Spor Bilimleri \ 1-4
Hikmet Aracı Kitapta saha içi gösteri teknikleri, senaryo hazırlanması, koreografik şekillerin belirlenmesi, hareket öğretimi aşamaları, sahanın kodlanması ve fon çalışmaları anlatılmıştır. Okulların tören geçişleri, örnekleriyle birlikte verilmiştir. Kitabın ilerleyen kısımlarında kız ve erkek öğrencilere yaptırılabilecek hareketler anlatılmıştır. Beden eğitimi öğretmenliğine başlayan her öğretmenin ve öğrencinin ihtiyaç duyacağı, deneyimlerle hazırlanmış rehber niteliğinde bir çalışmadır.
Murat Erdoğan Sağlıklı ve uzun bir ömür için sağlıklı yaşam yöntemlerini benimsemek ve hayat boyu egzersiz alışkanlığını geliştirmek vazgeçilmez önem taşımaktadır. Özellikle metabolizma hızının yavaşlamaya başladığı 40’lı yaşlarda fiziksel aktivite çalışmaları, bireye sağlıklı yaşam adına çok değerli katkılar sunmaktadır.
Bu çalışmamız, günümüz dünyasında sıkça görülen hareketsiz yaşamdan kurtulmak için bireylerin fiziksel aktivitesini artırmasının önemini vurgulamak, böylelikle bireylerin sağlıklı yaşam davranışlarını sergilemesiyle birlikte yaşam kalitelerini artırmalarına bilimsel rehberlik sunabilmek amacıyla kaleme alınmıştır.
Tıbbın babası olarak anılan Hipokrat’ın da söylediği gibi “Sadece gıdalarımız bizi sağlıklı insan yapmaz, sağlıklı olmak için hareket de şarttır.”... Biz de bu sözün bilimsel geçerliliğini ana prensip olarak benimseyerek, ‘’40 Yaş Üzeri Egzersiz Rehberi‘’ kitabımızın, sağlıklı ve kaliteli bir yaşam için fiziksel aktivite alışkanlığını kazanmak isteyen bireylerin aktivite programlarını bilimsel olarak uygulamaları ve yaptıkları aktivitelerden daha fazla verim alabilmeleriyle birlikte fiziksel aktivite ve egzersizin sağlıklı yaşamın vazgeçilmez bir parçası olma yolunda toplumsal bilinçlendirmeye katkısı olabilmesinden mutluluk duyacağız.
Muhammed Fatih Bilici Sportif aktivitenin hormon salınımı ve çeşitli biyokimyasal değişkenler üzerindeki etkisinin araştırılması günümüzde spor fizyolojisinin önemli bir konusunu oluşturmaktadır. Son yıllarda sportif aktivitelere kadın katılımının artması, kadın sporcularla ilgili yapılan bilimsel çalışma sayısının da artmasına yol açmıştır.
Egzersiz, bazı kan parametreleri ve hormon düzeyleri üzerinde kalıcı bir etki bırakmaktadır. Bu etkilerin anlaşılması sporcuların fizyolojik gelişimlerinin belirlenmesi açısından oldukça önemlidir. Egzersize bağlı olarak organizmanın işlevinin değişmesine neden olan faktörler spor biliminin ilgi alanında yer almış ve bu konularla ilgili sporcu ve sedanterler üzerinde çeşitli çalışmalar yapılmıştır.
Ergenlik döneminin fiziksel ve ruhsal gelişimi vücuttaki bazı hormon ve biyokimyasal maddelerin salınımının artması ya da azalması ile ilgilidir. Antrenman ve egzersiz, vücuttaki bazı hormon ve biyokimyasal değişkenlerin istirahat seviyelerinin artmasına ya da azalmasına etki etmektedir. Bununla birlikte adolesan dönemdeki fiziksel ve ruhsal gelişimin tetiklediği biyokimyasal ve hormonal değişimler ve sportif aktivitenin etkisiyle değişen biyokimyasal ve hormonal salınımının birlikte ele alınması, adolesan dönemdeki kadın sporcuların fizyolojilerinin anlaşılması açısından oldukça önemlidir.
Bu kitapta adolesan dönemdeki kadın sporcuların yapmış oldukları düzenli egzersiz ve fiziksel aktivitenin bazı hormon ve biyokimyasal parametrelerin istirahat düzeyleri üzerindeki etkileri incelenmiştir.
Jean Whitehead, Hamish Telfer, John Lambert, Routledge Doğası gereği sporun, çocuk ve gençlerin karakter gelişiminde önemli olduğu düşünülmektedir. Spor ahlakı konusundaki güncel araştırmalar, “iyi” spor davranışlarının ve değerlerinin çocuk ve gençlere erken yaşlardan itibaren kazandırılması ve geliştirmesi gerekliliğini savunmaktadır. Dünyadaki birçok ülkede önemli ölçüde zaman ve kaynak harcanarak çocukların spora ve fiziksel aktiviteye katılmaları sağlanmaktadır çünkü sporun, çocukları ve gençleri şekillendiren ve geliştiren doğal bir etkiye sahip olduğu kabul edilmektedir.
“Altyapı Sporlarında ve Beden Eğitiminde Değerler” kitabı spordaki değer kavramına, spor yoluyla değerler eğitimine ve spora ait tutum ve motivasyonlara ilişkin deneysel ve kuramsal anlamda farklı yaklaşımlar getiren bir kitaptır. Bu kitap, başta İngiltere olmak üzere dünyanın belirli ülkelerinde ve kültürlerinde bu konularda son yıllarda yapılan çalışma sonuçlarına yer vermektedir ve oldukça güncel bilgiler içermektedir. Ülkemizde ise sporda ve beden eğitimde değerler konusunda çok fazla çalışmaya rastlanmamaktadır. Bu kitap, Türkiye'de beden eğitimi ve spordaki değerler konusunda yapılacak çalışmalara kaynak oluşturacak ve derslerde kullanılacak temel bir eser olma niteliğine sahiptir.
Bahar Odabaş Özgür Kas kontraksiyonu sırasında laktat oluşumu ilk olarak 1907’ de tanımlanmıştır. Daha sonra kan laktat konsantrasyon artışı ile respiratuar gaz değişimi arasındaki olası ilişki 1924’ te tanımlanmıştır. O günden sonra birçok yayın egzersizin aerobik ve anaerobik glikolisise dayalı mekanizmalarını açıklamıştır. 1964’ te Wasserman ve McLlroy baskın olarak oksidatiften anaerobik yola geçişi ifade eden Anaerobik Eşik terimini ortaya koymuşlardır. Takip eden yıllarda AE, dayanıklılık performansı, yorgunluk ve respiratuar gaz değişimi arasındaki ilişkiler ortaya konmuş ve bu parametreler spor bilimleri için hayati önem kazanmıştır.
Ferrin İlbay Yalnız, Onur Oral Spor, vücudun metabolik dengesi ve fizyolojik kapasitesini geliştirerek, bu kapasiteyi koruyan ve devam ettiren bir aktivitedir. Spor yapmanın öncelikli amacının sağlıklı yaşamak olduğu kabul edildiği için spor yaşantımızda antrenman bilgisi ve sporcu sağlığı konularının yeterli düzeyde biliniyor olması önem taşıyacaktır.
Bu kitap, sporcu veya spora yeni başlamak isteyen bireylerin sahip olmaları gereken temel antrenman ve sağlık bilgileri kazanabilmeleri amacı dikkate alınarak hazırlanmış ve spor dallarındaki farklı etki, fizyolojik mekanizmalar kapsamında güncel bilgilerle okuyucuya aktarılmak üzere tasarlanmıştır.
Bu çalışmada, egzersiz başarısını etkileyen öncül faktörlerden olan antrenman bilgisi ve sporcu sağlığı konularının sportif performansın optimize edilmesindeki kritik rolünün vurgulanmasına gayret gösterildi.
Geniş halk kitlelerini sporla buluşturmayı, spor ve sağlık adına toplumsal bilinçlenmeyi geliştirmeyi amaçlayan bu kitabın toplum sağlığına katkıda bulunması dileğiyle...
Uğur Dündar Spor bilimleri alanındaki gelişmelerin sporsal performansa yansımasının günümüzde daha da istenilir hale gelmesi, spor alanıyla uğraşan spor bilimciler açısından mutluluk veren bir gelişmedir. Bu gelişmeyi sürekli kılmanın en önemli ve doğru yolu; spor kulüplerinde yer alan uygulatıcıların spor bilimleri açısından yeterliliğe ulaşmış kişilerden oluşması gereğinin yanı sıra yapılan her bilimsel çalışmanın her türlü ön yargıdan uzak olarak, öncelikle spor alanında başarı ve verimi arttırmayı hedeflemesinden geçmektedir. Ülkemizde eksikliği hissedilmesine karşın giderek artan spor bilimi yayınları da bu amacın karşılanmasında uygulayıcılara rehber olmaktadır.
Antrenman Teorisi kitabı böyle bir eksikliği gidermek ve spor bilimlerine bilimsel yöntem alanında katkılarda bulunmak, spor bilimcilerine ve öğrencilerine daha büyük mutluluklar yaşatmak amacıyla hazırlanmıştır.
Ahmet Mor Sporun dünyanın en popüler etkinliklerinden biri olması ve antrenman programlarından dolayı antrenörlerin ve sporcuların oldukça yoğun, yorucu ve zorlu maç periyotları geçirmeleri, sporu yüksek seviyede fiziksel ve zihinsel performans gerektiren bir etkinlik ve meslek hâline getirmiştir. Üst düzey sporcular genellikle antrenmanlar arasında çok fazla dinlenme olanağı tanımayan antrenman periyotlamalarına maruz kaldıkları için bu sporcuların performanslarında değişimler ortaya çıkmaktadır. Performansta görülen bu istikrarsızlığın başlıca sebeplerinden biri de beslenme gereksiniminin sporcu tarafından yeterince karşılanamamasıdır. Beslenme, antrenörlerin ve sporcuların hedeflerine ulaşma sürecindeki önemli ögelerden biri olmasının yanında, antrenman periyotlamalarında da önemli bir rol oynamaktadır. Antrenman öncesi, esnası ve sonrası uygun besinlerin alınması sporcunun besin ihtiyacını büyük ölçüde karşılayabilmektedir. Ancak zorlu ve yoğun maç trafiğinde sporcuların artan besin gereksinimini doğal besinlerle karşılaması pek de mümkün olmayabilir. Bu sebeple, bu yoğun dönemlerde sporcuların performansını artırıp optimum seviyede tutmak için doğal suplementler de kullanılmaktadır. Fakat besin takviyeleri hiçbir zaman tek başlarına yeterli değildir ve günlük beslenmeye ilave olarak tüketilmelidir. Antrenör ve sporcular besin takviyesi kullanımından olumlu sonuçlar almak istiyorsa dengeli ve düzenli beslenmeye dikkat etmeli, antrenman ve beslenme ilişkisini iyi planlayıp disiplinli bir şekilde uygulamalıdır. Antrenör ve sporculara sunulan bu kitap; sürekli gelişen spor bilimleri ve onun en önemli araştırma konularından biri olan sporcu beslenmesi, besin takviyesi kullanımı ve bu ögelerin sportif performansa olan etkilerini ortaya koymak amacıyla hazırlanmıştır.
Celal Gençoğlu Günümüzde her disiplinden sportif yarışmaların rekabet ortamı zorlaşmakta ve buna bağlı olarak başarıya giden anahtar etkenler de detaylı olarak irdelenmektedir. Gerek alt yapıdan sporcu olmanın ilk adımlarında gerekse üst düzey performans aşamasındaki atletlerde antrenörlerin rolü ve etkisi kabul edilmektedir. Peki, antrenörler nasıl eğitilmelidir? Hangi ilkeler temelinde antrenörlük yapmalıdır? Sporcu ilişkilerinde nelere dikkat etmelidir? Bu kitap; temel kavramlardan başlayarak antrenörlerin sporcular, aileler, yöneticiler ve spor camiasındaki diğer paydaşlar ile kurması gereken ilişki bütününü ele almaktadır. Sportif performansı etkileyen motivasyon, liderlik ve grup dinamikleri kavramlarını güncel bilimsel yayınları temel alarak derleyen bu eser, hem spor bilimleri alanında lisans ve lisansüstü eğitim alan öğrencilere hem de eğitici ve alandaki aktif antrenörlere pratik bilgiler sağlayacaktır.
M. Serdar Terekli Antrenörlük felsefesi, nasıl antrenörlük yapacağınıza rehberlik etmek için önemli bir araçtır. Takip etmeniz gereken hedefler ve bu hedeflere ulaşmak için izleyeceğiniz yaklaşım hakkında size net bir rehberlik sağlar. Etkili, tutarlı kararlar vermenize ve değerlerinize bağlı kalarak antrenörlük yapmanıza yardımcı olur. Takımınızın nasıl oynamasını istediğinizi bilmek, antrenmanlarda ve bir sezon boyunca öğretmek istediğiniz içeriği nasıl yapılandıracağınız konusunda daha net bir bakış açısı sağlar. Antrenörlük felsefeniz ile bireysel ve ekip olarak hangi hedeflere ulaşmak istediğiniz konusunda daha net bir fikre sahip olacaksınız. Bir takıma antrenörlük yapmak, şimdiye kadar deneyeceğiniz en zorlu ve ödüllendirici mesleklerden biridir. Yol boyunca, kızgınlıktan coşkuya ve üzüntüden sevinçlere kadar çok çeşitli duygular yaşayacaksınız. Müsabakadan bir başka müsabakaya ve sezondan sezona iniş ve çıkışların ötesinde oyuncularınızın hem sportif hem de “saha dışı” yaşamlarındaki gelişiminde etkili bir rol oynama fırsatına sahip olacaksınız. Bir grup birey yerine gerçekten bir takıma antrenörlük yapmak istiyorsanız, etkili bir değer sistemi ile hazırlanmış gerçek bir antrenörlük felsefesine sahip olmalısınız. Sadece her bir oyuncuyu geliştirmeye değil takımı bir bütün olarak geliştirmeye odaklanın. Oyuncularınızın sezon boyunca öğrendikleri tek şey sportif beceriler ve oyunlarsa hayatlarında gerçekten bir etki yaratmak için altın bir fırsatı kaçırmış olacaksınız. İyi bir antrenörün rolünün sadece antrenmanları organize etmekten ve sporcuları yönetmekten çok daha fazlası olduğunu sakın unutmayın.
Gökhan ÇALIŞKAN, Mehmet GÖRAL “Günümüzde insanlar, başlarında sıradan bir yönetici değil, vizyonu ile organizasyonu ileriye götürebilecek, insanlara bir misyonla farklı bir gelecek sunabilecek liderlerle çalışmayı arzulamaktadırlar. Aileler çocuklarını sadece bir öğretmene değil, liderliği ile de öne çıkan bir öğretmene emanet etmek istemektedirler. Sporcular ya da kulüp yöneticileri, sıradan bir antrenöre değil, kulüp ve sporcular için ilham verici hedefler koyabilecek, sporcuların kapasitelerini keşfederek, takımdaki yetenekleri doğru yönetebilecek, performaslarını optimum seviyeye çıkarabilecek lider antrenörlerle çalışmayı arzulamaktadırlar.”
‘Antrenörün liderliği', hem akademik hem de mesleki alanda okuyucularına bu açıdan büyük fayda sağlayacak bilgiler sunar. Kitabın içeriği genel olarak antrenörlük, liderlik ve performans kavramlarını kapsayan üç bölüm hâlinde hazırlanmıştır. Birinci bölümde antrenörlük mesleği, tanım ve kavramlar çerçevesinde yeni gelişmeleri yansıtacak şeklide güncellenmiştir. İkinci bölümde, liderlik kavramı kendi disiplininin içerisinde geniş ve kapsamlı bir şekilde ele alınarak, kavramın gerçek manası kuramlar ve yaklaşımlar ile yeni gelişmelerle birlikte açıklanmıştır. Üçüncü bölümde ise antrenörün liderliğini zenginleştirecek, başarıya ulaşmasında önemli ipuçları içeren bilgileri sunulmuştur.
Bu alandaki mevcut kaynakların yanı sıra kitap, antrenörün liderliğini otoriter, demokratik gibi dar kavramların dışına taşıyarak dünya liderlik literatürü ile antrenörün liderliğini bağdaştırma başarısını gösterir. Ayrıca son dönemde dünyanın en popüler, en başarılı antrenörlerinin özellikleri hakkında bilgiler sunmakla birlikte karizmatik antrenör kavramını bilimsel literatüre kazandırmanın gururunu yaşar.
Işık Bayraktar Ünlü sanatçı Michelangelo başyapıtlarından olan “Davud” heykelini üç yıl süren titiz çalışması sonucunda tamamlar ve ona nasıl böyle muhteşem bir heykel yapmayı başardığını sorarlar. Michelangelo: “Davud zaten bu mermer bloğun içinde vardı. Ben sadece etrafındaki gereksiz mermerleri kaldırdım” cevabını verir. Benzer şekilde, sporda da yeteneğin belirlenmesi-tespiti, gelişimi-takibi ve ustalığın üst basamaklarına yapılacak yolculukta doğru rehberlik edilmesi, titiz araştırma ve uygulama sürecini gerektirir. Ayrıca sporcu ve antrenörün yaşayabileceği öngörülen engellerin (gereksizliklerin) ortadan kaldırılması hedeflenir. Belirtilen süreçlerde karşılaşılan en önemli ikilem, adayın-sporcunun “kime göre yetenekli?” olduğudur. Norm çalışmalar sayesinde hedef grubun veya sporcunun seviyesinin belirlenmesi, yıllara göre takibinin yapılabilmesi sayısal veriler sayesinde objektif olacaktır. Norm değerlerin kullanımında engel olarak düşünülen araç-gereçin ise gelişen ve ucuzlayan teknoloji ile yaygınlaştığını görüşüyoruz. Türkiye'nin son on yıldaki yükselen değeri, sporların anası atletizm ile Türk sporunun madalya deposu ve lokomotif branşı, ata sporumuz güreş branşlarında Türk çocuklarının normlara dayalı seçimi ve eğitimi amacıyla, Dr. Işık Bayraktar tarafından hazırlanan, “Atlet ve Güreşçilerin Bazı Fiziksel ve Fizyolojik Parametrelerinin Normatif Çalışması” isimli eser, beden eğitimi öğretmenleri, antrenörler ve spor bilimcilerinin istifadesine sunulmuştur.
Metin Demir Atletizmin bütün yaş gruplarında, vücut eğitimi için amaca en uygun spor olma özelliğinin yanında, sağlıklı bir vücut, irade ve karakter eğitimi ile iyi insan özelliklerinin kazandırılmasına, vücut fonksiyonlarının optimal düzeye gelmesine ve dolayısıyla da insan organizmasını en iyi şekilde gelişmesine yardım etmesi özellikleri onu spor branşları içinde ve eğitiminde temel spor dalı konumuna getirmektedir. Bu konum, beraberinde akademik çalışmaları ve uzman incelemelerini de gerektirmektedir. Atletizmin bu denli gerekli ve önemli bir konu olması ve bu alanda akademik çalışmalara ihtiyaç duyulması bu çalışmanın yapılış gayesini oluşturur. Çalışma, konunun önemine uygun olarak atletizmle ilgili başarılı bir çalışma için sırasıyla koşular, atlamalar, atmalar ve antrenman bölümleri altında teorik, fizyolojik, psikolojik, teknik, taktik ve motorik bilgileri sunmaktadır. Çalışma atletizm sporuna kaynakça olacak niteliktedir.
Ali Demirci “Atletizm Öğretimi” adı altında yayımlanan bu kitap, atletizm öğretimi yapan meslektaşlarıma, Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu öğrencilerine ve her kademedeki atletizm öğreticilerine yardımcı bir kaynak sunmak amacıyla hazırlanmıştır. Kitabın hazırlanmasında temel kaynak, atletizmde bugüne kadar ortaya çıkan bilimsel bilgi birikimim ve 32 yıllık öğretmenlik yaşamımdaki atletizm öğretimiyle ilgili deneyim ve edinimlerim olmuştur. Branşların teknik açıklamaları ve araç gereçle ilgili verilerde gelinen en son noktadan yola çıkılmıştır. Branşlar atletizmin sınıflanması çerçevesinde ele alınmış olup; branşlara yönelik genel bilgilerden sonra branşın teknik açıklamalarına, teknik açıklamaları takiben ilgili branşın öğretimine yer verilmiştir.
Branşlara yönelik öğretim dizgesinde yer alan uygulama örnekleri ders ortamları göz önüne alınarak geliştirilmiştir. Performans sporcularına yönelik atletizm öğretimi esas alınmamıştır. Öğretim sırası, hiç bilmeyene nasıl öğretilirden yola çıkılarak şekillendirilmiştir. Bu yönüyle; atletizmi ders olarak okutan öğretim kurumlarındaki öğretme işiyle uğraşanlara atletizmin nasıl öğretileceğine yönelik öğretim modelleri sunulmaktadır. Öğretim basamakları kolaydan zora, basitten karmaşığa, parçalardan bütüne varmaya yönelik bir yol izlemektedir. Her basamak için farklı şekillerde ortaya konulan uygulama örnekleri vazgeçilmez kalıplar değillerdir elbette. Her öğretici öğretim yaptığı ortamın koşullarına göre basamaklara kendi bilgi, beceri ve deneyimlerine dayalı uygulama örneklerini uyarlayabilir. Uygulama örnekleri içindeki araçların boyları, yükseklikleri, ağırlıkları, koşulan mesafelerdeki şiddet kapsam, çalışma yoğunluğu, dinlenme gibi ögeler üzerinde oynanarak her yaş grubundakilere uyarlanabilir.
Hülya YELTEPE ERCAN Bağımlılık bir beyin hastalığıdır ve tedavisi, hasta için olduğu kadar ailesi ve yakınları için de oldukça zor ve sabır isteyen bir süreçtir. Süreç içerisindeki en ufak hata beraberinde nüks riskini getirir. Nüks, bütün çabaların boşa gitmesi ve en başa dönülmesi demektir. Bu sebeple, bağımlılık tedavisi sadece hastanın bağımlılık yapan maddeden arınmasını değil aynı zamanda onun maddesiz bir yaşama hazırlanmasını ve bu yaşam karşısındaki endişe, kaygı, korku ve çaresizliğiyle başa çıkabilme becerilerinin öğretilmesini de hedeflemelidir.
Egzersizin madde bağımlılığı tedavisine dâhil edilmesi fikrinin temelini, egzersiz bağımlılığının bu pozitif yapısı ile sıklıkla bağımlılıkla birlikte görülen ve nüks riskini artıran kaygı ve depresyonun iyileştirilmesindeki rolü oluşturur. Bağımlılıklar bazen birbirleri ile yer değiştirebilmektedir. Pozitif bir bağımlılık olarak görülen egzersiz bağımlılığının, alkol ve madde bağımlılığı tedavisine eklenmesi ile benzer mekanizmalara sahip olan bu bağımlılıkların yer değiştirebileceği düşünülmektedir.
Bu kitabın amacı, bağımlılık ve tedavisi hakkında ayrıntılı bilgiler vermek, egzersizin bağımlılığı iyileştirici bir etkisi olduğu konusunda iddialarda bulunmak ve okuyucuyu bu konuda yönlendirmek değildir. Bu kitabın amacı, zor bir süreç olan bağımlılık tedavisine ek olarak uygulanabilecek ve hastaların maddesiz yaşama geçişlerini kolaylaştırmaya, kaygı, depresyon ve düşük yaşam kalitesi gibi sorunlar sebebiyle ortaya çıkan nüks riskini azaltmaya yardım edecek bir ek terapi seçeneği olarak egzersizin yararlarından bahsetmektir.
Özgür NALBANT Basketbol, yoğun bilgi tüketiminin olduğu ve bilgi çağı olarak adlandırılan asrımızda popülaritesi diğer spor dallarına göre hızla gelişen evrensel bir spordur. Bu doğrultuda hazırlamış olduğum bu kitap, basketbol severleri bilgilendirmeye dayalı spor, eğitim ve kültür kitabıdır. Basketbol ile ilgili bilinmesi gereken temel, özel ve genel konular özetle ve anlaşılır bir ifadeyle verilmeye çalışılmıştır.
Genç antrenörler, spor yaparken eğlenmesini istediğimiz çocuklarımız ve gençlerimiz bu kitapla hem basketbolu hem de kendilerini değerlendirme fırsatı bulabileceklerdir. Bu kitabın bilinçli, disiplinli ve eğlenceli bir çalışmanın faydalı bir parçası olacağına inanıyorum. Bu kitap ayrıca, basketbola yeni başlamış ya da başlayacak çocuklarımıza basketbol sporunu tanıtıcı ve sevdirici bilgiler de sunmaktadır. Bilinmelidir ki bilgi geçmişten gelen ve geleceğe doğru akan bir nehirdir.
Ulaş Kaplan Bu kitap; basketbola yeni başlayan oyuncuların ve yeni antrenörlerin faydalanacağı bir bilgi kaynağıdır. Drill kitabının içinde, günümüz basketbol antrenmanlarında kullanılan çalışmalar mevcuttur. Bu drilller basketbol antrenmanlarında uygulanmış ve başarı ile sonuçlanmıştır. Basketbol drill el kitabının antrenör arkadaşlarımın beklentilerini karşılayacağını düşünmekteyim.
Uğur DÜNDAR Yetişmekte olan genç basketbolcularımızın antrenman bilimine olan ilgileri, uygulamaya aktarılması mecburiyetini doğurmakta, bunu sonucunda da basketbolda beceri düzeyinde artışın gerçekleşmesi beklenir olmaktadır. Kondisyonel yetilerin geliştirilmesinde takım ve sporculara yardımcı olabilmek, beceri düzeyinde beklenen artışlara yönlendirici olabilmek gayesiyle hazırlanan Basketbolda Kondisyon kitabında; basketbol için uygunluk, kondisyon ilkeleri esneklik hareketleri, sporsal verim unsurları, drillerin kullanılma teknikleri ve antrenman planlaması konuları bol miktarda alıştırmalarıyla birlikte işlenmiştir. Çalışma, beden eğitimi öğretmenleri, altyapı antrenörleri ve akademisyenler için önemli bir kaynaktır.
Dilaver Nebioğlu Bu kitap, beden eğitimi öğretmenlerinin özellikle eğitim ve öğretimin planlanmasında; 2551 sayılı Tebliğler Dergisindeki “Milli Eğitim Bakanlığı, Eğitim ve Öğretim Çalışmalarının Planlı Yürütülmesine ilişkin Yönerge” ile yapılan değişiklikler doğrultusunda ünitelendirilmiş yıllık planlar, ders planlarının çoklu zekâ kuramına göre nasıl yapılacağının anlatıldığı kaynak kitap eksikliği göz önünde bulundurularak, beden eğitimi öğretmenlerinin bu konudaki eksikleri giderilmesi amacıyla hazırlanmıştır. Kitapta; yıllık planlar, ders planları metot ve teknikleri, çoklu zekâ kuramları, spor kolları, kulüp tüzük örnekler, lig heyetleri, düzen alıştırmaları bölümleri yer almaktadır. Kitabın tüm beden eğitimi öğretmenlerine faydalı olacağı düşünülmektedir.
Dilaver Nebioğlu Beden eğitimi derslerinde örnek uygulamalar temelinde; beden eğitimi dersi yönetim ilkeleri, törenler-komutlar-temel ve jimnastik duruşlar, beden eğitimi dersinin işlenişinde yanlış uygulamalar ve bunları gidermeye yönelik örnek uygulamalar, statik hareketler ve stretching örnekleri, çok amaçlı salonlar ve her türlü alanlarda yapılabilecek koordinasyon örnekleri, beden eğitimi dersinde değerlendirme örnekleri, seçmeli beden eğitimi dersi ve ünitelendirilmiş yıllık plan örneklerinin yer aldığı kapsamlı bir çalışma olan kitap, bu alanda var olan uygulama çalışmaları eksikliğini kapatma gayesindedir. Çalışma uygulamada bulunan öğretmenlerimiz ve öğretmen adaylarımız için faydalı bir başvuru kaynağı olacaktır.
Çağrı Hamdi Erdoğan, Ziya Bahadır Bütün meslekler kendine has kurallar taşımaktadır. Topluma yön veren öğretmenlik mesleği de özel kurallara sahiptir. Öğretmenlik mesleğini ayakta tutan “öğretmenlik meslek etiği” ilkeleridir. Beden eğitimi öğretmenlerinin öğretmenlik meslek etiği hakkındaki düşünceleri, bu kitabın odak noktasını oluşturmaktadır. Kitabın tüm eğitimcilere faydalı olacağı düşünülmektedir.
Semih Yılmaz Beden eğitimi ve spor alanının çok yönlülük (multi-discipliner) özeliğinden kaynaklanan geniş çerçevesinden dolayı, bu alanda hizmet veren elemanların da aynı biçimde çok yönlülük özelliklerine sahip olmaları gerekmektedir.
Beden eğitimi öğretmenleri, görev yaptığı alanlarının özelliklerinden ötürü yalnızca derslerinin gereklerini yerine getirmekle kalmayıp beden eğitimi ve spor alanının hedef ve amaçları doğrultusunda, etkileşimli olan diğer birçok alan konularını da uygulamak ve bilgi birikimine sahip olmak zorundadırlar.
Bu bağlamda, beden eğitimi öğretmenliğinin, yönetim fonksiyonlarından hangilerine ihtiyaç duyduğu, bu ihtiyaçların hangi fonksiyon yelpazesinde ağırlık kazandığı ve bu sonuçlar doğrultusunda beden eğitimi öğretmenliğinin yönetim bilimleri ışığı çerçevesinde hangi tip yönetim fonksiyonlarına sahip olması gerektiği bu kitabın konusudur.
Hikmet Aracı Bu kitap genel anlamda ilköğretim 1, 2, 3, 4 ve 5. sınıflar beden eğitimi dersi için hazırlanan programları içermektedir. İlköğretim birinci kademede beden eğitimi derslerinde yapılan çalışmalar 1. sınıftan 5. sınıfa kadar kademeli ve çoktan seçmeli olarak pratik bir şekilde anlatılmıştır. 1’den 3. sınıfa kadar işlenilen düzen alıştırmaları, koşular, atlama ve atmalar, sıralanma, yürüme, sekme ve sıçramalar, yuvarlanma ve dayanmalı aşmalar, kaldırma ve taşımalar, tırmanmalar, asılma ve sallanmalar, denge alıştırmaları, top alıştırmaları ve şarkılı oyun konuları çocukların temel motorik özelliklerini geliştirici ve pekiştirici şekilde, konulara özel eğitsel oyun açıklamalarıyla basamaklandırılarak işlenmiştir. 4. ve 5. sınıflarda işlenmeye başlayan branşlar atletizm, cimnastik, basketbol, voleybol, hentbol, futbol, halk oyunları ve masa tenisi konuları sistemli olarak öğretilmeye çalışılmıştır. Kitapta çocuklara; hareket, beceri, denge ve koordinasyon gibi özellikleri kazanma, ayrıca spor dallarıyla ilgili grupla oynama ve işbirliği yapma, çabuk karar verebilme ve dostça oynayabilme gibi yetilerin kazandırılması amaçlanmıştır.
Ali Niyazi İnal İnsanlığın var oluşuyla birlikte bedensel davranışlar sergilemesi yaradılışının gereğidir. Bedenen sağlıklı insanların zihinsel ve ruhsal açıdan daha güçlü olduğu bilimsel gerçeğinin farkına erken varan toplumlar, beden eğitimi ve spor alanında toplumu eğitebilecek kadrolara ihtiyaç duymuşlardır.
Ülkemizde de bu kadroların eğitilmesi amacıyla üniversitelerimizin büyük bir bölümünde “Beden Eğitimi ve Spor Yük­sek­okul­ları” ile “Beden Eğitimi ve Spor Bölüm­le­ri” açılmıştır.
Adı geçen okullarımızda ön lisans, lisans ve yüksek lisans programlarında yer alan “Beden Eğitimi ve Spor Bilimine Giriş” isimli dersin içeriğine uygun olarak hazırlamış olduğum, aynı isimli yardımcı ders kitabımın altıncı basımı daha da gelişti­rilmiş olarak gerçek­leş­tirilmiştir.
Derse giren değerli meslektaşlarım ile dersi ön lisans, lisans ve yüksek lisans programlarında alan genç arkadaş­larımın bu alan­daki ihtiyaçlarına cevap verebilmek umuduyla…
Rasim Kale - Engin Erşen İnsan mühendisliği olarak da ifade edilen beden eğitimi ve spor bilimleri, insan bedenini çok farklı açılardan ele alan ender önemli disiplinlerdendir. Hareket üzerine kurulan yaşamda birey, doğal ve sosyal çevresi ile birlikte dünyayı daha iyi tanıma fırsatı bulmaktadır. Hareketsiz kalan ve egzersiz yapmayan çocukların öncelikle kasları zayıf kalır. Kasları güçlü olma düşüncesi, sanıldığı kadar basit ve göz ardı edilecek bir ifade değildir. Kasları güçlü olan çocuğun eklem ve bağları ile kemik yapıları da güçlü olacaktır. Güçlü olan çocuğun çevresindeki konumu da farklı olacaktır. Bu özellik, sadece kas ve eklem kuvvetine dayalı bir güçlülük ve hakimiyet olarak algılanmamalıdır. Sağlam kafanın sağlam vücutta bulunacağı gerçeğinden hareketle, bu konu beden eğitimi ve spor için çok büyük önem arz eder. Kasları zayıf olan bir çocuk, sadece sosyal çevre açısından değil, kendi biyolojik gelişimi açısından da yetersiz kalacaktır. Performansın, çocukluk ve gençlik dönemlerinde özellikle ilköğretim evresinde geliştirilmesi gerekir. Bu dönemlerde geliştirilmesi gereken bu özelliğin yaşlılık ve emeklilik dönemlerinde de devam ettirilmesi gerekmektedir. Sağlıklı ve mutlu bireylerin yetiştirilmesi, ancak bir toplumda istenilen düzeyde beden eğitimi ve spor kültürünün yerleşmesi ile mümkün olabilir.
Ali DEMİRCİ Beden eğitimi ve spor öğretiminde, öğretme-öğrenme sürecinin temel yapı taşlarından biri de araç-gereç ve materyallerdir. Araç-gereç ve materyaller öğretme-öğrenme sürecini desteklemek, öğrenmeyi daha kalıcı hale getirmek, kazanımlara ulaşmayı kolaylaştırmak ve etkinliklerin içeriğini zenginleştirerek öğrenci ilgi ve tutumunu artırmak amacıyla sürece katılırlar.
Eğim Fakülteleri'nde olduğu gibi, Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokullarında da “Öğretim Teknolojileri ve Materyal Tasarımı” dersi bulunmaktadır. Bu ders için hazırlanan kaynak kitapların tamamına yakını daha çok kuramsal alana dönük teknoloji araç-gereçlerinin kullanımına yönelik olarak hazırlanmışlardır. Araç-gereç ve materyal tasarımı ile ilgili bölümler ise beden eğitimi ve spor öğretiminin hareket eğitimi alanını çok fazla ilgilendirmemekte, sadece rehberlik etme düzeyi ile sınırlı kalmaktadır. “Beden Eğitimi ve Spor Öğretiminde Öğretim Teknolojileri ve Materyal Tasarımı” başlığı ile hazırlana bu kitap ile Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu öğrencilerine kaynak kitap oluşturulurken, beden eğitimi öğretmenlerine araç-gereç seçimi ile materyal tasarlama, geliştirme ve kullanımı konularında seçenekler sunulmaktadır.
Hasan Selçuk

Çağımızda, beden eğitimi ve spora pedagojik açıdan bakıldığında, psikolojik, sosyolojik ve motorik özellikler kapsamında sistemli ve planlı uygulanan bir bilim dalı olarak görülmektedir.


Sistemsiz ve bilinçsiz uygulamalar, her konuda olduğu gibi eğitim ve öğretimin temel taşlarından biri olan beden eğitimi ve sporda da birtakım sorunlar ve çelişkiler yaratabilir. Bu kapsamda çalışmada insan anatomisinin hareket mekanizmalarını etkileyen sinir ve kas çalışmalarının birer fonksiyonu olan (duruşlar, yürüyüşler, koşular vb.) hareket türlerinden, , psikolojik, sosyolojik ve motorik özellikler kapsamında bahsedilerek, bunların oluş şekilleri eksenleri, yapıları bilimsel olarak tek tek ele alınmaya çalışılmıştır. Konunun bütünlüğü göz önüne alınarak, kinesiyolojik açıdan hareketlerin sistematik anlatımına yer verilmiştir. Çalışmanın tüm öğrencilere faydalı olması temennisi, hazırlanış gayesidir.

Abdullah Gümüşay İstihdam, dünyada olduğu gibi Türkiye'de de en temel problemlerden biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Değişen piyasa koşulları spor sektöründeki istihdam durumunu doğrudan etkilemektedir. Globalleşme ve hızlı teknolojik değişiklikler, iş piyasasındaki yönetim anlayışını da büyük ölçüde etkilemektedir. Bunun sonucunda örgütler çevreleriyle olan ilişkilerinin yanında, çalışanlarıyla olan ilişkilerini de yeniden düzenlemeye başladı. Son yıllarda iş alanlarındaki daralmalar, örgütlerdeki değişiklikler, yeniden yapılanma (iş alanlarının farklılaşması) süreçleri, işveren ve çalışan açısından hassas ve önemli bir konu hâline gelmiştir. İş piyasasında meydana gelen bu değişim, farklı kavramları beraberinde getirerek, iş dünyasının istihdam anlayışını da etkilemeye başlamıştır. Genel anlamda ortaya çıkan piyasadaki bu değişim süreci literatüre ''İstihdam Edilebilirlik'' kavramının girmesine neden olmuştur. Yeni ekonomik düzen içerisinde, artık hiçbir ülkede yaşam boyu iş garantisi kalmamış, yaşam boyu eğitim ve istihdam edilebilirlik kavramları geçerlilik kazanmıştır. Belli bir alandan mezun olan öğrencilerin sayısının fazla olması, bireylerin işe başlama sürecini geciktirmektedir. Bireylerin iş piyasasında ihtiyaç duydukları ilgiyi görüp görmeyecekleri, arzu edilen yaratıcılık ve becerilerinin düzeyleri, zihinsel gelişimlerinin hangi seviyede olduğu ve bunlar için bir diplomanın yeterli olup olmadığı konusunda birçok tartışma yapılmaktadır. BESYO'lar farklı bölümleriyle BES'in gelişimine katkı sağlarken, çeşitli problemleri beraberinde getirmiştir. Söz konusu problemlerin başında ise özellikle öğretmenlik bölümü dışındaki bölümlerden mezun olan ya da olacak BESYO mezunlarının istihdam sorunu gelmektedir. Genel olarak literatüre baktığımızda, öğrencilerin istihdamı ile ilgili pek çok çalışma yapılmasına rağmen çalışmamızın, BESYO'ların farklı bölümlerinde öğrenim gören öğrencileri kapsaması ve birçok parametre açısından değerlendirmesi göz önüne alındığında, öğrencilerin mezun olmadan önce kariyerlerinin ve gelişimlerinin iyileştirilmesi noktasında, spor bilimine katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
Murat Şahin Sporda asıl olan unsurlardan birisi de ortak dilin konuşulmasıdır. Bu çalışma spor alanındaki gelişmelere bağlı olarak sportif kavramların ve tanımlamaların doğru bir biçimde insanlara ulaştırılmasına vesile olmaya çalışmaktadır. Özellikle tıbbi, sportif ve sosyal kavramlar ve tanımlar bu kitapta derlenmiştir. Sporda geçen tüm sportif kavramların ve tanımlamaların A’dan Z’ye açıklamalı olarak ortaya konulduğu önemli bir araştırmadır. Çalışma, bilimsel çalışmalar yapan akademisyen, sporcu, beden eğitimi öğretmeni ve araştırma içinde olan herkese faydalı bir kaynak özelliği taşımaktadır.
Zehra Certel Ülkemizde beden eğitimi derslerinin daha çok yarışmacı ve bireysel hedef yapısına göre işlendiği gözlenmektedir. Ancak daha fazla bedensel gelişime, yüksek seviyede olumlu sosyal katılıma fırsat veren ve aynı zamanda öğrencilerin eleştirel düşünme ve yaratıcılık becerilerinin de gelişimine yardımcı olacak çağdaş yöntemlere ihtiyaç duyulmaktadır. İşbirlikli öğrenmenin, öğrencinin duygusal, sosyal, bilişsel ve psikomotor öğrenme ürünleri üzerinde olumlu etkileri çeşitli alanlarda ve düzeylerde yapılmış çalışmalarla saptanmıştır. Bu kitabın beden eğitimi ve spor uygulamalarına farklı bir bakış açısı getirip, öğretmenlerin işbirliğine dayalı öğrenme yönteminin kullanımına yönelik olumlu tutumlarının gelişmesine katkı sağlayacağı umulmaktadır.
Kadir Yıldız Teknolojik gelişmeler, günlük hayatımızın her alanında önemli derecede etkiler bırakmaya devam etmektedir. Toplumsal hayatın vazgeçilmez etkinliklerinden biri olan spor da, bu gelişmelerden etkilenerek varlığını devam ettirmektedir. Spor örgütlerinin teknolojik gelişmelerle birlikte kendilerini yenilemelerinde, doğru bilgi kullanımı ve bir kurum kültürü oluşturulmasında bilgi yönetimi ve iletişim, önemli bir yer tutmaktadır.
İletişim, küreselleşmenin ortaya çıkmasına sebep olan bir faktör olarak düşünülebildiği gibi; bilgi ve iletişim teknolojilerinin de gelişmesiyle spor örgütlerinde, örgütsel kaynaşmayı sağlayarak, kurumların örgüt içi iletişimlerinde etkili bir unsur olarak karşımıza çıkabilmektedir. Yapılan araştırmalarda, bilgi ve iletişim teknolojilerindeki yeniliklerin uygulanmasının, spor kurumlarının varlıklarını sürdürmelerinde hayati rol oynadığı belirtilmektedir. Covell ve arkadaşları (2007) tarafından, teknolojik alandaki gelişmelere bağlı olarak ortaya çıkan yeniliklerin, spor kurumlarının varlıklarını devam ettirebilmeleri noktasında bilgi ve iletişim teknolojilerinin gerekliliği vurgulanmıştır.
Özgür Dinçer Spor dallarında hız çok önemli yer tutmakta ve bu hızı sağlayan kasları da bilindiği gibi sinirler innerve etmektedir. Sinirlerin ileti hızları sporcunun hızını etkileyeceğinden bu noktada önem kazanmaktadır. Sürekli kullanmaya bağlı olarak zamanla anatomik yapılarda sadece sinirler değil, temel yapı taşı olan kemiklerin bile hasarlara uğradığı söylenebilir. Bu anlamda birçok spor branşında sinir ileti hızı ve EMG ölçümleri yapılarak yaralanma ve antrenman süreçlerine pozitif katkılar sunulabilir. Gelecekte yapılacak çalışmalara ışık tutması açısından örnek bir araştırma ve kitap olması amacı ile akademik çalışmalar yapan arkadaşlarımıza yardımcı olabileceği düşünülmektedir.
Murat Aygün 19. yüzyılın ortalarında dünyada, son yıllarda Türkiye'de tanınırlığı artan buz hokeyi sporu; kuvvet, dayanıklılık, çeviklik, hız, refleks ve denge kontrolünü bir arada bulunduran, dünyanın en hızlı takım sporlarından biridir. Toplumda var olan spor algısı sayesinde, fiziksel ve ruhsal açıdan daha iyi olabilmek amacıyla bireylerin spora yöneldikleri bilinmektedir. Spora yönelmede temel eylem olan istek, duygu ve güven kavramları spor içerisinde önemli rol oynamaktadır. Oyun sırasında ani karar verebilme, bakış açısı, oyun ve oyuncu kontrolü, takım ruhu ve yönetim gibi etmenler bireyde liderlik kavramının ortaya çıkmasında önemlidir. Bu kitap, beden eğitimi ve spor, spor yönetimi ve spor psikolojisi kavramlarının geçtiği
alanlarda, çeşitli demografik değişkenler doğrultusunda buz hokeyi sporcularında duygusal zekâ ve liderlik özelliklerini incelerken, bu özelliklerin kendine güven üzerine olan etkisini ortaya koyma amacını taşımaktadır.
Müge Akyıldız Munusturlar, Metin Argan Stebbins (1982) yıllar süren araştırmaları sonucunda boş zaman aktivitelerini, ciddi ve kayıtsız olmak üzere iki farklı kategoride ele almıştır. Ciddi ve kayıtsız boş zaman teorisi, sosyolojik temeller üzerine kurulan ve birçok alanda incelenen bir konu hâline gelmiştir. Ciddi ve kayıtsız boş zamana katılımı etkileyen faktörler; ciddi boş zamanı kayıtsız boş zamandan ayıran temel özellikler, boş zaman katılımının tatmin ve memnuniyet üzerine etkileri gibi birçok konuda futbol, yüzme, dans, dağcılık, satranç, sosyal medya kullanımı, tekvando, golf, alkol tüketimi, kumar oynama, seyahat etme, kitap okuma gibi birçok aktiviteyle ilişkilendirilerek ele alınmıştır.
Bu kitap, kişilik özelliklerinin ciddi ve kayıtsız boş zaman aktivitelerine katılımdaki rolünün ciddi ve kayıtsız boş zaman katılımının boş zaman tatmini ve yaşam tatmini üzerine etkileri ortaya konularak alanda kariyer yapmak isteyen öğrenciler, alan uzmanları ve araştırmacılar, boş zaman katılımcıları ve boş zaman ürünü üretip pazarlayan kurum ve kuruluşlara fayda sağlamak, rekreasyon alanına katkıda bulunmak ve boş zaman araştırmacılarının bilgi ve ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla tasarlanmıştır.
Ayşe Atalay Kadının toplumsal eşitlik savaşımı, insanlık tarihi boyunca verilmiş nice savaşımların nice karşı koyuşların da tarihidir. Kadın; barışın, sevginin ve harmoninin hüküm sürdüğü anaerkil düzenin yerini ataerkil dünya görüşünün almasıyla dinsel, siyasal ve ekonomik dayatmalarla karşı karşıya kalmış; başlı başına bir birey, kişilik olarak görülmemiş; bedenine, ruhuna ve aklına yönelik katı toplumsal, geleneksel kısıtlamalarla, yasaklarla, aşağılanma ve baskıyla mücadele etmek zorunda bırakılmıştır. Kadının bu özgürlük savaşımı, içinde yer aldığı toplumun ve çağın özelliklerine, dünyayı kavrayış biçimine göre değişkenlik göstermekle birlikte hep daha ileriye, daha çok eşitliğe ve özgürlüğe yelken açmıştır. Çağımızda artık hemen hemen tüm toplumlar kadın haklarına verdikleri değer ve onlara eşitlik savaşımında tanıdıkları fırsatlar göz önüne alınarak sınıflandırılmakta, kadının özgür ve eşit olmadığı toplumlar gelişmemiş ya da az gelişmiş ülkeler kategorisinde yer almaktadır.
Kadın sadece politik katılımda ve medeni haklarda erkekten aşağı görülmekle kalmamış; sporda da ikinci sınıf muamelesi görmüş, toplumdaki işlevi neslin devamında oynadığı rol ve annelik olarak sınırlandırılmıştır. Kadın sporu da bu görüşler çerçevesinde ele alınmış; sporun kadını erkekleştireceği, onun nazik ve kırılgan yapısına aykırı düştüğü ve kadınsı zarafeti yok ettiği savı öne sürülmüştür. Ne var ki siyasal rejimler, kadındaki bu gizil gücü kendi ideolojileri, dünya görüşleri doğrultusunda spor konusunda da perçinlemek istemişler; bu olgu, Hitler Almanya'sında görüldüğü gibi güçlü, sağlıklı nesiller yetiştirmede kadın sporunun faşizan dünya görüşü doğrultusunda araçsallaştırılmasını da beraberinde getirmiştir.
Doç. Dr. Ayşe Atalay, bu kitabında insanlık tarihinin geçirdiği aşamaları ilk çağlardan itibaren ele almakta , kadın hareketlerini spor ve kadın bağlamında incelemekte ve Eski Türkler, Orta Çağ, Osmanlı, Hitler Almanya'sı ve Genç Türkiye toplumunun kadın hakları ve spor çerçevesinde panoramasını çizerek kadının spor yapmak konusunda karşılaştığı dirençlerin, bir toplumun sosyolojik ve siyasal yapısından ayrı düşünülmeyeceğini ortaya sermektedir.
Sefer Ada, Ayla Taşkıran Hâlihazırda içinde bulunduğumuz eğitim sisteminin gereği olarak okullar ve öğretmenler; öğrencilerini en donanımlı şekilde yetiştirme, faydalı ve sağlıklı bireyler olarak topluma kazandırma idealindedirler. Eğitim sistemi öğrencileri yalnız bilişsel alanda değil ruh ve beden sağlığının geliştirilmesi ve korunması anlamında da desteklemelidir. Bu anlamda Beden Eğitimi dersleri, içerikleri ve programları son derece önem arz etmektedir.
Bu kitapta, çeşitli boyutları ile Beden Eğitimi ve Spor Öğretimi Programlarını ele alarak kitaptan faydalanmak isteyen eğitimci ve öğrencilerimize bir bakış açısı sunmaya çalıştık. Kitabımız sekiz bölümden oluşmaktadır. Bu bölümler içerisinde beden eğitiminin önemi, temel faydaları, sporun önemi ve beden eğitimi ve sporun okullarda bir ders olarak okutulmasının gerekçelerine, etkili öğrenme ve öğretimi gerçekleştirmek amacıyla alanla ilgili kuram ve modellere, beden eğitimi ve sporda uygulanan çeşitli öğretim metot ve tekniklere, öğretimi gerçekleştirmekle birinci derecede sorumlu olan öğretmenlerin bilgi-beceri-tutum vb. alanlarda gerekli teorik ve uygulama ile ilgili donanımı konusundaki yeterlilik alanlarının çeşitli düzeylerde performans göstergeleri ile birlikte ifade edilmesine, öğrencilerin gelişim evrelerine, çeşitli yaş kategorilerine göre beden eğitimi uygulamalarına ve eğitim basamaklarına göre beden eğitimi ve spor programlarına yer verilmiştir. Bilindiği gibi kültürel anlamda; her coğrafi bölge ve her okul birbirinden farklı yapılara sahiptir. Bu gerekçeler göz önüne alındığında iyi bir eğitimin verilmesi iyi bir planlama ve programla mümkündür. Kitabımızda yer alan bilgiler doğrultusunda, çeşitli eğitim basamaklarında beden eğitimi öğretmeni olarak çalışan/çalışacak olan öğretmenlere katkı sağlayacağını umuyoruz.
İyi bir “Beden Eğitimi ve Spor Öğretmeni” olmak hedefinde iseniz bu kitap sizlere rehberlik anlamında iyi bir kaynak olacaktır.
Canan Gülbin Eskiyecek Bu kitapta; dünyanın en popüler ikinci takım sporu olarak kabul edilen çim hokeyi branşında sıklıkla kullanılan şut atışlarının teknikleri hakkında bilgilere yer verilmiş ve elit düzeydeki çim hokeyi oyuncularının hedefli ve hedefsiz olarak uyguladıkları vuruşlar biyomekaniksel açıdan incelenmiştir.
Bu kapsamda kitapta yer alan bilgiler, antrenör ve eğitmenlerin fikir edinebilmelerinin yanı sıra sporcuların vuruş sırasındaki şut tekniklerinin düzeltilmesi ile birlikte daha iyi bir performans geliştirebilmelerine ve farklı bakış açıları sunarak mevcut performanslarını iyileştirebilmelerine katkıda bulunacaktır.
Özgür Nalbant Geçmişten günümüze oyun; genç, yaşlı, sedanter, sporcu ve özellikle de çocuklar için kendilerini ifade edebilme yolu olmuştur. Çoğunluğu çocuk olan oyuncular birçok oyunda fiziksel olarak aktif olmalarının yanı sıra duygusal, sosyal ve bilişsel gelişimlerini de desteklemiş olurlar. Çocuğun oynadığı her oyun bir tecrübedir. Elde ettiği birikimlerini kendisini geliştirmek için kullanır. Gelişim olması için öğrenmesi, öğrenmesi için kavraması ve kavraması için de keşfetmesi gerekir. Bu keşif yolculuğu. bilinenden bazen bilinmeyene ve bilinçaltından dışarıya aktarım şeklinde olur. Çocuk için önemli olan oyunun zihninde yarattığı etkidir. Oyunda çocuk çevreyle iletişim kurar, insanları inceler, olayları yorumlamaya ve anlamaya çalışır.
Daha zeki olarak nitelendirdiğimiz günümüz çocukları günlerinin büyük bir kısmını dijital dünyada geçirmektedirler. Ancak çocukların doğal ortamlarda, okullarda, park ve bahçelerde oyun oynamaları gerekmektedir. Bu kitap sizlere pek çok yaş grubu için küçük örneklemeler sunmaktadır. Sizlere uyan oyunları çocuğunuzla oynayabilirsiniz. Ayrıca eğitimciler de bu kitap içerisinde faydalanabilecekleri farklı oyunlar bulabilirler. Bu kitaptaki oyunları farklı ortamlarda, küçük değişikliklerle hem çocuklarınızla oynayabilir hem de öğrencilerinize oynatabilirsiniz.
Gökhan Yalçın Birçok spor branşında olduğu gibi basketbolda da erken yaşlarda alınan sportif eğitimin yüksek performans yaşındaki sportif performansa etkisi büyüktür. Kitap da basketbol sporunu öğrenmek ve öğretmek isteyen eğitimci ve çocuklar için hazırlanmış bir çalışmadır. Bu nedenle kitap basketbola yeni başlayanların eğitimine katkı sağlamayı hedeflemiştir. Kitapta, temel teknik becerilerin kazanılması, bilimsel metotlarla öğretilmesi, sakatlıklardan korunma, ilk yardım ve beslenme konuları işlenmiştir. Antrenörler, beden eğitimi öğretmeniler, öğrenciler ve genç sporcular için yol gösterici bir çalışmadır.
Sedat Muratlı Bütün spor dallarında sporcuların her aşamada istenilen biçimde yetiştirilmesi, eğitilmesi ancak bilimsel temellere dayalı ve bir sistem içerisinde yetiştirilen bilinçli antrenörlerle mümkün olacaktır.
Bu kitap; ülkemizde ve birçok yabancı ülkede uygulanan antrenör eğitim programlarını inceleyerek, antrenör eğitiminin temel ilkelerini sunmayı amaç edinmiştir.
Türk sporuna katkı getirmesi dileğiyle…
Dilara Sevimay Özer, Kamil Özer Motor gelişim, yaşam boyu devam eden bir süreç olup motor becerilerde azalma ya da yeni bir becerinin kazanılması gibi tüm fiziksel değişimlerle ilgilidir. Çocukların motor gelişimi, hareket becerilerinin ve fiziksel yeteneklerin gelişimini kapsar. Çocuğun bu yetenekleri hakkında bilgi sahibi olması ve bu yeteneklerini hissetmesi, benlik kavramının çok önemli bir parçasıdır. Oyun ve hareket etmenin verdiği sevinç, heyecan ve başarı ile bitirme gibi deneyimler çocuğun kendine güveninin gelişmesine yardım eder.
Faruk Yamaner, Güner Çiçek, Murat Çalbıyık, Rabia Hürrem Özdurak Sıngın, Tuba Denizci Oyun, çocukların gelişim dönemleri boyunca tarihin her evresinde anahtar bir rol üstlenmiştir. Bu anahtarın çocuğun iç dünyasını dış dünyasına açan çok önemli bir değere sahip olduğu birçok bilim insanı tarafından ispatlanmış ve oyunun gelişim üzerine etkisi koşulsuz olarak kabul edilmiştir. Doğru tasarlanmamış oyunlar, çocuğun ilgisini kısa bir süre çekmek ve eğlendirmek dışında ne yazık ki gelişimsel açıdan çocuğa bir fayda sağlamamakta, aksine çocuğun gelişimine engel teşkil etmekte ve genellikle dikkat dağınıklığı, ilgisizlik, motivasyon düşüklüğü, karşı olma durumu dediğimiz istenmeyen sonuçlara yol açmaktadır. 21. yüzyıl becerileri olarak adlandırdığımız yaratıcılık, iş birliği, iletişim, problem çözme ve eleştirel düşünme becerileri her ne kadar doğru tasarlanmış oyun yöntemleri ile sağlansa da oyun; çocukların bu çağda doğuştan kullanmaya yatkın oldukları mobil araçlar, tablet, bilgisayar, giyilebilir teknolojiler ile zenginleştirilerek yeniden tasarlanmalıdır. Bu kitapta; oyunun çocukların psikomotor gelişimine etkisi ve gelişen teknolojiler ile desteklenmesi, fiziksel egzersizin oyunlaştırılmasına değinilmiş, alanda kabul gören bilgilere farklı bir bakış açısı sunulmaya çalışılmıştır.
Özden Tepeköylü Öztürk Eğitim sistemimizin genel amaçları doğrultusunda çocuk ve gençlerimizin bütünsel olarak sağlıklı, yapıcı, yaratıcı ve verimli bireyler olarak yetişmesi için her bir ders ve ders dışı etkinliğin nasıl planlandığı önemlidir. Ders içi müfredatın içeriği öğrenciler için standart bir yapıyı temsil ederken ders dışı etkinlikler programın esnek yönünü oluşturur. Bu nedenle ders dışı etkinlikler ve bu kapsamdaki eğitim çalışmaları öğrencilerin gereksinimlerine göre planlanmalı, ilgilerine göre seçim özgürlüğü sunmalıdır. Bu kitapta tanıtılan sporla ilgili oyunlar bütün oyuncuların en yüksek düzeyde oyuna veya sportif etkinliğe aktif katılımını sağlayan, merak uyandıran, güvenli ortamlar sağlayan, eğlenceli etkinliklerdir. Sporla ilgili oyunlar sayesinde okul sporculuğu bazında fiziksel uygunluğa sahip olmayan, yetersiz olan ya da ilgisi ve ihtiyacı bu yönde olmayan öğrenciler fiziksel aktivite ve spora teşvik edilebilir, yetenekli öğrenciler keşfedilebilir. Spor geçmişi ve yeteneği ileri düzeyde olan bir öğrenciyle, özel gereksinimli öğrencilerin aynı oyun içerisinde oynamasına imkân sağlayabilir.
Bu kitap; öğretmen, antrenör, eğitimciler veya eğitimci adaylarına örnek sporla ilgili oyun uygulamaları sunmanın yanı sıra anahtar ögeleri kullanarak bir oyunu grubun ve/veya bireylerin ilgi, ihtiyaç ve özelliklerine göre tekrar kurgulamada rehber niteliği taşımaktadır. İçeriğindeki uygulama iyi bir oyun gözleminin nasıl yapıldığını anlatarak oyun boyunca sadece öğrencileri değil eğitimciyi de aktif tutmakta ve öğrencilerin motivasyonunu arttırmaktadır.
Zekihan Hazar Bir dünya düşünün; bilinmezliğin içinde süresiz sınırsız kayboluşun yaşandığı bir dünya… Benliğin ve gerçek dünyaya ait ne varsa her şeyin unutulduğu bir kayboluş… Düşüncelerin, duyguların, davranışların esir olduğu, aklın ve mantığın işlemez hâle geldiği bir kayboluş… Bir tutulma… Bir bağımlılık…
Öyle bir dünya ki gündelik hayatta kanun ve kuralların hiçe sayıldığı, insan öldürmenin, gaspçılığın, zorbalığın, hırsızlığın, tacizin, tecavüzün para ve statü kazandırdığı, kısacası bütün olumsuz davranışların ödüllendirildiği bir dünya… Bu dünyalarda kendini bulan ve gerçek dünyada kendini kaybeden çocuklar…
Seslerin, efektlerin ve aksiyonun her türlüsünün baş döndürdüğü bir dünya... Oysaki bütün bunları yaşarken bir koltuğa saatlerce mahkûm olmak, hareketin sadece parmaklarla sınırlı kalması, bu sınırlılığın beraberindeki sınırsız yeme içme ve her geçen gün obezler dünyasına katılan yeni çocuklar…
İnsan bedeninin kutsallığını yitirdiği, inanç ve değerlerin yok sayıldığı, pornografinin özendirildiği ve İslam düşmanlığının körüklendiği bir dünya… Nihayetinde ise bu kutsallara düşman kılınan çocuklar…
Ve başka bir dünya var ki zihnin, bedenin, duyguların gerçek manada karşılığını bulduğu, yaradılışın gereği olan fiziksel hareketlilik ve spor ile zihinsel, bedensel ve psikososyal sağlığın kazanıldığı bir dünya… Bedenin insanlaştırıldığı, ahlak ve erdemin temel yapı taşlarını oluşturduğu, arkadaşlığın, yardımlaşmanın, paylaşmanın, saygının, kısacası iyi insanın inşa edildiği bir dünya… Dijital oyunlarda kaybolan çocukluğun yeniden bulunduğu gerçek bir dünya… Gerçek dünyanın farkına varmanın ve hayata tutunmanın yegâne yolu SPOR.
Günümüz dünyasında çocukları çepeçevre kuşatmış olan dijital oyunların yaratabileceği olumsuz etkiler ve bu etkilerle başa çıkmada fiziksel aktivite ve sporun rolünü bilimsel araştırmalar ışığında ele alarak eğitimciler ve ebeveynlere rehber olabilmesi dileğiyle…
Spor, hayata tutunmanın bir dalıdır…
Emin ERGEN Hareket etmek bedenimizin çok önemli bir ihtiyacıdır, fakat maalesef çeşitli nedenlerle ve bazen bahanelerle yerine getiremediğimiz bu durum bedenimizde gerilemelere yol açabilmektedir. Aslında en uygun olanı açık havada egzersiz ve spor yapmaktır. Ancak bunun mümkün olmadığı zamanlarda evde ve iş yerinde hareket edilebilirsiniz. Aynı etkinlikte olmasa dahi, iç ortamlarda hatta televizyon seyrederken hareket etmek, dış ortamlardaki kadar size yarar sağlayabilir.
Bu küçük kitapçık size bu konuda uygulayabileceğiniz temel hareketleri gösteren bir kılavuz olarak hazırlanmıştır. Daha ilk hareketlerde bedeninizdeki farkı hissedeceksiniz. Doğru hareketlerle bilinçli yapılan spor sizin dinç ve sağlıklı olmanızı sağlayacaktır.
Emin Ergen, Haydar Demirel, Rüştü Güner, Hüsrev Turnagöl, Sevil Başoğlu, A. Murat Zergeroğlu, Bülent Ülkar, Tahir Hazır, Şenay Akın Bu eser; beden eğitimi ve spor, spor bilimleri ile egzersiz fizyolojisinin yer aldığı müfredat programlarına bir kaynak ve ders kitabı olacak şekilde hazırlanmıştır. Konu başlıkları itibariyle iskelet kasları ve egzersiz, hareket, enerji oluşumu, egzersizde solunum ve dolaşım sistemi uyumu, beslenme, sportif performans, sporda doping, sporda ergojenik yardım, dayanıklılık ve sürat antrenmanlarının fizyolojik temelleri, değişik koşullarda egzersiz, kadın ve spor konuları ile ölçüm yöntemleri bilimsel olarak anlatılmıştır. Bir ders yarıyılı içinde okutulabilecek şekilde, üniteler hâlinde egzersiz fizyolojisinin ana başlıklarının açıklandığı kitap; başta beden eğitimi öğretmenleri olmak üzere spor öğretmenlerinin, antrenörlerin ve insan hareketleriyle ilgili tüm meslek gruplarının yararlanacağı şekilde hazırlanmıştır.
William C. BEAM, Gene M. ADAMS, McGraw-Hill Egzersiz Fizyolojisi Laboratuvar kılavuzunun altıncı baskısı Egzersiz Fizyolojisi alanına ilgi duyan öğretim elemanları ve öğrencilerin pratik laboratuvar deneyimleri için kapsamlı bir kaynaktır. Kılavuz, kas gücü, anaerobik ve aerobik uygunluk, dolaşım ve solunum işlevleri, esneklik ve beden kompozisyonunun ölçümü ve değerlendirilmesi, konularında bilgiler vermektedir. Her bölüm, ölçüm yöntemleriyle ilgili temel ayrıntıları, güncel yayınlanmış karşılaştırılabilir verileri, sonuçlar ve tartışma bölümlerini içeren bir araştırma formatında yazılmıştır. Her bölümün sonunda laboratuvar ödev formları doldurularak bölümle ilgili bilgilerin gözden geçirilmesini ve kavranmasını sağlayacaktır. Laboratuvar sonuç formları öğrencileri toplanan verileri hesaplama ve değerlendirme konusunda yönlendirecektir. Egzersiz fizyolojisi laboratuvarı kılavuzu, laboratuvar dışında bir ders kitabı olarak da kullanılabilir.
Bu kılavuz laboratuvar deneyimleriyle aynı zamanda egzersiz fizyolojisi dersi için yardımcı bir ders kitabı olarak da faydalı olabilecektir.
Sonuç olarak, kondisyonel özelliklerin ölçümü ve değerlendirilmesi ve antrenman reçetesi ile diğer kinesiyoloji dersleri için de yararlı bir başvuru kaynağıdır. Bu laboratuvar kılavuzu fizyoloji alanında laboratuvar ve alan testleri deneyimlerini, temel ölçme ve değerlendirme becerilerini, öğretmek için temel öğrenme prensiplerine göre tasarlanmıştır.
Hülya Yeltepe İlerleyen teknoloji sebebiyle azalan fiziksel aktivite ve bunun sonucunda ortaya çıkan obezite, tansiyon, kolesterol ve kardiyovasküler gibi fiziksel rahatsızlıkların yanı sıra stres, kaygı bozuklukları, depresyon gibi zihinsel rahatsızlıklar da son zamanlarda çok sık ve yaygın olarak görülmektedir. Dünya çapındaki başlıca on iş görmezlik sebebinden beşini depresyon, alkol kullanım bozukluğu, şizofreni ve kompulsif bozukluklar gibi psikiyatrik bozuklukların oluşturduğu bilinmektedir.
Zihinsel rahatsızlıkların tedavi harcamalarının ekonomik boyutunun dünya çapında oldukça yüksek olduğu bilinmektedir. Bu sebeple zihinsel sağlık bozukluklarının tedavisinde, klinik hastalara rehabilitasyon süreçlerinin bir parçası olarak önerilecek, daha basit, yaratıcı ve sağlık masraflarının düşmesine yardımcı olacak az masraflı yeni stratejilere ihtiyaç olduğu açık bir şekilde görülmektedir. Egzersiz, bu az masraflı ama etkili stratejilerden birisi olarak görülmektedir.
Yapılan araştırmalar fiziksel olarak aktif bir yaşam tarzı ile fiziksel ve zihinsel sağlık arasında pozitif ilişki olduğunu ortaya koymuştur. Egzersizin zihinsel sağlık ve yaşam kalitesi üzerindeki etkisi ve bu etkiyi elde etmek için nasıl, ne kadar, hangi şiddette ve ne sıklıkta egzersiz yapılması gerektiği hakkında merak ettiklerinizi bu kitapla anlaşılır bir şekilde bulacaksınız.
Mehibe AKANDERE Farklı yaş gruplarında bulunan kişilerin arkadaşlarıyla iyi zaman geçirmek için başvurdukları tek yol “oyun” dur. İlk Çağlardan günümüze vazgeçilmeyen bir gerçeği Eflatun “Çocuk oyunla büyümelidir.” sözüyle dile getirmektedir. 3. basımını yaptığımız bu eserde oyun kavramı; oyunun gelişimi, anlam ve önemi; oyunun çocuğun fiziki, psiko–motor, dil, duygu, zihin ve sosyal gelişimine olan etkisi ve öğretimde oyunun kullanılması ele alınmıştır. Kitapta çok sayıda oyun örnekleri yer almaktadır. Bunlar anaokulları, ilköğretim okulları, lise ve dengi okullarla üniversitelerde uygulanabilecek oyunlardır.
Hasan Kasap - İsmet Kemertaş - Sibel Nalbant Eğitim sisteminin kontrolü ve geliştirilmesi; alternatif ve geleneksel ölçme değerlendirme tekniklerinin bilinmesi, uygulanması ve geri bildirimin zamanında verilmesi ile mümkün olabilmektedir. Ölçme ve değerlendirmeyi kullanacak olan öğretmen ve öğretmen adaylarının ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik olarak hazırlanan bu kitapta özetle şu konulara değinilmektedir:
• Eğitimde ölçme ve değerlendirmeye ilişkin temel kavramlar,
• Eğitimde geleneksel yaklaşımlara dayalı ölçme ve değerlendirme araçları,
• Öğrencileri çok yönlü tanımaya dönük alternatif araçlar,
• Spor eğitiminde kullanılabilecek temel ölçme ve değerlendirme araçları,
• Test ve madde analizi ve istatistiksel işlemler,
• Sporda rehberlik ve psikolojik danışma,
• Özel gereksinimli bireyler için uygulanabilecek ölçme ve değerlendirme teknikleri.