Havacılık İşletmeciliği \ 1-1
Ferhan Kuyucak Şengür Havaalanları, hava taşımacılığının kalbidir. 21. yüzyılın havaalanları, temel kamu işletmeciliği anlayışı ile yönetilen altyapı hizmeti sunucuları olmaktan çıkarak tüm paydaşları için emniyetli, güvenli, verimli ve düzenli hizmet sunan, 24 saat yaşayan, hareketli yaşam alanlarına ve intermodal ulaştırma merkezlerine dönüşmektedir. Bu dönüşüm, 21. yüzyılın dinamikleri ile hareket eden bir havaalanı işletmeciliğini gerektirmektedir. 21.Yüzyılda Havaalanı İşletmeciliği kitabı, havaalanını yönetsel açıdan ele alırken geçmişten günümüze ve geleceğe havaalanı işletmeciliğini irdelemektedir.
Kitap, akademiden ve havacılık sektöründen okuyucuların bilgi birikimine katkıda bulunmanın yanı sıra havacılığa ilgi duyan ve bu konuda bilgi biriktirmek isteyenlere de yol gösterici olmayı hedeflemektedir.
Kitabın gözden geçirilmiş bu ikinci basımının okuyucusuna, Türk havacılık sektörüne ve Türkçe alanyazına katkı sağlaması dileği ile…

Bilal Kılıç The unprecedented expansion of civil aviation over the past three decades drives the demand for new employees (e.g., commanders, first officers, cabin crew, dispatchers, loadmasters, and technicians). The training of these employees plays a vital role regarding safety. Researchers have focused attention sharply on aviation safety and the resulting demand for qualified employees.
Learning from failures, accidents and incidents is the capability of an organization or individuals to obtain information and knowledge from past events and transfer these into measures and safety actions that will help avoid reoccurrences and improve safety in the related industry.
Aircraft Accident Investigation: Learning from Human and Organizational Factors provides a complete overview of the contributing factors to accidents and incidents in aviation and fundamentals of aircraft accident investigation. While the book in your hands may be used in the form of a reference source at universities in terms of its contents, it may also be used in the recurrent trainings of airlines as a supplementary source. It is also a source of reference that may be individually used by those who are interested in aviation for the purpose of learning about the investigation methods and causes of accidents that have been experienced.
Muzaffer Çetingüç Havacılığı uçakların motor gücünden ve aerodinamik yapılarından ibaret sayıp mühendislik ve tekniğe indirgemeyi kimse düşünmüyor. Ama uygulamada hep bu teknik konular öne çıkıyor; onları çalıştıran veya kullanan insan arka planda kalıyor. Havacılık psikolojisi ve kazalarda insan faktörünü irdeleyen kitaplar, genellikle havacılıkta insanın sistemin neresinde durduğunu ve ne kadar önemli yeri olduğunu göstermeye çalışır. Bu kitapta da insanın fizyolojik sistemiyle ve psikolojik mekanizmalarıyla “olmazsa olmaz” rolü vurgulanmaya çalışılmıştır.
Giderek insansız hava araçlarının yaygınlaştığı çağımızda sanki insan devre dışı kalıyor gibi görünse de bütün otomasyon, bilgisayar ve uzaktan yönlendirme sistemlerinin arkasında, bir karar verici olarak en önemli pozisyonda insanın ve onun psikolojisinin bulunduğunu görmek gerekiyor. Türkçemizde ilk olan bu kitabın amaçlarından biri, havacılık psikolojisiyle ilgili dağınık bilgileri sistematize ederek derli toplu bir dosya hâline getirmek, bir diğeri de sadece uçuş doktoru, uçuş psikoloğu ve uçuş emniyet görevlilerine değil bizzat uçuculara, insan psikolojisinin uçuşu nerelere götürebileceği konusunda bir farkındalık kazandırmaktır. Ayrıca, kendi konusunda bir bilgi altyapısı sunmayı ve insanın bilinmezliklerine bir parça ışık tutmayı da amaçlamaktadır.
Tamer Saraçyakupoğlu Uçaklar, doğaları gereği sıra dışı şartlarda çalışırlar. Kabinde ya da kokpitte kocaman çelik yapıların içerisinde keyifle seyahat edilirken, dışarıda derin dondurucudan üç kat daha soğuk ve basıncın yaşanılan ortama kıyasla yaklaşık beşte bir oranında olduğu bir ortam vardır.
Dünyanın en büyük uçağı yerden 640 ton ağırlıkla kalkmaktadır. Bu, orta sınıf arabalardan yaklaşık 450 tanesinin aynı anda uçtuğu anlamına gelmektedir. Peki;
• Bu muazzam kabiliyete sahip uçaklar nasıl üretilmektedir?
• Hava araçlarının sınıflandırılması nasıldır?
• Uçak parçası üretmek için ne gerekmektedir?
• Uçakların bakımları hangi periyotlarda yapılır?
• En yaygın kullanılan form ve dokümanlar nelerdir?
Havacılıkta geçirilen 25 yıllık tecrübenin kazandırdığı bilgiyle bu sorulara ve benzeri başka sorulara kitapta verilen cevapların, emniyet irtifasında, tüm okurlarını güvende hissettirmesi dilekleriyle keyifli okumalar...
İlker Bekler, Levent Kaya, Menderes Çakıcı, Oğuzcan Yerli, Özgür Toraman, Özlem Çapan Özeren Dünya havacılık tarihinde kuşkusuz çok çalkantılı dönemler, inişler, çıkışlar ve krizler olmuştur. Dünyanın en popüler sektörlerinin başında gelen “havacılık” sektörü hiç kuşkusuz en çok ses getiren olayların odağında yer almaktadır.
Bazen bir bomba, bazen bir yanardağ patlaması, bazen bir dolu fırtınası, bazen bir tsunami, bazen bir iç savaş, bazen de bugünlerde yaşadığımız gibi bir pandemi, havacılığı derinlemesine etkilemiştir.
Tüm dünyanın içinde bulunduğu bu pandemi sürecinde havacılık sektörünün çok tecrübeli akademisyenleri ve yöneticileri yıllar boyunca sektörde karşılaştıkları krizleri kaleme aldı ve "Havada Kriz Var" ve "Evet Havada Kriz Var" adında iki eser ortaya çıktı.
Birbirinden değerli bu duayenlerin kalemlerinden çıkanlar, her yaş grubundan havacılık sektörüne ilgi duyan kişilere ışık tutacaktır.
Armağan Macit, Aydan Savıcı Polat, Battal Tuna, Begüm Buse Özsavaner, Cenk Erkin, Deniz Macit, Didem Rodoplu Şahin, Furkan Polat, İhsan Çelebi, Orkun Özsavaner, Satılmış Ürgün, Sinan Fidan, Sultan Gedik Göçer, Turkay Özdemir, Vildan Durmaz, Volkan Yavaş Günümüzde hava taşımacılığı, dünya ekonomileri için en önemli sektörlerden olup küreselleşme sürecinin baş aktörü durumundadır. Dünya ile birlikte ülkemizde de havacılık sektörü her geçen gün büyümeye devam etmektedir. Bu büyüme eğilimi ile birlikte artan ihtiyaçları karşılamak ve sorunlara çözümler üretebilmek için havacılık alanında akademik çalışmalar da hız ve önem kazanmıştır. Hava taşımacılığı yönetimi alanındaki eksikliği karşılamak amacıyla 23 bölüm olarak kaleme alınan Hava Taşımacılığı Yönetiminin Temelleri kitabında; havacılık ekonomisi ve sektör analizi, sivil havacılık sektörü ve küresel ekonomik krizler, havayolu yönetimi ve stratejileri, hava taşımacılığı pazarlaması, hava kargo taşımacılığı, havayolu filo planlama, havayolu işletmelerinde gelir yönetimi, havayolu taşımacılığında finansal yönetim, havaalanı yönetimi, havaalanı dizaynı ve planlaması, havaalanı yer hizmetleri, hava sahası ve hava trafik yönetimi, havacılıkta insan kaynakları yönetimi, havacılık emniyeti, havacılık güvenliği, havacılıkta risk ve kriz yönetimi, havacılık sektöründe dijital dönüşüm, hava trafik kontrol teknolojileri ve gelecek projeksiyonu, hava aracı üretim teknolojileri ve gelecek projeksiyonu, insansız hava araçları, havacılıkta çevresel etkiler, havacılıkta sürdürülebilirlik, havacılık kanunları ve düzenlemeleri konularına yer verilmiştir. Bu kapsamda söz konusu kavramlar ayrıntılı bir şekilde incelenerek okuyuculara, profesyonellere ve akademiye stratejik hava taşımacılığı yönetimi alanına ilişkin yeni bakış açıları kazandırılması ve kavramsal bilgilerinin artırılması hedeflenmiştir.
İbrahim Sarper Karakadılar, Tanyeri Uslu Günümüzde insanların mobilitesini sağlamada ön plana geçen; ülkemizde de kullanımı toplum geneline yayılmaya başlayan hava yolu taşımacılığı oldukça popüler bir hâl almıştır. Akademik literatürde hava yolu endüstrisinin dinamiklerini oluşturan unsurlar da oldukça ilgi çekmeye başlamıştır. Ancak ülkemizde hava yolu işletmeciliğine odaklanan yayınların sayısı oldukça azdır. Bu kitap, konuya ilişkin endüstri ile birçok temel sosyal dinamiği bir arada ele alarak bu gereksinimi gidermeyi hedeflemektedir. Bu doğrultuda Hava Yolu Endüstrisi Dinamikleri kitabının temel amacı; havacılık alanında Türkçe literatüre katkı sağlayarak bu alana ilgi duyan ve temel havacılık konularında temel bilgileri edinmek isteyenlere bir başucu kitabı sunabilmektir.
Bu amaçla farklı disiplinlerde çalışan ve konularında uzman yazarların elinden çıkan bu eserin, havacılık sektörüne ilgi duyan herkese ışık tutacağı düşünülmektedir. Bu kitap ile hava yolu endüstrisinin dinamiklerini oluşturan “Satış, Pazarlama, Dağıtım, Müşteri İlişkileri, İnsan Kaynakları, Kalite, Kabin İçi Hizmetleri, Müşteri Memnuniyeti, Hava Yolu İşbirlikleri, Hava Kargo, Uçak Bakım Onarım, Endüstri İş Modelleri, Rötarlar, Covid-19 Sürecinin Etkileri” gibi her birisi çok önemli olan konu başlıklarını komprime şekilde literatür taramasıyla sistemli ve özenli bir biçimde ele almaktadır.
Ayrıca, havacılık sektörü duayeni Sayın V. İbrahim BÜYÜKYÜKSEL'in ön sözü ile yayımlanan bu eserin; kariyerini havacılık sektöründe planlayanlar, ön lisans, lisans ve lisansüstü öğrenciler ile sektöre ilgi duyan tüm okuyucular için Türkçe kaynak eksikliğini bir nebze olsun gidererek katkı sağlayacak ve onlara rehber olacaktır.
Emre Bahar Bu kitapta; hava yolu endüstrisi, yer hizmetleri yönetimi ve yer hizmetlerinde hizmet kalitesi kavramlarına yer verilmiştir.
Hava yolu endüstrisi ile ilgili genel bilgilere, hava yolu endüstrisinin gelişimine, havacılıkla ilgili yapılmış olan anlaşmalara ve havacılıkla ilgili kuruluşlara yer verilmiştir. Türkiye'de hava yolu ulaştırma sektörü ve gelişimi ile ilgili veriler ayrıntılı olarak ele alınmıştır. Yer hizmetlerinin özellikleri, yer hizmetlerinin türleri, yer hizmetlerinde kullanılan araçlar, yer hizmetleri işletmeleri, yer hizmetlerinde verilen hizmetler, hava yolu yolcu taşımacılığı süreçleri ve yer hizmetleri süreçleri üzerinde durulmuştur. Hava yolu işletmelerinde yer hizmetleri yönetiminde hizmet kalitesi kavramına yer verilmiştir.
Kitabın; Sivil Hava Ulaştırma İşletmeciliği ve Yer Hizmetleri Yönetimi ile ilgili eğitim gören öğrencilere, hava yolu ve yer hizmetleri işletmeleri çalışanlarına ve yer hizmetleri ile ilgili bilgi edinmek isteyen kişilere kaynak olarak yardımcı olacağı düşünülmektedir.
Mehmet Çoban Dünyada havacılık sektörü her yıl yaklaşık yüzde beş oranında büyüme göstermektedir. Sektörün büyümesi ile doğru orantılı şekilde havacılık alanında istihdam edilecek havacı personel ihtiyacı da artmaktadır. Önümüzdeki yıllarda oluşacak bu ihtiyacın karşılanabilmesi amacıyla son yıllarda havacılık liseleri ve üniversiteler bünyesinde havacılık bölümleri açılmaya devam etmektedir.
Havacılık alanında verilecek derslerde kullanılmak üzere önemli çalışmalar ortaya çıkmasına rağmen maalesef halihazırda arzu edilen yeterliliğe ulaşılamamıştır. Bu nedenle, bu kitabın hazırlık aşamasında, ülkemizde havacılık eğitimi veren üniversitelerde okutulan havacılığa giriş derslerinin içerikleri incelenmiş ve yurt dışında yayınlanan birçok yabancı kaynak taranarak uluslararası düzeyde bir içerik oluşturulmaya gayret gösterilmiştir.
Havacılığa Giriş kitabının temel amacı; havacılık alanında literatüre katkı sağlayarak, bu alana ilgi duyan ve temel havacılık konularında bilgi edinmek isteyenlere temel başvuru kaynağı olabilmektir.
Adem Yılmaz, Ahmet Hakan Arslan, Berrak Damla Yıldırım, Levent Kaya, Muhittin Hasan Uncular, Özlem Çapan Özeren, Şahin Karasar Hiç şüphesiz, geleceğin ne getireceğini kesin olarak ortaya koyabilmek mümkün değildir. Bu gerçeklikten insana düşen pay ise sadece maziden feyz alıp atiye ilişkin öngörülerde bulunabilmektir. Havacılık 2050, böyle bir ön kabulden hareket edilerek hayat bulmuş bir eserdir.
“Bu tarihten onlarca yıl sonra dünya havacılığı nerede olur?” gibi çok basit ama cevabı da bir o kadar karmaşık bir soru, bu eserde daha spesifik bir tarih ekseninde yeniden sorulmaktadır: “2050 yılında havacılık hangi noktada olur?”
Sorunun çok yönlü cevaplarını ise havacılığa yıllarca apronda, terminalde, uçak altında, vardiyada, ofiste yoğun emek harcayan, ömürlerini vakfeden duayenleri, kendi üslupları ile bu eserde vermeyi amaçlamaktadırlar.
Tüm okurlarına feyz verip atiye ilişkin öngörülerinde faydalı olması temennisi ve umuduyla…
Armağan Macit, Aylin Konu, Begüm Buse Özsavaner, Bekir Tuncer, Deniz Macit, Elvan Dürbin Gümüş, Ercan Bahtiyar, H. Yusuf Güngör, Harun Karakavuz, Kemal Coşkun, Mehmet Yaşar, Nihan Sidar, Nisa Seçilmiş, Onur Oğuz, Rüstem Barış Yeşilay, Şafak Aktemur, Volkan Yavaş, Yıldırım Saldıraner Havacılık sektörü, birçok krizden aldığı ağır hasarlara rağmen büyümesini devam ettirerek küresel seyahatin en çok tercih edilen ulaşım modlarından biri hâline gelmiştir. Ülkelerin gelişmişlik seviyesinin önemli bir göstergesi olan hava taşımacılığı, ülke ekonomisine önemli katkılar sağlamaktadır. 2019’un sonundan itibaren Covid-19 pandemisi ile bugüne kadarki en büyük krizi yaşayan havacılık sektörü, seyahat yasakları ve kısıtlamaların kalkması ile hızlı bir toparlanma sürecine girmiş, pandemiden etkilenen ülke ekonomilerine de katkı sağlamaya devam etmiştir. Değişen dünya düzenine ve dijitalleşmeye en hızlı ayak uyduran ulaşım modlarından olan hava taşımacılığı küresel çapta ülkeler tarafından önemli altyapı yatırımları ile desteklenmektedir. Havacılık sektörüne yapılan yatırımlar, havacılığın gelişmesine ve ülke ekonomilerine daha büyük katkı sağlamasına sebep olmaktadır. Bu sebeple havacılık ekonomisi, hükûmetlerce ve sektördeki tüm paydaşlarca geliştirilmeye çalışılmaktadır.
Bu kitapta, havacılık ekonomisinin teorik ve kavramsal temelleri konusunda bilgiler verilerek havacılık ekonomisine yönelik politikalar incelenmekte ve havacılık ekonomisi ile ilgili güncel araştırmalar ele alınmaktadır. Böylelikle her seviyeden akademik bilgi edinmek isteyen okuyuculara fayda sağlayabilmesi amaçlanmıştır. Akademik alan yazına katkı ve okuyuculara fayda sağlaması dileğiyle…
Mikdat Kadıoğlu “Havacılıktan bahsetmeye başladığınız andan itibaren meteoroloji olmazsa olmaz bilim disiplinlerinden biri hâline gelir. İki alanın oldukça girift olan ilişkisi, bir hava aracının gökyüzündeki seyahati veyahut kaderi için vazgeçilmez bir unsurdur. Bu noktadan hareketle meteoroloji, havacılığın gelişmesi için en önemli bilim dallarından biridir demek kanaatimce en doğru tanımlamalardan biri olacaktır.
Millî Teknoloji Hamlesi'nin en önemli atılımlarından biri hâline gelen Millî SİHA'larımız askeri alanlardan afetlere, orman yangınlarından düzensiz göç hareketi izlemeye kadar birçok alanda kullanılır hâle geldi. Tüm hava araçlarında olduğu gibi İHA'ların uçuşu içinde hava hareketlerinin belirleyici bir rolü var. İHA'lar hava akımı ve aerodinamik kuvvetlerden faydalanarak uçarlar ve bu yüzden meteorolojik olayların etkisi büyüktür. Uzaktan tamamen otonom bir sistemle yönetilen bir uçuşun dinamik süreçleri, atmosferin mevcut durumuna da bağlıdır. Bu nedenle atmosferde meydana gelen türbülans, fırtına, buzlanma gibi şiddetli hava olayları İHA'ların performansı ve güvenli uçuşu için belirleyici niteliktedir…”
Selçuk Bayraktar

Hava, uçak performansını ve uçuş güvenliğini etkileyen önemli bir faktördür. Sıcaklık (sıcak veya soğuk), nem (ıslaklık veya kuruluk), rüzgâr hızı (sakin veya fırtınalı), görünürlük (berraklık veya bulanıklık) ve barometrik basınç (yüksek veya düşük) gibi değişkenlere göre belirli bir zaman ve mekândaki atmosferin durumudur. Hava durumu terimi, yüksek rüzgârlar gibi olumsuz veya yıkıcı atmosferik durumlar için de geçerlidir.
Aslında hava şartları, hiçbir zaman tarafsız değildir. Savaşta ve barışta hep bize karşı veya bizimle beraberdir. Temel kural şudur: “Eğer avantajımız olacak şekilde onu anlar ve kullanırsak hava, müttefikimiz; kullanmazsak düşmanımız olur.” Sonuç olarak savaş ve havacılık tarihimiz boyunca hava şartlarına dikkat etmediğimiz zaman havanın düşmanımız; dikkat ettiğimiz zaman da müttefikimiz olduğunu defalarca tecrübe ettik.
Bu nedenlerden dolay bu kitap, savaşta ve barışta aletli ve/veya aletsiz sivil, askerî ya da sportif amaçlar ile uçuş yapan ya da bu uçuşlara hizmet veren tüm havacılık camiasının hava durumuyla ilgili meteorolojik olayları sağlam bir şekilde anlama, kavrama, analitik düşünme ve karar verebilme becerilerini geliştirmek için hazırlanmıştır.
Bülent Yılmaz, Ender Güler, Murat Atik, Şaban Çelik, Tuğba Dölen, Yaşar Köse Küreselleşmenin hızla yaşandığı günümüzde havacılık sektörünün hem ülkemizde hem de dünyada önemi giderek artmaktadır. Finansal açıdan havacılık sektörü; büyük sermaye yatırımlarının yapıldığı, yerel ve uluslararası ölçekte yaşanan ekonomik, siyasi, sosyal, askerî vb. gelişmelerden eş zamanlı olarak etkilenen, yönetilmesi gereken birtakım riskleri bünyesinde bulunduran bir sektördür.
Bu kitap, havacılık sektöründeki finansal riskleri ve buna ilişkin muhasebe uygulamalarını içeren altı bölümden oluşmaktadır. Bölüm yazarları kendi alanlarında yetkin akademisyenler olup yazdıkları bölümlerde kendi konularını güncel gelişmeler ışığında bilimsel olarak değerlendirmişlerdir.
Kitabın, havacılık alanı ile ilgili bilimsel çalışmalara ve havacılık sektöründe yer alan personele faydalı olması dileğiyle...
Vahap Önen İyi bir emniyet yönetim sisteminin temeli ancak kuruluşlarda iyi bir emniyet iklimi ve iyi bir emniyet kültürünün oluşturulmasıyla mümkündür. Eğer emniyet iklimi ve emniyet kültürü iyi bir şekilde kurulamaz ya da geliştirilmez ise, emniyet sistemi çalışmalarında ne yaparsak yapalım pek fazla anlam ifade etmeyecektir. Yapılan çalışmalar sadece kağıt üzerinde kalır ve sistem bir katma değer üretmeden olay ve kazalar yaşanmaya devam eder. Özetlemek gerekirse: Emniyet Kültürü ve İklimi “Emniyet Yönetim Sisteminin” en temel yapı taşıdır. Bu nedenledir ki, bizler gerçekten kalıcı ve başarılı emniyet yönetim sistemi kurmak ve işletmek istiyorsak öncelikle; emniyet kültürü, emniyet iklimi kavramlarını yakından tanımalı, bunların arasındaki ilişkiyi iyi anlamamız gerekmektedir. Bu temel kavramlar iyice anlaşıldıktan sonra kendimize sormamız gereken husus “kuruluşumuzun emniyet iklimi, emniyet kültürü ne düzeyde olduğu sorusu olmalıdır.” Buna yönelik olarak da literatürde geliştirilmiş modelleri tanımak bunların farkında olmak ve akabinde hangi yöntemin kendi kuruluşumuz için daha doğru sonuçlar vereceğini öngörerek ölçümleme yapmamız gerekmektedir. Tüm bunların sonunda ise kendimizi daha iyi tanıma fırsatı bularak emniyet iklimi ve emniyet kültürü konusunda güçlü, zayıf noktalarımızın, biz bekleyen fırsat ve tehditlerin farkına varmış oluruz. Bu ise bize iyi bir emniyet yönetim sistemi kurulmasına yönelik uygun bir "Kültürel Gelişim Programı" hazırlanmasına ve bunun uygulanmasına dayanak teşkil etmiş olacaktır.
Havacılık sektöründe emniyet yönetim sistemini işleten ve/veya işletmek zorunda olan tüm sektör kuruluşları ya da havacılıkla ilgili üniversite ve okullarında aktarılan emniyet yönetim sistemi derslerinde emniyet kültürü ve ikliminin önemi anlatılırsa, bu kavramları ve bunlara ait modelleri daha iyi anlayıp aktarırlarsa, doğru ölçüm yöntemleriyle durumlarını analiz edip bunun neticesinde etkin emniyet kültürü-iklimi geliştirme programları uygularlarsa istenen tutum ve davranışa yönelik daha uygun çalışanlar ve öğrenciler ortaya çıkar ve böylece bu sistemin kurulmasındaki istenen hedefe çok daha hızlı ve doğru bir şekilde ulaşılmış olunur. “Elinizdeki kitabın amacı, işte bu yolda yürümeniz için yollardaki taşları dizerek sizlere bu yolda yürümeniz için yardımcı olmaktır.
Vahap Önen, Z. Benan Böke, Ferhat Koçaslan, Ahmet Selim Süzer, Ayberk Tutkun, Serap Daş, Şebnem Tamer, Figen Altakriti, Ali Akbaba, Nil Konyalılar, Dilek Yalçın, Özgür Ergun, Gönül Akın, Ekrem Süzen, Gülnaz Karahan, Hadi Ercan, Cengiz Türkoğlu, Engin Aksüt, Eray Beceren, Ayça Mumkule Erşipal, Julide Nukan, Tevfik Uyar, Fahri Peksu, Mehmet Ali Ağaşçıoğlu, Sahavet Gürdal Havacılıkta insan faktörleri konusu, tüm havacılık çalışanlarının ve havacılık öğrencilerinin bilmesi, anlaması ve öğrenmesi gereken temel paydasıdır. Bu kadar önemli bir konunun daha ayrıntılı bir şekilde ele alınma ihtiyacının ortaya çıkması ve ülkemizde havacılık operasyonun tüm alanlarını kapsayacak şekilde kapsamlı bir içerikte bu alanda Türkçe bir kaynağın olmaması, bu eserin hazırlanmasına vesile olmuştur. Tüm sivil havacılık yüksekokul ve fakültelerinde temel ders konusu olması gereken ve havacılık sektörünün bütün alanlarında temel eğitim olarak verilmesi gereken “Havacılıkta İnsan Faktörleri” hakkında yayınlanan bu eserin hem sektörel alanda hem de akademik alanda önemli bir boşluğa hizmet edeceği düşünülmektedir.
Kitap, havacılık operasyonun içinden gelen gerçek uzmanların, bu konuda profesyonel hizmet veren uzmanların ve sivil havacılıkla ilgili yedi ayrı üniversite akademisyenlerinin katkılarıyla örnek olay anlatımlı, tüm havacılık operasyonel faaliyetlerini içerecek şekilde hazırlanmıştır.
Muhittin Hasan Uncular Tüm dünyada ses getiren bir terör eylemi, afet ve salgın gibi birtakım olaylar olduğunda hiç kuşkusuz en çok etkilenen sektörlerin başında havacılık sektörü gelmektedir.
Dünyanın en gözde sektörlerinden biri olmasına rağmen havacılık sektörü 2019 senesinin sonuna doğru yaşanan yeni bir salgınla ciddi olarak sarsılmıştır. Sosyal hayatın, turizmin ve havayolu ulaşımının neredeyse tümden durma noktasına geldiği bir ortamda binlerce “çelik kuş” yerde yatmaya başlamış, insanlar uçamamış ve ekonominin en önemli sektörlerinden olan havacılık ve turizm durmuş vaziyettedir.
“HAVADA COVID VAR” adlı bu kitabımızda, dünyanın en popüler sektörlerinden birisi olan havacılık sektörünün COVID 19 öncesi dünü, bugünü ve geleceğine ilişkin tespitler değerli okuyucularımızın bilgilerine sunulmaktadır. Hiç kuşkusuz, havacılık sektörü tekrardan eski parıltılı günlerine kavuşacaktır.
Muhittin Hasan Uncular Uçmak ve uçmayla alakalı tüm gelişmeler neredeyse insanlık tarihi kadar eskidir. Belki Icarus’un kanadında özgürlüğünü arayan insanların vazgeçilmez bir tutkusu olmuştur havacılık.
Bu eserle işte böylesine ilgi odağında olan bir sektörün içinde yer alan “iletişebilmek ya da iletişememek” diye tabir edeceğimiz sorunun havacılıkta nasıl izler bıraktığına dair hususlar incelenip okuyucuların takdirlerine sunulmaktadır.
Havacılıkta çok bilinen bir deyiş vardır: “Take off is optional, landing is mandatory”. Yani kalkış tercihe bağlı ama iniş mecburidir. Evet, bir uçağı kaldırmadan önce o uçağın kalkmasına karar vermek ya da vermemek bir tercih meselesi olurken kalkmış bir uçağın inmesi tercih üstü bir zaruri durumdur.
İşte inişin mecburi olduğu bir kurguda “Nasıl bir iniş olacak?” sorusu en önemli sorulardan biridir.
Tüm yolcularıyla ve mürettebatıyla birlikte uçak salimen bir iniş mi gerçekleştirecek yoksa havadan yere inmesi çok daha farklı bir şekilde belki de can kayıplarının olacağı bir şekilde mi olacaktır?
Hiç şüphesiz “iletişim”, havacılıkta bu iki sonuçtan birinin ortaya çıkmasında en önemli etkenlerden ve belirleyici unsurlardan biridir.
Bu eserde "İletişiyorum, öyleyse varım." dercesine havacılıkta yaşanan iletişim sorunları ele alınacak ve “havada kalamayan” bir iletişimin havacılıkta nasıl bir kadere sebebiyet verdiğine ilişkin de örnekler paylaşılacaktır.
Belis Gülay Şahin, Berrak Damla Yıldırım, İnan Eryılmaz, Muhittin Hasan Uncular, Mustafa Savaş, Şener Odabaşoğlu Dünya havacılık tarihinde kuşkusuz çok çalkantılı dönemler, inişler, çıkışlar ve krizler olmuştur. Dünyanın en popüler sektörlerinin başında gelen “havacılık” sektörü hiç kuşkusuz en çok ses getiren olayların odağında yer almaktadır.
Bazen bir bomba, bazen bir yanardağ patlaması, bazen bir dolu fırtınası, bazen bir tsunami, bazen bir iç savaş, bazen de bugünlerde yaşadığımız gibi bir pandemi havacılığı derinlemesine etkilemiştir.
Tüm dünyanın içinde bulunduğu bu pandemi sürecinde havacılık sektörünün çok tecrübeli akademisyenleri ve yöneticileri yıllar boyunca sektörde karşılaştıkları krizleri kaleme aldı ve "Havada Kriz Var" ve "Evet Havada Kriz Var" adında iki eser ortaya çıktı.
Birbirinden değerli bu duayenlerin kalemlerinden çıkanlar, her yaş grubundan havacılık sektörüne ilgi duyan kişilere ışık tutacaktır.
Leyla Adiloğlu Yalçınkaya Bu kitapta, Türkiye havayolu yolcu taşımacılığı örgütsel alanında, farklı tarihlerde kurulmuş, uzun yıllar faaliyetlerini sürdürmeyi başarmış, farklı iş modellerine sahip Türk Hava Yolları A.Ş. ve Pegasus Hava Taşımacılığı A.Ş. iş modellerinin nasıl değiştiği, yeni kurumsal kuram ve kaynak bağımlılığı kuramı çerçevesinde ele alınmaktadır. Araştırma kapsamında üst düzey yöneticiler ile yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiş, pek çok farklı ikincil kaynağı kapsayan zengin veri setinden yararlanılmıştır. Nitel bir çalışmaya yer verilen bu kitapta, iş modellerinin zamanla değişimi; bu değişimin yeni kurumsal kuram ve kaynak bağımlılığı kuramı varsayımları ile açıklanabileceği ortaya çıkarılmıştır. Kitap, değişime etki eden makro düzeyde, örgütsel alana hâkim kurumsal mantıkların ve kurumların etkisinin, meşruiyet gayesinin yanı sıra örgütün ihtiyaç duyduğu kaynaklardan dolayı ortaya çıkan, örgütlerarası bağlılığı yönetme yöntemlerinin, iş modellerini değiştirdiğini göstermektedir. Kitapta, söz konusu iki havayolu iş modellerinin, her bir alt boyutunun değişimi ele alınmakta, aynı zamanda THY’nin çoklu iş modeline, Pegasus Havayollarının bir iş modelini terk edip farklı iş modeli ile yoluna devam etmesine, havayollarının bulundukları örgütsel alanın dinamiklerine ve havayolları için önemli rol oynayan havalimanlarının süreçteki gelişimine değinilmiştir.
Haydar Ateş, Murat Düzgün Dünyada son 30-35 yıllık dönemde gerek teknoloji ve gerekse kullanım alanları bakımından büyük bir ivme ile gelişmekte olan İnsansız Hava Araçları'nın (İHA) bu hızlı gelişimi, dikkatleri bu platformlar üzerine çekmektedir. Bu yeni teknolojiler, başta güvenlik alanı olmak üzere birçok sektörde pratik ve analitik yönden yeni bir bakış açısı sağlamaktadır.
Tasarımdan operasyona, teknolojilerden kullanıcılara, referans kaynaklara, konferanslara, yayınlara, profesyonel topluluklara ve etik konulara İHA'lar hakkında bilinmesi gereken temel hususların kapsamlı bir incelemesini sunan İnsansız Hava Araçları (İHA): Temel Bilgiler ve Kullanım Alanları isimli bu kitap, yenilikçi araştırmalara yol açmayı ve yeni kavramların yanı sıra en son teknolojiye genel bir bakış ve ayrıntılı bilgi sağlayarak araştırmacıları gelecekteki mucitler ve girişimciler olarak yönlendirmeyi hedeflemektedir.
Kitap; İHA'lara yönelik teknik odaklı çalışanlar ve mühendisler, belirli teknik/ticari bilgiler arayan uzman/uygulayıcılar ve aynı zamanda İHA ve konuları ile ilgili teknolojilerin durumu hakkında daha fazla bilgi edinmek isteyen herkes için hazırlanmıştır.

O.C. Ferrell - Geoffrey A. Hirt - Linda Ferrell, McGrawHill Alanın temel kavramlarını verirken girişimcilikten, işletme yönetimine, iş etiğinden, yönetimin doğasına, örgüt kültürü ve yapısına, sosyal ağlardan, pazarlama ve finansal sistemlere kadar birçok konuya değinen bu kapsamlı kitap, 16 bölümden ve 6 ana kısımdan oluşuyor. İlk kısımda, 'değişen dünyada işletme' kapsamında okuyucular temel ekonomik bilgileri, iş etiğinin önemini ve küresel ticareti ilgilendiren üç önemli bölüm bulacaklar. İki bölümden oluşan ikinci kısım, iş kurmak ve büyütmek isteyenlerin yararlanacağı önemli bilgiler içeriyor. Yönetimin temelleri, örgüt teorisi temelleri, üretim ve işlemler yönetimi üçüncü kısımda yer alıyor. İnsan kaynakları ile ilgili iki bölüm ve pazarlama alanını irdeleyen üç bölüm dördüncü ve beşinci kısımların konularını oluşturuyor ve son olarak altıncı kısım; finans, muhasebe ve sermaye piyasaları konularına değinirken okuyuculara güncel bilgiler aktarıyor.
Her bölümün sonunda yer alan kariyer öğütleri ile öğrencileri ayrıca işletme alanında değişik kariyer imkânları ile de tanıştırmayı amaçlayan İŞLETME, özellikle 4. basımında çeşitli yenilikler eklenerek ve güncellemeler yapılarak örnekler ve yeni uygulamalar ile daha da zenginleştirilmiştir.
Tüzün Tolga İnan Sivil havacılık, tüm dünyada doğrudan milyonlarca kişinin çalıştığı bir endüstridir. 17 Aralık 1903 tarihinde Wright kardeşlerin ilk motorlu uçuş denemesiyle başlayan endüstri her geçen yıl büyüme trendini sürdürmektedir. Giderek küçülen yerküremizde insanın bir noktadan bir başka noktaya gitme ve/veya bir şeyler gönderme talebi bitmeyeceğine göre hava taşımacılığının yoğunlukla kullanılma ihtiyacı da devam edecektir.
Ülkemiz için 2018 yılsonu itibariyle TÜİK verilerine bakıldığında, özellikle 2003 yılı sonrasında sivil hava taşımacılığında rakamların büyük oranda artış gösterdiği görülmektedir. 2003 yılında tüm havalimanlarımızı kullanan toplam yolcu sayısı 34.424.340 iken, bu sayı 2018 yılsonu itibariyle 210.498.164'e ulaşmıştır.
Tüm bu rakamlar eşliğinde, sivil hava yolcu trafiğinin büyük bir ivme yakaladığını ve böylesine büyük bir endüstride bu kadar az sayıda yayının olması bir eleştiri olarak sunulabilir. Bu nedenle bu kitap, endüstri ile ilgili birçok bilginin bir arada değerlendirildiği bir içeriğe sahip olduğundan nadide eser durumundadır.
Kitapta; 1978 yılı sonrası sivil havacılık endüstrisinin yükseliş trendini üst seviyeye taşıyan deregülasyon dönemi, emniyet düşüncesinin gelişimi, risk ve emniyet kavramları, Avrupa hava taşımacılığı pazarının serbestleştirilmesi, vahşi yaşam saldırıları, emniyet, tehlike ve risk kavramlarının tanımları,
risk değerlendirme teknikleri, güvenlik ve kritik durum analizlerinin değerlendirilmesi, sivil havacılık güvenliği ve risk yönetimi için kullanılan stratejiler ve proaktif risk yönetimi kavramları okuyucuların dikkatine sunulmuştur.
Harun Turgut, Osman Şen Sivil havacılık sektörü gün geçtikçe daha fazla insanın ulaşımını sağlamakta ve her geçen gün daha fazla büyümektedir. Bu durumun ortaya çıkışında, teknolojik ve ekonomik gelişmelerin getirdiği bilgi ve insanın küresel çapta dolaşım ihtiyacı büyük öneme sahiptir. Bu gelişim, terör örgütlerinin de dikkatini çekmiş; propaganda amacıyla hava araçları, hava limanları ve sivil havacılık sektörünün alt yapısı terör eylemlerinin hedefi olmuştur.
Uluslararası toplum, BM bünyesinde International Civil Aviation Organization (ICAO) gibi oluşturduğu uzmanlık kuruluşlarıyla bu tehditlere karşı tedbir almaya çalışmıştır. El-Kaide'nin 11 Eylül eylemleri, gözleri tekrar sivil havacılık güvenliği üzerine çekmiş, ECAC bünyesinde ortaya çıkan yeni uluslararası tehditler bağlamında alınan tedbirlerde çeşitli revizyonlar yapılmıştır.
Uluslararası güvenlik problemi olarak üzerinde tartışmaların yoğunlaştığı sivil havacılık güvenliğine dair akademik bilgilerin, saha tecrübesiyle gözden geçirilerek analiz edildiği kitapta; sorunun tespitine, analizine ve çözümüne yönelik önerilerde bulunulmuştur. Kitabın, sivil havacılık güvenliğine katkı sağlaması temenni edilmektedir.
Seyhun Durmuş İnsanlık tarihi boyunca insanlar, uçan kuşlara hep imrenerek bakmışlardır. Uçma tutkusu, insanları hayal kurmaya itmiş; insanlığın inancı ve iradesi en nihayetinde insanların mekanik araçlar vasıtasıyla uçmasını sağlamıştır. Peki, uçuşun arkasında yatan teoriler nelerdir? Havacılığın öncüleri kimlerdir? Kaç çeşit hava aracı vardır? Bir uçak hangi parçalardan meydana gelir? Uçağa etki eden kuvvetler nelerdir? Aerodinamik biliminin inceleme alanları nelerdir? Uçaklar nasıl kontrol edilir? Döner kanatlı hava araçları nasıl uçar? Uçaklarda ne tür motorlar kullanılır? Uçak yapı malzemeleri nelerdir? Sonik patlama nasıl oluşur? Bu kitapta; merak edilen bu ve benzeri soruların cevapları, sistemli ve özenli bir biçimde ele alınmaktadır.
Bu kitap; başta havacılık öğrenimi gören öğrencilerin, sektör çalışanlarının, akademisyenlerin ve havacılık gönüllülerinin uçuş teorisi ve temel uçak bilgisi başlıkları altında ihtiyaç duydukları nitelikli Türkçe kaynak eksikliğini gidermeyi hedeflemektedir. Kitapta önce uçma kavramı, hava aracı çeşitleri, temel kavramlar, atmosfer fiziği ve uçağa etki eden kuvvetler ele alınmakta; daha sonra uçağın kontrolü ve kararlılığı, uçuş performansı, döner kanatlı hava araçları, güç sistemleri, uçak yapı ve sistemleri ile yüksek hızlı uçuş konuları hakkında faydalı bilgiler sunulmaktadır.
Alper Kılıç, Can Taş, Emrah Akdamar, Ender Yalçın, Ersin Fırat Akgül, Gamze Arabelen, Gül Denktaş Şakar, Hakan Muran, İlknur Tanrıverdi, Konur Alp Demir, Levent Bilgili, Maruf Gögebakan, Murat Aymelek, Ömür Kızılgöl, Seçil Sigalı, Şeyma Bayazıt Ulaştırma kavramı, insanın var olduğu zamandan günümüze çok çeşitli süreçlerden geçmiştir. Gerek yolcu gerekse de yük taşımacılığı boyutunda lojistik yönetimi çerçevesinde maliyetin önemli bir kısmını teşkil eden bir bileşen olmasının yanı sıra lojistik süreçlerde etkililiği ve verimliliği de önemli ölçüde etkileyen bir değişken olmuştur. Bu noktadan hareketle ulaştırma kavramı ve ulaştırma sistemleri hem uygulayıcılar hem de akademisyenler çerçevesinde her geçen gün ilgi çeken bir konu olmaya devam etmektedir. Yabancı ve yerel yayınlar göz önüne alındığında, lojistik ve tedarik zinciri yönetimi kapsamında yayınların oldukça fazla sayıda olduğu görülmektedir fakat ulaştırma sistemleri ve ulaştırma yönetimi alanında yer alan yayınlar oldukça kısıtlı sayıda ve içeriktedir. Bunun ana sebebi, ülkelerin kendi uygulamaları çerçevesinde, yerel kapsamda var olan yayınları ilgili kitleye sunmasıdır. Ulaştırma Sistemleri isimli bu yayının özellikle Türkçe yazılmış yazın içerisinde önemli bir ihtiyacı gidereceği düşünülmektedir. Ulaştırma sistemlerinin çok disiplinli bir bakış açısıyla değerlendirilmesi gerektiğinden kitapta, ulaştırma sistemleri alanında gerek duyulan aşağıdaki ana bileşenlere yer verilerek öğrencilerin, araştırmacıların, sektör temsilcilerinin ve idari birimlerin ilgisine sunulmuştur:
• Ulaştırmanın temel kavramları,
• Ulaştırmanın tarihçesi,
• Ulaştırma coğrafyası,
• Ulaştırmada aktörler ve taraflar,
• Ulaştırma faaliyetleri ve bileşenleri,
• Ulaştırma türleri,
• Ulaştırma türlerinin entegrasyonu,
• Ulaştırmada özel taşıma gerektiren yükler,
• Ulaştırma ekonomisi,
• Türkiye’de ve dünyada ulaştırma istatistikleri,
• Ulaştırma maliyetleri,
• Ulaştırma işletmelerinde finansal kararlar,
• Ulaştırma alanında hukuki düzenlemeler,
• Ulaştırmada emniyet ve güvenlik,
• Ulaştırmada sürdürülebilirlik ve çevre,
• Ulaştırma sistemlerinde sayısal yöntemler,
• Ulaştırmada son gelişmeler ve Türkiye’nin ulaştırma politikaları.
Suzanne K. Kearns Uluslararası Havacılık, küresel ekonomimiz ve yaşam tarzlarımız için çok önemli olan, büyük ve karmaşık bir endüstridir.
Uluslararası Havacılığın Temelleri, yeni nesil havacılık profesyonelleri için tasarlanan havacılık eğitimine geleneksel yaklaşımları ters yüz etmektedir. Kitap, bir ülkede var olan kariyere odaklanmak yerine, havacılık endüstrisinde birbirine bağlı tüm profesyonel gruplara geniş bir bakış açısı ile küresel boyutta tanıtım yapmak amaçlı olarak tasarlanmıştır. Bu nedenle, mevcut havacılık kariyerlerinin hepsine uygun, temel bir kaynaktır (Havacılık kuralları düzenleyicileri, bakım mühendisleri, pilotlar, kabin içi uçuş görevlileri, hava yolu yöneticileri, uçuş harekat uzmanları, hava trafik kontrolörleri, havaalanı yöneticileri ve diğerleri…).
Bu kitabın her bölümü, hava hukukundan operasyonlara, güvenlikten radyo kontrollü hava araçlarına (drone’lar) kadar, havacılık endüstrisinin tüm kesitlerine farklı bir bakış açısı ile yaklaşmaktadır. Bunun yanı sıra, bölümlerin içeriklerine uygun olay çalışmalarının (havacılık kazaları) bulunduğu metinlerin içine öğrenim araçları da ayrıca eklenmiştir.
Kitabımız, gelecek kuşakların ilgi alanlarına ve isteklerine en uygun olan kariyer yolunu seçerlerken, kendilerine destek verebilecek nitelikte ve havacılık endüstrisi bilinci temelinin oluşmasına yardımcı olacak bir şekilde hazırlanmıştır.
Bu kaynak aynı zamanda, sektördeki mevcut profesyonellere, uluslararası havacılığın zengin ve çeşitli dokusunu oluşturan, birbirine bağlı birçok profesyonel grup arasındaki güncel uygulamalar ve zorluklar hakkında zenginleştirilmiş bir anlayışı da beraberinde sunmaktadır.
Soner Sarıkaya Hitler'in gizlice yürüttüğü roket programı başarısız olsa da Von Braun ve ekibinin iki süper güç devlet arasında paylaşılmasıyla Soğuk Savaş döneminde uzay âdeta bir keşif yarışına sahne olmuştur. Bununla birlikte BM'nin hayata geçirilmesinin ardından “Uzay Savaşları”nı bekleyenlerin aksine süper güç devletler uzayın barışçıl kullanımı ve sorumlulukların belirlenmesi için çeşitli anlaşmaların imzalanmasına öncülük etmiştir.
Günümüzde ise bilim ve teknolojide ilerlemelerle birlikte uzaya erişim çok daha kolay, ekonomik ve yoğun şekilde cereyan etmektedir. Artık uzay birçok devletin bağımsızca erişebildiği bir alan olmakla beraber Jeff Bezos, Elon Musk gibi girişimcilere göre eşsiz ticari fırsatlar sunmaktadır. Öte yandan akademik çevrelerde uzay hukukunun temelini oluşturan anlaşmalar ve sözleşmelerin Soğuk Savaş döneminin izlerini taşıdığı ve rejimin güncel sorunlara yanıt vermekten uzak kaldığına dair görüşlere sıkça tanık olmaktayız.
Bu kitap, “Uzay Hukuku” alanının kapsamını oluşturan anlaşma ve sözleşmeleri tarihsel süreç ve kavramsal çerçeve perspektifleriyle incelerken rejimin güncel durumu ile uzay hukuku alanında söz sahibi kurumlar ve aktörleri enine boyuna tanıma fırsatı sunmaktadır. Ayrıca artan tehdit algısı ve askerileşme ile uzay karşıtı silahlar ve uzay molozları gibi önemli sorunları mercek altına alırken uzayın ticari kullanımı, strateji ve ulusal güvenlik boyutunu irdelemekte ve tüm bunların “Türkiye için ne anlam ifade ettiğini” sorgulamaktadır.
Belgin Arısan, Buket Bora Semiz, Burcu Karasakaloğlu, Çiğdem Muştu, Esen Şahin, Gülsevim Yumuk Günay, H. Nur Başyazıcıoğlu, Mehmet Kara, Müjde Bekdaş, O. Can Yılmazdoğan, Oğuz Çolak, Orhan Batman, Özgüç Yağcı, Said Kıngır, Seda Karagöz Zeren, Senem Yazıcı, Sümeyye Nur Kara, Şehnaz Demirkol, Umut Kubat Dokumacı, Vahit Oğuz Kiper, Veli Ceylan Gizemlerle dolu olan uzay, her zaman insanı büyülemiş ve merakını uyandırmıştır. Çıplak gözle gözlemlemekle yetinmeyip teleskoplar geliştirerek uzayı keşfetmeye çalışan insan, gelişen teknolojilerle biraz daha uzaya yaklaşmış ve onun içine girmeyi başarmıştır. Sadece Dünya'dan uzayı izlemenin ötesinde artık ileri uzay araçları ile uzay yolculukları mümkün hâle gelmiştir. İlk başlarda bilimsel ve belki kısmen de askerî amaçlarla uzaya yolculuklar düzenlenirken artık günümüzde dikkate değer sayıda şirketlerce sivil amaçlı uzay yolculukları gerçekleştirilmektedir.
Macera arayan ve yeni yerler keşfetmek isteyen oldukça çok sayıdaki gelir düzeyi yüksek tüketiciler, düzenlenen uzay yolculuklarına katılarak yeni heyecanlar tatmanın keyfini yaşamaktalar. Tüketicilerin bu yöndeki taleplerini gören şirketler ise bu taleplere cevap vermek için yoğun bir rekabete girmektedir. Bu ise uzay turizminin yani yeni bir sektörün doğmasına ve gelişmesine katkı vermektedir.
Henüz gelişmekte olan uzay turizmini inceleyen bu kitap, ilk olması nedeniyle alana oldukça önemli katkı sunmaktadır. Uzay turizmini kapsamlı bir şekilde inceleyen kitap, uzay turizminin farklı boyutlarına değinerek girişimciler ve uzay konusunda meraklı olan okuyucular için değerli bilgiler sunmakta; Kitap aynı zamanda uzay turizminin potansiyelini de ortaya koyarak şirketlerin bu sektörde nasıl faaliyetler yürütebileceğini de açıklamaktadır.