Sağlık Yöneticiliği \ 1-2
Hasan Hüseyin Yıldırım, Türkan Yıldırım Günümüzde ulaştığı merhaleye bir genişleme ve derinleşme süreci sonucunda ulaşan Avrupa Birliği (AB), 1950'lerde temellerinin atılmasından bu yana yetkilerinin ve çalışmalarının kapsamını, sağlık ve sağlık politikaları dahil sosyal politika alanlarını da kapsayacak biçimde gittikçe artan bir ivmeyle yaygınlaştırmaya ve derinleştirmeye devam etmektedir. Özünde ekonomik entegrasyon merkezli bir bütünleşme süreci yaşayan AB, özellikle "yayılma etkisi" ile sosyal sektörleri de etkiler ve kapsar duruma gelmiştir. Üye ve aday ülkelerin sağlık ve sağlık politikalarını, AB'nin dinamiklerinden muaf tutması mümkün değildir. Sağlık sektörü ülkelerin gerek adaylık, gerek katılım müzakereleri ve gerekse katılım süreci ile birlikte, doğrudan ve dolaylı olarak etkilendiği ve uyumlaşma ve yakınlaşma göstermesi gereken alanlardan birisidir.
Türkan Yıldırım Günümüzde sağlık mal ve hizmetlerinin üretimi ve tüketimi modern sağlık sistemleri
aracılığıyla olmaktadır. Bir sağlık sisteminin temel amacı; hastalıkları
tedavi etmek, nüfusun sağlığını korumak ve geliştirmektedir. Yeterli sayı ve nitelikte
sağlık insan gücü kapasitesine sahip olmak sağlık sistemlerinin amaçlarına erişmesinde temel araçlardan birisidir. Ancak ülkelerin çoğu, sağlık insan gücünün eksikliği ve dengesiz dağılımı ile ilgili problemlerle karşı karşıyadır. Sağlık insan gücüne ilişkin bu problemler; son yıllarda sağlık çalışanlarının uluslararası serbest dolaşımı veya göçü ile birlikte daha da kritik bir hal almakta ve önem kazanmaktadır. Bu bağlamda başta Avrupa Birliği (AB), Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) ve Dünya Bankası (DB) olmak üzere uluslararası kuruluşlar ve bireysel ülkeler sağlık çalışanlarının göçü üzerinde ciddi çalışmalar yapmaya başlamışlardır. Bu bağlamda, doğası gereği “serbest dolaşım” olgusu üzerine kurulu olan AB’nin özel bir konumu ve yeri vardır.
Türkan Yıldırım, Hasan Hüseyin Yıldırım Günümüzde eriştiği merhaleye bir genişleme ve derinleşme süreci sonucunda ulaşan
Avrupa Birliği (AB), 1950'lerde temellerinin atılmasından bu yana yetkilerinin kapsamını,
sağlık ve sağlık politikaları dahil sosyal politika alanlarını da kapsayacak biçimde
gittikçe artan bir ivmeyle genişletmeye devam etmektedir. Özünde ekonomik
entegrasyon merkezli bir bütünleşme süreci yaşayan AB, özellikle "yayılma etkisi"
ile sosyal sektörleri de etkiler ve kapsar duruma gelmiştir. Üye ve aday ülkelerin
diğer alanlara ek olarak sağlık ve sağlık politikalarını, AB'nin dinamiklerinden muaf
tutması mümkün değildir. Sağlık sektörü ülkelerin gerek adaylık, gerek katılım müzakereleri ve gerekse de katılım süreci ile birlikte, doğrudan ve dolaylı olarak etkilendiği ve uyumlaşma ve yakınlaşma göstermesi gereken alanlardan birisidir.
Louis E. Boone & David E. Kurtz, Wıley Modern anlamda doğuşundan bugüne kadar işletmecilik alanında oldukça önemli değişimler yaşandı ve günümüzde de bu alan çok önemli bir bilim dalı hâline geldi. Önceki yıllarda yazılan kitapların içeriği ile bu kitabın içeriği karşılaştırıldığında aradaki fark daha net bir biçimde görülebilmektedir.
İşletmecilik, gelişen teknolojinin de yardımıyla oldukça farklı bir hâl almıştır. Artık işletmecilik yapabilmek için
bir binaya veya çok fazla personele sahip olmanız gerekmemektedir. Sanal ortamlar işletmecilere bu tip imkânları fazlasıyla sağlamaktadır. Kitapta, bu konuyla ilgili olarak pek çok örnek olay çalışması verilmiştir.
Kitap, günümüz işletmecilerine ve işletme öğrencilerine yol gösterici bir rehber niteliğinde olup pek çok güncel konuyu ele almaktadır.
Yakup Çelikbilek “İnsan yaşamında ve iş dünyasında sıkça karşımıza çıkan karar verme olgusu, bir amacı gerçekleştirmek ve hedefe ulaşmak için alternatif davranış biçimleri veya eylemler arasından önceden belirlenmiş kriterlere göre seçme, sıralama veya sınıflandırma yapmaktır. Her ne kadar bazıları tarafından karar verme bir sanat olarak ifade edilse de bu tanımlama sadece basit, derinliği olmayan, verilerle desteklenmeye ihtiyaç duyulmayan ve keyfi verilen sezgisel kararlar için geçerli kabul edilebilir. Oysaki günümüzün karmaşık ve bilgi gerektiren karar durumları düşünüldüğünde, çoğunlukla birbirleriyle çatışan değişik faktörleri bir arada değerlendirerek, tüm bunları tatmin eden sonuçlara ulaşılabilmesi ve bu sonuçların geçerliliğinin zaman içinde korunması gerekmektedir. Bu yönüyle değerlendirildiğinde de karar verme bir bilim olarak karşımıza çıkmaktadır.
Doğada karar verme sadece insanlar tarafından gerçekleştirilmemekle beraber rasyonel karar verme sadece insana özgü bir özelliktir. Bilimsel açıdan bakıldığında da rasyonel bir karar tüm amaçları en iyi şekilde karşılamayı, tüm mevcut kaynakları kullanmayı, tüm olası alternatifleri değerlendirmeyi ve eldeki karar problemine uygun bir sayısal yöntem veya model kullanmayı gerektirmektedir. Ele alınan karar probleminin çözümü için uygun karar yöntemini seçmenin bile bir karar problemi olduğu düşünüldüğünde, bu yöntemlerin iyi bir şekilde anlaşılması gereği ortaya çıkmaktadır.
Bu eserin, tam da bu noktada konuya ilgi duyan öğrencilere, araştırmacılara ve iş dünyasının profesyonellerine en çok kullanılan çok kriterli karar verme yöntemlerinin tanıtılması, kavranması ve uygulanması konusunda oldukça yararlı olacağını düşünmekteyim.”
Dr. Fatih Tüysüz
Salih GÜNEY Davranış Bilimleri, kendilerini tanımak, sergilenen tutum ve davranışların nedenlerini anlamak, insan ilişkileri alanında kişisel gelişimlerini tamamlamak isteyen herkesin yararlanacağı bir kitaptır. Kitap, 19 üniteden oluşmaktadır. 1 ve 2. ünitelerde davranış bilimlerinin gelişimi ve temel kavramları, 3, 4, 5 ve 6. ünitelerde kültür, kültürel değişme, sosyal etki ve uyma davranışı, sosyal yapı, sosyal ilişki ve sosyal kurumlar üzerinde durulmuştur. 7 ve 8. ünitelerde öğrenme ve algılama, 9. ünitede sosyal gruplar, 10 ve 11. ünitelerde duygusal zekâ , kişilik ve benlik konuları detaylı olarak açıklanmıştır.
12. ünitede tutum ve ön yargı, 13, 14 ve 15. ünitelerde bireysel iletişim, uyum sorunları ve savunma mekanizmaları, davranış bozuklukları, 16, 17 ve 18. ünitelerde stresle başa çıkma yöntemleri, motivasyon ve liderlik, 19. ünitede ise zaman yönetimi konuları üzerinde detaylı bir şekilde durulmuştur.
Güncel örneklerle zenginleştirilmiş ünitelerde, okuyan herkesin kolayca anlayabileceği sade bir dil kullanılmıştır.
Lütfi Sunar Toplumsal değişme nedir?
Toplumlar nasıl değişirler?
Değişimi açıklayan temel teoriler hangileridir?
Türkiye'de değişimin temel dinamikleri nelerdir?

Toplumsal değişim sosyolojinin tüm konu, kavram ve kuramlarını ilgilendiren temel bir alandır. Başlangıcından günümüze değin sosyoloji literatüründe değişimle ilgili çok sayıda açıklama ortaya çıkmıştır. Bu açıklamaların oluşturduğu birikimin kavranması bir sosyoloji öğrencisi için çok önemlidir. Değişimin anlaşılması toplumun işleyişini çözümlemek bakımından zorunludur.
Türkiye'nin toplumsal yapısı hızlı ve daimi bir değişim içerisindedir. Bu değişimin anlaşılması ve açıklanması için kapsamlı ve sürekliliği olan araştırmalara ve yeni perspektiflere ihtiyaç bulunmaktadır. Ancak ne var ki, toplumsal değişim, Türkiye'de sosyolojinin ilgisini çok fazla çekmemiştir. Alandaki kuramsal çalışmalar, kavramsal incelemeler ve ampirik araştırmaların sayısı çok azdır. Elinizdeki bu eser böylesi bir boşluğu doldurmak üzere Toplumsal Yapı Araştırmaları Programı kapsamında kaleme alınmıştır.
16 bölümden oluşan bu kitap, sosyolojide değişim ile ilgili kavram, kuram ve yaklaşımları incelemektedir. Aynı zamanda bir ders kitabı olarak da tasarlanan bu kitapta ele alınan konular yalın bir biçimde ele alınmış ve örnekler ile genişletilmiştir. Bölümlere eklenen kavram açıklamaları, biyografi yazıları ve okuma parçaları ile kitabın akışı rahatlatılmaya ve okuyucunun zihninde farklı pencereler açmaya çalışılmaktadır.
Pan American Health Organization İnsanlar için fiziksel, ekonomik ve sosyal kayıplara yol açan afetler; doğal, teknolojik veya insan yapısı kökenli olaylardır. Çağlar boyunca toplumların en önemli problemlerinden birisi olarak normal yaşamı ve insan faaliyetlerini durdurarak veya kesintiye uğratarak toplulukları etkilemiştir.
Ülkemizin jeolojik, topografik yapısı ve iklim özellikleri doğal afetlerin çok sık yaşanmasına neden olmaktadır. Özellikle, önemli bir deprem kuşağı üzerinde bulunmamız, gelişen bilim ve teknolojiye rağmen birçok tahribat ve zarara yol açmaktadır.
Afetler önemli bir halk sağlığı sorunudur çünkü sadece yiyecek, su, ilaç yokluğuna değil; sıcak, soğuk, kanserojen kimyasal maddelere, ruhsal etkilere maruz kalmaya neden olabildikleri için insan sağlığını olumsuz olarak etkilemektedir.
Bu kitabın afet konusunda çalışanlara yararlı bir kaynak kitap olması dileği ile herkese afetsiz bir yaşam diliyorum.
Kurban Ünlüönen - Ahmet Tayfun Ekonomi kitabının hazırlık aşamasında; mesleki ve teknik eğitimin karakteristik özellikleri ile meslek yüksekokullarının öğrenci profili göz önüne alınarak planlama yapılmıştır. Bölüm başlıkları; ekonomi ile ilgili düşünceler ve temel kavramlar, bütün toplumların ortak ekonomik problemleri, talep, arz, piyasa ve piyasada fiyat oluşumu, devletin fiyatlara müdahalesi, tüketici dengesi, üretim ve üretici dengesi, firma dengesi, millî gelir, istihdam ve işsizlik, gelir dağılımı, para ve banka, dış ticaret, büyüme ve kalkınma konularını kapsamaktadır. Çalışma, meslek yüksekokulu öğrencilerinin yanı sıra fakültelerde de benzer derslerde kullanılabilecek içeriktedir.
William Boyes, Michael Melvin Gündelik yaşamımızın her anında ve her alanında aldığımız kararlar ile bu kararların yansıması olan davranışlar, farkında olsak da olmasak da ekonomi biliminin temel ilkesini oluşturan fayda-maliyet analizine dayanmaktadır. Her birimiz birer ekonomik karar birimi olarak, ekonominin işleyişinden etkilenmekte ve davranışlarımızla ekonomiye aynı zamanda yön vermekteyiz. Dolayısıyla, yaşadığımız dünyayı algılayabilmemiz ve davranışlarımızı uygun biçimde güncelleyebilmemiz için, ekonominin işleyişini doğru biçimde anlamamız gerekmektedir. Günümüzde küreselleşme olgusunun hız kazanmasıyla birlikte, ekonomilerin işleyişi ulusal sınırların ötesine geçmiş ve makroekonomik politika analizlerinin uluslararası bağlantılar kurulmaksızın yapılması büyük ölçüde olanaksız hâle gelmiştir. Bu bağlamda, ekonomik karar birimlerinin (hanehalkları, firmalar, devlet ve dış dünya) mikro düzeyde aldıkları kararların makroekonomik büyüklükleri belirleme sürecinin de uluslararası etkiler dikkate alınarak, global bir anlayışla açıklanması gerçek yaşamı daha iyi anlamamız açısından bir zorunluluğa dönüşmüştür. William Boyes ile Michael Melvin'in Ekonominin Temelleri başlığıylaTürkçe iktisat yazınına kazandırılan Fundamentals of Economics isimli kitabı, bir bilim dalı olarak ekonomiyi veya iktisatı öğrenmeye yeni başlayan öğrencilere, global bir dünyada yaşanan güncel gelişmeleri algılamalarını sağlayacak temel bilgilerin ve analiz yöntemlerinin öğretilmesini amaçlamaktadır. Kitapta, karmaşık görünen teorik konular gerçek yaşamdan verilen güncel örnekler yardımıyla somutlaştırılmakta ve bu şekilde, öğrencilerin iktisatı gündelik yaşamlarının bir parçası olarak algılayabilme ve anlama yeteneklerinin geliştirilmesi sağlanmaktadır.
Kitap dört kısımdan oluşmaktadır. Birinci kısımda, piyasa ekonomisinin temel kavramları tanıtılmakta ve etkin bir kaynak dağıtım mekanizması olarak piyasa ekonomisinin işleyişi, temel iki unsur olan, arz ve talep analizi çerçevesinde açıklanmaktadır. Kitabın ikinci kısmında, firma, tüketici ve devlet olmak üzere üç temel ekonomik karar biriminin davranışlarını belirleyen ve değiştiren faktörler açıklanarak, makroekonominin mikroekonomik temelleri ortaya konulmaktadır. Üçüncü kısımda, ilk olarak uluslararası (dış) ticarete açık bir ekonomide makroekonomik performansın temel göstergeleri olan üretim, fiyatların genel düzeyi ve ödemeler dengesine ilişkin ölçümler açıklanmakta; makroekonomik nihai hedeflerden sapma durumlarını ifade eden enflasyon ve işsizlik problemleri analiz edilmekte ve mikro iktisadi kararların bütüncül sonuçlarını temsil eden toplam arz-toplam talep analizi ayrıntılı olarak incelenmektedir. Bu kısımda ayrıca, maliye ve para politikalarının temel nitelikleri açıklanmaktadır. Dördüncü ve son kısımda, dışa açık bir ekonomide para politikası belirlenme ve uygulanma süreçleri, makroekonomik politikaların enflasyon-üretim ilişkisine etkileri ile uluslararası ticaret politikaları incelenmekte ve küreselleşme tartışmaları finansal krizler çerçevesinde ortaya konulmaktadır.
Makroekonominin mikro temellerinin kolaylaştırıcı yöntemlerle ve somut örneklerle açıklandığı Ekonominin Temelleri isimli kitabın ayırt edici bir diğer özelliği, her bölümde öğrencilerin öğrendiklerini sınama ve pekiştirme amacına yönelik olarak hazırlanmış küçük sınavların yer almasıdır. Bu şekilde, öğrencilerin bir sonraki konuya sağlam bilgilerle geçiş yapmaları amaçlanmaktadır.
Ahmet CEVİZCİ Felsefeye Giriş, bir disiplin ve entelektüel faaliyet olarak felsefeye bir giriş yapmayı amaçlayan kimseler için kaleme alınmıştır. Eser, bu girişi felsefenin kendisini, temel kavram, akım ve konularını, felsefeye özgü düşünme ve akıl yürütme biçimlerini tanıtmak suretiyle yapmayı amaçlamaktadır. Sekiz bölümden oluşan eserde, felsefeyle bir tanışıklık tesis etmeyi amaçlayan bir ilk bölümün ardından, epistemolojiyle, bilim felsefesi, varlık felsefesi, etik, siyaset felsefesi, din felsefesi ve sanat felsefesiyle ilgili konulara yer verilmektedir.
Felsefeye Giriş felsefeyle tanışmak isteyen, “büyük sorular üzerine argümantatif ve sorgulayıcı bir tarzda düşünme” olarak tanımlayabileceğimiz felsefeyi hayatlarına bir şekilde dâhil etmek isteyen herkese hitap etmekle birlikte, esas orta öğretim kurumlarında belli bir felsefe kültürü aldıktan sonra bu kültürü biraz daha zenginleştirmek isteyen eğitim fakültesi öğrencileri, geleceğin öğretmen adayları için kaleme alınmıştır. Eserin en önemli özelliği, felsefenin konularını yapılandırmacı bir yaklaşımla ele almasıdır; yani, Felsefeye Giriş kitabı, felsefenin konu ve problemleriyle ilgili olarak hazır bilgi aktarmak yerine, öğrencinin felsefi sorular ve problemler üzerine düşünmesini ve gerekli sorgulamaları yapmasını temin edecek tarzda, şemalar ve görsel malzemeden yararlanılarak oluşturulmuştur.
Marcia Millon Cornett Troy A. Adair, Jr. John Nofsinger, McGrawHill Okuyucunun finansa karşı ilgisini artırmaya yönelik olan bu kitapta konular oldukça basit, güncel ve teknolojik bir şekilde kaleme alınmıştır.
Kitabın hedef kitlesi öncelikli olarak ön lisans, lisans ve yüksek lisans seviyesindeki öğrencilerdir. Bununla birlikte, her meslek sahibinin ve her düzeydeki yöneticinin daha etkin karar almasında yardımcı olacak ve okuyucunun finansal bilgi düzeyinin artıracak bilgiler de kitabın içinde yer almaktadır.
Bu kitabı diğerlerinden ayıran en önemli özelliklerinden bir kaçı; karmaşık konuların pratik örnekleri verilerek anlaşılabilir hale getirilmesi, güncel terminoloji ve özellikle güncel teknolojinin kullanılması sayılabilir.
Teorik bilgilerin dışında pratik bilgilerinin de artırabilmesi için Matematik Antrenörü, Bakış Açıları, İş Uygulamaları, Etkileşimli Örnekler, Kısa Sınav bölümlerinin eklenmesi kitaba zengin bir içerik kazandırmasının yanı sıra anlaşılabilirliliğini de artırmıştır. Bölüm sonlarında yer alan oldukça fazla ve farklı soru çeşitleri ve cevapları ile kitap, diğer finans kitaplarından önemli derecede farklılaşmaktadır.
Konuyla ilgili çalışma yapan herkese faydalı olması dileklerimizle.
Arslan Zafer GÜRLER Bu kitap, ekonomi bilimine ilgi duyan ön lisans ve lisans düzeyindeki öğrenciler için hazırlanmıştır. Bir ara yılı kapsayacak ekonominin temel konuları 14 ünitede en yalın anlatımla aktarılmaya çalışılmıştır. Konuların kuramsal yapılarının içine gerçek yaşamdan kısa örnekler ve görseller yerleştirilerek, okuyucunun hafızasında kuramla gerçek yaşamın dinamiklerinin örtüştürülmesi sağlanmaya çalışılmıştır. Mikro ekonominin içeriğinde olan mal ve faktör piyasaları ilk dokuz ünitede işlenmiştir. Diğer üniteler ise millî gelir, istihdam, para ve para olaylarına ayrılmıştır.
Gazanfer Erbaşlar Genel işletme ismiyle yazılan kitap toplam dokuz bölümden oluşmuştur. Birinci bölümde işletme başlığı altında işletmecilik, ekonomi, üretim ögeleri, işletme kavramı, girişimci, işletme amaçları, işlevleri, kuruluş ve büyüme, etik kurallarla ilgili genel kavram ve tanımlara yer verilmiştir. İkinci bölümde yönetim ana başlığında yönetimin, yöneticinin, örgütlenmenin, yöneltmenin, iletişim ve denetim kavramları anlatılmıştır. Bu iki işlevden sonra işletmenin işleyişinin irdelendiği, ana işletme fonksiyonlarından, üçüncü bölümde insan kaynakları yönetimi tüm detayları ile incelenmiştir. Dördüncü bölüm pazarlama ilkelerine ayrılmış ve bu bölümde pazar, pazarlama ile ilgili ana kavram tanımlar işlenmiştir. İşletmelerde ana fonksiyon olma özelliği olan üretim sistemleri yönetimine beşinci bölümde yer verilmiştir. Altıncı bölümde çağdaş işletme işlevlerinden işletme bilgi sistemi anlatılmıştır. Yedinci bölüm yardımcı işletme fonksiyonu olan muhasebeye ayrılmıştır. Sekizinci bölümde, finansal yönetim, dokuzuncu ve son bölümde ise günümüzün işletme modelleri arasında önemli yer tutan çok uluslu işletmeler irdelenmiştir.
Genel İşletme, üniversitelerin lisans ve ön lisans (meslek yüksek okulları) öğrencilerine, ilgili derslerinde bir başvuru ve referans kitabı olarak yazılmıştır. Ancak kitap işletme bilimine ve işletmeciliğe ilgi duyan, bu konuda bilgi sahibi olmak isteyen tüm okuyucularımız ile her eğitim düzeyindeki işletmeci ve işletme yöneticilerine de gereksinim duydukları işletmecilik bilgilerini sunacak şekilde kaleme alınmıştır.
Celal Cahit AĞAR, Tahir AKGEMCİ, Enver AYDOĞAN, Nevzat AYPEK, Ruziye COP, Ali ELEREN, Selçuk Burak HAŞILOĞLU, Gökhan ÖZER, Kadir ÖZER, Alparslan ÖZMEN, İrfan SÜER, Famil ŞAMİLOĞLU, Arcan TUZCU Dünya ekonomisindeki küreselleşme ve artan uluslararası rekabet, tüm ülkeleri ve ülkelerdeki işletmeleri derinden etkilemektedir. Küresel rekabetin artmasıyla birlikte dünya ülkeleri arasındaki gelir dağılımı, gelişmekte olan ülkeler aleyhine bozulmaktadır. Bu nedenle, ekonomik ve sosyal gelişmesini hızlandırma çabasında olan ülkemiz ve işletmelerimizin dünyadaki değişimi iyi izlemesi, doğru teşhis koyması ve bunların ötesinde bu değişime uyum sağlaması zorunludur.
Küreselleşmenin getirdiği yeni ekonomik düzende devletin ulusal üretimi yönlendirme kapasitesi azalırken, özel girişimlerin etkinlik alanı artmaktadır. Küresel ekonomik sistemin gereğini yerine getirebilmek ve uyum sağlamak; hem küresel hem de yerel ölçekte faaliyette bulunan işletmeleri güçlendirmeyi, işletmenin küresel bir vizyona sahip olmasını ve modern işletmecilik yönetimi ve tekniklerini uygulamasını gerektirir. Bu noktada en büyük sorumluluk ve görev işletme sahiplerine ve yöneticilere düşmektedir.
Bu anlayışla ülkemizin sekiz farklı üniversitesinde görev yapan öğretim üyeleri tarafından yazılan bu kitap; modern işletmecilik kavram, ilke, kuram ve tekniklerini kapsayacak bir bütünlükte hazırlanmıştır.
İsmail Tufan Belki farkında olmasak da istatistik ile iç içe yaşıyoruz. Hava durumundan trafiğe, para kurlarından borsa endekslerine kadar her gün çeşitli istatistiklerle karşılaşıyoruz. Ama bu istatistiklerin nerden geldiğini, nasıl hesaplandığını, ardındaki mantığını bilenler azdır. Özellikle gerontoloji ve sosyal bilimlerin ve fen bilimlerinin her alanında ve öğrenimi gören gençlerde rastladığım bu sıkıntıyı gidermeye çalıştım. İstatistiğin mantığını kavrama sorunlarını basit ve anlaşılır dille aşmaya ve istatistiğin temel kavramlarını anlatmaya çalıştım. Bol örnek, diyagram ve şekillerle pratik odaklı bir çalışma, meraklısına ve araştırma alanına çıkacak her araştırmacı için yararlı bir başucu kaynaktır.
Burak ÖZÇETİN, Deniz SEZGİN, Duygu ALPTEKİN, Esra KARAKUŞ, Hatice YILDIZ, Jason K. HOLDSWORTH, Meltem GÖKMEN TOL, Nadir SUĞUR, Nurşen ADAK, Özgür ARUN, Saygın Vedat ALKURT, Temmuz GÖNÇ, Yasemin İNCEOĞLU Son yıllarda sağlıkla ilgili çalışmalar, biyolojik ve tıbbi boyutun yanı sıra sosyal bilimlerin konuya yaklaşımları ile daha mozaik bir yapıya bürünmüş ve eleştirel bir düşünce akımı yaratmıştır. Bu akıma destek olma amacıyla sosyoloji, iletişim, sağlık ve gerontoloji gibi farklı disiplinlerdeki sosyal bilimcileri buluşturan bu kitapta, sağlığın toplumdaki farklı görünümleri üzerinden yapılan analizler bulunmaktadır. Sağlıklı ve hasta olma hâllerinin tartışmasını; erkek ve kadın bedenlerinin tıbbileştirilmesi konusunu; yaş, cinsiyet ve sosyoekonomik statüye bağlı ortaya çıkan sağlık eşitsizliklerini içeren bu kitap çalışmasının, toplumsal cinsiyet ayrımcılığı, sağlık kanaat önderlerinin ve bilgisinin gündelik hayata nüfuzu ve tüketim toplumunda sağlık tartışmaları ile literatüre farklı alanlardan katkı sağlaması hedeflenmiştir. Bununla beraber çalışmada, Türkiye'ye ilişkin genel sağlık profilleri eşliğinde yaş ve cinsiyete dayalı karşılaştırmalı analizlerin yanı sıra, madde bağımlılığı ve kullanımı, yaşlılık sürecinde karşılaşılan sağlık sorunları ve eşitsizlikleri, yaşlı bakımı, kent ve kır yaşamında sağlık hizmetlerinden yararlanma koşulları gibi güncel ve önemli sağlık sorunlarına da yer verilmiştir.
Hüseyin Zennun Beyatlı Hastane ve Sağlık İşletmeleri Yönetimi, hastane ve sağlık işletmeleri ile ilgili temel bilgiler kapsamında öncelikle Mezopotamya, Mısır, Hint, Çin, Helen, Roma ve Türklerde sağlık ve hastanelerin tarihçesi hakkında bilgiler içermektedir.
Sağlık ve hastane sistemleri açıklanırken Türkiye'nin sağlık ve hastane sistemi ele alınmıştır. Bu kapsamda sağlık ve hastane ile ilgili temel bilgiler yönetim, sağlık yönetimi, hastane yönetimi, sağlık idarecisinin meslek tanımı, hastane yöneticisinde bulunması gereken özellikler ve hastane yöneticisinin görev yetki ve sorumlulukları, hastane ve hastane işletmeciliği, sağlık hizmetlerinin özellikleri, hastanelerin sınıflandırılması, sağlık işletmelerinin fonksiyonları incelenmektedir.
Bu çalışmada, hasta yatağı, hasta yatırma, hasta günü, yatak işgal yüzdesi, poliklinik sayısı, ameliyat sayısı, enfeksiyon ölüm oranı gibi hastane işletmeciliğinde ana prensipleri açıklanırken poliklinikler, dâhilî ve haricî klinikler, acil servis, acil kodlar, ameliyathane, fizik tedavi ve rehabilitasyon, eczane, kan bankası, hemşirelik yani hasta bakım hizmetleri vb. tıbbi fonksiyonlar, tedaviye muvafakat, hasta ziyaretleri, hastanelerde hijyen kuralları, enfeksiyonun hastaneye giriş yolları, enfeksiyonun önlenmesi ve dezenfeksiyon, enfeksiyon kontrol komitesi, hastane konseyi, sağlık kurulları gibi hastane komiteleri hakkında açıklamalar yapılmıştır.
Mesleki tecrübe ve uygulamaların ışığında hastanelerde mali fonksiyonlar, idari ve mesleki teftiş, insan kaynakları ve performans yönetimi, nöbet işleri, hastane bilgi yönetim sistemleri, tıbbi arşiv yönetimi, ev idaresi hizmetleri ve temizlik işleri, mutfak hizmetleri, teknik hizmetler, çamaşırhane hizmetleri, ayniyat hizmetleri ve depolama, evrak işleri, iş ve iş yeri sağlığı, gasilhane ve otopsi hizmetleri hakkında bilgiler aktarılmıştır.
Hastanelerin inşasında idari esaslar ele alınırken, hastane istatistikleri, nüfus istatistikleri, morbidite, coğrafi ve jeolojik durumlar, sağlık politikaları vb. hastane ihtiyacına etki eden faktörler ele alınmıştır.
Bu çalışmanın literatüre ve mesleki tecrübeye dayalı bilgilerle sahasında oluşan bilgi birikimine katkı verici ve sağlık yönetimi öğrencilerine kaynak teşkil edeceği düşüncesindeyiz.
Nilay Gemlik Hastaneler; birçok mesleği bir arada barındıran, 7x24 hizmet veren, hataların bedelinin sakatlık veya bu dünyadan ayrılmaya kadar varan sonuçları olan kendine has kurumlardır. Bu özellikli kurumların bünyesinde çalışacak kişilerin de yüksek eğitim almaları ve alanlarında uzmanlaşmalarının yanı sıra süreç ve davranış boyutları itibariyle yeteneklerinin gelişmesi ve bu bağlamda öz farkındalıkları da önemli bulunmaktadır. Hastane yöneticiliğinin özel bir alan olması nedeniyle yöneticiler ve yönetici adayları değişimleri yakından takip etmeli ve proaktif bir yaklaşımı benimsemelidir.
“İş hayatının zor değil, iç dinamiklerine uyum sağlama ve sürdürülebilir yaklaşımlar sayesinde kolay ve keyifli olabileceği”; “Bazı yöneticilerin gelirken, bazılarının ise giderken mutlu edebilecekleri” kabullerinden hareketle yazılan bu kitap; hastane yöneticiliği ile ilgili olarak temel yaklaşımları ve önerileri yansıtmaktadır. Bu bağlamda beklenti sahiplerine yararlı olacağı düşünülmektedir.
Cantürk Kayahan Sağlık sektörüne yönelik eğitim talebi her geçen gün hızlı bir biçimde artmaktadır. Eski bir sağlık çalışanı olarak böyle bir kitabı hazırlamadaki temel amacım; sağlık sektöründe doktor ve yardımcı sağlık personeli dışındaki idareci ya da yönetici pozisyonundaki kişilerin ya da adayların ve de tıbbi hizmet yöneticilerinin, hastane finansı konusundaki eksikliklerini gidermek ve hastane performansına nasıl daha iyi katkı yapabileceklerini gösterebilmektir. Çünkü finansal performans yönetimi; hastane yönetimine genel bir bakış sağlar ve sadece finans yöneticilerine değil, tüm yöneticilere sorumluluk yükler. Bunların yanında hastanelerin örgütsel yapıları içerisinde birden fazla meslek personelinin uyumlu çalışması; hasta sağlığı, hastane performansı ve ülke çıkarları açısından da ayrıca büyük önem arz eder.
Hastane yöneticilerinin hastane personeli üzerinde genel kabul görmesi, onların yetenek ve liyakatleri kadar uygulama aşamasındaki analitik zekâları ve çözümcü yaklaşımlarıyla olur. Yöneticiler, iyi ve başarılı bir hastane yönetmek istiyorlarsa kendilerini hastalar yerine koymalı ve kendilerine nasıl davranılmasını istiyorlarsa hastalara ve astlarına aynı şekilde davranmayı hayat felsefelerine yerleştirmelidirler. Böylece kurumsal hastane yönetimi anlayışı, en alttan en üste kadar her kademede özümsenebilir. Sonuç olarak kitap yazmak ve yazabilmek için konuyla ilgili ihtiyacı görmek gerekir. Öğrencinin neye ihtiyaç duyduğunu; neyi, neden öğrenmesi gerektiğini bilmelisiniz. Bu çalışmada hastanelerin finansal performans analizinde sıklıkla kullanılan “Veri Zarflama Modeli” adım adım uygulanmış ve öğrencilerin daha kolay uygulama yapabilmeleri için EK'te yol haritası oluşturulmuştur. Daha iyi bir gelecek için öğrencilerimizden ve akademisyen arkadaşlardan uygulanabilir ve teorik olarak da alana katkı yapacak çalışmaları bekliyoruz…
Atila Karahan - Ersan Özgür Son zamanlarda giderek önem kazanan ve literatürde en çok gündemde olan konulardan biri haline gelen performans ve etkinlik kavramları farklı boyutlarıyla ele alınarak değerlendirilmekte olan bu kitapta yeni bir açılım sağlanması amaçlanmaktadır. Bu kitapta hastanelerin genel özellikleri, sorunları, performans yönetimi ile ilgili temel kavramlar ve hastanelerde performans yönetim sistemi alanında en fazla tercih edilen bir yöntem olarak kullanılan veri zarflama analizi hakkında bilgiler verilmektedir. Ayrıca performans değerlemenin hastaneler açısından önemi vurgulanmakta ve finans, muhasebe ve yönetim gibi disiplinlerle olan ilişkisi bakımından da çok yönlü bir çerçeve oluşturulmaya çalışılmaktadır.
Jeremy JOLLEY, Pearson Araştırma anlaşılması zor bir konu olarak görünebilir. Ancak bu kitabın özünde araştırmanın esasen basit bir aktivite olduğu, öğrenciler tarafından bu konunun esaslarının anlaşılır olduğu yatmaktadır. Her bölüm okuyucuya araştırmanın “gizemli” yanlarını keşfetmeleri için rehberlik etmekte ve sağlık bakımında araştırmanın temel bir faaliyet olduğunu gösterir.
Bu kitap araştırmada yeni olan hemşirelik ve sağlık bakımı öğrencileri ile sağlık bakımı profesyonelleri için tasarlanmıştır. Araştırma öğrencilere günlük yaşamlarındaki aktivitelerinden tanıdık örneklerle gösterilmekte, bu da kanıta dayalı uygulama ve araştırmaya başlamaları için özgüven sağlamaktadır.
En son kaynaklar ve çalışmalarla güncellenmiş olan bu kitap;
Nicel ve nitel araştırma tasarımı tiplerini tanımlayarak, bu araştırma tasarımlarının nasıl yapıldığını açıklar.
Araştırma ile ilgili terminolojiyi açıklamaya yönelik kapsamlı bir nicel ve nitel terimler sözlüğü içerir.
Her bir istatistiksel prosedürü açıklamaya yönelik ek bilgiler sunar.
Literatürün nasıl bulunacağını ve nasıl anlamlandırılacağını açıklar.
Kanıta dayalı uygulamayı tanımlayarak, kanıta dayalı uygulama ve araştırma arasındaki ilişkiyi gösterir.
Araştırma ve kanıta dayalı uygulamayla ilgili iyi bir makale yazabilmenin ipuçlarını verir.
H. Hüseyin YILDIRIM Bu çalışma ilk defa üç temel hükümet sistemi (başkanlık, yarı başkanlık ve parlamenter sistem) ile sağlık politikaları ve sistemleri arasındaki ilişkiyi incelemekte ve şu üç temel soruya cevap aramaktadır: 1) Hükümet etme biçimleri ile sağlık politikalarının oluşturulması ve bu politikaların uygulanması süreçleri açısından bir farklılık var mıdır? 2) Sağlık politikaları ve sistemleri hükümet etme biçimlerine göre farklılaşmakta mıdır? 3) İyi sağlığı üretmede hangi hükümet sistemi daha etkili ve verimlidir?
Salih GÜNEY Tüm işletmeler için vazgeçilmez unsur insandır. Bu nedenle çalışanların seçimine, işe yerleştirmesine, eğitimine, terfi ettirilmesine, değerlendirilmesine ve emekliliğine önem veren işletmeler iş yaşamında her zaman başarılı olmuştur.
İnsan kaynakları yönetimi kitabı, personelin işe alımından emekli edilinceye kadar geçen süreçlerde başarılı olmak isteyen kişi ya da kurumların başvuracakları bir kaynak niteliğindedir.
Nuri TORTOP, Burhan AYKAÇ, Hüseyin YAYMAN, M. Akif ÖZER İnsan kaynakları yönetiminin gelişimini, çalışma alanlarını, sorunlarını ve çözüm yollarını ele alan bu çalışmamız, gerek kamu sektörü gerekse özel sektördeki teori ve uygulamaları kapsayacak şekilde on altı bölümden oluşmaktadır. Kısa sürede tükenen son baskının ardından, çalışmamızın yeni baskısında her bölüm sonuna; bölümün özeti, konuyla ilgili anahtar kavramlar, tartışma soruları, okuyuculara bilgilerini ölçme olanağı sunacak test soruları, bölüm kaynakçası, İKY ile ilgili web sayfaları ve okuma parçaları konulmuştur. Bu şekliyle oldukça kapsamlı sayılabilecek çalışma, fakültelerimizde okutulan İnsan Kaynakları Yönetimi dersinin içeriğine bağlı kalınarak hazırlanmıştır. Çalışmanın öğrencilerimize ve konu ile ilgilenen herkese yararlı olmasını dileriz.
R. Wayne Mondy, Judy Bandy Mondy İnsan Kaynakları Yönetimi (İKY), işletmelerde; planlama, seçme ve yerleştirme, eğitim ve geliştirme, performans değerleme, ücret ve diğer ödemeler yönetimi, kariyer yönetimi, iş ve işveren ilişkileri, sendikalarla ilişkiler, sağlık ve güvenlik konuları, yasalara uygunluğun gözetilmesi, iş analizi, stratejik planlama, işgücü çeşitliliği gibi çeşitli konularda stratejiler oluşturan ve uygulayan bir işlevdir.
İKY, hızla değişen teknolojiye paralel olarak her geçen gün kendini yenilemektedir. Dolayısıyla İKY ile ilgili tüm konuları, güncel gelişmeleri, yasal gereklilikler ile uluslararası İKY’yi de ele alan, kavramsal bilgilerin yanında çeşitli araştırma sonuçları ve örnek olaylara da yer veren bu eser, akademik çalışmalara ve İKY alanındaki uygulamalara katkı sağlamayı amaçlamaktadır.
Kitabı benzer kitaplardan ayıran özelliği, İKY ile ilgili konuları kuramsal, araştırma odaklı ve uygulamalı olarak ele almış olmasıdır. Bu doğrultuda, on dört bölümden oluşan kitapta, her bölüm sonrasında yer verilen bölüm özeti, konuyla ilgili anahtar kavramlar, tartışma soruları, okuyuculara bilgilerini ölçme olanağı sunan test soruları, örnek olaylar, bölüm kaynakçası ve İKY ile ilgili web sayfaları konuların özümsenmesine destek olmaktadır.
İbrahim Halil Cankul Sağlık kurumları her toplum için vazgeçilmez örgütlerdir. Bu örgütler toplumun tüm bireyleri tarafından kullanılan hizmetler üretir. Sağlık kurumlarının işleyişi toplumun genel ilgisine ve sürekli denetimine bağımlıdır. Sağlık sektöründeki en küçük hareketlilik toplum tarafından hemen irdelenir
David A. DeCenzo, Stephen P. Robbins, Susan L. Verhulst Kapak resmindeki yelkenlinin kaptanı, tahmin edilemez bir iş ortamındaki herhangi bir örgütün yüz yüze geldiği hedeflerin ve zorlukların birçoğunun aynısıyla karşılaşmaktadır. Örgütler zorluklarla karşılaştıkları zaman, ortamdaki değişikliklere çabuk tepki veren ve başarı stratejileri geliştiren iyi eğitimli uzmanlara güvenirler. İnsan Kaynakları Yönetimi (İKY), stratejiyi etkili bir biçimde sürdürmek için gereken becerilere sahip kişileri seçmekten ve eğitmekten sorumludur. İnsan Kaynakları Yönetiminin Temelleri, örgütün her seviyesinden çalışan için işe alma, eğitim, motivasyon, çalışanları elde tutma, güvenlik ve yasal çevre gibi İnsan Kaynakları Yönetimi (İKY) unsurlarını anlamayı sağlamak amacıyla kaleme alınmıştır.
O.C. Ferrell - Geoffrey A. Hirt - Linda Ferrell, McGrawHill Alanın temel kavramlarını verirken girişimcilikten, işletme yönetimine, iş etiğinden, yönetimin doğasına, örgüt kültürü ve yapısına, sosyal ağlardan, pazarlama ve finansal sistemlere kadar birçok konuya değinen bu kapsamlı kitap, 16 bölümden ve 6 ana kısımdan oluşuyor. İlk kısımda, 'değişen dünyada işletme' kapsamında okuyucular temel ekonomik bilgileri, iş etiğinin önemini ve küresel ticareti ilgilendiren üç önemli bölüm bulacaklar. İki bölümden oluşan ikinci kısım, iş kurmak ve büyütmek isteyenlerin yararlanacağı önemli bilgiler içeriyor. Yönetimin temelleri, örgüt teorisi temelleri, üretim ve işlemler yönetimi üçüncü kısımda yer alıyor. İnsan kaynakları ile ilgili iki bölüm ve pazarlama alanını irdeleyen üç bölüm dördüncü ve beşinci kısımların konularını oluşturuyor ve son olarak altıncı kısım; finans, muhasebe ve sermaye piyasaları konularına değinirken okuyuculara güncel bilgiler aktarıyor.
Her bölümün sonunda yer alan kariyer öğütleri ile öğrencileri ayrıca işletme alanında değişik kariyer imkânları ile de tanıştırmayı amaçlayan İŞLETME, özellikle 4. basımında çeşitli yenilikler eklenerek ve güncellemeler yapılarak örnekler ve yeni uygulamalar ile daha da zenginleştirilmiştir.
Muammer Doğan Trabzon Lisesinden mezun olduktan sonra lisans öğrenimini Ankara Üniversitesinde, master ve doktora öğrenimlerini de ABD’de tamamlamıştır. Türkiye’ye dönüşünde 1975 yılında Ege Üniversitesi, İktisadi ve Ticari Bilimler Fakültesi Üretim Bölümünde Dr. Asistan olarak göreve başlayan Muammer Doğan, 1981 yılında “İşletme Ekonomisi” bilim dalında “Doçent” ve 1989 yılında “Üretim Yönetimi ve Pazarlama” Anabilim Dalında “Profesör” olmuştur. 1975 yılından beri EÜ ve DEÜ’nün çeşitli birimlerinde lisans, yüksek lisans ve doktora düzeylerinde İşletmecilik, İşletme Ekonomisi ve Yönetimi, Üretim Yönetimi ve İşletmelerde Karar Verme Teknikleri derslerini vermiştir. 1987-1988 ve 1997-1998 yıllarında iki kez kazandığı Fulbright burslarıyla ABD, University of Florida’da 2 yıl süreli misafir profesör olarak akademik çalışmalarını sürdürmüştür.
Doğan’ın “İşletmelerde Karar Verme Teknikleri” ve ilk baskısı 1982 yılında gerçekleşen “İşletme Ekonomisi ve Yönetimi” adlı tek adla yayınlanmış iki kitabı “Reklamcılığın Türkiye’nin Ekonomik Gelişmesi ve Verimlilik Üzerindeki Etkileri” ve “Türkiye’de Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler ve Uygulanan Ekonomik, Mali ve Sosyal Politikaların Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler Açısından Değerlendirilmesi: Sorunlar ve Çözüm Önerileri” adlı iki adet ortak eseri, değişik bilimsel dergi ve yayınlarda çıkmış birçok makale, araştırma ve inceleme yayınları bulunmaktadır.
Prof. Dr. Muammer Doğan, Dokuz Eylül Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinde 1989-1998 ve 2001-2004 yılları arasında İşletme Bölüm Başkanlığı, 1990-1996 yılları arasında Dekan Yardımcılığı görevlerini üstlenmiştir. Hâlen İşletme Bölümünde Öğretim Üyesi görevini yürüten Muammer Doğan evli ve 2 çocuk babasıdır.

İşletme Ekonomisi ve Yönetimi adlı bu eserde kuruluşundan işleyişine kadar işletmecilik kapsamına giren tüm konular, yeni bir yaklaşımla, özellikle 2000'li yıllarda gerek literatürdeki gelişmeler gerekse iş dünyasındaki yeni uygulamalar dikkatle değerlendirilerek hazırlanmıştır. Eserde çağdaş işletmecilik alanında uluslararası nitelik kazanmış en son kavramlar, bilgiler, ilkeler, teknikler ve stratejiler sistematik bir şekilde incelenmiştir. Özellikle işletmeciliğin temel konuları ve kavramları, işletmenin kurulması faaliyetleri, yönetim, üretim, pazarlama ve finans fonksiyonları ayrıntılı olarak ele alınmıştır.
Eser, programlarında işletme, işletme ekonomisi, işletme yönetimi, yönetim ve organizasyon, üretim, pazarlama ve finansman gibi derslerin yer aldığı İktisadi ve İdari Bilimler Fakülteleri, İşletme ve Mühendislik Fakülteleri ve Meslek Yüksekokulları öğrencilerine yönelik bir referans kaynağı niteliğindedir.

Gülay Budak, Gönül Budak Faaliyet alanı ve ölçek (büyüklük) farkı gözetmeksizin tüm işletmeler ve kurumlar açısından yönetim olgusu, evrensel bir nitelik taşımaktadır. Yönetim olgusunun önemi, örgütlerin amaçlarına ulaşmalarını sağlayacak konuları kapsamasından gelmektedir. Kuşkusuz, yöneticinin etkinliği, bilimsel bir içeriğe sahip konularda bilimsel bilgi ve tecrübeye sahip olmaya devam ettikçe artmaktadır. Böylece yöneticiler, örgütün kıt kaynaklarını, etkili ve verimli bir biçimde kullanarak örgütü hedeflerine ulaştırmaktadır.
Yöneticilik mesleğinin en zor yanı, “insanı yönetmek”tir. Beklentileri, gereksinmeleri ve yetkinlikleri sürekli olarak değişen insan, giderek daha da karmaşıklaşan bir kaynak olarak yöneticileri farklı yönetim arayışlarına yöneltmektedir.
Yönetim, oldukça hızlı değişen ve gelişen bir bilim alanıdır. Bir yandan yeni kavramlar, teknikler, modeller ve kuramlar yönetim alanına kazandırılırken diğer yandan bir dönem doğruluğu ve geçerliliği savunulan birçok kuram eleştirilere uğrayarak devre dışı kalabilmekte ya da dönüşüme uğrayabilmektedir.
İşletme Yönetimi kitabımız, işletmecilik dalında eğitim gören lisans, yüksek lisans ve doktora programlarındaki öğrencilerin, aynı zamanda, iş dünyasının değişik kademelerinde görev yapan yöneticilerin ve yönetici adaylarının bilgi birikimlerine katkı sağlayacak birçok güncel konuyu kapsamaktadır.
Asım Balcı Bu kitap, küreselleşmenin giderek daha fazla hissedildiği bir ortamda yaşanan sosyal, siyasal ve ekonomik gelişmeler ışığında, sağlık hizmetleri analında yerinden yönetim anlayışının, ön plana çıkmasını, ulusal ve uluslar arası deneyimleri de göz önünde tutarak analiz etmeyi amaçlamaktadır. Bu analiz sürecinde, kamu yönetimi deneyim ve perspektiflerinin de önemli olduğu düşünülmekte ve bu sebeple sağlık hizmetlerinin yeniden yapılandırımasında olası etkileri tartışılmaktadır.
Oğuz Kara - M. Nurullah Kurutkan Sağlık ve sağlıklı yaşam hakkı insanların en temel haklarından ve gereksinimlerinden birisidir. Üretilen sağlık hizmetinin insanlığa en etkin ve verimli bir şekilde ulaştırılması gerekmektedir. Kaynakların en verimli şekilde tahsisi ekonomi biliminin temel uğraş alanlarından birisidir. Sağlık hizmetini üretenler ile sağlık hizmetini kullananların davranış kalıpları piyasanın işleyişini ve yapısını belirlemektedir. Sağlık hizmetlerinin piyasa yapısı diğer mal ve hizmetlerin piyasa yapısından oldukça farklı bir şekilde belirlenmektedir. Bu sektörde mübadeleye konu olan hizmetin sağlık olması, çoğu zaman ikame edilememesi ve yoğun bir kamu müdahalesine tabi olması piyasanın işleyişini diğer piyasa yapılarından ayırmaktadır.
Bu kitap, mikroekonominin temel ilke kavramlarından hareketle sağlık hizmetleri piyasasının taraflarını ve piyasanın işleyiş mekanizmalarını ekonomi ve sağlık disiplinleri çerçevesinde analiz etmektedir. Kitap, sağlık hizmetleri piyasasının işleyiş mekanizmalarını mikro iktisat teorisi içerisinde ele almakta ve sağlık piyasasının kendine has özelliklerini göz önünde bulundurmaktadır. Kitabın, Sağlık Kurumları yöneticilerine, ekonomi bilimiyle uğraşanlara ve sağlık hizmetleri piyasasında faaliyet gösteren tüm paydaşlara katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
Aliye MAVİLİ, Fatih ŞAHİN, İlhan TOMANBAY, Meshut BAŞAK, Sema OĞLAK, Harun CEYLAN, Şeyda YILDIRIM, Serap DAŞBAŞ, Güler GÜNEŞ, Yasemin ÇÖLGEÇEN 20. yüzyıl boyunca tıp ve teknoloji alanında meydana gelen gelişmelerle birlikte insan ömrü giderek uzamış ve yaşlılık, sınırlı sayıda insanın deneyimleye bildiği bir ayrıcalık olma özelliğini büyük oranda kaybetmiştir. Aynı şekilde, sanayileşme sonrası süreçle başlayan göç, kentleşme, çekirdek ailenin yaygınlaşması ve kadının istihdam piyasasında daha yoğun yer alması gibi nedenler doğum oranlarının da giderek düşmesini beraberinde getirmiştir. Yaşam süresinin uzaması ve doğum oranlarının azalmasıyla birlikte genel nüfus içinde yaşlı nüfusun oranı hızla yükselmiştir ve yaşlılara yönelik sağlık hizmetleri, bakım hizmetleri ve sosyal hizmetlerin önemi giderek artmaya başlamıştır.
Bununla beraber toplumsal yapıda, yaşam pratiklerinde ve toplumun yaşlılık algısında meydan gelen dönüşüm ve aile gibi geleneksel refah sağlayıcı kurumların işlevini yitirmesi, yaşlılara yönelik bakım ve sosyal hizmetlerin kurumsal olarak sunulmasını zorunlu hâle getirmiştir. Bu bağlamda modern hayatla birlikte yaşlılığın anlamının giderek değiştiğini söylemek mümkündür. Bireylerin yaşlanmasından çok toplumların yaşlanması ekseninde değerlendirilen yaşlılık, bir “sorun” olarak algılanmaya başlamıştır. Bu yönüyle toplum açısından bir “yük” olarak algılanan yaşlılara yönelik sağlık hizmetleri, bakım hizmetleri ve sosyal hizmetlerin farklı perspektiflerle ele alınması yaşlılık ve modern hayat arasındaki ilişkinin de daha net görülmesine katkıda bulunabilir.
Bu noktadan hareketle kitap, değişen toplum yapısı bağlamında yaşlılığın modernleşme süreciyle birlikte geçirmiş olduğu dönüşümü, sosyolojik bir perspektifle sağlık hizmetleri, bakım hizmetleri ve sosyal hizmetler ekseninde ele almaktadır. Bu bakımdan kitabın farklı disiplinlerden yaşlılık konusuna ilgi duyan akademisyenlere ve alanda çalışanlara katkıda bulunması umulmaktadır.
Joseph A. Maxwell İnformel bir dille -serbest jargonla- yazılan Nitel Araştırma Tasarımı: Etkileşimli Bir Yaklaşım nitel araştırma planlaması için araştırmacılara ve öğrencilere kullanışlı ve adım adım rehberlik sağlamaktadır. Bu, tasarımın bileşenlerinin birbirleri ile nasıl bir etkileşim içinde olduğunu gösterir ve temel tasarım konularına dikkat çekerek bu bileşenler arasında pratik ve tutarlı ilişkilerin oluşturulmasını sağlayan bir strateji sunar. Eser lineer ya da tipolojik bir yapıdan ziyade araştırma tasarımı ve araştırma önerisi yazımı için oldukça uygun sistematik bir yapıya dayanan orijinal ve yenilikçi bir model önermektedir.
“Eser, inanılmaz derecede kullanışlı ve ilgi çekici. … Ayrıca bünyesinde nitel araştırmanın merkezinde yer alan ve henüz ‘herkese açık’ ortamlarda açıkça tartışılmamış birçok konuyu barındırmakta.”
David Carlone, North Carolina Üniversitesi, Greensboro
Ben özellikle öğrencilerin nitel araştırma tasarımı ile daha gerçekçi bir şekilde ilgilenmesine katkı sunacağını düşündüğüm etkileşimli odaklanmayı beğendim. Kuşkusuz bu özellik eserin bir kılavuz kitap olmasını sağlamaktadır ve yazarın eserde kapsamlı teori tartışmaları yerine oldukça yararlı içeriklere, alıştırmalara, görüş ve örneklere odaklanmasını değerli buluyorum.
Charles H. Elliott, Laura L. Smith Başarılı bir şekilde öfkeyi yerine kaldırın ve mutlu ve dolu bir hayat sürün!
Öfke tümüyle normal ve insani bir duygu. Ancak yıkıcı hale geldiğinde işte, ilişkilerde ve genel hayat kalitesinde sorunlara yol açabilir. Bu kitapta öfkenin kaynaklarını tespit etmenize ve sağlıklı bir şekilde serbest bırakmanıza yardımcı olacak öfke kontrol yöntemlerine, becerilerine ve alıştırmalarına dair güvenilir ve kabul edilmiş bilgiler bulacaksınız.
• Hiddetle ilişkiyi kesin – öfkeyi ve nereden kaynaklandığını tespit edin, duyguların nasıl işlediğini anlayın ve öfke hakkındaki efsaneleri çürütün
• Canavarı ehlileştirin – öfke noktalarınızın yerini saptayın, öfkeyi nasıl, ne zaman ve nerede ifade ettiğinizi anlayın ve öfkeye eşlik eden sorunlara göz atın
• Soğukkanlılığınızı koruyun – öfkenizin bedelini değerlendirin, kızgın kalmanın verimli olup olmadığına karar verin ve eski modelleri olumlu modellere dönüştürmeye kucak açın
• Yeni bir bakış açısı edinin – çarpıtılmış düşünceleri nasıl gün yüzüne çıkaracağınızı ve onlara nasıl meydan okuyacağınızı keşfedin, tekrar değerlendirin ve daha iyi ve daha sağlıklı bir hale getirin.
• Sağlığınızı iyileştirin – zorlu durumları aşırı öfke olmadan idare etmek için bir dizi gerekli yaşam tarzı değişiklikleri ve özel beceriler bulun
Charles H. Elliott, Phd, bir klinik psikolog ve Bilişsel Terapi Akademisi’nin kurucu üyesi. Laura L. Smith, Phd, New Mexico Psikoloji Birliği Başkanı seçildi. Birlikte Sınırda Kişilik Bozukluğu For Dummies ve diğer kitapların eş yazarlığını yaptılar.
Kitapta bulacaklarınız:
• Öfkenizi, işe yarayan şeylere odaklanarak nasıl kontrol edeceğiniz
• İyi bir gece uykusunun önemi
• Hayattaki bakış açınızı değiştirme yolları
• Özenle kontrol edilen öfke ifadelerinin sizin için neden dışa vurmaktan daha iyi olduğu
• Anlaşmazlıkları meydan okumalara nasıl dönüştüreceğiniz
• Affetme ve öfkesiz bir hayat sürdürme üzerine tavsiyeler
• Öfkeyi kontrol etmenin nasıl tamamen sizin elinizde olduğu
Richard L. DAFT, South Western Cengage Learning Daft'ın “Örgüt Kuramları ve Tasarımını Anlamak” kitabının genişletilmiş ve güncellenmiş 10. basımı örgüt kuram ve tasarımı alanına oldukça farklı, okuyucuların dikkatini çeken, okuyucuları düşündüren ve uygulamalarla yol gösteren bir yöntemle yaklaşmaktadır. Örgüt kuramları ve tasarımına ilişkin temel kavramları, klasik ve çağdaş düşünce ve fikirleri, önemli öge ve faktörleri, aralarındaki ilişkileri geniş ve detaylı bir bakış açısı ile ele almaktadır. Kitap, çağdaş düşünce ve yaklaşımları klasik düşünce ve kuramlarla bütünleştirirken okuyucunun aktif olarak katılımını sağlayan eğlenceli yöntemi ile okuyucuyu sarmalayarak cezbetmektedir.
Yazar, kitaba önceki baskıdan farklı olarak iki yeni özellik eklemiştir: Birincisi, “Hazırlık Soruları” kısmıdır. Burada, okuyuculara, kendilerini bölümün ana konusuna hazırlamalarını sağlayan kısa sorular sorulmaktadır. Daha sonra, bölümün sorularla ilgili kısımlarında okuyucunun kendi düşüncesi ile doğru olanı karşılaştırmasına olanak tanıyan “Yanıtınızı Değerlendirin” uygulamaları yer almaktadır. “Hangi Büyüklükteki Örgüt Size Uygun?” özelliği okuyucunun kendi tarzı ve tercihleri ile bölüm materyali arasında bağlantı kuran kısa soru formlarını içermektedir. Bu iki özellik, okuyucuların kendilerini değerlendirmeleri için onlara katkı sağlayan özellikler olarak görülmektedir.
Her bölüm, bu iki yeni özellikle birlikte en güncel düşünceleri, yeni örnek olayları, yeni kitap incelemelerini ve uygulamadan örnekleri içermekte, örnek olayları analiz ederken ve örgütleri yönetirken kavramların nasıl kullanılacağını anlatan “Evrak Çantası” kısmı ile bölüm sonlarında yer verilen “Bütünleştirici Örnek Olaylar”dan oluşmaktadır.
Bu kitabın, örgüt kuramları ve tasarımı alanındaki zengin kuram ve araştırmaların uygulamaya dönük çalışmalarla harmanlanarak sunulma biçiminin her alandan okuyucu için son derece yararlı olacağı düşünülmektedir. Kitap, gerek akademik alana gerek uygulamacılara yönelik katkı sağlayan dikkat çekici bir eserdir.
Halit Keskin, Ali Ekber Akgün, İpek Koçoğlu Örgüt Teorisi kitabı, örgüt teorisi disiplinini okuyucuya tanıtmak, bu alandaki farklı bakış açılarını, konuları ve teorileri aktarmak ve bunları değerlendirebilecek bir altyapı oluşturmak amacıyla yazılmıştır. Kitapta, sosyal bilimlerde pozitivist yaklaşımla birlikte ortaya çıkan modernizmin örgüt teorisine ışık tuttuğu 19. yy.dan itibaren örgüt teorisinde postmodernist yaklaşımın hâkim olduğu 21. yy.a kadar örgüt teorisinin nasıl gelişim gösterdiğinin, örgüt teorisinin farklı zamanlarda hangi yaklaşımların hâkimiyeti altına girdiğinin, yaklaşımlar arası çatışmaların örgüt teorisine nasıl yansıdığının ve örgütleri anlama konusunda ne gibi zorluklar oluşturduğunun sistemli bir şekilde okuyucuya aktarılması amaçlanmıştır. Kitap, örgüt teorisinin nasıl ortaya çıktığını ve geliştiğini tarihsel bir bakış açısıyla açıklarken aynı zamanda toplumsal değişimin diğer bilim alanlarındaki gelişmelerle nasıl örtüştüğünü ve kronolojik olduğu kadar felsefi gelişimini de aydınlatmayı hedefler.
Örgüt teorisinin etkin bir biçimde öğrenilmesi için öncelikle alanın çeşitliliği ve karmaşık doğası kabul edilmelidir. Örgüt teorisini tek bir bakış açısına indirgemeye çalışmak yerine birçok paradigmanın farklı bakışları çerçevesinde incelemek ve zenginleştirmek gerekmektedir. Bu kitapta, örgüt teorisinin karmaşıklığı ve yönetim uygulamalarıyla olduğu kadar sosyal hayatla bağlantısı, birçok kitaptaki eş biçimli yaklaşımların bu alana getirdiği uyumlu ve tamamlayıcı açıklamaların ötesinde farklı yaklaşımların eleştirel ve farklılık yaratan değerlendirmeleri ile ortaya konmuştur. Örgüt teorisinde kalıpları yıkmak, tek bir paradigma esasına dayalı analizin önüne geçmek, tartışmaya ve eleştiriye açık, dönüşsel düşünceye uygun bir zemin hazırlamak ve paradigmalar üstü bir anlayışı cesaretlendirmek hedeflenmiştir. Nihai olarak, okuyucunun örgütü farklı bakış açıları çerçevesinde anlayabilmesi, eleştirel düşünebilmesi, örgüt teorisini mevcut düşünce kalıplarının ötesine taşıyabilmesi ve zenginleştirici teorik diyaloglar geliştirebilmesi beklenmektedir.
Steven L. McShane - Mary Ann Von Glinow, McGraw Hill Türkçe yazında “Örgütsel Davranış” alanında eserler olmakla birlikte; disiplinler arası anlatım ve güncel örnekler ile birlikte teori ve pratiği bütünsel bir şekilde sunan çalışmaya pek de rastlanmamaktadır. Prof. Dr. Steven L. Shane ile Prof. Dr. Mary Ann Von Glinow`un Örgütsel Davranış kitabı; bölümlerin düzenlenmesi, anlatım biçimi, klasik ve güncel kavram ve kuramlar, bunların günlük çalışma hayatına nasıl yansıdığına dair örnekler, okuyucuyu içeriğe hazırlayan soru ve kazanımlar ile birlikte Türkçe yazına önemli bir katkı sağlayacaktır. “Örgütsel Davranış” disiplinini; bilgi ve iletişim teknolojilerindeki gelişmelerin çalışma hayatına etkileri, takım çalışması, uluslararası araştırmalar, örnek olaylar, güncel örnekler ve tartışmalar ile ele alan bu kitabın hem akademisyenlere hem lisans ve lisansüstü öğrencilere hem de merak eden herkese faydalı olması dileğiyle…
Stephan Robbins - Timothy A. Judge, Pearson Çalışma ve iş yaşamıyla ilgili olan, bu konuda bilgisini artırmak, konulara bakış açısını genişletmek ve uygulamalarını analiz edip geliştirmek isteyen herkesin yararlanabileceği bu kitap, dört ana başlık altında toplanmıştır. Birinci bölümü oluşturan giriş bölümünde, örgütsel davranış, genel hatlarıyla ele alınmaktadır. Örgütsel davranış kavramı, ilgili olduğu diğer alanlar ile örgütsel davranışı bekleyen zorluklar ve fırsatlar incelenmiştir. İkinci bölüm birey konusunda odaklanmıştır. Davranışın oluşmasında etkili olan, algılar, duygular, tutumlar, kişilik ve değerler ile öğrenme ve motivasyon gibi bireysel süreçler ele alınarak konular derinlemesine ele alınmıştır. Üçüncü bölüm ise grubun birey davranışına olan etkisi ve grup davranışlarına ayrılmıştır. İletişim, liderlik, çatışma ile güç ve politikalar bu bölümde incelenmiştir. Dördüncü ve son bölüm olan örgüt sistemi bölümünde ise, örgüt yapısının temelleri, örgüt kültürü, insan kaynakları politikaları ve uygulamaları ile örgütsel değişim ve stres konuları işlenmiştir.
Kapsamlı örnek olaylarla zenginleştirilen kitap, her bölümde yer alan uygulama soruları, konuyla ilgili güncel yazılar, uygulamalar ve örnek olaylar ile farklı görüşlere yer veren kıyaslama yazılarını içermektedir.
Uluslararası uygulamaların da yer aldığı bu kapsamlı kitap, hem öğrencilere hem de konuyla ilgili herkese yararlı bir kaynak olacaktır.
İrfan SÜER Pazarlama dünyası, kısa bir zaman önce, hayal dahi edilemeyen yeni ve ilginç gelişmelerin yaşandığı yeni bir yüzyıla girmiştir. E-pazarlama, dijitalleşme, sanal organizasyonlar, e-ödeme, etkileşimli televizyon ve bilgi otobanı vb. gibi kavram ve uygulamalar pazarlama yöneticileri, öğreticileri ve öğrencilerinin 21. yüzyılın başlarında karşılaştıkları birçok yeni değişmenin sadece birkaç örneğidir. Pazarlama çevresindeki bu değişmeler, öylesine ciddi bir boyut kazanmıştır ki, tüm işletmelerin radikal anlamda stratejik ve örgütsel değişime girmesini gerektirmektedir. Yöneticilerin, büyümek ve kârlılığı sürekli kılmak için test edilmiş formüllere sıkı sıkıya sarıldığı günler artık gerilerde kalmaktadır. Küreselleşme, yeni endüstri ve rekabet yapıları, hızla değişen teknoloji ve tüketicilerin yeni yeni oluşan beklentileri, dünün pazar çehresini hızla değiştirmekte; hızla hareket edebilen, değişen çevreye hızla uyum sağlayan işletmeler için olağanüstü fırsatlar yaratmaktadır.
Geçmişte işletmelerin uyguladıkları pazarlama stratejilerinde marka, reklam, kitlesel pazarlama ve pazar payı gibi kavramlar ön planda yer almıştır. Günümüz pazarlama stratejileri ise birebir pazarlamaya, ortaklığa ve uyumlaştırılmış çözümlere odaklanmıştır. Çok sayıda küçük ölçekli müşteriyi çekip pazar payı yaratmak yerine, büyük ölçekli müşterilere çok miktarda satıp müşteri payını artırmak daha popüler olmaya başlamıştır.
Günümüzde pazarlamanın temel amacı, müşterilere üstün bir “değer” sunmaktır. İşletmeler, hedef müşterilerin ihtiyaçlarını rakiplerden daha iyi karşılayacak bir “değer” yaratma arayışına girmişlerdir. Bu, farklı olma ya da rekabetçi üstünlük olarak da adlandırılmaktadır. Yönetim, müşterilerine üstün değer sunmakla, hissedarlarına da üstün değer yaratmış olmaktadır. Pazarlamanın sunduğu değerler, müşterilere yeni yaşam standartları getirmekte; ancak daha da önemlisi, pazarlama insanlara ve ailelerine, yaşamayı diledikleri türden hayat sürdürebilmeleri için alternatif yollar ve hayat tarzları sunmaktadır. Yeni yüzyılda müşterilerin beklentilerine uygun değer sunmayan işletmeler, müşteri paylarının büyük bir hızla azaldığını göreceklerdir.
J. Paul Peter, James H. Donnelly, Jr., McGraw-Hill Son yıllarda pazarlama ve pazarlama faaliyetlerinin önemi giderek daha fazla vurgulanmaya başlamıştır. Üniversitelerde de pazarlama ile ilgili dersler çoğalmış ve daha çok sayıda öğrenci pazarlama ile ilgili dersleri seçmeye başlamıştır. Bunun yanı sıra, programlarında işletme ile ilgili ders bulunmayan fakülte ve yüksekokullar da işletme ve pazarlamayla ilgili dersleri programlarına dâhil etmeye başlamıştır.
Pazarlama ile ilgili farklı konuları incelemeden ve bu konularda eğitim almadan önce pazarlamanın temel ilkelerini açık ve özlü bir şekilde anlayabilmek, sağlam bir temel atmak için son derece önemlidir. Pazarlama çerçevesinin anlaşılması, temel kavram ve yaklaşımların öğrenilmesi pazarlama alanında başarılı olmanın ilk adımıdır. Pazarlama literatüründe değerli bir yere sahip bu kitap sayesinde, okuyucular küresel bir bakış açısı kazanma şansına da sahip olabilecektir.
Pazarlama Yönetimine Giriş kitabı, her biri pazarlama alanında çalışan başarılı akademisyenler tarafından özenli ve titiz çalışmanın sonucunda mümkün olduğunca aslına sadık kalarak Türkçeye kazandırılmıştır. Böyle bir kitabın Türkçeye çevrilmesi, pazarlama alanında kaynakların zenginleşmesine de değerli katkılarda bulunacaktır. Bu nedenle hem pazarlama bölümü öğrencilerine hem de farklı bölümlere seçmeli derse olarak verilen Pazarlamaya Giriş dersleri için uygun bir ders kitabıdır.

Öğrenmek istiyorsanız doğru adrestesiniz… Pazarlama Yönetimine Giriş kitabına hoş geldiniz…
William D. PERREAULT, Jr. - Joseph P. CANNON - E. Jerome McCARTHY, McGraw Hill Pazarlamanın Temelleri; akademisyenlere, pratisyenlere ve öğrencilere dönük olmak üzere pazarlama bakış açısını genişletmek ve uygulamalarını analiz edip geliştirmek isteyen herkesin yararlanabileceği temel bir kitaptır. Kitap, 18 ayrı bölümde ele alınmış olup pazarlamanın toplum, firma ve tüketici için değeri; pazarlama strateji planlaması süreci içerisinde temel pazarlama karması unsurları ve etik pazarlama bölümlerini içermektedir. Bölümler, öne çıkan temel noktaları ve güncel olayları örnekleri ile beraber ele almakta ve analiz etmektedir. Ayrıca, Ekonominin Temelleri, Pazarlama Aritmetiği ve Pazarlamada Kariyer Planlaması ekleri ile bölümler desteklenmektedir.
Kitap, kapsamlı örnek vakalarla, her bölüme ilişkin sorularla zenginleştirilmiş ve tamamlayıcı eklerle beraber temel konular pekiştirilmiştir.
Uluslararası uygulamaların güncel örneklerle beraber yer aldığı çok kapsamlı bu kitap hem öğrencilere hem de konu ile ilgilenen herkese yararlı bir kaynak olacaktır.
Hasan Kürşat Güleş, Musa Özata Çalışmanın temel amacı, sağlık bilişim sistemleri konusunda dünyada ve ülkemizde gerçekleştirilen çalışmalardan hareketle bu sistemlerin kaliteli sağlık hizmeti sunumu ve hastane işletmeciliği açısından önemini ortaya koymaktır. Üç ana bölümden oluşan çalışmanın birinci bölümünde Türk sağlık sektörünün yapısı, ikinci bölümünde bilişim sistemleri, üçüncü bölümünde ise sağlık bilişim sistemleri konuları güncel gelişmeler ışığında detaylı biçimde incelenmektedir.
Müge Demir Ülkemizde son yıllarda yapılan araştırmalar, yazılı basında yayınlanan haberler içerisinde sağlık haberlerinin %14 okunurluk oranı ile ilk sırada yer aldığını ve okuyucuların en çok bu haberlerden etkilendiklerini göstermiştir. Kitle iletişim araçlarının işlevleri arasında yer alan haber verme - bilgilendirme ve kamuoyu oluşturma açısından bakıldığında bu araçların etkinliği, yazılı basının yanlış yönlendirmesi durumunda toplumda olumsuzlukların yaşanmasına neden olmaktadır. Yazılı basının zaman zaman uzmanlara yeterince danışmadan konuları abartarak verdiği, buna bağlı olarak toplumda korku uyandırdığı, hatta insanların sağlığı ile oynayabildiğini de bildiğimiz için ülkemizde akademik düzeyde yapılmış araştırmalar kitapta yer almıştır. Niteliksel ve niceliksel analizlerin yapıldığı çalışmamda hedefim, başta insan olmak üzere tüm canlılar için büyük önem taşıyan sağlık haberlerinin kamuoyuna doğru bir şekilde aktarılmasına katkıda bulunmaktır.
Hasan Hüseyin Yıldırım Türkiye sağlık sistemi ortamında ise özellikle de 2003 yılından bu yana uygulanmaya çalışılan Sağlıkta Dönüşüm Programı (SDP) kapsamında hastaların rollerinin güçlendirilmesine yönelik çeşitli politika girişimlerinde bulunulmaktadır. Nitekim SDP’nin dokuz temel ilkesinden ikisi olan “insan merkezlilik” ve “katılımcılık” ilkeleri tüketicilerin güçlendirilmesi ile yakından ilişkili olan ilkelerdir. Bu ilkeler doğrultusunda şu ana kadar SDP kapsamında ortaya konulan hasta haklarına yönelik girişimler ve hastaların sağlık kuruluşunu ve hekimini seçme özgürlüğüne yönelik ortaya konulan uygulamalar ve 663 sayılı KHK ile Sağlığın Geliştirilmesi Genel Müdürlüğünün (SGGM) kurulmuş olması bu kapsamdaki temel unsurlar olarak belirtilebilir.
Bu kitap, yazarın 1998 yılında hazırlamış olduğu uzmanlık tezine dayalı olarak hazırlanmıştır ve iki ana kısımdan oluşmaktadır. Birinci kısım, sağlık hizmetlerinde tüketici davranışlarına ilişkindir, ikinci kısım ise, tüketici davranışlarına ilişkin bir saha araştırmasını içermektedir. Birinci kısım olan teorik bölümler gözden geçirilmiş, güncellenmiş ve genişletilmiştir. Ancak uygulama kısmındaki veriler 1998 yılı verilerini yansıtmaktadır.
Ruhi Selçuk Tabak İletişim önemini hepimiz biliyoruz, hissediyoruz. Fakat iletişim nedir, biliyor muyuz?

Elinizdeki kitap, insan iletişiminin bir alt sistemi olan sağlık iletişimini konu alıyor. Bu yönüyle kuşkusuz öncelikle bu alanın profesyonellerini ilgilendiriyor; onlara konuyu gerek kuramsal yanıyla, gerekse uygulama açısından açıklıyor, sorunları ortaya koyuyor, tartışıyor. Ama aynı zamanda genel olarak iletişimi de işliyor; bu yönüyle de herkese hitap ediyor. Kitabın gerek konunun profesyonelleri gerekse de meraklıları için iyi bir başvuru kaynağı olacağına inanıyoruz.

İçindekiler

1- İletişim
2- Sağlık İletişimi
3- Sağlık Davranışı ve Sağlık İletişimi
4- Stratejik İletişim Programı Geliştirme: Sistematik Süreç
Yasemin Bilişli 1980 sonrası neoliberal politikalarla birlikte, Türkiye'de tüketim toplumu özellikleri yerleşmeye başlamıştır. Tüketim kültürünün benimsediği yaşam tarzlarını, medyada yaygın bir biçimde görmekteyiz. Medya, tüketim kültürünün belirlediği yaşam tarzı önerilerini, sıklıkla “sağlıklı” birey olmanın gereği olarak vermektedir. Gazetelerde bireyleri sağlıklı yaşam konusunda bilinçlendirmek üzere yazılmış sağlık içerikli metinlerde, bazı davranışlar kötülenirken, bazıları da yüceltilmektedir. Burada anlam okuyucudan okuyucuya değişse de yapılan eleştirel söylem analizleri ile tespit edilen, gerçekliğin sorunlu olduğudur. Bu nedenle popüler sağlık içerikli metinlerdeki söylemsel gerçekliğin sorgulanması gerekmektedir.
Bu kitapta yapılan analizlerle sağlık içerikli metinlerde verilen bilgilerin “healthism” eleştirisi ile sunumu mevcuttur. “Healthism”, “sağlıklı yaşam” söylemi ile kapitalist düzenin meşrulaştırılması için yapay bir kültür oluşturmakta, medya da kapitalist sistemin kurallarına göre, oluşan bu yapay kültürü ticari faydaya dönüştürmektedir. Bu durum bireylerin sağlığını tehlikeye atabilme potansiyeline de sahiptir. Medyada sunulan sağlıklı yaşam tarzı önerilerinin altında, ticari kaygılar ve kârlılığın arttırılması bulunmaktadır. Bunu sağlamak için, yazılı metinlerde üretilen söylemlerle “healthism”, tüketim nesnesine dönüşmekte ve kapitalist sisteme hizmet etmektedir.
İnci Çınarlı

Günümüzün HIV/AIDS, kalp ve damar hastalıkları, şiddet, obezite, uyuşturucu ve sigara bağımlılığı gibi kamu sağlığı sorunlarıyla tıp biliminin tek başına mücadele etmesi beklenemez. İşte bu noktada “sağlık iletişimi”, iletişim stratejilerinin sağlığın geliştirilmesi amacıyla kullanıldığı ve kamu yararının esas alındığı çok disiplinli bir alan olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu çerçevede kitapta, sağlık iletişimi yöntemleri olan sosyal pazarlama, medyada savunuculuk ve halkla ilişkilerin; sağlığın geliştirilmesi çalışmalarına nasıl katkıda bulunabileceği ele alınırken, medyanın bol ama düşük kaliteli, çoğunlukla birbiriyle çelişen sağlık enformasyonlarının kaynağı olması ve “sağlık endüstrisinin ritüellerini” yansıtarak, sağlığın metalaşmasına nasıl katkıda bulunduğu da incelenmektedir. Kullanılabilir, ulaşılabilir ve doğru sağlık enformasyonunun yanı sıra sağlık okuryazarlığı düzeyindeki artış, hiç şüphesiz ki olumlu sağlık davranışının anahtarıdır ve sağlık iletişimi paydaşlarının sorumlu ve etik davranışına ihtiyaç göstermektedir. Çalışma böyle bir ihtiyacın ürünüdür.

Dilaver Tengilimoğlu - Oğuz Işık - Mahmut Akbolat Emek ve teknoloji yoğun hizmet sunan sağlık işletmeleri, karmaşık bir yapıya sahiptir. Yoğun teknolojinin yanı sıra çok sayıda profesyonelin uyumlu bir şekilde çalıştırılmasını zorunlu kılan bu alan, aynı zamanda ülke kaynaklarının çok büyük bir kısmını da tüketmektedir. Bu nedenle, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de sağlık kurumları işletmeciliğinin önemi her geçen gün artmaktadır. Buna paralel olarak sağlık yöneticilerinin temel işletmecilik bilgilerinin yanı sıra sağlık hizmetlerinde de özel bilgi ve beceri ile donatılması büyük önem arz etmektedir. Bu kitap, bu amaca yönelik olarak, gerek giderek artan sağlık yönetim programlarının gerekse sektörde hizmet sunan yönetici ve diğer profesyonellerin ihtiyaçlarını karşılamak üzere hazırlanmıştır.