Güzel Sanatlar \ 1-2
Oğuzhan Uzun, Mehmet Sarıkahya, İhsan Küreli Bu kitapta, gündelik hayatın monotonluğundan bizleri uzaklaştıracak, farklı tasarım ufukları açacak asimetrik mobilya tasarımlarına yer verilmiştir. Kitapta genel olarak asimetrik tasarımın, özel olarak da asimetrik mobilya tasarımının şifreleri çözülmekte ve bu tarz mobilyaların kullanılabilirlikleri ile tercih edilebilirlikleri yer almaktadır. Kitabın okunması neticesinde okuyucularda farklı tasarım ufukları açması, yapılacak yeni ve farklı tasarımlara katkı sağlaması hedeflenmektedir.
Aydan Tuncayengin “ABD kültürünün egemen felsefesinde Batı aklı Avrupa geleneği ile, imgelerin titrek ışığında sanatın ortak dilini bulmaya çalışıyoruz.”
“Birbirimizi yansıtan, tanımlayan, belirleyen ve böylece yeniden bir öyküsel devinimin içindeki sinemanın illüzyonist tavrında yine kendimiziz!”
Aydan Tuncayengin
Eurimages Türkiye Temsilcisi Mehmet Demirhan: Türkiye'deki en önemli sorunlardan bir tanesi, yapımlara ilişkin finansman kaynaklarının çok kısıtlı olması. Ne mutlu ki son zamanlarda büyük başarılara imza atan filmlerin hepsinde de bir şekilde Bakanlık ya da Eurimages desteği var. Bu da bir şeylerin düzgün yapıldığı anlamına geliyor.
Yapımcı/Yönetmen Semih Kaplanoğlu: Her projeye Eurimages'dan destek alacaksınız diye bir şey yok. Bazen kabul etmiyorlar, bazen çok büyük bir rekabet oluyor, büyük yönetmenler katılıyor, çok fazla proje geliyor ve sizin projeniz belli bir oranda sizden daha iyiler olduğu için tercih edilmeyebiliyor. O zaman o projeden vazgeçmek gibi bir şansınız olmamalı... Yani, o projeyi yapmak istiyorsanız her koşulda ve şartta yapmanız gerekiyor, kabul edilmedi diye vazgeçemezsiniz. Benim perspektifim böyle.
Yönetmen Ümit Ünal: Öyle bir Avrupa kimliği empozesi yok, bizim burada yapılan filmler üzerine kimse ideolojik şeyler kurmuyor. Batılı daha buradan kopuk bir şey empoze etmiyor sonuçta, olanı yansıtıyor.
Yapımcı/Yönetmen Yeşim Ustaoğlu: Eurimages, bütününde Avrupa kimliğinin veya endüstrisinin ayakta kalmasını sağlamaya çalışır öbür yandan da diğer ülkelerle kültürel bir alışveriş sağlamış olur. Türkiye'de hâlâ çok zayıf ve problemlidir. Türk sineması çok dağınık bir sektör, bütün meslek kuruluşlarıyla, bütün bu algıyla ve çabuk para kazanma zihniyetiyle, çok da kurumsallaşmış bir yapı yok.
Yapımcı Yamaç Okur: AB tarafından baktığınız zaman filmler fonlarla yapılıyor, Türkiye'de öyküler, yaratıcılık var ama destek mekanizmaları yok, bu yüzden de Eurimages gibi bir kurum çok önemli hâle geliyor ama Eurimages'a giderken de Eurimages'ın regulasyonları Türk sinemasıyla olan regulasyonlar değil, Avrupa sinemasına göre...
Tuba Kınay Gör Baskı sanatı, binlerce yıl önce yapılmış olan mağara duvarlarındaki el baskılarına dayanır. Ancak her ne kadar baskıresim sanatı yüzyıllar öncesine dayanıyor olsa da bu sanatla ilgili terimler günden güne kendini yenilemekte, yeni teknik ve malzemeler terminolojiye eklenmektedir. Bu sanat oldukça eskiye dayanıyor olmasına karşın zaman içerisinde kullanılan toksik maddelerin sağlığa ne kadar zarar verdiği görülmüş ve bu da sanatçıları daha güvenilir ürün bulma arayışına itmiştir. Ayrıca kimi malzemelerin de hem maliyet hem de erişim bakımından sıkıntılar oluşturması bakımından sanatçılar eldeki malzemelerle denemeler yapmaya başlamıştır. Bu ve benzeri sebeplerden ötürü günden güne hem kalıp olarak hem de boya ve çözücü olarak daha organik olana yönelim görülmüş, böylelikle deneysel anlamda yeni teknik, yöntem ve malzemeler ortaya çıkmıştır.
Bu kitap da söz konusu bu yenilikleri aktarma ve akademik araştırmalarda terimlerin anlamlarına erişimi sağlamada büyük bir kolaylık sağlayacak bir başvuru kaynağıdır. Üniversitelerin başta ilgili bölümlerinde okuyan lisans öğrencileri olmak üzere lisansüstü eğitimi alan ve bu alan üzerine çalışan araştırmacı ve uzmanlar ile akademisyenlerin de kullanma gereği hissedeceği baskı resim odaklı kısaltılmış bir terminolojidir.
Nilüfer Pembecioğlu Belge ve belgeselcilik; bireysel, ulusal, bölgesel ve uluslararası alanlarda nesnellik, kesinlik ve yargı oluşumuna katkı bağlamlarında ele alındığında, 21. yüzyılın kendi iletişim ve algılama biçimleri ışığında bilgiyi yeniden yapılandırıp yargılama ve kendine katma biçimini sorguladığı ve yeniden ürettiği ifade edilebilir. Bu çerçevede, bireylerin, günümüzde ve gelecekte belgesel filme daha fazla önem vereceği ve gelecek nesillere daha iyi belgeler bırakabilmesi çabası ile hareket edeceği öngörülmektedir.
Bu öngörü doğrultusunda hazırlanan çalışma; birey ve belgesel film, küreselleşme sürecinde belgesel filmcinin kimliksizleşmesi, algılama estetiği ve belgesel sinema açılımları, anlatıda devinim kavramı, popüler kültür ve belgesel tüketimi, belgeselin sorunları ve geleceğin belgeselleri gibi başlıklar altında toplanan yirmi dört makaleden oluşmaktadır. Kitap; öğrenci, çalışan, araştırmacı, akademisyen tüm ilgililere faydalı olacaktır.
Ali Gürsan Saraç Eğitim Fakülteleri Temel Eğitim bölümleri Müzik Eğitimi dersleri için hazırladığımız “Belirli Gün ve Haftalar İle Temel Müzik Eğitiminde Oyun Merkezli Yaklaşımlarla MÜZİK EĞİTİMİ I” adlı kitabımız; belirli gün ve haftalar çerçevesinde İlköğretim Haftası, Gaziler Günü, Türk Dil Bayramı, Dünya Çocuk Günü, Hayvanları Koruma Günü, Uluslararası Öğretmenler Günü, Ahilik Kültür Haftası, Ankara'nın Başkent Oluşu, Birleşmiş Milletler Günü, Kızılay Haftası, Cumhuriyet Bayramı, Türk Harf Devrimi Haftası, Lösemili Çocuklar Haftası, Organ Bağışı ve Nakli Haftası, Atatürk Haftası, Afet Eğitimi Hazırlık Günü, UNESCO'nun Kuruluş Günü, Ağız ve Diş Sağlığı Haftası, Öğretmenler Günü, Dünya AİDS Günü, Kadın Hakları Günü, Mevlana Günü, Dünya Özürlüler Günü, İnsan Hakları ve Demokrasi Haftası, Tutum Yatırım ve Türk Malları Haftası ve Veremle Savaş Eğitimi Haftası gibi yirmi altı konuyu Müzik Öğrenme Öğretme Etkinlikleri, Oyun Merkezli Etkinlikler, Ders İşleniş Süreci ve Bilgi Yaprakları işleniş sırasıyla sizlere sunmaktadır.
Bölümlerin işlenişinde müzik eğitiminde kuramdan uygulamaya bir yol izlenerek bütünleştirilmiş bir yaklaşım dikkate alınarak her bir konuda; 1- Müzik Öğrenme Öğretme Etkinlikleri; Müzik Teorisi, Ses Eğitimi, Şarkıyı Seslendirme, Okul Çalgısı Eğitimi, (Blokflüt&Melodika) 2- Oyun Merkezli Etkinlikler; Hikâye Oluşturma/Olay Canlandırma, Rol Oynama/Doğaçlama, Hareket Bulma/Dans Etme, 3- Ders İşleniş Süreci, 4- Belirli Gün ve Haftanın Bilgi Yaprağı başlıklarında en son öğretim programı içeriği ile siz değerli öğretmen adaylarımıza ve kıymetli öğretmenlerimizin kullanımına özenle sunulmuştur.
Birinci kitabımızda, Temel Eğitim 1. Kademede nota eğitiminin olmadığı göz önünde bulundurularak sınıf öğretmenlerimizin müzik eğitiminde temel bilgilere sahip olması planlanmış ve öğrencilere müzik eğitimi verirlerken Kodaly Müzik Öğretim Yöntemi ve Fonomimi Tekniği üzerinde durulmuştur.
Kitabımızın; sınıf öğretmenlerimize, müzik öğretmenlerimize ve öğretmenlik programlarında okuyan öğretmen adaylarımıza her zaman kolaylıkla kullanabilecekleri faydalı bir temel kaynak olması dileğiyle...
. Carl (Charles) Czerny 1791-1857 yılları arasında yaşamış Çek asıllı Avusturyalı besteci, öğretmen ve piyanisttir. Öğretmenlik kariyerine oldukça genç yaşlarında, kendi metodları ve Beethoven, Clementi gibi bestecilerin parçalarını öğrettiği Viyana asilzadelerine günde 12 saate varan derslerle başlamıştır. Bu meslekte çok başarılı olmuştur. En ünlü öğrencisi ünlü piyano virtüözü Franz Liszt’tir. Czerny piyano tekniğini geliştirmek için başlangıç seviyesinden en ileri seviyeye kadar çok sayıda egzersiz, etüt ve parçalar yazmıştır. Bestecinin üç bölümden oluşan bu kitapları ise metod niteliğinde, aynı zamanda öğrencilere ve öğretmenlere tavsiyeler içeren çok faydalı bir çalışmadır.
. Carl (Charles) Czerny 1791-1857 yılları arasında yaşamış Çek asıllı Avusturyalı besteci, öğretmen ve piyanisttir. Öğretmenlik kariyerine oldukça genç yaşlarında, kendi metodları ve Beethoven, Clementi gibi bestecilerin parçalarını öğrettiği Viyana asilzadelerine günde 12 saate varan derslerle başlamıştır. Bu meslekte çok başarılı olmuştur. En ünlü öğrencisi ünlü piyano virtüözü Franz Liszt’tir. Czerny piyano tekniğini geliştirmek için başlangıç seviyesinden en ileri seviyeye kadar çok sayıda egzersiz, etüt ve parçalar yazmıştır. Bestecinin üç bölümden oluşan bu kitapları ise metod niteliğinde, aynı zamanda öğrencilere ve öğretmenlere tavsiyeler içeren çok faydalı bir çalışmadır.
. Carl (Charles) Czerny 1791-1857 yılları arasında yaşamış Çek asıllı Avusturyalı besteci, öğretmen ve piyanisttir. Öğretmenlik kariyerine oldukça genç yaşlarında, kendi metodları ve Beethoven, Clementi gibi bestecilerin parçalarını öğrettiği Viyana asilzadelerine günde 12 saate varan derslerle başlamıştır. Bu meslekte çok başarılı olmuştur. En ünlü öğrencisi ünlü piyano virtüözü Franz Liszt’tir. Czerny piyano tekniğini geliştirmek için başlangıç seviyesinden en ileri seviyeye kadar çok sayıda egzersiz, etüt ve parçalar yazmıştır. Bestecinin üç bölümden oluşan bu kitapları ise metod niteliğinde, aynı zamanda öğrencilere ve öğretmenlere tavsiyeler içeren çok faydalı bir çalışmadır.
Cahit Aksu Bir öğretmenin mesleğini icra ederken sorumlu olduğu en önemli şey, kendisine sunulan programdaki kazanımları öğrencilerinde oluşturmaktır. Çünkü bir öğretmeni konumlandıran, betimleyen, değerlendiren, kısaca meşrulaştıran en önemli unsur; öğretim programı kazanımlarını oluşturmadaki başarısıdır. Diğer hiçbir unsur bu kadar öncelikli ve önemli değildir. Öğretim programı ile öğretmen arasındaki ilişki; bir hukukçu ile anayasa kitapçığı, bir denizci ile pusula, bir bilim insanı ile bilimsel yöntem arasındaki ilişkiye benzer.
Hem müzik öğretmeninin hem de müzik dersi alan öğrencinin en önemli yardımcısı müzik öğretim programıdır. Müzik öğretmeni organize ettiği müzikal etkinlikleri ve diğer müzikal taleplerini en sağlıklı ve meşru biçimde öğretim programının gerekliliklerine ve içeriğine dayandırmalıdır. Bu nedenle öğretim programı, müzik öğretmeninin başucu kaynağı olduğu kadar en önemli silahı hâline de gelmiştir.
Bir öğretim yaklaşımını yargılayabilmek için öncelikle o yaklaşımın uygulamadaki görünümü ve uygulama sonuçlarına etki eden faktörlerin neler olduğu konusunda oldukça güçlü kontrollerimizin olması gerekir. Öğrenme süreçlerinde temele alınan yaklaşımın gerektirdiği her türlü eğitimsel uygulama, gereği gibi ifa edilirse planlanan kazanımlara ulaşılamamasında öğretim programına yüklenebilecek kusurlar hakkında kesin bir yargıya varılabilir.
Etkili bir müzik öğretmeni; öğrencilerinin müzikal düşünmelerini sağlayan, bu düşünceleri ifade edebilme olanağı ve özgürlüğü sunan ve ortaya çıkardığı fikir, beceri ve düşünce repertuvarını sınıf genelinde tartıştırabilen öğretmendir.
Müzik öğretmenleri olarak bizler, “diğer sorunlar”ın baskısı altında “Müzik Öğretim Programı”nı etkisizleştirecek yaklaşımlardan kaçınmalıyız. Türkiye’deki sınava odaklı eğitim sisteminin müzik, resim gibi dersleri önemsizleştirmesi bizlerin mücadele azmini kırmamalıdır. Gelecek günlerin; sanat içerikli derslerin önemini, gerekliliğini ve etkisini gözler önüne sereceği konusunda ümitsiz olunmamalıdır.
Berna Coşkun Onan, Necla Coşkun Çağdaş sanat bilgi yapısı, sanatta klasik ve modern felsefelerden olabildiğince beslenen ve büyük ölçüde özne ve nesne ilişkileri bağlamında bu yapısal yaklaşımı reddeden bir değişimin bütüncül göstergelerini sunmaktadır. Özellikle 1945 sonrası dönemin felsefi çıkarsamalarını, yapıtlarda plastik yapıda oluşan değişimler, yapıtın ontolojisi ya da sergileme ortamları/bağlamlar, oluşumlar, performatif hareketler yoluyla hissedebildiğimiz bu grift yapı, eğitim ortamlarına taşınabildiği derecede, anlaşılabilir, çözümlenebilir ve tartışılabilir yaşamsal bir olguya dönüşecektir. Çağdaş sanat, bir yandan modernizmin avangardist, çizgisel ve ilerlemeci yapılarını barındırırken bir yandan da postmodernizmin özneye yaklaşımı, kültürlere yaklaşımı, süreç estetiği gibi yapıtın oluşumunu içeren başka felsefi söylemleri de kapsamaktadır. Çağdaş sanatın özsel karakteristik niteliklerinden hareketle tanımlamalarını gerçekleştirebilmek, öğretim süreçleri açısından faydalı olacaktır. Çağdaş sanatın,bu griftlik ve paradoksallık nedeniyle karmaşık bir yapıya sahip olduğu söylenebilir. Bu tür karmaşık içerik yapıları, benzer nitelikte karmaşık olguları bir arada görebileceğimiz, karmaşık sistemlere ihtiyacı da ortaya koymaktadır. Disiplinlerarası öğretim süreci, disiplinbirleştirici akademisyenlerin, karmaşık içeriklerden beslenen disiplinlerarası birleştirmeleri gerçekleştirdikleri bir süreçtir. Bu kitap, öncelikle bir öğretim elemanının disiplinbirleştirici rolüyle bu grift yapıyı nasıl çözümlediğini ve nasıl bir disiplinlerarası içerik olarak yapılandırdığını göstermektedir. Bununla birlikte öğretim elemanının çağdaş sanat bilgi yapısına farklı yaklaşımı ile uzmanları derse kattığı ve bu şekilde çeşitli gerçeklikleri de sürece katabilmeyi başardığı gözlemlenmiştir. İşte tam da bu noktada bu birleşmeleri ortaya koyabilmeyi sağlayacak felsefi bir yöntem olarak fenomenoloji, araştırmada tutarlı bir yol izleyebilmeye katkı sağlamıştır. Kitabın, öncelikle fenomenoloji araştırması yapmak isteyen araştırmacılara, sanat eğitimcilere, farklı alanlarda disiplinlerarası öğretim süreci planlayacak ve gerçekleştirecek öğretim elemanlarına ve ayrıca ilk ve ortaöğretim düzeylerinde öğretmenlik yapacak öğretmen adaylarına katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
Abdullah Ayaydın Sanat eğitimi bütününün önemli bir parçası da sanat tarihidir. Sanatın eğitimi ve öğretimi, sanatın tarihine dokunulmadan verimli olamaz. Sanatın tarihinde bilinmesi gereken en lüzumlu konulardan biri yakın tarihi ilgilendiren çağdaş sanat akımlarıdır.
Bu kitabın hazırlanmasındaki temel amaç; çağdaş sanat akımları ile birlikte sanatın çeşitliliğine, düşünme biçimlerine, tekniklerine ve konularına dikkat çekerek sanat kavramına geniş bir perspektiften bakılmasını sağlamaktır.
Jamie Combs - Brenda Hoddinott Çizim Teknikleri For Dummies “size sadece kendinizin resim yapmayı öğretebileceği” felsefesine sıkı sıkıya bağlı kalarak, çizim yapmanın temellerini keşfetmeniz ve daha gelişmiş tekniklere ilerlemeniz için ihtiyaç duyacağınız gereçleri sizlere sunmaktadır. İçinizdeki ressamı serbest bırakmak için asla geç kalmış sayılmazsınız… O yüzden hemen bir kalemle kâğıt alıp bu uygulamalı ve dost canlısı rehberin size kendinizi ifade etme yolunda eşlik etmesine izin verin.
• Çizim tekniklerine dair her şey... Resim yapmaya başlamak için çizim gereçlerinden ilham fikirlerine kadar ihtiyaç duyacağınız her şeyi burada bulabilirsiniz.
• Kaleminizi (ve becerilerinizi) keskinleştirin. Kâğıt parçası üzerinde boyut yaratmayı, ışık ve gölge oluşturmak için tonlama yapmayı, derinlik eklemeyi ve çok daha fazlasını öğrenin.
• Biraz dijitalleşelim. Dijital çizim dünyasını keşfedin; kişisel bilgisayarınızla eskizler ve katmanlar yaratmanıza imkân tanıyan araçlar ile yazılımlar hakkında rehberlik edecek kaynaklara ulaşın.
• Çiziminize canlılık katın. Natürmortlar, doğa manzaraları, insan ve hayvan çizimleri yapmak için resminizin konusu üzerinde çeşitli denemeler yapın.
Kitabı açın ve
• Birbirinden farklı türlerde çizimler yapabilmeniz için ihtiyacınız olan gereçler ve teknikleri
• Çizim projeleri ile baş etmek için fikirler ve stratejileri
• İndirilebilir ücretsiz dijital çizim araçlarını
• Şekilleri nasıl dengeleyeceğiniz konusundaki bilgileri
• Hat çizimleri yaratmak için ipuçlarını
• Ortaya üç boyutlu çizimler koymak için yardımcı olacak yönergeleri
• Çiziminizi güzelleştirebilecek dokular ve desenleri
• Resimlerinize perspektif eklemek için gerekli bilgileri öğrenin.
Jill Englebright FOX, Robert SCHIRRMACHER, Wadsworth Çocuklarda Sanat ve Yaratıcılığın Gelişimi kitabı, alanında uzman olan üniversite öğretim elemanları tarafından çevrilmiştir. Kitabımız çocuklarda sanat ve yaratıcılık alanında görülen boşluğun doldurulması ve doğru uygulamaları göstermesi açısından titizlikle hazırlanmıştır.
Kitap Yaratıcılık, Sanatçı Olarak Küçük Çocuklar: Gelişimsel Bir Bakış, Sanat ve Estetik, Sanat Deneyimleri Sağlamak, Rol ve Stratejiler olmak üzere beş üniteden ve 16 bölümden oluşmaktadır. Her bölüm eleştirel düşünmeyi teşvik eden, grup tartışmalarını destekleyen, okuyucuyu motive eden fotoğraflarla birlikte, farklı düşünceleri açığa çıkaran sorular içerir. Bölümlerin sonunda yer alan özet, anahtar sözcükler, önerilen etkinlikler ve gözden geçirme çalışmalarıyla okuyucunun öğrendiklerini uygulaması ve sorgulaması hedeflenmiştir.
Kitabın hedef kitlesi sadece öğrenci, öğretmen ya da akademisyenler değil, çocukları ile yaratıcı sanata ilgi duyan tüm yetişkinlerdir. Çocuklarda Sanat ve Yaratıcılığın Gelişimi kitabının ülkemiz çocuklarına, ailelerine ve eğitimcilerine faydalı olması en büyük dileğimizdir.
Abdullah AYAYDIN Çağımıza kadar sözel ve sayısal zekâ ile sınırlı kalmış eğitim- öğretim ortamlarında Çoklu Zekâ Kuramı ile çok daha geniş ufuklara yelken açılmıştır. Zekânın aslında yetenekten farklı bir şey olmadığı ve her öğrencinin dikkatini çekecek bir yöntemin olabileceği, eğitimcileri yeni arayışlara yönlendirmiştir.
Çoklu Zekâ anlayışının eğitim ortamına sunduğu yeniliklerden en çok etkilenen derslerden biri olarak görsel sanatlar dersi de öğrencilere çok çeşitli etkinliklerin sunulabileceği alanlardan biridir. Bu alanı renkli ve eğlenceli hâle getirmek ise öğretmenlerin hayal gücünün genişliği ile orantılıdır.
Bu kitabın amacı, Görsel Sanatlar öğretmenlerine hem Çoklu Zekâ Kuramı'nı tanıtmak hem de bu alanda yapılabilecek etkinlikler hakkında ön bilgi sunmaktır. Kitapta yer alan örnekler hem öğrencilere hem de öğretmenlere fikir vermek ve örnek oluşturmak düşüncesiyle hazırlanmıştır. Bu örnekler aynen uygulanabileceği gibi okulun sosyal ve fiziksel imkânlarına göre düzenlenebilir ve çeşitlendirilebilir niteliktedir.
Sevan Nart Kdz. Ereğli’de doğdu. İlkokulu Kdz. Ereğli TED Kolejinde, ortaokul ve liseyi Kdz. Ereğli Anadolu Lisesinde tamamladı. 1989-1993 yılları arasında Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi, Müzik Eğitimi Bölümünde lisans eğitimi aldı ve Şan Anasanat Dalında Prof. Dr. Gülşen Şimşek ile çalıştı. Eğitimi süresince yurt içi ve yurt dışında birçok etkinlikte korist ve solist olarak yer aldı. 1995’te Süleyman Demirel Üniversitesi, Burdur Eğitim Fakültesi, Müzik Eğitimi Bölümünün açmış olduğu sınavı kazanarak, burada bir buçuk yıl süresince “Ses Eğitimi Araştırma Görevlisi” olarak görev yaptı.
1995-1999 yılları arasında Gazi Üniversitesi, Gazi Eğitim Fakültesi, Müzik Eğitimi Bölümünde yapmış olduğu Yüksek Lisans (Master) Eğitimini “6-9 Yaş Çocuklarında Bireysel Ses Eğitimi” konulu tez; 2004 yılında Gazi Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsünde başladığı doktora programını Kasım 2010’da “Deşifre Şarkı Söyleme Eğitimine Yönelik Deneysel Bir Öğretim Metodu” başlıklı tez ile tamamladı.
1993’ten 2006’ya dek özel çocuk yuvaları ve liselerde müzik öğretmenliği yapmış, 2003’ten beri “müzik ve çocuk müzik eğitimi”ne yönelik pek çok seminere de katılmıştır. 1991'den bu yana bestecilik, stüdyo müzisyenliği, reklam, jingle seslendirme çalışmalarının yanı sıra müzik eğitimi alanındaki akademisyenliğini de sürdürmektedir. Solo ve koro için çok sayıda beste ve düzenlemesi; çocuk şarkıları, müzikli çocuk oyunları ve çeşitli yarışmalardan kazandığı dereceleri bulunmaktadır. “Güneş’e Şarkılar” adlı piyano ve karaoke CD eşlikli çocuk şarkıları kitabı; şan için seçme düetlerden derlediği üç kitabı; Türkçe ve İngilizce olarak yayınlanmış makale ve bildirileri de bulunan Sevan Nart, 2011-2013 yılları arasında Gazi Üniversitesi GSEB Müzik Eğitimi ABD’de “Bireysel Ses Eğitimi Öğretim Görevlisi” olarak çalışmıştır. 2014’te Bartın Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, GSEB, Müzik Eğitimi ABD’de başladığı öğretim üyeliği ve ABD Başkanlığı görevini sürdürmektedir. Evli ve iki çocuk annesidir.
Derek Breen Yoksa önümüzdeki yılların usta animasyon tasarımcısı siz misiniz? Kendi animasyonunuzu yaratmak için ihtiyaç duyacağınız şeyler sadece internet bağlantısı olan bir bilgisayar, ücretsiz bir Scratch hesabı ve bu kitabın içinde bulacağınız eğlenceli projeler olacak!
Kendinize özgü karakterleri, manzaraları ve eylemleri kolayca yaratmak için kitaptaki basit adımları izlemeniz yeterli.
Bir karakter oluşturun: Çöp adam çizerek başlayın ve renkli ayrıntıları ekleyerek ilerleyin.
Bir dünya yaratın: Karakterlerinizin içinde bulunacağı yerleri tasarlayın.
Hikâyenize hayat verin: Tasarımınızı bir animasyon hâline getirmek için ses ve hareket ekleyin.

Teknolojik Gereksinimler
Donanım: Bu kitapta yer alan projelerin tamamı Windows 7 ya da Mac OS X 10.7 ve üstü bir işletim sistemine sahip internet bağlantısı olan bir bilgisayar ile gerçekleştirilebilir.
Yazılım: Scratch (https://scratch.mit.edu adresinden ücretsiz kayıt olabilirsiniz.)
Merih TEKİN BENDER Nedir sanatsal yaratmanın özünde yatan ve onu bunca cazip kılan giz? Yaratmadan ve yaratılanları duyumsamadan yaşamak kuru ve tatsız ise, beynimiz nasıl bir yol göstericidir bütün sanatsal aktivitelerde? Hangi tür zekâ tanımlar sanata ilişkin eylemlerimizi? Duygularımız yaşamımıza değer kattığı kadar, sa¬natsal yaratmaya da değer katmakta mıdır? Duygularının izinden giden sanatçı sonuçta nereye varmaktadır?
Duyguların İzinde Sanatsal Yaratma bu soruların cevaplarını merak eden herkesin okuması gereken bir kitap, içeriğinde duygusal zekâ, yaratıcılık ve sanatsal yaratmaya dair bilimsel çalışmalar değerlendirilmekte, özve¬rili bir sentez ve özgün bir yorum sunulmaktadır. Sözü edilen alanlara ilgi duyan, bu alanlarda araştırma yapan ve sanata dair yeni keşiflerde bulunmayı uman kişiler için doyurucu olacağına ve okunacağına inanıyoruz.
H. Turgay Ünalan İnsan, yazının keşfinden sonra bilgi birikimini; yaşadığı coğrafyalarda bulunan kemik, taş, kil tablet, metal, papirüs, parşömen gibi malzemeler üzerine aktarmıştır. Yaklaşık 2000 sene önce Çin'de diğer malzemelere göre daha kolay üretilip çoğaltılabilen bir malzeme olan kâğıt keşfedilmiş, böylece kâğıdın günümüze kadar süregelen serüveni başlamıştır. Günümüzde kâğıt, yazma çizme aracı olmasının ötesinde yaşamın her alanında kullanılmaktadır. Sosyal yaşamdaki kullanımının yanı sıra kâğıt, sanatsal etkinliklerde tasarım elemanı ve sanat ürünü olarak da karşımıza çıkmaktadır. Bu nedenle el yapımı kâğıt, dünyanın her yerinde önemli bir zanaat ve sanat malzemesi olarak kabul edilmektedir. Kâğıt hamuru ile istenilen dokuda, büyüklükte ve renkte, iki ya da üç boyutlu çalışmalar yapılabilir. Bu kitapta; evde, okulda, iş atölyesinde kolaylıkla bulunabilecek malzeme ve ekipmanlar ile her yaş seviyesinde uygulacek etkinlikler ve teknikler anlatılmaktadır.nabile
Ali Gürsan Saraç Okul Öncesi Programlarında Plandan Uygulamaya Genel Yaklaşımlar ile hazırladığımız ERKEN ÇOCUKLUK DÖNEMİNDE MÜZİK EĞİTİMİ adlı kitabımız; Belirli Gün ve Haftalar çerçevesinde, Ben Kimim?, Atlı Arabaya Binelim, Günde Üç Öğün Yerim, Cumhuriyet Ben Demek, Kırmızıdır Ayımız, Kutlu Olsun Doğum Günün, Canımsın Öğretmenim, Haydi Uçurtma Yapalım, SaklaMbaç ve Körebe, Tutumlu Olmak Gerekli, Beslenme Türküsü, Evim Evim Her Şeyim, Arkadaşım Kitap, Bugün Benim Bayramım, Bisiklete Binerken, Bugün Anneler Günü, Temizlik Görgü Düzenimiz, Şimdi Heykel Olalım, Yaz Tatili Başlıyor, Canımsın Babacığım gibi yirmi bir konuyu yarım günlük eğitim akışıyla sizlere sunmaktadır.
Çocuğun eğitiminde müziğin kullanımını konu alan genel bir bakış açısıyla giriş yapılmış, belirli gün ve haftalara göre de yirmi bir bölüm oluşturulmuştur. Her bir konuda öğrenme merkezleri kapsamında; Matematik Etkinliği, Drama Etkinliği, Okuma Yazmaya Hazırlık Etkinliği, Sanat Etkinliği, Türkçe Etkinliği, Oyun Etkinliği, Müzik Etkinliği, Fen Etkinliği, Hareket Etkinliği ve Alan Gezisi etkinlik çeşitleri örneklerinden yola çıkarak Kazanımlar ve Göstergeleri ile Materyaller, Sözcükler, Kavramlar, Öğrenme Süreci, Aile Katılımı, Uyarlama ve Değerlendirme işlenişleri aşamalarında çalışma yapraklarıyla düzenlenmiştir. 36-48, 48-60 ve 60-72 aylık çocukların; bilişsel, dil, motor, sosyal ve duyuşsal gelişim kazanımlarına göre konular belirlenerek şarkılar günün anlamına göre bestelenmiştir.
Kitabımızın dağarcık bölümünde, yirmi şarkımızın bulunduğu CD’ye yabancı dilde ve dilimizde söylenmesi için beş şarkı playback olarak ilave edilmiştir. Kitabımız ayrıca erken çocukluk dönemi müzik eğitimi kapsamında en son öğretim programına göre eğitim fakülteleri müzik öğretmenliği programlarına, okul öncesi öğretmenliği programlarına, meslek yüksek okulları çocuk gelişimi programları ve kız meslek liseleri müzik derslerine göre hazırlanmıştır.
“Erken Çocukluk Dönemi Müzik Eğitimi” adlı çalışmamızın okul öncesi ile ilgili tüm birimlerde öğretmenlerimize yararlı ve faydalı olabilmesi umudumla sevgili meslektaşlarımız ve öğrencilerimize, meslek yaşamlarında her zaman kullanabilecekleri konserlere ve gösterilere dönüştürebilecekleri bir kaynak olarak armağan ediyorum.
Geleceğin umut çiçekleri çocuklarımıza sevgilerle…
Dr. Ali Gürsan Saraç
Prof. Dr. Sedat CERECİ İmgelemindeki sınırsız dünyayı çekici ve etkileyici biçimde görsel tekniklerle somutlaştıran insan, yaşanmış ve imgesel öyküleri filmle gerçeğe dönüştürmüş, filmlerin görkemli atmosferinde kendi öyküsünü anlatmış ve filmlerin görüntüsüyle sonsuzluğa ulaşmanın yolunu seçmiştir. Kendine özgü bir teknik ve çaba gerektiren film yapımı; teknik bilgileri ve sanatsal mahareti bir araya toplayan, insanların düşünce ve duygu dünyalarına bir arada seslenen kapsamlı bir uğraştır. Film yapımını ciddiye alan toplumlarda yüksek getiri sağlayan bir endüstriye dönüşen film yapımı, eğitimin her düzeyinde yer alırken kültürel oluşum ve gelişim için de sayısız materyal sağlamaktadır. Gelecekte uluslararası alanda söz sahibi olmak isteyen toplumlar, stratejilerinde mutlaka film yapımına yer vermekte, uluslararası alana aktarmak istedikleri iletileri filmlerle tasarlamaktadır. Film yapımının tekniği ve içeriği de bu bağlamda gündeme gelmektedir.
Serdar Toka Hiç(lik) her(liğ)e dalgalanır; her(lik) de hiç(liğ)e. Her(lik)sonsuzca hiç(lik)ten; hiç(lik) de sonsuzca her(lik)den olur. Hiç(lik) her(lik), her(lik) de hiç(lik) olma eğilimindedir. Hiç(lik) parçasal, her(lik) yapısaldır. İç içe birbirlerine dönüşüp dış dışa ayrışırlar. Aralıkta sonsuzca çoğullaşırlar. Dalgalanmaya yayılırlar.
Müzik: Ali Gürsan Saraç - Piyano Eşlik Düzenleme: Selçuk Bilgin Birinci kitabımız “Geçmişten Günümüze Türk Halk Ozanları ve Şairleri Müzikali” başlığında Kültür ve Turizm Bakanlığımızın GENÇ-DES Projesi kapsamında 19-29 yaş gurubuna yönelik olarak yazılmış olup 8 büyük şair ve ozanın güftelerinin Türk Müziği Makamlarımızla bestelenmesi ve senfonik altyapılı CD'si ile ülkemizde bir ilke daha imza atmaktadır. Bu proje ile gençlerimize kendi kültürümüzü tanıyabilecekleri uygulama imkânları vererek onların yaşamlarında, okul yaşantıları ve çevrelerinde sergileyebilecekleri bir müzikal hazırlamış bulunuyoruz. Böylece kültürümüzün temel taşı olan halk şairi ve ozanlarımızın şiirleri ve güfteleri müzikli bir oyunla okullarımızda Kültür ve Edebiyat Kulübü ile Tiyatro Kulüpleri ve ülkemiz tiyatrolarımızda kolaylıkla sahnelenebilecektir.
“CANEVİ” adlı müzikalimizde halk şairi ve ozanlarının ortak noktasından yola çıkılarak gönül gözüyle görme esası işlenmiştir. Gönülden akla yolculuk yapan hikâyelerde insan sevgisi, abdallarımızın diliyle temel alınmıştır. Müzikalimiz ünlü ozanların sözleri ve deyişlerinden yola çıkmış bir orta oyunu gibidir. Farklılıkları bir bilen, dili ve gönlü sevgi olanda birleşmiştir.
Yazılan sahneleme metinleri okullarımızda eğitim-öğretim programlarında temel bir kaynak olabilecek nitelikte olup seçilen Türk Müziği Makamlarını içeren yepyeni besteler, gençlerimiz tarafından başta Kültür Bakanlığımız ve tiyatrolarımız olmak üzere ülkemizde gençlik korolarında kolaylıkla sahnelenebilecektir.
1.Kitap+CD olarak hazırlanan Müzikalimiz ülkemiz sanat kurumlarında, Devlet Opera Bale ve Tiyatroların programlarında da kullanılacak içerikte olup, Bakanlığımızın arşivlerinde her daim seslendirilebilecek yepyeni bir repertuvar gelişimine de katkı sağlamıştır.
Bu projede Hacı Bektaş-i Veli, Yunus Emre, Mevlana Celaleddin Rumi, Pir Sultan Abdal, Karacaoğlan, Hammamizade İsmail Dede Efendi, Âşık Veysel Şatıroğlu ve Neşet Ertaş gibi tarihi şahsiyetlerin öz geçmiş ve eserleri de özetlenerek sözleri kendilerine ait olan güfteleri yeniden bestelenerek eğitim amaçlı kullanımla ülkemiz gençlerine sunulmaktadır.
“Geçmişten Günümüze Türk Halk Ozanları ve Şairleri Müzikali” adlı Birinci Kitabımız GENÇ-DES Projesi kapsamında 2017 yılında 10 aylık sürede hazırlanmış ve TC. Kültür ve Turizm Bakanlığımızca maddi olarak desteklenmiştir.
Projemizin yaşama geçmesinde bizlere imkân veren başta TC. Kültür ve Turizm Bakanımıza, Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğümüze ve Genç-Des Projesi destekçilerine ve tüm emeği geçenlere teşekkürlerimizle…



İkinci kitabımız “GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE TÜRK HALK OZANLARI ve ŞAİRLERİ MÜZİKALİ PİYANO EŞLİKLİ GENÇLİK ŞARKILARI ” başlığında Kültür ve Turizm Bakanlığımızın GENÇ-DES Projesi kapsamında 19-29 yaş gurubuna yönelik olarak yazılmıştır. Bu proje tarihimizde büyük şair ve ozanlarımızın seçilen güftelerinin Türk Müziği Makamlarımızla bestelenmesi ve piyano eşlikli altyapılı CD’si ile ülkemizde bir ilke daha imza atmaktadır. Bu proje ile gençlerimize kendi kültürümüzü tanıyabilecekleri, uygulama imkânları vererek onların yaşamlarında, okul yaşantıları ve çevrelerinde seslendirebilecekleri yepyeni şarkılar hazırlamış bulunuyoruz. Böylece kültürümüzün temel taşı alan halk şairi ve ozanlarımız şiirleri ve güfteleriyle okullarımızda Hoş Sada Musıki Kulüplerinde ve ülkemiz korolarında kolaylıkla seslendirilebilecektir.
Yazılan piyano eşlik düzenlemeleri okullarımızda eğitim-öğretim programlarında temel bir kaynak olabilecek nitelikte olup seçilen Türk Müziği Makamlarını içeren yepyeni besteler, gençlerimiz tarafından başta Kültür Bakanlığımız ve TRT korolarımız olmak üzere ülkemizdeki gençlik korolarında kolaylıkla seslendirilebilecektir.
2.Kitap + CD olarak hazırlanan Piyano Eşlikli Albümümüz Ülkemiz sanat kurumlarında, konserlerde, koroların ve orkestraların programlarında da kullanılacak içerikte olup, Bakanlığımızın ve Devlet Koro ve Topluluklarının arşivlerinde her daim seslendirebilecekleri yepyeni bir repertuar gelişimine de katkı sağlamıştır.
Bu projede Hacı Bektaş-i VELİ, Yunus EMRE, Mevlana Celalettin RUMİ, Pir Sultan ABDAL, Karacaoğlan, Hammami Zade İsmail DEDE EFENDİ, Âşık Veysel ŞATIROĞLU ve Neşet ERTAŞ gibi tarihi şahsiyetlerin özgeçmiş ve eserleri de özetlenerek sözleri kendilerine ait olan güfteleri yeniden bestelenerek eğitim amaçlı kullanımla ülkemiz gençlerine sunulmaktadır.
“GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE TÜRK HALK OZANLARI ve ŞAİRLERİ PİYANO EŞLİKLİ GENÇLİK ŞARKILARI” adlı İkinci Kitabımız GENÇ-DES Projesi kapsamında 2017 yılında 10 aylık sürede hazırlanmış ve TC. Kültür ve Turizm Bakanlığımızca maddi olarak desteklenmiştir.
Projemizin yaşama geçmesinde bizlere imkân veren başta TC. Kültür ve Turizm Bakanımıza, Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğümüze ve Genç-Des Projesi destekçileri ve tüm emeği geçenlere teşekkürlerimizle…
Zülüf Öztutgan Klasik gitar icrası, birçok farklı tekniğin kullanımını içermektedir. Bu teknikler arasında apoyando, tirando, arpej, tremolo, rasgueado, harmonik, bare, pizzicato, legato, trill, golpe, tambora vb. sayılabilir. Anılan teknikler; müzikal anlatımı daha etkili hâle getirmek, bazı unsurları vurgulamak, eserin yazıldığı dönemin özeliklerini yansıtmak, farklı üsluplara göndermeler yapmak ve çeşitli enstrümanları taklit etmek gibi amaçlarla kullanılmaktadır.
Bu çalışmada; gitar eğitiminin önemli bir boyutu olan ve kaynaklarda dağınık şekilde yer alan klasik gitar tekniklerinin bir araya toplanması, klasik gitara ilgi duyan ya da klasik gitar eğitimi alan kişilere tanıtılması hedeflenmiştir. Bu bağlamda klasik gitar teknikleri ayrı ayrı tanımlanmış ve uygulamaya yönelik ipuçlarıyla belirtilen tekniklerin daha kolay anlaşılması sağlanmaya çalışılmıştır. Ayrıca ilgili tekniklere yönelik olarak verilen etütlerle bu tekniklerin pekiştirilmesi, geliştirilmesi ve eserler içerisinde uygulanması amaçlanmıştır.
Bu kitap içerisinde yer verilen tekniklerin; gitar eğitmenleri, besteciler ve gitaristler tarafından bilinmesinin klasik gitar müziğine katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Ayrıca kitap içerisindeki tekniklere yönelik olarak verilen özgün etütler, gitar eğitimi dağarcığına yeni eserler kazandırılması yönünden dikkat çekicidir.
Zuhal Özcan, Nuray Bayraktar, Nilgün Görer Tamer, Ayşe Tekel, Nilüfer Gürer, Aybike Ceylan Kızıltaş, Bilge Armatlı Köroğlu Temel tasarım; görsel sanatlar alanından, mimarlık, kentsel tasarım ve şehir planlama alanlarına kadar, tasarımla ilgili tüm disiplinlerde geçerli ve ortak bir eğitimdir. Temel tasarım eğitimi,tasarımın altyapısını oluşturan görsel alfabenin teknik olarak öğrenilmesini zorunlu kılar. Görsel alfabe; tasarlama ve soyutlama becerilerinin; temel tasarım eğitimi sürecinde içselleştirilmeye öğrenilir. Bu çerçevede temel tasarım eğitim, tasarımın amacına uygun olarak görsel algının geliştirmesini yanı sıra, tasarımda ortak bir değer yargısı oluşturmasına da bizzat hizmet eder.
Oğuz Dilmaç 21. yüzyıl, bilgi temelli toplum yapısında köklü dönüşümlerin ve değişimlerin meydana geldiği bir dönemdir. Toplumsal hayatın temel dinamiklerinden biri olan eğitim olgusu da bu değişim ve dönüşüm sürecinden etkilenmiş ve geleneksel eğitim pratiklerinin yerine yapılandırmacı, çoklu zekâ, proje tabanlı öğrenme ile problem çözme, eleştirel düşünme, etkili iletişim gibi becerileri ön plana çıkartan kuram ve uygulamalara dayanan bir anlayışa kavuşmuştur. Dolayısıyla benimsenen bu öğrenme teorilerinin doğasına uygun yeni ölçme ve değerlendirme yaklaşımları geliştirilip uygulanmaya başlanması bir zorunluluk hâline gelmiştir. Oysa geleneksel değerlendirme, öğrencilerin sahip oldukları farklı bilgi, beceri ve gelişmeye açık yönlerini yeterince dikkate almayarak sadece öğrencilerin öğrenme sonunda hangi davranışları hangi düzeyde kazandıklarını tespit etmeye çalışan bir anlayışa sahiptir. Bu nedenle 21. y.y. bireylerinin yetiştirilmesinde gerekli olan estetik duyarlılık, empati yapabilme, yaratıcılık, eleştirel düşünme, problem çözme, iletişim teknolojileri becerileri, esneklik ve uyum, girişimcilik ve öz yönetim gibi becerileri değerlendirebilecek araç ve yöntemlerin işe koşulması gerekmektedir. Sanat eğitimi doğası gereği bireyin kendini duygu ve düşüncelerini yorumlayarak ortaya koyması yönünde yapılan uygulamaları içeren bir eğitim sürecini kapsar. Elbette bu süreç içinde standart birtakım
ölçme değerlendirme yöntemlerinin kullanılması, sanat eğitiminde belirlenen amaçlara ulaşma düzeyi hakkında doğru dönütler veremeyebilir. Dolayısıyla sanat eğitimcilerinin, öğrencileri öğretim programlarında belirlenen ölçütlere göre doğru ve güvenilir bir şekilde değerlendirebilmeleri için tamamlayıcı değerlendirme yöntem ve araçlarına ihtiyaçları vardır.
Bu kitapta sanat eğitiminde geleneksel değerlendirme yöntem ve uygulamalarının dışında tamamlayıcı değerlendirme yöntemlerinin kullanımına ilişkin örnekler verilerek farklı bakış açıları sunulmaya çalışılmıştır. Okul öncesinden üniversiteye kadar olan geniş bir süreci kapsayan eğitim dönemlerinde verilen sanat eğitimi derslerinde öğrencilerin değerlendirilmesinde kullanılabilecek yardımcı bir kaynak olması ümit edilmektedir.

Meltem Demirci Katırancı Görsel Sanatlar Öğretimi kitabı, güncellenen öğretmenlik programları doğrultusunda lisans, yüksek lisans ve doktora eğitimi almakta olan görsel sanatlar öğrencilerinin, öğretmen adaylarının ve görsel sanatlar öğretmenlerinin, alanda detaylı bilimsel verilere ulaşmalarını sağlayabilmek, mesleki gelişimlerine katkıda bulunabilmek ve eğitimin her kademesine yönelik yaratıcı fikirler üretmelerine farklı olanaklar sunabilmek amacıyla bir ders kitabı niteliğinde hazırlanmıştır.
Bu kitap, içeriği ile, çocuğun doğal gelişimine özen göstererek dışa vurumlarında onun cesaretini arttırmak ve onu bir sonraki evreye hazırlayarak daha yüksek bir yorumlamaya doğru cesaretlendirmek için gereken temel bilgilere, Türk kültürüne ve değerlerine sahip olma bilincinin ve Türk toplumuna ait olma hissinin yaşatılabileceği konulara yer vermekte; Görsel sanatlar alanına dâhil edilen farklı sanat türlerinin, teorik ve uygulamalı alanlarını bütünleştirerek, sanatın “Nerede? Ne zaman? Neden? Nasıl? Ne kadar? Ne ile?” öğretilebileceğini, “Nasıl?” değerlendirilebileceğine, sanatın öğretiminde baş vurulan yaklaşım, yöntem, teknik ve yaratıcı etkinlikleri kullanarak yol göstermektedir.
Görsel sanatlar öğretiminde; görünen gerçeğin çizilip boyanmasından ve bilgiyi olduğu gbi kullanmaktan ziyade önemli olan, görünenden hareketle keşfetme isteğinin başlatılması ve ulaşılan sonuçları görsel bir dille ifade edebilme hazzının çocuklara yaşatılmasıdır. Öğretmeyi seven ve öğrencilerini hissedebilen öğretmen, bu mutluluğu yaşatabilmenin arayışı içerisine girebilir.
Anıl Ertok Atmaca, Armağan Konak, Ayşe Çakır İlhan, Burçin Türkcan, Enver Yolcu, Merih Tekin Bender, Meryem Deveci, Serdar Tuna, Suzan Duygu Bedir Erişti “Görsel Sanatlar Öğretimi” kitabı, zengin içeriği ile öncelikle eğitim fakültelerinin temel eğitim bölümü sınıf öğretmenliği lisans programlarında yer alan ilgili dersler dikkate alınarak hazırlanmıştır. Bununla birlikte kitabın bölümleri, eğitim fakültelerinin resim-iş eğitimi programları başta olmak üzere, üniversitelerin tüm sanat ve sanat eğitimi ile ilgili programlarını da kapsayacak şekilde tasarlanmıştır. Sanat, Düşünce Dünyası İçinde Sanat, Tarihsel Süreç İçinde Sanat, Türkiye’de Sanat, Sanat Eğitiminin Gerekliliği ve İşlevi, Yaratıcılık, Görsel Kültür ve Sanat Eğitimi, Disipline Dayalı Sanat Eğitimi Yöntemi, Çocuğun Sanatsal Gelişim Aşamaları, Resimlerine Göre Çocuk Tipleri, Çocuk Resimlerinin Ortak Özellikleri, Sanatsal Yetenekli Çocuklar, Sanatsal Etkinliklerin Sergilenmesi, Müze Eğitimi, Görsel Sanatlar Eğitiminde Ölçme ve Değerlendirme kitabı oluşturan bölümlerdir.
Bu kitabın, öncelikle eğitim fakültelerinin ilgili programlarında öğrenim gören öğretmen adaylarının ve günümüz öğretmenlerinin, öğrencilerini sanatla ilgili, özgür ve yaratıcı anlatım biçimleri oluşturabilen, nitelikli bireyler olarak geleceğe hazırlamalarında yararlı olacağı düşünülmektedir.
Hasan Hakan Okay Beraber müzik yapma eylemi, olasılıkla müziğin en eski uygulanma şekillerinden biridir. Yapılandırmacı programın eğitim yaşantımıza girmesiyle, okul ortamlarında beraber müzik yapmak daha önemli ve farklı bir anlam kazanmıştır. Bu anlam, yapılandırmadığın öğreneni ve rehber göreviyle öğretmeni, müzik yapmaya daha fazla yönlendirmesi ya da bu beklentiyi doğurmasından kaynaklanır.
Bu çalışma, okul müziğinde yoğun olarak kullanılan blokflüt, melodika, Orff çalgıları ve öğretmenin kendi çalgısını, oda müziği yapma anlayışıyla bir araya getirmeyi amaçlamaktadır. Öne konan fikir, çoksesli müziğin önemli figürlerine ait güzel, yalın müzik cümlelerinin, dile getirilen okul müziği çalgılarıyla çalınması; bu sırada öğretmenin de solist kimliğiyle, oluşan bu orkestrayı yönlendirmesine dayanmaktadır.
Çalışmada görülen orkestrasyon anlayışında, armonik temel yapıyı melodika ve/veya blokflüt; ritmik eşliği Orff çalgıları kapsamında değerlendirilen perküsyon çalgıları ve solistik görevi de müzik öğretmeni üstlenmiştir. Aynı zamanda kitap içerdiği 15 eser ile birlikte, okul ortamlarında beraberce nitelikli müzik yapmaya yönelik bir fikri taşımakta ve müzik eğitimcilerine bu yönde bir öneri sunmaktadır.
Erhan Yıldırım Toplum Politika Sinema, İdeolojik ve Estetik Boyutu ile Sinema,Türkiye'de Politik Sinema, Politik Film Çözümleri
İlkay Uyar Bu kitap,“ İyi öğretmen sadece öğretmez, sevdirir; bilgiyi kullanmayı kolaylaştırır.” sözünden hareketle ve yeni eğitim anlayışı esas alınarak hazırlanmıştır. Kitapta, öğrencinin yaparak, yaşayarak öğrenmesini sağlamak için; yaratıcılığı ön plana çıkaran, proje yaklaşımı ile derslerin işlenmesini kolaylaştırıcı etkinlik ve örneklere yer verilmiştir. İş eğitimi dersi verecek olan öğretmenler için bulunmaz yardımcı bir eser olan çalışmada konular yaratıcılık, atık malzeme (rekreasyon) çalışması, çocukların gözüyle iş eğitimi, iş eğitimi 6. sınıf 1. yarıyıl ortak ünitelerle ilgili uygulama örnekleri, iş eğitimi (ev ekonomisi, iş teknik, ticaret, tarım) dersi paket üniteler ile ilgili uygulama örnekleri, proje uygulamaları, ölçme- değerlendirme başlıkları altında ele alınmıştır.
Zeynep Çetin - Binhan Koyuncuoğlu Kitabımıza, birinci basımında, Rollo May'in “Yaratma Cesareti”nden yola çıkarak, “Sanatçı ya da yaratıcı bilim adamının hissettikleri kaygı veya korku değil, coşkudur!” diyerek başlamıştık.
Gözden geçirilmiş bu ikinci basımında da yine aynı coşkuyla, güzel değişikliklerle, çok kapsamlı ama bir o kadar da artık daha yakın hâle gelen yaratıcılık kavramını önce çeşitli boyutlarda ele aldık. Devamında yaratıcılığı kendisinden ayrı düşünülemeyecek sanat boyutunda inceleyip, konuya bu alanın vazgeçilmez önemdeki bileşeni duyularımızı da katarak ve çocuklarımızın çevrelerindeki yetişkinlere yönelik bazı fikirleriyle tamamladık.
Umarız bu kitapla, hâlihazırda çok eğlenceli ve kritik bir konu olan yaratıcılığı sizlere bir adım daha yakına getirebilmişizdir. Çünkü…
Bizler de çocukları çok seviyoruz! Tıpkı sizler gibi…
O zaman bırakalım “İz bıraksınlar”!
İnci Yakut Bu kitabın öncelikli amacı, Osmanlı Dönemi'ni konu alan dönem filmi ve epik fantastik filim tasarımcılarının (senarist, storyboard tasarımcısı, sanat yönetmeni, kostüm tasarımcısı, mekân tasarımcısı, yönetmen vs.) ve sinema tasarımı ile kostüm tasarımı konularında eğitim alan öğrencilerin sinema anlatısı için karakter tasarımları oluştururken sanatlar arası etkileşim anlayışına sahip olarak hareket etmelerine ve buna göre tarihte geçmiş dönemlerin toplumsal gerçekliğini çeşitli düzeylerde irdeleme gereksinimi içinde olarak sinemaya döneme özgü sanat, tasarım ve toplumsal yaşantı anlayışları bakımından veri sağlayıp kaynaklık yapabilecek toplumu görsel olarak bir şekilde yansıtmaya çalışan döneme özgü sanat alanlarına (19. yy. ve öncesi minyatür, tezhip ve diğer Geleneksel Türk Sanat alanları ) ilgi duymalarına katkıda bulunmaktır. Sanatlar arasında kurulacak ilişki ile günümüz sinema sanatı tasarımcıları Osmanlı Dönemi’ne özgü görsel sanat eserlerinin karakter, mekan, nesne, öykü, kompozisyon, renk, desen ve biçim gibi pek çok unsurlarının toplumsal gerçekliği kurgulama özelliklerinden esinlenerek günümüz bakış açısıyla gerçekliğin yeniden inşasını oluşturabileceklerdir.

Bu kitapta tarafımdan üretilmiş olan kostüm illüstrasyonu (kostüm ve kostümle bağlantılı mekân ve desen) uygulamaları, Osmanlı Dönemi gerçekliğini çeşitli düzeylerde konu alan epik nitelik taşıyan dönem filmi ve epik fantastik film anlatıları için senarist, sanat yönetmeni, kostüm ve dekor tasarımcısı, storyboard tasarımcısı, yönetmen gibi sinema tasarım grubunun üyeleri ve bu alanlarda eğitim alan öğrenciler tarafından yapılacak geçmiş döneme özgü karakter tasarımı çalışmalarında önemli bir yere sahip olan kostüm tasarımı uygulamalarına katkıda bulunmak ve örnek oluşturmak üzere, bu tür uygulamaların hangi anlayış ve ilkeler içinde gerçekleştirilmesi gerektiği hakkında açıklamalar yapan illüstrasyon örneklerini sunmak amacıyla yapılmıştır.

Kitabın hedef kitlesini sinema tasarımcıları, kostüm ve moda tasarımcıları, diğer sanat ve tasarım alanlarında çalışmalar yapanlar ve tüm bu alanlarda eğitim alan öğrenciler ile konuya ilgi duyan başka çalışma alanlarında bulunanlar oluşturmaktadır.
Aytekin Can İletişim Fakültelerinde Ders Kitabi Olarak Okutulan Kısa Film, Kısa Film Türleri, Kısa Film Yapımı Türkiye’de Kısa Film Türlerini içermektedir.
Vahap Candan Spor ya da kültür amaçlı gezilerim sırasında mimarlık alanında daha önce duymadığım Türkçe ifadeler, köy yapılarına daha dikkatle bakmama neden oldu. Yapı sanatına ilişkin zengin bir söz varlığına sahip olduğumuzu seziyordum. Eski kaynaklara bakınca o sözcüklerin, zaman tünelinde bizi geziye götüren birer rehber olduklarını fark etmeye başladım.
Eski kaynaklarda doğrudan doğruya köy yapı sanatına ilişkin bir çalışmaya rastlayamadım. Köye ilgi, İkinci Meşrutiyet Devri'nde Türkçü aydınlar tarafından başladı; Cumhuriyetin ilk yıllarında Atatürk'ün Türk dili, tarihi ve kültür tarihi araştırmalarını özellikle teşvik etmesiyle hızlandı. Ben de Atatürk'ün buyruk ve teşvikleriyle dönemin aydınlarınca halkın ağzından, arının bal topladığı gibi derlenen derleme sözlüklerini taradım. Merakım derinleşti ve tarama sözlüklerini de taradım. Karşılaştırma yapılması faydalı olur, düşüncesiyle Göktürk, Uygur ve Karahanlı devirlerinin konuya ilişkin başvuru kaynaklarını da inceledim. Söz konusu sözcüklerin sadece bir yapıyı ya da yapı ögesini temsil etmediğini; bir kısmının kültür şifrelerimizin izlerini taşıdığını anladığımda ise not almaya başladım. Bu notların Yapı Sanatı Sözlüğü’ne dönüşmesi ise beş yıl süren bir araştırma ve inceleme emeğinin sonucudur.
Sözlüğün, kültür şifrelerimizin anlaşılmasına katkı sağlaması ve faydalı olması dileğimle...
Ebru Güller, Ayça Tokuç, Gülden Köktürk, Kutluğ Savaşır Küçük Tasarımcılar İçin Doğa ve Mimarlık Projemiz, 2017 yılında 206 proje arasından öne çıkarak TÜBİTAK 4004 Doğa Eğitimi ve Bilim Okulları tarafından desteklenmeye değer görülmüştür. 2018 yılında da ikinci kez desteklenmeye hak kazanmıştır. Bu başarıdaki en büyük payın samimi, içten bir proje olmasından kaynaklandığını düşünüyoruz. Sonuç odaklı değil süreç odaklı bir çalışma olup birçok etkinlik bütününde kurgulanmıştır. Burada amaç, çocukların oynarken eğlendiği ve eğlenirken öğrendiği interaktif bir süreç deneyimlemeleridir. Çocuklarımız 1,5 saat gibi kısa bir zaman diliminde büyük bir özveriyle 2 ve 3 boyutlu tasarım çalışmalarını gerçekleştirmişlerdir. Harika fikirleri, çevre sorunlarına karşı geliştirdikleri özgün çözüm önerileri ve başarılı tasarımları için hepsini ayrı ayrı tebrik ediyoruz…
Fatih Sakallı Modern Türk Tiyatrosu Üzerine İncelemeler, Tanzimat'tan günümüze kadar yazarlarımızın kaleme aldığı tiyatro eserleri hakkında yazılan inceleme ve değerlendirme yazılarından oluşuyor. Kitapta; Ahmed Midhat'tan Abdülhak Hâmid'e, Reşat Nuri Güntekin'den Hüseyin Rahmi Gürpınar'a, Yakup Kadri Karaosmanoğlu'ndan Yaşar Nabi Nayır'a, Feyyaz Kayacan'dan Bekir Büyükarkın'a, Osman Zeki Özturanlı'dan Yahya Akengin'e birçok yazarımızın tiyatro eserleri farklı bakış açıları ile değerlendiriliyor. İnsanın sanat yapan bir varlık olması, tiyatronun da insanı en iyi anlatan sanat dallarından birisi olması, bu inceleme ve değerlendirmeler ile bir kez daha gözler önüne seriliyor. Konuşma ve eylemlere dayanan tiyatro, aynı zamanda da toplum kültürünü yansıtan bir sahne sanatıdır. Bu kitaptaki metinler de kültürümüzün yansımalarını ele alıyor. Kitapta ele alınan inceleme ve değerlendirmeler ile Türk toplumunun yaşantısı, değerleri, yanlışları, çıkmazları, yaşanmışlıkları, kavgaları, mücadeleleri, komiklikleri vb. hâlleri yansıtılmaya çalışılıyor.
Bereket Köse Son yıllarda artan rekabet, spor aktivitelerini izleme oranındaki artış, kazanma arzusu, cezbedici ödüller, özellikle uluslararası organizasyonlarda ülkelerin kendilerini gösterme, kazandıkları başarılarla daha fazla tanınma ve prestij sağlama hedefleri gibi bir çok faktör, sporcuların performanslarını ergojenik olarak arttırabilecek yeni antrenman metotlarının da bu alandaki bilimsel çalışmaların merkezine alınmasına yol açmıştır.
Bu bağlamda yüzyıllardır çeşitli alanlarda performans arttırmak için kullanılan müzik, son yıllarda spor bilimcilerin de dikkatini çekmiş ve söz konusu bilimciler tarafından müziğin sporcularda da fiziksel ve psikolojik performansı arttırabileceğine, aynı zamanda çeşitli müzik türleri ile performans arasında bir korelasyonun olduğuna yönelik araştırma sonuçlarına ulaşılmıştır.
Örneğin müziğin koşu performansını ve süresini artırmasının yanı sıra yatıştırıcı müziği dinlemenin de beynin hipofiz bölgesini etkileyerek organizmadaki stresin düşürülmesine neden olan hormonların salgılanmasına yardımcı olması otonom sinir sistemini dolaylı bir şekilde etkileyebilmesi sonucu egzersiz sonrası daha hızlı toparlanmayı da sağlayabilmekte olduğu ifade edilmiştir.
Bu kitap da, müziğin aerobik-anaerobik performansa aynı zamanda egzersiz sonrası toparlanmaya etkisinin incelenmesi amacıyla hazırlanmıştır.
Ali Gürsan Saraç Birinci kitabımız Müzik Eğitiminde Kuramdan Uygulamaya Temel Kavramlar, Genel Öğretim Yöntemleri, Özel Öğretim Yöntemleri, Müzik Öğretiminde Öğrenme-Öğretme Sitilleri, Müzik Öğretiminde Zaman Yönetimi, Müzik Öğretiminde Ders Çalışma Becerileri, Müzik Öğretiminde Motivasyon, Müzik Öğretiminde Okul Deneyimi ve Uygulamaları ve etkinliklerini kapsamaktadır. Kitabımızın özelliği; her bir yöntem ve tekniğin kullanılmasında en iyi kullanım için rehber ilkeler ve etkinliklerin çalışma yapraklarıyla düzenlenmesi ve altyapılı şarkılarla (playback) örnek işlenişler içermesidir. Öğretmen ve öğrencilerimizin kolaylıkla her zaman kullanabileceği temel bir kaynaktır. Bu özelliği nedeniyle de Pedagojik biçimlenim (formasyon) için önerilmektedir.
Ali Gürsan Saraç İkinci kitabımız Müzik Eğitiminde Kuramdan Uygulamaya Oyun Dans Devinim, Şarkılarla Dil Öğretimi (Yabancı Dil), Okul Öncesi Müzik Öğretimi ve Uygulamaları, İlköğretimde Müzik Öğretimi ve Uygulamaları, Ortaöğretimde Müzik Öğretimi ve Uygulamaları, Müzik Öğretiminde Etkinliğe Dayalı Yeni Yaklaşımlarla 5 Öğretim Modülü, Yedi Eldivenli Dinleme/Söyleme/Çalma Tekniği Model Önerisi ve etkinliklerini kapsamaktadır. Bu kitabımızın özelliği III rd International Eurasian Educational Research Congress (EJER)' de sunulan, ülkemiz ve dünyada ilk kez müzik etkinlik temelli müzik öğretimi konusunda uluslararası bildiri olarak sunulan ve yazar tarafından geliştirilen yepyeni ilke, strateji, düşünce biçimi, öğrenme-öğretme kuramı, öğretim yöntemi, öğretim tekniği ve ölçme değerlendirmelerin yer almasıdır. Öğretmen ve öğrencilerimizin her zaman kullanabileceği altyapılı şarkılarla CD’den yararlanarak kolaylıkla kullanılabilecek temel bir kaynaktır. Bu özelliği nedeniyle de Pedagojik biçimlenim (formasyon) için önerilmektedir.
Ali Gürsan Saraç “TOPLUMA HİZMET UYGULAMALARI” dersi için hazırlanan kitabımızın konuları, MEB’in programlarının çerçevesinde yer alan belirli gün ve haftaları geliştirerek ’Etkinlik Uygulama/İşleniş Süreci’, ’Proje Etkinliği’ ve ’Müzik Etkinliği’ başlıklarında öğretmen ve öğretmen adaylarımızın kullanabilecekleri bir yaklaşımla düzenlenmiştir. On dört proje konusu kurgulanarak oluşturulmuş ve her bir konu için şarkılar Yeni Nesil Popüler Gençlik Şarkıları başlığında yine ülkemizde bir ilk olarak Pop-Rock Soundla yeniden düzenlenmiştir.
Şarkılarımızın konuları belirlenirken belirli gün ve haftalardan örnek olarak on dört tanesi seçilmiş ve onların işlenişi ile ilgili bilgi yaprakları düzenlenmiştir. Kitabımızın ekinde verilen CD’de şarkılar, öğretmen ve öğrencilerin kolaylıkla seslendirebilmeleri için halfplayback ve playback olarak verilmiştir.
Kitabımızın konuları; Yaşamımız Sevgi Dolsun, Her Çocuk Bir Çiçektir, Bir Güler Yüz Göster Geleceğe, Çocuklar İçin Işık Olmalı, Bütün İnsanlar El Ele Versin, Barışa Çağrı Yapalım, Ben Geldim Dünya, Bir Şarkı Söyle Bana, Doğanın İncisi Yeşili Koruyalım, Anadolu Barış Sevginin Yolu, Dans Ederek Tanımak Güzel, Sizinle Beraber Yaşamak Ne Güzel, Savaşsız Olsun Bu Dünya Bundan Ne Çıkar?, Engelleri Sevgi ve Hoşgörüyle Aşalım şeklinde projelendirilmiştir. Öğretmen adaylarımız isterlerse örnek projeleri uygulayabilecekler isterlerse de bu örnekleri inceleyerek başka projeler geliştirebileceklerdir.
Kitabımız, bilimsel projelerle ders kitabı olma özelliğinin yanı sıra tüm öğretmen ve öğretmen adaylarının sınıfça kullanabileceği temel bir kaynaktır. Çalışmamız, aynı zamanda Eğitim Bilimleri uzman görüşlerince “Eğitim Fakültelerinde bu dersi veren tüm anabilim dalları için kullanıma açıktır.” şeklinde nitelenmektedir.
Sevgili meslektaşlarımız ve öğrencilerimize, meslek yaşamlarında MEB ve Avrupa Birliği Projelerine sunmak için geliştirebilecekleri ve her zaman kullanabilecekleri ,konserlere/gösterilere dönüştürebilecekleri bir kaynak olarak kullanabilmeleri
umuduyla armağan ediyorum.
Selam ve sevgilerimle...
Cahit Aksu Örgün temel müzik eğitiminde yaşanan önemli sorunlardan biri, müzik öğretmenlerimizin öğretim programını benimseme ve içselleştirme aşamasında geliştirdikleri tutum ve ön yargılardır. Öğretmenlerden bir kısmı programların eskilerinden önemli farklılıklar göstermediğini ve bu nedenle önemli değişiklikler yapmadıklarını; bir başka kısmı, programın bazı kazanımlarının çok zor olduğunu, o nedenle programı tam olarak uygulamadıklarını; bazı öğretmenler, müzik derslerinde yaşanan bazı sorunların programın tam olarak uygulanmasına engel olduğunu ve bu yüzden programa çok da bağlı kalmadıklarını; bazı öğretmenler de programları, müzik etkinliklerinde birincil kılavuz olarak görmediklerini belirtmektedirler.
Müzik öğretmenlerinin, öğretim programlarını daha iyi tanıyıp önemini ve işlevini daha iyi anlayabilmeleri, onu benimseyip içselleştirebilmeleri için 2018 yılında, “YÖK Öğretmenlik Lisans Programları” geliştirme çalışmaları sonucunda, müzik öğretmenliği lisans programında 2 kredilik zorunlu “Müzik Öğretim Programları” dersi kapsanmıştır.
Dersin içeriği, programda: “öğretim programlarıyla ilgili temel kavramlar; müzik dersi öğretim programlarının geçmişten günümüze gelişimi; güncel müzik dersi öğretim programının yaklaşımı, içeriği, geliştirmeyi amaçladığı beceriler; öğrenme ve alt öğrenme alanları; kazanımların sınıflara göre dağılımı ve sınırları, diğer derslerle ilişkisi; kademeler arasındaki müzik dersi öğretim programlarının ilişkisi; kullanılan yöntem, teknik, araç-gereç ve materyaller; ölçme değerlendirme yaklaşımı; öğretmen yeterlilikleri” (www.yok.gov.tr) şeklinde verilmiştir.
Bu kapsamlı içerikle, özellikle müzik öğretmeni adaylarının mesleki uygulamalarının en temel ve en meşru dayanakları olan öğretim programı hakkında daha detaylı bilgiler edinmeleri, programın fonksiyonu ve önemini, henüz adayken algılayabilmeleri amaçlanmıştır.
Bu kitap, yazarın 2018 yılında yayınlanmış olan “Cumhuriyet Dönemi Örgün Temel Müzik Eğitimi'nde Müzik Öğretim Programları (1924-2017) ve Müzik Eğitiminde Yapılandırmacılık” isimli kitabının devamı niteliğindedir. İlk kitapta; cumhuriyet tarihimiz boyunca özellikle örgün temel müzik eğitimi uygulamalarına rehberlik eden “Müzik Öğretim Programları”, program unsurları açısından kronolojik olarak tanıtılmış ve bu programlarda temele alınan öğrenme yaklaşımları hakkında bilgiler verilmiştir.
Bu kitapta ise aynı müzik öğretim programlarının temel eğitim felsefeleri ve programların sosyolojik temelleri bağlamında “Okulun ve Programın Sosyal Fonksiyonu ve Alt Bileşenleri”, yine kronolojik olarak analiz edilmiştir. Böylece özellikle müzik öğretmeni adaylarımızın, öğretim programlarında vurgulanan felsefi ve sosyolojik bağlamın ve program paralelinde yürüttükleri etkinliklerin felsefi ve toplumsal karşılıkları ve çıktılarının neyi ifade ettiğini daha iyi görmeleri amaçlanmıştır.
Bahar Güdek, Damla Bulut, Ferit Bulut, Ilgım Kılıç Tapu, İzzet Yücetoker, Muzaffer Özgü Bulut, Sabahat Burak, Serkan Özay, Tolga Güler İlköğretimde müzik, bir öğrencinin eğitiminin önemli bir parçası olarak kabul edilir. Müzik çalışmalarından elde edilen faydalar oldukça fazladır ve çok yönlü bir eğitime önemli ölçüde katkıda bulunur. Öğrencileri yaşadıkları dünyaya tam olarak hazırlamak için müzik, eğitimin vazgeçilmez bir parçası olarak her zaman var olmalıdır. Müzik öğretimi kitabı, öğretmenleri sınıf uygulamaları, müzik dili öğrenimi, kişisel gelişim ve müzik alanlarında ana ilkeleri güncel araştırmalara dayanan çeşitli yaklaşımlarla aydınlatmak ve bu alana bir çerçeve getirmek amacıyla hazırlanmıştır. Bu kitap aynı zamanda, çalışmakta olan öğretmenlerin müzikle ilgili donanımlarına katkı sağlarken sınıf öğretmeni ve müzik öğretmeni adaylarının eğitiminde de kullanılabilir.
Gérard Ducourneau Bakıma yönelik uygulamalar ve yardım ilişkisi arasındaki sınırda yer alan müzik terapisi, hastanelerde ve pek çok sağlık biriminde (pediatri, gerontoloji, anestezi, diş hekimliği, vb.) yaygınlaşmaktadır. Ayrıca, çeşitli ruhsal bozuklukların tedavisinde kullanılan psikoterapötik bir yöntemdir. Bilimsel temellere dayalı bir disiplin olarak dünya çapında kabul görmesine katkıda bulunan ülkelerden birinin de Fransa olduğu göz önünde bulundurularak, bu alana yıllarını adamış olan Gérard Ducourneau'nun tarihsel kaynak ve profesyonel günlük niteliğindeki yapıtı, Türkçeye kazandırılmıştır. Sağlık uzmanlarının, terapistlerin, öğrencilerin, kısaca konuya ilgi ve merak besleyen herkesin yararlanabileceği bu kılavuz, ilk Türkçe baskısıyla karşınızda.
Kenneth E. Bruscia Müzik terapi kendine özgü metotları, terminolojisi, sınırları, çalışma alanları, eğitim programları, pratisyenleri, gereklilikleri, sorunları vb. bileşenleriyle başlı başına büyük bir disiplindir. Batı dünyasında profesyonel veya amatör merakın yönlendirmesiyle bu disiplinle karşılaşan pek çok kimsenin öncelikli olarak müzik terapinin tanımlanması aşamasında edindiği bir başvuru kaynağı olan bu kitap, 1970'lerden itibaren Bruscia'nın müzik terapiyi tanımlama arzusuyla çıktığı yolun bir sonucudur. Bu kitapta müzik terapiye ilişkin çok şey bulacaksınız; ancak hangi makamın ya da tonun hangi hastalığa iyi geldiği, insanların hangi müziği dinleyerek kanseri yeneceği, ya da hamilelerin hangi müzikleri dinlediklerinde bebeklerinin dahi olabileceği gibi soruların cevapları ne bu kitapta ne de müzik terapi disiplininde bulunur. Aksine bu kitap, vibroakustik terapi, tıpta veya terapide müziğin kullanımı, müzik eğitimi ve müzik terapi disiplini arasındaki farkları gösteren temel bir kaynaktır. Elinizdeki bu çalışma, çok disiplinli bir alan olan müzik terapiye giriş aşamasında en önemli eserlerden birisi olarak, dünyada satıldığı tüm ülkelerde olduğu şekliyle ülkemizde de hem doktorlar, hemşireler, psikolojik danışmanlar gibi sağlık çalışanlarına, hem müzik alanında çalışanlara, hem de konuya ilgi duyan herkese hitap eder. Böyle bir kitabı kaleme aldığı için Kenneth E. Bruscia'ya ne kadar teşekkür etsek azdır.
Fahri Sezer Ruhun gıdası olarak adlandırılan müzik, tarih boyunca fizyolojik ve psikolojik sorunların tedavisinde kullanılmış ve tedavi uygulamalarının merkezinde yer almıştır. Türk-İslam tarihinde de önemli bir tedavi yöntemi olarak benimsenen müzikten ve onun tedavi edici gücünden yararlanılmış, sağlık merkezleri inşa edilmiştir. Müzik, Türk-İslam tarihinde, yirminci yüzyıla kadar büyük önem verilerek tedavi amaçlı kullanılmış olmasına karşın son yüz yılda Türkiye'de layık olduğu değeri yeteri kadar görememiştir. Müzikle tedavi alanında dünyadaki çalışmalara yol göstermiş bilim adamlarını yetiştirmiş ve müzikle tedavinin uygulandığı hastaneler inşa etmiş bir bilimsel tecrübeye sahip olmamıza karşın yakın tarihimizde bu alana yeterli değerin verilememesi bu kitabın hazırlanmasında motive edici bir rol üstlenmiştir. Müziğin tedavi edici rolünün ve psikolojik etkilerinin, kullanılan teknik ve modellerin neler olduğunun anlatılmaya çalışıldığı bu kitap; rehberlik ve psikolojik danışma alanındaki uzmanlara, psikologlara, sağlık çalışanlarına faydalı olması temennisi ile hazırlanmıştır.

Ali Gürsan Saraç OYUN DANS MÜZİK adlı kitabımız; Müzik Eğitiminde Yeni Nesil Popüler Çocuk Şarkıları ve Etkinliğe Dayalı 7 Eldivenli Dinleme/Söyleme/Çalma Tekniği ile; Müzik Etkinliğinde Temel Kavramlar, Türkülerimizle Yaşayalım, Birlikte Söyleyelim, Şarkılı Oyunlar, Benim Ritim Kalıbım, Gösteri Zamanı, Müziği Yaşıyorum, Seslerin Oyunu, Şarkıyı Hareketlerle Söylüyoruz, Dans Edelim, Müzikte Yeni Sesler Öğreniyorum, Farklı Ritimlerle Dans Edelim, Renklerle Notalarım ve Notalarla Harflerim konularına dayalı ders işleniş süreçlerini kapsamaktadır.
Kitabımızın özelliği, her bir konunun işlenişinde ilköğretim 1.sınıftan 8.sınıfa kadar Oyun, Dans ve Müzik etkinliklerine yer verilmiş olması ve sayışma, tekerleme, fıkra, hikâye, masal, bilmecelerimizi konu alan ve pop unsurları taşıyan zengin altyapılarla sözlü ve sözsüz olarak CD ekinde sunulmasıdır.
Kitabımızın diğer bir özelliği de ülkemizdeki 7 bölgeden 7 türkü ve oyun havasının ritim eşliğinde oynanış şekillerini çalıştırma, halfplayback eşliğinde de seslendirerek sergileyebilecek altyapılarla öğretmen ve öğrencilerimiz için hazırlanmış olmasıdır.
Ülkemizde öğretmen ve öğrencilerimizin kolaylıkla her zaman kullanabileceği, etkinlikler yaparak konserler düzenleyebileceği temel bir kaynaktır. Bu özelliği nedeniyle yeni hazırlanan müzik öğretim programına da uygun olup öğretmen adaylarımıza, öğretmenlerimize ve öğrencilerimize önerilmektedir.
Tacettin Tınaz “Udumun Klavyesi” bir ud metodu değildir. Ancak ud metotlarının çoğunda eksik olan veya yeteri kadar detaylı anlatılmayan ve gösterilmeyen; Türk müziği ses sistemi, udun akort edilmesi, makamlara göre perdelerin klavyedeki yeri (1, 3, 4, 5 ses transpoze dâhil) bu kitabın ana konularıdır. Yazar tarafından geliştirilen, Türkiye’de ve dünyada ilk defa bu kitapla müzikseverlerin hizmetine sunulan “Ud İçin Transpoze Cetveli” ve “Transpoze Çarkları” adlı araçlar, transpoze konusunun hem kavranmasını hem de bu işlemin kolaylıkla yapılmasını sağlayacak niteliktedir. Kitabın eki olarak sunulan videolar, konuların kolaylıkla kavranmasını sağlayacaktır. Kitap, metinden ziyade görsel ağırlıklıdır. Görsellerin tamamı renklidir. Görsellerdeki renkler rastgele değil, kavramlar ve terimler ile kodlanarak (eşleştirilerek) kullanılmıştır. Kodlanmış renkler, okuyucunun kavramasını ve algılamasını kolaylaştıracaktır. “Udumun Klavyesi”, ud çalmayı öğretenler ve öğrenenler tarafından yardımcı kitap olarak kullanılabilir.
Yonca Karul İlyaz “Kitapta; piyanonun Osmanlı’daki serüvenine yönelik genel bir giriş ve piyanonun tarihçesi ile Batı müziğinin ve piyanonun Osmanlı’ya girişi kısaca belirtildikten sonra Osmanlı’da başta hanedan üyeleri olmak üzere piyano ile ilgili kişiler, kurumlar, eğitimciler ve piyano ağırlıklı ilişkiler üzerinde durulmaktadır. Ardından piyano odaklı yapımsal, üretimsel ve tecimsel meslekler, iş yerleri ve iş insanları ayrı ayrı saptanmakta ve betimlenmektedir. Bu bağlamda piyano yapım-üretim, alım-satım, taşım-ulaştırım, bakım onarım ve akort edim ile ilgili süreçler, kurumlar, kişiler ve hizmetler ayrıntılı olarak anlatılmakta ve açıklanmaktadır. Böylece piyano odaklı meslekleşmenin boyut, kapsam, tür ve çeşitleri o dönemin Osmanlı müzik yaşamı, kültürü ve eğitimi örneğinden yola çıkılarak ortaya konulmaktadır. Ayrıca dönemin piyano tecimcilerinin Osmanlı Devleti’ni kendilerini tanıtım amaçlı kullanmaları çok çeşitli ve somut örneklerle betimlenmekte ve irdelenmektedir. Bunlar yapılırken gerekli bilgi, belge ve tablolar ile bulgular yerinde ve uygun biçimde sergilenmekte, yorumlanmakta ve değerlendirilmektedir. Kitap, her biri ilginç çeşitli ekler ve zengin bir kaynakçayla sonlanmaktadır.”
Selda Kulluk Yerdelen Bu kitap, Rönesans döneminde renk olgusuna ve özellikle Shakespeare'in oyunlarında renk sembolizminden yararlanışına odaklanmıştır. Rönesans kültürü, sanatı ve giysisi hakkında bilgi sahibi olmak, Shakespeare'in oyunlarında doğru ve anlamlı kostüm tasarımları yapmak için gereklidir. Kitabın en son bölümünde konusu herkes tarafından bilinen Romeo ve Jüliet oyunu, renk sembolizminden yola çıkılarak incelenecektir. Yazar, oyunlarında rengi; bir insanın konumunu, ruhsal durumunu ve oyunun atmosferini kolayca anlayabilmek için kullanmıştır. Oyunların anlamlı, uygun ve etkili kostüm tasarımlarını yaparken şu anda bu kitapta okuduğunuz tüm bilgiler anahtar niteliğindedir. Kitap, düşüncelerini geliştirmek, etkili ve yeterli bir kostüm tasarımcısı olmak isteyenlere rehberlik edecek yaratıcı bir çalışmanın yolunun kapsamlı bir araştırmadan geçtiğini de gösteriyor.