Diğer \ 1-1
Seda Erzi Bu kitapta, zararına sevinme (schadenfreude) duygusu; felsefi, biyolojik temellerinden başlanıp psikoloji alan yazını bağlamında güncel araştırma konularına yer verilerek açıklanmaya çalışılmıştır. Akademik çalışmaların yanı sıra gündelik hayatımızda sıklıkla deneyimlediğimiz ya da deneyimlendiğine şahit olduğumuz zararına sevinme duygusunun incelenmesinin önem arz ettiği düşünülmektedir. Nitekim düşünürlerin bir kısmı tarafından "nahoş" olarak nitelendirilen, kimileri tarafındansa "olağan" görülen bu duygu, reddetmeye çalışsak da hayatımızın bir parçası olmaya devam edecektir. Bu nedenle hangi koşulların, hangi duyguların, hangi beyin bölümlerinin, hangi kişilik özelliklerinin söz konusu duygunun deneyimlenmesi ile ilişkili olduğunu kavramanın, zararına sevinme duygusuna ilişkin yeni bakış açıları geliştirmeye olanak sağlayacağı düşünülmektedir.
Tracy Packiam Alloway Beyninizin becerisini sınayın ve birinci sınıf zihinsel çevikliğe ulaşın
Beyin vücudunuzun en önemli kasıdır ve düzenli egzersizle onun performansını artırabilir ve onu yaşla bağlantılı kötüleşmeye karşı güçlendirebilirsiniz. Bu rehber, gerek doğru yiyecekleri seçerek gerekse piyano çalarak beyninizi ve hafızanızı en iyi biçiminde tutmak için bilmeniz gereken her şeyi sunmaktadır. Bulmacalardan ve egzersizlerden en iyi günlük alışkanlıklara ve uzun vadeli zihinsel formda olma tekniklerine kadar bu kitap, zihinsel çevikliğinizi artırmanıza ve hafıza kaybını azaltmanıza olanak sağlamaktadır. Dolayısıyla, silkinip o örümcek ağlarından kurtulun ve vakit kaybetmeden beyninizi zinde ve sağlıklı hâle getirin!
 Devam etmek istediğiniz gibi başlayın! Beyin eğitiminin temelleriyle uğraşmaya başlayın ve sizin için nasıl işe yarayacağını keşfedin.
 Zihninizi jilet gibi keskin tutun! Hafızanızı geliştirin ve o sinir bozucu “dilimin ucunda” olgusundan kurtulun.
 Mutlu düşüncelere sahip olun! Zihninizi mutlu ve sağlıklı tutmak için uzman tavsiyelerine uyun.
 Yeni baştan başlayın! Yeni beyin dostu beslenme ve hayat tarzı seçeneklerine alışın.
 Oyunlar başlasın! Zekâ oyunları, egzersizleri ve bulmacalarının bir özetine müptela olun.
Kitabı açın ve
 Kurgunun arkasındaki gerçekleri,
 Çocuklar ve 50 yaşın üzerindekiler için zihinsel zindelik egzersizlerini,
 Alışveriş listenizi ezberlemenin, yüzlerin isimlerini ve yol tariflerini hatırlamanın yollarını,
 Başarınızı nasıl görselleştirebileceğinizi,
 Sosyalleşmenin neden önemli olduğunu,
 Stres ve kaygıyla baş etme tekniklerini,
 Beslenme ve “beyin besinleri” hakkındaki tavsiyeleri,
 Kelime bulma bulmacalarını, sudoku bulmacalarını ve daha fazlasını inceleyin.
Haydeh Faraji, Ahmet Ertan Tezcan Borderline kişilik bozukluğu (BKB); bireyin kimlik duygusu, ilişkileri, duygulanımı, davranışları ve bilişsel örüntüsünde yaygın ve süreğen bir dengesizliğin hâkim olduğu bir bozukluktur. Borderline hasta, kendi ile öteki arasındaki ayrılma noktasına sınır niyetine ince bir ip geren ve onun üzerinde dengede kalmaya çalışan kişidir. Bunu ona yaptıran ise kimi zaman yalnızlık kimi zaman iç sıkıntısı kimi zaman da hastanın doğrudan dile getirdiği boşluk duygusudur. Hastalar tarafından dile getirilen önemli bir sıkıntı; kendilerini, ne istediklerini anlamadıkları ve hayattaki en yakınları tarafından bile anlaşılmadıklarıdır.
Çağdaş dünyanın değişen koşulları ile birlikte borderline kişilik bozukluğu oranı önemli ölçüde artmıştır ve artmaya devam etmektedir. Bu kitabın amacı, borderline kişilik bozukluğuna “borderline”ını veren sınır hattındaki bireylerin yaşadıklarını hem kuramsal kökenleri ve günlük yaşamdaki karşılıkları ile aktarmaya hem de borderline hastanın anlaşılma arzusuna yanıt vermeye çalışmaktır.
Ahmet Alphan Sabancı, Ali Evren Tufan, Alişan Burak Yaşar, Altan Eşsizoğlu, Arzu Erkan, Aslı Soyer, Can Ertuna, Ceren İlikan Rasimoğlu, Elif Kuzeci, Ersin Uygun, Ezgi Kılıc, F. Gizem İskender, Fatih Artvinli, Feyza Itır Karaca, Halil İbrahim Duran, İbrahim Fuat Akgul, Meryem Ozlem Kutuk, Murat Yalcın, Oğuzhan Yeşiltuna, Yudum Soylemez Bu kitapta; psikanalitik psikoterapiler, BDT, destekleyici psikoterapi, EMDR, çocuk ve ergen psikoterapileri, çift ve aile terapileri, grup terapileri ve kriz ve afetlerde psikoterapi uygulamalarının çevrim içi (online) olarak uygulanmalarına ilişkin hem literatür bilgisine hem de uzman görüşlerinden damıtılan rehberliğe erişebileceksiniz.
Ayrıca bütün psikoterapi uygulamalarında konu olan sesin, ışığın ve kadrajın nasıl ayarlanacağı, bağlantı kalitesinin nasıl tesis edileceği veya teknolojik ekipmanların seçimi gibi teknik konularla ilgili de destek alabileceksiniz. Çevrim içi psikoterapi uygulamalarının en netameli konularından olan etik ve yasal düzenlemeler ile ilgili de konunun uzmanlarının hazırladığı bölümlerden yararlanabilirsiniz.
Hande Çelikay Söyler Demans; kişinin günlük yaşantısını sürdürmesini engelleyen ve normal yaşlanmaya göre beklenenden daha yüksek bilişsel ve davranışsal bozukluklar ile karakterize çeşitli hastalıklar için kullanılan şemsiye bir terimdir. 2019 yılında dünya çapında 55,2 milyon olduğu varsayılan demans hastasının; 2030 yılında 78 milyon, 2050 yılında ise 139 milyona ulaşacağı tahmin edilmektedir.
Demans, her ne kadar hastalığı yaşayan kişiyi etkilese de, bu hastalığa şahit olan ve bakım veren yakınlarında da sıkıntılara sebep olmaktadır. Hastalığın ilerleyişine tanık olmak ve psikolojik, fiziksel ve maddi anlamda sorumlulukların artması, hem yakın aile üyeleri hem de hastalıktan etkilenen sevdikleri için oldukça zorlu bir süreç olarak kendini göstermektedir.
Bu kitap kapsamında demans tanısı almış 15 hasta yakınıyla görüşmeler yapılmıştır. Demans hastalığının ne olduğu, bu hastalığın bakım verenleri nasıl etkilediği, hastalıkla baş etmek için neler yapılabileceği ve benzer durumları yaşayan hasta yakınlarının deneyimlerini kendi ağızlarından dinleyeceksiniz.
Seda Erzi Bu kitap, ilişkileri bozma, yıpratma ya da istediğini elde etme amacıyla, çeşitli taktikleri (dedikodu çıkarma, dışlama vb.) kullanarak uygulanan ilişkisel saldırganlığı incelemektedir. Daha çok ergenlikle birlikte rastlamaya başladığımız “ilişkisel saldırganlık”, örtük yapısı bakımından diğer saldırganlık türlerine kıyasla daha az aşina olunan bir kavram olabilir. Dolayısıyla bu kitapta ilişkisel saldırganlığın nasıl ve neden oluştuğuna ilişkin sorular, yanıtlanmaya çalışılmıştır. Biyolojik açıklamalara, bireysel farklılıklara ve kişilik özelliklerine, ahlak gelişimi ile ilgili unsurlara ve aile, akranlar, arkadaşları içeren sosyalizasyon süreçlerine değinilerek, ergenlik ve yetişkinlik yıllarında ilişkisel saldırganlığın meydana gelişi anlatılmıştır. Bu kitabın, alanda öğrenim görmeye devam eden ya da tez çalışmaları yürüten öğrencilere, akademisyenlere, alanda çalışan rehberlik öğretmenlerine, ergenlerle ve yetişkinlerle çalışan terapistlere kısacası psikolojiye ilgi duyan, ilişkisel saldırganlığı merak eden ve anlamak isteyen herkese yönelik olmasına çalışılmıştır. İlişkisel saldırganlıkla bağlantılı olan diğer saldırganlık türlerine, aynı zamanda zorbalığa yer veren bu kitabın faydalı bir kaynak işlevi görmesi temenni edilmektedir.
Penny Henderson, Jim Hollovvay, Anthea Miller Bir süpervizör olarak gelişim, öğrenme ve uygulama sürecini en iyi şekilde nasıl desteklersiniz?
Bu kitap, etkili uygulamalar için gerekli olan kuramsal, uygulamalı ve psikolojik temelle süpervizyon sürecine başlayan yardım mesleklerinde çalışanların tümünü donanımlı hâle getirmek üzere tasarlanmıştır. Kitap, süpervizyon alan bireyler ile güvene ve saygıya dayalı ilişkiyi nasıl kuracağınızdan, etkili geri bildirim vermeye ve süpervizyon oturumunu şekillendirmeye kadar bilmeniz gereken her şeyi kapsadığı için, duygusal anlamda zorlayıcı işlere girişenleri desteklemeniz ve cesaretlendirmeniz konusunda size yardım edecektir. Süpervizyon vermenin güçlükleri ve eğitim alanların değerlendirilmesinin yanı sıra yansıtıcı uygulama ve süpervizyonda etiğe de özellikle dikkat çekilmiştir. Yaratıcı yöntemler kullanmaya ve bilinç dışı süreçlerle çalışmaya yönelik yararlı öneriler ile öğrenme ve gelişimi desteklemek için kısa alıştırmalara kitap boyunca yer verilmiştir.
Özlü ve jargon kullanılmayan süpervizyonla ilgili giriş düzeyindeki bu kitap, süpervizyon eğitimi derslerindeki öğrencilerin yanı sıra sosyal ve sağlık bakımında, erken çocukluk dönemine yönelik hizmetlerde, psikolojide, koçluk ve her türlü terapideki yeni süpervizörler için idealdir.
“Bu kitap deneyimsiz danışmanlardan, daha deneyimli danışmanlara kadar her bir süpervizör için paha biçilemez ve temel bir araç olup süpervizyonun özünü oluşturan farklı bağlamlar ve roller ile cesaretlendirici yansıtmalara değinmiştir. İlginç bir şekilde yazılan bu kitap okuyucuyla konuşuyor ve vaka örnekleri ile bu kitabı canlı tutuyor. Bu kitap, kesinlikle sahip olunması gereken bir süpervizyon kitabı olarak yerini alacaktır.”
-Flávia Ribeiro, Birleşik Krallık Pen Green Merkezi, Corby, Northamptonshire'nde Öğretmen/Aile Çalışmacısı
“Bu kitabı çok sevdim. Hem yeni hem de deneyimli süpervizörler için çok iyi yapılandırılmış, kolaylıkla ulaşılabilir ve başlığından da anlaşıldığı gibi kullanışlı bir kitap. Özellikle, okuyucunun okuduklarını kendi deneyimlerine uygulamalarını teşvik eden ve onları mücadeleye davet eden düşünme noktalarını çok değerli buldum.”
-Robin Shohet, Supervison in the Helping Professons'nın ortak yazarı ve Passionate Supervision ile Supervision as Transformation'nın editörü
Ali Turan Barniç Satışı psikolojiden, psikolojiyi bedenden, bedeni insandan, insanı tüketimden ayrı ele alan bir yaklaşım başarıya ulaşamaz. Dolayısıyla işletmeler satışlarını artırmak için bütüncül bir yaklaşımı uygulamak durumundadır.
Bu bütüncül yaklaşım ise diğer satış yaklaşımlarına bir tepki olarak ortaya çıkmıştır. Bütüncül yaklaşım, satış sürecinde aktif olan tüm faktörlerin karşılıklı ilişkisine dayanmaktadır. Bu ilişki ise satış hedeflerinin gerçekleşmesi için tüm faktörlerin kendi aralarında olan etkileşimini esas almaktadır.
Biyopsikososyal yaklaşımdan hareketle, satışçıların satış sürecindeki başarıları onların müşterilere bir psikolog gibi yaklaşmasına bağlıdır diyebiliriz. Bu yaklaşım ise satış sürecini biyolojik, psikolojik ve sosyal etkenler olmak üzere üç faktöre ayırmaktadır.
Böylece tüm faktörler ayrı ayrı incelenerek sürecin bütününe odaklanılmaktadır. Günümüzün rekabet koşullarına göre satışçıların müşteri ile daha iyi bir iletişim sağlaması, onların birer psikoterapist gibi yetiştirilmelerini bir zorunluluk haline getirmiştir. Bu zorunluluk, işletmelerin globalleşen piyasalarda rekabetin zor koşullarına uyum sağlayabilme mücadelesidir.
Esra Savaş Kanser sürecindeki bireylerin yaşadığı psikolojik etkilerle baş edebilmeyi kolaylaştırmak hem hastalık hem hastalık dışındaki stresörleri yönetmekle ilgilidir. Kanser Sürecinde Kognitif Davranışçı Temelli Stres Yönetimi kitabı, kanser ve kanserden bağımsız konuları içererek günlük yaşamda karşılaşılabilecek sorunların yarattığı psikolojik etkilerle baş edebilmek, problemlere farklı açılardan bakıp çözümleyebilmek ve yaşanan fiziksel etkileri rahatlatabilmek üzerine teknikler içermektedir. Hikâyeler, otomatik düşüncelerin işlevsel bakışla değişimi, değiştirilebilecek durumlar ve değiştirilemeyecekler için sunulmuş kognitif davranışçı terapi teknikleriyle okuyucular kanserden bağımsız olan stresörlerini de yönetebilir, yaşamları daha kaliteli yaşayabilirler.
Birçok kendine yardım kitabı olmasına rağmen kansere özgü olan bir Türkçe kaynak yoktu. Bu kitabın bilime ve kütüphanelere yerleşiyor olması, kognitif davranışçı psikoterapi tekniklerini kanser sürecine uyarlanan ilk kaynak olma özelliğini taşıyor. Program bilimsel yöntemlerle deneysel çalışması gerçekleştirilmiş olup aktif olarak grupta yer alan kişilerin kaygılarında ve depresif duygularında azalma, problemlerle baş etme ve çözebilme becerilerinde artma, uyum sağlama gibi birçok alanda psikolojik iyilik hâllerinin yükseldiği görülmüştür. Kitabı okurken her bir oturumun seans gibi değerlendirilmesi, sesli okunup uygulamaların yapılması, ev çalışmalarının ciddiyetle ve özenle tamamlanmasıyla kitap okuyucularının da kanser sürecinden bağımsız, yaşadıkları stres yönetimlerine ek teknikler ve yaklaşımlar eklemeleri hedeflenmiştir.
Oğuzhan Herdi Ağız şapırdatma nasıl olur da büyük bir öfke nöbetini tetikleyebilir? Yanınızda oturan birisinin çekirdek çitlemesi ya da sakız çiğnemesi sizi nasıl çileden çıkarabilir? Daha da ilginci, siz de çekirdek çitlemeye ya da sakız çiğnemeye başladığınızda neden öfkeniz kaybolur? Evet, tüm bunlar mizofoni hastalığının tipik belirtileri… Nöropsikiyatrik bir hastalık olan mizofoni hakkında her şey, sevgili meslektaşım Dr. Oğuzhan Herdi tarafından bu ilk niteliğindeki eserde gözden geçirildi… Kendi klinik araştırmalarının yanı sıra literatürün tamamını inceleyerek mizofoni hakkında bilinmesi gerekenleri akıcı bir dille okuyucuya sunduğu bu kitaptan; kendisinde ya da bir yakınında mizofoni belirtilerinin varlığından şüphe edenler, yeni tanınmakta olan bu ilginç nöropsikiyatrik hastalık hakkında bilgi edinmek isteyenler ve bu alanda araştırma yapmak niyetinde olanlar yararlanabilirler.
Emrah Altuntecim The book in your hands is a kind of a key. “Opening Doors to Success” addresses the working principles of our sensory organs and brain, effectiveness of feelings and thoughts in people’s behaviour which are indispensable in the field of communication and psychology.
When the main subject of the book is read, digested, and observations are made in the field, it will be possible for you to directly reap the benefit of the book on the following:
Naturalness in body language and communication techniques,
An apparent and gradual increase in your sales,
An increase in employee satisfaction and the sense of belonging to the company,
A reduction in costs as a result of more wisely and accurate investments into environments of business,
A reduction in employee and customer fatigue,
Planning the marketing, advertising and image activities in a more accurate way and with lower costs,
Positive communication and more happiness in your professional and private life.
Enjoy your reading!
Hacer Yıldırım-Kurtuluş, Fulya Yüksel-Şahin Süpervizyon nedir?
Süpervizyon süreci nasıldır?
Süpervizyon modelleri, yöntemleri ve teknikleri nelerdir?
Süpervizör özellikleri nasıl olmalıdır?
Süpervizörün eğitimi nasıl olmalıdır?
Süpervizyon ilişkisi nasıldır?
Süpervizyonda etik ve yasal konular nelerdir?
Türkiye'de psikolojik danışman eğitiminde verilen süpervizyondan örnekler nelerdir?
Bütüncül ve Eklektik Psikolojik Danışma Yaklaşımlarının tanımları nedir?
Bütüncül ve Eklektik Psikolojik Danışma Yaklaşımları nelerdir?
Bütüncül ve Eklektik Psikolojik Danışma Yaklaşımı ile süpervizyon vermenin yararları nelerdir?
Bütüncül ve Eklektik Psikolojik Danışma Yaklaşımı ile süpervizyon vermenin önemi nedir?
Yukarıdaki sorulara yanıt bulabileceğiniz bu kitapta, “Süpervizyon ve Süpervizyon Süreci” ile “Bütüncül ve Eklektik Psikolojik Danışma Yaklaşımları, Yararları ve Önemi” kapsamlı bir biçimde ele alınmaktadır. Günümüzde psikolojik danışma uygulamalarındaki eğilimin, çeşitli terapi kuramlarını ve tekniklerini bir araya getirerek bütüncül ya da eklektik uygulamalara doğru ilerlediği de görülmektedirler. Bu kitap, “Süpervizyon Sürecinin” yanı sıra “Bütüncül ve Eklektik Psikolojik Danışma Yaklaşımları”ndan söz etmesi açısından diğer kitaplardan farklılık göstermektedir.
Kitabın, Psikolojik Danışma ve Rehberlik alanında öğrenim gören lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencileri ile akademisyenlere yararlı olmasını diliyoruz.
Hasan Bacanlı Kavramsal gelişim, kavramsal analiz ve kavramsal tercih olarak üç kısımdan oluşan çalışma; “İnsan kavramları nasıl kazanır?”, “Kavramlar nasıl ölçülür?”, “Türk toplumunda yaşlı-genç, Türk-Müslüman, Tanrı-Peygamber kavramlarına hangi özellikler yükleniyor?”, “Türk toplumunun değer tercihleri ve eşlerinde aradıkları özellikler neler?” gibi soruların cevaplarını aramaktadır. Bu arayış içerisindeki kitabın birinci kısmında kavramların ne zaman ve nasıl kazanıldıkları ortaya konulmaktadır. İkinci kısımda kavramsal analiz başlığı altında çeşitli kavramların özellikleri belirlenip analiz edilmektedir. Kavramsal tercih adlı üçüncü kısımda kavramların bilişsel temellendirilmelerinden sonraki aşama olan duyuşsal tercihler ele alınmıştır. Sonuç olarak burada yer alan yazılar kavramların oluşumundan, büyüyüp olgunlaşmalarına ve hayata yön vermelerine kadar geçen süreçte yol kenarındaki taşlara benzemektedir. Eğer bir yolcuya yol gösterebilirse, amaçlarına ulaşmış olacaklardır.
İlyas Göz Yalın gözle göremediğimiz bir yıldız bize yol gösteremez, ta ki bir astronom o yıldızı etraflıca inceleyip bize tanıtıncaya kadar; işte o zaman o yıldızın parıltısı, entelektüel dünyamıza nüfuz ederek ufkumuzu aydınlatır. Giriş bölümünde ben bir astronomun yaptığını yaptım: Rahle-i tedrisine oturduğum ve uzun yıllar yakınında bulunduğum Yılmaz Özakpınar'ı ve onun bilimi nasıl ayrı bir değer hâline getirdiğini kendisine dair anılarımla anlattım.
İkinci bölümde ise Yılmaz Özakpınar'ın verdiği psikoloji doktora dersleri esnasında tutmuş olduğum ders notlarım yer almaktadır. Bu notları okuyan psikoloji öğrencileri, çok farklıymış gibi görünen derslerde edindikleri psikoloji bilgilerini, bir bilgisayarın yaptığı gibi belleklerinde “muhafaza etmek” yerine psikoloji bilimini var eden teorik eksen etrafında birbiriyle bağlantılı şekilde örgütleyebilecektir; böylece ilişkisiz gibi görünen söz konusu bilgiler, ansiklopedik bilgiler olmaktan kurtularak kalıcı bir anlayışa dönüşebilecektir. Psikoloji alanında yüksek lisans ve doktora yapan öğrencilerin böyle bir teorik donanıma daha fazla ihtiyaç duyacakları açıktır. “Tez Hazırlayacak Olanlara Öneriler” alt başlığı özellikle onlara yöneliktir.




Ayşen Maraş, Elif Kuş Saillard, Elif Ünal, Göklem Tekdemir, Sevda Sarı, Sinem Baltacı, Yağmur Ar Karcı Nitel araştırma yöntemlerinin kullanıldığı psikoterapi araştırmaları ile terapi süreci incelenebilmekte; terapist ve danışan arasındaki ilişkisel sorunlar, duygusal konular, terapi ilişkisi, direnç, danışanın değişiminde neyin etkili olduğu keşfedilebilmektedir. Bu kitapta uygulama bölümlerinde terapi sürecini inceleyen psikoterapi araştırmalarına yer verilmiştir. Bölümlerde psikoterapi seansı ya da psikolog-danışan görüşmelerinin analizini içeren uygulamalar bulunmaktadır. Bunu yaparken gerçek bir seans alıntısı ya da görüşmesi üzerinden araştırma sorusunu oluşturmak, görüşme sorularını hazırlamak, örneklemi oluşturmak gibi araştırmanın nasıl yapılacağı, seçilen nitel araştırma yöntemine uygun olarak açıklanmaktadır. Bölümlerdeki uygulamalar nitel analizleri de adım adım gösteren bir rehber özelliği taşımaktadır.
Burcu Güdücü Cinsellik insanlara ne kötülük etti ki kimse utanmadan söz edemiyor ondan, ciddi ve edepli konuşmalarda yer verilmiyor ona? Hiç sıkılmadan öldürmek, çalmak, aldatmak diyebiliyoruz da, ona geldi mi kısıveriyoruz sesimizi.”
Montaigne

Cinsellik, ilk insandan beri var olan ve yine ilk insandan beri üzerine konuşmaktan, yorum yapmaktan kendimizi alamadığımız bir olgu. Birbirinden farklı cinsel yönelimler, cinsel ilişki tarzları, sadomazoşist pratikler, yer ve zaman ayırt etmeksizin bütün kültürlerde vardır. Kitapta; sadizm, mazoşizm, sadomazoşizm kavramları, sosyolojik, psikolojik ve cinsel bağlamlarında incelenmiştir. Kitap boyunca sadizm ve mazoşizm kavramlarının sosyolojik ve siyasi yansımaları, konu ile ilgili çalışan teorisyenler ve tartışmalar kronolojiye uygun olarak günümüze kadar getirilmiştir.
Kitapta; sadist ve mazoşist eylemlere yaklaşım, farklı cinsel yönelimlerin yaklaşımları arasındaki farklılıklar ve bu seksüel davranış biçimlerini uygulayan grupların, kendi cinselliklerini nasıl değerlendirdikleri, eylemlerini hangi koşullarda suç olarak algıladıkları sorgulanmıştır. Sadizm, mazoşizm, sadomazoşizm kavramları cinsel yönelimlere bağlı olarak tartışılmıştır. Bu sebeple, çalışmanın ilk bölümünde, cinsel kimlik, cinsel yönelim konularına yer verilmiştir. Sadizmin ve mazoşizmin, toplumsal olarak nasıl yorumlandığı, cinsel yönelimlere göre değişkenlik gösterip göstermediği ve bu konudaki adli, tıbbi uygulamalar kitabın temel problemidir.
Oya Mortan Sevi, Serap Tekinsav Sütcü Şizofreni, tedavisi çoğu zaman medikal uygulamalarla sınırlı kalmış psikiyatrik bir rahatsızlıktır. Çok eski zamanlardan beri varlığını sürdüren yanlış inançlar nedeniyle şizofreni hastalarının psikolojik tedavilerden pek yarar göremeyeceği düşünülmüştür. Belki de bu nedenle ülkemizde şizofreninin psikolojik tedavisine yönelik az sayıda çalışma yapılmıştır. Batı'da ise yıllar içinde bu alana ilgi artmış ve pek çok farklı ruhsal sorunun tedavisinde kullanılan Bilişsel Davranışçı Terapilerin, şizofreninin tedavisinde de etkililiği çok sayıda çalışma ile kanıtlanmıştır.
Bu kitap, yazarların 10 yılı aşkın süredir bu alanda yaptıkları araştırma ve uygulamaları içermekte olup şizofreni tanısıyla izlenen bireylerle çalışan klinisyenlere psikososyal tedavi konusunda bir rehber olacağı inancıyla yazılmıştır. Bu rehberde şizofreninin nedenleri, temel özellikleri, bu özellikleri değerlendirmek için gerekli olan başlıca ölçüm araçları ve psikososyal tedavisinde kullanılan farklı tekniklerin yanı sıra özellikle Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) üzerinde durulmuştur. BDT tekniklerinin grup ortamında uygulanmasına ilişkin bilgiler sunularak yazarların oluşturmuş ve etkililiğini bilimsel araştırmalarla sınamış oldukları bir terapi programı detaylı olarak anlatılmıştır. Son olarak bu alanda çalışan klinisyenlerin sıkça karşılaştıkları soru ve bu sorulara yardımcı olabilecek cevaplara da yer verilmiştir.
Alanda çalışan herkese yararlı olması dileğimizle…