Denizcilik İşletmeciliği \ 1-1
Abdullah Orhan, Adem Bağış Alçiçek, Agil Mammadov, Ahmet Keser, Ahmet Sapmaz, Ainur Nogayeva, Akın Kiren, Akın Sağıroğlu, Ali Serdar Erdurmaz, Anıl Çağlar Erkan, Arif Bağbaşlıoğlu, Aslı Okay Toprak, Aybike Açıkel, Aylin Çelik Turan, Aylin Erdoğdu, Ayşe Gülce Uygun, Azime Telli, Belma Engin Güder, Betül Buzbay, Burak Şakir Şeker, Canan Orhan Gönül, Ceyda Tuna Bozdoğan, Cüneyt Akalın, Deniz Mehmet Irak, Deniz Vural, Dinçer Bayer, Doğan Şafak Polat, Doğuş Sönmez, E. Caner Bener, Eda Güney, Emete Gözügüzelli, Emin Abbasov, Emin Erol, Emine Kılıçaslan, Emre Ozan, Erdoğan Mert, Faik Canbolat, Fatma Aslı Kelkitli, Furkan Yıldız, Gamze Tanil, Gaukhar Jumadilova, Gökçe Hubar, Gökhan Ak, Göksu Uzunyayla, Güney Ferhat Batı, Güngör Şahin, Hakan Çetinoğlu, Hasan Oktay, Hasret Çomak, Haşim Türker, Hatice Nur Germir, Haydar Çakmak, Hekma Wali, Hüseyin Çelik, İ. Melih Baş, İbrahim Akın, İbrahim Hasanoğlu, İlhan Aras, Keisuke Wakizaka, Kübra Deren Ekici, Levent Uzunçıbuk, M. Cem Oğultürk, Mahir Terzi, Mehmet Şahin, Melih Ersal, Melih Görgün, Merve Taşyaran, Mesut Şöhret, Metin Aksoy, Murat Koray, Mustafa Oktay Alnıak, Muzaffer Akdoğan, N. Verda Ecim, Nejat Doğan, Nurgül Yıldırım, Nuri Gökhan Toprak, Oktay Bingöl, Ömer Gök, Öykü Oğulbalı, Özkan Gönül, Özkan Gönül, Saltuk Duran, Saniya Nurdavletova, Serhan Karaloğlu, Serpil Bardakçı Tosun, Sevilay Keleş, Sezai Özçelik, Sina Kısacık, Soyalp Tamçelik, Tarık Demir, Ufuk Cerrah, Uğur Gül, Uğur Özgöker, Ulvi Keser, Ulvi Keser, Ülkü Öztürk, Volkan Tatar, Yaşar Onay, Zeynep Erhan, Zuhal Mert Uzuner Küresel ve bölgesel aktörler, günümüzde ekonomik, politik, kültürel ile güvenlik açılım ve yönelimlerini büyük ölçüde deniz ulaştırma hatları aracılığıyla gerçekleştirmektedirler. Bu açıdan denizler ve deniz yolları, jeopolitik rekabetin önemli bir unsuru haline gelmiştir.
Akdeniz, jeopolitik ve jeostratejik önemi gittikçe artan bir denizdir. Uluslararası ticaretin en önemli kavşaklarından birisidir. Asya, Avrupa ve Afrika kıtalarını kendi çevresinde birbirine bağlayan Akdeniz; bir yandan Süveyş Kanalı üzerinden Hint Okyanusu ve Uzak Doğu ülkelerine, diğer yandan ise Cebelitarık Boğazı üzerinden Atlantik ve Kuzey ile Güney Amerika ülkelerine uzanan deniz ulaştırma hatlarının odak noktasıdır.
Akdeniz'in enerji açısından konumu, dünya ölçeğinde Akdeniz üzerindeki güç yarışını ve jeoekonomik rekabeti gittikçe artırmaktadır.
Akdeniz; Avrupa-Atlantik güvenliğine yeni bir boyut ve yeni bir yönelim kazandırmakta, jeopolitik konumu gereği Avrupa, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Uzak Doğu ülkelerinin güvenlik dinamiklerini doğrudan etkilemektedir.
Ülkemizde Akdeniz ile ilgili çok boyutlu ve zengin içerikli bir araştırma eserinin hazırlanması ve bilimin hizmetine sunulması gerekliliği ortaya çıkmıştır.
Akdeniz Jeopolitiği isimli eser; Akdeniz ile ilgili güncel konulara açıklık getirmek, geleceğe ilişkin yeni yönelim ve yaklaşımları belirlemek, bilim alanına derinlik ve zenginlik kazandırmak düşüncesinden hareketle hazırlanmıştır.
Seçil Mine Türk Çevresel güvenlik kavramı, Soğuk Savaş sonrası dönemde önemi giderek artan insan güvenliği, ortak güvenlik ve kaynak çatışması yaklaşımlarını da içine alan çok geniş bir kavramdır. Geleneksel güvenlik anlayışı dar bir bakış açısına sahiptir ve güvenlik politikaları geleneksel anlayışın yanısıra çevre ile ilgili politik yaklaşımları da içine alacak şekilde genişlemelidir. Bu doğrultuda, çevre konusu ve çevre ile ilgili temel sorunlar yüksek politika alanı olarak kabul edilmelidir. Çevre sorunları askeri yöntemlerle çözülememekte, devletler bu sorunların çözümünde yetersiz kalmaktadırlar. Çevresel güvenlik yaklaşımı bu sorunlar karşısında bir araç olarak görülmektedir.
Yeni güvenlik anlayışı çerçevesinde Marmara Denizi'nde gerek fiziki gerekse hukuki açılardan birçok çevresel güvenlik riski vardır. Bu riskler, deniz ekosistemini ve bölgede yaşayanları tehdit etmektedir. Marmara Denizi ve Bölgesi hem Türkiye'nin ulusal hakları hem de buradaki ortak değerler bağlamında korunması gereken bir alan olarak kabul edilmektedir.
Bu çalışma esas olarak çevresel güvenlik yaklaşımları ekseninde Marmara Denizi'nin çevresel güvenlik sorunsalını irdelemek ve bu bölgede ortaya çıkan çevre sorunlarının çözümü için bir çerçeve oluşturmak üzere yazılmıştır.
Murat Yorulmaz Ulaştırma modlarından deniz ulaştırması, özellikleri gereği uluslararası pazarları birbirine bağlayan, ulaştırma maliyeti açısından en düşük ve büyük hacimli yükler ile sanayi hammaddesini oluşturan çok büyük miktarlardaki yüklerin tek seferde, bir yerden diğer bir yere taşınması olanağını sağlaması bakımından alternatifi olamayan bir ulaştırma türüdür. Bu kapsamda deniz ulaştırması, lojistiğin gelişmesinde önemli katkılar sağlamış ve sağlamaya devam etmektedir. Deniz ulaştırması, denizyoluyla yüklerin limanlar arasında taşınması ve elleçlenmesi sürecini kapsarken, deniz ulaştırma lojistiği, lojistik temel hedeflerine ulaşmaya yönelik olarak, düşük maliyet, akışkanlığı sağlama ve değişen müşteri ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla, deniz ulaştırmasında yük ve buna ilişkin bilgi akışının kapıdan kapıya taşımacılık kapsamında planlanması, uygulanması ve yönetilmesidir. Lojistik sürece entegre olmuş deniz ulaştırması, etkin lojistik akışı sağlamakla birlikte deniz ulaştırma lojistiği kavramını ortaya çıkartmıştır. Deniz ulaştırma lojistiği, deniz ulaştırmasının ve lojistiğin hedeflerinin ortak noktada birleşmesiyle kavramsallaştırılmış ve özellikle küresel lojistik sektörü aktörlerinin dikkatini çeken bir konu haline gelmiştir.
Bu kitapta denizde, iç sularda veya okyanusta yapılan tüm denizyolu taşımacılığı faaliyetlerini kapsaması, diğer ulaştırma modlarına entegre olabilmesi ve lojistik hedeflerle uyum sağlaması nedeniyle, bu kavramları içerisine alan deniz ulaştırma lojistiği, ulaştırmaya lojistik bakış açısıyla incelenmiştir. Kitapta deniz ulaştırma lojistiği kapsamında, lojistik faaliyetler, ulaştırma lojistiği, lojistik merkezler, lojistik entegrasyon, deniz ulaştırma lojistik hizmet yetenekleri ve detaylı literatür ele alınmıştır. Kitap, deniz ulaştırma lojistiği ile ilgili ülkemizde yayınlanan kapsamlı ilk Türkçe eser olması nedeniyle önemli bir yere sahiptir.
John F. Morrissey, James L. Sumich Deniz Yaşamının Biyolojisine Giriş, deniz canlılarının heyecan verici dünyasına ve yaşadıkları olağanüstü ortamlarına açık ve ilgi çekici bir giriş sağlar. Yazarlar, denizdeki tüm yaşam formlarına temel oluşturan biyolojik ilkeler ve süreçler hakkında bir anlayış geliştirmek için denizel organizmaların mevcut seçilmiş canlı gruplarını sunuyor. Bu temelleri oluşturmak için bu grupların taksonomisini, evrimini, ekolojisini, davranışını ve fizyolojisini tartışan bilgiler sunmaktadır.

Bu kitap; özellikle su ürünleri mühendisleri, deniz biyologları, biyologlar, zoologlar, ziraat mühendisleri, veteriner hekimler, dalgıçlar, balıkçılık mühendisleri, su ürünleri avcıları ve yetiştiricileri ile tüm öğrencileri ve denize, balığa, doğaya ilgi duyan deniz aşıklarını, deniz ve su ürünleri tutkunlarını gerek metin gerekse de görselleriyle kendine çekecektir. Ayrıca deniz yaşamında labaratuvar ve denizel araştırmalar, okuyucuyu deniz canlılarını anlama heyecanı içinde oldukça meşgul edecek niteliktedir.
Bülent Tugay Yakıcı Deniz yolu taşımacılığı; yük ve yolcu gemileriyle taşıtan ile taşıyan arasında yapılan taşıma sözleşmesine dayalı, uluslararası deniz ticaret kanunu ve sözleşmeleri çerçevesinde yürütülen, belirli bir bedel karşılığında limandan limana yapılan taşıma türüdür.
Dünyanın ve aynı zamanda ülkemizin 3/4 ‘nün suyla çevrili olması denizyolu taşımacılığının yaygınlaşmasında doğal olarak önemli bir faktördür.
Bu taşıma yöntemine konu olan yükler, ekipmanlar, gemi tipleri ve operasyon sürecine katılım gösteren firmalar/taraflar çeşitlilik göstermektedir.
Sağlıklı ve verimli bir operasyon süreci için konu ile alakalı literatür bilgilerine iyi derecede hâkimiyet, konu operasyon alanlarında edinilmiş tecrübeler etkili olan baş unsurlar arasında olmaktadır.
Ticarete konu olmuş, konteynerler ile taşınamayacak tonajlarda bulunan kuru yük ürünleri, sahiplerinin taleplerine istinaden, alıcı firmanın teslim noktasına kadar geçen süreç içerisinde lojistik operasyonlara ihtiyaç duyulmuştur. Operasyonlarda navlun ödemesi ve liman entegre lojistik operasyonlarında birtakım problemlerle karşı karşıya kalınmış ve çözüme yönelik öneri ihtiyacı doğmuştur. Bu doğrultuda uygulanan yöntemler, sürece katılım gösteren firmalar, navlun ödemesi, pilot bölge olarak Mersin Uluslararası Limanı’nda karşı karşıya kalınmış problem ve çözüm önerileri ile birlikte gerekli olan diğer bilgiler detaylıca sunulmuştur.
Martin Stopford Deniz ticareti, dünya ekonomisinde son 60 yılda yaşanan küreselleşmeden sorumlu başlıca sanayi kollarından biridir. Sektörün en önemli başarısı, çok uzun mesafelerde oldukça emniyetli ve güvenli ulaşım imkânı sağlaması ve bunu dünya ekonomisinde olağan fiyat artışlarından farklı olarak oldukça yavaş bir şekilde artan rakamlarla gerçekleştirmiş olmasıdır. Ton başına birkaç dolar gibi bir ücretle yüklerin dünya çapında taşınabiliyor olması hayret vericidir. Beni Denizcilik Ekonomisi kitabını yazmaya sürükleyen temel motivasyon, bu yenilenme ve inovasyon dalgasının ardında yatan temel iktisadi faktörleri basitçe açıklayacak bir kaynak meydana getirme tutkusudur. Deniz ticaretinin 5.000 yıllık tarihinin bize sunduğu mesaj, her yeni nesille birlikte yeni durumlar ve problemlerle karşı karşıya kaldığımızdır. Yeni nesillerin, dünyanın değişen beklentilerine bağlı olarak sektörü yeni durumlara göre inşa etmesi ve adaptasyonunu sağlaması gerekir. Gerçekçi konuşmak gerekirse, bugün denizcilerin (ve tabii tersanelerin) kendi geleceklerini inşa etmeleri gerekiyor ve bunun için anlamaya ve sürekliliğe ihtiyaç var. Bugün karşı karşıya kaldığımız sorunlar, her zamankinden daha zorlu. Denizcilik Ekonomisi kitabının üçüncü baskısının Türkçeye tercüme edilmesi ve düşüncelerimin daha geniş bir kitleye ulaşabilmesi ile son derece mutluyum ve bundan şeref duydum. Bu çevirinin hazırlanmasında görev alan herkese teşekkürlerimi sunuyor ve bu kitabı en iyi dileklerimle yeni nesil Türk denizcilerine ithaf ettiğimi belirtmek istiyorum. Daha iyi kavrayabilmeniz, sürekliliği muhafaza edebilmeniz ve başarılı olmanız dileğiyle.
Martin Stopford
Tülin Şendur Dünya ticareti insanlığın gereksinimleri, yaşam kalitesi ve refahı için vazgeçilmez bir unsurdur; dünya ticaretinin vazgeçilmezi ise lojistik sektörünün en önemli parçası olan ulaşım sistemleridir. Ulaşım sistemleri içinde, kıtalar arası mesafelerde, büyük hacimlerde, en ucuz yük taşımacılığı olarak deniz yolu taşımacılığı tek seçenektir. Günümüzde dünya ticaretinin değer olarak % 90' ı deniz yoluyla gerçekleştirilmektedir.
Kitabın birinci bölümünde; deniz yolu taşımacılığının genel özelikleri, dünyada ve Türkiye' de deniz yolu taşımacılığı, filo analizi, deniz yolu taşımacılık türleri, yük ve gemi türleri, navlun piyasası, uluslararası denizcilik örgütleri, ikinci bölümde; gemi kiralama ve ticari operasyonu, kira sözleşmeleri ve yük ile ilgili evraklar, üçüncü bölümde Türkiye'de kuru yük taşımacılığında, gemi işletmeciliği sorunlarının tespitine yönelik bir araştırma ve çözüm önerileri, dördüncü bölümde sorunsuz gemi işletmeciliği yapılabilmesi için, bir kuru yük gemisinin bağlantısının ve operasyonunun aşamalarını kurgulayan örnek olay analizi, beşinci bölümde ise demuraj-dispeç hesaplarına dair örnek uygulamalara yer verilmiştir.
Gemi işletmeciliğinin uluslararası ve spesifik bir iş olması nedeniyle, gemi bağlantısı olarak adlandırılan kiralama süreci ve gemi operasyonu sırasında, taraflar Türk firmaları dahi olsa, yazışma dili olarak İngilizce mesleki kısaltmalar; jargon kullanılmaktadır. 1900'lü yılların başından itibaren Londra'da üniversitelerde eğitimi verilen gemi işletmeciliği, brokerlık gibi konular, ülkemizde ancak son yıllarda, üniversitelerimizin lojistik bölümlerinde kısmen de olsa okutulmaya başlanmıştır. Gerek üniversite öğrencilerine gerekse sektöre yeni adım atmış çalışanlara masa üstü mesleki rehber kitap olarak iyi bir kaynak olabileceği düşünülerek, örnek olay analizinde taraflar arasındaki yazışmalarda, İngilizce mesleki kısaltmalar; jargon kullanılmış ve parantez içinde kısaltmaların İngilizce açılımı ile Türkçe tercümesine yer verilmiştir.
O.C. Ferrell - Geoffrey A. Hirt - Linda Ferrell, McGrawHill Alanın temel kavramlarını verirken girişimcilikten, işletme yönetimine, iş etiğinden, yönetimin doğasına, örgüt kültürü ve yapısına, sosyal ağlardan, pazarlama ve finansal sistemlere kadar birçok konuya değinen bu kapsamlı kitap, 16 bölümden ve 6 ana kısımdan oluşuyor. İlk kısımda, 'değişen dünyada işletme' kapsamında okuyucular temel ekonomik bilgileri, iş etiğinin önemini ve küresel ticareti ilgilendiren üç önemli bölüm bulacaklar. İki bölümden oluşan ikinci kısım, iş kurmak ve büyütmek isteyenlerin yararlanacağı önemli bilgiler içeriyor. Yönetimin temelleri, örgüt teorisi temelleri, üretim ve işlemler yönetimi üçüncü kısımda yer alıyor. İnsan kaynakları ile ilgili iki bölüm ve pazarlama alanını irdeleyen üç bölüm dördüncü ve beşinci kısımların konularını oluşturuyor ve son olarak altıncı kısım; finans, muhasebe ve sermaye piyasaları konularına değinirken okuyuculara güncel bilgiler aktarıyor.
Her bölümün sonunda yer alan kariyer öğütleri ile öğrencileri ayrıca işletme alanında değişik kariyer imkânları ile de tanıştırmayı amaçlayan İŞLETME, özellikle 4. basımında çeşitli yenilikler eklenerek ve güncellemeler yapılarak örnekler ve yeni uygulamalar ile daha da zenginleştirilmiştir.
Ferika ÖZER SARI Yazar bu eseri; gün geçtikçe önemi daha da artan marinalar ve marina işletmeciliği alanındaki yazına katkıda bulunması; marina ve yat işletmeciliği, turizm işletmeciliği ve konu ile ilgili diğer bölümlerde okuyan öğrencilerle bu sektörde faaliyet gösteren kişi ve kuruluşlara temel bir kaynak oluşturması amacıyla hazırlamıştır.
Kitabın birinci bölümünde marina işletmeleri tanımlanmaya ve daha yakından tanınmaya, marina işletmelerinin temel yapıları ve bu yapıların işlevleri açıklanmaya çalışılmıştır. İkinci bölümde, marinaların farklı kriterlere göre sınıflandırmalarına yer verilmiş, yurt içi ve yurt dışındaki marinaların genel profili ile değişik ülkelerdeki marina derecelendirme sistemlerine örnekler verilmiştir. Üçüncü bölümde, marina işletmelerinin yönetim ve organizasyon yapısı incelenirken dünyada ve Türkiye'deki durumlarına genel bir bakış yapılmıştır. Dördüncü bölümde ise marinalarda hizmet kalitesi kavramına, bu kavramın neden önemli olduğuna ve bu kavrama şekil veren faktörlere dair açıklamalara yer verilmiştir.
Serkan Kahraman, Yusuf Zorba Situational Awareness (SA) is generally described as the perception of the elements in the environment within a volume of time and space, the comprehension of their meaning, and the projection of their status in the near future. SA has emerged in military aviation for improving the safety and prevention of accidents. In the last decade, it was also used in user-focused areas like the civil aviation sector, air and sea traffic operations, nuclear plant facilities, off-shore oil platforms, etc. In this book, maritime pilots and shipmasters' situational awareness levels have been analyzed using a bridge simulator system and the results have been obtained. The importance of the book is to examine the concept of situational awareness for port pilotage services which are extremely important for improving maritime safety. Some of the key findings are positive effects of experience on situational awareness and those who pay attention to factors such as speed and distance in maneuver possess the highest situational awareness. In addition, some improvements are proposed in accordance with the conclusions of this book, to increase the quality of the techno nautical services used by pilots and masters.
Keywords: Situational Awareness, Marine Pilotage, Techno-Nautical Services, Maneuver
A. Güldem Cerit, Abdullah Açık, Ali Cemal Töz, Barış Kuleyin, Bayram Bilge Sağlam, Burak Köseoğlu, Burak Kundakçı, Burhan Kayıran, Cansu Yıldırım, Cenk Şakar, Coşkan Sevgili, Çimen Karataş Çetin, Didem Özer Çaylan, Durmuş Ali Deveci, Duygu Şahan, Egemen Ertürk, Ender Asyalı, Erdem Kan, Ersin Fırat Akgül, Gamze Arabelen, Gül Denktaş Şakar, Halil Kesiktaş, Hüseyin İshak, Kadir Emrah Erginer, Kemal Akbayırlı, Kübra Bülbül, Müge Büber, N. Gülfem Gidener, Nergis Özispa, Nil Kula, Nurser Gökdemir Işık, Oğuz Atik, Oğuz Yaprak, Okan Tuna, Ömür Yaşar Saatçioğlu, Sadık Özlen Başer, Seçil Sigalı, Serdar Ayan, Soner Esmer, Taha Talip Türkistanlı Dokuz Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi’nin denizcilik eğitiminde 30. yılını tamamlaması anısına Denizcilik İşletmeleri Yönetimi, Deniz Ulaştırma İşletme Mühendisliği, Gemi Makineleri İşletme Mühendisliği ve Lojistik Yönetimi bölümlerinin katkılarıyla oluşturulan bu eser, Türkiye’de önemi her geçen gün artan denizcilik stratejilerine farklı bakış açıları ile yaklaşan araştırmalardan oluşmakta ve 20 bölüm hâalinde sunulmaktadır.
İçinde bulunduğumuz teknoloji çağının getirileri olan gelişmeler ve sertleşen rekabet ortamı, pek çok alanda olduğu gibi denizcilik alanında da kapsamlı akademik çalışmaların gerekliliğini arttırmıştır. Bu bağlamda kitabın; ulaştırma, denizcilik ve lojistik alanlarında geniş bir okuyucu kitlesine hitap edeceği öngörülmektedir. Belirtilen konularla ilgili çalışan araştırmacılar ve akademisyenler, lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencileri, kamu ve özel sektör yetkilileri ile ulaştırma, denizcilik ve lojistik alanlarında araştırma yürütmek isteyen ve bu alana ilgi duyan herkes, kitabın temel okuyucu kitlesini oluşturmaktadır.
Emete Gözügüzelli “Denize hâkim olan cihana hâkim olur”.
Barbaros Hayreddin Paşa (1478-1546)

İnsanlık tarihi, denizler ve okyanuslar olmadan düşünülemez. Okyanuslar ya da denizler, dünyada hâkimiyet kurma stratejilerinin kalbidir. Daha da ötesi, devletlerin kaderlerini etkileyen alanlardır.
Devletlerin büyük stratejileri için önemli olan deniz hukuku, uluslararası kamu hukukunun bir parçası olarak son 20 yıldır artan önemiyle bugün dünya üzerinde önemini hissettiren bir konuma gelmiştir. Deniz hukukunun artan önemi, daha çok kıyı devletlerinin örtüşen talepleri sonrasında kimi zaman savaşın eşiğine varabilecek kadar yükselen gerginlikler yaşanıyor olmasından kaynaklanmaktadır.
Türkiye'nin, dünyanın başka yerlerinde olduğu gibi Akdeniz, Adalar Denizi veya Karadeniz'de kendi deniz yetki alanlarını belirleme ve egemen haklarını talep etme hakkı, tamamen deniz hukukunun oluşturduğu örf ve âdet hukukundan kaynaklanmaktadır. Akdeniz'deki problemler de deniz hukuku prensiplerini yok sayan Yunanistan gibi ülkelerin tutumları ile daha net görülmektedir.
Bu eser, Türk deniz yetki alanlarında verilen mücadelenin bilimsel zeminde ilerletilmesi adına gerçekleştirilen çalışmalara katkı sağlamak için kaleme alınmıştır. Türk deniz yetki alanlarının kamu hukuku boyutu kritiktir ve dış politikada birincil önemdedir.
Hukuksal ve teknik rejimin kurulmasına dair atılacak adımlarda başlangıç niteliği taşıyan bu eseri, ilgi duyan herkesin heyecan ve merakla okuması temennisiyle…