Eğitim \ 1-36
Mesut Uğurlu Hızla küreselleşen dünyadaki bu değişim sürecinde ulus-devletler kendi çıkarları doğrultusunda hareket etmeyi sürdürmektedir. Ulus-devletlerin bu çıkar mücadeleleri konu başlıklarından biri de “kültür”dür. Her devlet kendi millî kültürünün diğer kültürlere göre daha “üstün” olduğunu ispatlamaya çalışmakta diğer kapsayıcı kültürel yaygınlaşma faaliyetleri yürütmektedir.
Kültürel unsurların korunması ve farklı kültürlere kodlanması amacıyla ortaya konulan bu çabalar, elbette birtakım araçlar ve yöntemler çerçevesinde gerçekleştirilmektedir. Film ve dizilerin yanı sıra küresel iletişimi ve etkileşimi hızla yaygınlaştıran web siteleri de “Kültürel Kodlama Aracı” olarak kullanılmaktadır. Bu araçlardan biri de Amerika'nın en önemli yayın kuruluşlarından biri olan “Amerika'nın Sesi” (Voice of Amerika) adlı kuruluşa ait web sitesidir.
Çalışmamızda “Amerika'nın Sesi” adlı web sitesinde yer alan İngilizce eğitim modülleri vasıtasıyla Amerikan kültürüne ait hangi unsurların ne gibi yöntemler kullanılarak aktarıldığına yönelik tespitler yer almaktadır. Bu tespitlere göre bazı Amerikan kültürü unsurlarının kullanıcılara doğrudan kodlandığı, bazı unsurların ise dolaylı olarak, arka planda ve adeta “sanal reklam” tadında kodlandığı anlaşılmıştır.
Leman Pınar Tosun Dijital sosyal ağların kişiler arası iletişiminde giderek artan bir rolü var. Bu ortam sayesinde kendimizi ne zaman istersek kolaylıkla başkalarına açabiliyoruz, kendimizi onlara dilediğimiz yönlerimizle sunabiliyoruz. İzini kaybettiğimiz arkadaşlarımızla yeniden bağ kurabiliyoruz, sosyal destek ve acil bilgi istediğimizde bazen buna en kolay ve hızlı şekilde sosyal ağlardan ulaşabiliyoruz. Öte yandan, sosyal ağlarla ilgili göz ardı edilemeyecek pek çok şikayet vardır. İddia edilir ki sosyal ağlar mahremiyetimize zarar verir ve güvenlik problemleri yaratır, kendimizi başkalarına sahte benliklerimizle aslında olmadığımız biri gibi sunmamıza sebep olur, kişiler arasındaki güven ve samimiyetin gelişemeyeceği bir ortam yaratır, depresyon ve mutsuzluk getirir... Şikayet listesi böylece uzayıp gidiyor. Kısacası, gündelik hayatımızda "iyi ki varsın sosyal medya!" nidalarını da, "olmaz olsun sosyal medya" nidalarını da sık sık duyarız.
Bu kitap, sosyal ağların bize getirdikleri ve bizden götürdükleri ile ilgili tüm bu heyecanlı tartışmaları sakin ve soğukkanlı bir zemine çekebilecek bilgileri ve görüşleri sunmak için yazıldı. Sosyal psikoloji bilimi, sosyal ağlardaki insan davranışlarını anlamada bir rehber olarak seçildi. Bu bilim, yakın bir zamana kadar genellikle yüz yüze ortamlarda yeşeren ama artık dijital ortamlarda da yeşerip sürdürülmesi pekala mümkün olan insan ilişkilerini çözümlemek için çeşitli bakış açıları sunmaktadır. Sosyal ağlardaki insan davranışlarının sosyal psikolojik bir bakış açısıyla ele alındığı çalışmaların derlendiği bu kitap, umuyorum ki okuyucuların konuyla ilgili görüşlerinin genişlemesine, anlayışlarının derinleşmesine katkı sağlayacaktır.
Eva Montanari Babasıyla arabaya binmeyi seven ve her zaman “farklı pencerelerden” bakan George, bir gün çocuklar için düzenlenen bir yarış arabası afişi görür ve 1 numaralı arabasıyla yarışa katılır.
Farklılıkların zenginliğe dönüştüğü bu yarış aynı zamanda okurları büyüleyici ve detaylı illüstrasyonların dünyasında keyifli bir yolculuğa da çıkarıyor. Herkes hazırsa yarış başlıyor!
Gopal K. Kanji Gopal K. Kanji'nin istatistiksel testlerle ilgili en çok satan eserinin genişletilmiş ve güncellenmiş bu üçüncü basımı, örnek veri kümeleriyle testlerin nasıl uygulanacağı ve ulaşılan bulguların nasıl yorumlanacağı konusunda bilgiler sunmakta olup; en yaygın kullanılan testleri kapsamaktadır.
Bu kitapta incelenen her bir test; amacı, kısıtları ve yönteme ilişkin ana hatlarıyla ele alınmış ve bir örnek üzerinden sayısal uygulaması yapılmıştır.
100 İstatistiksel Test kitabı, her düzeyde ve tüm disiplinlerde istatistiksel analiz yapanlar için vazgeçilmez bir rehberdir.
Ercan Türk Zaman insana uymaz ancak insan zamana uymaya mecbur kalır. Zaman o ki sosyal medya imkânları ve dijital yayınların artması kitaba olan bağlılığı azaltmış olsa da aksine ihtiyaç olan fikrî arka planı ve entelektüel birikimi sunacak alternatif yayın ve kaynak arzının önemi artmıştır. Bir kitap bin hayattır. Bir kitap ile yakılacak meşalenin bireylerin ve insanlığın yolunu aydınlatacağı muhakkaktır. Zira bilgi kazanımı ile var olan kabiliyetlerin geliştirilmesi sürecinde kitap en önemli araçtır.
Bu kitap; yazarın eğitim hayatı, kişisel ve mesleki yaşantısı dâhilinde dünyayı okuma ve yorumlama vizyonu bağlamında yazılmış, söylenmiş ve farklı tarihlerde değişik yayın organlarında yayımlanmış yazılarının ve çok sayıdaki tematik muhtevanın bir araya getirilmesinden ibaret bir çalışmadır. Bir kişinin sözlerinden müteşekkil bir ilk olma özelliğine sahip ve bir nevi çok sayıda kitabın özeti niteliğindeki bu eser; eğitim ve çalışma hayatının kazanımı olan bilgi, birikim ve tecrübenin özetidir.
Yılmaz Açık 2. yüzyılda Yunan yazar Lukianos'la birlikte başladığı varsayılan bilimkurgu, Türk edebiyatında ilk defa 19. yüzyılda Jules Verne çevirileriyle görülmeye başlamıştır. Bu dönemde, Ahmet Mithat Efendi'ye ait Fenni Bir Roman yahut Amerikan Doktorları (1888) da ilk telif eser olarak Türk edebiyatında yerini almış olsa da çok uzun bir süre bu türe ilgi gösterilmemiştir. 1970'li yıllara kadar yayımlanan çok az sayıdaki eserle varla yok arasında varlığını sürdüren bilimkurgu, 1970'li yıllardan sonra çıkan fanzin ve bilimkurgu dergilerinin de etkisiyle 1980'lerde daha görünür hâle gelmiştir. 1980 sonrasında da Amerika ve Avrupa'da yayımlanmış romanların Türkçeye çevrilmesi ve sinemadaki bilimkurgu filmlerinin etkisiyle özellikle 2000 sonrasında giderek artan bir şekilde Türk edebiyatında yerini almaya başlamıştır.
Bu kitapta, 1980 sonrasında bilimkurgu türünde yayımlanmış romanlar incelenerek bilimkurgunun Türk edebiyatındaki yeri ve gelişimi ortaya konmaya çalışılmıştır.
Alperen Yandı, Büşra Gociaoğlu, Esra Nur Tiryaki, Faik Kanatlı, Gülşah Mete, Gülşat Bican, Gürol Yokuş, Halil Erdem Çocuk, Haluk Güngör, Mehmet Kurudayıoğlu, Mutlu Uygur, Ozan Korkmaz, Serkan Bayrakçı, Taşkın Soysal, Yunus Emre Çekici Bilgi çağında muasır medeniyetler seviyesinde varlık göstermek ve bilgi üretiminin önemli bir parçası olmak için birtakım yetkinlik ve becerilere sahip bireyler yetiştirmek gerektirmektedir. 21. yüzyıl becerileri olarak adlandırılan bu yetkinlik ve becerilerin genelde bütün yurttaşlara, özelde ise öğrencilere kazandırılacağı alan eğitim öğretim ortamlarıdır. Bu açıdan ana dili öğretiminde söz konusu yetkinlik ve becerilerin öğrencilere kazandırılmasının önemi büyüktür. 21. Yüzyıl Becerileri ve Türkçe Eğitimi adlı bu eser, 21. yüzyılda değişen eğitim anlayışına ana dili dersi açısından katkı yapmayı amaçlamaktadır. Kitapta; 21. yüzyılda bireylere kazandırılması hedeflenen becerilerin neler olduğu hakkında bilgiler verilmiş, bu becerilerin kaynağı, önemi, ölçme ve değerlendirme aşaması gibi konular Türkçe eğitimi açısından ele alınmıştır.
William G. Castellano “Yeni Normal” olarak adlandırılan içinde bulunduğumuz yeni dönem, çalışma hayatını kökten değiştiren yapısal dönüşümlere neden olmuştur. Küreselleşme, teknolojideki hızlı gelişmeler ve değişen işgücü yapısı, geleneksel insan kaynakları uygulamalarını yetersiz kılmaktadır. İş dünyasında başarı ve sürdürebilirlik ancak yeni yöntemleri araştırmak, uygulamak ve işgücü adanmışlığını sağlamak ile mümkün olacaktır. Bu kitapta, 21. yüzyılda sürdürülebilir bir rekabet üstünlüğü yakalamak isteyen ve bunun için sahip oldukları işgücü adanmışlığı ve yetenek yönetimini önemseyen örgütler için birçok uygulamaya yer verilmiştir.
İnsan Kaynakları Yönetimi alanında çalışmalarına devam eden pek çok değerli öğretim üyesisinin katkılarıyla Türkçeye kazandırılan bu eserin, akademisyenler, öğrenciler ve uygulamacılar için önemli bir referans olacağına inanıyoruz.
Binnur Yeşilyaprak “Eğitimde Rehberlik Hizmetleri” kitabı; hangi eğitim kademesinde görev alırsa alsın, öğrencilerin kişisel, eğitsel ve mesleki gelişimine yardımcı olacak öğretmenlerin ve öğretmen adaylarının sorumlulukları konusunda gerekli bilgi ve becerileri kazandırabilmek amacı ile hazırlanmıştır.
Kitap, öğretmenlik programını izleyenler için temel bir “ders kitabı”, öğretmenlik mesleğini sürdürenler için “uygulama el kitabı”, Psikolojik Danışma ve Rehberlik personeli ve adayları için “yardımcı kitap” olarak planlanmıştır. Buna göre kitapta, öğrencilerin gelişim ve uyumlarına, kendilerini gerçekleştirmelerine nasıl yardımcı olunabileceği somut olarak açıklanmaya çalışılarak, her koşul ve her ortamda gerçekleştirilebilecek hedef davranışlar ve bunlara uygun etkinliklere yer verilmiştir.
Öğrencinin eğitim sürecinde her yönüyle tüm olarak gelişebilmesi için kişisel, eğitsel ve mesleki rehberlik alanlarında verilmesi gereken hizmetler okulöncesi eğitim, ilköğretim ve ortaöğretim kademelerinde uygulamaya dönük örneklerle birlikte sunulmuştur.
Spencer G. Niles, JoAnn Harris Bowlsbey Bu kitap, 21. yüzyılın beraberinde getirdiği iş dünyasına ilişkin değişimleri ustalıkla ele alarak, bu değişimlere paralel olarak kariyer gelişimi müdahalelerinin öneminin neden arttığını ve yeni kariyer gelişimi müdahalelerinin neler olması gerektiğini anlaşılır bir dille anlatmaktadır. Bu süreçte kariyer psikolojik danışmanlığının yapılma biçiminin nasıl değiştiğini vurgulayan kitabın, her bölümünde birçok vaka çalışmalarına yer verilmekte ve öğrenci etkinlikleri başlığı altında okuyucuların o bölüm hakkında daha fazla bilgiye sahip olmasını sağlayan sorular bulunmaktadır.
Kültüre ve farklılıklara duyarlı bir dille hazırlanan kitap; diğer kariyer kitaplarındaki gibi başlangıçta kariyer psikolojik danışmanlığı ile ilgili tarihçeden, kuramlardan, değerlendirmelerden söz etmektedir. Bilgisayar teknolojilerinin kariyer psikolojik danışmanlığında giderek daha fazla kullanılmasına dikkat çekilmekte, yeni yüzyılda değişen kariyer psikolojik danışmanlığında kullanılabilecek yeni stratejiler ve teknikler üzerinde durulmaktadır. Bu gelişimlere uyumlu olarak bir kariyer gelişim programı tasarlamanın ve uygulamanın adımlarını, farklı eğitim düzeyleri ve farklı kurumlar açısından örneklerle sunmakta, okuyuculara yapılabileceklere ilişkin anlamlı bakış açısı kazandırmaktadır. İlköğretim, ortaöğretim ve yükseköğretim düzeylerinde uygulanabilecek bir dizi etkinlik de sunan kitapta, farklı özellikleri olan yetişkinlere yönelik yapılabilecek hizmetler de örneklenmektedir. Kariyer danışmanlığında etik konusu üzerinde titizlikle durulmakta, bu konuyu tüm bölümlerin içine alsa da tamamen bu konuya ilişkin bölümün olması açısından farklılık göstermektedir.
Kitapta yer alan ve kültürel olarak Türkiye'ye uymayan örnekler ve uygulamalar bile aslında fikir verici örnekler olarak ele alınabileceğinden; psikolojik danışman eğitimcilerine, psikolojik danışmanlara, öğrencilere, konuya ilgi duyan herkese yardımcı olacak özelliklere sahiptir. Çeviri ekibi olarak bu kitabın çok kullanışlı olacağını ve okuyuculara yeni anlayışlar ve fikirler kazandıracağını düşünmekteyiz.
Robert R. Carkhuff Yardım Etme Sanatı kitabı, Robert R. Carkhuff'un yardım etme modelini başlangıcından son aşamasına kadar basamak basamak ve açıklayıcı olarak somut bir biçimde anlatmaktadır. Yardım etme modelinin açıklamalı ve net olarak anlatıldığı bu kitap, okuyanın aklında model ve uygulaması ile ilgili anlaşılmamış bir nokta bırakmamaktadır. Yardım etme alanında çalışanların da çok iyi bildiği gibi hiçbir kuramın, yardım etmeye ilişkin yaşananların, basamak basamak, ardı ardına uygulamalı ve somut olarak anlatıldığı bir metni bulunmamaktadır. Buna yardım etme sürecinde yardım edenin ve yardım alanın birlikte yaşadıkları ve geçirdikleri değişim de dahildir. Kitabın özellikle vurguladığı, bunun bir süreç olduğu ve yardım alanda olduğu gibi yardım edende de olumlu yönde bir değişim, bir büyüme görüldüğüdür.
Bu durumda yardım eden de yardım alan da büyümekte ve gelişmektedir. Bu büyümenin gerçekleşebilmesi için yapılması gerekenler dört ana bölümde verilmiştir:
I. Bölüm: Giriş
1. Yardım Etme Modellerinin Gelişimi: Burada, insanın koşullarındaki değişim, yardım etmede değişen yaklaşımlar, insan kaynakları gelişimi ve yardım etme modelinin gelişimi anlatılmaktadır.
II. Bölüm: Yardım Etme Süreci
2. Yardım Alanın Katkısı-Bireyin Kendi İçinde (içsel) Süreç Oluşturma İşlemi: Burada, süreç oluşturma işlemine dahil olma, insan yaşantılarını keşfetme, insanın hedeflerini anlama, programlar üzerinde harekete geçme ve bilginin geri dönüşümü anlatılmaktadır.
3. Yardım Edenin Katkısı: İçsel süreç oluşturma işlemi, dahil olmayı kolaylaştırmak için ilgi ve özen gösterme, keşfetmeyi kolaylaştırmak üzere tepki verme, anlamayı kolaylaştırmak için kişiselleştirme, harekete geçmeyi kolaylaştırmak için ilk adımı atma, geribildirimi kolaylaştırma anlatılmaktadır.
III. Bölüm: Yardım Etme Becerileri
4. İlgi ve Özen Göstermek-Yardım Alanı Dahil Etme: Burada ilgi ve özen göstermeye hazırlama, kişisel olarak ilgi ve özen gösterme, gözlemleme, dinleme anlatılmaktadır.
5. Tepki Verme-Keşfetmeyi Kolaylaştırma: Burada, içeriğe tepki verme, duyguya tepki verme, anlama tepki verme anlatılmaktadır.
6. Kişiselleştirmek-Anlamayı Kolaylaştırmak: Burada, değiştirilebilir temel oluşturma, anlamı kişiselleştirme, problemleri kişiselleştirme, insan kaynakları gelişimi (İKG) problemlerini kişiselleştirme, hedefleri kişiselleştirme, İKG hedeflerini kişiselleştirme, karar vermeyi kişiselleştirme anlatılmaktadır.
7. Başlatmak-Harekete Geçmeyi Kolaylaştırmak: Burada, hedefleri tanımlama, programları geliştirme, pekiştireçleri geliştirme, adımları tamamlamaya hazırlanma, kontrol adımlarını planlama anlatılmaktadır.
IV. Bölüm: Özet
8. Yardım Etme Sürecinde Yeniden Dönüşüm: Burada, ilgi ve özen göstermenin yeniden dönüşümü, tepki vermenin yeniden dönüşümü, kişiselleştirmenin yeniden dönüşümü, başlatmanın yeniden dönüşümü verilmektedir.
Yardım etme süreci, yukarıda özetle anlatıldığı şekilde işlenmektedir. Kitapta, bu süreçte yaşanan vaka örnekleri verilmekte ve okuyucu öğrendiklerini vaka örneklerinde somutlaştırmaktadır. Böylece yardım etme modeline ilişkin sürecin öğrenilen kavramları netleşmekte ve âdeta canlanmaktadır.

Çalışma kitabı öğrencilerin ve adayların “Yardım Etme Sanatı” kitabında okudukları yardım etme becerilerini uygulamaya aktarabilmelerine yardımcı olmak üzere düzenlenmiştir.
Bu çalışma kitabı pek çok uzmanlık alanı öğrencisi tarafından kullanılmaktadır; akıl sağlığı terapistleri, rehabilitasyon ve okul danışmanları, öğretmenler, hemşireler, diyetisyenler, sosyal çalışmacılar, yöneticiler, insan kaynakları uzmanları, avukatlar, hakimler ve diğerleri. Başkalarıyla daha etkili iletişim kurmayı isteyenler için çok yararlı ve kullanışlıdır.

Eğitimci kılavuzu, eğitimcinin “Yardım Etme Sanatı” kitabında yer alan becerileri uygulamayı öğrencilere öğretebilmesini sağlamak için düzenlenmiştir. Eğitimciden kastedilen, yardım etme alanını içine alan uzmanlık dallarında eğitim almış ve çalışmakta olan kişilerdir.
Yardım Etme Sanatı'nı öğretebilmeniz için sizin bu yardım etme becerilerinde ustalaşmanız gerekmektedir. Öncelikle ilgi ve özen gösterme, tepki verme, kişiselleştirme ve başlatma becerilerini içselleştirmeniz ve ancak ondan sonra öğrencilerinize model olmanız mümkün olacaktır. Ustalıktan kastedilen budur. Bu kitap, sizin bu ustalığı kazanmanız ve öğrencilerinize iletebilmeniz için uygulamalı bir rehber olacaktır.
Rezvan Ameli En son ne zaman bir üzümü, bir kirazı bir ısırık elmayı çok yavaş çiğnediniz ve gerçekten tadını aldınız ve kokusunu algıladınız? Elbiselerinizin kumaşının cildinizde bıraktığı hissi algılamak için ne sıklıkta zaman ayırıyorsunuz? Hiç yünün, pamuğun ve ipeğin hissettirdiği duygunun bilincine vardınız mı? Hiç tüm dikkatinizi tek bir nefes alıp vermeye odakladınız mı ve bunu başlangıcından sonuna kadar dikkatlice takip ettiniz mi?
Farkındalık, mevcut anı bilinçli bir akıl ve şefkatli, açık ve sevgi dolu bir kalp ile algılamaktır.
Hepimiz her bir anda gövdemizde, aklımızda ve kalbimizde nelerin olup bittiğini bilecek kapasitedeyiz ve algıladığımızı kabul etme ve bununla dost olma kapasitesine sahibiz. Farkındalık bize deneyimlerimize tam olarak katılımcı olmak ve hayatı sansürsüz yaşamak için gerekli olan tüm araçları sunabilir.
Şeyma Nur Didin Ala, Duygu Dinçer, Seffat Duman, Enver Ulaş, Mustafa Dervişoğulları, İsmail Karsantik, G. Seyra Çakır, Derya Eryiğit, Halim Güner, Akif Avcu, Münevver Başman, R. Şamil Tatık, A. Faruk Levent Çalışma, 4+4+4 kademelendirilmesinde ortaya çıkan yeni durumu ilgili tarafların (öğrenci, veli, okul yöneticisi, il-ilçe yöneticileri, müfettişler, branş öğretmeni ve sınıf öğretmeni) bakış açısıyla inceleyerek, çeşitli boyutlardan görmek ve değişim literatürüyle mevcut durumu tartışarak, durumun geliştirilmesi ve probleme bilimsel bulgular doğrultusunda çözüm önerileri getirilmesinin değerli bir çaba olacağı inancıyla yapılmıştır.
Hülya Koz, Çiğdem Bektaş 6. Sınıf Türkçe Konu Anlatımlı Test Kitabı

* Özet Konu Anlatımları
* Anlatımları Destekleyen Eğlenceli Etkinlikler
* Kazanımlarla Uyumlu Bilginizi Değerlendiren Testler
* Sonuca Ulaştıran Deneme Testleri
Zerrin Bölükbaşı Macit Psikolojik danışma ve rehbelik (PDR) alanının “yaşam boyu” kavramını kullandığı göz önüne alındığında, sunduğu hizmetlerin çocuklara bakım ve eğitim sağlayan yetişkinleri de kapsayacak şekilde programlandırılması gerekmektedir. Okul öncesi dönemden itibaren bu hizmetlerin programlı bir şekilde sunulmaya başlanmasıyla daha sonraki eğitim basamaklarında verilecek PDR hizmetlerinin de temeli oluşturulmuş olacaktır. Artık çocukların üç yaşından itibaren giderek yükselen oranlarda okula başlamaları, bu yaş dönemi çocukların çevreleri ile birlikte PDR hizmetleri kapsamına alınması için öncelikle bir Gelişimsel Sınıf içi Rehberlik programı oluşturmayı da kaçınılmaz kılmaktadır.
Sınıf içi grup rehberliği etkinliklerinin uygulanması esnasında özel danışan danışman ilişkisi geliştirilmeye çalışılmaz. Öğrencilerin belirli bilgi beceri ve tutumları kazanmaları amaçlanır. Öğretmenler ile işbirliği hâlinde gerçekleştirilir. Yalnızca öğretmenlerin yalnızca okul danışmanının gerçekleştirdiği etkinlikler olduğu gibi her ikisinin birlikte gerçekleştirdiği etkinlikler de bulunabilir. Kitapta bulunan, 27 haftayı kapsayan 108 adet etkinlik, aile katılımı çalışmalarının yararlılığı doğrultusunda aileleri de işin içine dâhil ederek hazırlanmış ve uygulanabilir hâle getirilmiştir.
Okula atılan ilk adım olan okul öncesinden itibaren gelişimsel bir sınıf içi rehberlik müfredatı hazırlamak ve uygulamak, koruyucu/önleyici yönü ile daha fazla gruba ulaşarak görünür kılmayı sağlayacaktır. Bu kitapta yer alan etkinliklerin tümü PDR'nin üç gelişim alanı olan kişisel-sosyal, eğitsel ve mesleki rehberlik kapsamında program tasarlama ilkeleri doğrultusunda hazırlanmış olup okul öncesi ve PDR alanlarındaki akademisyen ve uygulayıcıların görüşleri ile düzenlenmiştir. Etkinliklerin hemen hemen hepsi yazar tarafından ana sınıfı PDR çalışmaları doğrultusunda çocuklara bizzat uygulanarak değerlendirmesi yapılmış ve son hâli verilmiştir.
Hülya Koz, Handan Soy, Çiğdem Bektaş 7. Sınıf Türkçe Konu Anlatımlı Test Kitabı

* Özet Konu Anlatımları
* Anlatımları Destekleyen Eğlenceli Etkinlikler
* Kazanımlarla Uyumlu Bilginizi Değerlendiren Testler
* Sonuca Ulaştıran Deneme Testleri
Hadiye Bostancı Bu kitapta, Donald SUPER’ın Çocuklukta Kariyer Gelişim Modeli’ni temel alan ve son yıllarda İngilizce alanyazında tartışılmaya başlanmış olan Kariyer Farkındalığı Kavramı tanıtılmıştır. Gelecekteki yıllarda, ülkemizde bu konuya yönelik ilginin artacağı düşünülmektedir.
Kitapta, okul psikolojik danışmanlarının 7. ve 8. sınıf öğrencilerine uygulayabilecekleri bir grup rehberliği programı da bulunmaktadır. Program kariyer farkındalığı geliştirme amacıyla geliştirilmiş ve deneysel olarak sınanmıştır. Türkçe alanyazında ise çoğunlukla öğrencilerin karakteristik özellikleriyle, mesleki seçeneklerin eşleştirilmesine yönelik kariyer rehberliği programları bulunmaktadır.
Hülya Koz Öğrencilerimizin ortaokulu bitirip liseye geçeceği bu dönemde, Türkçe dersinin önemi ve diğer derslere etkisi kaçınılmazdır. Yapılan sınavlar, öğrencilerin edindikleri bilgileri çok daha iyi ve hızlı bir şekilde kavrayıp transfer edebilmelerini gerektirmektedir. Hızlı okuma ve kavrama becerisi bir bilgisayar işlemcisinin hızı gibidir. Geliştirilmesi ile zihnimizin işlem yapma hızı ve kapasitesi artar.
Başarıya ulaşmak için üç kural vardır: Dersi çok iyi dinlemek, planlama yapıp zaman yönetimi yapabilmek ve tekrar çalışmaları ile konuları pekiştirip eksiklerini giderebilmek. İşte tam da burada öğrencinin işini kolaylaştıracak kaynak çok önemlidir.
Bu amaca hizmet etme düşüncesiyle yazılmış olan bu deneme testleri, sizin bilgileri tekrar etmenizi, eksiklerinizi bulup pekiştirmenizi ve daha da önemlisi bir üst basamağa geçip bilgiyi hızlı transfer etmenizi sağlayacaktır.
Bir öğrencinin verimli bir çalışma için neler yapması ve hangi teknikleri kullanması gerektiğini en iyi öğretmenler bilir. İşte bu kitap, bir öğretmen tarafından öğrencilere bu yolda rehberlik etmesi için tasarlanmıştır.
Başarı yolunda emin adımlarla ilerlemeniz dileğiyle…
Nevzat KALAY Academic Vocabulary, akademik sözcükler üzerinde yoğunlaşan bilgilendirici, öğretici ve test edici kapsamlı bir kaynaktır.

Kitap, sistematik bir şekilde öğreten ve test eden yüzlerce cümle ve sorulardan oluşan bölümlere ayrılmıştır. Temel bölümler kendi içerisinde aşamalı olarak alt bölümlere ayrılmış ve kolaydan zora doğru sistemli bir yol takip edilmiştir. Cümleler hedef sözcüğün bağlam içerisinde kullanımını öne çıkaracak şekilde oluşturulmuş ve eşdizimsel yapılar (collocations) içinde verilmiştir. Bu şekilde sözcüklerin zihinde kalıcı olması kolaylaştırılmıştır.

Ülkemizde yapılan YDS, YDT gibi dil sınavlarına ve TOEFL, PTE, CAE, IELTS gibi uluslararası nitelikli İngilizce yeterlik sınavlarına hazırlayan bir temel kaynak olmasının yanı sıra sözcük bilgisi eksikliğinden dolayı akademik metinleri takip edemeyen akademisyenler için de bir başucu kitabı niteliğindedir. Kitap ayrıca İngilizce ile uğraşan okurlara ve dil öğretmenlerine de kaynaklık teşkil edecektir. Özellikle ülkemiz okurunun sözcük gereksinimleri ön planda tutularak hazırlanmış olması bakımından da oldukça önem taşımaktadır.
Mehmet Fırat Kökleri antik medeniyetlere dayansa da bilimde açıklık anlayışı ve Açık Bilim hareketi, geçtiğimiz yüz yıldan başlayarak güçlenmiş ve daha da görünür olmuştur. Açık Bilim, bilimi yapay örgütlenmelerden ve tekellerden kurtarma, bilimi özgürleştirme hareketidir. Bilimin özgürleşmesi ve topluma yayılması ise insan medeniyetini yeni bir döneme taşımaya adaydır.
Bilim hikmettir, hikmet ise herkese açıktır.
Zamanı gelmiş bir paradigma olarak Açık Bilim, yaşadığımız küresel pandemiden sonra artık bir tercih değil, gereklilik hâline gelmiştir. Açık toplum fikri başta olmak üzere açık kaynak ve açık erişim gibi dijital dünyanın yenilikçi ve kolektif iş birliği odaklı girişimleri Açık Bilimin fikirden uygulamaya geçişini güçlü bir biçimde desteklemektedir.
Yeni dünyada bilim teknolojiyle, teknoloji de yaşantılarımızla bütünleşmiştir. Bilim ve teknolojinin gerçek yaşam deneyimlerine bu denli yerleşmesi de Açık Bilimi mümkün ve gerekli kılmaktadır. Bu gerçekleşirken ancak Açık Bilim anlayışıyla bilimin araç-dışı işlevlerini hayatta tutabilir ve belki hiçbir dönemde olmadığı kadar güçlendirebiliriz.
Bu kitapta Açık Bilim paradigması, bilimin tarihsel süreçteki dönüşümü ve günümüz dijital dünyasında ulaştığı düzey bağlamında bütüncül bir bakış açısıyla ele alınmıştır. Açıklık felsefesine uygun olarak kitabın kapsamı, içeriği ve örnekleri bilim alanlarıyla sınırlandırılmamış, herkesin kolayca okuyup anlayabileceği açık bir dille sunulmuştur.
Bilgi, canlı ve devingendir. Size uğradığında ya onu onurlandırıp paylaşırsınız ya da sizden sessizce çekilmesini beklersiniz.
Süheyla Kaya Onur Süheyla Kaya Onur'un bu çalışması, dünyada ve Türkiye'de açık hava müzelerinin kurulması, gelişmesi ve yaptıkları eğitim programları ile ilgilidir. Açık hava müzesi kavramı, 19. yüzyılda İskandinavya ülkelerinde ortaya çıkmış ve hızla yayılmıştır. İlk açık hava müzeleri İsveç'te (1891), Norveç'te (1894), Danimarka'da (1897) kurulmuştur; bunlar daha çok etnografik açık hava müzeleridir. Türkiye ise arkeolojik açık hava müzeleri açısından zengindir. Her tür müzede olduğu gibi açık hava müzelerinde de eğitim yapmak önemlidir. Türkiye son yıllarda bu alanda önemli adımlar atmıştır.
Müze eğitimi uzmanı Süheyle Kaya Onur'un bu kitabı; arkeoloji, antropoloji, müze bilimi, müze eğitimi öğrencilerine, müze sevenlere ve ana babalara yararlı bir kaynaktır.
Recep Aslaner Öğretmen olmak hayaliyle üniversitelerin matematik bölümüne gelen öğrenciler en az dört yıl bu bölümlerde okuyor. Meslek hayatlarında işlerine yarayacak yeterli geometri dersleri almadıkları için yetersiz bir geometri bilgisiyle göreve başlıyorlar. Bunun sonucu olarak sınıfta birçok sıkıntılar çekiyorlar. Öğrencilerine yeterince yararlı olamadığını düşünerek ümitsizliğe düşüyor ve ilk yıllarda mesleğinden soğuyorlar. Matematiğin görünen yüzü olarak tabir edilen geometri derslerinde diğer derslerden farklı olarak söylediklerimizi somutlaştırarak anlatma zorunluluğu vardır.
Bu kitap, öğretimin her basamağında yer alan ÖKLİD GEOMETRİSİ konularının kısaca DGY olarak isimlendirilen dinamik geometri yazılımları ile söylediklerimizi somutlaştırmak için çizilen şekilleri bilgisayar ortamında nasıl çizileceğini ele alan bir çalışmadır. Konfüçyüs'ün “Duyarsam bilirim, görürsem hatırlarım, yaparsam anlarım.” anlayışıyla öğretimde daha anlamlı ve kalıcı bir öğretim sağlanması adına yapılan bir çalışmadır.
Kitapta dinamik yazılımlarla en basit üçgen çiziminden ortik üçgen ve Napolyon üçgenlerine, çemberden özel çemberlere ve Soddy çemberlerine, koniklerden Cassini eğrileri ve inversiyon eğrilerine kadar her seviyede uygulamalara yer verilmiştir. Bu yönüyle kitap; ilköğretimden lisansüstüne kadar her düzeye ve mühendislik, matematik ve fen bilimleri gibi her alana hitap edecek şekilde hazırlanmıştır.
Kitabın kullanan herkese yararlı olması dileğiyle…
Aslı Akdaş Mitrani, David Lester, Ekin Emiral, Emek Yüce Zeyrek Rios, Emre Şenol Durak, Hatice Demirbaş, Hilal Eyüpoğlu, Mehmet Şakiroğlu, Mithat Durak, Öznur Öncül, Sevgi Güney, Tuğba Tunç Ergin Adli psikologlar, adli sistemde bilirkişiliğine başvurulan uzmanlardandır. Psikolojinin ve hukukun kesişme noktasındaki adli psikoloji psiko-yasal sorunların çözümünde bilimsel veri üretmeyi, verileri genelgeçer kurallara dönüştürmeyi, geliştirilen kuramlar çerçevesinde yasal sistemi bilgilendirmeyi ve yasal süreçlerin bireyin ve toplumun yaşamını koruyacak şekilde dizayn edilmesi için politika geliştiricilere destek sağlamayı amaçlar. Bu bağlamda adli psikologlar, uygulamada yasal mercilerle işbirliği çerçevesinde uzmanlık görüşünü sunma ile kendilerini sorumlu görürler.
Üç kitaplık serinin ilki olan “Adli Psikoloji” kitabı; Adli Psikoloji, Suç ve Psikoloji, Suçlu Profili, Adli Psikolojide Etik kısımlarından oluşmaktadır. Adli psikolojinin bir bilim olarak tarihsel süreçteki yolculuğu, dünyada ve Türkiye'de adli psikoloji uygulamaları, adli psikolojinin diğer disiplinlerle ilişkisi, suç ve suç türleri, suç ve psikopatoloji arasındaki ilişki, suçlu profilleme, intihar bombacılarının suç profili, adli psikologlar için etik ilkeler ve adli psikologların görev ve sorumlulukları gibi pek çok konuya yer verilerek adli psikoloji alanına ilişkin farklı boyutlara dikkat çekilmiştir. Adli psikologlara, psikologlara, adli alanla ilgilenen uzmanlara ve uygulayıcılara rehber olacak şekilde konular zengin vaka örnekleri ve etkileşimsel olarak aktarılmıştır.
Dennis Howitt Adli Psikoloji ve Suç Psikolojisine Giriş adlı bu eserin altıncı basımı; bu konunun anlaşılır, kapsamlı ve merak uyandıran bir yorumunu sunuyor. Önemli deneysel bulgulara yapılan sürekli vurgular ve bu araştırmalara dayanan teorisi ile kitap, sizi, bu büyüleyici alanın derin ve içeriğe dayanan bir anlayışı ile donatacak.
Çok sayıdaki pedagojik özellik; temel kavramları hızlıca kavramanıza, tartışmalı konuları tanımanıza ve her geçen gün daha da gelişen bu konunun kapsamlı başlıkları için pratik bir anlayış geliştirmenize yardım edecek.
Tamamıyla güncel ve hem klasik hem de modern çalışmaları ele alan bu kitapta size sunulan bazı detaylar:
• Adli hafıza, suçluluk, hırsızlık ve soygunlar, cinsel suçluların tedavisi ve daha birçok konu hakkında baştan sona güncellenmiş ve tamamen yeni fikirler,
• Teoriye güçlü bir vurgu ve derinlemesine kavrayışı destekleyen önemli deneysel bulgular,
• Detaylı bir şekilde incelenmiş, Birleşik Krallık ve uluslararası perspektiften konuyla ilgili önemli araştırmalar,
• Öğrencilere konu hakkında geniş bir kavrayış sağlayacak olan “Temel Kavramlar”, “Uygulamada Adli Psikoloji” ve “Tartışmalar”,
• Kolayca ulaşılan Temel Terimler Sözlüğü,
• Öğrencilerin dersin ötesine geçmeleri ve önemli araştırmaları keşfetmelerine yardımcı olmak için her bölüm sonunda kitap önerileri.
Bu kitap; psikoloji, uygulamalı psikoloji ve suç bilimi derslerini alan öğrenciler için, ayrıca öğrencilerin psikolojinin ceza adaleti ve kanunlarla nasıl bağlantısı olduğunu kavramalarını gerektiren birçok farklı konu için temel bir kaynaktır…

“Konunun; pek çok kritik analizle desteklenmiş güncel, açık ve kapsamlı yorumu.
Hâlâ piyasadaki en iyi kitap.”
Dr. Amanda D. L. Roberts, Lincoln Üniversitesi

“Bu ders kitabı, alanın bütün önemli başlıklarını içeriyor, üstelik Howitt'in öğrencilere güncel araştırma sonuçları üzerinden kurnazca yol gösterme becerisi olağanüstü.”
Prof. Leif Strömwall, Gothenburg Üniversitesi

“Oldukça kapsamlı bir çalışma, öğrencilere adli psikolojinin temeli olan önemli teorik kavramları tanıtan genel bir eser… Lisans öğrencileri için değerli bir kaynak.”
Dr. Jill Taylor, Teesside Üniversitesi

“Howitt'in bu kitabında konuların kapsamı mükemmel, ayrıca genel adli tıp müfredatı ile oldukça uyumlu. Piyasadaki birçok adli/suç psikolojisi kitabına nazaran bu kitap, başvurulacak yararlı bir kaynak. Kitapta önemli bütün noktalara yer verilmiş… Son revizyonlar her zaman güncel olduğunu ve son zamanlardaki dikkat çeken çalışmaları ve bu hızla gelişen alanda tartışılan önemli konuları içerdiğini gösteriyor.”
Dr. Gareth Norris, Aberystwyth Üniversitesi
Dilek Çelik, Erol Yıldırım, Gül Alpar, Gülsen Erden, Işıl Çoklar, Mehmet Bayhan Üge, Nilay Pekel Uludağlı, Sevgi Güney Psikoloji bilimi geliştirmiş olduğu kuramların uygulama alanındaki yansımalarını, özellikle klinik ve uygulamalı psikoloji alanlarında gözlem, görüşme ve psikolojik değerlendirmeler ile ortaya koyar. Adli-psikolojik süreçlerde bu uygulama araçlarının daha da önemli olduğunu söylemek doğru olacaktır. Bu kitapta; adli psikoloji uygulamalarının psikolojinin diğer alanlarındaki uygulamalar ile benzer ve farklı yönleri ele alınmakta, adli psikolojideki gözlem, görüşme ve değerlendirmede boyutları detaylandırılmakta, adli psikoloğun sahip olması gereken asgari beceriler ve bu becerilerin geliştirilmesi için fırsatlar ile adli psikolojik değerlendirmenin zorlu yolları, değerlendirmeye özgü beceriler ve vaka örnekleriyle beraber açıklanmaktadır.
Bu kitap adli psikoloji alanında üç serilik kitapların ikincisidir. Adli süreçlerde suçlu, mağdur, mahkum ve diğer taraflara ilişkin “Adli Psikolojide Gözlem Görüşme ve Psikolojik Değerlendirme” kitabında “Adli Süreçlerde Gözlem ve Görüşme” ve “Adli Süreçlerde Psikolojik Değerlendirme” şeklinde ayrı ayrı incelenmiştir. Adli psikologlara, psikologlara, adli alanla ilgilenen uzmanlara ve uygulayıcılara rehber olacak şekilde konular zengin vaka örnekleri ve etkileşimsel olarak aktarılmıştır.
Aygül Nalbant, Birgül Haznederoğlu, Çiğdem Ünlü Çeber, Duygu Altın, Ebru Tezcan, Emre Şenol Durak, Fulya Giray Sözen, Gül Alpar, Gülsen Erden, İsmail Altan Tülü, Mehmet Bayhan Üge, Mithat Durak, Nilüfer Koçtürk, T. Aslı Akdaş Mitrani, Tuğba Görgülü, Zeynep Deniz Yöndem Genelgeçer doğruları olan hukuk, suçun soruşturulmasında ve kovuşturulmasında ve suçlunun yeniden topluma kazandırılmasında psikoloji biliminin ışığından yaralanmak zorundadır. Adli psikoloji, hukuk alanına bilgi sunma ve gerçeğin tespitinde hukuka yardım etme ve suçlunun topluma yeniden kazandırılması bağlamında hem bilimsel hem de uygulamalı çalışmalar yürütmektedir. Suçlu, mağdur, tanık, hükümlü ve yasal sistemdeki diğer taraflar adli psikolojinin ilgi alanındadır. Suçun soruşturulması, kovuşturulması, onanması ve çekilmesi süreçlerinde adli psikolojinin ne kadar büyük bir çalışma zenginliğine sahip olduğunu düşünmeden edemeyiz. Bu zenginlik psiko-yasal uzmanlığın da kendi içinde dinamikleri olduğunu hatırlatır niteliktedir.
Bu kitap serilerinden üçüncüsü olan “Adli Psikolojide Psikolojik Tedavi ve Rehabilitasyon” kitabında, yasal sistemle yolları kesişen yetişkin ve çocuklar birbirinden ayrı özellikler barındırdığı için “Adli Süreçlerdeki Yetişkinlerde Psikolojik Tedavi ve Rehabilitasyon”, “Adli Süreçlerdeki Çocuklarda Psikolojik Tedavi ve Rehabilitasyon” kısımlarında psikologlara, adli psikologlara, adli alanla ilgilenen uzmanlara ve uygulayıcılara rehber olacak şekilde konular zengin vaka örnekleri ve etkileşimsel olarak aktarılmıştır. Kitapta yetişkin ve çocuklarla psikolojik tedavi ve rehabilitasyon dışında ayrıca adli alanda görülen vakaların farklılığı üzerine düşünebilmemizi sağlamak için “Adli Psikolojide İlginç Vakalar” kısmı bulunmaktadır.
Marc J. Ackerman Adli Psikolojik Değerlendirmenin Temelleri adlı bu kitap, nöropsikolojik değerlendirme araçları da dâhil olmak üzere, adli psikolojik değerlendirmelerde psikologlar tarafından en sık kullanılan değerlendirme araçlarını güvenle uygulamak, puanlamak ve yorumlamak için ihtiyaç duyduğunuz tüm bilgi ve becerileri hızlı ve kolay anlaşılacak bir şekilde edinmenizi sağlayacak bir kaynaktır. Ayrıca, bu kaynak adli süreçlerde boşanma, çocukların velayeti, kişisel yaralanma, suça sürüklenen çocuklar, cinsel istismar, madde kötüye kullanımı ve risk değerlendirmesi konuları yanı sıra, rıza olmadan hastaneye yatış, cezai ehliyeti değerlendirme alanları üzerine bilgilerin yer aldığı bir rehber niteliğindedir.
Amerikan Psikologlar Derneği tarafından yayınlanan en yeni etik ilkeler ve standartlar da dâhil olmak üzere yeniden güncellenmiş şekli ile Türkçeye çevrilmiş olan bu kitap, hem adli süreçlerde görev alan psikologlar tarafından hem de psikoloji öğrencileri başvurulabilecek her zaman başvurulabilecek eşsiz bir Türkçe kaynaktır.
Nevzat Kalay İletişim ve ulaşım teknolojilerinin insanları hem mekânsal hem de kültürel olarak birbirine yaklaştırdığı günümüzde ortak bir iletişim platformu eğiliminde olan İngiliz dilinde iletişim kurabilmek önemli bir bireysel beceri hâline gelmiştir. Bilim ve teknolojiyi yakalayarak ve üreterek refah düzeyine ulaşmaya çalışan ülkemizde bu beceri daha da önemli hâle gelmektedir.
Bir dilden başka bir dile çeviri yapmak zaman zaman zor olabilmektedir. Ancak doğru rehber ve yönlendirme ile bu süreç daha kolay ve anlaşılır hâle gelebilir.
İnsanların düşüncelerini İngilizce olarak yazılı ve sözlü bir şekilde ifade edebilmesini ya da İngilizce olarak yazılanları ve konuşulanları Türkçeye çevirebilmesini kolaylaştırmaya yönelik olarak hazırlanan bu kitap, konuya ilgi duyan herkese faydalı olacaktır.
Meryem Vural Batık, Necla Afyonkale Talay Bu kitapta, yetişkinlik döneminde olan bireylerde affetmeyi geliştirmeye yönelik hazırlanmış ve etkililiği tespit edilmiş olan psiko-eğitim programı bulunmaktadır. Psikolojik danışma sürecinde ruh sağlığı profesyonellerinin affetme üzerinde çalışabilmesi için affetmenin anlamını, önemini, affetmeyi etkileyen etmenleri ve affetme süreçlerini bilmesi gerekir. Bu kitapta yer alan psiko-eğitim programının, psikolojik danışma sürecinde affetme üzerinde nasıl çalışılabileceği konusunda ruh sağlığı profesyonellerine yol göstereceğini düşünüyoruz. İlk oturumda affetme ve sonuçları, ikinci oturumda öfkeyle yüzleşme, üçüncü oturumda olumsuz iç konuşmalar, dördüncü oturumda affetmeye karar verme, beşinci oturumda düşünce, duygu ve davranışlar, altıncı oturumda otomatik düşünceler, yedinci oturumda merhamet geliştirme ve acıyı kabul etme, sekizinci oturumda acının ve hayatın anlamını keşfetme, dokuzuncu oturumda uzlaşma, son oturumda ise affetmenin özgürlüğünü keşfetme konuları ele alınmıştır. Bu kitabın, ruh sağlığı profesyonellerinin hem kişisel gelişimlerine hem de mesleki gelişimlerine katkıda bulunacağını ümit ediyoruz.
Ayşe Kızıldağ, Ayşegül Şakır Selimhocaoğlu, Fatma Gültekin, Ferhat Kadir Pala, Mehmet Hayri Sarı, Neval Akça Berk, Onur Emre Kocaöz, Refik Turan, Sedef Canbazoğlu Bilici, Sezgin Demir, Sibel Küçük, Sinan Olkun, Süleyman Yılmaz, Yaprak Kalemoğlu Varol, Zeynep Yadigaroğlu Türkiye'de çocuk yetiştiren anne babaların işi hem kolay, hem de zor. Kolay çünkü yüzyıllardan gelen bir geleneğin hâlâ hüküm sürdüğü bir iklimde yaşıyoruz. Anne-babalar kadar dede ve nineler de hâlâ fotoğrafın bir tarafında. Zor çünkü tarım toplumundan sanayi sonrası topluma tek kuşakta geçmenin yarattığı kafa karışıklıkları en çok çocuk yetiştirmede kendisini belli ediyor. Gelenekten süzülüp geleni bilim süzgecinden geçirip yeni bir yol bulmamız gerekiyor. Elinizdeki “Ağaç Yaşken Eğilir” kitabı, işte bu hayati çaba için kaleme alınmış makalelerden oluşuyor. Bilim insanlarının gündelik dille, anne babalar ve eğitimciler için yazdığı bu makalelerin çoğalması ümidiyle.

07.11.2018
Prof. Dr. Selçuk R. Şirin
New York Üniversitesi
June E. Downing, Amy Hanreddy, Kathryn D. Peckham-Hardin Eğitimciler ve terapistler ağır ve çoklu yetersizliği olan öğrenciler için etkili iletişimi nasıl destekleyebilirler? Günümüzün en iyi araştırmaları ve stratejileri bu güvenilir ders kitabının ve öğretim rehberinin üçüncü basımında yer almaktadır. Günümüzün ve geleceğin eğitim uzmanları, iletişim becerilerini değerlendirmekten akranları ve yetişkinleri müdahaleye katmaya kadar, tüm yaşlardaki öğrenciler için iletişimi desteklemenin bütün süreçlerine yönelik en güncel bilgileri ve kullanışlı yönlendirmeleri elde edecektir. Önemli bir ders kitabı ve profesyonel bir kaynak olarak bu kapsamlı kitap eğitimcilere, paraprofesyonellere, dil ve konuşma terapistlerine ve okuldaki diğer görevlilere her öğrencinin iletişim kurma hakkını desteklemede yardımcı olacaktır.
KAPSANAN KONULAR: İletişim değerlendirmesi, müdahale stratejileri, becerileri öğretmek için doğal fırsatları belirleme, alternatif ve destekli iletişim sistemleri (ADİS), iş birlikçi öğretim, problem davranış, işlevsel iletişim öğretimi, okuma yazma öğretimi, yorumda bulunmadan dikkati çekmeye kadar basit talep etmenin ötesinde birçok farklı becerinin öğretimi.
Beyza Boyacı, Derya Karanfil, Erkin Sarı, Esra Çebi, Fatih Mehmet Aslan, Gamze Er Vargün, Gökhan Arslantürk, Hatice Ekici, Hüseyin Çil, Meryem Şahin, Muhammed Şükrü Aydın, Özge Ünal, Tuğçe Gündüz, Ufuk Sarıgül, Yurdagül Kılınç Adanalı Gündelik hayattan siyasi meselelere, toplumsal sorunlardan bilimsel araştırmalara kadar bilinen pek çok tartışmanın bir yönüyle ahlakın sınırları içine girmesi, yalnızca bu çağa özgü değildir. Hayatın her alanına sirayet eden bu tartışmalar bilim zemininde çok disiplinliliği beraberinde getirmektedir. Bu disiplinler arasında ahlak üzerine bilimsel yazına belki de en önemli katkılardan biri, insana ve insana dair olana yönelik kuşatıcı merakıyla psikoloji biliminden gelmektedir. Psikolojinin modern bilim serüveninde gelişim psikolojisi, klinik psikoloji, sosyal psikoloji, deneysel psikoloji hatta endüstri psikolojisi ve örgüt psikolojisi alt alanlarında önemli araştırmalarda izlerini bulduğumuz ahlak konusu, gün geçtikçe görünürlük kazanmakta ve ahlakın psikolojik açıdan çalışılması ilgi görmektedir. Bu bilimsel ilgiye mütevazı bir katkı sunmak ve ahlak ile ilgili çalışmaları sistematik olarak derlemek adına ortaya çıkan bu eser ile hem teorik hem de uygulamalı alanlarıyla bir ahlak psikolojisi çerçevesi tasvir edilmeye çalışılmıştır.

Mustafa Şengün Günümüz küresel dünyasının bilim ve teknoloji alanlarında yaşanan hızlı gelişmeler, internet ve kitle iletişim araçlarının yaygın hâle gelmesi beraberinde ahlaki değerleri ve bireylerin sahip olduğu ahlaki nitelikleri de değiştirmektedir. Ayrıca, bilimsel ve teknolojik ilerlemelerin beraberinde getirdiği nükleer silah, ekolojik bozulma, genetik kopyalama, internet suçları, küresel savaş tehdidi gibi riskler, toplumların barış, huzur ve güvenliğini tehdit etmektedir. Ahlak ise, toplumdaki bireylerin barış, güven, huzur ve mutluluk içinde yaşamalarına yardımcı olmaktadır. Bu durum, ahlak konusunda araştırmalar yapmayı önemli ve bu alanda yapılan araştırmaların sürekliliğini gerekli kılmaktadır. Dolayısıyla elinizdeki bu kitapta, ahlaki olgunluk konusu teorik ve uygulamalı olarak incelenmiştir. “Ahlaki Olgunluk” adlı eser, içeriğinde yer alan etik, ahlak eğitimi ve değerler eğitimi konuları itibariyle ortaöğretim ve üniversite öğrencilerine, araştırmacılara, akademisyenlere, öğretmenlere ve ahlak eğitimi ile ilgilenen herkese hitap etmektedir.
2017 yılında, yurt dışında Lap Lambert Academic Publishing tarafından “Ahlaki Olgunluk” ismiyle yayınlanan bu kitap, ders kitabı formatında düzenlenerek elinizdeki hâliyle yurt içinde Nobel Akademik Yayıncılık tarafından yayınlanmıştır.
İbrahim Demirci Ahmet Hâşim’in Nesirleri
İBRAHİM DEMİRCİ

Türk Şiirinin büyük şairlerinden Ahmet Hâşim hakkında en kapsamlı kitaplardan birini sunuyoruz: Ahmet Hâşim'in Nesirleri. O Belde'nin, Merdiven'in, Karanfil'in, Piyale'nin, Bülbül'ün, Bahçe'nin, Süvari'nin güçlü, ince ve yabanıl şairi Ahmet Hâşim, nesirleriyle de dilimizi ve edebiyatımızı zenginleştirmiştir. Çeşitli gazete ve dergilerde yayımladığı ve ancak üçte birini kitaplaştırdığı fıkra, söyleşi ve gezi yazılarının hemen hepsine “deneme” derinliği ve lezzeti katmış olan Ahmet Hâşim, kişiliğini ve mizacını edebi akımların ve siyasi ideolojilerin oyuncağı olmaktan sakınmış; dünyaya özgür, meraklı, zaman zaman çocuksu ve muzip gözlerle bakabilmiş; bütün insanlığın kültür birikiminden olabildiğince yararlanmış; estetiği gözeten bir yaklaşımla derinlikli metinler üretmiştir. İbrahim Demirci bir kuyumcu titizliğiyle bu çalışmada onun kitaplaşan ve kitaplaşmamış bütün nesirlerini ele almış; hem içerik, hem biçim bakımından değerlendirmiştir. Hâşim'in nesirleri bağlamında temel kaynak niteliğindeki bu çalışma, böylesi çalışmaları çoktan haketmiş Hâşim'e bir övgü değil, bir ödevdir.
“Fakat doğru düşünmüş olmak için neden filân veya falan gibi düşünmek elzem olmalı?” “Beni anlamanız için bir ruhunuz olmalıydı ve o ruh, hemşehrimiz Loti'nin ruhu gibi şifâ bulmayacak tarzda zehirlenmiş olmalıydı.” “Cami ve insan, cübbe ve sarık, mangal ve nargile şark denilen şey değildir; şark bunları görüp duymakta ve görürken benimsemektedir. / Edebiyat, hayatın havasında ve sinirlerin ağlarındadır. Ressamlarımız atölyelerinin terebentin kokan havasından çıkmağa râzı oldukları gün bunu bileceklerdir.” “Bütün mabetler içinde güneşten ilk ziya alan camidir. Bakır oklu minareler, güneşi en evvel görmek için havalarda yükselir.” “Hiçbir çehre hayâlde göründüğü kadar hakikatte güzel değildir.” “İstanbul'da hayatında ancak bir iki defa, o da haberi olmaksızın, kolunu siyasî bir mevzuun elektrik tellerine çarpmış bir şaire mukabil, Ankara'da bal çanağına düşen arılar gibi kanatlarını artık kullanmaktan âciz, ayaklarıyla tıpış tıpış yürüyen nice şair var.” “Hiçbir san'atkâr eserini yaratmadan evvel, ondan başkalarına bahsetmek istemez. Zira sırrı fâş olmuş bir eser, doğmadan ölmeğe mahkûmdur.” “Her devirde başka türlü tarif edilen sanatın son tariflerinden biri de şudur: 'Hakiki hayatın bizden esirgediği tahassüsatı telâfi etmek vasıtası.'” “Almanya pembe ve büyük bir elmadır. Fakat içi kurtludur.” “Seviliyor muyum, sevilmiyor muyum, diye mütemâdiyen endişe içinde olan bir millet beğenilmekten ümidini kesmiş olan bir millettir.”
Mehmet Zeki AYDIN Sevgili Öğretmenler;
Değer Sandığı Okulda Değerler Eğitimi Materyalleri adını verdiğimiz seri çalışmamız, öğrencilerinize değerleri zevkle ve ilgiyle öğretebileceğiniz çeşitli uygulamalara sahiptir.
Bu set, eğitimcilerimize ilgi ve yeteneklerine göre etkinlik seçme imkânı sağlamaktadır. Ayrıca sette, eğitimcilerimizin, öğrencilerine fotokobi vererek uygulayabileceği birçok etkinlik yer almaktadır. Bu etkinlikleri; Drama, Yaşayarak Öğrenme, Klüp Etkinlikleri, Öykü, Kavram Açıklaması, Beyin Fırtınası, Röportaj Yapma, Gezi Gözlem, Materyal Üretme, Meslekler ve Değerler, Yaratıcı Yazma Etkinlikleri, Metafor, İstasyon, Jigsaw, Bilmece Bulmaca, Fıkra, Film Tavsiye / Yorumlama, Eğitsel Oyun, Örnek Olay, Şarkı, Şiir, Poster / Afiş, Proje Hazırlama, Resim Yorumlama, Karagöz ve Hacivat, Geleneklerimizde Değerlerimiz, Tekerleme, Mânilerde Atasözü ve Deyimlerde Değerler, Kitap Tavsiyeleri, Mevlana'dan, Nükte ve Örnek Kişilik olarak sıralayabiliriz.
Bu seri çalışma ile farkında olduğumuz ya da farkına varmadan uyguladığımız değer kalıplarını öğrencilerinize, size sunduğumuz materyal ve yöntemlerle öğrettiğinizde, onların farkındalıklarını arttıracak problem çözebilen, alternatif öneriler sunabilen, erdemli bireyler hâline gelmelerine yardımcı olacaksınız.
Çalışmamızda, öğrencilerin değer bilincini test etmelerine yardımcı olacak Ölçme Değerlendirme testleri yer almakta ayrıca eğitimde önemli bir payı olan ailelerin, eğitimin içine çekilmesini böylece öğrencilerin öğrendiği bilgileri evde de uygulayabilmesini amaçlayan Veli Mektubu ve Aile Katılımı bölümleri de bulunmaktadır.
Asiye Dursun, Betül Ulukol, Elif Çimşir, Emine Tunç, F. Zehra Ünlü Kaynakçı, Gökhan Kabacaoğlu, Merve Çıkılı Uytun , Muharrem Koç, Nilüfer Koçtürk, Nurten Karacan Özdemir, Osman Zorbaz, Özlem Haskan Avcı, Öznur Bayar, Serdar Körük, Seval Kızıldağ Şahin, Tolga Zencir Aile içi şiddet, sadece mağdurlarını ilgilendiren bireysel bir sorun değil toplumsal bir sorundur. Oluşumunda toplumsal faktörlerin yer aldığı aile içi şiddetin; topluma hem psikolojik etkisi hem de toplumun kaynaklarını tüketerek ekonomik etkisi olmaktadır. Bu bağlamda Aile İçi Şiddet adlı bu eser; şiddeti “aile içinde çözülmesi gereken bir sorun” olarak değil “toplumsal düzeyde ele alınması ve önlenmesi gereken bir sorun” olarak görmekte ve kitap boyunca bu bakış açısının kazandırılmasını ve sorunun çözümünde ve soruna müdahale edilmesinde neler yapılabileceğinin aktarılmasını hedeflemektedir. Kitapta; “Merak Edilen Soru”, “Kendini Değerlendirme Sorusu”, “Araştırma Kutucuğu”, “Tartışma Kutucuğu” gibi oluşturulan farklı tasarımla da okuyucunun sadece bilgi edinmemesi, aynı zamanda soruna farklı bir bakış açısıyla bakabilmesi, kendi yaşamıyla bağ kurarak öz değerlendirme yapabilmesi, içgörü kazanabilmesi ve bilimsel bilgiler ve ilkeler doğrultusunda kendisinde tutum değişikliğinin oluşması amaçlanmaktadır. Böylece eser, başta Eğitim Fakültesi öğrencileri olmak üzere tüm okuyucular için okuması zevkli, düşündürücü ve farkındalık yaratıcı bir hâl aldığı gibi aile içi şiddete dair teorik ve uygulamaya dönük bilgilerle bütüncül bir bakış açısı da sunmaktadır.
Zeynep Turhan Aile içi şiddetin son bulması için pek çok kurumun bir arada ve koordineli bir şekilde çalışması gerektiği literatürde sürekli vurgulanan bir noktadır. Buna rağmen uygulamalardaki yetersizlikler ve başarısızlıklar karşımıza çıkmaktadır. Bu kitap, muhtemel yetersizlikleri ve zorlukları göz önünde bulundurarak aile içi şiddet fail müdahale programlarını uygulamaya koymanın aile bireyleri ve toplum için faydalı olacağını hatta hayati bir önem taşıdığını vurgulamaktadır. Bunun ötesinde bu eser kapsamında sunulan Sağlıklı ve Saygılı Davranış Geliştirme Programı ile aile içi şiddet failleri için müdahale çalışmalarının başlatılması önerilmektedir. Böylece aile içi şiddetin temel sorunu olan şiddete başvurmuş kişilere sorumluluk verilmiş olacaktır. Özellikle bu kişilerin müdahale programına katılması zorunlu tutularak davranış değişimine davet edilmesiyle kendi içlerinde ruhsal olarak iyileşmeleri ve yakın ilişkilerinde sağlıklı ve saygılı davranışlar geliştirmeleri hedeflenmektedir.
Melis Seray Özden Yıldırım Aile, toplumun çekirdeğini oluşturan en küçük birim olmakla beraber hem bireysel hem de toplumsal etkileriyle kişilerin hayatında büyük öneme sahiptir. Değişen yaşam koşullarıyla beraber aile dinamiklerinde de değişimler olmaktadır. Bu değişimler aile bireylerini çok yönlü olarak etkilemekte; dolayısıyla aile içerisinde oluşan sorunlar artmaktadır. Bu kitapta da evlilik, çocuk sahibi olma, aile içi iletişim, çatışmalar ve boşanma, kardeş kıskançlığı, ebeveyn tutumları, aile içi şiddet, emeklilik ve diğer pek çok güncel konu, örnek olaylar eşliğinde ele alınmıştır. Herkesin kendinden bir şeyler bulabileceği ve kendine bir şeyler katabileceği bir kaynaktır.
Frank M. DATTILIO - Arthur E. JONGSMA, Jr., Wıley Bu kitap “Aile” ile çalışan psikiyatristler, doktorlar, psikologlar, psikolojik danışmanlar, rehber öğretmenler, sosyal hizmet uzmanları, hemşireler, sosyologlar ve genel anlamda Aile Terapisti Uzmanları ile bu alanlarda eğitime devam eden öğrencilerinin ihtiyaç duyduğu bir kaynaktır.
Yapılandırılmış, kanıta dayalı terapi planları ile tedavi sürecini açıklar, kolaylaştırır ve hızlandırarak birçok üstünlük sağlar.
Böylelikle danışanlarla daha etkili ve istenen niteliklerde zaman geçirilmiş olur.

Aile Terapisi Tedavi Planlayıcısı İkinci Baskısı;
Deneysel açıdan destekli kanıta dayalı terapi girişimlerini ön planda tutmaktadır.
-Çocuk, Ergen ve Ebeveyn Çatışmaları,
-Depresyon,
-Suiistimal,
-Bağımlılık,
-Kayınpeder-Kayınvalide Müdahaleri,
-Aldatma,
-Ensest,
-Cinsel Eğilim Çatışmaları,
-Ölüm ve Aileden Ayrılmalar ve
-Aile içinde görülebilecek 40 farklı problemi konu edinmiştir.

1000’in üzerinde terapi amaç ve girişim örnekleri ile kendi terapi seansınızı yapılandırmanızı sağlayacak imkanlar sunmaktadır.

Konuların sistematik bir şekilde sunulması danışmanlık seanslarınızı raporlaştırmanızı kolaylaştıracaktır.

Ayrıca kendi deneyim ve gözlemlerinizi de ekleme imkanı sunmaktadır.

Halil Ekşi İnsan yaşamında, ailevi özellikler, sosyal çevre, kültürel bağlam gibi pek çok faktörle birlikte manevi veya dinî yönelim; bireylerin kendilerini, çevresindeki olayları ve dünyayı nasıl algıladığını ve anlamlandırdığını etkilemekte ayrıca bireylerin düşüncelerini, duygularını ve davranışlarını şekillendirmektedir. Manevi/dinî inançlar ve uygulamalar; aileleri ve toplulukları beslemekte, birbirlerine bağlamakta, kriz zamanlarında iyileşmeyi sağlamakta ve uzun süreli sıkıntılarda dayanıklılığı teşvik etmektedir. Bu doğrultuda manevi yönelimin danışanların önemli bir parçasını oluşturduğu, terapi sürecinde de üzerinde durulması gereken önemli bir bileşen olduğu gerçeği yadsınamayacak bir potansiyele sahiptir. Manevi yönelim, bireysel psikolojik danışma yaklaşımlarına entegre edilmekle birlikte aile terapileri sürecinde de oldukça destekleyici bir unsur olarak karşımıza çıkmaktadır. İnsanların dünyaya geldiği ilk ortamın aile olması, aile özelliklerinin, yetiştirme stillerinin, geleneksel olarak aktarılan değerlerin, aile içerisindeki iletişim ve etkileşimlerin bireylerin gelişiminde ve psikolojik anlamda sağlıklı bireyler olmalarındaki hayati rolü ve önemi dikkate alındığında aile terapilerinin gerekliliği ön plana çıkmaktadır. Aile bireylerinde ve aile sisteminde yer alan problemleri ele alırken manevi yönelimli uygulamalar oldukça işlevsel görünmektedir. Bu anlamda dinî-manevi boyutlarını hayatında önemli bir noktada konumlandıran ve psikoterapi süreçlerinde ele alınmasını isteyen danışanlarla ve aile bireyleriyle gerçekleştirilecek aile terapisi süreçlerinde manevi yönelimli uygulamalara ihtiyaç duyulmaktadır. Bu çerçevede bu kitap öncelikle temel aile terapisi kuramlarının manevi yönelimli bir perspektiften ele alınmasını sağlamakta ardından aile içerisinde yaşanabilecek birçok duruma ilişkin manevi yönelimli bir bakış açısı sağlayarak teori ve uygulama noktasında çeşitli katkılar sunmayı amaçlamaktadır. Başta PDR ve Psikoloji olmak üzere tüm ruh sağlığı alanında eğitim gören bireyler ve alanda çalışan uzmanlar için aile terapisinin manevi boyutuna ışık tutmayı amaçlayan kitap, uygulamalar ve vaka örnekleri ile zenginleştirilmiştir.

Şahin Kesici, Abdullah Mert, Esra İlgün, Çağla Girgin Büyükbayraktar Bu kitapta; aile terapisinde önemli bir yere sahip olan müdahale teknikleri yer almaktadır.
Kitapta, Adler, Davranışçı, Bowen, Yapısal, Satir’in Yaşantısal, Deneyimsel, Stratejik, Çözüm–Odaklı, İmago, Sanat ve Ortak Aile Danışmanlığı teknikleri yer almaktadır. Söz konusu her bir kuram ile ilgili olarak teknikler vaka örnekleri ile birlikte açıklanmıştır.
Kitapta, aile terapisi alanında kullanılan çok sayıda teknik bulunmaktadır. Bu teknikler, her kuram içinde, tanımlanmış terapötik hedefleri gerçekleştirmeye yönelik bir dizi müdahale içerecek şekilde oluşturulmuştur. Teknikler, bir terapistin becerilerini arttıran güzel araçlardır. Ama tekniklerin aile terapisinde bir araç olduğu unutulmamalıdır. Çünkü teknikler, onları kullanan kişinin becerisi kadar iyidir. Teknikler sadece ailenin kurallarını, motivasyonunu, umutlarını ya da korkularını anlamamızı sağlar (Worden, 2013).
Bu kitabın, ülkemizde ailelerle çalışan ve ailelere danışma hizmeti veren aile terapistleri için çok önemli olan müdahale teknikleri gibi önemli bir ihtiyacı karşılayacağı düşünülmektedir.
Rudi Dallos - Ros Draper, McGraw-Hill Bu kitap sistemik ve aile terapisi alanı tarihinde, yirminci yüzyılın başlarından yirmi birinci yüzyılın ilk on yılına kadar olan süreci kapsamaktadır.
Kitap, okuyucular için aile kavramı ve aile yaşamındaki tarihsel ve kültürlerarası değişimden başlayarak; alanın doğuşu, gelişimi, değişimi, problemin kişiyle ilgili olduğu görüşünden uzaklaşarak kişiler arası/etkileşimsel görüşe geçişi ve alandaki kuram, uygulama ve araştırmalarla ilgili değişimleri aktarmaktadır. Buna ek olarak, bölüm 1, 2, 3, ve 5. bölümlerin sonlarında yer alan beceri kılavuzları ile hem terapistlerin eğitiminde, hem de danışanlarla terapide kullanılabilecek, pratikte yararlı beceri ve tekniklere yer vermektedir. Alanda çalışan uzmanlar, eğiticiler ve kursiyerler için giderek önemi artan formülasyon konusuna da değinerek, vaka çalışmalarıyla birlikte sistematik düşüncenin çeşitli problem ve durumlara nasıl uygulanacağını göstermektedir. Son olarak kitap; konuya özel okuma listeleri ile de alandaki önemli kaynaklara ulaşmayı kolaylaştırıcı bir fırsat sağlamakta, keşif formatları olarak adlandırılan bölümle de terapide ilk ve son oturum gibi konularla ilgili uygulama rehberleri sunmaktadır.
Kitabın 3. basımdan çevirisinin gözden geçirilmiş yeni basımında dil sadeleştirilmiş böylelikle kitabın anlaşılması kolaylaştırılmıştır.
Bu kitabın Türkiye'de aile terapisi alanında çalışan uzmanlar, eğiticiler, kursiyerler ve ayrıca araştırmacılar için, uzun süredir hissedilen önemli bir Türkçe kaynak ihtiyacını karşılayacağı umulmaktadır.
Marian Roberts Aile içi anlaşmazlıklar, evlilik yaşamının doğal ve kaçınılmaz bir parçasıdır. Eşler arasında yaşanan anlaşmazlıklar yapıcı ve barışçıl yollarla yönetilemediğinde yaşanan psikolojik, sözlü ve fiziksel şiddet, devamında da ailenin çöküşü kaçınılmaz hâle gelmektedir. Son yıllarda artan dağılmış aile ve boşanma sayısı, boşanma öncesinde, esnasında ve sonrasında, hem eşlerin hem de çocukların, bu yıkıcı süreçten daha az etkilenmeleri için “aile arabulucuğu”nu bir alternatif yöntem hâline getirmiştir.
Aile arabuluculuğu, boşanma sürecinden hem eşlerin hem de “çocuklar”ın daha az etkilenmesini sağlamak için ebeveynler arasında işbirliğine dayalı yapıcı ilişkilerin kurulmasında ve sürdürülmesinde hayati bir bileşen hâline gelmiştir. Aile arabuluculuğunun odak noktası, eşler arasında karşılıklı anlayışı ve iletişimi arttırarak, ayrılıktan ve boşanma sürecinden, çocukların en az etkilenmelerini sağlamaktır. Eşler, boşanma sonrasında yıllar boyunca çocukları üzerinden iletişimlerini devam ettirecekleri için boşanma sürecinin yapıcı diyaloglarla yönetilmesi bir gerekliliktir.
Aile arabuluculuğu, eşlerin kendi anlaşmazlıkları üzerinde kontrol ve sorumluluğunu ellerinde tutmalarını sağlayacaktır. Arabuluculuk sürecinde eşler arasında doğrudan iletişimin teşvik edilmesi, kararların işbirliğine dayalı alınması, yanlış anlaşılma ve çatışmaların azaltılması, kendi anlaşmaları üzerinde kontrol sahibi olmalarının sağlanması, boşanma sürecinden hem eşlerin hem de çocukların daha az etkilenmelerini sağlanması, arabuluculuğun temel faydaları arasında sayılabilir.
Son yıllarda artan boşanma ve ayrılıklarla ilgili olarak yasa yapıcılar ve araştırmacılar artık boşanmanın kendisine değil, boşanma sonrası sürece ve özellikle de boşanmadan kaynaklı zararlı sonuçların çocuklar üzerindeki etkilerinin azaltılması ve dönüştürülmesi üzerine odaklanmışlardır. Boşanma öncesinde, esnasında ve sonrasında eşler arasındaki yıkıcı iletişimlerin çocukları üzerindeki olumsuz etkilerinin önlenmesi, azaltılması ve dönüştürülmesinde “aile arabuluculuğu” bir alternatif yaklaşım olarak ortaya çıkmıştır. Aile arabuluculuğu sadece çocuğu olan ve boşanan eşler için değil aynı zamanda çocuğu olmayan ve boşanan eşlerin de uzlaşarak ayrılmalarının sağlanmasında alternatif bir yaklaşımdır.
“Aile Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk: Uygulama Esasları” adlı bu çeviri kitap, ülkemizde her sene yüz binin üzerinde gerçekleşen çekişmeli ve rekabetçi yollarla gerçekleşen boşanmaların hem eşler hem de onların çocukları üzerindeki olumsuz etkilerinin önlenmesi, azaltılması ve dönüştürülmesi sürecinde kullanılacak bir kaynak kitaptır. Hem kuramsal hem de uygulamalı yaklaşımları içeren bu kitap, aile içi uyuşmazlıkların hem eşlerin hem de çocukların yararına, yapıcı ve barışçıl yollarla nasıl yöneticiliğine ilişkin bilgi ve becerileri içermektedir.
Kitabın hedef kitlesi; arabulucu avukatlar, avukatlar, aile danışmanları ve aile hukuku ile ilgili yargı mensupları ve uzmanlardır.
İlkay Kasatura Bütün psikolojik tedavilerde olduğu gibi, grup psikoterapilerinde de amaç, psikolojik dengenin sağlanmasıdır. Yani kişiler arası ilişkilerin düzelmesi, içgörü kazanılarak gerçekleri yargılayabilme, daha dengeli bir kişilik yapısı elde etmeye gidiş, geliştirilmiş bir benlik duygusunun yaratılması, tedavinin özünü oluşturur.
İnsan ilişkilerinin en yoğun yaşandığı grup psikoterapileri, bireyin kendini tanıması ve saklambaç oynamaktan vazgeçmesi gereken arenalardır. Öyle arenalar ki grup oturumları ilerledikçe sosyal maskelerini ve savunma silahlarını yavaş yavaş terk eden bireyler cesaretle silkelenerek kendi özleriyle yüzleşmeyi göze alırlar.
Dr. Kasatura, yarım asrı kapsayan binlerce seanslık grup psikoterapi deneyimi ile bu yüzleşmelerin teoriden uygulamaya nasıl geçirildiğini ayrıntılı olarak anlatmaktadır.
Çarpıcı yaşam kesitlerinden öyle örnekler vardır ki sadece klinik psikoloji, psikiyatri öğrencilerine değil, kendi iletişim biçimleri üzerinde düşünmek ve yaşamlarını buna göre düzenlemek isteyen bireylere de ışık tutmaktadır.
Rukiye Yenibaş Ailede Çocuğun İstismarı ve Umutsuzluk kitabı, aile içinde istismar ile umutsuzluk düzeyi arasındaki ilişkiyi göstererek, ergenlerdeki depresyon ve intiharın nedenlerinin sorgulanmasına katkıda bulunacak, bunların önlenmesine ve sağaltımına ışık tutacak bilgileri ortaya koymayı amaçlamaktadır. Kitapta çocukistismarı kavramı; Aile içi çocuk istismarı, Çocuk istismarı türleri, Aile içi şiddet ve çocuk istismarı, çocuk istismarını açıklamaya yönelik modeller, Çocuk istismarının göstergeleri, Dünyada ve Türkiye’de istismar, umutsuzluk, Ergenlik döneminde istismar ve umutsuzluk, Önleme ve tedavi başlıkları altında incelenmiştir. Çalışma; halkı bilinçlendirilerek farkında olunan ya da olunmayan istismarın önüne geçmek, istismarın hiç oluşmamasını sağlamak isteyen herkese yol gösterici olacaktır.
İbrahim Ethem Özgüven Prof. Dr. İbrahim İthem Özgüven'in bu kitabı aile kavramını çok geniş bir şekilde ele almaktadır. Aile kavramının işleyişi ve içeriğini anlatmaktadır. Konu ile ilgili son yıllarda yapılmış araştırma ve yayınlara da yer veren bu kitaptan, alanla ilgili tüm meslek sahipleri ve öğrenciler,  yeni evlenecek ve evlenmiş çiftler ve ele aldığı temel konularıyla insan ilişkilerini geliştirmek isteyen herkes yararlanabilir.
Güney Nair Genel olarak failleri ve mağdurları gençler olan şiddet eylemleri; hem olayların içinde yer alan gençleri hem de onların ailelerini, akrabalarını, öğretmenlerini, akranlarını kapsayan geniş bir kitleyi doğrudan etkilemekte, travmalara neden olmakta, toplumlarda ağır sosyo-ekonomik maliyetler yaratmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü (World Health Organization)'ne göre gençlik şiddeti, en çok göze çarpan şiddet türlerinden birisidir.
Gençlerin aile, okul ve sosyal çevre üçgeninde oluşturdukları ilişkiler ve bu ilişkilerin seyri, ortaya çıkacak davranış kalıplarının da habercisidir. Gençlik döneminin en az sorunla atlatılması, sağlıklı yetişkinliğe olanak sağlayacaktır.
Elinizdeki çalışma, toplumların en önemli sosyal sorunları arasında yer alan gençlik şiddeti konusuna ışık tutarken, gençlere, anne-babalarına, öğretmenlerine, kendilerini ve sosyal ilişkilerini akademik boyutta anlama ve yorumlama olanağı sunmayı amaçlamaktadır.
Çağlar Özbek, Ferhat Değer, Gülçin Karadeniz, Güncel Önkal, H. Nermin Çelen, Halime Ünal Reşitoğlu, Mehmet Bozok, Nesteren Gazioğlu, Nihan Bozok, Nurgün Oktik, Nurşen Adak, Özgür Sarı, Petek Akman Özdemir, Serap Özen, Uğur Can Köşk, Zeynep Ekşi Aile, sevgi, saygı, şefkat, nezaket gibi olumlu; gerilim ve çatışma üretmesi, baskıcı yapısı, nefret ve şiddeti barındırabilmesi nedeniyle de olumsuz tüm özelliklerimizi içinde barındırır. Aile, hem birey hem de toplum bakımından vazgeçilmez öneme sahip evrensel bir olgudur. Bir toplumun yakından tanınmasında aile ilişkilerinin bilinmesi özel bir önem taşımaktadır. Bu kitap,sosyolojik, felsefi ve psikolojik olarak aileyi anlamaya yönelik çabayı bulacaksınız. Türkiye’de aile yapısı ve sorunları ne boyuttadır? Aile toplumsal cinsiyet eşitsizliğin yaratıldığı bir yer midir yoksa kadın ve erkekler uyum içinde mi bu birlikteliği sürdürmektedir? Düğün iki bireyin birlikteliğinin sembolü ve kutsanması iken nasıl olur da büyük bir tüketim endüstrisine dönüşebilir? Aşk için evlenenler niçin boşanır? Sosyal medyanın yaygınlaşması ile aldatan insanların artık aynı mekânı paylaşmalarına gerek kalmaz iken bu yeni aldatma biçimleri aile yapısını ve ilişkilerini nasıl etkilemektedir? Ebeveynler için çocuğun anlam ve değeri nedir? İş yaşamında aile üyelerinin yaşadığı sorunlar aile yaşantısını nasıl etkilemektedir? Aile üyelerinin yaşadığı evdeki sorunlar iş gücü pazarına nasıl yansımaktadır? Aile yapısı, üyelerinin sağlığını nasıl etkiler? Kamusal politikalar yetersiz kaldığında aile, sağlık sorunlarını çözmek için ne gibi stratejiler geliştirir? Koruyucu aile gibi biyolojik bağın dışındaki bağlarla oluşan aileler, aile yapısındaki dönüşümünün bir göstergesi midir? Heteroseksüel aile yapısı dışında bir hayat var mıdır? Eşcinsel birliktelikler, evlenmeden beraber yaşama, tek ebeveynli aileler baskın aile yapısının zayıfladığının bir göstergesi midir yoksa çoğulculuğa doğru dönüşüme mi işaret etmektedir?
Ailenin varlığını sorgulamak yerine ailenin birey için ve toplum için önemine yoğunlaşmak düşüncesinden yola çıkan bu kitap çalışması, disiplinler arası ortak bir çaba ve çok yönlü bakış açısının zorunluluğunun sonucudur. Bu kitabın içeriğinin ülkemizdeki aile yapısı ve sorunlarını anlayabilmek açısından yararlı olacağını ümit ediyoruz.
Ali Rıza Erdem, Aycan Çiçek Sağlam, Aykut Ekiyor, Aziz Gökhan Özkoç, Bekir Tuncer, Berfin Kart, Berna Tarı Kasnakoğlu, Besim Karakadılar, Burcu Seher Çalıkoğlu, Bülent Balkan, Doğan Göçmen, Esen Gürbüz, Fahri Apaydın, Filiz Angay Kutluk, Gül Erkol Bayram, Gülten Dinç, Harun Tepe, İlter Turan, İpek Kıskacı, Mehmet Emir Köksal, Nurhayat Çalışkan Akçetin, Ruhdan Uzun, Semiyha Tuncel, Sezer Bozkuş Kahyaoğlu, Sibel Oktar Thomas, Sinan Kadir Çelik, Volkan özbek, Yusuf Bayraktutan “Kayırma, baskı, dışlama ve tasfiye… Türkiye Cumhuriyeti üniversitelerinin ve akademik hayatının tarihi, bu üç hastalıkla sistematik olarak lekelenmiştir. Akademide Etik İhlalleri: Yaşanmış Vakalar kitabının, bu hastalıkların teşhirine anlamlı, güncel katkılar getirdiğini düşünüyorum.”
Prof. Dr. Korkut Boratav

"Hakikatin konu edinilip tartışılarak arandığı bir ortam olması gereken akademik hayatta yer alabilmek, hakikat saygısı kadar insan saygısı gerektirir. Hakikat ahlakı, hakikati arayan insanların ahlakıdır. Bu ahlakı var eden değerlerin olmadığı bir yapıda insan yoktur. İşte bu kitap, değişik açılardan akademik ahlak hayatında olması gereken değerleri, bu değerlerin yaşanmasındaki sorunları ortaya koyan çalışmalardan oluşuyor. Derleyenlerin ve yazarların emeklerini saygıyla karşılıyor, saygın bir kurum olması gereken üniversitenin böylesi çalışmalarla adım adım yetkinliğe doğru yürümesini diliyorum."
Prof. Dr. Ahmet İnam, ODTÜ

“AKETDER tarafından yayımlanan bu kitap, akademinin en önemli sorunlarından olan etik ihlaller konusunu gündeme taşıyan cesur bir adımı simgelemektedir. Akademideki varlığı ve yaygınlığı bilinen etik ihlal konusunda kitapta yer alan örnekler, bu sorunun üstesinden nasıl gelinebileceği konusunda da bir yol gösterici olacaktır. Derneği ve editörleri bu yönde gösterdikleri çaba ve cesur davranışları nedeni ile kutlarım.”
Prof. Dr. Gülten DİNÇ, İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa

“Prof. Dr. Fahri Apaydın ve Doç. Dr. Sinan Kadir Çelik'in yayıma hazırladığı "Akademide Etik İhlalleri" adlı bu biricik eser, akademinin içinde bulunduğu etik duruma dair bir ayna tutuyor. Akademi deyince akla ilk gelen mobbingdir. Mobbing; kişilerde ruh sağlığı bozuklukları, öz güven, öz saygı kaybı, intihar gibi durumlara sebep olmaktadır. Bu konudaki farkındalıkların acilen oluşması ve yasal düzenlemelerin yapılması çok önemlidir. Türkiye'de özellikle üniversitelerde mobbing olaylarının sıkça yaşandığını ve bunları yöneticilerin örtbas etme eğiliminde olduğunu biliyoruz. Bu bakımdan elimizdeki eser, örtbas edilenin bizzat akademisyenler tarafından yazılıp açık edilmesidir.”
Prof. Dr. Kemal Kocabaş, Dokuz Eylül Üniversitesi

Ülkemizde bilimsel özgürlük ortamını ve akademik yaşamı ciddi biçimde olumsuz etkileyen bir dizi sorunu, yaşanmış tarihsel örnekleri ile gündeme getiren bu değerli çalışmanın, özellikle genç bilim insanları açısından bu sorunların farkındalığını artırdığı ölçüde, üstesinden gelinmesinde etkili olacağı umuduyla, tüm katkı yapanları kutlamak gerekir.
Prof. Dr. Galip Yalman, ODTÜ Siyaset Bilimi, emekli öğretim üyesi

Bu kitap, ülkemiz bilim insanlarına akademisyen olmanın ahlaki yükümlülüklerini hatırlatarak oldukça önemli bir işe ve bir ilke imza atmıştır. Devamının gelmesini dilediğim bu kitabın yaygın bir biçimde yaşanan etik ihlallerle, yanlışlarımızla yüzleşmeye bir vesile olmasını umuyor, tüm bilim insanlarına, üniversite öğrencilerine bu kitabı edinmelerini ve titiz bir biçimde okumalarını tavsiye ediyor; bu kitabı derleyenleri, yazılarıyla katkıda bulunanları kutluyorum.
Prof. Dr. Doğan Özlem, Yeditepe Üniversitesi