Klinik Psikoloji \ 1-6
Rezvan Ameli En son ne zaman bir üzümü, bir kirazı bir ısırık elmayı çok yavaş çiğnediniz ve gerçekten tadını aldınız ve kokusunu algıladınız? Elbiselerinizin kumaşının cildinizde bıraktığı hissi algılamak için ne sıklıkta zaman ayırıyorsunuz? Hiç yünün, pamuğun ve ipeğin hissettirdiği duygunun bilincine vardınız mı? Hiç tüm dikkatinizi tek bir nefes alıp vermeye odakladınız mı ve bunu başlangıcından sonuna kadar dikkatlice takip ettiniz mi?
Farkındalık, mevcut anı bilinçli bir akıl ve şefkatli, açık ve sevgi dolu bir kalp ile algılamaktır.
Hepimiz her bir anda gövdemizde, aklımızda ve kalbimizde nelerin olup bittiğini bilecek kapasitedeyiz ve algıladığımızı kabul etme ve bununla dost olma kapasitesine sahibiz. Farkındalık bize deneyimlerimize tam olarak katılımcı olmak ve hayatı sansürsüz yaşamak için gerekli olan tüm araçları sunabilir.
Salih Yaşar ÖZDEN Adli Psikiyatri, adli tıbbın alt dalıdır. Akıl hastalığı, zekâ geriliği veya geçici olarak alkol ve uyuşturucu madde etkisinde olanlar, çocuklar, sağır ve dilsizler, alkol ve narkotik maddeleri kullananların kanuni ehliyetleri ve ceza sorumlulukları adli psikiyatrinin meşgul olduğu konulardır.
Bu kitabın, Türk Medeni Kanunu'nun kabulünün dördüncü yılında, Türk Ceza Kanunu'nun kabulünün yaklaşık onsekizinci ayında yazılması da, ayrı bir özelliğini oluşturmaktadır. Bize göre temel özelliği ise, hem psikiyatri hem de adli tıp akademisyeni tarafından yazılan ilk, ülkemizde yazılan ikinci kaynak ve başvuru kitabı olmasıdır. Böyle bir kitabı yazmak benim için meslek hayatımın en büyük şerefi olmuştur. Adli psikiyatri yakın bir gelecekte bağımsız uzmanlık dalı olacak ve tıpkı adli tıpta olduğu gibi, büyük bir gelişim geçirecektir.
Kitapta hastalıkların teşhis kriterlerinde kullanılan Amerikan Psikiyatri Birliğinin teşhis kriterlerideğişmiş 2013 yılında DSM-4 TR yerine DSM-5 çıkmıştır.Kitabımızda da psikiyatrik hastalıkların teşhiskriterlerinde DSM-5 teşhis kriterleri kullanılarak psikiyatrik hastalıkların teşhis kriterleri güncellenmiştir.
Bu kitap, bir başvuru kitabı ve kaynak eser olarak, konu ile ilgili psikiyatrlar, asistanlar, tıp öğrencileri, adli tıp uzman ve asistanlarıyla, konu ile ilgili hukukçuların yararlanmama sunulmuştur. Faydalı olabildiysek ne mutlu bize.
Mazlum Çöpür “Adli Psikiyatri ve Hukuk” kitabının içeriğinde, adli psikiyatri ile ilgili önemli konular bulunmaktadır. Adli psikiyatri alanı tüm dünya ülkelerinde ve ülkemizde yeni gelişen bir alan olduğu için hukuk ve psikiyatri alanlarını entegre eden kaynaklarla ilgili eksikler bulunmaktadır. Bu kitap psikiyatrist ve psikologlar için meslek hayatlarında sıklıkla karşılaştıkları adli psikiyatri konuları ile ilgili bir başvuru kitabı olarak hazırlanmıştır.
Adli psikiyatri alanındaki tüm konular; suç mağdurlarının haklarının korunması, sanıkların yaptıkları fiillerin doğru değerlendirilmesi toplumun güvenliği açısından büyük önem arz etmektedir. Yasa gereği psikiyatrist ve psikologlar bilirkişi olarak tayin edilebilmekte sanık ve mağdurlarla ilgili değerlendirmeleri yapmakla yükümlü kılınmaktadır.
“Adli Psikiyatri ve Hukuk” kitabı bilirkişi olarak atanacak psikiyatrist, psikolog, asistan ve adli tıp uzmanlarının başvurabileceği temel bilgileri içermektedir.
Aslı Akdaş Mitrani, David Lester, Ekin Emiral, Emek Yüce Zeyrek Rios, Emre Şenol Durak, Hatice Demirbaş, Hilal Eyüpoğlu, Mehmet Şakiroğlu, Mithat Durak, Öznur Öncül, Sevgi Güney, Tuğba Tunç Ergin Adli psikologlar, adli sistemde bilirkişiliğine başvurulan uzmanlardandır. Psikolojinin ve hukukun kesişme noktasındaki adli psikoloji psiko-yasal sorunların çözümünde bilimsel veri üretmeyi, verileri genelgeçer kurallara dönüştürmeyi, geliştirilen kuramlar çerçevesinde yasal sistemi bilgilendirmeyi ve yasal süreçlerin bireyin ve toplumun yaşamını koruyacak şekilde dizayn edilmesi için politika geliştiricilere destek sağlamayı amaçlar. Bu bağlamda adli psikologlar, uygulamada yasal mercilerle işbirliği çerçevesinde uzmanlık görüşünü sunma ile kendilerini sorumlu görürler.
Üç kitaplık serinin ilki olan “Adli Psikoloji” kitabı; Adli Psikoloji, Suç ve Psikoloji, Suçlu Profili, Adli Psikolojide Etik kısımlarından oluşmaktadır. Adli psikolojinin bir bilim olarak tarihsel süreçteki yolculuğu, dünyada ve Türkiye'de adli psikoloji uygulamaları, adli psikolojinin diğer disiplinlerle ilişkisi, suç ve suç türleri, suç ve psikopatoloji arasındaki ilişki, suçlu profilleme, intihar bombacılarının suç profili, adli psikologlar için etik ilkeler ve adli psikologların görev ve sorumlulukları gibi pek çok konuya yer verilerek adli psikoloji alanına ilişkin farklı boyutlara dikkat çekilmiştir. Adli psikologlara, psikologlara, adli alanla ilgilenen uzmanlara ve uygulayıcılara rehber olacak şekilde konular zengin vaka örnekleri ve etkileşimsel olarak aktarılmıştır.
Dennis Howitt Adli Psikoloji ve Suç Psikolojisine Giriş adlı bu eserin altıncı basımı; bu konunun anlaşılır, kapsamlı ve merak uyandıran bir yorumunu sunuyor. Önemli deneysel bulgulara yapılan sürekli vurgular ve bu araştırmalara dayanan teorisi ile kitap, sizi, bu büyüleyici alanın derin ve içeriğe dayanan bir anlayışı ile donatacak.
Çok sayıdaki pedagojik özellik; temel kavramları hızlıca kavramanıza, tartışmalı konuları tanımanıza ve her geçen gün daha da gelişen bu konunun kapsamlı başlıkları için pratik bir anlayış geliştirmenize yardım edecek.
Tamamıyla güncel ve hem klasik hem de modern çalışmaları ele alan bu kitapta size sunulan bazı detaylar:
• Adli hafıza, suçluluk, hırsızlık ve soygunlar, cinsel suçluların tedavisi ve daha birçok konu hakkında baştan sona güncellenmiş ve tamamen yeni fikirler,
• Teoriye güçlü bir vurgu ve derinlemesine kavrayışı destekleyen önemli deneysel bulgular,
• Detaylı bir şekilde incelenmiş, Birleşik Krallık ve uluslararası perspektiften konuyla ilgili önemli araştırmalar,
• Öğrencilere konu hakkında geniş bir kavrayış sağlayacak olan “Temel Kavramlar”, “Uygulamada Adli Psikoloji” ve “Tartışmalar”,
• Kolayca ulaşılan Temel Terimler Sözlüğü,
• Öğrencilerin dersin ötesine geçmeleri ve önemli araştırmaları keşfetmelerine yardımcı olmak için her bölüm sonunda kitap önerileri.
Bu kitap; psikoloji, uygulamalı psikoloji ve suç bilimi derslerini alan öğrenciler için, ayrıca öğrencilerin psikolojinin ceza adaleti ve kanunlarla nasıl bağlantısı olduğunu kavramalarını gerektiren birçok farklı konu için temel bir kaynaktır…

“Konunun; pek çok kritik analizle desteklenmiş güncel, açık ve kapsamlı yorumu.
Hâlâ piyasadaki en iyi kitap.”
Dr. Amanda D. L. Roberts, Lincoln Üniversitesi

“Bu ders kitabı, alanın bütün önemli başlıklarını içeriyor, üstelik Howitt'in öğrencilere güncel araştırma sonuçları üzerinden kurnazca yol gösterme becerisi olağanüstü.”
Prof. Leif Strömwall, Gothenburg Üniversitesi

“Oldukça kapsamlı bir çalışma, öğrencilere adli psikolojinin temeli olan önemli teorik kavramları tanıtan genel bir eser… Lisans öğrencileri için değerli bir kaynak.”
Dr. Jill Taylor, Teesside Üniversitesi

“Howitt'in bu kitabında konuların kapsamı mükemmel, ayrıca genel adli tıp müfredatı ile oldukça uyumlu. Piyasadaki birçok adli/suç psikolojisi kitabına nazaran bu kitap, başvurulacak yararlı bir kaynak. Kitapta önemli bütün noktalara yer verilmiş… Son revizyonlar her zaman güncel olduğunu ve son zamanlardaki dikkat çeken çalışmaları ve bu hızla gelişen alanda tartışılan önemli konuları içerdiğini gösteriyor.”
Dr. Gareth Norris, Aberystwyth Üniversitesi
Dilek Çelik, Erol Yıldırım, Gül Alpar, Gülsen Erden, Işıl Çoklar, Mehmet Bayhan Üge, Nilay Pekel Uludağlı, Sevgi Güney Psikoloji bilimi geliştirmiş olduğu kuramların uygulama alanındaki yansımalarını, özellikle klinik ve uygulamalı psikoloji alanlarında gözlem, görüşme ve psikolojik değerlendirmeler ile ortaya koyar. Adli-psikolojik süreçlerde bu uygulama araçlarının daha da önemli olduğunu söylemek doğru olacaktır. Bu kitapta; adli psikoloji uygulamalarının psikolojinin diğer alanlarındaki uygulamalar ile benzer ve farklı yönleri ele alınmakta, adli psikolojideki gözlem, görüşme ve değerlendirmede boyutları detaylandırılmakta, adli psikoloğun sahip olması gereken asgari beceriler ve bu becerilerin geliştirilmesi için fırsatlar ile adli psikolojik değerlendirmenin zorlu yolları, değerlendirmeye özgü beceriler ve vaka örnekleriyle beraber açıklanmaktadır.
Bu kitap adli psikoloji alanında üç serilik kitapların ikincisidir. Adli süreçlerde suçlu, mağdur, mahkum ve diğer taraflara ilişkin “Adli Psikolojide Gözlem Görüşme ve Psikolojik Değerlendirme” kitabında “Adli Süreçlerde Gözlem ve Görüşme” ve “Adli Süreçlerde Psikolojik Değerlendirme” şeklinde ayrı ayrı incelenmiştir. Adli psikologlara, psikologlara, adli alanla ilgilenen uzmanlara ve uygulayıcılara rehber olacak şekilde konular zengin vaka örnekleri ve etkileşimsel olarak aktarılmıştır.
Aygül Nalbant, Birgül Haznederoğlu, Çiğdem Ünlü Çeber, Duygu Altın, Ebru Tezcan, Emre Şenol Durak, Fulya Giray Sözen, Gül Alpar, Gülsen Erden, İsmail Altan Tülü, Mehmet Bayhan Üge, Mithat Durak, Nilüfer Koçtürk, T. Aslı Akdaş Mitrani, Tuğba Görgülü, Zeynep Deniz Yöndem Genelgeçer doğruları olan hukuk, suçun soruşturulmasında ve kovuşturulmasında ve suçlunun yeniden topluma kazandırılmasında psikoloji biliminin ışığından yaralanmak zorundadır. Adli psikoloji, hukuk alanına bilgi sunma ve gerçeğin tespitinde hukuka yardım etme ve suçlunun topluma yeniden kazandırılması bağlamında hem bilimsel hem de uygulamalı çalışmalar yürütmektedir. Suçlu, mağdur, tanık, hükümlü ve yasal sistemdeki diğer taraflar adli psikolojinin ilgi alanındadır. Suçun soruşturulması, kovuşturulması, onanması ve çekilmesi süreçlerinde adli psikolojinin ne kadar büyük bir çalışma zenginliğine sahip olduğunu düşünmeden edemeyiz. Bu zenginlik psiko-yasal uzmanlığın da kendi içinde dinamikleri olduğunu hatırlatır niteliktedir.
Bu kitap serilerinden üçüncüsü olan “Adli Psikolojide Psikolojik Tedavi ve Rehabilitasyon” kitabında, yasal sistemle yolları kesişen yetişkin ve çocuklar birbirinden ayrı özellikler barındırdığı için “Adli Süreçlerdeki Yetişkinlerde Psikolojik Tedavi ve Rehabilitasyon”, “Adli Süreçlerdeki Çocuklarda Psikolojik Tedavi ve Rehabilitasyon” kısımlarında psikologlara, adli psikologlara, adli alanla ilgilenen uzmanlara ve uygulayıcılara rehber olacak şekilde konular zengin vaka örnekleri ve etkileşimsel olarak aktarılmıştır. Kitapta yetişkin ve çocuklarla psikolojik tedavi ve rehabilitasyon dışında ayrıca adli alanda görülen vakaların farklılığı üzerine düşünebilmemizi sağlamak için “Adli Psikolojide İlginç Vakalar” kısmı bulunmaktadır.
Marc J. Ackerman Adli Psikolojik Değerlendirmenin Temelleri adlı bu kitap, nöropsikolojik değerlendirme araçları da dâhil olmak üzere, adli psikolojik değerlendirmelerde psikologlar tarafından en sık kullanılan değerlendirme araçlarını güvenle uygulamak, puanlamak ve yorumlamak için ihtiyaç duyduğunuz tüm bilgi ve becerileri hızlı ve kolay anlaşılacak bir şekilde edinmenizi sağlayacak bir kaynaktır. Ayrıca, bu kaynak adli süreçlerde boşanma, çocukların velayeti, kişisel yaralanma, suça sürüklenen çocuklar, cinsel istismar, madde kötüye kullanımı ve risk değerlendirmesi konuları yanı sıra, rıza olmadan hastaneye yatış, cezai ehliyeti değerlendirme alanları üzerine bilgilerin yer aldığı bir rehber niteliğindedir.
Amerikan Psikologlar Derneği tarafından yayınlanan en yeni etik ilkeler ve standartlar da dâhil olmak üzere yeniden güncellenmiş şekli ile Türkçeye çevrilmiş olan bu kitap, hem adli süreçlerde görev alan psikologlar tarafından hem de psikoloji öğrencileri başvurulabilecek her zaman başvurulabilecek eşsiz bir Türkçe kaynaktır.
Asiye Dursun, Betül Ulukol, Elif Çimşir, Emine Tunç, F. Zehra Ünlü Kaynakçı, Gökhan Kabacaoğlu, Merve Çıkılı Uytun , Muharrem Koç, Nilüfer Koçtürk, Nurten Karacan Özdemir, Osman Zorbaz, Özlem Haskan Avcı, Öznur Bayar, Serdar Körük, Seval Kızıldağ Şahin, Tolga Zencir Aile içi şiddet, sadece mağdurlarını ilgilendiren bireysel bir sorun değil toplumsal bir sorundur. Oluşumunda toplumsal faktörlerin yer aldığı aile içi şiddetin; topluma hem psikolojik etkisi hem de toplumun kaynaklarını tüketerek ekonomik etkisi olmaktadır. Bu bağlamda Aile İçi Şiddet adlı bu eser; şiddeti “aile içinde çözülmesi gereken bir sorun” olarak değil “toplumsal düzeyde ele alınması ve önlenmesi gereken bir sorun” olarak görmekte ve kitap boyunca bu bakış açısının kazandırılmasını ve sorunun çözümünde ve soruna müdahale edilmesinde neler yapılabileceğinin aktarılmasını hedeflemektedir. Kitapta; “Merak Edilen Soru”, “Kendini Değerlendirme Sorusu”, “Araştırma Kutucuğu”, “Tartışma Kutucuğu” gibi oluşturulan farklı tasarımla da okuyucunun sadece bilgi edinmemesi, aynı zamanda soruna farklı bir bakış açısıyla bakabilmesi, kendi yaşamıyla bağ kurarak öz değerlendirme yapabilmesi, içgörü kazanabilmesi ve bilimsel bilgiler ve ilkeler doğrultusunda kendisinde tutum değişikliğinin oluşması amaçlanmaktadır. Böylece eser, başta Eğitim Fakültesi öğrencileri olmak üzere tüm okuyucular için okuması zevkli, düşündürücü ve farkındalık yaratıcı bir hâl aldığı gibi aile içi şiddete dair teorik ve uygulamaya dönük bilgilerle bütüncül bir bakış açısı da sunmaktadır.
Melis Seray Özden Yıldırım Aile, toplumun çekirdeğini oluşturan en küçük birim olmakla beraber hem bireysel hem de toplumsal etkileriyle kişilerin hayatında büyük öneme sahiptir. Değişen yaşam koşullarıyla beraber aile dinamiklerinde de değişimler olmaktadır. Bu değişimler aile bireylerini çok yönlü olarak etkilemekte; dolayısıyla aile içerisinde oluşan sorunlar artmaktadır. Bu kitapta da evlilik, çocuk sahibi olma, aile içi iletişim, çatışmalar ve boşanma, kardeş kıskançlığı, ebeveyn tutumları, aile içi şiddet, emeklilik ve diğer pek çok güncel konu, örnek olaylar eşliğinde ele alınmıştır. Herkesin kendinden bir şeyler bulabileceği ve kendine bir şeyler katabileceği bir kaynaktır.
Frank M. DATTILIO - Arthur E. JONGSMA, Jr., Wıley Bu kitap “Aile” ile çalışan psikiyatristler, doktorlar, psikologlar, psikolojik danışmanlar, rehber öğretmenler, sosyal hizmet uzmanları, hemşireler, sosyologlar ve genel anlamda Aile Terapisti Uzmanları ile bu alanlarda eğitime devam eden öğrencilerinin ihtiyaç duyduğu bir kaynaktır.
Yapılandırılmış, kanıta dayalı terapi planları ile tedavi sürecini açıklar, kolaylaştırır ve hızlandırarak birçok üstünlük sağlar.
Böylelikle danışanlarla daha etkili ve istenen niteliklerde zaman geçirilmiş olur.

Aile Terapisi Tedavi Planlayıcısı İkinci Baskısı;
Deneysel açıdan destekli kanıta dayalı terapi girişimlerini ön planda tutmaktadır.
-Çocuk, Ergen ve Ebeveyn Çatışmaları,
-Depresyon,
-Suiistimal,
-Bağımlılık,
-Kayınpeder-Kayınvalide Müdahaleri,
-Aldatma,
-Ensest,
-Cinsel Eğilim Çatışmaları,
-Ölüm ve Aileden Ayrılmalar ve
-Aile içinde görülebilecek 40 farklı problemi konu edinmiştir.

1000’in üzerinde terapi amaç ve girişim örnekleri ile kendi terapi seansınızı yapılandırmanızı sağlayacak imkanlar sunmaktadır.

Konuların sistematik bir şekilde sunulması danışmanlık seanslarınızı raporlaştırmanızı kolaylaştıracaktır.

Ayrıca kendi deneyim ve gözlemlerinizi de ekleme imkanı sunmaktadır.

Şahin Kesici, Abdullah Mert, Esra İlgün, Çağla Girgin Büyükbayraktar Bu kitapta; aile terapisinde önemli bir yere sahip olan müdahale teknikleri yer almaktadır.
Kitapta, Adler, Davranışçı, Bowen, Yapısal, Satir’in Yaşantısal, Deneyimsel, Stratejik, Çözüm–Odaklı, İmago, Sanat ve Ortak Aile Danışmanlığı teknikleri yer almaktadır. Söz konusu her bir kuram ile ilgili olarak teknikler vaka örnekleri ile birlikte açıklanmıştır.
Kitapta, aile terapisi alanında kullanılan çok sayıda teknik bulunmaktadır. Bu teknikler, her kuram içinde, tanımlanmış terapötik hedefleri gerçekleştirmeye yönelik bir dizi müdahale içerecek şekilde oluşturulmuştur. Teknikler, bir terapistin becerilerini arttıran güzel araçlardır. Ama tekniklerin aile terapisinde bir araç olduğu unutulmamalıdır. Çünkü teknikler, onları kullanan kişinin becerisi kadar iyidir. Teknikler sadece ailenin kurallarını, motivasyonunu, umutlarını ya da korkularını anlamamızı sağlar (Worden, 2013).
Bu kitabın, ülkemizde ailelerle çalışan ve ailelere danışma hizmeti veren aile terapistleri için çok önemli olan müdahale teknikleri gibi önemli bir ihtiyacı karşılayacağı düşünülmektedir.
Rudi Dallos - Ros Draper, McGraw-Hill Bu kitap sistemik ve aile terapisi alanı tarihinde, yirminci yüzyılın başlarından yirmi birinci yüzyılın ilk on yılına kadar olan süreci kapsamaktadır.
Kitap, okuyucular için aile kavramı ve aile yaşamındaki tarihsel ve kültürlerarası değişimden başlayarak; alanın doğuşu, gelişimi, değişimi, problemin kişiyle ilgili olduğu görüşünden uzaklaşarak kişiler arası/etkileşimsel görüşe geçişi ve alandaki kuram, uygulama ve araştırmalarla ilgili değişimleri aktarmaktadır. Buna ek olarak, bölüm 1, 2, 3, ve 5. bölümlerin sonlarında yer alan beceri kılavuzları ile hem terapistlerin eğitiminde, hem de danışanlarla terapide kullanılabilecek, pratikte yararlı beceri ve tekniklere yer vermektedir. Alanda çalışan uzmanlar, eğiticiler ve kursiyerler için giderek önemi artan formülasyon konusuna da değinerek, vaka çalışmalarıyla birlikte sistematik düşüncenin çeşitli problem ve durumlara nasıl uygulanacağını göstermektedir. Son olarak kitap; konuya özel okuma listeleri ile de alandaki önemli kaynaklara ulaşmayı kolaylaştırıcı bir fırsat sağlamakta, keşif formatları olarak adlandırılan bölümle de terapide ilk ve son oturum gibi konularla ilgili uygulama rehberleri sunmaktadır.
Kitabın 3. basımdan çevirisinin gözden geçirilmiş yeni basımında dil sadeleştirilmiş böylelikle kitabın anlaşılması kolaylaştırılmıştır.
Bu kitabın Türkiye'de aile terapisi alanında çalışan uzmanlar, eğiticiler, kursiyerler ve ayrıca araştırmacılar için, uzun süredir hissedilen önemli bir Türkçe kaynak ihtiyacını karşılayacağı umulmaktadır.
İlkay Kasatura Bütün psikolojik tedavilerde olduğu gibi, grup psikoterapilerinde de amaç, psikolojik dengenin sağlanmasıdır. Yani kişiler arası ilişkilerin düzelmesi, içgörü kazanılarak gerçekleri yargılayabilme, daha dengeli bir kişilik yapısı elde etmeye gidiş, geliştirilmiş bir benlik duygusunun yaratılması, tedavinin özünü oluşturur.
İnsan ilişkilerinin en yoğun yaşandığı grup psikoterapileri, bireyin kendini tanıması ve saklambaç oynamaktan vazgeçmesi gereken arenalardır. Öyle arenalar ki grup oturumları ilerledikçe sosyal maskelerini ve savunma silahlarını yavaş yavaş terk eden bireyler cesaretle silkelenerek kendi özleriyle yüzleşmeyi göze alırlar.
Dr. Kasatura, yarım asrı kapsayan binlerce seanslık grup psikoterapi deneyimi ile bu yüzleşmelerin teoriden uygulamaya nasıl geçirildiğini ayrıntılı olarak anlatmaktadır.
Çarpıcı yaşam kesitlerinden öyle örnekler vardır ki sadece klinik psikoloji, psikiyatri öğrencilerine değil, kendi iletişim biçimleri üzerinde düşünmek ve yaşamlarını buna göre düzenlemek isteyen bireylere de ışık tutmaktadır.
Rukiye Yenibaş Ailede Çocuğun İstismarı ve Umutsuzluk kitabı, aile içinde istismar ile umutsuzluk düzeyi arasındaki ilişkiyi göstererek, ergenlerdeki depresyon ve intiharın nedenlerinin sorgulanmasına katkıda bulunacak, bunların önlenmesine ve sağaltımına ışık tutacak bilgileri ortaya koymayı amaçlamaktadır. Kitapta çocukistismarı kavramı; Aile içi çocuk istismarı, Çocuk istismarı türleri, Aile içi şiddet ve çocuk istismarı, çocuk istismarını açıklamaya yönelik modeller, Çocuk istismarının göstergeleri, Dünyada ve Türkiye’de istismar, umutsuzluk, Ergenlik döneminde istismar ve umutsuzluk, Önleme ve tedavi başlıkları altında incelenmiştir. Çalışma; halkı bilinçlendirilerek farkında olunan ya da olunmayan istismarın önüne geçmek, istismarın hiç oluşmamasını sağlamak isteyen herkese yol gösterici olacaktır.
İbrahim Ethem Özgüven Prof. Dr. İbrahim İthem Özgüven'in bu kitabı aile kavramını çok geniş bir şekilde ele almaktadır. Aile kavramının işleyişi ve içeriğini anlatmaktadır. Konu ile ilgili son yıllarda yapılmış araştırma ve yayınlara da yer veren bu kitaptan, alanla ilgili tüm meslek sahipleri ve öğrenciler,  yeni evlenecek ve evlenmiş çiftler ve ele aldığı temel konularıyla insan ilişkilerini geliştirmek isteyen herkes yararlanabilir.
Claude STEINER Duygusal Okuryazarlık, bugünün dünyasında başarılı olabilmek için gerekli olan kişisel gücün vazgeçilmez bir kaynağıdır. Bu kitap size adım adım kalp zekâsı ile duygusal okuryazarlık becerisini nasıl elde edileceğini gösterecek.
“Duygusal okuryazarlık, sağlıklı bir gelişim için önemlidir.”
Benjamin Spock, M.D.

“Empatiyi öğrenmek ve öğretmek için... ve duyguları saygı ve olgunlukla açıklamak için önemli bir araç.”
Riane Eisler, “The Chalice and the Blade,
Sacred Pleasures and Partnership Way Kitabı”nın yazarı

“Steiner... nasıl ileti (mesaj) verileceğini, alınacağını ve reddedileceğini... ve nasıl algılanılacağını ve iletişim kurulacağını öğretiyor... o duygusal etkileşim hakkında pek çok içsel bilgi sunuyor.”
Publishers Weekly

“Eğer bu yeni dilde biz yeterince uzmanlaşırsak, dünyayı değiştiririz.”
Elaine Aron, "The Highly Sensitive Person'in” yazarı

“... adım adım arkadaşlığa götüren bu programı kaçırmayın.”
Susan Page “How One of You Can Bring the Two of You Together".
En çok satan kitabın yazarı
McGraw-Hill Psikoloji alanında en güncel bilimsel bilgileri okuyucuya sunmayı hedefleyen bu kitap, her biri kendi alanında ve çeviri konusunda uzman olan psikologlar tarafından Türkçeye kazandırılmıştır.
Aklımın Aklı: PSİKOLOJİ kitabı; psikoloji biliminin temel konularını yalın, açık, net ve kolay anlaşılır şekilde okuyucuya aktarmasının yanı sıra renkli içeriği ile de son derece ilgi çekicidir. Okuyucu, kitabı ilk incelediği andan itibaren kitabın gerçek dünyadan örneklerle zenginleştirildiğini ve baştan sona etkileşimsel ve dinamik öğrenme yöntemlerinin etkin şekilde kullanıldığını fark edecektir. Kitapta içerik ve biçim dengesinin korunmasına özel bir duyarlılık gösterilmiştir.
Öğrenme alışkanlıklarının günümüzde değişmiş olması nedeniyle Aklımın Aklı: PSİKOLOJİ kitabında, "Ne?", "Neden?" "Nasıl?" ve "Ne zaman?" sorularına etkileyici şekilde yanıt verme hedeflenmiştir. Aynı zamanda, merakı, düşünmeyi ve yaratıcılığı destekleyen yeni öğretim yöntemlerinin kullanılmış olması özellikle öğrenciler için yararlı olacaktır. Öğrencilerin derse hazırlanma, derse katılma ve ders sonrası gözden geçirme etkinliklerinde kendi akıllarına bu kitabı eşlikçi kılmaları kitabın yapısı gereği kaçınılmaz görünmektedir.
Okuyucunun merak düzeyini yüksek tutmasının ötesinde onun kendi iç dünyasında ve sosyal çevresinde olup bitenleri anlamlandırmasını hedefleyen Aklımın Aklı: PSİKOLOJİ kitabının, satışa çıktığı tüm ülkelerde olduğu gibi, ülkemizde de psikoloji alanının en temel kaynaklarından biri olacağına inanıyorum.
Doç. Dr. Mithat Durak
Yıldırım B. Doğan Alkol bağımlılığı konusunda önemli bir husus, alkol içen herkesin bağımlı olmadığı ancak içen herkesin bağımlı olma tehlikesinin aynı boyutta olduğudur. Elinizdeki kitap yalnızca tedavi gören, görmek isteyen ya da görmüş olan alkol bağımlılarını ve hekimi değil, içen veya içmeyen başka pek çok okuru hedef kitlesine alan bir kitaptır. Amacına ulaşma yolunda açık seçik, yalın ve görünür nitelikteki bilgiyi araç olarak kullanmaktadır.
Bu nitelikteki bir bilgi ne işe yarar? Bu nitelikte bir bilgi meslek kişisinin zihnine düzen vermesini sağlar. Ona sunduğu bilgiler sonraki öğrenmelerin kapısını açacaktır. Aynı nitelikte bir bilgi yalnızca belirli bir tıp alanını değil, toplumun tümünü ilgilendiren bir soruna bakarak meslekten olmayan kişi için konu odağında farkındalığın artmasını sağlar.
Yıldırım B. Doğan Toplum, doğa gibi hareketli bir sürecin adıdır. Hareketlilik doğada canlı cansızı toplumda yalnızca insanları kapsar. Hareketlilik Doğada evrim toplumda kültür adını alır. Toplumsallaşanlar birbirini tamamlamayı öğrenmiş olanlardır. Toplumsal bütünlük böyle sağlanır. Toplum, tek bir insanından dahi vazgeçemez! Yoksa ne toplumsal bütünlük ne de bireyin varoluşu gerçekleşir. Madde bağımlısı, kendini toplum zararlısı gibi gördüğünden toplumun ondan vazgeçtiğine inanır. Toplum tek bir bireyinden bile vazgeçmez! Ondan vazgeçen aslında kendisidir. Sonuçta bağımlı toplumun inşasında tamamlayıcı rolünü göremez. Bağımlı ve bağımlıya göre toplum aynı ön yargıyı paylaşırlar.
Bağımlı ile karşılaşan hekimin arındırma işlemi sırasında başlayarak ön yargılarını yıkmak üzere bağımlıya yardım etmektir. Bağımlının öz saygı, öz sevgi ve öz değerini yeniden ve işlevsel biçimde ele almasını sağlar. Bağımlının toplumsal varoluşu yeniden yapılanacaktır.
Hekim, bağımlı ve toplum arasında köprü işlevselliğindedir. Bu köprü duyarlı bir dengeyi gerektirir. Kitabım bu dengeye süreklilik ve kararlılık sağlamak adına önemsediğim bir katkıdır.
Salih Yaşar ÖZDEN 1972 yılında Cerrahpaşa Tıp Fakültesini bitirdi. 1983 yılında Adli Tıp Doçenti oldu. 1987 yılında Psikiyatri Doçenti oldu. 1989 yılında Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'ne Başhekim olarak atandı. Hâlen aynı hastahanede klinik şefi olarak görev yapmaktadır.

Yazarın diğer kitapları:
Adlî Tıp (iki baskı yapmıştır), Uyuşturucu Madde Bağımlılığı, Teşhis-Tedavi-Tedbir, 500 Soruda Uyuşturucu Madde Bağımlılığı.
Serap Akgün - Arzu Araz Anlaşmazlıklarımızı Çözebiliriz Çatışma Çözümü Eğitim Programı, çocuklarımıza bazı sosyal becerileri kazandırarak, okullarımızda yaşanan şiddeti önleyebilmek amacıyla geliştirilmiştir. Programın hedefi ilköğretim öğrencilerine, yaşadıkları çatışmaları şiddete başvurmadan, yapıcı yollarla çözme becerisini kazandırmaktır. Program, çocukların bilişsel kapasiteleri ve psiko-sosyal gelişimleri göz önünde bulundurularak, uygulayıcının ağzından yapılandırılmıştır. Sınıftaki tüm öğrencilerin katılımıyla gerçekleştirilen toplam 21 oturumda, çeşitli malzemeler kullanılmaktadır. Kitap, yazılı ya da görsel malzemelerin yer aldığı araç-gereç setini de içermektedir. Programın hedefine ulaşması; cesur, idealist ve yeniliklere açık öğretmenler aracılığıyla gerçekleşecektir.


İÇİNDEKİLER
Bölüm I ÇATIŞMA ÇÖZÜMÜ
Okullarda Şiddet
Saldırganlık
Duygular
Öfke
Empati
Çatışma Nedir?
Bölüm II ANLAŞMAZLIKLARIMIZI ÇÖZEBİLİRİZ EĞİTİM PROGRAMI
1. Oturum : Merhaba
2. Oturum : Duygularımız
3. Oturum : Yüzüm Duygularımın Aynası
4. Oturum : Farklı Durumlar Farklı Duygular
5. Oturum : Empati Kuruyorum
6. Oturum : Hepimiz Öfkelenebiliriz
7. Oturum : Sakin Ol… Gevşe
8. Oturum : Öfkemi Kontrol Ediyorum
9. Oturum : Sevgili Arkadaşım
10. Oturum : Birlikten Kuvvet Doğar
11. Oturum : Bazen Anlaşamayabiliriz
12. Oturum : Çözüm: Yapıcı Davranmak
13. Oturum : İkimiz de Kazanabiliriz
14. Oturum : Dinlemeyi Öğreniyorum
15. Oturum : Kendimi İfade Ediyorum
16. Oturum : Çözüm Yolları Üretiyoruz
17. Oturum : Yaşayarak Öğreniyorum
18. Oturum : Öğrendiklerimi Kullanıyorum
19. Oturum : Sataşma ile Başedebilirim
20. Oturum : Kaza mı Kasti mi?
21. Oturum : Evet, Anlaşmazlıklarımızı Çözebiliriz

Aylin Aras, Ayşe Büşra İplikçi, Ayşen Maraş, Belgin Üstün Güllü, Beyza Ünal, Burcu Pınar Bulut, Derya Özbek Şimşek, Didem Türe, Ece Bekaroğlu, Elif Usta, Emine İnan, Gökçen Bulut, Hatice Işık, Huri Gül Bayram Gülaçtı, Muhammed Seyid Raşid Bağçivan, Nur Taluy, Tuğba Yılmaz, Yağmur Ar Karcı, Zulal Törenli Kaya Anne babalık deneyimini anlamlandırabilmek için disiplinler arası bir bakış açısıyla çalışılması gerekmektedir. Annelik ve babalık ile ilgili bilişsel süreçleri, duygu ve davranışları inceleyen psikoloji alanındaki çalışmalar da oldukça önem arz etmektedir. Kitap, bu alandaki farklı konuları güncel araştırmaların ışığında teorik ve pratik bilgilerle incelemektedir. Kitapta; bağlanma, doğum travması, anne duyarlığı, baba katılımının çocuk gelişimindeki etkisi, postpartum dönemde kaygı bozuklukları, babalarda doğum sonrası depresyon, zorlu başlayan annelik deneyimleri, annenin nesnesi olarak çocuk, ebeveynlik mükemmeliyetçiliği, annelikte beden imajı, annelikte suçluluk ve utanç, anne ve çocuk arasında simbiyotik ilişki, psikosomatik aileler, aile bağlamında toplumsal cinsiyet rolü gelişimi, farklılaşan ebeveyn yaklaşımları, nesiller arası annelik deneyimleri ve boşanma sürecinde anne baba olma deneyimleri gibi farklı konular ele alınmaktadır. “Anne Babalığa Psikolojik Bakış” kitabı psikoloji alanında çalışan uzmanlar için önemli bir başvuru kitabıdır. Eser, psikoloji bölümlerinde klinik psikoloji ve gelişim psikolojisi ana bilim dalındaki derslerde; psikolojik danışmanlık ve rehberlik, sosyal hizmet uzmanlığı gibi bölümlerde anne babalık ile ilgili açılan tüm seçmeli derslerde okutulabileceği gibi anne baba olan okuyucuların da ilgiyle takip edebileceği konuları içermektedir.
Thomas F. Oltmanns, Michele T. Martin, John M. Neale, Gerald C. Davison Anormal Psikolojide Vaka Çalışmaları kitabının 10. basımının 3 temel amacı bulunmaktadır:

• çeşitli klinik problemlerin ayrıntılı tanımlarını yapmak,
• bu sorun­ların değerlendirileceği ve tedavi edilebileceği bazı yolları göstermek ve
• söz konusu bozuklukların yaygınlığı ve nedenleri ile ilgili mevcut kanıtları tartışmak.

Kitap, anormal psikoloji ile ilgili hem lisans hem de yüksek lisans dersleri için uygundur. Ruhsal sağlık sorunlarının en iyi nasıl kavramsallaştırılacağını ve tedavilerinin planlanacağını öğreten psikiyatri, psikoloji, psikolojik danışmanlık, sosyal hizmetler ve hemşirelik bölüm­lerindeki çeşitli uygulamalı derslerde de yararlı olabilir. Tek başına veya anormal psikoloji ile ilgili standart bir ders kitabına ek olarak kullanılabilir.
Ann M. Kring, Sheri L. Johnson, Wiley Anormal Psikolojisi kitabı, ruhsal bozukluklar alanında çalışan tüm profesyoneller, psikiyatristler, klinik psikologlar, psikologlar, psikolojik danışmanlar, hekimler, sosyal hizmet uzmanları, psikiyatri hemşireleri ve bu alanlarda öğrenci yetiştiren akademisyenler ile eğitim alan öğrenciler için temel bir başvuru kitabıdır.
2013 yılının Mayıs ayında yayımlanan DSM-5 ölçütlerine göre ruhsal bozukluklarla ilgili sunulan bilgilerin güncellemesinin de yapıldığı bu kitap, tüm dünyada pek çok üniversitenin psikiyatri ve psikoloji bölümlerinde ders kitabı olarak okutulmaktadır.
Kitabın her bölümünde, ilk olarak ruhsal bozukluklarla ilgili vakalar sunulmakta, daha sonra bozuklukların klinik tanıları yapılmakta ve DSM-IV-TR'den farklı olan DSM-5'te yapılan değişikliklere yer verilmektedir. Ayrıca, DSM-5'teki tanı ölçütleri, bozuklukların etiyolojisi ve epidemiyolojisi, bozukluklar üzerinde kalıtımın ve çevrenin etkileri, biyolojik ve sosyal ve kültürel etkiler, en güncel araştırmalardan elde edilen verilerle harmanlanarak sunulmaktadır. Ruhsal bozuklukların tedavisinde etkili olacak terapi yaklaşımları ve ilaçla yapılan tedaviler hakkında da bilgiler veren kitap, sahip olduğu zengin içeriği ile eşsiz bir kaynaktır.
Anormal Psikolojisi kitabının; profesyoneller ve öğrenciler için önemli bir rehber olacağına, yardıma ihtiyaç duyan insanların sorunlarının çözümüne, ruhsal bozuklukların tanı ve tedavisine önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz.
Yıldırım B. Doğan Babaanne; merak eden, merak ettiğini kovalayan, öğrenen, öğrendiklerini bildikleri ile sınayan sonra bilgi dağarına yerleştiren birisi. Açık ve seçik, keskin, nezaketi eksik etmeyen biri. Torunu ise ruh hekimi bir psikoterapist. Babaanne 1965 yılında böbrek hastalığından ölmüş. Sene 2020'ler... Babaanne ve torun buluşuyorlar. Nerede? Torunun hiç boş kalmayan ve boş kalmayacak görünen zihninde. Öte zamandan bu zamana konuk olarak torununun zihnine yerleşen Fahriye Tomris, torununun mesleği ile yakından çok ilgili. Sanal kavuşmaları beraberinde hareketli bir söyleşmeyi getiriyor. Soran-yanıtlayan rollerinin hızla değiştiği bu söyleşmede neler konuşmuyorlar ki: Çökkünlük (depresyon) saplantılı-zorlantılı hâl (obsesif-kompulsif zorluk) bağımlılık, cinsellik, iletişim süreci… Kısaca çağcıl psikiyatrinin belli başlı konuları. Konuşmaları Türkçenin yetkinliğinin bir başka kanıtı değerinde. Tıbbi terimlerin uzak tutulması şeklindeki asal benimseme hem babaannenin hem de torunun özen gösterdikleri bir tutum.
Bu söyleşmede yeriniz hazır. Söyleşmeye tanık olurken kimi zaman Fahriye Tomris'in, kimi zaman torunun sandalyesini paylaşacaksınız. Ancak çoğu zaman kendi sandalyenizde kalmayı yeğ tutacaksınız. Hadi! Başlıyor!...
Jenny Svanberg Zararsız bir alışkanlık ne zaman bağımlılığa dönüşür?
Neden yalnızca bazılarımız bağımlı olur? İyileşmeyi mümkün kılan nedir?
Bağımlılık Psikolojisi, bağımlılığı çevreleyen psikolojik sorunlara etkileyici bir giriş niteliğindedir. Bu sorunların sosyal politika ve iyileşme ile ilişkisiyle birlikte bağımlılığın günlük yaşamdaki etkilerini inceler. Kitap, uyuşturucu ve alkol bağımlılığına odaklanır. Bunun yanında, iyileşmede sosyal çevrenin önemi gibi konuları ele alır. Kitap aynı zamanda insanların kumar, oyun ve seks gibi aktivitelere nasıl bağımlı hâle geldiğini araştırır.
Hâlâ bağımlılığı damgalayan bir toplumda, Bağımlılık Psikolojisi, şefkatin önemini vurgulamakla beraber, bağımlılık deneyimi olan herkese derin bir içe bakış sunar.
Hülya YELTEPE ERCAN Bağımlılık bir beyin hastalığıdır ve tedavisi, hasta için olduğu kadar ailesi ve yakınları için de oldukça zor ve sabır isteyen bir süreçtir. Süreç içerisindeki en ufak hata beraberinde nüks riskini getirir. Nüks, bütün çabaların boşa gitmesi ve en başa dönülmesi demektir. Bu sebeple, bağımlılık tedavisi sadece hastanın bağımlılık yapan maddeden arınmasını değil aynı zamanda onun maddesiz bir yaşama hazırlanmasını ve bu yaşam karşısındaki endişe, kaygı, korku ve çaresizliğiyle başa çıkabilme becerilerinin öğretilmesini de hedeflemelidir.
Egzersizin madde bağımlılığı tedavisine dâhil edilmesi fikrinin temelini, egzersiz bağımlılığının bu pozitif yapısı ile sıklıkla bağımlılıkla birlikte görülen ve nüks riskini artıran kaygı ve depresyonun iyileştirilmesindeki rolü oluşturur. Bağımlılıklar bazen birbirleri ile yer değiştirebilmektedir. Pozitif bir bağımlılık olarak görülen egzersiz bağımlılığının, alkol ve madde bağımlılığı tedavisine eklenmesi ile benzer mekanizmalara sahip olan bu bağımlılıkların yer değiştirebileceği düşünülmektedir.
Bu kitabın amacı, bağımlılık ve tedavisi hakkında ayrıntılı bilgiler vermek, egzersizin bağımlılığı iyileştirici bir etkisi olduğu konusunda iddialarda bulunmak ve okuyucuyu bu konuda yönlendirmek değildir. Bu kitabın amacı, zor bir süreç olan bağımlılık tedavisine ek olarak uygulanabilecek ve hastaların maddesiz yaşama geçişlerini kolaylaştırmaya, kaygı, depresyon ve düşük yaşam kalitesi gibi sorunlar sebebiyle ortaya çıkan nüks riskini azaltmaya yardım edecek bir ek terapi seçeneği olarak egzersizin yararlarından bahsetmektir.
Carlo C. DiClemente, The Guilford Press Siz ya da çevrenizdeki insanlar:
Sigara içiyor musunuz?
Alkol veya başka maddeleri kullanıyor musunuz?
Bağımlı mısınız? Bağımlılık riskiniz var mı ya da bağımlılığın hangi aşamasına doğru gidiyorsunuz?
Kumar bağımlılığı için de bağımlılık sürecindeki aşamalar geçerli mi?
Bırakmayı mı düşünüyorsunuz?
Bırakma sürecinde hangi aşamadasınız?
Tüm bu soruların cevabını bu kitapta bulacaksınız.
Dr. DiClemente, Dr. James Prochaska ile birlikte 20 yıllık bir çalışmanın sonunda davranış değişikliğinin Transteorik Modeli’ni (TTM) geliştirmiştir.
Bu kitap, bağımlılığa gidiş ve bağımlıktan dönüş sürecinde neler yaşandığını, bu süreçlerde döngünün nasıl değişebileceğini gösteren çok değerli bir eser.
Tüm çocukların, gençlerin ve yetişkinlerin bağımlılıktan korunmasını, sağlıklı ve güzel bir yaşam sürdürmesini dilerim...
Vahide Ulusoy Gökçek Bağlanma Serüveni, doğumdan itibaren başlayan ve hayatımızın çok daha ileriki dönemlerinde dahi etkisini sürdüren bağlanma sürecini konu alıyor. Okurun kendini daha kolay değerlendirmesi ve yer yer özdeşim kurması amacıyla vaka örnekleri ve ortak kültürden alınan film, biyografi gibi örnekleriyle anlatım derinleşiyor.
Bu kitapla bağlanmanın dinamiğini kavrayacak, ebeveynlik tavsiyeleri bulacak ve belki de kendinizi tanıdığınız bir serüvene atılacaksınız.
Seda Erzi Bu kitapta, zararına sevinme (schadenfreude) duygusu; felsefi, biyolojik temellerinden başlanıp psikoloji alan yazını bağlamında güncel araştırma konularına yer verilerek açıklanmaya çalışılmıştır. Akademik çalışmaların yanı sıra gündelik hayatımızda sıklıkla deneyimlediğimiz ya da deneyimlendiğine şahit olduğumuz zararına sevinme duygusunun incelenmesinin önem arz ettiği düşünülmektedir. Nitekim düşünürlerin bir kısmı tarafından "nahoş" olarak nitelendirilen, kimileri tarafındansa "olağan" görülen bu duygu, reddetmeye çalışsak da hayatımızın bir parçası olmaya devam edecektir. Bu nedenle hangi koşulların, hangi duyguların, hangi beyin bölümlerinin, hangi kişilik özelliklerinin söz konusu duygunun deneyimlenmesi ile ilişkili olduğunu kavramanın, zararına sevinme duygusuna ilişkin yeni bakış açıları geliştirmeye olanak sağlayacağı düşünülmektedir.
Sharon Perkins RN - Stefan Korn - Scott Lancaster - Eric Mooij Babalığın harika dünyasına hoş geldiniz! Bu heyecan verici bir andır ama bir parça ürkütücü de olabilir. Neyse ki neşe kaynağınız olacak miniğinizin sağlam bir koruyucusu ve bakıcısı olmak için ihtiyacınız olan her şeyi bu kitapta bulabilirsiniz. Baba olmak bir maceradır ve bu kitap bu macerayı en iyisi kılmanıza katkıda bulunacaktır.
Sharon Perkins, RN ağırlıklı olarak anne-çocuk sağlığı alanında 30 yıllık deneyime sahip lisanslı bir hemşire ve beş çocuğun da annesidir.
Stefan Korn bir baba ve Yeni Zelanda'da yaşayan bir internet girişimcisidir.
Scott Lancaster Kızına tam zamanlı olarak bakmıştır ve tam zamanlı ev babalığı konusunda deneyimlidir.
Eric Mooij dört çocuk babasıdır ve bir IT/proje yönetimi profesyonelidir.
Kitabı açın ve
• Evinizi bebek güvenli kılmayı
• İş-yaşam dengesini kurmayı
• Bebeğinizin ihtiyaçlarını planlamayı
• Ev babası olmayı
• Büyük derslerin aktarılmasını
• Çocuğunuzla bağlar kurmayı
• Çocuğunuzun gelişimine yardımcı olmayı
• İhtiyaç olduğunda yardım alabilmeyi inceleyin
Bessel A. van der Kolk Ne yazık ki şimdiki psikiyatri anlayışı, yakınmalarınızı anlatmanız ve hekimin de bu yakınmaları düzeltecek bir ilaç önermesi üzerine kurulu. Ancak “Hiçbir ilaç, kötü geçmiş bir çocukluğu düzeltmiyor”. Anne babanızın veya eşinizin size nasıl davrandığı, nasıl bir ailede büyüdüğünüz, anne babanızın birbirlerine sevgi dolu ya da düşmanca davranışları, bireysel, ailesel, hatta toplumsal travmaların üzerinizdeki izleri ne yazık ki hiç konuşulmuyor.
Artık biliyoruz ki beynimiz ve bedenimiz karşılıklı etkileşimler üzerinde şekilleniyor. Bu etkileşimlerin değerlendirilmediği bir tanı ve tedavi anlayışı her zaman eksik kalacaktır. Sıklıkla, “Öyle düşünmemelisin… Düşünce şeklin yanlış!” diyen terapistlerle karşılaşıyorum. “Oltaya yakalanmış bir balığın davranışlarını gören arkadaşları, onun çıldırdığını düşünebilir”. Ama balığın yaptığı sadece hayatını kurtarmaya çalışmaktır. İnsanları yaşadıkları ya da yetiştikleri ortamlardan ayrı değerlendiremeyiz, oltayı göremezseniz bu davranışları anlamak ve anlamlandırmak da mümkün olmayacaktır.
Hekimlik, çaresizliğe tahammül etmenizi gerektirir. İnsanlar hastalanır, yaşlanır ve ölürler. Henüz çözümünü bilmiyoruz. Yapabildiğimiz çoğu zaman acıları azaltmak, acı çeken insanların yanında olmak, ölümü geciktirmeye çalışmak, çoğu zaman da çaresizce beklemek… Acı kaçınılmazdır. Yaşam hepimiz için neşe sağlık ve mutluluk kadar, az ya da çok ıstırap ve kayıpla dolu. Kimimiz bunlarla çok erken, çok savunmasızken ve üst üste karşılaşırız, kimimiz daha geç. Bunca yıl sonra psikiyatrinin en önemli görevlerinden birinin bu acı ve kayıplarla baş etmede insanlara yardımcı olmak, yeniden toparlanıp geçmişlerinin etkisinden kurtulup mümkünse daha güçlü bir şekilde yaşamlarına devam etmelerini sağlamak olduğunu düşünüyoruz.
“Beden Kayıt Tutar” var olan psikiyatri anlayışının tıkanmışlığına bir umut ışığı yakıyor, nörobilimdeki gelişmeler sayesinde ruhsal ve hatta bedensel hastalıklarımızın kökeninin daha farklı anlaşılmasını, taşların yerine oturmasını açık, kanıta dayalı ve anlaşılır bir şekilde sunuyor. Yirmi birinci yüzyılın getirdiği yeni terapi yöntemlerini tanıtarak etkili başa çıkmanın nasıl olabileceğinin yollarını gösteriyor. Bunu yaparken, gerçek öykülerle insanın zekâsına, dayanıklılığına, baş etme ve iyileşme gücüne bir kez daha hayran bırakıyor. Büyük zaferlerin büyük yıkımlardan doğması gibi, en çok acıyan yerimizi korumamız gibi travmadan iyileşmenin muhteşem sonuçlarını gösteriyor. Pek çok kez yaşadıkları travmaları, hayatlarının kaynağı yapan hatta bunun ötesine geçip başkaları aynı acıyı yaşamasın diye mücadele eden insanlar tanıdık. Bu kitapta da okuyacağınız yaşamlar gibi…
Zorlayıcı yaşam olaylarında duygudaşlık yaptığımız danışanlara, anılarıyla yaptıkları savaşlarda ateşkes sağlama çabalarımızda, zihinlerindeki olumsuz inançlarıyla, bedenlerindeki rahatsızlık veren duyumlarıyla kavgalarında uzlaştırıcılık yaparken, travmaya tanıklık yapmanın etkileriyle boğuşurken travma çalışanları için bir pusula olduğunu düşünüyoruz. Tekrar tekrar okunmayı hak eden bir başeser.
“Beden Kayıt Tutar” dan en az bizim kadar faydalanmanızı dileriz.
K. Bahar Aydın Bekâr Danışmanlığı kitabının iki temel hedef kitlesi bulunmaktadır. Birincisi, danışmanlığın merkez kitlesini oluşturan farklı bekârlık statülerinden 18 yaş ve üstü bekâr bireyler; ikincisi ise en az lisans düzeyinde temel danışmanlık ve psikoloji eğitimi almış olan profesyonellerdir.
Bilimsel araştırma bulguları ve teoriler temel alınarak bilimsel bir kavram olarak ilk defa Aydın (2017) tarafından tanımlanan Bekâr Danışmanlığı’nın bu kavramsallaştırmasında, ulusal ve uluslararası düzeyde güncel yaşama dair gözlemler ve bekâr bireylerle yapılan danışmanlık uygulamalarından elde edilen deneyimsel bilgiler etkili olmuştur. Kitabın kapsamında yer alan konular, gerek bilimsel literatürden bulgularla gerekse güncel yaşamdan örneklerle desteklenmiş olup kitap, bilim ve pratik yaşamın bir sentezi niteliğindedir. Bekâr Danışmanlığı, toplumun tamamına yönelik ve disiplinler arası bir doğaya sahip olduğundan özellikle üniversite eğitimine sahip insanlar başta olmak üzere evlilik ve aile danışmanları, sosyologlar, sosyal çalışmacılar, hukukçular, mimarlar, şehir planlamacıları ile tıp biliminin psikiyatri, halk sağlığı ve jinekoloji dallarında uzman kişilerin bu kitaptan faydalanabileceği öngörülmektedir.
Bekâr Danışmanlığı, bu kitapta genel olarak açıklanmış olup bir bilim dalı olarak geliştikçe özgün bir literatür de gelişebilecek ve konular daha incelikli olarak açıklanabilecektir. Bekâr Danışmanlığı’nın bir bilim dalı olarak gelişebilmesi için lisansüstü eğitim programlarının açılması ve bu programlar aracılığı ile danışman ve araştırmacıların yetiştirilmesi önerilmektedir. Tüm dünyada bekâr sayısının, boşanmaların ve yalnızlığın artması, yakın ilişki ve özerkliğin önemli ihtiyaçlar hâline gelmesi, eş seçiminin ve kariyerin önem kazanması ve özellikle, Türkiye’de kadın cinayetlerinde görülen artış, Bekâr Danışmanlığı’nı gerektiren önemli nedenler arasındadır.
Sonuç olarak, Bekâr Danışmanlığı olgusu ile bekâr yaşamının kalite standartlarının yükselmesi, daha sağlıklı ailelerin kurulması ve sürdürülmesi, nihayetinde ise sağlık, adalet ve refah standartları yüksek bir toplum oluşturmaya yönelik daha büyük bir vizyona ulaşılması hedeflenmektedir.
Michelle Skeen Beni Sev, Terk Etme en zorlu ilişkilerinizin engebeli bölgesine girer. Michelle Skeen, kendinizi iyileştirmek ve başkalarıyla etkileşime geçmek için akıllı ve sağlıklı yollar geliştirmek için yeni bir yola doğru vazgeçilmez bir harita ve net bir yönlendirme sunar. Bu kitap temel değerlerinizi yeniden sıraya koymak için size net araçlar önerecektir. Bu kitabı okumak son derece ilgili bir terapistin karşısına oturmuş gibi hissettiriyor. Bir sandalye çekin ve kendiniz için Skeen’in sıcak ve şefkatli rehberliğini deneyimleyin. (Dr. Rebecca E. Williams, Klinik Psikolog)
Bu kitap yaşam boyu, sevgi dolu ilişkileri yaratan kendi kendini anlama doğrultusunda mükemmel yollar sunuyor. Sevgi adına acı çeken herkese yürekten tavsiye ederim. (Uzm. Dan. Jason B. Fischer)
A. Gülden Pekcan, Aliye Özenoğlu, Çağatay İnam Karahan, Erhan Akarçay, Funda Şensoy, H. Hüsrev Hatemi, Metin Saip Sürücüoğlu, Muhittin Tayfur, Polat Tuncer, Selahattin Dönmez, Türkan Kutluay Merdol Beslenme ve Diyetetiğin Sağlık Bilimleri ile ilişkisi ve sağlık üzerine etkileri iyi bilinmesine rağmen Sosyal Bilimler ve insan psikolojisi ile ilişkisi çok iyi bilinmemektedir. Bu düşünceden yola çıkarak, bu alandaki eksikliği gidermek ve Beslenme ve Diyetetik alanına yeni bir boyut kazandırmak amacıyla ortaya çıkmış
olan bu kitap, alanındaki ilk kitap olma özelliği taşımaktadır.
Beslenme ve diyetetiğin sağlık dışı disiplinler ile ilişkisini inceleyen bu ilk kitap, Toplum ve Kültür Sorunu Olarak Beslenme; Tarihsel Süreçler ve Beslenme; Diyetisyenlik ve Meslek Etiği; Beslenme ve Sağlık Politikaları; Beslenme, Sanat ve Diyetisyen; Sanatın McDonaldlaşması; Beslenmenin Sosyolojisi; Beslenme Psikiyatrisi; Örgütlerde İnsan Kaynakları Yönetimi ve Beslenme; Turizm ve Beslenme; Beslenme ve Medya olmak üzere toplam 11 bölümden oluşmuştur. Bölümlerde sunulan bilgiler okuyucuya önemli bilimsel katkılar sağlaması yanında, özellikle bazı bölümler sürükleyici bir roman tadında ve keyifle okunacak niteliktedir. Bu özelliği ile beslenmenin bir bilim ve sanat olduğunu da doğrulamaktadır.
“Beslenme ve Diyetetiğin Psikososyal Boyutu” isimli bu kitap; başta diyetisyenlere, Beslenme ve Diyetetik Bölümü öğrencilerine, ayrıca Beslenme ve Diyetetiğin ilişkili olduğu Sosyal Bilimler alanı mensuplarına yol gösterici, disiplinleri kaynaştıran yeni çalışmalara ışık tutacak bir kaynak eser niteliğindedir.
Shamash Alidina Hayatınızdaki dengeyi yeniden kurmak için bilinçli farkındalığı kullanın…
Anksiyete, depresyon veya elden ayaktan düşüren bir ağrıdan mı muzdaripsiniz? Bu kitabı elinize almanın nedeni her neyse doğru yolda olduğunuzdan emin olabilirsiniz! Bu kitapta bilinçli farkındalığın gergin sinirlerinizi yatıştırmanıza, stres ve acıyı azaltmanıza, zihninizi dikkat çelici düşüncelerden arındırmanıza nasıl yardımcı olabileceğini ve yaşam denen bu gizeme dair algınızı nasıl yeniden canlandırabildiğini göreceksiniz.
• Bilinçli farkındalığın mucizelerini izleyin! Bilinçli farkındalığın anlamını kavrayın, bilinçli farkındalık meditasyonuna bir göz atın ve bilinçli farkındalığın beden ve zihni nasıl iyileştirebileceğini görün.
• Derin bir nefes alın! Anksiyete, depresyon, bağımlılık, stres, öfke ve yorgunlukla mücadele etmek için bilinçli farkındalık meditasyonunu kullanın.
• Daha mutlu hâlinize giden yol! Bilinçli farkındalığı olumlu duygular yaratmak üzere uygulamaya dair faydalı ipuçları sayesinde, mutluluğa giden kendinize ait yolu açın.
• Şükür tutumu geliştirin! Tutumların sonuçları nasıl etkilediğini keşfedin ve bilinçli farkındalığı hayatınıza dâhil etmek üzere kendinizi hazırlamak için problem çözmenin ötesine bakın.
• Bilinçli farkındalığa “ben”i katın! İş yerinde, hareket hâlinde veya gündelik stres kaynaklarıyla boğuşurken kendi bilinçli farkındalık rutininizi oluşturmanın pratik yollarını bulun.
Kitabı açın ve
• Bilinçli farkındalığın size gerçekten yardımcı olabileceği doğru ve denenmiş yolları,
• Engellerle baş etmek ve dikkat çelicilerden kurtulmak için tavsiyeleri,
• Fiziksel acıyla baş etmek için bilinçli farkındalığı kullanmanın yollarını,
• Bilinçli farkındalığın çocuklara nasıl öğretileceğini,
• Hoş olmayan duygulara yanıt vermenin yapıcı yollarını,
• Düşüncelerin gerçekler olmadığını hatırlamanın önemini,
• Bilinçli farkındalığın yaratıcılığı nasıl artırabileceğini inceleyin.
Judith S. Beck “BİLİŞSEL DAVRANIŞÇI TERAPİ” kitabını, alanda çalışan psikologlara, psikiyatristlere, bu alanlarda çalışan öğretim üyelerine, psikoloji ve psikiyatri öğrencilerine sunmaktan kıvanç duyuyoruz.
BİLİŞSEL DAVRANIŞÇI TERAPİ ruhsal hastalıkların tedavisinde en çok kullanılan ve en işlevsel olan terapi yöntemlerinden biridir. Bu kitapta, yalnız teori değil, aynı zamanda uygulamalı olarak tekniklerin nasıl kullanılacağının bilgisi de sunulmaktadır. Alanda çalışanların bu kitabı okumaları, okuduklarını meslektaşları ile tartışmaları, kitabı okuduktan sonra kitapta uygulamalı olarak sunulan teknikleri önce kendi biliş ve davranışlarını değiştirmek için kullanmaları, sonra tedavi ettikleri danışanların biliş ve davranışlarını değiştirmek için kullanmaları önerilmektedir. Bu konuda deneyimli olmayan terapistlerin bu teknikleri kullanırken süpervizyon almaları, meslektaşları ile teknikleri ve terapi sürecini tartışmaları; mesleki bilgi ve becerilerinin gelişmesine, mesleki yetkinlik kazanmalarına ve danışanlarına daha yararlı olmalarına katkı sağlayacaktır.
Gonca Soygüt Pekak Bu kitap psikoterapi süreç araştırması kapsamında obsesif kompulsif bozukluk ( OKB) tanısı almış bir vakanın bilişsel davranışçı terapi yaklaşımı çerçevesinde incelenmesini sunmaktadır. Hacettepe Üniversitesi Psikoterapi Araştırmaları Laboratuvarı’nda gerçekleştirilen bu çalışmada uygulanan psikoterapi teknikleri, terapist ile hastaya ilişkin bağlanma örüntüleri ve terapötik ittifak gibi ilişkisel süreçler incelenmektedir.. Çalışmanın amacı terapötik sürecin seyrini incelemek olduğundan görüşmelerin büyük bir çoğunluğunun diyalogları aktarılmış, tekniklerin nasıl kullanıldığına dair bilgilere yer verilmiş ve hasta ile terapist arasındaki ilişki süreci gözler önüne serilmeye çalışılmıştır. Aynı zamanda bu araştırma süreci içerisinde kullanılmak üzere uyarlaması yapılan ölçüm araçlarının sürece nasıl dahil edildikleri ve uygulama alanları örneklerle anlatılmaktadır.
Yapılan araştırma konusuna ilgi duyan her uygulamacının yararlanabileceği güvenilir bir kaynak olma niteliği taşımaktadır.
Işık Savaşır, Gonca Soygüt, Elif Barışkın Son yıllarda bilişsel-davranışçı terapiler giderek önem kazanmakta ve dünya çapında yaygınlıkla kullanılmaktadır. Ülkemizde de bilişsel-davranışçı yaklaşımlara olan ilgi giderek büyümektedir. Bu kitap, ülkemizde bu alanda duyulan kaynak ihtiyacını karşılamak üzere hazırlanmıştır. Depresyondan kişilik bozukluklarına uzanan bir yelpazadeki çeşitli psikolojik bozuklukların temel tedavi ilke ve tekniklerinin yer aldığı bu kitap hem terapiye yeni başlayacaklara temel kuramsal bilgi hem de uygulayıcılara aydınlatıcı örnekler sunmaktadır.
Günseli Peker Sağlıklı, bedensel ve psişik bütünlüğünü kurmuş, gerçeklik ilkeleri ile barışık, enerjik öz güveni gelişmiş, öz bilinci geniş, sevgiye, yaşama, yaratıcılığa, mutluluğa, başarıya açık, özgür, güzel, zarif ve doğal bir kişi olmak ister misiniz ? Çağımızda pek çok insanda kültürün, çevrenin ve hızla gelişen teknolojinin beklentileri nedeniyle güvensizlik, stres, sıkıntı, içe dönüklük ve hatta çeşitli depressif bozukluklar ve benzeri pek çok patolojik olgu ikincil bir tabiat gibi bedene ve psişeye yerleşmektedir. İnsanın sağlığına kavuşmasında en çağdaş terapi yöntemlerinin başında gelen BİOENERJETİK Psikoterapidir. Bu terapinin temel ilkelerinin anlatıldığı kitabımızda şizoid hastalar üzerine yapılan tedavi bölümüne de yer verilmiştir. Bioenerjetik psikoterapi; insanın beden, duygu ve düşüncelerinin bilincini genişleterek sağlıklı bir öz bilince sahip olmasını sağlar. İnsan bu gelişim sürecinde sevgiye, yaşama, yaratıcılığa açılarak kişilik güçlerini, yeteneklerini, zekâsını en etkin bir biçimde kullanmaya başlar. Böylece insanın duyguları, zekâsı ve yaratıcılığı ile kendisini doğal bir şekilde ifade etmesi sağlanır. İnsanın kendisini nasıl keşfettiğini, var ettiğini izlemek için bu kitap heyecan verici bir yapıttır.

İÇİNDEKİLER

GİRİŞ
ÖZBİLİCİN TANIMLAMASI
BİOENERJETİK PSİKOTERAPİ YÖNTEMİNDE
“ÖZBİLİNÇ” KAVRAMININ YERİ
BİOENERJETİK PSİKOTERAPİNİN ÖZBİLİNÇ
GELİŞİMİNDEKİ ETKİNLİĞİ
BİOENERJETİK PSİKOTERAPİDE ENERJİ
KAVRAMININ ÖZBİLİNÇLE İLİŞKİSİ
BİOENERJETİK PSİKOTERAPİ
ÖZBİLÎNÇ GELİŞİMİNİN BİOENERJETİK
YÖNTEMLE ANALİZİ
ÖZBİLİNÇ VE İNSANIN ETKİNLİĞİ
BİOENERJETİK YÖNTEMİ SEÇME NEDENİ
BİOENERJETİK YÖNTEM VE BEDEN
BİOENERJETİK EGZERSİZLER
AUTOGENİC BİOFEEDBACK TEKNİĞİ
BİOENERJETİK YÖNTEMİN DAYANDIĞI BİLİMSEL İLKELER
PSİKOSOMATİK BÜTÜNLÜK
HAZ İLKESİ
GERÇEKLİK İLKESİ
BİLİNÇ ALANINDA DUALİTE VE HOMEOSTASÎS
SAĞLIKLI İNSAN
BİOENERJETİK PSİKOTERAPİ YÖNTEMİ İLE
İNSANIN “KENDİSİ” ARASINDAKİ
BAĞLANTILAR
BİOENERJETÎK TEORİ AÇISINDAN İNSANIN
KENDİSİNİ İFADE ETMESİ SÜRECİNİN
İNCELENMESİ VE BEDEN DİLİ
BİOENERJETİK PSİKOTERAPİ YÖNTEMİ
BAĞLAMINDA PSİKANALİTİK YÖNELİMLİ
PSİKOTERAPİ YAKLAŞIMININ ETKİNLİĞİ
ŞİZOİDİ OLGUSU GÖSTEREN HASTALARIN
BİOENERJETİK PSİKOTERAPİ YÖNTEMİ İLE
İNCELENMESİ VE SAĞALTIMI [KLİNİK UYGULAMA]
ŞİZOİDİ OLGUSU
BİOENERJETİK PSİKOTERAPİ YÖNTEMİNİN ŞİZOİD
HASTALARDA UYGULANMASI
ŞİZOÎD BOZUKLUK GÖSTEREN HASTALARA
UYGULANAN BİOENERJETİK PSİKOTERAPİ
SÜRECİNİN SAĞALTIM EVRELERİ
BULGULAR

Candida Fink, Joe Kraynak Bipolar bozukluk ile başarılı bir şekilde mücadele etmek için açık ve kavramanızı sağlayacak bir rehber!
Bipolar bozukluk, anormal derecede yükselmiş ve çökkün duygudurum periyotlarının birbirini izlemesi olarak tanımlanan ve toplumda yaygınlığı %2-5 olan bir bozukluktur. Kişinin sadece duygusal durumunu değil, özel ve iş hayatını da olumsuz yönde etkilediğinden çok yönlü olarak ele alınması gerekir. Bu kitap, sizi bilgi sahibi hasta veya destek elemanı yapmak ve tedavi planındaki kilit oyuncuya dönüşmeniz konusunda güçlendirmek için yazılmıştır. Size en etkili tedavi yöntemlerini, ilaç tedavisini ve terapiyi sunar; yaşama uyum sağlamanızı kolaylaştırır.
• Bipolar bozukluğun ne olduğunu kavrayın! Bipolar bozukluğun ne olduğunu ve ne olmadığını, semptomlarını, altında yatan biyolojik nedenlerini ve tedavi yöntemlerini öğrenin.
• Tedaviye başlayın! Doktor ve ilaç tedavilerini öğrenin ve tedavi planı oluşturun. Tedavinin seyrini kavrayarak karşılaşacağınız durumlara hazırlıklı olun.
• Beceriler geliştirin! Kendi kendine yardım stratejileri ve diğer destek yollarını keşfedin. Yaşam tarzınızı hastalığa göre değiştirin. Problem ve çatışmalarınızı çözün.
• Destek olmayı öğrenin! Bipolar bozukluğu olan yakınınızı anlayın. Karşılacağı güçlüklerde çözüm üreten olun ve kriz anlarıyla başa çıkın.
Kitabı açın ve
• Bipolar bozukluk I ve II ile bunlarla ilişkili durumlar için DSM-5 tanı ölçütlerini,
• Yüksek maliyetli tedavi süreci ile nasıl başa çıkabileceğinizi,
• Ruhsal durumun idaresinde yardımcı olabilecek vitamin ve diğer takviyelere yönelik önerileri,
• Psikoterapiler ve kendi kendine yardım stratejilerini,
• Bipolar bozukluktan muzdarip bir sevdiğinize yardım ederken yapılması ve yapılmaması gerekenleri,
• Çocuk ve ergenlerin tanı ve tedavisi hakkında bilgileri öğrenin.
Gülsen Kozacıoğlu, Hülya Ekberzade Gördürür Ruh Sağlığı, psikolojik olarak iyi olma hâlini ya da zihinsel herhangi bir bozukluğun olmadığı durumu açıklar. Başka bir ifadeyle ruh sağlığı, uyum sağlayıcı düzeyde duygusal ve davranışsal işlevlerini sürdürebilen kişinin durumudur. Ruhsal sağlık, bireyin yaşamdan tat alabilmesini, mutlu olabilmesini ve yaşamsal faaliyetleri ile psikolojik dayanıklılığı arasında denge kurabilmesini içerir. Dünya Sağlık Örgütü'ne (DSÖ) göre ruhsal sağlık, "diğer özelliklerin yanında öznel iyi oluş, algılanan öz yeterlik, özerklik, rekabet edebilirlik, nesiller arası bağımlılık, kişinin entelektüel ve duygusal potansiyellerini gerçekleştirebilmesini" içerir. DSÖ, ayrıca, bireyin iyilik hâlinin, kabiliyetlerini gerçekleştirebilmesinin, günlük stresle baş edebilmesinin, üretken ve topluma faydalı olabilmesinin de önemli olduğunu vurgular. Özetle, kültürel farklılıklar, öznel değerlendirmeler ve birbiri ile yarışan profesyonel kuramlar ruh sağlığının nasıl tanımlandığını etkiler. İşte, bu kitap, sayılan perspektiflere duyarlı bir bakış açısıyla kaleme alınmış olup ilgili alana katkı sunma amacını gütmektedir.
Zeynep Karataş, Yasemin Yavuzer Psikolojik danışma sürecinde değerlendirme, danışanın yaşamı ve psikolojik danışma almasına yol açan durumları öğrenmek ve etkili bir müdahale planı geliştirebilmek için bilgi alma sürecidir. Bu süreçte kullanılabilecek test dışı tekniklerin ele alındığı bu kitap, sekiz bölümden oluşmaktadır. Kitabın ilk iki bölümünde, bireyi tanıma ve bireyi tanımada kullanılan test tekniklerine kısaca yer verilirken; diğer bölümlerde bireyi tanımada kullanılan test dışı teknikler ayrıntılı olarak ele alınmıştır. Kitabın üçüncü bölümünde, kendini anlatmaya dayalı test dışı teknikler; dördüncü bölümünde, gözlem teknikleri; beşinci bölümünde, etkileşime dayalı test dışı teknikler ve altıncı bölümünde, başkalarının kanılarına dayalı test dışı tekniklere yer verilmiştir. Yedinci bölümde, diğer test dışı teknikler başlığı altında; bibliyoterapi, sineterapi, hobi terapi, sanat terapisi, resim terapisi, dans devinim terapisi, müzik terapisi, vaka incelemesi ve vaka konferansı, bireyle ve grupla psikolojik danışma konularına yer verilmiştir. Kitabın son bölümü, psikolojik danışma ve rehberlik alanında kullanılan öğrenci dosya sistemini içermektedir.
Bu kitabın, psikolojik danışma ve rehberlik öğrencilerine ve alanda çalışan psikolojik danışmanlara kaynak kitap olarak katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Kitapla ilgili her türlü görüş ve önerileriniz bizleri güçlendirecektir.
Mei whei Chen, Nan J. Giblin “Terapötik iletişim sanatını öğrenme veya geliştirmeye ilgi duyan bizler için olağanüstü bir rehber. Chen ve Giblin en değerli bilgileri basit ve kapsamlı bir şekilde ortaya koymuştur. Okuması kolay bir kitap olmakla birlikte bu kitap faydalı önerilerle dolu ve farklı konuları zengin bir şekilde ve adım adım ele alıyor.”
Sara Schwarzbaum, LMFT, LCPC, Kültür ve Kimlik: Psikolojik Danışmanlar ve Terapistler için Yaşam Hikâyeleri kitabının ortak yazarı
“Hem eğitimine devam eden hem de kıdemli psikolojik danışmanlar Chen ve Giblin'in kitabının bu yeni basımını oldukça değerli bulacaklardır. Yazarların uzun yıllara dayanan tecrübeleri ve uzmanlıkları, bir yandan okunması ve anlaşılması kolay bir metin oluşturmalarına imkân tanırken diğer yandan okuyucuları, danışanlarıyla yeni becerileri kullanırken desteklenmiş ve iyi hazırlanmış hissettirir. Okuyucular ayrıca birçok benzer metinde veya sınıfta yeterince yer verilmeyen psikolojik danışman danışan ilişkisinin önemli yönleri hakkında gerekli farkındalığa sahip olurlar.”
Suzanne Degges-White, PhD, LPC, NCC, Northern Ilinois Üniversitesi, Yetişkin Eğitimi ve Yüksek Öğretim, Psikolojik Danışma Bölüm Başkanı, Profesör
“Psikolojik danışman/terapist adaylarının danışanlarla terapötik bir ilişki geliştirmede neyle karşılaşabilecekleri konusunda birçok soru ve endişeleri vardır. Bireyle Psikolojik Danışma ve Terapi, psikolojik danışmanlara ve terapistlere zor danışanlara hitap etmek ve terapötik ilişkideki çeşitliliği anlamak gibi temel ve ileri düzey psikolojik danışma ve terapi becerileri konularında bir mihenk taşı oluşturur. Mesleğe yeni başlayan ve deneyimli psikolojik danışmanlara uygun çeşitlilikte içeriğe sahiptir. Bu kitabın etkisi bir psikolojik danışman/terapist olarak yaptığımız herşeyin hatırlatıcısı niteliğinde olmasındadır.”
Marty Jencius, PhD, Doçent Doktor, Psikolojik Danışman Eğitimi ve Süpervizyon Programı, Kent State Üniversitesi
Üçüncü basımı yapılan Bireyle Psikolojik Danışma ve Terapi, terapi dilini temel düzeyden ileri düzeye kadar öğretmede tipik psikolojik danışma kitaplarının ötesine geçmektedir. Akıcı bir dille yazılmış bu dikkat çekici kitap; psikolojik danışma sürecini açığa çıkaran, zengin anlatımlı, gerçek hayat örnekleri ve diyaloglarıyla teori ve pratiği bütünleştiriyor. Okuyucular, danışanlara yardım ederken danışanlar için uygun hâle getirilmiş işe yarar becerileri ve teknikleri, ön görüşmeden problem araştırma, farkındalığı arttırma, problem çözme ve sonlandırmaya kadar nasıl kullanacaklarını öğrenecekler. Bu kitapta, öğrencilerin; kitabın derinliğinden, anlayışından, içtenliğinden ve pratikliğinden kazanacakları çok şey, klinik pratik terapötik seslerini geliştirirken kafalarını karıştıracak az şey var.
Bülent Şen Birbirini severek evlenen, birlikte yaşlanmayı hayal eden ve çocuk sahibi olduktan sonra istenmeyen birçok yaşantı sonrası kendi aralarındaki sorunları çözemeyip, belki de aile danışmanlığı hizmeti aldıktan sonra boşanmaya karar veren çiftlerin; boşanmanın olumsuz süreçlerini yaşarken, mahkeme ortamında şartların daha da zorlaştırıldığı durumlarda birbirlerine ve çocuklarına daha fazla zarar vermemeleri, boşanmanın her iki taraf içinde daha adil koşullarla, daha kısa zamanda, daha ekonomik olabileceği, boşanma sonrası her iki tarafın ve ailelerinin dost olarak kalabileceği, çocukların her iki ebeveyni de düzenli olarak görebilecekleri ve destek alabilecekleri, tarafsız bir üçüncü kişinin gözetiminde ortak kararlar alarak boşanma sürecini tamamlamalarının hem çiftlere ve çocuklara hem de topluma olumlu anlamda katkı sağlayabileceği düşünülmektedir.
Kitapta, hem yurt içi hem de yurt dışı literatür ve uygulamalar tarafsız bir gözle okurlara sunulmaya çalışılmış ve boşanma arabuluculuğu hakkında çalışmalar yapacak, araştırmacılara; akademisyenlere; hukuk, sosyal hizmet, psikoloji, psikolojik danışmanlık, sosyoloji, çocuk gelişim, okul öncesi eğitim, aile ve tüketici bilimleri öğrenci ve uygulamacılarına; aile danışmanlarına; aile mahkemesi hakim ve uzmanlarına; Yargıtay 2. Hukuk Dairesi üyelerine; bu konuda kanun çalışmaları yapacak uzmanlara; ilgili kurum ve kuruluşların yöneticilerine ve boşanma arabuluculuğu konusunu merak eden okuyuculara ve anlaşmalı olarak boşanmak isteyen çiftlere temel bilgiler verilmeye çalışılmıştır.
Kitabın sonunda; Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından çıkarılan Yönerge esaslarında 450 saat eğitim alıp Aile Danışmanlığı sertifikasına sahip Aile Danışmanları ve Arabuluculuk Kanunu kapsamında arabuluculuk eğitimi almış Hukukçuların birlikte çalışarak diğer ülkelere de örnek olabilecek, Boşanma Arabuluculuğu konusunda disiplinlerarası ve bütüncül çalışmalara imza atmaları arzusu dile getirilmiştir.
Gülay Korkut Kitap; evlilikten boşanmaya, boşanmadan diğer bir evliliğe giden süreçte eşlerin karşılaştıkları zorluklarla baş edebilmelerine yardımcı olmak için hazırlanmıştır.
Okuyucu, bu kitapta, yazarla birlikte “Yeni kurduğumuz çekirdek ailemize, kök ailelerimizden hangi sorunları taşıdık? Ailemizin işlevselliğini nasıl artırırız?” gibi sorularına yanıtlar arar ve bulur. İlk bölümde, eşler arası ilişkileri güçlendirmek hedeflenmiştir. Çünkü boşanma bir süreçtir ve bir anda boşanma kararına varılmaz. Boşanma aşaması; evlilik sonrası yaşanan düş kırıklığı aşamasıyla başlar, ilişkinin aşınması ve kopuşlarla devam eder. Evliliğin boşanmaya gitmemesi için ilişkileri güçlendirme yöntemleri, boşanma nedenleri ve bu nedenlerin yaşanmaması için yapılabilecekler, okuyucuya yaşanmış anlatılar üzerinden açıklanmıştır.
Boşanma da bir travmadır ve her bireyin bu travmadan etkilenme derecesi farklıdır. Bu kitap; boşanma sürecindeki kişilerin, öncelikle kendilerine, daha sonra çocuklarına faydalı olabilecek uygulamalar içermektedir. Amaç boşanma sonrasında kişilerin travmadan güçlü çıkabilmeleri ve baş etme becerilerini geliştirerek daha güçlü bir kişilik ile yola devam edebilmelerini sağlamaktır. O nedenle kitabın adı “Psikolojik İlk Yardım”dır. Boşanan kişilerin boşanmayı resimlerle nasıl ifade ettiği ve bu zorlu yaşantıyla nasıl baş ettiklerine yer verilerek okuyucunun baş etme kaynaklarını çoğaltmak amaçlanmıştır.
Ayrıca kitapta yeni bir evlilik kararında dikkat edilmesi gereken hususlara yer verilmiştir. Eşlerin önceki evliliklerden gelen çocukların bir arada yaşamasından kaynaklanan sorunları nasıl çözecekleri anlatılmıştır.
Bu kitap; çiftlerin, ailelerin, bu alanda çalışan evlilik ve aile danışmanlarının, çocuklarımızın hayatında önemli izler bırakan saygıdeğer öğretmenlerin ve rehber öğretmenlerin ihtiyaç duyduğu bir kaynaktır.


Ahmet Cemil Ölçer İnsanlık tarihi boyunca evlilik de boşanma da var olmuştur. Çoğunlukla evlilik kutlamayla başlarken, boşanma yasla sonuçlanır. Zor zamanlarına rağmen evliliğin kutlamaya içkin mutluluğunu devam ettirmeye yardımcı olacak bir kaynak sunmak bu kitabın temel amacıdır.
Evlilik doyumunu arttırarak evliliğin devamını sağlamak, boşanma düşüncesi varsa bunun için yeterince nedenin olup olmadığını sorgulamak için okuduklarınız işinize yarayacaktır. Bu kitap, her aşamasında boşanmadan vazgeçilip evliliğin devamının sağlanabileceğine inanarak hazırlanmıştır.
Arthur E. Jongsma, Jr. L. Mark Peterson, Timothy J. Bruce Bütün Ruh Hastalıkları İçin Yetişkin Psikoterapisi Tedavi Planlayıcısı kitabının Beşinci Basımında; tedavi planları için bütün gerekli unsurlar dikkate alınmış ve tedavi planlarının hızlı ve kolay bir biçimde yapılması sağlanmıştır. Bakım veren kurumlar, ödeme yapan sosyal güvenlik kurumları ve devlet ve özel sigorta şirketlerinin talepleri karşılanmıştır. Kitaba eklenen yenilikler ve kitapla ilgili önerilere aşağıda yer verilmiştir:
Yeni basımın özellikleri görgül olarak desteklendi; kanıt temelli tedavi müdahaleleri, öfke kontrol problemleri, düşük öz saygı, fobiler ve toplumsal kaygı da dâhil edilmiştir.
43 civarında davranışsal problem sunuldu; depresyon, yakın ilişkilerdeki çatışmalar, kronik ağrı, kaygı, madde kullanma, sınırda kişilik (borderline) bozukluğu ve daha fazlası dâhil edilmiştir.
Tedavi hedefleri, amaçlar ve müdahalelerle ilgili 1000'in üzerinde ön yazı yazıldı. “–” bu sembol ile belirtilen boşluklara kendi tedavi planınız ile ilgili seçenekleri ekleyebilirsiniz.
Referans formatını kullanmak, davranış problemleri ya da DSM-5 Tanısı ile tedavi planı bileşenlerinin oluşturulmasını kolaylaştıracaktır.
Bir tedavi plan örneğine, ödeme yapan üçüncü tarafların ve akredite edilmiş bakım şirketlerinin istekleri dâhil edilmiştir.
Bütün Ruh Hastalıkları İçin Yetişkin Psikoterapisi Tedavi Planlayıcısı; klinisyenlere ve danışmanlara terapi sırasında bir pusula olacak ve terapi sürecinin derin sarmalında yollarını bulmalarında yardımcı olacaktır. Bu kitapta yer alan bütün ruh hastalıklarının semptomları yalın bir şekilde belirtilmektedir. Terapistler bu bilgiler ışığında gelen danışanın semptomlarını gördükten sonra; terapi için uzun süreli ve kısa süreli hedefleri kolayca oluşturabilecek ve yapılacak müdahaleler hakkında nasıl bir yol izleneceğini kolayca planlayacaktır.