İktisadi ve İdari Programlar \ 1-6
Burak Düz, Burçin Boz, Bükre Aslan, Canan Tannsever, Çelebi, Çinuçen OKAT, Ercan Güler, Erkan Sezgin, Kürşad Sayın, Mehmet Emre Güler, Melih Özçalık, Nil Sonuç, Özge Çalhan, Özgür Sanbaş, Özlem Kışlalı, Pınar Işıldar, Piliz Dalkılıç Yılmaz, Selin İşevcan Ertamay, Serkan Çelik, Sevinç Güler Özçalık, Simge Kömürcü, Sonay Kaygalak, Uysal Yenipınar “Çok Gezenti “Şehirler ve İnsanlar” kitabımın ön sözünde de belirtmiştim; seyahat konusunda beni “uyandıran”; 2000'lerin başında St. Petersburg-Moskova arasında Volga üzerinde yol aldığım teknedeki, günlerce gördüklerinden şikâyet eden yaşlı hanımefendi olmuştu: “Volga'nın suyu çamurlu.” dedi, “Rus yemekleri fazla hamurlu.” dedi. Bunları dedi ama bir türlü gördüğünü “Zaten onlar orada var olanlar.” diye değerlendirip hanesine katmayı denemedi. Üzüldüm açıkçası. Seyahat için harcadığı zamanın ve parasının boşa gittiğini düşündüm. Seyahat denen şeyin amacının; gördüğüm ne varsa bilgilerime, benliğime, böylece karakterime katmak ve iyi-kötü ne görürsem göreyim onlardan farklı bir ben yaratmak olduğunu kavradım. O seyahati takip eden ve bugüne kadar gelen tüm seyahatlerimi böyle değerlendirmeye, yaşamaya ve bu bakış açısıyla anlatmaya başladım.
Bakmak bir saniye,
Görmek, hissettiklerin kadar sürer bence.”

Burak Akkul

Bu kitap sizleri bulunduğunuz mekândan alıp dünyanın farklı coğrafyalarındaki kentlere doğru sanal bir yolculuğa çıkarmak için yazılmıştır. Bu yolculuk, Türkiye'ye yakın coğrafyaların yanı sıra Fas, Güney Kore, Mısır, Hindistan, Tayland, Japonya gibi egzotik olarak görülen ülkelere olacaktır. Bu amaçla yurtdışında ziyaret edilen üç kent, iki bölüm hâlinde, farklı yazarlar tarafından kaleme alınmıştır. İlk başlık altında kentlerin coğrafi konumu, siyasi tarihi ve turizmi gibi genel bilgilere yer verilirken ikinci başlık gezi noktalarına ve deneyimlere ayrılmıştır. Destinasyona yönelik kısa öneri ve uyarılarla yazılar tamamlanmıştır. Birer gezi yazısı olarak kaleme alınan yazılarda açıklayıcı, öyküleyici ve betimleyici anlatım yollarına başvurulmuştur. Bu kitapta; şehirlerin tarihini, mimarisini, meydanlarını, el sanatlarını, mutfağını keşfedecek ve insanlarıyla tanışacaksınız. Bu seyahatlerin hepsi tarihin farklı takvim yapraklarında gezilerini kaleme alan yazarlar tarafından gerçekleştirildi. Adımları geçmişte kaldı ama seyyahların zihinlerinde bu yolculuklar birer kare, ses, tat, anı olarak yaşamaya devam ediyor. Eminiz ki sizler de daha ilk satırlarda kentlerin büyüsüne kapılıp onları görmek isteyeceksiniz. Bakalım 68 rotadan en çok hangisini beğeneceksiniz?
Fatma ATIGAN Günümüzde artık ilkokul çağından başlayarak öğretilmeye çalışılan bilgisayar kullanımı ve bununla ilintili olan on parmak klavye kullanımı hangi mesleği yaparsak yapalım, bize verim ve başarı getirecektir. Söz konusu amaçla yola çıkılarak hazırlanan bu kitapta, on parmak F klavye kullanma becerilerinin bireye kazandırılabilmesi için gerekli konulara yer verilmiştir.
On parmak klavye kullanmak ve hızlı yazı yazmak amacıyla edindiğiniz bu kitap; Büro Yönetimi ve Yönetici Asistanlığı, Tıbbi Dokümantasyon ve Sekreterlik Programlarında ve Adalet Meslek Yüksek Okullarında öğrenim gören öğrencilerin “Klavye Teknikleri” başlığı altında verilen derslerinde yardımcı bir nitelik taşımaktadır.
Kitap ayrıca, Adalet Bakanlığı'nın Kamu Personeli Seçme Sınavından “70 puan” alan adayların katılabilecekleri “zabıt kâtipliği” sınavlarında da başarılı olabilmeleri açısından müracaat edebileceği bir kitaptır. Gerek derslerde gerekse sınavlarda farklı standartlar kullanılsa da genel olarak performansınızı görmeniz ve ne kadar sürede ne kadar vuruş yaptığınızı belirleyebilmeniz açısından kitap sonunda hız hesaplamaları, yazım yanlışları ve genel puanlama cetvellerine de yer verilmiştir.
Ferhan Kuyucak Şengür Havaalanları, hava taşımacılığının kalbidir. 21. yüzyılın havaalanları, temel kamu işletmeciliği anlayışı ile yönetilen altyapı hizmeti sunucuları olmaktan çıkarak tüm paydaşları için emniyetli, güvenli, verimli ve düzenli hizmet sunan, 24 saat yaşayan, hareketli yaşam alanlarına ve intermodal ulaştırma merkezlerine dönüşmektedir. Bu dönüşüm, 21. yüzyılın dinamikleri ile hareket eden bir havaalanı işletmeciliğini gerektirmektedir. 21.Yüzyılda Havaalanı İşletmeciliği kitabı, havaalanını yönetsel açıdan ele alırken geçmişten günümüze ve geleceğe havaalanı işletmeciliğini irdelemektedir.
Kitap, akademiden ve havacılık sektöründen okuyucuların bilgi birikimine katkıda bulunmanın yanı sıra havacılığa ilgi duyan ve bu konuda bilgi biriktirmek isteyenlere de yol gösterici olmayı hedeflemektedir.
Kitabın gözden geçirilmiş bu ikinci basımının okuyucusuna, Türk havacılık sektörüne ve Türkçe alanyazına katkı sağlaması dileği ile…

Nil Kula 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu I. ve II. Kitap Hükümleri Uyarınca Ticaret Hukuku kitabında Türk Ticaret Hukuku'nun asıl kaynağı olan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun I. ve II. Kitap hükümleri ile güncel Yargıtay kararları ve başlıca ticaret hukuku doktrini çerçevesinde; Ticari İşletme, Tacir, Ticaret Sicili, Ticaret Unvanı ve İşletme Adı, Haksız Rekabet, Ticari Defterler, Cari Hesap ve Acentelik konuları incelenmiş, ilgili kanunun Ticaret Şirketlerine ilişkin genel hükümleri ile Anonim, Limited, Komandit ve Kollektif şirketlere dair özel hükümleri, işbu şirketlerin; nitelikleri ve kuruluşları, ortakları arasındaki ilişkiler, organları, üçüncü kişilerle olan ilişkileri ve sona ermeleri gibi alt başlıklar altında değerlendirilmiştir.
Beyza Gültekin, Cuma Ercan, Ertuğrul Mıhçıoğlu, Hatice Doğukanlı, İbrahim Halil Ekşi, Levent Şahin, Osman Sesliokuyucu, Yavuz Akçi, Zekayi Kaya Ülkeler, diğer ülkelerle gerek siyasi gerek ticari ve gerekse ekonomik ilişkiler içinde bulunmaktadır. Bu bağlamda dış ticaret, mal ve hizmet ticaretini kapsamaktadır. Daha ucuz, daha hızlı ve daha kaliteli üretimin gerçekleşmesi rekabeti artırmış; yeni üreticilerin, yeni iş alanlarının yaratılmasına imkân vermiş ve bu durum ekonominin küreselleşmesine zemin hazırlamıştır. Küreselleşen ekonomi sayesinde piyasalara, müşterilere ve tedarikçilere ulaşmak daha da kolaylaşmıştır. Tüm bu gelişmeler, dış ticaretin öneminin de artmasına neden olmuştur.
Dış ticaret esnasında bir ürünün nasıl pazarlanabileceğinden başlayıp bu ticaretin muhasebeleştirilmesine kadar yaşanan süreci inceleyen bu çalışma, öğrencilerin ve eğitimcilerin yararlanabileceği teorik bir ders kitabı özelliği taşımasının yanı sıra dış ticareti “meslek” edinmeyi planlayan ya da bu konuda faaliyet gösteren firmaların daha etkin yöntemleri keşfedebilmeleri açısından da faydanabilecekleri pratik bir kaynaktır.
Max M. Houck - Jay A. Siegel, Elsevier Adli Bilimlerin Temeli, adli bilimlerin farklı alanları ile ilgili güncel bilgileri ve gelişmeleri kapsayacak şekilde hazırlanmıştır. Kitap adli bilimlerin temelini oluşturan biyoloji, kimya ve fizik bilimleri öncülüğündeki temel disiplinlere genel bir bakış sağlar. Adli Bilimlerin Temeli, gerçek olgulardan yola çıkarak, adli bilim akademisyenlerinin nasıl öğrettiklerinden çok, adli bilimcilerin nasıl çalıştıklarına odaklanır. Transfer deliller aracılığı ile insanlar, yerler ve cisimler arasındaki ilişkileri ve ele geçirilen fiziksel delillerin adalet sistemindeki yeri gibi adli bilimler için önemli ilkeleri açıklamaktadır. Suç, yakın tarihin bir parçasıdır – deliller bu hikâyeyi anlatır. Günümüzde adli bilimlerde önde gelen iki uzman tarafından yazılan Adli Bilimlerin Temeli, alana gerçekten eşsiz ve heyecan veren bir bakış açısı ile yaklaşır.
ANA ÖZELLİKLER
• Alanda karşılaşılan delilleri ve anahtar kavramları gösteren 250'den fazla canlı, renkli resim
• Anahtar terimleri içeren basit ünite organizasyonu, internet kaynaklarını, adli bilimlerdeki tarihi olay ve kişileri, laboratuvar analizlerindeki pratik sorunları ve “Meraklıları İçin” başlıklarını vurgulayan çok sayıda özellik kutusu
• Kitabın adli bilim eğitmen ve öğrencileri için paha biçilmez bir kaynak olmasını sağlayan net bir yazım tarzı ve bölüm sonrası sorular
Z. Özlem Parlak Biçer İş sağlığı ve güvenliği, kendi içerisinde dinamikleri farklılaşan ve her alanda olması gereken bir dünyadır. Bu kitap ile iş sağlığı ve güvenliği alanında yıllarını geçirmiş, farklı bilgi ve deneyimlere sahip profesyoneller, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili önemli konuları, kavramsal bilgiyi ve alana yönelik çalışmaları, konu ile ilgili kişi ve kurumlar ile paylaşmayı amaçlamışlardır.
Kitapta; iş sağlığı ve güvenliğine yönelik verilen eğitimler sırasında öğretilmesi gerekli olanlar, yasal mevzuat, mevzuatlardaki değişiklikler ve iş güvenliğinin gerektiği farklı alanlara yönelik spesifik bilgilerin yanı sıra iş güvenliği eğitimi konusunda da bilgiler yer almaktadır. Konular ele alınırken tablolar, grafikler ve görseller eşliğinde ayrıntılı anlatımlar gerçekleştirilmiştir. Bir kişi iş sağlığı ve güvenliği konusunda ne kadar çok şey bilirse bilsin, ne kadar deneyimli olursa olsun her zaman güvenilir kaynağa ihtiyacı vardır. Alanında uzmanlarca hazırlanan bu kitap ile iş güvenliğine temel kaynak olmak hedeflenmiştir.
Bilgi, deneyim ve alana yönelik çalışmalar ile iş sağlığı ve güvenliğinde kaynak olacak kitap, iş güvenliği tarihçesi, uygulama esasları, meslek hastalıkları, makine, tekstil ve yapı sektörüne yönelik konuları, teknolojinin iş güvenliği ile olan faydalı birleşimlerini, iş güvenliğinin farklı düzeylerde eğitimi gibi geniş perspektifli bir anlatıma sahiptir.
Kitap editörü Z. Özlem Parlak Biçer, iş sağlığı ve güvenliği konusunda yer alan ve alacak olanların işlerini gerekli düzeyde yapabilmeleri için kitapta verilen bilgilerin gerekliliğini “Bilgi ve deneyim iş güvenliğinde önemli unsurlardır. Kitap bölümleri, bilgi ve deneyimleri ile alanlarında uzman kişilerce hazırlanmıştır. İş güvenliği eğitimlerinde öğretilen bilgileri destekleyen ve sahada da bu öğretilenlerin bilinçli olarak kullanılması olmaz ise konu üzerinde yapılanlar yerini bulamaz. Bilgilerin sürdürülebilirliğini sağlamak ve tecrübeyi yaygın kılmak önemlidir. Bu kitap, eğitim sürecinde ele alınan konulara katkı sağlamak ve eğitim sonrasında eğitimlerde edinilenleri hatırlatmak, etkin teknoloji kullanımı ile iş güvenliğine yardımcı olmak, özellikli alan çalışmalarına dikkat çekmek ve yasal mevzuattaki düzenlemeleri görünür kılmak üzere ele alınmıştır.” olarak ifade etmektedir.
Döndü Can, Erdal Elmas, Hacer Çetin, Halil Sözlü, Latif Bolat, Naci Ünal, Nuri Gündoğdu, Osman Erkan Özaydın, Serpil Yalım Kaya, Sultan Eren, Sümeyye Erbaş, Uysal Yenipınar “Cennet de cehennem de senin içinde.” Amin Maalouf
İpek Yolu, yaklaşık 2000 yıl boyunca dünyanın dört bir yanındaki ulusları birbirine bağlayan ulaşım ve kültürel iletişim ağı olmuştur. Yaklaşık 6400 km’lik güzergâha sahip İpek Yolu’nda, Çin’den Anadolu’ya bir deve kervanı ancak bir buçuk yılda ulaşabilmektedir. İpek Yolu, günümüzde ticaret, turizm alanlarında yapılan yeni yatırımlarla tarihî ismiyle canlandırılmaya başlanmıştır. Türkiye coğrafi olarak tarihî İpek Yolu’nun tam ortasında yer aldığından o dönemde “Orta Kuşak” veya “Doğu Akdeniz Bölgesi” olarak isimlendirilmiştir. Mersin ili de İpek Yolu dönemine ait limanı, baharat, kahve, çay gibi içecekleri ile İpek Yolu’nun somut ve somut olmayan mirasına sahiptir. Mersin ilinin sahip olduğu söz konusu mirası ele alan bu kitap, geleceğin turizm türü hakkında farkındalık yaratmayı amaçlamaktadır. Mersin ilinin az bilinen bir yönünü, Binbir Gece Masalları’na konu olan İpek Yolu dönemini keşfedeceksiniz. Kitap bölümleri, bilimsel verilere dayalı olarak hazırlanmış olsa da okurken Amin Maalouf’un “Doğu’nun Limanları” romanı tadını alacaksınız. Kitabın Mersin ilinin Turizm geleceğine katkı sunması dileğiyle...
Filiz Arslan Temel bir ihtiyaç olan içecek, bu ihtiyacın ötesinde sosyal ve kültürel etkilere sahip önem taşımaktadır. Dünyadaki yeni trendler ve insanların popüler içecekleri tüketme isteği farklı alkolsüz içecekler, kahve sektörü, barista mesleği ve bu yönde yenilikçi girişimleri ön plana çıkarmaktadır. Bir baristanın sadece kahve hazırlama ile görevli olmadığı bunun yanında servis öncesi ve sonrası birçok görevi de yerine getirmesi gerektiği kapsamında bu kitap hazırlanmıştır. Hazırlanan bu kitapta; çeşitli sıcak ve soğuk alkolsüz içecekler, kahve, çay, geleneksel Türk içecekleri ve barista mesleği ile ilgili bilgiler sunularak yiyecek-içecek sektörü, girişimciler, öğrenciler ve içecekle ilgilenen herkes için farklı bir bakış açısı verilmeye çalışılmıştır.
Somer Sivrioğlu, David Dale “Türk halkı iyi yemek yeme tutkusuna sahiptir. Kahvaltı yaparken akşam yemeğini planlar.”
Anadolu, Türk mutfak kültürünün, Osmanlı İmparatorluğu’nun büyük ziyafetlerinden İstanbul’un baharatlı atıştırmalıklarının olduğu sokak tezgâhlarına, Doğu’nun destansı kahvaltılarından Ege kıyılarının deniz ürünleriyle yapılmış mezelerine uzanan 140 geleneksel ve modern tarifle, Türk şef Somer Sivrioğlu ve mutfak uzmanı David Dale’in açıklamaları ve yeniden tasarlamaları ile zengin görsel örnekler eşliğinde keşfidir. Ardında ritüeller, mitler, hicivler ve halkın birikimi yatan 3.000 yıllık Anadolu mutfağı ve modern Türk konukseverliğinin kahramanları ortaya çıkarılıyor. Anadolu, güzel tarif fotoğraflarının yanında İstanbul ve Türkiye’deki özel ve seçkin yerlerin çekimlerini barındırıyor.
Ahmet Vatan, Alper Kurnaz, Altan Çelik, Ayşen Acun Köksalanlar, Canan Tanrısever, Caner Ünal, Esra Çam, Ezgi Kırıcı Tekeli, Funda Ön, Gökçe Emeç, Gökhan Köksal, Gözde Oğuzbalaban, Gül Nihan Güven Yeşildağ, Hande Akyurt Kurnaz, Hüseyin Aksoy, Kaplan Uğurlu, Lale Yılmaz, Medet Yolal, Mustafa Duman, Nagihan Baysal, Nermin Ayaz, Nilgün Demirel, Nuray Tetik Dinç, Özge Güdü Demirbulat, Özlem Güzel, Seda Yetimoğlu, Sevgül Çilingir Cesur, Sinan Gökdemir, Sinan Kurt, Sonay Kaygalak Çelebi, Tolga Fahri Çakmak, Yağmur Alkır, Zeynep Çokal Anadolu toprakları, jeopolitik konumu gereği birçok medeniyete ev sahipliği yaparken mit, efsane, kutlama, gelenek görenek, örf ve âdetlerin bir araya geldiği kültürel zenginliğe sahip bir coğrafya hâline gelmiştir. Nesilden nesile aktarılan bu ögeler, halk kültürünü oluştururken aynı coğrafyada yaşayan toplumları da bir araya getiren bir güç olmuştur. Geçmişten geleceğe aktarılan bir özelliği olması bağlamında kültür, uluslararası platformda ayrıştırıcı ve farklılaştırıcı bir unsur olarak tanımlanırken ülkelerin sahip olduğu inanışlar ve ritüeller, halk kültürünün örüntülerini oluşturmuş ve somut olmayan kültürel miras alanları olarak tanımlanmıştır. UNESCO tarafından Somut Olmayan Kültürel Miras (SOKÜM) kapsamında ele alınan alanlarda “toplumsal uygulamalar” kapsamında ele alınan inanışlar ve ritüellerin bir araya getirilmesini amaçlayan “Anadolu Halk Kültüründe İnanış ve Ritüeller: Teoriden Pratiğe Kökenleri ve Yansımaları” isimli bu kitap ile geçmişten geleceğe köprü gibi uzanacak olan Anadolu halk kültürü mirasına bir iz bırakılmak istenmiştir. Nereden geldiğini ve neden yaptığımızı bilmediğimiz bazı ritüellerin ve kökeninde yatan inanışların toplandığı bu kitap, Anadolu’nun halk kültüründe yatan inanışları ve ritüellerini kültür meraklılarına sunuyor.
Hep var ol Anadolu…
Ahmet Vatan, Ali Türker, Arzu Balıkoğlu, Ayşe Arslan, Aytuğ Arslan, Azade Özlem Çalık, Canan Tanrısever, Caner Ünal, Cenk Murat Koçoğlu, Ceyda Sevcan Sargın, Dilara Eylül Koç, Duygu Yetgin Akgün, Ezgi Kırıcı Tekeli, Funda Ön Esen, Gizem Erçolak, Gökhan Köksal, Gözde Oğuzbalaban, Gülsel Çiftci, Hande Akyurt Kurnaz, Hasret Ulusoy Yıldırım, İlker Şahin, Kaplan Uğurlu, Medet Yolal, Nalan Albuz, Nermin Ayaz, Nilgün Demirel, Nuray Tetik Dinç, Özge Güdü Demirbulat, Özlem Güzel, Özlem Köroğlu, Samet Çevik, Savaş Yıldız, Seda Yetimoğlu, Sedat Bornovalı, Selda Özgün, Sonay Kaygalak Çelebi, Talha Babacan, Tolga Fahri Çakmak, Uğur Ceylan, Uysal Yenipınar, Yakup Erdoğan, Yurdanur Yumuk, Zekiye Nur Akyürekli Gerek antik çağ medeniyetlerinin Anadolu'da gelişmesi gerekse Hıristiyanlığın ilk dönemlerinde havarilerin ve Hz. İsa’ya inananların Anadolu’yu güvenli topraklar olarak görmesi; yeniçağda ise Yahudilerin bulundukları yerlerde karşılaştıkları baskıcı/yok edici yaklaşımlardan kaçarak Anadolu topraklarına sığınmış olmaları ve yine Türklerin kendi dinlerine ait eserleri yapmaları, üzerinde yaşadığımız bu toprakların farklı bölgelerinde kiliselerin, sinagogların ve camilerin inşa edilmesine neden olmuştur. Anadolu toprakları, sadece somut kültürel mirasın izlerini taşımakla kalmamış, efsanelere ve fenomenlere de ev sahipliği yapmıştır. Dahası birçok önemli din lideri, eren, aziz ve havarilerin de yolu bu topraklardan geçmiştir. Bu bağlamda Anadolu coğrafyası özellikle semavi dinler açısından önem kazanmıştır. Bu topraklarda yer alan kutsal mekânlar, hac merkezleri ve önemli şahsiyetlere ait izler, turistleri bu topraklara çekerken Anadolu da inanç turizmi açısından vazgeçilmez bir destinasyon hâline gelmiştir.
Anadolu’nun inanç değerleri belki bir kitaba sığmayacak kadar zengin olmakla birlikte Anadolu topraklarında öne çıkan dini yapıları, dini fenomenler ve efsaneleri, önemli kişilerin izleri ve dini mekânları bir araya getirme düşüncesiyle ortaya çıkan bu kitap, okurlarını ve araştırmacıları adı geçen mekanlara tanıklık etmek ve kişilerin izlerini takip etmek için arayışla ve aşkla yollara düşürecek bir eser olmuştur.
Rauf Arıkan Araştırma soru sormakla başlar. Bilgiye erişmek ve bilginin doğru kullanımı araştırmacının temel uğraşlarından biridir. Araştırma yapma ve sonuçlarını doğru yorumlamanın önemi günümüzde daha da artmıştır. Sekiz milyona yakın öğrencisi bulunan üniversitelerimizin başlıca görevi, araştırma yapmak ve bilimsel yöntemi yaygınlaştırmaktır. Deney, gözlem, anket ve kütüphane çalışması, bilimsel araştırma yöntemlerinin en yaygın olanlarıdır. Üniversitelerin yanında bankalar, siyasi partiler, firmalar, elçilikler, yerli ve yabancı kuruluşlarla pazarlama uzmanları her alanda araştırma faaliyetinde bulunmaktadır.
Fen ve teknoloji alanında yapılan araştırmalar kadar, insanlar, toplumlar ve örgütlerle ilgili araştırmalar da yaygınlaşmaktadır. Günümüzün öne çıkan konularından araştırma geliştirme faaliyetleri ve inovasyon olgusunun temelinde de araştırmacılık kapasitesi yer almaktadır. Sayıları 200'ü aşan Üniversitelerimizde her yıl 75 bin kadar master ve doktora tezi tamamlanmaktadır.
Bilgi çağında yaşıyoruz. Bilginin üretimi, yayılması ve kullanımı hız ve yaygınlık kazandığı için çağımıza bilgi çağı diyoruz. Diğer yandan, bilgi çağının bir sonucu da bilgi kirliliğinin ortaya çıkmış olmasıdır. Bilgi bombardımanı altında doğru ile yanlış bilgiyi, iyi niyetli ile sömürme niyetli bilgiyi birbirinden ayırt etmek zorlaşmıştır. Bu zorlukların çaresi bilimsel araştırmacılık eğitimini yaygınlaştırmaktır.
Elinizdeki bu kitap, öğrenen ve inceleme yapan tüm öğrencilere, gerçek ve güvenilir bilgi peşinde olan araştırmacılara, özellikle de akademik tez hazırlayan adaylara yöneliktir. Araştırma yöntemlerini tanıtan, veri kaynaklarını, veri toplamayı, anket yapmayı, örnekleme tekniklerini açıklayan; veri analizinin tablolar, grafikler ve istatistiksel araçlarla nasıl yapıldığını uygulamalı olarak gösteren; bir araştırma raporunun nasıl yazılması gerektiğini ve buna ilişkin bilimsel ve etik kuralların neler olduğunu anlatan bir eserdir.
Kadriye Gül Yücel Çalışma hayatının en tartışmalı konularından biri olan asgari ücret, özünde ekonomik bir kavram olmakla birlikte, her ulusun politik, hukuki ve felsefi algısının bir ürünü olması nedeniyle farklı veçhelerden ele alınması gereken bir olgudur. Sosyal refah devletinin toplumsal adaleti sağlaması bakımından önemli bir sosyal politika aracı olarak görülen asgari ücret, yoksulluk kıskacında yaşamını sürdüren asgari ücretli çalışanların refahının artırılması bakımından kritik öneme sahiptir.
Bu kitapta; Avrupa Birliği ülkelerinde ve Türkiye'de asgari ücret uygulamasının tarihsel perspektif içerisinde ve adalet bağlamında karşılaştırmalı olarak değerlendirilmesi hedeflenmiştir. Amaç; toplumun en düşük gelir grubunu oluşturan asgari ücretlilerin yaşam standartlarının iyileştirilmesine yönelik olarak asgari ücretlerin belirlenmesi ve vergilendirilmesinde en adil ücret politikasının ne olduğunun araştırılmasıdır.
Kitapta, adalet kavramına ilişkin kuramsal tartışmalardan hareketle asgari ücretlilerin aileleri ile birlikte insan onuruna yakışır düzeyde bir yaşam sürmesini garanti edecek adil bir ücret düzeyi ve bu ücret düzeyinin belirlenmesinde ve çeşitli kriterler temelinde farklılaştırılmasında Avrupa'dan iyi uygulama örnekleri göz önünde tutularak Türkiye'ye ilişkin önerilerde bulunulmaktadır.
Şenol Babuşcu, Adalet Hazar Bankacılık sektörü, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin tamamında aracılık faaliyetini yürüten en önemli finansal kurumlardır.
Ülkemizde de finans piyasasında her ne kadar banka dışı diğer finansal kurumlar faaliyette bulunsalar da, bankalar en önemli aktör konumundadır. Bunu sağlayan unsurların başında; bankacılık sektörünün dinamizmi, kendini yenileme ve gelişmelere kısa sürede uyum sağlama konusundaki hızı ve başarısı gelmektedir. Bu kapsamda, bankacılık sektörünün kısa ve orta vadede finansal sistemin belirleyicisi olma özelliğini açık ara koruyacağı bir gerçektir.
Bu noktadan hareketle, özellikle son yıllarda üniversitelerin büyük çoğunluğunda lisans düzeyinde bankacılık bölümleri açılmış ve ayrı bir disiplin olarak ele alınmaya başlanılmıştır. Giderek yaygınlaşan ve önemli düzeyde talep gören bu gelişme, özellikle bankacılık alanındaki akademik çalışma ve kitaplara olan ihtiyacı da artırmıştır.
Bu çerçevede hazırlanan kitabımız, okuyucularına bankacılığın temel yapısını ve gelişimini özetlemeyi hedeflemektedir. Kitabın içeriği incelendiğinde görüleceği üzere, bu çalışmanın hem başvuru kaynağı olma özelliğini bünyesinde taşıdığı hem de üniversitelerin lisans bölümlerinde yeni ders alacak öğrenciler için temel kaynak olacağı düşünülmektedir.
Çalışmanın ilgilenen herkese yararlı olması dileğiyle...
Ali Bayrakdaroğlu, Aysel Gündoğdu, Bora Selçuk, Cüneyt Dirican, Dina Çakmur Yıldırtan, Fatma Dilvin Taşkın, Gürcan Avcı, Halime Temel Nalın, Selin Sarılı, Serhat Yüksel, Yusuf Dinç Bankacılık sistemi, ülke ekonomilerinin lokomotifi durumuna gelmiştir. Bankalar, kredi kanalı ve finansal aracılık işlevleri ile ekonomiye yadsınamaz katkılar sunmaktadır. Bu nedenle bu derece önemli bir yere sahip olan bankaların denetimi hayati niteliktedir. Yasal düzenlemelerde yaşanabilecek bir boşluk ya da uygulamadaki uyumsuzluk, ekonomiye ciddi zararlar verebilir. Küreselleşme ile birlikte bankaların uluslararası işlevi artmakta, teknoloji ile faaliyet alanları sürekli gelişmektedir. Yeni faaliyet alanları ile birlikte karşılaştıkların riskler de değişmekte olup buna bağlı olarak bankaların risk ölçüm teknikleri de gelişmektedir. Özellikle küresel kriz sonrasında gündeme gelen Basel 3 kriterleri, bankacılık alanında yeni arayışların devam edeceğini göstermektedir. Risklere ek olarak bankaların her açıdan artan bir rekabet ortamında olduğu görülmektedir. Sıkı bir mevzuat kapsamında faaliyet gösteren bankalar, kâr odaklı finansal performans kaygısı ile çok hızlı gelişen teknolojiye ayak uydurmak durumunda kalmaktadır. Özellikle dijital ve mobil bankacılık tarafında yaşanan gelişmeler bankaların maliyetlerini de arttırmaktadır. Buna karşın bankaların yeni nesil ürünler ile faaliyet alanını genişlettiği ve kârını arttırdığı anlaşılmaktadır. Oldukça dinamik bir sistem olan bankacılık sistemi, sürekli bir değişim ve gelişim içerisindedir. Bu nedenle finansal piyasaların en önemli ayağı olarak kabul edilen bankacılık alanındaki çalışmaların sürekli güncellenmesi gerekmektedir.
Çalışmamız, ülkemizdeki ve dünyadaki gelişmelere göre bankacılığın temellerini incelemektedir. Çalışmamız on üç bölümden oluşmaktadır. Çalışmamızda bankacılık sisteminin tüm temel konuları, tamamı akademisyen olan bankacılık alanında uzman bir ekip tarafından incelenmiştir. Bu anlamda eserin literatüre katkısının önemli düzeyde olacağı kanaatindeyim. “Küresel Kriz Sonrası Gelişmeler Işığında Bankacılığın Temelleri” ismini verdiğimiz kitabımız; üniversitelerde bankacılık, finans alanlarında lisans, yüksek lisans öğrencileri ile bu alanlardaki araştırmacıların bilgisine sunulmuştur.
Mehmet TAKAN, Melek ACAR BOYACIOĞLU Ekonominin işleyişi içerisinde önemli bir yere sahip olan bankacılık sektörü, tasarrufları mevduat olarak toplayıp bunları müşterilerine kredi şeklinde kullandırmak gibi iki temel fonksiyona sahiptir. Bu fonksiyonları hayata geçirirken bankalar, hem sermaye birikimi sürecinin hızlanmasına katkı sağlamakta hem de para ve kredi politikalarının uygulanmasına destek vermektedir. Bunun yanı sıra baş döndürücü bir hızla gelişimini sürdürmekte olan teknoloji, yer küreyi bilgisayar ve iletişim ağlarıyla örerken, bunların ticari işlemlerde kullanılmaya başlanması, bankacılık sektörünün iktisadi hayattaki yerini vazgeçilmez bir konuma taşımaktadır.
Bu kitapta bankacılık, tarihsel süreç içerisindeki gelişiminden, üstlendiği fonksiyonlara, ticari hayatta faaliyetlerine başlamasından, taşıdığı risklere ve yönetimine kadar oldukça geniş bir yelpazede ele alınmakta ve okuyucuya bankacılıkla ilgili pek çok konuda bilgi sunulmaktadır.
Aslan ŞENDOĞDU Bankacı olmayı mı düşünüyorsunuz? Ya da Bankacılık sektöründe çalışan olarak iş performansınızı artırmak mı istiyorsunuz? Elinizdeki kitabı okuyarak mevcut bilgi dağarcığınızı daha da geliştirebilirsiniz. Siz de iş hayatının yoğunluğunu, Thomas Edison'un dediği gibi “Hayatımda bir gün bile çalışmak zorunda kalmadım, her şey eğlenceydi” şeklinde, keyifli bir yolculuk olarak duyumsayabilirsiniz.
Raif Parlakkaya Muhasebede bilgisayar kullanımını konu edinen bu çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, Muhasebede bilgisayar kullanımı ile ilgili bilgiler verilmiş, ikinci ve üçüncü bölümlerde ise LOGO ve ETA yazılımlarının uygulanması üzerinde durulmuştur.
Fahri Kurşunel - Mustafa Özkürkçüler Bu kitap Meslek Yüksek okullarında okutulmakta olan Bilgisayarlı Muhasebe I ve Bilgisayarlı Muhasebe II derslerinin kaynak ihtiyacını karşılamak amacıyla, bu derslerin müfredatı ile uyumlu olarak hazırlanmıştır. Bu kitapta ülkemizde yaygın kullanım alanı bulan LKS ve ETA programlarının uygulaması yer almaktadır. Kitabın hazırlanmasında öğrencilerin ve diğer kullanıcıların kendi kendilerine çalışabilmelerini mümkün kılacak şekilde bir yöntem takip edilmiştir.
Muzaffer Çetingüç Havacılığı uçakların motor gücünden ve aerodinamik yapılarından ibaret sayıp mühendislik ve tekniğe indirgemeyi kimse düşünmüyor. Ama uygulamada hep bu teknik konular öne çıkıyor; onları çalıştıran veya kullanan insan arka planda kalıyor. Havacılık psikolojisi ve kazalarda insan faktörünü irdeleyen kitaplar, genellikle havacılıkta insanın sistemin neresinde durduğunu ve ne kadar önemli yeri olduğunu göstermeye çalışır. Bu kitapta da insanın fizyolojik sistemiyle ve psikolojik mekanizmalarıyla “olmazsa olmaz” rolü vurgulanmaya çalışılmıştır.
Giderek insansız hava araçlarının yaygınlaştığı çağımızda sanki insan devre dışı kalıyor gibi görünse de bütün otomasyon, bilgisayar ve uzaktan yönlendirme sistemlerinin arkasında, bir karar verici olarak en önemli pozisyonda insanın ve onun psikolojisinin bulunduğunu görmek gerekiyor. Türkçemizde ilk olan bu kitabın amaçlarından biri, havacılık psikolojisiyle ilgili dağınık bilgileri sistematize ederek derli toplu bir dosya hâline getirmek, bir diğeri de sadece uçuş doktoru, uçuş psikoloğu ve uçuş emniyet görevlilerine değil bizzat uçuculara, insan psikolojisinin uçuşu nerelere götürebileceği konusunda bir farkındalık kazandırmaktır. Ayrıca, kendi konusunda bir bilgi altyapısı sunmayı ve insanın bilinmezliklerine bir parça ışık tutmayı da amaçlamaktadır.
Asuman ÖZDEMİR Sosyal bir varlık olan insan, her şart ve koşulda toplanma ihtiyacı duymuştur. Bu iletişimin sağlandığı en iyi yoldur. Yönetimin en temel süreçlerinden biri olan toplantılar, belli sonuçlara ulaşmak için iki veya daha fazla insanın arasındaki bilgi, görüş ve fikir alışverişi olarak tanımlanır. Toplantılar, ortaya çıkan sorunu çözmek, ihtiyaç duyulan uzmanlık bilgisine ulaşmak, herhangi bir konuda ilgilileri bilgilendirmek, toplu karar almak, sorumluluğu anonimleştirmek veya çalışanların moralini yükseltmek gibi çeşitli nedenlerle düzenlenir. Ancak bir toplantıda yaşanan en yoğun duygular: huzursuzluk, aşırı can sıkıntısı, bıkkınlık ve "ben neden burdayım", "bir an önce bitse de gitsek" düşüncesidir. Ancak, örgütlerin belirleyecekleri ilkelere bağlı olarak oluşturdukları toplantı kültürleri, verimli toplantılar için ilk adım olacaktır.

Verimli, başarılı toplantılar için, bilgi ve deneyimlerin paylaşıldığı bu çalışma; yönetici, çalışan, öğretici, öğrenenler için önemli bir kaynak olacaktır.
Nuran ÖZTÜRK BAŞPINAR, Ünver ÜNLÜ BAYRAMLI Rekabet ortamındaki örgüt yöneticileri, yoğun veri / bilgi akışı ve gereksinimi ile karşı karşıyadırlar. Örgütlerin başarıları, zamanlı ve doğru bilgi üretmeye bağlıdır. Günümüzde iş dünyasının en değerli varlığı olan bilginin yönetiminde bürolar temel merkezlerdir. İyi tasarlanan bir büro sistemi, en iyi bilgiyi, doğru bir şekilde, doğru zamanda, doğru kişilere ve en düşük maliyetle ulaştırarak verilecek kararların kalitesini yükseltir. Örgütteki faaliyetlerin etkinlik ve verimliliğini artırır.
Bürolarda bilgi üretme işlevini yerine getirmek amacıyla çeşitli kaynaklardan bilgiler toplanır, depolanır, gözden geçirilir, diğer bilgilerle karşılaştırılarak kontrol edilir, kullanım amacına göre düzenlenir, ilgili birimlere dağıtılır ve ihtiyaç duyan kişilerin kullanımına sunulur. Bu süreç esnasında büroda yapılan kayıt işleri bilgi sağlama işlevine yardımcı olur.
Büro Yönetimi kitabında; bilgi işleyen çağdaş bürolarda, büro yöneticilerinin ve büro elemanlarının verimliliğini ve performansını yükseltecek tüm konulara yer verilmektedir.
Nihat Aytürk Kurumların ve işletmelerin örgütsel ve yönetsel altyapısını oluşturan bürolar ve bu bürolarda çalışanlar, o kurumun ve işletmenin temeli ve vitrinidir. Bu yüzden büro yöneticilerinin ve görevlilerinin bilgi ve becerisi, ürettikleri iş ve etkinlikler, o kurumun ve işletmenin başarısı açısından oldukça önemlidir.
Bu kitap; Meslek Yüksekokullarının Büro Yönetimi ve Yönetici Asistanlığı bölümleri için ders kitabı olarak hazırlanmış; aynı zamanda kamu kurumlarında ve işletmelerde çalışan büro müdürü, büro amiri, büro şefi, büro sorumlusu, büro memuru ve yönetici asistanlarının da büro yönetimi alanında bilgi ve becerilerini geliştirmeleri amaçlanmıştır.
Kitapta aşağıdaki konular ayrıntılı olarak örneklerle açıklanmıştır:
• Örgüt ve Yönetim
• Büro Yönetimi. Büro Türleri ve Büro Hizmetleri
• Çağdaş Büro Sistemleri (Mobil Bürolar. Sanal Bürolar vd.)
• Bürolarda Bilgisayar ve Bilişim Sistemleri
• Bürolarda Kullanılan Makine ve Malzemeler
• Büro Yönetimi Teknikleri (İş Planlama. İş Örgütleme. İş Düzenleme.
İş Basitleştirme. İş Verimini Yükseltme. İş Analizi. İş Tanımı. İş Etüdü.
İş Ölçme. İş Değerleme)
• Örgütlerde Ergonomik Teknikler. Yerleşme İlke ve Teknikleri
• Örgüt Şeması Çizme ve Form Geliştirme Teknikleri
• Kamuda Resmî Yazışma Kuralları (2015 Yönetmeliği) ve Protokol Yazıları
• İşletmelerde Yazışma Kuralları (İş Mektupları)
• Yazı ve Rapor Yazma Kuralları
• Dosyalama Sistemleri ve Dosya Planları
• Kurumsal ve Ulusal Arşiv Hizmetleri
• Büro Yöneticilerinin Görev, Yetki ve Sorumlulukları
• Büro Yönetiminde Ast-Üst İlişkileri ve Davranış Biçimleri
Hasan Tutar, Mehmet Altınöz Büro Yönetimi ve Sekreterlik Sözlüğü, ön lisans düzeyinde öğretim veren Meslek Yüksekokullarının Büro Yönetim ve Sekreterlik Programlarında okuyan öğrencilerin derslerinde başarılarına katkıda bulunma gibi bir amaçla ortaya çıktı.
Sözlüğün içeriği incelendiği zaman, özel olarak Büro Yönetim ve Sekreterlik Programı öğrencilerinin, genel olarak Yüksekokulların İktisadi ve İdari Programlarında okuyan tüm öğrencilere yardımcı olacağı görülecektir.
Büro Yönetimi ve Sekreterlik Sözlüğü aynı zamanda Kamu ve Özel Kesimde sekreterlik görevini yerine getirenlerin yanında, yazışma işiyle uğraşan herkese katkı sağlamayı amaçlamaktadır.
Nuran ÖZTÜRK BAŞPINAR Örnek Olay Analizi Büro Yönetimi ve Yönetici Asistanlığı Programında belki de en önemli derstir. Gerçek iş yaşamında karşılaşılan veya karşılaşılması muhtemel sorunlar, programda dört yarıyıl boyunca alınan diğer tüm derslerdeki teorik bilgiler yardımı ile bu derste ele alınır, incelenir ve çözüm yolları önerilir. Örneklerle hangi durumda, nasıl davranmanın, konuyu nasıl ele almanın en iyi yaklaşım olduğu pekiştirilmeye çalışılır.
Bu kitaptaki örnek olaylar Büro Yönetimi ve Yönetici Asistanlığı konusunda mesleki eğitim alanların öğrendikleri kuramsal bilgileri gerçek iş yaşamından alınan örnek kesitler üzerinde tartışarak pekiştirme yapabilmelerini, eğitimleri boyunca edindikleri bilgiler üzerinde düşünmelerini, yorum yapmalarını sağlamak için hazırlanmıştır. Bunun yanı sıra çeşitli örgütlerde Büro Yönetimi ve Yönetici Asistanlığı alanında yaşananları gözler önüne sererek, öğrencilerin bu konuda düşünmelerini, tartışmalarını ve kendilerince çözümler üretmelerini, eldeki bilgilere dayanarak çözüm önerileri üretmelerini, bunları farklı düşünen kişilere karşı savunmalarını ve gerektiğinde başkalarının düşüncelerinden de yararlanarak yeni düşünceler oluşturmalarını sağlamak ve büro çalışanlarının yaptıkları hataları belirleyerek, tartışmak ve çözüm yolları geliştirmek amacıyla kaleme alınmıştır.
Nihat Aytürk Büro Yönetimi ve Yönetici Sekreterliği, kamusal ve özel bütün kurum ve kuruluşlarda çalışan yönetici sekreterleri ile büro yöneticilerinin bir el kitabı; fakülte ve yüksekokullarda okutulan Büro Yönetimi ve Sekreterlik dersleri için temel bir kaynaktır.
Kitap'ta, örgütlerde çağdaş büro yönetimi ilke ve teknikleri ile etkili büro yönetimi ve yönetici sekreterliği bilgi ve becerileri, örnekler ve örnek olaylarla uygulamaya yönelik biçimde ayrıntılı olarak açıklanmış ayrıca, sekreter adaylarının iş başvurularında ve iş görüşmelerinde dikkat etmeleri gereken hususlara, özellikle dilekçe ve öz geçmiş (CV) yazma kurallarına ve örneklerine de yer verilmiştir.
Bilmek gerekir ki; kamusal ve özel tüm kuruluşlarda başarılı her yöneticinin arkasında iyi bir yönetici sekreteri vardır. Çünkü, yönetici sekreteri yöneticiyi yöneten kişidir.
Halil İbrahim BÜLBÜL - Ramazan GÜRBÜZ Teknolojideki hızlı gelişmeler, doğal olarak, günlük yaşantımızı önemli ölçüde değiştirmektedir. İçinde bulunduğumuz iş hayatı da teknolojideki gelişmelerden etkilenmekte ve imkânlar ölçüsünde çalışma ortamlarında en yeni teknolojik ürünler kullanılmaktadır. Teknolojinin bürolarda kullanılması büroların işlevselliğini ve verimliliğini artırmaktadır. Kullanılan bu ürünleri tanıma ve kullanma bilgisi büro çalışanlarının başlıca görevidir. Bunu sağlamak için hazırlan kitap, tüm bu süreci içerecek biçimde bölümlere ayrılmış ve yine bu süreci kullanacak öğrenci ve uygulayıcıların kullanımına sunulmuştur.
Atila Hazar Bu eserin amacı; mesleki ve genel turizm eğitimi alanlara, turizm bilincini ve mesleki alan derslerine hazırlayıcı temel ve genel bilgileri kazandırmaktır. Bu amaç doğrultusunda eserin hedef kitlesi, turizm eğitimi alan üniversite öğrencileridir. Eser, Genel Turizm, Turizme Giriş, Temel Turizm Terminolojisi gibi aynı içerikli derslerde, ders kitabı olarak kullanılmak üzere hazırlanmıştır.
Eser içeriğinin oluşturulmasında; turizm sektöründeki çağdaş değişimler ve gereklilikler, sektör ihtiyaçları, yenilenen mevzuatlar, yazarın 30 yılı aşkın sektörel ve akademik deneyimleri ile yurt içi ve yurt dışı gözlemleri dikkate alınmıştır. Yerli ve yabancı literatür taraması ile ikinci el verilerden yararlanılmıştır.
Bölümler sonunda, öğrenmeyi pekiştirici, kolaylaştırıcı ve ilgi çekici tartışma konuları ile okuma parçalarına yer verilmiştir. Öğrencilerdeki bilgi ve beceriye yönelik davranış değişikliklerini etkin şekilde ölçmeye yönelik, klasik sınavlardan çok farklı olarak cazibe ve faydalılık özelliklerine sahip değerlendirme soruları eklenmiştir.
Eserin içeriği on üç ana bölümden oluşturulmuştur. Bu bölümler sırasıyla; temel kavramlar, insanları turizme yönelten nedenler, turistik varlıklar, turizmin işlevleri, turizm çeşitleri, turizm işletmeleri, turizm personeli, turizmde reklam tanıtım ve propaganda, animasyon hizmetleri, turizm eğitimi, turizmde ulaştırma, turizm politikası, küresel turizm etiği başlıkları altında hazırlanmıştır.
Özgün niteliklere sahip eser, dersler için çok uygun ve yararlı, öğrenmeyi kolaylaştırıcı, davranış değişikliğini en iyi şekilde sağlayıcı bir nitelik taşımaktadır.
Aslı Funda Erişken Profesyonel çalışan olarak yönetici asistanlarından mesleki ve kişisel yetkinliklerinin en üst düzeyde olması beklenir.
Her işletmenin ulaşmak istediği bir amaç ve hedef vardır. Yönetici Asistanı'nın tüm yönetimsel özelliklere sahip olduğu düşünülürse işletmeye ve yöneticisine karşı, görevlerini en etkin ve en verimli biçimde yerine getirmekle sorumludur.
Yönetici Asistanı işletmenin yanı sıra yöneticisini de temsil eden kişidir. Sahip olduğu ve olacağı meziyetler en üst düzeyde olmalıdır. Sorumluluk anlayışının yüksek derecede olmasının yanında dürüst, yardımsever, iyi niyetli, girişken, adil olması beklenir. Aynı zamanda anlayışlı, sempatik, özverili, sabırlı, hoşgörülü, alçakgönüllü, azimli ve çalışkan olmak gibi meziyetlere de sahip olmalıdır. Bunların yanı sıra güvenilirlik bağlılık, iş birliği ve gizliliğe uymak gibi önemli işlevlerinin beraberinde büro yönetimine de en üst seviyede hâkim olmalı ve doğru işleyiş ile hareket edilmesini sağlamalıdır. Bu kitap, mesleki olarak Yönetici Asistanlığı yapabilmek için sahip olunması gereken tüm yetkinlikleri içermektedir.
Kenan ÖREN Elinizdeki bu eser, çalışma sosyolojisinin doğuşunu, gelişim sürecini, özelliklerini, çalışanların (iş görenlerin) iş içi ve iş dışı ilişkilerini, bu ilişkilerden doğan etkileşimleri, emek hareketinin (iş gücü göçünün) getirdiği sınıf farklılığını, gruplaşma, tabakalaşma gibi modernleşme ve küreselleşme süreciyle ortaya çıkan olguları ve bu olguların sonuçlandırdığı yabancılaşma, yalnızlaşma, dışlanma, ötekileştirme gibi sendromları, bu sendromların sosyo-psikolojik etkilerini ve sonuçlarını ortaya koyan bir çalışmadır.

Takım çalışmasının iyi bir özelliği, her zaman başkalarının da sizin tarafınızda yer almasıdır (Sosyal Sermaye).
Margaret Carty

Dünyanın en güç işi, bir şeyin nasıl yapılacağını bilirken, başka birinin nasıl yapamadığını ses çıkarmadan seyretmektir.
Mevlânâ
Nevzat GÜLDİKEN Emek ve iş kavramlarının ilk defa tarih sahnesine çıkmasıyla günümüze kadar olan süre boyunca, bu kavramlara yönelik farklı düşünceler geliştirilmiştir. İlkel dönemlerde çalışma kavramının karşılığı, hayatı minimum düzeyde idame ettirmeye yetecek kadar iş yapma olarak belirlenirken, modern zamanlarda bu karşılık artık yeterli olmamaktadır. İnsanoğlunun üretimi keşfetmesi ve bu keşifle birlikte ücret kavramının da ortaya çıkmasıyla, çalışmaya karşı olan tutum da değişmiştir.
Çalışma ve çalıştırılma kavramlarına sosyolojik bir pencereden bakmaya çalışılan bu kitapta, bu kavramlara ilişkin çeşitli sosyologların görüşleri ve toplumların yaşayış tarzları, değer ve yargılarına göre kavramların nasıl şekillendiği okuyucuya iletilmeye çalışılmıştır.
Nihat AYTÜRK İş ortamında ve sosyal yaşamda insan ilişkilerinin ve sosyal etkinliklerin temeli her ülkede örf ve âdet, âdâb-ı muâşeret; saygı, görgü ve nezaket denilen davranış kurallarıdır. Bu kurallar ailede, toplumda ve iş hayatında sevgi, saygı, anlayış ve hoşgörü içinde birlikte yaşamanın ve çalışmanın hukuksal, sosyal, kültürel ve etik normlarıdır. Bu kuralları bilen, yaşadığı toplumda ve iş hayatında bu kurallara uyan kişiler daima fark edilir; takdir edilir; sevilir, sayılır; başarılı ve saygın bir insan olurlar.
Türkiye'de; iş ortamında ve sosyal yaşamda uygulanan davranış kuralları ve sosyal etkinlikler (kutlamalar, merasimler, ziyaretler, davet ve ziyafetler) ile insan ilişkilerinin temeli olan saygı, görgü, nezaket ve giyim kuralları bu kitapta ”Davranış Sanatı” olarak ele alınmış; Türk toplumunun sosyal ve kültürel yapısına uygun olarak örneklerle açıklanmıştır.
Nilgün Bülbül Toplumların eğitime bağlı olarak değişimi, teknolojinin ve iletişim imkânlarının gelişimi ve küreselleşme gibi faktörlere bağlı olarak pazarlama anlayışı, karması ve fonksiyonları 1800'lü yıllardan günümüze kadar önemli değişimler yaşamıştır. Bu önemli gelişmelerden birisi de deneyimsel pazarlamadır. Bu eserin amacı, zincir kahve mağazaları örneği ile deneyimsel pazarlamanın müşteri sadakati üzerindeki etkisini ortaya koymaktır. Bu amaç doğrultusunda zincir kahve mağazalarında müşterilerin yaşadıkları pazarlama deneyimlerine ilişkin tutumları ve deneyimsel pazarlamanın müşteri sadakati üzerine etkisi incelenmeye çalışılmıştır.
Eser, üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde; pazarlama, pazarlamanın önemi, temel fonksiyonları, pazarlama anlayışında yaşanan gelişmeler, deneyim kavramı ve müşteri deneyiminin aşamaları hakkında bilgiler sunularak deneyimsel pazarlamanın kavramsal çerçevesi verilmiştir. İkinci bölümde; müşteri sadakatinin tanımı, amacı ve önemi, faydaları, düzeyleri, modelleri, müşteri sadakatine etki eden faktörler ile deneyimsel pazarlamanın müşteri sadakatine etkisi hakkında bilgiler verilmiştir.
Üçüncü bölümde ise deneyimsel pazarlamanın müşteri sadakatine etkisinin belirlenmesi üzerine zincir kahve mağazaları uygulamasına yer verilmiştir. Sonuç ve öneriler bölümüyle eser sonlandırılmıştır.
Gülizar Akkuş Benzersiz deneyimler, günümüz dünyasında gittikçe tek tipleşen turizm destinasyonlarının rekabette öne çıkmasını sağlayacak yegâne unsurlardan biridir. Turistin destinasyonda yaşadığı deneyim ne kadar unutulmaz olur ya da ne kadar sık hatırlanırsa o derece vazgeçilmez bir hâl alacaktır. Bu durum sürekli aynı destinasyonda tatil yapma fikrinin sıkıcılığını ortadan kaldıracaktır. Aksi takdirde her destinasyonun turistin bir kez uğradığı ya da uğrayıp geçtiği bir nokta hâline gelmesi kaçınılmazdır. Bu kitapta, hem turist beklentileri hem de destinasyonların ve turizm işletmelerinin etkin yönetimi açısından deneyimlerin önemi ve nasıl tasarlanması gerektiği üzerinde durulmuştur. Ayrıca deneyimlerin yarattığı bu çarpıcı değişimin artık “deneyimsel turizm” olarak adlandırılmayı hak eden yeni bir turizm türünü ortaya çıkardığından akademik bulgular ışığında bahsedilmiştir. Henüz Türkiye'de kullanılmamakla birlikte ilk kez Amerika'da gündeme gelen ve deneyim ekonomisi kavramı ile temelleri atılan deneyimsel turizmin gelecekte uzay turizmi gibi küresel turizmi etkileyecek on kilit konudan biri olduğu kabul edilmektedir. Bu gerekçelerle hazırlanan kitabın, başta turizm olmak üzere sosyal bilimler alanındaki tüm araştırmacılara ve deneyimsel turizm uygulamalarını adapte etmek isteyen sektör temsilcilerine katkı sunması temennisiyle...
Murat Yorulmaz Ulaştırma modlarından deniz ulaştırması, özellikleri gereği uluslararası pazarları birbirine bağlayan, ulaştırma maliyeti açısından en düşük ve büyük hacimli yükler ile sanayi hammaddesini oluşturan çok büyük miktarlardaki yüklerin tek seferde, bir yerden diğer bir yere taşınması olanağını sağlaması bakımından alternatifi olamayan bir ulaştırma türüdür. Bu kapsamda deniz ulaştırması, lojistiğin gelişmesinde önemli katkılar sağlamış ve sağlamaya devam etmektedir. Deniz ulaştırması, denizyoluyla yüklerin limanlar arasında taşınması ve elleçlenmesi sürecini kapsarken, deniz ulaştırma lojistiği, lojistik temel hedeflerine ulaşmaya yönelik olarak, düşük maliyet, akışkanlığı sağlama ve değişen müşteri ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla, deniz ulaştırmasında yük ve buna ilişkin bilgi akışının kapıdan kapıya taşımacılık kapsamında planlanması, uygulanması ve yönetilmesidir. Lojistik sürece entegre olmuş deniz ulaştırması, etkin lojistik akışı sağlamakla birlikte deniz ulaştırma lojistiği kavramını ortaya çıkartmıştır. Deniz ulaştırma lojistiği, deniz ulaştırmasının ve lojistiğin hedeflerinin ortak noktada birleşmesiyle kavramsallaştırılmış ve özellikle küresel lojistik sektörü aktörlerinin dikkatini çeken bir konu haline gelmiştir.
Bu kitapta denizde, iç sularda veya okyanusta yapılan tüm denizyolu taşımacılığı faaliyetlerini kapsaması, diğer ulaştırma modlarına entegre olabilmesi ve lojistik hedeflerle uyum sağlaması nedeniyle, bu kavramları içerisine alan deniz ulaştırma lojistiği, ulaştırmaya lojistik bakış açısıyla incelenmiştir. Kitapta deniz ulaştırma lojistiği kapsamında, lojistik faaliyetler, ulaştırma lojistiği, lojistik merkezler, lojistik entegrasyon, deniz ulaştırma lojistik hizmet yetenekleri ve detaylı literatür ele alınmıştır. Kitap, deniz ulaştırma lojistiği ile ilgili ülkemizde yayınlanan kapsamlı ilk Türkçe eser olması nedeniyle önemli bir yere sahiptir.
A. Zafer ACAR, Emre ÇAKMAK Lojistik, işletmelere hız ve esneklik sağlamasının yanında önemli maliyet avantajları da yaratmaktadır. Coğrafi ve tarihi avantajlarına rağmen bu sektörden yeterince pay alamayan ülkemizde eksikliği hissedilen Türkçe kaynak ihtiyacına katkıda bulunmak amacını taşıyan bu eser; lojistiğin en bilinen operasyon alanlarından birisine parmak basarak depolama, malzeme elleçleme ve ambalajlama konularını incelemektedir. Eser, lojistik alanında yetişmekte olan gençler ve hâlihazırda lojistik sektöründe faaliyet gösteren tüm yönetici ve çalışanlar için faydalı bir el kitabı niteliğindedir.
Aydın Ünal, Füsun Esenkal Çözeli, Gizem Özgürel, Gülay Çakır, Mehmet Sedat İpar, Onur Çelen, Sinan Baran Bayar Dünya genelinde modern anlamda turizm sektörü özellikle II. Dünya Savaşı'ndan günümüze kadar küresel ve teknolojik gelişmelerle birlikte hızlı bir gelişim kaydetmiştir. Türkiye'de ise bu gelişmelere 1982 yılında yürürlüğe giren 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu ayrıca ivme kazandırmıştır. 1950'li yıllarda dünya genelinde seyahat eden kişi sayısı 25 milyon civarında iken 2019 yılı sonu itibarıyla bu sayı 1,4 milyar kişiye yükselmiş durumdadır. Son birkaç yıllık süreçte Türkiye'nin özellikle jeopolitik konumundan dolayı yaşadığı sıkıntılar, iç ve dış terör saldırıları ve sınır ülkelerde yaşanan siyasal istikrarsızlıklar gibi nedenlerle 2007 yılında ulaştığı seviyelere kadar gerileyen Türkiye'ye 2019 yılı sonu itibarıyla 53 milyon civarında turist varışı gerçekleşmiştir. Diğer taraftan dünya ölçeğinde 1,7 trilyon dolar seviyesinde gelirin sağlandığı turizm pazarlarında ülkeler ve turizm destinasyonları arasında yoğun bir rekabet yaşanmaktadır. Turizmin sosyokültürel, çevresel, politik, ekonomik ve diğer birçok olumlu etkisinden faydalanmak isteyen ülkeler ve turizm destinasyonları bu rekabet ortamında var olabilmek, mevcut pazar paylarını arttırabilmek, hizmet kalitelerinin seviyelerini yükseltebilmek ve turist memnuniyetini sağlayabilmek için çeşitli planlama, üretim, yönetim ve pazarlama stratejileri ve yaklaşımları benimsemektedirler. Ancak turizm sektörünün kendine özgü yapısı, sürekli değişen turist beklentileri, yeni trendlerin ve destinasyonların pazara çabuk hâkim olması yani pazarın ve destinasyonların dinamikliği ülkelerin ve destinasyonların pazarlama süreçlerini yakından etkilemektedir.
Bu eserde destinasyon kavramı, destinasyon pazarlama karması, destinasyon pazarlamasında turist davranışı, destinasyon pazarlamasında karar verme süreci, destinasyon pazarlamasında turist memnuniyeti ve hizmet kalitesi gibi konular detaylandırılmıştır. Eserin literatüre, akademisyenlere, kıymetli öğrencilere ve diğer tüm okuyucularına katkı ve fayda sağlamasını temenni ederiz.
Vedat M. İNCE Turizm dünyasında yaygın olarak kullanılan ortak yabancı dillerden birisi de Almancadır. Bu nedenle, ülkemizde turizm sektöründe Almanca bilmek bir ayrıcalık konumundadır. Bu kitap, turizm sektöründe çalışacak kişilerin Almancayı daha verimli kullanabilmesi amacıyla hazırlanmıştır. 12 üniteden oluşan bu kitap, A1 yani “Anfänger” düzeyinden başlamaktadır. Konular, sektörün beklentilerine hitap ettiği gibi İKMEP (İnsan Kaynaklarının Mesleki Eğitim Yoluyla Geliştirilmesi Projesi) içeriklerini de kapsamaktadır.
Muğla Üniversitesi Milas Sıtkı Koçman MYO'daki 10 yıllık ders deneyimlerimize göre şekillendirdiğimiz bu kitabın en önemli özellikleri şunlardır:
1. Ağırlık noktasını konuşma kalıpları, kelime hazinesi ve temel diyaloglar oluşturmaktadır.
2. Görselleri hem sınıf içinde hem sınıf dışındaki faaliyetlerde öğretim elemanına ve öğrencilere yardımcı olacak ve yükünü hafifletecek niteliktedir.
3. Konu anlatımları ve yönergeler Türkçe açıklamalarla birlikte verilmiştir.
4. Kelime hazinesi, Almanca konuşan bir turist karşısında ihtiyacı karşılayacak zenginliktedir.
5. Dil bilgisinin ağır konuları yerine daha temel konulara yer verilmiş, detaya girilmemiştir.
Turizm branşında eğitim veren fakülte, meslek okulu ve meslek yüksekokullarındaki Almanca derslerinde kullanılabilecek olan bu ders kitabıyla amacımız, öğrencilerimize ihtiyaç duyacakları konuşma kalıpları, kelime hazinesi ve dil bilgisi becerilerini kazandırmaktır.
Bir başka amacımız da yabancı dil öğrenmenin bir kabus değil, ehil eğitimciler, istekli öğrenciler ve uygun ders kitabıyla bir eğlence olabildiğini göstermektir.
Ali İzzet Eken Günümüzde artan küreselleşme rüzgârı dış ticareti önemli hâle getirmiştir. Bunun sonucunda, ülkeler birbirleriyle siyasi, ticari ve ekonomik ilişkiler geliştirmek zorunda kalmışlardır. Bu gelişmelerden etkilenen Türkiye ekonomisinde, donanımlı dış ticaret elemanlarına olan talep artmış ve bu talebin karşılanması için yüksek öğrenim kurumlarında ve meslek yüksek okullarında dış ticaret dersleri açılmıştır.
Bu kitapta; ithalat, ihracat, ilgili kurumlar, kullanılan belgeler, teslim ve ödeme şekilleri, dış ticaretin finansmanı ve riskleri anlatılmaktadır. Dış ticaret ile ilgilenenlere, uluslararası pazarlama konusunda çalışanlara ve üniversite öğrencilerine yardımcı olabilmek amaçlanmaktadır.
Mehmet Karagül - Berfu İlter Dış ticaret işlemleri; kişiler açısından kariyerli bir meslek edinme, firmalar açısından ulusal ve uluslararası pazarlarda rekabet edebilme, devletler için ise dinamik bir dış ticaret yapısına sahip olabilmek için son derece önemli bir faaliyet alanıdır.
Özellikle küreselleşmenin yoğun olarak yaşandığı günümüz koşullarında dış ticaret işlemlerinin önemi çok daha ön plana çıkmış durumdadır. Dış ticaret işlemleri hakkında, millî, milletlerarası ve karşı ülke hukuku olmak üzere birçok bilgiye sahip olmak günümüz şartlarında önemli bir ayrıcalıktır.
Bu kitap çalışmasının ilk bölümünde, dış ticaret konusunun teorik düzeyde ne olduğu, ikinci bölümde dış ticaret işlemlerinin uygulama kısmı, üçüncü bölümde de Türkiye’deki dış ticaret mevzuatı, son bölümde ise dış ticaret işlemlerinin muhasebeleştirilmesi konuları ele alınmış ve değişik dış ticaret uygulamalarına göre farklı muhasebe kayıtları örneklerle incelenmiştir.
Simon Kingsnorth Modern pazarlamacının ölçülebilir ve hesap verilebilir işletme başarısı için dijital medya ile stratejik düşünmeyi nasıl uygulayacağını öğrenmesi gerekir. Dijital Pazarlama Stratejisi kitabı mükemmel dijital pazarlama stratejinizi oluşturmanın her aşamasında size yön göstererek tam olarak bunları gerçekleştirmenizi sağlayacak temel unsurları kapsamakta. Kitap dijital pazarlamanın temel tekniklerinin ve platformlarının analizini içermektedir. Kitabın içerdiği konular: sosyal medya, içerik pazarlaması, arama motoru optimizasyonu, kullanıcı deneyimi, kişiselleştirme, görüntülü reklam ve müşteri ilişkileri yönetimidir. Planlama, işletmenin ana hedefleriyle bütünleştirme ve yöneticilere sunum da dahil olmak üzere uygulama boyutuna da kitapta değinilmektedir.
Simon Kingsnorth dijital pazarlama stratejisini en iyi örnek olaylarıyla, grafiklerle, kontrol listeleriyle ve özetlerle canlandırmaktadır. Kitap ayrıca:
• dijital pazarlama tekniklerinin genel işletme stratejisine nasıl bütünleştirileceğini ve karar vericilerden onay almak için stratejinizi onlara nasıl sunacağınızı göstermekte
• gerçek dünyadan Nestle, Hertz, Adidas, Google, Amazon ve çok sayıda diğer işletmelerden örnek olayları ve analizleri içermektedir. Bunları inceleyerek en iyi uygulamaları görebilir ve kendi dijital stratejinizi geliştirebilirsiniz.
• vizyon temelli ve gerçek zamanlı planlama, içerik pazarlama planlaması, sunum biçimleri ve daha başka modelleri ve ipuçlarını da içermekte ki bunlar işletmelerin belirli işletme ihtiyaçlarına uyacak strateji ve teknikleri uygulayabilmesini mümkün kılacaktır.
Sınırlandırıcı her duruma uyan bir model sunmaktansa kitap, farklı işletme ihtiyaçlarına göre kendi stratejinizi geliştirebilmek için uyarlayabileceğiniz araçları size vermekte ve pazarlamaya bütünleşik ve bütüncül bir yaklaşımın nasıl daha büyük başarıya ulaştırdığını sergilemektedir.
Mehmet Altınöz Belge yönetimi geleneksel anlamda mekanik yöntemlerle yapılırken, günümüz otomasyon sistemlerinin gelişimi ve örgütlerin “sanallaşması” çağdaş örgütlerde evrak yönetiminin de sanal ortamlarda yürütülebilmesine olanak sağlamıştır. Sanal dosyalama ve arşivleme yöntemleri, bazı yasal yükümlülüklerin belge yönetiminin formel ve somut biçimde yürütülmesini zorunlu kılmasının dışında, çağdaş arşiv yönetimi anlamında yaygın olarak kullanılabilmektedir. Elinizdeki eser sanal veya somut olmak üzere, evrakın ortaya çıkmasından, dosyalama biçim ve arşivleme sistem seçimine kadar geçen aşamaları detaylıca ortaya koymaktadır.
Ben Fincham ‘Refah konusundaki tartışmalar çoğu kez ahlakçı ben bilirimciliğe sürüklenir. Çokça ihmal edilen eğlence kavramının bu yüksek kavrayışlı analiziyse bir hoş geldin yanıtı sunar. Vakitlice, hoş bir kışkırtma.’
—Joe Hallgarten, Kraliyet Sanat, İmalat ve Ticaret Cemiyeti, İngiltere
‘Bu, “eğlence sosyolojisini” net bir biçimde telaffuz etmeye yönelen ilk kitap niteliğindedir [...] o, şu ana kadar sosyal hayatın görmezden gelinen bu alanına dair içtenlikle hayranlık uyandırıcı ve yenilikçi bir anlayış getirmiştir. Ayrıca eğlencenin yaşamlarımızda oynadığı merkezî rolü teslim etme ve önceden önemsizleştirilmiş olan bu olguya dair sosyolojik bir kavrayış geliştirme amacı bakımından açıkça başarılı olmuştur.’
—Ruth Woodfield, St. Andrews Üniversitesi, İngiltere
‘Fincham’ın analizi keşifsel olmakla beraber analitiktir de; kuramsal anlayışları, ampirik olarak zengin örneklerle ustalıkla bir araya getirmiştir.’
—Susie Scott, Sussex Üniversitesi, İngiltere
Eğlence nedir? Mutluluk veya zevkten hangi bakımdan farklıdır? Eğlendiğimizde eğlendiğimizi nasıl anlarız? Bu kitap, sorgulamadan kabul edilen bu toplumsal olgunun kapsamlı olarak sosyolojik açıklamasını yapmak bakımından bir ilktir. Fincham; çocukluktaki eğlence anılarımız, yetişkin olarak yaptığımız eğlence, işte sesi boğulmuş eğlence deneyimlerimiz ve yaşanmış eğlence deneyimlerimiz gibi konuları irdeler. İlk elden hikâyelerin yanı sıra eğlenceyi yorumlamak için yeni bir yaklaşımın kullanılması suretiyle, eğlencenin ciddiyetsiz veya önemsiz fakat aynı zamanda da mutlu yaşam için zaruri olarak görülmesi paradoksu ortaya koyulur. Kontrol, sınırı aşma ve eğlencede toplumsal ilişkilerin önceliği konularını ele alan Eğlence Sosyolojisi, nasıl eğlenmek istediğimiz ve yaptığımız eğlenceyi kimin belirlediği hususunda tartışma açmak niyetindedir.
Vedat Martin İNCE Günümüzde, dünyada yaygın olarak kullanılan ortak yabancı dillerden birisi de Almancadır. Türkiye’ye her yıl milyonlarca Alman veya yabancı dili Almanca olan turist gelmektedir. Bu nedenle, ülkemizde Almanca bilmek bir ayrıcalık konumundadır; ancak buna rağmen bu ihtiyacın karşılanabileceği eğitim kurumlarında, yerli imkânlar ile üretilmiş eğitim malzemesi yok denecek kadar az ve olanlar da temel iletişim amacıyla kullanılmasını öğretmek açısından çok yetersizdir. İşte bu nedenle “Eisberg” adlı kitap hazırlanmıştır.
1. Kitabın ağırlık noktasını konuşma kalıpları, kelime hazinesi ve temel diyaloglar oluşturmaktadır. Bunların yanında dil bilgisi de ihmal edilmemiştir.
2. Görsel malzemeler hem sınıf içinde hem sınıf dışındaki faaliyetlerde öğretim elemanlarına ve öğrencilere yardımcı olacak ve onların yükünü hafifletecektir.
3. Konu anlatımları ve yönergeler, Türkçe açıklamalarla birlikte verilmiştir.
4. Kelime hazinesi, temel ihtiyacı karşılayacak kelimelerden oluşmaktadır.
5. Dil bilgisinin ağır konuları yerine, daha temel konulara yer verilmiş; detaya girilmemiştir.
Arkın Sezgin “Oysaki başarılı pazarlamanın temeli düşük maliyet ve yüksek kaliteli satın alma sürecinden geçmektedir.”
Arkın Sezgin
Teknolojinin gelişmesi ile beraber internetin kullanımı, satın alma ihtiyaçlarının daha hızlı ve güvenilir bir şekilde sonuçlanmasına yönelik çalışmaları beraberinde getirmiştir. Özellikle gelişmiş ülkeler elektronik ortamda hızlı, güvenilir ve adil bir şekilde satın alma süreci yönetmek amacıyla gerekli alt yapı çalışmaları başlatmıştır. Bu süreç dünyadaki ihale uygulamalarına da yeni bir boyut kazandırmıştır.
Bu kitap, elektronik ortamda başlatılan satın alma sürecinde standardizasyon sağlayacak, adil ve şeffaf yönetim olarak elektronik ihale ile sonuçlandırılmasında yön oluşturacak, ilk tekliflere göre en iyi sonucu elde etmek için ihale kurgusunun oluşturulmasına ışık tutacak ve derslerde eğitim amaçlı kullanılabilecek temel bir eser olma niteliğine sahiptir. Ayrıca bu kitap içeriği bakımından literatürde ilk olma özelliğine sahiptir.
Kurban Ünlüönen - Ahmet Tayfun Ekonomi kitabının hazırlık aşamasında; mesleki ve teknik eğitimin karakteristik özellikleri ile meslek yüksekokullarının öğrenci profili göz önüne alınarak planlama yapılmıştır. Bölüm başlıkları; ekonomi ile ilgili düşünceler ve temel kavramlar, bütün toplumların ortak ekonomik problemleri, talep, arz, piyasa ve piyasada fiyat oluşumu, devletin fiyatlara müdahalesi, tüketici dengesi, üretim ve üretici dengesi, firma dengesi, millî gelir, istihdam ve işsizlik, gelir dağılımı, para ve banka, dış ticaret, büyüme ve kalkınma konularını kapsamaktadır. Çalışma, meslek yüksekokulu öğrencilerinin yanı sıra fakültelerde de benzer derslerde kullanılabilecek içeriktedir.
Emre Topoğlu Elinizdeki kitap, uzun ve titiz bir çalışmanın eseri olup, özellikle YÖK'ün İnsan Kaynaklarının Mesleki Eğitim Yoluyla Geliştirilmesi Projesi, bilinen adı ile İKMEP'in kapsam ve içeriğine uygun olarak hazırlanmıştır.
Bu kitap, özellikle meslek yüksekokullarımızda okutulan Ekonomi ve Mikro İktisat dersleri için tasarlanmış olmakla birlikte, çeşitli fakültelerin ekonomi dersleri yanında, ekonomi ile ilk kez tanışan ve bu bilim ile ilgili temel kavramları özümseyip, sonraki aşamalara altyapı oluşturmak isteyen herkes için yazılmıştır. Zira genel olarak amacımız, matematikle ve dolayısıyla istatistikle ilişkisinden dolayı önyargı ile bakılan, ancak günümüzdeki önemine binaen birçok bölümde okutulması ve bunun yanı sıra öğrenilmesi arzulanan bu dersi biraz daha anlaşılır örnekler ve güncel yorumlarla destekleyebilmekti. Bu bağlamda konu sonlarında mevcut bulunan soruların dışında, kitabımızı piyasada bulunan diğer birçok değerli ekonomi kitabından ayıran en temel unsur şüphesiz, konuların işleyiş biçimi yanında, kitap sonunda yazarlarımız tarafından ciddi biçimde açıklanarak çözümlenmiş olan soru bölümüdür. Kitabın yaklaşık olarak %15'ini oluşturan bu bölümün, siz değerli öğrencilerimize ve okuyucularımıza ciddi katkı sağlayacağı inancını taşımaktayız.
Kurban Ünlüönen - Ahmet Tayfun Bu kitap iktisat bölümleri dışında okutulan genel ekonomi, ekonomiye giriş ve ekonomi gibi derslere kaynak olması amacıyla hazırlanmıştır. Öğrencilere ve ekonomiye ilgi duyanlara temel ekonomik kavramları sade bir dille anlatmayı amaçlayan kitap on dört bölümden oluşmaktadır. Bölümler, ekonomik düşüncelerin tarihi gelişimi ve ekonomi ile ilgili kavramlar, ekonominin temel sorunları, talep ve talep esnekliği, arz ve arz esnekliği, piyasa ve fiyat oluşumu, tüketici dengesi, üretim ve üretici dengesi, tam rekabet ve aksak rekabet piyasalarında firma dengesi, millî gelir, istihdam ve işsizlik, gelir dağılımı, para ve banka, dış ticaret, büyüme ve kalkınma konularını kapsamaktadır. Ayrıca her bölüm başında bölümün hedefleri verilmiş, bölüm sonlarında ise konuların anlaşılıp anlaşılmadığını ölçmek için değerlendirme sorularına ve çoktan seçmeli sorulara yer verilmiştir.
Cengiz Demir, Aydın Çevirgen Bu çalışmada, ekoturizmin sürdürülebilir bir yapıda geliştirilmesi gereği vurgulanarak, konular çevrenin ekonomik, ekolojik ve sosyo-kültürel boyutlarını kapsayan bütünsel bir yaklaşım içinde ele alınmıştır. Ekoturizmin prensiplerinin ortaya konulması, planlanması ve yönetiminde rehberlik edecek temel bilgilerin verilmesi, bu çalışmanın amacını oluşturmaktadır. Kitapta, koruma alanlarında turizm ve rekreasyon faaliyetlerinin prensipleri ve sürdürülebilirliği, ekoturizmin diğer turizm türleri ile ilişkisi ve çevre etkileşimi gibi konuların yanı sıra ekoturizmin yapısı, pazarı, planlanması ele alınmış; ayrıca ekoturizmle ilgili düzenlemelere yer verilmiştir. Bu kitabın, ekoturizmle ilgilenen araştırmacılara, öğrencilere, akademisyenlere, sektördeki işletme ve yöneticilere faydalı olacağına inanıyoruz.