Tarım Ekonomisi \ 1-1
Arslan Zafer Gürler Bilim insanları, çok fazla sözün, çok kısa kelimelerle ifadesinin zorluğunu bilirler.
Bu düşüncenin sonucu olarak tarım ekonomisinin özgün konularını içeren ilk “Tarım Ekonomisi” kitabı 2008 yılında Nobel Yayıncılıkta çıktı.
Baskının tükenmesi, güncel ve geniş perspektiften yeni bir kitap oluşturma gereksinimini gündeme getirdi. Bu kez özlü bilgileri daha hacimli bir eserde üretmek düşüncesi ile yola çıktım. Ülkemizde Türkçe basılmış benzer eserlerle beslenen ve bu anabilim dalına yakın, akademik ilerleme uğraşısı içindeki bireylerin, farklı disiplinlere dağılmış bilgileri tek tek harmanlayarak, bilimsel dağarcıklarını artırmak yolundaki çabalarını gözlemledim. Böylece, ampirik bir olguya dayalı olarak “Analitik Tarım Ekonomisi” kitabı doğdu. Analitik tarım ekonomisi, ilgilendiği alanlardaki konuların hangi bilimsel disiplindeki bir bilgi ile desteklendiğini pozitif ekonomi normlarından yola çıkarak analiz etmek görevini üstlenmiştir.
Bu amaçla, güncellenmiş kuramsal bilgiler yanında, benzer eserlerin içeriğinde yoğun olarak yer almamış konular, kantitatif açılımlarla desteklenerek 10 bölüm altında düzenlenmiştir.
Ziraat fakültelerinin tarım ekonomisi bölümlerinde olduğu gibi bu konuyu eğitim içeriklerine almış tüm akademik sujelerin Analitik Tarım Ekonomisi kitabından etkin şekilde yararlanacaklarına inanıyorum.
Kitap içeriğinde, geleneksel tarım ekonomisi konularına analitik bakış açısı ile yaklaşımın yanında; üretim ekonomisi, üretim fonksiyonlarının oluşumu ve yapısı, tarım politikası ve tarımsal pazarlamanın işlevsel ve analitik boyutları kimi örneklerle de desteklenerek kaleme alınmıştır. Grafikler aşama aşama çizimlenerek, teorik bilginin görsel hafıza yoluyla daha kalıcı ve anlaşılır biçime dönüşmesi amaçlanmıştır.
Günay Keleş M.Ö 535-475 yılları arasında filozof Herakleitos, “Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir”, ondan yüzyıllar sonra ise Gautama Buddha, Herakleitos'tan habersiz “Değişim, değişmeyen tek şeydir.” demiştir. Değişim, dünya var olduğu andan beri süregelen bir olgudur. Her alanda yaşanan değişim, şüphesiz ki ekonomi, pazarlama, piyasa ve tüketici davranışları konularında da görülmektedir. Tüketici davranışları, içinde bulunulan çağın gereklerine göre şekil almakta, kuşaklar arası farklılıklar tüketim alışkanlıklarında da kendini göstermektedir. Değişen dünya düzeni;
• Ekonomik krizler,
• Teknolojik yenilikler,
• Çevreye artan duyarlılık ve
• Sağlık endişeleri
ile şekillenirken tüketici davranışlarını da değiştirmiştir.
Değişen dünya düzeni, Covid-19 süreci ile hızlanan bu değişimlere ayak uydurmak zorunda olan tüketicilerin yeni tüketim alışkanlıkları edinmelerine neden olmuştur. Uyum yeteneği gelişen, bilinçlenen ve farkındalıkları artan tüketiciler, satın aldıkları mal ve hizmetleri bu farkındalıklarına göre tercih eder hâle gelmişlerdir. Böylece;
• Ekonomi odaklı tüketiciler,
• Teknoloji odaklı tüketiciler,
• Çevre odaklı tüketiciler ve
• Sağlık odaklı tüketiciler
ortaya çıkmıştır.
Gelecekte giderek daha fazla tüketicinin; zorlaşan yaşam koşullarına daha uyumlu, ekonomik krizlerle baş etmeyi öğrenmiş, gelişen teknoloji ile uyumlu, çevre ile ilgili riskleri önemseyen ve sağlıklı yaşamayı başaran tüketiciler olacağı, bu özellikleriyle pazarlama yöneticilerini yeni stratejiler geliştirmek zorunda bırakacağı anlaşılmaktadır. Pazarlamacılara daha çok iş düşecek…
Arslan Zafer Gürler, Dilek Bostan Budak, Bekir Ayyıldız, Esra Kaplan Enerji, evrende birçok farklı formlar alarak sürekli var olmuştur. Bu çok boyutlu ve oldukça karmaşık olguyu ekonomik bir bakış açısından analiz etmenin zorluğu ise yadsınamaz. Son elli yılda, insanlığın daha çok gereksinim duyduğu enerji giderek önemi artırmış, ekolojik ve ekonomik araştırmaların da kapsamına giren disiplinlerarası bir nitelik kazanmıştır. Buna karşın Türkiye'de bu kapsamda yazılmış akademik eserler çok sayıda değildir.
Bu kitap, ekonominin arz ve talep kuvvetlerinden yola çıkarak teknik ve bilimsel koşullar paralelinde enerji kaynaklarının analizini içermektedir. Bu bağlamda çağdaş enerji konuları dünya ve Türkiye örneklerinden yola çıkarak gerek çevresel gerekse politik etkiler ele alarak incelenmeye çalışılmıştır.
Kitap, lisans ve lisansüstü düzeydeki enerji ekonomisi ile ilgili öğrenci ve öğreticiler için disiplinlerarası bir bakış açısı ile hazırlanmış, güncel bilgilerle desteklenmiş bir başvuru kaynağıdır. Okuyucularımıza, enerjinin çok boyutlu labirentinde ekonominin feneriyle yol göstermek amacıyla hazırladığımız bu eserin yararlı olmasını dileriz.
Armağan Canan, Naci İbrahim Keleş, Burçin Çakır Binlerce yıldır sınırlı kaynaklarla sınırsız isteklerini karşılamaya çalışan insan, günlük hayatında ekonominin temel ögelerini kullanmakta ve tercihlerini şekillendirmektedir. Bir alışveriş sırasında cebimizdeki paramızla en fazla malı tüketmeye mi odaklanırız yoksa yaptığımız alışverişten göreceğimiz faydayı maksimize etmeyi mi daha fazla önemseriz? Ya da televizyon kanallarında, gazetelerde, internet sayfalarında sıklıkla karşılaştığımız enflasyon, faiz ya da döviz ile ilgili haberlerin bizi ne derecede etkilediğini merak edip anlamaya çalışırken aslında bir ekonomist gibi davranmıyor muyuz?

Genel Ekonomi, genellikle meslek yüksekokullarının Bankacılık ve Sigortacılık, Muhasebe ve Vergi Uygulamaları, Dış Ticaret, Spor Yönetimi, Sivil Hava Ulaştırma İşletmeciliği, Lojistik, İnsan Kaynakları Yönetimi, Halkla İlişkiler ve Tanıtım gibi sosyal içerikli ve yönetim ağırlıklı müfredat içeren programlarında öğrencilerin almak zorunda oldukları veya seçmeli olarak tercih edebilecekleri temel dersler arasında bulunmaktadır. Bu açıdan kitabımız derse yardımcı bir kaynak olma niteliği taşımakla birlikte aynı zamanda ekonomi biliminin temel bilgilerini öğrenmenizi sağlarken karmaşık gelen terimleri örneklerle, yalın bir üslupla açıklayarak okuyucuya sevdirmek amacını ön planda tutmaktadır.
Bahattin Çetin Günümüz çağdaş eğitim düşüncesinde, mühendislik eğitimi içerisinde, eğitimin gereği olan teknik bilgi ve konuların öğrenilmesinin yanı sıra eğitim dalı ile ilgili ekonomik ve işletmecilik bilgilerinin öğrenilmesi de bir zorunluluk hâline gelmiş bulunmaktadır. Bundan dolayı fakültelerin gıda ve tarım ve doğal kaynaklar bilimleri ile ilgili bölümlerinde ekonomi ile ilgili temel dersler yanında Gıda Sanayi İşletme Ekonomisi dersi de okutulmaktadır.
Bu kitabın amacı, gıda ve tarım/doğal kaynaklar mühendisliği alanında eğitim alanlara veya söz konusu alanlarda çalışan veya işveren durumunda olanlara, mühendislik ekonomisi kararları ve bunların işletme yönetimi ile ilgili konulara uygulanışını mümkün olduğunca örnek olaylarla anlatmaktır.
Ebubekir Ayan Medeniyetin en erken zamanlarından itibaren insan hayatının en önemli iştigal sahalarından biri olan zirai faaliyetler, sahip olduğu bu önemi hiçbir dönemde kaybetmemiş, toplum iktisadiyatını radikal biçimde dönüştüren sanayi ve bilgi çağlarında millî gelir içindeki payı küçülmüş olsa da stratejik değerini korumayı sürdürmüştür. Zirai faaliyetlerin tabii risklere ve konjonktürel fiyat düşüşlerine sıkça maruz kalan yapısal niteliği ve modernizasyon yatırımı ihtiyaçları ise, bu faaliyetlerin kesintisiz ve verimli bir şekilde işlemesi bakımından zirai finansman mekanizmasını hayati bir öneme taşımaktadır.
Türkiye'nin ziraat sahasındaki ıslah ve modernizasyon çabaları bir hayli eskilere dayanmakta olup, erken cumhuriyet dönemi de bu kapsamda özel bir önem taşımaktadır. Bu araştırmada, Cumhuriyet Türkiyesi'nin zirai kalkınma serüveninin ilk aşamalarını teşkil eden ve neticede başarısızlığa uğrayan çabaların finansman boyutu ele alınmaktadır. İktisadi buhran yıllarını odağa alarak tek parti dönemi zirai kalkınma çabalarının zirai finansman safhasının incelendiği ve bu serüvenin finans perspektifi ile yorumlandığı çalışmada, zirai kalkınmayı frenleyen ve mevcut sorunları derinleştiren temel etkenler neden-sonuç ilişkisi çerçevesinde eleştirel analize tabi tutulmaktadır.
Zuhal Karakayacı Çalışmada kentsel saçaklanma alanlarında yapısal niteliklerini kaybetme sürecinde olan tarım işletmelerinin ekonomik analizi kırsal alandaki tarım işletmeleri ile karşılaştırmalı şekilde yapılarak, bu değişimin işletmelerin sosyo-ekonomik yapısına olan etkileri incelenmiştir.
Orhan Gündüz, Ahmet Aslan, Vedat Ceyhan, Zeki Bayramoğlu Malatya Kuru Kayısı Üreticiliği Ekonomisi
Aysun Tezel Özturan Optimizasyon (en iyileme) kavramı, bir probleme mümkün olan en iyi çözümü bulma sürecidir. Matematikte bu süreç genellikle bir fonksiyonun değerinin verilen kısıtlar altında maksimize veya minimize edilmesini ifade eder. Optimizasyon problemleri; mühendislik, tarım, tıp, işletme, ekonomi, finans alanlarında sıklıkla karşımıza çıkmaktadır.
Bu kitapta sürekli optimizasyon problemlerinin çözüm yöntemleri ve Matlab uygulamaları anlatılmıştır. Kitap beş ana bölümden oluşmaktadır:
İlk bölüm, optimizasyonun temelleri ile ilgilidir. Bu bölümde optimizasyonun tarihi, çeşitli alanlardaki uygulamaları, optimizasyonda karşımıza çıkan temel tanımlar, konveks kümeler ve konveks fonksiyonlardan bahsedilmiştir.
İkinci bölüm, doğrusal programlama problemleri ve çözüm yöntemlerini içermektedir.
Üçüncü bölümde kısıtsız optimizasyon problemleri için optimallik koşulları ve sayısal yöntemler yer almaktadır.
Dördüncü bölümde, kısıtlı optimizasyon problemleri için optimallik koşulları ve çözüm yöntemleri üzerinde durulmuştur. Ayrıca kısıtlı optimizasyonda dualite teorisi işlenmiştir.
Beşinci bölümde, kısıtsız ve kısıtlı optimizasyon problemlerinin Matlab programında çözümlerine yer verilmiştir.
Her bölüm sonunda konu ile ilgili alıştırmalar ve cevapları yer almaktadır.
Bu kitap, sürekli optimizasyonla ilgilenen herkes için ve matematik, uygulamalı matematik, matematik mühendisliği, endüstri mühendisliği, iktisat, işletme öğrencileri için yararlı bir kaynak niteliğindedir.
Zeki Bayramoğlu, Kemalettin Ağızan, Merve Bozdemir, Süheyla Ağızan Girişimci Girişimcilik Kavramları Girişimciliğin Önemi Girişimciliğin Önemi Girişimcilikte Cinsiyet Ayrımı Kadın ve Erkek Girişimciler Arasında Farklar Türkiye’de Kadın Girişimci Kadın Girişimcilerin Güçlendirilmesi Kadınların Girişimcilik Hakkında Düşünceleri
Melekşen Akın, Sadiye Peral Eyduran, Ecevit Eyduran Bilgisayar teknolojisindeki gelişmelere paralel olarak, regresyon ve sınıflandırma tipi problemlerin çözümlenmesi açısından veri madenciliği (data mining) ve yapay sinir ağları (Artificial Neural Networks) algoritmalarının kullanımı son yıllarda önem kazanmaktadır. Bu bağlamda, CART (Classification and Regression Tree), CHAID (Chi-Square Automatic Interaction Detector) ve Exhaustive CHAID gibi ağaç yapısına dayalı veri madenciliği algoritmaları pratikte yaygın olarak kullanılmaktadır. Gerek regresyon gerekse sınıflandırma tipi problemlerin çözüme kavuşturulması açısından karmaşık ilişkilerin ortaya konulmasında yapay sinir ağları algoritmalarının oldukça etkin ve yüksek tahmin performansı gösterdiği bilinmektedir. Son yıllarda yapılan istatistiksel modelleme çalışmalarında, karar ağaçları, yapay sinir ağları ve MARS (Multivariate Adaptive Regression Splines) algoritmalarının tahmin performansları karşılaştırılmalı olarak incelenmektedir. CART algoritmasının modifiye edilmiş bir formu olan MARS algoritması, ele alınan değişkenler arasındaki yüksek dereceli ilişkilerin tanımlanması bakımından araştırıcıların ilgi odağı olmuştur. Sadece değişkenlerin dağılımına ilişkin değil aynı zamanda değişkenler arasındaki fonksiyonel ilişkilere ilişkin varsayıma ihtiyaç duymaması ve bunun yanısıra değişkenler arasındaki yüksek boyutlu ilişkileri gösteren bir denklem sağlaması MARS algoritmasını oldukça popüler kılmaktadır. Bu üstün yönlerinden dolayı, etki faktörü (impact factor) yüksek olan SCI kapsamındaki ziraat, ekonomi, tıp ve mühendislik dergilerinde MARS algoritmasının yaygın olarak kullanıldığı görülmektedir.
MARS algoritmasının uygulamalarına ilişkin literatür incelendiğinde yabancı dilde yazılmış referans kaynakların olduğu görülmektedir. Ne yazık ki, MARS modellemesi ile ilgili Türkçe bir kitabın olmadığı tespit edilmiştir. Literatürdeki bu açığı kapatmak üzere MARS algoritması ile ilgili Türkçe bir kaynağın yazılmasına ihtiyaç duyulmuştur. Bu nedenle araştırmacı odaklı olarak yazılan ve tasarlanan “R yazılımı ile Tarım Bilimlerinde Regresyon ve Sınıflandırma Tipi Problemlerin Çözümünde MARS Algoritması” isimli bu kitapta; (1) MARS algoritmasına ve uyum iyiliği ölçütlerine ait teorik bilgilerin verilmesi, (2) MARS algoritmasına ait ideal ayar parametrelerinin belirlenmesi, (3) Etkin bir MARS çözümlemesi için earth ve caret paketlerinin kullanılması ile ilgili önemli noktaların verilmesi, (4) Aşırı uyum (overfitting) probleminin giderilmesine ilişkin bazı püf noktaların verilmesi, (5) Bir ya da birden fazla sürekli bağımlı değişken için MARS modellemesinin nasıl yapılacağı, analiz çıktılarının nasıl yorumlanacağı ile ilgili önemli bilgilerin verilmesi, (6) Çapraz geçerlilik ve eğitim-test setleri için MARS komut dosyalarının oluşturulması ile ilgili pratik bilgilerin verilmesi, (7) Sürekli bağımlı değişken üzerinde etkili olan kategorik bağımsız değişkenlerin nasıl yorumlanacağı konusunda bilgiler verilmesi, (8) Caret paketinde farklı yeniden örnekleme yöntemleri ile ayar parametrelerinin optimizasyonuna ilişkin faydalı bilgiler verilmesi, (9) Tek sürekli bağımlı değişkenin tahmin edilmesi kapsamında MARS ile BRNN (Bayesian Regularized Neural Network) algoritmalarına ilişkin R script dosyalarının verilmesi ve (10) İkili lojistik regresyon (binary logistic regression) analizi kapsamında MARS algoritmasının kullanımına ilişkin önemli detayların verilmesi, (11) Bagging MARS algoritması ile ilgili R script dosyalarının oluşturulması ve (12) Regresyon tipi problemler kapsamında kurulan modellere ait uyum iyiliği ölçütlerinin hesaplanması için geliştirilen ehaGoF paketinin tanıtılması amaçlanmıştır.
Sınıflandırma ve regresyon tipi problemlerin MARS algoritması ile çözümlenmesi konusunda yazılmış olan bu kitabın tüm araştırıcılara faydalı olmasını dileriz.
Arslan Zafer Gürler Bu kitap; üniversitelerin ziraat fakültelerinde ve bu konuya ilgi duyan ekonomi bölümlerinde okutulmak üzere bir başvuru kaynağı olarak hazırlanmıştır.
Konu ile ilgili yeterli kaynağın olmadığı düşünülürse; kitap, önemli bir açığı kapatmakta yararlı olacaktır. Konulara teorik yaklaşılmasının yanı sıra, tarım ekonomisinin kantitatif boyutuna da gerektiği ölçüde değinilmiştir. Genel ekonominin ve ekonometrinin kapsamında olan çoğu konularda ise kısa hatırlatmalarla okuyucuya algılama pratikliği kazandırmak amaçlanmıştır.
Cennet Oğuz, Zeki Bayramoğlu Tarım sektörünün ana sektör olarak ekonomideki itici gücü açıktır. Makro veriler açısından değerlendirildiğinde tarım sektörünün ekonomi içerisindeki payı oransal olarak düşük olmakla beraber girdi alan ve girdi veren sektörlerle birlikte değerlendirildiğinde ekonomide önemli bir yeri olduğu görülebilir. Tarım sektörünün ekonomiye olan oransal katkısının artırılmasında sınırlı kaynakların etkin kullanımının önemi fazladır. Bu amaca yönelik olarak tarımda yeni tekniklerin ve teknolojilerin kullanımı üzerine birçok çalışma yapılmış ve sektörün hizmetine sunulmuştur. Ancak yapılan çalışmaların sektörde faaliyet gösteren işletmelerin gelirlerine ve dolayısı ile sektörel gelişmeye katkı sağlaması için temel ekonomik prensipler çerçevesinde kullanılması gerekmektedir. Ayrıca, işletmelerin etkin yönetimi, pazarlama, finansman stratejilerinin olması, üretim planlamasının yapılması ve bunları gerçekleştirecek beşeri sermayenin güçlü olması gerekmektedir. Yine, bu stratejileri geliştirecek insan kaynaklarının üretim maliyetleri ve piyasa bilgilerine sahip olması beklenmektedir. Bu gün tarımsal üretimde rastgele faaliyette bulunmak yerine, genel ekonomi, tarım ekonomisi ve işletmecilik bilgisine göre çalışmak çok daha yararlı olacaktır. Unutulmamalıdır ki çok üretmek amaç değildir.
Arslan Zafer Gürler Tarım Ekonomisi ve Politikası, bir ders kitabı olmanın ötesinde, tarım ekonomisine ilgi duyan her okuyucunun yararlanabileceği bir başvuru kaynağıdır. Eser, genel yapısıyla, tarım ekonomisi ile ilgili konulara güncel ve geniş bir perspektiften bakmaktadır.
Ülkemizde, akademik ilerleme uğraşısı veren genç akademisyenler, genellikle tarım ekonomisinin çeşitli disiplinlere dağılmış bilgilerine ulaşmak için çok farklı literatür içinde çaresiz kalmaktadır. Özellikle yerli literatüre dayanan sınırlı kaynaktaki bilgiler ise genelde kalitatif yaklaşımlara yer vermektedir. “Tarım Ekonomisi ve Politikası” kitabı ile bu açığın ortadan kaldırılması amaçlanmıştır. Eser, kısmen tarım ekonomisi derslerinde, bir öğretim dönemini içeren ders kitabı olarak kullanılabileceği gibi, akademik aşamalarda, hemen her konuyu kapsayan yapısıyla yönlendirici bir görev de üstlenmiştir.
Bilgi dünyası dinamik bir hızla ilerlerken, bilgi kaynaklarının durağanlığı genç araştırmacıları yeterince motive etmeyecektir. Dolayısıyla, kantitatif yönü ağır basan Tarım Ekonomisi ve Politikası, içeriğinde birçok konuya yer verilirken, aşama aşama gösterilen grafiklerle, anlatımlar daha etkin hâle getirilmeye çalışılmıştır.
Üretici toprağa tohum atarken “kurda, kuşa ve daha sonra aşa” deyişini kullanır. Yani tarımsal üretim, doğadaki tüm canlı unsurları kapsar. Bu nedenle, ekolojik ekonomi yaklaşımından başlayarak tarım ekonomisinin iktisadi doktrinler içindeki yeri, tarım ekonomisi ilkeleri, üretim ekonomisi, gıda güvenliği, tarıma dayalı-bağlı işletmeler, organik tarım, tarımsal pazarlama ve politika gibi konulara da kitap içeriğinde yer verilmiştir.
Ziraat fakültelerinin tarım ekonomisi bölümlerinde olduğu kadar, bu konuyu eğitim müfredatlarına almış tüm akademik süjelerin ve lisansüstü eğitim aşamasındaki bireylerin Tarım Ekonomisi ve Politikası kitabından etkin şekilde yararlanacaklarına inanıyorum.
Recep Külcü Tarım nedir?
Islah ve mutasyon nedir?
Hayvanları sömürüyor muyuz?
Genetik çalışmalar İslama aykırı mı?
Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar Nedir?
Tarım konusundaki komplo teorileri doğru mu?
Endüstriyel tarım doğayı ve insanları zehirliyor mu?
Hepimiz, yeşil devrim gibi söylemlerle kandırılıyor muyuz?
Tarımı ahlaki zemine taşıyabilmek için bireyler ve kurumlar neler yapabilir?

Tarım ve felsefe alanında akademik çalışmalar yapan Prof. Dr. Recep KÜLCÜ, bu kitapta okuyucuyu bilimsel veriler ve uzman görüşleri doğrultusunda tarım gerçeğini anlamaya ve tanımaya davet ediyor. Kitabı okurken; bazı bölümlerde kendinizi felsefi ve etik bir yolculukta, bazen bilimsel bilgiler doğrultusunda tarım gerçeğini gördüğünüz ve bu kadar da olmaz dediğiniz anlarda, hayvancılık sektörünün acımasızlığı karşısında öfke içerisinde, bazı kısımlarda ise genetik çalışmalar yapan akademisyenlerin kendi savunmaları karşısında kararsızlık içerisinde bulacaksınız.
Bahattin ÇETİN, Şule TURHAN Kitap, tarım sigortaları ve risk yönetimi ile ilgili konuları, ülkemiz ve yabancı ülkelerdeki tarihsel gelişimi çerçevesinde, teorik ve uygulamalı olarak ele almaktadır. Yeni Tarım Sigortaları Kanunu uygulamalarına yer veren eser, geçmiş uygulamaları da bünyesinde bulundurması nedeniyle karşılaştırma ve değerlendirmelere olanak sağlamaktadır.
Kitap, branşı nedeniyle ilgili öğrencilerin yanı sıra konuya ilişkin temel ve pratik bilgi edinmek isteyen üreticiler ve eksperler için de yararlı olacaktır.
Bahattin Çetin Tarım ve tarıma dayalı sanayi sektörlerinde işletmelerin giderek daha büyük ölçeklerle çalışmaya başlamalarının yanı sıra sınırlı üretim kaynak ve kapasitelerine karşın üretimin daha girdi yoğun yöntemlerle sürdürülmek zorunda olması, işletmecilerin finansal konularla ilişkilerinin ve gereksinmelerinin geçmiş yıllara nazaran daha da artmasına neden olmaktadır.
Tarımsal işletme yöneticileri geçmişe nazaran daha fazla karşılaştıkları finansal işlemleri ve bu bağlamda ortaya çıkan gelişmeleri sürekli izlemek, işletmelerini bu gelişmelere göre yönlendirmek ve yönetmek durumundadırlar.
Bu amacı gerçekleştirmeye yardımcı olmak üzere içeriği yeniden düzenlenen ve güncellenen bu yayın ile ölçekleri giderek daha büyük işletmeler hâline gelmekte olan tarım işletmelerinde veya tarımsal faaliyetlerle ilgili iş alanlarında çalışmaları söz konusu olan tarım eğitimi alan öğrencilerin tarım ve tarımsal faaliyetlerle ilgili temel finansman bilgilerini kazanmaları hedeflenmiştir.
Tarımsal işletmeciliğin temel konularından biri olarak önemi sürekli artan tarımsal finansmanla ilgili konuların bilinmesinin üretimin içerisinde bizzat bulunan üreticilere, işletmecilere ve çok geniş bir alanı kapsayan tarımsal faaliyetlerle ilgili iş alanlarında çalışanlara da pratikte yararlı olabileceği şüphesizdir.
Erkan Rehber Ülkemizde tarım sektöründe hizmet veren ziraat mühendislerinin uygulamada karşılaştıkları mesleki konuların başında gelen tarımsal kıymet takdiri ve bilirkişilik konusu; ziraat fakültelerinde okutulan temel dersler arasında yer almaktadır. Bu ders; yapılan son değişikliklerle üniversitelerimizin tarım ekonomisi bölümlerinde de okutulmaktadır.
Bahattin ÇETİN Dünya platformlarında tarımsal faaliyet yönünden tartışılan konu, tarımın “sürdürülebilirlik” ilkelerine dikkat edilerek yapılmasıdır. Gerçekten, son yararlanma sınırlarını çoktan aşmış olan doğal üretim kaynaklarından daha rasyonel ve doğasever olarak yararlanmak insanlığın geleceğinin sağlıklı olarak geliştirilip devam ettirilebilmesinin temellerini oluşturacaktır.
Bu nedenlerle 21. yüzyıl, tarım ve onunla ilintili tüm bilim dallarının öneminin artacağı dönem olacaktır. Tarım eğitimi içerisinde kısaca, üretim kaynaklarının rasyonel kullanılmasını kendine çalışma alanı olarak seçen ''Tarım Ekonomisi'' bilimi de çok önemli gelişmeler göstermiş ve bu bilimin kapsamı genişlemiştir.
Böylesine kapsamlı bir bilim dalının hem de ana temalarından birini ele almaya yönelik kompakt bir kitap hazırlamanın güçlüğünün bilinmesine karşın, özellikle bu alan ile yeni tanışan öğrenciler başta olmak üzere konuyla ilgili tüm bileşenlere, ilgili konuların mümkün olduğunca anlaşılabilir ve olabildiğince araştırma sonuçlarıyla bütünleşmiş örneklerden desteklenmiş bir kitap hazırlanmaya gayret edilmiştir.
Bu bağlamda, kitabın hazırlanışında esas alınan husus, çok şeyi bir arada söylemek ve sunmak yerine isteneni en açık ve anlaşılabilir hâliyle vermek şeklinde olmuştur.
Ele alınan konuların ''Tarım Ekonomisi'' biliminin daha çok işletme ekonomisine yönelik alanlarından olması, lisans/ön lisans düzeyinde iki veya üç saatlik bir süre içerisinde öğrencilere verilmeye ve tanıtılmaya çalışılan dersin uygulamalarda öğrencilerin çok karşılaşabileceği temel konularını ele almak kaygısındandır.

Arslan Zafer Gürler, Hasan Gökhan Doğan, Bekir Ayyıldız, Esra Kaplan, Selma Karabaş Üretim Ekonomisi kitabı, üretim ve tüketimin organizasyonunu içeren konulara analitik bakış açısı ile ele alanmış bir eserdir.
Üretim fonksiyonlarının türetilmesi ve kullanılması konusunda okuyucuya pratik yararlar sağlamayı amaçlamıştır.
İçerdiği örneklerle gerek tarım gerekse endüstriyel ilişkileri ele alması nedeniyle hedef kitlesi; ekonomi, işletme, endüstri ve çevre mühendisliği ile tarım ekonomisi bilim dallarını içeren geniş bir yelpazeyi oluşturmaktadır.