Muhasebe \ 1-5
Zeyneb Hafsa Orhan İslam iktisadındaki uygulama ve kurumlarla ilgili olarak okuyucunun sorularına pratik, kısa ve nitelikli cevapların verildiği kitaplardan oluşan 40 Soruda Bilinmesi Gerekenler dizisinin ilk kitabı olan bu eserde; dünyada İslami bankacılık, ülkemizde katılım bankacılığı olarak bilinen sistemin temellerine dair bilgiler genelden özele olacak şekilde 40 soru etrafında teorik bir derinlikten ziyade her seviyeden insanın kolaylıkla anlayacağı bir formatta verilmiştir.
Bu kitaptaki 40 soru belirlenirken hem katılım bankacılığını anlamaya dair olası tüm veçhelerin dâhil edilmesi hem de bu zamana kadar konuya dair yöneltilen sorularla kişisel ve toplumsal tecrübelerin dikkate alınmasına önem verilmiştir. Sorulara verilen cevapların hazırlanması sırasında ise hocalardan ve yazılı materyallerden edinilen bilgilerin yanı ura sektörde çalışanlarla, katılım bankacılığıyla irtibatı olan özellikle bireysel müşterilerin tecrübe, düşünce ve kaygıları dikkate alınmıştır. Okuyucuyu yormamak adına her bir cevap için en fazla 400-500 kelimelik bir açıklama yapılmıştır. Açıklamaların daha iyi anlaşılabilmesi için de uygun görülen yerlerde şekil ve figürlerden yararlanılmıştır. Kitabı mevcut literatürden ayıran temel özelliği ise hitap ettiği kesimin daha geniş olmasıdır.
İsmail Cebeci İslam iktisadı ile ilişkili uygulama ya da kurumlarla ilgili okuyucunun sorularına kısa, pratik ve nitelikli cevapların verildiği kitaplardan oluşan 40 Soruda Bilinmesi Gerekenler dizisinin yedinci kitabı olan bu eserde murabaha konusu çeşitli yönleriyle 40 soru etrafında ele alınıyor.
Murâbaha akdi, 1970'li yıllardan bu yana dünyanın farklı ülkelerinde faaliyet göstermekte olan faizsiz bankacılık sektöründe en çok uygulanan ve faizsiz işleyişin yönünü büyük oranda belirleyen sözleşme türüdür. Bu bağlamda, bu tür bir işlemin tarihsel gelişimini, geçirdiği merhaleleri,
taşıdığı problemli noktaları ve tartışmaları incelemek İslam iktisadı ve özellikle modern akitler alanında okuyucuya önemli bir altyapı kazandıracaktır. Ele alınan sorular sadece murabahanın pratik yönlerine odaklanmaktan ziyade, işlemin arka planını da çok yönlü olarak ortaya koymayı hedeflemektedir. Bu itibarla kitabın muhtevası konunun teknik, fıkhi, hukuki, iktisadi ve fikrî yönlerini de içermektedir.
Servet Bayındır İslam iktisadı ile ilişkili uygulama ya da kurumlarla ilgili okuyucunun sorularına kısa, pratik ve nitelikli cevapların verildiği kitaplardan oluşan 40 Soruda Bilinmesi Gerekenler dizisinin altıncı kitabı olan bu eserde, sukök ve borsa konusu çeşitli yönleriyle 40 soru etrafında ele alınıyor.
Geleneksel menkul kıymetleştirmenin özel bir yöntemi olan sukûk ve borsa işlemleri, çağımızın en önemli finansal mühendislik konularındandır. Mesele güncel olduğu gibi oldukça da girift, kapsamlı ve değişkendir. Bu nedenle kitap, akıcı ve sade dili ile bu iki konuyu her seviyeden insanın anlayabileceği güncel bir çerçevede sunmaktadır. Kitabın benzerlerine göre en önemli özelliği, konuyu sadece tasvirî
ve teknik açıdan incelemeyip bunlara ilaveten fıkhî açıdan eleştiriye tabi tutmasıdır.
Cengiz Samur Asıl mesele finansal alanda tamahkâr, muhteris, kazanma uğruna her yolu kendine mübah gören fert tipidir. Başarılı olduğunda elde edeceği kazanç kendisinin hakkı mıdır? Hiç düşünmez. Bu fert Makyavelist tipin finansal alandaki resminden başkası değildir. Kâh yatırımcı kâh fon talep eden kılığındadır. Kabarcık ve çöküşe giden yolun yapı taşlarını döşer. Ponziler suçlu da bir koyup beş alma zihniyetiyle hareket edenler suçsuz mudur?
Finansal kabarcık “aktif fiyatının büyük bir değişme sergilemesi ve kendi içsel (temel) değerinden önemli derecede sapması”dır. Pozitif-negatif kabarcık olarak ikiye ayrılabilir. Fiyat yükselmiş, aktifin içsel değerini muayyen derecede aşmış ise “pozitif kabarcık"tan, eğer fiyat hızla düşmüş, bir aktif fiyatı çöküşü yaşanmış ise “negatif kabarcık”tan söz edilir. Pozitif kabarcık, kabarcığın teşekkülüne; negatif kabarcık, kabarcığın patlamasına işaret eder.
Ampirik olarak kabarcık aktif fiyatının kendi içsel değerinden en az %25 sapması, kabarcık patlaması (negatif kabarcık) ise cari fiyatın aktifin içsel değerinin en az %20 altına düşmesi olarak kabul edilebilir.
A5 ülkeleri 1997 Asya Krizi'nin kalbindeki ülkelerdir. 1929 Çöküşü gelişmiş ülkeler açısından ne ise 1997 Asya Krizi gelişmekte olan ülkeler açısından odur.
Eser bir sacayağı üzerine oturuyor: Kabarcık teorileri, A5 ülkelerinde kabarcık tecrübeleri ve politika teklifleri. Kabarcık teorileri çerçevesinde Etkin Piyasa Hipotezinden Davranışsal Finans Kabarcık perspektifine kadar yapı taşı durumundaki teoriler ele alınıp tartışılıyor.
İkinci ayağını A5 ülkelerinde kabarcık tecrübeleri oluşturuyor: 1990-2016 dönemi ve yıllar açısından kabarcık patlaması vakaları, bu vakaların makroekonomik zeminde büyüme, ekonomik daralma ve kümülatif reel maliyet üzerine tesirleri ele alınıyor. Ayrıca kabarcıkların teşekkülü, sebepleri üzerinde duruluyor. Kabarcıklara makro yaklaşım penceresinden bakılıyor.
Üçüncü ayağını hem kabarcık patlaması hem de kabarcık teşekkülü karşısında politikalar meydana getiriyor. Esas pozitif kabarcık ile karşı karşıya iken ne yapılması gerektiği üzerinde durulup tartışılıyor.
Cevabı aranan bazı sorular: Realitede finansal kabarcık var mı? Negatif kabarcık büyük bir makroekonomik maliyet doğurmakta mı? Pozitif kabarcık ülke ekonomisinde tahribat meydana getirir mi? Kabarcık patladığında ne yapmalı? Pozitif kabarcığa seyirci mi kalmalı?
“Semadaki cisimlerin hareketlerini hesaplayabilirim,
ancak insanların deliliklerini hesaplayamam!...”
Isaac Newton
(Güney Denizi Kabarcığında (1720) büyük bir servet kaybettiğinde)
Ruknettin Kumkale Elinizdeki sözlük; vergi, ekonomi ve muhasebe konularının birbirleri ile iç içe yaşamasına karşın, sadece muhasebeyi ilgilendiren terimlerin toplandığı ilk ve tek yayındır. Bu ilk yayının ilk basımı 2000 yılında Muhasebe Sözlüğü adıyla yayınlanmıştı.

Sözlüğü hazırlarken şu düşüncelerle yola çıktık:

XXI. yüzyılın başlarında artık; ekonomi, muhasebe, hukuk, sigorta konularındaki çalışmalar birbirinin içine girmiştir. Ayrıca muhasebe; iş dünyasının, sosyal güvenlik konularının, Avrupa Topluluğu ile münasebetlerin, gümrük, dış ticaret, kambiyo, sigorta, para piyasaları, sermaye piyasaları gibi yelpazedeki çalışmaların konuşulduğu bir bilim dalı haline gelmiştir. Günümüzde artık muhasebe ile ilgili bir kavramı dile getirmeyen kişi hemen hemen kalmamıştır. Bu açıdan, sözlüğü hazırlamaya başladığımız zamanki düşüncemiz, sözlükten herkesin yararlanmasına olanak sağlamak şeklindeydi. Konuya bu açıdan yaklaşarak muhasebe faaliyetleri içinde geçen terimleri sözlük kapsamına almaya çaba gösterdik.

Terimlerin açıklanmasında Türk Dil Kurumu sözlüğünden; kavram eski dilden kaynaklanarak geliyorsa Osmanlıca Lügat'ten yararlandık. Ayrıca günlük konuşma dilimizde anlamını bilerek veya bilmeyerek sürekli kullandığımız kelimelerin sözlük, yasa ve kullanım anlamlarını da açıklamaya çalıştık.

Fadime Akbaş İster küçük ister orta ister büyük ölçekli olsun tüm şirketlerde amaç, kârlılığı arttırmaktır. Ayrıca şirketlerin nesilden nesile faaliyetlerini sürdürmesi istenir.
Bunun için;
• İsrafları görmek ve önlemek,
• Maliyetleri düşürmek,
• Doğru fiyat vererek rekabet edebilmek,
• Finans işlemlerini doğru yönetmek,
• Verimliliği arttırmak,
• Doğru yerde doğru zamanda doğru kişilerle birlikte yol almak gerekir.
Tüm bunları yapabilmek de etkin bir sistem kurarak bütçe yapmak; bu bütçeyi aylık, dönemlik, yıllık olarak takip etmek ve kontrolü elden bırakmamaktan geçer. Ürün maliyetini doğru hesaplayıp daha fazla kâr elde etmek isteyen ancak nereden ve nasıl başlamaları gerektiği konusunda yeterli deneyime sahip olmayan;
-İkinci nesil yöneticilere,
-Yönetici adaylarına,
-Yeni girişimcilere,
geleceklerini planlamak için bütçe hazırlamaktan çekinmiş ve hiç yapamamış KOBİ sahiplerine, bütçe hazırlama ve mali analiz konularında da destek olmak üzere başucu kitabı niteliğinde hazırlanan bu kitabın tüm okurlarına faydalı olması dileğiyle…
Fırat Coşkun Güçlü, Babür Kaan Şener, Mustafa Kocameşe Kitabın amacı, sürekli gelişen iç denetim mesleğinin uluslararası çerçevesini göz önünde bulundurarak iç denetimden etkilenen, denetleyen ve denetlenen taraflara, masanın her iki tarafında yer alanlara iç denetim uygulamasının teorisi ve uygulama pratikleri hakkında bilgi vermek, daha ideal ve doğru bir uygulamaya yönlendirmek, bilgi eksikliklerini gidermek ve yol göstermektir.
Kitap; iç denetim teorisi, uygulaması ve soru-cevap olmak üzere üç temel bölüm ve on üç başlıktan oluşmaktadır. İlk bölümde; iç denetim kavram ve yaklaşımları ile iç denetim standartları, iç denetim unsurları ve türlerine yer verilmiş; iç denetimin prosedürel ve organizasyonel yapısı ile iç denetimde verimlilik kısımlarına değinilmiştir. İkinci bölümde; iç denetim biriminin kurulması, denetim faaliyetlerinin planlanması ve iç denetimin gerçekleştirilmesi, örnek formatları ile birlikte detaylandırılmıştır. Son kısımda ise iç denetim faaliyetlerinin geliştirilmesine yönelik uygulamalar açıklanmıştır.
Uzun süreli bir emeğin sonucu olan ve iç denetim mesleğinin teorik çerçevesi yanında yıllar boyunca edindiğimiz uygulamaya yönelik tecrübelerimizi de paylaştığımız eserimizin; iç denetim alanında çalışan uygulamacılara, akademisyenlere ve konuya ilgi duyanlara faydalı olmasını dileriz.
Batuhan Buğra Akartepe İnsanoğlu girişmiş olduğu ticari ilişkilerde salın aldığı ürünlerin bedelini peşin olarak ödeyebildiği gibi borçlanma yoluyla vadeli olarak da ödeyebilmekledir. Günümüzde ticari ilişkilerin çoğunluğunun borçlanma yöntemiyle yapılması ve söz konusu borçların vadesinin uzun olması, alacaklı konumundaki kişi ya da kuramların nakit sorunu yaşamasına sebep olmaktadır. Alacaklı olan taraf, nakit ihtiyacını gidermek ve borçluların ödeme güçlüğü yaşaması sebebiyle maruz kaldığı zararı en iyi şekilde bertaraf etmek için borçludan tahsil edilmesini beklememizin söz konusu alacakları satmaktadır. Kitap, güncel ve toplumun büyük kesimini ilgilendiren bir mesele olması sebebiyle yaygın hâle gelmiş bu uygulamayı İslam hukuku açısından değerlendirmektedir. Ticari boyatır peşin ödemelere dayalı olmadan çıkıp büyük oranda borçlanma sureliyle yürütülmesinin sonucu olarak ekonomilerdeki borç miktarları artış göstermiştir. Ekonomik krizlerin ve diğer faktörlerin etkisiyle borçların geri ödenmesi konusunda sıkıntılar yaşanmış ve alacaklı tarafın zararı gündeme gelmiştir. Söz konusu bu zararı ortadan kaldırmak için çeşitli yöntemlere başvurulmuştur. Bu bağlamda faaliyet gösteren kuramlardan biri de alacağın temliki uygulamalarıyla ön plana
çıkan varlık yönetim şirketleridir. Varlık yönelim şirketlerinin icra ettiği alacağın temliki uygulamalarını konu edinen bu kitabın amacı, alacağın temliki konusundan ortaya konulan İslam hukuku ilkelerinin ve hükümlerin tespit edilmesi, uygulama alanında varlık yönelim şirketi faaliyetlerinin analiz edilmesi ve nihayet mevcut uygulamanın İslam hukuku ilkelerine göre değerlendirilmesidir.
Kitapta; Hanefî mezhebinin görüşleri esas atamakla birlikte alacak satımı işlemleriyle ilgili ortaya konulan görüşlerin sağlıklı bir şekilde değerlendirilebilmesi için Şafiî, Hanteli, Mâliki ve Zâhirî mezheplerine ait kaynaklar da incelenmiştir.
Osman Okka Türkiye’de sözel finansal yönetim konusunda yayınlar olmasına karşılık sayısal finansal yönetim konusunda büyük bir eksiklik yaşanmaktadır. Bu eksikliği bir ölçüde gidermek için hazırlanan bu çalışma 1.300’den fazla çözümlü problemi içermekte ve finansın firmada canlı olarak yaşanmasını sağlamaya çalışmaktadır. Günümüzde üniversitelerimizdeki finansal yönetim eğitiminin, işin gereği, sözel değil sayısal olması gerekir. Pedagojik açıdan firma faaliyetleri içerisine giremeyen, finansal olayları analiz edip değerlendiremeyen, finansal politikaların belirlenmesinde etkin olamayan bir finans eğitiminin yeterli olmadığı da açıktır. Bu kitabın amacı; öğrenciye ve okuyucuya basite indirgenmiş finansal problemlerin nasıl çözüleceğini göstermek ve ilgili konuda yeterli finans bilgisini vermektir. Kitaptaki teorik bilgilerin temel seviyede olması amaçlanmışken, oldukça ileri seviyede olması düşünülmüş ve kitapta teorik bilgi yoğunlaştırılmıştır. Kitabın ikinci amacı Finansal Yönetim Örnek Olayları kitabına bir hazırlık yapmaktır. Kitabın sonunda problemlere ağırlık verilmiş ve sorular çözüldükten sonra öğrencinin kendisini test etmesi için farklı yönlendirme soruları da sorulmuştur.
Hüseyin Mert, Bülent Deniz Karahan, Ferhat Atın Değişim, yaşadığımız dünyanın önemli bir markası olmuştur. Değişim yönünde yaşanan gelişmeler, insanlar ve işletmeler için önemli olanaklar, fırsatlar yarattığı gibi bazı sorunları da beraberinde getirmiştir.
Bilimsel ve teknolojik alanda baş döndürücü hızla yaşanılan gelişmeler, işletmeler için temel sorun olarak rekabet sorununu öne çıkartmıştır. Rekabet koşullarında işletmeler, Ar-Ge faaliyetlerinin önemini anlamışlardır. Ar-Ge faaliyetleri sonucunda ortaya çıkan verimlilik artışları ve maliyetlerdeki düşmeler, bir işletmenin ve toplumun ekonomik ve sosyal birçok amacının gerçekleşmesinde önemli bir unsur olmuştur. Bu çabalarda etkin, üretken ve yaratıcı bir biçimde faydalanan işletmeler ve ülkeler, rekabet koşullarında önemli bir güç elde etmişlerdir.
Ülkelerin büyüme ve kalkınma politikalarında, bilimsel ve teknolojik gelişmenin önemi giderek anlaşılmıştır. Bu yönüyle Ar-Ge faaliyetleri, işletmelerin sürekliliği ve hedeflerini gerçekleştirebilmelerinde önemli rolü nedeniyle devletler tarafından teşvik politikalarıyla önemli ölçüde desteklenmektedir.
Ar-Ge faaliyetlerinin ekonomik yaşantımızda giderek yoğunluk kazanması, Ar-Ge’yi “mali ve muhasebe boyutu”yla anlatan bu çalışmayı yapmaya bizleri yönlendirmiştir.
Alanında özgün olması itibariyle meslek mensuplarına, işletme yöneticilerine ve Ar-Ge çalışanlarına faydalı olması en büyük dileğimizdir.
Yüksel Akay Ünvan Avrupa Ekonomik Topluluğu, şimdiki adıyla Avrupa Birliği 1957'de Roma Anlaşması ile kurulmuştur. Belçika, Batı Almanya, Fransa, Hollanda, İtalya ve Lüksemburg kurucu ülkelerdir. AB'nin kuruluşundan itibaren başarılı bir gelişim göstermesi, başlangıçta topluluğa üye olmak istemeyen ülkelerin daha sonra üyelik başvurusunda bulunmalarına neden olmuştur. Özellikle 2000'li yıllarda AB bir taraftan genişlerken diğer taraftan da bütünleşme çabası içine girmiştir. Genişleme, o dönemde AB için en önemli fırsatlardan birisi olmuştur. Yeni üyelere bir istikrar ve refah bölgesi sunarken kıtanın barışçıl yollarla bütünleşmesinin daha ileriye gitmesi amaçlanmıştır.
Bu kitap, AB'ye üyelik süresinde etkili olan genel bir modele ulaşmak ve bu model üzerinden ileride aday olacak ülkelerin üyelik sürelerinin kısa ya da uzun süreceği konusunda karar verilmesine yardımcı olması açısından önem taşımaktadır. Çalışma kapsamında kullanılan bağımsız değişkenler uluslararası çalışmalarda kullanılan göstergeleri içermekte ve Kopenhag kriterlerine uygun bir nitelik taşımaktadır. Kitapta ayrıca koşullu lojistik regresyon çözümlemesi kullanılarak AB gibi gündemdeki bir konu için üye ülkelerin üyelik sürecinde etkili olan değişkenleri belirlemek amaçlanmıştır. Aday ülkelerin bu değişkenlere göre üye olma sürelerinin sekiz yıldan kısa sürmesi olasılıkları tahmin edilmiştir. Uygulama sonucu olarak Türkiye için üyeliğin sekiz yıldan kısa olduğu tespit edilmiştir.
Çalışmanın literatüre sağladığı katkıyla, konu ile ilgilenen okurlar ve araştırmacılar için bir başvuru kaynağı olması hedeflenmektedir.
Ahmet Seha Selek, Leyla Akgün Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla Azerbaycan ekonomisinde önemli gelişmeler yaşanmıştır. Katı devlet kontrollü, sosyalist ekonomiden piyasa ekonomisine geçen Azerbaycan'da özel sektörün gelişimi, bağımsız rekabet koşullarının oluşturulması, mülkiyet çeşitliliğinin artırılması ve uluslararası ticaretin geliştirilmesi yönünde önemli reformlar gerçekleştirilmiştir. Ülkeye yapılan yabancı yatırımların artmasıyla, piyasa ekonomisinin temel unsurlarından olan bağımsız denetimin geliştirilmesi zarureti ortaya çıkmıştır. Bağımsız denetimin gelişimi yönünde gerçekleştirilen en önemli çalışma, ülkedeki Ulusal Denetim Standartlarının Uluslararası Denetim Standartlarına geçişiyle yapılmıştır. Yabancı yatırımcıların finansal bilgi ihtiyacını karşılamak, ticari ilişkilerde şeffaflık ve güveni sağlamak için bağımsız denetimin Uluslararası Denetim Standartları çerçevesinde yürütülmesi büyük önem taşımaktadır. Kitapta öncelikle Azerbaycan’da uygulanan Ulusal Denetim Standartları incelenmiştir. Ardından Ulusal Denetim Standartlarının, Uluslararası Denetim Standartlarıyla uyumluluğunu değerlendirmek için karşılaştırması yapılmıştır.
Seval Kardeş Selimoğlu - Mehmet Özbirecikli - Şaban Uzay Bağımsız denetim (auditing); muhasebecinin hazırlamış olduğu finansal tablolara ilişkin yönetimin iddialarını araştıran ve böylece doğru ve güvenilir finansal bilgilerin ilgili kamuoyuna sunulmasına yardımcı olan önemli bir uzmanlık alanıdır. Bağımsız denetim; sermaye piyasasında kamuyu aydınlatma ilkesinin bir gereği olup, Türkiye'de Kamuya Yararlı İktisadi Kuruluşlar (KAYİK) yanı sıra her yıl yeniden belirlenen ölçütlerle ve Bakanlar Kurulu Kararı ile belirli büyüklükleri (satış hasılatı, aktif büyüklüğü, çalışan sayısı gibi) aşan sermaye şirketleri içinde yasal bir zorunluluktur. Türkiye'de bağımsız denetim, ilk düzenlemelerin yapıldığı 1987 yılından beri bilinmekteyse de geniş kesimlerin bağımsız denetimle tanışması 2011 yılında yayınlanan yeni Türk Ticaret Kanunu ile olmuştur.
Bağımsız denetim standartları denetçinin rehberi olup, kaliteli bir denetim çalışmasının altyapısını oluşturur. Kitabımızda denetim standartları esas alınarak bir denetim süreci; denetimi planlama, denetim programlarını gerçekleştirme ve sonuçları raporlama kısımlarına ayrılarak açıklanmaktadır. Ayrıca kitabımızda denetim ihtiyacının ortaya çıkışı, denetime yön veren ulusal ve uluslararası kurallar, hile denetimi konuları ile, eklerde; denetim standartları özeti, denetimin planlanması örneği sunulmuştur.
Kitabımız; bağımsız denetim uygulayıcıları yanında bağımsız denetçi olmak için sınavlara hazırlanan muhasebe meslek mensuplarına / adaylarına ve her biri geleceğin potansiyel bağımsız denetçi adayı olan ilgili üniversite öğrencilerine rehberlik edebilecek ve fayda sağlayabilecek bir içeriğe sahiptir.
Suat Kılıç Kitap kapsamında, işletmelerde uluslararası denetim standartları esas alınarak uygulanan bağımsız denetimin kurumsal yönetime etkisi değerlendirilmiştir. Bu çerçevede kurumsal yönetimi etkileyen temel denetim standartları değerlendirmeye alınmıştır. Belirlenmiş olan denetim standartlarının Borsa İstanbul Gelişen İşletmeler Pazarı'nda 2012 yılından itibaren işlem gören işletmelerde yapılan bağımsız denetim ile birlikte kurumsal yönetime etkisi araştırılmıştır. Özellikle kurumsal yönetim ile ilgili olduğu belirlenmiş denetim standartlarına yönelik olarak, çok ayrıntılı kavramsal bir araştırma yapılmıştır. Kurumsal yönetim gelişimini hedefleyen küçük ve orta boy işletmelerin, belirleyecekleri yol haritasına yönelik olarak öncelikle şeffaf bir denetim uygulamasına geçmesinin gerekliliği somut kavramlarla ortaya konulmuştur. Araştırmadan elde edilen sonuçların özellikle Türkiye'de uygulanan bağımsız denetime ve bununla birlikte işletmelerin kurumsal yönetim gelişimine katkı sağlaması hedeflenmiştir. Kitap içeriğinde kavramların hiyerarşik bir düzende anlatımı ve denetim-kurumsal yönetim etkileşiminin somut tespitler ile ortaya konulması; özellikle işletme yönetici adayları, denetim ve/veya işletme yönetimi üzerine eğitim alan, araştırma yapan kişiler açısından yararlı bir kaynak olarak değerlendirilebilir.
Ahmet Cemali Adır • Ekonomik gelişmeleri değerlendirirken makro göstergeleri nasıl yorumlamalıyız?
• Para ve maliye politikaları, ulaşılmak istenen iktisadi hedeflere nasıl yön veriyor?
• Bankaların mali yapı içindeki fonksiyonları nelerdir?
• Bankaların finansal performansı hangi kriterlere dayanılarak ölçülüyor?
• Firmaların kredilendirilmesi sürecinde bankalar hangi konuları önemsiyor?
• İflas etmek üzere olan ticari işletmeler ne gibi sinyaller veriyor ?
• Şirketler, finansal kuruluşlardan kredi talep ederken hangi konulara dikkat etmeli?
• Sağlıklı bir finansal analizde mali tabloları incelemenin püf noktaları nelerdir?
• Faiz ve kâr payı aynı şey midir?
• Kredi ve mevduat faizleri basitçe nasıl hesaplanır?
• Sağlıklı ve sürdürülebilir müşteri ilişkileri için hangi stratejiler kullanılmalıdır?
• İşletmelerin, dış ticarette finansman maliyetlerini düşüren fırsatlar nelerdir?
• Kredilerin teminatlandırılması hangi usullerde gerçekleştiriliyor?
Finans sektöründe edinilen bilgilerin çeşitli kaynaklarla bir araya getirilip titizlikle kaleme alınmasıyla hazırlanan eser, sektör çalışanları ve öğrencilerin yanı sıra ticari hayatın içindeki kişi ve kurumlara da hitap eden benzersiz bir kaynak niteliği taşımaktadır.
Bülent Balkan Bankaları diğer şirketlerden ayıran en önemli fark, kendilerine verilen para toplama ayrıcalığıdır. Bu ayrıcalık, bankacılığı bir “güven müessesesi” hâline getirmektedir. Bir bankanın en büyük değeri, bilançosunda görünmeyen bir unsur olan “itibar”dır. Bir bankanın itibarı yasalara ve mevzuata uyumun yanında, paydaşları ve toplumla olan ilişkilerinde adalet, güvenilirlik, saygı ve hoşgörü, mesleki sorumluluk, sosyal sorumluluk gibi mesleki etik değerlere uymasında yatar. İtibarın yok olması veya zarar görmesi bir güven müessesesi olan bankalar açısından telafi edilemeyecek zararlara yol açar.
Bankalar artık kararlarını alırken kârlılığı tek ölçüt olarak alamazlar, dünyadaki gelişime koşut olarak etik değerlere uyum, sosyal sorumluluk konularındaki yükümlülüklerini de en az kârlılığı kadar karar alma mekanizmalarının içine taşımak zorundadırlar. Hatta daha da ileri giderek yalnızca kendi yaptıklarından sorumlu olmakla kalmayıp yatırım yaptıkları, finanse ettikleri veya mal ve hizmet sağlayıcısı olarak kullandıkları firma ve kuruluşların da davranışlarından sorumluluk hissetmeye başlamalıdırlar.
Bankacılıkta ortaya çıkan etik sorunlar; insan kaynakları temelli etik sorunlar, çıkar çatışmasından kaynaklanan etik sorunlar, müşteri ilişkilerinden kaynaklanan etik sorunlar, bankaların kendi arasındaki ilişkiler ile suç gelirlerinin aklanması bağlamındaki etik sorunlar olmak üzere dört ana başlık altında gruplandırılabilir.
Bu çalışmada yer alan anket çalışması ile Türk bankacılık sisteminin etik açıdan görünümü sektörü yakından tanıyan sektör çalışanlarının tanıklıklarıyla irdelenmiş, çalışanların sektör ve kendi bankaları hakkındaki etik uygulamalar konusundaki görüşleri belirlenmiştir.
Hicabi Ersoy Bu kitabın ilk bölümünde bankaların finansal sistemdeki rolü ve önemi, bankaların faaliyetleri, banka parası yaratılması, bankacılık risklerinin yönetimi ve bankacılıkta piyasa rekabet modelleri hakkında bilgi verilmiştir.
İkinci bölümde seçilmiş ülke incelemeleri yapılmıştır. Bu kapsamda dünyanın en büyük ve birbirinden farklı bankacılık sistemlerine sahip İngiltere, Çin ve ABD bankacılık sektörleri incelenmiştir.
Üçüncü bölümde Türk bankacılık sisteminin tarihsel gelişimi ve uluslararası bankacılık düzenleme ve denetleme sistemleri karşısında mevcut durumu ortaya konulmuştur.
Dördüncü bölümde Türk bankacılık sisteminin performansı ve performans konusunda yapılan akademik çalışmalar hakkında bilgi verildikten sonra gelişmiş bankacılık sistemlerine sahip İngiltere, Çin, Fransa, Almanya, Japonya, İspanya ve İtalya bankacılık sistemleri performans kriterleri açısından Türkiye ile karşılaştırılmıştır.
Kitabın beşinci ve son bölümünde ise deregülasyon, inovasyon, küreselleşme olguları dikkate alınarak uluslararası düzenlemeler çerçevesinde bankacılığın geleceğine ilişkin bazı öngörülerde bulunulmuştur.
Araştırmacılara ve bankacılıkla ilgilenenlere yararlı olacağı ümit edilmektedir.
Ozan Gülhan, Melike Aktaş Bozkurt Basel Bankacılık Komitesince ortaya konan Basel III düzenlemeleri hem kredi hem de likidite riskinin yönetilmesine ilişkin önemli yenilikler getirmektedir. Bu yeni düzenlemeler; bankaları, iş süreçlerini ve risk yönetimlerini aynı zamanda likidite yaratma kapasitelerini önemli ölçüde etkileyecek niteliktedir. Komite, likidite yönetiminin kalitesinin arttırılmasına yönelik olarak iki yeni oran ortaya koymuş, böylece kısa ve uzun vadede bankalarca likidite yönetimine yönelik daha iyi uygulamalar geliştirilmesini amaçlamıştır.
Basel Bankacılık Komitesinin “üçüncü yapısal blok” çerçevesinde piyasa disiplini ve kamuya açıklama kavramlarını ön plana çıkarması ile finansal piyasaların risk yönetimi kontrolünde, piyasa disiplini uygulama etkinliği akademik çalışmalarda tartışılmaya başlamıştır.
Bu kitapta ilk olarak Türk bankacılık sektörünün tarihi gelişimine ve genel finansal yapısına yer verilmiş; ikinci olarak likidite riski kapsamında uluslararası alanda uygulama alanı bulmuş yasal düzenlemeler açıklanmış, Türk bankacılık sektörü açısından söz konusu düzenlemelerde yer alan oranlar likidite analizi çerçevesinde finansal ve yasal likidite oranları, analiz edilmiştir incelenmiştir. Son olarak piyasa disiplini kavramı ele alınarak Türk bankacılık sektöründe piyasa disiplininin etkinliği açıklanmaya çalışılmıştır.
Levent Sezal Bankalar, bir ülke ekonomisinde yerine getirdikleri çeşitli fonksiyonlarla çok önemli bir konuma sahiptirler. Kalkınmakta olan ülkelerin başlıca faaliyetlerini oluşturan sanayi yatırımlarının ve ihracata yönelik faaliyetlerin finansman talebini karşılayan bankalar, atıl durumlardaki tasarrufları ve diğer fonları, geniş ve çeşitli kaynak yaratma kapasiteleri sayesinde yatırımlarda ve ihracatta kullanılabilen uzun vadeli fonlara dönüştürebilirler.
Etkin bir iç denetim ve risk yönetim sistemi, banka yönetiminin en önemli unsuru ve aynı zamanda bankacılık faaliyetlerinin tam ve güvenli olarak sürdürülmesi için gerekli bir yapıdır. Güçlü bir iç denetim sistemi, bankanın amaçlarına ulaşılması, uzun dönemli kâr hedeflerinin gerçekleştirilmesi ve güvenilir mali ve idari raporlamanın sürdürülmesi için gereklidir. İç denetim sistemi aynı zamanda, bankaların hem ilgili yasa ve yönetmeliklere hem de kendi politika ve yöntemlerine uyumlu olarak faaliyet göstermesine ve bankanın ticari itibarını olumsuz etkileyebilecek beklenmedik risklerin en aza indirilmesine yardımcı olur.
Bu kitap, para ticareti işi ile uğraşan bankalarda etkin olarak işleyen bir iç denetim ve risk yönetim sisteminde bulunması gereken unsurları incelemektedir. Bu unsurların nasıl olması gerektiği bankacılık faaliyet yapısı paralelinde irdelenmeye çalışılmaktadır. Bu konuda bilgi sahibi olmak isteyen lisans ve lisansüstü öğrenciler ile diğer araştırmacıların faydalanabileceği bir kaynak olarak tasarlanmıştır. Bu çalışmanın hem literatüre hem de uygulayıcılara faydalı olması dileğiyle...

Aslan ŞENDOĞDU Bankacı olmayı mı düşünüyorsunuz? Ya da Bankacılık sektöründe çalışan olarak iş performansınızı artırmak mı istiyorsunuz? Elinizdeki kitabı okuyarak mevcut bilgi dağarcığınızı daha da geliştirebilirsiniz. Siz de iş hayatının yoğunluğunu, Thomas Edison'un dediği gibi “Hayatımda bir gün bile çalışmak zorunda kalmadım, her şey eğlenceydi” şeklinde, keyifli bir yolculuk olarak duyumsayabilirsiniz.
A. Kadir Tuna Kurumsal yönetim, şirketin yönetimi ile yönetim kurulu, hissedarlar ve diğer pay sahipleri arasındaki ilişkilerin düzenlenmesi olarak tanımlanmaktadır. Özellikle son yıllarda artan şirket skandalları ve krizler, şirketlerin kurumsal yapılarına ilişkin sorunların daha fazla tartışılmaya başlanmasını sağlamıştır. Bu çerçevede İktisadi İşbirliği ve Kalkınma Örgütü, 1999 yılında üye ülkelerdeki şirketlere yol göstermesi amacıyla, Kurumsal Yönetim İlkeleri rehberini yayımlamıştır. Temelde halka açık şirketlere yönelik ilkelerden oluşan rehber zamanla tüm şirketleri ilgilendiren unsurları içermiştir.
Söz konusu ilkeler; adillik, sorumluluk, hesap verebilirlik ve şeffaflık unsurlarını içine alan hissedar haklarının korunması, yönetim kurulunun yapısı, paydaşlarla ilişkiler ve şeffaflık unsurlarından oluşmaktadır. Diğer taraftan, Basel Bankacılık Komitesi tarafından OECD ilkeleri referans alınarak 1999 yılında “Bankalarda Kurumsal Yönetim İlkeleri” yayımlanmıştır.
Bankalarda kurumsal yönetim, bankaların ekonomik sistemde üstlendikleri rol ve mevduat toplama imtiyazına sahip olmaları nedeniyle ayrı bir önem arz etmektedir. Bu nedenle Türk Bankacılık Sisteminde etkin kurumsal yönetimin uygulanması büyük önem taşımaktadır.
Atila Kılıçarslan Türk Ticaret Kanunu kapsamında faaliyet gösteren belediye şirketlerinin, ülkemizde günümüz finansal ve ekonomik yaşamındaki yeri yüksek boyutlara ulaşmıştır. Bu bağlamda belediye şirketlerinin dış denetimini yapan en üst denetim organı olan T.C. Sayıştay Başkanlığının bir mensubu olarak kaleme aldığım bu kitap; şirketlerin muhasebesine yönelik olarak temelden başlayan bir kurguyla tasarlanmıştır.
Bu kitap; okuyucunun tek başına muhasebeyi öğrenmesine ve uygulamasına yardımcı olacak, karışık muhasebe kayıtlarının içinden çıkılabilir ve kolay olduğunu okuyucuya gösterecektir. Kitabın tasarımında okuyucunun aklından geçen soruları anında cevaplayan bir yol izlenmiş ve okuyucunun karşısında canlı bir anlatım varmış gibi hissetmesini sağlayan anlatım tarzı benimsenmiştir.
Ayrıca T.C. Sayıştay Başkanlığının Denetçileri eliyle yapmış olduğu belediye şirketlerinin mali denetimi sonucunda, mali denetim raporlarında yer alan mali denetim bulguları tasnifli bir şekilde kitabın içerisine yerleştirilmiş ve bu yönüyle kitabın uygulamaya yönelik olarak ilk kez ele alınan bir eser olması sağlanmıştır.
Şimdiden siz değerli okuyucularımıza çok faydalı olacağına inanıyor ve teşekkür ediyoruz.
1980 Yozgat doğumlu olan Atila KILIÇARSLAN; Yozgat Anadolu Lisesinden mezun olmuştur. 2003 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Ekonometri Bölümünü bitirmiştir. 2004-2006 yılları arasında T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Uzmanı, 2006-2009 yılları arasında T.C. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Kontrolörlüğü (Gümrük ve Ticaret Müfettişi) görevlerinde bulunmuştur. 2009 yılında Sayıştay Denetçisi olarak T.C. Sayıştay Başkanlığında göreve başlamış ve hâlen Başdenetçi olarak görev yapmaktadır.
Burcu Dinçergök Birleşme ve satın alma kararları; tarafların birbirleri hakkındaki bilgilerinin eksik olması, yapılan değerleme yanlışları ve yönetimin her zaman hissedarların lehine karar almaması, yönetimin bazı durumlarda kendine aşırı güvenli davranıp yanlış kararlar alabilmesi gibi pek çok nedenle özellikle alıcı firmalar açısından her zaman başarı ile sonuçlanmamaktadır.
Bu kitapta; birleşme ve satın alma işlemlerinin nedenleri, türleri, birleşme ve satın alma sürecinde izlenecek aşamaların neler olması gerektiği, başarısızlık nedenleri ve başarıyı artırabilmek için neler yapılabileceği açıklanmaktadır. Dünyada ve Türkiye'de birleşme ve satın almaların günümüze kadar geçirdiği süreçler okuyucuyu sıkmayacak şekilde ortaya konulmuştur. Kitapta, birleşme ve satın almalarda değerlemede en çok kullanılan yöntemler, değerleme yapılırken dikkat edilmesi gereken noktalara odaklanılarak açıklanmıştır.
Birleşme ve satın almaların temel nedenlerinden olan sinerji oluşturma ve kurumsal kontrolü ele geçirme nedeniyle ödenen yüksek primler, birleşmelerin alıcı firmalar açısından kayıpla sonuçlanmasında en önemli sebeplerden biri olarak gösterilmektedir. Kitap, sinerji değeri ve kontrol değerinin hesaplanmasında izlenecek adımlar üzerinde durmakta, ayrıca farklı motivasyonlara göre ne şekilde değerleme yapılması gerektiği konusunda yol göstermeyi hedeflemektedir. Kitapta birleşme ve satın almalarda ödeme yöntemleri, bu yöntemlerin taraflar üzerindeki olası etkileri açıklanmış ayrıca ülkemizde birleşme ve satın almalar konusundaki yasal düzenlemelere de yer verilmiştir.
Abdullah Ballı, Abdullah Mohammed, Abdullah Önden, Ahtesham Ali Baig, Ali Özarslan, Ali Tanış, Ali Uçucu, Anisa Mohammed, Arzu Uğurlu Kara, Ayça Avcı, Ayhan Aydoğdu, Ayşıl Zuhal Koç, Bahattin Gökhan Topal, Batuhan Cicikler, Bengisu Vural, Beste Alpaslan, Buket Atalay Aycan, Burcu Gökçe Yılmaz Akın, Büşra Ağan, Büşra Dündar, Cüneyt Dirican, Davut BoztaşÖğretim Üyesi, Ebru Sönmez Karapınar, Eda Nur Serçeoğlu, Egehan Özkan Alakaş, Elif Mutlu Erdoğan, Emre Savcı, Engin Yavuz, Erdem Erciyes, Ersin Sünbül, Esra Kumaş, Ethem Kılıç, Ezgi Gümüştekin, Fatih Canbaz, Fatih Kayhan, Gökhan Karabulut, Gülşen Kırpık, Hafso Mohamed Said, Hamide Özyürek, Hasibe Aysan, Huzeyfe Erkam Candan, Hülya Başeğmez, Hüseyin İkizler, Hüseyin Yurdakul, İhsan Erdem Kayral, İlayda Özkan, Mine Berra Doğaner, Muhammet Emin Dalmış, Murat Başal, Murat Fatih Tuna, Mustafa Kemal Topcu, Natalie Janti Fouad Khemesh, Nurgül İnan, Orçun Geçgel, Ozan Kaban, Özlem Aydın, Reyyan Rabia Deniz, Rıza Bayrak, Roberta Panzu Fako Diaka, Selin Çiftçi, Seray Kağıtçı, Sercan Edinsel, Serdar Çelik, Serkan Bürken, Sinan Babaçoğlu, Syed Ibrahim Bilal Majid, Şeyda Ok, Tolga Türköz, Tutku Tuncalı Yaman, Ünsal Sığrı, Yeşim Arslanoğlu, Yiğit Şener, Zehra Fırat, Zeynep Baysal, Zeynep Beyza Gül, Blok zincir teknolojisinin giderek artan etkisi ve önemi, dünya çapında büyük bir ilgi ve merak uyandırmaktadır. Bu ansiklopedi, blok zincirin derinliklerine inmenize yardımcı olacak kapsamlı bir kaynak sunarak, bu heyecan verici dijital inovasyonun temel kavramlarını ve uygulamalarını aydınlatmayı amaçlamaktadır.
Prof. Dr. Ünsal Sığrı
OSTİM Teknik Üniversitesi

Blok Zinciri Ansiklopedisi; daha akıllı, güvenli, şeffaf, ölçeklenebilir, merkeziyetçi olmayan ve akışkan iş örgütlenmesi ve işbirliklerinin kurulabildiği ağ toplumunu siber-fiziksel dijital ikizlerle inşa etmede kolaylaştırıcı role sahip blok zinciri teknolojilerini ve bu teknolojilere dayalı oluşturulan siber dünyayı anlamamızı kolaylaştıracak teknik, ekonomik, sosyal, örgütsel ve yönetsel kavramları Türkçe önerileriyle keşfetme yolculuğuna çıkarıyor. Alanında boşluk dolduracak bu esere emek veren tüm yazarları ve editörlerini kutluyorum.
Prof. Dr. Türksel Kaya Bensghir
Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi

Blok zincir teknolojisine küresel ölçekte artan ilgi konunun her alanda uygulanabilmesi için artarak devam eden olağanüstü bir heves ile birlikte evrilmektedir. Küçücük bir köy haline gelen gezegenimizde her ölçekte gerçekleşen tüm işlemlerin güvenilir, şeffaf ve kişilik haklarını ihlal etmeden kayıt altına alınması çok genel geçer bir ihtiyaç olarak bu teknolojinin motivasyonunu oluşturmaktadır. Olumlu ve olumsuz taraflarıyla küresel bir ihtiyacın giderilmesi için ortaya atılmış bu çığır açan teknolojiyi Türkiye okurları için kolay öğrenilebilir bir konu haline getirmeyi amaçlayan bu ansiklopedinin okuyucu ile buluşmasını önemsiyor, editör ve yazarlara teşekkürü bir borç biliyorum.
Prof. Dr. Ufuk Türen
OSTİM Teknik Üniversitesi
Ahmet Fatih Karakaya, Arda Sezen, Arzu Uğurlu Kara, Ayça Avcı, Büşra Solmaz Dündar, Dicle Naz İnal, Egehan Özkan Alakaş, Engin Yavuz, Erdem Erciyes, Erdoğan Güneş, Gizem Kuçak Toprak, Gökhan Karabulut, Göksel Korkmaz, Hamide Özyürek, Harun Ergen, Hasibe Aysan, İlkay Dinç Uyaroğlu, Kemal Eroğluer, Kevser Çeltik Şahlan, Levent Özdemir, Memduh Aslan, Muhammet Fatih Şengüllendi, Murat Süslü, Nurgül İnan, Sercan Edinsel, Serkan Ağar, Şeyda Ok, Tuğçe Çelik, Ünsal Sığrı, Zehra Fırat, Zeliha Şahin Çağlı İnsanın, dünyayı, daha yaşanabilir hâle getirme ve daha merkeziyetsiz yapılarla yönetme arayışı neticesinde çözüm olarak ifade edilebilecek "ortak aklı"geliştirmeye yönelik ihtiyaç, “Blok Zincir Çözüm Kümesi”ni doğurmuştur. Bu çözüm kümesinin sınırlarının neler olabileceğine ilişkin çalışmalar ise baş döndürücü bir yoğunlukta devam etmektedir. İnsanın yeryüzü yolculuğunda, her dönemde olduğu gibi bu dönemde de “zamanın ruhu”na ilişkin çözümler ve çözümlemeler, yine insanın zihinsel değerlendirme sisteminde sağaltılacak ve ortak çözüm kümesine ulaşılacaktır. İnsanlığın dünyadaki serüveninin bu aşamasında, “pratik uygulamalardan teoriye gidiş”, yoğun olarak yaşanmakta ve “merkeziyetsizlik” ortak aklının, coğrafyadan bağımsız çözümler üretebileceği iddiasında bulunmaktadır. Öyle ki geleneksel ulusal kimliğin yerini “merkeziyetsiz düşün akımları”nın alması ve “çok kimlikli merkeziyetsiz yapılar”ın oluşması, tahmin edilebilir bir gelişme olacaktır. Blok Zincir Dünyası, işte bu izdüşümün tam ortasında, disiplinler arası bir bakış açısıyla ortaya konan, farklı disiplinlerdeki onlarca bilim insanının bir araya gelerek oluşturdukları “ortak aklın” bir ürünüdür...”
Prof. Dr. Mustafa Polat
Abdullah Ballı, Abdullah Önden, Ali Kılıç, Aslı Dolu, Aslı Duman, Ayhan Aydoğdu, Buket Atalay Aycan, Burhan Atalık, Bülent Yılmaz, Çağatay Mirgen, Duygu Şirin, Ece Kır, Ersin Sünbül, Esra Kumaş, Ethem Kılıç, Filiz Bozağaç, Gülşen Kırpık, Gürol Baloğlu, Hamide Özyürek, Hüseyin İkizler, İhsan Erdem Kayral, Kaan Ramazan Çakalı, Melike Aktaş Bozkurt, Mert Aktaş, Murat Atik, Neslihan Turguttopbaş, Nuray Eser, Ozan Gülhan, Serdar Çelik, Süleyman Emir, Tacettin Sercan Pekin, Tolga Türköz, Zeynep Cındık "Blok Zincir ve Kripto Varlıklar kitabı, okuyuculara disiplinler arası bir bakış açısıyla yeni dünyanın kapılarını aralamayı amaçlayan bir çalışmadır. Blok zincir ve kripto varlık teknolojilerinin geniş kitleler tarafından henüz tam anlamıyla anlaşılmadığı bir aşamada gerek teknolojinin çalışma mantığını gerekse kripto varlıklar açısından öneminin herkesin anlayabileceği bir dilde ve sadelikte sunulması büyük önem taşımaktadır. Bu yaklaşımıyla bu kitap, blok zincir ve kripto varlıklar ile ilgilenen kişiler için ufuk açıcı bir niteliği üstlenirken daha önce bu teknolojilerle hiç tanışmamış kişiler açısından berraklaştırıcı ve önyargıları ortadan kaldıran bir misyon da yüklenmektedir. Bu çerçevede söz konusu teknolojilerin sadece teknik boyutlarını değil gerçek hayattaki izlerini de takip edecek şekilde farklı alanlardan pek çok yazarın katkılarıyla zenginleştirilmiş olan bu kitabın okuyuculara blok zincir ve kripto varlıklar dünyasını daha yakından tanıma fırsatı vereceğine inanıyorum".



Prof. Dr. Murat Yülek
OSTİM Teknik Üniversitesi Rektörü
Serdar Özalp Bünyesinde birçok işlem ve uygulamayı barındıran borsa, İslam iktisadı çalışmaları için önemlidir.
Nitekim bünyesinde pay, borçlanma araçları, vadeli işlem ve opsiyon, kıymetli madenler ve kıymetli taşlar piyasaları ile bu piyasalara ait birçok ürün ve sözleşmeyi barındırması bakımından borsa; İslam iktisadı çalışmaları için konu bakımından zengin bir yapıya sahiptir. Borsada uygulanan işlemler, hukukî bir zemine dayanmakla birlikte, bu işlemlerin uygulanışı, birçok fıkhî konuyu ve problemi beraberinde getirmektedir. Bu işlemlerden birisi olan açığa satış işlemi için de aynı durum söz konusudur. Çünkü açığa satış işlemi birçok fıkhî konuyu bünyesinde barındırmaktadır. Bu sebeple çalışmanın amacı, borsada yapılan açığa satış işleminin teknik uygulanışını ortaya koymak
ve fıkhî değerlendirmesini yapmaktır.
Kitap, açığa satış işleminin bir finansal ürün olarak fıkhî açıdan tahlile muhtaç yönlerine eğilmektedir. Bu bakımdan konuyu; araştırmanın konusu, amacı, önemi, yöntemi ve kaynaklarını içeren giriş kısmıyla birlikte üç bölümde incelemektedir. Birinci bölümde açığa satış işleminde karşılaşılabilecek çeşitli kavramlara yer verilmiş ve yine işlemin fıkhî olarak değerlendirilmesinde ortaya çıkan konulara kısaca temas edilmiştir. Araştırmanın ikinci bölümünde, açığa satış işlemi için yapılan tanımlar sınıflandırılarak ele alınmış ve ardından işlemin ayrıntılı uygulanışına, çeşitlerine ve piyasaya İktisadî açıdan etkilerine değinilmiştir. Üçüncü bölümde ise fıkhî açıdan tespit edilen dört konu üzerinden
işlemin İslam hukuku açısından değerlendirilmesine yer verilmiştir.
Kitap, özellikle konunun fıkhî boyutunu ele alan Türkçe bir çalışmanın olmaması göz önüne alındığında Türkçe literatüre önemli bir katkı oluşturmaktadır.
Dilek Demirhan Risk analizi ve yönetimi konuları, belirsizliklerin hâkim olduğu günümüz dünya düzeninde, tüm yatırımcıları ve firmaları yakından ilgilendirmektedir. Etkin bir risk analizi ve yönetimi süreci öncelikle risklerin doğru bir şekilde tanımlanmasıyla başlamalıdır. Finans disiplini bu riskleri genellikle firmalar açısından ve menkul kıymet yatırımcıları açısından ele almaktadır. Menkul kıymetler, yatırımcılar için reel varlıklar üzerinde bir hak yaratmakta, dolayısıyla bir firmanın hisse senedine ilişkin risk o firmanın taşıdığı çeşitli riskleri yansıtmaktadır. Ancak bu riskin kaynaklarının tam olarak bilinmemesi hem firmalar hem yatırımcılar için risk kontrolünü zorlaştırmaktadır.
Bu noktadan hareketle bu kitap hem genel olarak risk kavramı hem de finans disiplininde risk ve getiri arasındaki ilişkileri ortaya koyan teorileri ele alarak bir kavramsal çerçeve ile imalat sektörü firmalarının hisse senetleri ile ilgili riskleri bileşenlerine ayıran bir çalışma içermektedir. Bu çalışmada sistematik ve sistematik olmayan risk bileşenleri risk haritaları çıkartılması yoluyla görselleştirilmiş ve yorumlanmıştır. Gerek kavramsal çerçevenin gerekse risk analizi yapılan bölümün finans alanında çalışan akademisyenler ve lisansüstü öğrenciler için faydalı olacağı düşünülmektedir. Ayrıca kitapta firmalar ve yatırımcılar için risk analizi ve yönetimine yönelik öneriler ortaya konulmakta olup finansal piyasalarda işlem yapan yatırımcılar ve profesyonellerin de faydalanabileceği değerlendirmeler yer almaktadır.
Alper Karavardar, Betül Çal, Bilal Akkaynak, Duygu Arslantürk Çöllü, Gülşah Karavardar, İpek Cebeci, Kübra Saka Ilgın, Murat Özdemir, Murat Serçemeli, Mustafa Özkan, Ömer Faruk Büyükkurt, Uğur Sevim Küresel çapta bir krize yol açan COVID-19 salgını, ülke ekonomilerini ve dolayısıyla işletmeleri önemli ölçüde etkilemiştir. Dünya ekonomisinde birbirleriyle entegre olan birçok sektörde COVID-19 salgınının olumsuz etkileri izlenmektedir. Bu kitapta, COVID-19 salgınının işletme dünyasına yansımaları çok boyutlu bir biçimde, teorik ve ampirik çalışmalarla araştırılmak istenmiştir. Kitapta; salgının tüketicinin davranışlarına tesiri ilk etapta ele alınmış ve akabinde salgının etkileri; işletme yönetimi, insan kaynakları, iç denetim, bağımsız denetim, işletme performansı, muhasebe, finans, banka ve borsa gibi konular açısından incelenmiştir.
Bu kitabın hedef kitlesi; işletme alanında özellikle muhasebe, finans, denetim vb. alanlarında çalışan bilim insanları olmak üzere meslek mensupları, öğrenciler ve bu konulara ilgi duyan tüm okuyuculardır. COVID-19 salgını ile ilgili mevcut yazına; “COVID-19 SALGINININ İŞLETME DÜNYASINA YANSIMALARI” isimli bu kitabın, akademik olarak önemli katkılar sunacağına inanılmaktadır.
Cennet Gürbüz, Ferhat Bitlisli, Hakkı Kıymık, Özlem Nilüfer Karataş Aracı Sanayi devrimiyle başlayan bilim ve teknolojide yaşanan gelişmelerin etkisiyle artan dünya nüfusu ve refah talebi, çevreye duyarlı olmayan üretim ve tüketim, çarpık kentleşme, ormansızlaşma gibi birçok neden atmosfere salınan insan kaynaklı sera gazı emisyonlarının ve küresel iklim değişikliğinin artmasına neden olmaktadır. Otoriteler küresel iklim değişikliğinin ve buna baş neden olarak gösterilen sera gazı salınımının insanlığın son yüzyılda karşı karşıya kaldığı en önemli problemlerden biri olduğunu söylemektedir. Bu problemin kontrol edilmesinin öneminin anlaşılması ile kontrol ve azaltım çalışmalarının ekonomik ve finansal boyutlarıyla da ele alınması gerekliliği, muhasebe alanında da önemli gelişmelere sebep olmuştur.
Sera gazlarının azaltım çalışmaları sonucu ortaya çıkan maliyetlerin izlenmesi, çevresel yaptırım ve cezaların artmasının işletmeye olası mali sonuçları, emisyon azaltımları sonucu elde edilen kredi ve sertifikalara ilişkin alım, satım işlemelerinin kayıt altına alınması, çevresel karbon vergilendirmelerinin kayıt altına alınması gibi durumlar çevre muhasebesi ve bir alt birim olarak da karbon muhasebesine ihtiyacı gündeme getirmiştir. Karbon Muhasebesi; emisyon miktarlarının hesaplanmasını ve mali işlemlerini, emisyon ticaretine ilişkin alım satım işlemlerini, vergisel karbon işlemlerini kayıt altına almayı ve raporlamayı ifade etmektedir.
Bu kitap çalışması öncelikle karbon muhasebesinin, çevre muhasebesinin bir alt dalı olması hasebiyle çevre ve çevre sorunları kavramıyla birlikte kısaca çevre muhasebesi hakkında bilgiler vermiştir. Sonrasında karbon muhasebesinin çıkış noktasını oluşturan karbon ticaretine detaylı olarak değinerek uygulamada ve literatürde yer alan muhasebe uygulamalarını örneklerle açıklayarak ortak bir muhasebe dilinin oluşması için önerilerde bulunmuştur. Son olarak da karbon uygulamalarına vergisel açıdan değinerek araştırmacılara karbon ticareti ve muhasebesi konularını her yönüyle değinerek bir rehber niteliğinde olmayı amaçlamıştır.
İsa Yılmaz İslam iktisadının temel kurum ve meselelerinin ele alındığı kitaplardan oluşan Cep Kitapları dizisinin beşinci kitabı olan bu eserde değer konusu teorik ve pratik boyutlarıyla birlikte her seviyeden insanın anlayacağı bir içerikte anlatılmaya çalışılmıştır. Günümüz dünyasında kapitalizm olarak adlandırdığımız, küresel düzeyde egemen hale gelmiş, evrensel nitelikte ve alternatifsiz görünen bir iktisadi anlayış hâkimdir. Dolayısıyla, modern dünyanın içine doğmuş insanlar olarak iktisadi ilişkilerimizi kapitalist üretim, tüketim ve dağılım tekniklerinin bizim için belirlediği sınırlar içerisinde kuruyoruz. Zorunlu olarak hâkim iktisadi anlayışın diliyle konuşmaktan ve pratik üretmekten başka alternatifimiz olmadığını düşünüyoruz. Oluşturulan bu dilde bazı kavramların toplum içerisinde yerleşmesinin tarihsel bir sürece ve bağlama sahip olduğunu ve bunların sürekli bir anlam değişimi ve dönüşümüne uğramaya devam ettiğini göz ardı ederek bu kavramlara tarih üstü bir rol atfedebiliyoruz. Bu tutum bizi iktisadi ilişkilerde edilgen hale getirmekte ve alternatif iktisadi sistemlerin inşası konusunda elimizi kolumuzu bağlamaktadır. Bu eser iktisatta temel kavramların yeniden yorumlanmasını esas alan Cep Kitapları dizisinin bir parçasıdır. İktisadın en önemli kavramlarından biri olan değer kavramını ele alan çalışma ile pek çoğumuz için sorgusuz sualsiz kabule dayanan "değer bağımsız" bir iktisat düşüncesinin iktisadi açıdan ne anlam ifade ettiği, bu düşüncenin gündelik ilişkilerimize etkisi ve mevcut iktisadi anlayışın ötesinde değer yüklü bir iktisadi sistemin inşası için başlangıç noktaları ele alınmaktadır.
Alvin A. Arens, Randal J. Elder, Mark S. Beasley, Chris E. Hogan Muhasebe dünyasının en hızlı gelişen ve değişen alanı olan Denetim ve Güvence Hizmetleri'nin Türkiye'de de her geçen gün önemi artmaktadır. Özellikle yapılan yasal düzenlemelerle denetim kapsamı giderek genişlemekte ve güvence hizmetlerine duyulan ihtiyaç giderek artmaktadır. Denetim alanında yaşanan bu gelişmeler gerek eğitimcileri gerekse de meslek mensuplarını bu konuda farklı ve zengin kaynak arayışına doğru yönlendirmektedir. Bu bağlamda ABD'de ve dünyada en çok tercih edilen başvuru kitaplarından birisi olan Denetim ve Güvence Hizmetleri kitabı İngilizce dışında pek çok dile çevrilmiş olup Türkiye’de de temel başvuru kitabı olmaya aday bir kitaptır.
Kitap, denetimle ilgili temelleri çok anlaşılır bir şekilde sunarak denetim sürecinin her aşamasını bir bütün olarak ele almakta ve aşamaların birbirleriyle bağlantılarını göstermektedir. Pratik örnekler ve zengin görseller içeren kitap, denetim ve güvence hizmetlerini son derece kapsamlı bir şekilde irdelemektedir. Esasen bir denetçinin denetim sözleşmesinden başlayarak denetim raporunun hazırlanması ve rapor sonrası faaliyetlere kadar denetimin her aşamasında ihtiyaç duyduğu tüm araçlar ayrıntılı bir şekilde yer almaktadır.
Denetim ve Güvence Hizmetleri kitabında yer verilen konulardan özellikle iç kontrol sistemi, hile denetimi ile ilgili hususlar ve güvence hizmetleri ile ilgili kısımlar sadece denetçiler için değil özellikle işletmelerin yönetim kademelerinin çeşitli düzeylerinde çalışan diğer ilgililer için de son derece yararlı bilgiler içermektedir. Diğer bir ifade ile kitabın sadece muhasebe ve denetim alanında çalışanlar için değil işletme alanı ile ilgilenen herkes için yararlı olacağı düşünülmektedir. Kitap, hem üniversitelerin lisans ve lisansüstü programlarında okutulan Denetim derslerinde hem de bağımsız denetçiler, SMMM'ler ve YMM'lerin mesleki eğitimlerinde kullanılabilecek zengin bir içeriğe sahiptir.
Melissa Nihal Cagle Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki gelişmelerin iş hayatına entegre olmaya başlaması ile birlikte şirketlere önemli fırsatlar sunulmuş, günümüz dünyası birçok açıdan dijital bir dönüşüm içerisine girmiştir. Her sektörü etkisi altına alan bu dönüşüm, Pacioli'den bu yana 500 yıllık bir geçmişi olan muhasebe ve denetim mesleğini de destekleyerek inovasyona önemli katkılar sağlamıştır. Blokzincir teknolojisi de potansiyel faydaları ile bu yeni inovatif teknolojiler arasında öne çıkmaktadır. Muhasebe mesleğinde ve meslek mensuplarının rollerinde paradigmatik bir değişime neden olacağı savunulan blokzincir, muhasebeci ve denetçilerin faydalanacağı bir sonraki enstrümanı oluşturmaktadır. Bu çalışma, blokzincir teknolojisinin denetim alanına entegre edilmesi için aşılması gereken temaları (düzenleme ve standart eksikliklerini) incelemektedir.
Ahmet Cemkut Badem, Ahmet İçöz, Esin Karacan, İbrahim Ayvaz, İlker İbrahim Avşar, Jale Balkaş, Melih İnal, Muhammet Rıdvan İnce, Muhsin Halis, Murat Emikönel, Ozan Gönüllü, Özgür Ekin Sucu, Refik Erdem Koç, Sami Karacan, Sibel Fettahoğlu, Yavuz Kılınç, Yusran İsmailoğlu The rapid and irreversible digital transformation in all areas of life makes it necessary for corporates and investors to keep up with the times. In order to stay one step ahead in competitive markets, corporates need to align their business processes with the digital world. Investors, as well as corporates, should update their investment strategies according to technological developments. For this reason, reaching up-to-date information about new investment opportunities and markets that have emerged due to digitalization is essential for investors. Especially investors who want to take positions in crypto money markets should have information about the relations of cryptocurrencies with each other and with other markets. This book deals with technological developments and digitalization in accounting, finance, information technology, management, and marketing. In this context, the book contains scientific articles on current topics such as accounting for cryptocurrencies, the relations of cryptocurrencies with each other and capital markets, blockchain technologies, Industry 4.0, digital marketing, learning organizations, and the Internet of Things.
Abdulkadir Barut, Coşkun Koç, Hasan Ayaydın, Hasan Bardakçı, Işılay Talay, Lokman Kantar, Mehmet Ragıp Görgün, Mücahit Çitil, Orkun Bayram, Selminaz Adıgüzel, Sema Bahçeci, Tayfun Ercan Dış ticaret, devletlerin kalkınmasında itici güçtür. Dış borçların ödenmesi, uluslararası ticaret engellerinin kaldırılması, uzman tacirlerin uluslararası rekabet etme gücüne bağlıdır. Bu bağlamda küresel dünyada uluslararası alanda rekabet edebilecek nitelikte dış ticaret uzmanları yetiştirmek bütün devletlerin amaçlarından birini oluşturmaktadır. Bu amaca hizmet etme saikiyle yazılan Dış Ticaret İşlemleri isimli bu kitapta; dış ticaret teorileri, dış ticaret finansman yöntemleri, uluslararası ticarette kullanılan belgeler, kambiyo ve Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Karar incelemesi, uluslararası ticarette kullanılan teslim ve ödeme yöntemleri, Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu kapsamında yer alan eşyayı gümrük işlemlerine tabi tutmaksızın ülkeye sokma suçu, uluslararası ticari sözleşmelerde dikkat edilmesi gereken hususlar, ters factoring işlemlerinin dış ticaret ve küresel tedarik zinciri yönetimi için önemi, araştırma ve geliştirme yatırımlarının Türkiye ve dünyadaki genel durumu, factoring, forfaiting ve leasing, topsis yöntemi ile performans analizi, dış ticarette gümrük işlemleri ve aşamaları vb. konulara yer verilmektedir.
Dış ticaret uzmanları, akademisyenler, öğrenciler ve konuya ilgi duyan araştırmacıların istifade edebileceği bu kitabın alanyazına ve okurlarına faydalı olması dilekleriyle…
Mehmet Karagül - Berfu İlter Dış ticaret işlemleri; kişiler açısından kariyerli bir meslek edinme, firmalar açısından ulusal ve uluslararası pazarlarda rekabet edebilme, devletler için ise dinamik bir dış ticaret yapısına sahip olabilmek için son derece önemli bir faaliyet alanıdır.
Özellikle küreselleşmenin yoğun olarak yaşandığı günümüz koşullarında dış ticaret işlemlerinin önemi çok daha ön plana çıkmış durumdadır. Dış ticaret işlemleri hakkında, millî, milletlerarası ve karşı ülke hukuku olmak üzere birçok bilgiye sahip olmak günümüz şartlarında önemli bir ayrıcalıktır.
Bu kitap çalışmasının ilk bölümünde, dış ticaret konusunun teorik düzeyde ne olduğu, ikinci bölümde dış ticaret işlemlerinin uygulama kısmı, üçüncü bölümde de Türkiye’deki dış ticaret mevzuatı, son bölümde ise dış ticaret işlemlerinin muhasebeleştirilmesi konuları ele alınmış ve değişik dış ticaret uygulamalarına göre farklı muhasebe kayıtları örneklerle incelenmiştir.
Dilşah Betül Meşe, Fırat Kınalı, Gülçin Adıyaman, Haluk Duman, Kemal Özdemir, Mehmet Ali Durmuş, Mehmet Yücenurşen, Merve Öz, Muhammet Bezirci, Mustafa Ay, Müveddet Konuşkan Bayraktar, Servet Say, Yunus Ceran Son yıllarda yaşanan dijital dönüşüm süreci başta tedarik, üretim, pazarlama/e-ticaret, lojistik, bankacılık, finans, muhasebe ve denetim alanları olmak üzere tüm alanlarda hızlı ve çok önemli değişim meydana getirmiş ve tüm sektörleri oldukça etkilemiştir. Endüstri 4.0 sanayi devrimi ile hızlanan dijital dönüşüm süreci nesnelerin interneti, büyük veri, yapay zekâ, bulut bilişim, blokzincir teknolojisi, makine öğrenmesi, derin öğrenme, yapay ve dikey entegrasyon, sanal ve artırılmış gerçeklik, otonom sistemler, robotik, robotik süreç otomasyonu, karanlık/akıllı/insansız fabrikalar, metaverse-dijital yaşam teknolojileri, FinTech uygulamaları gibi teknolojilerle büyük bir dönüşüme, değişime ve gelişime neden olmuş Toplum 5.0'dan Endüstri 5.0 sanayi devrimi dönemine girilmiştir. Dijital dönüşüm süreci ile geleneksel anlayıştan uzaklaşılarak tedarikten üretime, pazarlamaya, e-ticaretten lojistiğe, bankacılık ve finanstan muhasebe ve denetim sektörlerine kadar yapısal bir dönüşüm yaşanmış, her alanda yaklaşım ve anlayışlar değişmiştir.
Bu kitap çalışması muhasebe, finans ve denetim bilim alanlarında güncel konularda özgün bilimsel araştırma ve çalışmalardan oluşmakta ve akademik çalışmalar yapan araştırmacılara, uygulayıcılara ve dijital dönüşüm, muhasebe, finans ve denetim konularına ilgi duyanlara önemli derece kaynaklık etmeyi amaçlamakta olup “Dijital Dönüşüm Sürecinde Üç Taraflı Muhasebe Sistemi ve Blokzincir Teknolojisi”, “Dijital Dönüşüm Sürecinde Stratejik Pazarlama Muhasebesi Açısından Lojistik 4.0'ın Önemi”, “Dijital Dönüşüm Sürecinde Muhasebe Eğitimi ve Animasyon Kullanımı”, “Dijital Para Birimlerini Vergilendirme Uygulamalarının Seçilmiş Ülkeler Açısından Karşılaştırılması”, “Finansal Bilgi Yönetimi Açısından Stratejik Çevre Yönetim Muhasebesi”, “Fiyatlandırma Kararlarında Faaliyet Tabanlı Maliyetleme Sisteminin Kullanılması”, “TFRS 9 Finansal Araçlar Standardı Çerçevesinde Beklenen Kredi Zararlarının Hesaplanması ve Finansal Tablolarda Gösterilmesi: Karsan Otomotiv Örneği”, “Muhasebe Meslek Mensupları Açısından Etik Kuralların Dört Kutsal Kitap ve IFAC'a Göre Karşılaştırılması” ve “Çalışma Sermayesine İlişkin Göstergelerin Beyaz Eşya Sektöründe Değerlendirilmesi” konu başlıklarından oluşmaktadır.
Asena Gizem Yiğit, Burcu Aslantaş Ateş, Cennet Akçeşme, Ebru Baysoy, Esra Aksoy, Gökhan Özkul, İbrahim Yaşar Gök, Keziban Kükmen, Mehmet Mazak, Ozan Özdemir, Özen Akçakanat, Serpil Senal, Turan Kocabıyık, Türker Teker, Yavuz Demirdöğen Bilgisayar çağının sihirli kelimesi olan dijitalleşme, ticaretin ve piyasaların kapsam ve içeriğinde büyük değişimler meydana getirmektedir. Hız ve zamanın değer ölçüsü olduğu günümüzde buluşlar, yenilikler ve uygulamalar bu değerleri öncüllemektedir. Dijital dönüşüm; finansal piyasalar ve kurumları, yaptığı devrimlerle, yeniliklerin öncüsü olmaya zorlamaktadır. Finansal sistem bu değişime adapte olmak durumundadır. 2008 küresel krizinin ardından ortaya çıkan finansal dönem, kendine özgü terimler, kavramlar ve teknolojilerle ilerlemektedir. Kısa sürede blok zincir, kripto para, finansal teknoloji (fintek) gibi ifadeler sıradanlaşmış ve herkesin anladığı terimler hâline gelmiştir. Ne ki bu kavramların, getirdikleri yeniliklerin ve uygulama alanlarının iyi bilinmesi Türkiye’nin rekabet gücü açısından önemlidir. Yeni nesil teknolojiler hayatın her alanına hâkim olurken finansal teknolojiler de finansal anlayışı yeniden şekillendirecektir. Y ve Z kuşağı bu yapıyı kullanacak, şekillendirecek ve yönetecek olan nesillerdir. Onların yaklaşımları etrafında da ürünler ve uygulamalar yapılandırılacaktır.
Bu kitap, günümüz teknolojik uygulamaların yanı sıra geleceğin yansımalarını da içermektedir. Böylece bilinen fakat henüz yerleşmemiş kavramların anlaşılması, işleyişteki yeniliklerin fark edilmesi amaçlanmıştır. Konuya ilgi duyan okurların, özellikle de gençlerin, faydalanması en büyük temennimizdir.
Gonca Atıcı 1960'lardan itibaren ABD finansal piyasalarında arz ve talep koşullarını etkileyen faktörler finans mühendisliğinin gelişimine yol açarken bilgisayar ve telekomünikasyon teknolojisindeki atılımlar da birçok yeni finansal ürün ve hizmetin sunulmasına imkân vermiştir. İzleyen süreçte gelişen menkul kıymetleştirme ve gölge bankacılık sistemi yeni ürün arzına katkı sağlamış ancak global finans krizine giden yolun da temellerini atmıştır. Bilgisayar ve telekomünikasyon teknolojisinin bileşimi olarak ifade edebileceğimiz bilgi teknolojisi, bankacılık sektörünü artan bir rekabete yöneltmiştir. Böylece bankaların sadece geleneksel ürün ve hizmetleriyle yola devam edemeyeceği gerçeği ortaya çıkmıştır. Bu durum, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde farklı şekilde tezahür etmekle birlikte ortaya çıkardığı sonuçlar açısından -global köye dönen günümüz dünyasında- hemen hemen her ekonomiye etki etmiştir.
Global finans krizi, kripto varlık ekosisteminin gelişimini tetiklemiş; Covid-19 süreci ise arz ve talep dinamiklerinin dönüşümünde katalizör olmuştur. DeFi ve CeFi rekabeti/karşılıklı etkileşimi artmaktadır. Blokzinciri teknolojisi geleneksel süreçleri dönüştürmektedir. Elbette kripto varlık kaynaklı krizler de artmaktadır. Bu krizler hem kendi ekosistemlerinin geleceği için risk unsurudur hem de finansal sisteme ve reel ekonomiye bulaşma tehlikesi barındırmaktadır.
Merkez bankaları birçok nedenle geleceğin parasal sistemi konusundaki çalışmalarına hız vermiş ve merkez bankası dijital parası konusundaki çalışmaları öncelemiştir.
Dijital ekonomi, bugün icat edilmiş bir kavram değildir. Teknolojinin ekonomiye eşlik ettiği uzun bir yolun sonunda ekonominin ulaştığı seviyeyi tanımlamaktadır. Kitabımızın ikinci basımında dijital ekonominin kurumlarını, araçlarını, rekabet iklimini, merkez bankalarını, düzenleyici otoritelerin yaklaşımlarını, ülkelerin dijital ekonomiye bakış açılarını okurlarımızla paylaşarak teorik bilgilerin ötesine geçip günceli yakalıyoruz. Bu çabamızın, dijital ekonomi ve finans okuryazarlığı edinmek ve bugün kurulmakta olan geleceğe uyum sağlayıp pozisyon almak açısından son derece kıymetli olduğuna inanıyoruz.

Murat Akkaya Dijital ekonomi, sürekli artan teknolojik fırsatlara dayalı, kolektif olarak akıllı siber-fiziksel ve siber-insan sistemlerinden oluşan bir ekosisteme doğru yönelmekte ve bir dijital dönüşüm yaşanmaktadır. Dijital dönüşümün etkili olduğu alanlardan biri de finans sektörüdür ve dijital finans olarak adlandırılmaktadır. Dijital finans; finansta yapay zekâ kullanımı, web tabanlı FinTek platformları, akıllı telefon platformları, blokzincir veya dağıtık defter teknolojisi ve nesnelerin interneti gibi finansal yenilikler aracılığıyla var olmaktadır. Kitapta; teorik, uygulamalı ve açıklayıcı biçimde yer verilmiş olan dijital finans uygulamalarını bulabilirsiniz.
Ayrıca bu kitap Finansal İnovasyon, Finansal Teknoloji (FinTek), Dijital-Kripto Para, Dijital Bankacılık, Büyük Veri (Big Data), Blok Zinciri (Blockchain), Dijital Finansta Riskler ve Dijital Kontrol alanındaki son yenilikleri içermektedir.

Ahmet Kurtaran, Alper Karavardar, Bünyamin Er, Duygu Arslantürk Çöllü, Emine Kaya, Ercan Özen, Eren Bakır, Evrim Erdoğan Yazar, Hasan Hüseyin Yıldırım, Hilal Ok Ergun, İpek Cebeci, Mustafa Eren Şuşoğlu, N. Serap Vurur, Semra Bank, Serkan Yeşilyurt, Sinem Eyuboğlu, Uğur Sevim, Yusuf Güneysu, Züleyha Özdemir Sevim Hızla gelişen teknoloji, tüm sektörlerde etkisini göstermekte ve dijital dönüşümü kaçınılmaz hâle getirmektedir. Dijital dönüşümün gelişimi, finans sektörünü de önemli ölçüde etkilemekte ve sektörü dijital dünyaya uyum sağlamaya zorlamaktadır. Dolayısıyla sektörde finansal piyasaların gelişimini, finansal ürün ve hizmetlerin kullanımının yaygınlaşmasını ve yeni finansal ürünlerin ortaya çıkmasını tetikleyen önemli bir değişim ve gelişim yaşanmaktadır. Finans sektöründe yaşanan bu değişim ve gelişimin anlaşılmasının özellikle sektörün geleceği açısından oldukça önemli olduğu bilinmektedir.
Bu kitapta, dijital dönüşümünün finans dünyasındaki etkileri; finansal teknolojiler, büyük veri, e-bankacılık, kripto para gibi konular açısından ele alınarak teorik ve ampirik olarak incelenmiştir. Finans alanında uzman farklı üniversitelerden akademisyenlerin bir araya gelerek, finansal dijitalleşmeyi farklı boyutlarıyla ele almaları sonucu hazırlanan bu kitabın, konuya ilgi duyan tüm okuyucular için faydalı olması dileğiyle...
Arkın Sezgin “Oysaki başarılı pazarlamanın temeli düşük maliyet ve yüksek kaliteli satın alma sürecinden geçmektedir.”
Arkın Sezgin
Teknolojinin gelişmesi ile beraber internetin kullanımı, satın alma ihtiyaçlarının daha hızlı ve güvenilir bir şekilde sonuçlanmasına yönelik çalışmaları beraberinde getirmiştir. Özellikle gelişmiş ülkeler elektronik ortamda hızlı, güvenilir ve adil bir şekilde satın alma süreci yönetmek amacıyla gerekli alt yapı çalışmaları başlatmıştır. Bu süreç dünyadaki ihale uygulamalarına da yeni bir boyut kazandırmıştır.
Bu kitap, elektronik ortamda başlatılan satın alma sürecinde standardizasyon sağlayacak, adil ve şeffaf yönetim olarak elektronik ihale ile sonuçlandırılmasında yön oluşturacak, ilk tekliflere göre en iyi sonucu elde etmek için ihale kurgusunun oluşturulmasına ışık tutacak ve derslerde eğitim amaçlı kullanılabilecek temel bir eser olma niteliğine sahiptir. Ayrıca bu kitap içeriği bakımından literatürde ilk olma özelliğine sahiptir.
Ali Bayrakdaroğlu, Çağatay Mirgen, Deniz Selçuk, Duygu Yılmaz, Emrah Eray Akça, Erdal Demir, Gülay Demir, Gülhan Deniz, Gülşah Şen Küçük, İlkay Noyan Yalman, Melih Burak Koca, Muhammet Burak Kılıç, Murat Belke, Nevzat Balıkçıoğlu, Öğretim Görevlisi, Özcan Işık, Özcan Işık, Selahattin Koç, Selçuk Kendirli, Seval Elden Ürgüp, Sevim Ergenoğlu, Süleyman Emir, Süleyman Şen, Süreyya Kovacı, Şerife Merve Koşaroğlu, Tahsin Karabulut, Tayfun Yılmaz, Tayfur Bayat, Tuba Gülcemal, Yunus Emre Birol, Yüksel Aydın, Zeynep Karaş Dijital dönüşümün ekonomi ve finans sektöründe sağladığı yeniliklerin değerlendirilmesi önemli konuların başında gelmektedir. Günümüzde ülkeler arasında artan ekonomik ilişkiler, finans sektörünü geliştiren yapıyı oluşturmaktadır. Farklı dönemlerde oluşan çeşitli dinamiklerin pek çok ülkeyi etkileyecek nitelik kazanması, zaman zaman ekonomik ve finansal gelişmeyi yavaşlatıcı etki yaptığı görülmektedir. Gelişen bu yapıda küresel trendlerin ekonomi ve finans teorisindeki yerinin anlaşılması, politika tedbirlerinde etkinlik sağlanması anlamında dikkatleri çekmektedir. Bu kapsamda dünya ekonomisi ve finans sektöründeki güncel gelişmeler, bu kitabın hazırlanmasında temel fikir noktası olmuştur. Teorik ve uygulamalı çalışmaların yer aldığı kitabımız iki ana kısımdan oluşmaktadır. Toplam 23 bölümün yer aldığı kitabımızda her bir bölüm, alanında uzman akademisyenler tarafından hazırlanmıştır. Bu kitabın, ekonomi ve finans alanında çalışan araştırmacılar ve öğrenciler için katkı sağlaması hedeflenmektedir.
Alirıza Ağ, Atila Er, Aysun Hazel Özaydın, Bahattin Erden, Cihan Yılmaz, Eda Ayvacık, Fatma Çakıcı, Hakan Yılmaz, Korkmaz Keskendir, Kübra Elmalı, Mahmut Erdoğan, Melik Yolci, Meltem Gül, Nurhan Talebi, Samet Topal, Selçuk Bakan, Selçuk Yalçın, Serhat Çamkaya, Tuncer Yılmaz, Yakup Koray Duman, Yusuf Akan, Zeynep Kocabaş Ekonomi ve finans, her ne kadar çok ayrı disiplinler olarak sunulsa da bu iki kavram, birbiriyle ilişkili olup birbirlerini bilgilendirmekte ve etkilemektedir. Dolayısıyla bu alana yönelik çalışmalar, ilgi duyanlar tarafından önemsenmektedir.
Globalleşen dünyada, her alanda olduğu gibi ekonomi ve finans alanlarında da köklü değişimler yaşanmaktadır. Özellikle son yıllarda ekonomi ve finans alanındaki yeni trendlere olan talep hem işletmeler hem de paydaşları tarafından yadsınamaz oranda artmaktadır. Ekonomi ve finans alanındaki dönüşümlere ve alandaki dinamiklere kayıtsız kalmayarak yaşanan yeni gelişmelere ayak uyduran işletmeler ise rakiplerine göre bir adım öne geçmektedir. Bu eserde de ekonomi ve finans alanındaki konulara yer verilmiş ayrıca son yıllardaki yeni ekonomik ve finansal değişimlerle ilgili konular farklı açılardan ele alınmıştır.
Bu kitap; gelir eşitsizliği, kitle fonlaması, davranışsal finans, bankacılık sektörünün piyasa yapısı, yeşil finans ve yeşil bankacılık, açık bankacılık, dijital bankacılık, ihracat firmalarının 2008 Finans Krizi ve Covid-19 Pandemi Krizi’nden etkilenme durumları, finansal teknolojilerin sigortacılık sektöründeki etkileri, işsizlik ve iş gücü ile bankalarda finansal performans tahmini gibi araştırmalarla ilgililerine bu yöndeki eksiklikleri giderecek bilgiler sunarak literatüre de bu yönde katkı sağlamayı amaçlamaktadır. Ekonomi ve Finans Temelli Çalışmalar, başta ekonomi ve finans alanı olmak üzere işletme yönetimi, kamu yönetimi, finansal analiz, iktisat, muhasebe gibi farklı alanlarla ilgilenenler ile ortak çalışma alanları ekonomi ve finans olan; öğrencilere, yöneticilere, yatırımcılara ve araştırmacılara yöneliktir. Kitabın, tüm kullanıcılara faydası olması dileklerimizle…
Ali Şimşek, Alibey Kudar, Aydın Gürbüz, Ayşe Çoban, Ayşe Güneş, Berna Turak Kaplan, Bilal Özden, Duygu Arslantürk Çöllü, Emine Nihan Cici Karaboğa, Emre Nalçacıgil, Emre Yardımcı, Ercan Küçükeşmen, Esra Kabaklarlı, Güven Çaprak, Hazal Tüküç, Koray Yıldırım, Mehmet Güven, Mehmet Kaplan, Murat Yılmaz, Orhan Çoban, Özgür Özdemir, Perihan Hazel Kaya, Pınar Erdoğan, Sevilay Konya, Sinem Demiroğlu, Suzan Urgan, Şükrü Sürücü, Ufuk Ünlü, Yasemin Telli Üçler, Yücel Ayrıçay, Zeynep Karaçor Ekonomi, Finans ve İşletme Yönetimi Alanında Güncel Gelişmeler-I başlığını taşıyan bu kitap, 15-17 Ekim 2020 tarihleri arasından online olarak Konya’da düzenlenen Uluslararası katılımlı Ekonomi Araştırmaları ve Finansal Piyasalar Kongresi’nde (IERFM) sunulan ve editör incelemesi sonrası yayınlanması uygun görülen çalışmalardan oluşmaktadır. Kitap, toplamda 22 bölümden oluşmaktadır. Söz konusu bölümler ekonomi, finans ve işletme yönetimi alanında çalışan akademisyenler, piyasa profesyonelleri ve finans medyasında görev yapanlar tarafından hazırlanmıştır. Her bir bölümde; ele alınan konuya ilişkin son gelişmeler paylaşılmış, tartışılmış, yeni çalışmalara motivasyon kaynağı olacak değerlendirmeler yapılmış ve böylelikle ilgili literatüre katkı sağlanmaya çalışılmıştır.
Gelecekte yapılması öngörülen IERFM kongrelerinde de benzer şekilde editör incelemeleri sonrası uygun görülen çalışmaların kitap bölümü olarak yayınlanması düşünülmektedir. Halihazırdaki bu kitap çalışmasında ekonomi, finans ve işletme yönetimi alanındaki güncel gelişmelerin bilimsel bir düzlemde analiz edilmesi amaçlanmıştır. Bu bağlamda kitabın bilime ve bilimle uğraşan insanların akademik çalışmalarına artı katma değer sağlaması ümit edilmektedir.
Zeyneb Hafsa Orhan Kavram olarak 1930larda ortaya çıkan İslam ekonomisi/iktisadı, 1970'lerden sonra teorik olarak da gelişmeye başlamış ve akademik bir çalışma alanı haline gelmiştir. Elinizdeki eser, ekonomiye dair temel mikro ve makro konuların bu yeni çalışma alanındaki konumlarını hem teorik hem
pratik anlamda ortaya koyma amacını taşımaktadır. Bu kapsamda metodoloji, politik ekonomi sistemleri, devlet-piyasa ilişkileri, maliye ve para politikası, tüketici ve üretici analizi, kurumlar gibi konular yer almaktadır. Konu gidişatı ve bölümlendirme açısından İslam ekonomisine giriş
niteliğinde bir dönemlik bir ders kitabı olarak okutulmaya uygun şekilde yapılandırılmış bu kitap aynı zamanda konuya ilgi duyan herkes için ağır bir akademik dili olmaması sebebiyle de tercih edilebilirdir. İktisat Yayınları tarafından bugüne değin basılan ilgili çeviri eserler yanında Türkçe yazılmış özgün bir eser olarak alana katkı yapması temennisiyle...
William Boyes, Michael Melvin Gündelik yaşamımızın her anında ve her alanında aldığımız kararlar ile bu kararların yansıması olan davranışlar, farkında olsak da olmasak da ekonomi biliminin temel ilkesini oluşturan fayda-maliyet analizine dayanmaktadır. Her birimiz birer ekonomik karar birimi olarak, ekonominin işleyişinden etkilenmekte ve davranışlarımızla ekonomiye aynı zamanda yön vermekteyiz. Dolayısıyla, yaşadığımız dünyayı algılayabilmemiz ve davranışlarımızı uygun biçimde güncelleyebilmemiz için, ekonominin işleyişini doğru biçimde anlamamız gerekmektedir. Günümüzde küreselleşme olgusunun hız kazanmasıyla birlikte, ekonomilerin işleyişi ulusal sınırların ötesine geçmiş ve makroekonomik politika analizlerinin uluslararası bağlantılar kurulmaksızın yapılması büyük ölçüde olanaksız hâle gelmiştir. Bu bağlamda, ekonomik karar birimlerinin (hanehalkları, firmalar, devlet ve dış dünya) mikro düzeyde aldıkları kararların makroekonomik büyüklükleri belirleme sürecinin de uluslararası etkiler dikkate alınarak, global bir anlayışla açıklanması gerçek yaşamı daha iyi anlamamız açısından bir zorunluluğa dönüşmüştür. William Boyes ile Michael Melvin'in Ekonominin Temelleri başlığıylaTürkçe iktisat yazınına kazandırılan Fundamentals of Economics isimli kitabı, bir bilim dalı olarak ekonomiyi veya iktisatı öğrenmeye yeni başlayan öğrencilere, global bir dünyada yaşanan güncel gelişmeleri algılamalarını sağlayacak temel bilgilerin ve analiz yöntemlerinin öğretilmesini amaçlamaktadır. Kitapta, karmaşık görünen teorik konular gerçek yaşamdan verilen güncel örnekler yardımıyla somutlaştırılmakta ve bu şekilde, öğrencilerin iktisatı gündelik yaşamlarının bir parçası olarak algılayabilme ve anlama yeteneklerinin geliştirilmesi sağlanmaktadır.
Kitap dört kısımdan oluşmaktadır. Birinci kısımda, piyasa ekonomisinin temel kavramları tanıtılmakta ve etkin bir kaynak dağıtım mekanizması olarak piyasa ekonomisinin işleyişi, temel iki unsur olan, arz ve talep analizi çerçevesinde açıklanmaktadır. Kitabın ikinci kısmında, firma, tüketici ve devlet olmak üzere üç temel ekonomik karar biriminin davranışlarını belirleyen ve değiştiren faktörler açıklanarak, makroekonominin mikroekonomik temelleri ortaya konulmaktadır. Üçüncü kısımda, ilk olarak uluslararası (dış) ticarete açık bir ekonomide makroekonomik performansın temel göstergeleri olan üretim, fiyatların genel düzeyi ve ödemeler dengesine ilişkin ölçümler açıklanmakta; makroekonomik nihai hedeflerden sapma durumlarını ifade eden enflasyon ve işsizlik problemleri analiz edilmekte ve mikro iktisadi kararların bütüncül sonuçlarını temsil eden toplam arz-toplam talep analizi ayrıntılı olarak incelenmektedir. Bu kısımda ayrıca, maliye ve para politikalarının temel nitelikleri açıklanmaktadır. Dördüncü ve son kısımda, dışa açık bir ekonomide para politikası belirlenme ve uygulanma süreçleri, makroekonomik politikaların enflasyon-üretim ilişkisine etkileri ile uluslararası ticaret politikaları incelenmekte ve küreselleşme tartışmaları finansal krizler çerçevesinde ortaya konulmaktadır.
Makroekonominin mikro temellerinin kolaylaştırıcı yöntemlerle ve somut örneklerle açıklandığı Ekonominin Temelleri isimli kitabın ayırt edici bir diğer özelliği, her bölümde öğrencilerin öğrendiklerini sınama ve pekiştirme amacına yönelik olarak hazırlanmış küçük sınavların yer almasıdır. Bu şekilde, öğrencilerin bir sonraki konuya sağlam bilgilerle geçiş yapmaları amaçlanmaktadır.
Dilara Bağcı Zeki Katılım bankacılığı, kâr ve zarara katılma esasına göre fon toplayan, ticaret, ortaklık ve finansal kiralama yöntemleri ile fon kullandıran bir bankacılık modelidir. Geleneksel bankacılıktan farklı olarak katılım bankacılığında faizsiz sistem esas alınmış ve ticarete dayalı alternatif bir model oluşturulmuştur. Ülkemizde ve dünyada katılım bankacılığına olan ilgi artmaktadır. Bu nedenle katılım bankacılığı hukuki alt yapısı ile birlikte gelişmeye devam etmektedir. Bu kitapta, katılım bankacılığı ürünleri içerisinde önemli bir yere sahip olan mudârebe sözleşmesi genel esasları ile ele alınmış, Türk hukuku içerisindeki yeri incelenmiştir.
Ahmet Yüksel
Ebubekir Ayan Cumhuriyet tarihi boyunca sarf edilen tüm çabalara, bu uğurda aktarılan mali kaynaklara ve halkın katlandığı büyük fedakârlıklara rağmen Türkiye, katma değeri ve uluslararası rekabet gücü yüksek bir sanayileşme başarısına ulaşamamıştır. Müteaddit defalar başarısızlığa uğrayan bu serüvenin erken Cumhuriyet dönemindeki gelişimini Alpullu ve Uşak şeker fabrikaları özelinde inceleyen bu araştırmada, ülkenin “kalkınamama” meselesi 1920'lerde uygulamaya konulan ilk sınai kalkınma hamlesinin de önemli unsurları arasında yer alan bu mikro örnekler üzerinden eleştirel analize tabi tutulmaktadır.
Yatırım ölçekleri ve dönemin zorlu koşulları altında sağlanan geniş kamu himaye ve imkânları itibarıyla Cumhuriyet’in ilk on yılındaki kalkınma politikaları açısından büyük bir önem arz eden bu şeker fabrikaları, bu yıllarda uygulamaya konulan “devlet himayesi altında özel sermaye esaslı” sınai kalkınma modelinin sorunlu işleyişine dair neredeyse tüm semptomları barındırması dolayısıyla dönem iktisadiyatı açısından yüksek bir temsil kabiliyetine sahiptir. Akademik bir araştırmanın tabii seyri içinde belli bir sektörün sorunlarına odaklanmış olmakla birlikte, çalışma esasen bu temel meseleden hareketle kaleme alınmış ekonomi politik bir dönem okuması mahiyeti de arz etmektedir.