Psikolojik Danışma, Kariyer GÜNCEL YAYIN KATALOĞU 2.06.2020
Psikolojik Danışma, Kariyer \ 1-6
Binnur Yeşilyaprak “Eğitimde Rehberlik Hizmetleri” kitabı; hangi eğitim kademesinde görev alırsa alsın, öğrencilerin kişisel, eğitsel ve mesleki gelişimine yardımcı olacak öğretmenlerin ve öğretmen adaylarının sorumlulukları konusunda gerekli bilgi ve becerileri kazandırabilmek amacı ile hazırlanmıştır.
Kitap, öğretmenlik programını izleyenler için temel bir “ders kitabı”, öğretmenlik mesleğini sürdürenler için “uygulama el kitabı”, Psikolojik Danışma ve Rehberlik personeli ve adayları için “yardımcı kitap” olarak planlanmıştır. Buna göre kitapta, öğrencilerin gelişim ve uyumlarına, kendilerini gerçekleştirmelerine nasıl yardımcı olunabileceği somut olarak açıklanmaya çalışılarak, her koşul ve her ortamda gerçekleştirilebilecek hedef davranışlar ve bunlara uygun etkinliklere yer verilmiştir.
Öğrencinin eğitim sürecinde her yönüyle tüm olarak gelişebilmesi için kişisel, eğitsel ve mesleki rehberlik alanlarında verilmesi gereken hizmetler okulöncesi eğitim, ilköğretim ve ortaöğretim kademelerinde uygulamaya dönük örneklerle birlikte sunulmuştur.
Spencer G. NILES - JoAnn HARRIS BOWLSBEY Bu kitap, 21. yüzyılın beraberinde getirdiği iş dünyasına ilişkin değişimleri ustalıkla ele alarak, bu değişimlere paralel olarak kariyer gelişimi müdahalelerinin öneminin neden arttığını ve yeni kariyer gelişimi müdahalelerinin neler olması gerektiğini anlaşılır bir dille anlatmaktadır. Bu süreçte kariyer psikolojik danışmanlığının yapılma biçiminin nasıl değiştiğini vurgulayan kitabın, her bölümünde birçok vaka çalışmalarına yer verilmekte ve öğrenci etkinlikleri başlığı altında okuyucuların o bölüm hakkında daha fazla bilgiye sahip olmasını sağlayan sorular bulunmaktadır.
Kültüre ve farklılıklara duyarlı bir dille hazırlanan kitap; diğer kariyer kitaplarındaki gibi başlangıçta kariyer psikolojik danışmanlığı ile ilgili tarihçeden, kuramlardan, değerlendirmelerden söz etmektedir. Bilgisayar teknolojilerinin kariyer psikolojik danışmanlığında giderek daha fazla kullanılmasına dikkat çekilmekte, yeni yüzyılda değişen kariyer psikolojik danışmanlığında kullanılabilecek yeni stratejiler ve teknikler üzerinde durulmaktadır. Bu gelişimlere uyumlu olarak bir kariyer gelişim programı tasarlamanın ve uygulamanın adımlarını, farklı eğitim düzeyleri ve farklı kurumlar açısından örneklerle sunmakta, okuyuculara yapılabileceklere ilişkin anlamlı bakış açısı kazandırmaktadır. İlköğretim, ortaöğretim ve yükseköğretim düzeylerinde uygulanabilecek bir dizi etkinlik de sunan kitapta, farklı özellikleri olan yetişkinlere yönelik yapılabilecek hizmetler de örneklenmektedir. Kariyer danışmanlığında etik konusu üzerinde titizlikle durulmakta, bu konuyu tüm bölümlerin içine alsa da tamamen bu konuya ilişkin bölümün olması açısından farklılık göstermektedir.
Kitapta yer alan ve kültürel olarak Türkiye'ye uymayan örnekler ve uygulamalar bile aslında fikir verici örnekler olarak ele alınabileceğinden; psikolojik danışman eğitimcilerine, psikolojik danışmanlara, öğrencilere, konuya ilgi duyan herkese yardımcı olacak özelliklere sahiptir. Çeviri ekibi olarak bu kitabın çok kullanışlı olacağını ve okuyuculara yeni anlayışlar ve fikirler kazandıracağını düşünmekteyiz.
Rezvan Ameli "En son ne zaman bir üzümü, bir kirazı bir ısırık elmayı çok yavaş çiğnediniz ve gerçekten tadını aldınız ve kokusunu algıladınız? Elbiselerinizin kumaşının cildinizde bıraktığı hissi algılamak için ne sıklıkta zaman ayırıyorsunuz? Hiç yünün, pamuğun ve ipeğin hissettirdiği duygunun bilincine vardınız mı? Hiç tüm dikkatinizi tek bir nefes alıp vermeye odakladınız mı ve bunu başlangıcından sonuna kadar dikkatlice takip ettiniz mi?
Farkındalık, mevcut anı bilinçli bir akıl ve şefkatli, açık ve sevgi dolu bir kalp ile algılamaktır.
Hepimiz her bir anda gövdemizde, aklımızda ve kalbimizde nelerin olup bittiğini bilecek kapasitedeyiz ve algıladığımızı kabul etme ve bununla dost olma kapasitesine sahibiz. Farkındalık bize deneyimlerimize tam olarak katılımcı olma ve hayatı sansürsüz yaşamak için gerekli olan tüm araçları sunabilir."
Hadiye Bostancı Bu kitapta, Donald SUPER’ın Çocuklukta Kariyer Gelişim Modeli’ni temel alan ve son yıllarda İngilizce alanyazında tartışılmaya başlanmış olan Kariyer Farkındalığı Kavramı tanıtılmıştır. Gelecekteki yıllarda, ülkemizde bu konuya yönelik ilginin artacağı düşünülmektedir.
Kitapta, okul psikolojik danışmanlarının 7. ve 8. sınıf öğrencilerine uygulayabilecekleri bir grup rehberliği programı da bulunmaktadır. Program kariyer farkındalığı geliştirme amacıyla geliştirilmiş ve deneysel olarak sınanmıştır. Türkçe alanyazında ise çoğunlukla öğrencilerin karakteristik özellikleriyle, mesleki seçeneklerin eşleştirilmesine yönelik kariyer rehberliği programları bulunmaktadır.
David Lester, Ekin Emiral Coşkun, Emek Yüce Zeyrek Rios, Emre Şenol Durak, HATİCE Demir Baş, Hilal Eyüpoğlu, Mehmet Şakiroğlu, Mithat Durak, Öznur Öncül, Sevgi Güney, T. ASLI Akdaş Mitrani, Tuğba Tunç Ergin Adli psikologlar, adli sistemde bilirkişiliğine başvurulan uzmanlardandır. Psikolojinin ve hukukun kesişme noktasındaki adli psikoloji psiko-yasal sorunların çözümünde bilimsel veri üretmeyi, verileri genelgeçer kurallara dönüştürmeyi, geliştirilen kuramlar çerçevesinde yasal sistemi bilgilendirmeyi ve yasal süreçlerin bireyin ve toplumun yaşamını koruyacak şekilde dizayn edilmesi için politika geliştiricilere destek sağlamayı amaçlar. Bu bağlamda adli psikologlar, uygulamada yasal mercilerle işbirliği çerçevesinde uzmanlık görüşünü sunma ile kendilerini sorumlu görürler.
Bu kitap, Üç kitaptan oluşan bir serinin ilki olan “Adli Psikoloji” kitabı; Adli Psikoloji, Suç ve Psikoloji, Suçlu Profili, Adli Psikolojide Etik kısımlarından oluşmaktadır. Adli psikolojinin bir bilim olarak tarihsel süreçteki yolculuğu, dünyada ve Türkiye'de adli psikoloji uygulamaları, adli psikolojinin diğer disiplinlerle ilişkisi, suç ve suç türleri, suç ve psikopatoloji arasındaki ilişki, suçlu profilleme, intihar bombacılarının suç profili, adli psikologlar için etik ilkeler ve adli psikologların görev ve sorumlulukları gibi pek çok konuda adli psikoloji alanına ilişkin farklı boyutlara dikkat çekilmiştir. Adli psikologlara, psikologlara, adli alanla ilgilenen uzmanlara ve uygulayıcılara rehber olacak şekilde konular zengin vaka örnekleri ve etkileşimsel olarak aktarılmıştır.
Dilek Çelik, Erol Yıldırım, Gül Alpar, Gülsen Erden, Işıl Çoklar, Mehmet Bayhan Üge, Nilay Pekel Uludağlı, Sevgi Güney Psikoloji bilimi geliştirmiş olduğu kuramların uygulama alanındaki yansımalarını, özellikle klinik ve uygulamalı psikoloji alanlarında gözlem, görüşme ve psikolojik değerlendirmeler ile ortaya koyar. Adli-psikolojik süreçlerde bu uygulama araçlarının daha da önemli olduğunu söylemek doğru olacaktır. Bu kitapta; adli psikoloji uygulamalarının psikolojinin diğer alanlarındaki uygulamalar ile benzer ve farklı yönleri ele alınmakta, adli psikolojideki gözlem, görüşme ve değerlendirmede boyutları detaylandırılmakta, adli psikoloğun sahip olması gereken asgari beceriler ve bu becerilerin geliştirilmesi için fırsatlar ile adli psikolojik değerlendirmenin zorlu yolları, değerlendirmeye özgü beceriler ve vaka örnekleriyle beraber açıklanmaktadır.
Bu kitap adli psikoloji alanında üç serilik kitapların ikincisidir. Adli süreçlerde suçlu, mağdur, mahkum ve diğer taraflara ilişkin “Adli Psikolojide Gözlem Görüşme ve Psikolojik Değerlendirme” kitabında “Adli Süreçlerde Gözlem ve Görüşme” ve “Adli Süreçlerde Psikolojik Değerlendirme” şeklinde ayrı ayrı incelenmiştir. Adli psikologlara, psikologlara, adli alanla ilgilenen uzmanlara ve uygulayıcılara rehber olacak şekilde konular zengin vaka örnekleri ve etkileşimsel olarak aktarılmıştır.
Aygül Nalbant, Birgül Haznederoğlu, Çiğdem Ünlü Çeber, Duygu Altın, Ebru Tezcan, Emre Şenol Durak, Fulya Giray Sözen, Gül Alpar, Gülsen Erden, İsmail Altan Tülü, Mehmet Bayhan Üge, Mithat Durak, Nilüfer Koçtürk, T. Aslı Akdaş Mitrani, Tuğba Görgülü, Zeynep Deniz Yöndem Genelgeçer doğruları olan hukuk, suçun soruşturulmasında ve kovuşturulmasında ve suçlunun yeniden topluma kazandırılmasında psikoloji biliminin ışığından yaralanmak zorundadır. Adli psikoloji, hukuk alanına bilgi sunma ve gerçeğin tespitinde hukuka yardım etme ve suçlunun topluma yeniden kazandırılması bağlamında hem bilimsel hem de uygulamalı çalışmalar yürütmektedir. Suçlu, mağdur, tanık, hükümlü ve yasal sistemdeki diğer taraflar adli psikolojinin ilgi alanındadır. Suçun soruşturulması, kovuşturulması, onanması ve çekilmesi süreçlerinde adli psikolojinin ne kadar büyük bir çalışma zenginliğine sahip olduğunu düşünmeden edemeyiz. Bu zenginlik psiko-yasal uzmanlığın da kendi içinde dinamikleri olduğunu hatırlatır niteliktedir.
Bu kitap serilerinden üçüncüsü olan “Adli Psikolojide Psikolojik Tedavi ve Rehabilitasyon” kitabında, yasal sistemle yolları kesişen yetişkin ve çocuklar birbirinden ayrı özellikler barındırdığı için “Adli Süreçlerdeki Yetişkinlerde Psikolojik Tedavi ve Rehabilitasyon”, “Adli Süreçlerdeki Çocuklarda Psikolojik Tedavi ve Rehabilitasyon” kısımlarında psikologlara, adli psikologlara, adli alanla ilgilenen uzmanlara ve uygulayıcılara rehber olacak şekilde konular zengin vaka örnekleri ve etkileşimsel olarak aktarılmıştır. Kitapta yetişkin ve çocuklarla psikolojik tedavi ve rehabilitasyon dışında ayrıca adli alanda görülen vakaların farklılığı üzerine düşünebilmemizi sağlamak için “Adli Psikolojide İlginç Vakalar” kısmı bulunmaktadır.
Melis Seray Özden Yıldırım Aile, toplumun çekirdeğini oluşturan en küçük birim olmakla beraber hem bireysel hem de toplumsal etkileriyle kişilerin hayatında büyük öneme sahiptir. Değişen yaşam koşullarıyla beraber aile dinamiklerinde de değişimler olmaktadır. Bu değişimler aile bireylerini çok yönlü olarak etkilemekte; dolayısıyla aile içerisinde oluşan sorunlar artmaktadır. Bu kitapta da evlilik, çocuk sahibi olma, aile içi iletişim, çatışmalar ve boşanma, kardeş kıskançlığı, ebeveyn tutumları, aile içi şiddet, emeklilik ve diğer pek çok güncel konu, örnek olaylar eşliğinde ele alınmıştır. Herkesin kendinden bir şeyler bulabileceği ve kendine bir şeyler katabileceği bir kaynaktır.
Frank M. DATTILIO - Arthur E. JONGSMA, Jr., Wıley Bu kitap “Aile” ile çalışan psikiyatristler, doktorlar, psikologlar, psikolojik danışmanlar, rehber öğretmenler, sosyal hizmet uzmanları, hemşireler, sosyologlar ve genel anlamda Aile Terapisti Uzmanları ile bu alanlarda eğitime devam eden öğrencilerinin ihtiyaç duyduğu bir kaynaktır.
Yapılandırılmış, kanıta dayalı terapi planları ile tedavi sürecini açıklar, kolaylaştırır ve hızlandırarak birçok üstünlük sağlar.
Böylelikle danışanlarla daha etkili ve istenen niteliklerde zaman geçirilmiş olur.

Aile Terapisi Tedavi Planlayıcısı İkinci Baskısı;
Deneysel açıdan destekli kanıta dayalı terapi girişimlerini ön planda tutmaktadır.
-Çocuk, Ergen ve Ebeveyn Çatışmaları,
-Depresyon,
-Suiistimal,
-Bağımlılık,
-Kayınpeder-Kayınvalide Müdahaleri,
-Aldatma,
-Ensest,
-Cinsel Eğilim Çatışmaları,
-Ölüm ve Aileden Ayrılmalar ve
-Aile içinde görülebilecek 40 farklı problemi konu edinmiştir.

1000’in üzerinde terapi amaç ve girişim örnekleri ile kendi terapi seansınızı yapılandırmanızı sağlayacak imkanlar sunmaktadır.

Konuların sistematik bir şekilde sunulması danışmanlık seanslarınızı raporlaştırmanızı kolaylaştıracaktır.

Ayrıca kendi deneyim ve gözlemlerinizi de ekleme imkanı sunmaktadır.

Şahin Kesici, Abdullah Mert, Esra İlgün, Çağla Girgin Büyükbayraktar Bu kitapta; aile terapisinde önemli bir yere sahip olan müdahale teknikleri yer almaktadır.
Kitapta, Adler, Davranışçı, Bowen, Yapısal, Satir’in Yaşantısal, Deneyimsel, Stratejik, Çözüm–Odaklı, İmago, Sanat ve Ortak Aile Danışmanlığı teknikleri yer almaktadır. Söz konusu her bir kuram ile ilgili olarak teknikler vaka örnekleri ile birlikte açıklanmıştır.
Kitapta, aile terapisi alanında kullanılan çok sayıda teknik bulunmaktadır. Bu teknikler, her kuram içinde, tanımlanmış terapötik hedefleri gerçekleştirmeye yönelik bir dizi müdahale içerecek şekilde oluşturulmuştur. Teknikler, bir terapistin becerilerini arttıran güzel araçlardır. Ama tekniklerin aile terapisinde bir araç olduğu unutulmamalıdır. Çünkü teknikler, onları kullanan kişinin becerisi kadar iyidir. Teknikler sadece ailenin kurallarını, motivasyonunu, umutlarını ya da korkularını anlamamızı sağlar (Worden, 2013).
Bu kitabın, ülkemizde ailelerle çalışan ve ailelere danışma hizmeti veren aile terapistleri için çok önemli olan müdahale teknikleri gibi önemli bir ihtiyacı karşılayacağı düşünülmektedir.
Rudi Dallos - Ros Draper, Mcgrewhill Bu kitap sistemik ve aile terapisi alanı tarihinde, yirminci yüzyılın başlarından yirmi birinci yüzyılın ilk on yılına kadar olan süreci kapsamaktadır.
Kitap, okuyucular için aile kavramı ve aile yaşamındaki tarihsel ve kültürlerarası değişimden başlayarak; alanın doğuşu, gelişimi, değişimi, problemin kişiyle ilgili olduğu görüşünden uzaklaşarak kişiler arası/etkileşimsel görüşe geçişi ve alandaki kuram, uygulama ve araştırmalarla ilgili değişimleri aktarmaktadır. Buna ek olarak, bölüm 1, 2, 3, ve 5. bölümlerin sonlarında yer alan beceri kılavuzları ile hem terapistlerin eğitiminde, hem de danışanlarla terapide kullanılabilecek, pratikte yararlı beceri ve tekniklere yer vermektedir. Alanda çalışan uzmanlar, eğiticiler ve kursiyerler için giderek önemi artan formülasyon konusuna da değinerek, vaka çalışmalarıyla birlikte sistematik düşüncenin çeşitli problem ve durumlara nasıl uygulanacağını göstermektedir. Son olarak kitap; konuya özel okuma listeleri ile de alandaki önemli kaynaklara ulaşmayı kolaylaştırıcı bir fırsat sağlamakta, keşif formatları olarak adlandırılan bölümle de terapide ilk ve son oturum gibi konularla ilgili uygulama rehberleri sunmaktadır.
Kitabın 3. basımdan çevirisinin gözden geçirilmiş yeni basımında dil sadeleştirilmiş böylelikle kitabın anlaşılması kolaylaştırılmıştır.
Bu kitabın Türkiye'de aile terapisi alanında çalışan uzmanlar, eğiticiler, kursiyerler ve ayrıca araştırmacılar için, uzun süredir hissedilen önemli bir Türkçe kaynak ihtiyacını karşılayacağı umulmaktadır.
Marian Roberts Aile içi anlaşmazlıklar, evlilik yaşamının doğal ve kaçınılmaz bir parçasıdır. Eşler arasında yaşanan anlaşmazlıklar yapıcı ve barışçıl yollarla yönetilemediğinde yaşanan psikolojik, sözlü ve fiziksel şiddet, devamında da ailenin çöküşü kaçınılmaz hâle gelmektedir. Son yıllarda artan dağılmış aile ve boşanma sayısı, boşanma öncesinde, esnasında ve sonrasında, hem eşlerin hem de çocukların, bu yıkıcı süreçten daha az etkilenmeleri için “aile arabulucuğu”nu bir alternatif yöntem hâline getirmiştir.
Aile arabuluculuğu, boşanma sürecinden hem eşlerin hem de “çocuklar”ın daha az etkilenmesini sağlamak için ebeveynler arasında işbirliğine dayalı yapıcı ilişkilerin kurulmasında ve sürdürülmesinde hayati bir bileşen hâline gelmiştir. Aile arabuluculuğunun odak noktası, eşler arasında karşılıklı anlayışı ve iletişimi arttırarak, ayrılıktan ve boşanma sürecinden, çocukların en az etkilenmelerini sağlamaktır. Eşler, boşanma sonrasında yıllar boyunca çocukları üzerinden iletişimlerini devam ettirecekleri için boşanma sürecinin yapıcı diyaloglarla yönetilmesi bir gerekliliktir.
Aile arabuluculuğu, eşlerin kendi anlaşmazlıkları üzerinde kontrol ve sorumluluğunu ellerinde tutmalarını sağlayacaktır. Arabuluculuk sürecinde eşler arasında doğrudan iletişimin teşvik edilmesi, kararların işbirliğine dayalı alınması, yanlış anlaşılma ve çatışmaların azaltılması, kendi anlaşmaları üzerinde kontrol sahibi olmalarının sağlanması, boşanma sürecinden hem eşlerin hem de çocukların daha az etkilenmelerini sağlanması, arabuluculuğun temel faydaları arasında sayılabilir.
Son yıllarda artan boşanma ve ayrılıklarla ilgili olarak yasa yapıcılar ve araştırmacılar artık boşanmanın kendisine değil, boşanma sonrası sürece ve özellikle de boşanmadan kaynaklı zararlı sonuçların çocuklar üzerindeki etkilerinin azaltılması ve dönüştürülmesi üzerine odaklanmışlardır. Boşanma öncesinde, esnasında ve sonrasında eşler arasındaki yıkıcı iletişimlerin çocukları üzerindeki olumsuz etkilerinin önlenmesi, azaltılması ve dönüştürülmesinde “aile arabuluculuğu” bir alternatif yaklaşım olarak ortaya çıkmıştır. Aile arabuluculuğu sadece çocuğu olan ve boşanan eşler için değil aynı zamanda çocuğu olmayan ve boşanan eşlerin de uzlaşarak ayrılmalarının sağlanmasında alternatif bir yaklaşımdır.
“Aile Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk: Uygulama Esasları” adlı bu çeviri kitap, ülkemizde her sene yüz binin üzerinde gerçekleşen çekişmeli ve rekabetçi yollarla gerçekleşen boşanmaların hem eşler hem de onların çocukları üzerindeki olumsuz etkilerinin önlenmesi, azaltılması ve dönüştürülmesi sürecinde kullanılacak bir kaynak kitaptır. Hem kuramsal hem de uygulamalı yaklaşımları içeren bu kitap, aile içi uyuşmazlıkların hem eşlerin hem de çocukların yararına, yapıcı ve barışçıl yollarla nasıl yöneticiliğine ilişkin bilgi ve becerileri içermektedir.
Kitabın hedef kitlesi; arabulucu avukatlar, avukatlar, aile danışmanları ve aile hukuku ile ilgili yargı mensupları ve uzmanlardır.
İlkay Kasatura Bütün psikolojik tedavilerde olduğu gibi, grup psikoterapilerinde de amaç, psikolojik dengenin sağlanmasıdır. Yani kişiler arası ilişkilerin düzelmesi, içgörü kazanılarak gerçekleri yargılayabilme, daha dengeli bir kişilik yapısı elde etmeye gidiş, geliştirilmiş bir benlik duygusunun yaratılması, tedavinin özünü oluşturur.
İnsan ilişkilerinin en yoğun yaşandığı grup psikoterapileri, bireyin kendini tanıması ve saklambaç oynamaktan vazgeçmesi gereken arenalardır. Öyle arenalar ki grup oturumları ilerledikçe sosyal maskelerini ve savunma silahlarını yavaş yavaş terk eden bireyler cesaretle silkelenerek kendi özleriyle yüzleşmeyi göze alırlar.
Dr. Kasatura, yarım asrı kapsayan binlerce seanslık grup psikoterapi deneyimi ile bu yüzleşmelerin teoriden uygulamaya nasıl geçirildiğini ayrıntılı olarak anlatmaktadır.
Çarpıcı yaşam kesitlerinden öyle örnekler vardır ki sadece klinik psikoloji, psikiyatri öğrencilerine değil, kendi iletişim biçimleri üzerinde düşünmek ve yaşamlarını buna göre düzenlemek isteyen bireylere de ışık tutmaktadır.
Rukiye Yenibaş Ailede Çocuğun İstismarı ve Umutsuzluk kitabı, aile içinde istismar ile umutsuzluk düzeyi arasındaki ilişkiyi göstererek, ergenlerdeki depresyon ve intiharın nedenlerinin sorgulanmasına katkıda bulunacak, bunların önlenmesine ve sağaltımına ışık tutacak bilgileri ortaya koymayı amaçlamaktadır. Kitapta çocukistismarı kavramı; Aile içi çocuk istismarı, Çocuk istismarı türleri, Aile içi şiddet ve çocuk istismarı, çocuk istismarını açıklamaya yönelik modeller, Çocuk istismarının göstergeleri, Dünyada ve Türkiye’de istismar, umutsuzluk, Ergenlik döneminde istismar ve umutsuzluk, Önleme ve tedavi başlıkları altında incelenmiştir. Çalışma; halkı bilinçlendirilerek farkında olunan ya da olunmayan istismarın önüne geçmek, istismarın hiç oluşmamasını sağlamak isteyen herkese yol gösterici olacaktır.
İbrahim Ethem Özgüven Prof. Dr. İbrahim İthem Özgüven'in bu kitabı aile kavramını çok geniş bir şekilde ele almaktadır. Aile kavramının işleyişi ve içeriğini anlatmaktadır. Konu ile ilgili son yıllarda yapılmış araştırma ve yayınlara da yer veren bu kitaptan, alanla ilgili tüm meslek sahipleri ve öğrenciler,  yeni evlenecek ve evlenmiş çiftler ve ele aldığı temel konularıyla insan ilişkilerini geliştirmek isteyen herkes yararlanabilir.
Yıldız KUZGUN Meslek ve alan seçimi sorunu ile karşılaşan her kişi neleri yapabileceği (yetenekleri) ve nelerden hoşlandığı (ilgileri) konusunda ayrıntılı ve berrak bir fikre sahip olmak ister. Bu gereksinmeyi karşılamak için meslek rehberliği alanında değişik ölçme araçları geliştirilmektedir. Bunların önemli bir bölümünü kendini değerlendirme envanterleri / ölçekleri oluşturur. Akademik Benlik Kavramı Ölçeği (ABKÖ) de kişinin ilgi ve yeteneklerini tanıması amacı ile geliştirilmiş bir kendini değerlendirme aracıdır. Ölçekte dört yetenek ve on iki ilgi alanı ile ilgili maddelerden oluşan toplam on altı alt ölçek bulunmaktadır. Bu araç okul psikolojik danışmanları tarafından öğrencilere bireysel ve gruplar halinde uygulanabileceği gibi, öğrenci kendi başına da uygulayıp sonucu bulabilir. Ancak uygulama sonucunun değerlendirilmesi için psikolojik danışman yardımına gereksinim vardır. İlk basımı 1996 yılında yapılan ABKÖ okullarda kullanılmakta olan bir araçtır. Bu basımda aracın bilgisayarla yanıtlanıp puanlanabilmesini sağlayan bir de program eklenmiştir. Bu programla her öğrenci aracı bilgisayar ortamında uygulayıp sonucu çıkarabilir.
Claude STEINER Duygusal Okuryazarlık, bugünün dünyasında başarılı olabilmek için gerekli olan kişisel gücün vazgeçilmez bir kaynağıdır. Bu kitap size adım adım kalp zekâsı ile duygusal okuryazarlık becerisini nasıl elde edileceğini gösterecek.
“Duygusal okuryazarlık, sağlıklı bir gelişim için önemlidir.”
Benjamin Spock, M.D.

“Empatiyi öğrenmek ve öğretmek için... ve duyguları saygı ve olgunlukla açıklamak için önemli bir araç.”
Riane Eisler, “The Chalice and the Blade,
Sacred Pleasures and Partnership Way Kitabı”nın yazarı

“Steiner... nasıl ileti (mesaj) verileceğini, alınacağını ve reddedileceğini... ve nasıl algılanılacağını ve iletişim kurulacağını öğretiyor... o duygusal etkileşim hakkında pek çok içsel bilgi sunuyor.”
Publishers Weekly

“Eğer bu yeni dilde biz yeterince uzmanlaşırsak, dünyayı değiştiririz.”
Elaine Aron, "The Highly Sensitive Person'in” yazarı

“... adım adım arkadaşlığa götüren bu programı kaçırmayın.”
Susan Page “How One of You Can Bring the Two of You Together".
En çok satan kitabın yazarı
Salih Yaşar ÖZDEN 1972 yılında Cerrahpaşa Tıp Fakültesini bitirdi. 1983 yılında Adli Tıp Doçenti oldu. 1987 yılında Psikiyatri Doçenti oldu. 1989 yılında Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'ne Başhekim olarak atandı. Hâlen aynı hastahanede klinik şefi olarak görev yapmaktadır.

Yazarın diğer kitapları:
Adlî Tıp (iki baskı yapmıştır), Uyuşturucu Madde Bağımlılığı, Teşhis-Tedavi-Tedbir, 500 Soruda Uyuşturucu Madde Bağımlılığı.
Serap Akgün - Arzu Araz Anlaşmazlıklarımızı Çözebiliriz Çatışma Çözümü Eğitim Programı, çocuklarımıza bazı sosyal becerileri kazandırarak, okullarımızda yaşanan şiddeti önleyebilmek amacıyla geliştirilmiştir. Programın hedefi ilköğretim öğrencilerine, yaşadıkları çatışmaları şiddete başvurmadan, yapıcı yollarla çözme becerisini kazandırmaktır. Program, çocukların bilişsel kapasiteleri ve psiko-sosyal gelişimleri göz önünde bulundurularak, uygulayıcının ağzından yapılandırılmıştır. Sınıftaki tüm öğrencilerin katılımıyla gerçekleştirilen toplam 21 oturumda, çeşitli malzemeler kullanılmaktadır. Kitap, yazılı ya da görsel malzemelerin yer aldığı araç-gereç setini de içermektedir. Programın hedefine ulaşması; cesur, idealist ve yeniliklere açık öğretmenler aracılığıyla gerçekleşecektir.


İÇİNDEKİLER
Bölüm I ÇATIŞMA ÇÖZÜMÜ
Okullarda Şiddet
Saldırganlık
Duygular
Öfke
Empati
Çatışma Nedir?
Bölüm II ANLAŞMAZLIKLARIMIZI ÇÖZEBİLİRİZ EĞİTİM PROGRAMI
1. Oturum : Merhaba
2. Oturum : Duygularımız
3. Oturum : Yüzüm Duygularımın Aynası
4. Oturum : Farklı Durumlar Farklı Duygular
5. Oturum : Empati Kuruyorum
6. Oturum : Hepimiz Öfkelenebiliriz
7. Oturum : Sakin Ol… Gevşe
8. Oturum : Öfkemi Kontrol Ediyorum
9. Oturum : Sevgili Arkadaşım
10. Oturum : Birlikten Kuvvet Doğar
11. Oturum : Bazen Anlaşamayabiliriz
12. Oturum : Çözüm: Yapıcı Davranmak
13. Oturum : İkimiz de Kazanabiliriz
14. Oturum : Dinlemeyi Öğreniyorum
15. Oturum : Kendimi İfade Ediyorum
16. Oturum : Çözüm Yolları Üretiyoruz
17. Oturum : Yaşayarak Öğreniyorum
18. Oturum : Öğrendiklerimi Kullanıyorum
19. Oturum : Sataşma ile Başedebilirim
20. Oturum : Kaza mı Kasti mi?
21. Oturum : Evet, Anlaşmazlıklarımızı Çözebiliriz

Thomas F. Oltmanns, Michele T. Martin, John M. Neale, Gerald C. Davison Anormal Psikolojide Vaka Çalışmaları kitabının 10. basımının 3 temel amacı bulunmaktadır:

• çeşitli klinik problemlerin ayrıntılı tanımlarını yapmak,
• bu sorun­ların değerlendirileceği ve tedavi edilebileceği bazı yolları göstermek ve
• söz konusu bozuklukların yaygınlığı ve nedenleri ile ilgili mevcut kanıtları tartışmak.

Kitap, anormal psikoloji ile ilgili hem lisans hem de yüksek lisans dersleri için uygundur. Ruhsal sağlık sorunlarının en iyi nasıl kavramsallaştırılacağını ve tedavilerinin planlanacağını öğreten psikiyatri, psikoloji, psikolojik danışmanlık, sosyal hizmetler ve hemşirelik bölüm­lerindeki çeşitli uygulamalı derslerde de yararlı olabilir. Tek başına veya anormal psikoloji ile ilgili standart bir ders kitabına ek olarak kullanılabilir.
Ann M. Kring, Sheri L. Johnson, Wiley Anormal Psikolojisi kitabı, ruhsal bozukluklar alanında çalışan tüm profesyoneller, psikiyatristler, klinik psikologlar, psikologlar, psikolojik danışmanlar, hekimler, sosyal hizmet uzmanları, psikiyatri hemşireleri ve bu alanlarda öğrenci yetiştiren akademisyenler ile eğitim alan öğrenciler için temel bir başvuru kitabıdır.
2013 yılının Mayıs ayında yayımlanan DSM-5 ölçütlerine göre ruhsal bozukluklarla ilgili sunulan bilgilerin güncellemesinin de yapıldığı bu kitap, tüm dünyada pek çok üniversitenin psikiyatri ve psikoloji bölümlerinde ders kitabı olarak okutulmaktadır.
Kitabın her bölümünde, ilk olarak ruhsal bozukluklarla ilgili vakalar sunulmakta, daha sonra bozuklukların klinik tanıları yapılmakta ve DSM-IV-TR'den farklı olan DSM-5'te yapılan değişikliklere yer verilmektedir. Ayrıca, DSM-5'teki tanı ölçütleri, bozuklukların etiyolojisi ve epidemiyolojisi, bozukluklar üzerinde kalıtımın ve çevrenin etkileri, biyolojik ve sosyal ve kültürel etkiler, en güncel araştırmalardan elde edilen verilerle harmanlanarak sunulmaktadır. Ruhsal bozuklukların tedavisinde etkili olacak terapi yaklaşımları ve ilaçla yapılan tedaviler hakkında da bilgiler veren kitap, sahip olduğu zengin içeriği ile eşsiz bir kaynaktır.
Anormal Psikolojisi kitabının; profesyoneller ve öğrenciler için önemli bir rehber olacağına, yardıma ihtiyaç duyan insanların sorunlarının çözümüne, ruhsal bozuklukların tanı ve tedavisine önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz.
Robert A. Barauch Bush, Joseph P. Folger Toplumsal etkileşimin olduğu her yerde, anlaşmazlıkların olması doğal ve kaçınılmazdır. Kişiler, gruplar ve toplumlar arası anlaşmazlıklar; doğru bir biçimde yönetildiğinde gelişimin, ilerlemenin, dönüşümün, barışın ve bütünleşmenin hem enerji kaynağı hem de motoru olabilmektedir. Ancak, anlaşmazlıklar yanlış ve yıkıcı yaklaşımlarla yönetildiğinde ise; yıkımın, şiddetin, zulmün ve acının kaynağına dönüşmektedir.
Anlaşmazlıkları ortadan kaldırmak, farklılığı ortadan kaldırmaktır. Doğa ve insanlık, farklılığı ve çokluğu kabul etmeyi ve anlamayı gerektirir. Farklılığı ortadan kaldırmaya çalışmak yerine; onu anlamaya ve nasıl yöneteceğimizi keşfetmeye başladığımızda, yolumuz anlaşmazlıklarımızı nasıl yöneteceğimizden geçmektedir. Anlaşmazlıkları nasıl yöneteceğimiz üzerine odaklandığımızda, karşımıza en temel yaklaşım ve paradigma olan "dönüşümsel arabuluculuk" çıkmaktadır. Dönüşümsel arabuluculuğun alanyazına en önemli katkısı, anlaşmazlık çözüm sürecinin toplumsal değerlerden ve kültürden bağımsız olmadığı, ideolojimizin ve inanç tarzımızın anlaşmazlıklara ilişkin değerlendirmelerimizi, tutumlarımızı ve anlaşmazlıklarımızı ele alış tarzımızı etkilediği düşüncesidir. Yine, dönüşümsel arabuluculuğun en ayırt edici özelliği, anlaşmazlıkları yönetim sürecinin, kişileri dönüştürebileceğine, geliştirebileceğine ve güçlendirebileceğine yönelik yapıcı ve olumlu duruşudur.
Bush ve P. Folger tarafından geliştirilen "dönüşümsel arabuluculuk modeli" ülkemizde, her sene mahkemelere taşınan yüz binlerce anlaşmazlığı, çekişmeyi ve ayrışmayı yüz yüze müzakere ederek yapıcı ve barışçıl olarak çözme kapasitesini güçlendirmek için bir fırsat ve araç olacaktır. Cezalandırıcı adalet anlayışından, onarıcı adalet anlayışına dönme çabalarına ışık tutacaktır.
Bu eser, içerdiği alternatif paradigma çerçevesinde hukuk sistemimize yeni giren arabuluculuk modelinin doğru ve amacına uygun kullanılması için de referans olacak anlamlı ve önemli bir eserdir. Buna ek olarak, anlaşmazlık çözümü üzerine çalışan hukukçulara, psikologlara, psikolojik danışmanlara, eğitimcilere, psikiyatristlere ve sosyal çalışmacılara hem kuramsal anlamda hem de somut anlaşmazlıkların ve çatışmaların yapıcı ve barışçıl yönetimi konusunda yol gösterecek temel bir başvuru kaynağı olacaktır.
Özlem Alikılıç Kitap, arabuluculuk uygulamalarına, iletişim disiplini çerçevesinden bakılmasını sağlayan, arabuluculuk yapan ve yapacak olanlara bir rehber olmakla birlikte; çatışmaların barışa dönüştürülmesi, arabuluculukta iletişim sürecinin yönetimi ve etkili iletişim çözümleri hususunda bir araç olması için hazırlanmıştır. Etkili iletişim yönetimlerini kullanarak nasıl daha başarılı arabuluculuk süreci yönetilir konusuna vurgu yapan bir çalışmadır. Bununla birlikte bu çalışma, Türkiye’de arabuluculuk sertifika eğitimlerindeki deneyimlerden, uygulamalı vaka çalışmalarından, avukatların ihtiyaçlarından ve mesleki deneyimlerinden yola çıkılarak hazırlanmıştır. Mevcut çalışma, arabulucular için bir iletişim rehberi olmakla birlikte, arabuluculuk ile ilgili tüm hususları içeren bir değerlendirme değildir. Keza bu çalışma, sadece arabulucular için değil, uzlaştırmacılar, avukatlar için de birer iletişim öğretisi geliştirmeyi amaçlamıştır. O yüzden hukuk alanında boşluğu ve önemi hissedilen, sözlü ve sözsüz iletişim alanlarını geliştirmeye yöneliktir.
Yukarıda da değinildiği gibi, bu sürece genel iletişim alanından ve özellikle de kişiler arası iletişim çerçevesinden bakılarak; “rıza üretimi, ikna yönetimi, iş birliğinin sağlanması için gerekli olan etkili iletişim becerileri, sözlü iletişim, sözsüz iletişim, çatışma iletişimi, müzakere yöntemleri, mekik diplomasisi, arabuluculuk sürecinde uygulanacak iletişim yöntemleri, iletişimde güç dengesizliği durumlarında mücadele yöntemleri” gibi ileri iletişim çözümleri aktarılmaya çalışılmıştır. Bu çalışma hukuk uyuşmazlıklarıyla ilgili çözüm süreçlerine doğrudan katkı sağlayacak iletişim çözümlerini barındırmaktadır. Kitap, daha ziyade arabuluculuğa duyulan profesyonel bir ihtiyaca, bu bağlamda giderek kalabalıklaşan yeni bir meslek ve disiplin alanı olan arabuluculuk için gerekli iletişim donanımına ve tamamlayıcılığa duyulan gereksinime yönelik hazırlanmış olup arabuluculuk iletişimi konusunda gerekli olan bilimsel kaynak oluşumuna katkı sağlamayı amaçlamaktadır.
Carlo C. DiClemente, The Guilford Press Siz ya da çevrenizdeki insanlar:
Sigara içiyor musunuz?
Alkol veya başka maddeleri kullanıyor musunuz?
Bağımlı mısınız? Bağımlılık riskiniz var mı ya da bağımlılığın hangi aşamasına doğru gidiyorsunuz?
Kumar bağımlılığı için de bağımlılık sürecindeki aşamalar geçerli mi?
Bırakmayı mı düşünüyorsunuz?
Bırakma sürecinde hangi aşamadasınız?
Tüm bu soruların cevabını bu kitapta bulacaksınız.
Dr. DiClemente, Dr. James Prochaska ile birlikte 20 yıllık bir çalışmanın sonunda davranış değişikliğinin Transteorik Modeli’ni (TTM) geliştirmiştir.
Bu kitap, bağımlılığa gidiş ve bağımlıktan dönüş sürecinde neler yaşandığını, bu süreçlerde döngünün nasıl değişebileceğini gösteren çok değerli bir eser.
Tüm çocukların, gençlerin ve yetişkinlerin bağımlılıktan korunmasını, sağlıklı ve güzel bir yaşam sürdürmesini dilerim...
Bernard Roth, HarperBusiness Stanford Üniversitesindeki d.school kurucularından olan Bernard Roth, gerçekleşeceği konusunda umudumuzun olmadığı hedeflerimize ulaşmamız için bize, tasarımcı düşünme gücünü tanıtarak başarma alışkanlığını nasıl edinebileceğimizi anlatıyor.
Tek kelime ile bu kitap muhteşem.
Başarma Alışkanlığı, çağın gerektirdiği değişimi sağlamak için son zamanlarda kaleme alınan en yalın kitaplardan biri. Kolaylıkla ve sistemli bir şekilde değişimi ve dönüşümü sağlayarak kişideki kararlılığın ortaya çıkmasını hedefliyor ve başarıya giden yolun haritasını veriyor.
Sorunları, farklı bir strateji izleyerek yeni fikirlere dönüştürüyor; başarının, mutluluğun ve huzurun sürdürülebilir olmasını sağlayacak önemli bilgiler ve uygulamalar sunuyor.
Roth, hayatımızda farklı bir deneyim yaratıyor; tasarlanmış bir dizi tartışmayla, hikâye, öneri ve egzersizle başarı alışkanlığı oluşturuyor. Değişime ihtiyacı olan her bir kişinin, kurumun, yatırımcının ve girişimcinin rahatlıkla uygulayabileceği tasarım kaynakları sunuyor. Hepimizin içinde var olan, olumlu değişim için gereken gücü farkına vardırıp, uyandırmaya ve harekete geçirmeye yardımcı oluyor.
Bernard Roth, kendi içimizde oluşturduğumuz engelleri kaldırıp, kendimize güvenmemizi sağlıyor. Dikkatsizliklerimizi ve kayıplarımızı ortadan kaldıran metotlar öneriyor.
Mazeretleri bir tarafa koy...
Artık senin zamanın... Denemelisin... Yapmalısın...
İstediğin ne varsa vakit kaybetmeden harekete geç...
Başarılı, mutlu ve huzurlu ol... Haydi! Ne duruyorsun...
Seda Erzi Bu kitapta, zararına sevinme (schadenfreude) duygusu; felsefi, biyolojik temellerinden başlanıp psikoloji alan yazını bağlamında güncel araştırma konularına yer verilerek açıklanmaya çalışılmıştır. Akademik çalışmaların yanı sıra gündelik hayatımızda sıklıkla deneyimlediğimiz ya da deneyimlendiğine şahit olduğumuz zararına sevinme duygusunun incelenmesinin önem arz ettiği düşünülmektedir. Nitekim düşünürlerin bir kısmı tarafından "nahoş" olarak nitelendirilen, kimileri tarafındansa "olağan" görülen bu duygu, reddetmeye çalışsak da hayatımızın bir parçası olmaya devam edecektir. Bu nedenle hangi koşulların, hangi duyguların, hangi beyin bölümlerinin, hangi kişilik özelliklerinin söz konusu duygunun deneyimlenmesi ile ilişkili olduğunu kavramanın, zararına sevinme duygusuna ilişkin yeni bakış açıları geliştirmeye olanak sağlayacağı düşünülmektedir.
Bessel A. van der Kolk Ne yazık ki şimdiki psikiyatri anlayışı, yakınmalarınızı anlatmanız ve hekimin de bu yakınmaları düzeltecek bir ilaç önermesi üzerine kurulu. Ancak “Hiç bir ilaç, kötü geçmiş bir çocukluğu düzeltmiyor”. Anne-babanızın veya eşinizin size nasıl davrandığı, nasıl bir ailede büyüdüğünüz, anne-babanızın birbirlerine sevgi dolu ya da düşmanca davranışları, bireysel, ailesel, hatta toplumsal travmaların üzerinizdeki izleri ne yazık ki hiç konuşulmuyor.
Artık biliyoruz ki beynimiz ve bedenimiz karşılıklı etkileşimler üzerinde şekilleniyor. Bu etkileşimlerin değerlendirilmediği bir tanı ve tedavi anlayışı her zaman eksik kalacaktır. Sıklıkla, “Öyle düşünmemelisin… Düşünce şeklin yanlış!” diyen terapistlerle karşılaşıyorum. “Oltaya yakalanmış bir balığın davranışlarını gören arkadaşları, onun çıldırdığını düşünebilir”. Ama balığın yaptığı sadece hayatını kurtarmaya çalışmaktır. İnsanları yaşadıkları ya da yetiştikleri ortamlardan ayrı değerlendiremeyiz, oltayı göremezseniz bu davranışları anlamak ve anlamlandırmak da mümkün olmayacaktır.
Hekimlik, çaresizliğe tahammül etmenizi gerektirir. İnsanlar hastalanır, yaşlanır ve ölürler. Henüz çözümünü bilmiyoruz. Yapabildiğimiz çoğu zaman acıları azaltmak, acı çeken insanların yanında olmak, ölümü geciktirmeye çalışmak, çoğu zaman da çaresizce beklemek… Acı kaçınılmazdır. Yaşam hepimiz için neşe sağlık ve mutluluk kadar, az ya da çok ıstırap ve kayıpla dolu. Kimimiz bunlarla çok erken, çok savunmasızken ve üst üste karşılaşırız, kimimiz daha geç. Bunca yıl sonra psikiyatrinin en önemli görevlerinden birinin bu acı ve kayıplarla baş etmede insanlara yardımcı olmak, yeniden toparlanıp, geçmişlerinin etkisinden kurtulup mümkünse daha güçlü bir şekilde yaşamlarına devam etmelerini sağlamak olduğunu düşünüyoruz.
“Beden Kayıt Tutar” var olan psikiyatri anlayışının tıkanmışlığına bir umut ışığı yakıyor, nörobilimdeki gelişmeler sayesinde ruhsal ve hatta bedensel hastalıklarımızın kökeninin daha farklı anlaşılmasını, taşların yerine oturmasını açık, kanıta dayalı ve anlaşılır bir şekilde sunuyor. Yirmi birinci yüzyılın getirdiği yeni terapi yöntemlerini tanıtarak etkili başa çıkmanın nasıl olabileceğinin yollarını gösteriyor. Bunu yaparken, gerçek öykülerle insanın zekâsına, dayanıklılığına, baş etme ve iyileşme gücüne bir kez daha hayran bırakıyor. Büyük zaferlerin büyük yıkımlardan doğması gibi, en çok acıyan yerimizi korumamız gibi travmadan iyileşmenin muhteşem sonuçlarını gösteriyor. Pek çok kez yaşadıkları travmaları, hayatlarının kaynağı yapan hatta bunun ötesine geçip başkaları aynı acıyı yaşamasın diye mücadele eden insanlar tanıdık. Bu kitapta da okuyacağınız yaşamlar gibi…
Zorlayıcı yaşam olaylarında duygudaşlık yaptığımız danışanlara, anılarıyla yaptıkları savaşlarda ateşkes sağlama çabalarımızda, zihinlerindeki olumsuz inançlarıyla, bedenlerindeki rahatsızlık veren duyumlarıyla kavgalarında uzlaştırıcılık yaparken, travmaya tanıklık yapmanın etkileriyle boğuşurken travma çalışanları için bir pusula olduğunu düşünüyoruz. Tekrar tekrar okunmayı hak eden bir başeser.
En az bizim kadar “Beden Kayıt Tutar” dan faydalanmanızı dileriz.
K. Bahar Aydın Bekâr Danışmanlığı kitabının iki temel hedef kitlesi bulunmaktadır. Birincisi, danışmanlığın merkez kitlesini oluşturan farklı bekârlık statülerinden 18 yaş ve üstü bekâr bireyler; ikincisi ise en az lisans düzeyinde temel danışmanlık ve psikoloji eğitimi almış olan profesyonellerdir.
Bilimsel araştırma bulguları ve teoriler temel alınarak bilimsel bir kavram olarak ilk defa Aydın (2017) tarafından tanımlanan Bekâr Danışmanlığı’nın bu kavramsallaştırmasında, ulusal ve uluslararası düzeyde güncel yaşama dair gözlemler ve bekâr bireylerle yapılan danışmanlık uygulamalarından elde edilen deneyimsel bilgiler etkili olmuştur. Kitabın kapsamında yer alan konular, gerek bilimsel literatürden bulgularla gerekse güncel yaşamdan örneklerle desteklenmiş olup kitap, bilim ve pratik yaşamın bir sentezi niteliğindedir. Bekâr Danışmanlığı, toplumun tamamına yönelik ve disiplinler arası bir doğaya sahip olduğundan özellikle üniversite eğitimine sahip insanlar başta olmak üzere evlilik ve aile danışmanları, sosyologlar, sosyal çalışmacılar, hukukçular, mimarlar, şehir planlamacıları ile tıp biliminin psikiyatri, halk sağlığı ve jinekoloji dallarında uzman kişilerin bu kitaptan faydalanabileceği öngörülmektedir.
Bekâr Danışmanlığı, bu kitapta genel olarak açıklanmış olup bir bilim dalı olarak geliştikçe özgün bir literatür de gelişebilecek ve konular daha incelikli olarak açıklanabilecektir. Bekâr Danışmanlığı’nın bir bilim dalı olarak gelişebilmesi için lisansüstü eğitim programlarının açılması ve bu programlar aracılığı ile danışman ve araştırmacıların yetiştirilmesi önerilmektedir. Tüm dünyada bekâr sayısının, boşanmaların ve yalnızlığın artması, yakın ilişki ve özerkliğin önemli ihtiyaçlar hâline gelmesi, eş seçiminin ve kariyerin önem kazanması ve özellikle, Türkiye’de kadın cinayetlerinde görülen artış, Bekâr Danışmanlığı’nı gerektiren önemli nedenler arasındadır.
Sonuç olarak, Bekâr Danışmanlığı olgusu ile bekâr yaşamının kalite standartlarının yükselmesi, daha sağlıklı ailelerin kurulması ve sürdürülmesi, nihayetinde ise sağlık, adalet ve refah standartları yüksek bir toplum oluşturmaya yönelik daha büyük bir vizyona ulaşılması hedeflenmektedir.
Rüya TURNA Ben Bana Güveniyorum, seçme sınavlarında büyük heyecanlar yaşayan ve bunun etkisiyle duygusal dengeleri bozulan gençleri düşünerek, roman şeklinde yazılmış bir kitaptır.
Kitapta sınav kaygısı ile boğuşan bir grup öğrencinin, bir psikolojik danışmanın liderliğinde, kendilerine güvenlerini geliştirmelerinin öyküsü anlatılıyor. Yaşanan yoğun kaygı, bazı öğrencilerde ders çalışmayı engellerken, bazı öğrencilerde kendisine ya da çevresine zarar verme şeklinde ortaya çıkmaktadır. Kitapta bu gruba katılan öğrenciler, kendi yoğun kaygıları ile baş etmeyi öğrenmektedir.
Barbara Sher Benlik saygısı oyunları çocuklara duygusal, sosyal, fiziksel ve zihinsel olarak kendileri olabilmenin muhteşem bir şey olduğunu göstermektedir. Benlik Saygısı Oyunlarındaki eğlenceli ve özenle tasarlanmış etkinlikleri paylaşarak, çocuğunuzun olumlu duygularını destekleyebilir ve öğrenmeleri için kalıcı bir temel oluşturabilirsiniz.
Bir anne, öğretmen ve oyun terapisti olan Barbara Sher tarafından otuz yıllık deneyim ile geliştirilen 300 adet benlik saygısı oluşturan bu fikir koleksiyonu, bir ön hazırlık ya da materyal gerektirmez. Siz ve aileniz hemen hemen her yerde oyuncu sayısı önemli olmaksızın istediğiniz sayıda kişiyle bu oyunları oynayabilirsiniz. Öyleyse haydi gelin, rahatlayın ve eğlenceyi keşfedin.

ÖZEL BÖLÜMLER :
Güçlü yanlarınızı ve yeteneklerinizi bilmek
Günlük duygularınızı ve tepkilerinizi ifade etmek
Benzersiz olmaktan keyif almak-herkes gibi!
Arkadaşlık yoluyla ilişkiler geliştirmek ve başkalarına güvenmek
Vücudunuzun ve duyularınızın farkına vararak özgüven geliştirmek
Tracy Packiam Alloway Beyninizin becerisini sınayın ve birinci sınıf zihinsel çevikliğe ulaşın
Beyin vücudunuzun en önemli kasıdır ve düzenli egzersizle onun performansını artırabilir ve onu yaşla bağlantılı kötüleşmeye karşı güçlendirebilirsiniz. Bu rehber, gerek doğru yiyecekleri seçerek gerekse piyano çalarak beyninizi ve hafızanızı en iyi biçiminde tutmak için bilmeniz gereken her şeyi sunmaktadır. Bulmacalardan ve egzersizlerden en iyi günlük alışkanlıklara ve uzun vadeli zihinsel formda olma tekniklerine kadar bu kitap, zihinsel çevikliğinizi artırmanıza ve hafıza kaybını azaltmanıza olanak sağlamaktadır. Dolayısıyla, silkinip o örümcek ağlarından kurtulun ve vakit kaybetmeden beyninizi zinde ve sağlıklı hâle getirin!
• Devam etmek istediğiniz gibi başlayın! Beyin eğitiminin temelleriyle uğraşmaya başlayın ve sizin için nasıl işe yarayacağını keşfedin.
• Zihninizi jilet gibi keskin tutun! Hafızanızı geliştirin ve o sinir bozucu “dilimin ucunda” olgusundan kurtulun.
• Mutlu düşüncelere sahip olun! Zihninizi mutlu ve sağlıklı tutmak için uzman tavsiyelerine uyun.
• Yeni baştan başlayın! Yeni beyin dostu beslenme ve hayat tarzı seçeneklerine alışın.
• Oyunlar başlasın! Zekâ oyunları, egzersizleri ve bulmacalarının bir özetine müptela olun.
Kitabı açın ve
• Kurgunun arkasındaki gerçekleri,
• Çocuklar ve 50 yaşın üzerindekiler için zihinsel zindelik egzersizlerini,
• Alışveriş listenizi ezberlemenin, yüzlerin isimlerini ve yol tariflerini hatırlamanın yollarını,
• Başarınızı nasıl görselleştirebileceğinizi,
• Sosyalleşmenin neden önemli olduğunu,
• Stres ve kaygıyla baş etme tekniklerini,
• Beslenme ve “beyin besinleri” hakkındaki tavsiyeleri,
• Kelime bulma bulmacalarını, sudoku bulmacalarını ve daha fazlasını inceleyin.
Nicholas TARRIER, TaylorandFrancis “Vaka formülasyonu, modern psikoterapilerin temel bir özelliğidir. Bu kitaptaki bölümler, bireylerin sorunlarının nasıl kavramsallaştırıldığının ve buna bağlı olarak uygun psikoterapi tekniklerinin ve izlemlerinin bir vakaya özgü nasıl uygulandığının ana hatlarını açık şekilde ortaya koymaktadır. Tüm psikoterapistlerin okumasını öneririm.”
Prof. Dr. Aaron T. Beck.
Psikiyatri Bölümü, Pennsylvania Üniversitesi

Vaka formülasyonu, psikoterapiyi ileri düzeyde gerçekleştirmek isteyen her uygulamacı için temel beceridir. O, danışanlara ve onların klinik sorunlarına özgü bir kavrayış sağlar.
Bu kitapta Nicholas Tarrier, bilişsel davranışçı psikoterapi uygulamalarında profesyonelleri zorlayan çeşitli klinik sorunları ele almaktadır. Her bir bölüm, zorlayıcı klinik sorunların üstesinden gelmeye yarayan kullanışlı bir el kitabı niteliğindedir ve kanıt temelli uygulamaya dayanmaktadır. Kendi alanlarında uzman terapistler klinik uygulamalarda vaka formülasyonunun nasıl yapılacağını ve ayrıntılı şekilde örnekler vererek terapinin işlerliğinin nasıl arttırılacağını ortaya koymaktadır. Kitaptaki konular;
- Vaka formülasyonunun utanç duygusuna odaklı biyopsikososyal gelişimi ve evrimi,
- Karmaşık TSSB örüntüsünde vaka kavramsallaştırılması,
- Karmaşık yeme bozukluklarında bilişsel davranışçı vaka formülasyonu.
Klinik vakaların formülasyonu için gerekli olan bu kitap, klinik psikologlar, psikiyatristler, psikiyatri hemşireleri, danışmanlar, sosyal çalışmacılar ve öğrenciler tarafından memnuniyetle okunacaktır.
Nicholas Tarrier, Manchester Üniversitesinde Klinik Psikoloji Profesörüdür. Şizofreni ve diğer psikoloji bozuklukların bilişsel davranışçı terapi ile değerlendirilmesinin ve tedavisinin öncüsüdür.
Katkı sağlayanlar: Peter V. Armstrong, Ivy M. Blackburn, Jake Bowley, Richard J. Brown, Helen Combes, Chris Cullen, Kate M. Davidson, Alyson Flitcroft, Mark H. Freeston, Paul Gilbert, Allison G. Harvey, Ian A. James, Steven Jones, Willem Kuyken, Anna Lavender, Deborah Lee, Ulrike Schimdt, Gary L. Sidley, Nicholas Tarrier ve Adrian Wells.

Vaka formülasyonu, terapistlere ve danışanlara ışık tutmayı kolaylaştıran bir yol rehberidir. Kitap, Bilişsel Davranışçı Psikoterapi uygulamalarında belirli rahatsızlıklar bağlamında vaka formülasyonu sürecini ele alıyor ve örnek vakalarla açıklıyor. Vaka formülasyonu ile ilgili bugüne kadar yazılan kitaplardan farklı olarak; vaka formülasyonunun kanıta dayalı olması gerektiğine vurgu yapıyor, farklı tanı gruplarında psikoterapi sürecinin nasıl işlemesi gerektiğini açıklayarak vakaya özgü formülasyonları okuyucu ile paylaşıyor. Kitap, zorlayıcı ve karmaşık vakalarda ilerlemenin nasıl sağlanacağı ile ilgili terapistlere bir sistem öneriyor ve uzman psikoterapistlerin bilişsel davranışçı terapi yaklaşımı çerçevesinde yardım alan danışanlarının terapi süreçlerini tüm ayrıntıları ile gözler önüne seriyor. Farklı tanı gruplarındaki danışanların terapi süreçlerinin seyrine ilişkin kuşbakışı mesafemizi azaltıyor. Kuşkusuz bu kitaptaki bilgiler, eğitim süreci boyunca okunanalar ya da psikoterapi alanındaki deneyimler ile zenginleştiğinde farklı danışanlardaki benzerlikleri ve farklılıkları yakalama konusunda yol gösterici olacaktır. Ayrıca, hem süpervizyon alan hem de veren açısından süpervizyon sürecini yeniden değerlendirmeyi sağlayacak özel bir bölüm de okuyucuyu beklemektedir.”
Doç. Dr. Emre Şenol-Durak
Abant İzzet Baysal Üniversitesi, Psikoloji Bölümü
Seval Erden, Ayfer Summermatter, Tuğba Türk, Fazilet Yavuz Birben, Fatma Akca Erol, Hale Nur Kılıç, Muhammet Aykuthan Ulusoy, Ayşenur Karahan Yabanigül, Muhammed Çiftçi “Duygu ve Düşünce”. Yaşamın ve var oluşun anlamlandırılmasında kullanılan iki temel başvuru kaynağı. Yaşam boyu gelişim sürecimizde, hayatımızda yer alan önemli kişilerin izlerini bir ömür boyu taşırız. Onlardan aldığımız geri bildirimler ile kendi değerimizi belirler, ne düşünmemiz, nasıl düşünmemiz hatta nasıl hissetmemiz gerektiğini bile bu doğrultuda şekillendiririz. Ona göre de duygusal ve davranışsal tepkiler oluştururuz. Bazen sağlıklı ama çoğu zaman sorgulanmadan, analiz edilmeden, fark edilmeden, otomatik ve sağlıksız şekilde işleyen bu zihinsel süreçler zaman zaman benlik algımızı, duygu dünyamızı ve ilişkilerimizi zedeleyebilecek kadar etkili olabilmektedir.
Öğrenilmiş yaşantıların bir ürünü olarak ortaya çıkan bu inanç ve düşünce yapıları sağlıklı, yeni ve alternatif öğrenmeler ile işlevsel hâle getirilebilmektedir. Buradan yola çıkarak kitabımızda kaygı, öfke, istismar, sosyal beceri, mükemmeliyetçilik, atılganlık, duyguların farkında olma, tanıma ve ifade etme gibi sorunlar ve bu sorunların bilişsel-davranışçı yaklaşım ile nasıl aşılabileceğine ilişkin yapılandırılmış grupla psikolojik danışma programları sunulmuştur. Uygulamalar ilkokul, ortaokul, lise ve üniversite öğrencileri ile yetişkinler ve ebeveynleri de kapsayacak şekilde geniş bir yelpazeyi kapsamaktadır. Kapsadığı gelişimsel dönemler ve sorunlar itibariyle programlar, sadece alan uzmanlarına yönelik olmayıp; ergenlerin, yetişkinlerin ve ebeveynlerin de kendi başlarına kullanabilecekleri içerik ve etkinlikleri kapsayacak şekilde hazırlanmıştır.
Kitabımızın amacına ulaşması ve alana katkı sağlaması dileğiyle…
Işık Savaşır, Gonca Soygüt, Elif Barışkın Son yıllarda bilişsel-davranışçı terapiler giderek önem kazanmakta ve dünya çapında yaygınlıkla kullanılmaktadır. Ülkemizde de bilişsel-davranışçı yaklaşımlara olan ilgi giderek büyümektedir. Bu kitap, ülkemizde bu alanda duyulan kaynak ihtiyacını karşılamak üzere hazırlanmıştır. Depresyondan kişilik bozukluklarına uzanan bir yelpazadeki çeşitli psikolojik bozuklukların temel tedavi ilke ve tekniklerinin yer aldığı bu kitap hem terapiye yeni başlayacaklara temel kuramsal bilgi hem de uygulayıcılara aydınlatıcı örnekler sunmaktadır.
Candida Fink, Joe Kraynak Bipolar bozukluk ile başarılı bir şekilde mücadele etmek için açık ve kavramanızı sağlayacak bir rehber!
Bipolar bozukluk, anormal derecede yükselmiş ve çökkün duygudurum periyotlarının birbirini izlemesi olarak tanımlanan ve toplumda yaygınlığı %2-5 olan bir bozukluktur. Kişinin sadece duygusal durumunu değil, özel ve iş hayatını da olumsuz yönde etkilediğinden çok yönlü olarak ele alınması gerekir. Bu kitap, sizi bilgi sahibi hasta veya destek elemanı yapmak ve tedavi planındaki kilit oyuncuya dönüşmeniz konusunda güçlendirmek için yazılmıştır. Size en etkili tedavi yöntemlerini, ilaç tedavisini ve terapiyi sunar; yaşama uyum sağlamanızı kolaylaştırır.
• Bipolar bozukluğun ne olduğunu kavrayın! Bipolar bozukluğun ne olduğunu ve ne olmadığını, semptomlarını, altında yatan biyolojik nedenlerini ve tedavi yöntemlerini öğrenin.
• Tedaviye başlayın! Doktor ve ilaç tedavilerini öğrenin ve tedavi planı oluşturun. Tedavinin seyrini kavrayarak karşılaşacağınız durumlara hazırlıklı olun.
• Beceriler geliştirin! Kendi kendine yardım stratejileri ve diğer destek yollarını keşfedin. Yaşam tarzınızı hastalığa göre değiştirin. Problem ve çatışmalarınızı çözün.
• Destek olmayı öğrenin! Bipolar bozukluğu olan yakınınızı anlayın. Karşılacağı güçlüklerde çözüm üreten olun ve kriz anlarıyla başa çıkın.
Kitabı açın ve
• Bipolar bozukluk I ve II ile bunlarla ilişkili durumlar için DSM-5 tanı ölçütlerini,
• Yüksek maliyetli tedavi süreci ile nasıl başa çıkabileceğinizi,
• Ruhsal durumun idaresinde yardımcı olabilecek vitamin ve diğer takviyelere yönelik önerileri,
• Psikoterapiler ve kendi kendine yardım stratejilerini,
• Bipolar bozukluktan muzdarip bir sevdiğinize yardım ederken yapılması ve yapılmaması gerekenleri,
• Çocuk ve ergenlerin tanı ve tedavisi hakkında bilgileri öğrenin.
Nilüfer Voltan Acar Grupla Psikolojik Danışma oturumları tek tek kaleme alınmış ve her oturuma ilişkin verilen süpervizyon yazılı olarak her tepkiden sonra ifade edilmiştir.
Bu kitap, grup oturumlarına örnek olması açısından ilktir. Tüm birey merkezli grup yapanlara bir model olacağı umulmaktadır. Bu oturumlar, Tülin Acar ve Özlem Haskan'ın yaptığı oturumlardır.
İbrahim Ethem ÖZGÜVEN Bireyi tanıma iki yönlü bir kavramdır. Bireyin kendisini tanıması ya da bir başkasının bireyi tanıması çabalarını ifade eder. Falcılığın ötesinde, verilere bağlı olarak bir başkasının bireyi tanıması ise bilimsel olarak “gözlem” tekniklerinin kullanılması ile başlamıştır. Sağlık, eğitim, psikoloji, psikolojik danışma ve sosyal hizmet gibi çeşitli yönlerden bireye yardımı esas alan meslek alanlarının çeşitlenmesi, gelişmesi ve talebin artması ile de bireyi tanıma tekniklerinde önemli gelişmeler olmuştur.

Ülkemizde üniversitelerin, bilim ve araştırma kurulularının çoğalması; hizmet ve çalışmalarda bilimsel kavram ve yöntemlere ağırlık verilmesi; veri toplama aracı olarak birey hakkında bilgi toplama teknik ve yaklaşımlara olan önemi de artırmıştır.

Bireyi Tanıma Teknikleri kitabı, “insanı ve insan davranışlarını” konu alan tüm bilim alanlarında ve özellikle üniversitelerin eğitim, psikoloji, psikolojik danışma, psikiyatri, ölçme ve değerlendirme, program geliştirme, sınıf öğretmenliği, çocuk gelişimi ve eğitimi, yönetim, özel eğitim, mesleki ve teknik eğitim, sosyal hizmet, iletişim, halkla ilişkiler ve diğer ilgili bölümlerinde lisans düzeyinde okutulabilecek bir “ders kitabı” olarak hazırlanmıştır.
Zeynep Karataş, Yasemin Yavuzer Psikolojik danışma sürecinde değerlendirme, danışanın yaşamı ve psikolojik danışma almasına yol açan durumları öğrenmek ve etkili bir müdahale planı geliştirebilmek için bilgi alma sürecidir. Bu süreçte kullanılabilecek test dışı tekniklerin ele alındığı bu kitap, sekiz bölümden oluşmaktadır. Kitabın ilk iki bölümünde, bireyi tanıma ve bireyi tanımada kullanılan test tekniklerine kısaca yer verilirken; diğer bölümlerde bireyi tanımada kullanılan test dışı teknikler ayrıntılı olarak ele alınmıştır. Kitabın üçüncü bölümünde, kendini anlatmaya dayalı test dışı teknikler; dördüncü bölümünde, gözlem teknikleri; beşinci bölümünde, etkileşime dayalı test dışı teknikler ve altıncı bölümünde, başkalarının kanılarına dayalı test dışı tekniklere yer verilmiştir. Yedinci bölümde, diğer test dışı teknikler başlığı altında; bibliyoterapi, sineterapi, hobi terapi, sanat terapisi, resim terapisi, dans devinim terapisi, müzik terapisi, vaka incelemesi ve vaka konferansı, bireyle ve grupla psikolojik danışma konularına yer verilmiştir. Kitabın son bölümü, psikolojik danışma ve rehberlik alanında kullanılan öğrenci dosya sistemini içermektedir.
Bu kitabın, psikolojik danışma ve rehberlik öğrencilerine ve alanda çalışan psikolojik danışmanlara kaynak kitap olarak katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Kitapla ilgili her türlü görüş ve önerileriniz bizleri güçlendirecektir.
Bülent Şen Birbirini severek evlenen, birlikte yaşlanmayı hayal eden ve çocuk sahibi olduktan sonra istenmeyen birçok yaşantı sonrası kendi aralarındaki sorunları çözemeyip, belki de aile danışmanlığı hizmeti aldıktan sonra boşanmaya karar veren çiftlerin; boşanmanın olumsuz süreçlerini yaşarken, mahkeme ortamında şartların daha da zorlaştırıldığı durumlarda birbirlerine ve çocuklarına daha fazla zarar vermemeleri, boşanmanın her iki taraf içinde daha adil koşullarla, daha kısa zamanda, daha ekonomik olabileceği, boşanma sonrası her iki tarafın ve ailelerinin dost olarak kalabileceği, çocukların her iki ebeveyni de düzenli olarak görebilecekleri ve destek alabilecekleri, tarafsız bir üçüncü kişinin gözetiminde ortak kararlar alarak boşanma sürecini tamamlamalarının hem çiftlere ve çocuklara hem de topluma olumlu anlamda katkı sağlayabileceği düşünülmektedir.
Kitapta, hem yurt içi hem de yurt dışı literatür ve uygulamalar tarafsız bir gözle okurlara sunulmaya çalışılmış ve boşanma arabuluculuğu hakkında çalışmalar yapacak, araştırmacılara; akademisyenlere; hukuk, sosyal hizmet, psikoloji, psikolojik danışmanlık, sosyoloji, çocuk gelişim, okul öncesi eğitim, aile ve tüketici bilimleri öğrenci ve uygulamacılarına; aile danışmanlarına; aile mahkemesi hakim ve uzmanlarına; Yargıtay 2. Hukuk Dairesi üyelerine; bu konuda kanun çalışmaları yapacak uzmanlara; ilgili kurum ve kuruluşların yöneticilerine ve boşanma arabuluculuğu konusunu merak eden okuyuculara ve anlaşmalı olarak boşanmak isteyen çiftlere temel bilgiler verilmeye çalışılmıştır.
Kitabın sonunda; Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından çıkarılan Yönerge esaslarında 450 saat eğitim alıp Aile Danışmanlığı sertifikasına sahip Aile Danışmanları ve Arabuluculuk Kanunu kapsamında arabuluculuk eğitimi almış Hukukçuların birlikte çalışarak diğer ülkelere de örnek olabilecek, Boşanma Arabuluculuğu konusunda disiplinlerarası ve bütüncül çalışmalara imza atmaları arzusu dile getirilmiştir.
İdris Gündüzalp Şuanda elinizde tutmakta olduğunuz bu bilimsel eser temel olarak üç amaçla yazılmıştır:
Bu amaçların ilki; öncelikle sizin gibi ülkemizin kıymetli ve bilime değer veren ve kendisini bireysel ve toplumsal ruh sağlığının korunması ve tedavisine doğrudan veya dolaylı olarak adamış tüm psikiyatristler, klinik psikologlar ve psikologlar, psikolojik danışmanlar, rehber öğretmenler, okul psikologları, pedagoglar, sosyal hizmet uzmanları, çocuk gelişimi uzmanları, hemşireler, sosyologlar, aile danışmanları ve psikoterapistlere uzmanlık alanları kapsamında yürütmekte oldukları çocuk terapisi, evlilik danışmanlığı, aile danışmanlığı, bireysel ve grup terapileri ile “Boşanma Psikolojisi ve Danışmanlığı” gibi aktif çalışmaları sırasında bilimsel bir kılavuz ve başucu kitabı olmak;
İkincisi; toplumsal ve bireysel anlamda ruh sağlığının korunması adına halen eğitimlerini psikiyatri, psikoloji, psikolojik danışmanlık ve rehberlik, çocuk gelişimi ve eğitimi, sosyoloji, sosyal hizmet uzmanlığı ve hemşirelik lisan alanlarında ayrıca psikiyatri, klinik psikoloji, uygulamaları psikoloji, psikolojik danışmanlık ve rehberlik, aile danışmanlığı, sosyoloji, sosyal hizmet uzmanlığı ve çocuk gelişimi ve eğitimi alanlarında yüksek lisans ve doktora düzeyinde devam ettiren öğrencilere, çocuk psikolojisi, aile, danışmanlığı, yetişkin psikolojisi, evlilik ve boşanma süreçlerinin bireyler ve çocuklar üzerindeki psikolojik etkileri konusunda bilimsel bir Türkçe kaynak sunabilmek;
Üçüncüsü ise hayata evlilik ile yeni bir adım atmak üzere olan genç çiftlere, henüz çocuk sahibi olmayan ailelere ve çocuk sahibi olmuş olan mutlu ve uyumlu tam ailelere ve mutsuz bir evlilikleri olan, boşanmayı düşünen, boşanmak üzere olan, boşanma aşamasında olan veya boşanmış olan parçalanmış ailelere mensup çocuk veya yetişkin tüm bireylere psikolojik olarak nasıl bir durumda oldukları ve bu durumlarının kendileri, çocukları ve aileleri için ne ifade ettiği konusunda doğru ve güvenilir bilgiler verebilmek ve bu bireylerin; çocuk psikolojisi, aile ve boşanma psikolojisi konularında akıllarına takılan tüm sorularını cevaplayabilmek, “Boşanma Psikolojisi ve Danışmanlığı” ile çiftlerin boşanma sürecinden gerek kendilerinin gerekse çocuklarının hiç zarar görmeden veya en az zararla nasıl tekrar normal bir hayatın akışı içine girebilecekleri konusunda güvenilir bir liman olmaktır.

Aile, varlığı kaybedilmeden
değerinin anlaşılması gereken
en değerli mücevherdir.
İdris Gündüzalp
Gülay Korkut Kitap; evlilikten boşanmaya, boşanmadan diğer bir evliliğe giden süreçte eşlerin karşılaştıkları zorluklarla baş edebilmelerine yardımcı olmak için hazırlanmıştır.
Okuyucu, bu kitapta, yazarla birlikte “Yeni kurduğumuz çekirdek ailemize, kök ailelerimizden hangi sorunları taşıdık? Ailemizin işlevselliğini nasıl artırırız?” gibi sorularına yanıtlar arar ve bulur. İlk bölümde, eşler arası ilişkileri güçlendirmek hedeflenmiştir. Çünkü boşanma bir süreçtir ve bir anda boşanma kararına varılmaz. Boşanma aşaması; evlilik sonrası yaşanan düş kırıklığı aşamasıyla başlar, ilişkinin aşınması ve kopuşlarla devam eder. Evliliğin boşanmaya gitmemesi için ilişkileri güçlendirme yöntemleri, boşanma nedenleri ve bu nedenlerin yaşanmaması için yapılabilecekler, okuyucuya yaşanmış anlatılar üzerinden açıklanmıştır.
Boşanma da bir travmadır ve her bireyin bu travmadan etkilenme derecesi farklıdır. Bu kitap; boşanma sürecindeki kişilerin, öncelikle kendilerine, daha sonra çocuklarına faydalı olabilecek uygulamalar içermektedir. Amaç boşanma sonrasında kişilerin travmadan güçlü çıkabilmeleri ve baş etme becerilerini geliştirerek daha güçlü bir kişilik ile yola devam edebilmelerini sağlamaktır. O nedenle kitabın adı “Psikolojik İlk Yardım”dır. Boşanan kişilerin boşanmayı resimlerle nasıl ifade ettiği ve bu zorlu yaşantıyla nasıl baş ettiklerine yer verilerek okuyucunun baş etme kaynaklarını çoğaltmak amaçlanmıştır.
Ayrıca kitapta yeni bir evlilik kararında dikkat edilmesi gereken hususlara yer verilmiştir. Eşlerin önceki evliliklerden gelen çocukların bir arada yaşamasından kaynaklanan sorunları nasıl çözecekleri anlatılmıştır.
Bu kitap; çiftlerin, ailelerin, bu alanda çalışan evlilik ve aile danışmanlarının, çocuklarımızın hayatında önemli izler bırakan saygıdeğer öğretmenlerin ve rehber öğretmenlerin ihtiyaç duyduğu bir kaynaktır.


Ahmet Cemil Ölçer İnsanlık tarihi boyunca evlilik de boşanma da var olmuştur. Çoğunlukla evlilik kutlamayla başlarken, boşanma yasla sonuçlanır. Zor zamanlarına rağmen evliliğin kutlamaya içkin mutluluğunu devam ettirmeye yardımcı olacak bir kaynak sunmak bu kitabın temel amacıdır.
Evlilik doyumunu arttırarak evliliğin devamını sağlamak, boşanma düşüncesi varsa bunun için yeterince nedenin olup olmadığını sorgulamak için okuduklarınız işinize yarayacaktır. Bu kitap, her aşamasında boşanmadan vazgeçilip evliliğin devamının sağlanabileceğine inanarak hazırlanmıştır.
Arthur E. Jongsma, Jr. L. Mark Peterson, Timothy J. Bruce Bütün Ruh Hastalıkları İçin Yetişkin Psikoterapisi Tedavi Planlayıcısı kitabının Beşinci Basımında; tedavi planları için bütün gerekli unsurlar dikkate alınmış ve tedavi planlarının hızlı ve kolay bir biçimde yapılması sağlanmıştır. Bakım veren kurumlar, ödeme yapan sosyal güvenlik kurumları ve devlet ve özel sigorta şirketlerinin talepleri karşılanmıştır. Kitaba eklenen yenilikler ve kitapla ilgili önerilere aşağıda yer verilmiştir:
Yeni basımın özellikleri görgül olarak desteklendi; kanıt temelli tedavi müdahaleleri, öfke kontrol problemleri, düşük öz saygı, fobiler ve toplumsal kaygı da dâhil edilmiştir.
43 civarında davranışsal problem sunuldu; depresyon, yakın ilişkilerdeki çatışmalar, kronik ağrı, kaygı, madde kullanma, sınırda kişilik (borderline) bozukluğu ve daha fazlası dâhil edilmiştir.
Tedavi hedefleri, amaçlar ve müdahalelerle ilgili 1000'in üzerinde ön yazı yazıldı. “–” bu sembol ile belirtilen boşluklara kendi tedavi planınız ile ilgili seçenekleri ekleyebilirsiniz.
Referans formatını kullanmak, davranış problemleri ya da DSM-5 Tanısı ile tedavi planı bileşenlerinin oluşturulmasını kolaylaştıracaktır.
Bir tedavi plan örneğine, ödeme yapan üçüncü tarafların ve akredite edilmiş bakım şirketlerinin istekleri dâhil edilmiştir.
Bütün Ruh Hastalıkları İçin Yetişkin Psikoterapisi Tedavi Planlayıcısı; klinisyenlere ve danışmanlara terapi sırasında bir pusula olacak ve terapi sürecinin derin sarmalında yollarını bulmalarında yardımcı olacaktır. Bu kitapta yer alan bütün ruh hastalıklarının semptomları yalın bir şekilde belirtilmektedir. Terapistler bu bilgiler ışığında gelen danışanın semptomlarını gördükten sonra; terapi için uzun süreli ve kısa süreli hedefleri kolayca oluşturabilecek ve yapılacak müdahaleler hakkında nasıl bir yol izleneceğini kolayca planlayacaktır.
Rita Budrionis, Arthur E. Jongsma Cinsel İstismar Mağdurunun ve Failinin Tedavi Planlayıcısı, gerekli psikoterapi hizmetinin sağlanması için cinsel istismar/saldırı mağduru veya faili ile çalışan uzmanlara yönelik hazırlanmıştır. Uygulama Planlayıcıları® serisinin diğer kitaplarında olduğu gibi bu kitapta da amacımız; sizin, danışanlarınızla daha fazla, kâğıt işleriyle de daha az zaman harcamanız için tedavi planlama sürecini hızlandırmak, basitleştirmek ve netleştirmektir. Bu kitap;
Saatler alan bürokratik işlerden zaman kazanmanızı sağlar ve cinsel istismar mağduru ve/veya faili için kişiselleştirilmiş tedavi planlarını geliştirme özgürlüğü sunar.
Kaygı, panik ve depresyon, yeme bozuklukları, madde kötüye kullanımı ve sosyal geri çekilme gibi cinsel istismar mağduru ve/veya faili ile ilgili 27 sorunu ele alır.
İlişkili her bir problemin davranışsal belirtilerini, uzun vadeli hedeflerini, kısa vadeli hedeflerini ve klinik olarak test edilmiş tedavi seçeneklerini tanımlayan 1.000’in üzerinde net açıklamayı içerir.
Davranışsal problemlerle tedavi planının bileşenlerini uygun bir şekilde eşleştirmenize yardım eden, kullanımı kolay bir kaynakça formatına sahiptir.
İbrahim Ethem Özgüven “Cinsellik ve Cinsel Yaşam” isimli eserimizin yazılmasında yerli ve yabancı pek çok kaynaktan yararlanılmış; herkesin okuyup anlayabileceği bir açıklıkta olmasına özen gösterilmiştir. Hangi düzeyde öğrenim görürse görsün, yaşamın hangi döneminde olursa olsun, ergenler, gençler, orta yaşlılar, yetişkinler, evliler, bekârlar, cinsel konularda bireysel olarak bilgi edinmek isteyen herkes bu kitabı okuyabilir, cinsel yaşamla ilgili oldukça kapsamlı objektif ve bilimsel bilgiler elde edebilir.
Cinsellik konularda, hem kendilerini yetiştirmek ve hem de yardım edecekleri kişileri bilgilendirmek durumunda olan anne-babalar, karı-kocalar, öğretmenler, okul danışmanları, psikologlar, özel eğitim, sosyal hizmet ve sağlık personelleri, aile ve evlilik danışmanları, cinsel terapi alanında çalışanlar “Cinsellik ve Cinsel Yaşam” kitabından yararlanabilirler. Buna psikoterapi dilinde “Bibliyoterapi” denmekte, birey ilgili kaynakları okumak suretiyle, kişisel problemlerini anlamakta, konu hakkında bilgi kazanmakta ve bilinçlenmektedir.
Kitap, öğrenci ve klinik vakaların kişisel çekingenliklerini ve kaygılarını azaltmak, belirli cinsellik konularında bilgilendirmek amacı ile de kullanılabilir; ikili etkileşim ya da grup dinamiği harekete geçirilerek, etkileşimin düzeyi yükseltilebilir.
Bu amaçla, kitaptan, üniversitelerin psikolojik danışma ve rehberlik, psikoloji, psikiyatri ve aile ilişkileri konularını destekleyici niteliği ile de sosyoloji, sosyal çalışma bölümlerinde yardımcı kaynak olarak yararlanılabilir.
Uğur Öner - Nuray Taştan Editörlüğünü Prof. Dr. Uğur Öner’in yaptığı Uygulamalı Grup Rehberliği Programları Dizisi kitaplarımız arasında yer alan kitap, Çatışma Çözme ve Akran Arabuluculuğu Eğitimi Programıyla, yaşanan çatışmaları çözmek için problem çözme yöntemini kullanmayı, çatışma çözme sürecinin adımlarını doğru biçimde uygulamayı, öğrencilerin arabuluculuk süreci adımlarını etkin bir biçimde öğrenmelerini ve bunu uygulamalarına olanak sağlayacak iletişim becerileri kazanmaları için geliştirilmiştir. Kitabın içeriği bu amaca uygun yöntem ve etkinliklerden oluşturulmuştur. Programın yapılandırıldığı biçimde uygulanması sonucunda, bu eğitimi alan öğrencilerin, çatışmanın doğasını anlamaları, çatışmaya ilişkin olumlu tutum kazanmaları, problem çözmeye yönelik çatışma çözme yollarını kullanarak çatışmaları yapıcı biçimde çözme yeterliğine ulaşmaları olanaklıdır.

Bu kitap; öğrencilere ve hatta öğretmenlere, okul yöneticilerine, velilere, olumlu çatışma çözme ve arabuluculuk becerileri kazandırmaya yönelik eğitim verilmesine büyük ölçüde katkıda bulunacaktır.