Tarım Ekonomisi \ 1-1
Aynur Demir Geçtiğimiz yüzyılda özellikle insan etkinlikleriyle ciddi düzeyde tahribata uğrayan biyolojik çeşitlilik, günümüzde küresel düzeyde yok olma tehdidiyle karşı karşıyadır. Çağımızda iklim değişikliğinin biyolojik çeşitlilik üzerinde gittikçe artan etkisi ile yaşam destek sistemlerinin tehdit altında olması, biyolojik çeşitliliğin kıt kaynaklar olarak algılanmasını gerektirmiştir. Bu bağlamda, ekolojik süreçlerin önemli bir parçası olan biyolojik çeşitlilik aynı zamanda ekonomik süreçlerin de belirleyicisidir. Özellikle son dönemlerde sıklıkla gündeme gelen biyolojik çeşitlilik temelli biyoekonomi modelleri ve yeşil ekonomi modelleri; biyolojik çeşitliliğin önemini, korunmasını ve sürdürülebilir kullanımının önemini ortaya koymaktadır.
Bu kitap biyolojik çeşitliliği ekosistem hizmet ve fonksiyonlarıyla değerlendirerek biyoçeşitliliğin ekolojik ve ekonomik açıdan önemini ortaya koymaktadır. Buna ek olarak, ekonomik değerleme çalışmaları aracılığı ile biyolojik çeşitliliğin korunması ve sürdürülebilir kullanımı hakkında bir yol haritası da belirlemektedir. Akıcı bir dille yazılan bu eser, okuyuculara biyolojik çeşitliliği anlama ve koruma konusunda oldukça değerli bir kaynak olarak sunulmaktadır.
Vedat Ceyhan, Hatice Türkten, Çağatay Yıldırım Türkiye’de üreticilerin riske karşı tutumları, risk ve belirsizliklere karşı aldıkları önlemler, tarım sigortaları hakkında bilgi düzeyleri, tarım sigortası yaptırma isteklilikleri ve tarım sigortası yaptırma durumunu etkileyen faktörler hakkında yeterli bilgiye sahip olduğumuz söylenemez. Bu sebeple, araştırmada işletme tipleri itibariyle sigortalılık oranlarını hesaplamak, tarım sigortası poliçesi satın alma durumunu belirleyen değişkenleri ve etki yönlerini tespit etmek, çiftçilerin sigorta yapmaya karşı tutumlarını ortaya koymak, tarım sigortası poliçesi için ödenmesi göze alınan miktarları belirlemek ve çiftçilerin sigorta priminde meydana gelen değişimlere karşı gösterdiği hassasiyeti ölçmek amaçlanmıştır.
Günay Keleş M.Ö 535-475 yılları arasında filozof Herakleitos, “Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir”, ondan yüzyıllar sonra ise Gautama Buddha, Herakleitos'tan habersiz “Değişim, değişmeyen tek şeydir.” demiştir. Değişim, dünya var olduğu andan beri süregelen bir olgudur. Her alanda yaşanan değişim, şüphesiz ki ekonomi, pazarlama, piyasa ve tüketici davranışları konularında da görülmektedir. Tüketici davranışları, içinde bulunulan çağın gereklerine göre şekil almakta, kuşaklar arası farklılıklar tüketim alışkanlıklarında da kendini göstermektedir. Değişen dünya düzeni;
• Ekonomik krizler,
• Teknolojik yenilikler,
• Çevreye artan duyarlılık ve
• Sağlık endişeleri
ile şekillenirken tüketici davranışlarını da değiştirmiştir.
Değişen dünya düzeni, Covid-19 süreci ile hızlanan bu değişimlere ayak uydurmak zorunda olan tüketicilerin yeni tüketim alışkanlıkları edinmelerine neden olmuştur. Uyum yeteneği gelişen, bilinçlenen ve farkındalıkları artan tüketiciler, satın aldıkları mal ve hizmetleri bu farkındalıklarına göre tercih eder hâle gelmişlerdir. Böylece;
• Ekonomi odaklı tüketiciler,
• Teknoloji odaklı tüketiciler,
• Çevre odaklı tüketiciler ve
• Sağlık odaklı tüketiciler
ortaya çıkmıştır.
Gelecekte giderek daha fazla tüketicinin; zorlaşan yaşam koşullarına daha uyumlu, ekonomik krizlerle baş etmeyi öğrenmiş, gelişen teknoloji ile uyumlu, çevre ile ilgili riskleri önemseyen ve sağlıklı yaşamayı başaran tüketiciler olacağı, bu özellikleriyle pazarlama yöneticilerini yeni stratejiler geliştirmek zorunda bırakacağı anlaşılmaktadır. Pazarlamacılara daha çok iş düşecek…
Bradley R. Schiller, Karen Gebhardt “Sonsuz İstekler, Sınırlı Kaynaklar …”
Sınırlı kaynaklar ile en iyiyi elde etme çabası insanlığın varoluşundan itibaren çözülmesi beklenen temel bir soru(n)dur. Bu arayışa verilen tüm yanıtlar iktisadi sorunu oluşturmaktadır.
Bu kitap, iktisadi sorunun merkezinde yer alan “Ne?”, “Nasıl?”, “Kim için?” sorularına cevap arayarak başlamakta, temel mikroekonomi ve makroekonomi konularının günümüz örnekleriyle, okuyucuların teori ve gerçek arasındaki bağlantıyı doğru kavramalarını amaçlamaktadır. Konu anlatımlarının grafikler, görseller ve yan bilgi notları ile zenginleştirilmesi hedeflenmiştir. Her bölüm sonunda Tartışma Soruları ve Problemler başlıkları altında okuyucunun gerek bilgiye gerekse konuya hâkimiyeti sınanmaktadır. Yine her bölüm sonunda Özet ve Hatırlanması Gereken Terimler başlığı altında okuyucuda konunun tekrarı ve kalıcılığı amaçlanmıştır.
Arslan Zafer Gürler, Dilek Bostan Budak, Bekir Ayyıldız, Esra Kaplan Enerji, evrende birçok farklı formlar alarak sürekli var olmuştur. Bu çok boyutlu ve oldukça karmaşık olguyu ekonomik bir bakış açısından analiz etmenin zorluğu ise yadsınamaz. Son elli yılda, insanlığın daha çok gereksinim duyduğu enerji giderek önemi artırmış, ekolojik ve ekonomik araştırmaların da kapsamına giren disiplinlerarası bir nitelik kazanmıştır. Buna karşın Türkiye'de bu kapsamda yazılmış akademik eserler çok sayıda değildir.
Bu kitap, ekonominin arz ve talep kuvvetlerinden yola çıkarak teknik ve bilimsel koşullar paralelinde enerji kaynaklarının analizini içermektedir. Bu bağlamda çağdaş enerji konuları dünya ve Türkiye örneklerinden yola çıkarak gerek çevresel gerekse politik etkiler ele alarak incelenmeye çalışılmıştır.
Kitap, lisans ve lisansüstü düzeydeki enerji ekonomisi ile ilgili öğrenci ve öğreticiler için disiplinlerarası bir bakış açısı ile hazırlanmış, güncel bilgilerle desteklenmiş bir başvuru kaynağıdır. Okuyucularımıza, enerjinin çok boyutlu labirentinde ekonominin feneriyle yol göstermek amacıyla hazırladığımız bu eserin yararlı olmasını dileriz.
Armağan Canan, Naci İbrahim Keleş, Burçin Çakır Binlerce yıldır sınırlı kaynaklarla sınırsız isteklerini karşılamaya çalışan insan, günlük hayatında ekonominin temel ögelerini kullanmakta ve tercihlerini şekillendirmektedir. Bir alışveriş sırasında cebimizdeki paramızla en fazla malı tüketmeye mi odaklanırız yoksa yaptığımız alışverişten göreceğimiz faydayı maksimize etmeyi mi daha fazla önemseriz? Ya da televizyon kanallarında, gazetelerde, internet sayfalarında sıklıkla karşılaştığımız enflasyon, faiz ya da döviz ile ilgili haberlerin bizi ne derecede etkilediğini merak edip anlamaya çalışırken aslında bir ekonomist gibi davranmıyor muyuz?

Genel Ekonomi, genellikle meslek yüksekokullarının Bankacılık ve Sigortacılık, Muhasebe ve Vergi Uygulamaları, Dış Ticaret, Spor Yönetimi, Sivil Hava Ulaştırma İşletmeciliği, Lojistik, İnsan Kaynakları Yönetimi, Halkla İlişkiler ve Tanıtım gibi sosyal içerikli ve yönetim ağırlıklı müfredat içeren programlarında öğrencilerin almak zorunda oldukları veya seçmeli olarak tercih edebilecekleri temel dersler arasında bulunmaktadır. Bu açıdan kitabımız derse yardımcı bir kaynak olma niteliği taşımakla birlikte aynı zamanda ekonomi biliminin temel bilgilerini öğrenmenizi sağlarken karmaşık gelen terimleri örneklerle, yalın bir üslupla açıklayarak okuyucuya sevdirmek amacını ön planda tutmaktadır.
Bahattin Çetin Günümüz çağdaş eğitim düşüncesinde, mühendislik eğitimi içerisinde, eğitimin gereği olan teknik bilgi ve konuların öğrenilmesinin yanı sıra eğitim dalı ile ilgili ekonomik ve işletmecilik bilgilerinin öğrenilmesi de bir zorunluluk hâline gelmiş bulunmaktadır. Bundan dolayı fakültelerin gıda ve tarım ve doğal kaynaklar bilimleri ile ilgili bölümlerinde ekonomi ile ilgili temel dersler yanında Gıda Sanayi İşletme Ekonomisi dersi de okutulmaktadır.
Bu kitabın amacı, gıda ve tarım/doğal kaynaklar mühendisliği alanında eğitim alanlara veya söz konusu alanlarda çalışan veya işveren durumunda olanlara, mühendislik ekonomisi kararları ve bunların işletme yönetimi ile ilgili konulara uygulanışını mümkün olduğunca örnek olaylarla anlatmaktır.
Ebubekir Ayan Medeniyetin en erken zamanlarından itibaren insan hayatının en önemli iştigal sahalarından biri olan zirai faaliyetler, sahip olduğu bu önemi hiçbir dönemde kaybetmemiş, toplum iktisadiyatını radikal biçimde dönüştüren sanayi ve bilgi çağlarında millî gelir içindeki payı küçülmüş olsa da stratejik değerini korumayı sürdürmüştür. Zirai faaliyetlerin tabii risklere ve konjonktürel fiyat düşüşlerine sıkça maruz kalan yapısal niteliği ve modernizasyon yatırımı ihtiyaçları ise, bu faaliyetlerin kesintisiz ve verimli bir şekilde işlemesi bakımından zirai finansman mekanizmasını hayati bir öneme taşımaktadır.
Türkiye'nin ziraat sahasındaki ıslah ve modernizasyon çabaları bir hayli eskilere dayanmakta olup, erken cumhuriyet dönemi de bu kapsamda özel bir önem taşımaktadır. Bu araştırmada, Cumhuriyet Türkiyesi'nin zirai kalkınma serüveninin ilk aşamalarını teşkil eden ve neticede başarısızlığa uğrayan çabaların finansman boyutu ele alınmaktadır. İktisadi buhran yıllarını odağa alarak tek parti dönemi zirai kalkınma çabalarının zirai finansman safhasının incelendiği ve bu serüvenin finans perspektifi ile yorumlandığı çalışmada, zirai kalkınmayı frenleyen ve mevcut sorunları derinleştiren temel etkenler neden-sonuç ilişkisi çerçevesinde eleştirel analize tabi tutulmaktadır.
Zuhal Karakayacı Çalışmada kentsel saçaklanma alanlarında yapısal niteliklerini kaybetme sürecinde olan tarım işletmelerinin ekonomik analizi kırsal alandaki tarım işletmeleri ile karşılaştırmalı şekilde yapılarak, bu değişimin işletmelerin sosyo-ekonomik yapısına olan etkileri incelenmiştir.
Zeki Bayramoğlu, Süheyla Ağızan Kuraklık; iklim değişikliğinin neden olduğu olaylardan biri olup etkileri çoğu zaman yavaş ilerleyen ve uzun süren doğal afetlerdendir. Dünyada ve Türkiye’de geçmiş yıllarda kuraklık yaşanmış ve gelecek yıllarda da yaşanması öngörülmektedir. Öngörülerin gerçekleşmesi durumunda ise ekonomik, sosyal ve çevresel baskıların artması muhtemeldir. Nitekim kuraklık, doğaya bağlılığının yüksek olması nedeniyle en fazla tarım sektörünü etkilemektedir. Tarımsal üretim kuraklık sonucunda verim ve kalite kaybıyla sonuçlanmaktadır. Ayrıca kurak yıllarda yağışlarla karşılanamayan bitki su ihtiyaçları sulama suyuna olan talebi artırmaktadır. Yeryüzündeki kullanılabilir formdaki su varlığının sınırlı olduğu dikkate alındığında ise sulama suyuna olan ihtiyacın artması su kaynakları üzerinde baskı oluşturmaktadır. Dolayısıyla bu durum su kaynaklarının sürdürülebilirliğini tehdit etmektedir. Bu nedenle su kaynaklarının sürdürülebilirliği için su yönetimi önem arz etmektedir.
Gülen Özdemir Kitapta öncelikle örgütlenme kavramı ele alınarak kooperatifçilikle ilgili temel kavramlar ve ilkeler açıklanmıştır. Dünyada ve Türkiye'de kooperatifçilik, kooperatif işletmeciliği, tarım kooperatifleri incelenen diğer başlıklardır. Daha sonra ülkemizde daha önce diğer kooperatifçilik kitaplarında ele alınmayan ancak dünyada önemi giderek artan insan kaynakları ve örgütsel bağlılık konuları kooperatifçilik açısından irdelenmiştir. Burada yazarın bizzat araştırmalarından ve dünyadaki bu konudaki kaynaklardan yararlanılarak değişik yaklaşım getirilmiştir.
Kooperatifçilik dersi ziraat fakülteleri tarım ekonomisi bölümlerinde zorunlu olarak okutulmakta, ayrıca iktisat fakültelerinin işletme bölümlerinde de anabilim dalı olarak yer almakta ve seçmeli ders olarak okutulmaktadır. Ayrıca yüksek lisans ve doktorada da bu ders seçilmektedir. Ülkemizde iki yıllık ön lisans eğitiminde kooperatifçilik bölümleri de bu kitaptan yararlanabilirler.
Kooperatifçilik ülkemizde ekonomik alanda son derece önemli olup, çok değişik kesimlerde uygulama olanağı bulan bir alandır.
Tüm bu nedenlerle Kooperatifçilik kitabı hem öğrencilere hem de uygulamada bu konuya ilgi duyanlara rehber ve kaynak kitap olacaktır.
Orhan Gündüz, Ahmet Aslan, Vedat Ceyhan, Zeki Bayramoğlu Malatya Kuru Kayısı Üreticiliği Ekonomisi
Zeki Bayramoğlu, Ahmet Eşitken, Zuhal Karakayacı, Kemalettin Ağızan, Merve Bozdemir Akçil, Süheyla Ağızan, Bayram Kapçı Türkiye içerisinde bulunduğu iklim kuşağı sayesinde çok çeşitli meyve yetiştirme potansiyeline sahip bir ülkedir. Geniş iklim kuşağı sayesinde Türkiye dünyanın en önemli elma üreticisi ülkelerinden biridir ve ticaret alanı geniştir. Türkiye’nin en önemli elma üretim alanına sahip olan Niğde ilinin ihracat potansiyelini geliştirmek amacıyla bu çalışma hazırlanmıştır. Niğde ilinde elma üretim faaliyetinde bulunan 10 işletmenin elma ihracatı yapabilmesi ve ihracatçı konuma getirilmesi için çalışma kapsamında analizler yapılmıştır.
Aysun Tezel Özturan Optimizasyon (en iyileme) kavramı, bir probleme mümkün olan en iyi çözümü bulma sürecidir. Matematikte bu süreç genellikle bir fonksiyonun değerinin verilen kısıtlar altında maksimize veya minimize edilmesini ifade eder. Optimizasyon problemleri; mühendislik, tarım, tıp, işletme, ekonomi, finans alanlarında sıklıkla karşımıza çıkmaktadır.
Bu kitapta, sürekli optimizasyon problemlerinin çözüm yöntemleri ve Matlab uygulamaları anlatılmıştır. Kitap beş ana bölümden oluşmaktadır:
İlk bölüm, optimizasyonun temelleri ile ilgilidir. Bu bölümde optimizasyonun tarihi, çeşitli alanlardaki uygulamaları, optimizasyonda karşımıza çıkan temel tanımlar, konveks kümeler ve konveks fonksiyonlardan bahsedilmiştir.
İkinci bölümde, doğrusal programlama problemleri, tamsayılı doğrusal programlama problemleri ve çözüm yöntemleri anlatılmaktadır.
Üçüncü bölümde, kısıtsız optimizasyon problemleri için optimallik koşulları ve sayısal yöntemler yer almaktadır.
Dördüncü bölümde, kısıtlı optimizasyon problemleri için optimallik koşulları ve çözüm yöntemleri üzerinde durulmuştur. Ayrıca kısıtlı optimizasyonda dualite teorisi işlenmiştir.
Beşinci bölümde, kısıtsız ve kısıtlı optimizasyon problemlerinin Matlab programında çözümlerine yer verilmiştir.
Her bölüm sonunda konu ile ilgili alıştırmalar ve cevapları yer almaktadır.
Bu kitap, sürekli optimizasyonla ilgilenen herkes için ve matematik, uygulamalı matematik, matematik mühendisliği, endüstri mühendisliği, iktisat, işletme öğrencileri için yararlı bir kaynak niteliğindedir.
Zeki Bayramoğlu, Kemalettin Ağızan, Merve Bozdemir, Süheyla Ağızan Girişimci Girişimcilik Kavramları Girişimciliğin Önemi Girişimciliğin Önemi Girişimcilikte Cinsiyet Ayrımı Kadın ve Erkek Girişimciler Arasında Farklar Türkiye’de Kadın Girişimci Kadın Girişimcilerin Güçlendirilmesi Kadınların Girişimcilik Hakkında Düşünceleri
Melekşen Akın, Sadiye Peral Eyduran, Ecevit Eyduran Bilgisayar teknolojisindeki gelişmelere paralel olarak, regresyon ve sınıflandırma tipi problemlerin çözümlenmesi açısından veri madenciliği (data mining) ve yapay sinir ağları (Artificial Neural Networks) algoritmalarının kullanımı son yıllarda önem kazanmaktadır. Bu bağlamda, CART (Classification and Regression Tree), CHAID (Chi-Square Automatic Interaction Detector) ve Exhaustive CHAID gibi ağaç yapısına dayalı veri madenciliği algoritmaları pratikte yaygın olarak kullanılmaktadır. Gerek regresyon gerekse sınıflandırma tipi problemlerin çözüme kavuşturulması açısından karmaşık ilişkilerin ortaya konulmasında yapay sinir ağları algoritmalarının oldukça etkin ve yüksek tahmin performansı gösterdiği bilinmektedir. Son yıllarda yapılan istatistiksel modelleme çalışmalarında, karar ağaçları, yapay sinir ağları ve MARS (Multivariate Adaptive Regression Splines) algoritmalarının tahmin performansları karşılaştırılmalı olarak incelenmektedir. CART algoritmasının modifiye edilmiş bir formu olan MARS algoritması, ele alınan değişkenler arasındaki yüksek dereceli ilişkilerin tanımlanması bakımından araştırıcıların ilgi odağı olmuştur. Sadece değişkenlerin dağılımına ilişkin değil aynı zamanda değişkenler arasındaki fonksiyonel ilişkilere ilişkin varsayıma ihtiyaç duymaması ve bunun yanısıra değişkenler arasındaki yüksek boyutlu ilişkileri gösteren bir denklem sağlaması MARS algoritmasını oldukça popüler kılmaktadır. Bu üstün yönlerinden dolayı, etki faktörü (impact factor) yüksek olan SCI kapsamındaki ziraat, ekonomi, tıp ve mühendislik dergilerinde MARS algoritmasının yaygın olarak kullanıldığı görülmektedir.
MARS algoritmasının uygulamalarına ilişkin literatür incelendiğinde yabancı dilde yazılmış referans kaynakların olduğu görülmektedir. Ne yazık ki, MARS modellemesi ile ilgili Türkçe bir kitabın olmadığı tespit edilmiştir. Literatürdeki bu açığı kapatmak üzere MARS algoritması ile ilgili Türkçe bir kaynağın yazılmasına ihtiyaç duyulmuştur. Bu nedenle araştırmacı odaklı olarak yazılan ve tasarlanan “R yazılımı ile Tarım Bilimlerinde Regresyon ve Sınıflandırma Tipi Problemlerin Çözümünde MARS Algoritması” isimli bu kitapta; (1) MARS algoritmasına ve uyum iyiliği ölçütlerine ait teorik bilgilerin verilmesi, (2) MARS algoritmasına ait ideal ayar parametrelerinin belirlenmesi, (3) Etkin bir MARS çözümlemesi için earth ve caret paketlerinin kullanılması ile ilgili önemli noktaların verilmesi, (4) Aşırı uyum (overfitting) probleminin giderilmesine ilişkin bazı püf noktaların verilmesi, (5) Bir ya da birden fazla sürekli bağımlı değişken için MARS modellemesinin nasıl yapılacağı, analiz çıktılarının nasıl yorumlanacağı ile ilgili önemli bilgilerin verilmesi, (6) Çapraz geçerlilik ve eğitim-test setleri için MARS komut dosyalarının oluşturulması ile ilgili pratik bilgilerin verilmesi, (7) Sürekli bağımlı değişken üzerinde etkili olan kategorik bağımsız değişkenlerin nasıl yorumlanacağı konusunda bilgiler verilmesi, (8) Caret paketinde farklı yeniden örnekleme yöntemleri ile ayar parametrelerinin optimizasyonuna ilişkin faydalı bilgiler verilmesi, (9) Tek sürekli bağımlı değişkenin tahmin edilmesi kapsamında MARS ile BRNN (Bayesian Regularized Neural Network) algoritmalarına ilişkin R script dosyalarının verilmesi ve (10) İkili lojistik regresyon (binary logistic regression) analizi kapsamında MARS algoritmasının kullanımına ilişkin önemli detayların verilmesi, (11) Bagging MARS algoritması ile ilgili R script dosyalarının oluşturulması ve (12) Regresyon tipi problemler kapsamında kurulan modellere ait uyum iyiliği ölçütlerinin hesaplanması için geliştirilen ehaGoF paketinin tanıtılması amaçlanmıştır.
Sınıflandırma ve regresyon tipi problemlerin MARS algoritması ile çözümlenmesi konusunda yazılmış olan bu kitabın tüm araştırıcılara faydalı olmasını dileriz.
Arslan Zafer Gürler Bu kitap; üniversitelerin ziraat fakültelerinde ve bu konuya ilgi duyan ekonomi bölümlerinde okutulmak üzere bir başvuru kaynağı olarak hazırlanmıştır.
Konu ile ilgili yeterli kaynağın olmadığı düşünülürse; kitap, önemli bir açığı kapatmakta yararlı olacaktır. Konulara teorik yaklaşılmasının yanı sıra, tarım ekonomisinin kantitatif boyutuna da gerektiği ölçüde değinilmiştir. Genel ekonominin ve ekonometrinin kapsamında olan çoğu konularda ise kısa hatırlatmalarla okuyucuya algılama pratikliği kazandırmak amaçlanmıştır.
Cennet Oğuz, Zeki Bayramoğlu Tarım sektörünün ana sektör olarak ekonomideki itici gücü açıktır. Makro veriler açısından değerlendirildiğinde tarım sektörünün ekonomi içerisindeki payı oransal olarak düşük olmakla beraber girdi alan ve girdi veren sektörlerle birlikte değerlendirildiğinde ekonomide önemli bir yeri olduğu görülebilir. Tarım sektörünün ekonomiye olan oransal katkısının artırılmasında sınırlı kaynakların etkin kullanımının önemi fazladır. Bu amaca yönelik olarak tarımda yeni tekniklerin ve teknolojilerin kullanımı üzerine birçok çalışma yapılmış ve sektörün hizmetine sunulmuştur. Ancak yapılan çalışmaların sektörde faaliyet gösteren işletmelerin gelirlerine ve dolayısı ile sektörel gelişmeye katkı sağlaması için temel ekonomik prensipler çerçevesinde kullanılması gerekmektedir. Ayrıca, işletmelerin etkin yönetimi, pazarlama, finansman stratejilerinin olması, üretim planlamasının yapılması ve bunları gerçekleştirecek beşeri sermayenin güçlü olması gerekmektedir. Yine, bu stratejileri geliştirecek insan kaynaklarının üretim maliyetleri ve piyasa bilgilerine sahip olması beklenmektedir. Bu gün tarımsal üretimde rastgele faaliyette bulunmak yerine, genel ekonomi, tarım ekonomisi ve işletmecilik bilgisine göre çalışmak çok daha yararlı olacaktır. Unutulmamalıdır ki çok üretmek amaç değildir.
Arslan Zafer Gürler Tarım Ekonomisi ve Politikası, bir ders kitabı olmanın ötesinde, tarım ekonomisine ilgi duyan her okuyucunun yararlanabileceği bir başvuru kaynağıdır. Eser, genel yapısıyla, tarım ekonomisi ile ilgili konulara güncel ve geniş bir perspektiften bakmaktadır.
Ülkemizde, akademik ilerleme uğraşısı veren genç akademisyenler, genellikle tarım ekonomisinin çeşitli disiplinlere dağılmış bilgilerine ulaşmak için çok farklı literatür içinde çaresiz kalmaktadır. Özellikle yerli literatüre dayanan sınırlı kaynaktaki bilgiler ise genelde kalitatif yaklaşımlara yer vermektedir. “Tarım Ekonomisi ve Politikası” kitabı ile bu açığın ortadan kaldırılması amaçlanmıştır. Eser, kısmen tarım ekonomisi derslerinde, bir öğretim dönemini içeren ders kitabı olarak kullanılabileceği gibi, akademik aşamalarda, hemen her konuyu kapsayan yapısıyla yönlendirici bir görev de üstlenmiştir.
Bilgi dünyası dinamik bir hızla ilerlerken, bilgi kaynaklarının durağanlığı genç araştırmacıları yeterince motive etmeyecektir. Dolayısıyla, kantitatif yönü ağır basan Tarım Ekonomisi ve Politikası, içeriğinde birçok konuya yer verilirken, aşama aşama gösterilen grafiklerle, anlatımlar daha etkin hâle getirilmeye çalışılmıştır.
Üretici toprağa tohum atarken “kurda, kuşa ve daha sonra aşa” deyişini kullanır. Yani tarımsal üretim, doğadaki tüm canlı unsurları kapsar. Bu nedenle, ekolojik ekonomi yaklaşımından başlayarak tarım ekonomisinin iktisadi doktrinler içindeki yeri, tarım ekonomisi ilkeleri, üretim ekonomisi, gıda güvenliği, tarıma dayalı-bağlı işletmeler, organik tarım, tarımsal pazarlama ve politika gibi konulara da kitap içeriğinde yer verilmiştir.
Ziraat fakültelerinin tarım ekonomisi bölümlerinde olduğu kadar, bu konuyu eğitim müfredatlarına almış tüm akademik süjelerin ve lisansüstü eğitim aşamasındaki bireylerin Tarım Ekonomisi ve Politikası kitabından etkin şekilde yararlanacaklarına inanıyorum.
Recep Külcü Tarım nedir?
Islah ve mutasyon nedir?
Hayvanları sömürüyor muyuz?
Genetik çalışmalar İslama aykırı mı?
Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar Nedir?
Tarım konusundaki komplo teorileri doğru mu?
Endüstriyel tarım doğayı ve insanları zehirliyor mu?
Hepimiz, yeşil devrim gibi söylemlerle kandırılıyor muyuz?
Tarımı ahlaki zemine taşıyabilmek için bireyler ve kurumlar neler yapabilir?

Tarım ve felsefe alanında akademik çalışmalar yapan Prof. Dr. Recep KÜLCÜ, bu kitapta okuyucuyu bilimsel veriler ve uzman görüşleri doğrultusunda tarım gerçeğini anlamaya ve tanımaya davet ediyor. Kitabı okurken; bazı bölümlerde kendinizi felsefi ve etik bir yolculukta, bazen bilimsel bilgiler doğrultusunda tarım gerçeğini gördüğünüz ve bu kadar da olmaz dediğiniz anlarda, hayvancılık sektörünün acımasızlığı karşısında öfke içerisinde, bazı kısımlarda ise genetik çalışmalar yapan akademisyenlerin kendi savunmaları karşısında kararsızlık içerisinde bulacaksınız.
Bahattin ÇETİN, Şule TURHAN Kitap, tarım sigortaları ve risk yönetimi ile ilgili konuları, ülkemiz ve yabancı ülkelerdeki tarihsel gelişimi çerçevesinde, teorik ve uygulamalı olarak ele almaktadır. Yeni Tarım Sigortaları Kanunu uygulamalarına yer veren eser, geçmiş uygulamaları da bünyesinde bulundurması nedeniyle karşılaştırma ve değerlendirmelere olanak sağlamaktadır.
Kitap, branşı nedeniyle ilgili öğrencilerin yanı sıra konuya ilişkin temel ve pratik bilgi edinmek isteyen üreticiler ve eksperler için de yararlı olacaktır.
Gülşen Keskin, Erdal Dağıstan Tarımsal ürünlerde maliyet hesaplama yöntemleri ve uygulama esaslarının ana hatlarıyla anlatıldığı bu kitap, aynı zamanda tarımsal ürün maliyetlerini hesaplayan kurum ve kuruluşlar için de yol gösterici olacak kaynak bir eserdir. Kitapta maliyet ve bununla ilgili temel kavramlar basit bir dille anlatılmış ve temel konular özlü olarak verilmiştir.
Hüseyin Ergun Stratejik ve hayati öneme sahip tarım sektörü, her geçen gün krediye bağımlı hâle gelmekte, üreticiler de kredi ve borçlanma enstrümanlarını sıkça kullanmaktadırlar. Harman dönemi olarak adlandırılan ve emtianın üretim sezonunu tanımlayan zaman dilimi, ürün bazında farklılık gösteriyor olsa da genellikle kısıtlı bir zamanı tanımlamaktadır. Bu zaman dilimi içerisinde üreticiler ürünlerini piyasaya getirerek ani bir arz fazlasına yol açmaktadır. Burada ana sorunlardan bir tanesi ürünlerin depolanması için yeterli alanların bulunmaması ve sağlıklı depo alternatiflerinin yeni yeni gelişiyor olmasıdır. Üretici açısından hızlı arz sonucunda pazara ürün sunulması; fiyatlarda istenilen seviyelerin yakalanamaması, değerinden düşük fiyata satılmak zorunda olunması gibi temel sorunlara ve buna bağlı olarak erken hasat etmeye veya kalite kayıplarına yol açmaktadır. Tüccar ve sanayici açısından sorun daha karışık bir hâl almaktadır. Tarımsal emtia ticareti yapan firmaların karşılaştıkları ana problem; kısıtlı bir süre zarfında pazara gelen ürünlerin finansmanı ve depolanması, finansman ve depolama nedeniyle oluşan ek maliyetler olmaktadır. Bu ek maliyetlerin günümüzde faiz ve türevlerini içeriyor olması, yatırımcıların yeni modellere olan ihtiyacını daha da artırmaktadır. Bunun yanı sıra tarımsal emtia ticareti ile doğrudan iştigal etmeyen yatırımcılar, gelişmiş ülkelerde olduğu gibi tarımsal türevlerle yatırım yapamamakta, yapsa bile yüksek fâiz ve maliyetlerle karşılaşmaktadırlar.
Bahattin Çetin Tarım ve tarıma dayalı sanayi sektörlerinde işletmelerin giderek daha büyük ölçeklerle çalışmaya başlamalarının yanı sıra sınırlı üretim kaynak ve kapasitelerine karşın üretimin daha girdi yoğun yöntemlerle sürdürülmek zorunda olması, işletmecilerin finansal konularla ilişkilerinin ve gereksinmelerinin geçmiş yıllara nazaran daha da artmasına neden olmaktadır.
Tarımsal işletme yöneticileri geçmişe nazaran daha fazla karşılaştıkları finansal işlemleri ve bu bağlamda ortaya çıkan gelişmeleri sürekli izlemek, işletmelerini bu gelişmelere göre yönlendirmek ve yönetmek durumundadırlar.
Bu amacı gerçekleştirmeye yardımcı olmak üzere içeriği yeniden düzenlenen ve güncellenen bu yayın ile ölçekleri giderek daha büyük işletmeler hâline gelmekte olan tarım işletmelerinde veya tarımsal faaliyetlerle ilgili iş alanlarında çalışmaları söz konusu olan tarım eğitimi alan öğrencilerin tarım ve tarımsal faaliyetlerle ilgili temel finansman bilgilerini kazanmaları hedeflenmiştir.
Tarımsal işletmeciliğin temel konularından biri olarak önemi sürekli artan tarımsal finansmanla ilgili konuların bilinmesinin üretimin içerisinde bizzat bulunan üreticilere, işletmecilere ve çok geniş bir alanı kapsayan tarımsal faaliyetlerle ilgili iş alanlarında çalışanlara da pratikte yararlı olabileceği şüphesizdir.
Erkan Rehber Ülkemizde tarım sektöründe hizmet veren ziraat mühendislerinin uygulamada karşılaştıkları mesleki konuların başında gelen tarımsal kıymet takdiri ve bilirkişilik konusu; ziraat fakültelerinde okutulan temel dersler arasında yer almaktadır. Bu ders; yapılan son değişikliklerle üniversitelerimizin tarım ekonomisi bölümlerinde de okutulmaktadır.
Orhan Kavuncu İstatistik yöntemlerinin kullanım alanı her geçen gün artmaktadır. Kitabın yazarı, yıllardır vermekte olduğu lisans ve lisansüstü seviyede istatistik derslerinde ve istatistik yöntemleri kullanmak isteyen araştırıcıların problemlerini çözmede edindiği birikimi, kitaba yansıtmaya çalışmıştır. Bu yöntemleri uygulamalarda kullanan araştırıcıların, bu uygulamaların dayandığı bazı teorik bilgileri bu kitapta bulmaları mümkündür. Ayrıca, istatistik teorisi ile ilgilenenlerin ve kendilerine başvuran araştırıcıların taleplerini karşılamada da kitabın yardımcı olacağı umulmaktadır. Sonuç olarak bu kitap, istatistik teorisi ile uygulamalı istatistik arasında bir köprü olmak amacıyla hazırlanmıştır.
İsmet Boz, Çağatay Yıldırım, Hatice Türkten Bu çalışmada; kısmi zamanlı ve tam zamanlı çiftçilik olgusunun bütün yönleriyle incelenmesi, işletmelerin gelirleri, verimlilikleri ve etkinlikleri üzerine etkilerinin tam zamanlı işletmelerle karşılaştırmalı olarak ortaya konulması ve bu iki çiftçilik türünün ortaya çıkmasına neden olan faktörlerin belirlenmesi amaçlanmıştır.
Türkiye'de kısmi zamanlı çiftçilik ayrı bir konu olarak değerlendirilmemiş, daima tam zamanlı çiftçilikle birlikte düşünülmüştür. Kısmi zamanlı çiftçiliğin bölgedeki oranı, ortaya çıkmasının nedenleri, tarım üzerindeki olumlu ve olumsuz etkileri, tam zamanlı çiftçilikten farklı olan ve benzeyen yönleri incelenmeyerek göz ardı edilmiştir.
Bahattin ÇETİN Dünya platformlarında tarımsal faaliyet yönünden tartışılan konu, tarımın “sürdürülebilirlik” ilkelerine dikkat edilerek yapılmasıdır. Gerçekten, son yararlanma sınırlarını çoktan aşmış olan doğal üretim kaynaklarından daha rasyonel ve doğasever olarak yararlanmak insanlığın geleceğinin sağlıklı olarak geliştirilip devam ettirilebilmesinin temellerini oluşturacaktır.
Bu nedenlerle 21. yüzyıl, tarım ve onunla ilintili tüm bilim dallarının öneminin artacağı dönem olacaktır. Tarım eğitimi içerisinde kısaca, üretim kaynaklarının rasyonel kullanılmasını kendine çalışma alanı olarak seçen ''Tarım Ekonomisi'' bilimi de çok önemli gelişmeler göstermiş ve bu bilimin kapsamı genişlemiştir.
Böylesine kapsamlı bir bilim dalının hem de ana temalarından birini ele almaya yönelik kompakt bir kitap hazırlamanın güçlüğünün bilinmesine karşın, özellikle bu alan ile yeni tanışan öğrenciler başta olmak üzere konuyla ilgili tüm bileşenlere, ilgili konuların mümkün olduğunca anlaşılabilir ve olabildiğince araştırma sonuçlarıyla bütünleşmiş örneklerden desteklenmiş bir kitap hazırlanmaya gayret edilmiştir.
Bu bağlamda, kitabın hazırlanışında esas alınan husus, çok şeyi bir arada söylemek ve sunmak yerine isteneni en açık ve anlaşılabilir hâliyle vermek şeklinde olmuştur.
Ele alınan konuların ''Tarım Ekonomisi'' biliminin daha çok işletme ekonomisine yönelik alanlarından olması, lisans/ön lisans düzeyinde iki veya üç saatlik bir süre içerisinde öğrencilere verilmeye ve tanıtılmaya çalışılan dersin uygulamalarda öğrencilerin çok karşılaşabileceği temel konularını ele almak kaygısındandır.

Arslan Zafer Gürler, Hasan Gökhan Doğan, Bekir Ayyıldız, Esra Kaplan, Selma Karabaş Üretim Ekonomisi kitabı, üretim ve tüketimin organizasyonunu içeren konulara analitik bakış açısı ile ele alanmış bir eserdir.
Üretim fonksiyonlarının türetilmesi ve kullanılması konusunda okuyucuya pratik yararlar sağlamayı amaçlamıştır.
İçerdiği örneklerle gerek tarım gerekse endüstriyel ilişkileri ele alması nedeniyle hedef kitlesi; ekonomi, işletme, endüstri ve çevre mühendisliği ile tarım ekonomisi bilim dallarını içeren geniş bir yelpazeyi oluşturmaktadır.
Ahmet Melih Eyitmiş, Ayşegül Uçkun Özkan, Bilal Akkaynak, Burak Keskin, Duygu Yıldız Karakoç, Erdem Selman Develi, Gülay Demir, Hasan Dündar, Havva Nur Tatlı, Müge Manga, Naci Büyükdağ, Orhan Cengiz, Rahim Arslan, Salih Aka, Serpil Keser, Sırrı Uyanık, Turgut Karabulut Tüm dünyada enerji ihtiyacı, her geçen gün artış göstermektedir. Buna bağlı olarak da enerji çeşitliliği ve sürdürülebilirliği büyük önem arz etmektedir. Kömür başta olmak üzere geçmişten günümüze kadar en çok kullanılan yenilenebilir olmayan enerji kaynaklarının çevreyi kirletici olması ve sürdürülebilir olmamasından dolayı farklı enerji kaynaklarına yönelme, zorunlu hâle gelmiştir. Temiz enerjiye geçişte tüm dünyaya yol göstermek üzere 2015 yılında düzenlenmiş ve 22 Nisan 2016 tarihinde imzalanmış olan iklim değişikliği konusundaki ilk çok uluslu Paris İklim Anlaşması da ülkeleri; yenilenebilir, temiz ve sürdürülebilir enerji kaynaklarına yönelmeyi zorunlu hâle getirmiştir. Yenilenebilir enerji kaynakları ile ilgili birçok çalışma yapılmış olsa da hâlen bilinmeyen ve farklı bakış açılarıyla konunun değerlendirilmesine ihtiyaç duyulmaktadır ve bu anlamda ekonomi, yönetim, tarih, politika ve çevresel açılardan değerlendirilmesi özel önem arz etmektedir. Bu kitap da bu farklı bakış açılarıyla yenilenebilir enerjiyi mercek altına almaktadır. Kitabın, sadece akademik alanda çalışma yapacak olan araştırmacılar için değil aynı zamanda yenilenebilir enerjiye ilgi duyan tüm okuyucuların yararlanmasına sunulmuştur.