Muhasebe, Finans ve Bankacılık GÜNCEL YAYIN KATALOĞU 6.06.2020
Muhasebe, Finans ve Bankacılık \ 1-3
Eric Tyson İş finansal geleceğinizi korumaya geldiğinde yapabileceğiniz en mantıklı şey, buna bir an önce başlamaktır. Bu pratik rehber 20'li yaşlarınızda sağlam bir finansal temel atmanız ve sonraki yıllarda mali durumunuzu güvence altına almanız için ihtiyacınız olan finansal tavsiyeleri içermektedir. Nasıl finansal bir altyapı oluşturacağınızı, gerçek hayatta parasal sorunların üstesinden nasıl geleceğinizi ve kariyeriniz boyunca gelirinizi nasıl artırabileceğinizi keşfedin.

Kitabı açın ve
• Birikim, bütçe planlama ve harcamayı akıllıca yapmayı öğrenin.
• Kredi notunu yükseltmenin yollarını keşfedin.
• Sahip olduğunuz geliri değerlendirin.
• Maddi ortaklıklar üzerine tüyoları keşfedin.
• En iyi sigortayı edinme konusunda önerileri dikkate alın.
Ruknettin Kumkale Elinizdeki sözlük; vergi, ekonomi ve muhasebe konularının birbirleri ile iç içe yaşamasına karşın, sadece muhasebeyi ilgilendiren terimlerin toplandığı ilk ve tek yayındır. Bu ilk yayının ilk basımı 2000 yılında Muhasebe Sözlüğü adıyla yayınlanmıştı.

Sözlüğü hazırlarken şu düşüncelerle yola çıktık:

XXI. yüzyılın başlarında artık; ekonomi, muhasebe, hukuk, sigorta konularındaki çalışmalar birbirinin içine girmiştir. Ayrıca muhasebe; iş dünyasının, sosyal güvenlik konularının, Avrupa Topluluğu ile münasebetlerin, gümrük, dış ticaret, kambiyo, sigorta, para piyasaları, sermaye piyasaları gibi yelpazedeki çalışmaların konuşulduğu bir bilim dalı haline gelmiştir. Günümüzde artık muhasebe ile ilgili bir kavramı dile getirmeyen kişi hemen hemen kalmamıştır. Bu açıdan, sözlüğü hazırlamaya başladığımız zamanki düşüncemiz, sözlükten herkesin yararlanmasına olanak sağlamak şeklindeydi. Konuya bu açıdan yaklaşarak muhasebe faaliyetleri içinde geçen terimleri sözlük kapsamına almaya çaba gösterdik.

Terimlerin açıklanmasında Türk Dil Kurumu sözlüğünden; kavram eski dilden kaynaklanarak geliyorsa Osmanlıca Lügat'ten yararlandık. Ayrıca günlük konuşma dilimizde anlamını bilerek veya bilmeyerek sürekli kullandığımız kelimelerin sözlük, yasa ve kullanım anlamlarını da açıklamaya çalıştık.

Osman Okka Türkiye’de sözel finansal yönetim konusunda yayınlar olmasına karşılık sayısal finansal yönetim konusunda büyük bir eksiklik yaşanmaktadır. Bu eksikliği bir ölçüde gidermek için hazırlanan bu çalışma 1.300’den fazla çözümlü problemi içermekte ve finansın firmada canlı olarak yaşanmasını sağlamaya çalışmaktadır. Günümüzde üniversitelerimizdeki finansal yönetim eğitiminin, işin gereği, sözel değil sayısal olması gerekir. Pedagojik açıdan firma faaliyetleri içerisine giremeyen, finansal olayları analiz edip değerlendiremeyen, finansal politikaların belirlenmesinde etkin olamayan bir finans eğitiminin yeterli olmadığı da açıktır. Bu kitabın amacı; öğrenciye ve okuyucuya basite indirgenmiş finansal problemlerin nasıl çözüleceğini göstermek ve ilgili konuda yeterli finans bilgisini vermektir. Kitaptaki teorik bilgilerin temel seviyede olması amaçlanmışken, oldukça ileri seviyede olması düşünülmüş ve kitapta teorik bilgi yoğunlaştırılmıştır. Kitabın ikinci amacı Finansal Yönetim Örnek Olayları kitabına bir hazırlık yapmaktır. Kitabın sonunda problemlere ağırlık verilmiş ve sorular çözüldükten sonra öğrencinin kendisini test etmesi için farklı yönlendirme soruları da sorulmuştur.
Hüseyin Mert, Bülent Deniz Karahan, Ferhat Atın Değişim, yaşadığımız dünyanın önemli bir markası olmuştur. Değişim yönünde yaşanan gelişmeler, insanlar ve işletmeler için önemli olanaklar, fırsatlar yarattığı gibi bazı sorunları da beraberinde getirmiştir.
Bilimsel ve teknolojik alanda baş döndürücü hızla yaşanılan gelişmeler, işletmeler için temel sorun olarak rekabet sorununu öne çıkartmıştır. Rekabet koşullarında işletmeler, Ar-Ge faaliyetlerinin önemini anlamışlardır. Ar-Ge faaliyetleri sonucunda ortaya çıkan verimlilik artışları ve maliyetlerdeki düşmeler, bir işletmenin ve toplumun ekonomik ve sosyal birçok amacının gerçekleşmesinde önemli bir unsur olmuştur. Bu çabalarda etkin, üretken ve yaratıcı bir biçimde faydalanan işletmeler ve ülkeler, rekabet koşullarında önemli bir güç elde etmişlerdir.
Ülkelerin büyüme ve kalkınma politikalarında, bilimsel ve teknolojik gelişmenin önemi giderek anlaşılmıştır. Bu yönüyle Ar-Ge faaliyetleri, işletmelerin sürekliliği ve hedeflerini gerçekleştirebilmelerinde önemli rolü nedeniyle devletler tarafından teşvik politikalarıyla önemli ölçüde desteklenmektedir.
Ar-Ge faaliyetlerinin ekonomik yaşantımızda giderek yoğunluk kazanması, Ar-Ge’yi “mali ve muhasebe boyutu”yla anlatan bu çalışmayı yapmaya bizleri yönlendirmiştir.
Alanında özgün olması itibariyle meslek mensuplarına, işletme yöneticilerine ve Ar-Ge çalışanlarına faydalı olması en büyük dileğimizdir.
Seval Kardeş Selimoğlu - Mehmet Özbirecikli - Şaban Uzay Bağımsız denetim (auditing); muhasebecinin hazırlamış olduğu finansal tablolara ilişkin yönetimin iddialarını araştıran ve böylece doğru ve güvenilir finansal bilgilerin ilgili kamuoyuna sunulmasına yardımcı olan önemli bir uzmanlık alanıdır. Bağımsız denetim; sermaye piyasasında kamuyu aydınlatma ilkesinin bir gereği olup, Türkiye'de Kamuya Yararlı İktisadi Kuruluşlar (KAYİK) yanı sıra her yıl yeniden belirlenen ölçütlerle ve Bakanlar Kurulu Kararı ile belirli büyüklükleri (satış hasılatı, aktif büyüklüğü, çalışan sayısı gibi) aşan sermaye şirketleri içinde yasal bir zorunluluktur. Türkiye'de bağımsız denetim, ilk düzenlemelerin yapıldığı 1987 yılından beri bilinmekteyse de geniş kesimlerin bağımsız denetimle tanışması 2011 yılında yayınlanan yeni Türk Ticaret Kanunu ile olmuştur.
Bağımsız denetim standartları denetçinin rehberi olup, kaliteli bir denetim çalışmasının altyapısını oluşturur. Kitabımızda denetim standartları esas alınarak bir denetim süreci; denetimi planlama, denetim programlarını gerçekleştirme ve sonuçları raporlama kısımlarına ayrılarak açıklanmaktadır. Ayrıca kitabımızda denetim ihtiyacının ortaya çıkışı, denetime yön veren ulusal ve uluslararası kurallar, hile denetimi konuları ile, eklerde; denetim standartları özeti, denetimin planlanması örneği sunulmuştur.
Kitabımız; bağımsız denetim uygulayıcıları yanında bağımsız denetçi olmak için sınavlara hazırlanan muhasebe meslek mensuplarına / adaylarına ve her biri geleceğin potansiyel bağımsız denetçi adayı olan ilgili üniversite öğrencilerine rehberlik edebilecek ve fayda sağlayabilecek bir içeriğe sahiptir.
Şenol Babuşcu, Adalet Hazar Bankacılık sektörü, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin tamamında aracılık faaliyetini yürüten en önemli finansal kurumlardır.
Ülkemizde de finans piyasasında her ne kadar banka dışı diğer finansal kurumlar faaliyette bulunsalar da, bankalar en önemli aktör konumundadır. Bunu sağlayan unsurların başında; bankacılık sektörünün dinamizmi, kendini yenileme ve gelişmelere kısa sürede uyum sağlama konusundaki hızı ve başarısı gelmektedir. Bu kapsamda, bankacılık sektörünün kısa ve orta vadede finansal sistemin belirleyicisi olma özelliğini açık ara koruyacağı bir gerçektir.
Bu noktadan hareketle, özellikle son yıllarda üniversitelerin büyük çoğunluğunda lisans düzeyinde bankacılık bölümleri açılmış ve ayrı bir disiplin olarak ele alınmaya başlanılmıştır. Giderek yaygınlaşan ve önemli düzeyde talep gören bu gelişme, özellikle bankacılık alanındaki akademik çalışma ve kitaplara olan ihtiyacı da artırmıştır.
Bu çerçevede hazırlanan kitabımız, okuyucularına bankacılığın temel yapısını ve gelişimini özetlemeyi hedeflemektedir. Kitabın içeriği incelendiğinde görüleceği üzere, bu çalışmanın hem başvuru kaynağı olma özelliğini bünyesinde taşıdığı hem de üniversitelerin lisans bölümlerinde yeni ders alacak öğrenciler için temel kaynak olacağı düşünülmektedir.
Çalışmanın ilgilenen herkese yararlı olması dileğiyle...
Ahmet Cemali Adır • Ekonomik gelişmeleri değerlendirirken makro göstergeleri nasıl yorumlamalıyız?
• Para ve maliye politikaları, ulaşılmak istenen iktisadi hedeflere nasıl yön veriyor?
• Bankaların mali yapı içindeki fonksiyonları nelerdir?
• Bankaların finansal performansı hangi kriterlere dayanılarak ölçülüyor?
• Firmaların kredilendirilmesi sürecinde bankalar hangi konuları önemsiyor?
• İflas etmek üzere olan ticari işletmeler ne gibi sinyaller veriyor ?
• Şirketler, finansal kuruluşlardan kredi talep ederken hangi konulara dikkat etmeli?
• Sağlıklı bir finansal analizde mali tabloları incelemenin püf noktaları nelerdir?
• Faiz ve kâr payı aynı şey midir?
• Kredi ve mevduat faizleri basitçe nasıl hesaplanır?
• Sağlıklı ve sürdürülebilir müşteri ilişkileri için hangi stratejiler kullanılmalıdır?
• İşletmelerin, dış ticarette finansman maliyetlerini düşüren fırsatlar nelerdir?
• Kredilerin teminatlandırılması hangi usullerde gerçekleştiriliyor?
Finans sektöründe edinilen bilgilerin çeşitli kaynaklarla bir araya getirilip titizlikle kaleme alınmasıyla hazırlanan eser, sektör çalışanları ve öğrencilerin yanı sıra ticari hayatın içindeki kişi ve kurumlara da hitap eden benzersiz bir kaynak niteliği taşımaktadır.
Ali Bayrakdaroğlu, Aysel Gündoğdu, Bora Selçuk, Cüneyt Dirican, Dina Çakmur Yıldırtan, Fatma Dilvin Taşkın, Gürcan Avcı, Halime Temel Nalın, Selin Sarılı, Serhat Yüksel, Yusuf Dinç Bankacılık sistemi, ülke ekonomilerinin lokomotifi durumuna gelmiştir. Bankalar, kredi kanalı ve finansal aracılık işlevleri ile ekonomiye yadsınamaz katkılar sunmaktadır. Bu nedenle bu derece önemli bir yere sahip olan bankaların denetimi hayati niteliktedir. Yasal düzenlemelerde yaşanabilecek bir boşluk ya da uygulamadaki uyumsuzluk, ekonomiye ciddi zararlar verebilir. Küreselleşme ile birlikte bankaların uluslararası işlevi artmakta, teknoloji ile faaliyet alanları sürekli gelişmektedir. Yeni faaliyet alanları ile birlikte karşılaştıkların riskler de değişmekte olup buna bağlı olarak bankaların risk ölçüm teknikleri de gelişmektedir. Özellikle küresel kriz sonrasında gündeme gelen Basel 3 kriterleri, bankacılık alanında yeni arayışların devam edeceğini göstermektedir. Risklere ek olarak bankaların her açıdan artan bir rekabet ortamında olduğu görülmektedir. Sıkı bir mevzuat kapsamında faaliyet gösteren bankalar, kâr odaklı finansal performans kaygısı ile çok hızlı gelişen teknolojiye ayak uydurmak durumunda kalmaktadır. Özellikle dijital ve mobil bankacılık tarafında yaşanan gelişmeler bankaların maliyetlerini de arttırmaktadır. Buna karşın bankaların yeni nesil ürünler ile faaliyet alanını genişlettiği ve kârını arttırdığı anlaşılmaktadır. Oldukça dinamik bir sistem olan bankacılık sistemi, sürekli bir değişim ve gelişim içerisindedir. Bu nedenle finansal piyasaların en önemli ayağı olarak kabul edilen bankacılık alanındaki çalışmaların sürekli güncellenmesi gerekmektedir.
Çalışmamız, ülkemizdeki ve dünyadaki gelişmelere göre bankacılığın temellerini incelemektedir. Çalışmamız on üç bölümden oluşmaktadır. Çalışmamızda bankacılık sisteminin tüm temel konuları, tamamı akademisyen olan bankacılık alanında uzman bir ekip tarafından incelenmiştir. Bu anlamda eserin literatüre katkısının önemli düzeyde olacağı kanaatindeyim. “Küresel Kriz Sonrası Gelişmeler Işığında Bankacılığın Temelleri” ismini verdiğimiz kitabımız; üniversitelerde bankacılık, finans alanlarında lisans, yüksek lisans öğrencileri ile bu alanlardaki araştırmacıların bilgisine sunulmuştur.
Bülent Balkan Bankaları diğer şirketlerden ayıran en önemli fark kendilerine verilen para toplama ayrıcalığıdır, para toplama ayrıcalığı bankacılığı bir “güven müessesesi” haline getirmektedir. Bir bankanın en büyük değeri, bilançosunda görünmeyen bir unsur olan “itibar”dır. Bir bankanın itibarı yasalara ve mevzuata uyumun yanında, paydaşları ve toplumla olan ilişkilerinde adalet, güvenilirlik, saygı ve hoşgörü, mesleki sorumluluk, sosyal sorumluluk gibi mesleki etik değerlere uymasında yatar. İtibarın yok olması veya zarar görmesi bir güven müessesesi olan bankalar açısından telafi edilemeyecek zararlara yol açar.
Bankalar artık kararlarını alırken kârlılığı tek ölçüt olarak alamazlar, dünyadaki gelişime koşut olarak etik değerlere uyum, sosyal sorumluluk konularındaki yükümlülüklerini de en az kârlılığı kadar karar alma mekanizmalarının içine taşımak zorundadırlar. Hatta daha da ileri giderek yalnızca kendi yaptıklarından sorumlu olmakla kalmayıp, yatırım yaptıkları, finanse ettikleri veya mal ve hizmet sağlayıcısı olarak kullandıkları firma ve kuruluşların da davranışlarından sorumluluk hissetmeye başlamalıdırlar.
Bankacılıkta ortaya çıkan etik sorunlar; insan kaynakları temelli etik sorunlar, çıkar çatışmasından kaynaklanan etik sorunlar, müşteri ilişkilerinden kaynaklanan etik sorunlar, bankaların kendi arasındaki ilişkiler ile suç gelirlerinin aklanması bağlamındaki etik sorunlar olmak üzere dört ana başlık altında gruplandırılabilir.
Bu çalışmada yer alan anket çalışması ile Türk bankacılık sisteminin etik açıdan görünümü sektörü yakından tanıyan sektör çalışanlarının tanıklıklarıyla irdelenmiş, çalışanların sektör ve kendi bankaları hakkındaki etik uygulamalar konusundaki görüşleri belirlenmiştir.
Hicabi Ersoy Bu kitabın ilk bölümünde bankaların finansal sistemdeki rolü ve önemi, bankaların faaliyetleri, banka parası yaratılması, bankacılık risklerinin yönetimi ve bankacılıkta piyasa rekabet modelleri hakkında bilgi verilmiştir.
İkinci bölümde seçilmiş ülke incelemeleri yapılmıştır. Bu kapsamda dünyanın en büyük ve birbirinden farklı bankacılık sistemlerine sahip İngiltere, Çin ve ABD bankacılık sektörleri incelenmiştir.
Üçüncü bölümde Türk bankacılık sisteminin tarihsel gelişimi ve uluslararası bankacılık düzenleme ve denetleme sistemleri karşısında mevcut durumu ortaya konulmuştur.
Dördüncü bölümde Türk bankacılık sisteminin performansı ve performans konusunda yapılan akademik çalışmalar hakkında bilgi verildikten sonra gelişmiş bankacılık sistemlerine sahip İngiltere, Çin, Fransa, Almanya, Japonya, İspanya ve İtalya bankacılık sistemleri performans kriterleri açısından Türkiye ile karşılaştırılmıştır.
Kitabın beşinci ve son bölümünde ise deregülasyon, inovasyon, küreselleşme olguları dikkate alınarak uluslararası düzenlemeler çerçevesinde bankacılığın geleceğine ilişkin bazı öngörülerde bulunulmuştur.
Araştırmacılara ve bankacılıkla ilgilenenlere yararlı olacağı ümit edilmektedir.
Mehmet TAKAN, Melek ACAR BOYACIOĞLU Ekonominin işleyişi içerisinde önemli bir yere sahip olan bankacılık sektörü, tasarrufları mevduat olarak toplayıp bunları müşterilerine kredi şeklinde kullandırmak gibi iki temel fonksiyona sahiptir. Bu fonksiyonları hayata geçirirken bankalar, hem sermaye birikimi sürecinin hızlanmasına katkı sağlamakta hem de para ve kredi politikalarının uygulanmasına destek vermektedir. Bunun yanı sıra baş döndürücü bir hızla gelişimini sürdürmekte olan teknoloji, yer küreyi bilgisayar ve iletişim ağlarıyla örerken, bunların ticari işlemlerde kullanılmaya başlanması, bankacılık sektörünün iktisadi hayattaki yerini vazgeçilmez bir konuma taşımaktadır.
Bu kitapta bankacılık, tarihsel süreç içerisindeki gelişiminden, üstlendiği fonksiyonlara, ticari hayatta faaliyetlerine başlamasından, taşıdığı risklere ve yönetimine kadar oldukça geniş bir yelpazede ele alınmakta ve okuyucuya bankacılıkla ilgili pek çok konuda bilgi sunulmaktadır.
Ahmet Yarız Geleneksel toplumda tehlike, tehdit ve kayıp ile tanımlanan riskin anlamı, modern toplumda fırsat ve getiri potansiyelini de içerecek şekilde genişlemiş, riskten uzaklaşma ve riskten kaçınmanın egemen olduğu anlayış ise yerini riskin kontrol edilebilirliğine ve riskin yönetilebilirliğine bırakmıştır. Riskin yönetiminde, genellikle risklerin münferiden yönetimine yönelik teknikler kullanılırken, II. Dünya Savaşı'ndan sonra askeri güvenlik alanında ilk kez kullanılan ve bugün uzay teknolojisi, havacılık, güvenlik, büyük ölçekli inşaat projeleri, sağlık, finans ve bankacılık başta olmak üzere birçok sektörde yaygın uygulanan risk matrisi ise riskleri ve risk yönetim tekniklerini bir sistem anlayışıyla ele almaktadır.
Kitap beş bölümden oluşmaktadır: Birinci bölümde; risk tanımları, risk çeşitleri, risk kaynakları, risk teorisi, risk analizi, risk yönetimi ihtiyacı, risk yönetimi, risk yönetiminin gelişimi, risk yönetim süreci, risk yönetim teknikleri, matris ve risk matrisi ele alınmaktadır. İkinci bölümde; bankacılık sektöründe risk yönetiminin gelişimi, risk yönetimini etkileyen faktörler, risk yönetim otoriteleri, bankaların maruz kaldığı riskler, yönetim teknikleri ve risk matrisi ayrıntılı bir şekilde tartışılmaktadır. Üçüncü bölümde; Türk bankacılık sektörünün risk analizi 2001 yılından başlayan bir zaman diliminde gerçekleştirilmektedir. Ülkemizde yaşanan 2001 krizi sürecinde sistem dışına çıkarılan bankalardaki bankacılık riskleri ise sistematik bir anlayışla bu bölümde ele alınmaktadır. Dördüncü bölümde bir banka örneğinde risk yönetimi uygulama örneklerine yer verilmektedir. Beşinci bölümde ise kitabın adı ile uyumlu olarak bankacılık sektöründe risk matrisi tasarımı ve oluşturma süreci ayrıntılı ele alınmakta, risk matrisi uygulamasıyla bir sistem anlayışı içinde risk yönetim sistemlerinin bankalar ve dolayısıyla ülke ekonomileri açısından artan önemine de vurgu yapılmaktadır. Bu bölümün literatüre önemli bir katkı sağladığı düşünülmektedir.
Kitabın; risk, risk analizi, risk yönetimi, risk yönetim teknikleri ve risk yönetim sistemlerine ilgi duyan ve bu alanda çalışma yapan akademisyenler ile başta bankacılık olmak üzere risk yönetimi alanında çalışanlar için önemli bir ihtiyacı gidereceği düşünülmektedir.
Füsun Küçükbay Globalleşmenin artık hemen her alanda kendini gösterdiği; rekabetin etkin olduğu piyasa ortamının makro boyutta ülkeleri, mikro boyutta firmaları kıyasıya zorladığı; tüketim toplumunun ekonomik büyümeyi zorunlu kıldığı günümüz dünyasında, rekabetçi olma iddiasında olan firmalar etkin bir finansal sistemin varlığına ihtiyaç duyarlar. Şüphesiz ki etkin bir finansal sistemi olmayan ülkelerde faaliyet gösteren firmaların her anlamda bütünleşmiş dünya ekonomisinde yer edinmeleri ve rekabet üstünlüklerini koruyabilmeleri mümkün değildir.
Etkin bir finansal sistemde sermayenin akışında ve kontrolünde kullanılan en önemli araç, hiç kuşkusuz bankalardır. Bankalar genellikle kısa vadelerle topladıkları paraların bir kısmını, daha uzun vadelerle kredi olarak yatırımcılara veya ihtiyaç sahiplerine kullandırmaktadırlar. Bu durum, bankaları risk yönetim birimlerine dönüştürmektedir. Bankacılıkta risk yönetiminin birçok alt başlığı olmakla birlikte, şurası bir gerçektir ki tanımlayamadığınız hiçbir süreci yönetemezsiniz.
Bu kitap da “Türkiye'de bankacılık sisteminin tarihçesi nasıldır?”, “Bankaların temel görevleri nelerdir?”, “Risk yönetiminde uluslararası yasal düzenlemelerin Türk bankacılık sektörüne etkisi nasıldır?”, “Bankaların maruz kaldığı risk türleri hangileridir?”, “Bankalarda risk yönetim sürecinin temel faaliyetleri nelerdir?”, “Bankalarda risk yönetiminin etkin olarak yapılmasından ve finansal istikrarın sağlanmasından sorumlu kurumlar hangileridir?”, “Türkiye bankacılık sektöründe faaliyet gösteren bankaların riskini etkileyen temel faktörler nelerdir?” sorularına cevap aranmıştır.
Aslan ŞENDOĞDU Bankacı olmayı mı düşünüyorsunuz? Ya da Bankacılık sektöründe çalışan olarak iş performansınızı artırmak mı istiyorsunuz? Elinizdeki kitabı okuyarak mevcut bilgi dağarcığınızı daha da geliştirebilirsiniz. Siz de iş hayatının yoğunluğunu, Thomas Edison'un dediği gibi “Hayatımda bir gün bile çalışmak zorunda kalmadım, her şey eğlenceydi” şeklinde, keyifli bir yolculuk olarak duyumsayabilirsiniz.
A. Kadir TUNA Kurumsal yönetim, şirketin yönetimi ile yönetim kurulu, hissedarlar ve diğer pay sahipleri arasındaki ilişkilerin düzenlenmesi olarak tanımlanmaktadır. Özellikle son yıllarda artan şirket skandalları ve krizler, şirketlerin kurumsal yapılarına ilişkin sorunların daha fazla tartışılmaya başlanmasını sağlamıştır. Bu çerçevede İktisadi İşbirliği ve Kalkınma Örgütü, 1999 yılında üye ülkelerdeki şirketlere yol göstermesi amacıyla, Kurumsal Yönetim İlkeleri rehberini yayımlamıştır. Temelde halka açık şirketlere yönelik ilkelerden oluşan rehber zamanla tüm şirketleri ilgilendiren unsurları içermiştir.
Söz konusu ilkeler; adillik, sorumluluk, hesap verebilirlik ve şeffaflık unsurlarını içine alan hissedar haklarının korunması, yönetim kurulunun yapısı, paydaşlarla ilişkiler ve şeffaflık unsurlarından oluşmaktadır. Diğer taraftan, Basel Bankacılık Komitesi tarafından OECD ilkeleri referans alınarak 1999 yılında “Bankalarda Kurumsal Yönetim İlkeleri” yayımlanmıştır.
Bankalarda kurumsal yönetim, bankaların ekonomik sistemde üstlendikleri rol ve mevduat toplama imtiyazına sahip olmaları nedeniyle ayrı bir önem arz etmektedir. Bu nedenle Türk Bankacılık Sisteminde etkin kurumsal yönetimin uygulanması büyük önem taşımaktadır.
Atila Kılıçarslan Türk Ticaret Kanunu kapsamında faaliyet gösteren belediye şirketlerinin, ülkemizde günümüz finansal ve ekonomik yaşamındaki yeri yüksek boyutlara ulaşmıştır. Bu bağlamda belediye şirketlerinin dış denetimini yapan en üst denetim organı olan T.C. Sayıştay Başkanlığının bir mensubu olarak kaleme aldığım bu kitap; şirketlerin muhasebesine yönelik olarak temelden başlayan bir kurguyla tasarlanmıştır.
Bu kitap; okuyucunun tek başına muhasebeyi öğrenmesine ve uygulamasına yardımcı olacak, karışık muhasebe kayıtlarının içinden çıkılabilir ve kolay olduğunu okuyucuya gösterecektir. Kitabın tasarımında okuyucunun aklından geçen soruları anında cevaplayan bir yol izlenmiş ve okuyucunun karşısında canlı bir anlatım varmış gibi hissetmesini sağlayan anlatım tarzı benimsenmiştir.
Ayrıca T.C. Sayıştay Başkanlığının Denetçileri eliyle yapmış olduğu belediye şirketlerinin mali denetimi sonucunda, mali denetim raporlarında yer alan mali denetim bulguları tasnifli bir şekilde kitabın içerisine yerleştirilmiş ve bu yönüyle kitabın uygulamaya yönelik olarak ilk kez ele alınan bir eser olması sağlanmıştır.
Şimdiden siz değerli okuyucularımıza çok faydalı olacağına inanıyor ve teşekkür ediyoruz.
1980 Yozgat doğumlu olan Atila KILIÇARSLAN; Yozgat Anadolu Lisesinden mezun olmuştur. 2003 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Ekonometri Bölümünü bitirmiştir. 2004-2006 yılları arasında T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Uzmanı, 2006-2009 yılları arasında T.C. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Kontrolörlüğü (Gümrük ve Ticaret Müfettişi) görevlerinde bulunmuştur. 2009 yılında Sayıştay Denetçisi olarak T.C. Sayıştay Başkanlığında göreve başlamış ve hâlen Başdenetçi olarak görev yapmaktadır.
Burcu Dinçergök Birleşme ve satın alma kararları; tarafların birbirleri hakkındaki bilgilerinin eksik olması, yapılan değerleme yanlışları ve yönetimin her zaman hissedarların lehine karar almaması, yönetimin bazı durumlarda kendine aşırı güvenli davranıp yanlış kararlar alabilmesi gibi pek çok nedenle özellikle alıcı firmalar açısından her zaman başarı ile sonuçlanmamaktadır.
Bu kitapta; birleşme ve satın alma işlemlerinin nedenleri, türleri, birleşme ve satın alma sürecinde izlenecek aşamaların neler olması gerektiği, başarısızlık nedenleri ve başarıyı artırabilmek için neler yapılabileceği açıklanmaktadır. Dünyada ve Türkiye'de birleşme ve satın almaların günümüze kadar geçirdiği süreçler okuyucuyu sıkmayacak şekilde ortaya konulmuştur. Kitapta, birleşme ve satın almalarda değerlemede en çok kullanılan yöntemler, değerleme yapılırken dikkat edilmesi gereken noktalara odaklanılarak açıklanmıştır.
Birleşme ve satın almaların temel nedenlerinden olan sinerji oluşturma ve kurumsal kontrolü ele geçirme nedeniyle ödenen yüksek primler, birleşmelerin alıcı firmalar açısından kayıpla sonuçlanmasında en önemli sebeplerden biri olarak gösterilmektedir. Kitap, sinerji değeri ve kontrol değerinin hesaplanmasında izlenecek adımlar üzerinde durmakta, ayrıca farklı motivasyonlara göre ne şekilde değerleme yapılması gerektiği konusunda yol göstermeyi hedeflemektedir. Kitapta birleşme ve satın almalarda ödeme yöntemleri, bu yöntemlerin taraflar üzerindeki olası etkileri açıklanmış ayrıca ülkemizde birleşme ve satın almalar konusundaki yasal düzenlemelere de yer verilmiştir.
Prypto Bitcoin piyasası potansiyel ile doludur ancak nasıl çalıştığının nüansları ve riskleri kavramak biraz zor olabilir. Bu bilgilendirici rehber her şeyi açıklıyor, böylece kripto para birimine güvenerek ticarete başlayabilirsiniz. Paranızın nereye gittiğini öğrenin, riskleri yönetin ve bugün bitcoine güvenin!
• Bitcoin nedir? Bitcoinin ne, neden ve nasıl olduğunu keşfedin ve piyasalarda para kazanmaya başlayın.
• Ona güvenin. Bir bitcoin cüzdanına el atın, adres oluşturun, özel anahtarınızı anlayın ve güvenliğin nasıl çalıştığını öğrenin.
• Ticarete başlayın. Bitcoini mal ve hizmetleri satın almak için nasıl kullanacağınızı öğrenin, faturaları ödeyin, çalışanlara ödeme yapın ve stoğunuz için dijital para kabul edin.
• Dijital varlığınızı koruyun. Bitcoini bilgisayar korsanlarına karşı koruyun, saldırılara ve çift harcamaya karşı uyanık olun ve bitcoininizi güvende tutun.
Kitabı açın ve
• Bitcoinin tam olarak nasıl kullanıldığını
• Bitcoini güvenli bir şekilde nasıl saklayacağınızı
• Şifreleme hakkında ne bilmeniz gerektiğini
• Ticaret ve kitle fonlamasının iç yüzünü
• Nasıl düzenlendiğini
• Nerede yasaklandığını
• Vergiler konusunda size yardım eden hizmetleri
• Bitcoinin artılarını ve eksilerini
• Onu kullanmanın on harika yolunu öğrenin.
Mehmet Karagül - Berfu İlter Dış ticaret işlemleri; kişiler açısından kariyerli bir meslek edinme, firmalar açısından ulusal ve uluslararası pazarlarda rekabet edebilme, devletler için ise dinamik bir dış ticaret yapısına sahip olabilmek için son derece önemli bir faaliyet alanıdır.
Özellikle küreselleşmenin yoğun olarak yaşandığı günümüz koşullarında dış ticaret işlemlerinin önemi çok daha ön plana çıkmış durumdadır. Dış ticaret işlemleri hakkında, millî, milletlerarası ve karşı ülke hukuku olmak üzere birçok bilgiye sahip olmak günümüz şartlarında önemli bir ayrıcalıktır.
Bu kitap çalışmasının ilk bölümünde, dış ticaret konusunun teorik düzeyde ne olduğu, ikinci bölümde dış ticaret işlemlerinin uygulama kısmı, üçüncü bölümde de Türkiye’deki dış ticaret mevzuatı, son bölümde ise dış ticaret işlemlerinin muhasebeleştirilmesi konuları ele alınmış ve değişik dış ticaret uygulamalarına göre farklı muhasebe kayıtları örneklerle incelenmiştir.
Bilgisayar çağının sihirli kelimesi olan dijitalleşme, ticaretin ve piyasaların kapsam ve içeriğinde büyük değişimler meydana getirmektedir. Hız ve zamanın değer ölçüsü olduğu günümüzde buluşlar, yenilikler ve uygulamalar bu değerleri öncüllemektedir. Dijital dönüşüm; finansal piyasalar ve kurumları, yaptığı devrimlerle, yeniliklerin öncüsü olmaya zorlamaktadır. Finansal sistem bu değişime adapte olmak durumundadır. 2008 küresel krizinin ardından ortaya çıkan finansal dönem, kendine özgü terimler, kavramlar ve teknolojilerle ilerlemektedir. Kısa sürede blok zincir, kripto para, finansal teknoloji (fintek) gibi ifadeler sıradanlaşmış ve herkesin anladığı terimler hâline gelmiştir. Ne ki bu kavramların, getirdikleri yeniliklerin ve uygulama alanlarının iyi bilinmesi Türkiye’nin rekabet gücü açısından önemlidir. Yeni nesil teknolojiler hayatın her alanına hâkim olurken finansal teknolojiler de finansal anlayışı yeniden şekillendirecektir. Y ve Z kuşağı bu yapıyı kullanacak, şekillendirecek ve yönetecek olan nesillerdir. Onların yaklaşımları etrafında da ürünler ve uygulamalar yapılandırılacaktır.
Bu kitap, günümüz teknolojik uygulamaların yanı sıra geleceğin yansımalarını da içermektedir. Böylece bilinen fakat henüz yerleşmemiş kavramların anlaşılması, işleyişteki yeniliklerin fark edilmesi amaçlanmıştır. Konuya ilgi duyan okurların, özellikle de gençlerin, faydalanması en büyük temennimizdir.
Gonca Atıcı Günümüzde dünya ekonomileri, Covid-19 krizi ile mücadele hâlindedir. Arz şoku ile başlayan süreç, talep şoku ile birleşerek küresel ekonomiyi durgunluğa doğru çekerken arz ve talep arasında yükselmekte olan duvar, finansal piyasaların işleyişine olumsuz etki etmektedir. Gerek para ve maliye politikaları gerek uluslararası kuruluşların destek paketleriyle krize çözüm üretilmeye çalışılmaktadır. Küreselleşmenin farklı bir yöne doğru evrilmekte olduğu bu yeni şartlarda ekonomik birimler, faaliyetlerini çok daha yoğun olarak teknolojik imkânlarla gerçekleştirmeye yönelmişlerdir.
2008 küresel finans krizi ertesinde finansal sistem yoğun olarak sorgulanmaya başlanmışken Satoshi Nakamoto, bitcoini, finansal sistemin aracılık fonksiyonunu gerektirmeyecek bir araç olarak dünyaya takdim etmiştir. İzleyen süreçte yaşanan gelişmeler merkez bankalarını da kendi dijital para birimlerini geliştirmek üzere çalışmalar yapmaya sevk etmiştir.
Kâğıt ve madeni paranın, salgın önlemi olarak merkez bankaları tarafından karantinaya alındığı ve ekonomik birimler tarafından daha az kullanılmaya başlandığı günümüzde, dijitalleşme sürecinin hız kazanması beklenmektedir. Bu süreçte, blokzinciri ve dağıtık defter teknolojileri oyun değiştirici olacaktır.
Bu kitap söz konusu dönüşümü inceleyerek bitcoin, alternatif kriptoparalar, blokzinciri ve dağıtık defter teknolojilerini ekonomik ve finansal sistemin işleyişi açısından ele almakta ve değerlendirmektedir. Bunu yaparken; paranın gelişimini, paraya ve onu ihraç eden kurumlara zaman içerisindeki bakış açısını, blokzincirinin kullanım alanlarını, akıllı sözleşmeleri, ICO, IEO, STO uygulamalarını, sabit fiyatlı kriptoparaları, ülkelerin kriptopara ve blokzinciri teknolojisine yaklaşımlarını ve nihai olarak merkez bankalarının merkez bankası dijital para birimi konusundaki çalışmalarını analiz etmektedir.
Esengül Salihoğlu Esengül Salihoğlu tarafından 2018 yılında yayınlanan “Merkez Bankası Para Politikaları ve Elektronik Para İlişkisi: Türkiye Uygulaması” başlıklı doktora tezi, bilişim teknolojilerindeki gelişmeler ve internetin yaygınlaşması ışığında para kavramını ele alıyor ve bu çerçevede zengin bir içerik sunuyor.
FINTECH İstanbul, 01 Mayıs 2019 tarihli haberi
Kitabın ilk bölümünde; geniş perspektifte para kavramı, paranın özellikleri, fonksiyonları, tarihsel gelişimi ve elektronik para türleri hakkında bilgi verilmiştir. Elektronik para türleri dar kapsamlı elektronik para ve dijital para alt başlıklarında gruplandırılmıştır. Dijital para ise merkez bankaları dijital para birimleri ile bağımsız dijital para birimleri şeklinde ayrışmaktadır.
İkinci bölümde; bağımsız dijital para birimlerinin ilki olan Bitcoin'in ekosistemi, BlokZincir ile Dağıtık Defter-i Kebir Teknolojilerinin tarihsel arka planındaki teknolojik ve ekonomik gelişmeler hakkında bilgi verilmiştir. Ayrıca bağımsız dijital para birimleri için merkezi otoritelerin düzenleme ve denetleme konusunda attığı adımlar incelenmiştir.
Üçüncü bölümde; para arzı ve para talebi analizi ile para politikasındaki teorik düzlem hakkında genel bilgilendirme yapılmıştır. Bağımsız dijital para birimlerinin cari para sistemine olası etkileri, senyoraj geliri ve finansal istikrar boyutunda incelenmiş ve bu etkiler gerek para politikası duyuruları, gerek yasal otoritelerin yaptıkları açıklamalar düzeyinde tartışılmıştır. Makroekonomik göstergelerin bağımsız dijital para birimlerine etkileri de ayrı bir başlıkta değerlendirilmiştir. Bölümde son olarak merkez bankalarının kendi dijital paralarını üretmek yolundaki girişimleri incelenmiştir.
Bağımsız dijital para birimlerinin ve özellikle Bitcoin'in küresel kullanıcı tabanı günden güne genişlemekte ve çevrilebildiği itibari para birimlerinin sayısı artış göstermektedir. Bununla birlikte Bitcoin ve altcoinlerin geleceğinin; önünde ciddi engeller bulunmaktadır. Dijital paranın potansiyel geleceğini bahsedilen engelleri aşabilme kabiliyetleri, hükümetlerin alacağı düzenleyici ve denetleyici yöndeki kararlar, dijital para ekosistemindeki aktörlerin davranışları, hangi para türünün destekleneceği ve tüm bu etkenlerin bağımsız dijital para birimlerine etkileri şekillendirecektir.
Kitabın elektronik para, dijital para, Bitcoin, altcoin, merkez bankası para politikaları konularıyla ilgilenenlere yararlı olması dileğiyle.
Arkın Sezgin “Oysaki başarılı pazarlamanın temeli düşük maliyet ve yüksek kaliteli satın alma sürecinden geçmektedir.”
Arkın Sezgin
Teknolojinin gelişmesi ile beraber internetin kullanımı, satın alma ihtiyaçlarının daha hızlı ve güvenilir bir şekilde sonuçlanmasına yönelik çalışmaları beraberinde getirmiştir. Özellikle gelişmiş ülkeler elektronik ortamda hızlı, güvenilir ve adil bir şekilde satın alma süreci yönetmek amacıyla gerekli alt yapı çalışmaları başlatmıştır. Bu süreç dünyadaki ihale uygulamalarına da yeni bir boyut kazandırmıştır.
Bu kitap, elektronik ortamda başlatılan satın alma sürecinde standardizasyon sağlayacak, adil ve şeffaf yönetim olarak elektronik ihale ile sonuçlandırılmasında yön oluşturacak, ilk tekliflere göre en iyi sonucu elde etmek için ihale kurgusunun oluşturulmasına ışık tutacak ve derslerde eğitim amaçlı kullanılabilecek temel bir eser olma niteliğine sahiptir. Ayrıca bu kitap içeriği bakımından literatürde ilk olma özelliğine sahiptir.
Ahmet Yüksel
Marcia Millon Cornett Troy A. Adair, Jr. John Nofsinger, McGrawHill Okuyucunun finansa karşı ilgisini artırmaya yönelik olan bu kitapta konular oldukça basit, güncel ve teknolojik bir şekilde kaleme alınmıştır.
Kitabın hedef kitlesi öncelikli olarak ön lisans, lisans ve yüksek lisans seviyesindeki öğrencilerdir. Bununla birlikte, her meslek sahibinin ve her düzeydeki yöneticinin daha etkin karar almasında yardımcı olacak ve okuyucunun finansal bilgi düzeyinin artıracak bilgiler de kitabın içinde yer almaktadır.
Bu kitabı diğerlerinden ayıran en önemli özelliklerinden bir kaçı; karmaşık konuların pratik örnekleri verilerek anlaşılabilir hale getirilmesi, güncel terminoloji ve özellikle güncel teknolojinin kullanılması sayılabilir.
Teorik bilgilerin dışında pratik bilgilerinin de artırabilmesi için Matematik Antrenörü, Bakış Açıları, İş Uygulamaları, Etkileşimli Örnekler, Kısa Sınav bölümlerinin eklenmesi kitaba zengin bir içerik kazandırmasının yanı sıra anlaşılabilirliliğini de artırmıştır. Bölüm sonlarında yer alan oldukça fazla ve farklı soru çeşitleri ve cevapları ile kitap, diğer finans kitaplarından önemli derecede farklılaşmaktadır.
Konuyla ilgili çalışma yapan herkese faydalı olması dileklerimizle.
Meral Sucu, Funda Kul Bu kitap, üniversitelerin Ekonomi, İşletme Bankacılık, Finans ve Aktüerya bölümlerinde verilen Finans Matematiği dersleri için ders kitabı olarak hazırlanmıştır. Sermaye Piyasası Kurumu (SPK) Lisanslama sınavları ile Aktüerlik sınavlarına girecek adayların kullanabilecekleri bir kaynak kitap olacaktır.
Kitapta yer alan konular basit bir dille yazılmış, çok sayıda örnek ile konuların anlaşılabilirliği sağlanmaya çalışılmıştır. Her bölümün sonunda verilen farklı alıştırmalar ile bilginin pekiştirilmesi sağlanmıştır.
Kitap altı bölümden oluşmaktadır. Birinci Bölüm’de paranın zaman değeri, faiz problemleri ele alınarak, ayrıntılı olarak uygulamada ve akademik çalışmalarda karşılaşılan faiz ve iskonto türleri verilmiştir. Kitabın İkinci Bölümü’nde kesin annüiteler konusu incelenmiştir. Üçüncü Bölüm’de, faiz dönüşüm döneminden farklı sıklıkta yapılabilen, değişken ödemeli annüiteler ele alınmıştır. Kitabın Dördüncü Bölümü’nde borç ödeme yöntemleri olan Amortisman ve Borç Ödeme Fonu yöntemleri ayrıntılı olarak incelenmiş ve aralarındaki ilişki ve farklılıklar üzerinde durulmuştur. Beşinci Bölüm’de finansal piyasalarda yaygın olarak kullanılan yatırım araçları tanıtılmış ve bu ürünlerin değerlemesi incelenmiştir. Altıncı Bölüm’de türev piyasaları ve türev ürünleri ayrıntılı olarak ele alınmış ve türev ürünlerin fiyatlandırılması için kullanılan modeller açıklanmıştır.
Kitap, finans alanına ilgi duyan kişilere ve öğrencilere ders kitabı olarak faydalı olacaktır.
Mehmet Saraç Bilimler arasında nispeten genç sayılabilecek spesifik bir alan olan finansın teorik sorgulaması yapılırken aslında öncelikle onun temeli olan neoklasik iktisadın, ve onun da dayandığı dünya görüşü ve insan algısı da sorgulanmış olmaktadır. Bu yapılırken aslında bilginin kaynağı, bilim metodolojisi, Aydınlanma sürecinin bu meselelere nasıl bir yön verdiği ve bundan sonra bilimsel bilgi kavramının geleceğine dair görüşler de belli ölçüde tartışmaya dahil edilmiş olmaktadır.
Hayrettin Uzunoğlu Waste Yönetim, Enron, Worldcom, Bernie Madoff ve Lehmann Brothers gibi skandallar sonrası finansal bilgi manipülasyonu ya da diğer adıyla muhasebede manipülasyon kavramı önem kazanmıştır. Sekiz bölümden oluşan bu kitapta, okuyucuyu sıkmayan sade bir dille finansal bilgi manipülasyonu konusunun anlatılması hedeflenmiştir. Bu hedef doğrultusunda; finansal bilgi manipülasyonu hakkında temel kavramlar, finansal bilgi manipülasyonunun nedenleri, amaçları, yöntemleri ile beraber finansal bilgi manipülasyonu uygulamaları ve tahmin modelleri detaylı bir şekilde anlatılmış ve konu hakkında literatüre bugüne kadar kazandırılmış bütün önemli eserler hakkında kısaca bilgi verilmiştir.
Fehmi KARASİOĞLU Bir özlü sözde “Muhasebenin amacı, sadece mikro kayıt değil makro düzeyde kayıt işlemlerini gerçekleştirmektir.” denir. Elinizdeki bu kitap, farklı bir yaklaşımla muhasebeyi öğretmeyi amaçlamaktadır. Öğrencilerin muhasebeye karşı ilgilerini artırmaya yönelik olarak kitapta konular sade ve öz bir dille kaleme alınmıştır. Önce konular anlatılmış, daha sonra konularla ilgili problemler oluşturulmuştur. Anlaşılma düzeyinin yüksek tutulması amaçlanarak muhasebe konuları adım adım ele alınmıştır.
TMS ve TFRS konuları kısa ve öz olarak sunulmuştur. Temel detaylar örneklendirilerek TMS ve TFRS uygulamalarına yer verilmiştir. TMS ve TFRS' yi uygulayan şirketlerin hazırladıkları finansal tablo örnekleri kitap ekinde verilerek konunun anlaşılması hedeflenmiştir.
Her meslek sahibinin ve her düzeyde yöneticinin muhasebe ve finans bilgisine sahip olması, onların daha etkin karar almalarına katkıda bulunacaktır. Kitabın bir diğer özelliği ise anlaşılabilir bir dille meslek gruplarına muhasebeyi öğretmeyi amaçlamasıdır.
Doç. Dr. Kadir DABBAĞOĞLU
Yunus Kılıç Toplumdaki bireylerin tamamına yakını belirli bir gelire sahiptir. Bu bireylerin sahip oldukları geliri harcama konusunda alternatifleri mevcuttur. Birey, gelirinin tamamını tüketime harcayabilir. Gelirinin bir kısmını tüketime harcayıp kalanını yastık altında, vadesiz veya vadeli bir mevduat hesabında tasarruf amacıyla biriktirebilir. Yine gelirinin bir kısmını tüketime harcayıp kalanını bir araç, ev ya da menkul kıymet yatırımına dönüştürebilir. Tüketim, tasarruf ve yatırım seçeneklerinin hepsini aynı anda da gerçekleştirebilir. Hatta birey, ileride geri ödemek üzere borçlanma vasıtasıyla gelirinden fazla harcama da yapabilir. Bireylerin birçoğunun yapmış olduğu bu alternatifler kısaca kişisel finans yönetimi ya da para yönetimi olarak adlandırılabilir. Ancak burada önemli olan husus, gelir kaleminin hangi gider kalemlerine dönüşeceği konusunda verilen kararların bilinçli bir şekilde alınıp alınmamasıdır. Bu noktada “finansal okuryazarlık” kavramı devreye girmektedir.
Finansal okuryazarlık, finansal bilgileri anlama ve daha iyi bir finansal pozisyona sahip olmak için bilinçli kararlar verebilme becerisidir. Finansal okuryazarlık, finans konusunda uzman olmak demek değildir. Finansal okuryazar bir bireyin finans hakkındaki her şeyi bilmesi beklenmez. Finansal okuryazar bir birey, temel finansal kavramlar hakkında ve para yönetimi konusunda bilgi sahibi olarak finansal planlamalar yapabilir ve bilinçli finansal kararlar alabilir. Finansal refah ise bireylerin gelirlerinden tatmin olmaları, ihtiyaçlarını karşılamaları, yaşam standartlarını yükseltmeleri ve finansal olarak güvende hissetmeleri gibi maddi ve manevi duyguların karışımı olarak görülmektedir.
Finansal okuryazarlık ve refah konusu son yıllarda oldukça popüler hâle gelmiş olup gerek akademik çalışmalarda gerekse medyada sürekli gündem hâlindedir. Konu ile ilgili yapılan araştırmalar sürekli artmakta, farklı örneklem gruplarına yönelik çeşitli projeler yapılmakta, ekonomistler ve regülatörler tarafından finansal okuryazarlığın önemine sık sık vurgu yapılmaktadır.
Üniversite öğrencilerinin finansal okuryazarlık düzeyinin de belirlendiği bu çalışmada finansal okuryazarlık konusuna detaylıca yer verilmiş, finansal okuryazarlığın ve finansal refahın belirleyicileri araştırma değişkenleri kapsamında incelenmiştir. Bu çerçevede hazırlanan kitap, sadece finans alanına ilgi duyanların değil tüm hane halkının faydalanabileceği ve okuyucuların finansal konularda daha bilinçli kararlar vermesine yardımcı olacak bir niteliktedir.
Metin Atmaca, Sedef Özcan Bu çalışmanın temel amacı, bağımsız denetçi görüşleri ile finansal analizde kullanılan finansal oranların ilişkisini araştırmaktır. Bu bağlamda çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde finansal tabloların analizi ile ilgili temel kavram ve oranlara yer verilmiştir. İkinci bölümde ise bağımsız denetimin genel çerçevesi, bağımsız denetim standartları ve bağımsız denetim süreci ile ilgili temel konular ele alınmıştır. Üçüncü bölümde ise çalışmanın amacı doğrultusunda Borsa İstanbul sektör uygulamaları gerçekleştirilmiş olup uygulama ile ilgili yönteme, hipotezlere ve bulgulara yer verilmiştir.
Aclan Omağ, Ali İhsan Karacan, Başak Tanınmış Yücememiş, Canan Dağıdır Çakan, Erişah Arıcan, Esra Erişir Karacan, Gökhan Işıl, Güçlü Okay, İdil Özlem Koç, Lamiha Öztürk, Levent Çinko, Mahmut Hayati Eriş, Murat Akbalık, Server Demirci, Ufuk Alkan, Ufuk Başoğlu, Vildan Serin Finansal piyasalar, para ve bankacılık günlük yaşamımızı doğrudan etkileyen, hatta içinde yer alan ve merak uyandıran konu başlıkları arasında bulunmaktadır. Çünkü bu alanda öğrenilenler politik arenada tartışmalara konu olan iktisat politikasının yürütülmesi ile ilgili farklı görüşlerin kavranmasına olanak sağlamasının yanında, medyada sık sık duyulan ekonomik ve finansal kavramların daha açık bir biçimde anlaşılabilmesine de yardımcı olmaktadır. Finansal piyasalar, para ve bankacılık ilişkisine yönelik hazırlanan bu kitapta yer alan tüm konu başlıkları, birleştirici bir yöntemle ele alınmış, okuyucular için ekonomik ve finansal perspektifte bir analiz sistematiği geliştirilmeye çalışılmıştır.
Bu kitapta; finansal sistemi oluşturan finansal piyasaların yapısı ve işleyişinin yanı sıra finansal kurumlar ve araçlar ele alınmış, para kavramı ve politikaları teorik temellere dayandırılmış, yine paranın ve politikalarının finansal sistemdeki yeri incelenerek merkez bankası para politikası uygulamalarına değinilmiş ve finansal sistemin istikrarı üzerinde durulmuştur. Bunlarla birlikte finansal sistemde bankacılığa ilişkin teorik altyapı incelenmiş, sistemin en önemli aktörü olan bankaların gelişimi, işlevleri, uluslararası faaliyetleri ele alınmış ve sistemin düzenlenmesi ve denetimine yönelik faaliyetler irdelenmiştir. Kitapta yer bulan bu konular hem dünya ülkelerinde hem de Türkiye'de yaşanan gelişim ve değişimi gözler önüne sermektedir.
Okuyucular bu kitapta edinecekleri bilgilerle farklı bakış açısı ve düşünce tarzıyla konuya yaklaşıp irdeleme fırsatı bulabilecektir.
Fehmi Karasioğlu , Tevfik Eren Finansal Tablolar Analizi adlı bu eserin yeni baskısında kısmen de olsa TMS (Türkiye Muhasebe Standartları) ve TFRS (Türkiye Finansal Raporlama Standartları) konularına yer verilmiştir.
Finansal tabloları kullanan yatırımcılar ya da firma ile ilgili kurumlar, yeteri ölçüde bilgi almayı amaçlamaktadırlar. Firma ile ilgilenen tarafları artık sadece ülke içinde aramak anlamlı olmayacaktır. Bu nedenledir ki, finansal tablolar hazırlanırken ortak bir dil olması kaçınılmazdır. Uluslararası Finansal Raporlama Standartlan etkin bir sermaye piyasasının önemli aydınlatma araçlarından biridir. Bu açıdan bakıldığında, ülkemiz uygulamalarının finansal raporları da bu standartlara göre yapılması kaçınılmazdır.
Bekir Elmas Finansal tabloları okuma ve finansal tabloları analiz ederek bir işletme hakkında birtakım yargılara ulaşma, işletmeyle ilgili tüm kesimler açısından son derece önemlidir. Örneğin; yöneticiler, yönettikleri şirketin mevcut durumu hakkında bilgi sahibi olup geleceğe ait planlar yaparken; ortaklar, şirketlerinin durumunu görmek açısından; yatırımcılar, yatırım yapmayı düşündükleri şirketin durumunu anlamak ve yatırım kararını verme esnasında; kredi kurumları ise şirketin kredi başvurusunu değerlendirirken finansal analiz sonuçlarından yararlanır. Bu saydığımız işletmeyle ilişkili kesimlerin yanında işletme ile ticari ilişkide bulunan diğer işletmeler, devlet, sendikalar ve araştırmacılar gibi çeşitli gruplar da finansal analiz sonuçlarından yararlanırlar.
Bu kitabı, piyasadaki mevcut finansal tablolar analizi kitaplarından ayıran üç temel özellik bulunmaktadır. Bunlardan birincisi, yukarıda belirtildiği gibi kitapta eski uygulama olan Tekdüzen Muhasebe Sistemi (TDMS)'ne göre hazırlanan değil, yeni uygulama olan Türkiye Muhasebe Standartları/Türkiye Finansal Raporlama Standartları (TMS/TFRS)'na göre hazırlanan finansal tablolara yer verilmesidir. Kitabı diğer kitaplardan ayıran ikinci önemli özelliği ise kitapta, hayali örnekler yerine Borsa İstanbul'da faaliyet gösteren iki şirketin (TOFAŞ AŞ ve FORD AŞ) finansal tabloları üzerinden finansal analiz ve değerlendirmeler yapılmasıdır. Tabii ki böyle bir yaklaşım, yapılan analiz ve değerlendirmelerin daha gerçekçi olmasını sağlayacaktır. Üçüncü ayırt edici özellik olarak kitapta; KPSS, SMMM, Hesap Uzmanlığı, Bankacılık vb. kurum sınavlarında çıkmış sorular ve çözümlerine yer verilmesi gösterilebilir.
Kitap, dört kısımdan oluşmaktadır. Amacımız; kitabın birinci kısmında, işletmeler tarafından düzenlenen finansal tabloları tanıtma; ikinci kısmında, işletmeler tarafından düzenlenen finansal tabloların analizinin nasıl yapılacağını, yani finansal analiz tekniklerini tanıtma; üçüncü kısmında, işletmeler açısından önemi gittikçe artan birtakım ileri analiz konularını tanıtmadır. Kitabın dördüncü ve son kısmında ise lisans öğrenimini bitiren her bir öğrencinin kafasında belirlediği kariyere sahibi olmak için başarması gereken KPSS, SMMM (Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik), Hesap Uzmanlığı, Bankacılık vb. kurum sınavlarına ilişkin çıkmış sorular ve çözümleri yer almaktadır.
Thomas R. Ittelson Finansal Tablolar: Finansal Raporları Anlamak ve Hazırlamak için Adım Adım Rehber kitabı finansçı olmayan yöneticiler ve “işletmenin sayıları ile” konuşmayı öğrenmesi gereken muhasebe ve finans öğrencileri içindir.
“Muhasebe işletmenin dilidir”, iş dünyasının tüm birimleri arasındaki iletişim aracıdır. Ancak muhasebe terminolojisi biraz kafa karıştırabilir. Hasılat, gelir, maliyet, gider vb. terimlerin muhasebedeki tanımlarını bilmemiz gerekiyor. Ayrıca, işletmenin finansal koşulları hakkında bilgi veren üç temel finansal tablonun
-Bilanço, Gelir Tablosu ve Nakit Akış Tablosu- yapısını ve her birinin amacını anlamak zorundayız.
Bu kitap finansal tabloların nasıl hazırlandığı ve işletmenin finansal görüntüsünü doğru bir şeklide sunmak için aralarında nasıl bir etkileşim olduğunu gerçek yaşam örnekleri ile açıklamaktadır. Ayrıntılarda boğulmadan, kavramsal yapıyı ortaya koymaktadır.
İşletmede etkin olmak için muhasebe ve finansal raporlamayı anlamak zorundayız. Muhasebeci olmanız gerekmez ama bu dili konuşmayı öğrendiğinizde kendinizi daha rahat ve güçlü hissedeceksiniz.
Okumaya devam.
Raif Parlakkaya Ülkemizde türev ürünlerinin son yıllarda tanınmaya başlaması ve İzmir vadeli işlem ve opsiyon borsasının kurulmasına ilişkin çalışmalar sonucunda türev ürünlerinin muhasebeleştirilmesi gündeme gelmiştir. Çalışmamızda türev ürünlerini muhasebeleştirme ilkeleri ve muhasebe uygulaması ele alınmıştır.
Turgut Özkan Bilinen en eski sistematik risk kavramı, hava koşullarında beklenmedik ve mevsim normallerinin üzerindeki değişikliklerdir. Küresel ısınma, mevsim anomalilerinin boyutlarını artırarak hava riskinin yarattığı risklerin yönetimini daha da öncelikli bir konuma getirmiş, katastrofik boyutlara ulaşan can ve mal kayıplarının neden olduğu ekonomik tahribat, hava riski kavramının ciddi bir risk türü olarak öneminin artmasını sağlamıştır.
Hava ve iklim değişiklikleri riskinin çok sayıdaki sektör ve firma üzerindeki etkisi, ekonomik faktörlerdeki değişmelerden ve finansal varlıkların fiyat dalgalanmalarından çok daha fazla olup bu kayıplar; kişi, firma, sektör, ülke ekonomisi bazında, hatta küresel düzeyde fon akışı dalgalanmalarına yol açmaktadır. Hava riski türevleri bu değişkenliklerin yarattığı risklere karşı, koruma (hedge) sağlamak amacı ile oluşturulmuştur.
Hava riski yönetimi, hava koşullarının zorlayacağı gelir akışı sapmalarının önleyici finansal araçlar kullanılarak istikrar bandı içinde kalmalarını sağlamaya yönelik tüm finansal aktiviteler olarak tanımlanmaktadır.
Bu çalışma, finansal türevler içerisinde en yeni, ancak finansal piyasalarda en hızla derinliği artan ve hava riski yönetiminde en etkili finansal araç hâline gelen hava türevlerine odaklanmıştır. Çalışma, hava koşullarında beklenmedik ya da mevsim normalleri dışında oluşan değişimlerin yaratacağı fon akışı dalgalanmalarının olumsuz etkilerine ve zararlara karşı hava riski yönetimi kavramı çerçevesinde nasıl korunulabileceğini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Böylece; özellikle gelişmiş ülkelerde yaygın bir şekilde kullanılmakta olan hava türevleri konusunda, Türkiye'deki çalışmaların çeşitlendirilmesine ve bu alana daha fazla dikkat çekilmesine katkıda bulunulması düşünülmüştür.
A. Osman Serdar Çıtak Finans teorisindeki yatırımcı tercihleri ile iktisat teorisindeki tüketici tercihleri yaklaşımları, rasyonellik varsayımında ortak bir paydaya ulaşır. Günümüzün global finansal piyasalarında, yatırım yapmayı planlayan ortalama bir yatırımcının rasyonel tercihlerde bulunabilmesi için finansal bilgi ve finansal okuryazarlık düzeyinin gelişmesi ve belirli bir noktaya gelmesi gerekmektedir.
Finansal Yatırımın Analizi'nde, ortalama bir yatırımcının portföyünde bulundurabileceği veya bulunmasını arzu edebileceği, finansal aktif değerler ile yatırım araçlarına yönelik yatırım teknikleri ve stratejileri yalın bir şekilde sunulmuş ve okuyucunun finansal bilgi düzeyinin artırılması hedeflenmiştir.
Bu anlamda kitap; yatırım teorisinin karmaşık alanlarını, olabildiğince anlaşılır hâle getirerek konuyla ilgili çalışma yapan herkese faydalı olma amacındadır.
Osman Okka 2005 yılında birinci, 2009 yılında ikinci, 2013 yılında üçüncü ve şimdi 2018 yılında dördüncü baskısı yapılan “Finansal Yönetim Örnek Olayları ve Örnek Çözümler (Vaka Analizleri)” kitabı üniversitelerimizde lisans, yüksek lisans ve dok-tora programlarında kullanılmak gayesiyle hazırlanmıştır. Birinci baskıda 50, ikinci baskıda 62, üçüncü baskıda 71 olan vaka sayısı dördüncü baskıda lisans seviyesinde A grubu 33, yüksek lisans ve doktora seviyesinde B grubu 71 olmak üzere 104 tane vaka üzerinden düzenlenmiştir ve ayrıca 71 adet B grubu örnek olaylar (vakalar) güncellenmiştir.
Aşırı rekabetin ve yüksek sermaye maliyetinin hakim olduğu günümüzde finansal yöneticinin problemlerini ve finans teorisinin rolünü doğru bir şekilde anlaya-bilmek ve firmayla ilgili isabetli finansal kararlar alabilmek için öğrencilerimizin ve okurlarımızın gerçek hayattan alınmış ve örnek olay (vaka) haline getirilmiş finansal yönetim problemlerini yakından görmeleri ve bu problemler üzerinde çözümler üretmeleri gerekir. Yaptığımız araştırmalara göre öğrenci sınıfta ders kitaplarından veya kitaplar içerisinde yer alan küçük finansal problemlerden hareket ederek, ger-çek hayatta karşılaştığı bir finansal problemi algılamakta, formüle etmekte, çözüme hazır hale getirmekte, çözerek doğru karar almakta ve risk yönetiminde zorlanmaktadır. Bu sebeple bu örnek olaylar (vakalar); okurlarımızın kendilerini firmanın sanal ortamında görmelerini, finansal yönetim problemlerinin içerisine derinlemesine nüfuz etmelerini, alternatif çözümler üretebilmelerini ve doğru karar alabilme yeteneklerini geliştirmek üzere hazırlanmıştır yani finansçılar için bir finansman simülatörü görevini görmektedir.
Osman OKKA Kitabın amacı, finansal yönetimle ilgili finansman konularını, temel prensiplerini bütünlük içerisinde basitleştirilmiş şekilde sistematik olarak vermek ve teoriyi problemlerle destekleyerek öğrencilere yardımcı olmaktır.
Kitapta yer alan problemler ve örnek olaylar genellikle gerçek hayattan alınmıştır. Bu problemler sayesinde öğrenciler gerçek hayatta özel bir finans problemiyle karşılaştıklarında ona nasıl yönelecekleri ve nasıl çözebilecekleri konusunda alışkanlık kazanmış olacaklardır. Kitap problemlerin yanında; finansal amaç, tablolar, amortismanlar, vergiler, nakit akımları ve finansal matematik, çevre, analiz ve kontrol, tahminleme, planlama, kâr-maliyet-hacim ilişkileri finansal yapıyı güçlendirici önlemler, işletme sermayesi yönetimi, firmalarda uzun vadeli yatırım kararları, sermaye bütçelemesi, tahvil ve hisse senetlerinin derlemesi, risk ve getiri analizi, sermaye maliyeti ve yapısı kararları, uzun vadeli finansman alternatifleri, kısa-orta-uzun vadeli borç kaynakları, borç yönetimi konularına yer vermektedir.
Turgut Özkan Finansın en stratejik aşamalarından birisini firma faaliyetlerinin nasıl fonlanacağı konusu oluşturmaktadır. Hem kendi içerisinde optimal bir kaynak dağılımının yapılandırılması hem de varlık tarafının verimliliğini ve performansını maksimize edecek, firmanın rekabet gücünü ve piyasa değerini arttıracak bir kaynak akışı son derece hayati kararların verilmesini gerektirmektedir. Firma yöneticileri tarafından alınacak her karar ve pozisyon firmanın kaynak bileşimini yeniden şekillendirirken, birbirini tetikleyen dört önemli sonuca yol açmaktadır: Firma riskinin, fonlama maliyetlerinin, kârlılığının ve firmanın piyasa değerinin değişmesi.
Belirtilen zincirleme reaksiyon, firmanın hissedarlarının ve potansiyel yatırımcılarının firmadan bekledikleri getirinin de farklılaşmasına yol açmakta ve yeni fonlama fırsatları için referans niteliği taşımaktadır. Bu açıdan firmaların kaynaklarının bileşimi ve kaynak kalitesi hayati önemdedir.
Lisans, yüksek lisans, doktora öğrencileri, akademisyenler ve finansla ilgili her kesime kaynak niteliği taşımasını amaçladığımız bu kitap, finansal yönetim alanındaki serinin ikincisini oluşturmaktadır. İlk iki kitap, işletmelerin en önemli veri çıktısını oluşturan bilanço ve gelir tablolarının uluslararası formatına göre kurgulanmıştır. Birinci kitap bilançonun varlıklar ve varlıkları oluşturan kalemlerle, ikinci kitap kaynaklar ve kaynaklar kısmında yer alan alt başlıklarla ilgili olup, bilançonun her iki tarafının gelir tablosu ile birlikte entegre bir şekilde nasıl yönetilmesi gerektiğini okuyucuya öğretmeyi amaçlamaktadır.
Turgut Özkan İletişim araçlarının gelişmesi ve çeşitlenmesi reel sektörden oldukça bağımsız gelişen fon akımlarının ulaştığı büyüklük, giderek karmaşıklaşan küresel yapı risklerinin tanımlanmasını ve analizini güçleştirmekte, öngörülere ilişkin sapmaların şaşırtıcı boyutlara ulaşmasına neden olmaktadır. Faktör çeşitliliğinin ve kombinasyonunun genişlemesi riskler arasındaki etkileşimin ölçülebilirliğini flulaştırmaktadır. Temelde konusu mikro bir yapıyı ya da işletmeyi içeren finans; makro değişkenlerin etkilerine açık ve birbiriyle ilintili çok sayıda parametrenin uyumlu bir şekilde yönetimini gerektirmektedir.
Lisans, yüksek lisans, doktora öğrencileri, akademisyenler ve finansla ilgili her kesime kaynak niteliği taşımasını amaçladığımız bu kitap, finansal yönetim alanındaki serinin ilkini oluşturmaktadır. İlk iki kitap, işletmelerin en önemli veri çıktısını oluşturan bilanço ve gelir tablolarının uluslararası formatına göre kurgulanmıştır. Birinci kitap bilançonun varlıklar ve varlıkları oluşturan kalemlerle, ikinci kitap kaynaklar ve kaynaklar kısmında yer alan alt başlıklarla ilgili olup, bilançonun her iki tarafının gelir tablosu ile birlikte entegre bir şekilde nasıl yönetilmesi gerektiğini okuyucuya öğretmeyi amaçlamaktadır.
Eugene F. BRIGHAM - Joel F. HOUSTON, South-Western Bu kitap, University of Florida öğretim üyeleri Eugene F. Brigham ve Joel F. Houston tarafından yazılan Fundamentals of Financial Management kitabının kısaltılmış yedinci basımının çevirisidir. Amerika Birleşik Devletleri başta olmak üzere birçok ülkede ders kitabı olarak okutulmakta olan bu kitap; söz konusu ülkelerde okutan ve okuyan, öğretim elemanları ve öğrencilerin kitaba dair görüşleri doğrultusunda yazarlarınca altı defa güncellenerek geliştirilmek suretiyle yedinci basımını yapmıştır.
Kitabın çevirisi, Türk üniversitelerinde finans alanında yetkinliğini kanıtlamış, akademik çalışma disiplini ve bilim adamı sorumluluğuna haiz bir ekip tarafından finans yazınına Türkçe bir eser kazandırma heyecanı ile büyük bir özveri ve mükemmelliyetçi bir yaklaşımla gerçekleştirilmiştir.
Kitapta, finansal yönetimin altı temel konusu 17 bölüm hâlinde sunulmaktadır. Bu kapsamda, temel finans kavramları ile başlanarak temel finans politikaları olan; finanslama politikası, yatırım politikası, temettü politikası ile işletme sermayesi yönetimi konuları anlaşılabilir bir dille pratikten sayısal örnekleri ve örnek olayları da içeren materyallerle öğrenci odaklı olarak sunulmaktadır. Lisans ve yüksek lisans düzeyinde verilen finansal yönetim dersleri için tasarlanmış olan bu kitap, öğrenciler için bir temel kaynak ve adeta bir başucu kitabı niteliğindedir. Kitap, öğretim elemanları için hazırlanmış ilave materyallere de haizdir.
Telekomünikasyondaki gelişme ile birlikte tek pazar hâline gelen dünyada keskinleşerek artan rekabetin; finans alanında da etkilerini göstermekte, önemli değişmelere ve risklere neden olarak, etkin finansal kararlar alınmasını zorlaştırdığı ve işletmelerde finansal yönetimin önemini artırmakta olduğu, dolayısıyla finansal yönetim dersinin ve kitabının gerekliliğinin daha çok hissedildiği günümüzde, bu kitabın beklenen faydayı sağlaması ümidi ile.
Metin Kamil Ercan, M.Başaran Öztürk, İlhan Küçükkaplan, E.Savaş Balcı, Kartal Demirg
Mustafa Özyeşil Gayrimenkul sektörü, istihdama katkısı, ödemeler dengesi üzerindeki pozitif etkisi ve GSMH’deki payı dikkate alındığında ülkemizin büyümesinde dinamo görevi gören sektörler arasında yer almaktadır. Makroekonomik büyüme ile en çok ilişkili olan sektör gayrimenkul sektörüdür ve bu nedenle sektörde yapılacak iyileştirmeler doğrudan ekonomik büyümeye yansıyacaktır. Örneğin bankacılık sektöründe kullanılan kredilerin son 10 yıllık dağılımına bakıldığında, konut kredilerinin ihtiyaç kredisinden sonra en yüksek payı aldığı görülecektir.
Bununla birlikte sektörün hem girdisinin hem de çıktısının görece daha maliyetli olması sektörde orta gelir tuzağı olarak adlandırılan likidite problemini de beraberinde getirmektedir. Günümüzde sektörde en çok konuşulan konular arasında yer alan arz ve fiyat balonları bu problemin bir sonucudur. Buradan hareketle sektörün arz ve talep dinamiklerinin detaylı bir şekilde analizi çok önemlidir.
Sonuç olarak, ülkemiz için taşıdığı önem ve riskler birlikte ele alındığında gayrimenkul yatırımının diğer finansal enstrümanlarda olduğu gibi profesyonel bir şekilde yapılması gereği karşımıza çıkmaktadır. Gayrimenkullerin bir finansal portföy yönetir gibi yatırımcısına gösterge getiriler kadar kazandıracak şekilde profesyonel yönetilmesi şarttır. Bu da gayrimenkul sektörü ile kurumsal finansman kavramını birlikte ihtiva eden Gayrimenkul Yatırım Fonları (GYF)’nı akla getirmektedir.
GYF, SPK’nın 03.01.2014 tarih ve III-52.3 sayılı Gayrimenkul Yatırım Fonlarına İlişkin Esaslar Tebliği ile ülkemiz sermaye piyasasında yerini almış bir kurumdur.
Bu kitapta fon ve yatırım fonu kavramları ışığında GYF’ler açıklanmakta; GYF’lerin hukuki çerçevesi ilgili tebliğ doğrultusunda ayrıntılı olarak incelenmekte ve GYF’lerden beklentiler, GYF vs GYO karşılaştırılması ile GYF’lerin güncel problemler irdelenmektedir.
Celal Cahit AĞAR, Tahir AKGEMCİ, Enver AYDOĞAN, Nevzat AYPEK, Ruziye COP, Ali ELEREN, Selçuk Burak HAŞILOĞLU, Gökhan ÖZER, Kadir ÖZER, Alparslan ÖZMEN, İrfan SÜER, Famil ŞAMİLOĞLU, Arcan TUZCU Dünya ekonomisindeki küreselleşme ve artan uluslararası rekabet, tüm ülkeleri ve ülkelerdeki işletmeleri derinden etkilemektedir. Küresel rekabetin artmasıyla birlikte dünya ülkeleri arasındaki gelir dağılımı, gelişmekte olan ülkeler aleyhine bozulmaktadır. Bu nedenle, ekonomik ve sosyal gelişmesini hızlandırma çabasında olan ülkemiz ve işletmelerimizin dünyadaki değişimi iyi izlemesi, doğru teşhis koyması ve bunların ötesinde bu değişime uyum sağlaması zorunludur.
Küreselleşmenin getirdiği yeni ekonomik düzende devletin ulusal üretimi yönlendirme kapasitesi azalırken, özel girişimlerin etkinlik alanı artmaktadır. Küresel ekonomik sistemin gereğini yerine getirebilmek ve uyum sağlamak; hem küresel hem de yerel ölçekte faaliyette bulunan işletmeleri güçlendirmeyi, işletmenin küresel bir vizyona sahip olmasını ve modern işletmecilik yönetimi ve tekniklerini uygulamasını gerektirir. Bu noktada en büyük sorumluluk ve görev işletme sahiplerine ve yöneticilere düşmektedir.
Bu anlayışla ülkemizin sekiz farklı üniversitesinde görev yapan öğretim üyeleri tarafından yazılan bu kitap; modern işletmecilik kavram, ilke, kuram ve tekniklerini kapsayacak bir bütünlükte hazırlanmıştır.
N. Ata Atabey, Raif Parlakkaya, Ali Alagöz Bu Baskıda kitabımız tamamen güncellenmiş ve nihai meslektaşlarımız ve öğrencilerimize ulaştırılmıştır.
Karar alma durumundaki kişi ve kuruluşlar için işletmenin varlık ve kaynakları ile faaliyetleri hakkında sayısal bilgileri sağlayan bir bilgi sistemi olarak muhasebe bilgi sistemi karşımıza çıkmaktadır. Muhasebe bilgi sisteminin temelini oluşturan finansal muhasebe, muhasebe öğretiminin de temelini oluşturmaktadır.
Genel Muhasebe kitabında öncelikle muhasebe bilgi sistemi, muhasebe uygulamalarına yön veren kavram, ilke ve standartlar, muhasebe bilgilerinin üretim süreçleri, muhasebe kayıt yöntemleri, defter tutma ve muhasebe süreci üzerinde durulmuş, daha sonra ülkemizde 1994 yılından itibaren zorunlu olarak kullanılmaya başlanan Tekdüzen Muhasebe Sistemi uygulamasına yer verilmiştir.
Tekdüzen Muhasebe Sistemi uygulaması kapsamında, Tekdüzen Hesap Planında yer alan hesaplar, hesap sınıfı, hesap grubu ve hesap bazında açıklanmış, hesapların bölümlenmesi, işleyişi ve envanter uygulaması örneklerle ortaya konulmaya çalışılmıştır. Çalışmanın envanter (dönem sonu ) işlemleri bölümünde, muhasebe dışı ve muhasebe içi envanter uygulamalarına yer verilmiş, envanter süreci genel geçici mizanın hazırlanmasından başlayarak, mali tabloların düzenlenmesine kadar örnek uygulamalı olarak açıklanmıştır.
Bu kitap başta iktisadi ve idari bilimler fakülteleri olmak üzere ilgili fakültelerin işletme, iktisat, kamu yönetimi ve diğer bölümleri ile yüksekokullar ve meslek yüksekokullarının ilgili bölüm ve programlarında okutulan muhasebe, genel muhasebe ve finansal muhasebe dersleri ile dönem sonu işlemleri veya envanter-bilanço derslerine ilişkin kaynak ihtiyacının karşılanması amacıyla hazırlanmıştır.
Yüksel KOÇ YALKIN Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinden 1959 yılında mezun olmuştur. Birleşmiş Milletler Bursu ile ABD Güney California Üniversitesinde lisansüstü çalışmalar, Alexander Von Humboldt Vakfı Bursu ile Münih Üniversitesinde bilimsel araştırmalar yapmış, Fulbright Profesörü olarak 1991-1992 öğretim yılında Cleveland Case Western Reserve Üniversitesinde bulunmuştur. 1971 yılında Profesör olan YALKIN, 2002 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinden emekli olmuştur. Prof. YALKIN 2002-2003 öğretim yılında İstanbul Ticaret Üniversitesi Ticari Bilimler Fakültesinde öğretim üyeliği yapmıştır.
Yüksel KOÇ YALKIN, 1960-1967 yılları arasında Maliye Bakanlığı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Reorganizasyon Projesi ile İktisadi Devlet Teşekkülleri Yeniden Düzenleme Komisyonunda Mali İşler Uzmanı, 1980 yılında SBF Basın Yayın Yüksekokulu Müdürü, 1981 yılında Türkiye İş Bankası AŞ Yönetim Kurulu üyesi, 1988 yılında Sermaye Piyasası Kurulunun Muhasebe Standartlarını Saptayan Komisyonu ile 1991 yılında T.C. Maliye ve Gümrük Bakanlığının Muhasebe Standartlarını Saptayan Komisyonun Başkanı, 1994-1996 yılları arasında Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliğinde (TÜRMOB) Yönetim Kurulu üyesi, Mart 1996 - Eylül 1998 tarihleri arasında Uluslararası Muhasebe Standartları Komitesinin (International Accounting Standarts Committee) Karşılıklar (Provisions) Komisyonu üyesi, 1994-2002 yılları arasında Türkiye Muhasebe ve Denetim Standartları Kurulu (TMUDESK) Başkanı olarak görev yapmıştır.

Sanayi İşletmelerinde Standart Maliyetler, İkinci Baskı, 1974.
Bankalar Açısından Yeniden Değerleme (Ortak Yayın), 1982.
İşletmelerde Mali Analiz Teknikleri, Altıncı Baskı, 1988.
19 Sektöre İlişkin Standart Mali Analiz Oranları (Ortak Yayın), 1988.
Enflasyon Muhasebesi Uygulaması ve Yönetsel Kararlar, 1988.

Kamu iktisadi Teşebbüsleri Esnek Bütçeli Standart Maliyet Sistemi El Kitabı (Ortak Yayın), 1989.
Yönetim Aracı Olarak İşletme Bütçeleri, Üçüncü Baskı, 1989.
Avrupa Topluluğu Dördüncü Yönerge, Yedinci Yönerge, Sekizinci Yönerge (Çeviri, Ortak Yayın), 1989.
Tekdüzen Muhasebe Sistemi ve Türkiye'deki Çalışmalar, 1997.
Bankacılar İçin Genel Muhasebe, Sekizinci Baskı, 2000.
Müfettişlik Sınavlarına Hazırlık Kılavuzu (Ortak Yayın), Üçüncü Baskı, 2000.
Şirketler Muhasebesi - İlkeleri ve Uygulaması, İkinci Baskı, 2002.
Enflasyon Muhasebesi ve Türkiye Uygulaması (Ortak Yayın), 2004.
Genel Muhasebe - İlkeler - Uygulamalar, On Sekizinci Baskı, 2012.
Murat Akbalık Pay (hisse senedi) fiyat değişimlerinin nedenlerinin araştırılması finans literatüründe önemli bir ağırlığa sahiptir. Bu alandaki çalışmalar yaklaşık bir yüzyılı aşkın bir tarihten önce başlamıştır. Bu çalışmaların neticelerinden birisi Fama'nın (1965) finans literatürüne kazandırdığı Etkin Pazar Kuramıdır. Bu kuramın ortaya konulduğu 1960'lı yıllardan günümüze geçerliliği araştırılmaktadır.
Günümüzde bilgisayarın ve ekonometrik programların yaygınlaşması, özellikle bilgisayarların işletim güçlerinin ve hızlarının artmasıyla birlikte pay fiyatlarının zaman içindeki izlediği patikanın araştırılması ve etkin pazar kuramının testi çalışmaları kolaylıkla ve sıklıkla hem akademisyenler hem de araştırmacılar tarafından yapılır hale gelmiştir. Bu çalışmaların bazılarında etkin pazar kuramına aykırı pay piyasaları gözlenmiştir. Bu nedenle pay piyasalarının etkinliği konusu tartışmalı olmakla birlikte, çıkan sonuçlardan yatırımcılar, portföy yöneticileri, düzenleyici ve denetleyici otoriteler faydalanabilmektedir.
Bu çalışmanın amacı ülkemizde 1991 ile 2015 yıllarında yapılan genel seçimlerin Borsa İstanbul (BIST) 100 endeksi üzerindeki etkisinin parametrik ve parametrik olmayan istatistiki yöntemlerle araştırılmasıdır. Bu araştırma konusu olan her bir genel seçim tarihinden belirli bir süre önce örneğin bir hafta ile belirli bir süre sonra örneğin bir hafta BIST 100 endeksinin günlük getiri ortalamaları karşılaştırılarak seçim öncesi ve sonrasının nasıl fiyatlandığı ve seçim anomalisinin olup olmadığı araştırılmaktadır. Bir diğer ifadeyle, BIST'in incelenilen dönemde zayıf formada etkin olup olmadığı araştırılmaktadır.