Reklamcılık \ 1-1
A. Mohammed Abubakar, Aylin Atasoy, Benan Gök, Bülent Çizmeci, Cem Karayalçın, Deniz Zeren, Ebru Genç, Gülay Güler, Niyazi Gümüş, Osman Eminler, Özlem Şenlik, Remzi Reha Durucasu, Saadet Sağtaş, Selin Ögel Aydın, Süreyya Karsu Endüstri 4.0 olarak da ifade edilen bugünün dünyasında, dijital teknolojileri toplumsal ve iktisadi hayatın hemen hemen her noktasında görmekteyiz. Tedarikten üretime, insan kaynaklarından lojistiğe kadar pek çok işletme sürecinde olduğu gibi özellikle pazarlama, satış, dağıtım, tutundurma, halkla ilişkiler, marka ve itibar yönetimi, imaj gibi işletmenin müşteriye bakan yönleri yaşanan dijital dönüşümden en çok etkilenen süreçlerin başında gelmektedir. Bu süreçlerin akademik olarak değerlendirilmesi ise hem işletmeler hem de iktisadi yaşamın önemli figürlerinden biri olan aile işletmeleri için oldukça önemlidir. Bu nedenle alanında birbirinden değerli akademisyenler bir araya gelerek dijital dönüşümün pazarlama süreçlerine olan etkilerini aile işletmeleri özelinde değerlendirdikleri bu eseri siz değerli okuyucuların beğenisine ve istifadesine sunmuşlardır. İyi okumalar...
Nilay Başok Yurdakul

Pazarlama ve pazarlama iletişimi kavramı tanımı ve özellikleri, tarihsel gelişim süreci, bütünleşik pazarlama iletişiminin gelişim nedenleri, planlama modelleri, bütünleşik pazarlama iletişiminde stratejik yönetim ve ölçümleme sürecinin değerlendirilmesi çalışmada ele alınan konulardandır. Bu çalışma, pazarlama iletişiminde ölçümleme konusuna gerek akademik ve gerekse profesyonel anlamda ilgi duyan araştırmacı ve kullanıcılar için temel bir başvuru kaynağı olabilecek niteliktedir.

Kenneth E. Clow, Donald Baack, Yolu bir üniversite kütüphanesine düşen, bütünleşik pazarlama iletişimi, reklam, satış ve tüketici davranışları konusunda eli bu alandaki yabancı kaynaklara giden tüm okurların bildikleri meşhur bir kitap vardır: Bu, Pearson yayınevi tarafından çıkarılmış Integrated Advertising, Promotion and Marketing Communications kitabıdır. Şimdi bu kitap, 7. Basımının Türkçe çevirisi ile siz değerli okurlar için raflardaki yerini alıyor. Bugüne kadarki alan kitaplarından en temel farkı; her konunun detaylı, bir o kadar kolay ve derli toplu anlatımı, örnek olay ve görsel zenginliği, eğitici ve öğretici kimliğini yaratıcı şekilde sunması olarak sıralanabilir.
Rengârenk görselleri, her bir konuyu açıklayan örnek olayları, değerlendirme soruları ve eşsiz terimler sözlüğü bu alana ilgi duyan herkesi kitabın sihirli etkisi altına alacak güçtedir. Bu sihri, kitabı okumaya başlayan her okurun anlaması zor olmayacaktır. Bütünleşik pazarlama iletişimi, reklam, tutundurma, satış, dijitalleşme, sosyal medya, tüketici davranışı, yeni trendler ve yasal düzenlemeler üzerine siz soru sorun, kitap cevap versin...
Pelin DÜNDAR Kaliteli, zamanında ve uygun maliyetli sonuçlar elde edebilmenin yolu bütünün onu oluşturan parçalardan daha fazla anlam yüklü ve bir o kadar da değerli olduğunu idrak etmekten geçmektedir.
Bütünü temsil eden sinerji; nefes aldığımız her nokta da keza doğanın her kesitinde mevcuttur. Dikkatli yapılan gözlemlemeler, bileşenlerin, parçaların, unsurların hatta ve hatta canlıların birbirlerinden aldıkları güçle çok daha büyük oluşumlara zemin hazırlayabildikleri gerçeğini göstermektedir.
Çözümlerin Ortak Şifresi: Sinerji ismini verdiğim bu kitap; altı çizilen rasyonel gerçekliğe dikkatleri çekmek ve pek çok soruna çözüm getirme noktasında da sinerji olgusunun adeta ortak bir şifre vazifesi gördüğü gerçeğini, seçilen farklı konulara bağlı kavramlar ve örnekler paralelinde irdelemek gerekçesiyle yazılmıştır.
Belirlenen konuya ilişkin sinerji hususunda hassasiyet gösterilmesi gereken bazı noktalar da değişmekte hiç şüphesiz. Ancak bunları öğrenmek veya anımsamak için sayfaları çevirmek gerekmekte…
Arif Yıldız, Burak Leblebicioğlu, Gülsüm Vezir Oğuz, İlknur Bilgen, İnci Erdoğan Tarakçı, Kazım Kılınç, Meysure Evren Çelik Sütiçer, Pınar Bacaksız, Ramazan Aslan, Sadık Çalışkan, Sema Mercanoğlu Erin, Vahap Önen, Yavuz Akçi Bilgiye ulaşmanın kolaylaştığı, müşterinin her zamankinden daha değerli görüldüğü bu dönemde, uygun pazarlama anlayışının benimsenmesi ve uygulanması büyük önem arz etmektedir. Günümüz pazarlama dünyasında her geçen gün yeni anlayışların ortaya çıkması, araştırmacıların da bu yaklaşım ve anlayışları yakından takip etmesini gerekli kılmaktadır.
Kitabın hazırlanma nedeni; işletme yöneticilerinin, pazarlama elemanlarının, araştırmacıların ve ilgili diğer paydaşların yararlanabilecekleri, günümüz yeni pazarlama yaklaşımları hakkında bilgi edinebilecekleri bir kaynak oluşturmaktır. Bu kitap; Doç. Dr. Yavuz AKÇİ editörlüğünde hazırlanmış olan “Değişen Pazarlama Anlayışı: Yeni Pazarlama Yaklaşımları” kitabının devamı niteliğindedir. Bir önceki kitapta ele alınan 13 farklı pazarlama anlayışının ardından, yine birbirinden önemli 13 farklı pazarlama anlayışı ve konusuna bu kitapta yer verilmiştir. Bu kapsamda; İslami pazarlama, içsel pazarlama, sinsi pazarlama, sosyal medya pazarlaması, ağ pazarlama, holistik pazarlama, sürdürülebilir pazarlama, influencer pazarlama, mobil pazarlama, izinli pazarlama, pazarlama 4.0, pazarlama araştırmalarında etnografi, pazarlama-lojistik bütünleşmesi, kitapta kapsamlı olarak ele alınan bölümleri oluşturmaktadır.
Türkiye'nin farklı üniversitelerinde görev yapan, alanında uzman birçok akademisyenin, deneyim ve bilgilerinin kaleme aldığı bu çalışmayı okurlarıyla buluşturmanın heyecan ve mutluluğunu yaşıyor, keyifli okumalar diliyoruz.
Nilgün Bülbül Toplumların eğitime bağlı olarak değişimi, teknolojinin ve iletişim imkânlarının gelişimi ve küreselleşme gibi faktörlere bağlı olarak pazarlama anlayışı, karması ve fonksiyonları 1800'lü yıllardan günümüze kadar önemli değişimler yaşamıştır. Bu önemli gelişmelerden birisi de deneyimsel pazarlamadır. Bu eserin amacı, zincir kahve mağazaları örneği ile deneyimsel pazarlamanın müşteri sadakati üzerindeki etkisini ortaya koymaktır. Bu amaç doğrultusunda zincir kahve mağazalarında müşterilerin yaşadıkları pazarlama deneyimlerine ilişkin tutumları ve deneyimsel pazarlamanın müşteri sadakati üzerine etkisi incelenmeye çalışılmıştır.
Eser, üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde; pazarlama, pazarlamanın önemi, temel fonksiyonları, pazarlama anlayışında yaşanan gelişmeler, deneyim kavramı ve müşteri deneyiminin aşamaları hakkında bilgiler sunularak deneyimsel pazarlamanın kavramsal çerçevesi verilmiştir. İkinci bölümde; müşteri sadakatinin tanımı, amacı ve önemi, faydaları, düzeyleri, modelleri, müşteri sadakatine etki eden faktörler ile deneyimsel pazarlamanın müşteri sadakatine etkisi hakkında bilgiler verilmiştir.
Üçüncü bölümde ise deneyimsel pazarlamanın müşteri sadakatine etkisinin belirlenmesi üzerine zincir kahve mağazaları uygulamasına yer verilmiştir. Sonuç ve öneriler bölümüyle eser sonlandırılmıştır.
Sinem Yeygel Çakır "Dijital Çağda Pazarlama İletişimi" isimli bu kitap, dijitalleşme ile pazarlama ve pazarlama iletişimi sürecinde yaşanan değişimleri ve bu alanlarda ortaya çıkan yeni eğilimlere yönelik kapsamlı bilgileri içermektedir. Dijitalleşmenin vazgeçilmez bir şekilde günlük yaşam pratikleri içinde bir dönüşüm yaratması, pazarlama sürecinde de bu dönüşümün göz ardı edilemez bir hâle gelmesine neden olmuştur. E-ticaret, e-pazarlama ve mobil ticaret uygulamalarının markalar açısından stratejik olarak önem kazanması ve bu alanlarda yeni eğilimlere her geçen gün yenilerinin eklenmesi, bu konulara yönelik çalışmaların yapılmasını da gerekli kılmaktadır.
Kitabın ilk bölümünde dijitalleşme süreci Web 1.0'dan Web 4.0'a giden süreçte tanımlandıktan sonra ikinci bölümünde dijitalleşme sürecinin ticaret ve pazarlamada ortaya koyduğu dönüşüm aktarılmaktadır. Bu kapsamda sanal pazar yeri olgusu ve bu bağlamda işletmelerin gerçekleştirdikleri e-ticaret iş modelleri aktarılmakta, beraberinde markaların müşterileri ile ilişkilerinin tanımlandığı müşteri ilişkileri yönetiminin Sosyal CRM ve Elektronik Müşteri İlişkileri Yönetimi boyutundaki yapısı ortaya konulmaktadır. Pazarlamada dijitalleşme kapsamında, e-pazarlama kavramının içeriği, e-pazarlama uygulama alanları olarak izinli ve sözlü pazarlama ve pazarlama iletişimi sürecindeki dijitalleşme vurgulanmaktadır. Kitabın üçüncü bölümünde ise dijital çağın pazarlama iletişimi kanalları olarak sosyal medya kanalları (bloglar, forumlar, arama motorları, sosyal ağ siteleri, içerik paylaşım siteleri, wikiler vb.) aktarılmaktadır. Son bölüm ise topluluk pazarlaması ve sosyal medya pazarlaması konularını içermektedir. Sosyal medyada içerik pazarlaması kapsamında içerik pazarlaması kampanya planlama süreçleri, kullanıcı merkezli içerik üretim süreci ve bu sürecin stratejik noktaları üzerinde durulmaktadır.
Aycan Erdenir, Cenap Coşkun, Erdem Tatlı, Gözde Öymen, Hilal Özden Özdemir Çakır, Kezban Saki Yaltırak, Nihal Kocabay Şener, Pınar Karaca, R. Gülay Öztür, Suzan Moç, Zeynep Mine Alptekin İstanbul Ticaret Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Doktora Programında ders vermekte olan öğretim üyeleri ve sektörde aktif çalışmakta olan doktora programındaki öğrenciler ile hazırlanan “Dijital Pazarlama İletişiminde Yeni Kavramlar: Akademi Ne Söyler, Sektör Nasıl Uygular?” başlıklı bu değerli kitapta; bireysel sosyal sorumluluk, paylaşım ekonomisi, içerik pazarlaması, dijital hikâye anlatıcılığı, transmedya hikâye anlatıcılığı, hiper hedefli kişiselleştirilmiş dijital reklamcılık, programatik reklamcılık, yeniden hedefleme (retargeting), ses teknolojileri, tüketici elektroniği şovu (CES), paralel gerçeklik, giyilebilir teknoloji, nesnelerin interneti, adreslenebilir TV reklamcılığı, yapay zekâ teknolojisi, reklam engelleyiciler (adblockers) ve mikro video reklamlar gibi dijital pazarlama iletişimi çalışmalarındaki yeni kavramların açılımını hem akademik hem de sektörel çalışmalar perspektifinden bulabilmeniz mümkün. Her bir kavramın detaylı şekilde örnek kampanyalarla somut hâle getirilerek incelendiği kitapta, fütüristik yaklaşımlar ve terimler sözlüğü de bulunmaktadır.
Bugün uygulamalarını gördüğümüz ve gelecekte daha yoğun kullanılacağı öngörülen bu kavramların akademik ve sektörel çalışmalar için önemli bir referans kaynağı olacağı düşünülmektedir. Dijital pazarlama iletişimindeki yenilikleri takip edenlerin ilgiyle okuyacağı bu kitabın tüm öğrencilere, akademisyenlere ve sektör temsilcilerine faydalı olması dileğimizle...
Arzu Başak Fidan, Derya Çakmak Karapınar, Derya Öcal, Dilek Doğan, Emre Ş. Aslan, Enes Emre Başar, Ersin Diker, Gülsüm Çalışır, Hasan Rençber, Hıdır POLAT, Mehmet Ali Gazi, Mehmet Bahadır Erciş, Merve Çerçi, Murat Seyfi, Mustafa Cankut Kurt, Neva Doğan, Nurgül Ergül, Pınar Bacaksız, Selin Bitirim Okmeydan, Sultan Koca, Şule Yüksel Özmen, Ümit Arklan, Yılmaz Ağca Reklam ve reklamcılık üzerine yazılanlar, muazzam bir birikimi yansıtmaktadır. Reklam yazıları, özü itibariyle ya reklamcılık uygulamalarına destek vermek ya da eleştirmek üzere kaleme alınmış; reklamcılığın dönemsel dönüşümlerini ortaya koyarak tarih sayfalarında yerini almıştır. İletişimin ağırlıklı olarak "1" ve "0"ların (digit) çekiciliği altında dijital olana yöneldiği ve bireyin yaşam pratiklerinin “açık” (on) ve “kapalı” (off) olarak ifade edildiği günümüzde, günlük yaşam internet ağları üzerinden akmaktadır. Gönüllü olarak zamanını dijital ortamlarda geçiren birey de reklamcılık endüstrisinin kolaylıkla erişebileceği bir hedefe dönüşmektedir. Günümüzde, amacı hâlen, bireyleri ikna etmek olan reklamcılık, oyunu, dijital olanın kurallarına göre oynamaya başlamıştır. Bu bağlamda şirketlerin sürdürülebilirliklerinin bir garantisi olarak gelişim seyri gösteren yeni medya, yeni bir uygulama açığa çıkarmıştır: Dijital Reklamcılık.
Günümüz reklamcılık pratiklerini çeşitli yönleriyle ele alan ve alana katkıda bulunması beklenen Dijital Reklamcılık kitabı, alan uzmanlarının bir araya gelerek kaleme aldıkları ortak birikimi sergilemektedir. Reklamcılığı teorik ve pratik çerçevede ele alan derleme kitapta, öncelikle reklamcılık tarihi ele alınmaktadır. Kitapta ikinci kesiti, “Dijital Olanı Anlamak” başlığı oluşturmaktadır. “Aktörlerin Dijitalleşmesi” başlığında dijitalleşme, reklamcılıkla yakından ilişkili alanlar çerçevesinde irdelenmektedir. Reklamcılık endüstrisinin genişleyen çalışma alanları ve uygulamaları “Dijitalleşen Dünyada Reklamcılık Uygulamaları” başlığında incelenmiştir. Reklam etkisi, “Dijital Medyada Reklam Etkisi” başlığıyla; reklamcılığın etik değerlendirmesi ise “Dijital Reklamlar ve Etik” başlığıyla tartışılmıştır.
Hakkı Akgün Ekonomi ve ekonomiye ilişkin bilgi tarih boyunca insanların en temel gereksinimleri arasında yer almıştır. Nitekim Batı’da basının ilk ortaya çıkışında iktisadi bilgilerin aktarılma gereksinimi etkili olmuştur. Basın türleri arasında yer alan ekonomi basını, ekonomik aktivitelere ilişkin kitlelere bilgi sağlaması bakımından önemli bir konumda yer almaktadır. Özellikle 1980’li yıllarla birlikte ülkemizde artan neo-liberal politikaların ekonomi basınına duyulan ihtiyacı daha da arttırdığı görülmektedir. Basında tekelleşmenin giderek yaygınlaştığı, ekonomi konularının basındaki ağırlığını arttırdığı bir dönemde gerçekleşen bu dönüşüm medyanın sahiplik yapısıyla bağlantılı olarak ekonomi basınının ürettiği haber söylemlerinde de varlığını hissettirmektedir. Bu kitapta Türkiye’de ekonomi içerikli yayın yapan haftalık dergilerin ekonomi politik yapısı ve bu ekonomi politik yapının üretilen haber söylemlerine yansıması ortaya konulmuştur. Bireylerin doğrudan ekonomik aktivitelerini ilgilendiren ve yönlendiren ekonomi haberlerinin ekonomi politik bağlamda incelenmesi literatürde benzer bir çalışmanın bulunmaması açısından önem taşımaktadır. Medya aracılığıyla edindiğiniz bilgilerle yatırım ya da tüketim kararınızı vermeden önce kitabı okumanızın ekonomik tercihlerinizde siz değerli okuyuculara faydalı olmasını temenni ederim.
Şebnem Gürsoy Ulusoy 21. yüzyıl dört kavramın birbirine karıştığı, birbiri ile iç içe geçtiği bir dönemi beraberinde getirmiştir. Bu kavramlar teknoloji, İnternet, İnsan ve İletişim kavramlarıdır. Değişim ve dönüşüm bu kavramlar üzerinden ilerlemekte ve yolunu çizmektedir. İnternet teknolojinin bir çıktısı olarak insanların hayatına girmiş ve daha sonrasında insan doğasını ve iletişim süreçlerini değiştirmeye başlamıştır. İnsan doğası gereği sürekli bir değişime alışıktır aslında. İnsan anne karnına düştüğü andan itibaren devam eden bir değişim ve dönüşüm sürecindedir. Değişim sürecine doğası gereği entegre olan insan, modernleşen dünyanın getirdiği değişimlere de adapte olmaktadır. Bu adaptasyon sürecinde yaşanan ve yaşanması muhtemel olan kısıtlılıklar, iletişim sorunları, insanın doğasına yabancılaşması söz konusu olabilmektedir. Makineleşen İnsan ve İletişim Dili Etkileşimleri, dijitalleşme ile birlikte ortaya çıkan süreçlerin özellikle kitle iletişim araçlarının (televizyon, yeni medya) ve bunlara bağlı olarak ortaya çıkan uzantılarının e-kitap, online eğitim, sosyal medya kavramlarının irdelendiği ve incelendiği araştırmalarla desteklenmiş bir araştırma ve teori kitabıdır.
Ferudun Yayman İşletmelerin öncelikli hedefleri arasında kârlılık, büyüme ve paydaşları için değer yaratmak vardır. Bunu da ancak sürdürülebilir rekabet avantajı ve pozitif finansal performans sonuçları ile elde edebilirler. Doğaldır ki bu sonuçların elde edilmesi, doğru yönetim stratejileri ve sadık müşteriler ile mümkündür. Tutundurma faaliyeti olarak müşteri bağlılık programlarının yüksek maliyetleri hesaba katıldığında müşteriye değer katan ve bağlılık yaratan unsurların neler olduğunu bilmek, işletmeler açısından yaşamsal bir öneme sahiptir. Çünkü işletmeler için sadık müşterilerin elde tutulmasının maliyeti, yeni müşteri kazanımına göre daha düşüktür. Dolayısıyla sadık müşteri portföyünün genişliği, sürdürülebilir rekabet avantajı ve pozitif performans sonuçları açısından hayati önem taşımaktadır.
Bu bakımdan kitapta yer alan araştırma sonuçları, gerek bankacılık sektörü gerekse hizmetler sektöründe faaliyet gösteren işletmeler açısından önemli çıkarımlar içermektedir. Elde edilen sonuçlar, uygulayıcıların yoğun rekabet ortamında bağlı müşteri portföylerini büyütebilmeleri için hangi faktörlerin önemli olduğunu ortaya çıkarmaktadır. Ayrıca, konuyla ilgilenen araştırmacılara geniş bir teorik çerçeve ile önemli bulgular sunmaktadır. Bu bağlamda kitap, hem uygulayıcılar hem de araştırmacılar için önemli bir kaynak niteliğindedir. İlgilenenlere katkısının büyük olacağı inancıyla iyi okumalar...
Aybeniz Akdeniz Ar Dünya koşullarının hızla değiştiği, dünya ticareti ve ekonomik akımların yeni bir yapılanma içerisinde bulunduğu günümüzde güçlü markalar yaratmanın önemi, iş dünyasının rekabetçi ortamında her gün daha fazla hissedilmektedir. Dünya ticaretinde artık çok fazla ürün, çok fazla marka, çok fazla rekabet var. Böylesine marka yoğunluğunun olduğu pazarlarda, marka yaratmak da öyle kolay değil. Üreticinin ürettiği malı ambalajlayıp üzerine bir de isim koyup satışa çıkarması, "Ben marka yarattım ve satıyorum.” anlamına gelmiyor. Markayı pazara çıkarmadan önce stratejik ve uzun vadeli düşünmek, defalarca test etmek, markayı konumlandırmak, tanıtımını yapmak, kısacası tüketicinin zihninde uzun vadeli bir yer edinmek, marka yaratmada yapılması gerekenlerin sadece çok küçük bir kısmı. Bunların hepsi doğru ürün, doğru strateji, doğru konumlandırma yani hedefi tam ortasından vurmakla sağlanabiliyor.
Günümüz pazarlarında marka yaratmanın ve markalaşmanın önemi bu kadar artarken bu kitapta, "Marka nasıl yaratılır?" sorusundan yola çıkılarak adım adım "Marka nedir?", "Markalaşma yolunda dikkat edilmesi gereken stratejiler nelerdir?" sorularına cevap aranmıştır.
Bu kitap; bir taraftan marka yaratma çekincesini üzerinden henüz tam manasıyla atamayan işletmeleri motive etmek ve onlara yol göstermek, diğer taraftan her alanda marka olmanın gereğini hissettiğimiz bu çağda, "Kişisel ve kurumsal marka yaratma nasıl olur?" sorusuna cevap arayanlara ve özellikle de konunun öneminden hareketle üniversite öğrencilerinin, "Marka" derslerine ve "Pazarlama" derslerine yardımcı olmak amacıyla hazırlanmıştır.
Bezgin Leyla, Kılıç Sabiha. Pazarlama araştırmacılarının tüketicilerin çeşitli özelliklerini dikkate alarak gerçekleştirdikleri faaliyetler ürün ve hizmet satışlarının artırılmasında önemli bir yere sahiptir. Bu özelliklerin arasında tüketici davranışlarını belirleyebilmek amacıyla kullanılan demografik faktörlerden yaş en etkili unsurlardan biridir. Dolayısıyla aynı yaş grubuna hitap eden ürünlerin sunulmasında o yaş grubunun kişilik özelliklerinin dikkate alınması, yaş gruplarının birbirinden ayrılmasına ve çeşitli kuşakların oluşmasına neden olmuştur. X, Y, Z gibi çeşitli isimlerle adlandırılan bu kuşaklar farklı kişilik özelliklerine sahiptirler. Farklı özellikler gösteren bu kuşakların algıladıkları marka imajı ve kalitesi farklılıklar gösterebilmektedir.
Bu amaçla kitabın araştırma bölümünde öncelikle X, Y, Z kuşağı tüketicilerinin marka denkliği ögelerini algılama düzeyleri belirlenmiştir. X, Y, Z kuşağı tüketicilerinin marka denkliği ögelerini içinde bulundukları kuşağa göre farklı olarak algıladıkları ve böylece bu algı farklılıklarının yeniden satın alma kararlarını farklı düzeyde etkilediği varsayılmaktadır. Günümüzde klasik araştırma yöntemleri arasında yer alan anket tekniğine dayalı tüketici araştırmaları yaygın olarak kullanılmakta olup, çağdaş araştırma yöntemlerinden biri olan nörogörüntüleme teknikleri de giderek artan oranda kullanılmaya başlanmıştır. Bu kapsamda kitapta, X, Y, Z Kuşakları, Marka Denkliği Ögeleri, Yeniden Satın Alma Kararı anket ve nörogörüntüleme tekniklerinden Elektroensefalografi (EEG) ve Göz İzleme tekniği kullanılarak incelenmektedir. Kitap, nöropazarlama konusunda araştırma ve çalışmalar yapan akademisyenler, profesyoneller ve iş adamları için yol gösterici kaynak niteliği taşımaktadır.
Ayşen Temel Eğinli, Bektaş Sarı, Berkant Yılmaz, Burcu Yaman Akyar, Didem Özşenler, Erdem Geçit, Murat Çelik, Nahit Erdem Köker, Nevzat İnan, Özen Okat, Sevgi Akça Güleş, Zöhre Akyol Tüketmek nedir? Tüketimin kendine özgü psikolojik dinamikleri nelerdir? Tüketim davranışlarının psikolojik temellerini açıklamada hangi kuramlar yol gösterici olabilir? Tüketim davranışı ve karar süreçleri ile ilgili güncel tartışmalar nelerdir? Tüketerek mutlu olmak mümkün müdür? Tüketme eyleminin psikolojik tetikleyicileri ve bu eylemden etkilenen psikolojik süreçler nelerdir? Bu soruların yanıtları, tüketme eylemini anlamak ve bu eyleme yön vermek isteyen pek çok kişi ve kurum için oldukça değerlidir. Bu kitabın temel amacı; pazarlama iletişimi çalışmalarına yön veren tüketim süreçlerini psikolojik dinamikleriyle açıklayarak tüketme eylemini, nedenleri ve nasılları ile birlikte derinlemesine ele almak, okuyucuya gerek teorik altyapısıyla gerekse de güncel tartışmalar çerçevesinde zengin bir içerik sunmaktır.
Didem Zeynep Bayazıt, Figen Yıldırım Reklamlar, yaratıcılığın tanıdığı sonsuz imkânlarla, akılcı ve duygusal içeriklerle donatılmış özgün kurgulardır. Reklam çekicilikleri ise yaratıcı sunumlarla insana dair duygu ve düşünceleri mesaja doğal akışında yerleştirir. Birer sihirli anahtar olarak sunulan reklam çekicilikleri markalara, hedef kitleleri ile sürdürülebilir ve yaşayan bir bağ oluşturmalarında yardım eder.

Odaklan… İlişkili Ol… Tutarlı Ol… Bilgilendirici Ol… Hisli Ol…

…yol haritasıyla reklam çekicilikleri tipolojilerinden hangisinin, kiminle ve nasıl yaratıldığında etkili bir yaratıcı araç olacağı sorularına net cevaplar veren bu kitapta, reklam etkinliğinin uygulama ve amaçlarının sektörlere göre nasıl farklılıklar gösterdiği anlatılmaktadır.
Bugün marka-reklam-tüketici dengelerinde bambaşka bir oluşum ve dönüşümle karşı karşıyayız. Oyunun dışında kalmamak için oyun kurucu, kurtarıcı veya değiştirici olarak geleceğe ayak uydurmak zorundayız. Bu amaçla yazılmış olan Reklam Çekicilikleri Marka İletişiminin Sihirli Anahtarı kitabımızı keyifle okumanız dileğiyle...
Duygu Aydın Hafızamız varlığımızdır. İnsanlarla, nesnelerle, olaylarla, özetle yaşamda varolan her şeyle kurduğumuz ilişkide hafızamız belirleyicidir. Bir uyarana yönelik tepkilerimiz o uyaranla ilgili zihnimizde depoladığımız birikimler doğrultusunda ortaya çıkar. Duyduğumuz, gördüğümüz, dokunduğumuz, hissettiğimiz her şey, bir uyaranla ilgili tüm duygu ve düşüncelerimiz hafızamızda depolanır ve uyarıcılarla karşılaştığımızda canlanır. Hafızada varolan birikimler olumlu ya da olumsuz imajlar şeklindedir. Duygu ve düşüncelerimiz hafızamızda canlandırdığında zihnimizde olumlu ya da olumsuz bir imaj belirir ve tepkilerimizi yönlendirir. Hafızanın tüketici davranışı sürecindeki işleyişi de bu şekildedir. Markaların ve reklamların hafızalarımızda yarattığı birikimler onlara yönelik tutum ve davranışlarımızda hareket noktasını oluşturur. Tıpkı iyi bir şekilde hatırladığımız arkadaşlarımıza, tanıdıklarımıza yönelik tutum ve davranışlarımızın olumlu yönde olması gibi, markalar için biriktirdiğimiz hatırlamalarımızın da olumlu yönde olması tepkilerimizi aynı minvalde şekillendirir. Sadece hatırlamak yetmez; çünkü olumsuz pek çok şeyi de güçlü bir şekilde hatırla-yabiliriz. Hafıza ve beğenme kol kola yürüyen iki sevgili olduğu müddetçe olumlu tepkiler ortaya çıkar. Sonuç olarak beğendiklerimizi hatırlama, hatırladıklarımızı önemseme ve önemsediklerimize hafızamızda yer verme ilişkilendirmeleri tüm yaşamımızda olduğu gibi tüketim davranışımızda da geçerlidir. “Hatırlanıyorum öyleyse varım, beğeniliyorum öyleyse hatırlanıyorum.” önermesi bu çalışmanın ana felsefesidir.
“Reklam Hafızası” tüketicinin kalbine girmek, zihnine girmektir; yani tüketici hafızasında yer etmektir diyor.
Ahsen Yalın, Başak Akıllı, Cenk Demirkıran, Ceren Bircan, Ceren Gül Artuner Özder, Çağla Gögce, İpek Krom, Merve Yılmaz, Mesut Aytekin, Onur Akyol, Oya Altar Yavuz, Özge Uluğ Yurttaş, Yelda Özkoçak, Zeynep Çelebi Sektörün duayen isimlerinden David Ogilvy, reklamcılık ve reklam yaratıcıları için “Yeniliği destekleyin! Değişim,can damarımız; durağanlık, ölüm çanımız.” demiştir. Önemi ve değeri her geçen gün daha da artan reklamcılık günümüzde bu ifadenin hiç de uzağında değil. Sürekli büyüyen, gelişen, değişen son derece dinamik yapısı ile hem sektörel hem akademik çalışmalar için de sonsuz bir ufuk yarattığını söylemek yanlış olmayacaktır.
Birbirinden değerli akademisyenlerin desteğiyle hazırlanan bu kitapta, reklam ve reklamcılığın dinamik ve yenilikçi hâline akademik çalışmalarla katkı sağlanması hedeflenmiştir. Kitap, reklama dair en klasik tanım ve yaklaşımlardan günümüz çağdaş reklamlarına ve reklamcılığına uzanan farklı perspektiflerden çalışmalar içeriyor.
Kitabın; reklamcılığa ilgi duyanlar, reklamla ilgili çalışmalar sürdüren akademisyenler, profesyoneller, reklamcılıkla ilgilenen öğrenciler için yol gösterici bir kaynak olması temennisi ile…
F.Belma Güneri Fırlar

Günlük yaşantımızın hemen her anında karşımıza çıkan yaramaz çocuk reklam, bazen eğlenceli bir uğraş bazen de bizlere sırıtan bir leş oldu. Her zaman hakkında yazılıp çizildi. Şimdilerde ise, bir geleceği olup olmadığı tartışmaların odak noktasını teşkil etmekte. Kanımca, dünden bugüne reklama yönelik getirilen eleştirilerin hemen hepsinin temelinde “Yöntem ve Süreç” noktalarında yakalanan boşluklar bulunmakta.


Birer tüketici olarak hepimiz, satın alarak kullanacağımız şey ister bir televizyon, ister bir cilt bakım ürünü ve isterse de bir paket puding olsun öncelikle kullanma kılavuzunu okuruz. Reklama baktığımızda ise, böylesi bir kullanım kılavuzunun veya reçetenin var olmadığı, hazırlanan reçetelerin de gerektiği gibi uygulanmadığını görürüz. Bu uygulama, gerçekte çok da yadsınacak bir durum değildir; çünkü reklam, belli bir anda ve farklı koşullara bağlı olarak açığa çıkan sorunların çözümü adına çalışır. Nasıl ki, her insan veya her aile yaşamakta olduğu dönem, sahip olduğu şartlar ve kişilik özelliklerine bağlı olarak benzer sorunlara farklı çözümlerle yaklaşıyorsa böylesi bir bakış, reklam kampanyaları için de geçerlidir. Öte yandan tabii ki bu, bir özür olarak kabul edilemez. İşte bu nedenle reklam kampanya basamaklarının standart olması ve günün koşullarına göre revize edilmesi gerekir.


Söz konusu gerekliliklere bağlı olarak şekillenen ve reklam alanında eğitim alanlar başta olmak üzere, profesyonel ve kişisel ilgi bağlamında da reklama ilgi duyan herkese yönelik olarak tasarlanan bu çalışma, reklam kampanya planlama sürecinin bileşenlerinin netleştirilmesi ve vurgulanan hususlara dikkatlerin çekilebilmesi adına hazırlanmıştır. Çünkü, reklam sektörünün geleceği; “Planlama Sürecinin Bilgi Temelli Etkin Yönetimi”ne bağlıdır.  

BELMA GÜNERİ FIRLAR Muhteşem bir müzik parçası bestelediğimizi, inanılmaz bir tablo resmettiğimizi veya bir heykel vücuda getirdiğimizi hayal edelim. Şayet bu eseri hedef kitlemizle paylaşmazsak, onlara eserimizi sunmazsak harcanan onca çabanın değerinin olmayacağı açıktır. İşte reklam çalışmaları için de aynı durum geçerlidir ve planlama uzmanları bu nedenle günlük yaşantımızın hemen her anında ve bulunduğumuz hemen her ortamda varolmayı başarmak için uğraş vermektedir; Doğru Kişiye; Doğru Zamanda, Doğru Yerde ve Doğru Konumlandırılmış Mesajla Erişim adına… Ve reklam kampanya planlama süreci dikkate alındığında görülür ki; söz konusu kombinasyonu gerçekleştiren tek nokta vardır; Medya Planı…
Günümüzde rekabet avantajı yakalamak ve farklılık yaratmak denildiğinde karşımıza medya planlama çıkmaktadır; çünkü medyanın alternatif kullanımı veya alternatif medyalar, farklılaşmanın yeni silahı olarak değerlendirilmektedir. Yakalanan rekabet avantajının sürdürülmesi bağlamında da durum farklılaşmamakta ve medya planı yeni sunumları veya mevcudun farklı kullanımı ile şekillenen alternatifleri ile iletişim sürecinin en önemli güç kaynaklarından biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Medya ve planlama sürecinin değerinin yeni farkına varılmış gibidir; çünkü bilgi akışının ve teknolojik gelişmelerin şekillendirdiği günümüzde bize sunulan her şey gibi medyayı da tüketmekte olan bizlerin tercihleri, yaşam tarzları ve değerleri değişmiştir. Örgütlerin ve reklam sektörünün medya planına yaklaşımları farklılaşmıştır; çünkü yoğunlaşan rekabet paralelinde şekillenen yeni yönetim ve pazarlama yaklaşımları etkin ve etkili iletişimin merkezindeki güç kaynaklarının yenilenmesini gündeme getirmiştir; Medya, Marka, Değerler ve Yaşam Tarzları… Kısacası Eski Yunan ve Mısır'daki ilk örneklerinden benzin pompalarına veya sokak taşlarına kadar uzanan yolculuğunda medya ve planlama sürecinde de yaratıcı olunabileceği anlaşılmıştır.
Günümüzün strateji ve bütünleşik iletişim esaslı dünyasında medya planlamaya bakış ve uygulamaya ilişkin değişimleri, dinamiklerini, bileşenlerini aktarmak adına şekillenen ve başta reklam alanında eğitim alanlar olmak üzere konuya ilgi duyan herkese yönelik hazırlanan bu çalışma ile sürecin bileşenlerinin netleştirilmesi hedeflenmiştir. Çünkü, etkin iletişimin kaynağında bugün “Farklılık Teklifi Sunan Yaratıcı Medya Planları” bulunmaktadır.
Fikret YAMAN Nasıl ki su insanların yaşamını devam ettirebilmesi için gerekli ise, günümüzde reklam da işletmenin devamını sağlayabilmek için gereklidir. Bizim reklama ihtiyacımız yok diyen işletmeler için artık sonun başlangıcı gelmiş demektir. Çünkü bir işletme için reklam olmazsa olmazdır. Reklam sayesinde tanınılırlığı artan işletme ürünlerini daha iyi pazarlayabilecek ve kamuoyunda bir imaj oluşturabilecektir.
Reklamda işletmeler bazı kavramlara daha fazla önem vermeli ve bu kavramları bir bütün olarak düşünmelidirler. Bu çalışma işletmelere, reklamcılara ve paydaşlara reklamda; müşteriler, mesaj, medya, mal ve hizmetler ve maliyet kavramlarının gözardı edilmemesi gerektiği ve bu kavramların bir bütün olarak değerlendirildiğinde başarıya ulaşılacağını göstermek amacıyla hazırlanmıştır. Sayılan bu kavramlar “Reklamın 5 M”'si olarak ifade edebileceğimiz bir reklamı oluşturan bütünleyicilerdir.
Nihan Aytekin Zamanın mekândan daha önemli hâle geldiği ve metalaştığı bir çağda yaşıyoruz. Zamanın reklam kanalıyla üzerimizde kurduğu iktidarı anlama çabasıyla yazılan "Reklamın Dünyasında Zaman: Bellek, Otantiklik ve Hız Üzerine", iki bölümden oluşuyor. İlk bölüm, zamanın belleğimizde bıraktığı izlerle ilgili. Aile ve medya, kimliğimizi ve belleğimizi nasıl inşa ediyor? Medyadaki aile temsilleri belleğimizde nasıl yer alıyor? Bu temsiller üzerinde yükselen anılarda klişeler var mı? Tüketilmek üzere, reklam için üretilen anıların ortak yönleri neler? Reklamlarda herkesin geçmişine uyabilecek fabrikasyon anılar sunuluyorsa markalar, rekabette öne geçmek için otantiklikten nasıl faydalanıyor? Tüm bu soruları, reklamdaki geçmiş-bugün-gelecek çizgisi üzerinde, reklamın hatırlattıkları ve unutturdukları bağlamında ele alıyor ve bu pencereden Anneler Günü ve Babalar Günü reklamlarına bakıyorum. Kitabın ikinci bölümü ise hakikat sonrası çağı, içinde yaşadığımız filtre balonunu, maruz kaldığımız hız kültürünü ve politik arka planını, hızın beraberinde getirdiği güvensizlik, sıkıntı gibi problemleri ele alıyor. Çoğunluğu lojistik sektöründen olmak üzere reklamlarda hızın temsilini inceliyorum. Ardından reklamın üretim sürecindeki hız konusuna geçiyorum ki burada da yakınsama kültürüne, reklam ajanslarının yapılarına, işleyişlerine ve reklam sektörü çalışanlarının reklamı üretirken yüz yüze geldiği hız fetişizmi, esneklik ve verimlilik üzerine söylemek istediklerim var.
Shiv Singh, Stephanie Diamond Sosyal medya pazarlamasında başarılı olmak için kullanabileceğiniz harika bir rehber
Sosyal medya pazarlaması müşterilerinize ulaşabilmek için kullanabileceğiniz hızlı, etkili ve masrafsız bir yoldur fakat bunun yanı sıra oldukça rekabetli ve sürekli
değişim hâlindedir. Bu kitap önemli kavramları, trendleri ve tavsiyeleri açık açık belirtip işinizi bir pazarlama üstadı gibi yönetebilmeniz için size uzman bir şekilde rehberlik yapacaktır.
• Etkileyici işler çıkarın! Sosyal medya pazarlamasında rakiplerinizi öğrenin, benzersiz sosyal medya sesinizi geliştirin ve başarılı kampanyaları hayata geçirin.
• Yerinizi belirleyin! Facebook, Twitter ve YouTube gibi sitelerin yanı sıra yeni ve gelişmekte olan sitelerde sosyal medya pazarlaması stratejilerini keşfedin.
• Eski olan her şey artık yeni! Sitenizde sosyal medya pazarlamasını uygulayın, özgün ve başarılı bir reklamcı olun, mobil bir kampanya geliştirin ve gerçek zamanlı pazarlama ile işlerinizi bir adım öteye taşıyın.
• Paranızın karşılığını fazlasıyla alın! Markanızın rekabetçi pazarda daha görünür hâle gelmesini sağlamak ve müşterilerinize ulaşabilmek için sosyal medya pazarlamasının ne kadar masrafsız ve etkili bir yol olduğunu keşfedin.
Kitabı açın ve
• Sosyal medya zihniyetine nasıl sahip olacağınızı,
• Bir içerik oluşturmayı ve bu içeriğin dağıtım stratejisi üzerine ipuçlarını,
• Pinterest ve Tumblr'ı neden dikkate almanız gerektiğini
• Niş ağlar ve çevrim içi topluluklar aracılığıyla kullanabileceğiniz pazarlama stratejilerini,
• Sosyal medya alanında nasıl ölçüm yapabileceğinizi,
• Sosyal medya yönetiminin içyüzünü,
• En sık kullanılan olmazsa olmaz sosyal medya araçlarını,
• Sosyal medya pazarlaması üzerine okumanız gereken blogları inceleyin.
Rıza Batur Bülbül İnternetin sunduğu sınırsız iletişim imkânı ile işletmeler sosyal medya aracılığı ile küresel pazarda daha kolay yer alabilmektedirler.
Bu eserin temel amacı, “sosyal medyanın satın alma davranışı üzerindeki etkisinin tespit edilmesi”dir. Bu amaç doğrultusunda örneklem olarak alınan katılımcıların internet ve sosyal medya kullanım alışkanlıkları, sosyal medya üzerinden alışveriş yapma durumları, sosyal medya kanallarının satın alma kararını etkileme durumu, sosyal medya ile ilgili ifadeler ve bu ifadelerin satın alma davranışı üzerindeki etkisi eser kapsamında yer almıştır.
Eserin birinci bölümünde sosyal medya kavramı, gelişimi, geleneksel medyadan farkları ve araçları; ikinci bölümünde pazarlama ve sosyal medya pazarlaması ve satın alma davranışı hakkında temel bilgiler verilmiştir. Üçüncü bölümde ise araştırmanın amacı, kapsamı, modeli, hipotezleri, evreni ve örneklemi, veri toplama yöntem ve araçları ile sosyal medyanın satın alma davranışına etkisini ortaya koyan bulgular sunulmuştur. Eser , sonuç ve öneriler ile sonlandırılmıştır.
Gonca Gül Özer Sosyal, politik ve kültürel anlamda çok geniş etkilere sahip olan sürrealizm felsefesi, moda endüstrisi üzerinde de etkilerini gösterir. Sürreal ideolojinin modayla olan etkileşimi, sanatsal boyutta algıda farklılık yaratırken ilerleyen süreçlerde ticari tasarım stillerinin oluşmasının önde gelen yapı taşlarından birini meydana getirmiştir. Sürrealist sanatçılar ile moda tasarımcıları arasındaki iş birlikleriyle başlayan bu etkileşim, günümüz çağdaş modacılarının modaya olan bakış açısını da değiştirerek moda alanında yeni ifade şekillerinin yolunu açar. Sanatsal kimliği yeniden şekillenen tasarımcının özgürleşmesiyle, markalaşma süreci ivme kazanır. Daha özgür ve daha yaratıcı tasarımların ortaya çıkışı, modanın yorumlanışı ve algılanışını da değiştirir. Sürrealist düşünce sistemi, zihinde ayırıcı algılamalar oluşturmasıyla, bireysel ve kurumsal markaları günümüz ticaret ortamında daha tercih edilir kılarak etkin bir markalaşma stratejisi yaratma sürecinde önemli bir konum elde etmiştir.
Gökhan Pekdemir Ülkemizde reklam ve reklamcılık disiplini sağlam bir temel üzerine inşa edilmiş ancak tanıtım filmi henüz ayrı bir başlık altında incelenmeye başlanmamıştır. Öyle ki tanıtım filminin, Halkla İlişkiler ve Reklamcılık sektörü ile olan ilişkisi meslek profesyonelleri tarafından dahi pek bilinmemektedir. Tanıtım ve reklam kavramlarının birbirinin yerine kullanıldığı düşünüldüğünde bu kitap; tanıtım filminin kendi alt başlıkları olan ayrı bir tür olduğunu savunan ve bunun için de somut, analitik, yönlendirici veriler sunan akıcı dile sahip bir çalışmadır. Bu ayırıcı yönleriyle alanında bir ilk olma özelliği taşımasının yanı sıra medya sektörü için de pratik çözüm önerileri sunan bir uygulama kitabıdır.
Işın Karpat Aktuğlu, Ayşen Temel Eğinli, Sema Misci Rekabette sınırların kalktığı günümüz koşullarında faaliyet gösteren ve süreklilik sağlamak isteyen işletmelerin en önemli rekabet araçlarından birisi reklamlar… Reklamların hedef kitleye ulaşmasında planlama, üretim ve satın alma aşamalarında müşterinin en önemli yardımcısı reklam ajansları… İşletmelerin başarılı olması, kâr elde etmesi, itibar kazanması için ürün ve hizmetlerinin öncelikle fark edilmesi, bilinmesi, tanınması ve tercih edilir olması gerekli…
İşte yarattıkları reklamlar ile müşterilerini hep bir adım öteye taşımak için çalışan reklam ajansları hakkında bilmek istediğiniz her şey bu kitapta yer alıyor. Reklam, halkla ilişkiler, pazarlama alanında çalışanların, öğrencilerin ve bu konulara ilgi duyan herkesin işin mutfağında neler oluyor sorusunun cevabını alacağı bir kitap…

Reklam ajansı nedir?
Reklam ajansları türleri nelerdir?
Reklam ajansları nasıl işler?
Reklam ajansları ne gibi hizmetler vermektedir?
Reklamveren bir reklam yayınlamak istediğinde ne yapmalı?
Reklam ajansı ve müşteri ilişkileri nasıl işlemektedir?
Reklam ajansı / müşteri ile uzun süreli ilişkiler geliştirmenin yolları nelerdir?
Ülfet İşçi Dijital iletişim teknolojilerindeki gelişmeler, günlük hayatımızın gittikçe önemli bir parçası olurken iletişim biçimleri ve dinamiğini de esaslı bir şekilde değiştirmiştir. Bu teknolojik ve sosyal bileşenli inovatif gelişim; pazarlama araştırmaları açısından tüketiciler ve üreticiler arasında yeni iletişim imkânları ortaya çıkarırken ürün, hizmet ve firmalara yönelik klasik WOM (Word-of-Mouth) iletişimini de köklü bir şekilde değiştirerek eWOM (electronic Word-of-Mouth) iletişimine dönüştürmüştür. Öyle ki tüketiciler artık pasif konumdan kendi enformasyon ve tecrübelerini her an paylaşabildikleri ve iletişim içeriklerini de değiştirebildikleri aktif düzenleyici (prosumer) konumuna geçmişlerdir.

İnteraktif temelli bu teknolojik gelişim, ürün ve hizmetlere yönelik değerlendirme, yorum ve şikâyet sitelerinin de ortaya çıkmasında en önemli etmendir. Bu bağlamda şikâyet formları da radikal bir şekilde değişmiş ve günümüzde neWOM (negative electronic Word-of-Mouth) en önemli şikâyet araçlarından biri hâline gelmiştir. Çalışmada neWOM, tüketici şikâyet davranışı bağlamında online bağımsız şikâyet sitelerinde tüketiciler tarafından ifade edilen şikâyetler olarak ele alınmakta ve bu doğrultuda şikâyet mesajlarını okuyarak değerlendiren tüketicilere odaklanılmaktadır.

Gerek yetkin teorik çerçevesi gerekse deneysel tasarıma dayalı metoduyla özgün bir araştırmanın ürünü olan bu eser, finansal ve performans riski içeren neWOM algısının eWOM kredibilitesi, satın alma niyeti ve eWOM iletimi üzerindeki etkilerini Türkiye'de otomotiv sektöründe Düzenleyici Odak Teorisi bağlamında inceleyen ilk çalışma olma özelliğini taşımaktadır.
Ayda Gök, Bekir Tuncer, Bulut Dülek, Cemal Gümüş, Cihad Doğan, Faruk Güven ,Hale Çolakoğlu, Halil İbrahim Şengün, Hayriye Nur Başyazıcıoğlu, İbrahim Aydın, Meltem Canoğlu, Reha Saydan Bütünleşik pazarlama iletişimi; mesajların, alıcıların, mecraların birbirleriyle uyum içinde olmalarını sağlayarak örgütlerin pazar ile iletişim kurma biçimini yönetmektedir. Her biri pazarlamanın farklı bir ögesi olan uygulamaların, bütünleşik pazarlama iletişimi çatısı altında bir araya gelerek yarattığı ahenk, varlığını sürdürmek için kazanç elde etmesi gereken ticari işletmelere örgütsel hedeflerine ulaşmayı sağlamanın yanı sıra vadettiği kurumsal itibar ile markalaşma ideallerine giden yolda da destek olmaktadır.
Bu kitapta; bütünleşik pazarlama iletişimi ilişkili olduğu kavramlar ile ele alınmakta, uygulamaların koordinasyonuna dikkat çekilmektedir. Her biri kendi alanında değer yaratmak iddiasında olan farklı uygulamaların ayrı ayrı başlattığı serüvenin, bütünleşik pazarlama iletişiminin kapsayıcılığı ile bir araya geldiği günümüzde, bütünleşik pazarlama iletişimine dair bügüne kadar yazılanlar ile yazılmayanlar bu çalışmada okuruyla buluşmaktadır.
Bilge Turhan-Tezcan, Cengiz Yılmaz Bu eser, yükselen bir konu olan Ülke Markalaşması (Nation Branding) alanında Türkiye'de yürütülen en kapsamlı çalışma ve Türkiye'nin ülke markası hakkındaki ilk kitap olma niteliğindedir.
Ülke markalaşması faaliyetleri, bir ülkenin kaderini belirleyen stratejik hamlelerdir. Bu yüzden ABD ve İngiltere'nin yanı sıra Çin ve Kore gibi Asya devleri de politik süreçlerde pazarlama araçlarını kullanmaya başlamıştır. Zira hem ekonomik ilişkiler hem de siyasi güç, o ülkenin ülke markalaşması çabalarından (o ülkenin başkaları tarafından algılanma biçiminden) etkilenmektedir. Esasen dünyadaki her birey, vatandaşı olduğu ülkenin itibarının ışığı veya gölgesi altında değerlendirilmektedir.
Buradan hareketle eser, okurlarını Türkiye'nin bizzat kendisinin bir marka olarak yönetilmesi için bir yolculuğa çıkararak;
(1) “Türkiye Markası” ve boyutları üzerine bir model sunuyor,
(2) Dünyadan en iyi uygulama örneklerini tartışıyor,
(3) Türkiye Markası'nın uluslararası alanda yönetilebilmesi için yabancı kamuoyunu ölçüyor.

Sadık Badak, Kürşat Özdaşlı “Merkezi Paris'te bulunan Uluslararası Sergiler Bürosu'nun (BIE) himayesinde düzenlenen dünya ve uluslararası EXPO'lara özel önem vermekteyiz. Bu tür büyük fuar organizasyonlarına katılım, Osmanlı devlet geleneğinden Cumhuriyetimize intikal etmiştir.
Değerli dostum Dr. Sadık Badak yönetiminde hazırlanan bu kitap, geçmişten günümüze Avrupa ve Anadolu'da kurulan fuarlar ile 1851 Londra EXPO'sundan bu yana gerçekleşen tüm dünya EXPO'ları hakkında okuyucuya kıymetli bilgiler sunmaktadır. Söz konusu tarihi gelişim sürecinin yanı sıra kitapta, ülkemizin “Uluslararası Fuarlar Ülkesi” olabilmesi hedefine yönelik bir de model önerisi yer almaktadır. Kitapta yer alan bilgi ve değerlendirmelerin Bakanlığımızın ilgili birimlerinin yanı sıra ülkemizin tanıtımı alanında faaliyet gösteren diğer kurumlarımızın çalışmalarına da katkı sağlayacağını düşünüyorum.”
Mevlüt ÇAVUŞOĞLU, T.C. Dış İşleri Bakanı
“Hiç şüphe yok ki iş dünyasını yeni pazarlarla tanıştırma, mevcut pazarlardaki sorunların çözülerek iş insanlarımızın etkinliklerini artırmanın yanı sıra dünyanın dört bir yanında müşterilerle direkt olarak temas kurulan ve yeni ihracatların açılış kapıları olarak da görebileceğimiz fuarlarda da ülke olarak güçlü bir şekilde katılım gösterebiliyor olmamız bizler için çok önemli.
Bu çerçevede, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde 23. ve 24. dönemlerde milletvekilliği yapmış olan Sayın Sadık Badak'ın doktora tezine dayanarak hazırlamış olduğu “Uluslararası Fuarlar ve Türkiye” kitabını oldukça değerli bir eser olarak görüyorum. İş dünyamız açısından ufuk açacak bilgilerle dolu olan kitabın hayırlı olmasını diliyorum.”
Nail OLPAK, DEİK (Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu) Başkanı

Kitapta:
Ortaçağdan günümüze Avrupa ve Anadolu'da kurulan fuarlar; yerleri, sergilenen ürünler ve fuar otoritesi açılarından değerlendirilmektedir.
1851 Londra EXPO'sundan bu yana gerçekleşen tüm World EXPO'lar, kapsamları ve özellikleriyle okuyucuya sunulmaktadır.
-35 adet Evrensel Expo
-36 adet Temalı Expo
-20 adet Botanik Expo
Son 150 yılda Avrupa'da ve coğrafyamızda gelişen fuar şehirleri, fuar merkezleri ve fuar organizasyonları, özellikleri ile aktarılmaktadır.
Türkiye'nin “Uluslararası Fuarlar Ülkesi” olabilmesi yönünde anket, bilimsel veri ve değerlendirmelere göre hazırlanan model önerisi yer almaktadır.
Emet GÜREL, Jale ALEM Pazarlama iletişiminin güncel ve ilgi çeken konularından biri olan ürün yerleştirme, markalı ürünlerin bir bedel karşılığında belirli bir amaçla iletişim ortamlarına yerleştirilmesi anlamına gelmektedir. Bir kavramlaştırma ve uygulama alanı olarak etkili olduğu kadar dinamik bir nitelik de arz eden ürün yerleştirme, her geçen gün gelişmeye ve evrilmeye devam etmektedir. Öyle ki günümüzde markalı ürünlerin sinema filmlerinden televizyon dizilerine, basılı kitaplardan elektronik kitaplara, video oyunlarından bilgisayar oyunlarına, çizgi dizilerden çizgi romanlara dek pek çok iletişim ortamına farklı şekillerde entegre edildiği gözlenebilmektedir. Bu gerçeklerden hareket eden ve bir makale seçkisi niteliği taşıyan bu çalışmada ürün yerleştirme kavramı, ürün yerleştirmenin tarihsel gelişimi, ürün yerleştirme türleri, ürün yerleştirme uygulamaları ve örnekleri ayrıntılı bir şekilde işlenmektedir. Amatörce kurgulanmış uygulamalardan milyonlarca dolarlık bir sektöre uzanan bu yolculuğun ilginizi çekeceğini umuyoruz.
Mete Çamdereli Bu kitapta, ortak bir yaşama alanı olan kentin yönetsel düzeneğinin reklama nasıl baktığı, kendini reklam aracılığıyla nasıl sunduğu, kentsel yaşamı nasıl biçimlendirdiği sorgulanmıştır. Bununla beraber kitabın genelinde; kent yönetiminin dilini belirleyen ya da kentsel yönetişim söylemini büyük ölçüde açığa vuran reklam iletişiminin alıcı-kentliye ne söylediği sorunsalına cevap bulunmaya çalışılmıştır. Bu çerçevede hazırlana kitabın ilk bölümünde yönetim ve yönetişim kavramı ele alınmış, yönetişlim kavramı ve yerel düzeyde yönetişime geçiş olgusu tartışılıştır. İkinci bölümde kentsel uzamda yönetişim ve etkili iletişim boyutu ele alınmıştır. Son bölümde ise İstanbul Büyükşehir Belediyesinin reklam afişler örneğinde kentsel yönetişim dilinin çözülmesi başlığı altında reklam ve yönetişim arasındaki ilişki irdelenmiştir. Kitabın iletişim ve yönetim alanına özelikle de yerel yöneticilerin çalışmalarına ışık tutacağına inanıyoruz.