Gazetecilik \ 1-1
Ahmet Karakaya, Ahmet Köroğlu, Alev Erkilet, Alperen Gem Ennçosmanoğlu, Asım Öz, Ayşen Baylak, Ertuğrul Zengin, Fatih Kucur, İbrahies Aksu, İlhan Sadıkoğlu, Kâmil Yeşil, Mahmut Hakkı Akın, Mehmet Erken, Mustafa Aydın, Mustafa Oğuzhan Çolak,Necdet Subaşı, Nurettin Ürün, Serkan Yorgancılar, Şerife Nihal Zeybek, Tuba Aydın, Vahdettin Işık, Yunus Emre Özsaray, Yunus Emre Tapan Ulus devlet serüveninin çeperinde şekillenen içe kapanma dönemi¬nin düşünce dünyasında da ciddi bir sınır oluşturduğunu her ge¬çen gün daha iyi anlıyoruz. Gündemler, kavramlar ve meseleleri ele alıştaki öncelikler takip edildiğinde bu durum açıkça gözlemlene¬bilir. Bu sınırlılığı aşma işaretlerinin en somut şekilde görüldüğü dönemin, çok partili hayatın nispeten süreklileştiği 1960-1980 ara¬sı yıllar olduğunu söylemek mümkündür. Bir ölçüde, halkın farklı katmanlarının doğrudan sürece dâhil olduğu bu dönem, gerek Tür¬kiye’nin yakın tarihindeki özgül ağırlığı, gerekse de İslamcı düşünce ve yayıncılık tarihindeki yeni arayışlar, mecra tutuşlar, kurumlaş¬malar, çeşitlenmeler ve söylem farklılaşmaları bakımından günü¬müzde de canlı bir şekilde etkisini devam ettirmektedir.
Ayrıca dönemin faaliyetlerinde etkin rol üstlenmiş şahısların önemli bir kısmının hâlen hayatta bulunması bugünden yapılacak bir okumanın sınanmış bir gözle de murakabesine imkân vermek¬tedir. Bugünün Türkiyesini siyasette, bürokraside, sivil kurumlarda ve entelektüel alanda taşıyan kadroların çok önemli bir kısmının 1960-1980 döneminde yetişen kuşaklar olduğu dikkate alındığın¬da, o yılların önemi daha iyi anlaşılacaktır. Sonuç olarak, günümüzü daha iyi anlamak için, adeta bugünün ana rahmi olan 1960-80 yıl¬larını yakından incelemenin gerekliliği oldukça açıktır. Dolayısıyla gerek tanık olduğumuz sürecin anlaşılmasına katkıda bulunması gerek yaşayan bu tarihî tanıklarla yeni kuşaklar arasında bir köprü oluşturma imkânı vermesi bu çalışmanın hem niyetini hem de kıy¬metini ortaya koymaktadır.
Mehmet Akif Ocak Bu kitabın amacı, okuyucuya yayımlanmış ya da yayımlanmamış çalışmaların nasıl belirleneceğini, analiz edileceğini ve yorumlanacağını öğretmektir. Bundan da önemlisi, incelenen çalışmalardan ortaya nasıl bir sentez konulacağının belirlenmesi kitabın dayanak noktasını oluşturmaktadır. Özellikle, çalışmaların kalitesinin ve geçerliliğinin sorgulanması için izlenecek sistematik ve anlaşılır yöntemlerin sunulması alanyazın incelemesinin daha sağlıklı ve güvenilir yapılmasını sağlayacaktır. Bu kitap, elektronik veri tabanı yardımıyla kaynaklara ulaşmanın bir adım ötesine giderek, incelenen çalışmalardan sistematik ve tekrar yapılabilir bir alanyazın incelemesinin nasıl oluşturulabileceğini adım adım göstermektir. Kitapta, “araştırma için yapılması gerekli ilk iş, geniş kapsamlı bir alanyazın incelemesi olacaktır?” sorusuna ayrıntılı şekilde cevap verilmiştir. Bundan dolayı, bilimsel proje, lisans, yüksek lisans ve doktora tezi ya da araştırma ödevi vb. gibi alanyazın incelemesinin yapılması zorunlu olduğu durumlarda, kitabın oynayacağı rol kendini daha çok göstermektedir.

İÇİNDEKİLER

Bölüm 1 TANIMLAR VE TEMEL KAVRAMLAR
Alanyazın İncelemesinin Tanımı
Alanyazın İncelemesinin Faydaları
Alanyazın İncelemesi ve Kapsam Belirleme
Alanyazın İncelemesinin Aşamaları

Bölüm 2 FARKLI PROGRAMLAR İÇİN ALANYAZIN İNCELEMESİ VE ÖZGÜNLÜK
Alanyazın İncelemesinin İşlevselliği
Lisans Çalışmaları, Lisansüstü Tezler ve Alanyazın İncelemesindeki İlişki
Yüksek Lisans Tezleri
Doktora Tezleri
Alanyazın İncelemesi ve Özgünlük
Tez Çalışmaları ve Özgünlük Kriterleri

Bölüm 3 ARAŞTIRMA ODAĞI OLUŞTURMA
Araştırma Odağının Tanımı
Seçilen Alanın Tarihsel Gelişimi
Alanyazı İncelemesinin Yapılandırılması
Çalışmaların İncelenmesi

Bölüm 4 AÇIKLAYICI BİBLİYOGRAFİ HAZIRLAMA
Açıklayıcı Bibliyografinin Tanımı
Açıklayıcı Bibliyografinin Faydaları
Açıklayıcı Bibliyografinin Formatı

Bölüm 5 ARAŞTIRMALARIN SINIFLANDIRILMASI VE OKUNMASI
Araştırmaların Sınıflandırması
Araştırmaların Bileşenleri ve Özellikleri
Araştırmaların Okunması
Göz Gezdirme Tekniği
Okuma İşleminin Aşamaları

Bölüm 6 DELİL OLUŞTURMA
Delil Oluşturmanın Tanımı
Delil Oluşturma
Delil Oluşturma Yöntemleri
Delil Oluştururken Kullanılabilecek Yanıltmacalar

Bölüm 7 ANALİZ VE SENTEZ
Analiz ve Sentez
Sentez Oluşturma
Bilgilerin Analizi ve Sentez Tablosu
Tanımlama
Karşılaştırma

Bölüm 8 PLANLAMA VE BİLGİ HARİTASI
Bilgi Haritası
Bilgi Haritası Türleri

Bölüm 9 ALANYAZIN İNCELEMESİNİN YAZILMASI
Öneri Sunma
Eleştirel Yazı
Akademik Yazıda Kurallar
Yazma Sürecinde Karşılaşılabilecek Problemler
Alanyazın İncelemesini Yazma Süreci
Kenneth E. Clow, Donald Baack, Yolu bir üniversite kütüphanesine düşen, bütünleşik pazarlama iletişimi, reklam, satış ve tüketici davranışları konusunda eli bu alandaki yabancı kaynaklara giden tüm okurların bildikleri meşhur bir kitap vardır: Bu, Pearson yayınevi tarafından çıkarılmış Integrated Advertising, Promotion and Marketing Communications kitabıdır. Şimdi bu kitap, 7. Basımının Türkçe çevirisi ile siz değerli okurlar için raflardaki yerini alıyor. Bugüne kadarki alan kitaplarından en temel farkı; her konunun detaylı, bir o kadar kolay ve derli toplu anlatımı, örnek olay ve görsel zenginliği, eğitici ve öğretici kimliğini yaratıcı şekilde sunması olarak sıralanabilir.
Rengârenk görselleri, her bir konuyu açıklayan örnek olayları, değerlendirme soruları ve eşsiz terimler sözlüğü bu alana ilgi duyan herkesi kitabın sihirli etkisi altına alacak güçtedir. Bu sihri, kitabı okumaya başlayan her okurun anlaması zor olmayacaktır. Bütünleşik pazarlama iletişimi, reklam, tutundurma, satış, dijitalleşme, sosyal medya, tüketici davranışı, yeni trendler ve yasal düzenlemeler üzerine siz soru sorun, kitap cevap versin...
Metin Kasım Bu kitap, fotoğrafçılığa sıfırdan başlayan insanların rahatlıkla anlayabileceği ve aşama aşama ilerleyebileceği bir yöntem kullanılarak hazırlanmıştır. Kitapta; dünyada ve Türkiye’de fotoğrafın tarihçesi; fotoğraf makinesi çeşitleri; fotoğraf makinesinin temel ve yardımcı parçaları; filmler; aydınlatma ve flaşlar; çekim ölçekleri; film banyosu ve kart baskısı; fotoğrafçılık türleri başlıkları altında konu ele alınmıştır. Fotoğrafı öğrenmenizde size yardımcı olacak ve daha güzel fotoğraflar elde etmenizi sağlayacak bir çalışma.
Rıdvan Bülbül Gazetecilik, günümüzde kamuoyunu oluşturan ve yansıtan renkli, çekici, saygın ve etkili bir meslek haline gelmiştir. Kitle iletişim araçlarındaki gelişmeler ve teknolojik yenilikler, gazeteciliği de yapısal ve içerik bakımından etkilemiş, değişimlere yol açmıştır. Kitap, gazetecilik hakkında kapsamlı şekilde hazırlanmış bir çalışmadır. Bu meslekle ilgili merak ettiğiniz pek çok şeyi bu kitapta bulacaksınız!
Nurettin Güz Çalışmada öncelikle kitle iletişim alanı ve bu çerçevede “haber” ele alınmıştır. Kitapta amaç, habere konu olan, toplumu ilgilendiren, etkileyen, yönlendiren kamuoyu araştırmalarını ele almak olduğundan, siyasal sistem içerisinde kitle iletişim araçlarının yeri, haber ve habere konu olan kamuoyu araştırmaları incelenmeye çalışılmıştır. Daha sonra kamuoyu araştırmaları konusunda kaynak azlığı da dikkate alınarak daha ayrıntılı bilgi vermek, araştırma yapan ve yaptıranlara yardımcı olmak amacıyla kamuoyu araştırmalarına detaylı olarak yer verilmiştir. Böyle bir çalışmanın, iletişim fakülteleri ve iletişim alanında çalışanlar başta olmak üzere sosyal bilimlerin diğer alanlarında çalışmalar yapanlara, ayrıca medya mensupları ve kamuoyu araştırmalarına ilgi duyan siyasetçiler başta olmak üzere, herkese faydalı bir kaynak olacağına inanıyoruz.
Rıdvan Bülbül Kitabımızda haber olgusu, başlangıçtan bugüne kadar çeşitli boyutlarıyla irdelenmiş, temel yaklaşımlar da ele alınarak, konuların bütünlük içinde algılanmasına imkan tanınmıştır. Bu çalışmanın, İletişim Fakülteleri öğrencileri, basında çalışanlar, haber ve haberciliğe ilgi duyanlar için bir kaynak niteliği taşımasına da özen gösterilmiştir.
Sevil Bayçu - Özgür Kılınç - Serdar Yıldız - Nebiye Özaydemir - Ali Arıcı - Murat Topal Kurumların medyada nasıl yer aldıkları, yansıtıldıkları veya medya görünürlükleri diğer bir deyişle “medyada yer almayı belirleyen temel dinamiklerin neler olduğu” halkla ilişkiler uygulayıcıları açısından önemlidir. Yazılı basın bağlamında gazetelerde haber olarak yer almak kurumun yapısı, kurumun düzenlediği bir etkinliğin haber değeri taşıyıp taşımadığı, medyanın yapısı ve halkla ilişkiler uygulayıcılarının medya ilişkileri kapsamındaki rolleri (hazırlanan basın bültenlerinin biçim ve içerik özellikleri gibi) şeklindeki birtakım değişkenlere bağlıdır. Dolayısıyla bu araştırma, özellikle uygulama boyutuyla kurumların medyada ne şekilde yansıtıldıklarını ortaya koyduğundan gerek kurum içi birimlerde gerekse ajanslarda çalışan halkla ilişkiler uygulayıcıları / profesyonelleri için bir başvuru kaynağıdır.
Kitabın düşünsel alana ve uygulama alanına katkı sağlaması dileği ile.
Wendy Leeds-Hurwitz “Kişilerarası iletişimin entelektüel kaynaklarını ve ilgili sosyal yaklaşımları bir araya getiren ve ampirik araştırmaların sonuçlarındaki verimliliği ortaya koyan kapsamlı bir derleme… İletişim Bilimlerine Toplumsal Yaklaşımlar, sosyal bilimlerin yöntemleri ve amaçları üzerinde yapılan mevcut mütalaalara önemli bir katkı sağlamaktadır.”
Ian Angus, Simon Fraser Üniversitesi
“Bu kitap, bir mihenk noktasıdır. Bu kitaba destek veren mümtaz isimler, ortaya sosyal bilimler alanının yeniden ele alınmasını mümkün kılan bir eser çıkarmıştır… Bu kitap, kişilerarası ilişkiler araştırmalarında yol gösterici önemli bir çalışmadır.”
John Shotter, New Hampshire Üniversitesi
Çok eskiden resmî kurumlar, yayın kuruluşları ve yüz yüze iletişim vardı; bunlar iletişim çalışmalarının çekirdeğini oluşturan uygulamalardı. Ancak son zamanlarda, kişilerarası iletişim alanındaki araştırmalar, deneysel sosyal psikoloji ile çok sıkı bir uyum içindeki davranış biliminin hâkimiyeti altına girmiştir. Tam vaktinde yapılan bu teşvik edici çalışma, iletişimin güncelleşmesine yardım eden “sosyal yaklaşımlar”ı geniş bir bakış açısıyla inceleyerek eski modellerin sınırlarını tenkit etmektedir.
Kişilerarası iletişim çalışmalarındaki mevcut teorik yeniliklere eşsiz bir bakış açısı sağlayan İletişim Bilimlerine Toplumsal Yaklaşımlar, iletişim konusundaki bütün profesyonellerin ve öğrencilerin raflarında bulunması gereken bir kitaptır. Bu çalışma, özellikle iletişim teorisi, kişilerarası iletişim ve sosyal etkileşim konularıyla ilgilenenler için çok değerli bir kaynaktır.
Huriye Kuruoğlu Medya çoğu kez iktidarın bir ideolojik aygıtı ve kısmen de toplumun aynasıdır. Gerçek öyküler ise her zaman insanoğlunu çok etkiler. Huriye Kuruoğlu'nun yazıları bu iki temel bakış açısına dayanıyor. Günümüzde hâlen en yaygın kitle iletişim aracı olan televizyonda başta diziler olmak üzere pek çok programdaki kadınlık hâlleri, medyanın kadına bakış açısını yansıtır. Kuruoğlu, bir anlamda bu programlar aracılığıyla televizyonun ve dolayısıyla da erkek egemen ideolojinin ve toplumun kadına bakışının bir aynasını tutuyor okura. Öte yandan da gerçek ve gündelik hayatta çevremizde yaşayan kadınların öyküleri, erkeklerin, toplumun ve kadınların kadına bakışının bir özetini sunuyor. Bu yazılar toplamında 15 yılda ülkemiz televizyon kanallarında ve gerçek hayatta kadınlık durumlarının kısa bir serüveni yer alıyor.
Arthur Asa Berger Arthur Asa Berger, başkalarının medyayı nasıl yorumladıkları ile yetinmeyip kendi medya çözümlemelerini yapmak isteyen okuyuculara uygulamalı öneriler sunan, örnekli, kullanıcı dostu bir rehber oluşturmuştur. Medya yorumlamalarını; göstergebilimsel bakış açısı, Marksist kuram, psikanalitik kuram ve toplumbilimsel kuram çerçevesindeki incelemelerle açıklayan ve popüler kültürü bu dört kurama bağlayan Berger, yaratıcı insanların eleştirel düşünceleriyle gerçek dünyayı nasıl dönüştürebileceklerini anlayabilmeleri için bu kuramları bilmelerinin gerekli olduğunu vurguluyor. Beşinci baskısı yapılan kitap, kuramsal açıklamaların yanı sıra, uygulamalı bölümleri, karmaşık kavramları örnekleyen çevrimiçi alıştırmaları, sözlüğü ve çalışma kılavuzları ile yazarın kendi çizimlerini de içermektedir.
“Geçmişin ve geleceğin dünyasını metinlerle kavramaktayız. Aslında tüm dünyanın metinlerden oluştuğunu bilen bizler, metinlerin nelerden oluştuğunu görmek istedik. Bu metinleri görmek, anlamak, izleyerek kavramak, çözmek ve yeniden kurmak istedik. Bize aynı metine dört farklı pencereden bakabilmeyi gösteren Berger'in açıklamalarında ve örneklerinde, bu yapıbozumu, neye göre gerçekleştirebileceğinizi bulabilirsiniz.”
Nilüfer Pembecioğlu
Yalçın YILMAZ Ülkemizde, gazete ve dolayısıyla da gazetecilik kavramı 19. yüzyılda ortaya çıkmıştır. Gazeteciliğin meslek olarak görülmeye başlaması ise, Batı'ya oranla çok daha geç olmuştur. Yine de günümüzde, görsel-işitsel ve yazılı basın tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de, toplumsallaşma sürecinde önemli rol üstlenmiştir.
Türkiye'de medyanın kendi demokratikleşmesini sağlayamadığı bir ortamda, toplumun modernleşmesi ve demokratikleşmesine olası katkıları hep tartışılmaktadır. Richard Sennett'in “Ucuz adamlar pahalı makinelere ihtiyaç duyar” sözünü haklı çıkartacak derecede, Türk medyası teknolojiye yatırım yapmış ve gazetecilere yapılacak yatırım göz ardı edilmiştir. Bunun sonucu; okuyucusuna satamayan, ancak yeni sermayeye satılan yayın kuruluşları olmuştur.
Siyasal alandaki gelişmelerin iletişim düzenine etkileri büyük önem kazanmaktadır. Mesleki açıdan bir kimlik arayışını sürdüren gazetecilik alanı da içinde bulunduğu siyasal sistem ve ideolojik yapıyla doğrudan ilişkilidir. Dünyada ve Türkiye'de gazetecilerin meslek tarihini ve gazeteciliğin geçirdiği süreçleri inceleyen bu kitap, farklılık gösteren siyasi düşünce yapıları ve hukuk sistemlerinin gazetecilik mesleği üzerine etkilerini de ele almaktadır.
Osmanlı dönemini kapsayacak şekilde Tanzimat öncesinden başlanarak, Cumhuriyet ve askeri darbeler üzerinden günümüze kadar geçen süreçte basın ve gazetecilik alanında yaşanan değişim ve gelişmeler;siyasi yapı ve normatif medya kuramları ile ilişkisi çerçevesinde açıklanmıştır. Gazetecilik, düşünce özgürlüğü temelinde, kuramlara dayanan yaklaşımlar açısından ele alınmaktadır. Gazetecilik çalışma alanlarının bazı mesleklerle sınırları giderek silinmekte olduğundan, gazeteciliğin temel ya da yan bir meslek olmasına ilişkin tartışmalar açıklığa kavuşturulmalıdır. Bu doğrultuda gazetecilerin günlük mesleki çalışmalarında konumları, rolleri, görevleri, etkinlikleri ve yetkinlikleri, diğer mesleklerin üyeleri ile etkileşimleri, haber kaynakları ve okuyucu-izleyici-dinleyici kitlesi ile ilişkileri irdelenmektedir.
Sefer DARICI Bu kitap; enstitüler, İletişim fakülteleri, meslek yüksekokullarının ilgili bölümlerindeki hoca ve öğrencilerin, iletişim ve ilgili diğer alanlarda faaliyet gösteren firmaların, bireysel olarak çalışan grafiker, editör, gazeteci, fotoğrafçı, foto muhabiri ve diğer kişilerin, medya mensuplarının, televizyoncu, gazeteci ve muhabirlerin, baskı ve baskı teknikleri üzerine faaliyet gösteren kurumların kullanılan terimlerin bir arada olmaması nedeni ile yaşadıkları sıkıntılara bir son vermek amacıyla hazırlandı.
Medya Terimleri Sözlüğü mesleğe yeni başlayacaklar ve eğitimini alacaklar için yardımcı bir kaynak olmak üzere her zaman başvurulabilecek bir eser olma özelliği taşıyor. Kitap medya ve ilgili sektörde çalışanların uzmanlık alanlarına göre sınıflandırıldı. İçeriğinde yer alan polis muhabirliği, yargı muhabirliği, ekonomi muhabirliği, parlamento muhabirliği, sağlık muhabirliği, spor muhabirliği, kültür-sanat muhabirliği, magazin muhabirliği, foto muhabirliği, TV muhabirliği, dış haberler, kameramanlık, tasarım, montaj, baskı, sinema-tiyatro gibi uzmanlık alanlarında hem uygulamada hem de teoride karşılaşılabilecek terimler özenle seçildi.
Ciddi bir kaynak taramasının yapıldığı kitapta, teoride olmayan fakat yazarın uzun yıllar iletişim sektöründe görev yapmış olması nedeniyle uygulamadan eklediği birçok terim de yer alıyor.
Elinizdeki bu önemli eser, Türkiye'de bu alandaki bir eksikliği gidermekle birlikte, yeni çalışmaları da kaynak oluşturma amacını taşıyor.
Sevil YILDIZ Toplumsal ve bireysel amaçlara ulaşmak için kitle iletişim faaliyetlerinin hukuk sınırları içinde gerçekleştirilmesi hayati önem taşımaktadır. Bu nedenle iletişim faaliyetlerinin sağlıklı yürütülmesi, bu faaliyetlerin düzenlenmesi, sınırlarının ve uyulması gereken kuralların ve yasakların belirlenmesi gerekmektedir.
Hukuk sistemimizdeki düzenlemeler incelendiğinde kitle iletişim araçlarının çeşitlerine göre ayrı ayrı düzenlemeler yapma yolunun seçildiği görülebilmektedir. Anayasal düzenlemeler yanı sıra kanunlardaki düzenlemelerin tek tek incelenmesi ve her bir kitle iletişim aracının bağlı olduğu kuralların ortaya çıkarılması gerekmektedir.
Huriye Kuruoğlu - Mikail Boz Dünyada olduğu gibi ülkemizde de akademik çevrelerde insan duygularına dair pek çok çalışma olmasına karşın gülmeye dair çalışma yok denecek kadar azdır. Bunun nedeni ise genellikle 'gülme'nin avam bulunması ve ciddiye alınmayışıdır. Acı ve üzüntü daha evrensel olma özellikleri taşırken mizah daha yerel ölçeklerdedir. Çünkü her toplumun kültürel geçmişi ve birikimi önemli ölçüde neye gülüneceğine dair uzlaşımları içinde taşır. Ülkemiz örneğinde olduğu gibi insanlık tarihinde de pek çok ülkeye bakıldığında siyasal ve toplumsal baskılarla mizah arasında doğru bir orantı göze çarpar. Ciddiyet, tarihte her zaman soylular ve devlet kurumlarıyla özdeşleştirilmiştir. Buna karşın gülmek ve komedi ise daha alt sınıflara ait bir edim olarak halkla ilişkilendirilmiştir. Öte yandan kahkaha bozguncu ve tehlikeli olma potansiyelini de içinde taşıması nedeniyle her şeyden daha büyük bir güçle, iktidarı sarsabilir. Bu yüzden iktidardakiler, tarih boyunca bu tehlikeli sesi susturmanın yollarını aramışlardır. Halklar ise mizahı iktidarlara karşı kullanmıştır.
Bu çalışmada, mizahı farklı boyutlarıyla inceleyen metinler ve yine mizahın farklı kitle iletişim araçlarında dönemsel olarak nasıl yer aldığını inceleyen makaleler yer almaktadır.
Erol Kaya

Minber Gazetesi, Osmanlı Devleti için adeta sonun başlangıcı olan Mondros Mütarekesi’nden hemen sonra, 1 Teşrin-i sani (kasım) 1918 tarihinde yayınlanmaya başlandı. Toplam 51 sayı olarak yayınlanan gazete, 21 Kanun-i evvel (Aralık) 1918 tarihinden son sayısını çıkardıktan sonra Türk basın tarihindeki yerini aldı.


Kısa süren yayın hayatına rağmen Minber Gazetesi, Gazetesi’nin döneminde yayınlanan diğer gazetelerden ayıran en önemli özelliği, gazetenin ortakları arasında Mustafa Kemal Paşa’nın da olmasıdır. Ali Fethi Okyar ile birlikte çıkardıkları bu gazete, Mustafa Kemal Paşa’nın Milli Mücadele’yi başlatmak için Anadolu’ya geçmeden önceki en önemli çalışmalarından birini teşkil ettiği gibi, kendisiyle yapılan ve gazetede yayınlanan görüşmeler vasıtasıyla Mustafa Kemal Paşa’nın Mondros Anlaşması sonrası fikirlerini öğrenmemiz açısından da dikkate alınması gereken bir yayın organıdır. Ayrıca yine bu gazetede yer alan fikir yazılarında, ömrünü tamamlamış olan Osmanlı Devleti’nin aydınlarının, 20.yüzyılı ve bu yüzyılın insanlığa getirdiği değerleri yorumlayışını bulmakta mümkündür. Bu aydın kadrosunun, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu ve şekillenmesinde oynağı rol göz önüne alındığında, Minber Gazetesi’ndeki fikri tartışmaların önemi daha iyi anlaşılacaktır.

Rıdvan Bülbül Bu kitapta, öncelikle yazmada başarıyı yakalamanın yol ve yöntemleri üzerinde durulmuş; genel teknikler, noktalama işaretleri ve imla kurallarına değinilmiş ve yazılı anlatım çeşitleri ele alınmıştır.
İ. Pelin Dündar Bu açıdan bakıldığında da kalite; vizyon, müşteri, kıyaslama, sinerji, bilgi pazarlama, yönetim, planlama, eğitim, iletişim ve gelişme gibi olguların ön plana çıkmasına neden olmuştur. Bu kitap yukarıda vurgulanan her bir olguya kalitenin küçük parçaları olarak bakılmış ve kalitenin zenginleşen boyutları, yazılı basın işletmeleri açısından irdelenmiştir. Bu kitap söz konusu eğitim alan öğrenciler, akademisyenler ve işin mutfağında yer alan tüm basın sektörü çalışanlarının yanı sıra bu alanda kendini yetiştirmek isteyenler için temel bir başvuru kaynağıdır.