Girişimcilik ve Yenilikçilik \ 1-3
Meriç E. Bebitoğlu Mete Bey'in "go" tuşuna basmak yerine telefon ahizesine "Goo!" diye bağırması o yıllar için her ne kadar acayip ve komik olsa da aslında önemli bir ihtiyacı tanımlıyordu. Bugün sesli yanıt sistemiyle ortaya konan insan-makine birleşimi yapay zekâ tam da budur.
Akademi ile günlük yaşamdan kesitleri birleştiren bu kitap, bir teknoloji güzellemesi niteliği taşımıyor. Değişim, dijital dönüşüm ve sanallığın hayatımıza katacaklarını araştırırken gelecekte örgüt yapılarının nasıl olacağını, yönetim işlevlerinin nasıl değişeceğini ve sosyal medyada iletişim dâhil olmak üzere yeni dünya düzeninde sanal yönetimin işleyiş ve kurallarını ortaya koyuyor.
Sanal Yönetim ile başarılı olmanız dileğiyle...
Hüseyin Yılmaz 21. yüzyıl girişimciliği; sürekli değişen ve gelişen teknolojilerin, yapıların, eğilimlerin, pazarların, bilgiye dayalı örgüt uygulamaları ve bilgi yönetimi stratejilerinin etkisi altında şekillenmektedir. Bugünün girişimcileri, işletmelerini ve karşılarına çıkan değişimleri bilgi odaklı davranış ve süreçlerle yönetmek durumundadır. 21. yüzyıl, girişimciler için zorlu ve heyecanlı rekabet koşullarını ortaya çıkarmaktadır. Günümüz şirketleri için bilgi aktifleri, bilgi girişimleri ve bilgi çalışanları önemli kavramlar hâline gelmiştir. İnternetin temel altyapısını oluşturan elektronik ticaret ortamı, bilgiye dayalı girişimciler için para kazandıran yeni iş modelleri geliştirilmesine, özgün değer yaratma yöntemlerinin keşfedilmesine ve bütün dünyadaki pazarlara hızla erişilmesi konusunda önemli olanaklar sunmaktadır. Bilgi faktörü, girişimcilerin iş kurmasında ve oluşturulan iş modeline ilişkin operasyonel faaliyetleri devam ettirmelerinde önemli bir entelektüel sermaye unsuru hâline dönüşmüştür. Bilgiye dayalı girişimciler, bilim ve teknoloji alanlarında üretilen bilgilerin ticari uygulamalara dönüştürülmesini sağlayan başarılı bireylerdir. Bilgiye dayalı girişimci davranışı; yeni teknolojilerin, ürünlerin, süreç ve bileşenlerin üniversiteler ve dış finansman kaynaklarıyla geliştirilmesi çabalarına odaklıdır. Günümüz girişimcilik alanının yeni sınırı, bilgiye dayalı girişimcilik davranışıdır. Bu davranışın parametreleri bu kitabın konuları olarak belirlenmiştir. Geleneksel girişimcilik uygulamalarının sürekli devlet teşvikleriyle ayakta kalmaya çabalayan cadde üstü işletmelerle sınırlanmış olduğu günümüz geleneksel girişimcilik gerçeği karşısında bu kitabın temel misyonu; bilgiye dayalı girişimcilik yaklaşımının teorik temelleriyle, süreçleriyle, stratejileriyle, davranış ve uygulama örnekleriyle işletmeler ve ekonomi için ortaya çıkan beklentileri karşılayabilecek özelliklere sahip olduğunun ortaya konulmasıdır. Bu misyon doğrultusunda kitapta; bilgiye dayalı girişimcilik sürecinin temel konu bileşenlerini oluşturan yüksek performanslı ekonominin şekillendiricisi olarak girişimcilik, bilgiye dayalı girişimcilik yaklaşımı, örgütsel öğrenme, öğrenen organizasyon modeli, entelektüel sermaye, bilginin uygulanması ve bilgi yönetimi, bilgiye dayalı organizasyonla değer yaratma, girişimcilik ekosistemi ve bilgiye dayalı girişimcilik etkileşimi, bilgiye dayalı girişimciliğin gelişim alanı olarak bilim ve teknoloji parkları, bilgiye dayalı girişimcilik modeli olarak üniversite ilişkili (spin-off) şirketler, bilgiye dayalı girişimcilik mimarisi olarak startup şirketler, bilgiye dayalı girişimciliğin kritik fonksiyonu olarak inovasyon ve bilgiye dayalı girişimciliğin performans parametresi olarak yapay zekâ şeklinde ele alınarak her konu hakkında oldukça ayrıntılı bilgiler sunulmuştur. Kitap bu kapsamlı içeriğiyle; konuyla ilgili akademisyenler, araştırmacılar ve uygulayıcılar ile üniversitelerin önlisans, lisans, yüksek lisans ve doktora düzeylerinde öğrenim gören öğrenciler için temel bir başvuru kaynağı ve ders kitabı özelliğindedir. Özellikle ülkemizdeki teknokent yöneticileri ve paydaşları ile üniversitelerde startup şirket kurmak isteyen genç girişimci adayları ve güçlü öğretim üyesi şirketi kurmak isteyen akademisyenler için bu alandaki benzersiz bir kılavuz özelliğini taşımaktadır.
Duygu Hıdıroğlu Yenilikçi girişim başlatma oranları incelendiğinde, kadın ile erkek girişimciler arasında belirgin bir farkın olduğu gözlenmektedir. Bu farkı ortaya çıkaran en büyük etkenlerden birinin ise fırsat eşitsizliği olduğunu söylemek mümkündür. Dolayısıyla kadınlar ile erkekler arasında fırsat eşitliği sağlandığında kadınların yenilikçi girişimde bulunma oranlarının ciddi şekilde artması beklenmektedir. Bu çalışmanın amacı, finansal gelişmişliğin fırsat eşitliği sağlamada etkin olup olmadığını anlamaktır. Dolayısıyla bu amaç doğrultusunda, çalışmada, yenilikçi girişimcilik faaliyetlerini etkileyen birçok mikro ve makro düzeyde dinamik arasında bir girişimcinin harekete geçmesinde etkili olduğu düşünülen finansal gelişmişlik dinamikleri üzerinde durulmuştur. Böylelikle bu finansal gelişmişlik göstergelerinin cinsiyet ile yenilikçi girişimcilik arasındaki ilişkide düzenleyicilik rolleri test edilmektedir. Bu çalışmanın kapsamında, finansal gelişmişliğin fırsat eşitliği sağlamak suretiyle yenilikçi girişimciler arasında kadınların oranını arttıracağı öngörülmektedir. Küresel Girişimcilik Monitörü 'nün (GEM) anketine katılan Toplam Erken Aşama Girişim Aktivitesi (TEA) sınıfına giren girişimler, çalışmanın örneklemini oluşturmaktadır. Örneklem, 2007-2013 yıllarını kapsamakta ve 87 ülkeden 92.947 birey düzeyinde veri içermektedir. Bu çerçevede geliştirilen hipotezler, karışık etkili lojistik regresyon yöntemiyle test edilmiştir. Analizler neticesinde beklenenle paralel sonuçlara ulaşılmıştır. Regresyon sonuçları, finansal gelişmişliğin ve gelişmişliği belirlediği düşünülen finansal etkinlik ve finansal güvenilirlik dinamiklerinin kadınların yenilikçi girişimcilik başlatmalarına katkılarının önemli derecede etkili olduğu neticesini ortaya koymuştur.
Özetle çalışma, ekonomilerin büyümesinde engel teşkil eden yenilikçi girişimcilik oranlarının az olması durumu ve kadın erkek arasındaki fırsat eşitsizliğinden kaynaklı kadınların yenilikçi girişimciliğinin erkeklerden düşük olması probleminin çözümü için gerek okuyuculara gerekse politika yapıcılara yol gösterebilecek önemli bulgulara yer veren önemli bir bilimsel kaynak niteliğindedir.
Hayri KOZANOĞLU Teknolojik gelişmeler baş döndürücü bir hızla gündelik yaşamımızı değiştiriyor. “Akıllı telefonların” bulunmadığı bir dünyayı düşleyemiyoruz bile. Hemen her gün önümüze “yapay zeka”, “Endüstri 4.0”, “blockchain”, “paylaşım ekonomisi” gibi yeni kavramlar çıkıyor. Bazen bunları anlamakta, anlamlandırmakta zorlanıyoruz. Çoğu zaman da göz açıp kapatana kadar teknoloji ile ilgili bilgilerimizin ve becerilerimizin günün gerisinde kaldığını şaşkınlıkla fark ediyoruz. “Teknolojik Gelişmeler ve Hayatımız” çalışması, teknolojinin gerek işleyişini gerekse de ekonomik ve toplumsal sonuçlarını 50 soruda yanıtlamaya çalışıyor. Böylelikle meraklı okuyucuya insanlığın geldiği teknolojik aşamayı güncel ve canlı örneklerle aktarmayı amaçlıyor.
Özgür Çark, Gökben Bayramoğlu, Elif Hasdemir, Esin Ceylan, Ufuk Karadavut, Deniz Zeren, Nilüfer Kapukaya, Burcu Sarı, Gökhan Korkmaz, Ufuk Karadavut, Yaşar Akça, Gülten Demiral, Begüm Çimen, Taylan Tutkunca, Mustafa Aslan, Selda Özbey, Selda Fındıklı, Erkin Nevzat Güdelci Bilgi ve iletişim teknolojilerinde yaşanan gelişmeler sosyoteknik pek çok değişim ve dönüşümü beraberinde getirmiştir. Endüstri 4.0 paradigması ile birlikte bulut bilişim, yapay zekâ, nesnelerin interneti, yapay sinir ağları ve robotik gibi pek çok yeni nesil dijital teknolojiler iş dünyasında sahneye çıkmış; iş zekâsı, yapay sinir ağları, karanlık - insansız fabrikalar ve bulut ERP gibi ileri işletme uygulamalarının doğuşuna zemin hazırlamıştır.
1960'lı yıllarda başlayan ve bugün tüm sürati ile devam eden dijital dönüşümün bu baş döndürücü hızından dünya iktisadi hayatının en önemli figürlerinden biri olan aile işletmeleri de derinden etkilenmiştir. Türkiye'deki işletmelerin yaklaşık %95'ini oluşturan aile işletmelerinde bugün tedarikten pazarlamaya kadar tüm süreçlerin hızla dijitalleştiği görülmektedir.
Aile işletmelerinde dijital teknolojilerin etkisini ele alan üç kitaplık seriden ilki olan bu kitapta endüstri 4.0 ekosisteminde yer alan dijital teknolojiler ve bu teknolojilerin işletme süreçlerine etkileri, alanında yetkin bilim insanları tarafından ele alınmış; bilim camiası, aile işletmeleri ve sektör temsilcilerinin istifadesine sunulmuştur.
Arzu Baloğlu Bu kitaba başlama nedenimiz, öncelikle ülkemizin özellikle çocuklarını daha sonra gençlerini yenilik peşinde koşan ve icat çıkaracak şekilde yetişmesi gereken bir nesil olmasına duyduğumuz inanç ve güvendir.
Bugünlerin çocukları, yeni tabiriyle Z kuşağı gençleri olarak eğitim görecekler. Kimi küçük yaştan itibaren iyi eğitim imkânları ile yetişiyor kimi ise son derece zor şartlarda okuyor veya okuyamıyor.
Bir çocuk icat çıkararak büyürse inanın hem kendisi hem ailesi ve yakınları için hep farklı ve yetenekli olarak ayırt edilecek, arzu ettiği imkânları yaşamak istediği hayatı daha kolay elde edebilecektir. O hâlde çocukları geleceğin araştırmacısı ve yenilikçisi olarak serbest bırakmak hatta sürekli teşvik etmek gerekir. Küçüklüğünde oyuncaklarını bile seçerken eğitici ve yönlendirici olmasına dikkat ediniz. Bu ana fikirden yola çıkarak, gerek ülkemizde gerekse dünyada farklılık yaratmış kâşif, vizyoner, araştırmacı ve fikir insanlarını örnekleyerek bu hedefin başlangıcını oluşturduk. Daha sonra ise merak ve araştırmaya yönelik ilgileri başlayan küçüklerin, sürekli arz ederek yenilik peşinde koşan bireylere evrilmesi adına, bunun pazar, teknoloji, ülkeler, teşvikler, fırsatlar açısından bakışını yine gerçek vakalarla anlatmaya çalıştık. Burada mümkün olduğunca örneklere yer verdik. Ve nasıl başarılı olunduğunu analiz etmeye çalıştık.
Son günlerde en çok konuşulan teknolojilerin yani yapay zekâ, robot, nesnelerin interneti gibi yeni teknolojilerin yaratıcılarının yine meraklı insanlar olduğunu ve bu ürünlerin araştırmacı bir zihinle üretildiğini özellikle vurguladık. Bunlar son teknolojik gelişmeler değildir, hiçbir zaman gelinen nokta da son olmayacaktır. Teknoloji sürekli yenilik ve evrilme hâlindedir.
Bu gibi teknolojilerin ve dünyaca tanınacak yeni ürün ve markaların yaratıcıları neden sizlerden biri olmasın! Aslında başarılı olmak için gereken her şey sizde yeterince var. O hâlde sizden beklentimiz, icat çıkararak büyüyünüz, büyütünüz ve çevreniz için rol model olunuz!
Kamil Ahat, Muharrem Gezer İlk olarak 2011 yılında Hannover Fuarında internetin üretimde kullanılması sonucunda ortaya çıkacak yeniliklerin yeni bir sanayi devrimi niteliğinde olacağına dikkat çekilmesi ile birlikte ifade edilen ifade edilen endüstri 4.0 günümüzde kendisini her alanda göstermektedir. Fabrikalardaki makineler, bilgisayarlar, sensörler ve diğer entegre bilgisayar sistemleri birbirleriyle bilgi alışverişinde bulunabilmekte ve insanlardan neredeyse tamamen bağımsız olarak kendi kendilerini koordine ve optimize ederek üretim yapabilir hale gelmişlerdir. Bu sayede üretim süresi, maliyetler, harcanan enerji miktarı düşerken, üretim miktarı ve kalitesi artmaktadır. Diğer taraftan üretilen ürünler, tıpkı üretildikleri makineler gibi sürekli internete bağlı bir şekilde, sensörler aracılığı ile bulundukları çevreyi incelerek gerektiğinde yine kendi yetenekleri ölçüsünde fiziksel tepki verebilme kabiliyetlerine kavuşabil¬mekte ve bunu yaparken dünya genelinde internete bağlı olan tüm diğer cihazlarla gerçek zamanlı olarak bilgi alışverişinde bulunabilmektedirler. Dördüncü Sanayi Devrimi’nin dijitalleşme karakteristiği ile birlikte daha fazla otomatikleştirme, siber fiziksel sistemler yapay zeka teknolojilerine giriş gibi yenilikleri ile toplumsal hayatın akışına büyük etki etmektedir. Bu açıdan değerlendirildiğinde yap-boz’un bir diğer kritik parçasının 2016’da Japonya hükümeti tarafından tanıtılan “Akıllı Toplum 5.0” ile birlikte dünyaya açıklandığını anlamaktayız. Toplum 5.0 sadece imalat sektörü için değil, aynı zamanda tüm fiziksel ve sanal alanların entegrasyonu yardımıyla sosyal sorunları çözmeyi hedeflemiştir. Çünkü dördüncü sanayi devriminin getirdiği dijital dönüşümün insan odaklılık, sürdürülebilirlik ve dayanıklılık unsurlarını içselleştirerek, entegre olabildiği oranda bir sonraki aşamaya yani beşinci sanayi devrimine evrileceği anlaşılmaktadır. Endüstri 4.0 ve ardından toplum 5.0 ile tanışmış olan dünya COVID-19 koşullarının zorlayıcı ikliminde insani değerlerin ve yaratıcılığın ne derece vazgeçilmez olduğunu yeniden deneyimlerken, üretenlerin ve tüketenlerin karşı karşıya geldikleri pazar koşullarını şekillendiren imalat sanayisi endüstri 5.0 ile tanışmaktadır. Ancak anlaşılmaktadır ki öğrenmeye, yeni bilgilere karşı geliştirilen direnç kısacası değişime direnç hiç bu kadar yıkıcı olmayacaktır.
Adem Öğüt 21. yüzyılda enformasyon ve yönetim teknolojilerinin insan kaynakları, organizasyon yapıları, yönetim sistemlerine yönelik dönüştürücü etkileri akademik ve pratik platformlarda tartışmaların ön sıralarında yer alıyor. Enformasyon teknolojilerinde yaşanan çarpıcı gelişmelerle birlikte, zihinsel etkinliklerin artık işletmelerde üst yönetimin tekelinden çıktığını ve aksine organizasyon çapında yaygınlaştırıldığını görüyoruz.
Kitapta bilgi yönetimi, küresel sistemde örgüt yapıları, yönetim modelleri, bilgi kalitesi, bilgi ekonomisi, hizmet kalitesi gibi yaygın başlıkların yanı sıra son yıllarda iş dünyasının ana gündem maddeleri arasında yer alan e-ticaret, veri madenciliği, inovasyon yönetimi, entelektüel sermaye, bilişimci girişimcilik, teknoloji yönetimi ve sanal yapılar konularına da derinlemesine yer verilmektedir.
Kitabın; yöneticilere, yönetici adayları olan öğrencilere ve akademisyenlere verinin bilgiye, bilginin yoruma, yorumun karara ve kararın eyleme dönüştürülmesi serüveninde faydalı olması umulmaktadır.
Ramazan Şengül Devlet/yönetim faaliyetleri kamu gücü icra edilerek toplum adına yerine getirildiğinden vatandaşların ilgi alanındadır. Yönetsel faaliyetler içinde bulunulan dönemin hakim felsefesinin etkisi altında yürütülürler. Demokrasinin gelişimine paralel olarak günümüz bilgiiletişim çağında geleneksel yönetimin gizlilik anlayışı güçlü şekilde eleştirilmektedir. Bu süreçte kamu yönetimlerinin şeffaflaşması gereği daha vurgulu şekilde dile getirilirken şeffaflık üzerine kurulu yeni yönetim kültürü yükselen değer olmaktadır. Bu kapsamda çalışmamız, kamu yönetiminde geleneksel yönetim kültüründen yeni yönetim kültürüne geçiş sürecini şeffaflık bağlamında inceleme konusu yapmaktadır.
Adem Öğüt - Hasan Güleş - Ali Çetinkaya Çalışmada, turizm işletmelerinde yönetim süreci bağlamında stratejik, taktik ve operasyonel düzeyler enformatik bir bakış açısıyla analiz edilmektedir. Bunun yanında turizm işletmeleri kapsamında odaklanılan konaklama ve seyahat işletmelerinde yönetim süreci ve örgütlenme sorunları bilişim teknolojileri çerçevesinden irdelenmeye çalışılmaktadır. Dolayısıyla kitap, turizm sektörünün temelleri sayılan konaklama ve seyahat işletmelerinde yönetim sürecini sistem ve durumsallık yaklaşımları çerçevesinde enformatik bir bakış açısıyla inceleyen tümleşik bir araştırma niteliği taşımaktadır. Akademik çevre, sektör yöneticileri ve öğrenciler açısından yararlı bir başvuru eseri olması düşünülerek hazırlanmıştır.
İrfan ÇAĞLAR Değişim çağının en önemli eylemlerinden biri, değişimi doğru okuyabilmektir. Bunu yapabilen kişi, örgüt ya da toplumlar; bir taraftan ciddi anlamda kendilerini yenileme olanağını elde ederlerken, diğer taraftan da rakiplerine karşı rekabet avantajı sağlamaktadırlar. Değişimi okumanın bir adım ötesi ise onun yönetimidir. Hayatta her şey yönetilebilir. Dinamikleri farklı (asimetrik) işleyen değişim olgusu dâhil. Burada önemli olan; doğru yerde, doğru zamanda, doğru şeylerin yapılmasıdır. Doğru şeylerin yapılması, değişimin doğru algılanmasına bağlıdır. Bu da ilgili taraflarda güçlü değişim algısı oluşturmakla mümkün olabilir.
Değişim algısı uzun erimli bir süreçtir. Bir günde oluşmadığı gibi, bir günde de değişmez. Aynı zamanda uzun süreli enformasyon çabaları ile oluşturulabilecek bir sonucu ifade eder. Çünkü değişimi taraflar kayıtsız şartsız ve hemen kabul etmezler. Alışkanlıklar, statükoculuk ve değişimi hayatın özgürlüğüne yönelik tehdit olarak kabul etme gibi hususlar, bu algının oluşumunu zorlaştırır. Böylece bu ve benzer sebeplerden dolayı değişime karşı direnç noktaları oluşur. Yukarıda da ifade edildiği üzere, değişim algısının oluşumu ve yönetimi sürecinin beklenen sonuçları üretmesi, ilgili sürecin etkin yönetimine ve doğru değişim algısına bağlıdır. Etkin değişim algısının üzerine inşa edilecek bir değişim yönetimi sürecinin, yanlış yapılmaması durumunda başarılı olma ihtimali artacaktır.
“Değişim ve Değişim Yönetimi” kitabı dikkatli bir şekilde okunursa kitabın değişimi yönetmenin ipuçlarını verdiği anlaşılacaktır. Kitabın konsepti; öncelikle temel kavramların açıklanması ve okuyucunun hafızasında detaylı değişim olgusunun oluşturulması, daha sonra çevresel etkiler bazında değişim-çevre ilişkisinin ele alınması ve farklı boyutlar (modernleşme değişim ilişkisi, postmodern ölçekte değişimin incelenmesi ve makro düzeyde değişim algısının ortaya konmaya çalışılması vb.) çerçevesinde değişimin yorumlanması üzerine inşa edilmiştir. Kitaptaki temel amaç; olumlu anlamda değişim algısı oluşturmak ve değişimin lehinde bir farkındalık meydana getirmektir. Ümit ederiz ki bu, gerçeklik kazanır.
Ahmet Erkasap, Burcu Aydın Küçük, Cihat Kartal, Cumali Kılıç, Gözde Mert, İlker İbrahim Avşar, Kerem Kaptangil, Muhsin Halis, Mustafa Coşar, Nur Çağlar Çetinkaya, Recep Palamutoğlu, Serdar Çakan, Taylan Tutkunca, Ufuk Karadavut, Yağmur Yavuz, Yu-Feng L. Lee Businesses that use blockchain technology are undergoing a revolutionary transformation in data storage, digital transactions, and customer relationship management. This technology also represents a significant shift in business processes, with long-term implications for economic progress and sustainability. Blockchain technology provides numerous benefits to the parties because it allows transactions to be made in a decentralized and distributed structure without the use of intermediaries. In this regard, it is worthwhile to investigate the relationship of this technology with various fields. The implications of blockchain technology for innovative business processes and long-term sustainability, as well as how it leads to change, are examined in this book. In this book, we will learn about business processes, organizational structures, sustainable development effects, Industry 4.0 and its relationship with the product, government approaches, supply chains, behavioral advertising, data management, food cold chain management, dirty money relationships, and ethical considerations, among other things. The book, which examines the relationship of blockchain technology to various topics, provides valuable information for readers who are interested in the subject by touching on various aspects of technology, and it also explains what activities businesses can implement by implementing this technology.
Aylin Atasoy, Bilsen Bilgili, Bülent Akkoyun, Demet Özcan Biçici, Duygu Hıdıroğlu, Ebru Kasnak, Esin Ceylan Şaşmaz, Mesut Öztırak, Muhammet Girgin, Seçkin Doğan, Sibel Aybar, Sinem Sönmez, Tülay Yel, Vasfi Kahya Geçmişten günümüze değişim her dönemde yaşanmış olsa da algoritmik olarak son dönemdeki değişimin hızı ve zamanı geçmişe oranla hız olarak artmış, zaman olarak kısalmıştır. Bu açıdan değişim her alanı derinden etkilemektedir. Teknolojinin mevcut iş akış sistemlerine yeni bir bakış açısı kazandırması sebebiyle bilinen eski yöntemleri işlevsiz kılmaktadır. Her ne kadar Blockchain teknolojisini kripto paralar ile duymuş olsak da iki teknoloji arasında 15 yıla varan bir fark bulunmaktadır. Blockchain'in sistemsel özellikleri her alanda ilgi uyandırmıştır. Bankacılık, veri güvenliği, akıllı sözleşmeler, bulut teknolojileri, yapay zekâ ve birçok alanda yeniliğe sebep olmaktadır. Blockchain teknolojisi, üzerinde değişiklik yapılamaması ve buna bağlı olarak güvenilir teknolojisi sayesinde uygulanabildiği her alanda etki oluşturmaktadır. Merkezî bir sisteme sahip olmaması sebebiyle veri üzerinde tek bir kullanıcının değişiklik yapması mümkün olmamaktadır. Yapılan işlemlere bağlı olan tüm bilgisayarlardan ulaşmak mümkün olmasının yanında kime ait olduğu ve tarih gibi detayları da sunması şeffaf bir kayıt sistemini oluşturmaktadır.
Blockchain teknolojileri ile işletme fonksiyonları ve yönetim faaliyetleri daha güvenli ve iş süreçlerinin daha kolay yürütülebildiği bir hâl alacaktır. Stratejik kararlardaki güvensizlik sorununun ortadan kalkması fikrî, mülki ve sınai hakların korunmasında eskiye göre daha kolay olması önemli bir sorunun çözümüdür. Her türlü sürecin daha şeffaf hâle gelmesi yönetim ve işletmecilik için önemli bir adım niteliğindedir.

Ata Kahveci, Ebru Kasnak, Emine Ayhan, Fatoş Bulut, Güneş Topçu, Hüseyin Şenerol, İbrahim Arslan, İpek Özenir, Mehmet Aytekin, Mehmet Tolga Çakan, Nurçin Seymen Aksu, Özge Yalçıner Ercoşkun, Recep Palamutoğlu, Sabiha Kılıç, Seda Karagöz Zeren, Tuğçe Metin, Vasfi Kahya Bu kitap; blockchain teknolojilerini bölüm bölüm ve parça parça sektörel bazda ele almakta ve sektörel etkilerine odaklanmaktadır. Bu yönde kavramsal açıklamaları sektörler süzgecinden geçirmekte olan kitap; her bölümüyle ilgili sektörlere katkı vermekte ve gelecek çalışmalara ilham olmaktadır.
Agâh Başdeğirmen, Ahmet Cengiz Kar, Aydın Bağdat, Aydın Şenol, Aynur Acer, Bihter Karagöz Taşkın, Damla Yalçıner Çal, Dr. Fatih Güzel, Emre Kadir Özekenci, Gülsün Nakıboğlu, Hatice Doğukanlı, İpek Özenir, Jale Sağlar, Jale Sağlar, Mehmet Erdoğmuş, Özer Şen, Recep Palamutoğlu, Serkan Yücel, Sinan Çıkmak, Tülay Yel, Yusuf Işık Dünya ekonomisinin işleyişi ve işletmelerin iş yapış şekilleri üzerindeki büyük etkiye sahip teknolojilerden biri, blockchain (blokzincir) teknolojisidir. Henüz bir teknoloji için başlangıç aşamasında sayılsa bile şimdiden ticari hayattaki kullanımlarına yönelik değerlendirmeler yapılmakta ve gelecekte de yaygın olarak kullanılacağı öngörülmektedir. Blockchain teknolojisinde yapılan ticari işlemlerin güvenilirliği yüksektir, doğrulamalar için merkezî bir otoriteye ihtiyaç duymakta ve onaylanan veriler silinemez niteliktedir. Hemen her büyük teknolojik değişimde olduğu gibi, blockchain teknolojisinde de başarılı örnekler olduğu kadar, uygulama aşamalarını tamamlayamayan, kendisini bu yeni teknolojiye uyumlaştıramayan birçok kurum ve taraf da söz konusudur ve olmaya da devam edecektir. Bu bağlamda teknolojiyi, yapabileceklerini, mevcut iyi örnekleri ve olası riskleri bilmek, yola daha sağlam adımlarla çıkılmasını ve daha iyi sonuçlar alınmasını sağlayacaktır. Kitapta blockchain/blokzincir teknolojisinin işletme faaliyetlerine etkisi, tedarik zinciri, muhasebe, denetim ve finansal açıdan irdelenmektedir. İşletmelere yönelik farklı alanlardaki kullanımlara odaklanan ve her biri alanında uzman akademisyenler tarafından yapılan çalışma ve değerlendirmelerin yer aldığı kitabın okuyuculara yol göstereceğine ve bundan sonra yapılacak çalışmalara da ışık tutacağına inanılmaktadır.
Abdullah Ballı, Abdullah Mohammed, Abdullah Önden, Ahtesham Ali Baig, Ali Özarslan, Ali Tanış, Ali Uçucu, Anisa Mohammed, Arzu Uğurlu Kara, Ayça Avcı, Ayhan Aydoğdu, Ayşıl Zuhal Koç, Bahattin Gökhan Topal, Batuhan Cicikler, Bengisu Vural, Beste Alpaslan, Buket Atalay Aycan, Burcu Gökçe Yılmaz Akın, Büşra Ağan, Büşra Dündar, Cüneyt Dirican, Davut BoztaşÖğretim Üyesi, Ebru Sönmez Karapınar, Eda Nur Serçeoğlu, Egehan Özkan Alakaş, Elif Mutlu Erdoğan, Emre Savcı, Engin Yavuz, Erdem Erciyes, Ersin Sünbül, Esra Kumaş, Ethem Kılıç, Ezgi Gümüştekin, Fatih Canbaz, Fatih Kayhan, Gökhan Karabulut, Gülşen Kırpık, Hafso Mohamed Said, Hamide Özyürek, Hasibe Aysan, Huzeyfe Erkam Candan, Hülya Başeğmez, Hüseyin İkizler, Hüseyin Yurdakul, İhsan Erdem Kayral, İlayda Özkan, Mine Berra Doğaner, Muhammet Emin Dalmış, Murat Başal, Murat Fatih Tuna, Mustafa Kemal Topcu, Natalie Janti Fouad Khemesh, Nurgül İnan, Orçun Geçgel, Ozan Kaban, Özlem Aydın, Reyyan Rabia Deniz, Rıza Bayrak, Roberta Panzu Fako Diaka, Selin Çiftçi, Seray Kağıtçı, Sercan Edinsel, Serdar Çelik, Serkan Bürken, Sinan Babaçoğlu, Syed Ibrahim Bilal Majid, Şeyda Ok, Tolga Türköz, Tutku Tuncalı Yaman, Ünsal Sığrı, Yeşim Arslanoğlu, Yiğit Şener, Zehra Fırat, Zeynep Baysal, Zeynep Beyza Gül, Blok zincir teknolojisinin giderek artan etkisi ve önemi, dünya çapında büyük bir ilgi ve merak uyandırmaktadır. Bu ansiklopedi, blok zincirin derinliklerine inmenize yardımcı olacak kapsamlı bir kaynak sunarak, bu heyecan verici dijital inovasyonun temel kavramlarını ve uygulamalarını aydınlatmayı amaçlamaktadır.
Prof. Dr. Ünsal Sığrı
OSTİM Teknik Üniversitesi

Blok Zinciri Ansiklopedisi; daha akıllı, güvenli, şeffaf, ölçeklenebilir, merkeziyetçi olmayan ve akışkan iş örgütlenmesi ve işbirliklerinin kurulabildiği ağ toplumunu siber-fiziksel dijital ikizlerle inşa etmede kolaylaştırıcı role sahip blok zinciri teknolojilerini ve bu teknolojilere dayalı oluşturulan siber dünyayı anlamamızı kolaylaştıracak teknik, ekonomik, sosyal, örgütsel ve yönetsel kavramları Türkçe önerileriyle keşfetme yolculuğuna çıkarıyor. Alanında boşluk dolduracak bu esere emek veren tüm yazarları ve editörlerini kutluyorum.
Prof. Dr. Türksel Kaya Bensghir
Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi

Blok zincir teknolojisine küresel ölçekte artan ilgi konunun her alanda uygulanabilmesi için artarak devam eden olağanüstü bir heves ile birlikte evrilmektedir. Küçücük bir köy haline gelen gezegenimizde her ölçekte gerçekleşen tüm işlemlerin güvenilir, şeffaf ve kişilik haklarını ihlal etmeden kayıt altına alınması çok genel geçer bir ihtiyaç olarak bu teknolojinin motivasyonunu oluşturmaktadır. Olumlu ve olumsuz taraflarıyla küresel bir ihtiyacın giderilmesi için ortaya atılmış bu çığır açan teknolojiyi Türkiye okurları için kolay öğrenilebilir bir konu haline getirmeyi amaçlayan bu ansiklopedinin okuyucu ile buluşmasını önemsiyor, editör ve yazarlara teşekkürü bir borç biliyorum.
Prof. Dr. Ufuk Türen
OSTİM Teknik Üniversitesi
Meriç E. Bebitoğlu You've often read the "zero to hero" success stories of people who have reached the top.
But there are also invisible heroes.
They also have an entrepreneurial spirit. They like to adopt a new concept, event, or idea to the business they work for, considering different perspectives while having a broad vision and courage to re-establish the business if necessary. These employees are referred to as corporate entrepreneurs.
Entrepreneurship is an extremely comprehensive concept, a phenomenon, apart from what we have been told yet.
Dr. Meriç Esat Bebitoğlu as an experienced senior executive and an academician in starting up new business and innovation leadership, mentions the examples of domestic entrepreneurship and innovation practices by harmonizing with his own experiences, especially for readers who do not want to settle for examples from abroad.
The contemporary topics and fluent narrative style of the book appeals to a wide range; from business(wo)man to entrepreneurial candidates, white-collar professionals to recent graduates besides academics.
Duygu Hıdıroğlu COVID-19 salgını, 2. Dünya Savaşı'ndan sonra dünya ekonomisine en büyük darbeyi vuran kritik gelişmedir. Küçük, orta ve büyük sınıf işletmeler ve girişimcilik faaliyetleri COVID salgınından büyük ölçüde etkilenmiştir. Bu dönemde, tüketicilerin çoğunun ihtiyaçları ile tüketici davranışları değişmiştir.
COVID-19 salgınının gelişiminin hâlâ bir belirsizlik içinde seyrettiği göz önünde bulundurulursa, ekonomide son dönemde yaşanan sıkıntıların henüz hayatta kalmaya çalışan işletmeler üzerinde zamanla olumsuz bir yansıma etkisi oluşturması ve ekonomilerin daha sıkıntılı bir döneme girmesi kaçınılmaz olacaktır.
“COVID-19 Döneminde Yönetim ve Girişimcilik” kitabı; girişimcilere ve işletme yöneticilerine, işletme faaliyetlerini ve stratejilerini, örgütsel süreçleri ve girişimcilik faaliyetlerini salgınla birlikte yeni ortaya çıkan koşullara nasıl adapte edebilecekleri hakkında yararlı ve önemli bilgiler vermektir. Kitap; COVID-19 Döneminde Ekonomi ve İşletme Yönetimi, İşletmelerde Stratejik Yönetim, İşletmelerde Örgüt Yönetimi, İşletmelerde Bilgi Yönetimi ve Girişimcilik olmak üzere 5 ana bölümden oluşmaktadır. Kitapta, COVID-19 döneminde gelişen ihtiyaçlara cevap verebilen işletme yönetim süreçlerinin ve girişimcilik faaliyetlerinin başarılı şekilde sürdürülebilmesi için işletmelerin geliştirdiği başarılı stratejik uygulama örneklerine yer verilmiştir.
“COVID-19 Döneminde Yönetim ve Girişimcilik” kitabının, COVID-19 döneminde iş dünyasında ortaya çıkan sorun ve belirsizliklerin giderilmesine ve bu olumsuzlukların girişim fırsatlarına dönüştürülmesine yönelik önemli stratejik önerileri içermesinden dolayı akademik literatüre ve iş dünyasına önemli katkılar sunması beklenmektedir.
Louis E. Boone & David E. Kurtz, Wıley Modern anlamda doğuşundan bugüne kadar işletmecilik alanında oldukça önemli değişimler yaşandı ve günümüzde de bu alan çok önemli bir bilim dalı hâline geldi. Önceki yıllarda yazılan kitapların içeriği ile bu kitabın içeriği karşılaştırıldığında aradaki fark daha net bir biçimde görülebilmektedir.
İşletmecilik, gelişen teknolojinin de yardımıyla oldukça farklı bir hâl almıştır. Artık işletmecilik yapabilmek için
bir binaya veya çok fazla personele sahip olmanız gerekmemektedir. Sanal ortamlar işletmecilere bu tip imkânları fazlasıyla sağlamaktadır. Kitapta, bu konuyla ilgili olarak pek çok örnek olay çalışması verilmiştir.
Kitap, günümüz işletmecilerine ve işletme öğrencilerine yol gösterici bir rehber niteliğinde olup pek çok güncel konuyu ele almaktadır.
Berkin Hanaylı, Güler Tozkoparan Kurumların amaç ve hedeflerine uygun şekilde kullanılması beklenen internet erişiminin, çalışanlar tarafından sosyal medyada vakit geçirmek, alışveriş yapmak, film izlemek, gazete okumak gibi kişisel amaçlar için kullanılması; işlerin zamanında tamamlanmamasına, verim düşüklüğüne ve kaynakların etkin şekilde kullanılmamasına neden olabilmektedir. Bu durum ileri boyutlarda yaşandığında kurumların ekonomik kayıplar yaşamasına, marka imajının olumsuz etkilenmesine, kurumsal itibarın zarar görmesine, güvenlik tehditlerine hatta çalışanların ve kurumların hukuki yaptırımlara maruz kalmalarına yol açabilmektedir. Belirtilen eylemler ve olası sonuçları bütünüyle değerlendirildiğinde örgüt kaynakları içerisinde önemli bir yer tutan teknolojik araçların ve internet erişiminin mesai saatlerinde kötüye kullanımına ilişkin yaşanan üretkenlik kaybı, sanal kaytarma kavramını gündeme getirmiştir.
Sanal kaytarma davranışı kısaca, kurumların çalışanlarına sunduğu teknoloji ve internet hizmetinin, çalışanlar tarafından mesai saatleri içerisinde kurumun amaçları dışında kendi kişisel amaçları doğrultusunda kullanılmasıdır.
Sanal kaytarma davranışı denetimsiz bırakıldığında istenmeyen sonuçlarla karşılaşma olasılığı artacaktır. Bu durum sanal kaytarmanın karanlık yönünü oluştururken iş yoğunluğu ve iş stresinden bunalan çalışanların kısa süreli dijital molalar sayesinde işlerine tekrar odaklanma, daha zinde ve yaratıcı hissetme olasılıklarının artması ise sanal kaytarmanın aydınlık yönünü oluşturmaktadır. Bu noktada yöneticilerin, sanal kaytarma davranışının iki yönlü olabileceğini göz önünde bulundurarak çalışanlarına ona göre yaklaşmaları ve kurumlarında etkin bir sanal kaytarma yönetimi uygulamaları önemli hâle gelmektedir.
Mehtap Sümersan Köktürk, Emine Çobanoğlu, Taşkın Dirsehan Güçlü bir pazarlama yönetimi, bir firmanın finansal performansını artırır. Çünkü satışı kolaylaştırır. Günümüzde ise satış, platform değiştirerek bilgisayar ortamına geçmiş ve yeni iş kolları oluşturmuştur. Dolayısıyla, satış biçimleri de değişmiştir. Mağazalar İnternet’e taşınmış; dinamik, interaktif, 24 saat açık dükkânsız perakendecilik uygulamaları başlamıştır. Artık, çok daha düşük yatırımlarla girişimcilere yeni fırsatlar doğmaktadır.
Bu çalışma, gelecekte de potansiyeli yüksek görünen çevrimiçi satışa yönelecek girişimcilerin ihtiyaç duyacağı; arama motoru optimizasyonu, lojistik, vergilendirme, ödeme yöntemleri, sosyal medya, e-tüketici gibi konuları örnek olaylarla ele alarak ilgilenenlere bir alet çantası sunmaktadır.
Bilgehan Tekin, Derya Yayman, Dr. Emre Bilgin Sarı, Duygu Hıdıroğlu, Erdal Şen, Esin Ceylan, Esra G. Kaygısız, Gözde Mert, İbrahim Yıkılmaz, Kadir Özdemir, Kazım Karaboğa, Kübra Mert, Mine Aksoy, Mustafa Aslan, Mükerrem Bahar Başkır, N. Tülin İrge, Nour El Hoda Tarabah, Nuran Varışlı, Osman Özdemir, Osman Yılmaz, Remzi Reha Durucasu, Semih Serkant Aktuğ, Serhat Erat, Serkan Demirdöğen, Sibel Aydoğan, Ufuk Karadavut, V. Lale Tüzüner, Vasfi Kahya, Yüksel Yalçın In today's world, information is one of the most important resources in the management of individuals, institutions, societies and systems. When considered in this regard, concepts in the field of management have a more vital value with the development of digitalization and the increase in its domain. At this point, information management stands out and becomes increasingly important. The evaluation of variables such as human, process, structure, technology and culture, which have a very valuable place in the field of management, using data, information and knowledge, emerges as a very important reality.
Relatively increasing competition in economic activities has an important place in determining and implementing strategies of all institutions and organizations, global, national and local.
In order to be sustainable, the design of innovative and creative structures and processes using information management systems and applications forms the foundations of the future ecosystem.
The production and processing and use of information are considered as one of the most important ways of creating value within the scope of the new paradigm emerging as a result of developments in information, communication and production technologies. The ecosystem of the information society comes to life on this basis.
In this study, the application areas of the relevant conceptual framework and different variables are explained in three main sections, which are considered as ‘’data, information and knowledge”.
Şerife Kuzgun 21. yüzyılın yıkıcı, yoğun ve değişken rekabet koşullarında işletmelerin sürdürülebilirlik performansı, işletmelerin varlıklarını devam ettirebilmelerinin yanı sıra gezegenimizin makro boyuttaki sorunları aşabilmesi ve gelecek kuşaklara yaşanabilir bir dünya bırakmak için de kilit bir rol oynamaktadır. Özellikle 1970 ve sonrasındaki yıllar, dünya genelinde politikalarda yaşanan değişimler, artan rekabet ile insan, çevre, kalkınma ve ekonomi konularının dengeli yönetilmesi üzerinde tartışmaların hız kazandığı yıllardır. Ayrıca zor koşullar altında bazı işletmelerin diğerlerinden daha güçlü olması, zorluklarla başa çıkabilme yetenekleri, daha önce yaşanan benzer zorluktaki olayların yeni olayları çözme becerilerine olan katkısı gibi konular artık daha sık irdelenmektedir. Bu çerçevede belirsizliklerin yoğun olduğu bu yeni düzende, işletmelerin sürdürülebilirliği sağlayabilmelerinde; yeşil yenilik faaliyetlerinde bulunmaları, yeşil davranışlar göstermeleri, dayanıklılık kapasiteleri önem kazanmaktadır.
Bu çalışma, 2020 yılı Türkiye'nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu (İSO Birinci 500 ve İSO İkinci 500) listesinde yer alan firmalarda çalışan yöneticilerin katılımıyla ve anket yöntemiyle gerçekleştirilmiştir. Literatürde daha önceki çalışmalarda araştırılmayan birkaç boşluğu dolduran bu çalışmada; örgütsel dayanıklılık kapasitesi ve algılanan yeşil örgütsel davranışın yeşil yenilik ve sürdürülebilirlik performansı üzerindeki etkilerinin yanı sıra yeşil yeniliğin sürdürülebilirlik performansı üzerindeki etkileri araştırılmıştır. Ayrıca yeşil yeniliğin sürdürülebilirlik performansı ile olan ilişkisinde ve örgütsel dayanıklılık kapasitesinin yeşil yenilik ile olan ilişkisinde çevresel belirsizliğin düzenleyici etkisi incelenmiştir. Teorik ve pratik açıdan ele alınan bu çalışma; özel ve kamu sektörü yöneticileri, akademisyenler, sivil toplum kuruluşları, uygulayıcılar, danışmanlar gibi geniş bir disiplinlerarası kitleye yönelik bilgiler içermektedir.
Hakan ERKAL, Nazlı Ayşe AYYILDIZ ÜNNÜ, Jülide KESKEN, Derya KELGÖKMEN İLİC, Burak ÇAPRAZ, Tamer KEÇECİOĞLU Hayatın her anında olduğu gibi işletmelerin de hayatlarında kaçınılmaz olan değişim konusunu farklı perspektiflerden ele alarak sunmak istedik. Özellikle yönetim alanında farkındalığını arttırmak isteyen her kesimden çalışan, yönetici ve işletme sahibinin başvuracağı bir değişim yönetimi kaynağı yanında akademinin de ihtiyaç duyduğunu düşündüğümüz bir eseri sizlere sunuyoruz. Değişimin felsefesinden insan kaynakları yönetimine kadar farklı perspektiflerden değişimi keşfetmeniz için ...
Michael ten Hompel, Thorsten Schmidt, Springer 1958'de doğan Prof. Dr. Michael ten Hompel, Elektrik Mühendisliği Bölümünü tamamlayarak Aachen RWTH'de Teknik Enformatik konusuna yoğunlaştı ve daha sonra Witten/Herdecke Üniversitesinden Doktora derecesi alarak mezun oldu. Mesleki kariyerine Dortmund Üniversitesi Ulaştırma ve Depolama Kürsüsü ve Fraunhofer Enstitüsünde Ulaştırma Teknolojisi ve Ürün Dağıtımı alanında bilim adamı olarak başladı. 1989-1991'de bilgisayar sistemleri ve ağları geliştiren IGS GmbH & Co. KG'de (Aachen) Dortmund şube müdürü olarak çalıştı. Prof. Ten Hompel, aynı zamanda 1988'de bugün Almanya'nın lojistik alanında en başarılı şirketlerinden biri olup, üretim ve lojistik yönetimine yönelik yazılım geliştiren GamBit GmbH'yi kurdu. 2000'de yönetim kurulundan istifa ederek, Fraunhofer Enstitüsünde Malzeme Akışı ve Lojistik Müdürü oldu (2005'ten bu yana genel müdür). Ayrıca yine bu bölümde, Malzeme Akış Sistemleri Bölüm Müdürü olarak da görev yapmıştır. Bunun yanı sıra, Dortmund Üniversitesi Ulaştırma ve Depolama Komisyonunun da başkanıdır.
Dr. Thorsten Schmidt (M.S.) Dortmund Üniversitesi Makine Mühendisliği ve Georgia Teknoloji Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümünden mezun oldu. Hâlen malzeme akışı ve lojistik konusunda kurum içi malzeme akış sistemleri tasarımı ve teknolojisi alanına yoğunlaşarak, Fraunhofer Enstitüsünde Makine ve Sistemler Bölümüne başkanlık etmektedir.
Çağdaş depo ve dağıtım sistemleri, yoğun katma değerli olarak çalışan tedarik zincirleri boyunca son derece karmaşık ağlar oluşturarak zaman, maliyet ve kalite ile ilgili çeşitli gereksinimleri karşılamak zorundadır. Oysaki, bu sistemlerin verimli bir şekilde işletilmesinden sorumlu herkes için süreklilik arz eden birçok zorluklar mevcuttur. Bilgisayar ve kontrol teknolojilerindeki gelişmeler, bu alanda yeni yönetim ve kontrol sistemlerini (Depo Yönetim Sistemleri, WMS - Warehouse Management Systems) sunsa da, yüksek karmaşıklık seviyesi sebebiyle kullanıcılar tarafından bu tür sistemleri kullanmak çoğunlukla karışık ve zor bulunmaktadır. Çok çeşitli sistem gereksinimleri ve ilgili çözümleri nedeniyle WMS tasarımı, seçilmesi ve işletilmesi, kapsamlı teknik bilgiler ile birlikte deneyim gerektirir. Sistemin başarısını ya da başarısızlığını belirleyecek olan ölçütler göz önüne alındığında, uygulanması gerekli olan pek çok unsur vardır. Bu kitap, temel bilgileri içermekte olup hem potansiyeli hem de risk ve stratejilerini inceleyerek okuyucuya olası çözümlerle ilgili genel bir bakış açısı sağlar ve beraberinde okuyucunun doğru tercih yapmasına yardımcı olur. Böylece depo yönetim sistemlerinin seçilmesi ve belirlenmesinden sorumlu olan kişiler için detaylı bir karşılaştırma temeli oluşturmak oldukça kolaylaşacaktır. Ayrıca bu konuyla ilgili bilgi sahibi olmak isteyen lojistik bölümü öğrencileri ile konuya ilgi duyan başlangıç seviyesindeki kişiler için temel bir altyapı ilave olarak verilmektedir.

Kitabımız, temel bilgileri göz ardı etmeden, özel teknik bilgileri kapsayacak şekilde uygulama ile ilgilidir. Daha iyi bir anlama için gerekli temel süreç ve teknolojiler, ayrıntılı olarak tanımlanmaktadır. Bunların yanı sıra kitap, mevcut gelişmelerle ilgili sorunlara ve sınırlara işaret etmek ve WMS yapısı ve tasarımı ile ilgili güncel yaklaşımları sunmak suretiyle sistem geliştiricilerine yeni fikirler de vermektedir. Açık Kaynak Kodlu bir program olan “my WMS”den alınan, basit ama işlevsel ve iyi belgelendirilmiş bir yazılım, ek olarak sunulmuştur. Simülasyon ortamı sayesinde bu yazılım, platformdan bağımsız olarak ve herhangi bir şifre bilgisi koşulu olmaksızın standart kişisel bilgisayarlarda rahatlıkla çalıştırılabilir. Bu sayede, WMS'nin çalışma şekli, işlevlerini ve faydalarını da görselleştirmek mümkün olabilecektir.
Aslıhan Bekaroğlu Özatar, Aysun Varan, Ayşegül Nuriye Bayraktar, Behiye Beğendik, Burcu Güven, Dilek Güngörmez Şeker, Duygu Yaman, Ezgi Uzel Aydınocak, Murat Baskak, Müge Yeke, Nigar Çağla Mutlucan, Pelin Şeyma Saman, Pınar Acar Dijital dönüşümün işletmelerde önemli bir rol oynadığı bu dönemde işletme modellerini güncellemek, dijital teknolojiye odaklanmış modern örgüt yapılarına ulaşmak yönetsel önem taşımaktadır. Dijital dönüşüm, işletmelerin iş yapma yeteneklerini, operasyonel verimliliklerini ve müşteri deneyimlerini geliştirmek için gelişmiş teknolojilerden yararlanan işletmeleri ifade etmektedir. Dijital dönüşüm ile işletmelerin iş yapma şekilleri değişmekte ve hatta yeni işletmeler oluşmaya başlamaktadır.
Dijital dönüşümün işletmelerdeki etkisi, Veri Ambarı (Data Warehouses), Büyük Veri (Big Data), Nesnelerin İnterneti (IoT), akıllı telefonlar, sosyal medya ve diğer teknolojilerin işletmelerde kullanımı ile kendisini göstermektedir. Dijital dönüşümün anahtarı, bu teknolojilerin, işletmelerin; üretim, pazarlama, yönetim muhasebe, finans gibi tüm fonksiyonlarında kullanımıdır.
Diğer yandan teknolojinin liderlik ettiği çevresel dinamiklerin işletmecilik üzerindeki etkileri, yenilikleri de beraberinde getirmektedir. İşletmecilik, değişimin en yoğun hissedildiği dijital çağda yeni bakış açılarıyla farklılaşmaktadır. Dijitalleşmenin eşsiz rüzgârıyla ilerleyen işletmecilik, yeni melodi ve renk harmonisiyle değişimin boyutlarını dünyaya göstermektedir. Esasında işletmecilik, köklerinden gelen değişim refleksine sahiptir ve geçmişten günümüze evrilen teori ve paradigmaların ışığında dinamik kalmayı başarmış ve geleceği öngörerek yaratıcılık ve tasarımı bütünleştirmiştir.
İşletmecilik, bir anlayıştır çoğu zaman, zamanın yansımasıdır, bugünün çoktan dünde kaldığının habercisidir, yanlışlanabilirliktir, bakış açısıdır ve aslında yaşamın tamamen kendisidir. Dijitalleşmenin etkileriyle işletmecilik, keşfedilecek bir okyanustur ve derinlere gidildikçe ortaya çıkan bilimsel bilginin varlığı araştırmalara ışık tutacak ve yön verecektir. Tüm bu bilgiler ışığında ortaya çıkan bilimsel merak, bu kitabın serüveninin başlangıcı olmuştur.
Ahmet Melih Eyitmiş, Ahmet Uslu, Alper Doğan, Cem Şen, Ethem Merdan, Filiz Demir, Harika Özkan, Hüseyin Karagöz, İnci Fatma Doğan, Korhan Arun, Merve Paçacı, Murat Karaben, Olcay Okun, Özden İbrahimağaoğlu, Salih Yeşil, Saniye Yıldırım Özmutlu, Serkan Ada, Sibel Aydemir, Sümeyra Ceyhan, Yüksel Mavi “Dijital çağ” olarak ifade edilen içinde bulunulan çağla beraber yönetim alanında dijitalleşmenin nasıl gerçekleştirileceği ve yönetim stratejilerinin nasıl uygulanacağı merak uyandırmaktadır. Rekabet ortamının yoğun olduğu günümüzde rakiplerin gerisinde kalmamak ve başarıyı elde etmek için yönetim kademesinde yer alanların problemleri tespit edebilmesi ve çözüm sunabilmesi dijitalleşme ile daha hızlı ve etkin olmaktadır. Bu bağlamda “Dijital Çağda Yönetim Üzerine Güncel Konular ve Araştırmalar” kitabı, birçok alanda yaşanan ve hatta hızlanan dijitalleşmenin yönetim alanındaki yansımalarını ele alarak okurlarla paylaşmayı hedeflemektedir. Bu kitap kapsamında yönetimde güncel konular, dijitalleşme ekseninde birçok başlıkta ele alınmaktadır:

• Dijital Çağda Bilgi ve Bilgi Yönetimi
• Dijital Çağ, Dijital Kültür
• Dijitalleşme ve İş Tatmini
• Dijital Çağda Yönetimde Yeni Bir Anlayış: Dijital İkiz Entegrasyonu
• Dijital Girişimcilik
• Dijital Çağda Liderliğe Yeni Bir Bakış: Dijital Liderlik
• Metaverse ve İşletme Yönetiminin Geleceği
• Dijital Çağda Vergi Yönetimi
• Maliyet Liderliği Çöküyor mu?
• Dijitalleşmenin Karanlık Yüzü: Teknostres
• Sosyal Medya Yönetimi
• Dijitalleşen Örgütlerde Sanal Kaytarma
• Uzaktan Çalışma Uygulamalarının Avantaj ve Dezavantajlarının Belirlenmesinde Çağrı Merkezi Çalışanları Örneği
• İşletmelerde Dijital Dönüşümün Bir Yönetim Fonksiyonu Olan Lojistik Yeteneklere Etkisi
• İnsan Kaynakları Yönetiminde E-Öğrenme Sistemlerinin Kullanımı: Çok Uluslu Bir Firma Örneği
Aslı Duman, Cemalettin Öcal Fidanboy, Çiydem Çatak, Ela Sibel Bayrak Meydanoğlu, Elif Hasret Kumcu, Emine Çetinel, Gaye Berna Agun Poyrazoğlu, Gökten Öngel, Gözde Yangınlar, Halil Cem Sayın, İnci Polat, İsmail Erkan Çelik, Kirsten Liere-Netheler, Kristin Vogelsang, Makbule Hürmet Çetinel, Mehmet Eryılmaz, Murat Süslü, Müge Klein, Nurgün Bal, Oğuz Demirel, Osman S. Sesliokuyucu, Serap Yalçınyiğit, Seval Aksoy Kürü, Sevdiye Ersoy Yılmaz, Sıtkı Sönmezer, Sven Packmohr, Şaban Çelik, Taner Sığındı Kimileri bizatihi içine doğdu, diğerleri ise öncesinde. Ancak tüm insanlık, hep birlikte, yaşamlarını kökten dönüştüren bir dijital fırtınayı idrak etmeye gayret ediyor. Fakat mevzu o denli derin ve insanın hâlen bu fenomene dair bilmediği o kadar fazla şey var ki! İşte bu kitabı yayınlama fikri, tam da bu eksiklik hissiyatının bir neticesi olarak dijital dönüşümü daha fazla anlamlandırabilmek maksadıyla doğdu. Dijitalleşme hiç şüphesiz çok kapsamlı bir konu. Hâliyle bu kitabın editör ve yazarları da fenomenin her noktasına temas etmenin mümkün olamayacağının farkındalardı. Bu doğrultuda eser kendisine, daha ziyade toplumsal hayatın mühim ekonomik aktörleri olan işletmeler ve onların muhtelif fonksiyonları açısından dijitalleşmenin öncüllerini, süreçlerini ve (müspet ve menfi) ardıllarını incelemeyi gaye edindi. Meşakkatli bir çalışmanın neticesinde ortaya çıkan kitabın, dijital fırtınada yönlerini bulmaya çalışan işletme bilimi akademisyenlerine, öğrencilerine, pratisyenlerine ve konuya ilgi duyan herkese bir pusula vazifesi üstlenmesi temennisiyle...
Yasin Çakırel Dijital Dönüşümün Sektörel Analizleri kitabı, sarsıcı ve geri dönülemez bir şekilde iş dünyasına etki eden dijital dönüşümü konu alıyor. Dijitalleşmenin sektörleri nasıl dönüştürdüğüne odaklanıyor. Kitapta otomotiv, gıda ve tarım, inşaat ve çimento, savunma sanayi, tekstil ve moda, perakende gibi imalat sektörlerinin yanı sıra; eğitim, sağlık, turizm, hukuk, bankacılık, sigortacılık, reklamcılık ve medya, lojistik, havacılık, liman işletmeleri ve yeni bir alan olan e-sporu da içeren hizmet sektörlerine yer veriliyor. Her sektör, alanında deneyimli akademisyenler veya sektör uzmanları tarafından detaylı şekilde incelenip, iş yaşamından örneklerle kitaba aktarılıyor. Bunun yanı sıra, dijital dönüşümle birlikte müşteri ilişkileri ve insan kaynaklarında yaşanan dönüşüm de farklı bölümlerle ele alınıyor.
Kitap, üniversitelerde verilen “dijitalleşme” konulu derslerin öğretim elemanları ve öğrencileri; dijitalleşme konusuyla ilgilenen araştırmacılar ve her sektörden iş insanı için faydalı bilgiler içermektedir.
Mesut Öztırak Dijital çağın hızla gelişen dünyasında girişimcilik, artık sadece klasik iş modellerine dayalı bir ticari faaliyet değil aynı zamanda yeni fikirlerin, teknolojilerin ve süreçlerin; keşfedilmesi, uygulanması ve başarılı bir şekilde sürdürülmesi olarak da değerlendirilmektedir. Günümüzde iş dünyasında ayakta kalmak ve rekabet edebilmek için sadece mevcut durumu idare etmek değil aynı zamanda inovasyon ve sürdürülebilirlik odaklı bir bakış açısına sahip olmak, kaçınılmaz bir gerçek hâline gelmiştir. Bu kitap, dijital girişimciliğin temel unsurlarından biri olan inovasyon ve sürdürülebilirlik kavramlarını ele alarak bu alanlarda başarılı bir şekilde yol almak isteyen girişimciler ve işletme sahipleri için önemli bir rehber niteliğindedir. İnovasyon kavramı, iş dünyasında fark yaratmanın ve değer yaratmanın temel itici gücüdür. Sürdürülebilirlik ise hem çevresel hem de sosyal açıdan sorumlu ve uzun vadeli bir başarı elde etmenin en önemli yapı taşıdır. Kitapta, dijital girişimcilik alanında uygulanabilir stratejiler, güncel örnekler ile inovasyonun nasıl teşvik edileceği ve sürdürülebilirliğin nasıl sağlanacağından bahsedilmektedir. Ayrıca teknolojinin hızla değişen doğasına uyum sağlamanın ve iş modellerini sürekli olarak yenilemenin önemi vurgulanarak dijital çağın gereksinimlerine uygun olarak nasıl hareket edileceği de açıklanmaktadır. Dijital girişimcilik, heyecan verici fırsatlar ve dönüşüm potansiyeli sunan bir alan olmanın yanı sıra büyük sorumluluklar ve zorlukları da beraberinde getirmektedir. Bu kitapla, dijital girişimcilik yolculuğunda girişimci adaylarına yol göstermek ve bilgi vermenin yanı sıra lisans ve lisansüstü öğrenim gören öğrencilere, ilgili dersleri vermekte olan akademisyenlere önemli bir kaynak sunmak amaçlanmaktadır.
Ahmet Ali Bozkurt, Ayşe Meriç Yazıcı, Ayşegül Özkan, Deniz Sönmez, Elif Tatlı, Esma Görkem Ersoy, Gülaçtı Şen, Meltem Özel, Mesut Öztırak, Meysure Evren Çelik Sütiçer, Mustafa Bostancı, Mutlu Gülsev Yağız, Müge Kınay, Rasim Keskin, Salih Güney, Simge Selvitopu Akyel, Sümeyya Olcay Yaman, Yusuf Karaşin Son yıllarda teknolojide büyük gelişmeler yaşanmıştır. Bunların en başında büyük veri, sensörler, bulut bilişim sistemleri ve sosyal medyayı da içine alan yeni medya kavramları gelmektedir. Bu kavramlar dünyadaki pek çok pratik gibi ekonomiyi de oldukça etkilemiştir. Ekonomi ile yakından ilişkili olan işletmeler de teknolojinin getirdiği bu kavramlardan etkilenmektedir. İşletmelerin günümüze kadar süre gelen bu durumda değişim ve dönüşümleri dijitalleşmenin varlığı ile kaçınılmaz olmuştur. Söz konusu dönüşüm; örgütsel davranıştan insan kaynaklarına, insan kaynaklarından pazarlamaya, pazarlamadan halkla ilişkilere kadar işletmelerin pek çok yönüne etki etmiştir. Bu kitap ile hedeflenen işletmelerdeki temel dönüşümleri ve değişimleri teknolojinin getirisi olan yapay zekâ, uzay çalışmaları, blok zincir ve yeni medya bağlamında ele alarak geniş bir çerçeve oluşturmaktır. Aynı zamanda farklı alanlardan bir araya gelen akademisyenlerin katılımı ile dijitalleşmenin işletmelere ve dünya üzerine olan etkisini tartışmak adına geniş bir yol haritası oluşturulması planlanmaktadır. Eser; ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora derslerinde okutulmak üzere güncel kavram ve araştırmaları içermektedir.
Abdullah Yinanç, Ali Erhan Zallııhoğlu, Aslıhan Ünal, Ayhan Yalçınsoy, Bahar Aşçı, Bülent Akkoyun, CenkAksoy, Demet Doğan Cansaran, Ebru Beyza Bayarçelik, Ebru Gökalp, Esra Özkan Pir, Fatma Yılmaz, Fulya Taşel, Hande Begüm Bumin Doyduk, Haşmet Gökırmak, İbrahim Akben, Kadir Gökoğlan, Kağan Cenk Mızrak, Mehmet Karadağ, Meltem Yalçın Kayıkçı, Menevşe Özdemir Dilidüzgün, Mesut Atasever, Mesut Ünlü, Muhammed Hanefi Calp, Murat Koçyiğit, Mustafa Cem Aldağ, Özgü Can, Özgür Çark, Rahime Dilek Koçak, Ramazan Ünlü, Simge Aksu, Taşkın Kılıç, Turhan Moç, Ümmügülsüm Zor, Yunus Zengin, Yusuf Artar, Yusuf Esmer, Zübeyde Süllü Bu bilimsel kitap, “Dijital Yönetim” başlığı altında günümüz işletme yönetiminin teknolojik dönüşüm sürecini uzmanların dilinden kaleme alarak akademi, kamu ve özel sektör temsilcilerinin bu dönüşüme ayak uydurabilmeleri için referans bir kaynak olma amacıyla hazırlanmıştır. Kitap içeriği; Dijital Çağda Çalışma Hayatında Yeni Trendler; Dijital Çağda Gelişen Organizasyon Yapıları; Bilişim Sistemlerinin Stratejik Yönetimi; Dijital Liderlik; Endüstri 4.0’dan Toplum 5.0’a Dönüşüm; Dijital Ekosistemler: Yeni Nesil İşbirliği; Kalite 4.0: Dijital Çağda Kalite Yönetimi; Dijital Dönüşüm, Uygulama Alanları ve Yeni Yaklaşımlar; Dijital Girişimcilik; Dijital İnovasyon Yönetimi; Dijital Pazarlama Yönetimi; Dijital İtibar ve Marka Yönetimi; Dijitalleşme ve Reklam Yönetimi; Dijital Halkla İlişkiler; Sosyal Medya ve İşletmeler; Sosyal Medya ve Kriz Yönetimi; Dijital Çağda Finans Yönetimi; Dijital Muhasebe Yönetimi; Dijital İnsan Kaynakları Yönetimi; Dijital İşgücü Dönüşümü; Dijital İş Yaşamında İş Zekâsı ve Performans; Nesnelerin İnterneti (IoT) ve İşletmelere Entegrasyonu; Bulut Kurumsal Kaynak Planlama Sistemleri; Teknoloji Yönetimi ve Teknolojik Adaptasyon; Teknoloji Şirketlerinde Siber Güvenlik ve Risk İzleme; Yapay Zekânın İş Dünyasına Etkileri; Dijital Tedarik Zinciri ve Bulut Bilişim Entegrasyonu; Eğitim ve Öğretimde Dijital Dönüşüm; Veri Yönetiminin Geleceği ve Makine Öğrenmesi; Yapay Sinir Ağları ve Derin Öğrenme; Dijital Çağda Savunma Yönetimi; Dijital Ekonomi Yönetimi; Dijital Kent Yönetimi; Dijital Sağlık Yönetimi; Dijital Havacılık Yönetimi; Dijital Lojistik Yönetimi; Turizm İşletmelerinde Dijital Dönüşüm; Kentsel Dönüşüm, Çevre ve Dijitalleşme olmak üzere 38 bölümden oluşmaktadır.
Fatma Serab Onursal Hızla dijital bir dünyanın içinde bulduk kendimizi. Küresel boyutta her işletmenin dijitalleşmek zorunda olduğu bir evredeyiz. Artık ticaret, finans, eğitim başta olmak üzere tüm sektörler faaliyetlerini dijital ortamda gerçekleştirmekte. Tam da bu noktada herkesin bu dijital dünyayı biraz daha iyi anlayabilmek için bilgilenmek zorunluluğu var. Aksi hâlde yönetsel zaafiyetler ortaya çıkar ve rekabet ortamında olumsuz neticelenir.
Kitap, dijital döneme geçişte faydalı süreç haritaları ve iş akış şemaları uygulamalarından örnekler içermektedir. İşletmeciler kolaylıkla bu uygulamalardan yararlanarak kendi iş yapış modellerini tasarlayabilir ve dijital ortama aktarılmasında katkı sunabilirler. Kısa sürede hayal ettiklerini çizerek kolaylıkla karşı tarafa anlatabilmek ve yeri gelince kendilerini de doğrulamak amacıyla uygulamalardan yararlanabilirler.
Kitapta yer alan bilgiler ve örnek uygulamaların; sektörün etkinlik ve verimliliğini artırma konusunda çalıșan araștırmacılara, öğrencilere ve uygulamada çalıșanlara yararlı olması, örnek teşkil etmesi umulmaktadır.
Benan Kurt Yılmaz, Burak Özkan, Cansu Erol, Ceyda Ünal, Gülay Ekren, Hasan Ufuk Gökçe, İlkay Güleryüz, Merve Gizem Çömlekçi, Mustafa Sundu, Okan Yaşar, Pelin Erden Çevik, Pınar Aydemir, Şebnem Özdemir, Tuğba Koç, Yıldız Tenteriz Her geçen gün önemi daha da artan ve her alanda yaygınlaşan yönetim ve dijitalleşme kavramlarının entegrasyonu, organizasyonların başta verimlilik, etkili iletişim, şeffaflık, karar verme süreçlerinin iyileştirilmesi, işbirliğinin geliştirilmesi vb. konularında olmak üzere daha birçok konuda başarıyı yakalayabilmeleri için büyük önem taşımaktadır. Yönetim sürecine önemli ölçüde destek sağlayan dijitalleşme, çalışanların, yöneticilerin, iş süreçlerinin dolayısıyla organizasyonların gelişiminde etkili rol oynamaktadır. Ayrıca günümüz iş dünyasının önemli bir kazanımı konumunda olan sürdürülebilir rekabet avantajı sağlayabilmeleri için organizasyonların dijitalleşmeye yönelmeleri kaçınılmaz hatta zorunlu bir strateji haline gelmiştir.
Dijitalleşme ve yönetim süreçlerinin yakınlaşması ve bütünleşmesi ilk bakışta önemli finansal kaynaklar gerektirse de uzun dönemli (stratejik) bakış açısıyla organizasyonlara ciddi kazanımlar sağlamaktadır. Özellikle günümüzün en önemli kaynağı konumunda olan zamanın etkili kullanımı ve tasarrufu açısından organizasyonlar, dijitalleşmeye her alanda ilgi göstermektedir.
Bu çalışmada, dijitalleşme kavramı ile yönetim disiplini altında yer alan güncel konuların ilişkilerine yer verilmiştir. Ayrıca organizasyonların yönetsel süreçlerinde dijitalleşmeyi kullanmalarının öneminden ve iş süreçlerinde kullanılabilecek dijitalleşme araçlarından bahsedilerek akademik yazına ve iş dünyasına katkı sağlaması hedeflenmiştir.
Gazanfer Erbaşlar - Şükrü Dokur Günümüzde elektronik ticaret hızla yaygınlaşmaktadır. Elektronik satış sistemlerinin kuruluşundan alışveriş güvencelerine, doldurulacak formlardan muhasebe düzenine kadar birçok konu önem arz etmektedir.
Dört bölümden oluşan kitapta; elektronik ticaretin amaçları ve araçları, genel bilgiler, hukuksal düzenlemeler, belge düzeni ve değişik satış yöntemlerine göre olası muhasebe kayıtları konuları incelenmektedir.
Elektronik satış siteleri incelenmiş ve bazı sorunlara öneriler ışığında ek bilgiler verilmiştir.
Mustafa Büte Düşünme yetisi bizlere bahşedilmiş bir mucizedir. Her birimiz bu potansiyele doğuştan sahibizdir. Ancak, düşüncelerimiz kendi haline bırakıldığında benmerkezci, ön yargılı, çarpıtılmış, kısmi, bilgisiz, tamamen taraflı ve adaletsizdir. İlginç olan şey ise, bu durumun neredeyse hiç farkında olmamamızdır. Gerçekte iyi bir düşünme sürecinden; problem odaklı olma, derinlemesine analiz etme, mantık kullanma, akıl yürütme ve rasyonelliğe yaklaşma gibi fonksiyonlar beklenir. Zira hayatımızın, ürettiklerimizin, yaptıklarımızın ya da inşa ettiklerimizin kalitesi tamamen düşüncelerimizin kalitesine bağlıdır. Sıradan düşünme hem ekonomik olarak hem de hayatın kalitesi açısından oldukça masraflıdır. Bununla birlikte bir usta ya da bilge gibi düşünmek çok kolay değildir. Bazı temel düşünme becerileri ve oldukça güdülenmiş bir çaba gerektirir. Öte yandan, nefes aldığımız sürece hemen her yerde sürekli olarak inançlarımızı şekillendirmek, desteğimizi alabilmek, bizi herhangi bir şeyi satın almaya ya da yapmaya ikna etmek için tasarlanmış mesaj bombardımanlarına maruz kalırız. Kritik düşünme becerilerine sahip değilsek, her an daha üst düzeyde düşünebilen birileri tarafından manipüle edilebilir, aldatılabilir ya da mağduriyet yaşayabiliriz. Kısaca; işimizi, benliğimizi, kişiliğimizi, özgürlüğümüzü, inançlarımızı, menfaatlerimizi, yaşam kalitemizi, haklarımızı, sınırlarımızı ve varlığımızı; özetle her şeyimizi koruyabilmemiz için kritik düşünme becerilerini kendimizde yerleştirmeye ihtiyacımız vardır. Bu kitabın, kendi düşüncelerini kontrol altına almak, isabetli kararlar almak, problemlerini etkili bir şekilde çözmek ve düşünce kalitesini artırmak suretiyle tüm yaşamında mucizevi değişimler yapmak isteyen ev hanımından CEO'ya kadar herkese; özellikle öğrenci, öğretmen, yönetici, akademisyen, hemşire, doktor, avukat, iş insanı, girişimci, politikacı ve medya mensuplarına çok faydası olacağına dair inancımız tamdır.
Başak M. Berberoğlugil, Demet Ever, Elif Güzeloğlu Yörük, Elif Nursun Demircioğlu, Fatih Koç, Gökben Bayramoğlu, Hülya Türkcan, Hüseyin İnce, Işık Altunal, Kültigin Akçin, Nermin Kişi, Nida Palabıyık, Osman Yılmaz, Selçuk Balı, Serdar Çakan, Serhat Erat, Volkan Polat İleri teknolojiler, üretimde dijitalleşmeye dayanan Endüstri 4.0 kavramının ortaya çıkmasına sebep olmuştur. Endüstri 4.0 ise sadece üretim sistemlerinde değil, tüm işletme içi işleyişte ve hatta endüstri yapısında, iletişim şekillerinde ve ekonomide bir dönüşümü başlatmıştır. Endüstri 4.0'ın toplum üzerindeki etkilerinin fark edilmesiyle, dijitalleşmenin toplum refahına ulaşabilmek için önemli bir araç olabileceği fikriyle Toplum 5.0 kavramı ortaya çıkmıştır.
Dijitalleşmenin ekonomik fayda odağıyla kullanılması felsefesine dayanan Endüstri 4.0 ile toplumsal fayda odağıyla kullanılması felsefesine dayanan Toplum 5.0'ın beraberinde getirdikleri, dijitalleşmenin gücünün birer kanıtıdır.
Endüstri 4.0, Toplum 5.0 ve dijitalleşme konuları bilim dünyası tarafından yoğun ilgi görmekle birlikte, birbirleriyle ilişkili olan bu kavramları bir arada inceleyen çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır.
Bu kitap, Endüstri 4.0 ve Toplum 5.0 kavramlarının daha iyi anlaşılmasını sağlamak, etkileri üzerine kapsamlı bir çerçeve sunmak, dijitalleşmenin rolünü ortaya koymak ve böylece ilgili alana katkı sağlamak amacıyla hazırlanmıştır.
Paige Baltzan Bu kitap, işletmelerde her geçen gün önem kazanmakta olan enformasyon sistemlerinin karar vericiler tarafından nasıl etkin kullanılabileceğini derinlemesine ele almaktadır. Şunu da hemen belirtmek gerekir ki zaten önem kazanmakta olan enformasyon sistemleri, özellikle tüm dünyanın yaşamış olduğu salgın döneminde on yıllar içerisinde ulaşacağı noktaya birkaç yıl içerisinde ulaşmıştır. Günümüzde artık en büyük önceliği enformasyon sistemlerine vermeyen işletmelerin hayatta kalabilmeleri neredeyse imkânsızdır.
Enformasyon sistemlerini oluşturan çok önemli bir bileşen her ne kadar enformasyon teknolojileri olsa da yazılım, başka bir deyişle insanların ortaya çıkardığı algoritmalar ve sistemi etkin kullanma bilgi ve becerisine sahip çalışanlar aslında daha da önemlidir. Bu bakımdan kitap, teknik detayları inceleyen bir kitap olmanın ötesinde yönetim bilimi, finansman, sosyoloji ve pazarlama gibi bakış açılarıyla enformasyon sistemlerini bütünleştirmektedir.
Özetle bu kitabın yalnızca mühendislik ve işletme alanındaki öğrencilere hitap ettiğini düşünmek eksik olacaktır. Zira bu kitap, kurumsal bir firmada çalışan herkesin ihtiyaç duyacağı temel bir kitap niteliğindedir. Kitap yalnızca konu anlatımı şeklinde olmayıp güncel pek çok gerçek hayat örneğini de ele aldığından, öğrencilerin yanı sıra sektördeki çalışanlar için de oldukça yararlı bir kitaptır.
Aarti Garg, Adalet Hazar, Anjali Rana, Avichal Sharma, Chintalapati Neelima Rani, Karnabir Singh Sidhu, Kavita Dahiya, Nil Çağlar Bektaş, Pallavi Pandey, Parveen Garg, Rajender Kapil, Rajinder Kapil, Rajwinder Kaur, Şenol Babuşcu, Simarpreet Kaur, Simranjit Singh, Sunita Kamboja, Tripti Sharma, Wishey Kataria The processes of leading and managing an organization are collectively referred to as "corporate governance:' Corporate governance is supposed to foster management that is both innovative and conservative so that a company can be set up for long-term success. This is done for the purpose of ensuring that a firm is set up for success in the future. On the other hand, good governance is fundamentally about boosting openness and accountability within existing procedures; as a result, it may have significant benefits to the non-listed sector. in recent years, it has become increasingly customary to apply the term "corporate" to characterize governance and accountability concerns outside of the commercial realm. This usage of the term "corporate" has gained popularity. in light of recent developments, the parameters of corporate governance have become more expansive, and the incorporation of entrepreneurial activity is now part of this framework.
Corporate entrepreneurship is the practice of fostering an entrepreneurial mindset and ethos within an established company in order to develop new lines of business, goods, or services in order to increase the company's value and revenue. This can be accomplished by encouraging employees to think like entrepreneurs and by providing them with opportunities to act as entrepreneurs themselves. The spirit of entrepreneurship in the workplace cultivates an environment that is conducive to the development of new concepts and opportunities for growth. it provides an overarching perspective on the organization's capacity to think and behave entrepreneurially, including the people, systems, and culture that are necessary for doing so successfully. Building capabilities that allow corporations to speed up the establishment of new businesses is the objective of corporate entrepreneurship, which seeks to achieve this goal by encouraging its participants.
We present the work of a number of researchers who have paid the nascent topic of entrepreneurial corporate governance the attention it warrants in this collection. Their contributions may be found throughout the book. This book is intended to serve as a guide for readers as well as business researchers who are interested in delving more deeply into the subject of entrepreneurial corporate governance.

Authors
Kavita Dahiya - Pallavi Pandey - Avichal Sharma - Rajinder Kapil - Simarpreet Kaur
Tripti Sharma - Aarti Garg - Simranjit Singh - Anjali Rana - Rajwinder Kaur
Sunita Kamboja - Karnabir Singh Sidhu - Parveen Garg - Wishey Kataria
Chintalapati Neelima Rani - Nil Caglar Bektas - Adalet Hazar - Senol Babuscu

Mahmut Tekin - Muammer Zerenler Büyüyerek güçlenmeyi amaç edinen işletmeler; canlı bir varlık gibi, değişen rekabet ortamında yaşamını sürdürerek ayakta kalabilmek için esnek bir biçimde yeniden yapılanmak zorundadırlar. Önce ayakta kalarak yaşamlarını devam ettirmeyi daha sonra da büyüyerek daha güçlü ve başarılı olmayı hedefleyen işletmeler için değişim, hayatta kalmanın ve başarılı olmanın temel koşullarından birisi haline gelmiştir. İşletmelerin esnek bir yapıda olabilmesi de çevresel değişime uyum sağlayabilmesinde stratejik bir öneme sahip etkin değişim yönetimi uygulamalarına, iş, süreç ve faaliyetlerinin esnek bir yapıya bürünmesine ve stratejik karar ve planlarının zamanında etkin bir biçimde uygulanabilmesine bağlıdır.
Bu çalışma; günümüzde değişen rekabet ortamına uyum sağlayabilmenin kritik aracı olan “esneklik” anahtarının, işletmelerin tüm birimlerinde yapılandırılarak daha rekabetçi ve yenilikçi olabilmesinin ve daha fazla yaşayabilmesinin unsurlarını içermektedir.
Eserin, konuya ilgi duyan iş dünyasının değerli yöneticileri ve çalışanlarına, akademisyenlere ve öğrencilere yararlı olması düşünülmektedir.

İÇİNDEKİLER

BİR REKABET ARACI OLARAK ESNEKLİK VE ESNEK İŞLETMELER
Küresel Rekabet Ortamı
Bilgi Çağı ve Bilgi Toplumu
Bilgi Yönetimi
Bilgi Ekonomisi
Rekabet Stratejileri
Esnek İşletme

ESNEK İŞLETMENİN YÖNETSEL BOYUTU
Değişim Yönetimi
Organizasyonel Esneklik
Stratejik Esneklik
Pazarlama Esnekliği
Finansal Esneklik
İnsan Kaynakları Yönetimi ve Esneklik
Esnek Çalışma Süreleri

ESNEK İŞLETMENİN TEKNOLOJİ BOYUTU
Üretim Kavramı
Teknoloji – Üretim İlişkisi
Kriz Dönemlerinde Üretim
İleri Üretim Teknolojileri
Yönetim Teknolojileri
Toplam Kalite Yönetimi
Malzeme İhtiyaç Planlaması (MİP), Üretim Kaynakları Planlaması (ÜKP) ve İşletme Kaynakları Planlaması (İKP)
Tam Zamanında Üretim
Bilgisayar Destekli Süreç Planlama
Optimize Edilmiş Üretim Teknolojileri
Üretim Teknolojileri
Bilgisayar Destekli Tasarım
Bilgisayar Destekli Üretim
Robotlar
Otomatik Malzeme Taşıma
Grup Teknolojisi (Hücresel Üretim)
Yalın Üretim
Yalın Düşünce
Yalın Düşüncenin Unsurları
Yalın Yönetim
Yalın Üretim Sistemi
Yalın üretim sisteminin amaçları
Yalın Üretim Sisteminin Özellikleri
Tepkisel üretim
Çevik üretim
Modüler üretim
Modüler Üretim Sisteminin Yapısı
Modüler Üretim Sisteminin Özellikleri
Modüler Üretim Sisteminin İşletmelere Sağladığı Katkılar
İleri Üretim Teknolojilerinin Önemi 1
İleri Üretim Teknolojilerinin İşletmelere Sağladığı Faydalar

ESNEK İŞLETMEDE SÜREÇ YÖNETİMİ
Süreç Kavramı
Süreç Performansının Ölçülmesi
Üretim Sürecinin Belirlenmesi
Üretim Sistemlerinin Performansının Ölçümü
Katma Değer Etkinlik Analizleri
Üretim Süreç Esnekliğinin Belirlenmesine İlişkin Performans Göstergeleri
İç Müşteri (Çalışanlar)
Müşteri Memnuniyetinin Ölçülmesi
Tedarikçi Performansı Ölçümü 1
Performans Yönetimi ve Balanced Scorecard Yaklaşımı (Dengelenmiş Performans Ölçüm Sistemi)

ESNEK İŞLETMENİN ÜRETİM BOYUTU:ESNEK ÜRETİM SİSTEMLERİ
Esneklik Tanımları
Kriz Dönemlerinde İşletmelerde Esnekliğin Önemi
Esnek Üretim Sistemleri
Esnek Üretim Sistemlerinin Tarihsel Gelişimi
Bir Sistem Olarak Esnek Üretim
Esnek Üretim Sistemlerinde Bilgi İletimi
Esnek Üretim Sistemlerinin Organizasyonu
Esnek Üretim Sistemlerinin Unsurları ve İşleyişi
Sayısal Kontrollü Tezgahlar
Otomatik Malzeme Taşıma Sistemleri
Bilgisayarlı Kontrol Sistemleri
Otomatik Kontrol ve Depolama Sistemleri
Esnek Üretim Sistemlerinin Özellikleri
Üretim Süreci Esnekliği
Kriz Dönemlerinde Üretim Süreç Esnekliğinin Önemi
Esnek Üretim Sistemlerinin Avantaj ve Dezavantajları
Esnek Üretim Sistemlerindeki Gelişmeler ve Gelecekteki Beklentiler

Afet Çağay, Ayşe Atabey, Bahattin Gökhan Topal, Bora Öç, Doğuş Yüksel, Egehan Özkan Alakaş, İhsan Erdem Kayral, Levent Aksoy, Mehmet Etlioğlu, Melike Aktaş Bozkurt, Müge Öz, Sabri Öz, Saim Karabulut, Seray Kağıtçı Girişimcilik, ekonomik fırsatların keşfedilip yeni değerlere dönüştürüldüğü bir organizasyonun oluşturulması için üretim faktörlerinin bir araya getirildiği bir süreçtir.
Bu süreçte, teknolojik gelişmelerin getirdiği e-ticaret, dijital pazarlama ve sosyal medya kavramları ortaya çıkmıştır. Günümüzde tüm girişimlerin, yaşamlarını sürdürme ve büyüme stratejilerinin içerisinde e-ticaret, dijital pazarlama ve sosyal medya kavramları yer almaktadır. Bu kavramlar özelinde ortaya çıkmış girişimler dahi bulunmaktadır.
Bu kitap; girişimciliğin geleneksel temellerini ele almakla birlikte dijital çağın gerekliliklerini yakalamak isteyen tüm girişimcilere, sektör çalışanlarına, akademisyenlere ve öğrencilere ışık tutmayı amaçlamaktadır.
Mehmet Naci Efe Girişimcinin başucu kitabı olması amaçlanan bu eser; Girişimciye, fikirden eyleme “Yapamam, edemem.” düşüncesini yok edecek bir rehber olacaktır.
“Yapamam edemem asla demem!”
“Yaparım ederim, en güzelini ben yaparım!” mottosu ile yola çıkıp işin ehli çalışma arkadaşlarıyla birlikte, benlikten bizliğe geçip ekip ruhuyla hareket ederek şirketinizin her detayına hâkim bir lider edasıyla hareket etmenin yollarını bu kitapta bulacaksınız.
Fikirlerinizi uygulamaya koyarken başkalarının sizin fikirlerinizi çalmalarından korkmayın, fikirlerinizi herkes ile paylaşın! İnanın, en az sizin gibi düşünen milyonlarca kişi vardır. Ama milyarlarca güzel fikir şu anda mezarlıklarda yatmaktadır. Çünkü onlar bu fikirleri asla hayata geçirme şansı ve cesareti bulamadılar. Bunun sebebi özgüven eksikliği veya çevrelerinde onlara destek olacak kişilere rastlamadıklarındandır. Para da bilgi de paylaştıkça çoğalır.
Paylaşılmayan, saklanan her şey yok olur.
Her girişim aslında ayrı bir serüvendir. Girişimcilik üzerine yazılan bu eserde, A'dan Z’ye yönetim, Girişimciliğin Temel Prensipleri ve Entelektüel Sermaye ile beraber; yazarın 25 yıllık iş tecrübelerine, hayat tecrübelerine, anılarına, kurulmuş işletmelerde yaşanan başarılı ve başarısız projelerine, başarılı olmuş iş insanlarının hikâyelerine yer verilmiştir.
Yasin Akkuş Girişimcilerin ve girişimcilerin kurduğu işletmelerin sürdürülebilir kalkınmadaki önemine dünyadaki en yetkin organlar tarafından vurgular yapılmış ve yapılmaya devam edilmektedir. Geleceğin, girişimcilerin ve özellikle inovatif girişimcilerin çağı olacağını öngörmek güç değildir. Bu girişimciler daha çok Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeleri (KOBİ) kurmakta ve yönetmektedir. Girişimcilerden özellikle işletmelerini ilk kurdukları dönemde her şeyi bilmeleri ve her şeyi yapabilmeleri beklenmektedir. Rasyonel bakış açısına aykırı bu yaklaşım nedeniyle girişimcilerin bazen gözünün korktuğu ve kendilerini bazı konularda geri çektiği görülmektedir. Bu kitap sayesinde işletmenin genel konularında ve işletme yönetimi konusunda girişimciye temel düzeyde bilgi verilmesi amaçlanmaktadır. Temel düzeyde de olsa işletmenin genel yapısına ve yönetimine hâkim olan bir girişimci, işletmenin bazı fonksiyonlarını rahatlıkla üstlenebilecek ya da o fonksiyonu gerçekleştirenleri anlayabilecek ve/veya yönlendirebilecektir. Kitap, detaylardan mümkün olduğunca kaçınılarak hazırlanmış ve kitabın girişimcilerin çekinmeyeceği bir sayfa hacminde tutulmasına özen gösterilmiştir.
Aykut Yılmaz, Cemal Cihan Çoşkun, Duygu Kızıldağ, Ece Kuzulu, Hayrettin Zengin, Mustafa Kenan Erkan, Mustafa Yasan, Nevran Karaca, Özgür Topkaya, Özkan Bi̇lgi̇li, Seda Gökdemir Ekici, Seher Arslankaya, Serdar Orhan, Şeyda Otluoğlu Kuyumcu, Tarık Yolcu, Tuncay Yılmaz, Zeliha Tekin, Zeynep Sözcan Yeni bir ürün veya hizmet üretmek, sunmak, bir faaliyeti geliştirmek, herkesten farklı bir fırsat yakalamak, fikir üretmek, geliştirmek gibi amaçları kapsayan “girişimcilik” kavramı, işletmeciliğin pek çok fonksiyonuna hâkim olmayı gerekli kılmaktadır. Bu kitap, maddi ve fikrî yatırımlarını ortaya koyup bir işletme kurmayı amaçlayan girişimcilere karşılaşacakları her türlü zorluk ve engel ile başa çıkmalarını kolaylaştıracak bir kaynak olma amacı taşımaktadır. Girişimciliğin esaslarını içeren çalışma; Girişimciler İçin Küçük İşletmelerin Yönetiminde Strateji, Girişimcilik ve Girişimcilik Fırsatlarını Geliştirme, Girişimciler İçin İş Planı Hazırlama, Yapılabilirlik (Fizibilite) Analizi, Girişimciler İçin İnsan Kaynakları Yönetimi, Girişimcilikte Elektronik Ticaret ve Sosyal Medya, Girişimciler İçin Finansal Yönetim, İş Süreçlerinin Modellenmesi, Girişimci İşverenlerin Temel Sosyal Sigorta Yükümlülükleri, Girişimciler İçin Ticaret Hukuku Bilgisi, Girişimcilikte Etik, İş Mevzuatı Açısından İş Yerleri İçin Temel Mevzuat ve İş Yeri Açma İşlemleri, Ulusal Meslek Standartlarının ve Ulusal Yeterliliklerin Küçük İşletmelerin Entelektüel Sermayesine Katkısı, Girişimciler İçin Rekabet, Müşteri ve Değer Analizi, Girişimcilik Faaliyetleri Kapsamında Kobiler ve Kurumsal Kimlik Oluşturma Süreçleri, Kobi’lerde Pazarlama bölümlerinden oluşmaktadır. Girişimciliğin Esasları kitabı, okuyuculara girişimciliğin tüm yönleri hakkında derinlemesine bilgi sunmaktadır.
Murat Tarhan, Hayati Adalar, Mustafa Yılmaz, Ülkü Ayvaz, Figen Bozkuş, Şahin Danişman, Gamze Çelik, Ahmet Gülmez, Abdulkerim Diktaş, Mustafa Tanrıkulu, Amine Tarhan, Enes Yaşar, Furkan Bilaloğlu, Aleyna Şükran Uysal, Merve Sabaz, Sefa Toprak Girişimcilik becerisini bireylere kazandırmayı amaçlayan ülkeler genellikle bu becerinin öğretiminde disiplinlerarası yaklaşımı tercih etmişlerdir. Bu yaklaşım, farklı derslere ait öğretim programlarına dâhil edilen ortak becerilerin öğretimini içermektedir. Bu bağlamda girişimcilik becerisi çeşitli dersler (öğretim programları) ve uygulamalarla kazandırılmaya çalışılmaktadır. Bu kitap, farklı disiplin alanlarına hitap edecek şekilde girişimcilik eğitiminde kullanılabilecek güncel bilgi, beceri ve değerlere yönelik kuramsal çerçevenin yanı sıra akıl ve zekâ oyunları, STEAM, matematiksel modelleme, dijital hikâyeler, proje tabanlı öğrenme, durum çalışmaları gibi yöntem ve yaklaşımlarla girişimcilik eğitimine ait unsurların (bilgi, beceri, tutum ve davranışların) pedagojik olarak kazandırılması için hazırlanmıştır. Diğer taraftan kitap içerisinde yer alan bölümler, teorik bilginin yanında uygulamaya yönelik etkinlikleri içermektedir. Etkinliklerde renk haritası kullanılmıştır. Bu harita, etkinlik içerisinde girişimcilik eğitiminin hangi boyutlarına yer verildiğini göstermektedir. Aynı zamanda renk haritası ile mevcut öğrenme yaklaşımı ve yöntemlerin girişimcilik eğitimi unsurları ile oryantasyonu hedeflenmiş, etkinlikler aracılığıyla da teorik içeriklerin uygulama şeklinde nasıl gerçekleştirilebileceği örneklendirilmiştir. Uygulamalar, görsellerle zenginleştirilmiş ve durum çalışmaları, gerçek hayattan girişimcilere ait öz yaşam öykülerinden hareketle hazırlanarak çocukların seviyesine göre kurgulanarak yazıya aktarılmıştır. Uygulamalarda bilgi, beceri, değerleri içeren hedef çıktılara ve girişimcilik eğitimi ile ilgili unsurların öğretimine yönelik değerlendirme süreçlerine yer verilmiştir.
Mevcut çalışma, farklı disiplin alanlarında çalışan araştırmacıların girişimcilik becerisinin kazandırılmasında özgün yöntem ve yaklaşımları bir araç olarak kullanabileceğini göstermektedir. Bu yönü ile kitap, pedagojik olarak alanyazında önemli bir eksikliği tamamlamakta, eğitim-öğretim sürecinde öğretmenlere ise etkili bir şekilde girişimcilik becerisini kazandırabilmeleri için farklı disiplinleri ve öğrenme araçlarını kullanmak suretiyle materyal zenginliği sunmaktadır.
Yapılan çalışmanın üreten ve geliştiren bir nesil yetiştirilmesine faydalı olması temennisiyle…
Övgü Pınar Günümüzde katma değeri yüksek teknoloji odaklı girişimcilik ekonomik büyümenin itici gücü olarak görülmektedir. Devletlerin ana gündem maddesini girişimciliğin geliştirilmesi, inovasyon ve Ar-Ge faaliyetlerinin arttırılması gibi hususlar oluşturmaktadır. İnovasyon ve girişimcilik faaliyetlerinin arttığı, girişimciyi odağına alan, Ar-Ge faaliyetlerini destekleyen, girişimci ve yatırımcılara cazip bir yatırım ortamı sunan ülkeler, küresel rekabette öne geçmektedir. Girişimcilik odaklı devlet politikaları, finansmana erişimden vergi ve bürokratik süreçlere, fikrî ve sınai mülkiyet haklarından eğitime, altyapıdan Ar-Ge'ye, açık kamu verilerinden istihdam politikalarına, Ar-Ge harcamalarından beşerî yatırım politikalarına, ihracat politikalarından teknoloji transfer süreçlere kadar bir dizi alanda reform gerektirmektedir.
Bu araştırmanın amacı Avrupa Birliği ve Türkiye'de girişimcilik ekosisteminin geliştirilmesine yönelik politikaların geçmişten günümüze gelişimini ortaya koymaktır. Çalışma kapsamında Avrupa Birliği tarafından yayınlanan Avrupa İnovasyon Skoru'na göre ortaya konulan İnovasyon Liderleri grubunda yer alan İsveç, Güçlü Yenilikçiler grubunda yer alan Hollanda, Ilımlı Yenilikçiler grubunda yer alan İtalya ve Yükselen Yenilikçiler grubunda yer alan Hırvatistan, farklı bir ifadeyle her kategorinin herbirinden en üst sırada yer alan ülkeler ele alınarak girişimcilik politikaları bakımından Türkiye ile karşılaştırmalı incelenmesine yöneliktir. Elde edilen bulgulara ek olarak, girişimcilik ekosisteminin önde gelen kurumlarının Türkiye'nin girişimcilik politikalarına yönelik değerlendirmelerini tespit etmek üzere bir anket uygulanmıştır. Bu kapsamda; Türkiye'nin uluslararası düzeyde girişimcilik politikaları açısından mevcut konumuna yönelik bir fotoğraf ortaya konmuş, Türkiye girişimcilik ekosistemindeki farklı gruplarda yer alan temsilcilerin girişimcilik politikalarına yönelik değerlendirmeleri araştırılarak Türkiye'nin girişimcilik odaklı dönüşümüne dair politika önerileri ortaya konmuştur.
Kahraman Çatı Girişimcilik ve inovasyonun gelişmesinde en temel faktörün eğitim olduğu şüphesizdir. Ülkemizde hem ortaöğretim hem de yükseköğrenimde girişimcilik eğitimine verilen önem giderek artmaktadır. Hatta bazı üniversiteler, tüm bölümlerinde girişimcilik dersi vermeyi planlamaktadır. Bazı üniversitelerimizde girişimcilik yüksek lisansı programları açılmaktadır. Dolayısıyla girişimcilik eğitimi için gerekli materyallerin artırılması gerekmektedir.
Girişimcilik ve İnovasyon Yönetimi isimli bu kitapta; bir girişimcinin bilmesi gereken girişimcilik kavramı, girişimcilik kültürü, girişimcilikte etik, iş modellemesi ve inovasyon yönetimi gibi temel konular ayrıntılı olarak anlatılmaktadır. Ayrıca kitapta, girişimcilik çeşitleri ve bir girişimcinin mutlaka bilmesi gereken yönetim, pazarlama ve finans konuları gerektiği şekliyle ele alınmaktadır.
Girişimcilik ve İnovasyon Yönetimi kitabı, yeni iş kuracak kişilere, işini geliştirmek için inovatif bakış açısına ihtiyaç duyan iş insanlarına ve hayatın her safhasında inovatif düşünmek isteyen kişilere büyük fayda sağlayacaktır.
Alkan Alkaya, Başak Nur Arasan, Belkıs Özkara, Erkan Sağlık, Fatma İnce, İbrahim Türkmen, İlknur Mazan, Makbule Hürmet Çetinel, Mehmed Zahid Çögenli, Muhammet Saygın, Sibel Özafşarlıoğlu Sakallı, Şerafettin Erten, Tuba Gülcemal Günümüzün dünyası giderek artan etkileşim, çeşitlilik, parçalanmışlık ve çapraşıklık özellikleriyle anılmaktadır. Son derece belirsiz olan koşullar risk, esneklik, çeviklik, yenilik, yaratıcılık, bilgi ve teknoloji gibi kavram ve olguların iş hayatındaki önemini artırmaktadır. Bu koşullarda bir yandan devasa firmalar hacimsel olarak küçülüp esnekleşerek küresel pazarların önemli aktörleri olurken öte yandan parçalanmış niş pazarlar küçük girişimler için fırsatlar sunmaktadır.
Girişimcilik küreselleşen dünyada ulusal ekonomilerin en önemli gelişme dinamiklerinden birisidir. Atıl kaynakların aktive edilmesi, gereksinmelerin karşılanması, istihdam sağlayarak işsizliğin azaltılması girişimciliğin yaygınlaşmasına bağlıdır. Bu nedenle her ülkede girişimcilik teşvik edilmekte ve desteklenmektedir.
Girişimcilik bilgisinin üretilmesi ve yayılması da teşvik ve destek çabalarının bir parçasıdır. Piyasada pek çok girişimcilik kitabı olmakla birlikte yenilerinin yazılması her zaman yeni ve farklı bakış açılarının yararlı olmasıdır. Bu kitap girişimcilik konularını bütün yönleriyle kapsamlı bir biçimde ele alması bakımından okuyucuya katkı sağlayacaktır.
A. Murat Özkan, Abdurrahman Kaya, Derya Yücel, Emine Kale, Enes Uğur Tohum, Eray Aktepe, Erol Tekin, Eyup Akın, F. Zişan Kara, Guzel Sadykova, Haluk Duman, Hasan Tağraf, Havva Özdemir, İbrahim Apak, Muhsin Halis, Orhan Kandemir, Şevki Özgener, Tayfur Ege, Yavuz Demirel, Zeliha Seçkin Girişimcilik, toplumların ekonomik ve sosyal kalkınmasında itici bir güçtür. Aynı zamanda toplumsal ve bireysel refahın da ana kaynağıdır. Bu nedenle girişimciliğe olan ilgi her geçen gün artmaktadır. Girişimcilik, toplumların gelişimini ve değişimini yönlendirmede en önemli faktör olarak yerini korumaktadır. Diğer bir ifadeyle girişimcilik, ekonomik kalkınma için gerekli dinamik bir güç olarak tanımlanmaktadır. Bu sebeple girişimciliğin bütün yönlerinin ele alınarak girişimciliğe yönelik toplumsal farkındalık oluşturma devletlerin temel görevleri arasında yerini almıştır. Özellikle gelişmiş ülkelerin; farklı girişimcilik türlerini desteklediklerini, girişimciliği toplumun tüm kesimlerine yaydıklarını ve girişimcilik seferberliği başlattıklarını görmekteyiz. Bu bağlamda ülkemizde de girişimciliğin yaygınlaştırılmasına ve geliştirilmesine yönelik toplumun tüm kesimlerine çeşitli destek programları sunulmaktadır. Amaç, girişimcilerin iş kurma ve yürütme konularında bilgi ve becerilerini geliştirmek ve girişimcilik faaliyetlerine başlamalarını sağlamaktır. Ülkemizde de KOSGEB bu alanda öncü bir kurum olarak girişimciliğin desteklenmesini ve geliştirilmesini kendisine misyon edinmiştir. KOSGEB, girişimciliği özellikle üç açıdan desteklemektedir. Birincisi, bireylerin iş kurma ve yürütme konularında teşvik edilmesi; ikincisi, girişimcilerin kurduğu yeni işletmelerin arttırılmasının sağlanması ve üçüncüsü ise ülkemizin stratejik öncelikleri doğrultusunda belirlenen sektörlerde girişimcilerin kurduğu yeni işletmelerin devamlılığının sağlanmasıdır. Kitabın içeriği de bu amaç doğrultusunda oluşturulmuştur. Kitapta, girişimcilik sürecinin bireyler tarafından bilinmesi, özümsenmesi ve aksiyona çevrilmesi ön plana çıkmaktadır. Bu bağlamda kitap, girişimcilik kavramını teorik boyuttan pratik boyuta taşıyarak girişimci adaylara uygulamaya dönük bilgiler sunmaktadır.

Çağrı Aksel, Esin Metlilo, Hatice Bilgin, İsmail Karsantık, Meral Topal, Münevver Çetin, Semih Çayak, Fuat Oktay Girişimcilik kavramı; sosyal, kültürel, teknolojik ve pedagojik alanlardaki değişimlere ve gelişimlere öncülük etmektedir. Birbirlerinden etkilenen bu alanlara belirli stratejiler kapsamında yön verilmesi girişimcilik stratejilerinin temel hedeflerinden biridir. Bu değişimin sürdürülebilir kılınması da en az başlatılması kadar cesaret ve inanç gerektiren süreçlerdir. Bireysel ve kurumsal girişimcilik kapsamında ele alınan Girişimcilikte Güncel Paradigmalar kitabının girişimcilik ile ilgilenen araştırmacı ve uygulayıcılara risk, fırsat ve değerler açısından farklı bakış açıları sunacak bir kılavuz niteliği taşıması amaçlanmaktadır.
Kitap, girişimciliği farklı boyutları açısından irdeleyen bölümlerden oluşmaktadır. Tarihsel, kültürel ve kavramsal açıdan ele alınan girişimcilik kavramı; stratejik girişimcilik, sürdürülebilir girişimcilik, e-girişimcilik, sosyal girişimcilik türlerinde ortaya konulmuştur. Ayrıca kurumsal girişimciliğin temellerinden birini teşkil eden aile işletmelerinin de girişimcilikteki rolü üzerinde durulmuştur. Son olarak eğitim bağlamında da ele alınan girişimcilik kavramı yükseköğretim kurumları temelinde açıklanmıştır. Bu doğrultuda Girişimcilikte Güncel Paradigmalar kitabı, içinde bulunduğumuz çağın ihtiyaçlarına cevap verecek nitelikte bir kaynaktır.