Deneysel Psikoloji \ 1-1
Barbara A. Wilson, Jill Winegardner, Fiona Ashworth Bu kitapta, hem beyin hasarından kurtulan kişilerin hem de profesyonellerin gözünden hastalık ve iyileşme süreçlerinin öykülerini bulabilirsiniz. Kurtulanların hasardan önceki hayatları, rehabilitasyon yolculukları ve bu yolculukta karşılaştıkları ile bu alanda çalışan uzmanların pratiğe yönelik uygulamaları ve teorik tartışmalarını birleştiren kitap, sürecin etkileşime ne kadar dayalı olduğunu bir kez daha vurguluyor. Tüm bunların yanı sıra beyin hasarından kurtulanların anlamlı hedeflere ulaşmalarına yardımcı olmak için pratik yaklaşımlar sunarken; rehabilitasyonda çalışan herkesin, bütünsel beyin hasarı rehabilitasyonunda yer alan ilkeleri ve bu ilkelerin teori ve modellerle nasıl birleştiğini anlamalarına yardımcı olmayı hedefliyor. Kitap, beyin hasarı sonrası hayatta kalan insanlar için hayatı daha yönetilebilir kılmakla ilgili en son teoriler ve uygulamalar hakkındaki bilgileri genişletiyor. “Beyin Hasarı Sonrası Yaşam: Kurtulanların Öyküleri”; klinik psikologlar, nöropsikologlar, beyin hasarından kurtulanlar, akrabalar, arkadaşlar veya bakım verenler ve beyin hasarıyla ilgilenen herkes için güzel bir kaynak olacaktır.
Niyazi KARASAR Kitap, 2016 yılında yeniden yazıldı. İkinci yazımda, Yazar’ın, Araştırma Yöntembilimi alanında, yaklaşık elli yıllık araştırma, eğitim ve danışmanlık hizmetlerinden edindiği birikim ile bilimsel araştırma algısı yeniden yapılandırıldı. Gerçek hayatın karar süreçlerinde etkili oldukları gözlenen bütün algısal iradeler bilimsel ilgi alanına dâhil edildi. Böylece, hayatı bir bütün olarak anlama, açıklama ve kontrolde yaşanan bilimsel araştırma sınırlıklarının kaldırılması ya da hafifletilmesi amaçlandı.
Kitap, iki kesimden oluşmaktadır. Birinci kesimde, Bilimsel İrade Algı Çerçevesi ile Araştırma Eğitimi; ikinci kesimde ise araştırma probleminin tanımlanmasından rapor yazımına kadar olan Araştırma Süreçleri, temel kavram, ilke ve teknikleri ile bir bütün hâlinde ve özgün bir yapı içinde sunuldu.
Rapor hazırlamanın ayrıntıları, buradaki algı çerçevesi ile, yazarın yirminci basım ile birlikte ikinci yazımı yapılan Araştırmalarda Rapor Hazırlama kitabında verildi.
Ahmet Akın - Ramazan Abacı “Bilginin bilgisi” veya “düşünme üzerine düşünme” olarak ele alınan biliş ötesi kavramı gelişim, eğitim ve öğrenme psikolojisi alanlarında son zamanlarda yürütülen araştırmalarda belki de en aktif biçimde incelenen araştırma alanlarından birisidir. Son 30 yıl boyunca biliş ötesi, bilişsel-gelişimsel araştırmaların önemli alanlarından biri olmuştur. Biliş ötesine yönelen bu özel ilginin nedeni onun biliş ve duygu arasında bir arabirim olmasından ve öğrenmede başarıya ulaşmak için gerekli olan öz-düzenlemede temel bir rol oynamasından kaynaklanmaktadır. Ayrıca biliş ötesinin öğrenme çıktılarında ilerleme sağlaması ve öğrenmeyle ilgili bilişsel teorilere ilginin artması, biliş ötesi kavramının yoğun biçimde araştırılmasını sağlamıştır.
Biliş ötesi alanıyla ilişkili teorik ve deneysel araştırmalara yönelik ilgi ülkemizde de son zamanlarda yoğun biçimde artmaktadır. Bu nedenle bu yapıyı farklı teorisyenlerin bakış açılarından ele alan ve biliş ötesinin gelişimi, önemi ve biliş ötesi beceri ve stratejileri tanımlayan eserin önemli bir boşluk dolduracağına inanılmaktadır.
Edward E. Smith, Stephen M. Kosslyn En son gelişmelerin ışığında hazırlanmış bir Bilişsel Psikoloji kitabını Çeviri Grubunun 1 yıllık çalışması ile Türkçe'ye kazandırdık. Bu kitap, sinirbilimi bilişsel bilim çalışmaları içine dahil eden ilk ders kitabı olma özelliğindedir. Kitabın yazarlarıÖzellikle 1950'lerin sonlarında Donald Broadbent tarafından oluşturulan çerçeveye göre şekillendirilen bilişsel yaklaşımla yazılmış kitaplardan daha farklı bir yaklaşımla bilişsel sürecin incelenmesinin gerekli olduğu sonucuna varmışlardır. Her bölümün uzmanları ile birlikte alandaki son gelişmeleri değerlendirmiş. 5 yıllık bir çalışmanın soncunda bu kitabı hazırlamışlardır.
Kitabın yazarları, sadece sinir bilime ilişkin gerçekleri ve çalışma bulgularını bu alanla sınırlı bir bağlamda sunmak veya bilişsel psikoloji ve sinirbilimin literatüre katkılarını ayrı ayrı sıralamak yerine bilişsel psikolojideki önemli konuların aydınlatılmasında sinirbilim çalışmalarından elde edilen bulguları kullanmışlardır.Bu kitapta “Kısa süreli bellek” konsepti “çalışma belleği” konseptiyle yer değiştirmiştir. Ek olarak günümüzde bilgi işleme sürecinin düzenlenmesinde emosyon (duygu) ve dikkatin kilit rollerinin olduğu da anlaşılmıştır. Bu sistemlerin sadece “girdi” sürecinde değil, “çıktı” sürecinde de önemli olduğu görülmüştür.Yönetici işlevlerle ilgili bölümlere “diğer kitaplardan farklı olarak yeni bir yaklaşımla” karar verme, problem çözme ve motor biliş ve uyarı bölümleri de eklenmiştir. Bireyler diğer insanlarla iletişim içindedir. Bu nedenle bu kitapta incelenen diğer konuda “dil” konusu olmuştur. Bu kitapta bilişsel işlemler hakkında en güncel bilgiler akademisyen ve öğrencilere sunulmaktadır.
Roger H. BRUNING, Gregory J. SCHRAW, Monica M. NORBY, Pearson Bu kitap eğitim bilimleri, eğitim programları ve öğretimi ve eğitim psikolojisi alanlarında önemli bir yer tutan bilişsel ve öğretimsel yaklaşımlarla ilişkili birçok kavramı içine almaktadır. Lisans ve lisansüstü düzeyde kullanılabilecek bu kitap ile öğrenme, öğretme ve zihinsel süreçlerle ilgili yaklaşımların daha net bir şekilde anlaşılmasını beklemekteyiz. Bu kitap ayrıca öğretmenler için değerli bir kaynaktır. Sade ve kolay anlaşılır bir Türkçe ile ifade edilen bölümlerden en üst düzeyde istifade edilmesi düşünülmüştür. “Bilişsel Psikoloji ve Öğretim” kitabının gözden geçirilip, en son yapılan araştırma bulgularıyla desteklenmiş Beşinci Basımı’nın Türkçe'ye çevrilerek hem Türk diline hem de kültürüne uyarlanması ile alandaki çağdaş bakış açılarının anlaşılmasına büyük oranda katkı sağlaması planlanmıştır. Bu kitap, Amerika Birleşik Devletleri'nde en iyi satan akademik kitaplar listesinde ilk sıralarda bulunmaktadır. Birinci Kısım’da bilişsel psikolojinin temelleri, İkinci Kısım’da inançlar ve motivasyon kavramlarıyla ilişkili araştırmalar, Üçüncü Kısım’da öğretme, öğrenme süreçlerinde bilişsel süreçlere dayalı araştırmalar, Dördüncü Kısım’da ise sınıf içerisinde bilişsel gelişimin arttırılmasına yönelik araştırma bulguları ve sonuçlarına yer verilmiştir.
Biliş ve öğretime derinlemesine bir yolculuk yapmak isteyen herkese bu kitabı öneriyoruz.
Gülten Ünal Yaratıcılık, kendimizle ve hayatımızla olan ilişkimizi ele alan çok yönlü bir kavramdır. Bu kitapta, yaratıcılığın kavramsal olarak nasıl bir konuma sahip olduğundan yaratıcı bireylerin ayırt edici özelliklerine, yaratıcılığın gelişiminden yaratıcı öğrenmeye kadar pek çok konuda bilgi sunulmaktadır. Ayrıca, kitapta yaratıcılığın sosyal yeterlik, bilişsel esneklik, dil, oyun, müzik gibi konularla ilişkisi ele alınmakta ve yaratıcı çocuk ve yaratıcı yetişkin olmaya giden yolda özellikle hangi değişkenlerin (duyarlılık, hayal kurma, tek başınalık, sezgi gibi) yaratıcı kapıyı araladığı incelenmektedir. Hiçbir zaman önemini ve güncelliğini kaybetmeyecek bir konu olan çocuklarda yaratıcılığın teşvik edilmesi ve yaratıcı fikirlerin desteklemesi ise kitabın bir diğer ilgi alanıdır.
Barry H. KANTOWITZ, Henry L. ROEDIGER III, David G. ELMES, Wadsworth Bu kitap, Deneysel Psikolojinin önemli isimlerinden olan; Barry H. Kantowitz, Henry L. Roediger III ve David G. Elmes'in “Deneysel Psikoloji” başlıklı kitabının, 9. Baskısının çevirisidir. Deneysel Psikoloji terimi, kendi içinde iki temel anlamı birlikte barındırmaktadır. Kavram, öncelikle bilimsel psikolojinin, çoğunlukla temel bilim düzeyinde araştırmalar yapan; Öğrenme, Dikkat, Algı, Bellek gibi çeşitli alt uzmanlık alanlarını kapsayan, oldukça geniş ve çoğu kez disiplinler arası bir alanın genel bir ismi niteliğindedir. Kavramın ikinci genel anlamı ise “Deneyin” psikoloji araştırmalarına uygulanmasına yönelik “Yöntem” terimine karşılık gelir. Günümüzde sadece bilişsel psikoloji alanında değil sosyal psikoloji, gelişim psikolojisi, endüstri psikolojisi, trafik psikolojisi, hatta klinik psikoloji gibi psikolojinin hemen her alanında deneysel yöntem kullanılmaktadır.
Yelpaze bu kadar genişken deneysel psikolojide bir ders kitabı yazmak da o kadar zordur. Bu konudaki iddialı bir kitap yazabilmek, deneysel psikolojinin alt uzmanlık alanlarının hemen tümüne hâkim olabilmeyi gerektirdiği kadar, yöntem ve istatistiğin de doğrudan uzmanı olmayı zorunlu kılmaktadır. Bu büyük güçlük nedeniyle, günümüzde ya sadece araştırma yöntemlerini kapsayan ya da deneysel psikolojinin belirli bir uzmanlığını içerik olarak ele alan türdeki kitapların yazılması tercih edilmektedir. Elinizdeki kitabı diğerlerinden ayıran en önemli fark da bu konudaki felsefesidir: Deneysel Psikolojiyi, terimin gerçek ifadesinde olduğu gibi, yöntem ve içerik olarak birleştirerek, deneysel psikolojiye bütüncül bir yaklaşımla ele alabiliyor olmak. Bu nedenle kitap, psikoloji öğrencileri için temel bir ders kitabıdır, deneyin psikoloji alanlarına uygulanmasına yönelik entelektüel ve eleştirel bakış açısını gerektiren, yöntemi, bağlamları içinde ele alan keyifli örnekler barındırmaktadır.
Kitabın, psikoloji araştırmacıları ve öğrencileri için alanın sırlarının keşfinde, güvenilir bir yol arkadaşı olması dileklerimizle…
George Mather Duyu ve algının temelleri kitabının 2. baskısı duyuların fizyolojisi ve psikolojisi konularında çok erişilebilir ve ilgi çekici bir şekilde sağlam bir temel sunar. Temel ve ileri düzey kurslar için mükemmel bir seçimdir ve herkes için bir referans kaynak olarak hizmet edecek genişlik ve derinliğe sahiptir.
— Patrick Cavanagh, Universite Paris Descartes, France, and Harvard University, USA

Mather, “gerçek dünya”nın birçok örneğini kullanarak, hem yeni hem de klasik deneysel bulgulara kapsamlı bir genel bakış açısı sunarak duyu ve algı konusunu hayata geçirmenin mükemmel bir işini yapıyor. Konuya yeni giren öğrenciler için kitap şiddetle
tavsiye edilir.
— Dr Jamie Ward, University of Sussex, UK

Bu, neyin sezildiğini ve neyin neden olduğunu açık bir şekilde tasvir eden beş duyudan oluşan eksiksiz bir kapsama sahip mükemmel bir kitaptır. Kitabın her bölümün sonunda anahtar terimleri ve mükemmel öğreticileri tanımlayan kullanışlı kutular vardır, böylece öğrenciler konuyla aktif olarak ilgilenebilirler.
— Professor Iain D. Gilchrist, University of Bristol, UK

George Mather yine yaptı! Algı öğrencileri bu ikinci baskı ile daha da mutlu olacaklar, özellikle şu anda son derece aktif olan iki araştırma alanında en gelişmiş bölümleri içerdiği için: çok sesli işleme ve sinestezi. Ayrıca, gerçek ve yapay dünyayı algılamada duyularımızın temel rolünü öğrenmek isteyen herkes için mükemmel bir kaynak olduğunu kanıtlayacaktır.
— Professor Frans Verstraten, Helmholtz Institute, Utrecht University, The Netherlands


Diğer algı ders kitaplarından farklı olarak bu kitap; yaş, cinsiyet, uzmanlık ve kültür gibi potansiyel farklılık kaynaklarını dikkate alan bireysel farklılıklar üzerine bir bütünlüğe sahiptir. Bu tam renkli 2. basım, aşağıdakileri içerecek şekilde gözden geçirildi ve güncellendi:
Tadı işleme ve algılama, dokunma algısı, perde algısı ve alıcı alan modellemesinin gözden geçirilmiş ve genişletilmiş kapsamı,
Sözcük algısı, etki sonrası boyut, kalabalıklaşma, sahne algısı ve optik akış ile ilgili yeni bölümler,
Algıdaki dikkat çekici etkiler üzerine yeni bir öğretici ile, çok-duyusal işleme ve sinestezi için ayrılmış tamamen yeni bir bölüm,
Sanatçılarda görsel disfonksiyon üzerine yeni bir öğretici.
Elinizdeki bu değerli eser; anahtar terimler, bölüm özetleri ve öğrenci ve eğitmen yardımcı kaynakları gibi bir dizi faydalı ders kitabı özelliğini içermektedir. Ayrıca, her bölümde, öğrencilerin yeni veya tartışmalı gelişmeler hakkında ek bilgileri araştırarak çalışmalarını ilerletmeleri için bir fırsat sunan ’öğretici’ bölümleri de vardır. Ayrıca, orijinal kaynak materyaline 700’den fazla referans, ilgili okuyucuyu uzman literatüre yönlendirmektedir.
Duyu ve Algının Temelleri, öğrencilere algısal deneyimlerimizin, dünyanın fiziksel özellikleri ve beynin biyolojik özellikleri ile nasıl bağlantılı olduğu ile ilgili ayrıntılı bir analiz sağlar. Psikoloji, fizyoloji ve nöroloji alanında çalışanlar için paha biçilemez bir kaynak olacak ve okuyucunun dünya algımızı temel alan karmaşık süreçlere dair güncel bir kavrayış elde etmesini sağlayacaktır.
E. Bruce Goldstein Ülkemizde psikoloji eğitiminde kaynak ders kitabı açısından önemli adımlar atıldığını görüyoruz. Öğrenciler, en azından temel dersleri dünyadaki akranlarına yakın düzeyde kendi dillerinde takip edebiliyorlar. Ancak bazı eksikliklerin varlığı da yadsınamaz. En önemli eksikliklerden biri algı alanıdır. Duyum ve algı, konu itibarı ile psikolojinin en eski hatta kuruluşundan beri incelenen konularının başında gelmesine rağmen ülkemizde duyum ve algı konusunda kapsamlı bir kaynağın olmadığı bir gerçektir. Bu ihtiyacı karşılamak için İstanbul Medipol Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Psikoloji Bölümü öğretim elemanları olarak duyum ve algı konusunda öncülük yapacak bu referans kitabın çevirisini tamamladık. Duyum ve Algı kitabının birçok okuyucu tarafından okunmasını ve daha geniş kitlelere ulaşmasını; bilim dünyasına, üniversitelere toplumumuza hayırlı olmasını dileriz.
Çınar KAYA, İbrahim DEMİRCİ, Ahmet AKIN, Hakan SARIÇAM, Cihan CAN, Abdullah AKIN, Recep UYSAL, Azmi Bayram İLBAY, Serhat ASLAN, Ümran AKIN, Süleyman DEMİR, Adem GÜNEŞ Elinizdeki bu kitap yaklaşık iki yıllık bir sürecin ürünü olarak, eğitimin çeşitli alanlarında kullanılan, Türkiye'de geliştirilmiş veya uyarlanmış yaklaşık 400 ölçme aracını içermektedir. Bu kitap sayesinde okuyucular, 22 farklı alana ayrılmış ölçme araçlarına ulaşma imkânı bulacak ve ölçeklerin psikometrik özelliklerini inceleyebileceklerdir. Ayrıca ölçülen kavramın tanıtımına ve örnek maddelerine ulaşabileceklerdir.
Kitabın, yararlı olması dileğiyle...
Murat Gökalp Eğitim, insanın doğuştan ölünceye kadar çevreyle etkileşime geçerek davranışlarındaki değişme sürecidir. Değişen davranışların olumlu yönde istendik olabilmesi için iyi bir planlama ve programa ihtiyaç duyulmaktadır. Eğitim öğretim süreci uzun bir yolculuktur. Öğrenenlerin öğrenme yolculuğunda etkin bir rehberliğe ve iyi organize edilmiş bir eğitim öğretim programına ihtiyaç duyulmaktadır. Öğretme temelli programlar etkisini kaybetmiş, yerini öğrenmeyi öğrenme yaklaşımına bırakmıştır. Öğrenenin öğrenmesini gerçekleştirebileceği güvenli öğrenme ortamları oluşturacak, öğrenenlerin üst düzey zihinsel düşünme becerilerini kullanabilecekleri, araştırma, inceleme, sorgulama, bilgiyi keşfetme, yaparak yaşayarak tecrübe edineceği, problem çözme, yaratıcılık ve eleştirel düşünme becerileri geliştirebilecekleri nitelikli eğitim öğretim programları ile mümkün olacaktır.
Dünyadaki hızlı değişim ve gelişmeler ülkemizi de etkileyerek yeni bilgi ve bulguların eğitim programlarına yansıtılmasını zorunlu kılmaktadır. Eğitim programlarının toplumun, bireyin ve konuların ihtiyaçlarına göre düzenlenmesi ve güncellenmesi kaçınılmaz bir gerçektir. Programlar, eğitim sisteminde olumlu gelişmeler yaratmak için planlı, amaçlı ve sistematik bir süreç olarak düzenlenmektedir.
Program geliştirme, eğitim programlarının tasarlanması, uygulanması, değerlendirilmesi ve değerlendirme sonucu elde edilen veriler doğrultusunda yeniden düzenlenmesi sürecidir.
Gelecekte güçlü toplum olmanın en önemli göstergesi, toplumun sahip olduğu insan ve madde kaynaklarını akılcı bir sistemle ve iyi planlanmış programla sağlamak olacaktır. İyi yetişmiş insan gücü sağlama ve kalkınmanın temeli iyi organize edilerek düzenlenmiş eğitim öğretim programlarının dinamikliğine ve sağlamlığına bağlı olacaktır.
Otuz yıllık tecrübenin birikimiyle yazılan bu kitap; Temel Kavramlar, Program Geliştirmenin Kuramsal Temelleri, Eğitim Programı Tasarımı ve Modeller (Yaklaşımlar), Program Geliştirme Sürecinin Planlanması, Eğitimde Program Geliştirme Modelleri, Program Geliştirmede İhtiyaç Geliştirme Modelleri, Eğitim Hedeflerinin Belirlenmesi ve Bloom Taksonomisi, İçerik Düzenleme, Eğitim Durumları, Program Değerlendirme Modelleri, Bologna Süreci ve Öğrenme Çıktıları, Program Geliştirmede Yeni Yaklaşımlar konularını kapsayan on iki bölümden oluşmaktadır.
Amerikan Eğitim Araştırmaları Birliği Amerikan Psikoloji Birliği Eğitim Ölçümleri Uluslararası Konseyi Sosyal bilimlerde ölçme yöntemleri ve ölçme için standartlar geliştirilmesi araştırmacılarca üzerinde çalışılan ve sürekli güncellenen bir alandır.
Eser alanda çalışan uzmanlarca bir komite oluşturularak standartlar, talimatlar raporlar ve ilkeler konusunda hassasiyetle hazırlanmıştır.
Test yapılandırma sürecinden başlayarak, geçerlilik güvenirlik gibi temel konuları da ele alarak nasıl test geliştirilir revizyon süreci nasıl yönetilir ayrıntılı biçimde anlatılmıştır.
Test kullanımında profesyonel standartlar danışmada test kullanımı, klinik ölçme, işe alım amaçlı ölçme ve değerlendirme ve aynı zamanda özel uygulamalarda (dil azınlıklarının ölçülmesi, engelli bireylerin ölçülmesi vb.) bilimsel ilkeler ışığında hazırlanan kitap dünyada yaygın olarak kullanılan bir başvuru kaynağıdır.
Nursel Telman, Fatma Çam Kahraman, Duygu İrem Çam Bu kitap, özellikle İnsan Kaynaklarında görev yapan psikologların eleman seçimleri için “uygun yere uygun adam” prensibini esas alarak, bu seçimlerde kullanılacak gerekli psikoteknik test uygulamalarındaki “zihinsel ve bedensel becerileri”nin nasıl kullanılacağı konusunda bilgiler içermektedir.
Endüstri ve örgüt alanında “doğru yere doğru adam” seçilmesi hem çalışanın uygun becerileri sayesinde işin gereği gibi yapılmasını sağladığından hem de zihinsel ve bedensel becerileri ile uyumlu olması nedeniyle çalışana iş memnuniyeti getirdiğinden dolayı bir nevî “koruyucu hekimlik” içerdiğinin altını önemle çizmek gerekir.
Türkiye’de endüstri psikolojisini çok fazla bilmeyen olduğu gibi bir o kadar da psikoteknik kullanımını ve insana getirdiği koruyucu özellikleri bilmeyen vardır.
Türkiye ekonomisinin gelişmesinin iş hayatını yürüten yöneticilerin elinde olduğu dikkate alındığında, bu kitabın bütün yöneticilerimiz tarafından okunması ve bellenmesi gerektiği düşünülmekte ve önerilmektedir.
Büşra Çelik, Büşra Şahan Aktan, Dilan Bayındır, Ezgi Akşin Yavuz, Fatma Özge Ünsal , Handan Doğan, Hilal İlknur Tunçeli, Hilal Yılmaz, Rengin Zembat , Zeynep Kılıç Erken çocukluk dönemi, bireyin yaşam döngüsünde gelişimine etki ve katkı yapılması için en ideal zamandır. Birçok gelişim alanında ilk sekiz yıl içinde tüm yaşam boyunca katedilecek yolun en az yarısının alındığı yapılan çalışmalarla da ortaya konulmuştur. Bu nedenle bireyin yaşam döngüsünde çocuğun gelişimini takip etmek, değerlendirmek ve gerektiğinde erken müdahalede bulunmak kritik bir öneme sahiptir. Erken çocukluk döneminde gelişimi değerlendirirken kullanılan birçok yöntem bulunmaktadır. Bu kitapta erken çocukluk döneminde kritik rol oynayan her bir gelişim alanı ve bu gelişim alanını değerlendirmek üzere hazırlanmış ölçme araçları açıklanmıştır. Kitapta yer verilen ölçme araçları her bir bölüm içinde, geliştirilen ve uyarlanan olmak üzere iki alt başlıkta ele alınmaktadır. Böylece hem ülkemizde geliştirilen ölçme araçları hem de yurt dışında geliştirilip sonrasında da ülkemiz çocukları için uyarlanan ölçme araçlarının kapsamlı olarak sunulmasına özen gösterilmiştir.
Bu kitapta erken çocukluk eğitimi alanında çalışan uzmanlar, eğitimciler ve araştırmacıların, çocuğun gelişimini değerlendirmek istediklerinde, odaklanılan gelişim alanına ait bilgi sahibi olması ve aradığı niteliklere sahip ölçme aracına ulaşması hedeflenmiştir. Ayrıca bölüm sonlarında yer alan tablolar sayesinde ölçme aracının hangi alanlarda ve yaş aralığında değerlendirmeye olanak verdiği, geliştiren ya da uyarlayanların künye bilgileri, gözlem/doğrudan değerlendirmeye dayalı, norm/ölçüt bağımlı olduğu, ölçme aracını kullanmak ve değerlendirmek için eğitim almayı gerektirme durumu, puanlama yöntemi ve ailelerin değerlendirmeye dâhil olma durumunu bir arada görmeleri hedeflenmiştir. Kitabımızın bu yönleriyle özgün bir çalışma olması ve erken çocukluk eğitimi alanında yer alan tüm paydaşlara katkı sunması amaçlanmıştır.
Ayşe Meltem Sevgili, Bengi Ünal, Bora Baskak, Çağrı Temuçin Ünal, Damla Sayar Akaslan, Güray Koç, lkan Tatar, Metehan Çiçek, Nakşidil Torun Yazıhan, Nihal Apaydın, Nurcan Orhan, Nurcihan Kiriş, Pınar Kurt Augereau, Rukiyye Çınar, Seren Düzenli Öztürk, Simge Aykan, Sinan Yetkin, Sirel Karakaş, Zekeriya Yelboğa Davranışlarımızın biyolojik temellerine ilişkin multidisipliner araştırmalar tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de büyük ilgi görmektedir. Fizyolojik psikoloji alanında özgün bir eser olma özelliğine sahip bu kitap, farklı üniversitelerin psikoloji, sinirbilimleri, fizyoloji, anatomi, nöroloji, psikiyatri, dil ve konuşma terapisi bölümlerinde görev yapan alanında uzman akademisyenler tarafından hazırlanmıştır. Kitapta;fizyolojik psikolojiden bilişsel sinirbilime uzanan yol genetik, nöral iletim, sinir sistemi, beyin gelişimi, psikofarmakoloji, görsel ve görsel olmayan duyu sistemleri, motor sistem, dil, bellek, öğrenme, duygular, sosyal biliş, yeme-içme-üreme davranışları ve uyku konuları işlenmiştir. Bu bölümlerde öncelikle konunun tarihsel gelişimi ele alınmış, sonrasında davranışların altında yatan biyolojik mekanizmalar açıklanmış ve güncel çalışmalar aracılığıyla konular zenginleştirilmiştir. Fizyoloji, anatomi ve psikoloji bilim dallarının kesişiminde yer alan konuları içeren Fizyolojik Psikoloji kitabında sadece Batı kökenli araştırmalara değil ülkemizde yapılmış özgün çalışmalara da yer verilmesine özen gösterilmiştir. Kitabın anlatım dilinin akıcı, yalın ve anlaşılır olmasına dikkat edilmiş; konular şema, resim ve grafiklerle desteklenmiş; bölümlerin okuyucunun zevkle okuyup kolaylıkla anlayacağı şekilde hazırlanmasına öncelik verilmiştir. Bu kitabın; psikoloji, psikolojik danışmanlık ve rehberlik, psikiyatri, sinirbilimleri alanlarında çalışan uzman ve öğrenciler için davranışın biyolojik temellerini keşfetmelerine yardımcı olacak bir kaynak niteliğinde olmasını umut ediyoruz.
Michael D. BREED, Janice MOORE, Elsevier Davranış; duyusal, sinirsel, endokrin ve etkileyici bileşenlerin bütünleşmesini müteakiben bir eylem, çevre, kişi veya uyarana karşı, bir hayvan veya insan bireyinin veya grubunun yanıtıdır. Yanıtın başarısı, canlıların hayatta kalma değeri üzerinde önemli etkiye sahiptir. Bu yüzden, canlıların uyumlarında ve yönetilmelerinde önemli bir yol gösterici olarak işlev gören davranışın öğrenilmesi vazgeçilmez bir konudur.
Böyle bir konunun öğretimine ve Türkçe yazılmış kaynak kitap sorununun çözümüne katkı sağlamak amacıyla Michael D. Breed ve Janice Moore tarafından yazılan “Animal Behavior” adlı eserin sunulan bu Türkçe çevirisinde; hayvan davranışının incelenmesinde önemli ilkelere, anahtar kavramlara, mekanizmalara ve tartışmalara çeşitli örneklerle erişilebilir bir yaklaşım sunulur. Bu bağlamda nedensellik, hayatta kalma değeri, ontogeni ve evrim sorularının yanıtları eleştirel düşünmeye teşvik edilerek bulunmaya çalışılır. Ayrıca, bu ders kitabını kullanan eğitmenler ve öğrencilerin yazarların ifadelerine eleştirel olarak yaklaşmaları ve hipotezlerin test edilmesinde soru sormaları teşvik edilir.
On beş bölümden oluşan bu eserde; giriş bölümünden sonra, davranışın fizyolojik ve genetik destekleyici unsurlarının verildiği bölümlerde mekanizma odaklı hayvan davranışı dersleri için yeterli temel oluşturulur ve mekanizmalar üzerine davranışsal homeostazi işlenir. Öğrenme ve biliş bölümlerinde hayvanın kendi davranışı ile sinirsel işlemlerini bağlayan hayvan davranışının vasıfları verilir. Yönelim ve göç bölümlerinde mekanizmalardan davranışsal ekolojiye bir köprü oluşturulur. Besin arama, öz savunma, çiftleşme sistemleri, ebeveyn bakımı ve sosyal davranış hakkındaki bölümlerde davranışsal ekolojinin anahtar elemanlarının güncel içeriği sunulur. Son bölümde koruma davranışının heyecan verici ve esas alanı takdim edilir.
Okuyucuların doğaya bakışını değiştirecek bir potansiyele sahip olan bu eserin; hitap ettiği biyoloji, veterinerlik, ziraat, psikoloji, sosyoloji, çevre bilimleri ve peyzaj mimarlığı alanlarında eğitimlerini sürdüren lisans ve lisansüstü düzeydeki öğrencilere, eğitmenlere ve hayvan meraklılarına faydalı olacağını ümit ederiz.
Gülten Ülgen Bu kitapta bilgilerin sınıflandırmasına, insanların bu bilgileri kendi doğalarına uygun olarak nasıl edindiklerine ve kendi bilişsel süreçlerini denetim altına alarak nasıl geçirebileceklerine ve az da olsa bilişsel süreçlerin nasıl değerlendirileceğine yer verilmiştir. Genellenebilirlik açısından hangi bağlamda ve/veya hangi koşullarda gerçekleşeceği konusunda olasılıklara işaret edilmiştir. Bu olasılıklar dahilinde öğrenciler, neyi nasıl öğrenebilecekleri konusunda aydınlanmış olacaklar, kavram öğrenmenin nasıl gerçekleşebildiğini anlayacaklardır; kendi öğrenmelerini düzene koyabilecekler ve denetim altına alabileceklerdir. Öğretim elemanları da etkili bir öğretimi planlamak için, seçenekler bulabileceklerdir. Eserin öğrenci, öğretmen ve ebeveynlere yararlı olacağı düşünülmektedir.
N. Ayşe Şahan, Nursel Telman Bu kitap, özellikle Klinik Psikoloji alanında çalışan uygulamacı ve araştırmacılara başvuru kitabı özelliği taşımaktadır. Çoğunluğu 2000’li yıllardan sonra Türkçe’ye uyarlaması ve/ya da çevirisi yapılmış, ağırlıklı olarak Klinik Psikoloji alanında kullanılan test ve ölçekleri kapsamaktadır.
Psikolojide kullanılan ölçüm araçları, bireyin gelecekteki davranışını yordama olanağı verir. Amacımız okuyucuyu alanda kullanılan ölçüm araçları hakkında bilgilendirmektir. Bu amaçla ölçüm araçlarının tanıtımı, alfabetik dizine göre, standart bir form kullanılarak ölçek hakkında teknik temel bilgiler verilerek yapılmıştır.
Kitapta; ağırlıklı olarak Klinik Psikoloji alanında kullanılan ölçeklere yer verilmiş, ancak farklı alt alanlarda da kullanıma sahip olan bazı ölçekler, açıklamaları ile birlikte kitaba dahil edilmiştir.
Kitap kapsamında yer alan ölçeklerin büyük kısmı yabancı kültürden, Tükçeye ve Türk kültürüne uyarlaması yapılmış ölçeklerdir. Kendi kültürümüze uygun ölçeklerin geliştirilmesini desteklemek amaçlı bu yönde yapılmış az sayıda da olsa ölçeğe yer verilmiştir.
T. Erhan Coşan, Abdullah Alğın Tavşan deliğinin ötesindeki gerçekliği aydınlatacak olan bilinç ve kuantum evrenine yolculuk yapmaya hazır olun. Bu öyle bir yolculuk ki beyin, bilinç, yapay zekâ, kuantum bilgisayarlar ve daha nice merak uyandıran konuları kuantum penceresinden aralamaya çalışıyor.
Bu kitaptaki bilgiler; kuantum biyolojisi penceresinden içeri girebilmeyi, bilinç ve gerçekliğe dair anlayışımızda yeni ufuklar açabilmeyi amaçlamaktadır. Yaşamın merkezinde bilincin ve evrenin temel yapı taşlarının ortaklaşa kullanıldığı, aynı özü yansıtan kuantum evrenine tanık oldukça gerçekliğe bakış açınızda hiçbir şey eskisi olmayacak.
Sharan B. MERRIAM, JOSSEY-BASS Son çeyrek yüzyılda, nitel araştırma yöntemlerini konu edinen birçok makale ve kitap yazılmıştır. Bir başka ifadeyle -güncel bir paradigma olarak- nitel araştırma akademik çevrelerde giderek önem kazanmaya başlamıştır. Yeniden gözden geçirilmiş ve yayıma hazırlanan bu klâsik kitap; nitel araştırmaların desenlenmesi, verilerin toplaması, analiz edilmesi ve raporlanması hususunda başta akademisyenler olmak üzere bütün araştırmacılar için bilgiler veren bir başucu kaynağı niteliğindedir. Diğer yandan nitel araştırma paradigmasının teorik ve felsefî temelleriyle ilgili okuyucuya farklı bakış açıları kazandırması bakımından dikkate değer bir çalışmadır.
Özetle, bu kitapta, nitel araştırma hakkında aradığınız her şeyi öz ve anlaşılır bir şekilde bulabilirsiniz. Ayrıca, bu eser, yüksek lisans, doktora tez çalışmaları yapan öğrenciler ile araştırma projeleri hazırlayanlar için bir rehber niteliği taşımaktadır.
Jeanne Ellis ORMROD, Pearson Genelde canlıların, özelde ise insanoğlunun nasıl öğrendiğine dair araştırma sonuçları her geçen gün önümüze heyecan verici bilgiler ve bulgular sunmaktadır. Bu araştırma sonuçları, öğrenmede yeni stratejilerin geliştirilmesine öncülük etmektedir. Öğrenme Psikolojisi adlı bu kitap, alandaki en temel ve güncel araştırma bulgularını da kapsayarak eğitim, edebiyat ve tıp fakülteleri gibi değişik alanların birçok programında lisans ve lisansüstü düzeyde kullanılabilecek şekilde hazırlanmıştır.
Okuyucu merkezli olarak hazırlanan Öğrenme Psikolojisi, tüm yaşlardaki öğrenicilerin bilgi ve becerileri nasıl edindiklerini ve öğrenme sürecinde etkili olabilen inanç, motivasyon, tutum ve tavır gibi faktörleri kapsamaktadır.
Öğrenme konusunda bilgi sahibi olmak isteyen okuyucunun, temel bir psikoloji bilgisine sahip olması ön koşulu yoktur. Kitapta, öğrenme kuramlarının tarihsel temellerinden başlayarak güncel öğrenme yaklaşımlarına rahatlıkla geçiş yapılabilir. Bu kitapla, alandaki bir profesör, öğrenme ile ilgili en son araştırma bulgularına ulaşabilirken üniversite eğitimine yeni başlamış bir öğrenci de öğrenme ile ilgili en temel konulara rahatlıkla erişebilir.
Alan Pritchard - Routledge Çoğu öğretmen, çocukların öğrenmelerinin ilerleme kaydetmesi için fırsatlar sunma konusunda yetenekli olsa da genellikle bu süreçte arka planda yer alan teoriyi tam olarak anlamamaktadır. Öğretmenler, günümüzde öğrenme süreci ve bireysel öğrenme tercihleri hakkında bilinenlerin içyüzünü anlayarak bilginin, kavramların ve becerilerin etkili bir şekilde edinimini sağlayacak durum ve yaşantılar oluşturma konusunda daha donanımlıdırlar.
Öğrenme Yolları günümüzde yaygın bir biçimde kullanılmaktadır ve tamamen güncellenmiştir. Öğrenmenin gerçekleştiği, öğretmenlerin öğretim ve planlamalarında kullanabilecekleri yolların, yöntemlerin iç yüzünün daha iyi anlaşılması sağlanmaya çalışılmaktadır. Aşağıdakiler bu kapsamda değerlendirilmektedir:
öğrenmeye genel bir bakış
davranışçılık ve teorinin temelleri
bilişsel ve yapılandırmacı öğrenme
çoklu zeka kuramı
öğrenme stilleri
öğrenme güçlükleri
nöropsikolojinin etkisi
teorinin uygulamayla ilişkisi
Öğretmen adayları, öğretmenler ve çeşitli nedenlerle öğrenme ile ilişkisi olan tüm ilgililer için yazılmış olan Öğrenme Yolları, daha ileri düzeyde çalışmalar yapmayı amaçlayan ve konuya giriş ihtiyacı hisseden öğrenciler için değerli bir başlangıç görevi görür.

Alan Pritchard; Warwick Üniversitesi, Warwick Eğitim Enstitüsünde öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır.
Matthew H. Olson, B. R. Hergenhahn, Pearson Öğrenmenin Kuramları kitabının yazarları Matthew H. Olson ve B. R. Hergenhahn tüm kuramlar hakkında çok fazla kaynak tarayarak, çok değerli seçkiler yaparak bu eseri alandaki öğrenci ve akademisyenlere sunmuşlardır.
Bu kitap, ABD ve diğer ülkelerde öğrenme alanında en değerli kitaplardan biri olarak kabul görmektedir. Eserde, öğrenme psikolojisi ve kuramları hakkında ülkemizde şimdiye kadar çevrilmiş ve yazılmış kitaplardan çok farklı bir bakış sunulmakta ve çok üst düzeyde analizler yapılmaktadır. Her bölümde, öğrenmenin temel kuramları açıklanırken bölümün sonunda kuramın öğrenme alanına getirdiği katkılar ve kuramla ilgili eleştiriler hatta zaman zaman kuramcının kendi kuramına yönelik eleştirileri de sunulmaktadır. Ayrıca, hemen akabinde her kurama farklı katkılar sağlayan diğer kişilerin görüşlerine de yer verilmektedir.
Yalnız eski kuramlara değil, öğrenmeye daha farklı bakışlar getiren yeni yaklaşımlara da bu kitapta yer verilmiştir.
Öğrenmenin Kuramları kitabı, öğrenme alanında büyük bir boşluğu dolduracak ve eğitim fakültelerinin bütün bölümlerinde lisans öğrencileri için; psikoloji bölümlerinde hem lisans, hem yüksek lisans, hem de doktora öğrencilerinin eğitimleri sırasında yararlanabilecekleri en temel kaynaklardan biri olacaktır.
Öget Öktem Öktem Sözel Bellek Süreçleri testi, sözel öğrenme ve belleğin çok faktörlü araştırılması için geliştirilmiş bir testtir. Dikkat, öğrenme sözel bilgiyi akılda tutma, uzun süreli belleğe aktarma gibi alanlarda olduğu kadar, kimi zaman hastalar bellek deposundaki bilgiyi çağırmada zorluk yaşar. Bu noktada erken dönemde sorunun teşhisi büyük önem taşır. Eserin amacı sözel bellek alanında tanıya ve ayırt edici tanıya hizmet etmektir.
Hastaların bellek profilini ortaya çıkararak tanıya yardımcı olan kitap aynı zamanda tanı konulduktan sonra tedavinin izleme sürecine yardımcı olmaktadır.
Kitap testin uygulanışını öğretici bir dille ele almıştır. Grafikler ve örneklerle zenginleştirilen el kitabı uygulayıcıya kolaylık sağlayacaktır.
Emine Taşkıran, Gülçin Benbir Şenel, Hande Alibaş, Özgür Bilgin Topçuoğlu, Pınar Kahraman Koytak Elektronörofizyoloji uygulamaları nöroloji ve nörolojik bilimlerde tanı ve takip açısından önemli bir yer tutmaktadırlar. Pratik uygulamalar olan EEG, EMG, Uyarılmış Potansiyeller, İntraoperatif Elektronörofizyolojik Monitörizasyon ve PSG'yi kapsayan tetkiklerin bir kısmı tamamen teknisyenler tarafından bir kısmı ise teknisyenlerin yardımıyla hekimler tarafından gerçekleştirilir.
Bu eseri, elektronörofizyolojiye başlangıç yapmak isteyenler için temel bir pratik uygulama kitabının eksikliğinden yola çıkarak oluşturduk. Tamamı renkli ve açıklamalı resimlerin, kitabın anlaşılırlığını artırdığını düşünüyoruz.
Pratik Elektronöfizyoloji Uygulama Kitabı'mızı, öncelikle elektronörofizyoloji teknisyenleri ve asistan hekimler olmak üzere elektronörofizyolojiye ilgi duyan tüm okuyucuların beğenisine sunuyoruz.
Neil Coulson Dünya genelinde milyarlarca kullanıcıya anlık iletişim olanağı veren internetin yaşamımız üzerinde büyük bir etkisi bulunmaktadır. Peki, psikolojik araştırma yürütmek için internetten nasıl yararlanabiliriz?
Neil Coulson, bu kısa ve kullanıcı dostu rehberde en yaygın kullanılan çevrimiçi araştırma yöntemlerini incelemektedir. Her bir yaklaşımı dikkatlice açıklamanın yanı sıra onlarla ilişkili potansiyel olanaklara, zorluklara ve etik meselelere ışık tutmaktadır. Araştırmalarında başarılı olmak isteyen öğrencileri desteklemek üzere tasarlanan bu kitap, çevrimiçi psikolojik araştırma yürütmede çok iyi bir yardım kaynağıdır.
Psikologlar İçin Çevrimiçi Araştırma Yöntemleri:
•En yaygın kullanılan çevrimiçi yöntemleri vazgeçilmez tek bir kitapta birleştirmiştir,
•Çevrimiçi görüşmeler, odak grupları, anketler, deneyler ve sosyal medyaya ilişkin konuları kapsamaktadır,
•Önceki çevrimiçi araştırmaların içgörü kazandırıcı analizlerini içermektedir.
Neil Coulson, Birleşik Krallıkta bulunan Nottingham Üniversitesinde Sağlık Psikolojisi doçentidir. Çevrimiçi kendi kendine yardım, akran desteği toplulukları ve internetin uzun süreli hastalıkları olan insanları desteklemedeki rolü konularında uluslararası bir uzmandır.
Aysun Devrim Yemenici, Beril Zeynep Hacıosman, Elif Çarpar, Elif Yöyen, Erkal Erzincan, Esra Akcan, Fatih Bal, Fatma Biçer, Filiz Tuna, Haydeh Faraji, Kahraman Güler, Kemal Er, Öznur Bozkurt, Yağmur Callak Olay ve durumların psikolojik fonksiyonlarının farklı yönlerinin test edilmesi çabası, çağdaş psikolojinin önemli bir konusudur. Bu fonksiyonun gerçekleştirilmesi sürecinde ilgili olay ve durumun gerektirdiği şekilde özel olarak yaratılmış, çeşitli, iyi bilinen standart testlerin yanı sıra psikometrik ve istatistiksel yöntemlerin kullanımı da yaygındır. Akademik alanda çalışmalar yapan psikologlar sadece belirli bir alanda daha fazla derinleşmeyi amaçlayan araştırma ve psikolojik teorilere odaklanabilirken diğer bazı psikologlar ise bu bilgileri anında ve pratik yarar sağlamak için uygulamalı psikoloji alanında kullanmaktadırlar. Bu yaklaşımlar bazı farklılıklar göstermekle birlikte birbirini dışlamaz ve birçok psikolog, başladığı kariyer yolculuğunun bir noktasında mutlaka bir araştırma sürecine dâhil olur. Mesleki kariyerinde başarılı olmak isteyen her psikoloğun nicel ve nitel araştırma yöntemlerine hâkim olması gerekir. Nicel psikolojik araştırmalar, istatistiksel analiz yöntemlerinin psikolojik araştırmalara uygulanmasını ve insan davranışlarının ölçülmesi ya da açıklanması için yeni istatistiksel yaklaşımların geliştirilmesini içermektedir.
Sosyal bilimlerde ve özellikle de davranış bilimlerinde en çok kullanılan istatistiksel analiz programı olan SPSS yazılım programını ise çoğu araştırmacı zor bir yöntem olarak görmektedir. Psikologlar İçin Spss Uygulamaları ve Araştırma Yöntemleri kitabı, bu konudaki zorlukları kolaylaştırmayı da amaçlayan yol gösterici bir kılavuz niteliğindedir. Bu kitap, araştırma yapmak isteyen psikologlara araştırma problemlerini istatistiksel olarak analiz edebilme yetisi kazandırarak psikoloji biliminin alanına giren olgu ve olayları bilimsel olarak analiz etme becerisi kazandıracaktır.
Osman İyilikci Nicel veri analizi, psikolojideki bilimsel araştırma yöntemlerinin önemli bir parçasıdır. Bu durumun doğurduğu sonuçlardan biri de psikolojideki bilimsel çalışmalar sırasında kullanılan araştırma deseninin, elde edilen verinin hangi teknik kullanılarak analiz edileceğini belirlemesidir. Buradan hareketle bu kitaptaki tüm istatistiksel analizler, ilgili oldukları araştırma deseni ve ölçme düzeyi ile birlikte ele alınmıştır.
Kitaptaki araştırma örnekleri ve değinilen konu başlıkları, psikologların aldıkları eğitim boyunca araştırma yöntemleri, istatistik ve deneysel psikoloji derslerinde karşılaştığı terminolojiye uygun olacak şekilde belirlenmiştir. Anlaşılırlığın arttırılması amacıyla kitaptaki istatistiksel analizler, okuyucunun ilgili web sayfasından indirebileceği örnek veri dosyaları üzerinden ele alınmıştır. Ayrıca her bir analiz, APA stilinde rapor örneği ile desteklenmiştir.
Değindiği konulara bakıldığında kitabın, hem SPSS kullanmaya yeni başlayacak olanlar için hem de SPSS deneyimi olan araştırmacılar için uygun olduğu düşünülmektedir. Bundan dolayı kitap, bilimsel araştırma projelerinde, araştırma yöntemleri derslerinde ve bilgisayar uygulamalı istatistik derslerinde hem öğrenciler için hem de araştırmacılar için yardımcı bir kaynak niteliği taşımaktadır.
Saundra K. Ciccarelli - J. Noland White Son yıllarda giderek daha da önemli hâle gelen psikoloji alanı hem bir temel bilim hem de uygulamalı bir bilim olarak; insanın duygu, düşünce ve davranışlarının altında yatan nedenleri bir yandan en gelişmiş sinir-bilimsel görüntüleme teknikleriyle irdelemeye çalışırken bir yandan da toplumsal cinsiyet ve kültürel farklılıklara da yer vererek anlamaya ve açıklamaya çalışmaktadır. Alanın son derece deneyimli iki hocası tarafından yazılan bu kitap; aktif, keyifli ve aynı zamanda sorgulayıcı bir öğrenme ortamı sağlayarak, öğrencilerin temel psikolojik süreçleri ve uygulama becerilerini kazanmalarına ve aynı zamanda çalışma ortamlarında ve toplumda olumlu sonuçlara katkıda bulunacak değerleri sahiplenmeye başlamalarına zemin hazırlamaktadır. Bu doğrultuda alandaki boşluğu doldurmaya aday olan Psikoloji - Bir Keşif Gezintisi; sadece psikoloji öğrencileri için değil, konuya ilgi duyan herkes için vazgeçilmez bir kaynak kitaptır.
Bu kitap; öğrencilerin katkılarını en iyi şekle getirmeye yardım edecek nitelikte önemli bilgiler sunan, kolayca anlaşılan özlü açıklamaların yer aldığı ve psikolojiyi daha kolay öğrenilebilir kılan özellikleriyle psikoloji alanına kazandırılmış önemli bir eserdir. Bu özelliklerinin yanında, etkileşimsel bir öğretim yöntemini benimsemekte ve eleştirel düşünmeyi sağlamaktadır. Bu nedenle hem psikoloji bölümü öğrencilerine hem de farklı bölümlere seçmeli olarak verilen psikolojiye giriş dersleri için uygun bir ders kitabıdır. Ayrıca alandaki son araştırma bulgularını aktararak ve bilgilerin günlük yaşama uygulanması için örnekler vererek öğrencileri öğrenmeye, araştırmaya ve uygulamaya da güdülemektedir.
Siz öğrenmek isteyin, Psikoloji - Bir Keşif Gezintisi size yol göstersin…
Güncel Masaroğulları - Muhammet Koçakgöl Psikolojideki ana kavramların yer aldığı sözlük; akademisyenlerin, öğrencilerin ve de genel psikoloji okurlarının faydalanabilecekleri temel bir başvuru kaynağı niteliğindedir. Yakın bilim dalları ile ilişkili terimlerin de yer alması sözlüğe zengin bir içerik katmaktadır. Ayrıca terimlerin ayrıntılı bir şekilde açıklandığı ana bölüme ek olarak aşağıda belirtilen kısımlar sözlüğe özgün ve eşsiz bir nitelik kazandırmaktadır:
Fobilere konu olan nesne ve durumların yer aldığı Türkçe-İngilizce ve İngilizce-Türkçe Fobiler Sözlüğü
Terimlerin İngilizce karşılıklarını öğrenmek isteyenler için parantez içlerinde İngilizce karşılıkları
İngilizce eğitim görenlerin faydalanabilmeleri için İngilizce-Türkçe terimler sözlüğü
Psikoloji biliminin tarih içerisinde nasıl bir seyir izlediğini görmek isteyenler için Tarihte Psikoloji bölümü
Richard J. GERRIG, Philip G. ZIMBARDO, Pearson “Psikoloji, insan yaşamı için temel bilgi kaynaklarından biridir. Sağlıklı ve doyumlu bir yaşam için mesleği ve eğitimi ne olursa olsun hemen her insan, psikoloji bilgisine ihtiyaç duymaktadır. Gerrig ve Zimbardo bu alandaki güncel ve teorik bilgiyi iyi bir sentezleme ile bu kitapta sunmaktadır. Kitap, lisans düzeyinde temel başvuru kaynağı olabileceği gibi günlük hayattaki psikoloji konuları için de ihtiyacı giderecek niteliktedir. Öğrenmeyi kolaylaştıran bir düzenlemesi sayesinde okuyucu için iyi bir eğitim materyali niteliğinde bir kaynaktır. Gerek orijinal kopyanın yazımı gerekse Türkçeye kazandırılması aşamasında emeği geçenleri tebrik ederim.”
Prof. Dr. A. Esra Aslan

“Psikoloji ve Yaşam isimli Psikolojiye Giriş kitabı, klasik psikoloji kuramlarını içeren temel bilginin yanı sıra modern psikolojiyi günümüze uyarlayan ve sunduğu terapi teknikleriyle, uygulamaya dönük bir el kitabı niteliğindedir.
Kitap, psikolojide uzmanlaşmanın öneminin yanı sıra, farklı konulara hangi uzmanların yanıt vermesi gerektiğini ortaya koymakta, böylelikle psikologların çalışma alanlarını da net bir şekilde belirlemektedir.
Günümüzün popüler bilim dallarının başında sayılan psikolojiyle ilgilenen her okurun bu kaynak kitaptan yararlanabileceği inancındayım.”
Prof. Dr. Haluk Yavuzer

“Gerrig ve Zimbardo’nun Psikoloji ve Yaşam kitabı öğrencilere hem psikolojiye hem de yaşamı anlamaya bir giriş niteliğindedir. Psikolojiyi yaşamla bağdaştıran çalışmalarıyla ünlü psikolog Zimbardo burada da ustalığını konuşturuyor. Hem psikolojiye giriş dersi alan öğrenciler hem de psikolojiyi yaşamla ilişkisi içinde öğrenmek isteyen herkes için vazgeçilmez bir psikoloji kitabı.”
Prof. Dr. Hasan Bacanlı

“Psikoloji ile tanışanların ilişkilerini derinleştirme fırsatını bulacakları bir kitap. Ana akım psikoloji anlayışının son dönem tüm yaklaşım ve bilgilerini profesyonel bir dille aktaran güzel bir kitap, yazarlarından birinin sosyal psikolojinin efsane isimlerinden Philip Zimbardo olması ayrıca heyecan verici...”
Prof. Dr. Sibel A. Arkonaç
John J. Shaughnessy, Eugene B. Zechmeister, Jeanne S. Zechmeister Bildiğimiz kadarıyla, Türkçe’de sadece psikoloji alanına özgü ve tüm araştırma yöntemlerini içeren kapsamlı bir kitap yoktur. Aslında Bilimsel Araştırma Yöntemleri tüm bilim alanları için aynı temel prensipleri, doğru (geçerli ve güvenilir) bilgiye ulaşmanın yöntemlerini içerir. Bu nitelikteki bir bilgi kontrollü koşullar altında elde edilir ve denetlenmeye, yani test edilmeye ve değişmeye açıktır. Bilimsel bilginin bu özelliği, özellikle lisans öğrencilerinin (ve elbette bu yöntemlerin formel bir eğitimini almamış olan insanların) anlamakta zorlandıkları bir özelliktir, çünkü bilimsel bilginin 'kesin' olduğuna dair yaygın bir yanlış anlama vardır. Yine aynı nedenle, kendi alanında çok başarılı bir hukukçu, işadamı, mühendis, politikacı veya hekimin, geçerliği olmayan bir bilgiye değer vermesi mümkündür. İşte elinizdeki kitabın temel amacı, karşılaşılan herhangi bir bilginin geçerliğini denetlemeyi mümkün kılacak yöntemleri, prensipleri ve kavramları kazandırmaktır. Psikolojide Araştırma Yöntemleri kitabının diğer araştırma yöntemleri kitaplarından farkı şudur ki söz konusu yöntemleri ve temel prensipleri açıklamak için psikoloji alanında yapılmış olan araştırmaları ve örnekleri kullanmıştır. Dolayısıyla, araştırma yöntemlerini öğrenmek isteyen psikoloji öğrencileri, rehberlik ve psikolojik danışma öğrencileri ile sosyal hizmet uzmanlığı öğrencileri için özel bir kolaylık sağlamaktadır; soyut prensiplerin ve kavramların anlaşılması, psikoloji alanındaki örneklerle kolaylaşmaktadır. Aynı nedenle mevcut kitap, psikoloji ve psikolojiye yakın alanlarda öğrenim gören lisansüstü öğrenciler ile araştırmacılar için de özel bir destek sağlamaktadır. Nihayet, Psikolojide Araştırma Yöntemleri kitabının endüstri ve örgüt psikolojisi ve sayıları çok olduğu için (yaklaşık, tüm psikologların % 40'ı) özellikle klinik psikoloji alanındaki uygulamacılar için önemine de değinmek uygun olur. Elinizdeki kitabın 15’inci sayfasındaki KUTU 1.2, şu soruyla başlamaktadır: “Klinik psikologlar, hastalarını tedavi ederken psikoloji araştırmalarının en son bulgularını uygularlar mı?” Önde gelen klinik psikologlar olan Dr. Timoty Baker, Richard McFall ve Varda Shoham yaptıkları geniş analizde (2008) bu soruya sert ve rahatsız edici bir “Hayır!” cevabı vermişlerdir. Araştırmacılara göre, klinik psikologların büyük kısmı bir araştırmanın yöntemini ve bulgularını anlayabilmek için gerekli olan yöntem bilgisinden yoksundur.
Dicle Dövencioğlu, Elif Aysimi Duman, Güneş Ünal, İnci Ayhan, Nihan Alp, Nur Soylu Yalçınkaya “Bu kitap; psikoloji tarihinde birkaç yüzyıllık kuramsal ve görgül buluş, çelişki ve hatta gelgitlerin sonucunda ortaya çıkan konuları özgün bir biçimde ele alan çalışmalardan oluşuyor. Kitaptaki makaleler, yaşamımızı büyük ölçüde belirleyen gen/çevre etkileşiminden sosyal ortamda algıya kadar psikolojinin geldiği kavramlaşma düzeyinin ne kadar geniş bir yelpazeye yayıldığını gösteriyor. Bunun yanında kitap, hayvan modellerinden MRG ve EEG'ye kadar uzanan teknikleri ele alıyor ve psikoloji araştırmalarının bu yöntemlerden nasıl ve niçin yararlandığını açıklıyor. Bu kapsam ve özgün içeriğin dışında bu kitabı değerli kılan diğer bir yan ise Türkçe olmasıdır. Maalesef İngilizcenin egemenliği ve bilim dili olarak evrensel özelliği araştırmaların çoğunun bu dilde yayımlanması ve yaygınlaştırılmasını beraberinde getiriyor. Dünyadaki bütün bilimcilerin birbirleriyle anlaşmalarını sağlayabildiği için bir lingua francanın varlığı ve yaygınlığı önemli olsa da Türkçenin bir bilim dili ve iletişim aracı olmasının gerekliliği de aşikâr. Bu nedenle de bu kitabın özellikle genç bilimcilerin fikir ve ürünlerini dilimize kazandırmalarında teşvik edici bir unsur olmasını umuyorum.”
Reşit Canbeyli
Boğaziçi Üniversitesi
Nursel TELMAN, Levent ÖNEN, Mürşide ÖZGELDİ İş yaşamında iş sağlığı ve güvenliği konusu özellikle bunun insan boyutu, günümüzde ön planda olan konulardan biridir. İş yaşamının insan boyutu herkesi ilgilendiriyor. İş, dediğimiz zaman, her ortamda her konumda, yaşadığımız çevre içinde el attığımız her aktivite içinde, bulunduğumuz çevre ve düşünebileceğimiz veya düşünemeyeceğimiz boyutlarda içinde bulunduğumuz veya bulunabileceğimiz her çevre şartları nedeniyle herkesi ilgilendiren bir konudur.
İş sağlığı ve güvenliği, İnsanın beyin yapısının kimyasal boyutunu, çalışma sistemini, her bölgesini , düşünce boyutunda ulaşabileceği her yerini ilgilendiriyor. Bu bağlamda baktığımız zaman iş sağlığı ve güvenliği herkesi her zaman, her ortamda, her koşulda, her organizasyonda yakından etki alanı içine alabiliyor.
İş sağlığı ve iş güvenliği kapsamı itibariyle, insanı birey olarak, iş ortamının bir elemanı olarak, bir ülke vatandaşı olarak ve geleceğin örneklemini oluşturması nedeniyle, globalleşen dünyada herkesin herkesle ilgi alanı içinde yakından ilgilendiriyor.
Bu Kitap okunduğu zaman görülecektir ki, insanı ilgilendiren veya insanın olduğu her yeri ilgilendiren iş sağlığı ve iş güvenliği kadar kapsamlı hiçbir alan yoktur. Alanın deneyimli bir uzmanı olarak, varlık olarak insanın gelişmişlik düzeyi, sahip olacağı bu alan bilgileri çerçevesinde yaşamın her noktasındaki davranışları, bakış açısı, değer yargıları, düşünce biçimi, dikkat potansiyeli , örnek olma özelliği insanı insan yapan varlığına pozitif etkisi olacağının altını çizmek isterim.
Ronald Jay Cohen, Mark E. Swerdlik Türkçe literatürde özellikle eksikliği hissedilen okul öncesi ve bir ölçüde özel eğitim ile ilgili bölümlerin de yer aldığı lisans düzeyinde ve belli yönleriyle lisansüstü düzeyde kullanılabilecek bu “Psikolojik Test ve Değerleme: Testlere ve Ölçmeye Giriş” adlı kitap, beş temel kısımdan oluşmaktadır.
İlk kısım; alana ilişkin bazı önemli tanımları, değerleme araçlarının genel bir betimlemesini ve “Kim, ne, nerede, nasıl ve neden?” sorularının kapsamlı bir cevabını içermektedir. Ayrıca tarihsel, kültürel, yasal ve etik konular da bu kısım içinde ele alınmıştır. “Psikolojik Ölçme Bilimi” adlı ikinci kısım, temel istatistik bilgilerin tekrarı ile başlamakta “Güvenirlik”, “Geçerlik” ve “Kullanışlılık” bölümleriyle devam etmekte ve “Test Geliştirme” ile son bulmaktadır. “Zekâ Değerlemesi”ni kapsayan üçüncü kısım; “Zekâ ve Ölçülmesi”, “Zekâ Testleri” ve “Okul Öncesinde ve Eğitimde Değerleme” adlı konulardan oluşmaktadır. “Kişilik Değerlemesine Genel Bir Bakış” ve “Kişilik Değerleme” bölümlerinden oluşan dördüncü kısmın adı ise “Kişiliğin Değerlemesi”dir. Son kısım olan beşinci kısım “Uygulamada Test ve Değerleme” içindeki üç bölüm, “Klinik ve Danışmanlık Amaçlı Değerleme”, “Nöropsikolojik Değerleme” ve “Değerleme, Kariyer ve İş” adlarıyla yer almaktadır.
Anne Anastasi, Susana Urbina Kitap, psikolojik testlerin tarihsel gelişiminden başlayarak günümüzdeki kullanım alanlarına kadar geniş bir yelpazede test etme konularını ele almaktadır. Sosyal bilimlerde, özellikle de eğitim bilimlerinin tüm alanları ile psikoloji temelli alanlarda lisansüstü eğitimin temel eserlerinden biridir.
A. Halim Ergunalp Sibernetik Düşünme; doğa ve sosyal bilim alanlarının ortak paydasında düşünmenin yoludur. Bu yol, bilimler arası (disiplinler arası) kavram zenginliği içinde karmaşık ve bütüncül (holistik) düşünmeyi öğretir; bu alanlardaki yaratıcı ve üretken bilim insanlarının ortak çalışmalarıyla, 1940’lar ve 1950’ler arasında icat edilmiştir. Sibernetik 21. yüzyıl teknolojilerinin tasarım temellerini atmış, olağanüstü bir çeşitlenmenin yolunu açmıştır.
Bugün sahip olduğumuz yaygın el bilgisayarları (cep telefonları), kapasiteleri her gün büyüyen türlü bilgisayar donanım ve yazılımları, yaşamın ayrılmaz parçası olan bankamatikler ve mobil uygulamalar vardır. Dijital iletişim platformları (facebook, twitter, instagram vd.), e-devlet uygulamaları, bireyin ve toplumsal yaşamın tüm davranış alanlarını hızla değiştirmekte ve daha karmaşık hâle getirmektedir. Karmaşıklığın ölçüsü “çeşitlilik”tir ve sorun, karmaşıklığın nasıl kontrol altında tutulabileceğidir. “Sibernetik Düşünme”nin bir yasası, bu soruna çözüm yolu gösterir. “Çeşitliliği ancak ona eşdeğer ya da daha fazla çeşitlilikle kontrol edebiliriz.” der.
Sibernetik, kök anlamında “yöneten ağ yapı” demektir ve doğa bilimleriyle sosyal bilimler arasında önemli köprü kavrayışını kurarken; ağsal yapılanma, bağlantısal bütünsellik kavramları ve örgünverinin (enformasyon) evrenin yapıtaşı olduğu farkındalığı ile 21. yüzyıl bilimsel, teknolojik düşüncesine yol göstermektedir. Artık, günümüzde bizi kuşatan karmaşık sistemleri iyi anlamak, böylece onları yönetebilecek yapıları kurabilmek yaşamsal bir sorundur. Kitabın tümü, bu sorunla yüzleşecek gençler ve kendini genç hisseden olgun insanlarımız için aydınlık bir geleceğe işaret etmektedir.
Ali Sadi Gitmez Doğa ve fen bilimlerinde “araştırma”ya verilen önemin de sonucu olarak, özellikle son 70-80 yıldır tüm gelişmiş dünyada “Sosyal Bilimlerde Araştırma” konusuna ilişkin ilgi/bilgi/uygulamada çok büyük sıçramalar olduğu gibi, insan doğası ve ilişkilerinin açıklanmasında da büyük gelişmelere tanık olunmaktadır. Ne var ki en sıradan kamuoyu yoklamasından, en kesin sonuçlara götüren çıkarımsal sosyal bilim araştırmalarına dek her türlü sosyal/bilimsel bilgi ve açıklama, belli düzeyde kuşku ve çekince ile karşılanmaktadır. Bu kuşku ve çekincenin temelinde, sosyal alanlarda doğa/fen bilimlerindeki sonuçların “kesinliği”nin tartışılır olmasının yanında ilgili bilgi ve açıklamaya varmada uygulanan sosyal araştırma yönteminin yeterlik ve inandırıcılığına duyulan çekince de yatmaktadır.
Bu kitap; temelde, her düzeyde sosyal araştırmacılar için bir rehber kitap olmakla birlikte, daha çok üniversitelerin özellikle yüksek lisans programlarındaki “Araştırma Yöntemleri/Teknikleri” derslerinde ele alınan konulara, tartışmalara ve karşılaşılan bilimsel sorunlara, birçok ders kitabından daha fazla ayrıntıya inerek açıklamalar getirmektedir. Bu amaç ve içeriği ile kitap; lisans ve yüksek lisans düzeyinde standart bir “ders kitabı” olduğu kadar konu ile ilgili her bölümde daha derinliğine bilgiler içermesi dolayısıyla aynı zamanda bir “başvuru kitabı” niteliğini de taşımaktadır. Kitabın konuları ve kapsamları her iki amaca da hizmet edecek şekilde düzenlenmiştir. Kitabın, araştırma derslerini veren (ya da vermeye aday olan) öğretim elemanlarına da yardımcı olacak bir kaynak olması umut edilmektedir.
Helene Snee, Christine Hine, Yvette Morey, Steven Roberts, Hayley Watson Bu derleme kitap, araştırmacılara, ilgili, etkili ve yenilikçi dijital yöntemleri kullanma konusunda ilham vermektedir. Kitabın temel sorunsalı; araştırma yöntemi olarak dijital yöntemlerin, ana akım sosyal bilim araştırma yöntemleriyle karşılaştırılabilir yöntemler olarak görülmesi konusuna odaklanmıştır. Kitap, dijital yöntemlerin ana akımlaştırılması konusundaki tartışmalara öneriler getirmesi bakımından, sosyal bilim araştırmaları alanına eşsiz katkılar sağlamaktadır. Aynı şekilde kitap, sosyal bilim araştırmalarındaki sayısal yöntemlerin; etik, pratik, ampirik, yöntemsel ve kuramsal sorgulamaları hakkında geniş tartışmaları içermektedir. Kitabın yazarları, sosyal bilimlerde dijital yöntemlerin ana akımlaştırılması ile ilgili zorlukları ve düşünsel şüpheciliği başarılı bir şekilde tartışmaktadırlar.
Mariam Kavakcı TAKE CARE OF YOUR BRAIN. BE YOUR OWN CURE.
Cognitive decline can mean many things and it can take on many shapes. Most of us, for instance, are at least vaguely familiar with diseases such as dementia. The effects and consequences of these diseases have already been heavily codified in our collective consciousness. We see it in movies. Maybe we've heard about it from our friends and relatives. Some of us may even have direct experience caring for a loved one suffering from the effects of dementia. But regardless of whether or not we've had direct experience with someone with cognitive impairment, we know that it can wreak havoc on not just the individuals, but also their families and communities.
However, cognitive decline can also mean something much less drastic. It can look like something as innocuous as forgetting certain words, or names, or places, or dates, or forgetting where you put your keys, or what you went to the grocery store for. It can look like depression or withdrawal. It can look like a lack of focus or attention. Whether or not you're concerned about having dementia in the future, the fact of the matter is that, after a certain point in our lives, all of our brains and their cognitive functions are going to get worse. It's just a matter of when and how severe. But there are things we can do to combat this, to stave off the inevitable. By taking control of your lifestyle, you can take control of your cognitive health. You can be your own cure for dementia.
Jeffrey A. Gliner - George A. Morgan - Nancy L. Leech - Routledge Bu kitap, nicel araştırma sürecine yönelik geliştirdiği bütüncül bakış açısı ile bir araştırmanın planlanması, projelendirilmesi, yürütülmesi, raporlanması ile araştırma bulgularının yorumlanması konularında oldukça öğreticidir. Dolayısı ile okurların bilimsel eserleri daha bilinçli şekilde incelemelerine olanak sağlamaktadır.
Bu bir istatistik kitabı değildir ve buna bağlı olarak içerikte formüllere çok az yer verilmiştir. Bunun yerine, hangi istatistiğin hangi durumlarda kullanılacağı ve çıkan sonuçların nasıl yorumlanacağına dair açıklamalarda bulunulmuştur. Bilimsel araştırma esnasında nelere dikkat edileceği hususunda ve bilimsel makalelerin nasıl değerlendirilebileceği noktasında kitabın azami faydayı sağlayacağı umulmaktadır. Bölümlerdeki somut örnekler ve araştırma soruları ile farklı disiplinlerdeki bilim insanlarının ihtiyaçlarına mümkün olduğunca hitap etmek amaçlanmıştır.
Öğrencilerin tutarsız terimler nedeniyle kafa karışıklığı yaşamaları sıklıkla şahit olunan bir durumdur. Kafa karışıklığının aşılabilmesi adına beş temel nicel araştırma yaklaşımı (deneysel, yarı deneysel, karşılaştırma türü, ilişkisel ve betimsel araştırma) mantıksal bütünlük içerisinde sunulmuştur. Sonrasında, araştırma yaklaşımlarından yola çıkılarak yeni bir desen sınıflandırmasına gidilmiştir. Bu sınıflandırmadan (gruplar arası desen, bireyler içi desen ve karma desen) doğru ve uygun istatistiğin belirlenmesinde yararlanılmıştır. Böylece, kişilerin araştırma sürecini kavramaları ve uygulama safhasına geçmeleri kolaylaşmıştır. Ayrıca, sayısız uygulama örneği, şemalar ve tablolar vasıtasıyla kitabın okurlara sağlayacağı katkı azami düzeye çıkartılmıştır. Kitap, her ne kadar nicel araştırma odaklı olsa da nitel araştırmanın önemi ve değerine de zaman zaman değinilmiştir.
Eğitim bilimleri, sağlık bilimleri, idari bilimler, ekonomi ve benzeri tüm alanlarda lisansüstü öğrenciler için araştırma ve/veya ders kitabı olarak tasarlanan bu eser, bölümlerin takibiyle alakalı esneklik sağlamaktadır. Bu yönüyle, aynı zamanda akademisyen ve diğer araştırmacılar için de faydalı olacağı değerlendirilmektedir. Kitaba başlamadan evvel temel düzeyde istatistik ve yöntem bilgisine sahip olunması önerilmektedir.
Narender Kumar Chadha Psikometri alanı, uzun yıllardır psikoloji ve eğitimin önemli bir parçası olmuştur. Genel anlamda psikometri, ölçmenin teorik ve teknik yönleriyle (özellikle test araçlarının geliştirilmesiyle) ilgilenirken son zamanlarda ölçmede teorik yaklaşımların geliştirilmesi popülerlik kazanmıştır. Psikometri ve çeşitli disiplinlere uygulamaları hakkında birçok kitap mevcut olsa da Profesör Narender K. Chadha tarafından yazılan ve çevirisi Türkçemize kazandırılan Uygulamalı Psikometri kitabı okuyucuya yararlı olan önemli konuların birçoğunu kapsamlı bir şekilde sunmaktadır.
Uygulamalı Psikometri isimli bu kitap, alanın işleyişini kavramak için bir dizi önemli konuyu kapsayan kaynaklara güzel bir örnek teşkil etmektedir. Sadece istatistiksel formüllerle dolu bir kitap değil, psikolojik ölçme ve uygulamalarının temel alanlarını ve diğer önemli konuları sistematik olarak ele alan bir kitaptır. Kitap, modern psikolojik araştırmalarda ölçmenin rolünü (örneğin ölçme hatası, güç, paralel testler vb.), ölçmenin teorik ve pratik yönlerini (test geliştirme, puanlama ve madde analizi, normlar, güvenirlik ve geçerlik dâhil), psikolojik ölçmenin eğitim, danışmanlık, klinik ve örgütsel ortamlardaki uygulamalarını, psikolojik ölçme ile ilgili etik konuları ve faktör analizi üzerine ayrıntılı bir bölümü kapsayan bölümler etrafında yapılandırılmıştır. Giderek daha önemli ve daha hesap verebilir olan bu alanda yazılmış olan Uygulamalı Psikometri kitabı hem lisans hem de lisansüstü öğrencileri ile araştırmacılar ve profesyonel uygulamacılar için uygun bir kaynak niteliği taşımaktadır.