm işletmeleri ve destinasyonlar sadece seyahat/tatil öncesi ve sonrasını değil seyahatin/tatilin yapıldığı anları da turistleri kazanmak ve sadık bir müşteri hâline getirmek için dijitalleşme çabalarına dâhil etmek zorunda. Turistleri, işletmede ya da destinasyonda kaldığı süre boyunca izlemek, turistlerin edindiği deneyimleri anlamak ve bunların dijital ortamlarda olumlu bir şekilde aktarılmasını sağlamak giderek önem kazanmıştır.
Dijital Dönüşüm ve Turizm isimli eserimizde, teknolojinin gelişimi ve dijitalleşmenin turizm işletmeleri ve destinasyonlar açısından gerekliliği ele alınmıştır. Dijital dönüşümün turizmde faaliyet gösteren işletme türleri, turist rehberleri ve destinasyonlar üzerindeki etkileri, destinasyonlarda kullanılabilecek dijital imkânlar ve turizmde dijital dönüşüm süreci 12 bölümden oluşan eserimizde anlatılmıştır.
Ben Fincham ‘Refah konusundaki tartışmalar çoğu kez ahlakçı ben bilirimciliğe sürüklenir. Çokça ihmal edilen eğlence kavramının bu yüksek kavrayışlı analiziyse bir hoş geldin yanıtı sunar. Vakitlice, hoş bir kışkırtma.’
—Joe Hallgarten, Kraliyet Sanat, İmalat ve Ticaret Cemiyeti, İngiltere
‘Bu, “eğlence sosyolojisini” net bir biçimde telaffuz etmeye yönelen ilk kitap niteliğindedir [...] o, şu ana kadar sosyal hayatın görmezden gelinen bu alanına dair içtenlikle hayranlık uyandırıcı ve yenilikçi bir anlayış getirmiştir. Ayrıca eğlencenin yaşamlarımızda oynadığı merkezî rolü teslim etme ve önceden önemsizleştirilmiş olan bu olguya dair sosyolojik bir kavrayış geliştirme amacı bakımından açıkça başarılı olmuştur.’
—Ruth Woodfield, St. Andrews Üniversitesi, İngiltere
‘Fincham’ın analizi keşifsel olmakla beraber analitiktir de; kuramsal anlayışları, ampirik olarak zengin örneklerle ustalıkla bir araya getirmiştir.’
—Susie Scott, Sussex Üniversitesi, İngiltere
Eğlence nedir? Mutluluk veya zevkten hangi bakımdan farklıdır? Eğlendiğimizde eğlendiğimizi nasıl anlarız? Bu kitap, sorgulamadan kabul edilen bu toplumsal olgunun kapsamlı olarak sosyolojik açıklamasını yapmak bakımından bir ilktir. Fincham; çocukluktaki eğlence anılarımız, yetişkin olarak yaptığımız eğlence, işte sesi boğulmuş eğlence deneyimlerimiz ve yaşanmış eğlence deneyimlerimiz gibi konuları irdeler. İlk elden hikâyelerin yanı sıra eğlenceyi yorumlamak için yeni bir yaklaşımın kullanılması suretiyle, eğlencenin ciddiyetsiz veya önemsiz fakat aynı zamanda da mutlu yaşam için zaruri olarak görülmesi paradoksu ortaya koyulur. Kontrol, sınırı aşma ve eğlencede toplumsal ilişkilerin önceliği konularını ele alan Eğlence Sosyolojisi, nasıl eğlenmek istediğimiz ve yaptığımız eğlenceyi kimin belirlediği hususunda tartışma açmak niyetindedir.
Vedat Martin İNCE Günümüzde, dünyada yaygın olarak kullanılan ortak yabancı dillerden birisi de Almancadır. Türkiye’ye her yıl milyonlarca Alman veya yabancı dili Almanca olan turist gelmektedir. Bu nedenle, ülkemizde Almanca bilmek bir ayrıcalık konumundadır; ancak buna rağmen bu ihtiyacın karşılanabileceği eğitim kurumlarında, yerli imkânlar ile üretilmiş eğitim malzemesi yok denecek kadar az ve olanlar da temel iletişim amacıyla kullanılmasını öğretmek açısından çok yetersizdir. İşte bu nedenle “Eisberg” adlı kitap hazırlanmıştır.
1. Kitabın ağırlık noktasını konuşma kalıpları, kelime hazinesi ve temel diyaloglar oluşturmaktadır. Bunların yanında dil bilgisi de ihmal edilmemiştir.
2. Görsel malzemeler hem sınıf içinde hem sınıf dışındaki faaliyetlerde öğretim elemanlarına ve öğrencilere yardımcı olacak ve onların yükünü hafifletecektir.
3. Konu anlatımları ve yönergeler, Türkçe açıklamalarla birlikte verilmiştir.
4. Kelime hazinesi, temel ihtiyacı karşılayacak kelimelerden oluşmaktadır.
5. Dil bilgisinin ağır konuları yerine, daha temel konulara yer verilmiş; detaya girilmemiştir.
Kurban Ünlüönen - Ahmet Tayfun Ekonomi kitabının hazırlık aşamasında; mesleki ve teknik eğitimin karakteristik özellikleri ile meslek yüksekokullarının öğrenci profili göz önüne alınarak planlama yapılmıştır. Bölüm başlıkları; ekonomi ile ilgili düşünceler ve temel kavramlar, bütün toplumların ortak ekonomik problemleri, talep, arz, piyasa ve piyasada fiyat oluşumu, devletin fiyatlara müdahalesi, tüketici dengesi, üretim ve üretici dengesi, firma dengesi, millî gelir, istihdam ve işsizlik, gelir dağılımı, para ve banka, dış ticaret, büyüme ve kalkınma konularını kapsamaktadır. Çalışma, meslek yüksekokulu öğrencilerinin yanı sıra fakültelerde de benzer derslerde kullanılabilecek içeriktedir.
William Boyes, Michael Melvin Gündelik yaşamımızın her anında ve her alanında aldığımız kararlar ile bu kararların yansıması olan davranışlar, farkında olsak da olmasak da ekonomi biliminin temel ilkesini oluşturan fayda-maliyet analizine dayanmaktadır. Her birimiz birer ekonomik karar birimi olarak, ekonominin işleyişinden etkilenmekte ve davranışlarımızla ekonomiye aynı zamanda yön vermekteyiz. Dolayısıyla, yaşadığımız dünyayı algılayabilmemiz ve davranışlarımızı uygun biçimde güncelleyebilmemiz için, ekonominin işleyişini doğru biçimde anlamamız gerekmektedir. Günümüzde küreselleşme olgusunun hız kazanmasıyla birlikte, ekonomilerin işleyişi ulusal sınırların ötesine geçmiş ve makroekonomik politika analizlerinin uluslararası bağlantılar kurulmaksızın yapılması büyük ölçüde olanaksız hâle gelmiştir. Bu bağlamda, ekonomik karar birimlerinin (hanehalkları, firmalar, devlet ve dış dünya) mikro düzeyde aldıkları kararların makroekonomik büyüklükleri belirleme sürecinin de uluslararası etkiler dikkate alınarak, global bir anlayışla açıklanması gerçek yaşamı daha iyi anlamamız açısından bir zorunluluğa dönüşmüştür. William Boyes ile Michael Melvin'in Ekonominin Temelleri başlığıylaTürkçe iktisat yazınına kazandırılan Fundamentals of Economics isimli kitabı, bir bilim dalı olarak ekonomiyi veya iktisatı öğrenmeye yeni başlayan öğrencilere, global bir dünyada yaşanan güncel gelişmeleri algılamalarını sağlayacak temel bilgilerin ve analiz yöntemlerinin öğretilmesini amaçlamaktadır. Kitapta, karmaşık görünen teorik konular gerçek yaşamdan verilen güncel örnekler yardımıyla somutlaştırılmakta ve bu şekilde, öğrencilerin iktisatı gündelik yaşamlarının bir parçası olarak algılayabilme ve anlama yeteneklerinin geliştirilmesi sağlanmaktadır.
Kitap dört kısımdan oluşmaktadır. Birinci kısımda, piyasa ekonomisinin temel kavramları tanıtılmakta ve etkin bir kaynak dağıtım mekanizması olarak piyasa ekonomisinin işleyişi, temel iki unsur olan, arz ve talep analizi çerçevesinde açıklanmaktadır. Kitabın ikinci kısmında, firma, tüketici ve devlet olmak üzere üç temel ekonomik karar biriminin davranışlarını belirleyen ve değiştiren faktörler açıklanarak, makroekonominin mikroekonomik temelleri ortaya konulmaktadır. Üçüncü kısımda, ilk olarak uluslararası (dış) ticarete açık bir ekonomide makroekonomik performansın temel göstergeleri olan üretim, fiyatların genel düzeyi ve ödemeler dengesine ilişkin ölçümler açıklanmakta; makroekonomik nihai hedeflerden sapma durumlarını ifade eden enflasyon ve işsizlik problemleri analiz edilmekte ve mikro iktisadi kararların bütüncül sonuçlarını temsil eden toplam arz-toplam talep analizi ayrıntılı olarak incelenmektedir. Bu kısımda ayrıca, maliye ve para politikalarının temel nitelikleri açıklanmaktadır. Dördüncü ve son kısımda, dışa açık bir ekonomide para politikası belirlenme ve uygulanma süreçleri, makroekonomik politikaların enflasyon-üretim ilişkisine etkileri ile uluslararası ticaret politikaları incelenmekte ve küreselleşme tartışmaları finansal krizler çerçevesinde ortaya konulmaktadır.
Makroekonominin mikro temellerinin kolaylaştırıcı yöntemlerle ve somut örneklerle açıklandığı Ekonominin Temelleri isimli kitabın ayırt edici bir diğer özelliği, her bölümde öğrencilerin öğrendiklerini sınama ve pekiştirme amacına yönelik olarak hazırlanmış küçük sınavların yer almasıdır. Bu şekilde, öğrencilerin bir sonraki konuya sağlam bilgilerle geçiş yapmaları amaçlanmaktadır.
Cengiz Demir, Aydın Çevirgen Bu çalışmada, ekoturizmin sürdürülebilir bir yapıda geliştirilmesi gereği vurgulanarak, konular çevrenin ekonomik, ekolojik ve sosyo-kültürel boyutlarını kapsayan bütünsel bir yaklaşım içinde ele alınmıştır. Ekoturizmin prensiplerinin ortaya konulması, planlanması ve yönetiminde rehberlik edecek temel bilgilerin verilmesi, bu çalışmanın amacını oluşturmaktadır. Kitapta, koruma alanlarında turizm ve rekreasyon faaliyetlerinin prensipleri ve sürdürülebilirliği, ekoturizmin diğer turizm türleri ile ilişkisi ve çevre etkileşimi gibi konuların yanı sıra ekoturizmin yapısı, pazarı, planlanması ele alınmış; ayrıca ekoturizmle ilgili düzenlemelere yer verilmiştir. Bu kitabın, ekoturizmle ilgilenen araştırmacılara, öğrencilere, akademisyenlere, sektördeki işletme ve yöneticilere faydalı olacağına inanıyoruz.
Adem Ademoğlu, Ali Kemal Kemer, Ayhan Dağdeviren, Duygu Kırmızıkuşak, Elif Zeynep Özer, Fazıl Kaya, Fuat Bayram, Handan Özçelik Bozkurt, Mehmet Kabacık, Osman Çavuş, Ömür Alyakut, S. Seda Kamber Taş, Sedat Taş, Sibel Ayyıldız, Şaban Kargiglioğlu, Zümrüt H. Demirel Gastronomi ve mutfak sanatları alanına duyulan ilgi, son yıllarda oldukça artmıştır. Ön lisans, lisans ve lisansüstü programların, düzenlenen yarışmaların, festivallerin, bilimsel etkinliklerin ve televizyon yarışma programlarının sayısı her geçen gün artmaya devam etmektedir. Bu gelişmeler ekseninde endüstriyel mutfaklara yönelik kavramlara ve uygulamalara yer veren bu kitap, yenilikçi içeriğiyle gerek yiyecek içecek ile ilgili alanlardaki öğrencilerin nitelikli bir eğitim almalarına katkı sağlamak için gerekse alana merakı olanların bilimsel ve profesyonel bilgi edinmesine katkıda bulunmak için alanında uzman bir ekip tarafından hazırlanmıştır.
Mutfağın Tanımı ve Tarihsel Gelişimi, Mutfakta Kullanılan Terimler, Mutfak Planlaması ve Kurulum, Yiyecek İçecek Endüstrisinde Yer Alan Başlıca Mutfaklar, Mutfağın Bölümleri ve Çalışma Alanları, Yiyecek İçecek Endüstrisinde İnsan Kaynakları Yönetimi, Yiyecek İçecek İşletmelerinde Mutfak Organizasyonu, Mutfak Çalışanlarının Görev ve Nitelikleri, Mutfakta Kullanılan Ekipman ve Araç-Gereçler, Mutfakta Yönetim, Mutfakta Hijyen, Sanitasyon ve Gıda Güvenliği, Mutfakta Maliyet Kontrolü, Mutfakla İlgili Konuk Şikâyetleri ve Çözüm Önerileri, Mutfakta Atık Yönetimi ve Geri Dönüşüm, Yiyecek İçecek Endüstrisinde Bilgi ve İletişim Teknolojileri.
Merve Baş Küreselleşmenin doğal bir sonucu olarak turizmi herkes için erişilebilir bir düzeye getirme gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Bu çalışmada, konuya ilişkin önemli hususlar göz önünde bulundurularak engelli turizmi konusu; erişilebilirlik, ulusal ve uluslararası yasal düzenlemeler, istatistikler, uygulama örnekleri, üçüncü yaş turizmi, sağlık turizmi ve ilgili konular ile birlikte değerlendirilmiştir. Kitabın temel yazılış amacı sadece engelli turizminin bugünkü durumuna ilişkin bilgi vermek değil, aynı zamanda hem yasal düzenlemeler hem de uygulama örnekleri ile konunun gelişiminin nasıl sağlanacağı sorusuna yanıt bulmaya çalışmaktır. Bu amaca uygun olarak, geleceğe yönelik tahminlere ve örnek olay incelemesine de kitap içinde yer verilmiştir. Bu çalışmanın içerdiği ayrıntılı ve önem taşıyan bilgiler nedeniyle sektör çalışanlarına, akademik çalışmalara, kamu kurumlarına, erişilebilirliğe ve ilgili konulara ilişkin proje yöneten birimlere ve kişilere, konuya ilgi duyan ve çalışma yapmak isteyen herkese faydalı olacağı inancındayım.
Alper Kurnaz, Alperen Kök, Erinç Tozlu Özhan, Fatih Ercan, Hande Akyurt Kurnaz, Hasan Köşker, Makbule Civelek, Mehmet Sedat İpar, Melahat Avşar, Savaş Artuğer, Taner Dalgın Dünya genelinde farklı sosyo-ekonomik sınıflardan çok sayıda kişinin katıldığı turizm endüstrisinin gelişimi açısından turistik ürün ve hizmetlerin erişilebilirliği önemli bir husustur. Erişilebilir turizm, sunulan turistik ürün ve hizmetlerden herkesin eşit bir şekilde yararlanabilmesi esasına dayalı bir kavram olarak ortaya çıkmaktadır. Engellilik, yaşlılık, hamilelik, vb. nedenlerle seyahat ve turizm faaliyetlerine katılamayan kişilerin sunulan hizmetlere erişimlerinin sağlanması turizm talebini ve elde edilen geliri artırmada kilit bir faktör olarak değerlendirilebilir. Gelişen teknoloji, günümüzde insan hayatının birçok alanında kişilere çeşitli avantajlar sunmakta, yaşamlarını kolaylaştırmaktadır. Emek yoğun özelliğe sahip turizm endüstrisinde de çağın gerektirdiği şekilde teknolojiye uyum gerçekleşmekte, kişilerin istek ve beklentilerine uygun ürün ve hizmetler üretmede son teknolojilerden faydalanıldığı görülmektedir. Turizmde erişilebilirliğin artırılmasında yararlanılabilecek teknolojilerin araştırılması ve erişilebilir turizmde yardımcı teknolojilerin rolünün ortaya konması bu kitabın odak noktasını oluşturmaktadır. Kitap toplam sekiz bölümden oluşmaktadır. Her bölüm farklı araştırmacılar tarafından ele alınmıştır. Kitabın ilgili akademisyenler, profesyoneller, öğrenciler için önemli bir yol gösterici ve kaynak olması temennisiyle…
Marcia Millon Cornett Troy A. Adair, Jr. John Nofsinger, McGrawHill Okuyucunun finansa karşı ilgisini artırmaya yönelik olan bu kitapta konular oldukça basit, güncel ve teknolojik bir şekilde kaleme alınmıştır.
Kitabın hedef kitlesi öncelikli olarak ön lisans, lisans ve yüksek lisans seviyesindeki öğrencilerdir. Bununla birlikte, her meslek sahibinin ve her düzeydeki yöneticinin daha etkin karar almasında yardımcı olacak ve okuyucunun finansal bilgi düzeyinin artıracak bilgiler de kitabın içinde yer almaktadır.
Bu kitabı diğerlerinden ayıran en önemli özelliklerinden bir kaçı; karmaşık konuların pratik örnekleri verilerek anlaşılabilir hale getirilmesi, güncel terminoloji ve özellikle güncel teknolojinin kullanılması sayılabilir.
Teorik bilgilerin dışında pratik bilgilerinin de artırabilmesi için Matematik Antrenörü, Bakış Açıları, İş Uygulamaları, Etkileşimli Örnekler, Kısa Sınav bölümlerinin eklenmesi kitaba zengin bir içerik kazandırmasının yanı sıra anlaşılabilirliliğini de artırmıştır. Bölüm sonlarında yer alan oldukça fazla ve farklı soru çeşitleri ve cevapları ile kitap, diğer finans kitaplarından önemli derecede farklılaşmaktadır.
Konuyla ilgili çalışma yapan herkese faydalı olması dileklerimizle.
Arslan Zafer Gürler Bu kitap, ekonomi bilimine ilgi duyan ön lisans ve lisans düzeyindeki öğrenciler için hazırlanmıştır. Bir ara yılı kapsayacak ekonominin temel konuları, 14 ünitede en yalın anlatımla aktarılmaya çalışılmıştır. Konuların kuramsal yapılarının içine gerçek yaşamdan kısa örnekler ve görseller yerleştirilerek okuyucunun hafızasında kuramla gerçek yaşamın dinamiklerinin örtüştürülmesi sağlanmaya çalışılmıştır. Mikroekonominin içeriğinde olan mal ve faktör piyasaları ilk dokuz ünitede işlenmiştir. Diğer üniteler ise millî gelir, istihdam, para ve para olaylarına ayrılmıştır.
Aslı Aksoy, Aslı Zuluğ, Çiğdem Yıldırım Maviş, Demet Taş, Emine Olum, Halime Pehlivanoğlu, İlkay Yılmaz, İrem Özay Aratıcıoğlu, Keriman Hande Ersöz, Murat Ay, Murat Doğan, Murat Emrah Maviş, Mustafa Yaman, Şeyda Bostancı, Uğur Keleş, Yaman Gökçek Gıda Mühendisliğine Giriş kitabı; gıda bilimi ve mühendis­liğinin temel kavramlarının ve uygulamalarının ana özelliklerini açıklamaktadır. Kitabımız kısaca; sağlıklı ve güvenli gıdaların en iyi kalite ve verimlilikte üretimi için gerekli olan temel bilgileri sunmaktadır. Konularının gıda bilimi ve mühendisli­ğinin temel bilgilerini içermesinin yanında gıda mühendislerinin, gastronomi uzmanlarının, diyetisyenlerin, gıda teknikerlerinin ve aşçıların çalışma alanları ile ilgili olmasıyla bir başucu kitabı niteliğindedir. Ayrıca Gıda Mühendisliği, Gıda Teknolojisi, Beslenme ve Diyetetik, Gastronomi ve Aşçılık Bölümleri için önemli bir ders kaynağı olacaktır.
Norman M. SCARBOROUGH, Pearson Bu kitap, girişimci olarak yeni bir işe başlayan ya da girişimci olup işlerini sistemli ve stratejik olarak büyütmek isteyen kişilere girişimciliğin tüm yönlerini kapsayan pratik bir rehberdir. Özellikle 21. yüzyılda girişimciliğin kaçınılmaz gerekliliği olan fırsatlarınhızlı olarak geliştirilip, karlı şirketlere dönüşmesinde gerekli olan stratejiyi sistemli olarak okuyucuları adım adım yönlendirmektedir. Başarılı bir işletme oluşturmak için gerekli tüm prosedürler bu kitapta mevcutdur:
Düzgün yasal altyapıyı,
İş modelleri ve planları,
Organizasyon modelleri,
Pazarlama stratejileri,
Güçlü finansal alt yapı,
Fikri Sınai Mülki Haklar
Patentleme ve Lisanslama
Müşteri ihtiyaç analizleri ve müşteri memnuniyeti.
Günümüzde piyasaları büyüten küçük işletme ve girişimcilerin haberleriyle dolu. Girişimcilik özellikle de küçük işletmelerin girişimcilik hareketi küresel ekonomide büyük bir güç haline geldi. Dünya çapında politika yapıcılar artık küçük ama dinamik girişimcilerin, ekonomik gelişme ve refahın artmasında oynadıkları önemli rolden haberdarlar. Yaratıcı, müşteri odaklı, yeni ürün ve hizmetler sunan,kendilerini başarılı olmaya adamış, dinamik, kararlı kadın ve erkek girişimcilerin ellerinde yeni bir girişimcilikten söz edilmekte. İste bu kitap, bu yeni girişimcilik için okuyuculara yol haritası vermekte. Girişimciliğin öğretilebilecek önemli sırlarını vererek, empati yoluyla küçük değerlerden nasıl fark yaratabileceğine vurgu yapmaktadır. Ayrıca kitap sosyal inovasyon ve sosyal girişimcilik ile ekonomik refah sağlamanın ötesinde dünyayı daha yaşanılası bir yer haline getirmedeki sistemi de sunmaktadır. Kitabın en önemli vurgusu ise bu yeni girişimcilik ruhuna sahip olanların daha kolay bir şekilde pek çok insanın yaşam standartlarını artırma becerisini kanıtlayan sosyo-ekonomik-kültürel-çevresel devrime liderlik etme üzerine kurgulanmıştır. Küçük işletmelerin yönetiminde ve/ya girişimcilik derslerinde bu kitabı kullanarak yaşadığımız toplumda ya da dünya çapında kısa-orta-uzun süreli olumlu değişiklikler meydana getirmek mümkün olacaktır. Sosyo-ekonomik-kültürel-çevresel değişim ve dönüşüme katkı sağlayan bu kitap ile iş başarısı ve finansal zenginlik elde etmek ve yeni girişimcilerden olmak için düşünme şeklini değiştiren ve stratejik hedefleri koyarak gerçekleştirmeyi sağlamak kolay olacaktır.
Danna Korn Buğday alerjiniz, glüten duyarlılığınız, çölyak hastalığınız, otistik bir çocuğunuz varsa ya da sadece buğday, arpa ve çavdardan arınmış bir diyetin avantajlarından yararlanmak istiyorsanız, bu kılavuz tam size göre. Glüten ile ilişkili tıbbi sorunlarınıza ilişkin güvenilir ve yetkin açıklamalar alacak; glütensiz yaşam biçimine geçiş süreciniz için güvenilir bir rehber bulacaksınız - ve bunu seveceksiniz!
• Glütensizleşin. Glütensiz yaşama ilişkin kim, neden, niçin, nasıl sorularının cevaplarını (ve glütensiz yaşam tarzının sayısız tıbbi yararlarını) bulun.
• Noktaları birbirine bağlayın. Glüten, otizm ve davranış bozuklukları arasındaki büyüleyici bağlantıları keşfedin.
• Glüten dilini konuşun. Etiket şifrelerini nasıl çözeceğinizi ve yiyecek alışverişinde nelere dikkat edeceğinizi öğrenin.
• Besleyici (ve enfes) hâle getirin. Cazip mezelerden, çarpıcı garnitürlere kadar her şeyi içeren ailenizin bayılacağı glütensiz yemek tariflerini uygulayın.
• Dışarıda yemek yiyin. Dışarda ya da seyahatte yemek yerken glütensiz diyetinize bağlı kalmak için pratik ipuçlarını öğrenin.
Kitabı açın ve
• Bakış açınızı yiyeceklere nasıl uyarlayabileceğinizi
• Otizm, davranışlar ve glüten arasındaki bağlantıyı
• İyi karbonhidratlara karşı kötü karbonhidratları
• Tam tahıllar hakkındaki gerçekleri
• Glütensiz gıda alışverişinizi nasıl yapacağınızı
• Günün her öğünü için sağlıklı ve lezzetli yemek tariflerini
• Yemek pişirme püf noktaları ve tekniklerini
• Mutlu, sağlıklı glütensiz çocuk yetiştirme ipuçlarını öğrenin.
Hakan Sezerel,Uğur Akdu Kitle turizmine hizmet eden “deniz, kum ve güneş” temalı tatil anlayışının geçerliliği ve tercih edeni her zaman çok olsa da 'yeni' ve 'farklı' olana da her zaman ihtiyaç duyulmaktadır. Rutinden sıkılan, ‘yeni’yi ve ‘farklı’yı arayan turistlerin bu arayışları, destinasyon yöneticilerini de ürün çeşitlendirmeye, kendilerini rakiplerinden farklı kılmaya mecbur bırakmıştır.
Bazen tesadüf, bazen keşif duygusu bazen de sadece moda olması, yeni bir turistik ürünü cazip hale getirebilmektedir. Kitle turizminin alternatifi bu yönelimlerin özel ilgi, kişisel ihtiyaçlar, beklentiler ve isteklerle doğru orantılı olduğu söylenebilir. Bu durum da aslında 'her insan profiline farklı bir turizm türü' potansiyelini açığa çıkarır. Kabul gören, talep edilen ve çeşitli pazarlama ve satış stratejileriyle desteklenerek insanların tercihlerine sunulan bu özel ilgiler de zamanla bir turizm türü olarak karşımıza çıkmaktadır.
Bu kitap, günümüz turizm faaliyetlerinde ortaya çıkan bu farklı ve yeni yönelimleri on iki farklı yazarın özgün bakış açılarıyla incelemektedir. Akıcı ve anlaşılır bir üslup ve içerikle turizm akademisine, sektöre ve turizme ilgi duyan herkese hitap eden kitap, okuyuculara hem akademik bir bakış açısı kazandıracak hem de güncel turizm eğilimleri hakkında önemli bir bilgi kaynağı olacaktır.
Hande Akyurt Kurnaz, Burhan Kılıç Hüzün Turizmi….
Yanından geçilirken, çoğu zaman dikkati çekmeyen, tarihin gizemli sayfaları arasında kalmış, tozlanmış, gün yüzüne çıkarılmayı bekleyen ve turizmin farklı bir yüzü aslında. İnsanların sadece eğlenme amaçlı değil geçmişi hatırlama, ölümü yâd etme, atalarını ziyaret etme, korku duygularını yaşama gibi seyahat motivasyonlarından doğan özel ilgi turizmi türlerinden biri hüzün turizmi. Dünyada çeşitli örnekleri olduğu kadar Türkiye'de de birçok merkezi bulunmaktadır. Çıkılan bu yolda oluşan kitabın amacı Türkiye'de potansiyel hüzün turizmi destinasyonlarını belirlemek ve tanıtmaktır.
Kitap temel olarak üç bölümden oluşmuştur. İlk iki bölümde hüzün turizminin tanımı ve çeşitleri anlatılmış olup üçüncü bölümde ise Türkiye'de yer alan hüzün turizmi merkezlerine iller açısından yer verilmiştir. Kısa bilgilerle farkındalık yaratılmaya çalışılmış olup yeni merkezler ortaya çıktıkça eklemeler yapılacaktır.
Meraklısına iyi bir rehber olacağı temennisiyle…
Salih GÜNEY Tüm işletmeler için vazgeçilmez unsur insandır. Bu nedenle çalışanların seçimine, işe yerleştirilmesine, eğitimine, terfi ettirilmesine, değerlendirilmesine ve emekliliğine önem veren işletmeler iş yaşamında her zaman başarılı olmuştur.
İnsan kaynakları yönetimi kitabı, personelin işe alımından emekli edilinceye kadar geçen süreçlerde başarılı olmak isteyen kişi ya da kurumların başvuracakları bir kaynak niteliğindedir.
R. Wayne Mondy, Judy Bandy Mondy İnsan Kaynakları Yönetimi (İKY), işletmelerde; planlama, seçme ve yerleştirme, eğitim ve geliştirme, performans değerleme, ücret ve diğer ödemeler yönetimi, kariyer yönetimi, iş ve işveren ilişkileri, sendikalarla ilişkiler, sağlık ve güvenlik konuları, yasalara uygunluğun gözetilmesi, iş analizi, stratejik planlama, işgücü çeşitliliği gibi çeşitli konularda stratejiler oluşturan ve uygulayan bir işlevdir.
İKY, hızla değişen teknolojiye paralel olarak her geçen gün kendini yenilemektedir. Dolayısıyla İKY ile ilgili tüm konuları, güncel gelişmeleri, yasal gereklilikler ile uluslararası İKY’yi de ele alan, kavramsal bilgilerin yanında çeşitli araştırma sonuçları ve örnek olaylara da yer veren bu eser, akademik çalışmalara ve İKY alanındaki uygulamalara katkı sağlamayı amaçlamaktadır.
Kitabı benzer kitaplardan ayıran özelliği, İKY ile ilgili konuları kuramsal, araştırma odaklı ve uygulamalı olarak ele almış olmasıdır. Bu doğrultuda, on dört bölümden oluşan kitapta, her bölüm sonrasında yer verilen bölüm özeti, konuyla ilgili anahtar kavramlar, tartışma soruları, okuyuculara bilgilerini ölçme olanağı sunan test soruları, örnek olaylar, bölüm kaynakçası ve İKY ile ilgili web sayfaları konuların özümsenmesine destek olmaktadır.
David A. DeCenzo, Stephen P. Robbins, Susan L. Verhulst Kapak resmindeki yelkenlinin kaptanı, tahmin edilemez bir iş ortamındaki herhangi bir örgütün yüz yüze geldiği hedeflerin ve zorlukların birçoğunun aynısıyla karşılaşmaktadır. Örgütler zorluklarla karşılaştıkları zaman, ortamdaki değişikliklere çabuk tepki veren ve başarı stratejileri geliştiren iyi eğitimli uzmanlara güvenirler. İnsan Kaynakları Yönetimi (İKY), stratejiyi etkili bir biçimde sürdürmek için gereken becerilere sahip kişileri seçmekten ve eğitmekten sorumludur. İnsan Kaynakları Yönetiminin Temelleri, örgütün her seviyesinden çalışan için işe alma, eğitim, motivasyon, çalışanları elde tutma, güvenlik ve yasal çevre gibi İnsan Kaynakları Yönetimi (İKY) unsurlarını anlamayı sağlamak amacıyla kaleme alınmıştır.
O.C. Ferrell - Geoffrey A. Hirt - Linda Ferrell, McGrawHill Alanın temel kavramlarını verirken girişimcilikten, işletme yönetimine, iş etiğinden, yönetimin doğasına, örgüt kültürü ve yapısına, sosyal ağlardan, pazarlama ve finansal sistemlere kadar birçok konuya değinen bu kapsamlı kitap, 16 bölümden ve 6 ana kısımdan oluşuyor. İlk kısımda, 'değişen dünyada işletme' kapsamında okuyucular temel ekonomik bilgileri, iş etiğinin önemini ve küresel ticareti ilgilendiren üç önemli bölüm bulacaklar. İki bölümden oluşan ikinci kısım, iş kurmak ve büyütmek isteyenlerin yararlanacağı önemli bilgiler içeriyor. Yönetimin temelleri, örgüt teorisi temelleri, üretim ve işlemler yönetimi üçüncü kısımda yer alıyor. İnsan kaynakları ile ilgili iki bölüm ve pazarlama alanını irdeleyen üç bölüm dördüncü ve beşinci kısımların konularını oluşturuyor ve son olarak altıncı kısım; finans, muhasebe ve sermaye piyasaları konularına değinirken okuyuculara güncel bilgiler aktarıyor.
Her bölümün sonunda yer alan kariyer öğütleri ile öğrencileri ayrıca işletme alanında değişik kariyer imkânları ile de tanıştırmayı amaçlayan İŞLETME, özellikle 4. basımında çeşitli yenilikler eklenerek ve güncellemeler yapılarak örnekler ve yeni uygulamalar ile daha da zenginleştirilmiştir.
Muammer Doğan Trabzon Lisesinden mezun olduktan sonra lisans öğrenimini Ankara Üniversitesinde, master ve doktora öğrenimlerini de ABD’de tamamlamıştır. Türkiye’ye dönüşünde 1975 yılında Ege Üniversitesi, İktisadi ve Ticari Bilimler Fakültesi Üretim Bölümünde Dr. Asistan olarak göreve başlayan Muammer Doğan, 1981 yılında “İşletme Ekonomisi” bilim dalında “Doçent” ve 1989 yılında “Üretim Yönetimi ve Pazarlama” Anabilim Dalında “Profesör” olmuştur. 1975 yılından itibaren EÜ ve DEÜ’nün çeşitli birimlerinde lisans, yüksek lisans ve doktora düzeylerinde İşletmecilik, İşletme Ekonomisi ve Yönetimi, Üretim Yönetimi ve İşletmelerde Karar Verme Teknikleri derslerini vermiştir. 1987-1988 ve 1997-1998 yıllarında iki kez kazandığı Fulbright burslarıyla ABD, University of Florida’da 2 yıl süreli misafir profesör olarak akademik çalışmalarını sürdürmüştür.
Doğan’ın “İşletmelerde Karar Verme Teknikleri” ve ilk baskısı 1982 yılında gerçekleşen “İşletme Ekonomisi ve Yönetimi” adlı tek adla yayınlanmış iki kitabı “Reklamcılığın Türkiye’nin Ekonomik Gelişmesi ve Verimlilik Üzerindeki Etkileri” ve “Türkiye’de Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler ve Uygulanan Ekonomik, Mali ve Sosyal Politikaların Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler Açısından Değerlendirilmesi: Sorunlar ve Çözüm Önerileri” adlı iki adet ortak eseri, değişik bilimsel dergi ve yayınlarda çıkmış birçok makale, araştırma ve inceleme yayınları bulunmaktadır.
Prof. Dr. Muammer Doğan, Dokuz Eylül Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinde 1989-1998 ve 2001-2004 yılları arasında İşletme Bölüm Başkanlığı, 1990-1996 yılları arasında Dekan Yardımcılığı görevlerini üstlenmiştir. Hâlen İşletme Bölümünde Öğretim Üyeliği görevini yürüten Muammer Doğan evli ve 2 çocuk babasıdır.
İşletme Ekonomisi ve Yönetimi adlı bu eserde kuruluşundan işleyişine kadar işletmecilik kapsamına giren tüm konular, yeni bir yaklaşımla, özellikle 2000'li yıllarda gerek literatürdeki gelişmeler gerekse iş dünyasındaki yeni uygulamalar dikkatle değerlendirilerek hazırlanmıştır. Eserde çağdaş işletmecilik alanında uluslararası nitelik kazanmış en son kavramlar, bilgiler, ilkeler, teknikler ve stratejiler sistematik bir şekilde incelenmiştir. Özellikle işletmeciliğin temel konuları ve kavramları, işletmenin kurulması faaliyetleri, yönetim, üretim, pazarlama ve finans fonksiyonları ayrıntılı olarak ele alınmıştır.
Eser, programlarında işletme, işletme ekonomisi, işletme yönetimi, yönetim ve organizasyon, üretim, pazarlama ve finansman gibi derslerin yer aldığı İktisadi ve İdari Bilimler Fakülteleri, İşletme ve Mühendislik Fakülteleri ve Meslek Yüksekokulları öğrencilerine yönelik bir referans kaynağı niteliğindedir.
Gülay Budak, Gönül Budak Faaliyet alanı ve ölçek (büyüklük) farkı gözetmeksizin tüm işletmeler ve kurumlar açısından yönetim olgusu, evrensel bir nitelik taşımaktadır. Yönetim olgusunun önemi, örgütlerin amaçlarına ulaşmalarını sağlayacak konuları kapsamasından gelmektedir. Kuşkusuz, yöneticinin etkinliği, bilimsel bir içeriğe sahip konularda bilimsel bilgi ve tecrübeye sahip olmaya devam ettikçe artmaktadır. Böylece yöneticiler, örgütün kıt kaynaklarını, etkili ve verimli bir biçimde kullanarak örgütü hedeflerine ulaştırmaktadır.
Yöneticilik mesleğinin en zor yanı, “insanı yönetmek”tir. Beklentileri, gereksinmeleri ve yetkinlikleri sürekli olarak değişen insan, giderek daha da karmaşıklaşan bir kaynak olarak yöneticileri farklı yönetim arayışlarına yöneltmektedir.
Yönetim, oldukça hızlı değişen ve gelişen bir bilim alanıdır. Bir yandan yeni kavramlar, teknikler, modeller ve kuramlar yönetim alanına kazandırılırken diğer yandan bir dönem doğruluğu ve geçerliliği savunulan birçok kuram eleştirilere uğrayarak devre dışı kalabilmekte ya da dönüşüme uğrayabilmektedir.
İşletme Yönetimi kitabımız, işletmecilik dalında eğitim gören lisans, yüksek lisans ve doktora programlarındaki öğrencilerin, aynı zamanda, iş dünyasının değişik kademelerinde görev yapan yöneticilerin ve yönetici adaylarının bilgi birikimlerine katkı sağlayacak birçok güncel konuyu kapsamaktadır.
Ahmet Köroğlu, Ali Türker, Ayşen Acun Köksalanlar, Azade Özlem Çalık, Canan Tanrısever, Caner Ünal, Cevdet Avcıkurt, Funda Ön Esen, Gökhan Köksal, Gözde Oğuzbalaban, Gülbin Aytekin İnce, Hande Akyurt Kurnaz, Hasret Ulusoy Yıldırım, İlker Şahin, Nalan Albuz, Nermin Ayaz, Nuray Tetik Dinç, Özlem Güzel, Özlem Köroğlu, Serkan Türkmen, Sonay Kaygalak Çelebi, Uğur Ceylan, Uysal Yenipınar, Zafer Öter Turist rehberliği mesleği, misafirlerin ilk karşılandığı ve son uğurlandığı ana kadar sürekli onlarla vakit geçirilen, misafir memnuniyetinin ve motivasyonunun ön planda tutulduğu, misafire unutulmaz deneyimler sunmayı amaçlayarak tatil deneyimini oluşturan, farklı kültürler arasında köprüler inşa eden, ülkenin sahip olduğu çok kıymetli zenginliklerin tanıtılmasında değer sağlayan, ülkeye, yöreye, yerel halka, insana, çevreye, doğaya, misafire, sanata, kültüre ve topluma karşı sorumluluğu yüksek bir meslektir. Turist rehberleri sahnedeki turizm aktörleri olarak mesleklerini ilmek ilmek bir sanat gibi işlemekte, mesleklerini aşkla, tutkuyla ve büyük özveriyle yapmaktadırlar.
Bu mesleği aşkla yapan turist rehberlerine ve yapacak turist rehberi adaylarına ithafen yazılan kitabımız; önlisans, lisans ve lisansüstü düzeyde turizm rehberliği eğitimi alan öğrencilere, araştırmacılara, akademisyenlere, ülkemizin tanıtım elçileri olan turist rehberlerine, turist rehberliği meslek kuruluşlarına, turizm sektöründeki uygulayıcılara, alanla ilgili araştırma yürüten diğer kişi, kurum ve kuruluşlara fayda sağlaması, ışık tutması ve yol göstermesi amacıyla Türkiye'nin dört bir tarafında farklı üniversitelerde görev yapan çok değerli yirmi dört yazarın bir araya gelerek oluşumuna katkı sağladığı özverili bir çalışmanın sonucudur.
Cengiz Demir İnsanın insana hizmet ettiği emek yoğun işletme özelliği taşıyan ve işgörenin başarısının işletmenin başarısı haline geldiği Turizm işletmelerinde bu süreci başarılı ve sürekli kılmayı amaç edindiren kitap on iki ayrı bölüm altında öğrenci ve uygulayıcılara bu amaca giden ylu sunmaktadır. Amaca giden yolun yer aldığı bu bölümler; konularında uzman, sektör ve akademik tecrübesi olan kişiler tarafından hazırlanmıştır. Kitapta konular; iş analizi ve iş tasarımı, planlama, seçim, eğitim ve gelişme, başarım değerlemesi, ücretleme, özendirme ve ödül yönetimi, işçi sendikaları, toplu pazarlıklar, iş gören devri, nedenleri ve sonuçları, iş gören sağlığı ve iş güvenliği, sosyal sorumluluk ve etik başlıkları altında ele alınmıştır. Ciddi bir takım çalışmasının ürünü olan bu kitabın, konaklama işletme ve yöneticilerine, ön lisans, lisans ve lisansüstü eğitimi gören öğrencilere, akademisyenlere ve insan kaynakları yönetimiyle ilgilenen herkese yararlı olacağına inanıyoruz.
Nevzat ERASLAN Turizm, dünyamızda her geçen yıl gelişen, büyüyen bir hizmet endüstrisidir. Konaklama işletmelerin, gelir getiren diğer yan departmanlarının işleyebilmesi; oda satışında gösterilen başarıya bağlıdır. Çünkü konuk tesiste kaldığı sürece işletme içerisinde bu mekânlarda harcama yapacaktır. Konaklama işletmelerinde ön büronun en önemli işlevi oda satışı yapmak ve satışları artırmaktır. Bu yüzden ön büro personeli konuk psikolojisini çok iyi analiz etmeli ve hangi odayı kaça satacağını çok iyi bilmelidir. Oda satışı sanıldığı gibi sadece konuğun işletmeye gelip oda talep etmesi ve odayı olduğu gibi kabul ederek odaya yerleşmesi anlamına gelmez.
Günümüzde gelişen teknoloji sayesinde, artan arz talep dengelerine bağlı olarak konaklama işletmelerinde de otomasyona geçme zorunluluğu doğmuştur.
Bu işletmelerinde kendine özgü tanımları, kavramları ve kısaltmaları vardır. Turizm sektöründe, konaklama hizmetleri eğitimini almış personelin, standart bilgi ve becerinin yanı sıra, konaklama sektöründeki konuk tipleri ve davranışları ile konukla birebir ilişkilerde uyulacak ilkeler ve konuk sorunlarına çözüm bulma yeteneğine de sahip olabilmelidir. Sağlıklı ilişkiler kurabilen, dikkat edilmesi gereken kuralları bilen ve uygulayan insan, toplum tarafından sevilen, saygı duyulan birisidir.
Bu kitap turizm eğitimi veren yüksekokullarda okutulan; Ön Büro Hizmetleri, Ön Büroda Oda İşlemleri, Ön Büroda Vardiya İşlemleri, Ön Büroda Konuk Giriş-Çıkış İşlemleri, Ön Büroda Raporlama İşlemleri, Ön Büro Yönetimi, Konukla İletişim, Turizmde Bilgi Teknolojileri, Getiri Yönetimi, Müşteri Yönetimi ve Bütçeleme derslerine kaynaktır.
Dori Finley Dennison, Melvin R. Weber Bu kitap, konaklama sektöründe stratejik insan kaynakları yönetimine yönelik bir iklim oluşturmak ve bir taraftan geleneksel insan kaynakları fonksiyonlarını bu örgütsel iklim içinde incelerken; diğer taraftan da konaklama sektörü yöneticilerinin etkin bir insan kaynakları programı uygulayabilmeleri için ihtiyaç duydukları birikim ve becerileri ortaya koymak amacıyla yayımlanmıştır.
Konaklama İşletmelerinde Stratejik İnsan Kaynakları Yönetimi kitabı üç kısma ayrılmıştır. Kısım 1’de konaklama sektöründe uygulanan stratejik insan kaynakları yönetimi işlenmektedir. Kısım 2’de insan kaynakları yönetiminin geleneksel fonksiyonları konuları yer almaktadır. Kısım 3’te ise insan kaynakları yönetiminde başarılı olabilmek için gereken beceriler işlenmiştir. On iki bölümden oluşan bu kitabın her bölümünde, konaklama yöneticiliği için gereken bilgilerin yanı sıra, bu bilgilerin kullanılabilmesi için gereken becerilerin ve yeteneklerin geliştirilebilmesine yönelik uygulamalar bulunmaktadır.
Kitabın konaklama sektörü uygulamalarına yer vermesi ve beceri kazandırması açılarından önemli bir boşluğu dolduracağı; kitabın akademik öğrenimin yanı sıra, konaklama sektöründe yönetici ve çalışanlar için de faydalı olacağı düşünülmektedir.
Lisa Gezon, Conrad Kottak, McGraw-Hill KÜLTÜR, insanlık tarihinden, günümüzde küreselleşmenin ve iklim değişikliğinin toplum üzerindeki etkilerine; kimliklerimizin oluşum ve ifade ediliş şekillerine; ritüel ve törenlerin anlamlarına; iktidar ve güç ilişkilerine; geçim kaynaklarımızdan yaşam biçimlerimize kadar insan yaşamının toplumsal dinamiklerini bütüncül bir yaklaşım ve geniş bir yelpaze içinde analiz ediyor. Günümüzde antropoloji bilim dalının bakış açısını örnekleriyle sunuyor. Aynı zamanda, ele aldığı konularla iş dünyasının, güvenlik sektörünün, siyaset bilimi ve uluslararası ilişkilerin, tıp ve sağlık dünyasının; edebiyat, tarih, ekonomi ve coğrafya meraklılarının, kısaca kendisini ve dünyayı merak eden düşünürlerin ilgi duyacağı, heyecan verici bir kaynak. Kültür, balığın içinde yaşadığı su gibidir: bizi sarmalar, içinde yaşarız ve çoğu zaman farkında olmayız. KÜLTÜR çevrenizdeki dünyayı fark ettirecek.
Ahu Sezgin, Alper Işın, Burcu Ilgaz, Cevdet Sökmen, Ceyhun Uçuk, Emrah Keskin, Emrah Köksal Sezgin, Emrah Köksal Sezgin, Evrim Karaca, Hüseyin Deniz, Hüseyin Gül, Mehmet Sedat İpar, Mehmet Şahan, Seda Sökmen, Suat Kulusaklı, Ülker Can Özellikle son yıllarda sağlıklı yeme içme olgusuna verilen önemin artmasıyla birlikte insanların yöresel gıdalara ve bu gıdalarla hazırlanmış yemeklere merakı aşikârdır. Zengin bir ürün ve yemek çeşitliliğine sahip olan Türk mutfağı; yedi bölgesi, her bir bölgenin kendine özgü yemekleri ve yeme içme davranışları ile gelecek kuşaklara aktarılması gereken bir hazinedir. Dolayısıyla bu kitabın amacı, kültürel miras Anadolu'nun yöresel mutfaklarının korunması ve nesillerce yaşatılmasıdır. Kitabımız 12 farklı üniversiteden alanında uzman 15 akademisyen ve 3 asistan şef tarafından hazırlanmıştır. İçerisinde; bölgelere ait mutfak kültürünün tarihsel gelişimi, bölgeye özgü yiyecek ve içecekler, özel pişirme yöntemleri, araç gereçler, yeme ritüelleri ve ayrıca bölgelerin şehirlerine ait yöresel yemek reçeteleri bulunmaktadır.
Ali Rıza Solmaz, Eda Dineri, Gül Aksoğan, Gül Ekinci, Gülferah Bozkaya, Mehmet Şentürk, Metin Yıldırım, Mustafa Baylan, Mustafa Şit, Müge Manga, Nalan Işık, Onur Akkaya, Rüstem Yanar, Yunus Kılıç, Yusuf Bayraktutan, Zeynep Köse Turizm sektörünün ülkelere gelir sağlaması ve döviz kaynağı olması, ödemeler bilançosu dengesizliklerini gidermesi, ülkelerin ekonomik büyümesine ve bölgesel kalkınmasına destek olması, istihdam yaratması, turist akımlarına uğrayan bölgelerde yatırım olanaklarını arttırması açısından ekonomik önemi yadsınamaz. 1980’lerden sonra küresel serbestleşme (liberalizasyon) politikaları, ülkeler arasında giriş-çıkış engellerinin kaldırılması, vize işlemlerinin kolaylaştırılması, teknolojik gelişim, ulaşım maliyetlerinin ucuzlaması gibi faktörler turizm hareketliliğinin yoğunlaşmasına neden olmuştur. Küresel politik belirsizlikler, insan sağlığını tehdit eden unsurlar ve ekonomik krizlere rağmen bu hareketlilik kesintisiz bir şekilde büyümektedir. Dünya Turizm Örgütü istatistiklerine göre 2017 yılında 1.326 milyar turist ülkelerinin sınırları dışına çıkmıştır. 2030’da uluslararası turist sayısının 1,8 trilyona ulaşacağı tahmin edilmektedir. Uluslararası turizm gelirleri ise 2017’ de 1,340 milyar dolara ulaşmıştır. 2017’de dünya gayri safi milli gelirinin %10’nun ve dünya ihracatının %7’sinin turizm faaliyetleri sonucu elde edildiği belirtilmiştir. Türkiye’de turizm sektörünün gelişimi de küresel turizmin gelişimine yakın gerçekleşmekte ve makroekonomik göstergeleri etkilemektedir. Bu çerçevede çalışmada turizm sektörü, makroekonomik bakış açısıyla daha geniş ve farklı bir perspektiften değerlendirilmiştir. Ekonomik büyüme, bölgesel gelişme, istihdam, yoksulluk ve gelir dağılımı, doğrudan yabancı yatırımlar, bölgesel entegrasyonlar, finansal sistem, para politikası, enflasyon, ödemeler bilançosu, ekonomik krizler gibi makroekonominin temel konularının yanında ülke riski, teknoloji, çevre ve iklim değişikliği gibi son yıllarda sıklıkla tartışılan konular turizmle ilişkilendirilmiştir. Her bölümde teori, uygulama örnekleri ve istatistiki bilgilere yer verilen bu kitap çalışmasının turizm ekonomisine ilgi duyan herkese katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
Ekrem Sevim Medikal turizm, merkezinde tıbbi hizmetlerin kullanılması olan, ulaşım, konaklama ve aracılık hizmetleri gibi daha birçok farklı alanı da kapsayan bir turizm çeşidi olarak son dönemde tüm dünyada hızla adından daha çok söz edilen bir konuma gelmiştir. Bu durumun temelinde, ülkelerin sağlık sistemlerinde yaşanan sorunlar ve uyguladıkları politikalar yer almaktadır.
Medikal turizm kavramı, uzun zamandan beri var olmasının yanında, günümüzde başka bir boyuta taşınmıştır. Geçmişte çoğunlukla gelişmekte olan ülke vatandaşlarının, ülkelerinde sunulamayan ya da daha düşük kalitede sunulabilen sağlık hizmetleriyle yetinmek yerine bu hizmetleri daha iyi kalitede alabilecekleri gelişmiş ülkelere seyahat ettikleri görülmekteydi. Bu durum hâlen devam etmekle birlikte, kişilerin ülkelerinde karşılaştıkları sınırlılıklar, uzun bekleme süreleri ve küresel seyahat imkânlarının da artması, medikal turizmi farklı bir boyuta ve daha uygulanabilir bir hâle getirmiştir.
Medikal turizmin fırsatlarla dolu niş bir alan sunması ve sağladığı yüksek katma değer, çok sayıda ülke ve kuruluşu bu konuda strateji geliştirmeye yönlendirmiştir. Türkiye'nin medikal turizmdeki mevcut durumunun incelenip analiz edilmesi, yöneticilere ve karar vericilere strateji geliştirme konusunda önemli bilgiler verecektir. Bu analiz için kullanılabilecek yöntemlerden bir tanesi de SWOT analizidir. Böylelikle mevcut durum analiz edilerek geleceğe yönelik stratejiler planlanabilir. Kitap içerisinde Türkiye'nin mevcut durum analizi yapılmış ve bu durum ayrıntılı olarak değerlendirilmiştir.
Kitabın tamamında medikal turizm kavramı, sağlık turizmi kavramından ayrıştırılarak kullanılmıştır. İlk bölümde sağlık turizmi kavramı türleri ile ele alınmış, sonraki bölümlerde medikal turizme dair tüm yönler ayrıntılı olarak incelenmiştir. Çünkü sağlık turizmi kavramının günümüzde popüler olmasının da asıl sebebi, ne termal ve SPA-Wellness turizmi ne de ileri yaş ve engelli turizmidir.
Medikal turizme dair kapsamlı bir içerik ile sunulan kitabın; Sağlık Yönetimi, Sağlık Kurumları İşletmeciliği, Turizm Fakülteleri, Sağlık Turizmi İşletmeciliği, Sağlık Turizmi Yönetimi ve seçmeli ders olarak okutulan çok sayıda bölümde eğitim gören öğrenciler başta olmak üzere, akademisyenler ve konuya ilgi duyan sektör çalışanları için faydalı bir kaynak olması amaçlanmıştır.
Hakan Tuna, Zafer Akbaş Sağlık turizmi kapsamında ele alınan medikal turizm, 21. yüzyılda önemini artırmaya devam etmektedir. Türkiye, medikal turizm açısından önemli avantajlara sahip bir ülkedir. Bu kapsamda Türkiye'nin uygulamış olduğu dış politikanın, medikal turizm faaliyetleri üzerinde olumlu etki yaptığı görülmektedir.
Sekiz bölümden oluşan bu kitapta, öncelikle gelişmekte olan bir sektör olarak sağlık turizmi ve türleri hakkında bilgiler verilmiştir. Daha sonra sağlık turizminin bir çeşidi olarak medikal turizm, medikal turizmin ekonomik etkileri, nedenleri, tarihsel gelişimi, medikal turizmde akreditasyonun önemi ve dünyada medikal turizm yapan ülkeler konuları kapsamlı bir şekilde açıklanmıştır. Bir sonraki bölümde Türkiye'de medikal turizmin gelişimi ve potansiyeli, medikal turizmin SWOT analizi ve Türkiye'nin medikal turizm stratejileri hakkında detaylı bilgi verilmiştir. Literatürün son bölümünde ise 21. yüzyılda Türk dış politikası başlığı altında Türk dış politikasının oluşumuna etki eden faktörler ele alındıktan sonra Türk dış politikasına yön veren kavramsal ilkeler konusuna yer verilmiştir. Ardından 2000 yılı sonrası dönemde Türk dış politikası ile Türk dış politikasında yaşanan değişimler ve konuları incelenmiştir. Kitabın altıncı bölümü olan yöntem kısmında; araştırmanın yaklaşımı, araştırma yönteminin seçimi, araştırmada kullanılan veri toplama araçları ve veri toplama teknikleri ifade edilmiştir. Daha sonra elde edilen verilerin nasıl analiz edileceğine ilişkin bilgilere değinilmiştir. Kitabın yedinci bölümünde araştırma verilerinin analizi sonucunda elde edilen bulgulara ilişkin istatistik verilerine yer verilmiştir. Sonuç bölümünde ise araştırmaya özgü sonuçlar ortaya konulmuştur.
Bu kitap, sağlık turizminin bir çeşidi olarak medikal turizm hakkında kapsamlı bir içerik analizini sunmaktadır. Ayrıca yirmi birinci yüzyıldaki Türk dış politikasının durumu hakkında önemli bilgiler vermektedir. Lisans ve yüksek lisans düzeyinde eğitim gören öğrenciler başta olmak üzere, akademisyenlere ve sağlık turizmi alanında araştırmalar yapan herkese faydalı bir kaynak olacağı düşünülmektedir.
Burçin Kırlar Can, Ebru Günlü Küçükaltan, Eylin Babacan Aktaş, Nur Kulakoglu Dilek, Özgür Sarıbaş, S.Emre Dilek, Simge Kömürcü, Sonay Kaygalak Çelebi Kişisel zevk ve tercihlerimizin ahlaki yükü, turizm sektörü içerisinde esaret altında tutulan hayvanlara yönelik ahlaki yüke ağır mı basmaktadır? Turizmin, metalaştırdığı hayvanlara yönelik hiç mi ahlaki sorumluluğu bulunmamaktadır? Kitap, söz konusu sorulara ilişkin cevaplar ortaya koymaya çalışmaktadır. Bu bağlamda, turizm sektöründe hayvanların metalaştırıldığı alanlar belirlenerek eleştirel bir tahlil yapılmaktadır. Turizm sektöründe hayvanların metalaştırılmasına karşı çıkarak mevcut durumun bir eleştirisini yapmak ve turizmin ahlaki sorumluluğunu tartışmaya açmak bu kitabın temel amaçlarıdır. Nitekim Gary L. Francione’nin de dediği gibi: “Hayvanlar sadece meta olarak görülmeye devam ettikleri sürece, onlara karşı uygulanan muamelelerde anlamlı farklılıklar gerçekleşmez”.
Nuran Akşit Aşık Geleceği büyük ölçüde çevreye bağlı olan otel işletmelerinde üretim ve tüketimin sürdürülebilirliği, ekonomik faydayı çevresel bozulmadan ayırma çabalarının güçlendirilmesine bağlıdır. Bu bağlamda israfı önlemeyi ve sınırlı kaynakları korumayı hedefleyen sıfır atık yaklaşımı, otel işletmelerinin çevre üzerindeki olumsuz etkilerinin azaltılması açısından önemli bir fırsattır.
Atıkların yeni bir malzeme hâline geldiği, sürdürülebilir doğal sistemleri benimsemeye yönelik sosyal bir taahhüt olan sıfır atık yönetim sistemi, otel işletmelerinin yeni odak noktası hâline gelmelidir. Sıfır atık uygulamaları; otel işletmelerinin ham madde, malzeme, atık taşıma ve bertaraf maliyetlerinin düşürülmesine ve gelirlerin artırılmasına katkı sağlayacaktır.
Doğal kaynakların korunması ve ekonomik sürdürülebilirlik için otel işletmelerinde sıfır atık yönetim sisteminin uygulanması hayati önem taşımaktadır. Buradan hareketle hazırlanan kitapta; atık türleri, atık yönetimi, sıfır atık yaklaşımı ele alınmakta, sıfır atık yönetim sisteminin kurulması, atık önleme ve azaltma önerilerine odaklanılmaktadır.
Erkan Akgöz Bu kitap, turizm ve otelcilik bölümü öğrencileri ile konaklama işletmelerinin ön büro departmanında çalışanların otelcilik ve ön büro ile ilgili işlerini kolaylaştırmak amacıyla hazırlanmıştır. Birinci baskı için okuyuculardan ve kitabı ön büro derslerinde kullanan öğretim görevlilerinden; anlatımı basit olması nedeniyle kolay anlaşılır ve hedefe yönelik olduğu yönünde olumlu geri bildirimler alınmıştır.
Dördüncü baskı için turizm sektörünün yapısı göz önünde bulundurularak kitap yeniden gözden geçirilmiş, konaklama işletmelerinin ön büro departmanında en fazla kullanılan otomasyon programlarından ELEKTRA ve FIDELIO'nun kullanım kılavuzuna da yer verilmiştir.
Richard L. DAFT, South Western Cengage Learning Daft'ın “Örgüt Kuramları ve Tasarımını Anlamak” kitabının genişletilmiş ve güncellenmiş 10. basımı örgüt kuram ve tasarımı alanına oldukça farklı, okuyucuların dikkatini çeken, okuyucuları düşündüren ve uygulamalarla yol gösteren bir yöntemle yaklaşmaktadır. Örgüt kuramları ve tasarımına ilişkin temel kavramları, klasik ve çağdaş düşünce ve fikirleri, önemli öge ve faktörleri, aralarındaki ilişkileri geniş ve detaylı bir bakış açısı ile ele almaktadır. Kitap, çağdaş düşünce ve yaklaşımları klasik düşünce ve kuramlarla bütünleştirirken okuyucunun aktif olarak katılımını sağlayan eğlenceli yöntemi ile okuyucuyu sarmalayarak cezbetmektedir.
Yazar, kitaba önceki baskıdan farklı olarak iki yeni özellik eklemiştir: Birincisi, “Hazırlık Soruları” kısmıdır. Burada, okuyuculara, kendilerini bölümün ana konusuna hazırlamalarını sağlayan kısa sorular sorulmaktadır. Daha sonra, bölümün sorularla ilgili kısımlarında okuyucunun kendi düşüncesi ile doğru olanı karşılaştırmasına olanak tanıyan “Yanıtınızı Değerlendirin” uygulamaları yer almaktadır. “Hangi Büyüklükteki Örgüt Size Uygun?” özelliği okuyucunun kendi tarzı ve tercihleri ile bölüm materyali arasında bağlantı kuran kısa soru formlarını içermektedir. Bu iki özellik, okuyucuların kendilerini değerlendirmeleri için onlara katkı sağlayan özellikler olarak görülmektedir.
Her bölüm, bu iki yeni özellikle birlikte en güncel düşünceleri, yeni örnek olayları, yeni kitap incelemelerini ve uygulamadan örnekleri içermekte, örnek olayları analiz ederken ve örgütleri yönetirken kavramların nasıl kullanılacağını anlatan “Evrak Çantası” kısmı ile bölüm sonlarında yer verilen “Bütünleştirici Örnek Olaylar”dan oluşmaktadır.
Bu kitabın, örgüt kuramları ve tasarımı alanındaki zengin kuram ve araştırmaların uygulamaya dönük çalışmalarla harmanlanarak sunulma biçiminin her alandan okuyucu için son derece yararlı olacağı düşünülmektedir. Kitap, gerek akademik alana gerek uygulamacılara yönelik katkı sağlayan dikkat çekici bir eserdir.
Halit Keskin, Ali Ekber Akgün, İpek Koçoğlu Örgüt Teorisi kitabı, örgüt teorisi disiplinini okuyucuya tanıtmak, bu alandaki farklı bakış açılarını, konuları ve teorileri aktarmak ve bunları değerlendirebilecek bir altyapı oluşturmak amacıyla yazılmıştır. Kitapta, sosyal bilimlerde pozitivist yaklaşımla birlikte ortaya çıkan modernizmin örgüt teorisine ışık tuttuğu 19. yy.dan itibaren örgüt teorisinde postmodernist yaklaşımın hâkim olduğu 21. yy.a kadar örgüt teorisinin nasıl gelişim gösterdiğinin, örgüt teorisinin farklı zamanlarda hangi yaklaşımların hâkimiyeti altına girdiğinin, yaklaşımlar arası çatışmaların örgüt teorisine nasıl yansıdığının ve örgütleri anlama konusunda ne gibi zorluklar oluşturduğunun sistemli bir şekilde okuyucuya aktarılması amaçlanmıştır. Kitap, örgüt teorisinin nasıl ortaya çıktığını ve geliştiğini tarihsel bir bakış açısıyla açıklarken aynı zamanda toplumsal değişimin diğer bilim alanlarındaki gelişmelerle nasıl örtüştüğünü ve kronolojik olduğu kadar felsefi gelişimini de aydınlatmayı hedefler.
Örgüt teorisinin etkin bir biçimde öğrenilmesi için öncelikle alanın çeşitliliği ve karmaşık doğası kabul edilmelidir. Örgüt teorisini tek bir bakış açısına indirgemeye çalışmak yerine birçok paradigmanın farklı bakışları çerçevesinde incelemek ve zenginleştirmek gerekmektedir. Bu kitapta, örgüt teorisinin karmaşıklığı ve yönetim uygulamalarıyla olduğu kadar sosyal hayatla bağlantısı, birçok kitaptaki eş biçimli yaklaşımların bu alana getirdiği uyumlu ve tamamlayıcı açıklamaların ötesinde farklı yaklaşımların eleştirel ve farklılık yaratan değerlendirmeleri ile ortaya konmuştur. Örgüt teorisinde kalıpları yıkmak, tek bir paradigma esasına dayalı analizin önüne geçmek, tartışmaya ve eleştiriye açık, dönüşsel düşünceye uygun bir zemin hazırlamak ve paradigmalar üstü bir anlayışı cesaretlendirmek hedeflenmiştir. Nihai olarak, okuyucunun örgütü farklı bakış açıları çerçevesinde anlayabilmesi, eleştirel düşünebilmesi, örgüt teorisini mevcut düşünce kalıplarının ötesine taşıyabilmesi ve zenginleştirici teorik diyaloglar geliştirebilmesi beklenmektedir.